5 Haziran 2026 Cuma

SimurgInn, Yazı “Tanrı Misafiri” ile Karşılıyor: Kaz Dağları’nda Bir Meksika Gecesi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SimurgInn, Yazı “Tanrı Misafiri” ile Karşılıyor: Kaz Dağları’nda Bir Meksika Gecesi

Kaz Dağları’nın ilham veren doğasında konumlanan SimurgInn, yazın gelişini özel bir gastronomi deneyimiyle kutluyor.Şef Luca Eyüboğlu’nun hazırladığı, Meksika’nın ikonik sokak lezzetleri ve geleneksel reçetelerinden ilham alan "CantinadiSimurgInn" menüsü, Kuzey Ege’nin kalbinde misafirlerini sıra dışı bir lezzet keşfine çıkaracak.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe Köyü’nde yer alan SimurgInn, özel menü hazırlıkları ve konsept tasarımı ile Meksika’nın canlı, aromatik ve köklü mutfak kültürünün kapılarını aralıyor.Farklı gastronomi deneyimleri yaratmak amacıyla Müge Büyüktalaş ve Müge Tüzer tarafından kurulan; dünya çapında faaliyet gösteren yaratıcı mutfak ve etkinlik prodüksiyon stüdyosu Tanrı Misafiri, bu kez rotasını Ege’ye çeviriyor. Tanrı Misafiri, konsept tasarımıyla, SimurgInn’ın baş şefi Luca Eyüboğlu’nun gastronomi deneyimini görsel bir tasarımla zenginleştiriyor. 

Taze avokado ve çıtır nachostan, salsa macha ile canlanan levrek aguachile'ye kadar uzanan dinamik başlangıçlarla açılışını yapan menü; mango salatasının epazote otuyla yakaladığı uyum, mısır tempura ve salsa tamarindo ile hazırlanan Meksika karides tost gibi gurme dokunuşlarla devam ediyor. Geleneksel taco kültürünü aslına sadık kalarak masaya taşıyan Tacos de lengua ise gecenin en özgün tatları arasında yer alıyor.

Menünün ana odak noktalarından biri olan ve Şef Luca Eyüboğlu’nun bu geceye özel yorumladığı salsa verde ile salsa de suero eşliğindeki Kaz Carnitas, lokal malzemelerle Meksika tekniklerinin kusursuz bir birleşimi olarak öne çıkıyor. Ferahlatıcı notalarıyla fark yaratan geleneksel Meksika esintili Carlota de limón (semifrío) ise bu benzersiz lezzet şöleninin kapanışını yapıyor. 

Tanrı Misafiri’nin kürasyonuyla, 13 Haziran 2026’da SimurgInn’de gerçekleşecek bu özel gece; akşam yemeğinin ardından ritmin yükseldiği, enerjisi giderek artan dinamik bir yaz kutlamasıyla devam edecek.


Barceló Istanbul’un sürdürülebilirlik performansı ödülle taçlandı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Barceló Istanbul’un sürdürülebilirlik performansı ödülle taçlandı

Sıfır Atık Belgesi sahibi Barceló Istanbul Otel, ambalaj atıklarının ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması alanındaki titiz ve detaylı çalışmalarıyla Beyoğlu Çevre Festivali’nde ödül aldı.

Çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarını uzun vadeli bir strateji olarak benimseyen Barceló Istanbul, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarının karşılığını ödülle aldı. Beyoğlu Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Beyoğlu Çevre Festivali kapsamında verilen ödül, otelin atık yönetimi konusundaki istikrarlı performansını ortaya koydu. Barceló Istanbul, festival kapsamında “Yatak Başı Ambalaj Atığı En Çok Toplayan Otel” kategorisinde ödüle layık görüldü. 

Ödül değerlendirmesinde, otelin başarısının arkasındaki temel unsurun, tesisin detaylı ayrıştırma sistemi olarak gösterildi. Özellikle cam atıklar başta olmak üzere ambalaj atıklarının doğru şekilde ayrıştırılması ve düzenli olarak geri dönüşüm sistemine kazandırılması kriterleri öne çıktı. Bu kapsamda Barceló Istanbul’un yıl boyunca sürdürdüğü atık yönetimi uygulamaları, detaylı çalışma sistemiyle ödüle değer bulundu.

