9 Eylül 2026 Çarşamba

Geleceğin Turizmcileri ATF Genç Zirvesi’nde Bir Araya Geliyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Geleceğin Turizmcileri ATF Genç Zirvesi’nde Bir Araya Geliyor

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, ATF Genç ile gençleri turizmin geleceğinde söz sahibi olmaya davet eden Genç Turizm Zirvesi’ni hayata geçiriyor. “Turizmin Kalbi Sensin” mottosuyla yola çıkan zirve; gençleri sektör liderleri, akademi, kamu ve özel sektörle aynı platformda buluşturarak turizmin geleceğini birlikte şekillendirmeyi hedefliyor.

Turizm sektöründe değişen çalışma modelleri, yeni neslin kariyer beklentileri ve gençlerin dönüşen seyahat alışkanlıkları, sektörün geleceğini yeniden şekillendiriyor. ATF Genç, bu dönüşümün gençlerle birlikte tartışıldığı ve şekillendirildiği yeni nesil bir buluşma platformu olmayı hedefliyor.

Gençler Turizmin Yalnızca Çalışanları Değil Geleceğin Gezginleri

ATF Genç’in vizyonunun merkezinde iki temel yaklaşım yer alıyor. Bir yandan genç yeteneklerin turizm sektörüne kazandırılması ve geleceğin turizm liderlerinin yetişmesine katkı sağlanması hedeflenirken, diğer yandan yeni neslin seyahat davranışlarının, beklentilerinin ve tüketim alışkanlıklarının sektör tarafından daha doğru anlaşılması amaçlanıyor.

Gençleri yalnızca geleceğin çalışanları olarak değil, turizm sektörünün en dinamik seyahat eden kitlelerinden biri olarak konumlandıran ATF Genç; destinasyonların, otellerin, seyahat şirketlerinin ve turizm markalarının yeni nesille daha güçlü bağ kurmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Sektör Liderleri ve Gençler Aynı Platformda Buluşacak

ATF Genç kapsamında üniversite öğrencileri, yeni mezunlar, genç turizm profesyonelleri, akademisyenler, kamu kurumları, yerel yönetimler, oteller, seyahat şirketleri, sivil toplum kuruluşları, teknoloji şirketleri, girişimcilik ekosistemi, genç içerik üreticileri ve seyahat toplulukları bir araya gelecek.

Zirvede turizmde kariyer, yapay zekâ ve dijital dönüşüm, yeni nesil liderlik, girişimcilik, sürdürülebilir turizm, deneyim ekonomisi, insan kaynakları, geleceğin turizm meslekleri, genç turist trendleri, dijital seyahat kültürü ve sosyal medyanın destinasyonlar üzerindeki etkisi gibi sektörün geleceğine yön veren başlıklar ele alınacak.

ATF Genç Sahnesinde Gündem Gençlerin

11:00–11:35

Rotayı Belirleyen Genç Gezginler

11:40 - 12:15 

Young Skal

12:20–12:55

Check-In Geleceğe: Turizmde Yeni Nesil Kariyerler

13:00-13:35

Deniz Dikkaya - Hadi Turizm Konuşalım 

13:40–14:15

Turizmde Genç Girişimciler: Başarı da Bizim Hata da!

15:00–15:35

Spor Turizmi Paneli

Atölyelerde Deneyim ve Üretim Ön Planda

12:00–13:00

Future Picture Atölyesi

13:00–14:00

Gençlerin Gözünden Yapay Zeka ile Müşteri Deneyimi

Klasik Konferans Formatının Ötesinde

ATF Genç, klasik konferans anlayışının ötesine geçen etkileşim ve deneyim odaklı bir yapı ile tasarlanıyor.

Youth Stage’de turizmin geleceği, kariyer ve yeni nesil liderlik ele alınırken, Fast Stage kısa ve yüksek etkili konuşmalara ev sahipliği yapacak. Youth Match alanında gençler ile sektör temsilcileri kariyer, staj ve networking görüşmelerinde doğrudan bir araya gelecek.

Real Talk oturumlarında sektörün gerçek sorunları gençlerin de katılımıyla açık biçimde tartışılırken, 1 Minute Pitch ile gençler kendilerini, fikirlerini ve projelerini 60 saniye içerisinde sektör profesyonellerine anlatma fırsatı bulacak.

30 Under 30 – Tourism platformuyla ise Türkiye turizminin öne çıkan genç profesyonellerinin görünürlüğünün artırılması ve yeni nesil başarı hikâyelerinin sektörle buluşturulması hedeflenecek.

“Gençleri Turizmin Geleceğinin Merkezine Taşımak İstiyoruz”

GM Center Kurucu Başkanı Selçuk Meral, ATF Genç’in uzun vadeli bir vizyonun parçası olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Turizm yalnızca destinasyonların, otellerin veya seyahatlerin değil; insanların, kültürlerin ve gelecek hayallerinin buluştuğu çok güçlü bir sektör. Bugün sektörümüzün önündeki önemli sorumluluklardan biri gençlerle yeniden güçlü bir bağ kurmak. Gençleri yalnızca turizmin gelecekteki çalışanları olarak değil; geleceğin liderleri, girişimcileri, fikir üreticileri ve aynı zamanda dünyanın en dinamik gezginleri olarak görüyoruz. ATF Genç ile onların sesini turizmin karar mekanizmalarının merkezine taşımak ve sektörün geleceğini gençlerle birlikte şekillendirmek istiyoruz.”

Yıl Boyu Yaşayan Bir Gençlik Ekosistemi

ATF Genç’in yalnızca zirve günleriyle sınırlı kalan bir organizasyon değil, yıl boyunca yaşayan bir turizm gençliği ekosistemine dönüşmesi hedefleniyor.

