29 Mayıs 2026 Cuma

“Race to Belek”turnuvası için geri sayım başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Corendon Airlines, Kaden Group ve Gloria Hotels & Resorts işbirliğiyle düzenlenen“Race to Belek”turnuvası için geri sayım başladı

Corendon Airlines, Kaden Group ve Gloria Hotels & Resorts iş birliğiyle hayata geçirilen amatör golf turnuvası Race to Belek için heyecan giderek artıyor. İngiltere ve İskoçya’daki amatör golf oyuncularını bir araya getiren organizasyon, Corendon Airlines’ın Türkiye ve Girit uçuş ağına yakın bölgelerde düzenlenecek eleme turnuvalarıyla başlayacak; büyük final ise 6-10 Ekim tarihleri arasında Türkiye’nin golf turizmindeki önemli destinasyonlarından Belek’te gerçekleştirilecek.

20 yılı aşkın süredir milyonlarca yolcuyu hayal ettikleri tatil destinasyonlarıyla buluşturan Corendon Airlines, spor turizmine katkı sağlayan projeleri desteklemeye devam ediyor. Golf turizminin önemli merkezlerinden biri olan ve Türkiye’yi uluslararası golf topluluğuyla buluşturan Race to Belek, bu vizyonun güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

İngiltere ve İskoçya’da eleme heyecanı

Race to Belek kapsamında toplam 10 eleme turnuvası, 6 Haziran – 25 Temmuz tarihleri arasında İngiltere ve İskoçya’daki seçkin golf kulüplerinde gerçekleştirilecek.

Turnuva Takvimi

6 Haziran Largs Golf Club – North Ayrshire

20 Haziran Flempton Golf Club – Suffolk

4 Temmuz Donnington Grove Golf Club – Berkshire

11-12 Temmuz Newmachar Golf Club – Aberdeen

18 Temmuz Alsager Golf Club – Stoke-on-Trent

19 Temmuz Crewe Golf Club – Crewe

24 Temmuz Rookery Park Golf Club – Suffolk

25 Temmuz Swaffham Golf Club – Norfolk

Amatör golf takviminin dikkat çeken organizasyonlarından biri haline gelen Race to Belek, Birleşik Krallık’taki golf kulüpleri ile Türkiye’nin gelişen golf turizmi arasındaki bağı daha da güçlendiriyor. Finalistler, 6-10 Ekim tarihleri arasında Gloria Hotels & Resorts ev sahipliğinde Belek’te unutulmaz bir golf deneyimi yaşayacak.

Final paketi kapsamında katılımcılar; Corendon Airlines’ın Birleşik Krallık–Antalya direkt uçuşları, Gloria Golf Resort’ta konaklama, Gloria Golf Club’da iki şampiyona golf turu, özel golf hediyeleri ile KadenGroup tarafından sağlanan VIP havalimanı transferleri ve organizasyon desteğinden faydalanacak.

Geçtiğimiz yıl düzenlenen büyük finalde Birleşik Krallık’ın farklı bölgelerinden sekizamatör golf oyuncusu mücadele etmiş, turnuvanın kazananı ise Merseyside bölgesinden Carl Rushton olmuştu.

Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:“Race to Belek turnuvasına desteğimizi sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Amatör golf takviminin önemli organizasyonlarından biri haline gelen bu turnuva, spor, turizm ve havacılığı bir araya getiren yaklaşımımızın güçlü örneklerinden biri. Corendon Airlines olarak spor turizmine katkı sağlayan projeleri desteklemeye ve misafirlerimizi farklı deneyimlerle buluşturmaya devam edeceğiz.”

Kaden Group Genel Müdürü Deniz Gürlersanise; “Race to Belek, bizim için yalnızca bir golf turnuvası değil; Birleşik Krallık ile Belek arasında kurulan güçlü bir turizm köprüsüdür. Turnuvanın Antalya’ya yeni misafirler kazandırdığına ve İngiliz ile İskoç golfçülere bölgenin golf turizmi potansiyelini tanıtmak adına önemli bir rol üstlendiğine inanıyoruz”dedi. 


