30 Nisan 2020 Perşembe

Hilton, otellerdeki ‘hijyen’ standartlarını yeniden tanımlıyor...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR 





ReckittBenckiser ve Mayo Clinic’leişbirliği yapan Hilton, otellerdeki hijyen kurallarının yeniden belirlendiği özel bir programı hayata geçiriyor.‘HiltonCleanStayProgramı’nın Haziran 2020’de başlaması bekleniyor.


Hilton, dünya genelindeki tesislerinde uygulamak üzere, sektörde hijyen konusundaki standartları yeniden tanımlayanbir hijyen ve temizlik programını başlattığını duyurdu. Hilton, konaklama sektöründe bir ilk olan bu programda Lysol ve Dettol gibi temizlik ürünlerinin üreticisi ReckittBenckiser ve dünyaca ünlü sağlık kuruluşu Mayo Clinic’leiş birliği yapıyor.

HiltonCleanStay, halihazırda dünya genelinde en yüksek hijyen standartlarını gözeten ve ticari dezenfeksiyon uygulamaları çerçevesinde hareket eden Hilton için yeni dönemin değişen hijyen ihtiyaç ve talepleri için bir derinleşme programı niteliğinde.  Hilton’un dünya genelindeki 6100 tesis ve 18 markası tarafından uygulanacak olan program, misafirlerin konaklama deneyimlerini tesise girdikleri andan, konaklamanın sonuna kadar geçen tüm süreçlerde gönül rahatlığıyla yaşayabilmeleri için tasarlandı.

Hilton, bu süreçte tesislerdeki temizlik uygulama ve hizmetlerinin kurgulanmasında ReckittBenckiser’in küresel know-how ve bilimsel yaklaşımlarından faydalanırken, temizlik ve dezenfeksiyon protokollerinin yeninden yazılmasında iseMayo Clinic Enfeksiyon Koruma ve Kontrol ekibiyle birlikte çalışacak. Hilton, Mayo Clinic’in tıbbi ve teknik uzmanlarının da yardımıyla temizlik protokollerini yeniden oluşturarak, hastanelerdeki hijyen uygulamalarını odalarına adapte edecek. Mayo ClinicCovid 19’la Savaş Ekibi ileri teknoloji uygulamalar hakkında bilgiler paylaşırken, ilgili eğitimlerin geliştirilmesi konusunda da Hilton’a birebir destek verecek.

Program dahilinde restoranlardan, spor alanlarına, odalardan ortak kulanım alanlarına kadar her mekanda temizlik ve hijyen yeniden tanımlanacak. HiltonCleanStay,Covid 19 döneminde yeniden şekillenen tüketici beklentilerini karşılamak üzere özel olarak geliştirilirdi. Araştırmalar seyahatlere yeniden başlanması döneminde hijyen ve temizliğe ilişkin uygulamaların tüketiciler için en kritik nokta olduğunu ortaya koyuyor.

Hilton’un Başkan ve CEO’su Chirstopher J. Nassetta, programla ilgili yaptığı değerlendirmede“Misafirlerimizin ve ekip arkadaşlarımızın güvenliği bizim her zaman en önemli önceliğimiz oldu… HiltonCleanStay, son aylarda üzerine çalıştığımız uygulama ve protokolleri daha da derinleştiren, misafirlerimizin onlara sunmakla yükümlü olduğumuz unutulmaz deneyimlere odaklanma fırsatını veren ve aynı zamanda da sektörün ön sathını oluşturan ekip arkadaşlarımızı koruma imkanı tanıyan özel bir program.” şeklinde konuştu.

2020 Haziran’ında devreye alınması beklenenprogramın detayları halen geliştirilmeye devam ediyor. İlk etapta değerlendirilen önlemlerse şu şekilde:

Hilton CleanStay oda mührü: Oda kapılarına asılacak mühürler, ziyaretçilere yapılan son detaylı temizlik sonrasında o odaya kimsenin girmediğini belirtecek.

10 derin temizlik bölgesi: Odaların elektrik düğmesi, kapı tutacağı, televizyon kumandası ve termostat düğmeleri gibi en fazla dokunulan alanlarına ekstra dezenfeksiyon uygulanacak.

Basılı buklet malzemelerinde değişim: Kalemler, kağıtlar ve basılı misafir yönlendirmeleri kaldırılacak ancak özel talep olması halinde ilgili ziyaretçiyle paylaşılacak ya da süreçler dijital bilgilendirmelerle ilerletilecek. 

Spor salonlarına özel dikkat: Otellerin spor alanlarının dezenfeksiyonuna yönelik geliştirilmiş kullanım kılavuzları hazırlanacak. Salonlar gün içinde temizlik için birkaç kez kapanabilecek veya bir defada yalnızca beli sayıda misafir kabul edilecek.

Sürekli ve Sürekli Temizlik: Kamuya açık tüm alanların temizlik frekansı artırılacak.

Ziyaretçilere Dezenfeksiyon Mendili: Otel girişlerinde, asansör girişleri gibi otel içi trafiğin yüksek olduğu alanlara mendiller yerleştirilecek, misafirlerin bu mendilleri kullanımı teşvik edilecek.

Temassız Check-In: Hilton, ödüllü Dijital Anahtar teknolojisinin kullanımını iki katına çıkaracak. Misafirler odalarının tüm check-in işlemlerini Hilton Honors mobil aplikasyonu üzerinden gerçekleştirirken, odaya giriş ve çıkışlarını da temassız olarak gerçekleştirebilecekler. Hilton dijital anahtar yetkinliklerini genel giriş çıkışlardaki ortak kapılar için de artırmaya devam edecek.

Yenilikçi Dezenfeksiyon Teknolojileri: Hilton elektrostatik olarak şarj edilen dezenfeksiyon spreyleri ile yüzey ve eşyaların hijyeni için ultraviyole ışık kullanımı gibi teknolojileri de uygulamaya geçirmek üzere yakından araştırıyor.

Bu yeni temizlik ve hijyen sürecinde Hilton ekiplerine de kişisel koruyucu ekipmanlar tahsis edilecek ve ekip üyeleri kişisel sağlıklarına yönelik ileri düzey eğitimler alacak. 

28 Nisan 2020 Salı

Kolaysoft Teknoloji ve Benefits işbirliğinde “İşyerlerinde koronavirüs önlemleri” eğitimleri düzenlendi...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Kolaysoft Teknoloji ve Benefits işbirliğinde, 
“İşyerlerinde koronavirüs önlemleri” eğitimleri düzenlendi

Kolaysoft Teknoloji ve Benefits işbirliği ile “İş yerlerinde koronavirüs önlemleri” konulu webinar eğitimleri düzenlendi. Nisan ayı içerisinde farklı tarihlerde Kolay Akademi tarafından yapılan canlı yayınlara, Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN)’nün aralarında bulunduğu kurumlar, sanayiciler, perakendeciler, inşaatçılar gibi çeşitli meslek gruplarından iş insanları yoğun bir katılım sağladı.
Kolaysoft Teknoloji AŞ Genel Müdürü Kezban Boztürk’ün moderatörlüğünde, TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cem Kılıç’ın verdiği eğitimlere katılan iş insanları, akıllarındaki soruların yanıtlarını bulmuş oldular. Yapılan eğitimlerin içeriğini, Kolaysoft Teknoloji AŞ’nin youtube kanalından izleyebilirsiniz.

Pandemi’de, işletmeler risk değerlendime formlarını yeniden hazırlayıp, uygulamalıdır

İçinde bulunduğumuz pandemi günlerinde iş ve iş sağlığı konusunda yapılması gerekenler hakkında bilgiler veren TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cem Kılıç, şunları söyledi:
“Bilindiği üzere, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, işletmelerin öncelikle iş yerlerindeki risk değerlendirmesini yapmalarını ve hazırladıkları risk değerlendirme formlarını da Bakanlığa iletmelerini talep eder. İçinde bulunduğumuz bugünlerde, pandemi nedeniyle olağanüstü günlerden geçiyoruz. Bu noktada, faaliyetlerine devam eden işletmelerin, pandemiye dair yeniden risk değerlendirme formlarını hazırlamaları gereklidir ve her bir işletme isg defterlerini tutmalıdır. Bu çalışmaları firmanın iş güvenliği ve sağlığı uzmanı yapabileceği gibi, eğer işletmede bu alanda görev yapan bir uzman bulunmuyorsa, işletmenin yöneticisi tarafından bu çalışmalar hazırlanmalıdır. Yapılan çalışmada, dokunsal temasın yoğun olduğu yemekhane, lavobalar gibi alanlar daha sık dezenfekte edilmelidir, çalışanlara maske sağlanmalıdır, çalışma alanı-yemekhane-serviste oturma düzenleri birbirlerinden uzak olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Çalışma alanlarına, el temizliği dezenfektan speyleri konulmalıdır. İşletme yöneticileri,  işletme içinde aldıkları tüm önlemleri ve personelin yapmaları gerekenleri de, hem e-maillerine göndermelidir, hem de herkesin görebileceği panolara asmalıdır” dedi.

KolayPeyk sayesinde, işletmeler tebliğ ve tebellüğ’ü dijital platforma taşıyor

Personele kağıt ortamında yapılan tebliğ ve tebellüğ’ün, KolayPeyk ürünü sayesinde dijital platforma taşındığının altını çizen Kolaysoft Teknoloji Genel Müdürü Kezban Bozturk, şunları kaydetti:
“KolayPeyk ürünü, şirket çalışanlarının ücret bordroları dahil tüm evraklarını, dijital ispat yöntemlerinden biriyle, yasal, geçerli ve güvenli bir şekilde elektronik ortamda tebliğ ve tebellüğünün yapıldığı bir platformdur. Aynı zamanda, KolayPeyk ürümüz, salgın döneminde iş dünyasına sunduğu çözüm ile Uluslararası Teknoparklar Birliği (IASP)’nin küresel platformundaki yerini aldı.  74 ülkede faaliyet gösteren ve bünyesinde 150 bine yakın Ar-Ge firması olan IASP, salgın döneminde iş dünyasına değer katacak yenilikçi yazılım çözümleri arasında, KolayPEYK ürününü onaylayarak, dünyaya ilan etti. Global çapta bir başarıya imza atmanın ekip olarak haklı gururunu yaşıyoruz. Kısaca pandemi dolayısıyla, home ofis çalışmanın yaygınlaştığı bugünlerde, firmalar çalışanlarına iletilecekleri tüm evraklarını (bordro, ücret hesap pusulası, izin, KVKK, iş güvenliği vb), KolayPeyk platformu üzerinden yasal, geçerli ve güvenli olarak yapabilmektedir” diye konuştu.

TIRPORT, coronavirüs krizine rağmen son bir ayda %30 büyüdü...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Coronavirüs krizi, Türkiye’nin 100 Milyar USD’lık lojistik sektörünü hızla dijitalleştiriyor

Coronavirüs, dünyada iş yapma ve yönetme tarzlarını, kalıcı olarak değiştirmeye devam ediyor. Artık, imkansız gibi görünen birçok iş, uzaktan/evden yönetilebilir hale dönüşüyor.
e-Ticarete göre, daha sakin yol alan hizmet sektörünün dijital dönüşümü, sosyal mesafenin hayati olduğu bugünlerde müthiş bir şekilde hızlandı. Bankacılık, eğitim, lojistik, sağlık sektörleri dijitalleşiyor. Günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz birçok hizmet, akıllı algoritmalarla desteklenen yeni nesil dijital platformlar sayesinde, konum-tabanlı ve gerçek-zamanlı arz-talep yönetimine geçiyor.

TIRPORT, coronavirüs krizine rağmen son bir ayda %30 büyüdü
Lojistik yönetimini uçtan uca dijitalleştiren TIRPORT, akıllı algoritmalarla desteklenen uygulamalarıyla 100 Milyar USD’lık Türk lojistik sektörünü dijitalleştirmeye aday. TIRPORT, yaşanmakta olan coronavirüs kriziyle sosyal mesafenin korunması gereken bugünlerde, lojistiğin kesintisiz yürütülmesi için birçok KOBİ’nin tercih etmeye başladığı emsalsiz bir çözüm olarak ön plana çıktı. Dünyanın en büyük Startup yarışması Create@Alibaba’nın Hangzhou’daki dünya finallerinde binlerce Startup arasından “Unicorn olacak 20 Startup”tan birisi seçilerek 2020’ye giren Lojistik Teknolojileri Startup’ı TIRPORT, lojistik yönetimini uçtan uca dijitalleştirmeye devam ediyor.