Üniversite–sektör iş birlikleri, kariyer fırsatları, staj ve istihdam programları, mentorluk çalışmaları, ortak projeler ve gençlik araştırmalarıyla gençlerin turizm sektörüyle daha güçlü ve sürdürülebilir bağlar kurması amaçlanıyor.

Kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gençlik organizasyonlarının ortak katkısıyla büyümesi planlanan ATF Genç; Türk turizminin geleceğini gençlerle birlikte şekillendiren bir platform olmayı hedefliyor. 


Tatilsepeti, ‘’tatil’’ kategorisinde tüketicilerin en favori markası seçildi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Halkın oylarıyla tatil kategorisinin en iyisi Tatilsepeti

AkademetreResearchand Strategic Planning’in ölçümlemelerine dayanarak halkın oylarıyla gerçekleştirilen “E-Ticaretin En İyileri”araştırmasında, Tatilsepeti, ‘’tatil’’ kategorisinde tüketicilerin en favori markası seçildi

Marketing Türkiye adına AkademetreResearchand Strategic Planning tarafından gerçekleştirilen “E-ticaretin En İyileri”araştırmasında yıl boyunca müşterilerine en iyi deneyimi sunan, sektörünün en sevilen markaları belli oldu. Türkiye’yi temsilen 12 ilde gerçekleştirilen araştırmada tatil sektöründe en sevilen marka Tatilsepeti seçildi. 

İki bölümde gerçekleştirilen araştırmanın ilk bölümünde modadan otomobile, online bankacılıktan pazaryerlerine kadar geniş bir seçki ele alındı;ikinci bölümde ise mobil uygulama deneyimi, yenilikçilik, itibar ve güven, kullanım kolaylığı gibi tüketici deneyimini şekillendiren temel kriterlerde fark yaratan markalar arasından seçim yapıldı.Tatil kategorisinde en yüksek skoru alarak kullanıcıların favorisi olan Tatilsepeti, dijital alışveriş deneyiminin yeni standartlarını belirleyen markalara da ışık tutuyor.

Tatilsepeti’nin tüketici nezdinde sürdürülebilir bir güven inşa ederek sektöre liderlik ettiğini belirten Pazarlama Direktörü Barış Akkiriş, halk oylamasıyla gelen sonucu değerlendirdi: ‘’E-ticaret dünyasında kalıcı bağlar kurabilmenin, kusursuz bir operasyonel güç ve güven gerektirdiğini biliyoruz. Kullanıcı deneyiminden duyulan güvene kadar tüketicilerin doğrudan değerlendirmeleriyle elde ettiğimiz bu liderlik; yenilikçi vizyonumuzun ve arka planda büyük bir özveriyle çalışan tüm ekibimizin ortak başarısı. 22 yıl önce sektörün ilk dijital markalarından biri olarak kurulan Tatilsepeti, bugün de yine ilkleri ve değişimi yönetmeye devam ediyor.  Farklı seyahat deneyimleri sunan, tatille ilgili her konuda yüzü daima tüketiciye dönük bir referans noktası olduk. Markamızı onurlandıran misafirlerimize teşekkür ediyoruz.’’

Tatilsepeti’nin aldığı ödüllerden bazıları şöyle; 

2026 TheOneAwards Yılın En İyi seyahat Platformu Ödülü

2018- 2022-2023-2024 Yılın İtibarlısı TheOneAwards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri

2024-2025 Tatil Kategorisinde E-Ticaretin En İyisi Ödülü ECHO Awards

2023-2024 Dünyanın Önde Gelen Otel Rezervasyon Sitesi Ödülü Uzakrota Global Summit Travel Awards

2025 Kurumsal İmaj - Film Online Kategorisinde Kristal Elma Kristal Elma Ödülleri

2024-2025 Kurumsal İmaj Kategorisinde Film FelisFelis Ödülleri

2023- Addressable TV Kullanımı Gümüş Ödül -BrandverseAwards

2023- Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarısı Gold Ödülü - 8. Sikayetvar #ACE  

2022 - En İyi Müşteri Deneyimi Ödülü FastCompany


Bağlıkaya “Seyahat acentası, yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasındaki köprüdür.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRSAB BAŞKANI BAĞLIKAYA:GÜÇLÜ TURİZM EKONOMİSİ GÜÇLÜ SEYAHAT ACENTALARIYLA OLUR

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, 5. Bursa Turizm Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, Türk turizminin geleceğinde yerel değerlerin ve seyahat acentalarının belirleyici rol oynayacağını vurguladı. Bağlıkaya “Seyahat acentası, yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasındaki köprüdür. Güçlü seyahat acentaları olmadan güçlü bir yerel turizm ekonomisi oluşturmak mümkün değildir” dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iş birliğinde düzenlenen 5. Bursa Turizm Zirvesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı. “Yerel Turizm Kalkınması” temasıyla gerçekleştirilen zirve, turizm sektörü ile kamu ve yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirdi.

Organizasyonun açılışında konuşan Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, Bursa’nın nüfus potansiyeline dikkat çektiği konuşmasında böyle büyük nüfusa sahip bir kentin yaşaması için sanayi, tarım ve turizm sektörlerinin dengeli şekilde olması gerektiğinin altını çizdi.

Açılışta konuşan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya ise küresel turizm rekabetinden yerel kalkınmaya, Bursa’nın turizm potansiyelinden seyahat acentalarının sektördeki rolüne kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.