Hasköy Etkinlik Alanı’nda düzenlenen Beyoğlu Çevre Festivali’nde gerçekleştirilen törende belge ve plaket takdimi yapıldı. Festival, çevre bilincinin artırılması ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptı.

‘Temel sorumluluğumuz olarak kabul ediyoruz’

Barceló Hotel Group Bölge Müdürü Hasan Ekmen, aldıkları ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Turizm sektörünün çevresel etkilerini azaltmak artık bir tercih değil, temel bir sorumluluk. Barceló İstanbul olarak atıkların kaynağında ayrıştırılmasından enerji ve kaynak verimliliğine kadar birçok alanda sürdürülebilirlik odaklı uygulamaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Bu alanda gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalar küresel sürdürülebilirlik stratejimiz olan Barceló Regen programımızın bir parçası. Bu ödül, ekip arkadaşlarımızın yıl boyunca gösterdiği özenli çalışmanın ve çevreye duyduğumuz sorumluluğun önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir turizm anlayışımız doğrultusunda çevresel performansımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Bu değerli farkındalığı oluşturdukları ve gerek bölgeye gerekse ortak geleceğimize sağladıkları kesintisiz destekler için Beyoğlu Belediyesine ve Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum.” 

4 Haziran 2026 Perşembe

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı 

Türkiye’nin kongre, toplantı ve etkinlik sektöründeki en köklü markalarından İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı (ICEC), 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı.

Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) MICE Mekan Kriterleri doğrultusunda hazırlanan rapor, İstanbul Lütfi Kırdar’ın çevresel, sosyal ve yönetsel sürdürülebilirlik alanlarında yürüttüğü çalışmaları, hedeflerini ve geleceğe yönelik yol haritasını ortaya koyuyor.

Bir asra yaklaşan geçmişiyle İstanbul’un etkinlik sektörünün doğduğu merkez olarak bilinen ICEC, sürdürülebilirliği kurumsal stratejisinin merkezine yerleştirerek kongre ve etkinlik sektöründe örnek bir dönüşüm modeli oluşturmayı hedefliyor.

İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü Deniz Dikkaya, raporun yayınlanmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Sürdürülebilirliği bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Dünya kenti İstanbul’un en köklü kongre merkezlerinden biri olarak, çevresel ayak izimizi azaltan, yerel değerleri destekleyen ve kaynaklarımızı daha verimli kullanan bir işletme modeli oluşturmak için kararlılıkla çalışıyoruz. GSTC - Küresel Sürdürülebilir Turizm KonseyiKriterleri çerçevesinde belgelendirme için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Çevresel çalışmalarımızın yanı sıra yerel istihdamın desteklenmesi, erişilebilirlik uygulamalarının geliştirilmesi,kadın hakları ve fırsat eşitliği politikaları, çocuk haklarının korunması ve kültürel mirasın yaşatılması dakurumumuzun sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bileşenleri arasında yer alıyor.Gelecek İçin Dönüşüm, Etkinlik İçin Sürdürülebilirlik anlayışımız doğrultusunda sektörümüze liderlik etmeyi sürdüreceğiz.”


Yayınlanan rapora göre 2025 yılında enerji, su ve atık yönetimi alanlarında önemli ilerlemeler kaydeden ICEC, ziyaretçi sayısındakiartışa rağmen kaynak tüketiminde azaltım sağlamayı başardı. Elektrik tüketimi bir önceki yılagöre düşüş gösterirken, su tüketiminde de önemli ölçüde tasarruf sağlandı. Enerji verimliliği kapsamındagerçekleştirilen LED dönüşüm yatırımları ve operasyonel iyileştirmeler bu sonuçlarda etkili oldu.

Karbon yönetimi alanında da dikkat çekici sonuçlar elde edildi. Katılımcı sayısındaki artışa rağmen kişibaşına düşen karbon yoğunluğunda bir önceki yıla göre yüzde 62 oranında iyileşme sağlandı. Bu gelişmeenerji verimliliği, kaynak yönetimi ve sürdürülebilir operasyon uygulamalarının somut çıktıları arasında yeraldı.