Geliştirdikleri yapay zekâ algoritmalarıyla desteklenen iş modeliyle lojistik yönetimini uçtan uca dijitalleştirdiklerini kaydeden TIRPORT Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Burcu Kale, şunları söyledi:
“Türkiye’nin en büyük lojistik firmalarının bile günde maksimum 1.500 kamyon taşıma yapabildiği bugünlerde, özellikle spot pazarda KOBİ’lerden gelen yoğun taleple TIRPORT, 15 Mart-15 Nisan arasındaki dönemde iş hacmini %30’un üzerinde arttırarak günde 1800 kamyona çıkardı. KOBİ’ler, coronavirüs nedeniyle alışık oldukları klasik yöntemlerle uygun kamyonlara ulaşamayınca, dijital platform olan TIRPORT’u keşfetmeye başladılar. Aynı şekilde, kamyoncular da hızla TIRPORT üyesi oluyor ve sistemimizde  35 bine yakın aktif kamyoncu yer alıyor. TIRPORT olarak bu yılın sonunda günde 5 bine yakın taşımayı yönetmeyi hedefliyoruz. Bu rakam, Türkiye’nin en büyük lojistik firmasının 2 katı bir hacme ulaşmış olmayı ifade ediyor. TIRPORT’un 2023 hedefi ise, pazarda %7’lik bir pazar payına ulaşmak, günde 30 bin taşımayı yönetebilmek, Türkiye’deki 250 bin kamyoncunun bulunduğu yerden yük bulmak ve daha yolda giderken dönüş yükü yakalamak için 1 numaralı tercihi olmaktır. TIRPORT, yükünüzü cepten bulup, lojistiği cepten yönetmenizi uçtan uca dijitalleştiriyor” dedi.

Lojistik Yönetimi, TIRPORT’la uçtan uca dijitalleşiyor

Türk lojistik pazarı, oldukça dağınık bir yapıya sahip. Türkiye’nin en büyük lojistik firmaları pazarda yaklaşık %5 pazar payına sahipken, özmal oranları da oldukça düşüktür. Lojistik firmaları, %95 seviyesinde spottan kamyon bularak taşımalarını yaptırıyor. Türkiye’de nakliyenin ağırlıklı yükü, aslında bireysel kamyoncuların sırtındadır.
İşte tam bu noktada, 4.5 yıldır geliştirdiği ve kademe kademe devreye aldığı teknolojilerle TIRPORT devreye giriyor. Yapay zeka algoritmalarıyla desteklenen çözümleriyle sektörde adından söz ettiren TIRPORT, Avrupa’daki en iddialı dijital platformlardan birisi haline geldi. 
Lojistik firmaları tüm operasyonlarını TIRPORT uygulamalarıyla uçtan uca yönetebilme, kamyoncu portföyünü gerçek-zamanlı, konum-tabanlı kontrol edebilme gücüne sahip olurken, kamyoncular ise bulundukları konuma yakın yük fırsatlarından cep telefonlarındaki TIRPORT Yükcepte uygulamasıyla anında haberdar olabiliyorlar.

26 Nisan 2020 Pazar

REDDOT 2020 EN İYİ TASARIM ÖDÜLÜ TENERE 700’E VERİLDİ ..

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Güçlü performans, yüksek teknoloji, konfor ve tasarımda yarattğı farkları aldığı uluslararası ödüllerle tescilleyen Yamaha, üst üste 9. kez Reddot ödülünün sahibi oldu. Dünya çapında verilen en kapsamlı ve en prestijli tasarım yarışması olarak kabul edilen Red Dot Design Award, 2020 ‘tasarım ödülünü’ Tenere 700’e verdi.

İnovasyon, fonksiyonellik, kalite, ergonomi, kullanım kolaylığı ve çevresel uyum gibi kriterler göz önünde bulundurularak değerlendirilen tasarımlar, profesyonel ve dünya çapında alanlarında saygın bir üne sahip jüri tarafından değerlendirilerek ödüllendiriliyor. Motosiklet kategorisinde ‘en iyi tasarım’ ödülünü kazanan Tenere 700, en zorlu yol koşulunda bile keşfetmenin heyecanını yaşatan, uzun mesafe performansı ile sınırları aşan ralli tipi macera motosikleti…Etkileyici tasarım ve ihtişamlı görüntüye sahip Tenere 700’ün Ceramic Ice, Tech Black ve Competition White renk seçenekleri mevcut. Uzun otoban sürüşleri ya da adrenalin dolu arazi sürüşlerinde, performansı ve ergonomik tasarımı ile ikonik bir motosiklet olarak öne çıkan Tenere 700, hayatın sınırlarını kaldırmayı, özgürce macera yaşamayı ve yeni ufuklara yol almayı yaşam felsefesine dönüştürenlerin ilk tercihi.

16 litrelik yakıt ile 350 km yol…
Tenere 700’ün 689 cc’lik 2 silindirli çapraz düzlem felsefesine sahip motoru, her koşula uygun gücü sağlıyor. Dünyanın en deneyimli ralli sürücülerinin fikirleri alınarak tasarlanan Tenere 700, üstün yol tutuşu ve çevikliği ile çok yönlü bir macera motosikleti.  Tenere 700’ün 350 km üzerinde menzil potansiyeli sunan 16 litrelik yakıt deposu da uzak mesafeli sürüşlerin rahatlıkla üstesinden geliyor.

Her türlü koşulda dengeli sürüş...
Zorlu arazilerde konforlu sürüşe imkân veren Tenere 700’ün dayanıklı, çift kızaklı boru tipi çelik şasisinin kompakt boyutları sürüşü kolaylaştırıyor. Dar bir gövdeye, ince yakıt deposuna ve maksimum sürücü çevikliğine izin veren düz bir seleye sahip olan Tenere 700, sürücünün otururken veya ayakta kullanımında, depoya tutunmasını sağlayarak daha güvenli sürüş olanağı sunuyor.

4 LED’li güçlü ve ikonik  ön far tasarımı...
Rahat sürüş pozisyonu gün boyunca konfor sağlarken, 16 litrelik ince, uzun menzilli depo her türlü yüzeyde hassas kontrol için kavrayış sunuyor. Doğada en karanlık yolları yüksek performansla aydınlatan 4 LED’li güçlü ve ikonik ön far tasarımı saf ralli tipi teknolojiyi vurguluyor. Sofistike arka süspansiyon, ister tek, ister yolculu ya da yük ile sürüşlerde, toprak yol veya otoban gibi farklı yol koşullarında keyifle sürüş yapma imkanı veriyor. Kompakt ralli stili gösterge paneli, gözleri yoldan veya patikadan ayırmadan tüm bilgilere kolaylıkla ulaşma imkanı veriyor. Kokpite yerleştirilen navigasyon cihazı ve akıllı telefonlar ise ekstra konfor yaşatıyor.

Yeni Galaxy Tab S6 Lite ile dilediğiniz yerde verimliliğinizi artırın!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Samsung’un 1 Mayıs’tan itibaren Türkiye’de satışa sunulacak yeni tableti Galaxy Tab S6 Lite, not almak ve üretmek için yenilenen tasarıma sahip bir S Pen’e ve bir önceki modele göre daha fazla eğlence sunan sürükleyici bir ekrana sahip olmasıyla dikkatleri üzerine topluyor.

Samsung, hem iş hem de eğlence için tasarlanan yeni şık ve kullanışlı tableti Galaxy Tab S6 Lite’ın 1 Mayıs’tan itibaren Türkiye’de satılacağını duyurdu. Geniş ekranı, ince ve kompakt gövdesi ve kutu içerisindeki yeniden tasarlanmış S Pen’i ile Galaxy Tab S6 Lite, hızlı not almak ve sevdiğiniz içeriklerin keyfini çıkartmakiçin ideal bir tablet olarak öne çıkıyor.

Samsung Electronics Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Mobil İletişim Bölümü Ürün Planlama Başkanı Woncheol Chai, “İş hayatımızın daha fazla esneklik kazanması ve özel hayatımızla harmanlanması nedeniyle modern hayatın ne kadar yoğun olabileceğini görüyoruz. Tüketiciler, günlük hayat tarzlarına sorunsuz olarak entegre olabilen çok yönlü cihazlara ihtiyaç duyuyor. Galaxy Tab S6 Lite ve yeni S Pen, insanların düzenli olmasına, aynı anda birkaç görevi yerine getirmesine, yeni fikirleri kolaylıkla kaydetmesine yardım eden ve böylelikle kendileri için en önemli konulara vakit ayırmalarına imkân tanıyan en son teknolojilere sahip.” dedi.

Yeniden tasarlanan S Pen ile üretin, stresinizi azaltın
Tabletinizi ister iş için çalışırken ister sadece evde dinlenirken kullanın, geliştirilmiş S Pen not alma ve farklı görevleri yerine getirme konusunda mükemmel bir asistan. S Pen’in yenilenen tasarımı, kullanımını normal bir kalemdeki kadar kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Sadece 7,03 gram ağırlığındaki S Pen, hafif ve kullanımı kolay bir ürün. Arttırılmış hassasiyeti ve 0,7 mm’lik kalem ucu, not alırken ve çizim yaparken daha doğru sonuçlar sağlıyor. Fikirlerinizi kaydetmeyi bitirdiğinizde, S Pen manyetik olarak tabletin sağ köşesine takılıyor. Böylece kaybetme endişesi yaşamadan kullanılabiliyor. Ayrıca Galaxy Tab S6 Lite’taki S Pen’in pilsiz çalışma özelliği sayesinde kullanım sırasında pilin biteceğine dair endişeleriniz de azalıyor.

S Pen ve Samsung Notes kullanarak, elle aldığınız notları anında dijital metin haline getirebilirsiniz. Etiketler üzerinden notlarınızı kolaylıkla kategorilere ayırın ve arayın, önemli bölümleri öne çıkarın ve yüzde 300’e varan yakınlaştırma özelliğiyle notlardaki içeriği büyütün. Tüm notlarınız kolaylıkla PDF, JPEG resmi, metin dosyası ya da Microsoft Word belgesi olarak dışa aktarılabiliyor.

Sizi yormayacak yenilikçi tasarım
10,4” ekranı ve ince çerçevesiyle Galaxy Tab S6 Lite, geniş ve sürükleyici bir ekranın gücünden yararlanıyor. Hafif ve kompakt tasarımının sunduğu kolay taşınabilirlik sayesinde dilediğiniz her yerde farklı görevleri yerine getirmek, not almak, video ya da film izlemek için ideal bir tablet. Daha büyük tablet ekranı için optimize edilmiş One UI'nin en son sürümüyle donatılmış Galaxy Tab S6 Lite, kullanımı daha kolay bir görsel ara yüze ve basitleştirilmiş gezinti araçlarına sahip. Bu sayede birden fazla uygulama arasında sorunsuz ve zahmetsiz geçiş yaparak elinizdeki işe odaklanabiliyorsunuz.

Gül Pembesi, Gök Mavisi, Dağ Grisi olmak üzere üç harika renk seçeneğine sahip olan Galaxy Tab S6 Lite, S Pen ile birlikte sunulmakta olup, hem çok şık bir aksesuar hem de güçlü bir üretim cihazı olarak kullanılabilir.

Geliştirilmiş eğlence özellikleri
Galaxy Tab S6 Lite’ta müzik dinlemeyi, içerik akışını, çevrimiçi alışveriş yapmayı ya da arkadaşlarınızla bağlantı kurmayı daha kolay ve eğlenceli hale getiren akıllı, kullanışlı ve eğlenceli birçok özellik bulunuyor. Galaxy Tab S6 Lite, olağanüstü sürükleyicilikte bir ses kalitesi için AKG ve Dolby Atmos 3D surround ses destekli çift hoparlöre sahip. Bu nedenle YouTube videolarını ya da en sevdiğiniz görüntüleri izlerken ya da harika bir çalma listesi dinlerken, üstün kalitede bir ses deneyimi yaşayabilirsiniz.