HİTİTLERİN BAŞKENTİ ÇORUM, GASTRONOMİYLE UNESCO YOLUNDA

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


HİTİTLERİN BAŞKENTİ ÇORUM, GASTRONOMİYLE UNESCO YOLUNDA

Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İstanbul’da Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen yeni yol haritasını, UNESCO Gastronomi Şehri hedefini ve uluslararası açılım planlarını paylaştı.

Bu yolculuğun ilk güçlü uluslararası adımı ise 4–6 Haziran’da Çorum’da gerçekleşecek Açık Ateş gastronomi etkinliği olacak. Farklı ülkelerden şefleri, gastronomi profesyonellerini ve fikir insanlarını ağırlayacak etkinlik, Çorum’u dünya gastronomi çevrelerinin dikkatle izleyeceği önemli bir buluşma noktasına dönüştürmeye hazırlanıyor.

Çorum, bugün tarihsel mirasını, üretim gücünü, tarımsal zenginliğini ve mutfak hafızasını yeniden yorumlayarak güçlü bir şehir markası oluşturma yolunda ilerliyor. Bu yeni vizyon, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın ev sahipliğinde, Anadolu mutfağının İstanbul’daki önemli temsilcilerinden Sade Beş Denizler’de gerçekleşen özel buluşmada paylaşıldı. Zeynep Aktaş, Hatice Ünal Bilen, Dinçer Karacalar, Fatoş Karahasan, Yücel Koç, Zühre Kurt, Lale Elmacıoğlu, Aliye Gümüş, Medine İşbilir, Vahap Munyar, Adnan Şahin, Faruk Şüyün, Mehmet Tel, Reha Tartıcı, Zeynep Kakınç ve Gökhan Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu medya, ekonomi, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı toplantıda; Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen gelecek vizyonu, UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları değerlendirildi.

Toplantıda konuşan Başkan Aşgın, şehrin yalnızca geçmişiyle değil geleceğiyle de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Çorum’u tek bir ürünle anlatmak mümkün değil. Bu şehir tarih, üretim, tarım, kültür ve güçlü bir mutfak hafızasını aynı anda taşıyor. Biz mutfağa yalnızca lezzet olarak değil; kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir bileşeni olarak bakıyoruz.”

HİTİTLERDEN BUGÜNE UZANAN SOFRA HAFIZASI

Bir dönem Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yapan Çorum, Anadolu’nun en köklü medeniyet hafızalarından birini taşıyor.Bu miras yalnızca arkeolojik alanlarda değil; tahıl kültüründe, kolektif sofra geleneğinde, pişirme tekniklerinde, üretim alışkanlıklarında ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak bilgisinde yaşamaya devam ediyor.İnsanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş’in mirasını taşıyan şehir, bugün geçmişini yalnızca tarihsel bir referans olarak değil; yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden okuyor.

Tahıl ve bakliyat temelli beslenme alışkanlıkları, uzun pişirme teknikleri, saklama yöntemleri, imece kültürü, toplu sofra geleneği ve kadın emeğiyle şekillenen mutfak yapısı; Çorum’u Anadolu’daki birçok şehirden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor.

Bugün çoğu zaman Çorum, Leblebisi ile anılsa da şehir; İskilip dolması, Kargı tulumu, Osmancık pirinci, Çorum mantısı, tandır kebabı, has baklava, Alaca boranası, hingal, yarma aşı ve geleneksel hamur işleriyle çok daha katmanlı bir gastronomik hafızaya sahip.Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 36’ya ulaşmış durumda.

Hitit Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen akademik çalışmalarda; Hitit tabletlerinde yer alan üretim ve pişirme izleri incelenirken, yerel üreticiler, ustalar ve mutfak hafızasını taşıyan isimlerle sözlü tarih çalışmaları gerçekleştiriliyor. Amaç, bu birikimi yalnızca anlatmak değil; kayıt altına alarak geleceğe taşımak.


UNESCO GASTRONOMİ ŞEHRİ HEDEFİ

Çorum Belediyesi öncülüğünde yürütülen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri hazırlıkları kapsamında geniş katılımlı bir çalışma modeli oluşturuldu.Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, kamu kurumları, turizm temsilcileri ve ilgili paydaşların dahil olduğu süreçte hedef; Çorum’un gastronomik potansiyelini kalıcı ve sürdürülebilir bir şehir modeline dönüştürmek.