Dört Ana Başlıkta Sürdürülebilirlik Yaklaşımı

Kurumun web sitesi https://icec.org/surdurulebilirlik adresinden raporun tamamına ulaşılabilen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, ICEC’in sürdürülebilirlik stratejisinin temelini oluşturan dört ana başlık üzerine inşa edildi:

• Sürdürülebilir Yönetim: Çevresel ve sosyal risklerin yönetildiği, şeffaf ve ölçülebilir süreçlerin oluşturulması.

• Sosyo-Ekonomik Fayda: Yerel istihdamın desteklenmesi ve tedarik zincirinde yerel üreticilere öncelik verilmesi.

• Kültürel Mirasın Korunması: İstanbul’un tarihi ve kültürel değerlerinin uluslararası ziyaretçilere doğru şekilde aktarılması.

• Çevresel Etkinin Azaltılması: Enerji verimliliği, su tasarrufu, atık yönetimi ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik uygulamaların yaygınlaştırılması.

Sektörde Dönüşüme Liderlik Hedefi

ICEC, sürdürülebilirlik çalışmalarını yalnızca kurum içi uygulamalarla sınırlı tutmayarak; organizatörleri, katılımcıları, tedarikçileri ve tüm paydaşlarını bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyor.

2025 Sürdürülebilirlik Raporu ile birlikte ICEC, daha yaşanabilir bir gelecek için çevresel sorumluluk, toplumsal fayda ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ederek Türkiye’nin MICE sektöründeki dönüşümüne liderlik etmeyi amaçlıyor.


Ruins Luxury Resort, Bodrum’un enerjisine yeniden yön veriyor.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bodrum’da Lüksün Yeni Sezonu Ruins Luxury Resort

Ruins Luxury Resort, 2026 yaz sezonuna görkemli bir başlangıç yaparak Bodrum’un enerjisine yeniden yön veriyor. Sezona kapılarını açan resort, mimarisi, gastronomi deneyimi, uluslararası iş birlikleri ve rafine yaşam anlayışıyla Bodrum’un yaz ritmine kendi imzasını bırakıyor.


Yalıkavak’ın doğayla iç içe, sakin ama güçlü bir duruşa sahip atmosferinde konumlanan Ruins Luxury Resort, mimarisi, deneyim alanları ve iş birlikleriyle klasik bir tatil anlayışının ötesine geçiyor. Antik şehirlerden ilham alan ve Sinan Kafadar imzası taşıyan tasarım dili, geçmişin izlerini çağdaş bir estetikle buluştururken; ışık, doku ve doğa arasındaki denge mekânın ruhunu hissettiren güçlü bir atmosfer yaratıyor.


Sezonun dikkat çeken yeniliklerinden biri olan AlohaBakery, günün ilk saatlerinden itibaren taze kruvasanlar ve özenli fırın ürünleriyle güne zarif bir başlangıç sunuyor. Gün ilerledikçe deneyim, global bar sahnesinin öne çıkan isimlerinden SIPS Barcelona iş birliğiyle farklı bir boyuta taşınıyor. Dünyanın En İyi 50 Barı listesinde üst sıralarda yer alan SIPS, yaratıcı kokteyl anlayışını Bodrum’a taşıyarak Ruins Luxury Resort’un enerjisini uluslararası bir çizgiye taşıyor.


Gastronomi tarafında ise Miraj, bölgesel lezzetleri modern dokunuşlarla yeniden yorumlayan mutfağıyla öne çıkıyor. Restoranın yaratıcı mutfağına Atilla Heilbronn liderlik ederken, ortaya çıkan deneyim yalnızca bir akşam yemeği değil, başlı başına bir ritüele dönüşüyor.


Ruins Luxury Resort’un dünyası yalnızca gastronomi ve mimariyle sınırlı değil. Mercedes-Benz ile sürdürülen iş birliği, konfor ve estetiği bir araya getirirken; AcrePadel ve Amazon Prime gibi global markalarla gerçekleştirilen projeler, sezon boyunca otelin sosyal dinamiğini canlı tutuyor.