Ayrıca Samsung, Galaxy serisindeki favori uygulamalarınızdan daha da fazlasına sahip olabilmeniz için YouTube ve Spotify ile iş birliği yaptı. Galaxy Tab S6 Lite kullanıcıları YouTube Premium ile 4 ay boyunca reklamsız YouTube videolarının, videoları indirip çevrim dışı izlemenin ve YouTube Müzik ile YouTube Çocuk uygulamalarına erişimin keyfini çıkarabilir. Spotify’ın Galaxy Tab S6 Lite'ın kullanıcı ara yüzüne sorunsuz bir şekilde entegre olması sayesinde, müzik ve podcast'leri kolayca arayabilir, hatta en sevdiğiniz şarkıyı alarmınız yapabilirsiniz. Galaxy Tab S6 Lite, bluetooth özellikli  ev hoparlörünüze de kablosuz olarak bağlanabilir, siz de bu sayede Spotify'daki favori çalma listelerinizi tabletiniz ile kontrol ederek evinizdeki başka bir cihazda ya da hoparlörde çalabilirsiniz.

Bağlantıda kalın, eğlence deneyiminizi artırın
Galaxy Tab S6 Lite üzerindeki Google Duo video görüşmeleri özelliğini de kullanarak dostlarınızla ve iş arkadaşlarınızla bağlantıda kalabilirsiniz. Müziği kontrol etmek, takviminizi görüntülemek, hava durumunu öğrenmek, hızlı notlar ve hatırlatıcılar yazmak için geliştirilmiş Günlük Pano ekranını kullanabilirsiniz. Bixby Voice, Bixby Vision ve Bixby Routines gibi yeni Bixby özellikleri ve yetenekleri de genel üretkenlik düzeyinizi ve eğlence deneyimlerinizi artıracak.

Galaxy Tab S6 Lite, tüm aile tarafından kullanılabilen bir cihaz. Samsung Kids ile günlük oyun süresi izinlerini ayarlayabilir, belirli uygulamalara erişimi kısıtlayabilir, çeşitli heyecan verici ve renkli eğitici uygulama ve oyunlarla çocuklarınızı dijital dünyayla güvenle tanıştırabilirsiniz.

Galaxy Tab S6 Lite Özellikleri
Ekran 10,4” 2000×1200 (WUXGA+) TFT
İşletim Sistemi Android 10 (One UI 2)
Renk Gül Pembesi, Gök Mavisi, Dağ Grisi
Boyutlar & Ağırlık 244,5 x 154,3 x 7,0 mm, 465g (LTE ver: 467g)
Kamera Ön: 5 MP (F2,0)
Arka: 8 MP (F1,9)
Hafıza / Depolama 4GB RAM
64GB / 128GB Dahili Depolama
Micro SD Slot (1TB’ye kadar)
 İşlemci Dört Çekirdekli 2,3GHz + Dört Çekirdekli 1,7GHz
Pil Gücü 7.040mAh (Tipik), AFC
Bağlantı Wi-Fi, BT Wi-Fi: 802,11 a/b/g/n/ac 2,4GHz+5GHz, Wi-Fi Direct, BT 5,0
LTE 3CA (Cat.11)
Çeviriciler Type C USB 2,0, 3.5mm Kulak Jakı
Sensörler İvme ölçer, Jiroskop, RGB, Hall Manyetik Sensör
GPS GPS + GLONASS
Ses AKG, Dolby Atmos® destekli Çift Hoparlör sesi
Video Kayıt: FHD (1920×1080) @ 30fps
Çalma: UHD 4K (3840 x 2160) | @120fps
Aksesuarlar Kullanım Kılavuzu, S Pen, Şarj Cihazı, Şarj ve Data Kablosu

24 Nisan 2020 Cuma

Dünya turizmine büyük fatura ....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Normal şartlarda doluluk oranları yüzde 70 ile 100 arasında seyreden dünyanın en büyük şehirlerindeki otel dolulukları bu yıl mart ayında beklendiği gibi dibe vurdu. En fazla düşüşü İtalya yaşarken, Türkiye'nin Mart 2020 otel dolulukları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 55.2 azalarak yüzde 28.6 oldu.

Koronavirüs salgını global genelinde turizm faaliyetlerini durma noktasına getirirken, salgın dolayısıyla dünya otellerinin doluluklarında da beklendiği gibi büyük düşüş yaşandı. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), dünya çapında veri ve analiz şirketi STR'nin Mart 2020’ye ilişkin verilerinden hareketle, salgının konaklama sektörüne etkilerini inceledi. TÜROB’un araştırmasına göre, mart ayında normal şartlarda doluluk oranları yüzde 70 ile 100 arasında seyreden dünyanın en büyük şehirlerinde yer alan otellerin doluluk oranları, bu yıl mart ayında yüzde 10-20’lere kadar geriledi.

Avrupa’da son 80 yılın en kötüsü
Özellikle Avrupa’da Mart 2020’de doluluklar yüzde 26.3’lık ortalama ile 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük seviyeyi gördü. Geçen yılın mart ayında Avrupa doluluk ortalaması yüzde 68.5 olmuştu. Buna göre Mart 2020’de Avrupa’da doluluklar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61.6 geriledi.
Mart 2020’de ortalama oda fiyatlarındaki düşüş geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.5’te kaldı ve 92.9 Euro oldu. Ancak çok daha önemli bir kriter olarak kabul edilen toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirleri ifade eden RevPAR, yüzde 65.6 gibi çok yüksek oranda düşerek 24.3 Euro’ya kadar geriledi.

İtalya adeta çöktü
Avrupa ülkeleri arasında mart ayı içerisinde, doluluk oranlarında, en büyük düşüş oranını yüzde 90.8 ile dünyanın en iddialı turizm ülkelerinden İtalya yaşadı. İtalya’nın Mart 2020 doluluk oranı yüzde 6.2 oldu. İtalya’nın Milano kenti de Mart 2020’de doluluk oranlarında yüzde 94.5 ile en büyük düşüşü yaşayan destinasyon oldu. Milano’da doluluk oranı yüzde 4 olarak gerçekleşti. Araştırmada yer alan şehirler arasında dünya genelinde en fazla doluluk oranı yüzde 48.5 ile Sydney’de görülürken, sosyal izolasyon konusunda nispeten daha az tedbir aldığı gözlenen ABD’nin Los Angeles kentinde bu oran yüzde 42.5 oldu. Koronavirüs salgının en ağır etkilerinin yaşandığı New York’ta ise bu oran yüzde 34.5 olarak gerçekleşti. Çin’in başkenti Beijing’de ise yüzde 16.4 oldu. Ülke bazında Avrupa’da Mart 2020'nin en yüksek doluluk oranı ise yüzde 36.5 ile İngiltere’ye ait.
Türkiye’nin durumu
Türkiye'nin Mart 2020 otel dolulukları, 2019 yılının aynı dönemine yüzde 55.2 azalarak, yüzde 28.6 olarak kaydedildi. Mart 2019’da bu oran yüzde 63.8 olmuştu. İstanbul'un Mart 2019’da 72.1 olan doluluk oranı, Mart 2020'de yüzde 59.8 azalarak yüzde 29 olarak ölçüldü. Mart 2020’de ortalama günlük satılan oda bedeli (ADR) 65.8 Euro ile Mart 2019'a göre yüzde 14.2 düştü. Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirlerde ise (RevPAR) geçen yıla oranla yüzde 65.5 oranında düşüş yaşandı ve 19.1 Euro oldu.
Antalya’da Mart 2020 otel dolulukları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49.4 azalarak yüzde 29 oldu. Antalya’da ortalama günlük satılan oda bedeli 39.0 Euro ile Mart 2019'a göre yüzde 18 geriledi. Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 58.5 düşüş yaşandı ve 11.3 Euro olarak ölçüldü.

Bazı dünya şehirlerinde doluluk oranları

Şehir Ortalama doluluk (%)-Mart 2020) Değişim (%)
Sydney 48.5 -44.4
Los Angeles 42.5 -48.0
Manchester 38.6 -49.1
Dubai 37.5 -54.7
New York 34.5 -58.9
Toronto 33.9 -52.0
Moskova 33.3 -50.6
Londra 32.7 -60.0
Buenos Aires 29.6 -59.0
İstanbul 29.0 -59.8
Tokyo 25.5 -71.4
Amsterdam 26.1 -67.8
Hong Kong 25.2 -71.8
Berlin 24.7 -67.9
Lizbon 23.5 -69.2
Madrid 21.2 -73.0
Barcelona 20.0 -73.5
Paris 19.5 -73.8
Prag 17.0 -77.4
Beijing 16.4 -78.7
Atina 14.0 -77.6
Roma 6.6 -90.5
Milano 4.0 -94.5

ŞİŞLİ’DE DOLU DOLU 23 NİSAN ÇOŞKUSU...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




ŞİŞLİ’DE DOLU DOLU 23 NİSAN ÇOŞKUSU

Şişli Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. yılını Şişlili çocuklarla doyasıya kutladı. Belediye Başkanı Muammer Keskin’in de katıldığı kutlamalarda, 5 bando takımı Şişli sokaklarında dolaştı. Çocuklar tüm neşeleriyle pencere ve balkonlardan eğlenceye eşlik etti.

Şişli Belediyesi, Covid-19 salgını nedeniyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarını, karantina sürecinde pandemi sosyal mesafe kurallarına uygun olarak günler öncesinde planladı. Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin bando takımıyla 23 Nisan’da tüm Şişli sokaklarını gezdi. Keskin, hem komşularıyla 23 Nisan’ı kutladı hem de onlara bu zorlu süreçte moral verdi.
Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, " Büyük bir hevesle aylar önceden hazırlanmaya başladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarımız, maalesef Covid-19 salgını nedeniyle iptal oldu. Çocuklar ilk defa bir 23 Nisan’ı evde geçirecek. Biz onların bayram neşesinden mahrum kalmalarını istemiyoruz. O yüzden çok güzel bir kampanyaya başladık. Sosyal medya hesaplarımızdan çocuklarımıza duyuru yaptık. Onlarla beraber rengarenk rüzgar gülleri yaptık. Bando takımımızla her bir mahalleyi teker teker gezerek, 23 Nisan’ın 100. yılında onlara unutulmaz bir bayram yaşattık” dedi.

Kutlamalar dijital etkinliklerle günler öncesinde başladı
Şişli Belediyesi’nin sosyal medya hesapları üzerinden günler öncesinde başlayan kutlamalarda çocukların boyadığı Şişli Belediyesi’ne özel tasarlanan 23 Nisan ve 100. yıl temalı resimler evlerin camlarına asıldı. Çocuklardan gelen, boyama yaparken çekilmiş fotoğraf ve videolar belediyenin sosyal medya hesaplarından yayınlandı.



Pencere ve balkonlar rengarenk oldu
Sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılan video sayesinde çocuklarla birlikte Rüzgar Gülü yapıldı. 23 Nisan günü tüm çocuklar Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve bando ekibine Türkiye bayrakları ve rüzgar gülleriyle eşlik etti.

Şişlili çocuklardan farkındalık yaratan kutlama
Çocuklar; hayallerini, dileklerini anlattıkları, şiirler okuyup şarkılar söyledikleri videolarını paylaştılar. Duatepe Mahallesi’nde 8 yaşındaki bir çocuğumuz ise işaret diliyle söylediği 23 Nisan şarkısıyla hem arkadaşlarına seslendi hem de farkındalık yarattı.

23 Nisan’da büyükler de unutulmadı
Çocukluğu Şişli’de geçen yetişkinler Şişli sokaklarında çekilen çocukluk fotoğraflarını#şişlidebenimçocukluğumhashtagi ile paylaştı. Fotoğraflar,Şişli Belediyesi sosyal medya hesapları ve web sitesinde paylaşıldı.

21 Nisan 2020 Salı

Pandemi mücadelesinde,Türk yazılımcıdan büyük başarı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Pandemi mücadelesinde, bir başarı da Türk yazılımcılardan geldi

KolayPeyk, COVİD-19 mücadelesinde iş dünyasına değer katacak

Koronavirüs (COVİD-19) salgını mücadelesinde, bir başarı da Türk yazılımcısından geldi. Kolaysoft Teknoloji AŞ’nin geliştirdiği “KolayPeyk” ürünü, salgın döneminde iş dünyasına sunduğu çözüm ile Uluslararası Teknoparklar Birliği (IASP)’nin küresel platformundaki yerini aldı.
74 ülkede faaliyet gösteren ve bünyesinde 150 bine yakın Ar-Ge firması olan IASP, salgın döneminde iş dünyasına değer katacak yenilikçi yazılım çözümleri arasında, KolayPEYK ürününü onaylayarak, dünyaya ilan etti. KolayPeyk ürününe, İtalya, İspanya, Polonya, İşveç gibi birçok ülkeden yoğun bir ilginin ve talebin olması bekleniyor. Pandemi mücadelesi kapsamında IASP’nin küresel platformunda; 18 ülkeden yazılım ve tıbbı cihazlar olmak üzere 150 tane çözüm sunan ürünler yer alıyor.