BAĞLIKAYA: TURİZMDE REKABET GİDEREK KESKİNLEŞİYOR

Türkiye’nin turizmde zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Bağlıkaya, son açıklanan Orta Vadeli Program’da 2026 yıl sonuna ilişkin turizm geliri beklentisinin aşağı yönlü revize edildiğine dikkat çekti. Buna karşın turizmin Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında en kritik sektörlerden biri olmaya devam ettiğini vurgulayan Bağlıkaya, küresel ölçekte rekabetin de giderek sertleştiğini söyledi.

Turistlerin seyahat tercihlerinin değiştiğine işaret eden Bağlıkaya, şu değerlendirmede bulundu:

“Böylesi bir ortamda rekabette öne çıkmanın yolu, yerel değerlerimizi turizm deneyimine dönüştürmekten geçiyor. Günümüzde turiste artık yalnızca bir yerde konaklamak ya da birkaç önemli noktayı görmek yetmiyor. Gittiği destinasyonun kültürünü tanımak, hikâyesini öğrenmek ve o yöreye özgü deneyimleri yaşamak istiyor.”

Türkiye’nin uzun yıllardır başarılı olduğu deniz-kum-güneş turizminin yeni ürünlerle desteklenmesi gerektiğini belirten Bağlıkaya, deneyim ve kültür odaklı ürünlerin, yeni cazibe merkezlerinin ve yeni destinasyonların turizme kazandırılmasının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti.

“TURİZM HAREKETTİR, BEREKETTİR, KAZANÇTIR”

Yerel turizmin geliştirilmesinin yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak anlamına gelmediğinin altını çizen Bağlıkaya, turizmin yerel ekonomiler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Firuz Bağlıkaya, “Turizm harekettir, turizm berekettir, turizm kazançtır. Bir bölgede turizmin gerçek anlamda kalkınmaya dönüşmesi; o coğrafyada istihdam yaratan, yatırım yapan, vergi ödeyen, risk alan ve kazandığını yine o ekonomik sistem içerisinde değerlendiren yerel aktörlerin güçlü olmasıyla mümkündür” dedi.

Destinasyonlarda asıl hedefin turistin kalış süresini ve harcamasını artırmak olması gerektiğini vurgulayan Bağlıkaya, bunun yolunun da turistik cazibe merkezlerini, programları ve turistin destinasyonda kalma sebeplerini çoğaltmaktan geçtiğini kaydetti.

“SEYAHAT ACENTASININ İÇİNDE OLMADIĞI TURİZM FAALİYETİ BAŞARIYA ULAŞAMAZ”

Konuşmasında seyahat acentalarının turizm ekonomisindeki rolüne özel vurgu yapan Bağlıkaya, turizmin esas olarak güçlü bir organizasyon ve pazarlama faaliyeti olduğunu belirtti.

Bir destinasyonu turistin gündemine taşıyan, seyahat etme isteği oluşturan ve kültürel-tarihi değerleri satın alınabilir turizm ürünlerine dönüştüren yapının seyahat acentaları ve tur operatörleri olduğunun altınız çizen Bağlıkaya, şöyle konuştu:

“Ne yatırım yaparsak yapalım, turizmde istenilen başarıya seyahat acentası olmadan ulaşamayız. Seyahat acentasının içinde olmadığı turizm faaliyeti sonuç vermez, başarıya ulaşamaz. Turizmin asli unsuru, turisti bulup getiren seyahat acentalarıdır. Artık yatırımın pazarlama ve satış ayağını da güçlendirmek zorundayız.”

Seyahat acentalarının yalnızca kendi meslek grupları açısından değil, destinasyondaki tüm turizm ekonomisi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Bağlıkaya, “Seyahat acentası, yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasındaki köprüdür. Güçlü seyahat acentaları olmadan güçlü bir yerel turizm ekonomisi oluşturmak mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Bağlıkaya, seyahat acentalarının güçlenmesinin otellerden turist rehberlerine, restoranlardan taşımacılara, esnaftan yerel üreticiye kadar geniş bir ekonomik ekosisteme katkı sağlayacağını dile getirdi.

“BURSA TURİZM PASTASINDAN ÇOK DAHA BÜYÜK PAY ALMAYI HAK EDİYOR”

Bursa’nın turizm potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bağlıkaya, kentin sahip olduğu zenginliğin çok farklı turizm türlerinde ürüne dönüştürülebilecek nitelikte olduğunu söyledi.

“Bursa sıradan bir turizm şehri değil” diyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Osmanlı’nın kuruluş mirasıyla, hanlarıyla, çarşılarıyla, külliyeleriyle, tarihi dokusuyla, Uludağ’ıyla, İznik’iyle, termal kaynaklarıyla, gastronomisiyle ve sağlık turizmiyle Bursa, turizmin çok farklı alanlarında söz söyleyebilecek büyük bir zenginliğe sahip. Bursa turizm pastasından çok daha büyük bir pay almayı hak ediyor. Bursa, geçilen değil; kalınan, varılan bir destinasyon olmalı. Bunu başarabiliriz.”

Bağlıkaya, bu hedefe ulaşmak için Bursa’nın turizm değerlerinin yeni rotalara, paket turlara ve pazarlanabilir turizm ürünlerine dönüştürülmesi gerektiğine işaret ederek, bu süreçte seyahat acentalarının daha güçlü biçimde devreye alınmasının önemini vurguladı.

“HEDEFİMİZ TURİZMİ 81 İLE VE 12 AYA YAYMAK”

TÜRSAB’ın Türkiye’nin turizm potansiyelini ülke geneline yaymak amacıyla uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü belirten Bağlıkaya, Turizm Yüzyılı Projesi kapsamında turizmin belirli merkezlerde yoğunlaşması yerine, Türkiye’nin dört bir yanındaki değerlerin katma değerli turizm ürünlerine dönüştürülmesini hedeflediklerini söyledi.