Başkan Aşgın bu süreci şöyle değerlendirdi:

“Bizim meselemiz yalnızca bir listeye girmek değil. Yerel üreticiyi destekleyen, mutfak hafızasını koruyan, genç kuşaklara aktaran ve ekonomik dönüşüm yaratan kalıcı bir gastronomi ekosistemi oluşturmak istiyoruz.”

GASTRO ÇORUM: YENİ NESİL ŞEHİR ANLATISI

Çorum Belediyesi’nin geliştirdiği Gastro Çorum yaklaşımı; mutfak kültürünü restoran deneyiminin ötesine taşıyarak üretim, turizm, kültürel sürdürülebilirlik ve şehir ekonomisiyle bütünleştiriyor.

Hazırlanan yol haritasında;

gastronomi rotaları 

köy sofraları 

yerel üretim deneyimleri 

usta-çırak eğitim programları 

dijital gastronomi arşivi 

üretici odaklı projeler 

mutfak hafızasının belgelenmesi 

gibi başlıklar yer alıyor.

Restore edilerek yeniden işlevlendirilen tarihi yapılar da bu yaklaşımın somut örnekleri arasında bulunuyor. Bu kapsamda yeniden hayat bulan Veli Paşa Hanı, geleneksel Çorum mutfağının yaşatıldığı önemli gastronomi duraklarından biri haline geldi.

GÜÇLÜ TARIM, GÜÇLÜ ÜRETİM

Çorum’un bu yaklaşımının arkasında güçlü bir üretim altyapısı bulunuyor.

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan şehir; tahıl, bakliyat ve farklı üretim kalemlerindeki kapasitesiyle gastronomiyi yalnızca kültürel değil, ekonomik kalkınma açısından da stratejik bir alan olarak konumluyor.

ULUSLARARASI GASTRONOMİ GÜNDEMİNDE ÇORUM

Çorum, gastronomi eksenli şehir vizyonunu uluslararası platformlara da taşımaya başladı.

EMITT, Travel Turkey ve ITB Berlin gibi önemli organizasyonlarda yer alan şehir, önümüzdeki dönemde İspanya’daki önemli gastronomi platformlarında da görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.Bu çerçevede Açık Ateş, Çorum’un uluslararası gastronomi sahnesine güçlü çıkışlarından biri olarak öne çıkıyor.

4–6 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlikte İspanya, Fransa, İtalya, Brezilya ve farklı ülkelerden şefler ile gastronomi profesyonelleri Çorum’da buluşacak.Açık ateş pişirme kültürü, kadim üretim teknikleri, sürdürülebilirlik, yerel ürünler ve gastronomik hafıza; paneller, deneyim alanları ve şef buluşmalarıyla farklı perspektiflerden ele alınacak.Açık Ateş, yalnızca bir etkinlik değil; Çorum’un gastronomi üzerinden dünyaya açılan yeni hikâyesinin güçlü başlangıçlarından biri olarak görülüyor.


27 Mayıs 2026 Çarşamba

25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri’nde Martı Hotels &Marinas’a Teşekkür Ödülü


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri’nde Martı Hotels &Marinas’a Teşekkür Ödülü

Türkiye turizminin köklü markalarından Martı Hotels &Marinas, çeyrek asırdır kesintisiz destek verdiği 25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri’ne bu yıl da ev sahipliği yaptı. Sualtı sporlarını, çevre bilincini ve sürdürülebilir turizm anlayışını buluşturan etkinlik, Martı Myra iskelesinde düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. 

Törende, organizasyonun ilk gününden bu yana verdiği kesintisiz destek ve deniz kültürünün korunmasına yönelik katkıları dolayısıyla Martı Hotels &Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin’e teşekkür plaketi takdim edildi.

