1 Nisan 2025 Salı

Tip 2 Diyabette Cerrahi Tedavi mümkün mü?

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Tip 2 Diyabette Cerrahi Tedavi mümkün mü?

Obezite cerrahisi, tip 2 diyabetin tedavisinde son yıllarda giderek daha fazla tercih edilen bir yöntem haline geldi. Peki bu yöntemler güvenli mi, riskleri neler, ameliyat sonrası süreçte hastaların nelere dikkat etmesi gerekir?

Tüp mide, gastrik bypass ve transit bipartisyon gibi cerrahi işlemlerin tip 2 diyabetin tedavisindeki etkilerine değinen Dr. Taha Klinik Hekimlerinden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Aslan, “Hangi ameliyatın uygulanacağı, hastanın durumu ve klinik değerlendirme doğrultusunda belirlenmeli. Ancak tüm bu yöntemler, diyabetin cerrahi tedavisinde oldukça etkili. Uygun hastalara yapılabilen Transit bipartisyon ameliyatı, önceki cerrahi prosedürlerin iyileştirilmesi ve kombine edilmesi ile geliştirilmiş bir ameliyattır. Bu yöntemle bir taraftan tüp mide ameliyatı gibi mide küçültülürken, diğer yandan gastrik bypass ameliyatındaki gibi gıdaların daha hızlı ince bağırsakların sonuna ulaşması sağlanır. Böylece oluşturulan metabolik etkilerle tip 2 diyabet hastalarına fayda sağlanmış olur.” Dedi.

Kronik hastalıklara olumlu etkisi kanıtlandı

Obezite cerrahisinde kilo kaybı sağlamanın yanında hastaların kronik hastalıkları üzerindeki olumlu etkilerinin varlığına dikkat çeken Dr. Şükrü Aslan, “Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apne sendromu gibi hastalıklar çoğu zaman obeziteyle ilişkilidir. Hastalar kilo verdiklerinde, sadece obeziteden değil, diyabet, hipertansiyon ve eklem problemleri gibi hastalıklardan da kurtulma şansı elde edebilirler.


Ayrıca yıllarca diyet ve egzersizle kilo vermeye çabalayan ancak bu konuda başarılı olamayan hastalar için obezite cerrahisi gündeme gelebiliyor. Özellikle tüp mide ve gastrik bypass gibi işlemler, hastaların metabolik sağlıkları üzerinde olumlu etkiler yaratabiliyor ve çoğu zaman diyabet tedavisinde ilaç kullanımını büyük oranda ortadan kaldırabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Ameliyat sonrası süreçte dikkat edilmesi gerekenler

Ameliyat sonrası iyileşme süreci ile ilgili de bilgi veren Dr. Aslan, “Literatür, tüp mide ve safra kesesi ameliyatlarının risklerinin artık birbirine yakın olduğunu belirtiyor. Eğer klinik deneyim yeterliyse, riskler genellikle hastanın obezite durumu ile doğru orantılı olarak artar. Laparoskopik cerrahi teknikler, hastalar için büyük bir avantaj sağlıyor. Kısa süren ameliyatlar, hızlı iyileşme, tokluk hissi ve düzenli diyetle kilo kontrolü gibi faktörler, obezite cerrahisinin önemli artılarındandır. Öte yandan obezite cerrahisi sonrasında hastaların en çok karşılaştığı zorluklardan biri de, alışkanlıklarının değişmesidir. Hastalar, ameliyat sonrası küçük mide hacmi ile daha az yemek yediklerinden ve ameliyatın metabolik etkilerinden dolayı iştahları genellikle azalır. Ancak bazı hastalarda ‘bu kadar az yemek insana yeter mi’ şeklindeki düşüne yapısı ve çevre baskısı ile bazı hastalarda psikolojik yemek yeme isteği, süreci olumsuz yönde etkileyebilir. Bu yüzden, hastaların diyetisyen ve doktor kontrolünde, önerilen miktarlarda beslenmeleri oldukça önemlidir. Aynı zamanda yapılan tedavinin kişiden kişiye farklı sonuçlarla neticeleneceğinin bilinmesi gerekir ve hastalar başka hastalar ile asla kendilerini kıyaslamamalıdır.” Şeklinde konuştu.



Önemli olan, yaşam boyu sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sürdürebilmektir.

Hastaların genellikle ameliyat sonrası kendilerini daha iyi hissettiğini belirten Dr. Aslan, "Bazı hastalar, kilo verme sürecinde işler iyi giderken ‘acaba bundan da yesem bir şeyler olur mu’ düşüncesi ile çeşitli kaçamaklar yapabilmekte, 'Ben bunlardan da yedim, bir şey olmadı, kilo almadım' gibi düşüncelerle, eski alışkanlıklarına geri dönebilmekteler. Ancak bu tür kaçamaklar, tekrar kilo alma riskini beraberinde getirir. Önemli olan, yaşam boyu sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sürdürebilmektir. Obezite cerrahisi, yalnızca kiloların kontrol altına alınmasını sağlamaz, aynı zamanda hastaların hayat kalitesini artırır ve obeziteye bağlı kronik hastalıkların riskini büyük oranda azaltır.” Şeklinde bilgi Verdi.