2026 yazında Ruins Luxury Resort, yalnızca konaklanan bir yer değil; günün her saatine yayılan bir yaşam kurgusu sunuyor. Seçkin etkinlikler, sürpriz iş birlikleri ve özenle tasarlanmış deneyimlerle şekillenen bu dünya, Bodrum’un yeni sezonunda yine konuşulan adreslerden biri olmaya hazırlanıyor.


İGA İstanbul Havalimanı’ndan dünyada bir ilk İGA, enerji ihtiyacının tamamını güneşten karşılıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İGA İstanbul Havalimanı’ndan dünyada bir ilk İGA, enerji ihtiyacının tamamını güneşten karşılıyor

Sürdürülebilirlik vizyonunu enerji dönüşümü yatırımlarıyla güçlendiren İGA İstanbul Havalimanı’nın Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santrali (GES), 220 milyon euro yatırım bedeli, 240 MW toplam kurulu gücü ve yaklaşık 3 milyon metrekarelik alanı ile küresel havacılık sektörünün en büyük yenilenebilir enerji yatırımlarından. Eskişehir GES’in resmî açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen “2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni”nde yapıldı.

Kuruluşundan bu yana sürdürülebilirlik alanında küresel ölçekte örnek uygulamalara imza atan İGA İstanbul Havalimanı, 240 megavat (MW) toplam kurulu güce sahip Eskişehir Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımıyla ‘Tüm Elektrik İhtiyacını Güneş Enerjisinden Karşılayan Dünyanın İlk Mega Havalimanı’ oldu.

Yaklaşık 3 milyon metrekarelik alanda 220 milyon euro yatırımla faaliyete geçen proje sayesinde İGA İstanbul Havalimanı, operasyonlarında kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak hem dünya havacılık sektöründe önemli bir ilke imza attı hem de 2050 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda kritik bir eşiği geride bıraktı.

Küresel havacılık sektörünün en büyük yenilenebilir enerji yatırımlarından Eskişehir GES’in resmî açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla Ankara’da düzenlenen “2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni” kapsamında yapıldı.


2026 yılı itibarıyla operasyonlarını tamamen yeşil enerjiyle sürdüren ve 2050 Net Sıfır Emisyon yol haritasının yüzde 30-40 önünde ilerleyerek küresel sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlayan İGA İstanbul Havalimanı, Eskişehir GES yatırımı ile enerji dönüşümü ve karbonsuzlaşma yolculuğunun en stratejik adımlarından birini hayata geçirmiş oldu.   

“Her yıl 212 bin 800 ton karbondioksit emisyonunu önlüyoruz”

İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, konuya ilişkin değerlendirmesinde, sürdürülebilirliği; operasyonlarının yan unsuru değil, temel yapı taşı olarak konumlandırdıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“2025 yılında devreye aldığımız Eskişehir Güneş Enerji Santralimiz, sürdürülebilirliği merkeze alan anlayışımızın en güçlü yansıması. GES ile sadece 5 ay içinde, yıllık toplam elektrik tüketimimizin yüzde 54’üne karşılık gelen enerjiyi ürettik. 2026’da ise sorumluluk alanlarımızdaki elektrik tüketimimizin tamamını güneşten karşılar hâle geldik. Bu, dünyanın en büyük havalimanlarından birinin tüm elektrik ihtiyacını yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle karşıladığı anlamına geliyor. Bu, havacılık tarihinde bir ilk.”

Bu başarının, rakamların ötesinde anlam taşıdığını ifade eden Bilgen, GES yatırımıyla her yıl 212 bin 800 ton karbondioksit emisyonunu önlediklerini bildirdi. Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını 2019 baz yılına kıyasla yüzde 27,8 oranında azalttıklarını ve 2050 Net Sıfır Emisyon hedeflerine giden yol haritalarının yüzde 30-40 ilerisinde olduklarını ifade eden Bilgen, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Avrupa havalimanlarının öngördüğü dönüşüm hızının çok üzerindeyiz. Bu, bizim için bir gurur kaynağı ve daha büyük adımlar atmak için güçlü bir motivasyon. Eskişehir GES, sadece İGA için değil, enerji yoğun çalışan tüm sektörler için bir referans noktası hâline geldi. Havalimanı ölçeğinde bu dönüşümü gerçekleştiren ilk kurum olarak şuna inanıyoruz; büyümek ile gezegenimizi korumak arasında seçim yapmak zorunda değiliz. Doğru vizyon, doğru teknoloji ve kararlı bir iradeyle ikisi birlikte mümkün. Daha temiz bir gelecek ulaşılmaz bir ideal değil, bugün hayata geçirdiğimiz bir gerçektir.”