Kemer Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) ve Akdeniz Arkeoloji Derneği tarafından düzenlenen, Türkiye’nin köklü sualtı etkinliklerinden biri olan 25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri, 16-19 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi. Dört gün süren organizasyon boyunca sualtı fotoğrafçılığı yarışmaları, çevre temalı dalışlar, batık keşifleri, deniz temizliği çalışmaları, seminerler ve çocuklara yönelik eğitim programları büyük ilgi gördü. Martı Hotels &Marinas’ın sosyal sorumluluk vizyonu doğrultusunda bu yıl da destek verdiği etkinlik, denizlerin korunması ve sualtı kültürünün yaşatılması adına bir kez daha uluslararası bir farkındalık platformuna dönüştü.

Martı Myra’nın 25 yıllık kesintisiz desteğine anlamlı ödül

Çeyrek asırdır olduğu gibi bu yıl da yarışların startı, organizasyonun geleneksel buluşma noktası haline gelen Martı Myra iskelesinden verildi. Berrak suları ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkan Martı Myra, etkinlik boyunca sporcuların, dalış ekiplerinin ve deniz tutkunlarının buluşma noktası oldu.


Martı Hotels &Marinas’ın turizmle kültürü, sporla doğayı buluşturan vizyonu ise festivalin 25. yılında özel bir ödülle taçlandırıldı. Martı Hotels &Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin’e, organizasyonun ilk gününden bu yana sunduğu kesintisiz destek ve deniz kültürünün korunmasına sağladığı katkılar nedeniyle KETAV tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

“Mavi mirası korumak ortak sorumluluğumuz” 

Martı Hotels &Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, çeyrek asırlık istikrarlı desteğe vurgu yaparak şunları söyledi:

“25 yıl önce başlayan bu yolculukta, her yıl aynı heyecanla yer almaktan ve bu değerli organizasyona destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Denizlerin korunması ve mavi mirasın gelecek nesillere aktarılması, bizim için yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda güçlü bir tutkudur. Biz de bu sorumluluk vizyonumuz doğrultusunda ilk günden bu yana bu güzel etkinliğe kesintisiz destek vermeye devam ediyoruz. 

Martı Hotels &Marinas Ailesi olarak; sanata, tarihe, kültüre, eğitime ve spor turizmine verdiğimiz destekle turizmimizi zenginleştirmeyi sürdüreceğiz. Kemer, sadece ülkemizin değil, dünyanın da en güzel tatil beldelerinden bir tanesi. Bu organizasyonun Kemer’in uluslararası tanıtımına kattığı değerin bilinciyle, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdürülebilir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz."


İzmir’in turistik İlçesi’ Foça’ya 2026 yılının ilk yabancı turist grupları gelmeye başladı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İZMİRDE SEZON AÇILDI İLK YABANCI TURİST GRUPLARI GELDİ

İzmir’in turistik İlçesi’ Foça’ya 2026 yılının ilk yabancı turist grupları gelmeye başladı. İlçenin beş yıldızlı turistik tesisi (MW Phokaia Beach Resort) sezonu, yerli konukların yanı sıra, 100’e yakın İngiliz turistle açarken ilçedeki diğer oteller de çeşitli milletlere mensup daha küçük grupları ağırlıyor. Turizmciler çevresel askeri ve siyasi hareketlilikler dolayısıyla yaşadıkları durağanlığın, hareketlenmeye başladığını ve bayram rezervasyonlarının moralleri yerine getirdiğini bildirdiler.

Deniz, güneş, kum’un yanı sıra konuklarına ilçenin tarihi, doğal ve gastronomik zenginliklerini sunan, deniz sporları, yelken, bisiklet, tenis, boccia, doğa gezileri vb. sportif aktiviteler sağlayan, sakin şehir ünvanıyla yıllık yoğun çalışma temposundan yorgun gelen misafirlerini huzurlu bir ortamda dinlendirerek, yeni iş sezonuna hazırlayan Foça’lı işletmeler ve turizmciler hareketlenmenin sezon hedefleri için iyiye işaret verdiğine dikkat çektiler.