Sabiha Gökçen Airport Hotel’de yoğun iş ve seyahat temposu konforlu bir molaya dönüşüyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabiha Gökçen Airport Hotel’de yoğun iş ve seyahat temposu konforlu bir molaya dönüşüyor

Konum ve ulaşım avantajı ile misafirlerine konforlu bir konaklama deneyimi sunan İstanbul Sabiha Gökçen Airport Hotel, yemek keyfi, kutlama organizasyonları, buluşma ve networking toplantıları gibi çeşitlendirilmiş hizmetleriyle bir havalimanı oteli olmanın ötesine geçti.

Türkiye'nin ikinci, Avrupa'nın dokuzuncu en yoğun havalimanı olan İstanbul Sabiha Gökçen (İSG) Uluslararası Havalimanı ile entegre olan İSG Airport Otel, sunduğu konfor ve kolaylıklarla misafirlerinin seyahat deneyimini eşsiz biçimde tamamlıyor.

Yolcu memnuniyetini artırmaya yönelik operasyonlarla 2024 yılını 41,5 milyon yolcu sayısına ulaşarak rekorla kapatan İstanbul Sabiha Gökçen, havalimanı yerleşkesi içindeki İSG Airport Otel ile özellikle aktarmalı ya da kısa süreli seyahat eden yolculara yüksek standartlarda konaklama imkanı sunuyor.

İSG Airport Otel, merkez noktalara yakınlığı ve sahip olduğu ulaşım kolaylığıyla ‘şehrin havalimanı’nın içinde bir havalimanı otelinden çok, şehir oteli standardında misafirlerini ağırlıyor. Farklı seçeneklerdeki 128 odası, toplantı salonları ile yerel ve uluslararası mutfaklardan seçkin lezzetler sunan otelin restoranı Blue Sky, seyahatleri beş yıldız seviyesinde konforlu hale dönüştürüyor.

                                                       


Havalimanı otellerinden ayrışıyor

Havalimanı otelleri, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen ve maksimum 24 saat geçiren konuk profiliyle konaklama hızı oldukça yüksek segmentte yer alıyor. 12 saatlik müşteri yoğunluğu öne çıkan İSG Airport Otel, vizyonu ve tecrübeli kadrosuyla kısa süreli konaklamalarda misafirlerin en iyi deneyimle seyahatlerini sürdürmelerinde önemli bir durak oluyor. Ancak İSG Airport Otel, havalimanın gelişim sürecine paralel olarak zaman içinde havalimanı oteli olmanın da ötesine geçti.

Yaklaşık 12 yıldır İSG Airport Otel’de çeşitli kademelerde görev yapan ve son olarak genel müdürlük sorumluluğunu üstlenen Mehmet Zeren, Sabiha Gökçen’in yıllar içindeki hızlı büyümesinin ve değişen yolcu profilinin en önemli tanıklarından biri. Değişen ve çeşitlenen talepler doğrultusunda otel hizmetlerindeki dönüşümleri hızla hayata geçirdiklerini aktaran Zeren, konaklayan yolcuların yüzde 80’inin yabancı, geri kalanının ise Bursa, Balıkesir, Sakarya gibi komşu illerden geldiğinin altını çizdi. Havalimanı ve çevresinde son dönemde artan otel kapasitesine dikkat çeken Zeren, İSG Airport Otel’in avantajları hakkında şunları söyledi: Sabiha Gökçen Airport Hotel olarak yoğun tempoya sahip misafirlerin konaklamalarını en rahat şekilde yapabilmeleri için çalışıyoruz. Özel olarak tasarlanan ve havalimanına 3 dk yürüyerek ulaşılabilen otelimize, bagajı fazla olan iç ve dış hat yolcularımız ücretsiz hizmet veren shuttle servisler ile birkaç dakikada varıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı - Kadıköy metro istasyonunun bir girişi de otelimizin önünde bulunuyor. Metro ulaşımı avantajı nedeniyle zaman yönetimi açısından büyük kolaylık sağlayan otelimiz, aktarmalı uçuş yolcularının yanı sıra iş seyahati için İstanbul’a gelen yolcular tarafından da öncelikli olarak tercih ediliyor. Misafirlerimiz metro ulaşımı sayesinde Bostancı, Üsküdar, Kadıköy gibi merkezlere 20 ila 30 dakika aralığında ulaşabiliyor. Hem İstanbul’a komşu şehirlerden otele ulaşımın kolaylığı hem de metro sayesinde belirli süreliğine şehir merkezlerine ulaşım imkanı otelimizin en önemli avantajı. Bu eşsiz konum avantajı toplantı organizasyonları için otelimizi öne çıkarıyor.”

