27 Temmuz 2020 Pazartesi

Radisson Blu Hotel Kayseri, dünyada 1.’nci sıraya yerleşti ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Artaş Grubu otelleri, müşteri memnuniyetinde dünyada lider

Radisson Blu Hotel Kayseri, dünyada 1.’nci sıraya yerleşti

Dünyanın en önde gelen rezervasyon sistemlerinden Booking.com kanalıyla otelde konaklayan misafirlerin oyları ile belirlenen listeye göre, Radisson Blu Hotel Kayseri 9.5 puan ile dünyadaki tüm Radisson markalı oteller arasında 1.’nci sıraya yerleşti. Aynı listede, Radisson Residences Vadistanbul dünya sıralamasında 7.’nci sırada yer alarak, ilk 10’daki otellerin arasına yerleşen tek residence oldu. Radisson Blu Hotel Kayseri ve Radisson Residences Vadistanbul Artaş Grubu turizm yatırımları bünyesinde bulunuyor. Artaş Grubu’ndaki oteller, müşteri memnuniyetinde dünyadaki lider turizm tesisleri arasında yer alıyor.

Misafirlerine, üst kalitede konaklama deneyimi sunuyor

Otelin açıldığı ilk yıldan itibaren ulusal ve uluslararası listelerde üst sıralarda yer aldığını kaydeden Radisson Blu Hotel Kayseri Genel Müdürü Menderes Karaküçük, şunları söyledi:
“Otelimiz, Kayseri’de konaklayan yerli ve yabancı misafirlerimize, Avrupa başkentlerinin elit otellerinin konforunu ve seçkinliğini yaşatabilmek amacıyla kuruldu. Bu hedef doğrultusunda, dünya standartlarını çok yakından takip ederek ve yenilikleri en hızlı şekilde hayata geçirerek, misafirlerimize en üst kalitede konaklama deneyimini yaşama fırsatını sunuyoruz. Çabalarımızın karşılığını bulduğunu görmek, bizi mutlu ediyor ve daha iyisini yapabilmek için cesaretlendiriyor. Otelimiz, diğer tüm uluslararası rezervasyon sistemlerinin puanlamalarına göre birinci sırada bulunurken, ETS’nin belirlediği listeye göre de Türkiye’nin en iyi 6.’ncı oteli seçilmiş durumdadır. Ödüllerimizin yanında, otelimizin güvenlik ve hijyen tedbirleri, Safe Hotel Sertifikası (İsveç), Bureau Veritas Güvenli Turizm Belgesi (Belçika), SGS Temizlik ve Hijyen Sertifikası (İsviçre) olmak üzere, dünyanın önde gelen kuruluşları tarafından sertifikalandırılarak tescillenmiştir” dedi.

Başarının sırrı, ekip olabilmekten ve yaptığınız işten keyif almaktan geçiyor

Rezidans kategorisinde birinci sırada yer almaktan duyduğu gururu dile getiren Radisson Residences Vadistanbul Genel Müdürü Nihan Sıcakkanlı, şunları kaydetti:
“2 Nisan 2019 itibariyle Radisson Residences Vadistanbul, ailesi olarak tüm dünyaya kapılarımızı açarak hizmet vermeye başladık. Rezidans olarak Artaş Otel Grubu’nun 40 yılı aşkın otelcilik ve rezidans tecrübesi ile konuklarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz ve misafirlerimizin gösterdiği teveccüh ile bunların karşılığını alıyoruz. Personelimizin verdiği hizmet ile misafirlerimizden aldığımız geri dönüşler bizleri daha da motive ediyor ve dünyadaki en iyi rezidans olmaya ve en iyi otel hizmeti veren Radisson otelleri arasında ilk 10 girmeye hak kazandık. Bize bu başarıyı yaşatan ve daha da iyisi için cesaret veren tüm ekibimizi yürekten kutluyoruz. Dünya genelindeki tüm Radisson Otelleri arasında ilk 10’ da iki otelimizin yer alması ve bu listede rezidans kategorisinde birinci sırada yer almamız bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Bence başarının sırrı, ekip olabilmekten ve yaptığımız her işten keyif almaktan geçiyor. Rezidans olarak, Türk misafirperverliği eşliğindeki kaliteden ödün vermeyen yönetim anlayışımız ve her daim yukarı taşımaya çalıştığımız misafir memnuniyeti ile konuklarımızın takdirlerini toplamaya çalışıyor olacağız” diye konuştu.

Düğünler Onlarca Sektörü de Beraberinde Coşturdu!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Düğünler 1 Temmuz itibariyle yeniden başladı. Sosyal mesafe kuralları ve çeşitli önlemler alınsa da pandemiöncesini aratmayacak renkli düğünler gerçekleşiyor. Düğünlerin tekrar başlaması, sadece düğün sektörünü değil, konut, mobilya, beyaz eşya, kuyum gibi Türkiye’nin en önemli sektörlerini de canlandırdı.

Yetkililerin düğünlerin tekrar yapılabileceğini açıklaması ile birlikte, başta düğün mekanları olmak üzere sektördeki tüm firmalarda boş gün bulmak zorlaştı. Çiftler Ekim ayına kadar mekanlarda yer bulamıyor. Firmalar Kasım rezervasyonlarını şimdiden doldurmaya başladı bile. 120 milyar TL’lik büyüklüğe ulaşan düğün sektörü, pandemi nedeniyle durgunluk yaşayan onlarca sektöre de nefes aldırdı.

Çiftler 35 Milyar TL’lik Konut Alıyor

Düşük faizli konut kredileri ve düğün sezonunun başlaması, pandemi sonrasında inşaat ve konut sektörünü yeniden canlandırdı. Her yıl yaklaşık 550-600 bin çift evleniyor ve 110 bin çift konut satın alıyor. Evlenecek çiftler sektöre 35 milyar TL’lik katkı sağlıyor.

Beyaz Eşyaya Düğün Dokunuşu

Düğünler sayesinde, pandemi döneminde oluşan açığı hızla kapatan bir diğer sektör de beyaz eşya sektörü oldu. Çiftler evlerini kurabilmek için yılda 2,5 milyon adet beyaz eşya alıyor. Yurt içi beyaz eşya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ı evlenecek çiftlere yapılıyor.

Mobilya Sektörü de Düğün Yapıyor!

Düğün sezonunun açılması ile evlenecek çiftlerin erteledikleri mobilya alışverişleri de başladı. Pandemi nedeniyle kayıplarını telafi etmeye çalışan mobilya sektörü, düğünler sayesinde yüzde 60-70 oranında canlılık kazandı. Sektördeki satışların yıl sonuna kadar 60 milyar liralık hacme ulaşması düşünülüyor.

Mobilya üreticileri, evlenecek çiftlerden gelen talebe yetişebilmek için yaklaşık 2 aydır tam kapasiteyle çalışıyorlar. Evlenecek çiftlerin en çok satın aldığı mobilyalar ise yatak odası, koltuk takımı ve yemek odası takımları oluyor. Bir çiftin mobilya harcaması ortalama 30-40 binlere ulaşıyor.

Satışların Yarısı Düğünlerden Geliyor

Bu yıl pandemi nedeniyle düğün sezonunun geç açılması, birçok kuyum atölyesini iş yapamaz hale getirmişti. Buna altın fiyatlarındaki yükseliş de eklenince, düğün sezonunun yeniden açılması kuyum sektörüne ilaç gibi geldi. Özellikle yaz aylarında kuyum sektörü, satışlarının yarısını düğünlerden elde ediyor.

Çiftlerin evlilik kararı alması ve ailelerin işin içine girmesiyle başlayan kuyum alışverişlerinin yanı sıra düğüne gelecek davetliler de sektörü ciddi şekilde canlandırıyor. Sadece davetlilerin kuyum sektörüne katkısı 25 milyar TL’yi buluyor.

Pandemi Balayı Trendlerini Değiştiriyor!

Pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında turizm geldi. Yaşanan süreç, yeni evlilerin balayı alışkanlıklarını da değiştirdi. Çiftler kalabalık oteller yerine, daha sakin ve sosyal mesafeyi koruyacakları balayı villalarını tercih etmeye başladı. Google’da “balayı villaları” anahtar kelimesinin aranması geçen yıla göre yüzde yüz artış göstererek, ayda 15 bine çıktı.

Düğün, özellikle yaz aylarında Türkiye’nin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Konut, mobilya, beyaz eşya, turizm, kuyum sektörünün yanı sıra yeme-içme, ev tekstili, züccaciye, hazır giyim, güzellik gibi onlarca sektör, düğünlerin yeniden başlamasıyla birlikte, kayıplarını tek tek telafi ediyor.



Düğün.com Hakkında

Düğün.com evlilik hazırlığı yapan çiftler ile düğün sektöründeki firmaları buluşturan bir internet sitesidir.

Çiftler, Düğün.com ile düğüne ilişkin her türlü seçeneğe ulaşırken, düğün modasını da yakından takip edebiliyor. Düğün.com’u her yıl evlenen 550 bin çiftten, 400 bini kullanıyor.

Düğün mekanından, gelinliğe, fotoğraftan, saç makyaja, nikah şekerinden, davetiyeye düğün sektöründeki 50 binin üzerindeki firma, Düğün.com sayesinde hedef kitlesi olan çiftlere kolayca ulaşabiliyor.

2007 yılında kurulan Türkiye’nin önemli teknoloji girişimlerinden biri olan Düğün.com, bugün 100 kişinin üzerinde ekibi ile çiftlere ve firmalara hizmet veriyor. Kurulduğu günden bu yana her yıl hızla büyüyen Düğün.com, Zafaf.net yatırımı ile de 2015 yılında MENA’ya (Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi) açıldı. Suudi Arabistan’daki düğünlerin 3’te 1’i Zafaf.net üzerinden gerçekleşiyor.

Düğün.com, yurt içi ve yurt dışı yatırımlarını önümüzdeki yıllarda daha da artırarak, Türkiye’nin en büyük 5 dijital şirketinden biri olmayı hedefliyor.

Türk mobilyacıları sanal fuarda buluşuyor!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türk mobilyacıları sanal fuarda buluşuyor!
Okan Özkan: “İhracat 1 tık uzağımızda”
“Weltew Home, en yeni modellerini Furnistry 2020’de sergiliyor”
Dünyanın birçok ülkesinden sektör profesyonellerinin bir araya geleceği ilk uluslararası sanal mobilya fuarı olan “Furnistry 2020”, 27-30 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Pandemi nedeniyle online olarak düzenlenecek fuara, İnegöl’den Weltew Home’da katılacak.
Dünyanın en önemli ithalatçılarını ağırlamayı hedefleyen Furnistry 2020, ‘yeni normal’ ile gelişen dijital dünya ile birlikte mobilya sektöründe daha güçlü hale geliyor.“İlk kez yer alacağımız sanal fuarda yatak odası, yemek odası, koltuk takımı, duvar ünitesi gibi ev mobilyasının ana kalemleriyle katılım sağlayıp ürünlerimizi müşterilerimizin beğenilerine sunacağız” diye belirten Weltew Home İhracat Müdürü Okan Özkan, kovid-19 salgını, tüm dünyanın iş yapış dengelerini değiştirdi. Pandeminin mobilya sektörüne yansıyan krizini en iyi yöneten şirketlerden biri olarak biz de bu süreçte markamıza yatırım yapmaya devam ettik” dedi.
“Mobilya sektörü dinamiktir, yeniliklere hızlı adapte olur”
Okan Özkan, “Ülkemizin dış ticaret fazlası veren sektörlerinin başında gelen ve trendlere çok kolay bir şekilde adapte olan mobilya sektöründe hizmet veren bir firma olarak bizler de yaşanan pandemi sürecinden çok fazla şey öğrendik. Yeni dünya düzenine uygun olarak bu dönemde markamızın ar-ge çalışmalarına daha çok ağırlık verdik. Salgınla birlikte yurt dışına yönelik iş modellerimizi de seyahat kısıtlamaları boyunca online toplantılar gerçekleştirerek ve e-ticaret alt yapımıza yatırım yaparak devam ettirdik. Dijitalleşerek, hem tedarikçilerimiz hem de müşterilerimiz boyutunda eko sistemimizi de yenidünya düzenine adapte etmeye çalıştık” dedi.
Özkan ayrıca, “Ürünlerimizin yüzde 50’sini ihraç etmekteyiz. Yurt dışında 29 mağazamız 130 satış noktamız bulunuyor. Pandemi sürecinde yurt dışı satış kanallarımız ile dayanışma halinde olduk. Bu doğrultuda dünya pazarındaki varlığımızı yıl sonunda daha da büyütmeyi hedefliyoruz” şeklinde ifade etti.
“Dünyaya ihracat ‘1 tık’ uzakta”
Geçtiğimiz Mart ayında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenmesini beklediğimiz ancak pandeminin Türkiye’de de ortaya çıkmasıyla birlikte Temmuz ayına ertelenen ve sanal olarak gerçekleştirilecek olan Furnistry 2020’nin oldukça verimli geçeceğini düşünüyoruz diye belirten Okan Özkan, henüz tüm ülkelerdeki seyahat engelleri tam olarak ortadan kalkmış değil hem bu nedenle hem de 1 tık’la kolayca erişilebilecek olan sanal fuarla, ürünlerimizi dünyaya kolay bir şekilde sunabileceğiz” diye belirtti.
“55’in üzerinde ülkeye aktif olarak ihracat gerçekleştiriyoruz” diyen Weltew Home İhracat Müdürü Okan Özkan, katılacağımız bu sanal fuar platformu ile ürünlerimizi çevrimiçi olarak sergilerken, alıcılar, distribütörler, acenteler ve ziyaretçilerle tanışma fırsatı yakalayacak ve web seminerleri aracılığıyla sektör temsilcileri ile B2B görüşmeleri de gerçekleştirebileceğiz” ifadesinde bulundu.