Büyük gurur duydu, dünyaya çözüm sunan bir yazılım ürününe imza attı

IASP küresel platformunda yer alarak, pandemide dünyaya çözüm olarak sunulan bir yazılım ürününe imza atmanın gururunu yaşadıklarını kaydeden Kolaysoft Teknoloji AŞ Genel Müdürü Kezban Boztürk, şunları söyledi:
“Dünyamız pandemi salgınıyla mücadele ederken, bu mücadele iş dünyasına değer katacak KolayPeyk ürünümüz ile, global çapta bir başarıya imza atmanın ekip olarak haklı gururunu yaşıyoruz. Yenilikçi bir yazılım çözümü olarak geliştirdiğimiz “KolayPeyk” ürünü sayesinde, dünya genelindeki işletmeler, şirket çalışanlarına yapacakları tüm tebliğ ve tebellüğ’ü dijital platforma taşıyabilecektir. Dünya genelinde evden çalışmanın yaygınlaştığı bugünlerde, firmalar çalışanlarına iletecekleri tüm evraklarını (bordro, ücret hesap pusulası, izin, KVKK, iş güvenliği vb), KolayPeyk platformu üzerinden yasal, geçerli ve güvenli olarak yapabilmektedir” dedi.

Pandemiye ve yasalara uygun bir yazılım ürünü geliştirdi


Pandemiye ve yasalara uygun olarak, insan kaynakları yönetimi alanında bir yazılım ürünü geliştirdiklerini anlatan Kolaysoft Teknoloji AŞ Pazarlama Koordinatörü Mehmet Umut Gökbulut, şunları kaydetti:
“IASP, pandemi mücadelesi kapsamında, küresel çapta fayda sağlayacak yenilikçi yazılım ve tıbbi ürünleri yayınladı. KolayPeyk ürünümüz ile bu platformda yer almaktan ekip olarak çok mutluyuz ve gurur duyuyoruz. İşletmeler, KolayPeyk ürünü sayesinde, yasal dayanaklara uygun bir şekilde tebliğ ve tebellüğ yapabilecektir. Çalışanlar da, işyerinden kendilerine gelen tüm bildirimleri, rahatça evlerinden ve cep telefonları ile zaman damgalı olarak onaylayabilirler ve diledikleri zaman bordro gibi tüm bildirimlerini arşivden yeniden görüntüleyerek, kullanabilirler. Firma olarak, pandemi mücadelesinde şirketleri ve çalışanları koruyarak, çalışma ortamlarını desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.



19 Nisan 2020 Pazar

COVID-19 SONRASI TURİZMDE ÇÖZÜM-1 "YAZLIKLAR"

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Elbet bu günler de geçecek, hayat normale dönecek. Yine yollara düşeceğiz, kırlara, denizlere kavuşacağız. Derslerimizi aldık. Tüm dünya, insanlık ve doğa RESETLENDİK. Bodrum'a Fok, Haliç'e Yunus, Bursa'ya Geyikler, Ayılar geldi. Her şeye yeni baştan başlıyoruz. Daha hijyen bir yaşam, daha organik tarım, daha sağlıklı besinler, daha temiz bir dünya gerek bize. Elbette hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Her meslek grubu, yeni dünya düzeninde kendi kurallarını belirleyecek.

52 bileşeniyle birlikte Turizmde neler bekleniyor hepsi yazıldı, çizildi. Ancak bundan böyle şikayet değil çözüm önerileri sunmamız gerekecek.

 Ne deniyor; Turistler artık 1000 kişilik otellere değil butik otellere veya villalara talep edecek.

İşte başlıyoruz. ÇÖZÜM 1; YAZLIKLAR...

Biliyorum, bir çok kişi "Sardı bu da yazlıklara" diyecekler. Çünkü, Türkiye'de ben dahil yazlıkçılar çok, dünyada olmadığı kadar çok. 1999 yılı TÜRSAB ARGE verilerine göre Türkiye'de tam 3,5 milyon yazlık var. 2.konut bunlar. Ve senede ortalama sadece 30 gün kullanılıyor.

 Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim de kavga çıkmasın; Kazanacaksınız yazlıkçılar!. Hem de çok kazanacaksınız. Hangi aylarda yazlığınızdasınız? Diyelim Temmuz, Ağustos. Tamam. Geriye kalan 10 ay için evinizin pazarlamasını, işinde uzman, sertifikalı seyahat acentalarına devredeceksiniz. Eviniz kiralandıkça çok ama çok para kazanacaksınız. Hem de evine, dönemine göre haftada 5 ila 20.000 TL arası. Bu rakam Avrupalı için çok değil. Bir hafta, tüm aile için ödenecek rakam 600 ila 2500 euro. Yani 5 kişilik aile için günlük kişi başı 15 ila 70 euro.

 Bu işin güzel kısmı. Şimdi detaylara girelim;

            1- İspanya, İtalya, Amerika, Fransa ve bu konuda uzman ülkelerde olduğu gibi yazlık evlerin vergileri normal vergilerin üzerinde olacak. Böylece hem insanlar 2.konutlarını Turizme yönlendirecek hem de belediyeler kışın 40 bin, yazın 1 milyon olan beldelerinde daha iyi hizmet verecekler.

            2- Ağırlıklı olarak yabancılara kiralanacak olan bu evler, sertifikalı, dil bilen, Turizm Bakanlığı ve TÜRSAB teminatlı seyahat acentaları tarafından yurtiçi ve dışında pazarlanacak. Yabancılara kısa dönem ev kiralamak isteyen emlakçılar ise TÜRSAB belgesi edinmek zorunda olacaklar.

Bundan sonrası teferruat. Yani; evlerin standartı, sertifikası, vergisi, outsourcing bakım, hijyen ve temizlik işleri vs.

Peki, Orhan abi gibi soralım, Türsab ve acentalar olarak konuya;
"Hazır mıyız arkadaşlar?"


Cem Polatoğlu
Tur Andiamo Y.K.B
Tur Operatörleri Platformu Dönem Sözcüsü

Home ofis çalışmak, “corona virüs salgının” ardından yaygınlaşır mı?

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Dünyanın üzerine çöken “corona virüs” kabusu, “sosyal izolasyon” kavramını gündeme getirdi. Salgın nedeniyle dünyanın birçok şehrinde milyonlarca işyeri kapalı tutulurken, milyarlarca kişi evden “home ofis” çalışmaya başladı. Tercümanlık, web tasarımcılığı, yazılım, call-center çalışanı, uzaktan destek uzmanı, danışmanlık, yazarlık, seo uzmanlığı, hukuk, finans, lojistik, sigorta, mimarlık gibi birçok meslek “home ofis” çalışmaya uygun. Ancak, sanayi ve imalat sektöründe evden çalışma mümkün olamayacağı için, fabrikalarda çarklar durdu. Nitekim salgın nedeniyle, otomotiv firmaları başta olmak üzere, sanayi tesislerinde yeniden çalışan çarklar, toplumun ihtiyacı olan oksijen cihazı, maske ve dezenfektan üretmek için dönmeye başladı.

Evden çalışma  (Home ofis) nedir?

Evden çalışma anlaşılacağı gibi, internetin ve teknolojinin sunduğu imkanlar sayesinde, bireylerin ofis ortamına ihtiyaç duymadan, evin belli bir köşesini ofise dönüştürerek, çalışması anlamına geliyor. Salgından önce, avukat, tercüman, yazar, mimar gibi serbest çalışan kişiler, ofis kiralamak yerine evlerinden çalışmayı zaten tercih ediyorlardı. Corona virüsü salgınının ardından kesin olan bir şey var ki, önümüzdeki dönemde birçok şirket home ofis çalışmaya daha da sıcak bakacaktır.
Çalışanların büyük çoğunluğunun home ofis çalışmayı tercih edebildiğini anlatan Kolaysoft Teknoloji AŞ Genel Müdürü Kezban Boztürk, şunları söyledi:




“Home ofis çalışmanın, avantajlarının yanında, dezavantajları da bulunuyor. İşini evden yapmayı düşünenler için, olmazsa olmaz birinci kural “disiplinli çalışma” yetkinliğine sahip olmaktır. İşverenler açısından bakıldığında ise, evden çalışmaya uygun olan departmanlar, gelecekte home ofis çalışmaya başlayabilir ve böylece işletmelerin maliyetleri azalabilir. Elbette, her şirketin ve şirket yöneticilerinin bu anlayışı benimsemesi mümkün değil. Ev ortamında dikkati dağıtabilecek birçok unsurun olduğunu belirten bazı şirket yöneticileri, işlerin ofiste yapılmasını tercih edeceklerdir” dedi.

Home ofis çalışmasının dünyada uygulaması nasıl?

Dünyada home ofis çalışmanın birçok ülkede uygulandığını kaydeden Kolaysoft Teknoloji AŞ Genel Müdürü Kezban Boztürk, konuşmasına şöyle devam etti:
“Avrupa’da çalışanların yaklaşık %20’si evden çalışıyor. Bu oran, İskandinav ülkelerinde %30’ları geçiyor. Esnek çalışmanın çok yaygın olduğu Hollanda’da çalışanların %40’ı belirli aralıklarla veya düzenli şekilde evinden çalışabiliyor. Uzmanlar, teknolojideki gelişmenin sunduğu altyapı imkanları ve yeni nesillerin beklentileri doğrultusunda, önümüzdeki süreçte, dünyadaki çalışanların yarısına yakınının “home ofis” çalışma modelini benimseyeceğini ve herkesin uzmanlık alanında hizmet vereceğini belirtiyor. Herkesin farkında olduğu bir konu var ki, işin nerede yapıldığı değil; o işin ne kadar iyi ve ne kadar hızlı yapıldığı önemli olduğundan, bu düşünce ofislerin dışında da her hangi bir yerden ve saat bağımsız çalışacak olmanın kapılarını aralayacaktır” diye konuştu.

Home ofis çalışmanın, avantajları ve dezavantajları nelerdir?

*Avantajları şunlardır: Çalışma saati esnekliği sunar. İş ortamı stresi yoktur. Ofiste çalışmaya oranla, çok daha sessiz bir ortamda çalışma imkanı vardır. Her gün işe gitmek için yolda geçirilen zaman kaybı yoktur. Yol gibi masraflar yapılmaz. Daha konforlu bir çalışma alanı sunar. Aile ile daha çok vakit geçirilebilir. Kişi, kendine daha çok zaman ayırabilir.

*Dezavantajları şunlardır: İş ve mesai arkadaşlarından uzak sosyal izolasyon gerçekleşir. Çocukların ve büyüklerin olduğu geniş bir ailede yaşanıyorsa, dikkati dağıtabilecek birçok unsur mevcuttur. Ofiste çalışılırken tek gündem işleri yetiştirmek olurken, evde çalışıldığında araya çeşitli ev işleri girebilir. Özetle, home ofis çalışma modelinin anahtar kelimesi “disiplin”dir. Bu çalışma modelinde kişinin oto-kontrolünü kaybetmemesi önemlidir. Aksi halde, home ofis çalışmanın avantajları, hızlıca dezavantaja dönüşecektir.