“Özel günlere de ev sahipliği yapıyoruz” 

Otelin geniş toplantı odaları (Galata, Haliç, Boğaziçi, Dolmabahçe, Topkapı), son teknoloji ve kişiselleştirilmiş hizmet seçenekleri ile kurumsal ihtiyaçların yanı sıra kına, nişan, düğün vb. gibi özel gün buluşmaları için de tercih edildiğini ifade eden Mehmet Zeren, “Toplantılar, seminerler ve atölyeler için ideal ortamı sağlarken oturma düzenlerini isteğe göre oluşturuyoruz. En son teknolojiyle donatılmış, 220 kişilik kapasiteye sahip balo salonumuzda en mutlu günlere ev sahipliği yapıyoruz.  Ayrıca otelimizin geniş bahçe alanı açık hava toplantıları, ilkbahar ve yaz kutlamaları için ideal bir ortam sunuyor. Kahvaltı süremizin de müşteri profilimiz doğrultusunda diğer otellerden farklılığı bulunuyor. 120’den fazla çeşitten oluşan açık büfe kahvaltı servisimiz sabah 04.30 – 10.00 saatleri arasında açık oluyor. Misafirlerimize en hızlı resepsiyon hizmeti sunarak bir an önce istirahatlerine başlamaları için titiz davranıyoruz. Şu anda bir misafirimizin resepsiyon hizmeti 3 dakikayı geçmiyor. Bu yıl check-in ve checkout işlemlerimizi daha da hızlandırmak amacıyla self check-in/checkout kiosklarını kullanıma sunacağız. Hizmet seçeneklerimizi geliştirerek sadece bir havalimanı oteli olmaktan öte şehrin oteli olma yolundaki çabalarımızın karşılık bulduğunu görüyoruz. Bu yöndeki geliştirmelerimizi sürdüreceğiz. Hedefimiz en üst limitlerde hizmet verebilmek.” şeklinde konuştu.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın hızlı büyümesine ve gelecek potansiyeline dikkat çeken Zeren, yeni terminal projesi ile birlikte konaklama talebinde de artış bekliyoruz. Dolayısıyla otelin hacminin büyütülmesi yeni terminal binasıyla paralel ilerleyecek. Sabiha Gökçen’deki yolcu sayısının sürekli artışı otel tarafında da kapasite artırımını zorunlu hale getiriyor.” değerlendirmesini yaptı.

Müşteri memnuniyetine yönelik entegre hizmetler

İstanbul Sabiha Gökçen (İSG) Uluslararası Havalimanı, 2024 yılında dünyada en fazla ziyaret edilen şehirler arasında yer alan İstanbul’u, 52 ülkede 104 dış hat 38 iç hat toplamda142 destinasyon ile buluştururken İSG Airport Hotel, İSG bağlantılı seyahatleri konforlu bir deneyimle tamamlıyor. İSG Airport Hotel, Sağlık Kulübü'ndeki fitness merkezi ve spa hizmetlerinden farklı lezzetler barındıran menüsüne, kuru temizlemeden bilgisayar kullanım olanaklarına kadar ihtiyaç duyulabilecek tüm alanlarda entegre hizmet sunuyor.


Fujifilm, GFX Serisindeki İlk Sabit Lensli Dijital Kamerayı Tanıttı: FUJIFILM GFX100RF


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Fujifilm, GFX Serisindeki İlk Sabit Lensli Dijital Kamerayı Tanıttı: FUJIFILM GFX100RF

Dünyanın en büyük fotoğrafçılık ve görüntüleme cihazları üreticisi olan Fujifilm, GFX Serisi’ndeki ilk sabit lensli dijital kamera olan FUJIFILM GFX100RF’yi tanıttı. 102 MP büyük format sensörü, gelişmiş yapay zeka destekli otomatik odaklaması ve yenilikçi tasarımıyla GFX Serisi tarihindeki en hafif model, büyük formatta benzersiz bir fotoğrafçılık deneyimi sunuyor.

Çalışmalarını dünya çapındaki tüm insanların yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olmak hedefiyle yürüten Fujifilm, orta formatta üstün görüntü kalitesi sunan FUJIFILM GFX100RF modelini tanıttı. GFX Serisi’nin ilk sabit lensli dijital kamerası olan GFX100RF, 102 megapiksel çözünürlük sunan GFX 102MP CMOS II sensörü ve gelişmiş X-Processor 5 görüntü işlemcisi ile donatılmış durumda. Yaklaşık 735 gram ağırlığıyla GFX Serisi’nin en hafif modeli olan GFX100RF, taşınabilirliği ve kullanım kolaylığıyla öne çıkıyor. GFX100RF, 35mm F4 lens (35 mm formatında 28mm’ye eşdeğer) ile birlikte sunuluyor. Gelişmiş yapay zeka destekli konu algılama teknolojisi ve yüksek hızlı otomatik odaklama (AF) özelliği sayesinde, günlük çekimlerden sokak fotoğrafçılığına kadar geniş bir kullanım yelpazesi sunuyor. Fujifilm, GFX100RF ile orta format fotoğrafçılığı daha erişilebilir hale getirerek, yüksek kaliteli fotoğrafçılık deneyimini hem profesyonellere hem de fotoğraf tutkunlarına ulaştırmayı hedefliyor.

