İYİGÜN HABER AJANSI
iyigunhaberajansi@gmail.com
15 Eylül 2026 Salı
WYNDHAM, DOLCE NOVA İLE LÜKS KONAKLAMADA HEDEF BÜYÜTÜYOR
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda ortopedik şikâyetler artıyor
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda ortopedik şikâyetler artıyor
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Öner’den ailelere uyarı: “Gece uyandıran veya giderek artan ağrı mutlaka değerlendirilmeli”
Okulların açılmasıyla birlikte çocukların hem günlük aktiviteleri hem de uyku düzeni değişiyor. Derslerde uzun süre oturmak sırt, bel ve boyun ağrılarını artırırken, yaz tatilinin ardından daha yoğun bir tempoya hızlı dönüş diz, ayak bileği ve topuk çevresinde şikâyetlere neden olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Öner, her ağrının ciddi bir soruna işaret etmediğini, ancak gece uyandıran, giderek artan veya uzun süre devam eden ağrıların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Skolyozun çoğu zaman ağrı yapmadan ilerleyebildiğine dikkat çeken Öner, ailelerin, özellikle hızlı büyüme dönemindeki çocukların, omuz ve bel simetrisini takip etmesi gerektiğini önerdi.
2026-2027 eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla çocuklar yeniden ders sıralarına dönüyor. Okulda uzun süre oturmak, eve gelindiğinde ödev, bilgisayar, tablet ve telefonla geçirilen hareketsiz sürenin devam etmesi, çocukların kas-iskelet sistemi üzerindeki yükü artırabiliyor. Yaz tatilinin ardından gelen tempolu bir düzene dönüş, farklı ortopedik şikâyetleri beraberinde getirebiliyor.
“Belirtiler göz ardı edilmeden uzmana başvurulmalı”
Klinik pratiğinde özellikle düşük fiziksel kondisyon ve hareketsizlikle birlikte sırt, bel ve boyun ağrısı tarif eden çocuk ve ergenlerle daha sık karşılaştığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Öner, okulların açılmasıyla birlikte çocukların günlük hareket düzeninin önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekti. Uzun süre oturmaya bağlı olarak sırt, bel ve boyun bölgesinde ağrılar görülebildiğini ifade eden Öner, özellikle yaz döneminde spora ara veren çocukların aniden ve yoğun şekilde aktiviteye dönmesinin, diz, ayak bileği ve topuk çevresinde ağrılara neden olabileceğini söyledi. Çocuklarda zaman zaman kas ve eklem ağrıları görülebileceğini belirten Doç. Dr. Öner, “Özelliklebazı belirtilerin kesinlikle göz ardı edilmemesi gerekiyor. Eğer ağrı çocuğu gece uykusundan uyandırıyorsa, giderek şiddetleniyorsa veya uzun süredir devam ediyorsa ve ağrıya ateş, açıklanamayan kilo kaybı, uyuşma, güçsüzlük ya da yürüme bozukluğu eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diye konuştu.
Omuz, bel ve kalçadaki asimetriyi büyüme döneminde gözden kaçırmayın Çocuklarda sırt ve bel ağrısının her zaman skolyoz anlamına gelmediğini vurgulayan Doç. Dr. Öner, “Skolyoz, omurganın yalnızca yana doğru eğilmesi değil, omurların kendi eksenleri etrafında dönmesinin de eşlik ettiği üç boyutlu bir deformite durumudur. Bu nedenle özellikle skolyozun başlangıç döneminde ağrı hissedilmeyebilir. Hızlı büyüme dönemindeki çocukların belirli aralıklarla gözlemlenmesi, erken farkındalık açısından önem taşıyor. Aileler, çocuklarının omuz ve bel simetrisinievde de gözlemleyebilir. Omuz seviyelerinde belirgin eşitsizlik, bel veya kalça bölgesinde asimetri, çocuk öne eğildiğinde sırtın ya da belin bir tarafında belirgin bir yükseklik gibi belirtilerden birinin fark edilmesi doğrudan skolyoz tanısı anlamına gelmese de özellikle hızlı büyüme döneminde böyle bir farklılık görülüyorsa çocuğun ortopedik açıdan değerlendirilmesi gerekir. Skolyoz çoğu zaman ağrı yapmadığı için yalnızca çocuğun ağrıdan yakınmasını beklemek, erken tanının gecikmesine neden olabilir” ifadelerini kullandı.