18 Nisan 2020 Cumartesi

Salgın Sonrası Turizmde Patlama Bekleniyor....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turizmin, Devletin Daha Güçlü Desteğine İhtiyacı Var

Çin’de yeni yılın ilk günlerinde baş gösteren, kısa sürede tüm dünyaya yayılarak global çapta ekonomik bir krize yol açan olan Covid-19 pandemisinin en çok etkilediği sektörler arasında turizm ilk sıralarda yer alıyor. Ülkemizde bir milyonu aşan direkt istihdam alanı yaratan ve ülke ekonomisine sadece 2019 yılında 34,5 milyar dolar gelir katkısında bulunan sektörün temsilcileri, oldukça zor geçmesi beklenen 2020’yi en az hasarla atlatarak 2021 sezonuna daha güçlü girmenin hazırlıklarını yapıyor. Uluslararası fuarcılık şirketi HyveGroup’un düzenlediği EMITT Fuarı’nın Direktörü Hacer Aydın, alınacak tüm tedbirlere sıkı bir şekilde uyulması halinde, Bilim Kurulu’nun açıklamalarına göre Türkiye’de 2 ila 3 ay içerisinde salgının kontrol altına alınmasını beklediklerini belirtti. Aydın, Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un Mayıs sonu olarak revize ettiği turizm sezonunun başlangıcının 2020 ve 2021 yıllarında sektörün durumu hakkında ipuçları vereceğini sözlerine ekledi.Bu süreçte güçlü bir devlet desteği ile sektörün ayakta kalmasının önemine dikkat çeken Aydın, 2020 sonbaharından itibaren salgın riskinin ortadan kalkmasına bağlı olarak büyümesi beklenen seyahat talebi sayesinde kayıpların telafi edilebileceğini paylaştı.

2020 Turizm Sezonu,Küresel Hedeflerden Uzaklaştı
“Dünya Turizm Örgütü’ne göre salgın öncesi seyahat eden insanların sayısı 1,4 milyardı. Salgın, bu hareketliliği yüzde 98 oranında azalttı. Kalan yüzde 2’inin de mücbir gerekçelerle seyahat ettiğini söyleyebiliriz. Salgının kontrol altına alınmasıyla birlikte her şeyin normale döneceğini beklemekse doğru olmaz, bu,yeni bir sürecin ilk adımı olacak. Yani, pandemi Haziran 2020’de sönümlenmiş olsa bile, insanların evlerinden çıkıp güvenle seyahat edebilecekleri zamanlar çok daha sonra gelecek. Bir başka deyişle, sadece tüm Türkiye’de değil, tüm dünyanın 2020 turizm gelirleri öngörülerinin gerçekleşmesi uzak bir ihtimaldir,” diyen Hacer Aydın, TÜRSAB verilerine göre en iyi ihtimalle sektörün yüzde 40 kayıp yaşamasının öngörüldüğünü ve incoming pazar olarak ifade edilen yabancı turist merkezli pazarın ilk 6 ayının önemli kayıplarla gerçekleşeceğini ifade etti.

Turizm İçin En İyimser 2020 Senaryosu: 20 Milyon Turist, 20 Milyar Dolar Gelir
Türkiye’nin 2020 yılında en iyimser tahminle 20 milyon turist ağırlamasını, turizm gelirinde de 2019’a göre en iyimser tahminle 15 milyar dolarlık bir düşüş bekleyen Aydın, şöyle devam etti: “Her gün dünya çapında gerçekleştirilen 2 milyon online rezervasyon şu an yapılamıyor. Yani elimizdeki tüm veriler maalesef2020’nin turizm sektörü için ciddi kayıplarınyaşanacağı bir yıl olduğuna işaret ediyor. Biliyorsunuz, turizm sektörü her yıl Ocak–Nisan ayları arasında uluslararası turizm fuarlarında nabız yoklayarak; nasıl bir sezonla karşı karşıya kalınacağını, öne çıkacak destinasyonları belirler. İç ve dış pazar için ne kadarlık bir kota ayırılacağına dair öngörülerde bulunulur ve tur operatörleri de, oteller de anlaşmalarını bu öngörülere göre yaparlar. Covid-19’un yayılma süreci ve pandemi ilan edilmesi nedeniyle bu alanda globalde koyulan hedeflerden uzaklaştık, bu süreçte yabancı turist ile ilgili Türkiye olarak da beklentilerimizi unutmalıyız.”

Pazarlama Yaklaşımlarında Hijyen Öne Çıkacak
Cruise turizminin 2020 için neredeyse hiç başlamadan bittiğini, uçakla seyahatin azalacağını ya da otobüslerdeki uygulama gibi “bir atla, bir otur” düzenlemesinin uçaklarda da uygulanacağını, bu durumun da bilet fiyatlarını artırıp, seyahati pahalılaştıracağını belirten Aydın, turizmin her şeyi ile “yeni normal”e uyum sağlayacağını söyledi:
“Büyük kalabalıkların tatil köylerinde ya da beş yıldızlı otellerde tatil yapma biçimi değişecek.Yani; aynı kurumların villa tipi alternatifleri öne çıkacak, insanlar yüzdükleri havuzu ya da tatil yaptığı alanı başkaları ile paylaşmamayı tercih edecek. ‘Her Şey Dahil’ seçeneği, artık insanların beklemekten uzak olduğu bir hizmet tipi olacak.Kongre turizmi 2021’de ciddi anlamda etkilenecek. Konferanslar ya da kongreler Skype ya da farklı platformlar üzerinden gerçekleştirilecek. İnsanlar tatil için seyahat tercihlerinde imkanları doğrultusunda şahsi araçlarını tercih edecek. Bu nedenlerle de kamp ve karavan turizmlerinde artış beklerken, sunulan hizmetler ve pazarlama yaklaşımlarında dahijyen etkileyici bir karar unsuru olacak.”

Turizm Sektörünün Tüm Ödeme ve Borçları 3’er Ay Dondurulmalı
Ekonomik İstikrar Kalkanı’nın hükümet tarafından atılmış önemli bir adım olduğunu belirten Aydın, bu alanda turizm sektörü merkezli daha büyük kapsamlı ekonomi destek paketlerinin hızlı bir biçimde hayata geçirilmesinin kritik olduğunun altını çizdi. “Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy’un, Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak ile yakın dönemde gerçekleştirdikleri en önemli çalışmalardan birisi tur operatörlerinin iade süreleri ile ilgili. Üzerinde çalışılan ve tüm sektörün beklediği düzenleme ile; paket turların iadesi, ilgili havayolu firmasının uçuşunun yeniden başlamasının üzerinden 2 ay 14 gün geçtikten sonra tüketiciye iade yapılacak,” diyen Aydın, düzenleme ile tur operatörlerinin rahat bir nefes alacağını söyledi. Desteklerin radikal bir biçimde artırılması gerektiğini belirten Aydın, sektörün 2020’yi en az hasarla kapatması için daha geniş kapsamlı sübvansiyonların hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Aydın şöyle devam etti: “Türkiye’nin döviz gelirlerine en fazla katkıda bulunan sektör olan turizmin tüm ödeme ve borçlarının 3’er aylık periyodlarla dondurulması ivedilikle atılması gereken bir adımdır. Ayrıca, Turizm Bakanlığı’nın 2020 yılında Türkiye’nin tanıtımı için ayırmış olduğu bütçe -tanıtım süreçlerinin muhtemelen erteleneceği düşünülerek, sektörün borçlarının dondurulması, ötelenmesi için kullanılabilir. Sektörde çalışan 150.000 kişinin işini kaybetmesinin önüne geçilmesi, devlete ödenecek olan tüm vergilerin dondurulması (SGK, Muhtasar ve diğer vergiler), sektörün bankalardan aldıkları kredilerin ve bu kredilerin faizlerinin dondurulup ötelenmesi, borçların yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Türkiye’nin döviz gelirlerine önemli ölçüde katkı sunan turizme bir parça can suyu vererek hayatta kalması sağlanmalıdır.”

Salgın Sonrası Turizmde Patlama Bekleniyor
Krizle ilgili yakın dönem öngörülerinin yanı sıra, her şeyin kontrol edilmesi halinde turizm sektöründe çok büyük bir patlama yaşanabileceğini belirten Aydın, Türkiye’nin hem iç hem de dış pazarda tüm rekorları kırabilmesinin mümkün olduğunu söyledi. Aydın konu hakkında şunları söyledi: “Eğer bu kriz Haziran 2020’de salgının sönümlenmesi ile sakinleşirse, sadece yerli turistin katkı sunacağı bir yaz olacağını öngörüyorum. Diğer senaryo için de Covid-19 Eylül 2020 civarında tamamen dünyanın gündeminden çıkar ve yüzde 100 güvenli günlere ulaşırsak, o zaman turizm sektöründe büyük bir patlama bekliyorum. Bu patlamanın EMITT’e yansıması da oldukça olumlu olacaktır. Dünyanın diğer ülkelerinde de olacağı gibi Türkiye’nin turizm destinasyonları, tur operatörleri, acentaları, oteller ve turizm sektörünün tüm aktörleri ellerindeki tüm imkanları tanıtım için harcayacaklardır. Çünkü yeni normale uyum sağlandığının anlatılması, 1,4 milyar insanın parçası olduğu bir sektör için çok ama çok önemli. 25. yılımızda, EMITT fuarının da 2021 yılındaki sektörün ilk fuarı olması nedeniyle büyük bir katılımla geçeceğine, sektörün zirve yapacağına inanıyorum. Bu tahminin gerçekleşmesi elbette virüs salgınının en geç Eylül ayına kadar tamamen gündemimizden çıkması ve yüzde 100 güvenli bir dünyada seyahat etmenin önünün açılmasına bağlı. Tatilci açısından büyük bir seyahat etme açlığı söz konusu olacak. Bu nedenle krizin sonunda dünya turizmi güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacak. Evlerinde oturmaktan bunalmış insanlar kendilerini sokağa atıp seyahate başlayacak, bu da talebinin hızlı artışını sağlayacaktır.”

CORONA VİRÜS SALGINI GÜNLERİNDE LÖSEV İŞ BAŞINDA....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





LÖSEV, tüm dünyada ve ülkemizde süren covid-19 tehdidi karşısında en savunmasız bireyler olan kanser ve lösemi hastalarınıyalnız bırakmıyor. Ailelerine, gıda ve hijyenkolilerinin yanı sıra kırmızı et ürünleri desteği verebilmek üzere dönüşümlü çalışma modeline geçen LÖSEV, olağanüstü durumlarda bile hasta ve ailelerine“yalnız değilsiniz” diyor!

Dünyayı sarsancorona virüs salgını karşısında en dezavantajlı kesim bağışıklık sistemi düşük bireylerdir. Yoğun kemoterapi tedavisi sebebiyle kanser hastaları bu dönemde her türlü enfeksiyon tehdidine açıktır. Bağışıklık sistemi tedaviler yüzünden baskılanan hasta covid-19 salgınında, korunmaya en çok ihtiyaç duyan birey haline geldi. Diğer taraftan % 90 asgari ücretli ve tek kişi çalışan ailelerde işlerden çıkarmalarda başlayınca temel ihtiyaç malzemelerine dahi ulaşamayan lösemi ve kanser hastalarının yardımına her zaman olduğu gibi LÖSEV koşuyor.

LÖSEV’DEN KANSER HASTALARINA CAN SİMİDİ;

Hem Hijyen Hem Gıda Kolileri İlk Günden İtibaren Gönderilmeye Devam Ediyor
Hayırseverler tarafından iletilen bağışları ihtiyaç sahibi kanser hastalarına ulaştırmak için yoğun çalışmalarına devam eden LÖSEV, hijyen kolisinden kuru gıda ve et ürünleri desteklerine kadar koli gönderimlerine aralıksız devam ediyor. LÖSEV çalışanları tarafından titizlikle hazırlanan koliler ihtiyaç sahibi kanser hastalarının evlerine kadar ulaştırılıyor.
Salgın tedbirleri kapsamında, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uygun şekilde bağışçıların desteklerini hız kesmeden iletmeyi sürdüren profesyonel LÖSEV kadroları, dönüşümlü çalışmanın yanı sıra, ek hijyen kurallarını datitizlikle uyguluyor.