Kompakt tasarım, analog dokunuş ve üstün görüntü kalitesi

GFX100RF, fotoğrafik film ve analog kameralar konusundaki Fujifilm uzmanlığını dijital dünyaya taşıyan bir "En Boy Oranı Kadranı" ile donatılmış ilk modeldir. Bu kadran, kullanıcıların dokuz farklı çekim formatı arasında kolayca geçiş yapmasını sağlayarak yaratıcı süreci daha keyifli hale getiriyor. Yeni eklenen “3:4” ve “17:6” formatları, orta format fotoğrafçılığın sunduğu geniş perspektif olanaklarını daha da zenginleştiriyor. Dijital Telekonvertörözelliği ile 35mm odak uzaklığını 45mm, 63mm ve 80mm’ye kadar genişletme imkanı sunarak farklı sahne ve çekim koşullarına uyum sağlamayı kolaylaştırıyor. Hassas işlenmiş alüminyum üst plakası, lens halkasından alt plakaya kadar uzanan detaylarıyla premium bir kullanım hissi sağlıyor.

GFX100RF, GFX Serisi’ndeki en hafif model olarak, kompakt tasarımıyla taşınabilirliği ve rahat kullanımı bir araya getiriyor. Fujifilm, sabit lensli bir kamera olmasına rağmen gövde tasarımını tamamen optimize ederek önceki en hafif model olan GFX50R’den bile daha hafif bir model sunmayı başardı. Cihaz, GFX 102MP CMOS II sensörü ve X-Processor 5 görüntü işlemcisiyle olağanüstü detay ve renk doğruluğu sunarak düşük kumlanma, geniş dinamik aralık ve gelişmiş AF hassasiyeti sağlıyor. Fujifilm’in geliştirdiği yeni lens teknolojisi ve renk üretim sistemi, büyük formatlı fotoğrafçılığın tüm avantajlarını kompakt bir gövdede topluyor.

Yüksek çözünürlüklü ekran ve yeni kullanıcı arayüzü

GFX100RF, yeni tasarlanmış 3,15 inç, 2,1 milyon noktalı LCD ekrana sahiptir. Çekim simgeleri, 3:2 en boy oranına göre hizalanarak, kullanıcılara daha sezgisel ve akıcı bir fotoğrafçılık deneyimi sunar. Yeni çevresel görüşişlevi, vizörden bakarken kadraj dışındaki alanları yarı saydam veya çizgili biçimde göstererek kompozisyon üzerinde daha fazla kontrol sağlar.

Yeni 35mm F4 Sabit Lens ile üstün optik performans

Fujifilm, GFX100RF için özel olarak geliştirilen 35mm F4 sabit lensi ile kompakt bir yapıda üstün görüntü kalitesi sunuyor. Odak düzlem perdesi yerine yaprak perde mekanizması kullanan lens, daha kısa arka odak mesafesi ile daha kompakt bir gövde tasarımına imkan tanıyor. Minimum 20 cm netleme mesafesi, orta format bir kamerada dahi yakın çekim yapabilme özgürlüğü sunuyor. Nano GI kaplama teknolojisi, yansımaları en aza indirerek her çekimde maksimum netlik sağlıyor. GFX Serisi’nde ilk kez 4-stop ND filtresi ve her enstantane hızında flaşlı çekim yapabilme özelliği bu modelde sunuluyor.

Yüksek hızlı otomatik odaklama ve 4K video yeteneği

Fujifilm GFX100RF, yapay zeka destekli konu algılama teknolojisine sahip gelişmiş otomatik odaklama (AF) özelliği ile geliyor. Hayvanlar, araçlar, kuşlar ve uçaklar gibi birçok konuyu tanıyabilen bu sistem, fotoğraf ve video çekimlerinde daha yüksek doğruluk sağlıyor. 4K/30P 4:2:2 10-bit video kaydı, geniş dinamik aralık ve düşük kumlanmalı çekimler sunarken, F-Log2 sayesinde post prodüksiyonda esnek renk işleme kapasitesi ve renk doğruluğu sağlanıyor. Fujifilm’in yeni Frame.io entegrasyonu, video ve fotoğrafların doğrudan buluta yüklenmesine imkan tanıyarak çekim sonrası iş akışını hızlandırıyor.

Özel aksesuarlar ile tamamlanan premium deneyim

GFX100RF’nin kutu içeriğinde PRF-49 koruyucu filtre, özel adaptör halkası ve alüminyum lens başlığı bulunuyor. Fujifilm’in şık ip tipi omuz askısı ise GFX Serisi’ne ilk kez bu modelde dahil edilerek tasarımın premium kimliğini güçlendiriyor. Fujifilm, GFX100RF ile orta formatfotoğrafçılığı daha hafif, daha taşınabilir ve daha sezgisel hale getirerek, fotoğrafçılıkta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.


