29 Mayıs 2026 Cuma

YılınTeknoloji Ödülü Uyumsoft’un oldu

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


YılınTeknoloji Ödülü Uyumsoft’un oldu

Ülkemizdeki işletmelerin dijital dönüşümüne 29 yıllık deneyimiyle liderlik eden Uyumsoft’a “Yılın Teknoloji Ödülü” verildi. İş insanı, yerel yöneticiler ve sivil toplum önderlerinden oluşan jüri, dijital dönüşüm konusunda ülke ekonomisine verdiği katkılardan dolayı Uyumsoft’u ödüle layık gördü. Gelirinin önemli bir bölümünü ar-ge ve inovasyona ayıran Uyumsoft, her yıl geliştirdiği yeni teknolojiler ve ürünler ile işletmelerin dijital dönüşümüne katkılar sunmaya devam ediyor. 

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER)’in koordine ettiği, 18.’nci Kent ve Yaşam Ödülleri töreni, 14 Mayıs 2026 Perşembe günü Büyük Kulüp’de gerçekleşti. YAPDER Başkanı Celal Toprak’ın ev sahipliğinde gerçekleşen törene, iş insanları, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.

Dijital dönüşüm süreçlerine uçtan uca çözümler  

29 yıllık deneyimiyle işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine uçtan uca çözümler sunan Uyumsoft, yapay zeka destekli teknolojileri, bulut tabanlı altyapısı ve sektörel ihtiyaçlara uygun geliştirilen iş yazılımlarıyla, şirketlerin operasyonlarını daha verimli, güvenli ve yönetilebilir hale getiriyor. %100 yerli sermaye ile faaliyetlerini sürdüren Uyumsoft, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Tokat ve Bakü’deki ofisleri, 400’ün üzerindeki çalışanı ve ekosistemindeki 500’ü aşkın iş ve çözüm ortağı ile yüz binlerce yerli ve global müşteriye yazılım ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. 

18.’nci Kent ve Yaşam Ödülleri sahiplerini buldu 


-Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ İcra Kurulu Üyesi Ahmet Faruk Önder,

-Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak,

-İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın,

-Güvensan Yönetim Kurulu Başkanı Münteha Adalı,

-DEİK Türkiye- Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu,

-Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, 

-Caddem Eğitim Kurumları Kurucusu Burç Tel,

-Aslandağ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Aslandağ,

-İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan,

-Oğuz Gıda CEO’su Enes Örer,

-Medya Takip Merkezi (MTM) Yönetim Kurulu Başkanı Halef Vayıs,

-Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Kayabaşı,

-Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu,

-İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü,

-Limpid Home İnteriors Kurucusu Berrak Gündüz,

-Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği Kurucusu ve Genel Başkanı Oğuz Soydan,

-Wow Hotel Genel Koordinatörü Ziya Cihan,

-PERDER Başkanı Rahmi Kartal,

-Çeşme Bazlama Kurucuları Nurten ve Sinem Tuncer, 

-Canlı Su ve Sağlık Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Fazlı Koç,

-Fellah Kebap Kurucusu Biral Serttaş,

-Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu Başkanı Metin Şenel, 


Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Nesma Hava Yolları’nın ilk uçuşu karşılandı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Nesma Hava Yolları’nın ilk uçuşu karşılandı

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı (ISG), küresel uçuş ağını genişletme ve Kuzey Afrika bağlantılarını güçlendirme çalışmaları kapsamında stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Mısır’ın önde gelen havayolu şirketlerinden Nesma Airlines, Kahire ile İstanbul arasında karşılıklı doğrudan uçuşlarına resmen başladı.

Yolcu sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük ikinci, Avrupa'nın ise en hızlı büyüyen havalimanlarından olan İstanbul Sabiha Gökçen, yeni iş birlikleriyle küresel ekosistemini çeşitlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Kuzey Afrika’nın öne çıkan düşük maliyetli hava yollarından Nesma Airlines, tarihi mirası ve dinamik yapısıyla bölgenin öne çıkan şehirlerinden Kahire’den, dünya turizminin ve ticaretinin kalbi İstanbul’a uçuşlar başlattı.

ISG, küresel uçuş ağını Kuzey Afrika bağlantısıyla güçlendiriyor

Nesma Airlines’ın İstanbul (SAW) – Kahire (CAI) hattındaki ilk uçuşu vesilesiyle, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı terminalinde renkli görüntülere sahne olan bir karşılama töreni düzenlendi. Havayolu şirketi ve ISG üst düzey yönetiminin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte yolculara özel hediyeler ve geleneksel Türk lokumu ikram edildi.

 

Kahire’den havalanan ilk uçak, apronda havacılık geleneği olan "su takı" selamlamasıyla karşılandı. Nesma Airlines’ın kokpit ve kabin ekibinin çiçeklerle ağırlanmasının ardından, ISG yönetimi ve havayolu temsilcilerinin katılımıyla kurdele ve pasta kesim seremonisi gerçekleştirildi.

Törende konuşan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, bu iş birliğinin stratejik önemine değinerek şunları söyledi:

"Nesma Airlines’ı havalimanı ailemize dahil etmekten ve Kahire-İstanbul doğrudan uçuşlarının resmi başlangıcına ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. ISG olarak her yeni rotayı sadece ticari bir başarı değil; İstanbul’un küresel bir havacılık merkezi olma konumunu pekiştiren stratejik bir köprü olarak görüyoruz. Nesma Airlines ile güçlerimizi birleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye ve Mısır arasındaki tarihi bağlara yeni bir dinamizm kazandırıyoruz.”