Bağlıkaya, “Turizmin 81 ile ve 12 aya yayılması için çalışıyoruz. Bursa’nın turizmdeki geleceğini de Türkiye turizminin geleceğini de özgün değerlerimizi koruyarak, yerel girişimcimizi güçlendirerek ve bu değerleri dünyaya taşıyacak seyahat acentalarımızın önünü açarak inşa edebiliriz” dedi.

Bursa Turizm Zirvesi’nin bu anlayışın güçlenmesine katkı sağlamasını temenni eden Bağlıkaya, Bursa’nın sahip olduğu turizm potansiyelinin yeni ürünlere ve yeni başarılara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

BAĞLIKAYA: “TATİL ANAYASAL HAKTIR”

Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Gaffar Yakınca’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yerel Turizm Kalkınması” panelinde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.

Panelde; yerel turizmin geliştirilmesi, destinasyonların sahip olduğu doğal, tarihî ve kültürel değerlerin etkin biçimde tanıtılması, turizm potansiyelinin sürdürülebilir bir anlayışla harekete geçirilmesi ve turizmin bölgesel kalkınmaya sağladığı katkının artırılması ele alındı. Yerel değerlerin turizm ürünlerine dönüştürülerek ziyaretçilerle buluşturulmasında seyahat acentalarının üstlendiği kritik role dikkat çekilirken, güçlü seyahat acentalarının yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasında önemli bir köprü olduğu vurgulandı.

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, seyahat acentaları ve konaklama sektörünün aynı amaç etrafında topladığını turizmin gelişimi için birlikte çalıştıklarını belirtti. TÜRSAB Başkanı, Türkiye’de özellikle iç turizm hareketlerinin gelişimi için önemli adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi ve tatilin Anayasal hak olduğunu vurguladı.

İBRAHİM BURKAY: KONGRELER ŞEHRİN SOSYAL YAPISINI HAREKETLENDİRİYOR

Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise zirvede yaptığı konuşmada bir kentin kalkınmasını sağlayan üç temel dinamiğin tarihi kültürel miras, coğrafi güzellik ve bunları doğru okuyan yerel düzeydeki kabiliyetli insanlar olduğunu dile getirdi.

BTSO olarak Bursa turizmi açısından fuar ve kongrelerin önemine dikkat çekerek, "Bugün de açılışını yapacağımız Junior Show Fuarı'nı merkeze aldığımızda 2 bine yakın yurt dışından ziyaretçimiz söz konusu. Bunlar harcama kapasitesi normal turist potansiyelinin çok üzerinde olan bir kitlenin fuar ve kongre alternatifleri neticesi bu şehre gelmesi, bu şehrin bütün sosyal yapısını, hizmet sektörünü hareketlendirecektir" değerlendirmesinde bulundu.

HASAN EKER: BURSA TURİZM, TARIM VE SANAYİ EKSENİNDE OLMALI

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konsey Başkanı Hasan Eker de 5'incisini düzenledikleri zirvenin önceki yıllarda çıktılarını alıp turizmde gelişim için hedeflenen adımların atılıp atılmadığını ölçtüklerini söyledi.

Eker, Bursa'nın turizm, tarım ve sanayi ekseninde gelişmesi gerektiğinin altını çizerek, "Biz bu üçünde de olmalıyız. Bunlardan sadece biri olmaz. Sanayi, turizmi destekler, tarımı bırakamayız. Dolayısıyla bizim bir karar vermemiz gerekiyor. Ana hedefi belirleyip herkesin o hedefe yürümesinde fayda var" dedi.


İSTANBUL 128 BİN 908 HOMEPORT YOLCUSUYLA TÜRKİYE’NİN LİDERİ OLDU

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İSTANBUL HAVALİMANI’NIN KÜRESEL BAĞLANTILARI KRUVAZİYERDE HOMEPORT TRAFİĞİNİ GÜÇLENDİRDİ

İSTANBUL 128 BİN 908 HOMEPORT YOLCUSUYLA TÜRKİYE’NİN LİDERİ OLDU

Türkiye kruvaziyer turizminde 2026 sezonunun yükselişi İstanbul’un homeport trafiğine de yansıdı. Yılın ilk yedi ayında Türkiye limanlarındaki kruvaziyer yolcu hareketliliği 1 milyon 70 bin 481’e ulaşırken, İstanbul 128 bin 908 homeport yolcusuyla Türkiye’nin en yoğun ana limanı oldu. İstanbul Havalimanı’nın uluslararası hava yolu ağındaki güçlü konumu ve dünyanın farklı noktalarından İstanbul’a sağlanan direkt uçuş bağlantıları da kentin kruvaziyer yolcuları açısından önemli bir ulaşım merkezine dönüşmesini destekliyor.

Kruvaziyer seyahatine İstanbul’dan başlayan yabancı yolcuların önemli bir bölümü, gemiye katılmadan önce veya seyahatlerinin ardından kentte konaklamayı tercih ediyor. Özellikle 1-2 gecelik otel konaklamaları; yeme-içme, alışveriş, kültür-sanat ve şehir turları gibi farklı alanlarda harcama yaratarak kruvaziyer turizminin kent ekonomisine katkısını genişletiyor.

İstanbul homeport yolcusunda ilk sırada

Türkiye limanlarına yılın ilk yedi ayında 656 kruvaziyer gemisi uğrarken toplam yolcu hareketliliği 1 milyon 70 bin 481 olarak gerçekleşti. Bunun 192 bin 461’ini homeport yolcuları oluşturdu. İstanbul ise 128 bin 908 homeport yolcusuyla Türkiye genelinde ilk sıraya yerleşti. Kentin toplam kruvaziyer yolcu hareketliliği de 265 bin 369’a ulaştı.