“Ağır okul çantası skolyoz nedeni değil”
Okulların açılmasıyla yeniden gündeme gelen ağır çanta konusuna da değinen Doç. Dr. Ali Öner, ağır okul çantasının skolyoza neden olduğunun bilimsel olarak gösterilmediğini söyledi.
Öner, “Ağır çanta taşımak veya yanlış oturmak skolyozun nedeni olarak kabul edilmiyor. Ancak bu, çantanın ağırlığının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Çocuk ağır bir çantayı taşırken yükü dengelemek için öne doğru eğilebilir. Bu durumda boyun, omuz ve sırt kasları daha fazla çalışır, yorgunluk, kas gerginliği ve ağrı görülebilir. Geçici duruş değişikliği ile kalıcı omurga deformitesini birbirinden ayırmak gerekir” dedi.
“Çantanın ağırlığı yaklaşık yüzde 10 civarında tutulmalı”
Okul çantasının mümkün olduğunca hafif, çocuğun vücut yapısına uygun ve iki geniş, yumuşak, ayarlanabilir omuz askısına sahip olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Öner, çantanın iki omuzda ve sırta yakın taşınması gerektiğine dikkat çekti. Dolu çantanın ağırlığının çocuğun vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 10’u civarında tutulmasının daha sağlıklı olabileceğini belirten Doç. Dr. Öner, “Örneğin 30 kilogramağırlığındaki bir çocuğunyaklaşık üç, 40 kilogram ağırlığındaki bir çocuğun ise yaklaşık dört kilogramlık bir çanta taşıması uygun olacaktır. Ancak yüzde 10’u kesin bir tıbbi sınır olarak görmemekte fayda var. Bu oran, ailelere çocuğun çantasının ağırlığını kontrol edebilmesi için yol gösterecektir. Ağır kitapların, defterlerin ve tabletlerin sırta en yakın bölmeye yerleştirilmesi gerekiyor. Yükün çanta içinde dengeli dağıtılmasıda taşıma konforunu artıracaktır. Çocuk çantasını taktığında belirgin şekilde öne eğiliyor veya çantayı taşımakta zorlanıyorsa ağırlık yeniden kontrol edilmeli” diye konuştu.
“Hareketsizlik, gözden kaçmamalı”
Çocukların omurga sağlığı söz konusu olduğunda, sadece okul çantasına odaklanılmasının daha önemli bir konunun gözden kaçmasına neden olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Ali Öner, şu açıklamalarda bulundu: “Çocuklar okulda saatlerce oturuyor. Eve geldiklerinde ise ödev, bilgisayar, tablet ve telefon nedeniyle hareketsiz geçirilen süre uzuyor. Sağlıklı bir kas-iskelet sisteminin gelişebilmesi için çocukların hareket etmesi, kaslarını kullanması ve kemiklerinin yük alması gerekiyor. Bu nedenle çantadan birkaç yüz gram azaltmaya çalışırken çocuğun günün geri kalanını hareketsiz geçirmemesine dikkat etmeliyiz. Dünya Sağlık Örgütü, 5-17 yaş arasındaki çocuk ve ergenler için haftaya yayılan şekilde günde ortalama en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite öneriyor. Çocukların hareket etmesi için mutlaka özel bir spor programına ihtiyaç yok. Yürümek, açık havada oynamak, bisiklete binmek veya yaşına uygun farklı fiziksel aktiviteler yapmak da günlük hareket süresine katkı sağlıyor. Çantayı hafifletirken çocukların hayatını hareketlendirmeyi de unutmayalım.”