Akdeniz ve Ege, iç turizm ile kımıldadı....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul can suyu arıyor
Antalya yerli turist ile siftah yaptı

Haziran ayına ilişkin otel dolulukları belli oldu. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelinde faaliyetlerine geçici olarak ara veren şehir otellerinin büyük bölümü açılamadı. Yine otellerin büyük bölümünün hâlâ kapalı olduğu Akdeniz ve Ege, iç turizm ile kımıldadı.
TÜROB, Türkiye'nin Haziran 2020 doluluklarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 68.4 azalarak yüzde 21.2’ye gerilediğini açıkladı. Bu oran İstanbul’da yüzde 13.8 oldu.

Covid-19 salgını nedeniyle global ve yerel düzeyde turizm sektörüne yansıyan olumsuz etkiler Haziran 2020’de de devam etti. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelinde faaliyetlerine geçici olarak ara veren şehir otellerinin büyük bölümü açılamadı. Yine otellerin büyük bölümünün hâlâ kapalı olduğu Akdeniz ve Ege iç turizm ile kımıldadı.
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), pandemi kısıtlamalarının gevşetilmeye başladığı haziran ayına ilişkin otel doluluklarını açıkladı. Dünya çapında veri ve analiz şirketi STR'nin TÜROB için hazırladığı Haziran Destinasyon Performans Raporu’na göre, Türkiye'nin Haziran 2020 otel dolulukları, 2019 yılının aynı ayına göre yüzde 68.4 azalarak yüzde 21.2’ye geriledi. Haziran 2019’da bu oran 67.1 olmuştu. Haziran ayında ADR (Average Daily Rate) olarak ifade edilen ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 37.2 düşüşle 54.4 Euro, toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirler (RevPAR) yüzde 80.1 düşüşle 11.5 Euro’ya geriledi.

Avrupa ile benzer doluluklar
Haziran 2020’de Avrupa destinasyonları doluluk ortalaması ise yüzde 21.6 olurken, ortalama oda fiyatı 81.9 Euro, oda geliri 17.7 Euro olarak tespit edildi.
Türkiye’nin Ocak – Haziran 2020 dönemini kapsayan ilk 6 ayda ise doluluk oranı yüzde 47.3 düşüşle yüzde 33.4, ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 16.6 düşüşle 57.7 Euro, oda başı elde edilen gelir yüzde 56 düşüşle 19.2 Euro oldu.

İstanbul beklemede
Haziran ayında henüz tüm kapasitesini hayata geçiremeyen İstanbul'da az sayıda açık olan otellerden alınan verilere göre, doluluk oranları yüzde 81.2 azalarak yüzde 13.8 olarak ölçüldü. Haziran 2019’da İstanbul’da ortalama doluluklar yüzde 73.5 olmuştu. Ortalama günlük satılan oda bedeli 62.3 Euro ile 2019'a göre yüzde 35.2 düşüş gösterdi.
Haziran 2019’da bu tutar 96.1 Euro olmuştu. Odabaşı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 87.8 düşüş yaşandı ve 8.6 Euro olarak ölçüldü. Haziran 2019’da bu tutar 70.7 Euro olmuştu. İstanbul’da ilk 6 ayda doluluk oranı yüzde 47 düşüşle yüzde 37.2, ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 13.5 düşüşle 71.9 Euro, oda başı elde edilen gelir yüzde 54 düşüşle 26.7 Euro oldu.

Antalya yüzde 31.7
Antalya’da Haziran 2019’da yüzde 70.4 olan doluluklar Haziran 2020’de yüzde 55 azalarak yüzde 31.7 oldu. Ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 35.2 düşüşle 75.3 Euro olarak gerçekleşti.
Odabaşı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 70.9 düşüş yaşandı ve 23.8 Euro olarak ölçüldü. Antalya’da ilk 6 ayda doluluk oranları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47 düşüşle yüzde 32.5, ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 27 düşüşle 47.9 Euro, oda başı elde edilen gelir yüzde 61 düşüşle 15.5 Euro’ya geriledi.

Şehir otellerinde henüz hareket yok
TÜROB’dan yapılan açıklamada haziran ayı doluluklarıyla ilgili şu değerlendirmeye yer verildi: “Haziran ayı itibariyle kıyı bölgelerde ağırlıklı iç turizm kaynaklı bir hareketin başladığını söyleyebiliriz. Temmuz ayı itibariyle devam eden bu hareketliliğin Kurban Bayramı’na kadar olan sürede artmasını bekliyoruz. Anadolu’nun diğer kesimlerinde de memleket ziyaretlerinden kaynaklı bir hareket söz konusu. Kıyı bölgelerde açık olan otellerde doluluk oranları çift haneli rakamlara ulaştı. Ancak buralarda da İstanbul’da olduğu gibi otellerin büyük bir bölümü hâlâ kapalı olduğuna dikkat çekeriz. Kıyılardaki gibi bir hareketin şehir otelleri için de başladığını söyleyebilmek henüz mümkün değil. İstanbul ağırlıklı olmak üzere Türkiye genelinde şehir otellerinin önemli bir kısmı hâlâ açılmadı. Açık olanların da ortalama dolulukları çok düşük seyrediyor. Genel olarak AB, Ortadoğu ve Rusya’dan gelecek haberlere göre açılış kararları verilecektir.”


OTEL DOLULUKLARININ VE FİYATLARIN YILLARA GÖRE SEYRİ

TÜRKİYE
Yıl Doluluk (%) Ortalama oda fiyatı (ADR)- Euro Oda başı ortalama gelir (RevPAR) -Euro
2011 64.5 112.5 72.3
2012 64.7 115.6 74.8
2013 63.3 112.2 71.0
2014 62.0 105.9 65.7
2015 61.7 105.4 65.0
2016 51.0 76.2 38.9
2017 60.2 66.8 40.2
2018 66.2 70.4 46.6
2019 67.6 77.4 52.3
2020 (ilk 6 ay) 33.4 57.7 19.2
2020 (Haziran) 21.2 54.4 11.5



İSTANBUL
Yıl Doluluk (%) Ortalama oda fiyatı (ADR)-Euro Oda başı ortalama gelir (ADR)- Euro
2011 69.7 152.2 106.1
2012 72.4 152.9 110.8
2013 67.5 148.7 100.3
2014 65.0 133.0 86.5
2015 64.9 121.3 78.7
2016 49.6 88.7 44.0
2017 62.66 76.3 47.7
2018 71.1 82.7 58.8
2019 74.0 89.6 66.3
2020 (İlk 6 ay) 37.2 71.9 26.7
2020 (Haziran) 13.8 62.3 8.6

22 Temmuz 2020 Çarşamba

Almanya’nın önde gelen tur operatörleri Antalya’da ağırlanacak....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, TÜRKİYE TURİZM TANITIM VE GELİŞTİRME AJANSI İLE SUNEXPRESS, ALMAN TURİZM PROFESYONELLERİNİ
ANTALYA’YA GETİRİYOR


Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile SunExpress, Almanya’nın önde gelen seyahat profesyonellerini 23-26 Temmuz’da Antalya’da ağırlayacak. Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da güvenli tatil seçenekleri ve alınan tüm önlemler Alman temsilcilere yerinde tanıtılacak.

Almanya’nın önde gelen tur operatörlerini temsilen Almanya’nın farklı kentlerinden organizasyona katılacak olan seyahat profesyonelleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı tarafından hayata geçirilen Güvenli Turizm Sertifika Programı’nı turistik tesislerde deneyimleme imkânı bulacak.

SunExpress ile geçen hafta farklı bir grubu İzmir’de ağırladıklarını belirten Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, “Ülkemize gelen ziyaretçilerin güven içinde bir seyahat deneyimi yaşamaları için sürecin her ayağını kapsayacak şekilde gerçekleştirdiğimiz düzenlemeler, alınan tedbirler ve Güvenli Turizm Sertifikasyon Programı uygulamalarını yerinde inceleme fırsatı sunan organizasyonu başarıyla tamamladık. Seyahat sırasında havalimanlarından transfer araçlarına, konaklama tesislerinden turizm sektörü çalışanlarına kadar her alanda hassasiyetle gerçekleştirilen uygulamalar katılımcılar tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Amacımız, Türkiye’nin huzur ve güven içinde tatillerini geçirebilecekleri bir destinasyon olduğunu mümkün olan en geniş kitlelere yerinde göstermektir.” dedi.

Türk Turizmi ve Antalya’nın Her Zaman Yanındayız

“Yüksek standartlarda güvenlik önlemlerinin uygulandığı emniyetli ve hijyenik bir turizm bölgesi olan Antalya’yı Alman turizm profesyonellerine tanıtmak için harekete geçtik” diyen SunExpress CEO yardımcısı Ahmet Çalışkan, “Mevcut koşullarda Antalya’nın seyahat için en doğru adreslerden biri olduğunu göstermeyi ve merkezimiz Antalya’nın yanı sıra bölge turizmine de katkı sağlamayı amaçlıyoruz” dedi.

Antalya’yı hem iç hem dış hatlarda direk ve tarifeli seferlerle en fazla noktaya bağlayan hava yolunun SunExpress olduğunu belirten Çalışkan, “Normalleşme sürecine bağlı olarak, Türkiye’nin 1 Haziran’da iç hat, 10 Haziran’da ise dış hat uçuş yasağını kaldırmasıyla, merkezimiz Antalya’dan hem iç hem dış hatlarda uçuş düzenleyen ilk hava yolu olduk. Antalya’nın ana taşıyıcısı olarak, iç hatlarda 9, dış hatlarda ise seyahat uyarıları nedeniyle 29 kente bağlıyoruz. Ülkelerin uyguladığı seyahat yasakları kaldırıldıkça destinasyon ve sefer sayısını artıracağız. SunExpress olarak Türk turizminin ve Antalya’nın her zaman yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” dedi.

20 Temmuz 2020 Pazartesi

Celestyal Cruises filosuna bir gemi daha eklendi...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Celestyal Cruises filosuna bir gemi daha eklendi

Pandemi nedeniyle 2020 operasyonlarını geçici olarak erteleyen Celestyal Cruises, 2021 için tam gaz hazırlanıyor. Süreci geleceğe iyimser bakarak değerlendiren kruvaziyer firması, Costa Cruises’dan aldığı orta ölçekli gemiyi filosuna kattı. 1800 yolcuyu misafir edebilecek olan bu yeni gemide, 132’si balkonlu suit olmak üzere 789 kabin bulunuyor

Türkiye limanlarına en çok uğrak yapan kruvaziyer firması Celestyal Cruises, pandemi nedeniyle tüm dünya pazarında seferlerini durdurduğunu açıklamıştı. Yunan Adaları ve Doğu Akdeniz destinasyonlarının en çok tercih edilen cruise firması bu süreci stratejik planlamalar ve büyüme hedefleri ile değerlendirdi. Celestyal Cruises, CostaCruises'tan NeoRomantica adlı gemiyi alarak filosunu büyüttüğünü açıkladı.