İÇ PAZARDA DIŞ PAZARDA HAREKETLENMEYE BAŞLADI

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği(ETİK) Başkan yardımcısı, MW Phokaia Beach Resort Genel Müdürü Bilge Durdu İşler 19 Mayıs’ta ilk İngiliz konukları karşıladıklarını, dokuz günlük bayram tatili dolayısıyla yapılan rezervasyonlardan memnun olduklarını söyledi.  Bilge Durdu İşler; “19 Mayıs itibariyle sezonumuzu açtık. Yabancı misafirlerimizde gelmeye başladılar. İlk kafilemizde yaklaşık 100 var. Onları bir hafta boyunca ağırlayacağız. İngiliz misafirlerimizle açtığımız sezonda, iç pazarda da hareketlenmeler, kıpırdanmalar bayramla birlikte başladı. Tabii dokuz günlük tatilde bize nefes oldu. Bayram satışlarımız çok iyi gidiyor. İnşallah bundan sonraki süreçlerde de dış pazarımız iç pazarımız aynı şekilde güzel gitmeye devam edecek. İç pazarda da fiyatlarımıza dokunduk. Herkesin alabileceği ve tatil yapabileceği seviyelere getirmeye çalıştık. Maliyetler çok yüksek olsa da, yine de, özellikle daha fazla tatil yapabilen misafirlerimiz olması açısından olanakları zorladık. İnşallah iyi bir sezon geçecek diye düşünüyoruz. Tabii başlarda biraz korkmuştuk. Sezon nasıl geçecek, hareket olacak mı diye. Ama bir aydan beri kıpırtılar başladı ve şu an için rezervasyon akışları hem iç pazarda hem dış pazarda güzel gitmeye devam ediyor. İnşallah bu şekilde, güzel bir şekilde devam eder”dedi.

TATİLİMİZ MÜKEMMEL GEÇİYOR

Foça’da tatil yapan İngiliz turistlerden Sean Anderson Türkiye’de güzel günler geçirdiklerini söyledi. Sean Anderson;“Eşim ve arkadaşlarımla birlikte buradayız. Bu Türkiye’ye üçüncü gelişimiz. İstanbul üzerinden geldik ve burada şu ana kadar dört güzel gün geçirdik. Çünkü harika olanaklar var. Yürüyüş var. Boccia oynuyoruz. Otelin yanı sıra Foça’ya çıkıyoruz. Mükemmel deniz yemeği yiyoruz” dedi.  

TEKRAR GELMEYİ DÖRT GÖZLE BEKLİYORUZ

Almanya’nın Bamberg şehrinden arkadaşları ve aileleriyle geldiklerini belirten Christine Bosch tatillerini 30 yıldır Türkiye’de geçirdiklerini ve her yıl gelmeyi dört gözle beklediklerini söyledi. Christine Bosh; “Foça’ya 30 yıldır geliyorum. Bu kez de iki arkadaşımızla birlikte geldik. Buraya gelmeyi her zaman dört gözle bekliyoruz. Çünkü, çok dost canlısı insanları olan güzel bir şehir.  Hoş bir atmosfer. Yemekler ve fiyatlar iyi. Biz burada çok eğleniyoruz.  Geçen yıl Eylül ayında yine buradaydık. Geçen hafta harika bir zaman geçirdik. Kozbeyli ve Manisa’yı da gezdik” dedi.


TÜROFED ve İş Bankası’ndan konaklama sektörünü güçlendiren iş birliği

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜROFED ve İş Bankası’ndan konaklama sektörünü güçlendiren iş birliği 

İş Bankası ve konaklama sektörünün çatı örgütü TÜROFED, sektörün finansmana erişimini kolaylaştırarak ülke turizminin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamak amacıyla bir iş birliği protokolü imzaladı.

 Ülkemiz; iklim çeşitliliği, doğal güzellikleri, zengin tarihi ve kültürel mirası ile turizm sektöründe yüksek bir potansiyele sahip. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) ve Türkiye İş Bankası da önemli gelir ve istihdam kaynakları arasında yer alan turizmin finansal yapısını güçlendirmek, ekosistemin uzun vadeli gelişimini desteklemek hedefiyle bir iş birliğine gitti. 