“BU MÜCADELEDE KANSER HASTALARI ASLA YALNIZ DEĞİLDİR”
LÖSEV Genel Koordinatörü Hülya ÜNVER; “özellikle böyle olağanüstü dönemlerde destekler artarak devam edecek, her zaman hastalarımızın yanındayız’ dedi.
Hülya ÜNVER ayrıca yaklaşan Ramazan Ayı’nı da hatırlatarak bağışçılara da çağrıda bulundu; “Mevcut zorlukların üzerine corona virüs salgını ve daha da ağırlaşan ekonomik zorluklar eklendi. Biz ailelerimizin her zaman yanındayız. Bize güvenen ailelerimizin yanında olmak zorundayız, o yüzden bu zor dönemde de çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

16 Nisan 2020 Perşembe

Geri dönüş çok daha güçlü olacak...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR






TÜROB Başkanı Müberra Eresin, turizmin global düzeyde durma noktasına geldiğini belirterek, “Bugün evde kalarak sağlığımızı geri kazanacağız ve yarın seyahat etmeye devam edeceğiz. Çok daha güçlü bir şekilde turizmi sürdürüceğiz. Tüm dünya gibi bizler de bu kötü günlerin biteceği inancımızı koruyoruz” dedi.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, 2020 yılında turizm sektörünün global düzeyde olağan dışı bir şekilde, belki de tarihinde ilk defa durma noktasına geldiğini söyledi. Eresin, “Ancak şunu rahatlıkla belirtmeliyim ki bu geçici bir süreçtir ve elbette sağlıklı ve güzel günler gelecektir. Seyahat etmek, merak etmek, keşfetmek insanoğlunun asla bitmeyecek tutkusudur. Çok daha güçlü bir şekilde, yine turizmi bir bütün olarak en iyi şekilde sürdürüceğiz” dedi.
Turizm Haftası dolayısıyla bir mesaj yayınlayan TÜROB Başkanı Eresin, turizmin mevcut durumuyla ilgili bilgi verirken, sektörel beklentilerini de paylaştı. Eresin, “Dünya Turizm Örgütü'nün bu yılki mottosu olan ‘traveltomorrow’ yani bugün evde kalarak sağlığımızı geri kazanacağız ve yarın seyahat etmeye devam edeceğiz. Tüm dünya gibi bizler de bu kötü günlerin biteceği inancımızı koruyor ve en kısa sürede turizm hareketlerinin başlayıp bu darboğazdan çıkacağımızı umut ediyoruz” diye konuştu.

Geçici bir duraklama
Eresin, şu görüşleri dile getirdi: “Günümüzde turizm kavramı; seyahat etmenin çok daha ötesinde, sosyo-kültürel bir güç, dış ilişkilerde önemli bir diplomatik araç, özellikle Türkiye gibi turizm markası ülkelerde ekonominin temel ayağı haline gelmiş bir sektördür. Tüm dünyayı derinden etkileyen ve insan hayatını tehdit eden Covid19 virüsü sebebiyle, turizm ve seyahat sektörü geçici olarak durmuş, insanların öncelikleri ve bakış açıları değişmiş, sektörümüz şu an için ertelenen, hayal edilen ve özlenen bir motivasyon haline gelmiştir. Türkiye Otelciler Birliği olarak her zaman yüksek bilinç ve sorumlulukla hareket etmeye, ülkemize en iyi şekilde değer katmak için çalışmaya devam edeceğiz.” Eresin, ayrıca tüm turizm camiasının, emektar turizm çalışanlarının Turizm Haftası’nı kutladı.
Turizm Haftası ülkemizde turizm bilincini geliştirmek, iç turizmi canlandırmak ve halkın turizm hareketlerine katılımını sağlamak amacıyla, her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında çeşitli etkinlikler ile kutlanıyor. Ancak bu yıl etkinlikler koronavirüs salgını nedeniyle gerçekleştirilemiyor.

15 Nisan 2020 Çarşamba

Canovate Group, Amerika’da katıldığı iki fuarda yoğun talep gördü...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Ar-ge ve inovasyon odaklı global bir şirketler grubu olan yüzde 100 Türk markası Canovate Group, veri merkezi (data center) ve fiber optik sistemlerindeki teknolojisi ve uçtan uça ürün portföyü ile dünyanın 8 global markası arasında yer alıyor.
Canovate Group, Mart ayında, ABD’nin San Diego şehrinde yapılan OFC 2020 fuarı ve Houston şehrinde yapılan Datacenter Dynamics (Afcom) 2020 fuarlarına katılarak, her iki fuarda yoğun talep gördü. Canovate Group, son dönemlerde dünyanın en büyük IT ve Telekom pazarı olan Kuzey ve Latin Amerika pazarlarına yoğunlaşmıştı.

OFC 2020 fuarında, 25 ülkeden operatörler ve sistem entegratörleri ile görüşüldü

Kuzey ve Güney Amerika’nın en büyük fiber optik ve Telekom fuarı olan OFC 2020 fuarını değerlendiren Canovate Group CTO’su Kıvanç İlal, şunları söyledi:
“Kuzey ve Güney Amerika’nın en büyük fiber optik ve Telekom fuarı olan OFC 2020 fuarında yeni ürünlerimizi sergiledik. ABD’nin San Diego şehrinde yapılan OFC fuarı; ABD, Kanada ve Latin Amerika ülkelerinden önemli operatörleri ve sistem entegratörlerinden karar vericilerin üst düzeyde katılım yaptığı sektörünün en önemli fuarıdır. Katılımcıların yaklaşık %65’i Kuzey Amerika’dan, %25’i Latin Amerika’dan ve kalan kısmı da dünyanın farklı ülkelerinden geldi. Bu sene fuarın en önemli odak alanı 5G altyapıları ve bu alanda kullanılan yeni teknolojiler oldu. Canovate Group olark, 5G altyapısında kritik öneme sahip özel fiber optik dağıtım kutularını, 5G baz istasyonu güç kabinlerini ve yüksek kapasite Optik Dağıtım Çatılarını sergiledik. ABD’nin 2. büyük telekom operatörü olan Verizon firmasına 5G altyapı uygulamaları için özel tasarladığımız fiber dağıtım kutuları, yine Kanada’nın önemli operatörlerine tasarladığımız 5G baz istasyonu kabinleri, fuarda oldukça ilgi çekti. 3 gün süren fuar süresince, yaklaşık 25 farklı ülkeden operatör ve sistem entegratörü olan firmalarla, işbirliği imkanlarını görüştük” dedi.

Micro, mini ve mobil datacenter çözümleri yoğun ilgiyle karşılaştı

Amerika’da data center alanında önemli bir fuar olan Datacenter Dynamics (Afcom) 2020 hakkında bilgiler veren Canovate Group CTO’su Kıvanç İlal, konuşmasına şöyle devam etti:
“ABD pazarında Mart başında katıldığımız ikinci fuar ise, bölgenin en önemli datacenter fuarı olan Datacenter Dynamics (Afcom) 2020 oldu. Houston kentinde yapılan fuarda, Canovate olarak özellikle 5G yüksek bant genişlikli telekom altyapılarında merkez datacenter (veri merkezi) ile son kullanıcı arasında yaşanabilecek veri gecikmesi sorunlarını en aza indirmek için “Edge Computing” olarak adlandırılan son kullanıcıya yakın olarak konumlandırılan küçük datacenter’lar alanındaki çözümlerimizi sergiledik. Bu alanda, Canovate firmasının geliştirdiği farklı kapasitelerde müşteri gruplarına hitap eden micro, mini ve mobil datacenter çözümleri, kompak yapıları ve tak-çalıştır özellikleri ile fuarda oldukça ilgiyi çekti” şeklinde sözlerini tamamladı.

13 Nisan 2020 Pazartesi

SunExpress, kargo operasyonuna başlıyor...

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının yayılımını önlemek amacıyla getirilen kısıtlamalar kapsamında tüm yurt içi ve yurt dışı seferlerini askıya alan Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, filosundaki 18 uçak ile kargo uçuşlarına başlayacak.

Yolcu kabini içerisine kargo yükleme düzenlemesi yaparak yeni tip kargo taşıma modeli ile operasyonlarına başlayacağını duyuran havayolu, uçak altı kargo yükleme bölümlerinin yanı sıra kabin içinde koltuk üstü ve baş üstü dolaplarına da kargo yüklemesi yaparak maksimum 21.700 kg’a kadar yük taşıyabilmeyi öngörüyor.

Daha önce tarifeli uçuşlarında yalnızca uçakların kargo bölümünün kargo taşımacılığı için kullanıldığını belirten SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan, “Tarihimizde ilk defa tamamen kargo uçuşu gerçekleştireceğiz. Toplam 18 uçağımızı, koltuklarını çıkarmadan kargo taşımaya uygun hale getirdik. Gerekli çalışmaları kısa sürede tamamladık ve kargo uçuşlarımızı ilk aşamada İzmir ve Antalya’dan gerçekleştireceğiz. Sonraki aşamalarda ise gelen talebe göre diğer destinasyonlardan da kargo uçuşları gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” dedi.


12 Nisan 2020 Pazar

DJI Başarısının Sırrını Paylaşıyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Bir süre öncesine kadar yalnızca keşif ve eğlence amaçlı kullanılan dronlar, uzun zamandır birçok farklı sektörde yerini aldı. Tüm dünyanın mücadele ettiği Covid-19 salgını ve Avustralya’daki orman yangınlarıyla mücadelede de etkin bir rol oynayan dronlar, ilerleyen dönemlerde hayatın diğer alanlarına da dahil olacak gibi görünüyor. Dünyanın önde gelen dron teknoloji şirketi DJI’ın da, dron üretim ve geliştirme alanında birçok farklı başarı hikayesi bulunuyor.


Yeni Hedef Kitle İçin Üretim
DJI, 2006 yılında o zamanlar öğrenci olan Frank Wang tarafından üniversitenin yurt odasında kuruldu.
DJI CEO’su Frank Wang 2015 yılında Forbes Dergisi’ne verdiği bir röportajda şirketin kuruluşuyla ilgili ‘’DJI’ı kurarken pazarın büyüklüğünün farkında değildim. Amacım yalnızca yeni bir ürün üretmek ve 10-20 kişiye iş imkanı sağlamaktı. Şimdi kocaman bir takımız’’ dedi.
İHA'lar o yıllarda komutları uçuş kontrolörünün komutlarından alıyor ve helikoptere iletiyordu. Bu, uçuşun kolay ve güvenilir olmasını sağlıyordu. Uçuş kontrolörü olmadan, bir RC helikopterini havada sabit tutmak için özel bir yeteneğe sahip olmak gerekiyordu. Bu sorunu çözmek amacıyla 21.yüzyılın çözümü olan DJI XP Uçuş Kontrol Cihazı üretildi. Cihaz sayesinde uçuş etkinlik ve güvenlik performansı da oldukça arttı.
2008 yılında ekibe katılan Peter Tao, “Pazardaki en büyük eksik dron kullanmayı bilmeyen meraklılara hitap eden ürünlerdi. Kolay kullanımlı İHA’ları üretmek fikrimiz böyle başladı” dedi.



Kullanıcı Dostu Yeni Bir Dron

Yeni dron kullanıcıları için uçuş kontrol cihazı bir noktada yeterli olmamaya başladı. Bu cihazın kullanıldığı minyatür helikopterlerin ağırlığı ve büyüklüğü insanların yakınlarında uçurulması halinde tehlike yaratabilecek boyuttaydı. DJI, bu ihtiyaçtan yola çıkarak daha hafif ve uzun uçuş kapasiteli bir insansız hava aracı tasarlamak için ilk adımı attı.
DJI, uzun süren araştırmaların sonucunda 2012 yılında son tüketiciye hitap eden ilk dron Phantom 1 modelini geliştirdi. Kompakt ve aerodinamik bir tasarıma sahip Phantom 1’in kullanım kolaylığı ve erişilebilir olması son tüketiciler için yepyeni bir dron pazarının ortaya çıkmasını sağladı.
DJI ekibi, o yıllarda uçuş sistemine entegre edilemeyen kamera sorununa yönelik profesyonel kamera sabitleyicisi olan Zenmuse motorlu gimbal üretti. DJI AR-GE ekibi serinin ikinci ürünü olan Phantom 2 Vision + 'ı, DJI’ın ilk gimbal kamerasıyla birlikte tanıttı. Böylece kullanıcılar üç eksenli sabitleme ve kamera kontrolüyle havadan profesyonel çekimler yapabilmenin yanı sıra DJI mobil uygulaması olan Vision ile tüm görüntüleri canlı olarak izleyebilme imkanı da elde ettiler.