2012 yılında kapsamlı şekilde yenilenen 1.800 yolcu kapasiteli NeoRomantica orta ölçekli bir gemi. 132'si balkonlu 789 kabine sahip cruise gemisinde yemek ve eğlence mekanları, barlar ve dinlenme salonları, iki havuz, spor salonu ve panoramik bir spa bulunuyor.

Celestyal Cruises CEO'su Chris Theophilides yeni yatırımlarıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Covid-19 operasyonlarımıza geçici bir duraklama getirmiş olsa da işimizi büyütmek ve stratejik yatırım planlarımızı yapmak için engel değil. Geleceğe iyimser bakıyoruz. Celestyal Cruises deneyimini daha çok kişiye yaşatmak için filomuzu büyütme kararı aldık. Bu orta ölçekli kruvaziyer gemisini filomuza eklemiş olmamızdan dolayı çok memnunum. 2012 yılında yenilenmesiyle birlikte denizlerin popüleri haline gelen NeoRomantica’yı değerli misafirlerimizin de seveceğine hiç kuşkum yok. Filomuza eklenen bu yeni gemiyle birlikte benzersiz deneyimler sunmaya ve büyüleyici rotalara açılmaya devam edeceğiz.’’

Celestyal Cruises Türkiye temsilciliğini yapan Karavan Cruises Direktörü Özgü Alnıtemiz ise 2021 sezon programı için müjdeli haberi verdi:‘’Celestyal Cruises, Türkiye limanlarına yılın ilk seferlerlerini düzenleyen aynı zamanda da en çok uğrak yapan cruise firması. Bu sezon5 Nisan’da Galataport’a ilk gelen gemi de yine Celestyal Cruises olacaktı, fakat pandemi nedeniyle tüm dünya pazarlarında 2020 operasyonlarımız durdu. Ama hedeflerimiz şaşmadı. Bu süreci 2021’i en iyi şekilde geçirmek için değerlendiriyoruz.Yeni yatırımlar, büyüme odaklı çalışmalara fokuslandık. Filomuza yeni eklenen gemi bize güç katacak; özgün seyahat deneyimimizi daha çok seyahatsevere ulaştırmamız için fırsat olacaktır. 2021 sezon programlarımızı yakında duyuracağız. Mart 2021’de başlayacağımız yeni seferlerimizde misafirlerimizin çok seveceği  ilave yeni destinasyonlarımız olacak; Siros ve Selanik’i de rotamıza aldığımızı şimdiden müjdeleyebilirim. İstanbul çıkışlı ve rotasında Çanakkale’nin de olduğu programımız elbette 2021’de de olacak; yine Kuşadası çıkışlı 3, 4 ve 7 gecelik Kuşadası çıkışlı programlarımızla Türkiye limanlarına en çok uğrayan cruise firması olmayı sürdüreceğiz. Misafirlerimiz gelecek sezon programlarımız için bizi takip ederlerse fırsatları, kampanyaları  kaçırmamış olurlar.’’

Düşük faiz oranları, özel sektörün yatırım iştahını artıyor....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sevim Yenici Öz,
“Faizlerin düşmesi nedeniyle, “İş’e yatırım” yapmak için en uygun zamandayız”

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, olası krizlere karşı sadece A-B-C planlarını değil, A’dan Z’ye kadar alternatifli tüm senaryoları öncesinden hazır ederek simülasyonlarını yapıyor ve bu nedenle yaşanan tüm krizlerden büyüyerek çıkıyor.
Hedeflerinin daima “büyümek” olduğunun altını çizen Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sevim Yenici Öz, şunları söyledi:
“Lidya Grup’un mottosu, liderlik ve her koşulda hazırlıklı olmaktır. Bu kuruluş tarihimizden de bellidir ve firmamızı 2001 yılı krizinde kurduk. Yaşadığımız coğrafyayı, ülkemizi ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri heran çok yakından takip ve analiz ederek, olası her senaryoya karşı hazırlıklı oluyoruz. Daima ileriyi düşünerek, planlarımızı ve hedeflerimizi hazırlıyoruz ve hedefimiz daima büyüme odaklıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün, Covid-19’u Mart ayında pandemi ilan etmesiyle, tüm dünya aynı anda kilitlendi. Milyarlarca insan kendisini ev izolasyonuna alırken, milyonlarca işletme kapılarını kapattı ve dünya bir anda bir kaosun içine düştü. Lidya Grup olarak bizler, pandemiyle ilk karşılaştığımızda soğukkanlılığımızı koruyarak, yönetim ekibimizle hızlı bir şekilde durum değerlendirmesi yaptık, hazırda olan ve duruma uyan yedek planlarımızı devreye aldık. Güçlü finansman yapımız, güçlü organizasyonel yapımız, güçlü insan kaynağımız, güçlü enerjimiz ve her türlü duruma  dair senaryolarımızın hazır olması nedeniyle, Lidya Grup olarak krizlere karşı bağışıklığımız çok güçlüdür” dedi.

Düşük faiz oranları, özel sektörün yatırım iştahını artıyor

Pandemi dönemi ve sonrası, faizlerin düşmesi nedeniyle “İş’e yatırım” yapmak için en uygun zaman olduğunu ifade eden Lidya Grup Başkan Yardımcısı Sevim Yenici Öz, şunları kaydetti: 
“Son yılların en düşük faiz oranlarıyla karşı karşıyayız. Düşük faiz oranları, özel sektörün yatırım iştahını artıyor ve şuan işimize yatırım yapmak için en uygun zamandayız. Bildiğiniz üzere firma olarak, müşterilerimize her türlü finansal desteği sağlamaya devam ediyoruz. Bu dönemde finansal kaynaklarımızı kullanarak, yatırım yapacak müşterilerimizi çok şanslı görüyoruz. Yatırım için bulunabilecek en iyi koşullara sahibiz. Faizlerin düşmesi nedeniyle, birçok sektörde yatırım yapmak için ciddi fırsatlar bulunuyor. Haziran ayı itibariyle yeniden işlerin ve yatırımların hız kazanması, Türkiye ekonomisinin pandemiden az etkilenerek çıkmasını sağlayacaktır ve ekonomimizin büyüme atağına geçmesi, sonuçta tüm işletmeleri olumlu yönde etkileyecektir. Firma olarak dijital baskı sektöründe temsil ettiğimiz Xerox, Epson, Efi, Sutec markalarımız, alanlarında dünyanın en son teknolojisine sahip, en iyi makineleridir. Lidya Grup olarak biz bir okul gibiyiz, gerek sektörümüze, gerek müşterilerimize daima önderlik ediyoruz. Mevcut müşterilerimizi ve yeni müşterilerimizi, öncelikle ihtiyaçları doğrultusunda analiz ediyoruz ve hangi makineyi almaları gerektiği noktasında, nedenleri ve elde edecekleri faydayı gösterecek şekilde bir danışmanlık veriyoruz. Ardından, müşterilerimize finansal anlamda danışmanlık yapıyoruz ve özel ödeme planları ve ilave finansman desteklerimizi sunuyoruz. Finansal risk araştırmalarımız, bu konuda mütevazi olmayacağımız bir konudur, çoğu banka ve başka firmaların almayacağı riskleri, doğru analizleri yaparak alıyoruz ve müşterilerimize desteklerimizi sürdürmekteyiz. Lidya Grup’un en güçlü olduğu alanlardan birisi, satış sonrası teknik servisimizdir ve satış sonrası müşteri memnuniyetinde yüzde 98’in üzerinde başarımız mevcuttur. Özetle, finansal olarak çok güçlü olmamız ve deneyimli bir kadro ile çalışmamız, aktivitelerimizde hızlı kararlar alıp, uygulamaya koymamızdaki en büyük faktördür. Türkiye’yi, çok iyi tanıyoruz. Havayı nasıl koklayacağımızı biliyoruz. Bu da bize, finansal aktivitelerimizde çeşitlilik ve hız kazandırıyor. Ciddi bir finansal gücümüzün olduğu doğrudur. Bunu yönetebilmek, olaylara göre şekillendirmek ise, bizim üstün kabiliyetimizdir. Tüm bunların sonucunda, dijital baskı sektöründe ülkemizin lider firması olurken, bulunduğumuz coğrafyanın ve Avrupa’nın sayılı birkaç güçlü firması arasında yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

Haziran- Temmuz- Ağustos aylarında ciddi hareketlilik bekliyoruz

Mart ve Mayıs aylarındaki durağanlığın ardından, Haziran ayında ekonominin yeniden açılmasıyla hareketli günlerin başladığını anlatan Lidya Grup Başkan Yardımcısı Sevim Yenici Öz, konuşmasına şöyle devam etti:
“2020 yılına çok iyi başladık, Ocak ve Şubat ayları çok başarılı geçti. Mart ayında dünyada pandemi ilan edilmesiyle, dünyayla eş zamanlı olarak ülkemizde de birçok sektör durma noktasına geldi ve durağanlık başladı. Bu dönem bizde, ilk olarak nakit akışında kendisini gösterdi ve ikinci olarak müşterilerimizin borç erteleme talepleri başladı. Güçlü finansal yapımız sayesinde, ilk olarak nakit akışını gereken şartlara uygun olarak dengelendikten sonra, müşterilerimizin taleplerini hızlı bir şekilde karşılamak ilk hedefimiz oldu. Bazı müşterilerimize ödeme uzatmalarıyla destek olurken, bazı müşterilerimize finansman destekleriyle yardımcı olduk. Mart ve Mayıs ayları boyunca, üretim yapmakta olan müşterilerimize ise, kesintisiz servis hizmetimizi ülkemiz genelinde sağladık. Haziran ayında ekonominin yeniden açılmasıyla, çok hareketli ve başarılı bir Haziran ayı geçirdik.  Geçtiğimiz yıllara oranla, bu yılın Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının, iş hayatında çok hareketli olacağını düşünüyoruz. Mart-Mayıs aylarındaki durgunluktan sonra, piyasalarda ciddi bir iş yapma iştahı bulunuyor ve bu aylar tatil ayları olarak algılanmıyor. Eylül ayından sonra ise, işlerin çok daha iyi olacağını öngörüyoruz” şeklinde konuştu. 

CyberX Artık Bir Microsoft Şirketi...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



CyberX Artık Bir Microsoft Şirketi

IoT / OT güvenlik şirketi CyberX artık bir Microsoft şirketi. Microsoft, Azure hizmetlerini geliştirmek amacıyla IoT güvenlik şirketi CyberX’i satın aldığını açıkladı.
Kullanıcıların var olan IoT varlıklarını, daha iyi yönetebilmek ve cihazları daha güvenli hale getirebilmek amacıyla görünür kılan CyberX teknolojisi Microsoft tarafından satın alındı.
Bu satın almayla birlikte CyberX, artık Microsoft AzureIoT platformunun da güvenliğini artıracak.CyberX’in ürün ve teknolojilerinin, var olan IoT güvenlik ürünlerine entegre edileceği Microsoft yetkilileri tarafından açıklandı.

Microsoft bu birleşme ile hem IT hem de OT ağlarında birleşik güvenlik yönetimine daha basit bir yaklaşım sunacak. Bunun yanı sıra yönetilen ve yönetilemeyen IoT aygıtları arasında uçtan uca güvenlik sağlayarak, kuruluşların birleştirilmiş ağlardaki gelişmiş tehditleri hızlı bir şekilde algılamasına ve yanıt vermesine de olanak sağlayacak.
CyberX dünya çapındaki hizmetlerine devam edecek
CyberX, Microsoft ile güçlerini birleştirmesinin ardından dünya çapındaki stratejik partnerleri ve teknoloji ortaklarıyla çalışmaya, teknolojisiyle daha fazla kuruluşa hizmet vermeye devam edecek.

Kurumsal IoT’den enerji sektörüne, petro gazdan kimyaya, madencilikten bina yönetim sistemine kadar farklı sektör ve tesislere yönelik hizmet sunan CyberX, IDA Proses ile Türk endüstrisine hizmet vermeye devam ediyor.

17 Temmuz 2020 Cuma

İstanbul Havalimanı Müzesi,“Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” Sergisiyle Açıldı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olarak havalimanı olmaktan öte kültür ve sanat mekânı da olan İstanbul Havalimanı, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek havalimanı müzesini yolcularının hizmetine sundu. “Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” isimli sergiyle hizmete giren İstanbul Havalimanı Müzesi’nin açılışını, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptı.
Benzersiz mimarisi, güçlü alt yapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyiminin yanı sıra küresel aktarma merkezi olan İstanbul Havalimanı, Türk kültürünün dünya vatandaşlarına tanıtılması amacıyla Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirerek İstanbul Havalimanı Müzesi’ni yolcularının hizmetine sundu.

