21 Şubat 2026 Cumartesi

RAMAZAN, SWISSÔTEL THE BOSPHORUS’TA BİR BAŞKA YAŞANIYOR!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



RAMAZAN, SWISSÔTEL THE BOSPHORUS’TA BİR BAŞKA YAŞANIYOR!

Swissôtel The Bosphorus, Ramazan ayının paylaşım dolu, birlikve huzurlu iftar sofralarını sevdiklerinizle birlikte paylaşmanız için sizi bekliyor.

Türk mutfağının bereketini ve eşsiz lezzetlerini sergileyen Swissôtel The Bosphorus, Ramazan ayına özel olarak hazırlanan zengin iftar menüsüne eşlik eden fasıl ve semazen gösterileriyle misafirlerine eşsiz bir deneyim sunuyor. 

Geleneksel Osmanlı ve Türk mutfağındanPerde pilavı, Çömlekte kuru fasulye, Kaburga dolması, Soğan dolması, Etli yaprak sarma, Kuzu gerdanlı keşkek, Ali nazik, Büryan kebabı, İskender, ev baklavası, Laz böreği ve tepsi kadayıfı gibi lezzetleri barındıran iftar menüsü, şeflerin özel dokunuşlarıylaadeta bir ziyafete dönüşüyor.  

Yedi Bölge, Yedi Tat: Türkiye’nin Zengin Mutfağı İftar Sofralarınızda

Huzur ve bereketin ayı Ramazan’da SwissôtelSabrosa Restaurant iftar menüsünü ülkemizin yedi bölgesinin en özel seçenekleriyle donatıyor. 

Her akşam yedi bölgenin mutfağından özenle seçilmiş yedi sıcak yemek, yedi soğuk başlangıç ve meze, yedi tatlı ile unutulmaz bir lezzet serüvenine davet eden Sabrosa; her Ramazan olduğu gibi geleneksel ve modern mutfakların birçok lezzetini de açık büfe olarak misafirlerine sunuyor.Ege'nin hafif ve sağlıklı otlu mezelerinden Akdeniz'in nefis zeytinyağlılarına, Güneydoğu Anadolu’nun lezzetli kebaplarından İç Anadolu’nun doyurucu hamur işlerine kadar her bölgenin eşsiz tatları yanı sıra Karadeniz’in meşhur hamsili pilavı, Marmara’nın lezzetli deniz mahsulleri ve Doğu Anadolu’nun nefis et yemekleri de menüde yerini alıyor.


Tatlı büfesinde ise Ramazan’ın vazgeçilmez tatlıları olan Güllaç, Fıstıklı baklava, Kaymaklı ekmek kadayıfı ve geleneksel Osmanlı şerbetleriRamazan ruhunu en özel şekilde yaşatıyor.

Swissôtel The Bosphorus, Ramazan boyunca yalnızca lezzetleriyle değil kültürel etkinliklerle de misafirlerini ağırlıyor. 

Boğaz manzarası eşliğinde sevdiklerinizle bereketli ve lezzetli bir sofrada buluşurken, her akşam düzenlenen fasıl dinletileri ve semazen gösterisi ise Ramazan’ın ruhunu ve maneviyatını derinlemesine hissettiriyor.

Ramazan ayını doyasıya yaşamak için Swissôtel en doğru adreslerden biri oluyor. 

Detaylı Bilgi ve rezervasyon: https://www.swissotelthebosphorus.com/tr/sarbosadaiftar/

Fenerbahçe Spor Kulübü ve QNB,‘Fenerpara’ dijital bankacılık modelini tanıttı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


FENERBAHÇE VE QNB ’DEN SARI LACİVERT BANKACILIK FENERPARA HAYATA GEÇTİ

Fenerbahçe Spor Kulübü, taraftar aidiyetini yeni nesil finansal teknolojileriyle birleştiren ‘Fenerpara’ dijital bankacılık uygulamasını tanıttı. QNB altyapısı ve güvencesiyle geliştirilen Fenerpara, bankacılık hizmetlerine tek bir dijital platform üzerinden ulaşma imkânı veriyor. 

 Fenerbahçe Spor Kulübü ve QNB,taraftar aidiyetini yeni nesil finansal teknolojilerle birleştiren ‘Fenerpara’ dijital bankacılık modelini tanıttı. QNBaltyapısı ve güvencesiyle geliştirilen Fenerpara, bankacılık hizmetlerini tek bir dijital platform üzerinden erişilebilir kılarken bütüncül finansal çözümler sunacak. Tüm ürün ve hizmetlere dair süreçler yürürlükteki mevzuat ve bankacılık prosedürleriyle tam uyumlu şekilde ilerleyecek.