Dronların Farklı Sektörlerde Kullanılması
Phantom serisinin dron pazarına girmesiyle birlikte, farklı sektörler için de yeni bir kullanım alanı oluştu. Emlakçılardan düğün fotoğrafçılarına pek çok sektörde dronların kullanılmasının yanı sıra, hobi olarak ilgilenenler de artmaya başladı. Havadan çekim için helikopter kiralamak yerine dronların kullanılması maliyetleri düşürdü. Havadan yapılan çekimler sinema sektörüne yeni bir soluk getirdi.
DJI, 2015 yılında Standart, Gelişmiş ve Profesyonel olmak üzere 3 farklı versiyona sahip Phantom 3'ü tanıttı. Tamamen kullanıcıların isteklerine uygun olarak oluşturulan bu üç versiyonla DJI drone pazarı ve endüstrisindeki yerini sağlamlaştırdı.


İyilik Dronları

Dronlar birçok sektörde kullanılmasının yanı sıra, hayatta insanların karşı karşıya kaldığı zorluklarla mücadelede de önemli rol oynuyor. 2020 yılında Avustralya'yı tahrip eden orman yangınlarından sonra COVID-19 salgını dünyanın dört bir yanında hayatın akışını değiştirdi.
Queensland Teknoloji Üniversitesi'ndeki araştırmacılar; Avustralya’daki orman yangınlarında etkilenen koalaların arama kurtarma çalışmalarında da dronlardan yararlandı. DJI Zenmuse XT2 termal kamera sayesinde,araştırma ekibi ağaçlarda gizlenen koalaları daha kolay ve hızlı bir şekilde tespit etmeyi başardı.
İçinde bulunduğumuz küresel pandemi koşullarında ve enfekte alanlarla teması minimuma indirmenin elzem olduğu günlerde, dronlar tüm dünyada ilaç ve tıbbi malzeme teslimatında da kullanılıyor.

Paskalya Bayramı Covid-19 nedeniyle buruk kutlandı....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Paskalya Bayramı 

Hristiyan alemi bugün en önemli bayramlarından biri olan Paskalya’yı kutluyor. Bir diğer adı ile Diriliş Günü olarak da bilinen Paskalya Bayramı, Büyük Perhiz denilen oruç döneminin bittiği gün kutlanır.

Nedir Büyük Perhiz?

Paskalya Bayram’ı öncesi 7 hafta boyunca tutulan bir oruçtur. Bu dönemde hayvansal gıda tüketilmez. Sadece bitkisel gıdalar ile beslenilir. Tutulan bu oruç ile insanın ruhunu ve bedenini arındırdığına inanılır.
Her sene kiliselerde ayinler yapılır, dualar okunur, mumlar yakılır ve halkın büyük katılımı ile Hz. İsa’nın yeniden dirilişi kutlanır. Ancak bu sene, 2020 yılında,  Covid-19 virüsü nedeni ile Hristiyan halkı Paskalya’yı evlerinde karşılamıştır.

Paskalya döneminde en bilinen ritüellerden biri de Paskalya çöreği yapmaktır. Genellikle evlerde Paskalya çöreği yapılır ve Bayram günü yenir. Aynı zamanda bu dönemde yumurtalar haşlanır ve genellikle kırmızı olmak üzere rengarenk boyanır. İnsanlar birbirlerine boyadıkları yumurtaları ve yaptıkları çörekleri hediye ederler ki bu da birliği ve beraberliği arttıran etkinliklerdir.
Dilerim bu kötü günler geride kalır ve her sene olduğu gibi yeniden hep birlikte ve sağlıkla kutlanmaya devam edilir.  Sağlıklı günler diliyorum.

10 Nisan 2020 Cuma

Kolay Akademi’den, dijital dönüşüm eğitimleri başlıyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Kolaysoft Teknoloji AŞ, “Kolay Akademi” ile gündemdeki konular ve dijital dönüşüm hakkında, iş dünyasına eğitimler verecek… 

Kolaysoft Teknoloji AŞ’nin dijital eğitim platformu “Kolay Akademi”, Nisan 2020 tarihinde eğitim programlarına başlıyor. Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etmeyi hedefleyen Kolay Akademi, müşterilerine, çözüm ortaklarına ve iş dünyasına; gündemdeki konular ve dijital dönüşüm dahil birçok alanda eğitimler vermeye devam ediyor. 
Kolaysoft Akademi’nin bu haftaki eğitim konusu, corona virüs salgını nedeniyle güncel bir konu olan “Kısa Çalışma Ödeneği” olacak. Kolaysoft Teknoloji’nin Youtube Kanalı’ndan canlı olarak, 9 Nisan Perşembe günü saat: 16.00’da, İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı Doç.Dr. Resul Kurt tarafından verilecek eğitimde, Kısa Çalışma Ödeneği hakkında iş dünyasının soruları yanıt bulacaktır.

Ülkemizin sayılı dijital akademisi olacağız

Kolay Akademi’nin, ülkemizin sayılı dijital akademisinden birisi olacağını kaydeden Kolaysoft Teknoloji AŞ Genel Müdürü Kezban Boztürk, şunları söyledi:
“Kolay Akademi olarak, sürekli öğrenmeyi, öğretmeyi ve ülkemizin iş dünyasına değer katmayı hedefliyoruz. Çalışanlarımız, çözüm ortaklarımız, müşterilerimiz ve tüm iş dünyasına, gündemde olan konular ve dijital dönüşüm hakkında, konunun uzmanları tarafından bilgiler aktarılmasına devam edeceğiz” dedi.

Doç.Dr. Resul Kurt’un 9 Nisan tarihinde vereceği eğitimde şu konulara yer verilecektir:
1-Kısa çalışma nedir?
2-Kısa çalışma ödeneği nedir ve hangi hallerde ödenir?
3-İş mevzuatına göre genel ekonomik kriz, bölgesel kriz ve sektörel kriz nedir?
4-İş mevzuatına göre zorlayıcı sebepler nelerdir?
5-Kısa çalışma talebi hangi kuruma yapılır?
6-Kısa çalışma talebi hangi belgelerle yapılır?
7-Kısa çalışma talebinin değerlendirilmesi nasıl yapılır?
8-Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulları nelerdir?
9-Kısa çalışma ödeneğinin ödeme süresi ve miktarı ne kadardır?
10-Kısa çalışma ödeneği ne zaman ödenir?
11-Kısa çalışma ödeneği hangi hallerde kesilir?
12-Kısa çalışma ödeneği haczedilebilir mi?
13-Corona’dan dolayı personele kağıt ortamda tebliğ ve tebellüğ yapılamıyor, Bu süreci dijital platforma taşıyabilir miyiz?
14-Dijital Platformda hangi belgelerin tebliğ ve tebellüğünü yapabiliriz?
15-Dijital platform üzerinde tebliğ ve tebellüğ yapılmasına kanunlarımız nasıl yaklaşıyor?

Denizleri ‘’Mavi Hayaller’’ ile Resme Dönüştürün…

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Çocuklar 23 Nisan’ın 100. Yıldönümünde “Mavi Hayaller “Resim projesi ile mutluluğu paylaşıyor!

“Mavi Hayaller” adlı resim projesine başvuruları https://yalikavakmarina.com.tr/tr/blue-dreams-painting-project/ sitesinden yapabilirsiniz!

Çocuklarınızı bu projeye dahil edin ve Yalıkavak Marina'ya denize özlem duyduğumuz günler biter bitmez
Temmuz 2020’de unutulmaz bir yolculuk şansı yakalayın!


Yalıkavak Marina, UNICEF İşbirliği ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını Online Resim Projesi ile kutluyor. 2015 yılından itibaren UNICEF’in gururlu bir destekçisi ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi’nin Türk marina sektöründeki ilk “Platinyum Kanat” destekçisi olan Yalıkavak Marina, Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. Yıldönümünde çocuklara deniz sevgisi ve tutkusunu daha fazla aşılamak amacıyla “Mavi Hayaller” başlıklı bir resim projesi düzenliyor.

Yalıkavak Marina tarafından çocukların hayallerini resmedecekleri ve moral bulacakları “Mavi Hayaller” projesinde, farklı yaş aralığındaki çocuklardan, denizlerle ilgili yaratıcılıklarını sergileyecekleri resimler çizmeleri ve göndermeleri bekleniyor. Her yapılan resim gönderimi adına Yalıkavak Marina, UNICEF’e katkıda bulunmaya devam ediyor.

Nasıl katılacaksınız? Çok kolay…
4-11 yaş arası çocuklar, resimlerini https://yalikavakmarina.com.tr/tr/blue-dreams-painting-project/ web sitesine 9 - 21 Nisan 2020 tarihleri arasında yükleyerek projeye katılabilecekler. Tüm bu süre boyunca bütün resimleri https://yalikavakmarina.com.tr/tr/blue-dreams-voting/ sitesinden ziyaret edebilir ve 22 Nisan’da yine aynı link üzerinden beğendiğiniz resme oy verebilirsiniz.

Sonuçlar 23 Nisan'da https://yalikavakmarina.com.tr/poll/mavi-hayaller/ sitesinde ve Yalıkavak Marina sosyal medya hesaplarından ilan edilecek. Projede her yaş kategorisinde 1. seçilen çocuklar özel ödüller kazanmalarının yanı sıra Yalıkavak Marina’nın misafiri olarak denize özlem duyduğumuz günler biter bitmez Temmuz 2020’de 1 ebeveyni ile birlikte 1 gece, 2 gün Yalıkavak Marina Boutique Hotel’de ağırlanacak ve sürprizlerle dolu eğlenceli bir dünyaya adım atacak.


Başvuru, detaylı bilgi ve Katılım Şartları için:
https://yalikavakmarina.com.tr/tr/blue-dreams-painting-project/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

ÖDÜLLER:
•  4-6 Yaş Birincilik Ödülü: 3.000 –TL.
• 7-9 Yaş Birincilik Ödülü: 3.000-TL.
• 10-11 Yaş Birincilik Ödülü: 3.000-TL.

Ayrıca her 3 kategorinin 1.si karantinanın bitmesini takiben Temmuz ayı içerisinde 1 ebeveyni ile birlikte 1 gece, 2 gün Yalıkavak Marina Boutique Hotel’de ağırlanacaktır.

Yalıkavak Marina Hakkında
The British Yacht Harbour Association (TYHA) tarafından “2018-2019 Dünya’nın En İyi Süper Yat Marinası” ödülüne layık görülen, yine TYHA tarafından 5 Altın Çapa sahibi Yalıkavak Marina, Türkiye'nin ilk yüksek kapasiteli süper yat marinasıdır. 620 yatı aynı anda ağırlayabilen, hem yat sahiplerine hem de ziyaretçilere dinamik bir yaşam stili ve eşsiz ayrıcalıklar sunan Yalıkavak Marina, konforlu tesisleri ve tecrübeli teknik servisiyle 140 metre uzunluğa kadar olan süper yatlara hizmet vermektedir.

Yalıkavak Marina, 100’den fazla markaya, gurme restoranlara, barlara, kafelere, kulüplere, çeşitli eğlence mekanlarına ev sahipliği yapmaktadır.

Yalıkavak Marina ailesi bünyesinde yer alan Yalıkavak Marina, Alışveriş Merkezi,  Y-Lounge&Restaurant, Yalıkavak Marina Beach Hotel, Yalıkavak Marina Boutique Hotel ve Spa & Fitness Merkezi ile yıl boyunca üstün hizmet kalitesiyle ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Yalıkavak Marina, Dubai, Moskova ve Monaco gibi birçok farklı şehirde gerçekleşen dünyaca ünlü fuarlarda Türkiye'yi temsil etmektedir. Ayrıca Yalıkavak Marina bölgenin en büyük charter fuarı olan TYBA (Türkiye Yatçılık ve Brokerlar Derneği) Yacht Show’un ve Uluslararası Balık Avcılığı Federasyonu sertifikalı her yıl düzenlenen MOST Bodrum (Akdeniz Uluslararası Sportif Balıkçılık Turnuvası) Kupası’nın ana sponsoru ve evsahibidir. Bunların yanısıra Uluslararası Denizcilik Festivali’nin ve Bodrum Cup Yelken yarışlarının da ana sponsorudur.

UNICEF ve Yalıkavak Marina;
2015 yılından beri UNICEF çalışmalarının değişmez destekçisi olan Yalıkavak Marina, Aralık 2017 itibarıyla da UNICEF’in dezavantajlı durumdaki çocukların yaşama ve gelişme, sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşması ve yaşıtlarıyla eşit haklara kavuşmaları için gerçekleştirdiği çalışmalara aktardığı düzenli fon ile ‘Platinyum Kanat’ı taktı.