“Bugün ISG olarak dünya çapında 55 ülkede 155 destinasyonu İstanbul’a bağlıyoruz. Bu geniş network ağımız, havayolu ortaklarımızın bize duyduğu güvenin ve ekiplerimizin kararlılığının bir sonucudur. İş ortaklarımıza ve yolcularımıza verdiğimiz kesintisiz, verimli ve yüksek kaliteli hizmet sözünü tutmaya, havacılıkta mükemmelliğe yatırım yapmaya devam edeceğiz. Nesma Airlines’a aramıza hoş geldiniz diyor, ortaklığımızın sürdürülebilir başarılar getirmesini diliyorum."

Uçuşlar haftada 3 gün gerçekleşecek

22 Mayıs 2026 itibarıyla başlayan Nesma Airlines uçuşları; haftada 3 frekans olarak Salı, Cuma ve Pazar günleri karşılıklı seferler halinde icra edilecek. İstanbul’un dünyaya açılan kapısı Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan başlayan Nesma Airlines uçuşları ile birlikte, iki ülke arasındaki hava yolu trafiğinin canlanması; uçuşların turizm, ticaret, kültürel alışveriş ve karşılıklı yatırımlarda çarpan etkisi yaratması hedefleniyor.

Kahire: kadim mirasın ve modern dünyanın buluşma noktası

Mısır’ın başkenti ve en büyük şehri olan Kahire, binlerce yıllık tarihi mirası, kültürel zenginliği ve dinamik şehir yaşamıyla Afrika’nın en etkileyici metropolleri arasında yer alıyor. Nil Nehri’nin hayat verdiği şehir, geçmişin izlerini taşıyan görkemli yapıları modern mimari, ticaret ve teknolojiyle bir araya getirerek benzersiz bir atmosfer sunuyor. Tarih boyunca medeniyetlerin kesişim noktası olarak öne çıkan Kahire, bugün de finans, turizm, kültür ve ticaret alanlarında bölgesel ölçekte güçlü bir merkez olma özelliğini sürdürüyor. Şehir, stratejik konumu sayesinde uluslararası yatırımlar, küresel iş birlikleri ve yeni nesil ticari fırsatlar açısından dikkat çekici bir potansiyel barındırıyor.

Kültürel çeşitliliği, hareketli sosyal yaşamı ve gelişen iş ekosistemiyle Kahire, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan küresel bir çekim merkezi olarak öne çıkıyor. Dünyaca ünlü tarihi mirası, canlı şehir hayatı ve modern altyapısıyla dikkat çeken kent, gelenek ile yeniliği aynı potada buluşturarak ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Sanattan gastronomiye, turizmden uluslararası ticarete kadar pek çok alanda güçlü bir etki yaratan Kahire, bölgesel ölçekte büyüyen ekonomik yapısı ve uluslararası bağlantılarıyla geleceğin önemli merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.


TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İKİNCİ KEZ MANİSA’DA


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İKİNCİ KEZ MANİSA’DA

ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA’DA FESTİVAL HEYECANI BAŞLIYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ikinci kez ev sahipliği yapacak Manisa, 30 Mayıs–7 Haziran tarihleri arasında festival coşkusunu tüm şehre yayacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin Manisa’nın tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliğini daha geniş kitlelerle buluşturacağını ve kültür turizmine önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin şehir için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları kaydetti: “Manisa, Osmanlı şehzadelerinin izlerini taşıyan köklü tarihi, bereketli toprakları, yaşayan gelenekleri ve zengin kültürel mirasıyla ülkemizin en özel şehirlerinden biri. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni ikinci kez Manisa’da gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin şehrin kültürel hayatına yeni bir dinamizm katacağına, Manisa’nın sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelerle buluşturacağına inanıyoruz. Konserlerden sergilere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan programla Manisa, dokuz gün boyunca kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Festivalin aynı zamanda şehrin turizmine, ekonomisine ve uluslararası görünürlüğüne önemli katkılar sunmasını hedefliyoruz.” 


OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ VE YAŞAYAN MİRAS MANİSA’DA SERGİLENECEK

Geçmişin manevi mirasını taşıyan kutsal emanetler ile geleneksel el sanatlarının ince işçiliğini bir araya getiren sergiler, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşacak. 

Asırlardır büyük bir özenle korunan kutsal emanetler, Osmanlı saray kültürünün ihtişamını yansıtan nadide eserler ve Haremeyn’e uzanan manevi yolculuğun izleri, “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisinde sanatseverlerle buluşacak. Manisa Müzesi Etkinlik Salonu’nda ziyaretçilerini ağırlayacak sergide; Kâbe örtüleri, surre keseleri, hüsn-i hat eserleri, kutsal emanetler ve Osmanlı padişahlarının Haremeyn’e duyduğu bağlılığı yansıtan eserler yer alacak. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserlerden oluşan sergi, ziyaretçilerine Osmanlı’dan günümüze uzanan manevi ve tarihi bir atmosfer sunacak.

İnce işçilikle şekillenen geleneksel motifler, ustaların yıllara dayanan el emeği ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü ise “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi”nde sanatseverlerle buluşacak. Fatih Sergi Salonu’nda gerçekleştirilecek sergide; tezhipten minyatüre, çiniden ebruya, dokuma işlerinden bıçakçılığa uzanan geniş bir seçki ziyaretçilere sunulacak. 