Fenerbahçe Spor Kulübü ve QNB, dijitalleşme vizyonları doğrultusunda stratejik bir iş birliğine imza atarak sarılacivertli taraftar için yeni nesil bankacılık uygulaması Fenerpara’yı hayata geçirdi. Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde, Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri, sporcuları ile QNB üst yönetiminin katılımıyla 17 Şubat’ta düzenlenen özel lansmanla tanıtıldı. Fenerpara, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarını tek bir kanal üzerinden entegre bir dijital deneyimle sunacak. Proje kapsamında hayata geçirilen mobil uygulamada, web sitesi, SMS iletişimleri ve Çağrı Merkezi kanalları ile tam donanımlı bir bankacılık hizmeti sunuluyor.

KALPLERDE FENERBAHÇE, CEPLERDE FENERPARA

Fenerbahçe Spor Kulübü ev sahipliğinde düzenlenen lansmanda verilen ‘Sarı Lacivert Bankacılık başlıyor’ ve ‘Kalplerde Fenerbahçe, Ceplerde Fenerpara’ mesajları ise projenin marka vizyonunu ortaya koydu. Fenerpara, taraftarların günlük bankacılık işlemlerini gerçekleştirme kolaylığı sağlarken beraberinde kulüpleriyle bağ kurabildiği bir model sunuyor.

Fenerbahçeli olmanın ruhunun yalnızca sahada değil hayatın her alanında var olduğu anlayışından hareketle tasarlanan yapı, bankacılık deneyimini kulüp kimliğiyle bütünleştiriyor.

 


ANINDA KREDİ AL, FATURALARINI FENERPARA İLE ÖDE

Platform üzerinden dijital müşteri edinimi süreci kolayca tamamlanabilecek; vadeli ve vadesiz tüm mevduat ürünlerine erişim olacak. Ayrıca kullanıcılar kredi kartı ve banka kartının yanı sıra ihtiyaç kredisi çözümlerini de anında kullanabilecekler. Bu hizmetlere ek olarak para transferleri, fatura ödeme ve talimat işlemleri ile kampanyalara katılma gibi ürün ve hizmetlerden de faydalanabilecekler. Modern tasarımı ve kullanıcı odaklı altyapısıyla geliştirilen yapı, finansal işlemlerin hızlı, güvenli ve kesintisiz biçimde yürütülmesini amaçlıyor. Ayrıca Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından öncelikli bilet, Fenerium indirimleri gibi ayrıcalıklar da sunulacak. 

Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Gürhan Taşkaya lansmanın açılış konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Bugün burada, kulübümüz adına son derece önemli bir projeyi ve geleceğe dönük vizyonumuzun somut bir adımını sizlerle paylaşmak üzere bir aradayız. Fenerpara, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün dijital bankacılık uygulamasıdır.  Güçlü teknik altyapısı, sade ve kullanıcı dostu arayüzü ile taraftarlarımızın tüm bankacılık işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebileceği, çağın gerekliliklerine uygun, modern bir finansal platform. Fenerpara yalnızca bir bankacılık uygulaması değil.  Fenerpara, taraftarımızın kulübüyle olan bağını daha da güçlendiren bir model. 

Önümüzdeki dönemde Fenerpara’nın içine Fenerbahçe’ye ve Fenerbahçelilere özel ayrıcalıklar, avantajlar ve yeni fırsatlar da eklenecek. Uygulama büyüdükçe, camiamıza sağladığı değer de büyüyecek. Bu projede bizimle birlikte yol yürüyen değerli iş ortağımız QNB’ye, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve düzenleyici çerçevede destekleri için BDDK’ya teşekkür ediyorum.”

“KULÜP İLE TARAFTARI BİRLEŞTİRECEK BİR BANKACILIK MODELİ”

Lansmanda konuşan QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, şu ifadelerde bulundu:

“Fenerpara’nın lansmanını kutlamak üzere bir araya gelmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Fenerpara, Fenerbahçe taraftarına özel olarak tasarlanan ve Fenerbahçe Spor Kulübü ile ortak markalı olarak, QNB tarafından geliştirilmiş bir dijital bankacılık uygulamasıdır ve bankacılık ile taraftarlık deneyimini aynı platformda buluşturan önemli bir adımdır. Uygulama, kredi kartından banka kartına, çağrı merkezinden web sitesine kadar tüm temas noktalarıyla, baştan sona Fenerbahçeli bir bankacılık deneyimi sunuyor.

Fenerbahçe taraftarları bu deneyimi yaşayıp sunduğu avantajlardan faydalanırken, aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulübüne de finansal katkı sağlamış olacak.

Bu iş birliği, Fenerbahçe camiası için son derece değerli ve anlamlı bir adımdır. Fenerbahçe Spor Kulübü’nü, dijital dünyada attıkları bu vizyoner adım için özellikle kutlamak istiyorum.

Aslında sloganımız bundan sonra olacakların hepsini özetliyor; Kalplerinde Fenerbahçe olanların, ceplerinde de artık Fenerpara olacak. Hepimize hayırlı ve uğurlu olsun.”


Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Saadettin Saran ise, konuşmasında Fenerpara uygulaması hakkında şu sözlere yer verdi:

“Fenerbahçe tarihi boyunca sahadaki başarılarını sadece sportif güçle değil, arkasındaki büyük camia iradesiyle elde etti. Bu kulüp hiçbir zaman yalnızca bir spor kulübü olmadı. Bir dayanışma, bir aidiyet ve birlikte ayağa kalkma kültürü oldu. Bugün burada bu kültürün yeni bir yansımasını paylaşmak için bulunuyoruz. Bugüne kadar attığımız pek çok adımda, bu camianın sahiplenmesinin nasıl fark yarattığını birlikte gördük.Bugün paylaştığımız FenerPara da bu anlayışın yeni bir adımı.Bu proje, sadece bir bankacılık uygulaması değil.Fenerbahçelinin kulübüyle kurduğu bağı günlük hayatın doğal akışı içinde görünür kılan bir model.

QNB ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği güçlü bir teknik altyapıya dayanıyor; ama anlamını veren şey teknoloji değil, bu camianın birlikte hareket etme kültürü. Fenerbahçe camiası, kulübüne katkı sağlayan her projede geçmişte nasıl sahip çıktıysa, inanıyorum ki bu projede de aynı refleksi gösterecektir.Biz bu birlikteliğin gücüne güveniyoruz.FenerPara’yı kullanan her taraftarımız, günlük hayatına devam ederken kulübüne doğrudan katkı sağlayacak.Yani destek artık sadece hissedilen bir duygu değil, sürdürülebilir bir güce dönüşecek.

Bu iş birliği yalnızca bir proje ortaklığı değil; Fenerbahçe’ye duyulan inancın ve uzun vadeli birlikte yürüme iradesinin somut bir göstergesidir. Bu projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve değerli iş ortağımız QNB’ye teşekkür ediyorum. Tüm taraftarlarımızı FenerPara’yı sahiplenmeye ve bu yolculuğun bir parçası olmaya davet ediyorum.”


Metinler ve Görseller Müziğe Dönüşüyor Gemini artık müzik üretiyor;

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Gemini artık müzik üretiyor; Metinler ve Görseller Müziğe Dönüşüyor

"Haydi şimdi sen de dene. Herkes için müzik Lyria 3 ile. Gemini ile denemeye başla. Herkes için müzik Lyria 3 ile" Bu duyurumuzu sadece okumakla kalmayın, Lyria 3’ün nasıl bir sonuç verdiğini buradan dinleyerek, bültenin ritmine kulak verebilirsiniz.

Bir market alışveriş listesi bir rap parçasına dönüşebilir mi? Google'ın en yeni yapay zeka müzik modeli Lyria 3, Gemini ile birleşerek yaratıcılığın sınırlarını gündelik hayatın içine taşıyor. Artık sadece bir "prompt" yazarak kendinizi ifade etmenin müzikal yollarını denemek mümkün.

Google DeepMind’ın bugüne kadarki en gelişmiş müzik modeli Lyria 3,  bugünden itibaren dünya genelinde Gemini uygulamasında kullanıma sunuluyor. Metin ve görsel verilerini aynı anda işleyebilen bu çok modlu (multimodal) yapı, kullanıcıların sadece tariflerle değil, paylaştıkları fotoğraflarla da özgün müzik parçaları oluşturmasına imkan tanıyor. 

Gemini uygulamasındaki müzik oluşturma özelliğiyle günlük hayata eğlenceli ve kişiye özel bir müzik eklemek mümkün. Hemen bugün gemini.google.com adresinde denenebiliyor. Gemini uygulamasına ise önümüzdeki günlerde gelmesi bekleniyor. 

Saniyeler içinde sözlü ve besteli müzik parçaları

Lyria 3, üç temel yenilikle geliyor. Artık kullanıcıların kendi şarkı sözlerini yazmasına gerek kalmıyor; Otomatik Şarkı Sözü özelliği ile Lyria tüm sözleri metin komutuna uygun şekilde kendisi kurguluyor. Daha Fazla Kontrol imkanıyla kullanıcılar; BPM (tempo), müzik tarzı ve vokal detayları üzerinde tam söz sahibi olurken, modelin sunduğu müzikal derinlik sayesinde çok daha gerçekçi ve zengin yapılar ortaya çıkıyor. Lyria 3 sadece işitsel değil, görsel bir deneyim de sunuyor. Sistem, oluşturulan her 30 saniyelik parça için Nano Banana tarafından tasarlanan özel kapak görselleri hazırlıyor. Kullanıcılar, saniyeler içinde tamamlanan bu profesyonel klipleri hemen indirebiliyor veya bir bağlantı aracılığıyla sevdikleriyle anında paylaşabiliyor.

Gündelik mesajlardan müzik parçasına: Alışveriş listesi rap oldu

Gündelik bir diyalog bir müzik parçasına dönüşebilir mi? Bir arkadaşın eve gelirken sorduğu "Bir şey ister misin?" sorusuna verilen; cips, soda, çikolata, ekmek ve yoğurt gibi ürünlerden oluşan liste, Lyria 3 tarafından saniyeler içinde enerjik bir rap parçasına dönüştürülebiliyor. Lyria 3 ile nasıl bir sonuç çıktığını buradan dinleyebilirsiniz. 