Büyüme ve sürdürülebilirliği aynı hedefte buluşturuyor

Büyümesini; çevresel etkilerini azaltan ve doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan yatırımlarla destekleyen İGA İstanbul Havalimanı, ‘Dünyayı koruma’ stratejisi kapsamında, Eskişehir GES yatırımı ile her yıl yaklaşık 212 bin 800 ton karbondioksit emisyonunun önüne geçmeyi hedefliyor. Engellenen bu emisyon miktarı, santralin 25 yıllık ekonomik ömrü boyunca yaklaşık 517 milyon kızılçam ağacının karbon tutma kapasitesine eş değer bir çevresel fayda sağlayacak.

Temiz enerjisini tesis sınırları dışından sağlıyor

İGA İstanbul Havalimanı, 2050 Net Sıfır Emisyon taahhüdü doğrultusunda ilerlerken, daha önce yüzde 50 olarak belirlediği 2030 yenilenebilir enerji hedefini de yüzde 90’a yükseltti.

Terminal binasının özgün mimari yapısını ve estetik bütünlüğünü korumak amacıyla güneş panellerini terminal çatısı yerine Eskişehir’deki santral sahasında konumlandıran İGA İstanbul Havalimanı, Türkiye’nin uzaktan yenilenebilir enerji kullanımına izin veren ileri düzey enerji mevzuatı sayesinde tesis sınırları dışında yer alan bir santralden sağlanan yüzde 100 temiz enerjiyle faaliyetlerini sürdüren dünyadaki ilk mega havalimanı unvanı kazandı.


Rixos’un, Hurghada'daki ikinci oteli, Rixos Premium Magawish Bay View açıldı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Rixos’un,  Hurghada'daki ikinci oteli, Rixos Premium Magawish Bay View açıldı

Rixos Hotels, Mısır turizminin gözde destinasyonlarından Hurghada’daki,  yeni tesisi Rixos Premium Magawish Bay View’ü hizmete açarak  büyümesini sürdürüyor.

 Hurghada’daki ilk oteli olan, Rixos Premium Magawish Suites & Villas’ın hemen yanında konumlanan tesis, Rixos’un uluslararası ölçekte tanınan “Ultra Her Şey Dahil” deneyimini modern mimari, güçlü gastronomi seçenekleri, sosyal yaşam alanları ve kapsamlı resort hizmetleriyle bir araya getiriyor.

Hurghada Uluslararası Havalimanı’na sadece 7 km mesafede yer alan Rixos Premium Magawish Bay View, Kızıldeniz’in kristal berraklığındaki sularına ve upuzun altın sarısı kumsalına doğrudan erişim sunuyor. Deniz, güneş ve su sporlarını rafine bir lüksle harmanlayan tesis, bölgenin küresel turizmdeki çekim gücünü daha da yukarı taşımayı hedefliyor.

Rixos Mısır otelleri CEO’su Erkan Yıldırım, yeni tesisle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Rixos Premium Magawish Bay View, Kızıldeniz’deki büyüme vizyonumuzun önemli bir kilometre taşı. Hurghada’nın uluslararası turizmde yükselen konumuna inanıyor ve bölgenin potansiyelini uzun vadeli bir perspektifle değerlendiriyoruz. Bugün Rixos olarak yalnızca resort işletmeciliği yapmıyor; gastronomi, eğlence, spor, wellness ve yaşam tarzını bir araya getiren destinasyon deneyimleri oluşturuyoruz. Rixos Premium Magawish Bay View ile birlikte Hurghada’nın dünya çapında tercih edilen resort destinasyonlarından biri olma yolculuğuna katkı sağlamayı sürdürüyoruz.”