İstanbul Havalimanı, yolculuk deneyiminin önemli parçalarından olan kültür ve sanat faaliyetlerinin merkezi olmak için önemli bir adım atarak San Francisco, Amsterdam, Atina, Kahire gibi pek çok dünya şehrinden sonra müzesi olan önemli havalimanları arasına katıldı.
İstanbul Havalimanı Müzesi’ndeki ilk sergi:“Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri”
İstanbul Havalimanı Müzesi’nde ziyaret edilecek ilk sergi olan “Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” koleksiyonundaki insanlık tarihinin bilinen ilk barış antlaşması “Kadeş Antlaşması” ile Osmanlı Sultanlarına ait “Tılsımlı Gömlekler/Kaftanlar” gibi ilgi çekici pek çok eseri ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor.
Tasarım çalışmalarında, etkileyici bir mekân, farklı sergi yöntemleri, teknoloji ile tarihi buluşturan çalışmalara yer verilen İstanbul Havalimanı Müzesi,yalnızca havalimanı müzeleri arasında değil, genel anlamda müzecilik alanında ses getirecek uygulamaları, özgün tasarımı ve kurgusu ile hedeflenenin üzerinde bir içerikle ziyaretçilerini kültür ve sanat eserleri ile buluşturmaya hazırlanıyor.
İstanbul Havalimanı Müzesi, havalimanı müzeleri arasında dünyadaki en büyük kapalı alana sahip müzelerden biri olmasının yanı sıra, yolcuların beğenisine sunduğu eşsiz koleksiyon ile dikkatleri üzerine çekiyor.


Yabancıların Türkiye’ye ilgisi artacak…
Kültür ve sanata verdiği destekle ön plana çıkan İstanbul Havalimanı, yeni hizmete giren müzesiyle havalimanındaki yolculuk deneyimini artırırken,İstanbul’a gelen her turiste Türk kültürünün tanıtılması ve ülke turizmine katkı sağlanması da amaçlanıyor.
İstanbul Havalimanı Müzesi ile yabancı yolcuların Türkiye’ye ilgilerinin artması hedeflenirken, müzenin her yıl farklı bir konseptle yolcuları karşılaması planlanıyor. Anadolu medeniyetlerinin dünya kültür tarihine miras olarak sunduğu eserlerin, yer alacağı müzede, ayrıca çocuklar için de bölümler bulunuyor. Müzede çocukların kültürümüzün en değerli parçalarını keşfetmesini sağlayacak interaktif oyun ve uygulamalara da yer veriliyor. Müzede ayrıca Türkiye’de olan UNESCO Dünya Kültür Mirası içinde yer alan 18 eserin de tanıtımları da yapılıyor.
“İstanbul Havalimanı’nın her anlamda buluşma merkezi olmasını istiyoruz”
İstanbul Havalimanı Müzesi’nin hizmete açılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunanİGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu;“Havalimanları insanların yeni yerler keşfetmesine olanak sağlayan ilk duraklar olarak hayatımızda önemli bir yere sahip. Bu yaklaşımla, havalimanında geçirilen zamanı eşsiz bir yolculuk deneyimine dönüştürme hedefiyle İstanbul Havalimanı’nda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, yolcularımızın seyahat stresinden uzaklaşıp sanata, kültüre odaklanarak güzel ve akılda kalıcı bir yolculuk deneyimi yaşamasıdır. “Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri” sergisi kapsamında tarih öncesi Göbeklitepe ve Çatalhöyük dönemlerinden kalma eserler ile tarih çağlarındaki Anadolu uygarlıklarına, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserler sergileniyor. Tarihe iz bırakmış 15 döneme ve dönemini temsil eden lider ve hükümdarlara yer verilen bir animasyon çalışması da müzemizde yer alıyor. Bu müze ile tek tek görülmesi mümkün olmayan bazı orijinal eserler, tek bir çatı altında toplanmış oldu. Türkiye’ye giriş yapan her yolcu, tek bir müzede tarihimizdeki önemli eserleri görme fırsatına sahip olacaktır. Küresel aktarma ve dünyanın buluşma merkezi olan İstanbul Havalimanı’nın kültür ve sanat alanları gibi her anlamda da buluşma merkezi olmasını amaçlıyoruz. Kültür ve sanata verdiğimiz önemin göstergesi olarak, İstanbul Havalimanı Müzesi’nin ülke tanıtımımıza da katkı sağlamasını planlıyoruz. Özellikle havalimanımızdan transit uçuş yapan yabancı yolculara ülkemizin kültürel değerleri ile dokunabilir, bir sonraki uçuşlarında ülkemize gelmelerini sağlayabilirsek ülke turizmimize de önemli bir katkı sunmuş olacağız. Her zaman altını çizdiğim gibi; yaptığımız işin başı da sonu da insan. İstanbul Havalimanı’nda insana dokunan, Türkiye’ye değer kazandıracak her projenin destekçisi olmaya devam edeceğiz.” dedi.

EMRE ERGANİ’NİN SON İMZASI OCTO YAZA HAZIR!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



EMRE ERGANİ’NİN SON İMZASI OCTO YAZA HAZIR!

Şehrin yenilikçi detaylarını ve tarihi dokusunu bir arada sunan popüler semti Karaköy, yeme içme sektörünün duayen ismi Emre Ergani’nin yeni restoranı Octo’yla şehirde kalanlara bambaşka bir yaz deneyimi sunuyor. Octo tüm misafirlerine yeni süreçte aldığı önlemler ve sonsuzluğu kucaklayan muhteşem terasıyla güzel bir yemekten çok daha fazlasını vadediyor. Manzarasında şehrin tüm ikonik ve tarihi yapılarına şahit olacağınız Octo’nun özel terasında, kendinizi bir gemi güvertesindeymiş gibi özgür ve ferah bir atmosferde hissedeceksiniz.

Galata Kulesi, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Haliç, Kız Kulesi ve Boğaz Köprüsü’nün tek bir pencereden görüldüğü, Adalar’a kadar uzanan benzersiz manzarasıyla Octo, Karaköy’ün yeni değeri JW Marriott Istanbul Bosphorus’un 9. katında yer alıyor. Octo, unutulmaz bir yemek deneyimi veözgün tasarımı ile öğle ve akşam yemekleri için taze, doğal ve yerel malzemelerden oluşan benzersiz bir menü sunuyor. Octo, herkesin kolaylıkla erişebileceği, yüksek kaliteli deniz ürünlerini sunan bir yemek deneyimini İstanbul’a getiriyor.

Portekizli şef Jorge Lavos Costa, yarattığı menüde yerel deniz ürünleri mirasını bölgenin meze kültürüyle birleştiriyor. Mekânın çağdaş tasarımı ve Osmanlı kültüründen etkilenen dokunuşları, yaşanacak deneyim ile ilgili çok şey söylüyor. Mekânda deniz ürünlerinin yanı sıra günlük olarak üretilen mezeler de yer alıyor.

Yeni normalleşme sürecinde alınan bütün önlemlerle birlikte değişen oturma düzeni ile Octo, yaz aylarında da İstanbul’un benzersiz duraklarından biri olacak. Dört bir yanı açılabilir olan Octo’da kendinizi bir geminin güvertesinde gibi ferah hissedeceksiniz.
Yemek menüsünün dışında sunduğu atıştırmalıklarla ve artisanal kokteylleri ile Octo’nun barı da hem yemek öncesi, hem de yemek sonrası için keyifli bir deneyim sunuyor.

Antalya falezleri arasında saklı bir cennet: The Marmara Antalya...





HABER-ARTİN ŞİRİPINAR




Antalya falezleri arasında saklı bir cennet:
The Marmara Antalya

Benzersiz Antalya manzarası, tasarımı, kusursuz hizmet anlayışı ve Antalya’nın doğa harikası falezlerin üzerindeki konumu ile The Marmara Antalya, keyifli bir tatil çıkarmak isteyen misafirlerini ağırlıyor.

Antalya Havalimanı’na 15 dakika mesafede bulunan The Marmara Antalya, falezler arasındaki kendine ait plajıyla misafirlerine benzersiz bir tatil deneyimi vaat ediyor.RevolvingLoft bölümünün kendi ekseni etrafında 360° dönebilme özelliğiyle dünyanın ilk oteli olma özelliği taşıyan The Marmara Antalya’da misafirler denize bakarak uyurken, muhteşem dağ manzarasına bakarak uyanma şansı yakalıyor.

Toplamda 232 odanın bulunduğu The Marmara Antalya, eşsiz lezzetleriyle de öne çıkıyor. Ödüllü restoran Tuti Restaurant, öğle ve akşam yemekleriyle misafirlerinin damaklarına da hitap ediyor.

The Marmara Antalya, misafirlerine dinlenme imkanı sağladığı gibi macera arayan misafirleri için de,trekking, doğa yürüyüşleri gibi çeşitli imkanlar sunuyor. The Marmara Antalya bünyesinde bulunan Bali masaj odaları, Türk hamamı, sauna ve jakuzi ile bir tatilden beklenen her detayı misafirlerine sağlıyor.

16 Temmuz 2020 Perşembe

KolayPeyk ile iş kanunları kapsamındaki kayıt ve belgeler cepte...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




KolayPeyk ile iş kanunları kapsamındaki kayıt ve belgeler cepte

İş kanunları kapsamındaki kayıt ve belgeleri resmi evrak olarak dijitalleştiren KolayPeyk, işletmelerin işlerini kolaylaştırmaya ve değer katmaya katmaya devam ediyor. KolayPeyk platformu sayesinde, işletmeler yasal dayanaklara uygun bir şekilde tebliğ ve tebellüğlerini personellerine yapıyor. Çalışanlar da, firmasından kendilerine gönderilecek olan tüm bildirimleri, rahatça evlerinden cep telefonlarıyla “zaman damgalı” olarak onaylıyor ve istedikleri dönemlerde de bordro gibi tüm bildirimlerini arşivden yeniden görüntüleyerek, ulaşabiliyorlar. Kolaysoft Teknoloji AŞ firmasının KolayPeyk ürünü ile, içinde bulunduğumuz salgın günlerinde de, personele yapılacak duyuru, yazışma, bildirimler ve bu bildirimlere cevap alınması gibi konularda yaşanabilecek olası sorunların da önüne geçilmiş olunuyor.

Pandemide, dünyaya çözüm olarak sunulan bir ürün oldu

İş dünyası için yenilikçi bir yazılım çözümü olan KolayPeyk platformu hakkında bilgiler veren Kezban Boztürk, şunları kaydetti:
“ KolayPeyk ürünümüz, IASP (Uluslararası Teknoparklar Birliği)’nden onay alan Türk yazılımı olarak global platformdaki yerini aldı. IASP’nin bünyesinde, 74 ülkede 150 bini yakın ar-ge firması bulunuyor. IASP tarafından, global iş dünyasına örnek bir Türk yazılım ürünü olarak gösterilmenin haklı gururunu yaşıyoruz. KolayPeyk ürümüze, ülkemizin yanı sıra, Avrupa ülkelerinden son dönemlerde yoğun bir ilgi gerçekleşiyor. İçinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle, dünya genelinde evden çalışmanın yaygınlaştığı günümüzde, firmalar çalışanlarına iletecekleri tüm evraklarını (bordro, ücret hesap pusulası, izin, KVKK, iş güvenliği vb), KolayPeyk platformu üzerinden yasal, geçerli ve güvenli olarak, dijital ortamda yapmaktadırlar” dedi.
KolayPeyk, işverenlerin yükümlülüklerini kanuni açıdan ispatlamalarını sağlarken, ayrıca %90’nın üzerinde işverenin aleyhine sonuçlanan davaların da önüne geçilmesine imkan sağlıyor. Firmalar, çalışanlarına yaptıkları yazılı bildirimleri KolayPeyk ürünü üzerinden yaptıklarında, mevzuatta öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaktadırlar ve zaman damgalı olarak gönderilen tüm belgeler, resmi evrak niteliği taşımaktadır.

Almanya’nın önde gelen turizm acenteleri 16-19 Temmuz’da İzmir ve Kuşadası’nda ağırlanacak...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI İLE SUNEXPRESS ALMAN TURİZM PROFESYONELLERİNİ
GÜVENLİ TURİZM SERTİFİKA PROGRAMI İÇİN EGE’DE BULUŞTURUYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile SunExpress, Almanya’nın önde gelen turizm acentelerini 16-19 Temmuz’da İzmir ve Kuşadası’nda ağırlayarak, Türkiye’nin güvenli tatil seçeneklerini alınan tüm önlemler ile birlikte Alman temsilcilere tanıtacak.