İstanbul’un homeport performansında hava ve deniz ulaşımının birbirini tamamlayan yapısının önemli olduğunu belirten SeaGenesisGroup Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “Bir destinasyonun güçlü bir homeport olabilmesi için yalnızca iyi bir limana sahip olması yeterli değil. Dünyanın farklı noktalarından yolcuyu şehre taşıyabilecek güçlü bir hava ulaşım ağı da gerekiyor. İstanbul Havalimanı ve İstanbul’u ana bağlantı merkezi olarak kullanan hava yolu şirketlerinin oluşturduğu geniş uçuş ağı, İstanbul’a bu açıdan çok önemli bir avantaj sağlıyor. Yolcu dünyanın farklı bir noktasından uçakla İstanbul’a geliyor, burada konaklıyor ve ardından kruvaziyer seyahatine başlıyor. Hava yolu ve kruvaziyer bağlantısının güçlenmesi İstanbul’un homeport potansiyelini de büyütüyor” dedi.


Kruvaziyer yolcusu İstanbul’da konaklıyor

Transit kruvaziyer yolcusundan farklı olarak homeport yolcusu, seyahatinin başlangıç veya bitiş noktası olması nedeniyle şehirde daha uzun süre geçirebiliyor. İstanbul’a uçakla gelen yabancı kruvaziyer yolcularının gemiye katılmadan önce 1-2 gecelik konaklamayı tercih etmesi; otelcilikten gastronomiye, alışverişten kültür ve şehir turlarına kadar turizmin farklı alanlarında ekonomik hareketlilik yaratıyor.

Bu yolcu profilinin İstanbul turizmi açısından taşıdığı değere dikkat çeken Ahmet Yazıcı, “Homeport yolcusuna yalnızca limandan geçen bir yolcu olarak bakmamak gerekiyor. İstanbul’a uçakla gelen bir misafir, kruvaziyerine katılmadan önce bir veya iki gece otelde kalabiliyor; restoranlara gidiyor, alışveriş yapıyor, tarihi ve kültürel noktaları ziyaret ediyor. Dolayısıyla homeport büyümesi beraberinde konaklayan ve şehir ekonomisine daha geniş ölçekte katkı sağlayan nitelikli ziyaretçi profilini de getiriyor. İstanbul açısından asıl katma değer burada ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Hava yolu bağlantıları İstanbul’un rekabet gücünü artırıyor

Kruvaziyer şirketlerinin bir şehri ana liman olarak konumlandırmasında liman altyapısının yanı sıra uluslararası erişilebilirlik de belirleyici unsurlar arasında bulunuyor. İstanbul’un geniş uçuş ağı sayesinde Avrupa, Amerika, Orta Doğu, Asya ve Afrika’dan yolcu taşıyabilmesi, farklı pazarlardan gelen kruvaziyer misafirlerinin aynı şehirde buluşmasına olanak sağlandığını belirten Yazıcı, “İstanbul’un avantajı, hava yolu ve deniz yolu ulaşımını güçlü bir turizm destinasyonuyla aynı noktada buluşturabilmesi. İstanbul Havalimanı’nın küresel bağlantıları arttıkça kruvaziyer şirketleri açısından İstanbul’da yolcu değişimi yapmak ve farklı ülkelerden yolcu getirmek daha erişilebilir hale geliyor. Bu entegrasyonu doğru değerlendirirsek İstanbul yalnızca Türkiye’nin değil, Akdeniz ve çevre coğrafyanın önemli homeport merkezlerinden biri olarak konumunu daha da ileri taşıyabilir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de kruvaziyer trafiği 7 ayda 1 milyonu aştı

Türkiye limanlarında yılın ilk yedi ayında 1 milyon 70 bin 481 kruvaziyer yolcu hareketliliği kaydedildi. Ocak ayında 28 bin 625 olan aylık yolcu sayısı temmuz ayında 314 bin 26’ya yükselirken aynı dönemde 656 kruvaziyer gemisi Türk limanlarına uğradı.

Toplam yolcu hareketliliğinin 878 bin 20’sini transit, 192 bin 461’ini homeport yolcuları oluşturdu. Toplam yolcu trafiğinde Kuşadası 480 bin 983 yolcuyla ilk sırada yer alırken İstanbul 265 bin 369 yolcuyla ikinci sırada bulundu. İstanbul ise homeport yolcusunda 128 bin 908 kişiyle Türkiye’nin lideri oldu.

Kruvaziyer turizminin yıl geneline yayılmasının önemine dikkat çeken Yazıcı, “Türkiye’nin ilk yedi ayda 1 milyon yolcu sınırını aşması sektör açısından güçlü bir gösterge. Bundan sonraki hedef yalnızca daha fazla gemi ve yolcu ağırlamak değil; kruvaziyer yolcusunun Türkiye’de bıraktığı katma değeri de artırmak olmalı. İstanbul’un güçlü hava yolu bağlantıları, otel kapasitesi, turizm çeşitliliği ve homeport kabiliyeti birlikte değerlendirildiğinde bunun için çok önemli bir fırsat sunuyor” dedi.


Epifoni Yaz & Sonbahar Konser Serisi: Türkiye’nin Ritmini Yükselten Buluşmalar

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


The Blaze’den Sertab Erener’e Dünya ve Türk Müziğinin Popüler İsimleri Karnaval Sponsorluğuyla Sahnede

Dünyanın dört bir yanından sanatçıları Türkiye’deki dinleyicilerle buluşturan Epifoni, kuruluşunun 10’uncu yılını özel konserlerle kutluyor. Karnaval’ın medya sponsorluğunu üstlendiği konser serisinde sahne alacak isimler arasında Sertab Erener ve The Blaze yer alıyor.