Görselden müziğe: Fotoğrafların soundtrack’i

Lyria 3 sadece kelimelerle ve metinle sınırlı kalmıyor. Gemini’ın gelişmiş görsel anlama yeteneği sayesinde, kullanıcılar yükledikleri bir fotoğrafın atmosferine, renklerine ve içeriğine uygun besteler talep edebiliyor. Örneğin; "Köpeğim Duman’ın ormanda yürüyüş yaparken çekilmiş bu fotoğraflarını kullanarak neşeli bir parça oluştur" komutuyla hazırlanan, Duman'ın neşeli macerasını anlatan çalışmayı buradan dinleyebilirsiniz.

Sorumlu yapay zeka: SynthID ile ses doğrulama dönemi

Google, Gemini uygulamasında oluşturulan tüm parçaları, insan kulağıyla duyulmayan dijital damga SynthID ile işaretliyor. Ancak yenilik bununla sınırlı kalmıyor; Gemini artık bir ses dosyasının Google AI tarafından üretilip üretilmediğini de analiz edebiliyor. Kullanıcılar herhangi bir ses dosyasını Gemini’ye yükleyerek doğruluğunu sorgulayabiliyor. Gemini, hem SynthID damgasını kontrol ederek hem de kendi mantıksal analizini kullanarak sesin kaynağı hakkında net bir yanıt sunabiliyor.

Yaratıcılıkta sınır tanımayanlara: Lyria 3

Siz de kendi mesajlarınızı, listelerinizi veya hayalinizdeki sahneleri müziğe dönüştürmek için Gemini uygulamasını ziyaret edebilirsiniz. Tek yapmanız gereken, aklınızdaki ritmi Gemini’a anlatmak.

Lyria 3; Gemini uygulamasında İngilizce, Almanca, İspanyolca, Fransızca, Hintçe, Japonca, Korece ve Portekizce dillerinde 18 yaş ve üzeri tüm kullanıcılara sunuldu. Bugün masaüstü sürümünde, önümüzdeki birkaç gün içinde ise mobil uygulamada yayına girecek olan bu özelliğin, dil kapsamının ve kalitesinin artırılması planlanlanıyor. Ayrıca Google AI Plus, Pro ve Ultra aboneleri daha yüksek kullanım sınırlarından yararlanabilecektir. 


20 Şubat 2026 Cuma

YEPUD’dan Hatay Medeniyetler Korosu’na Destek Konseri

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


YEPUD’dan Hatay Medeniyetler Korosu’na Destek Konseri

“Müzik susmaz, umut yeniden filizlenir.”

Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği (YEPUD), 6 Şubat depremlerinin ardından sanatla yeniden ayağa kalkma mücadelesi veren Hatay Medeniyetler Korosu için anlamlı bir destek konserine imza attı


Binlerce yıllık birlikte yaşama kültürünü temsil eden Hatay Medeniyetler Korosu; Müslüman, Hristiyan ve Musevi inançlarından sanatçıları aynı sahnede buluşturan, çok dilli repertuvarıyla Anadolu’nun kadim hoşgörü geleneğini yaşatan özgün bir müzik topluluğudur. Depremde yedi değerli üyesini kaybeden koro, yaşadığı büyük acıya rağmen müziği bir iyileşme ve dayanışma dili olarak kullanmaya devam etmektedir.


YEPUD tarafından organize edilen bu özel konserin geliri;

Koronun yeni sahne kostümlerinin hazırlanmasına,

Depremde kaybedilen müzik aletlerinin ve teknik ekipmanların yeniden teminine,

Sanatsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla kullanılacaktır.


YEPUD Başkanı Tülay Akın, konserle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bir bilet almak yalnızca bir konsere katılmak değildir; bir şehrin kültürüne, hafızasına ve birlikte yaşama iradesine sahip çıkmaktır. Sanatın birleştirici gücüne inanıyoruz. Hatay Medeniyetler Korosu’nun sesi susmayacak. YEPUD ailesi olarak bu sesi daha da büyütmek için buradayız.Bu gece “ sen ben yok , biz varız “ dedi 

Destek konseri; sanatın, dayanışmanın ve kültürel mirasa sahip çıkmanın güçlü bir ifadesi olarak farklı illerde de gerçekleşmeye devam edecek. 


Portaxe Shine mekan sponsorluğunda Alper Berber’in sunuculuğunda gerçekleşen gece tam bir dayanışma gecesi olarak da hafızlarda yer etti

The Marmara Pera konaklama,

Fil Catering yemekler,

Poseidon Müzik Event ve Emir Event teknik kurulum,

Tuba Şeker Event süsleme,

Bek-Up Reklam dekor,

Bando organizasyon karşılama müziği,

Mr.Papyon fotoğraf ve video çekimi,

Zamansız İşler tasarımlar,

Clean Group bilet satışına destek olmak için kendi tesislerinde hediyeler

Mis Çiçekçilik çiçek buketleri  

Vidipass bilet satışı ile geceye sponsor oldular.