Emirates, büyüyen uçuş ağı ve artan taleple kış sezonuna giriyor
Emirates, büyüyen uçuş ağı ve artan taleple kış sezonuna giriyor
Emirates, beklentilerin üzerinde tamamladığı yaz sezonunun ardından kış dönemine de güçlü rezervasyonlarla hazırlanıyor. Temmuz ve ağustos aylarında 8,6 milyondan fazla yolcu taşıyan havayolu; yeni uçak teslimatları, yenilenen kabinleri, genişleyen Premium Ekonomi ağı ve yeni destinasyonlarla küresel operasyonlarını güçlendirmeyi sürdürüyor.
Emirates, yaz sezonunu beklentilerin üzerinde bir performansla tamamlarken, ekim ayı sonunda başlayacak kış seyahat dönemine yüksek rezervasyontalebiyle giriyor. Havayolu, filosuna ve uçak içi ürünlerine yönelik yatırımlarının yanı sıra küresel uçuş ağını genişletmeye, yolcularına daha esnek rezervasyon seçenekleri ve kapsamlı seyahat güvencesi sunmaya devam ediyor.Temmuz ve ağustos aylarında 8,6 milyondan fazla yolcu taşıyan Emirates, uçuş ağının genelinde güçlü doluluk oranlarına ulaştı. Havayolu şu anda operasyonlarını, yaşanan aksaklıklar öncesindeki kapasitesinin yaklaşık yüzde 93’ü seviyesinde sürdürüyor.
Yolcuların seyahat kararlarını uçuş tarihine daha yakın vermeye başladığı bir dönemde, kış sezonuna yönelik rezervasyonlar da olumlu seyrediyor. Güney Afrika, Brezilya, Hindistan, Portekiz, Mısır, Gana, Kolombiya, Suudi Arabistan ve Pakistan, talebin geçen yılın üzerinde olduğu pazarlar arasında yer alıyor. Emirates’in flydubai ortaklığıyla hizmet sunduğu Nepal’de de benzer bir artış görülüyor. BAE’den yurt dışına yönelik seyahat talebi gücünü korurken, Emirates’in premium kabinlerine yönelik ilgi de artmaya devam ediyor.
Yaz döneminde güçlü yolcu talebi
Emirates’in Batı Asya, Avrupa, Orta Doğu, Amerika ve Afrika uçuşlarında yaz boyunca doluluk oranları yüzde 75’in üzerinde gerçekleşti. Endonezya, Fildişi Sahili ve Birleşik Krallık bağlantılı rotalar özellikle güçlü performans gösterdi. Premium Ekonomiye yönelik talep de uçuş ağı genelinde artarken, en yüksek büyüme Amerika kıtasında kaydedildi.
Dubai’ye yönelik yolcu trafiği de yaz döneminde gücünü korudu. Yalnızca ağustos ayının ikinci yarısında 500 binden fazla yolcu Emirates uçuşlarıyla Dubai’ye geldi. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artışa işaret etti. Yolcular arasında yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde şehre dönen Dubai sakinlerinin yanı sıra çalışmak ve yaşamak üzere Dubai’ye taşınanlar ve yaz sonu tatili için şehri tercih eden ziyaretçiler de yer aldı.
Emirates, yaz döneminde yolcularına daha fazla esneklik sağlayan uygulamaları da hayata geçirdi. Uçuş ağı genelinde bir defaya mahsus ücretsiz tarih değişikliği sunulurken, Dubai seyahatlerinde ücretsiz tarih değişikliği sınırsız hale getirildi ve iade işlemlerindeki kesintiler azaltıldı. Havayolu ayrıca çatışma ve hava sahası kaynaklı aksaklıklara karşı tıbbi güvence ile gerektiğinde Emirates tarafından sağlanan konaklama, yer hizmetleri ve yeniden rezervasyon desteğini bir araya getiren “Kapsamlı Seyahat Güvencesi”ni kullanıma sundu.