Epifoni, ilk günden beri doğru müziği doğru kitleyle buluşturan güçlü kürasyonu şimdi İstanbul’dan Ankara ve İzmir’e uzanan konser serisiyle büyütüyor. Karnaval sponsorluğunda poptan elektronik müziğe uzanan performanslar, müzikseverlere ritmi yüksek ve unutulmaz bir konser deneyimi sunacak.

Epifoni Yaz & Sonbahar Konser Serisi: Türkiye’nin Ritmini Yükselten Buluşmalar

35 yıla uzanan başarılı kariyeri boyunca Türk müziğine sayısız eser kazandıranSertab Erener, 4 Eylül akşamı İstanbul’un en prestijli konser mekânlarından Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda müzikseverlerle buluşacak. Güçlü sesi, etkileyici sahne performansı ve yıllardır dillerden düşmeyen şarkılarıyla milyonların kalbinde özel bir yere sahip olan Erener,unutulmaz hitlerini ve kariyerinin farklı dönemlerinden sevilen şarkılarını bir araya getiren özel bir repertuvara sahnede olacak.

Görsel anlatımı ve hipnotik sound’u bir araya getiren performanslarıyla dünya çapında ses getiren The Blaze; 7 Ekim’de İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda, 8 Ekim’de Ankara Cermodern’de ve 9 Ekim’de İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta müzikseverlerle buluşacak. Milyonlarca kez izlenen sinematik video çalışmaları, duygu yüklü prodüksiyonları ve sahnede yarattıkları benzersiz atmosferle dünya çapında geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan ikili, bu kez özel DJ Set performanslarıyla Türkiye’deki hayranlarıyla buluşacak.

Konserlere ait bilgilere ve biletlere epifoni.org adresinden ulaşılabiliyor.

Wyndham, Yunanistan’ın Pire Kentindeki Yeni Markalı Rezidansının Açılışını Gerçekleştirdi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Wyndham, Yunanistan’ın Pire Kentindeki Yeni Markalı Rezidansının Açılışını Gerçekleştirdi

Wyndham, kaliteli ve esnek konaklama seçeneklerine yönelik talebin arttığı Yunanistan’daki ikinci markalı rezidans projesini, deniz kenarındaki yeni tesisinin açılışıyla hayata geçirdi

Wyndham Hotels& Resorts, DKG Development ortaklığında geliştirilen yeni markalı rezidans projesi Wyndham ResidencesPiraeus Marina Zeas‘ın açılışını gerçekleştirdi.

Yılda 20 milyondan fazla yolcunun ayak bastığı Pire Limanı, bu özelliğiyle Avrupa’daki en büyük liman olmasının yanı sıra dünyanın en işlek limanları arasında yer alıyor ve Yunan adalarını ziyaret eden tatilciler için önemli bir bağlantı noktası olarak öne çıkıyor.

Pire Limanı yakınındaki prestijli Marina Zeas’ta bulunan Wyndham ResidencesPiraeus Marina Zeas, aynı zamanda Pire’de uluslararası bir markayla açılan ilk servisli rezidans olma özelliği taşıyor. İkisi de sekiz katlı olan iki bitişik binada hizmet veren tesiste 72 süit ve rezidans bulunuyor. Atina merkezine 10 kilometre mesafede bulunan tesisin yakınındaki DimotikoTheatro metro istasyonu sayesinde Atina ve Attika bölgesinin geri kalanına kolayca ulaşılabiliyor.

Hem kısa süreli hem de uzun süreli konaklayan misafirlere hitap eden projede misafir odaları ve süitlerin yanı sıra mutfak ve oturma alanlarına sahip daireler de yer alıyor. Tesisteki premium seçenekler arasında kendi dalma havuzu ve terası da bulunan, Marina Zeas ve Ege Denizi’nin panoramik manzaralarını sunan bir süit de yer alıyor.

Wyndham Hotels& Resorts Güney ve Doğu Avrupa Kıdemli Bölge Direktörü VassilisThemelidis, “Pire’de gerçekleştirdiğimiz Wyndham Residences açılışı, kısa ve uzun süreli konaklamalarla konut yaşamının giderek iç içe geçtiği seyahat ve gayrimenkul sektörlerinde yaşanan kapsamlı dönüşümü yansıtıyor. Markalı rezidanslar, bu dönüşümün önde gelen büyüme segmentleri arasında yer alıyor. Ziyareçilerin ana kara ile adalar arasında geçiş yaptığı Pire gibi önemli bağlantı noktalarında, yolculukların başında ve sonunda yararlanılabilecek yüksek kaliteli ve esnek konaklama hizmetlerine yönelik talep artıyor. Bu açılışla birlikte Yunanistan’da artan bu talebe yanıt veriyoruz ve buradaki varlığımızı değişen seyahat alışkanlıkları ve misafir beklentileriyle uyumlu bir şekilde güçlendiriyoruz” dedi.

Dönüşen bir destinasyonda

DKG Development’ın 25 milyon eurodan fazla yatırımıyla hayata geçen Wyndham ResidencesPiraeus Marina Zeas’ın tasarımında dünyaca ünlü mimar Jean-Pierre Heim’ın ve BletsasArchitecturalStudio’nun imzası bulunuyor.