TUI ve Alltours gibi tur operatörlerini temsil eden ve Almanya’nın yedi farklı şehrinden organizasyona katılacak olan seyahat profesyonelleri, Ege’nin eşsiz doğasında gerçekleşecek gezi ile birlikte,  Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Güvenli Turizm Sertifika Programı’nı turistik tesislerde deneyimleme imkânı bulacak.

Haziran ayında 50’den fazla ülkenin büyükelçisi ile uluslararası basın mensuplarının Kültür ve Turizm Bakanlığı ev sahipliğinde Antalya’da buluştuğunu hatırlatan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan “Biz ülkemizde her bir ziyaretçiyi bir tanıtım elçisi olarak kabul ediyoruz. Bu salgından önceki dönemde de böyleydi, bundan sonra da böyle olacak. Antalya’da gerçekleştirdiğimiz etkinlik sonrasında hem büyükelçilerden çok olumlu geri dönüşler aldık hem de Güvenli Turizm Sertifika Programı’nın Almanya’dan İngiltere’ye, Japonya’dan Ukrayna’ya, Rusya’dan Hollanda’ya uluslararası basın tarafından ilgiyle takip edildiğini gördük. Bu yüzden bu tür tanıtım etkinliklerini oldukça önemsiyor ve iş birliğinde bulunan tüm kurumlara teşekkür ediyorum.” dedi.

Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin küresel salgının ardından normalleşme sürecinde en başarılı sınavı veren ülkelerden olduğuna dikkat çekerek “Bakanlığımız Güvenli Turizm Sertifika Programını uygulamaya koydu. İç hat ve uluslararası uçuşlar başladığında Türkiye yeni turizm sezonu için tüm hazırlıklarını tamamlamış durumdaydı. Türkiye, turizmde her zamanki gücünü korumaya devam ediyor; dünyanın içinden geçtiği bu en zorlu süreci atlatacak alt yapıya ve donanıma sahip durumdayız.” ifadelerini kullandı.

SunExpress CEO Yardımcısı Ahmet Çalışkan ise SunExpress’in Türk turizmin en önemli oyuncularından biri olduğunu belirterek, “Bu çerçevede, Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızın katkıları ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ve Alman Touristik Aktuell iş birliği ile önemli sayıda Alman turizm seyahat acentelerini İzmir’de ağırlayacağız. Amacımız, pandemi ile mücadelede Kültür ve Turizm Bakanlığımızın başlattığı ‘Safe Tourism’ uygulaması çerçevesinde alınan önlemleri misafirlerimize yerinde göstererek, İzmir özelinde Türkiye’nin bu konuya gösterdiği hassasiyetin altını bir kez daha çizmektir” dedi.

İkinci tanıtım gezisi Antalya’ya

“Bu çabamız önümüzdeki günlerde merkezimiz Antalya’da da devam edecek” diyen Çalışkan, “Aktarma merkezimiz İzmir’den sonra, Türk turizminin başkenti Antalya’yı da seyahat acentelerine tanıtacağız.  Aynı şekilde Almanya’nın önde gelen seyahat profesyonellerini 23-26 Temmuz tarihlerinde Antalya’da ağırlayarak, Türkiye’nin bu konuda alınabilecek bütün önlemleri aldığını, hatta birçok turizm ülkesinden daha önde olduğunu bir kez daha göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

EkoTicari neden almalısınız, avantajları nelerdir?

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Kobi’lerin ERP’si EkoTicari

EkoTicari; iş akışınızı ve raporlamalarınızı, e-Fatura, e-Defter gibi tüm e-Belge hizmetlerini ve e-Devlet uygulamalarını tek ekranda yönetebileceğiniz, girişimcilerin ve kobi’lerin ticari yazılım ihtiyacını karşılamak için geliştirilmiş bulut tabanlı yeni nesil bir ticari yazılımdır. Uyumsoft AŞ’nin ürün ailesinde yer alan EkoTicari, farklı paket seçenekleri ile mikro, küçük, orta ve büyük işletmelerin, ihtiyaçlarına göre uygun çözümler sağlıyor. GAMA, DELTA VE VİTA paketleri ile farklı işletme büyüklüklerine uygun çözümler sunuyor.
Ülkemizin inovasyon lideri Uyumsoft AŞ, 24.’ncü yılında 25 binin üzerindeki müşterisinin uçtan uca dijital dönüşümünü sağlıyor. Uyumsoft’un ürün gamında; ERP (Bulut, mobil), CRM (Bulut,mobil), HRM (Bulut, Mobil), e-Belge (e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-SMM, e-Defter, e-İrsaliye ve diğer tüm e-Belgeler) uygulamaları, ekoTicari (Kobi’lerin ERP’si), ekoHR, ekoSMMM (Mali Müşavir Yazılımı), ekoCari (Ön Muhasebe Ticari Paket Programı), Banka Bakiyem dahil 30’u aşkın geniş bir ürün ailesi mevcuttur.

EkoTicari neden almalısınız, avantajları nelerdir?

EkoTicari, atölyedeki hesap kitaptan, fabrikadaki parametrik raporlamaya tüm işletmelerin ihtiyaçlarına çözüm üreten muhasebe yönetimi, finans yönetimi, envanter yönetimi, sabit kıymet yönetimi, satış/satın alma, sipariş yönetimi, ihracat yönetimi, ithalat yönetimi gibi operasyonel modüller ile e-uygulamaları (e-fatura, e-defter, e-arşiv vb.) ve bilgilendirme servislerini içine alan güçlü bir ticari yazılımdır. Muhasebe, finans, envanter yönetimi modülleriyle muhasebe işlemlerinizi kolaylaştırmasının yanı sıra, satın alma ve e-ticaret gibi modülleriyle de satışlarınızı ve siparişlerinizi yönetmenizi sağlar.
Bulut tabanlı bir yazılım olduğu için donanım, veri güvenliği ve yedekleme maliyetleriniz azalır. Kullanıcı dostu arayüzü ile uzman desteğine ihtiyaç duymadan kullanabilir, dilediğiniz yerden erişerek, gelişmiş raporlamalar yapabilirsiniz. İşlemlerinizi, dijitale taşıyarak, hızlı, etkili ve hatasız takip imkanı ile işletmenizi etkili yönetebilirsiniz. İhtiyacınız olduğunda, 7/24 dijital dönüşüm uzmanlarımızdan ücretsiz destek alabilirsiniz.
EkoTicari alışılagelmişin dışında çözümler sunan, güvenli, hızlı, her yerden erişilebilir olmasının yanı sıra, donanım yatırımlarını minimize eden bir ticari çözümdür. EkoTicari ile lisans bedeli, program kurulum ve bakım maliyetleri olmadan avantajlı maliyetlerle işletmenize uygun dijital yazılım çözümüne sahip olabilir, süreçlerinizi mekan bağımsız yönetebilirsiniz.

13 Temmuz 2020 Pazartesi

Turizme Global Bakış....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İNGİLİZ TURİSTLER TÜRKİYE’YE NE ZAMAN GELECEK?

TÜRSAB Bilgi Teknolojileri, Medya ve İletişim Grup Başkanı Mesut Kanat’ın moderatörlüğünde yayınlanan “Turizme Global Bakış” bu hafta da dünya turizm sektörünün ana gündem maddelerini TÜRSAB TV izleyicisiyle buluşturdu. Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, İngiltere Türk Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Engin Sertoğlu, VOA Londra Muhabiri Barış Çimen, TÜRSAB Kuşadası BTK Başkanı Eda Yurtcan ve Türkiye Küçük Oteller Derneği Başkanı (TÜRKODER) Ertan Ustaoğlu canlı yayında sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“GÜVENLİ BİR ŞEHİR OLARAK MİSAFİRLERİMİZİ BEKLİYORUZ”
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, pandemi sürecinin başından bu yana bölgedeki tüm paydaşlar ile birlikte olağanüstü bir mücadele verdiklerini dile getirerek, “Pozitif verilerin ışığında şu andaki vaka sayımız 0’a yakın, güvenilir bir şehir olarak misafirlerimizi bekliyoruz” dedi. Vefa grubu ile birlikte toplumsal alanlardaki dezenfekte çalışmalarının tümünü üstlendiklerini vurgulayan Karaca, sağlık çalışanlarının ailelerine ilişkin oluşabilecek risklere karşı konaklama ve transfer hizmetlerini de ücretsiz olarak sağladıklarını belirtti. Bölge turizmi ile ilgili de konuşan Fethiye Belediye Başkanı, “2 halk plajımızın bir tanesini açtık. Diğerini de 10 gün sonra açacağız. FETOB’a bağlı otellerimizin yüzde 60’ı açık. Dışarıdan ilk uçuşları 15 Temmuz tarihinden itibaren bekliyoruz ve sezonu 1 Aralık’a kadar uzatmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda 100 seyahat acentası ile de bir araya geldik. İlerleyen günlerde Fethiye’de bu buluşmanın ikinci ayağını düzenleyeceğiz” dedi.

“İNGİLTERE PAZARI 1 AĞUSTOS İTİBARIYLA PİYASAYA CİDDİ ŞEKİLDE GİRİŞ YAPACAK”
İngiltere’nin Türkiye ile ilgili seyahat ve karantina kararını açıklamasının ardından konuya ilişkin en çok merak edilen açıklamalar ise İngiltere Türk Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Engin Sertoğlu’ndan geldi. 10 Temmuz itibarıyla Türkiye’nin yeşil koridora dahil edileceğini dile getiren Sertoğlu, 1 Ağustos’tan itibaren ise İngiliz tur operatörlerinin Türkiye pazarına ciddi bir şekilde giriş yapacaklarını belirtti. Ada’daki turizm gelişmelerine de vurgu yapan Engin Sertoğlu, “İngiliz operatörler ve charter firmalar Türkiye için planlarını yapmaya başladılar. THY Dalaman için uçuşları haftada 6 güne, Antalya için ise günlük uçuşlara çevirdi. Akdeniz çanağında konu ile ilgili en hassas davranan ülke de biziz. Biz de bu durumu tanıtımlarımızda ve reklamlarımızda duyuruyoruz” dedi. İngiltere’nin Türkiye’ye olan ilgisinin başta İskandinav ülkeleri olmak üzere olumlu etkiler yaratabileceğine de değinen Sertoğlu, sezonun kasım ayına kadar uzamasının mümkün olduğuna vurgu yaparak; “Taşıyıcılar bu işi uzatırlarsa iş yükselir. Bu uzama biraz da low-cost hava yollarının arz talep meselesine bağlı. Sektördeki oyuncularımız, İngiltere’nin diğer şehirlerinden Türkiye’ye uçuş konulmasıyla ilgili olarak temas kurmaları yönünde bir öneride bulunabilirim. THY buradan dolu çıkıyor fakat gelişleri ters bacak olduğu için nispeten boş oluyor” şeklinde konuştu. AB üzerinden İspanya’nın tatil için teşvik edilmesi konusuna da değinen İngiltere Türk Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Engin Sertoğlu, “İngilizlerin İspanya tercihi daha ziyade ekonomik. 19-29 pound’lar ile biletler var ve bu rakamlar Türkiye için mümkün değil” dedi.

“1 AĞUSTOS’TAN SONRA İNGİLİZ TURİSTİ KİTLESEL OLARAK GÖRMEK MÜMKÜN”
Programa Londra’dan bağlanan VOA Muhabiri Barış Çimen, İngiliz turistin Türkiye’ye olan bakış açısı ile ilgili açıklamalarda bulundu. İngiltere hükümetinin Türkiye ile ilgili aldığı kararın mutluluk verici olduğuna değinen Çimen, “Kayıpların bir kısmını geri alma ihtimali doğdu. 16’sından sonra British Air Base gibi büyük hava yolu şirketleri de seferlerine başlayacak. Easyjet de 1 Ağustos’tan itibaren yine aktif olarak operasyonlarını Manchester şehri üzerinden Dalaman merkezli olarak sürdürecek. Buradaki turist kitlesi Türkiye’yi çok seviyor” ifadelerini kullanarak Jet2’nin de 16 Temmuz’dan sonra Türkiye uçuşlarına başlayacağını kaydetti. Siyasal perspektiften çok İspanya ve Yunanistan tercihlerinin ekonomik olduğuna dikkat çeken Barış Çimen, İngiltere’deki Türk seyahat acentalarının bizzat uçuş yapmak istedikleri konusuna da açıklık getirerek, bu bağlamda acentaların ciddi desteklere ihtiyaç duyduğunun altını çizdi. Ayrıca programda Barış Çimen tarafından hazırlanan ve Stansted Havalimanı’nda Avrupalı Türklerin ülkemiz ile ilgili seyahat planlarını konu edinen özel bir VTR de TÜRSAB TV izleyicileri ile paylaşıldı.