Filo ve kabin yatırımları hızlanıyor
Emirates, 2026 yılının başından bu yana 11 yeni A350 ve yedi Boeing 777 kargo uçağı olmak üzere toplam 18 uçağı filosuna kattı. Aralık ayı sonuna kadar altı yeni A350’nin daha teslim alınması planlanıyor.
Havayolunun kapsamlı yenileme programında bugüne kadar 53 Boeing 777 ve 51 A380 olmak üzere toplam 104 uçağın kabinleri yenilendi. Böylece Premium Ekonomi ve Emirates’in en yeni kabin ürünlerini sunan uçak sayısı 137’ye ulaştı. Bu sayının yıl sonuna kadar 155’e yükselmesi hedefleniyor.
Premium Ekonomi bugün Emirates’in 90 destinasyona gerçekleştirdiği uçuşlarında hizmete sunuluyor. Paris, Delhi ve Stockholm’ün de aralarında bulunduğu altı destinasyonun daha yıl sonuna kadar bu ağa eklenmesi planlanıyor.Emirates, uçak içi bağlantı teknolojilerine yönelik yatırımlarını da sürdürüyor. Yaklaşık 50 Emirates uçağı Starlink ile donatılırken, yüksek hızlı uçak içi internet hizmetini daha fazla yolcuya ulaştırmak amacıyla kurulumlar kabin yenileme programıyla eş zamanlı olarak devam ediyor.
Havayolu bu yıl ayrıca A350 EkonomiSınıfı kabinlerinde yeni U-Dream baş desteklerini, Premium Ekonomide yolculara daha fazla kişisel alan sağlayan ayırıcı panellere sahip yeni elektrikli koltukları ve yeni nesil Emirates Lounge konseptini kullanıma sundu. Yeni Emirates Lounge’lar Münih, Frankfurt ve Manchester’da yolcuları ağırlamaya başladı.
Uçuş ağı yeni destinasyon ve seferlerle büyüyor
Emirates, kış sezonuna girerken yeni destinasyonlar ve ek seferlerle küresel uçuş ağını genişletmeye devam edecek. Helsinki, 1 Ekim’den itibaren A350 ile Emirates uçuş ağına katılacak. Halihazırda Dubai’den 30 destinasyona uçan Emirates A350’lerin yıl sonuna kadar 36 destinasyonda hizmet vermesi planlanıyor.Artan talebi karşılamak amacıyla Akra, Tokyo Narita, Ho Chi Minh City ve Hanoi’ye günlük ikinci seferler eklenecek. Delhi’ye gerçekleştirilen günlük uçuşlardan biri ise A380 ile yapılmaya başlanacak.
Emirates A350, ekim ayı sonundan itibaren Larnaka, Malta, Nairobi ve Hamburg; kasım ayından itibaren ise Mauritius uçuşlarında kullanılacak. Yenilenen Boeing 777’ler de ekim ayında Stockholm, kasım ayında Frankfurt uçuşlarında hizmet vermeye başlayacak.
Emirates, kendi uçuş ağının yanı sıra 168 codeshare, interline ve intermodal ortaklığı aracılığıyla yolcularına 1.750 ilave şehre bağlantı imkânı sunuyor. Her gün ortalama 13 binden fazla Emirates yolcusu, seyahatlerinin devamında iş ortağı havayollarının uçuşlarından yararlanıyor.
Emirates ve flydubai ortaklığı 28 milyon yolcuya ulaştı
Emirates ve flydubai iş birliği, Dubai üzerinden sunulan bağlantı seçeneklerini genişletmeye devam ediyor. İki havayolu bugün 100’den fazla ülkede 214’ün üzerinde farklı destinasyona erişim ve Dubai üzerinden 4.600’den fazla bağlantı seçeneği sunuyor.Emirates yolcuları flydubai’nin 100’ün üzerinde destinasyonuna ulaşabilirken, flydubai yolcuları da Emirates’in 140’tan fazla destinasyonuna bağlantı sağlayabiliyor. Katmandu, Zanzibar, Krabi ve Belgrad, Emirates yolcularının flydubai ağı üzerinden en fazla tercih ettiği destinasyonlar arasında bulunuyor.