Fujifilm Türkiye Hakkında

Fujifilm, Türkiye’deki faaliyetlerini 2012 yılından bu yana Fujifilm Dış Ticaret A.Ş. olarak sürdürüyor. Şirket, Türkiye’de medikal sistemler, grafik sistemler, endüstriyel ürünler, dijital kamera ve fotoğraf baskı ürünleri alanında aktif olarak hizmet veriyor. Dünya genelindeki altıncı inovasyon merkezini 2017 yılında İstanbul’da açan Fujifilm Türkiye, faaliyette olduğu alanlardaki tüm ürünleri ise FujifilmTechnology Center’da sergiliyor. Fujifilm’in bu iki merkezi, yakın coğrafyada 50 ülkeye hizmet veriyor.


29 Mart 2025 Cumartesi

Turizmde 9 günlük bayram ve ara tatil hareketliliği başladı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turizmde 9 günlük bayram ve ara tatil hareketliliği

Ara tatille birleşince 9 güne varan bayram tatilinin, turizmde hareketlilik yaratması bekleniyor. Rezervasyonların geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 25 artığına dikkat çeken Tatilsepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, ‘’Daha çok Antalya, Bodrum gibi Ege, Akdeniz, Kıbrıs’ta galalı oteller ile yakın bölge otelleri tercih ediliyor. Tatil süreleri 3-5 gecelik tercih edilirken 4 kişilik bir ailenin tatil harcaması 30 bin liradan başlıyor. Tatilsepeti olarak hazırladığımız çocuklu ailelere özel turlar ise yeni bir tatil trendi olarak ilgi görüyor’’ dedi

Bu yıl Şeker Bayramı, okulların ara tatiliyle aynı haftaya denk geliyor. Bayram tatili 29 Mart cumartesi günü Arefe ile başlıyor, ara tatille birleşiyor ve 7 Nisan pazartesi günü okulların açılışına kadar sürüyor. 9 günlük tatilin hem ailelerle birlikte bayram coşkusunu yaşamak hem de yeni yerler, rotalar keşfetmek için bir fırsat olduğuna dikkat çeken turizm sektör yetkilileri, taleplerden memnun, son dakika fırsatlarıyla hareketliliğin artması bekleniyor. 

Tatilsepeti Kurulu Başkanı Kaan Karayal, güneşin daha çok kendini gösterdiği bahar mevsimiyle birlikte yılın ilk uzun tatili olduğuna dikkat çekerek bayram tatiline olan talebi değerlendirdi: ‘’Talepler geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 25 artış gösterdi. Son dakika fırsatlarıyla bu oranın daha artmasını, turizmde hareketlilik yaşanmasını bekliyoruz. Özellikle yurt içi ve Kıbrıs galalı otellerinde yüzde 50’ye varan indirimler görüyoruz, 2 çocuğa varan ücretsiz kampanyalar ailelerin ilgisini çekiyor. Ekonomik koşullar zor da olsa yoğun gündemden uzaklaşıp tatil yapmak için plan yapan ve çaba harcayan bir kitle var. Son dakika fırsatlarıyla karar veremeyen ve bütçe ayırmakta zorlananların da harekete geçmesini bekliyoruz.’’ 

Galalı oteller ilk tercih, yeni trend çocuklu aile turları 

4 kişilik bir ailenin 3 gecelik tatil masrafının 30 bin liradan başladığını belirten Tatilsepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, çocuklu aile turlarının yeni tatil konsepti olarak ortaya çıktığını ve talep gördüğünü kaydederek tercih edilen rotaları anlattı: ‘’Vizesi olmayanlar için Balkanlar, Dubai ve Mısır başta olmak üzere vizesiz yurtdışı turları yine talep görüyor. Avrupa şehir kültürüne odaklananlar için İtalya ilk sırada geliyor. Yurt içi turlarında ise özellikle Antalya, Bodrum, Sapanca, Kıbrıs olmak üzere kampanyalı galalı oteller tercih ediliyor. Aslında bütçeye ve talebe göre çeşitli tatil alternatifleri var. Tatilsepeti platformunda turizme bir yenilik olarak sunduğumuz çocuklu aile tur konsepti ise ailece yapılacak etkinlikleri tatille birleştiriyor. Bu çocuk kulüplerinin yer aldığı tesislerin aksine çocuğun kulübe bırakıldığı değil, çocukla bizzat zaman geçirildiği bir tatil konsepti. Doğanın ve tarihin iç içe olduğu çocuklu aile turlarına uzman eğitmenler ve özel olarak hazırlanan atölyeler eşlik ediyor. Çocuklarla birlikte hem eğlenip hem kaliteli zaman geçirmek isteyen ailelerin tercih etiği bu yeni tatil deneyiminde Ağva ve Sapanca gibi yakın destinasyonlar olduğu gibi, Kuşadası, Kapadokya gibi rotalar da yer alıyor.’’