Seramik, porselen, filografi, deri işleri, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsurunu bir araya getiren sergi, Manisa’nın somut olmayan kültürel mirasını günümüze taşıyacak.

FESTİVAL COŞKUSU MANİSA’DA ÜNLÜ SANATÇILAR İLE YAŞANACAK

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Manisa ayağında birbirinden ünlü sanatçılar festival coşkusunu sahneye taşıyacak. Perşembe Pazarı Otopark Alanı’nda gerçekleştirilecek konserlerde, farklı müzik türlerinden sevilen isimler Manisalı müzikseverlerle buluşacak.

Festival kapsamında Bengü, Fatma Turgut, Ferhat Göçer, Haluk Levent, Kıraç, Kubat, SagopaKajmer, Sefo ve Serkan Kaya, Manisa’da sahne alarak festival akşamlarını müzikle buluşturacak.

Festivalin müzik programı kapsamında ayrıca Hava Eğitim Komutanlığı Bandosu da Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Salonu’nda gerçekleştireceği konserle sanatseverlerle buluşacak.

Festivalin sahne sanatları programında ise İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak. “Anadolu Ezgileri” konserinde, Anadolu’nun kadim türkülerinden oluşan repertuvar senfonik yorumlarla sahneye taşınırken; güçlü solist performansları ve orkestranın çok sesli yapısı, geleneksel müzik mirasını sahne sanatlarıyla bir araya getirecek.

“Tango Tango” gösterisinde ise tango repertuvarının en sevilen yerli ve yabancı eserleri, canlı orkestra performansı ve dans koreografileri eşliğinde sanatseverlerle buluşacak. İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının sahne alacağı program, romantik melodiler ve sahne enerjisiyle festival atmosferine farklı bir renk katacak.

GENÇ YETENEKLER FESTİVAL SAHNESİNDE 

Manisa İl Halk Kütüphanesi’nin kent belleğini taşıyan yapısı, festivalin en güzel notalarına ev sahipliği yapacak. Genç müzisyenlerin çok sesli koro yorumlarından oda müziği dinletilerine uzanan zengin performansları, festival kapsamında sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sahneleyeceği bu özel etkinlikler, şehrin kültür sanat iklimine dinamik bir enerji katacak.

Şef Arcan Aydınlı yönetimindeki Manisa Güzel Sanatlar Lisesi Çok Sesli Korosu, kütüphane salonunda izleyici karşısına çıkacak. Farklı dönemlere ait eserleri çok sesli düzenlemelerle yorumlayarak müziğin evrensel dilini yansıtacak olan koro, güçlü armonisiyle festival akşamlarına renk katacak.


Programın bir diğer seçkisi ise “Klasik Batı Müziği Orkestrası Konseri” olacak. Okul öğrencilerinden oluşan oda müziği toplulukları; yan flüt, viyola, çello, piyano, gitar ve keman eşliğinde, üçlü ve dörtlü gruplar halinde Batı müziğinin seçkin örneklerini seslendirecek. Yaklaşık bir saat sürecek bu performanslar, genç sanatçıların sahne deneyimlerini pekiştirirken dinleyicilere de nitelikli bir müzik deneyimi yaşatacak. 

MANİSA’DA KALPLERE DOKUNAN GÖSTERİMLER 

Duygusal sahne anlatımları ile geleneksel sanatların yaşayan hafızasını buluşturan etkinlikler, Manisa Kültür Yolu Festivali’nde sanatseverlerle buluşacak. 

Sessizliğin içinde biriken hatıralar, yılların taşıdığı kırgınlıklar ve sevginin yeniden kurduğu bağlar, “Bir Yaş Dönümü Rüyası” ile Manisa Kültür Yolu Festivali’nde sahneye taşınacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak oyun; aidiyet, annelik ve kabullenme duygularını merkezine alan hikayesiyle izleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkaracak. Anne-kız ilişkisini yalnızca kan bağı üzerinden değil, birlikte yaşanan hayat ve paylaşılan acılar üzerinden ele alan eser, insan ruhunun en kırılgan yanlarına dokunacak.

Ustaların ellerinde şekillenen geleneksel sanatlar, yılların birikimini taşıyan atölyeler ve kültürel hafızayı yaşatan yaşam hikayeleri ise “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri” ile Manisa Müzesi’nde izleyicilerle buluşacak. Çanakkale seramiğinden kemençe yapımına, İznik çinisinden kazaziye sanatına kadar pek çok yaşayan miras unsurunun yer aldığı seçki, 25 sanatçı ve zanaatkarın hikayesini kısa filmler aracılığıyla sanatseverlere aktaracak.

MANİSA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE GASTRONOMİ ROTASI: “LEZZET NOKTASI” SEÇKİSİ

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi, Manisa’nın köklü mutfak kültürünü festival ziyaretçileriyle buluşturacak. Festival rotasında yer alan şehirlerin gastronomi hafızasını görünür kılmayı amaçlayan proje kapsamında; Manisa merkez, Akhisar, Alaşehir, Kula, Salihli ve Turgutlu ekseninde oluşturulan 34 restoranlık “Lezzet Noktası” seçkisi, kentin yerel lezzet duraklarını bir araya getiriyor.

Şefler ve gastronomi alanındaki kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulunun değerlendirmeleriyle oluşturulan seçki; Manisa’nın yalnızca geleneksel yemek kültürünü değil, aynı zamanda yaşayan esnaf mutfağını ve güçlü sokak lezzeti hafızasını da yansıtıyor.