Toplam 442 konaklama biriminden oluşan otel; premium odalar, geniş süitler ve özel villalardan oluşan seçkin bir portföy sunuyor. Akıllı oda teknolojileriyle donatılan tesiste, genişliği 240 metrekareye ulaşan süitlerin yanı sıra, panoramik manzarası ve kendine ait havuzlu geniş terasıyla fark yaratan Skyline Suite seçenekleri yer alıyor.

Dokuz farklı yüzme havuzu, Kızıldeniz’in sonsuzluğuyla birleşen bir Infinity Pool ve modern bir marina erişimi tesisin dikkat çeken özellikleri arasında bulunuyor. Aktif bir tatil düşleyenler için paddleboard, su kayağı ve kite surf gibi popüler su sporları resort yaşamının merkezinde yer alırken, tesis bünyesindeki özel at çiftliği misafirlere Kızıldeniz kıyısında ata binme ayrıcalığı sunarak tatil anılarını unutulmaz kılıyor.

Daha üst seviyede kişiselleştirilmiş bir hizmet deneyimi arayan misafirler için tasarlanan, kendine ait özel yüzme havuzlu 17 villanın yer aldığı villa konsepti ise tesisin en seçkin konaklama alternatifleri arasında öne çıkıyor.

Gastronomi deneyimi, tesisin öne çıkan unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor. Uluslararası açık büfe konseptiyle hizmet veren Turquoise Restaurant’ın yanı sıra Güney Amerika mutfağından ilham alan Casa Fiesta, Peru mutfağı sunan Peruana, Hint mutfağına odaklanan Rasa Restaurant, İtalyan mutfağı deneyimi sunan L’Olivo Restaurant ve Yunan esintilerinden ilham alan Mykonos restaurant  misafirlere farklı lezzet seçenekleri sunuyor.

Tesis, farklı zevklere hitap eden konsept mekanlarıyla da dikkat çekiyor. Villa misafirlerine özel hizmet veren Azure Lounge, gün batımının keyfini çıkarabileceğiniz Infinity Pool Bar ve uzman miksolojistlerin adresi The Gin Time misafirlerini bekliyor. Society  Lounge ise şık plaj kulübü atmosferiyle eğlenceye yeni bir boyut kazandırıyor.

Wellness alanında hizmet veren Anjana Spa; geleneksel hamam ritüelleri, bakım uygulamaları ve masaj terapileriyle misafirlerine dinlenme ve yenilenme imkanı sunuyor. Gün boyu devam eden aktiviteler, akşam gösterileri ve Exclusive Sports Club bünyesindeki spor programları da resort deneyimini tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor.

Rixos Premium Magawish Bay View misafirleri, hemen komşu konumdaki Rixos Premium Magawish Suites & Villas’ın tüm restoran, eğlence, spor ve yaşam alanlarından da sınırsızca faydalanabiliyor. Bu sinerji sayesinde her iki tesis, Hurghada’da birbirini besleyen, bölgenin en kapsamlı, en dinamik ve en güçlü lüks resort destinasyonunu oluşturuyor.

3 Haziran 2026 Çarşamba

THY, Gaziantep’in kültür, turizm ve gastronomideki gücünü dünyaya tanıtacak reklam filmini yayınladı!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRK HAVA YOLLARI, UNESCO GASTRONOMİ ŞEHRİ UNESCO’İ TURİZMDE KÜRESEL BİR MARKA YAPACAK TANITIM ATAĞINI BAŞLATTI!

GAZİANTEP’İN TANITIM FİLMİNİN DESTEĞİ İLE BU YIL 5 MİLYON TURİST HEDEFİNE YAKLAŞMASI BEKLENİYOR! 

THY, Gaziantep’in kültür, turizm ve gastronomideki gücünü dünyaya tanıtacak reklam filmini yayınladı!

Türk Hava Yolları’nın (THY) Gaziantep’in tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerini dünyaya tanıtmak için hazırladığı ve sevilen oyuncu Furkan Palalı’nın başrolünde yer aldığı ‘Gaziantep’in Olağanüstü Lezzetleri’ adlı özel tanıtım filmi, tüm dijital kanallarda yayınlandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği tanıtım filmde Gaziantep Kalesi’nden, Zeugma Mozaik Müzesi’ne, Bakırcılar Çarşısı’ndan Tarihi Gümrük Han’a şehrin en önemli noktaları ve en sevilen lezzetleri öne çıkarılıyor. 