Proje, Wyndham Hotels& Resorts ve DKG Development’ın Yunanistan’da 12 otelin geliştirilmesini kapsayan, münhasır olmayan anlaşması kapsamında geliştirildi. Başta Atina ve Attika bölgesi olmak üzere markalı rezidanslara yönelik talebin hızla arttığı Yunanistan, Avrupa’nın en hızlı büyüyen markalı rezidans pazarları arasında ilk beşte yer alıyor. Wyndham Hotels&Resorts’un Yunanistan’da markalı rezidanslar da dahil olmak üzere toplamda 15 oteli bulunuyor ve bu tesislerin altısı Attika bölgesinde yer alıyor.

DKG Development Kurucusu, Başkanı ve CEO’su Konstantinos Petridis, “Wyndham ResidencesPiraeus Marina Zeas, uzun vadede güçlü potansiyel arz eden konumlara ve aynı zamanda bu konumları bir adım ileri taşıyabilecek ortaklıklara yatırım yapma stratejimizi yansıtıyor. Wyndham Hotels& Resorts, böyle bir projeyi uluslararası zeminde konumlandırmak için kritik öneme sahip olan global erişim gücünü, marka tanınırlığını ve operasyonlardaki uzmanlığını sunuyor. Pire’nin rolü geleneksel bir transit noktası olmanın ötesine geçen bir dönüşümden geçerken, bu iş birliği sayesinde bir yandan günümüzde seyahat edenlerin beklentilerine cevap veren bir ürün sunuyoruz, aynı zamanda da kentin kendi başına bir destinasyon olarak gelişimine katkıda bulunuyoruz” dedi.


8 Eylül 2026 Salı

TED Open, 78. kez tenis dünyasını İstanbul’da buluşturuyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



QNB İstanbul Challenger – 78. TED Open başladı

Türkiye’nin en köklü uluslararası tenis turnuvalarından TED Open, 78. kez tenis dünyasını İstanbul’da buluşturuyor

Türkiye’nin en uzun soluklu uluslararası tenis organizasyonlarından QNB İstanbul Challenger – 78. TED Open, 5-13 Eylül tarihleri arasında İstanbul Tenis Eskrim Dağcılık Spor Kulübü’nde gerçekleştiriliyor. QNB’nin isim sponsorluğunda düzenlenen turnuvada profesyonel tenisçiler şampiyonluk için korta çıkıyor.

Organizasyonun finali 13 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek. Final öncesinde uluslararası tenis dünyasında önemli kariyerlere sahip FabriceSantoro, CédricPioline, JaccoEltingh ve Richard Krajicek özel bir gösteri maçında buluşacak. Turnuva, final karşılaşmasının ardından düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.

Bu yıl 90. kuruluş yılını kutlayanİstanbul Tenis Eskrim Dağcılık Spor Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen turnuva, Türkiye’nin en köklü uluslararası spor organizasyonları arasında yer alıyor. Uluslararası tenis camiasında “Yıldız Yaratan Turnuva” olarak anılan TED Open, ATP Challenger Tour takviminde önemli bir yere sahip. 

Turnuvanın açılışı basın toplantısıyla duyuruldu

Turnuvanın geleneksel açılış basın toplantısı 8 Eylül Salı günü Hilton İstanbul Maslak’ta gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil, TED Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tınaz, QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, Hilton İstanbul Maslak Genel Müdürü Ahmet Özkan, Turnuva Direktörü Melis Yafe ve turnuvada mücadele eden tenisçi Atakan Karahan katıldı.

TED Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tınaz, turnuvaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “TED Spor Kulübü olarak ‘İstanbul Challenger–TED Open’ı bu yıl da düzenlemenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Uluslararası tenis camiasında ‘Yıldız Yaratan Turnuva’ olarak anılan organizasyonumuz, bu yıl da birbirinden heyecanlı müsabakalara sahne olacak. Bu önemli organizasyonun gerçekleşmesine destek veren tüm sponsorlarımıza teşekkür ediyorum. Kulübümüzün değerli üyeleri de turnuvanın en iyi şekilde gerçekleşmesi için büyük bir özveriyle çalışıyor. Umuyorum ki bu yıl da güzel bir turnuva ve unutulmaz bir final yaşayacağız. Final öncesinde ise uluslararası tenis dünyasında önemli kariyerlere sahip FabriceSantoro, CédricPioline, JaccoEltingh ve Richard Krajicek’i özel bir gösteri maçında kortta buluşturacağız. Bu organizasyonun, kulübümüzün 90. yılına yakışır şekilde, hep birlikte unutulmaz bir tenis şölenine dönüşmesini diliyorum.”

Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil ise şu ifadeleri kullandı: “Bu sene 78. kez düzenlenen TED Open, Türk tenisinin uluslararası alandaki en köklü markalarından biri. Üstelik bu yıl, 90. kuruluş yılını kutlayan TED Spor Kulübü’nün böylesine güçlü bir tenis mirasını nesiller boyunca yaşatıyor olması organizasyona ayrı bir anlam kazandırıyor. TED Open’ın yıllar içinde GoranIvanisevic, Thomas Muster, Richard Gasquet, Tomas Berdych, Matteo Berrettini, Karen Khachanov, StefanosTsitsipas ve UgoHumbert gibi dünya tenisinde çok önemli noktalara ulaşan sporcuları İstanbul’da ağırlamış olması, turnuvanın neden uluslararası tenis camiasında ‘Yıldız Yaratan Turnuva’ olarak anıldığını da çok net ortaya koyuyor. Bugün ATP Challenger Tour’un önemli duraklarından biri olmayı sürdürmesi, 78 yıllık bu geleneğin yalnızca geçmişe ait olmadığını, aynı zamanda günümüz profesyonel tenisinin de güçlü bir parçası olduğunu gösteriyor.