Gediz Ovası’nın üretim zenginliği ve şehzadeler şehri kimliğinin şekillendirdiği Manisa mutfağı; Manisa kebabı, gerdan dolması, ekmek dolması, kabak sinkonta, höşmerim, Kula şekerli pidesi ve mesir macunu gibi özgün lezzetleriyle öne çıkıyor. 

Üzüm, zeytin ve sebze ağırlıklı yapısıyla dikkat çeken mutfak kültürü, ziyaretçilere çok katmanlı bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Lezzet Noktası seçkisinin en dikkat çeken yönlerinden biri ise Manisa’nın güçlü et ve sakatat kültürünü ilçeleriyle birlikte bütüncül biçimde yansıtması. Akhisar’ın kokoreç, paça ve köfte geleneğinden Alaşehir’in kapama kültürüne, Kula’nın kaburga ve kokoreç ustalarından Salihli’nin odun köftesine, Manisa merkezin kebap, su muhallebisi ve esnaf lokantalarına uzanan rota; kentin yaşayan lezzet hafızasını ortaya koyuyor.

Helvacılar, katmerciler, bozacılar, turşucular ve sütlü tatlıcıların da dahil olduğu seçki, Manisa mutfağını yalnızca ana yemekler üzerinden değil; gündelik yaşam kültürü ve yerel ustalık geleneği üzerinden de temsil ediyor. Festival süresince ziyaretçiler, Manisa merkezden ilçelere uzanan geniş bir coğrafyada otantik bir gastronomi yolculuğuna davet edilecek.

Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek gastronomi programına ev sahipliği yapacak Şef Murat Deniz Temel de kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sunacak.

MANİSA’NIN FESTİVAL COŞKUSU OBJEKTİFLERE YANSIYACAK 

Festivalin renkli atmosferi, Manisa Müzesi Avlu’da düzenlenecek “FotoMaraton Manisa” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleriyle objektiflere yansıyacak. Fotoğraf tutkunları festival boyunca şehrin kültürel duraklarını ve etkinlik alanlarını farklı bakış açılarıyla görüntülerken, minik katılımcılar da festivalin eğlenceli anlarını kendi kadrajlarından fotoğraflama fırsatı bulacak. Her yaştan katılımcıyı bir araya getirecek etkinliklerde, Manisa’nın festival coşkusu renkli karelere dönüşecek. 

HER GÜNE YAYILAN KÜLTÜR VE SANAT ETKİNLİKLERİ

Kuşaktan kuşağa aktarılan gelenekler, çeşitli söyleşiler ve kültürel mirasın izlerini taşıyan üretim pratikleri, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşacak. 

Anadolu’nun binlerce yıllık zeytincilik geleneği, toprağın bereketini kuşaktan kuşağa taşıyan üretim kültürü ve zeytin etrafında şekillenen yaşam pratikleri, “Yaşayan Miras Söyleşisi: Zeytincilik” programıyla Manisa’da ele alınacak. Manisa Müzesi’nde düzenlenecek programda; zeytinciliğin tarihsel geçmişinden geleneksel üretim yöntemlerine, hasat kültüründen UNESCO sürecine uzanan başlıklar alanında uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek.

“Philadelphia’dan Alaşehir’e: Kültürel Mirasın İzinde” video gösterimi, antik çağdan günümüze uzanan Alaşehir’in tarihini, arkeolojik mirasını, yaşayan kültürünü ve sürdürülen koruma çalışmalarını görsel bir anlatımla sanatseverlerle buluşturacak.

Edebiyat, dil ve yazı dünyasına odaklanan söyleşiler, Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde ziyaretçilerle buluşacak. Nilgün Hökenek Ürkmez, “Ben Kimim?” kitabı üzerinden kimlik arayışı, gençlik sorunları ve bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiyi konuşacak. 

Deniz Erbulak’ın katılımıyla düzenlenecek “Roman Yazmanın Yolculuğu” programında gençlerin kitap okuma alışkanlıkları ele alınırken, “Türkçemiz Üzerine Söyleşi”nde Türkçenin kullanımı, dil bilinci ve gündelik yaşamdaki yeri değerlendirilecek. 

Türk Telekom katkılarıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Sinema Yollarda” projesi, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa’ya geliyor. Manisa’nın il merkezi ve ilçelerini dolaşacak “Sinema Yollarda” tırı, açık hava gösterimleriyle her yaştan izleyiciyi bir araya getirirken festival coşkusunu kentin farklı noktalarına taşıyacak.

Ustaların el emeğiyle şekillenen geleneksel sanatlar, ince işçilikle hayat bulan motifler ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak. Festival boyunca düzenlenecek atölyelerde katılımcılar; bıçakçılık, çinicilik, kaligrafi/naht, filografi, katı’, minyatür, ebru, çömlek, sikke basımı ve çalgı yapımı gibi pek çok alanda geleneksel sanatların üretim süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı yakalayacak. İğne oyası, tel kırma, deri yakma ve deri dövme, Manisa bezi ile folklorik taş bebek Nasreddin Hoca Atölyesi gibi geleneksel el sanatlarına odaklanan çalışmalar da festival programında yer alacak. 

ÇOCUKLAR İÇİN SANAT, OYUN VE KEŞİF DOLU BİR FESTİVAL

Renkli etkinlik alanları, eğitici aktiviteler ve yaratıcı atölyelerle Manisa Kültür Yolu Festivali’nde çocuklara özel programlar gerçekleştirilecek. 