2017 yılında başlayan ortaklık kapsamında bugüne kadar iki havayolunun entegre uçuş ağı üzerinden 28 milyondan fazla yolcu taşındı. Emirates’in 1 Ekim’de başlayacak Helsinki uçuşlarının yanı sıra flydubai de 2026 yılında uçuş ağını genişleterek Bangladeş’te Chittagong, Libya’da Bingazi, Suriye’de Halep ve Bangkok Don Mueang Havalimanı’nı destinasyonlarına ekledi. Eylül ayında ise Nepal’in Pokhara şehri flydubai uçuş ağına katılıyor.
SunExpress uçak içi menüsünü yeni seçeneklerle zenginleştiriyor
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
SunExpress uçak içi menüsünü yeni seçeneklerle zenginleştiriyor
Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, ön siparişli yemek menüsünü farklı beslenme tercihleri ve ihtiyaçlarına uygun yeni alternatiflerle genişletiyor. Glütensiz, diyabetik ve vegan lezzetlerin yanı sıra çocuklara özel menüler ve yeni çeşitlerle yolculara daha fazla seçenek sunuluyor.
Glütensiz beslenmeyi tercih eden misafirler için ızgara tavuk, kremalı mısır püresi, ızgara sebzeler, kinoa salatası, glütensiz ekmek ve Antep fıstıklı kek gibi alternatifler yer alırken, diyabetik beslenmeye uygun seçenekler arasında havuç salatası, domates soslu kabak ve kırmızı biber dolması ile kuru meyveler bulunuyor. Vegan menü ise ratatouille eşliğinde sebzeli ravioli, bulgur salatası ve muzlu kek gibi yeni tatlarla genişliyor. Glütensiz granola, taze orman meyveleri ve ahududu soslu yoğurt da kahvaltı çeşitleri arasına ekleniyor.
Yenilenen çocuk menüsünde Türk ve Akdeniz mutfağından esinlenen tavuk köfte ve domates soslu makarna yer alıyor. Yemek saatini çocuklar için daha eğlenceli hale getirmek amacıyla özel bir kutuda servis edilen menü; içecek, meyve püresi ve tatlı atıştırmalıkla sunuluyor.
SunExpress’in uçak içi menüsüne eklenen diğer lezzetler arasında Margherita pizza, hindi jambonlu ve peynirli tost ileketçap ve köri baharatlı sosis (currywurst) yer alıyor. Tüm yemek seçenekleri, meşrubat ya da su ile birlikte sunuluyor.
SunExpress, geçtiğimiz yıl da ön siparişli yemek menüsünü yenileyerek yolcularına farklı seçenekler sunmuştu. Güne başlayan yolcular için omlet, pankek ve peynirli börek gibi sıcak lezzetlerin yer aldığı kahvaltı tabaklarının yanı sıra, ana öğünlerde Türk mutfağının öne çıkan tatlarından Adana kebap ve Tire köfte; dünya mutfağından ise gulaş, Café de Paris soslu tavuk ve çeşitli makarna seçenekleri menüde yer almıştı. Geçtiğimiz yıl menüye eklenen bu seçenekler, bu yıl sunulan yeni lezzetlerle birlikte yolcuların beğenisine sunulmaya devam ediyor.
SunExpress, uçak içi menüsünde, Batı Avrupa mutfağından lezzetleri Türk ve Akdeniz mutfağının öne çıkan tatlarıyla bir araya getirerek, farklı kültürler arasında gastronomi aracılığıyla bağ kurmayı amaçlıyor. Yolcularının tercihlerini odağında tutan hava yolu, uçak içi yiyecek ve içecek seçeneklerini bu doğrultuda geliştirmeye devam ediyor.Yeni lezzetler, SunExpress’in web sitesi ve seyahat acenteleri üzerinden, uçuştan 36 saat öncesine kadar sipariş edilebiliyor.