Tatilsepeti’nde öne çıkan Bayram rotaları:

Aile boyu şenlendiren, eğlendiren rotalar



Çocuklarıyla keyifli ve eğitici bir tatil yapmak isteyen aileler için kamp konseptli turlar Tatilsepeti’nde ilk kez görücüye çıktı. Çocuklu aile turlarında her şey dahil konseptli tesislerin aksine çocuğun bir çocuk kulübüne bırakılmadan aileyle birlikte zaman geçirmesi esas alınıyor. Uzman eğitmenler tarafından planlanan ve rehberlik edilen turlarda İstanbul’a yakın Ağva ve Sapanca gibi rotalar da var. At binme, nehir bisikleti ve iki gece konaklamanın dahil olduğu aile programları 28.000 TL’den başlıyor.  Doğanın ve tarihin iç içe olduğu Kapadokya Peri Masalı çocuklu aile turunda 38.000 TL’den başlamaktadır. Mitolojik ve tarihi bir gezi arayanlara ise Kuşadası Antik Hazineler Kampı ideal bir seçenek…40.000 TL’den başlayan bu turda, çocuklar için hazine avı, sanat ve felsefe atölyeleri düzenlenirken, yetişkinler için yaratıcı drama ve müzik geceleri gibi aktiviteler organize ediliyor. Bu turun öne çıkan detaylarından biri de Efes Antik Şehri’ne ziyaret.

Vizesiz rotalarda Balkanlar, Mısır, Dubai 500 Euro

VizesizBalkan Turları, gezginlere çevre gezileri ve akşam yemekleri dahil seçeneklerle 599€uro’dan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Soğuk havaları geride bırakıp yazı erken karşılamak isteyenler için Mısır turları da kolay vize ve her şey dahil konaklamayı kapsayan 549 Euro’luk fiyatıyla bir başka alternatif.  Alışveriş ve tatili birleştirmek isteyenler için en ideal destinasyonlardan biri de Dubai. 569€uro’dan başlayan Dubai turları, kolay vize avantajının yanı sıra öğle yemeklerini ve yurtdışında geçerli e-sim kartını da kapsıyor.

Avrupa şehirlerinde keşif 600 Euro

Bayramda Avrupa’dan vazgeçemeyenler için İtalya yine bir numaralı tercih rotası. Tüm turların dahil olduğu İtalya turları 649 €uro’dan başlıyor. Yeşil pasaport sahipleri veya vizesi hazır olanlar için en yakın Avrupa rotaları ise 69 €uro’dan başlayan fiyatlarla talep görüyor.  

Yurt içi galalı otellerde yüzde 50’ye varan indirim

Tatilsepeti’nde yurtiçi ve Kıbrıs turları yüzde 50’ye varan indirimlerle yüksek talep alıyor. Seçili galalı otellerde iki çocuk ücretsiz ödeme avantajı öne çıkıyor.  72 saate kadar iptal garantisi bulunan otellerde sanatçı programları ve bayrama özel gala organizasyonları mevcut. 

Kıbrıs, Akdeniz, Ege ve yakın bölge bölgesindeki otellerde, TatilsepetiJuzdan’a özel 7.500 TL’ye varan chip-para kazanma fırsatı da tatilcileri bekliyor.  


28 Mart 2025 Cuma

ATF, uluslararası unvanı ile yoluna daha da güçlenerek devam ediyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



ANTALYA TURİZM FUARI "ULUSLARARASI" ÜNVANINI KAZANDI

Türkiye'nin ve Akdeniz Bölgesi'nin en önemli turizm fuarı olan Antalya Turizm Fuarı (ATF25 Türkiye), "Uluslararası" unvanını kazanarak, küresel turizm arenasında daha güçlü bir konum elde etti. GMT Fuarcılık’ın düzenlediği Antalya Turizm Fuarı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından belirlenen tüm kriterleri başarıyla yerine getirerek, bu prestijli unvanı alma hakkı kazandı.

"Turizmin Kalbi" sloganı ve yerinde pazarlama ilkesiyle her yıl dünya çapındaki turizm profesyonellerini Antalya'da bir araya getiren ATF, uluslararası unvanı ile yoluna daha da güçlenerek devam ediyor. Antalya Turizm Fuarı, yeni ünvanı ile sektördeki küresel etki alanını genişleterek, dünya çapında tanınan ve güvenilirliği tescillenmiş bir etkinlik haline geldi.

ULUSLARARASI ANTALYA TURİZM FUARI, ETKİSİNİ DAHA DA ARTIRACAK

ATF, uluslararası unvanını kazanarak, güvenilirliği ve yüksek kalite standartlarıyla tescillenmiş ve global ölçekte tanınan bir etkinlik haline geldi. Bu ünvan, ATF’nin uluslararası medya ve sektör basınındaki görünürlüğünü artırarak, dünya çapında daha fazla katılım ve ziyaretçi çekme potansiyelini beraberinde getirecek. Artık resmi olarak uluslararası bir fuar statüsüne sahip olan ATF, büyük markalar ve yatırımcılar için stratejik fırsatlar yaratırken, yeni iş birlikleri ve ticaret bağlantıları kurma imkânı sunacak. Bu uluslararası tanınma, ATF’nin pazarlama gücünü güçlendirerek onu küresel ölçekte daha rekabetçi ve prestijli bir etkinlik haline getirecek ve aynı zamanda yer bulma ile küresel tanınırlık açısından önemli bir avantaj sağlayacak. ATF, sektördeki en yüksek standartları belirleyerek, global düzeydeki etkinliğini daha da büyütmeye devam edecek.