“HAZIRIZ VE MİSAFİRLERİMİZE KAVUŞMAK İSTİYORUZ”
Kuşadası ve Didim bölgesine yönelik güncel durum hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜRSAB Kuşadası Bölge Temsil Kurulu Başkanı Eda Yurtcan, geçtiğimiz günlerde düzenlenen ve 300’e yakın seyahat acentası temsilcisinin katıldığı Aydın info gezisi ile ilgili de duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bir an önce misafirlerine kavuşmanın özlemini yaşadıklarını belirten Yurtcan, “Bölgemiz pandemi sürecini çok iyi geçirdi ve kendini korudu. Otellerimiz de çok kısa sürede sertifikasyonlarını tamamladılar. İngiliz pazarının hareketlenmesi ile beraber otellerimiz de açılmaya başladı. Eylül-ekim dönemine uzamayı planlıyoruz. Pandemi süresince tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde hareket ettik” dedi. Bölgeye dair rağbet gören destinasyonlar ve ilerleyen tarihlerdeki projeler hakkında da bilgi veren TÜRSAB Kuşadası BTK Başkanı Eda Yurtcan, “Organik tarıma dayalı köylerimizde butik otellere olan ilgi arttı. Çadır ve karavan parkı gibi bir turizm projesi olacak temmuz ayı sonunda. Ekim ayında ise belki tüm incoming seyahat acentalarını davet edeceğimiz bir info düzenleyeceğiz. Sonrasında da M.I.C.E. ile ilgili bir etkinlik planlıyoruz” ifadelerini kullanarak bayram periyodundan umutlu olduklarını açıkladı.

“FİYATLARIMIZDA YÜZDE 15 ORANINDA BİR DÜŞÜŞ MEVCUT”
Türkiye Küçük Oteller Derneği (TÜRKODER) Başkanı Ertan Ustaoğlu, pandemi dönemi ile birlikte tatilcilerin küçük ve butik otellere yönelik artan ilgilerini dile getirdi. Şu anda derneğe bağlı otellerin yüzde 50-70 arası doluluk oranları ile hizmet verdiğini kaydeden Ustaoğlu, online rezervasyonlardan ziyade asıl kitlelerini kendilerini tanıyan müşterilerin oluşturduğunu dile getirdi. Pandemi süreci ile birlikte yüzde 15 oranında bir fiyat düşüşü yaşadıklarını kaydeden Ertan Ustaoğlu, “Geçtiğimiz yıla oranla eski fiyatlar artık yok. İngiltere’deki hareketliliğin bizleri de sevindireceğini düşünüyorum. Üzülerek söylemek gerekirse mevcut destekler yeterli değil. Pandemi sürecinin nasıl ilerleyeceğini bilmiyoruz. Tam işler biraz olsun iyi giderken ekim-kasım dönemi gibi yaşanacak olası bir ikinci dalga durumu önümüzü kesecektir. Bu bağlamda KÇÖ’nün mutlaka yıl sonuna kadar uzatılması taraftarıyız. Birçok otelimiz söz konusu kredilerden bile yararlanamadı. Ben bunu seyahat acentası da olan bir işletmeci olarak söylüyorum. Daha kolay olabilmesi lazım” ifadelerini kullandı. Sertifikasyon konusuna da açıklık getiren TÜRKODER Başkanı, “50 odanın üzerindeki otellerin sertifikasyon mecburiyeti var. Bizde de 50 odalı otel çok fazla yok. Küçük otellerin bu anlamda bir sorun yaşamayacaklarını düşünmekle beraber sertifikasyon belgesinin alınması gerektiğini düşünüyorum” sözlerinin ardından küçük otellerin içinde bulunduğumuz dönemde kıymetlerinin daha da anlaşıldığının altını çizen Ustaoğlu, TÜRSAB’dan bu konuda destek beklediklerini de dile getirdi.

Gastronomi Turizmi Derneği yöneticileri Trabzon’a çıkartma yaptı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TRABZON GASTRONOMİK MARKA KENT OLACAK

Gastronomi Turizmi Derneği yöneticileri Trabzon’a çıkartma yaptı.
Ülkemizin en önemli Gastronomik Lokasyonlarından biri olan Trabzon şehri gerek ürünleri gerekse doğası gerekse kültürü ile Gastronomi Turizminde de hakettiği yeri alacak.

Bu anlamda Genel Başkan Gürkan Boztepe ve ekibi Trabzon ve Uzungöl ve Akçaabat’da incelemelerde bulundu.

Trabzon Uzungöl de özelikle yerli turistlerin rağbet edebileceği bir dönem olduğu ve bu pandemi fırsatını iyi değerlendirmek gerektiğini belirtti.

Trabzon ;Tereyağ-Vakfıkebir Ekmeği-mıhlama –Kuymak –Hamsi-Etli sarma gibi pekçok gastronomik ürünün ana vatanı bunun yanısıra :Ayasofia-Atatürk Müzesi –Boztepe vb mükemmel tarih ve kültür mirası hazır bizleri beklemekte diyen Gürkan Boztepe ,kendi soyadını taşıyan bu kent için çalışmaya hazır olduklarını belirtti.

Türsab ve TC.Kültür Turizm Balanlığı ile entegre şekilde Türk Mutfağını Dünyaya tanıtan GTD  önemli çalışmalara imza atıyor.


GTD Trabzon temsilcisi Crakers Pizza Genel müdürü Ahmet  Sait Tütünci ve yöneticileri Gürkan Boztepe ve ekibini mükemmel şekilde kentte ağırladılar.

Heyette GTD Gastro akademi başkanı ve Türsab Boğaziçi byk başkanı Dr.Yüksel Türemez,GTD Çevre ve Doğa Komite başkanı Do.dr.Efsun Dindar,GTD GT Hijyen belgesi Gıda Mühendisi Aycan Acet ve Başkanlık asistanı Nilgün Daşçı yer aldı.


Akçaabat Belediye Başkanı bu kısa sürede de olsa hemen görüşme koordine etti ve Gastronomik anlamda Akçaabat Köftesi için yapılabilecekleri masaya yatırdı.

Türk teknoloji startupları, 5 yılda 20 milyar Dolar yabancı sermaye çekebilir

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Türk mobil oyun şirketi Peak Games’in, geçen ay 1.8 milyar Dolar gibi rekor bir fiyata ABD’li oyun devi Zynga’ya satılmasıyla birlikte, global teknoloji fonları ve melek yatırımcılar gözlerini Türkiye’nin yükselen startuplarına dikti. Ürettikleri teknolojilerle hayatı kolaylaştıran, geliştirdikleri uygulamalarla aynı anda milyonlarca kullanıcıya dokunabilen startuplar, gündelik hayatın her alanında kendini gösteriyor ve 3-5 yıllık bir sürede milyarlarca dolarlık değerlere ulaşabiliyorlar.
Yeni ekonominin yeni dumansız fabrikalarının “startuplar” olduğunu kaydeden TTT Global Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları söyledi:
“Yeni ekonominin, yeni dumansız fabrikaları, asırlık şirketlere meydan okuyor. Intel, Shell, DHL, UPS, GM, Ikea, Maersk, Walmart, Saudi Aramco, Daimler, BMW gibi çok sayıda dev grup, geleceği startup’larda arıyor. Shell, Ikea gibi gruplar, kendi bünyelerinde onlarca milyar dolarlık risk sermayesi fonları kurdular ve her yıl yüzlerce startup’a yatırım yapıyorlar. Ülkemizdeki Teknoloji Startup’ları, 5 yılda 20 Milyar Dolarlık yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekebilir” dedi.

Dünyanın en değerli 100 markasının, 20 yıllık geçmişi bulunmuyor

Dünyanın en değerli 100 markasının büyük çoğunluğunun 20 yıllık geçmişi bile olmayan teknoloji firmaları olduğunu belirten Dr. Akın Arslan, şunları anlattı:
“Microsoft, Amazon, Apple, Google gibi markaların Pazar değerleri 1 trilyon doların üzerinde. Dünyamızda, her yıl 10 yıllık geçmişi dahi olmayan 100’ün üzerinde yeni teknoloji şirketi milyar dolarlık (unicorn) değere ulaşıyor. Unicorn olan şirketlerin yaklaşık %27’sinin 5 yıllık geçmişi yok ve bu süre her geçen gün daralıyor. Çalışan sayısı 100 kişi bile olmayan, çok sayıda milyar dolarlık şirket bulunuyor. Amerika, Avrupa ülkeleri, İsrail gibi birçok ülke, teknoloji yatırımlarını ve Startup’ları desteklemek için her yıl milyarlarca dolar destek ayırıyorlar ve geleceği parlak teknoloji startup’larını bünyeye çekmek için ayrıcalıklı teknoloji bölgeleri kuruyorlar” diye konuştu.

Türkiyede ilk 4’ü, Peak Games, Tırport, Getir ve Trendyol paylaşıyor

Dünyada şirketlerin, yatırımcıların ve yatırım fonlarının çok sayıda algoritma ve kriter ile sıralandığı Global Crunchbase endeksleri hakkında bilgiler veren Dr. Akın Arslan, şunları kaydetti:
“Crunchbase Türkiye sıralamasının zirvesinde ABD’li Zynga’ya 1.8 Milyar dolara satılan Peak Games bulunuyor. İkinci sırada, Avrupa’nın ilk 3 lojistik teknolojisi arasında yer almayı başaran ve arttırılmış zekayla güçlendirilmiş lojistik operasyon yönetimi platformu kuran Tırport yer alıyor. Tırport’u, Getir ve Trendyol takip ediyor. Özellikle, birçok teknoloji gurusu, lojistik sektörünün önümüzdeki 5 yıl içinde dijital dönüşümün en yoğun yaşanacağı sektör olacağının altını çiziyor. Coyote, Convoy, Project44, NextTrucking, Flexport, Manhang, Delhivery, Rivigo, Blackbuck gibi lojistik teknolojilerinin milyar dolarlık şirketlere dönüştüğü pazarda, onları Brezilya’dan CargoX, Almanya’dan Sennder ve Forto, Türkiye’den Tırport, İspanya’dan OnTruck, ABD’den Fourkites takip ediyor. Özetle, Peak Games yatırımı, ülkemiz start-up dünyasını tetikleyecektir. 2020 büyük yeni yatırımların yılı olabilir. 2021 ve 2022’de Türkiye’den 5-10 bandında unicorn çıkabileceği beklenmelidir. Bu süreçte, konum-tabanlı pazaryeri uygulamaları, gömülü akıllı teknolojiler, yapay zeka destekli sağlık çözümleri, akıllı lojistik yönetim teknolojileri ön planda olacaktır” şeklinde konuştu.