Fairmont Quasar Konaklama, gastronomi ve spa alanlarında kazanılan toplam 3 ödül
MONT QUASAR ISTANBUL, KONAKLAMA, GASTRONOMİ VE SPA DENEYİMİNDE ÖDÜLLERİN SAHİBİ OLDU
Fairmont Quasar Istanbul, Haute Grandeur Global Excellence Awards kapsamında konaklama, gastronomi ve spa kategorilerinde ödül alarak büyük bir başarıya imza attı.
Uluslararası otelcilik, gastronomi ve spa sektörlerinin öne çıkan ödül programlarından Haute Grandeur Global Excellence Awards, misafir deneyimi ve hizmet kalitesi alanlarında fark yaratan işletmeleri her yıl global, kıta ve ülke düzeyinde ödüllendiriyor. Fairmont Quasar Istanbul da program kapsamında iki global, beş Avrupa ve üç Türkiye ödülüne layık görülerek 3 kategoride çok önemli bir başarı elde etti.
İstanbul’un merkezindeki konumu, panoramik manzarası ve kapsamlı hizmet anlayışıyla öne çıkan Fairmont Quasar Istanbul; Avrupa’nın En İyi Şehir Oteli seçildi.
Otel bünyesinde hizmet veren Ukiyo Rooftop, Restaurant & Bar, Avrupa’nın En İyi Asya Mutfağı ödülünün sahibi oldu.Fairmont Spa Managed by JUSPA ise Türkiye’nin En İyi Şehir Spa’sı ödülüne layık görüldü.
Konaklama, gastronomi ve spa alanlarında kazanılan toplam 3 ödül, Fairmont Quasar Istanbul’un misafir deneyimini bütünsel bir yaklaşımla ele aldığını ve farklı hizmet alanlarında yüksek kalite standartlarını ortaya koydu. Global, Avrupa ve Türkiye düzeylerinde elde edilen bu başarı, otelin İstanbul’un öne çıkan konaklama ve yaşam destinasyonlarından biri olarak uluslararası konumunu da güçlendirdi.
Fairmont Quasar Istanbul:
Avrupa ve Asya’nın buluştuğu İstanbul’un kalbinde; Boğaz’ın yamaçlarında yükselen Fairmont Quasar Istanbul, şehrin en işlek iş bölgesi Mecidiyeköy’de Zorlu, Akmerkez, Kanyon gibi lüks alışveriş merkezlerine, finans ve iş bölgesine yakın muhteşem bir konumda misafirlerini ağırlıyor. Metro istasyonuna yürüme mesafesinde bulunan otel, İstanbul’un binlerce yıla dayanan tarihini keşfetmek için ideal bir noktada yer alıyor. Dünyaca ünlü tasarımcı Marcel Wanders imzalı havuz alanı gibi özgün tasarım detaylarıyla da öne çıkan Fairmont Quasar Istanbul, iş ve turistik seyahatlerde lüksü ve konforu en üst noktada yaşatıyor.
“ANKARA’DA DENİZ Mİ VARDI?” SÖZÜ GERÇEK OLDU: 66 MİLYON YILLIK FOSİL BULUNDU
“ANKARA’DA DENİZ Mİ VARDI?” SÖZÜ GERÇEK OLDU: 66 MİLYON YILLIK FOSİL BULUNDU
KÜLHÖYÜK’TE TETİS DENİZİ’NİN İZLERİNE ULAŞILDI
BAKAN ERSOY: “FOSİLİN, BİNLERCE YIL ÖNCE KÜLHÖYÜK SAKİNLERİ TARAFINDAN YERLEŞİME TAŞINMIŞ OLABİLECEĞİ DEĞERLENDİRMESİ KEŞFİ DAHA DA DİKKAT ÇEKİCİ KILIYOR”
Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kentinde bulunan fosile ilişkin, “Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor.” dedi.