Köklü tarihi mirası ile doğal, coğrafi, kültürel ve gastronomik zenginlikleri sayesinde UNESCO listesinde Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden biri olarak öne çıkan Gaziantep, dünya arenasında adını duyurmaya hazırlanıyor. Türk Hava Yolları’nın (THY) kentin tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerini dünyaya tanıtmak için hazırladığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkanı Fatma Şahin tarafından desteklenen özel tanıtım filmi, tüm dijital kanallarda yayınlandı. 

‘ExtraordinaryFlavors of Gaziantep’ izleyicilerden tam not aldı 

Tarihi, gastronomisi ve doğasıyla turizmin yükselen değerlerinden olan Gaziantep’in tarihi sokaklarını, kültürel değerlerini, misafirperverliğini ve mutfak kültürünü etkileyici sinematografik görüntülerle sunan ‘ExtraordinaryFlavors of Gaziantep’ (Gaziantep’in Olağanüstü Lezzetleri) adlı reklam filminde, sevilen oyuncu Furkan Palalı rol aldı. “Bazı yolculuklar bir varış noktasından fazlasını ortaya çıkarır, bir şehrin ruhunu açığa vururlar” mesajıyla başlayan iki dakikalık reklam filminde Palalı, kentin zamana meydan okuyan güzelliğini, köklü mirasını ve dünyaca ünlü lezzetlerini keşfetmek üzere şehrin önemli noktalarını ziyaret ediyor. Filmin hem ulusal hem de uluslararası arenada izleyicilerin beğenisini aldığı belirtiliyor. 


Zeugma Müzesi’nden Bakırcılar Çarşısı’na, kebabından baklavasına tüm zenginlikleri tanıtılıyor!

Gaziantep’in kendine özgü ruhunu ve yaşam kültürünü keşfetme temasının ön plana çıkarıldığı reklam filminde Gaziantep’in simge yapılarından Gaziantep Kalesi, dünyanın en önemli mozaik müzelerinden biri olan Zeugma Mozaik Müzesi, Fırat Nehri kıyısındaki tarihi Rumkale, geleneksel el sanatlarının yaşatıldığı Bakırcılar Çarşısı ve tarihi Antep evleriyle öne çıkan Bey Mahallesi ziyaret ediliyor.

Yesemek Açık Hava Müzesi, Karkamış Antik Kenti, Şahinbey Milli Mücadele Müzesi, Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi ve Tarihi Gümrük Han’ınönemli duraklar arasında yer aldığı tanıtım filminde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Gaziantep’in kültür, tarih ve medeniyet birikimini yansıtan Panorama 25 Aralık Müzesi, Hamam Müzesi, Udma Peynir Müzesi, Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi ile Emine Göğüş Mutfak Müzesi de yer alıyor. Tanıtım filminde ayrıca Gaziantep’in dünya gastronomi kültüründe ün kazanan kebapları, yöresel yemekleri ve coğrafi işaretli Antep baklavasının hazırlanış süreçlerietkileyici görüntülerle aktarılıyor. 

Gaziantep’in küresel bir marka olarak Asya’dan Amerika’ya pek çok ülkeden turist ağırlaması bekleniyor

Köklü tarihi, 5 antik kente ev sahipliği yapması, gastronomisi ve doğasıyla turizmde yükselen değerlerden biri olan Gaziantep’in sahip olduğu zenginlikleri küresel ölçekte tanıtacak olan reklam filminin kentin uluslararası bilinirliğini artırması ve turizm potansiyeline katkı sunması bekleniyor. Bu kapsamda Asya’dan Uzakdoğu ve Amerika’ya kadar çok farklı ülkelerden kültüre, tarihe, gastronomiye ve Türkiye'nin ürettiği değerlere ilgi duyan turistlerin Gaziantep’e çekilmesi hedefleniyor. Geçen yıl 1 milyon 300 bin civarında turist ağırlayan kentin bu yıl küresel bir marka olma potansiyeli ile 5 milyon turist hedefine yaklaşması da öngörüler arasında yer alıyor.