Özel kredi paketleri, esnek vadeler ve geri ödeme planları…

Marmaris’te Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ve TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı’nın katıldığı imza töreniyle hayata geçirilen iş birliği çerçevesinde İş Bankası, turizm yatırımcılarının finansmana erişimini kolaylaştıran özel kredi paketleri, esnek vadeler, sezon nakit akışı döngüsüne duyarlı geri ödeme planları ve nakit akışına uyumlu yapılandırmalar sağlayacak. Kendi içinde turizme özel oluşturduğu yapılanmaya ve uzman ekiplere sahip Banka; sektörde otel yatırımcılarından işletmecilere uzanan geniş bir kitleye yönelik ürün ve hizmetler geliştirmeye devam edecek. 

Bütüncül bir finansal iş ortaklığı modeli

Sektörel ihtiyaçlara göre şekillenen bütüncül bir finansal iş ortaklığı modeli örneği olan iş birliği ile geliştirilen finansman çözümleri, özellikle otel yatırımlarının uzun geri dönüş süreleri ve operasyonel dalgalanmalar dikkate alınarak tasarlandı. Bu sayede risk yönetimi maksimum seviyeye çıkarılırken işletmelerin finansal planlamaları daha öngörülebilir hale gelecek.

Sezgin Yılmaz: “Sektörün rekabet gücü artacak” 

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, ülkemizin gelişimi için kritik alanlardan ve ekonomik lokomotiflerden olan turizme stratejik önem verdiklerini belirterek, sektöre finansal çözümlerin yanı sıra ihtisaslaşmaya yönelik faaliyetleri; tarihi mirasımızı ve doğamızı korumak için gerçekleştirdikleri projelerle de destek verdiklerini söyledi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayrı bir uzmanlık alanı olarak konumlandırdığımız turizme yatırım danışmanlığı, fizibilite desteği ve veri analitiği gibi alanlarda da hizmet sunarak katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımız ile turizm profesyonelleri, standart bankacılık ürünlerinin ötesinde, doğrudan kendi ihtiyaçlarına hitap eden çözümlerle buluşuyor. TÜROFED ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ise sektörün kurumsallaşması, küresel rekabet gücünün artması ve uluslararası ölçekte daha sürdürülebilir bir büyüme modeline geçmesine katkı sağlayacak. ”

Erkan Yağcı: “Geleceğin turizm anlayışını şekillendirecek”

TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı ise İş Bankası ile hayata geçirilen iş birliğinin Türkiye’nin dört bir yanındaki otel yatırımcıları ve işletmecilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağını belirtti. Yerel ekonomiler için daha fazla değer yaratan bu modelin istihdamın güçlenmesine ve turizm gelirlerinin niteliğinin artırılmasına da katkı sunacağını belirten Yağcı, şöyle dedi: “Sektörün sürdürülebilir büyümesi için atılan bu adım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle kalmıyor; geleceğin turizm anlayışını şekillendirecek finansal altyapının da temelini oluşturuyor. Bu yeni dönem, Türkiye turizminin değer odaklı büyüme hedeflerine ulaşmasında ve küresel rekabet gücünü artırmasında önemli bir kaldıraç etkisi yaratacak.” 


TTYD 23. OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TTYD 23. OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği 23. Olağan Mali Genel Kurulu’nda, turizm yatırımcılarının “Sektörü daha da ileriye taşımak için birlik içinde çalışmaya ve yatırımlara devam” yaklaşımındaki kararlılığı öne çıktı. 


Türkiye turizminin çok önemli STK’larından Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) 23. Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü Karaköy’deki Novotel İstanbul Bosphorus’da, turizm sektörünün önde gelen isimlerinden oluşan dernek üyeleri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.


Genel Kurulu yönetecek Yüksek Danışma Kurulu Başkanlık Divanı Üyesi Oktay Varlıer’in başkanlığında Divan Kurulu seçimi ve yetki verilmesiyle başlayan toplantıda TTYD Başkanı Oya Narin, derneğin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi, turizmdeki küresel ve ulusal gelişmelere değindi.   