Ankara’nın arkeolojik geçmişine ilişkin önemli bulguların ortaya çıkarıldığı Külhöyük, bu kez insanlık tarihinin çok daha öncesine uzanan bir iz taşıyor. Kazı alanında bulunan fosil, milyonlarca yıl önce Orta Anadolu’yu da kapsayan Tetis Denizi’nin doğal yaşamına ilişkin dikkat çekici bir bulgu olarak kayıtlara geçti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından duyurduğu keşfe ilişkin olarak yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’daki Külhöyük’ten dikkat çekici bir keşif daha! Geçtiğimiz günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği’nin bilinen en eski tohum kalıntılarına ulaştığımız Külhöyük, bu kez Ankara’nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tutuyor. Gölbaşı Oyaca’daki kazılarımızda, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Fosilin, Orta Anadolu’yu kapsayan Tetis Denizi’nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük’te bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürüttüğümüz çalışmalarla Külhöyük’ün geçmişini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceğiz.”
Orta Anadolu’nun Milyonlarca Yıl Öncesinden Bir İz
Külhöyük kazı alanında bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış karından ayaklı bir salyangoza ait olduğu belirtildi.
Fosilin, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve Orta Anadolu’yu da kapsayan Tetis Denizi’nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor.
Fosil Külhöyük’e Binlerce Yıl Önce Taşınmış Olabilir
Keşfin arkeolojik açıdan dikkat çeken yönünü ise fosilin bulunduğu yer oluşturuyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük’te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından buraya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor.
Bu ihtimal, milyonlarca yıllık doğal bir oluşumun çok daha sonraki dönemlerde Külhöyük sakinlerinin yaşam alanına nasıl ulaştığına ilişkin yeni bir araştırma başlığı ortaya koyuyor.
Külhöyük’teki arkeolojik kazılar, 2021 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.
14 Eylül 2026 Pazartesi
HER 10 ZİYARETÇİDEN BİRİ 100 BİN EURO ÜZERİ YATIRIM PLANLIYOR
HER 10 ZİYARETÇİDEN BİRİ 100 BİN EURO ÜZERİ YATIRIM PLANLIYOR
Unlu mamuller, ekmek-pasta, çikolata, şekerleme ve dondurma üretiminde yeni teknolojiler, otomasyon ve verimlilik odaklı yatırımlar sektörün gündemindeki yerini koruyor. Üreticilerin yeni makine ve teknolojilere yönelik yatırımları, uluslararası ticaret ve iş birliklerinin önemini de artırıyor. Alanında dünyanın ikinci, Avrasya’nın en büyük fuarı olan IBAKTECH, geniş katılımcı ve ziyaretçi ağıyla sektörün yatırım ve ticaret gündeminde önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Organizasyon, 150 ülkeden sektör paydaşını aynı çatı altında buluştururken, 500’ün üzerinde katılımcı ve markaya ev sahipliği yapıyor ve dört günlük etkinlik süresince 5 milyar Euro’yu aşan iş hacmi hedefiyle dikkat çekiyor.
Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık tarafından iki yılda bir düzenlenen IBAKTECH; unlu mamuller, ekmek-pasta, çikolata, şekerleme ve dondurma üreticilerinden HORECA profesyonellerine, makine ve ekipman üreticilerinden sektörün tedarikçilerine kadar geniş bir profesyonel ağı bir araya getiriyor. 2024 yılında 332 katılımcının yer aldığı fuarı, 10 bin 566’sı uluslararası olmak üzere 118 ülkeden 92 bin 482 kişi ziyaret etti. Bu rakam, IBAKTECH’in kendi ziyaretçi rekorunu kırmasını sağlarken, organizasyonun uluslararası ölçekteki ticari etkisini de ortaya koydu.