Yalıkavak Marina, aylık olarak sağladığı düzenli fon ile UNICEF Türkiye Milli Komitesi’nin “Platinyum Kanat” sahibi destekçisi olarak, bu çocukların temel haklarına ve ihtiyaçlarına kavuşmaları için kalıcı değişiklik yaratan uzun soluklu çalışmaların gerçekleştirilmesine katkıda bulunuyor. Oluşturulan bu fon ile Türkiye’deki ve dünyadaki en dezavantajlı durumdaki çocukların temel ihtiyaçlarını gidermeleri, şu an ve gelecekte yaşam standartlarını iyileştirmeleri için projeler hayata geçiriliyor. Yalıkavak Marina, UNICEF Türkiye Milli Komitesi’ne verdiği bu destek ile, Türkiye’deki yüzbinlerce tarım işçisi çocuğun okul hayatına kazandırılmaları, mülteci çocukların eğitim ihtiyaçlarının karşılanması, engeli olan çocuklar için engelsiz bir dünya yaratılması ve erken yaşta evliliğe zorlanan, kız çocuklarının eğitimlerini tamamlamasına katkı sağlıyor.

Yılda 1000’den fazla kişiye istihdam sağlayan Yalıkavak Marina, dünyanın 120 ülkesinden gelen misafirlere ev sahipliği yapmaktadır. Bodrum Yarımadası’nın ve Yalıkavak bölgesinin uluslararası platformlarda tanıtılması için çalışmalar yürüten Yalıkavak Marina’nın misyonu ise güçlü marka kimliği ile Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda da en iyi şekilde temsil etmektir. 

Burada her şey Sizin için!

9 Nisan 2020 Perşembe

Le Meridien Bodrum Beach Resort Mayıs Ayında Açılıyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Le Meridien Bodrum Beach Resort Mayıs Ayında Açılıyor

Dünyanın en büyük otel zincirlerinden Marriott Grubu’nun kişiye özel mükemmel hizmet ve konforlu yaşam alanları sunan premium markası Le Meridien, MYC Partners sahipliğinde Le Meridien Bodrum Beach Resort ile Bodrum Yarımadası’nın en ayrıcalıklı koyunda, muhteşem konumlanmış 83 bin metrekarelik peyzajlı bahçelerin içinde Mayıs ayında kapılarını açıyor.

Le Meridien Bodrum Beach Resort tamamı nefes kesen panoramik manzaralı, şık, zarif, kaliteli anlar ve kusursuz konfor için stilize edilmiş, modern sanat eserleri ile çevrili odalar, süitler, rezidanslar ve villalar ile uluslararası standartlarda lüks bir deneyim sunuyor. Le Meridien Bodrum Beach Resort, havalimanına sadece 15 dakika uzaklıktaki yemyeşil bir yarımadayı kucaklayan konumu, 650 metrelik beyaz kum plajı, sunduğu eşsiz deneyimleri, hissettirdiği tazeleyici bir özgürlük duygusu ve evrensel bir şıklıkla hayallerinizin sınırlarını zorlayarak kendinizi hiç olmadığınız kadar iyi hissetmenizi sağlıyor.

Le Meridien Bodrum Beach Resort’u diğer uluslararası lüks otellerden daha farklı kılan, 10.000 metrekare üzerinde doğaya ve insana saygıyla benzersiz bir şekilde tasarlanan ve her noktasında huzur ve rahatlama hissedebileceğiniz Vitalica Wellness.

Vitalica Wellness kendinizi yeniden canlanmış hissetmenizi garanti altına almak için bütünsel bir dizi güzellik bakımı ve unutulmaz deneyimler sunuyor. Vitalica Wellness'ın “kişiye özel” klinik tedavileri, bağışıklık sistemini güçlendirici IV, yoga ve ozon terapileri Ethica Genel Hastanesinde ve aynı sağlık grubunun bir parçası olan 4 Estethica Estetik Hastanelerinde kazanılan 20 yılı aşkın deneyim ışığında uzman personel tarafından sağlanıyor. Vitalica Wellness'ın programları, dünyanın dört bir yanındaki rakiplerine kıyasla benzersiz olan ünlü uzmanlar tarafından önleyici ve yaşam tarzı tıbbı ışığında geliştirildi. Vitalica Wellness’ın ayrıcalıklarla dolu dünyasına doğru bir adım atarken, kendinizi aydınlatmanız, arındırmanız, beslenmeniz ve daha sağlıklı olmanız için benzersiz bir deneyimi keşfetmenizi amaçlıyor.

Le Meridien Bodrum Beach Resort'un tüm oda, süit, rezidans ve villalarının her biri tabandan tavana kadar uzayan panoramik pencereleri ile Bodrum Yarımadası'nın büyüleyici manzarasına sahip. İç mimarisinde en ince ayrıntısına kadar lüks, şıklık ve en güncel teknoloji sistemleri ile donatılan yaşam alanları, odanıza kendi imzanızı atarak lüksü yeniden kurgulamanızı sağlıyor. Genişlik duygusunun eşlik ettiği konfor ve stil, gün ışığından sağladığı aydınlık ile buluştuğunda hayallerinizin ötesindeki lüks deneyimine kendini hayran bıraktırıyor.

Le Meridien Bodrum Beach Resort’un 5 restoran ve 4 barında, dünyanın dört bir yanından ilham alan lezzetli otantik tatları deneyimlemek için, uçsuz bucaksız bir gastronomi yolculuğunda lezzet avcılığının tadını çıkarın. Bodrum Blue Mediterranean Restaurant'ta otantik Akdeniz lezzetleri ve Bodrum Blue Seafood Restaruant’ta Ege’ye özel meze ve taze ot çeşitleriyle hem göze hem damağa hitap eden tatları keşfedin. Stella Restaurant, koya hakim panoramik manzarası ve çarpıcı iç mekân tasarımıyla Akdeniz sıcaklığına vurgu yapan bir atmosfere sahip ve dry aged etleri damak tadınıza göre sunuluyor. Birbirinden leziz çağdaş Asya Pasifik Mutfağından lezzetler, Uzak Doğu’ya sadık füzyon ritüelleriyle, Toro Pan-Asian Restaurant'ın eşsiz ambiansında sizlerle buluşuyor. Vitalica Restaurant’ta, detoks ve ayurvedik programlarımıza yönelik sağlık için hazırlanan menüler, bağışıklığınızı güçlendirirken, ruhunuzu beslemek ve zihninizi canlandırmak için güzel sürprizlerle dolu. Gün batımında hatıralarda eşsiz anlar bırakacak bir buluşma noktası için Beach Bar ve Peninsula Bar, özel kokteyller ve deniz kenarında enfes içecekler sunmaktadır. Ve tabii ki, sakin bir gün geçirmek isteyen konuklarımız 24 saat oda servisi ile damak tatlarını odalarının konforunda dilediğince şımartabilirler.

Le Meridien Bodrum Beach Resort'un görkemli ve şık atmosferi, deneyimli ekibimiz tarafından kusursuz bir şekilde yönetilen düğünler, kutlamalar ve etkinlikleriniz için göz kamaştıran eşsiz seçenekler sunuyor. Konuklarınız anın büyüsüne kapılırken siz hatıralarda iz bırakacak anların keyfini çıkarabilirsiniz. Kutlamanız sırasında Le Meridien Bodrum Beach Resort mutfağının hünerli ve yetenekli ellerinden çıkan otantik spesiyaliteler ve ikramlar davetlilerinize ve size her anınızı özel hissettirecek.

Le Meridien markasıyla şıklığı ve stili Bodrum’a getirecek olan Le Meridien Bodrum Beach Resort, muhteşem atmosferini lüksle birlikte deneyimlemek üzere bu sezon misafirlerini bekliyor.

8 Nisan 2020 Çarşamba

Zoom kullanıcı sayısı 10 milyondan 200 milyon çıkınca güvenlik sıkıntıları oluştu ...



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Zoom kullanırken dikkat!
Dünya nüfusunun üçte biri koronavirüs nedeniyle evine kapandı. Uzaktan çalışma veya eğitim nedeniyle görüntülü konferans sistemlerinin kullanımında yüzde 200 artış görülürken, dünyada olduğu kadar Türkiye’de de Zoom uygulaması hiç olmadığı kadar öne çıktı. Siber güvenlik kuruluşu ESET, Zoom’un karşı karşıya kaldığı sorunları inceledi ve kullanıcıların dikkat etmesi gereken unsurları sıraladı.

Türkiye dahil pek çok ülkede hem işyerleri hem de öğretmenler tarafından tercih edilen görüntülü konferans platformu Zoom’un kullancı sayısı son üç ay içinde günlük 10 milyondan 200 milyon kişiye kadar çıktı. Ancak bu hızlı yükseliş, pek çok sorunu da beraberinde getirdi.

ABD’de New York Eğitim Departmanı, İngiltere’de Savunma Bakanlığı ve daha pek çok kuruluş, bu platformun kullanımını kısıtladı veya yasakladı. Siber güvenlik kuruluşu ESET’in tespitlerine göre sorunlar, özellikle güvenlik ve gizlilik konularında odaklandı.

Firmanın kurucusu ve CEO’su Eric S. Yuan’da bir açıklama yaparak, beklenmedik kullanıcı artışından doğan sorunlardan ötürü özür diledi, şirketin tüm mühendislik kaynaklarını ‘güven, güvenlik ve gizlilik konularına odaklanmak‘ üzere yönlendirdiğini duyurdu.

İşte Zoom'un geçen haftadan bu yana karşı karşıya kaldığı 5 önemli sorun:
Uygulamanın iOS sürümü, kullanıcıların Facebook hesabı olmasa bile Facebook'a istatistikler gönderiyor ve Zoom'un gizlilik anlaşmasında bundan hiç bahsedilmiyor. Şirket sorunu kabul etti ve iOS için Facebook Yazılım Geliştirme Kiti‘ni (SDK) kaldırdı.
Aksi yöndeki iddialara rağmen ama bazı araştırmalara göre uygulama, video ve sesli toplantıları uçtan uca şifrelemeyi desteklemiyor. Zoom daha sonra özür diledi ve TLS olarak bilinen aktarım şifrelerini kullandığını açıklığa kavuşturdu.
Uygulamanın aynı zamanda birkaç güvenlik açığı içerdiği tespit edildi, ancak hepsi kısa sürede düzeltildi. Windows istemcisi, kullanıcıların Windows oturum açma kimlik bilgilerini ortaya çıkarabilecek ve hatta cihazlarında keyfi komutların yürütülmesine yol açabilecek bir UNC yolu enjeksiyon kusuruna duyarlı bulundu.
Zoom ayrıca, toplantı sahibinin ekran paylaşımı modundayken katılımcıların gerçekten dikkat edip etmediğini kontrol etmesini sağlayan bir özellik olan 'katılımcı izleme' özelliğini de kaldırdı.
ABD Fedenal Soruşturma Bürosu FBI, yetkisiz kişilerin özel toplantılar ve okul sınıflarına erişerek, rahatsız edici görüntüler yayabildikleri “Zoom Bombalama (Zoom-Bombing)“ adlı bir saldırı türüne karşı uyarıda bulundu.
Nasıl güvende kalabiliriz?
Antivirüs ve internet güvenliği kuruluşu ESET, yaşadığımız uzaktan çalışma çağında da gizliliğin ve güvenliğin göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu. ESET, Zoom kullanırken alınabilecek etkili önlemleri şöyle sıraladı:
Zoom'un 'Bekleme Odası' özelliğiyle ve/veya parolalar kullanarak toplantı katılımcılarını inceleyin.
Ekran paylaşımını ana bilgisayar ile sınırlayın.
Zoom'un en son (güncel) sürümünü kullanın.
Bağlantı veya toplantı kimliklerini sosyal medyada paylaşmayın.
Katılımcıları davet ederken bağlantılar yerine toplantı kimliklerini kullanmaya çalışın, çünkü uygulamanın beklenmedik başarısından faydalanmaya çalışan Zoom temalı ama kötü amaçlı yazılımlar var.
ESET’in konuyla ilgili detaylı makalelerini şu linklerden takip edebilirsiniz:
https://www.eset.com/tr/blog/zoom-gizlilik-ve-guvenlik-sorunlari-ile-gundemde/

https://www.eset.com/tr/blog/evden-calisma-guvenliginizden-odun-vermeden-goruntulu-konferans-yapin/