Türkiye’deki startup’ların unicorn yolculuğu
*1998 yılında kurulan, Türkiye’nin en köklü ve en değerli e-ticaret devi Hepsiburada pandemi döneminde cirosunu en çok arttıranlar arasındadır. 2015 yılında Abraaj fonuna 400 Milyon dolar değerlemeden %25 hissesini satan grubun muhtemel değeri milyar doların üzerindedir.
*Türkiye’nin en büyük elektronik ticaret ve ilan platformu olan sahibinden 2000 yılında hayata geçti. Ayda 45 milyonun üzerinde kullanıcısı bulunan bu yenilikçi şirkette 600’ün üzerinde kişi çalışıyor. Bugüne kadar kendi büyümeyi tercih eden ve yatırım almayan grubun değeri, dünyadaki emsalleriyle kıyaslandığında birkaç milyar dolar seviyesindedir.
*2011 yılında Türkiye’yi heyecanlandıran satışlardan birisi, 2001 yılında kurulan e-ticaret sitesi Gittigidiyor’un global e-ticaret devi eBay’a 217.5 milyon dolara satılmasıydı. Herkesin dikkati Gittigiyor’a ve ekibine odaklanmıştı.
*2011 yılında MIH Allegro B.V, Türkiye’nin ilk kişiselleştirilmiş e-ticaret sitesi ve aplikasyonu olan Markafoni’nin %71.2’sini 200 Milyon dolara satın aldı ve kısa süre içinde tamamına sahip olmuştu.
*2001’de kurulan Yemeksepeti.com, bu çıtayı çok daha yukarı taşıdı. Alman Delivery Hero’ya 2015 yılında 589 Milyon dolar gibi oldukça iyi bir fiyata satıldı. Yemeksepeti’nin bu değerlere satılması özellikle gençleri heyecanlandırdı. Çok sayıda teknoloji startup’ı kurulmaya ve hayata geçmeye başladı.
*Türkiye’de resmi olarak ilk milyar dolarlık şirket satışı 2018’de Trendyol oldu. Çin’in en büyük e-ticaret devi Alibaba, Trendyol’un %75’ine 728 milyon dolar ödedi.
*2015 yılında hayata geçen, şehir merkezlerine kurduğu dağıtım ağıyla yüzlerce ürünü evlere 5-10 dakika içinde getirme iddiasında bulunan Getir, Silikon Vadisi’nin önde gelen ABD’li yatırımcılarından Michael Moritz’ten 25 milyon dolar Seri A yatırımı aldı. Getir, bu yatırım turunda toplam 38 milyon dolar topladı.
*2020 yılında, 100 kişilik Türk mobil oyun şirketi Peak Games’in 1.8 Milyar Dolara ABD’li oyun devi Zynga’ya satılması dünyada dikkatleri Türkiye’ye çevirdi.

KENDİ MARKASIYLA SEKTÖRE DÖNDÜ…

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR






SEKTÖRÜNDEKİ TEK KADIN YÖNETİCİYDİ, ŞİMDİ GİRİŞİMCİ OLDU!

Et sektöründeki tek kadın üst düzey yönetici olan Bahar Özürün, sektöre girişimci ve kendi işinin patronu olarak geri döndü.

ÖzDöner markasını yaratan Özürün, en kaliteli döneri üretme iddiasının yanında kadın istihdamını artırma ve yerel hayvancılığı destekleme projeleri ile sektörde farklılık yaratıyor.

“Hedef Kitlemiz Dönerini Kendi Takan Kaliteli Dönerciler”
Daha önce sektörün önemli markaları Bereket Döner ve Kasap Döner’de Genel Müdür pozisyonunda görev yapan Bahar Özürün, et ve döner sektöründeki deneyimini, ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu girişimi ile Özdöner markasına taşıdı.

Döner’in Türkiye’de doğup Almanya’da sektör haline geldiğini belirten Özürün, “ÖzDöner, Türkiye ve Almanya’da hazır döner sektöründe 25 yılı aşkın tecrübeye sahip dört girişimci tarafından kuruldu. Bizim damak tadımız ve el işçiliğimiz ile Alman gıda ve et işleme teknolojisinin ideal bir birlikteliğini oluşturduk. Dünyaya en önemli kültür ihracımız, sokak yiyecekleri trendinin yıldızı olduğuna inandığımız geleneksel dönerimizi yılların tecrübesi ile ama ilk günkü heyecanımızı koruyarak üretiyoruz” dedi.

Türkiye’de hazır döner sektörünün 20 yıllık bir geçmişi olduğunu belirten Özürün, “Biz işimizi dönerin kontrollü şartlarda fabrikalarda üretilip satış noktalarına soğuk zincir kırılmadan ulaşması olarak tanımlıyoruz. Hammadde giriş ve ürün çıkış kontrolleri, muhafaza ve işleme koşulları, ileri et işleme teknolojileri, kimyasal ve mikrobiyolojik analizler gibi son tüketim noktasında yapılması mümkün olmayan işlemleri gerçekleştiriyoruz. Bunun dışında dönerini özenerek takan tadı ile meşhur olmuş yerel dönercilerden farkımız yok. Biz de etlerimizi itinayla seçerek alıyoruz, sinirlerini dikkatle ayırıp, ince ince açıyor, etin tadını baskılamayacak kadar sosluyoruz. Ustalarımızın en az 24 saat dinlenmiş soslu etlerden özenle taktığı dönerlerimiz 12 saat -40 derecede şoklanıyor ve merkez ısısı -18 dereceye ulaşıyor. Bu dönerde artık mikrobiyolojik bir üreme söz konusu olmuyor, üstelik pişirme sırasında da üst yüzey pişerken iç kısmı hala donuk kaldığı için taze etteki gibi zararlı bakteri üretme riskini barındırmıyor” dedi.

Bu detayların işletmeler ve son tüketici tarafında yeteri kadar bilinmemesi yanında dönerde çok önemli olan et seçimi ile ilgili kaygılar nedeniyle kaliteli ürün sunmayı hedefleyen işletmelerin hala kendi dönerlerini takmaya devam ettiğini belirten Özürün, “Aslında bizim hedef kitlemiz de tam olarak bu işletmeciler, çünkü biz de aynı onlar gibi dönerimizin üstüne titriyoruz. Zaten ürünümüzü deneyip bunu gördüklerinde bir daha asla kendileri takmıyorlar. Hem zahmetli bir üretim prosesinden kurtuluyorlar, hem mutlu müşteriler ile cirolarını, düşük fire oranı ile de karlarını artırıyorlar” dedi.

“Küçük Hayvancılık İşletmelerine Destek”

“Bir döner ancak kullanılan et kadar iyi olabilir” felsefesini merkeze alan ÖzDöner’de et seçimine büyük önem veriliyor. Kullanılan etlerin küçük yerel üreticilerin yetiştirdiği hayvanlardan elde edildiğini belirten Özürün, “Dönerin renginin, tadının ve yumuşaklığının istenen şekilde olması için sadece 18 aydan küçük, üreticinin kendi tarlasındaki yem bitkileri ile beslenmiş danaları tercih ediyoruz. Eti sadece karkas olarak temin ediyor ve kendimiz işliyoruz. Böylece dönerimizin kalitesini güvence altına alırken aynı zamanda yerel hayvancılık işletmelerimizi de destekliyoruz. Hem tarım ve hayvancılıkta üretimin artması hem de kırsalda sosyoekonomik gelişmenin gerçekleşebilmesi için küçük aile işletmelerinin desteklenmesini sosyal sorumluluğumuz olarak görüyoruz” dedi.

“Kadın istihdamını artırmaya devam”

Bugüne dek kadın istihdamını ve girişimciliğini artırmaya yönelik projeler geliştiren Özürün, ‘’Kadınların çalışma hayatının her seviyesinde daha yoğun görev alması gereğine inanıyorum. Bugüne dek de bu konuda birçok projenin içinde yer aldım. ÖzDöner’de de et hazırlama ve döner takma gibi erkek egemen olanlar dahil tüm işlerde kadın çalışanlara fırsat verilmesini sağlayacağız” dedi.

“Üretimde Covid-19 önlemleri”

“Tüm üretim süreçlerimizde hijyen ve sanitasyon kurallarını zaten üst düzeyde uyguladığımız için Covid-19 nedeniyle büyük bir değişiklik olmadı” diyen Özürün alınan önlemleri şöyle sıraladı: “Tesis yerleşimimizde zaten her personelin çalışma tezgahı birbirinden farklı ve aralarındaki fiziksel mesafe olması gerekenden fazla. Sadece dinlenme zamanlarında mesafe kurallarına uyarak ve olası risklere karşı semptom takibi yaparak sürece uyum sağladık. “

9 Temmuz 2020 Perşembe

FACEBOOK ŞİFRENİZİ ÇALAN 25 UYGULAMAYA DİKKAT!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TELEFONUNUZDA BU UYGULAMALAR VARSA
HEMEN SİLİN

Google, Facebook giriş bilgilerini çalan 25 kötü amaçlı uygulamayı Google Play’den kaldırdı. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Profesyonel görünümlü uygulamaların çoğu, aslında başka bir amaç için geliştirilmiş olabilir.” uyarısında bulunarak bu uygulamaların hemen silinmesi ve Facebook şifrelerinin değiştirilmesi gerektiğini söylüyor.

Google geçen ay, Google Play’de yer alan ve Facebook giriş bilgilerini çalan 25 kötü niyetli uygulamayı tespit edip Google Play’den kaldırdı. Kötü amaçlı uygulamalar, Rio Reader LLC isimli aynı geliştirici tarafından oluşturulmuştu ve uygulamalar, kaldırmadan önce 2,34 milyondan fazla kez indirilmişti.Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu,kullanıcıların cihazlarından bu uygulamaları mutlaka silmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

2019 Yılından Beri Facebook Giriş Bilgileri Çalınıyor

Adım sayar, fotoğraf düzenleme, video düzenleme, duvar kâğıdı, el feneri, dosya yöneticileri ve mobil oyunlar gibi meşru uygulamaları taklit edenkötü amaçlı uygulamalar, Facebook kullanıcılarının giriş bilgilerinin çalınmasına neden olan aynı kötü amaçlı kodu paylaşıyordu.Uygulamaların çoğu 2019 yılında oluşturulmuş gibi görünüyor ve indirme sayısı 10.000 ile 500.000 arasında değişiyor.Bu durum, uygulamaların birçok Facebook kullanıcısının kimlik bilgilerini toplayabilecek zamanları olduğu anlamına geliyor.Google, yılbaşından bu yana platformundan adware veya güvenli olmayan uygulamaları kaldırıyor. Tüm sahte uygulamalar zamanında keşfedilip kaldırılmasa daAndroid kullanıcıları bunları tespit etmede önemli bir rol oynayabilir.

“Hemen Silin!”

Adım sayar, fotoğraf düzenleme, video düzenleme, duvar kâğıdı, el feneri ve dosya yöneticileri gibi uygulamaların asıl amaçları dışında geliştirilebildiğinidile getiren Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu uygulamaların arka planda başka güvenlik zafiyetleri yaşatabileceğini vurguluyor. “Bir dahaki sefere bir uygulamayı indirmek istediğinizde, yorumlara ve indirme sayısına dikkat edin.”diyen Alev Akkoyunlu, tek kelimeyle anlatılmış, dört veya beş yıldızlı yorumlara sahip profesyonel görünümlü uygulamaların çoğunun, aslında başka bir amaç için geliştirilmiş olabileceği uyarısında bulunarak bu uygulamaların hemen silinmesi ve Facebook şifrelerinin değiştirilmesi gerektiğini söylüyor.

Özellikle bilinmeyen uygulamalara Facebook ve Google giriş bilgileri kullanılarak bağlanılmasını pek güvenilir bulmadığını belirten Alev Akkoyunlu,“Siber saldırganlar bu konuda çok yetenekli ve uygulamaları çok iyi bir şekilde bire bir taklit edipkullanıcıların Facebook hesap şifrelerini ele geçirebiliyor. Birçok insan için yeni hesap açmak her ne kadar sıkıntılı bir süreç olsa da, sonradan yaşayacağımız güvenlik problemlerini düşünerek yeni hesap oluşturulmasını ve bu hesaplarda farklı şifreler kullanılmasını öneriyorum. Farklı ve güçlü birçok şifreyiakılda tutmakoldukça zor olabilir.Bir insanın, ortalama 15 hesabı bulunduğunu düşünürsek bu konuda Bitdefender Password Manager gibi bir şifre yöneticisi denemelerini tavsiye ediyorum.” ifadelerinde bulunuyor.

Facebook giriş bilgilerini çaldığı için Google Play’den kaldırılan uygulamalar şöyle:

1. SuperWallpapersFlashlight
2. Padenatef
3. Wallpaper Level
4. Contourlevelwallpaper
5. Iplayer&iwallpaper
6. Video maker
7. ColorWallpapers
8. Pedometer
9. PowerfulFlashlight
10. SuperBrightFlashlight
11. SuperFlashlight
12. Solitaire
13. Accuratescanning of QR code
14. Classic cardgame
15.  Junk file cleaning
16. Synthetic Z
17. File Manager
18. Composite Z
19. Screenshotcapture
20. Daily HoroscopeWallpapers
21. Wuxia Reader
22. Plus Weather
23. Anime Live Wallpaper
24. iHealth step counter
25. Com.tyapp.fiction

Laykon Bilişim ve Bitdefender Hakkında:

2016 yılının 3. çeyreğinden itibaren Bitdefender’in Türkiye Distribütörü olarak hizmet veren Laykon Bilişim, bilişim güvenliği alanında profesyonel ürün ve çözümleri ile çözüm ortaklarına satış ve destek veren bir teknoloji firmasıdır. Aynı zamanda 2018 yılı itibari ile lider güvenlik duvarı ve UTM sağlayıcısı WatchGuard’ın distribütörlüğünü üstlenen Laykon Bilişim, bilişim sektöründe 10 yılı aşkın süredir müşteri sadakati ve bayi kanalı yapılanması çalışmalarında bulunmuş uzman kadrosu ile güvenlik ve iş sürekliliği çözümleri tarafında kullanıcılarına yeni teknolojileri götürmeye devam etmektedir.