Bizim açımızdan organizasyonun en değerli yönlerinden biri de Türk sporcularımıza sunduğu uluslararası rekabet ortamı. Bu yıl 15 sporcumuz turnuvada korta çıkıyor. Sporcularımızın kendi ülkelerinde ATP seviyesinde maç oynayabilmeleri, uluslararası rakiplerle karşılaşmaları, puan mücadelesi vermeleri ve profesyonel turun atmosferini yaşamaları gelişimleri açısından son derece önemli. Türkiye Tenis Federasyonu olarak bu nedenle ülkemizde düzenlenen ATP, WTA ve World Tennis organizasyonlarını sadece birer turnuva olarak değil, sporcu gelişim sistemimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz.

Bir uluslararası organizasyonu gerçekleştirmek elbette çok kıymetli; ancak esas değer, onu onlarca yıl boyunca sürdürülebilir kılabilmekte. TED Open’ın 78 yıldır devam etmesi güçlü bir kulüp kültürünün, kurumsal hafızanın, organizasyon tecrübesinin ve uzun vadeli bir bakış açısının sonucu. Bu sürekliliğin sağlanmasında sponsorların katkısı da çok önemli. Böylesi bir organizasyona destek veren tüm markalar, yalnızca bir spor etkinliğine değil; sporcuların gelişimine, gençlerin tenise yönelmesine ve Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki görünürlüğüne yatırım yapıyor.

Bu vesileyle 78 yıllık bu değerli mirası geleceğe taşıyan TED Spor Kulübü’ne, başta QNB olmak üzere tüm sponsor ve paydaşlara, organizasyon ekibine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Türkiye Tenis Federasyonu olarak hedefimiz, TED Open gibi köklü organizasyonlarımızı daha da güçlendirmek ve ülkemizin uluslararası tenis takvimindeki yerini her geçen yıl daha ileriye taşımak.”

QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, turnuvayla ilgili şunları söyledi:

“TED Open, köklü geleneğiyle uluslararası sporcuları İstanbul’da buluştururken Türkiye’de tenisin gelişimine ve tenis kültürünün güçlenmesine de önemli katkı sağlıyor. QNB Türkiye olarak spora verdiğimiz desteği yalnızca bir sponsorluk olarak görmüyor, genç yeteneklerin önünde yeni yollar açan ve sporcuların kendilerini gösterebildiği güçlü organizasyonların devamlılığını çok kıymetli buluyoruz. Tenisin gerektirdiği disiplinin, dayanıklılığın ve kararlılığın özellikle genç sporcular için güçlü bir motivasyon kaynağı olduğuna inanıyoruz. Türkiye’de tenisin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayan bu yolculuğun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyor, sporcuların ve genç yeteneklerin yanında olmaya devam ediyoruz.”

Hilton İstanbul Maslak Genel Müdürü Ahmet Özkan da değerlendirmesinde şunları söyledi:

Bugün burada, Türk tenisinin en köklü, uluslararası alanda ise en prestijli organizasyonlarından biri olan TED Open Challenger’ın 78. yılı için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Şehrimizin kalbinde, dinamizmin ve enerjinin merkezi olan otelimizde böylesine tarihi bir spor etkinliğine ev sahipliği yapmak ve bu heyecana sponsor olarak ortak olmak, şahsım ve tüm ekibim için büyük bir gurur kaynağı.Turnuva boyunca, dünyanın dört bir yanından şehrimize gelen değerli sporcularımızı geleneksel Hilton zarafetiyle ağırlayacağız. Onların zorlu maçlarına en iyi şekilde hazırlanabilmeleri, fiziksel ve zihinsel olarak sadece korta odaklanabilmeleri için ihtiyaç duydukları tüm konforu ve dinginliği en üst seviyede sağlayacağız.Bu vesileyle, 78 yıllık bu muazzam geleneği büyük bir adanmışlık ve vizyonla sürdüren TED Spor Kulübü’ne ve tenisin ülkemizdeki gelişimini her geçen gün daha da ileriye taşıyan Türkiye Tenis Federasyonu’na yürekten teşekkür ediyorum.”

Turnuvaya katılan genç tenisçilerden Atakan: “Turnuvanın, Türk tenisine ve genç oyunculara çok katkı sağladığını düşünüyorum.İlk 200'den, ilk 300'den, ilk 100'den çok oyuncu katılıyor. Dedikleri gibi US Open'dan da yarın oyuncularımız var.Ben öncelikle TED Spor Kulübü'ne, Türkiye Tenis Federasyonu'na, turnuvada ve organizasyonda emeği geçen çalışanlara, kulüp ekibine ve bu turnuvayı mümkün kılan sponsorlarımıza çok teşekkür etmek istiyorum. Herkese başarılar dilerim. Kortlarda ter dökecek tüm sporcularımıza üstün başarılar diliyor; dostluğun, centilmenliğin ve yüksek rekabetin ön planda olduğu, hepimiz için unutulmaz bir turnuva olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

İstanbul’dan dünya tenis sahnesine uzanan köklü geçmiş

İlk kez 1946 yılında düzenlenen TED Open, bugüne kadar farklı kuşaklardan çok sayıda tenisçiyi İstanbul’da ağırladı. ATP Challenger Tour’un bir parçası olarak yoluna devam eden organizasyon, uluslararası sporcuların dünya sıralamasındaki mücadelesine sahne olurken Türk tenisçilerin profesyonel kariyerlerinde önemli deneyimler kazanmasına da katkı sağlıyor.

TED Spor Kulübü’nün ev sahipliğinde 78. kez düzenlenen QNB İstanbul Challenger – TED Open, geçmişinden gelen uluslararası mirası bugünün tenisçileriyle buluşturuyor. Turnuvanın 2026 şampiyonu, 13 Eylül’de oynanacak final karşılaşmasıyla belli olacak.