Renkli oyun alanları, eğlenceli yarışmalar ve yaratıcı etkinliklerle Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek “Çocuk Köyü” etkinlikleri, festival coşkusunu minik ziyaretçilerle buluşturacak. Şişme oyun parkurları, dijital oyun alanları ve panayır çadırlarında doyasıya eğlenecek çocuklar; kum boyama, rüzgar gülü, bez çanta tasarımı ve çim adam yapımı gibi atölyelerde hayal güçlerini ortaya koyacak. Karagöz etkinliklerinde kendi tasvirlerini renklendirecek minikler, geleneksel kültürle tanışırken; halat çekme, çuval yarışı, limbo ve dev jenga gibi oyunlarla festival alanında eğlence dolu anlar yaşayacak. VR Balon Turu deneyimiyle ise çocuklar Kapadokya atmosferini sanal gerçeklik teknolojisiyle keşfedecek.

Aynı alanda gerçekleştirilecek “ASELSAN Çocuk Şenliği”nde ise çocuklar; interaktif deneyim alanları, teknoloji odaklı oyunlar ve bilim temalı aktivitelerle buluşacak. 

Tekno Macera Tırı içerisinde yer alan Mucitler Müzesi Sergi Alanı’nda insanlık tarihine yön veren icatlar ve mucitler tanıtılırken, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hazırlanan dijital deneyim alanları da çocuklara teknolojiyle iç içe bir festival deneyimi sunacak. Bilim şovları, saha aktiviteleri ve “ASEL” karakteriyle zenginleşen etkinlikler, festival atmosferine renk katacak.

Geçmişten günümüze taşınan kültürel mirasın izinde şekillenen “Kültür Koruyucuları” etkinliği, Manisa Müzesi Çocuk Etkinlik Salonu’nda minik ziyaretçileri kültürel değerlerle buluşturacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlik kapsamında çocuklara; kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi anlatılacak. 

Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek Drama Atölyesi, Kaligrafi Atölyesi, Kil Hamuru Heykel Atölyesi ve Dokunulabilir Sanat Atölyesi’nde çocuklar farklı sanat disiplinlerini deneyimleme fırsatı yakalayacak. Manisa Müzesi’nde düzenlenecek Tezhip Atölyesi ve Ebru Atölyesi ise çocukları geleneksel sanatlarla buluşturacak.

Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.


“Race to Belek”turnuvası için geri sayım başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Corendon Airlines, Kaden Group ve Gloria Hotels & Resorts işbirliğiyle düzenlenen“Race to Belek”turnuvası için geri sayım başladı

Corendon Airlines, Kaden Group ve Gloria Hotels & Resorts iş birliğiyle hayata geçirilen amatör golf turnuvası Race to Belek için heyecan giderek artıyor. İngiltere ve İskoçya’daki amatör golf oyuncularını bir araya getiren organizasyon, Corendon Airlines’ın Türkiye ve Girit uçuş ağına yakın bölgelerde düzenlenecek eleme turnuvalarıyla başlayacak; büyük final ise 6-10 Ekim tarihleri arasında Türkiye’nin golf turizmindeki önemli destinasyonlarından Belek’te gerçekleştirilecek.

20 yılı aşkın süredir milyonlarca yolcuyu hayal ettikleri tatil destinasyonlarıyla buluşturan Corendon Airlines, spor turizmine katkı sağlayan projeleri desteklemeye devam ediyor. Golf turizminin önemli merkezlerinden biri olan ve Türkiye’yi uluslararası golf topluluğuyla buluşturan Race to Belek, bu vizyonun güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

İngiltere ve İskoçya’da eleme heyecanı

Race to Belek kapsamında toplam 10 eleme turnuvası, 6 Haziran – 25 Temmuz tarihleri arasında İngiltere ve İskoçya’daki seçkin golf kulüplerinde gerçekleştirilecek.

Turnuva Takvimi

6 Haziran Largs Golf Club – North Ayrshire

20 Haziran Flempton Golf Club – Suffolk

4 Temmuz Donnington Grove Golf Club – Berkshire

11-12 Temmuz Newmachar Golf Club – Aberdeen

18 Temmuz Alsager Golf Club – Stoke-on-Trent

19 Temmuz Crewe Golf Club – Crewe

24 Temmuz Rookery Park Golf Club – Suffolk

25 Temmuz Swaffham Golf Club – Norfolk

Amatör golf takviminin dikkat çeken organizasyonlarından biri haline gelen Race to Belek, Birleşik Krallık’taki golf kulüpleri ile Türkiye’nin gelişen golf turizmi arasındaki bağı daha da güçlendiriyor. Finalistler, 6-10 Ekim tarihleri arasında Gloria Hotels & Resorts ev sahipliğinde Belek’te unutulmaz bir golf deneyimi yaşayacak.

Final paketi kapsamında katılımcılar; Corendon Airlines’ın Birleşik Krallık–Antalya direkt uçuşları, Gloria Golf Resort’ta konaklama, Gloria Golf Club’da iki şampiyona golf turu, özel golf hediyeleri ile KadenGroup tarafından sağlanan VIP havalimanı transferleri ve organizasyon desteğinden faydalanacak.

Geçtiğimiz yıl düzenlenen büyük finalde Birleşik Krallık’ın farklı bölgelerinden sekizamatör golf oyuncusu mücadele etmiş, turnuvanın kazananı ise Merseyside bölgesinden Carl Rushton olmuştu.

Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:“Race to Belek turnuvasına desteğimizi sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Amatör golf takviminin önemli organizasyonlarından biri haline gelen bu turnuva, spor, turizm ve havacılığı bir araya getiren yaklaşımımızın güçlü örneklerinden biri. Corendon Airlines olarak spor turizmine katkı sağlayan projeleri desteklemeye ve misafirlerimizi farklı deneyimlerle buluşturmaya devam edeceğiz.”

Kaden Group Genel Müdürü Deniz Gürlersanise; “Race to Belek, bizim için yalnızca bir golf turnuvası değil; Birleşik Krallık ile Belek arasında kurulan güçlü bir turizm köprüsüdür. Turnuvanın Antalya’ya yeni misafirler kazandırdığına ve İngiliz ile İskoç golfçülere bölgenin golf turizmi potansiyelini tanıtmak adına önemli bir rol üstlendiğine inanıyoruz”dedi. 


HİTİTLERİN BAŞKENTİ ÇORUM, GASTRONOMİYLE UNESCO YOLUNDA

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


HİTİTLERİN BAŞKENTİ ÇORUM, GASTRONOMİYLE UNESCO YOLUNDA

Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İstanbul’da Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen yeni yol haritasını, UNESCO Gastronomi Şehri hedefini ve uluslararası açılım planlarını paylaştı.

Bu yolculuğun ilk güçlü uluslararası adımı ise 4–6 Haziran’da Çorum’da gerçekleşecek Açık Ateş gastronomi etkinliği olacak. Farklı ülkelerden şefleri, gastronomi profesyonellerini ve fikir insanlarını ağırlayacak etkinlik, Çorum’u dünya gastronomi çevrelerinin dikkatle izleyeceği önemli bir buluşma noktasına dönüştürmeye hazırlanıyor.

Çorum, bugün tarihsel mirasını, üretim gücünü, tarımsal zenginliğini ve mutfak hafızasını yeniden yorumlayarak güçlü bir şehir markası oluşturma yolunda ilerliyor. Bu yeni vizyon, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın ev sahipliğinde, Anadolu mutfağının İstanbul’daki önemli temsilcilerinden Sade Beş Denizler’de gerçekleşen özel buluşmada paylaşıldı. Zeynep Aktaş, Hatice Ünal Bilen, Dinçer Karacalar, Fatoş Karahasan, Yücel Koç, Zühre Kurt, Lale Elmacıoğlu, Aliye Gümüş, Medine İşbilir, Vahap Munyar, Adnan Şahin, Faruk Şüyün, Mehmet Tel, Reha Tartıcı, Zeynep Kakınç ve Gökhan Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu medya, ekonomi, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı toplantıda; Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen gelecek vizyonu, UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları değerlendirildi.

Toplantıda konuşan Başkan Aşgın, şehrin yalnızca geçmişiyle değil geleceğiyle de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Çorum’u tek bir ürünle anlatmak mümkün değil. Bu şehir tarih, üretim, tarım, kültür ve güçlü bir mutfak hafızasını aynı anda taşıyor. Biz mutfağa yalnızca lezzet olarak değil; kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir bileşeni olarak bakıyoruz.”

HİTİTLERDEN BUGÜNE UZANAN SOFRA HAFIZASI

Bir dönem Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yapan Çorum, Anadolu’nun en köklü medeniyet hafızalarından birini taşıyor.Bu miras yalnızca arkeolojik alanlarda değil; tahıl kültüründe, kolektif sofra geleneğinde, pişirme tekniklerinde, üretim alışkanlıklarında ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak bilgisinde yaşamaya devam ediyor.İnsanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş’in mirasını taşıyan şehir, bugün geçmişini yalnızca tarihsel bir referans olarak değil; yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden okuyor.

Tahıl ve bakliyat temelli beslenme alışkanlıkları, uzun pişirme teknikleri, saklama yöntemleri, imece kültürü, toplu sofra geleneği ve kadın emeğiyle şekillenen mutfak yapısı; Çorum’u Anadolu’daki birçok şehirden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor.

Bugün çoğu zaman Çorum, Leblebisi ile anılsa da şehir; İskilip dolması, Kargı tulumu, Osmancık pirinci, Çorum mantısı, tandır kebabı, has baklava, Alaca boranası, hingal, yarma aşı ve geleneksel hamur işleriyle çok daha katmanlı bir gastronomik hafızaya sahip.Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 36’ya ulaşmış durumda.

Hitit Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen akademik çalışmalarda; Hitit tabletlerinde yer alan üretim ve pişirme izleri incelenirken, yerel üreticiler, ustalar ve mutfak hafızasını taşıyan isimlerle sözlü tarih çalışmaları gerçekleştiriliyor. Amaç, bu birikimi yalnızca anlatmak değil; kayıt altına alarak geleceğe taşımak.


UNESCO GASTRONOMİ ŞEHRİ HEDEFİ

Çorum Belediyesi öncülüğünde yürütülen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri hazırlıkları kapsamında geniş katılımlı bir çalışma modeli oluşturuldu.Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, kamu kurumları, turizm temsilcileri ve ilgili paydaşların dahil olduğu süreçte hedef; Çorum’un gastronomik potansiyelini kalıcı ve sürdürülebilir bir şehir modeline dönüştürmek.

Başkan Aşgın bu süreci şöyle değerlendirdi:

“Bizim meselemiz yalnızca bir listeye girmek değil. Yerel üreticiyi destekleyen, mutfak hafızasını koruyan, genç kuşaklara aktaran ve ekonomik dönüşüm yaratan kalıcı bir gastronomi ekosistemi oluşturmak istiyoruz.”