Gecenin sürpriz ilk konuk sanatçısı  Ceyda Düvenci’nin kızı olup bir şarkı seslendirirken , Doğan Cem ise sesiyle tüm misafirleri büyüledi ve geceye büyük katkı sağladı

Yoğurt, doğal bir bağırsak kalkanı işlevi görüyor!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Yoğurt, doğal bir bağırsak kalkanı işlevi görüyor!

Araştırmaların yoğurdun bağırsak mikrobiyomunu desteklediğini gösterdiğini belirten uzmanlar, özellikle proksimal kolonda kanser riskini azaltabildiğini söylüyor.

Günde iki porsiyon yoğurt tüketiminin riskte yüzde 20’ye varan düşüş sağlayabildiğine dikkat çeken Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer,“Yoğurdun içeriğindeki probiyotik bakteriler, özellikle laktobasilus ve bifidobakteriyum türleri sayesinde bağırsak florasını dengeleyerek enflamasyon dediğimiz iltihaplanmayı baskılayabilirler. Yani yoğurt doğal bir kalkan olabilir.” dedi.Şeker ilaveli ürünler yerine doğal ve probiyotik açısından zengin yoğurtların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Atamer, lifli beslenme, omega-3 kaynakları ve düzenli egzersizin de kolon kanserine karşı koruyucu etki sağladığını aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, yoğurt başta olmak üzere doğru beslenme alışkanlıklarının kolon kanseri riskini azaltmadaki koruyucu rolü hakkında bilgi verdi.

Yoğurt tüketimi kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu olabilir!

Bağırsak sağlığı ve beslenme arasındaki ilişkinin son yıllarda bilim dünyasında yoğun bir şekilde araştırıldığını ifade edenProf. Dr. Aytaç Atamer, “Yeni yayınlanan çalışmalarda yoğurt tüketiminin bağırsak mikrobiyomuna olumlu yönde etki ederek kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu etkileri olduğu saptanmıştır.” dedi.

Günde iki porsiyon yoğurt tüketen bireylerde, özellikle kalın bağırsağın proksimal kolon dediğimiz kısmında, kanser riskinin yüzde 20 düştüğünün görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Atamer, “Yoğurdun içeriğindeki probiyotik bakteriler, özellikle laktobasilus ve bifidobakteriyum türleri sayesinde bağırsak florasını dengeleyerek enflamasyon dediğimiz iltihaplanmayı baskılayabilirler, toksinlerin hücre hasarına neden olmasını engelleyebilirler. Araştırmacılar, bu bakterilerin bağırsak mukozasını güçlendirerek kanserojen  bileşiklerin zararını en aza indirmesini sağladığını belirtmektedirler. Yani yoğurt doğal bir kalkan olabilir.” şeklinde konuştu.

Yoğurt, bağırsak sağlığı için güçlü ve koruyucu bir besin!

Yoğurdun sadece probiyotik bakteriler açısından değil, aynı zamanda biyoaktif bileşikler ve kalsiyum açısından da zengin bir kaynak olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Bunlar da bağırsak bariyerinin güçlenmesini, fonksiyonlarının artmasını ve toksinlerin emiliminin engellenmesini sağlar.” dedi.

Bu nedenle yoğurt gibi fermente gıdaların tüketilmesinin, hem bağırsak mikrobiyotasının dengesini koruyarak iltihaplanmayı baskıladığını hem de uzun vadede kanser riskini azaltabileceğini dile getiren Prof. Dr. Atamer, “Ancak yoğurt seçiminde dikkatli olunması gerekir. Şeker ilaveli veya yapay katkı maddeleri içeren yoğurtlar yerine doğal ve probiyotik açısından zengin ürünlerin tercih edilmeli.” uyarısında bulundu.

Kolon kanserini önlemek için beslenme önemli!

Kolon kanserlerinin, gastrointestinal kanserler arasında üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Bunu önlemek için beslenme son derece önemlidir.” dedi.

Beslenmede yer verilmesi gereken besinlere değinen Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Lifli gıdaların tüketilmesinde fayda vardır. Yüksek lif içeren besinler sindirimi düzenler, bağırsağın temizlenmesini sağlar ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Tam tahıllar, yulaf, arpa, kepekli ekmek ve baklagiller bu gruba girer. Ayrıca lifli gıdalar kolon kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir.Brokoli ve turpgiller, karnabahar, lahana ve Brüksel lahanası gibi sebzeler yüksek oranda antioksidan içerirler. Bu sebzeler kanser hücrelerinin büyümesini engelleyebilirler. Yeşil yapraklı sebzelerden olan ıspanak, pazı, roka gibi sebzeler yüksek oranda lif ve vitamin içerirler. Bu sebzeler vücutta iltihaplanmayı azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca folat bakımından zengindirler ve DNA hasarını önlemeye yardımcı olabilirler.