ATF25 TÜRKİYE, 2025'TE YEDİNCİ KEZ KAPILARINI AÇIYOR

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, 22-23-24 Ekim 2025 tarihlerinde yedinci kez kapılarını açacak. Antalya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek olan ATF25 Türkiye, turizm sektörünün yanı sıra bağlantılı birçok sektörü bir araya getiren güçlü içeriği, dikkat çekici programları ve sınırsız iş ağı fırsatları ile profesyonelleri ağırlamaya hazırlanıyor. Turizmin Kalbi ATF25 Türkiye, resort turizmi başta olmak üzere alternatif turizm çeşitlerinin tüm oyuncularını tek bir çatı altında buluşturacak.

TURİZMİN KALBİ ATF25 TÜRKİYE’DE ATIYOR

Geçtiğimiz yıl ekim ayında 78 ülkeden 30 binin üzerinde profesyonel ziyaretle gerçekleşen ve 845 markayı ağırlayan ATF, sektörde büyük bir yankı uyandırdı. Beş farklı sahnede 130’dan fazla konuşmacının yer aldığı paneller, sektörün her alanında yenilikçi yaklaşımların tartışıldığı, bilgi alışverişine imkân sağlayan toplam 2000 dakikalık bir program sundu. İlber Ortaylı, Sunay Akın ve Özgür Demirtaş gibi ünlü isimlerin yer aldığı ATF panelinde birbirinden değerli isimler bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. 

Bu büyük başarının ardından ATF25 Türkiye, daha da geniş kapsamıyla sektör profesyonellerini yeniden bir araya getirmeye hazırlanıyor. 22-23-24 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleşecek olan Uluslararası Antalya Turizm Fuarı bu yıl 35.000 m² alanda, 40.000’in üzerinde profesyonel ziyaret ile resort ve alternatif turizm çeşitlerinin tüm oyuncularını bir araya getirmeyi hedefliyor.


 

27 Mart 2025 Perşembe

Gastronomi Turizmi Derneği, yeni dönem toplantısını derneğin Lounge Ofisinde gerçekleştirdi.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



GTD Üyeleri Dönem Toplantısında Buluştu.

Türk mutfağı ve Türk üreticilerinin Türkiye’de ve dünyada hak ettiği yere ulaşabilmesi adına ulusal ve uluslararası alanda büyük başarılarla temsil eden Gastronomi Turizmi Derneği, yeni dönem toplantısını derneğin Lounge Ofisinde gerçekleştirdi.

Yaz sezonu yaklaşırken, derneğin stratejileri ve gelecek dönemde yapılması planlanan faaliyetlerini ele almak üzere bir araya gelen dernek üyeleri, sektörel projelerini paylaşırken karşılıklı fikir paylaşımında bulundu. Eski ve yeni üyelerin bir arada olduğu toplantıda dernek komitelerinde görev alan üyeler görüş ve önerilerini dile getirdi.

Sabah saatlerinde İstanbul Harbiye’de bulunan Lounge Ofiste bir araya gelen aralarında gıda, kozmetik, tekstil, turizm ve hizmet sektöründe kendi markasını oluşturmuş marka sahipleri ve yönetim kurulu başkanlarının bulunduğu dernek üyeleri Dernek Başkanı Gürkan Boztepe moderatörlüğünde yeni dönem adına yapılabilecek çalışmaları masaya yatırdı.



Dönem toplantısına Aynı zamanda Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi de olan yaklaşık 25 yıldır turizm sektörüne hizmet etmiş  Crowne Plaza Harbiye Genel Müdürü Yusuf Mayda, yakın zamanda 5 şubesini daha İstanbul’un çeşitli noktalarında  hizmete açacak olan Meat Burger Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sağdiç, Kozmoklinik Yönetim Kurulu Başkanı ve niş lezzetler sıralamasında ilk sıralarda yer alan La Plage No.14  adlı İtalyan Restoranının Genel Müdürü Cengiz Ünal Özmen, ağırlıklı olarak bayan giyimine yönelik baskılık kumaş üreten ve ipek baskı stilleriyle magazin dünyasında pek çok marka ismin de tercihi olan, bugün dek 40 ülkeyle ticaret yapan  Daima Tekstil Kurucusu Cenk Tezer, Girişimci, Kimyager, aynı zamanda Çay Demleme Şampiyonu olarak da bilinen Gül Hanım Delihasan, yaptıkları sosyal ve kültürel aktiviteler ve yürüttükleri sanat  projeleriyle başarılı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Hatay Dayanışma Derneği Başkanı Fahir Abacı, Ürün Güvenliği ve Hijyen Sanitasyon çalışmalarıyla Türkiye’nin en eski ve en güvenilir analiz  firmalarından biri olan Saniter Firması Genel Müdür Yardımcısı Alptekin Özden, Nur Buz Genel Koordinatörü, Ai Drink Satış Başkan Yardımcısı, Bobajoy Satış Müdürü Umut Kaya katıldı.