IBAKTECH’TE YATIRIMCILARIN ROTASI YÜKSEK BÜTÇELİ YATIRIMLARA ÇEVRİLİYOR
IBAKTECH’in büyümesinde ziyaretçi sayısının yanı sıra yatırımcı profili de öne çıkıyor. Fuar verilerine göre her 10 profesyonel ziyaretçiden biri 100 bin Euro’nun üzerinde bütçeli yatırım planlıyor. Üreticilerden makine ve ekipman firmalarına, yatırımcılardan satın alma profesyonellerine kadar sektörün farklı alanlarından temsilciler; yeni yatırımlar, ihracat bağlantıları ve ticari iş birlikleri için bir araya geliyor.
Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop, IBAKTECH’in ulaştığı büyüklüğün sektördeki yatırım ve ticaret potansiyeline işaret ettiğini belirterek, “Küresel ticarette ve birçok sektörde daralmanın gündemde olduğu bir dönemde IBAKTECH’in büyümesini sürdürmesi, sektörümüzde yatırım ve ticaret iştahının devam ettiğini gösteriyor. 2024 yılında ziyaretçi rekorumuzu kırdık. Fuar sonrasında gerçekleştirdiğimiz araştırmada ziyaretçilerimizin yüzde 99’unun beklentilerinin karşılandığını belirtmesi, uluslararası ziyaretçilerimizin yüzde 93’ünün ise yatırım amacıyla fuarda bulunması, ulaştığımız büyüklüğün arkasındaki ticari potansiyeli de ortaya koyuyor. İstanbul’un stratejik coğrafi konumu ve Türkiye’nin birçok ülke açısından sunduğu vize kolaylığı da uluslararası talebi destekliyor. Katılımcı ve ziyaretçilerimizle birlikte 150 ülkeden sektör paydaşını aynı çatı altında buluşturmayı ve dört günde 5 milyar Euro’yu aşan iş hacmine ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.
80 BİN METREKARELİK ALANDA 7 SALON
IBAKTECH’teki uluslararası talep artışı, organizasyonun fuar alanındaki büyümesine de yansıyor. 2022 yılında 5, 2024 yılında ise 6 salonda gerçekleştirilen organizasyon, 80 bin metrekarelik alanda 7 salona yayılan yapısıyla sektörün geniş ürün ve teknoloji ekosistemini bir araya getiriyor. Ekmek ve pasta makineleri, hamur makineleri, çikolata ve dondurma üretim teknolojileri, ambalaj makineleri, fırın ve pastane ekipmanları, profesyonel mutfak ekipmanları ve soğutma sistemleri başta olmak üzere çok sayıda ürün ve teknoloji grubu organizasyonda yer alıyor.
ZİYARETÇİ MEMNUNİYETİ YÜZDE 99
IBAKTECH 2024 sonrasında gerçekleştirilen araştırma, organizasyonun ziyaretçi profilindeki ticari potansiyeli ve memnuniyet seviyesini de ortaya koydu. Araştırmaya göre ziyaretçilerin yüzde 99’u fuarın beklentilerini karşıladığını, yüzde 92’si IBAKTECH’i “çok iyi” veya “iyi” olarak değerlendirdiğini belirtti. Uluslararası ziyaretçilerin yüzde 93’ü fuarda yatırım amacıyla bulunduğunu ifade ederken, ziyaretçilerin yüzde 97’si bir sonraki IBAKTECH’e katılmayı planladığını bildirdi.
T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından “Prestijli Fuar” statüsünde desteklenen IBAKTECH, unlu mamuller, ekmek-pasta, dondurma, çikolata ve şekerleme sektörlerinde üretim teknolojileri, makine ve ekipman yatırımları, uluslararası ticaret ve yeni iş birlikleri açısından sektörün önemli buluşma platformlarından biri olarak konumlanıyor.