Omega 3 yağ asitleri içeren somon, sardalya ve ceviz gibi besinler antienflamatuar özelliklere sahiptir. Omega 3 yağ asitleri de vücuttaki iltihaplanmayı azaltarak kansere karşı koruyucu etki gösterir. Yaban mersini, çilek, ahududu ve böğürtlen gibi meyveler yüksek oranda antioksidan içerirler. Oksidasyonun yarattığı serbest radikallerin vücuda zarar vermesini engelleyerek kansere karşı koruyucu etkileri vardır. Sarımsağın da kolon kanserine karşı koruyucu etkileri bulunmaktadır. Ayrıca alkolden uzak durulmalı ve düzenli egzersiz yapılmalıdır; bunların da kansere karşı koruyucu etkisi vardır.” Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.66665


Lidya Grup yeni Epson teknolojilerini sektör profesyonelleri ile buluşturdu

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Lidya Grup yeni Epson teknolojilerini sektör profesyonelleri ile buluşturdu

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, 17 Şubat 2026 Salı günü,Kayaşehir Lidya Deneyim Merkezi’nde “Yeni Epson Teknolojilerini” sektör profesyonelleri ile buluşturdu. Yoğun ilgi gören organizasyonda Epson’unSureColor SC-S9100 ve EpsonSureColor SC S7100 modelleri başta olmak üzere, tüm yeni modelleri beğeni ve büyük ilgi gördü. Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, Lidya Grup Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Adem Öz, Epson Türkiye Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, Lidya Grup ve Epson ekipleri, Epson teknolojilerindeki son gelişmeleri yakından görmek isteyen sektörden iş insanlarına yeni modeller hakkında bilgiler aktardı. 

Organizasyonu değerlendiren Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şunları söyledi: “Epson’unlansmanını yaptığımız SC-S9100 modeli, premium tabela üretimi, lüks marka uygulamaları, araç kaplama, vitrin grafikleri ve yüksek renk doğruluğu gerektiren projelerde maksimum kalite ve süreklilik arayan profesyoneller için ideal bir çözüm. Epson’un SC S7100 modeli ise, günlük tabela üretimi yapan baskı merkezleri, reklam ajansları ve dijital baskı atölyeleri için dengeli kalite, hız ve maliyet avantajını tek platformda sunuyor.” dedi. 

Epson’un yeni nesil dijital baskı makineleri hakkında bilgi veren Lidya Grup Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Adem Öz, şunları anlattı: “SC-S9100, premium tabela üretimi ve yüksek renk doğruluğu gerektiren projelerde profesyoneller için maksimum kalite sunarken, SC-S7100 günlük üretimlerde hız ve maliyet avantajını öne çıkarıyor.” dedi.

Ecosolvent teknolojisi ile sürdürülebilir ve uzun ömürlü baskı

EpsonSureColor SC-S9100 modeli, 64 inç ecosolventsegmentindeEpson’un en ileri teknolojiye sahip yeni nesil amiral gemisi yazıcısıdır. Yüksek hacimli üretim yapan, renk doğruluğu ve süreklilik beklentisi üst seviyede olan profesyonel baskı merkezleri için tasarlanmıştır. EpsonSureColor SC S7100 modeli ise, tabela ve reklam üretiminde hız, kalite ve kullanım kolaylığını bir arada sunan 64 inç ecosolvent yazıcıdır. Optimize edilmiş üretkenliği ve düşük bakım ihtiyacı sayesinde operasyonel verimliliği artırmaktadır. Her iki model de,EpsonCloud Solution PORT ve EpsonEdgePrint PRO yazılım desteği ile uzaktan izleme, filo yönetimi ve renk tutarlılığı gibi profesyonel ihtiyaçlara cevap veriyor. Epson’un kanıtlanmış ecosolvent teknolojisi, uzun ömürlü baskılar ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla birleşiyor. 

EPSON’UN SURECOLOR SC-S9100 VE SURECOLOR SC S7100 MODELLERİNİN ÖZELLİKLERİ 

*EPSON SURECOLOR SC-S9100 MODELİ, ECO SOLVENT TEKNOLOJİNİN YENİ AMİRAL GEMİSİ

EpsonSureColor SC-S9100, 64 inç ecosolventsegmentinde markanın en ileri teknolojiye sahip amiral gemisi olarak öne çıkıyor. Yüksek hacimli üretim yapan ve renk doğruluğu ile süreklilikten ödün vermeyen profesyonel baskı merkezleri için özel olarak geliştirilen bu model, premium projelerde maksimum kalite sunuyor. Epson’un yeni nesil çözümleri, sektörde verimlilik ve güvenilirliği aynı anda sağlayarak baskı endüstrisinde çıtayı yükseltiyor.