BTA ve Fraport Antalya’da ortak oldu


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



BTA ve Fraport Antalya’da ortak oldu

TAV Havalimanları’nın yiyecek ve içecek iştiraki BTA ve Fraport, Antalya Havalimanı’nın yiyecek içecek alanlarını işletmek üzere BFA adı altında ortaklığa gitti. Şirket ilk etapta 28 işletmeyle hizmet verecek.

Havalimanı yiyecek-içecek çözümlerinde dünyanın önde gelen markaları arasında yer alan BTA, Antalya Havalimanı’nda hizmet vermek üzere Fraport ile ortaklık kurdu. Ortaklıkta yüzde 60 BTA, yüzde 40 Fraport payı olacak. 

İlk etapta Cakes&Bakes, Enzo, Brewmark, Taste of Anatolia by Ömür Akkor gibi mevcut BTA marklarının yanı sıra Antalya Havalimanı için oluşturulan Flute, Sherefe, Mangia, SweetTreats gibi konseptlerin de yer alacağı 28 işletme yolcularla buluşacak. 

Şirket ayrıca üç lounge alanında -Premium, Elite ve ArrivalLounge- yiyecek içecek hizmeti verecek.

BTA İcra Kurulu Başkanı Baha Bülbül, “Akdeniz’in en büyük turizm merkezi olan Antalya’da bu yıl Nisan ayında devreye tamamlanacak genişleme projesiyle birlikte hizmete başlayacağız. Antalya Havalimanı geçen yıl 38 milyon yolcu ağırladı. Bu trafiğin 32 milyonu dış hat yolcusu oldu. Dünyanın her yerinden gelen yolcularımızın beklentilerini karşılayacak bir çeşitlilik sunacağız. Aynı zamanda Anadolu mutfağının ve Akdeniz bölgesinin gastronomik birikimini de havalimanına taşıyacağız. TAV Havalimanları’yla birlikte Antalya’nın işletmesini üstlenen Fraport’la yaptığımız bu ortaklıktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Fraport AG Kıdemli Başkan Yardımcısı Denitza Weismantel, “Antalya Havalimanı'nı yirmi yılı aşkın bir süredir başarıyla işletiyoruz ve 2018 yılından bu yana TAV Havalimanları ile verimli bir iş birliği sürdürüyoruz. Yeni ortak girişimimizle bu iş birliğini daha da güçlendirirken, portföyümüzü genişletme fırsatını yakalıyoruz. İlk kez, Antalya Havalimanı'ndaki (AYT) restoran imtiyazlarının yönetimi ve işletmesi sorumluluğunu üstleniyoruz. Ortaklarımızla birlikte, dünyaca ünlü Türk misafirperverliğini yansıtan, farklı damak tatlarına hitap eden çeşitli mutfak deneyimlerini misafirlerimize sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

________________________________________

BTA hakkında

TAV Havalimanları iştiraki olan BTA; Türkiye, Gürcistan, Makedonya, Tunus, Umman, Letonya, Hırvatistan ve Kazakistan olmak üzere toplam 8 ülkede, 16 havalimanında, 200’ü aşkın noktada misafirlerine dünya mutfaklarının zengin menü seçeneklerini sunuyor. Servis hizmetlerinin yanı sıra kendi üretim tesisinde 100’e yakın marka için endüstriyel ölçekte ayda 5 milyon adet butik üretim yapan BTA, 16 ülkeye gıda tedariki de sağlıyor. BTA, tam 24 yıldır yiyecek-içecek sektörüne dair faaliyet gösterdiği tüm alanlarda Türkiye'nin lider, dünyanın ise en tanınmış şirketlerinden biri olmak vizyonuyla faaliyetlerini sürdürüyor. 

www.bta.com.tr

FraportHakkında

Merkezi Almanya'nın Frankfurt şehrinde bulunan Fraport AG (Frankfurt Borsası, MDAX), küresel havalimanı işletmeciliği alanında dünyanın önde gelen oyuncularından biridir. Fraport’un şirket portföyü, dört kıtada 29 havalimanında yürütülen faaliyetleri kapsamaktadır. Fraport Grubu, 2024 mali yılında (31 Aralık itibarıyla) 4,4 milyar avro gelir ve yaklaşık 501,9 milyon avro kâr elde etmiştir. 2024 yılında, Fraport tarafından aktif olarak yönetilen havalimanları toplamda 174 milyondan fazla yolcuya hizmet vermiştir.

Fraport’un ana üssü olan Frankfurt Havalimanı (FRA), Avrupa’nın kalbinde, önemli kara, demiryolu ve hava yolu ağlarının kesişim noktasında stratejik bir konuma sahiptir. Çevresindeki Frankfurt Ren-Main-Neckar bölgesi, Avrupa ve dünya için bir ekonomik merkez ve lojistik üssü olarak hizmet vermektedir. 2024 yılında FRA, yaklaşık 61,6 milyon yolcuyu ağırlamış ve 2,1 milyon metrik ton kargo taşımıştır.

www.fraport.com