Toplantıda, Türkiye’nin dünya turizmindeki 5’inci sıradaki güçlü konumunu daha da ileriye taşımak isteyen turizm yatırımcıları, birlik içinde çalışmaya ve yatırımlara devam etme konusundaki kararlılıklarını vurguladı. TTYD 23. Olağan Mali Genel Kurulu’nda, Başkan Oya Narin’in açıklamalarının ardından gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi. Kararların oy birliği ile alındığı Genel Kurul’un tamamlanmasının ardından TTYD Yönetim Kurulu Üyeleri, Oya Narin başkanlığında toplanarak, yeni başlayan yaz sezonu ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

BODRUM’DA LÜKSÜN VE GASTRONOMİNİN YENİ ADRESİ: THE NORM LE CHIC KAPILARINI AÇIYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ATG Hotels’in lüks segmentteki vizyoner markası The Norm, Bodrum’un en özel lokasyonlarından biri olan Le Chic bünyesinde, 27 Mayıs’ta kapılarını açıyor. Tesis, 27 Haziran’daki büyük açılış davetiyle birlikte, Michelin yıldızlı şef Theodor Falser yönetimindeki İtalyan restoranı Salicorne’u da dünya gastronomisine tanıtmaya hazırlanıyor.

Turizmin lider gruplarından ATG Hotels, butik lüksü modern bir yaşam stiliyle harmanladığı The Norm Hotels markasını Bodrum’un en prestijli noktalarından biri olan Le Chic Bodrum’a taşıdı. 27 Mayıs itibarıyla misafir kabulüne başlayacak olan tesis, hem konaklama hem de gastronomi alanında bölgenin standartlarını yükseltmeyi hedefliyor.


Michelin Yıldızlı Şef Dokunuşu: Salicorne İtalyan Restoranı

The Norm Le Chic, asıl büyük çıkışını 27 Haziran’da gerçekleşecek görkemli açılış etkinliği ile yaparken, bu özel gecede gastronomi dünyasının merakla beklediği Salicorne restoranın da resmi açılışına ev sahipliği yapacak. Michelin yıldızlı ünlü şef Theodor Falser yönetiminde hizmet verecek olan Salicorne, İtalyan mutfağının en rafine ve otantik lezzetlerini Bodrum’un yerel ürünleriyle harmanlayarak misafirlerine sunacak. Şef Falser’in sürdürülebilirlik ve doğallık odaklı mutfak felsefesi, Salicorne’u şimdiden yarımadanın en iddialı lezzet duraklarından biri konumuna taşıyor.

Özgür Akın: "Modern Lüksü Gastronomi ile Taçlandırıyoruz"

The Norm Le Chic Genel Müdürü Özgür Akın, markanın bütünsel lüks anlayışını şu sözlerle ifade ediyor:

"The Norm Le Chic olarak, misafirlerimize sunduğumuz yaşam alanlarını sadece bir konaklama deneyimi olarak değil, her detayı titizlikle işlenmiş bir kültür olarak görüyoruz. 27 Mayıs’ta başlayacak yolculuğumuzu, modern ve sessiz lüks vizyonu ile 27 Haziran’daki büyük buluşmamızda Michelin yıldızlı şefimiz Theodor Falser’in imzasını taşıyan Salicorne restoranımızla taçlandıracağız. İtalyan mutfağının zarafetini Le Chic Bodrum’un sofistike atmosferinde sunmak, Bodrum’un turizm ve gastronomi potansiyeline kattığımız değerin en önemli göstergesidir. Amacımız, konuklarımıza hem ruhlarını hem de damaklarını doyuracakları, unutulmaz bir sahil lüksü sunmak."

Estetik ve Lezzetin Kusursuz Uyumu

Asarlık Mevkii’nin dingin koyunda konumlanan The Norm Le Chic; özel tasarım süitleri, denize sıfır yaşam alanları ve "Quiet Luxury" (Sessiz Lüks) akımını yansıtan mimarisiyle dikkat çekiyor. 27 Haziran’daki açılışla birlikte Bodrum’un sosyal hayatına yeni bir soluk getirecek olan tesis, Salicorne’un eşsiz menüsü ve Theodor Falser’in mutfak sanatıyla, dünyanın dört bir yanından gelecek gastronomi tutkunlarını ağırlamaya hazır.