Gelişmiş baskı teknolojisi mevcuttur

SC-S9100, Epson’un yeni nesil PrecisionCore Micro TFP baskı kafası ile donatılmıştır. Tek kafalı yapıya rağmen 9.600 nozül kapasitesi sayesinde daha yüksek mürekkep püskürtme doğruluğu ve dengeli damlacık kontrolü sağlıyor. Bu yapı, önceki nesle kıyasla, hem üretkenliği artırıyor, hem de uzun baskılarda tutarlı kalite sunuyor. Özelliklerine bakıldığında, baskı kafası boyutu önceki seriye göre yaklaşık %30 daha büyüktür, daha az geçişte daha homojen sonuç sunuyor ve X yönünde bantlanmayı minimize eden geliştirilmiş mekanik tasarım var. Genişletilmiş renk gamı ve mürekkep seti sağlıyor. SC-S9100, UltraChrome GS3 mürekkep teknolojisini 11 renkli konfigürasyonla sunuyor. Yeni eklenen yeşil mürekkep, özellikle doygun yeşiller ve ara tonlarda renk doğruluğunu belirgin şekilde artırıyor. Ayrıca, CMYK + Açık Camgöbeği + Açık Macenta + Açık Siyah + Turuncu + Kırmızı + Yeşil + Beyaz mevcuttur. Mürekkep kapasiteleri, 800 ml veya 1.500 ml (tüm renkler)’dir. Temizleme mürekkebi, 800 ml’dir. %99’a yaklaşan Pantone kapsama oranı vardır. Daha pürüzsüz geçişler ve genişletilmiş gamut (yaklaşık %13–19 artış) mevcuttur. 

Görüntü kalitesi ve metin performansı var

Yeni baskı kafası mimarisi ile SC-S9100, büyük ebatlı görsellerde daha az grenlilik ve daha düzgün geçişler sunuyor. EpsonEdgePrint PRO yazılımına eklenen SmoothGraininess ve Metin Keskinliği modları, özellikle ince yazılar ve detaylı grafiklerde netliği artırıyor. Geliştirilmiş nokta yerleşimi, uzun baskılarda renk stabilitesi, küçük punto metinlerde daha temiz kenarlar mevcuttur. 

Güvenilirlik ve operasyonel süreklilik sunuyor 

SC-S9100, kullanıcı tarafından servis çağrısı olmadan değiştirilebilen baskı kafası desteği ile arıza süresini minimuma indiriyor. NozzleVerificationTechnology (NVT) sayesinde, baskı öncesi ve sırasında nozül durumu otomatik olarak izleniyor ve telafi ediliyor. Yeni sıcaklık sensörü ile uzun baskılarda renk farklarını azaltma, geliştirilmiş medya besleme ve sarma doğruluğu, toz ve partikül girişini %90’a kadar azaltan medya sileceği operasyonel süreklilik sağlıyor. 

*EPSON SURECOLOR SC S7100 MODELİ GÜNLÜK ÜRETİM İÇİN AKILLI VE GÜÇLÜ ÇÖZÜM 

EpsonSureColor SC-S7100, tabela ve reklam üretiminde hız, kalite ve kullanım kolaylığını aynı anda sunan 64 inç ecosolvent yazıcı olarak öne çıkıyor. Optimize edilmiş üretkenliği sayesinde, baskı merkezlerinin operasyonel verimliliğini artırırken, düşük bakım ihtiyacıyla işletmelere maliyet avantajı sağlıyor. Kullanıcı dostu yapısıyla günlük üretimlerde güvenilir performans sunan SC-S7100, dijital baskı sektöründe dengeli çözümler arayan profesyoneller için ideal bir tercih haline geliyor.

Hız ve maliyet avantajlarıyla öne çıkıyor 

EpsonSureColor SC S7100’ün öne çıkan özellikleri kısaca değerlendirildiğinde; PrecisionCore Micro TFP baskı kafası ile %28’e varan üretkenlik artışı, 800 ml UltraChrome GS3 mürekkep paketleri (CMYK), daha az mürekkep değişimi ile uzun, kesintisiz baskı süreleri, gelişmiş metin keskinliği teknolojisi, NozzleVerificationTechnology (NVT) sıralanabilir. Kullanıcı dostu tasarım yetkinliklerine bakıldığında, 4,3 inç renkli dokunmatik ekran, geliştirilmiş medya besleme ve sarma sistemi ve dahili kurutma fanı ile hızlı iş teslimi belirtilebilir.

Dedeman Suites & Residences konsepti:Yaşamla Bütünleşen Bir Marka Vizyonu


HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



DEDEMAN HOSPITALITY’DEN KIBRIS’TA BİR İLK: SUITES & RESIDENCES SAHİPLERİNE 200 MİLYON MİL VE KONAKLAMA AYRICALIĞI

Kıbrıs’ta Dedeman Suites & Residences konseptiyle hayata geliştirilen projeler kapsamında konut sahiplerine mil ve konaklama ayrıcalıkları sunulurken, markalı konut modeline yeni bir boyut kazandırılıyor.

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak 60 yılı aşkın süredir turizm ve konaklama sektörüne öncülük eden Dedeman Hospitality, uluslararası marka iş birlikleri ve yenilikçi yaşam odaklı konut projeleriyle yatırımcılarına değer katmayı sürdürüyor.