GASTRO ÇORUM: YENİ NESİL ŞEHİR ANLATISI

Çorum Belediyesi’nin geliştirdiği Gastro Çorum yaklaşımı; mutfak kültürünü restoran deneyiminin ötesine taşıyarak üretim, turizm, kültürel sürdürülebilirlik ve şehir ekonomisiyle bütünleştiriyor.

Hazırlanan yol haritasında;

gastronomi rotaları 

köy sofraları 

yerel üretim deneyimleri 

usta-çırak eğitim programları 

dijital gastronomi arşivi 

üretici odaklı projeler 

mutfak hafızasının belgelenmesi 

gibi başlıklar yer alıyor.

Restore edilerek yeniden işlevlendirilen tarihi yapılar da bu yaklaşımın somut örnekleri arasında bulunuyor. Bu kapsamda yeniden hayat bulan Veli Paşa Hanı, geleneksel Çorum mutfağının yaşatıldığı önemli gastronomi duraklarından biri haline geldi.

GÜÇLÜ TARIM, GÜÇLÜ ÜRETİM

Çorum’un bu yaklaşımının arkasında güçlü bir üretim altyapısı bulunuyor.

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan şehir; tahıl, bakliyat ve farklı üretim kalemlerindeki kapasitesiyle gastronomiyi yalnızca kültürel değil, ekonomik kalkınma açısından da stratejik bir alan olarak konumluyor.

ULUSLARARASI GASTRONOMİ GÜNDEMİNDE ÇORUM

Çorum, gastronomi eksenli şehir vizyonunu uluslararası platformlara da taşımaya başladı.

EMITT, Travel Turkey ve ITB Berlin gibi önemli organizasyonlarda yer alan şehir, önümüzdeki dönemde İspanya’daki önemli gastronomi platformlarında da görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.Bu çerçevede Açık Ateş, Çorum’un uluslararası gastronomi sahnesine güçlü çıkışlarından biri olarak öne çıkıyor.

4–6 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlikte İspanya, Fransa, İtalya, Brezilya ve farklı ülkelerden şefler ile gastronomi profesyonelleri Çorum’da buluşacak.Açık ateş pişirme kültürü, kadim üretim teknikleri, sürdürülebilirlik, yerel ürünler ve gastronomik hafıza; paneller, deneyim alanları ve şef buluşmalarıyla farklı perspektiflerden ele alınacak.Açık Ateş, yalnızca bir etkinlik değil; Çorum’un gastronomi üzerinden dünyaya açılan yeni hikâyesinin güçlü başlangıçlarından biri olarak görülüyor.


27 Mayıs 2026 Çarşamba

25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri’nde Martı Hotels &Marinas’a Teşekkür Ödülü


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri’nde Martı Hotels &Marinas’a Teşekkür Ödülü

Türkiye turizminin köklü markalarından Martı Hotels &Marinas, çeyrek asırdır kesintisiz destek verdiği 25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri’ne bu yıl da ev sahipliği yaptı. Sualtı sporlarını, çevre bilincini ve sürdürülebilir turizm anlayışını buluşturan etkinlik, Martı Myra iskelesinde düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. 

Törende, organizasyonun ilk gününden bu yana verdiği kesintisiz destek ve deniz kültürünün korunmasına yönelik katkıları dolayısıyla Martı Hotels &Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin’e teşekkür plaketi takdim edildi.

Kemer Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) ve Akdeniz Arkeoloji Derneği tarafından düzenlenen, Türkiye’nin köklü sualtı etkinliklerinden biri olan 25. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri, 16-19 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi. Dört gün süren organizasyon boyunca sualtı fotoğrafçılığı yarışmaları, çevre temalı dalışlar, batık keşifleri, deniz temizliği çalışmaları, seminerler ve çocuklara yönelik eğitim programları büyük ilgi gördü. Martı Hotels &Marinas’ın sosyal sorumluluk vizyonu doğrultusunda bu yıl da destek verdiği etkinlik, denizlerin korunması ve sualtı kültürünün yaşatılması adına bir kez daha uluslararası bir farkındalık platformuna dönüştü.

Martı Myra’nın 25 yıllık kesintisiz desteğine anlamlı ödül

Çeyrek asırdır olduğu gibi bu yıl da yarışların startı, organizasyonun geleneksel buluşma noktası haline gelen Martı Myra iskelesinden verildi. Berrak suları ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkan Martı Myra, etkinlik boyunca sporcuların, dalış ekiplerinin ve deniz tutkunlarının buluşma noktası oldu.


Martı Hotels &Marinas’ın turizmle kültürü, sporla doğayı buluşturan vizyonu ise festivalin 25. yılında özel bir ödülle taçlandırıldı. Martı Hotels &Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin’e, organizasyonun ilk gününden bu yana sunduğu kesintisiz destek ve deniz kültürünün korunmasına sağladığı katkılar nedeniyle KETAV tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

“Mavi mirası korumak ortak sorumluluğumuz” 

Martı Hotels &Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, çeyrek asırlık istikrarlı desteğe vurgu yaparak şunları söyledi:

“25 yıl önce başlayan bu yolculukta, her yıl aynı heyecanla yer almaktan ve bu değerli organizasyona destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Denizlerin korunması ve mavi mirasın gelecek nesillere aktarılması, bizim için yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda güçlü bir tutkudur. Biz de bu sorumluluk vizyonumuz doğrultusunda ilk günden bu yana bu güzel etkinliğe kesintisiz destek vermeye devam ediyoruz. 