Bitdefender, 100’den fazla ülkeye değer katan anlaşmalar, distribütörler ve satış ortakları üzerinden çözümler sağlayan global bir güvenlik teknolojisi şirketidir. 2001 yılından bu yana, ödüllendirilen kurumsal ve bireysel bilişim güvenliği çözümleri üreten Bitdefender, sanallaştırma ve bulut teknolojisi alanında liderlik eden bir güvenlik sağlayıcısıdır.

Samsung Grand Prix’te Final yarışması yapıldı!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Oyun severlere gerçek Formula pilotları ile yarışma fırsatı sunan Samsung Grand Prix’te Final yarışması yapıldı!

Oyun tutkunlarının buluştuğu Samsung Grand Prix E-spor video oyun turnuvası 5 Temmuz Pazar günü Silverstone pistinde yapılan final yarışması ile sona erdi.  Her hafta canlı yayınlanan yarışmalar yaklaşık 730 bin kez izlenirken her yarış günü 1. olan gönüllü pilota Samsung 27” CRG5 Gaming Monitör, 2. sırayı elde eden gönüllü pilota ise Samsung 970 Evo 500 GB NVMe SSD hediye edildi. Ayrıca yarışları takip eden seyirciler de tanımlanan özel kodlarla Samsung ürünlerine özel fiyatlardan sahip olma fırsatını yakaladı.     
 
Gerçek ralli pilotlarının ve ünlü isimlerin de yer aldığı Samsung Grand Prix E-spor turnuvası 5 Temmuz Pazar günü Silverstone pistinde yapılan muhteşem bir final yarışması ile sona erdi. Birbirinden değerli yarışmacıların katıldığı turnuva, heyecan dolu yarışlara sahne oldu. Yarışmanın ilk hafta Bakü pistinde gerçekleştirilen ayağında Kuzey Çıkrıkçı, ikinci haftada Spa pistinde gerçekleştirilen yarışın kazananı Hinjej, üçüncü hafta Monza pistindeki yarışın kazananı Can Akıncı olurken yarışın Silverstone pistinde yapılan finalinde ise kazanan kişi Rıdvan İpekçioğlu oldu.

Turnuvaya katılarak heyecan ve adrenalini katlayan ünlü isimler ise şunlar oldu: Türkiye’yi hem gerçek pistlerde hem de profesyonel e-spor yarışlarında başarıyla temsil eden genç sporcu Cem Bölükbaşı; gerçek ralli pilotları Kaan Sarpkaya, Onat Telkenar ve Berkay Besler; Türkiye Karting Şampiyonu ve e-spor pilotu Batuhan Ünlü; YouTube fenomenleri aynı zamanda otomobil tutkunları olan Mervan Tepelioğlu, Oyunbros Tolgahan, Atakan Tarkan, Buğra Akpınar ve Emre Bozkurt.

Yarışmalar 730 bin kez izlendi
Profesyonel ya da amatör olsun video oyun tutkunlarının heyecanını doruğa çıkaran Samsung Grand Prix, kıyasıya yarışmalarla oyun severlerin heyecanına heyecan kattı. Her hafta canlı yayınlanan yarışmalar yaklaşık 730 bin kez izlendi. 14 Haziran ile 5 Temmuz arasında yapılan yarışmalarda her yarış günü 1. olan gönüllü pilota Samsung 27” CRG5 Gaming Monitör, 2. sırayı elde eden gönüllü pilota ise Samsung 970 Evo 500 GB NVMe SSD hediye edildi. Ayrıca yarışları takip eden seyirciler de tanımlanan özel kodlarla Samsung ürünlerine özel fiyatlardan sahip olma fırsatını yakaladı.     

7 Temmuz 2020 Salı

SunExpress Londra uçuşlarına başladı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Türkiye’nin uyguladığı dış hat seyahat yasaklarını 10 Haziran’da kaldırması ile Antalya, İzmir ve Ankara’dan dış hat uçuşlarını ilk başlatan havayolu SunExpress, İzmir ve Ankara’nın ardından, Antalya ve Gaziantep’ten de Londra’ya direkt seferlere başlıyor.

SunExpress, İzmir’den haftada iki kez ve Ankara’dan haftada bir kez sunduğu Londra uçuşlarının yanı sıra 10 Temmuz itibarıyla Antalya ve Gaziantep’ten de Londra’ya (LTN) direkt tarifeli seferlerle uçmaya başlıyor.

İngiltere’nin Türkiye’yi de ‘seyahat koridoru’na dahil etmesi ile birlikte Türkiye’den İngiltere’ye seyahat edecek yolcular, 10 Temmuz itibarıyla karantina uygulamasından muaf tutulacak. Bu kapsamda, son 14 günde farklı bir ülkeye seyahat etmemiş olmak kaydıyla Türkiye’den İngiltere’ye seyahat edecek yolcular, karantina uygulamasına tabi tutulmaksızın Birleşik Krallık topraklarına giriş yapabilecek.

SunExpress, merkezi Antalya’dan Almanya’nın Köln, Düsseldorf, Frankfurt, Hamburg, Hanover, Münih, Stuttgart ve Berlin şehirlerine, İzmir’den ise Köln, Düsseldorf, Frankfurt, Hanover, Münih ve Stuttgart’a her gün karşılıklı seferler düzenliyor. Almanya dışında Avrupa’da önemli birçok destinasyona uçuş düzenleyen havayolu Antalya’yı 21, İzmir’i 23 ve Adana, Kayseri, Diyarbakır, Ankara, Elazığ, Gaziantep, Konya, Malatya, Samsun ve Trabzon olmak üzere Anadolu’nun 10 şehrini ise toplam 18 noktaya direkt tarifeli seferlerle bağlıyor.

Türkiye ile Avrupa arasında hava köprüsü olan SunExpress, ülkelerin uyguladığı seyahat kısıtlamaları kaldırıldıkça uçuş planını genişletmeye ve Türk turizmini desteklemeye devam edecek.

SunExpress’ten Covid-19 önlemleri

Seyahat edecek yolcuların, alınan hijyen ve sosyal mesafe önlemleri nedeniylehavalimanına uçuşlarından en az üç saat erken gelmelerini tavsiye eden SunExpress,misafirlerinin ve uçuş ekiplerinin sağlıklı ve emniyetli seyahati için ulusal ve uluslararası sağlık ve havacılık otoriteleri ile işbirliği içinde gerekli tüm önlemleri almaktadır.

Tüm uçuşlarında yolcularına ve uçuş ekiplerine maske ile seyahat etme zorunluluğu getiren havayolu, teması azaltmak adına kabin içi hizmetlerini de bu doğrultuda güncelledi. İki saatten kısa süren uçuşlarda uçak içi servislerini kaldıran SunExpress, daha uzun uçuşlarda ise teması azaltacak şekilde servislerini düzenledi. Kurallar gereği, dizüstü bilgisayar, el çantası, evrak çantası ve bebek eşyaları dışında kabine hiçbir el bagajının kabul edilmeyeceğini açıklayan havayolu, ayrıca tüm uçuşlarında yolcularına dezenfektan mendil dağıtıyor.

Bunlara ek olarak, SunExpress uçaklarında düzenli olarak uluslararası otoriteler tarafından etkisi kanıtlanmış dezenfeksiyon işlemleri uygulanmaktadır. Tüm uçaklarda ameliyathanelerde kullanılan HEPA filtreleme sistemi mevcuttur ve bu filtreler, Koronavirüs de dahil olmak üzere bilinen tüm virüslere karşı yüzde 99,9’luk bir başarı oranı ile uçak içindeki havayı her üç dakikada bir sürekli olarak temizlemektedir.

Sağlık Bakanlığı’nın hayata geçirdiği ‘Hayat Eve Sığar’ projesi kapsamında Türk vatandaşlarının iç hat uçuşlarına kabulü HES kodu ile sağlanacak. HES kodu sorgulamalarında uçuşa elverişli olmadığı tespit edilen yolcular, SunExpress uçuşlarına alınmayacak.

“Lidya Grup’un masasında, 3 global markanın teklifi bulunuyor”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz,
“Lidya Grup’un masasında, 3 global markanın teklifi bulunuyor”

Pandemi sürecini değerlendiren Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, temsil ettiği  markalar, sahip olduğu tecrübe ve organizasyon gücüyle, Avrupa’nın birkaç firması arasında yer aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Dijital baskı sektöründe, Xerox, Epson, Efi global markalarının Türkiye  distribütörlüğünü yapıyoruz ve geçtiğimiz yılın son çeyreğinde kendi markamız olan Sutec’i pazara sunduk. Temsil ettiğimiz markalar, bilgi birikimimiz, tecrübemiz, organizasyon yapımız ve finansal gücümüz ile Avrupa’nın sayılı birkaç firmasından birisiyiz. Koronavirüse rağmen, Lidya Grup olarak bu yıl, geçtiğimiz yıla oranla büyümeyi hedefliyoruz. Şartlar ne olursa olsun, Lidya Grup olarak, yeni başarılara imza atma kararlılığımız yüksektir ve hedeflerimize ulaşmak için sahip olduğumuz tüm birikimlerimizi kullanıyoruz. Pandemi sırasında, müşterilerimize ve pazara yaklaşımımız nedeniyle, global markaların dikkatlerini çekmeyi de sürdürüyoruz. Bu süreçte, güvenilir ve sürekliliği olan firmalar, piyasaların yeniden açılmasıyla, yeni fırsatları yakalayacaklardır. Lidya Grup olarak masamızda, iş ortaklığı yapmak isteyen 3 yeni global markanın teklifleri bulunuyor. Önümüzdeki günlerde, yeni iş ortaklıkları ve yeni fırsatları değerlendiriyor olacağız” dedi.

Lidya Grup olarak, müşterilerimize finansal destek sağladık

Krizler sırasında tüm gözlerin “lidere” çevrildiğini anlatan Bekir Öz, dijital baskı sektörünün lideri olan Lidya Grup’un, pandemi sırasında çalışanlarından müşterilerine kadar tüm eko-sistemine liderlik ettiğini söyledi.
Lidya Grup’un krizler sırasında sağduyulu, sakin ve güven veren olduğunu belirten Bekir Öz, şunları kaydetti:
“Zor zamanlarda insanları ve toplumları sarıp sarmalayan güçlü liderler, çevresindekilerin zorlukları aşarak güçlü kalabilmelerine destek olurlar ve birçok konuda da onlara ilham verirler. Koronavirüs salgınıyla birlikte işlerin düşmesi nedeniyle, müşterilerimizden en fazla ödemelerinin ertelenmesi konusunda talepler geldi. Bizler de, değerli müşterilerimize, ilave finansman destekleri verip ödemelerinin bazılarını erteleyerek, desteğimizi sürdürmeye devam ettik ve ediyoruz. Yine, pandemiyle birlikte Mart ve Mayıs sonuna kadar satışlarımız düştü, ancak bu dönemde servis operasyonlarımıza aralıksız devam ettik. Özellikle üretici olan müşterilerimizin, bu süreçte aksaklık yaşamasına müsade etmedik. Önceliğimiz çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığı olmaktadır, gereken güvenlik tedbirlerini en üst düzeyde alarak, servis hizmetlerimizi kesintisiz sürdürmekteyiz. Haziran ayında yeni normalleşmeyle birlikte, piyasalar yeniden hareketlenmeye başladı ve hızlı bir çıkış süreci yaşıyoruz. Faizlerin düşmesiyle, yatırım maliyetleri oldukça iyi bir noktaya gelmiştir ve bunun yatırımları hızlandıracağını düşünüyoruz. Firmamız açısından, bu yılın ilk çeyreği başarılı geçti, hepinizin bildiği gibi ikinci çeyrekte pandemi nedeniyle piyasalar durdu, üçüncü çeyrekte normalleşmeyle birlikte yeniden toparlanmaya başladı ve yılın son çeyreğinde ise atağa geçileceğini ve yatırımların hız kazanacağını gözlemliyoruz” diye konuştu.