Dedeman Suites & Residences konseptiyle hayata geçirilen Habitat Dedeman Suites & Residences, Infinity Dedeman Suites & Residences ve Afrodit Wellness Dedeman Suites & Residences projelerinden konut sahibi olan misafirlere Türk Hava Yolları Miles&Smiles programı üzerinden 100.000 mil hediye edileceği açıklandı.

Aynı uygulama çerçevesinde, konut sahiplerine Dedeman Loyal Club üyeliği kapsamında Dedeman Hospitality bünyesindeki tüm otellerde Residence Card ayrıcalığıyla yüzde 40 indirim uygulanacağı belirtildi. Toplamda 200 milyon mil hediye edilmesi planlanan bu kampanya, Dedeman Hospitality’nin misafir deneyimini yalnızca konaklama süresiyle sınırlamayan, yaşamın tüm alanlarına yayılan yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor.

Konaklama Deneyiminden Yaşam Modeline

Habitat Dedeman Suites & Residences 1.453 daire, Infinity Dedeman Suites & Residences 199 daire ve Afrodit Wellness Dedeman Suites & Residences ise 100 daireden oluşan yapısıyla; Kıbrıs’ta otel hizmeti veren öncü ilk markalı rezidans projeleri arasında yer alıyor.


Dedeman Suites & Residences konseptiyle geliştirilen yatırımlar, Dedeman Hospitality’nin köklü misafirperverlik anlayışını; uzun süreli konaklama, yatırım değeri ve yaşam odaklı kullanım prensipleriyle bir araya getirerek, bölgeye yeni bir yaşam modeli kazandırmayı hedefliyor. Modern mimari anlayışı, fonksiyonel yaşam alanları ve profesyonel otel hizmetleriyle desteklenen projeler; yalnızca konut sahibi olmayı değil, Dedeman standartlarında sürdürülebilir bir yaşam deneyimini merkezine alıyor.

Söz konusu iş birliği modeliyle; güvenilir ortaklık yapısı, sürdürülebilir değer üretme hedefi ve bölgesel uyum ilkeleri çerçevesinde Kıbrıs’ın uluslararası platformlarda sağlık, gastronomi, spor, eğitim, tarih ve kültür turizminde ses getirecek daha güçlü bir destinasyon haline ulaştırılması hedefleniyor.

Yaşamla Bütünleşen Bir Marka Vizyonu

Dedeman Hospitality, konaklamayı geçici bir ihtiyaçtan öte; yaşamın doğal akışına entegre edilen, ayrıcalıklarla desteklenen, stresten uzak sağlıklı yaşam merkezleri deneyimi olarak ele alıyor. Kıbrıs’ta hayata geçirilen bu yeni yatırımlar; Dedeman Hospitality’nin uluslararası alandaki büyüme stratejisinin güçlü bir göstergesi olarak konumlanıyor.

Dedeman Hospitality Hakkında

1966 yılında açtığı ilk otelle Türk turizm sektörüne öncülük eden Dedeman Hospitality, bugün 60 yılı aşkın deneyimiyle misafirperverliğin, güvenin ve kaliteli hizmetin simgesi haline gelmiştir. Yerli bir marka olarak doğan ve büyüyen Dedeman, zaman içerisinde ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir konuma ulaşmıştır. Dedeman’ın başarı yolculuğu yalnızca sayısal büyümeyle sınırlı değildir. Marka; Türk misafirperverliğini global standartlarla harmanlayan vizyonu, sürdürülebilirlik yaklaşımı, güçlü insan kaynağı ve yenilikçi hizmet anlayışıyla bir yaşam tarzı ve deneyim markası kimliği kazanmıştır. Bugün 6 ülkede, 40 şehirde, 51 aktif ve toplamda 89 imzalanmış tesisiyle faaliyet göstermektedir.

Orta vadeli büyüme stratejisini Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi stratejik pazarlarda derinleşme üzerine kurgulamaktadır. Portföyünde yer alan 15 alt marka (Dedeman, Park Dedeman, Smart by Dedeman, Managed by Dedeman, Rest by Dedeman, Rest & More by Dedeman, Ready to Stay by Dedeman, Dedeman Suites & Residences, Dedeman Village, Dedeman Village Life, Dedeman Lounge, Turkuaz by Dedeman, Park Dedeman City, Park Dedeman Plus, Second Home by Dedeman), farklı misafir profilleri ve yatırımcı beklentilerine hitap edecek şekilde konumlandırılmıştır. Bu çeşitlilik sayesinde Dedeman Hospitality; lüks otelcilikten uzun dönem konaklamaya, şehir otelciliğinden iş dünyasına yönelik çözümlere kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır. Dedeman Hospitality, “Önce İnsan ve Herkesin Dedeman’ı” mottosuyla; köklü misafirperverlik mirasını koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmayı ve Türk turizmini dünyada güçlü biçimde temsil etmeyi kararlılıkla sürdürmektedir.