Martı Hotels &Marinas Ailesi olarak; sanata, tarihe, kültüre, eğitime ve spor turizmine verdiğimiz destekle turizmimizi zenginleştirmeyi sürdüreceğiz. Kemer, sadece ülkemizin değil, dünyanın da en güzel tatil beldelerinden bir tanesi. Bu organizasyonun Kemer’in uluslararası tanıtımına kattığı değerin bilinciyle, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdürülebilir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz."


İzmir’in turistik İlçesi’ Foça’ya 2026 yılının ilk yabancı turist grupları gelmeye başladı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İZMİRDE SEZON AÇILDI İLK YABANCI TURİST GRUPLARI GELDİ

İzmir’in turistik İlçesi’ Foça’ya 2026 yılının ilk yabancı turist grupları gelmeye başladı. İlçenin beş yıldızlı turistik tesisi (MW Phokaia Beach Resort) sezonu, yerli konukların yanı sıra, 100’e yakın İngiliz turistle açarken ilçedeki diğer oteller de çeşitli milletlere mensup daha küçük grupları ağırlıyor. Turizmciler çevresel askeri ve siyasi hareketlilikler dolayısıyla yaşadıkları durağanlığın, hareketlenmeye başladığını ve bayram rezervasyonlarının moralleri yerine getirdiğini bildirdiler.

Deniz, güneş, kum’un yanı sıra konuklarına ilçenin tarihi, doğal ve gastronomik zenginliklerini sunan, deniz sporları, yelken, bisiklet, tenis, boccia, doğa gezileri vb. sportif aktiviteler sağlayan, sakin şehir ünvanıyla yıllık yoğun çalışma temposundan yorgun gelen misafirlerini huzurlu bir ortamda dinlendirerek, yeni iş sezonuna hazırlayan Foça’lı işletmeler ve turizmciler hareketlenmenin sezon hedefleri için iyiye işaret verdiğine dikkat çektiler.

İÇ PAZARDA DIŞ PAZARDA HAREKETLENMEYE BAŞLADI

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği(ETİK) Başkan yardımcısı, MW Phokaia Beach Resort Genel Müdürü Bilge Durdu İşler 19 Mayıs’ta ilk İngiliz konukları karşıladıklarını, dokuz günlük bayram tatili dolayısıyla yapılan rezervasyonlardan memnun olduklarını söyledi.  Bilge Durdu İşler; “19 Mayıs itibariyle sezonumuzu açtık. Yabancı misafirlerimizde gelmeye başladılar. İlk kafilemizde yaklaşık 100 var. Onları bir hafta boyunca ağırlayacağız. İngiliz misafirlerimizle açtığımız sezonda, iç pazarda da hareketlenmeler, kıpırdanmalar bayramla birlikte başladı. Tabii dokuz günlük tatilde bize nefes oldu. Bayram satışlarımız çok iyi gidiyor. İnşallah bundan sonraki süreçlerde de dış pazarımız iç pazarımız aynı şekilde güzel gitmeye devam edecek. İç pazarda da fiyatlarımıza dokunduk. Herkesin alabileceği ve tatil yapabileceği seviyelere getirmeye çalıştık. Maliyetler çok yüksek olsa da, yine de, özellikle daha fazla tatil yapabilen misafirlerimiz olması açısından olanakları zorladık. İnşallah iyi bir sezon geçecek diye düşünüyoruz. Tabii başlarda biraz korkmuştuk. Sezon nasıl geçecek, hareket olacak mı diye. Ama bir aydan beri kıpırtılar başladı ve şu an için rezervasyon akışları hem iç pazarda hem dış pazarda güzel gitmeye devam ediyor. İnşallah bu şekilde, güzel bir şekilde devam eder”dedi.

TATİLİMİZ MÜKEMMEL GEÇİYOR

Foça’da tatil yapan İngiliz turistlerden Sean Anderson Türkiye’de güzel günler geçirdiklerini söyledi. Sean Anderson;“Eşim ve arkadaşlarımla birlikte buradayız. Bu Türkiye’ye üçüncü gelişimiz. İstanbul üzerinden geldik ve burada şu ana kadar dört güzel gün geçirdik. Çünkü harika olanaklar var. Yürüyüş var. Boccia oynuyoruz. Otelin yanı sıra Foça’ya çıkıyoruz. Mükemmel deniz yemeği yiyoruz” dedi.  

TEKRAR GELMEYİ DÖRT GÖZLE BEKLİYORUZ

Almanya’nın Bamberg şehrinden arkadaşları ve aileleriyle geldiklerini belirten Christine Bosch tatillerini 30 yıldır Türkiye’de geçirdiklerini ve her yıl gelmeyi dört gözle beklediklerini söyledi. Christine Bosh; “Foça’ya 30 yıldır geliyorum. Bu kez de iki arkadaşımızla birlikte geldik. Buraya gelmeyi her zaman dört gözle bekliyoruz. Çünkü, çok dost canlısı insanları olan güzel bir şehir.  Hoş bir atmosfer. Yemekler ve fiyatlar iyi. Biz burada çok eğleniyoruz.  Geçen yıl Eylül ayında yine buradaydık. Geçen hafta harika bir zaman geçirdik. Kozbeyli ve Manisa’yı da gezdik” dedi.