3 Eylül 2026 Perşembe

5 ŞEHİR, TEK TURİZM VİZYONU! DOĞU VE GÜNEYDOĞU’NUN TURİZM GÜCÜ BİRLİKTE BÜYÜYECEK

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


5 ŞEHİR, TEK TURİZM VİZYONU! DOĞU VE GÜNEYDOĞU’NUN TURİZM GÜCÜ BİRLİKTE BÜYÜYECEK

BAKAN ERSOY: “ELAZIĞ’I, ADIYAMAN’I, BİNGÖL’Ü, TUNCELİ’Yİ VE MALATYA’YI TÜRKİYE’NİN TURİZM HARİTASINDA ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR KONUMA TAŞIMAK İSTİYORUZ”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın turizm geleceğinin ele alındığı Bölgesel Turizm Çalıştayı’nda, beş şehrin birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedeflediklerini belirten Ersoy, bölgedeki turizm ürünlerinin doğru şekilde birbirleriyle ilişkilendirilmesiyle ziyaretçilerin kalış süresinin ve turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini vurguladı. TGA’nın küresel tanıtım gücünün Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıldığını kaydeden Ersoy, beş şehrin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini açıkladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın turizm geleceğinin değerlendirildiği Bölgesel Turizm Çalıştayı düzenlendi. 

Elazığ’da gerçekleştirilen ve beş şehrin sahip olduğu turizm değerlerinin ortak bir vizyonla ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Bakan Ersoy, turizmde “birlikteliğin gücünü” harekete geçirdiklerini ifade ederek artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığına dikkati çekti.

Programda Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu da yer aldı.


81 İlde 12 Ay Turizm Hedefi

Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için çalıştıklarını belirten Bakan Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçilerin Türkiye’de daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerin daha fazla pay almasını temin etmek olduğunu söyledi.

Bugünün ziyaretçisinin bir şehri görmekten çok bir deneyim yaşamak istediğini belirten Ersoy; bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek ve kültürünü hissetmek isteyen ziyaretçilere tek bir seyahat rotası içerisinde bütüncül bir deneyim sunulması gerektiğini kaydetti.

Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor.”

Beş Şehir, Birbirini Tamamlayan Büyük Bir Turizm Coğrafyası

Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu belirten Ersoy, beş şehrin yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Adıyaman’ın Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere tarihî ve kültürel mirasıyla dünya ölçeğinde bir değere sahip olduğunu ifade eden Ersoy, Malatya’nın ise UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle güçlü bir turizm potansiyeli taşıdığını kaydetti.

Elazığ’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin önemli destinasyonlarından biri olduğunu belirten Ersoy; Tunceli’nin Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, doğası ve outdoor turizm imkânlarıyla öne çıktığını söyledi.

Bingöl’ün ise Yüzen Adalar’dan Hesarek Kayak Merkezi’ne, termal kaynaklarından yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

5 İlde 130 Tesis, 11 Bin 222 Yatak

Her şehrin sahip olduğu farklı turizm ürünlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, asıl meselenin bu değerlerin doğru şekilde ürünleştirilmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi olduğunu söyledi.

Bu sayede ziyaretçilerin bölgede kalış süresinin uzatılabileceğini, turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini ifade eden Ersoy, beş ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunduğunu açıkladı.

Önümüzdeki dönemde mevcut kapasitenin daha etkin kullanılması ve turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünün açılması gerektiğini belirten Ersoy, bir destinasyonu turizm merkezi hâline getiren unsurun yalnızca konaklama yatırımları olmadığının altını çizdi.

Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Kamu, Özel Sektör, Akademi ve Sivil Toplum Aynı Masada

Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmediklerini belirten Bakan Ersoy; valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürecin içerisinde olması gerektiğini ifade etti.

Bakanlık tarafından başlatılan İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nın da bu anlayışla yürütüldüğünü söyleyen Ersoy, beş ilde TGA koordinasyonunda oluşturulan kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşturulduğunu bildirdi.

TGA 200’den Fazla Ülkede Türkiye’yi Tanıtıyor

Turizmde diğer önemli başlığın tanıtım olduğunu belirten Ersoy, Türkiye’nin 2019 yılında kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri gerçekleştirdiğini söyledi.

Türkiye’nin dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna geldiğini ifade eden Ersoy, 2026 yılının ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını ve turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

Türkiye’nin turizm vizyonunun yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendirilmediğini belirten Ersoy; tarih, kültür, arkeolojik miras, gastronomi, doğa, inanç merkezleri, yaylalar, göller, dağlar ve geleneksel yaşam kültürünün Türkiye’ye büyük bir ürün çeşitliliği sunduğunu söyledi.

Ersoy, çalıştayın temel nedeninin de bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürmek olduğunu vurguladı.

Beş Şehrin Dünyadaki Görünürlüğü Artırılacak

TGA’nın tanıtım gücünü Türkiye’nin dünyada zaten bilinen destinasyonlarının yanında Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullandıklarını belirten Bakan Ersoy, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini söyledi.

Dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri anlatmaya devam edeceklerini ifade eden Ersoy, GoTürkiye mecraları ve şehirler için oluşturulan sosyal medya hesaplarında beş ille ilgili paylaşımlar yapıldığını kaydetti.

CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi global haber kanallarıyla gerçekleştirilen iş birlikleriyle Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki turizm değerlerinin tanıtımına da katkıda bulunulduğunu belirtti.

8 Mini Diziyle 9 Milyardan Fazla Gösterim

Geçen yıldan itibaren hayata geçirilen “Mini Dizi Tanıtım Stratejisi”ne de değinen Bakan Ersoy, Haziran 2025’te Antalya Gambit ile başlayan mini dizi iletişimleri kapsamında toplam sekiz mini dizinin yayımlandığını açıkladı.

Bu çalışmalarla 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını belirten Ersoy, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tanıtımına katkıda bulunan Whisper of Origins isimli dizinin temmuz ayında yayına girdiğini, Doğu Anadolu Bölgesi’ni konu alacak dizi için de planlamaların yapıldığını söyledi.

“Şehirlerimizi Birbirlerinin Rakibi Olarak Görmüyoruz”

Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı sahip oldukları değerlerle Türkiye’nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi.

Ersoy şöyle konuştu: “Şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak hâline getirmiş olacağız.”

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak şehirlerin ve sektörün yanında olmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, TGA’nın tanıtım gücü, Bakanlığın kültür ve turizm politikaları ve yerel paydaşların katkısıyla bölgenin sahip olduğu potansiyelin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti.

Bakan Ersoy, çalıştaya katkı sunan AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı başta olmak üzere kurumlara, sektör temsilcilerine, akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür ederek buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü iş birliklerine dönüşmesini temenni etti.

Ersoy, beş şehrin sahip olduğu değerlerin ortak bir vizyonla buluşturulması hâlinde bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inandığını belirtti.

Tatilsepeti’nin Göztepe Spor Kulübü sponsorluğu için imzalar atıldı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Tatilsepeti’nin Göztepe Spor Kulübü sponsorluğu için imzalar atıldı

Spor ve spor turizminin gelişmesi için peş peşe öncü adımlar atan Tatilsepeti, Göztepe Spor Kulübü sponsorluğuna bu sezon da devam edeceğini duyurdu. Sponsorluk lansmanı, İzmir Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde, Göztepe Spor Kulübü CEO’su Kerem Ertan ve Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç’ınkatılımıyla düzenlendi

Türkiye’nin online turizm platformuTatilsepeti ile Göztepe Spor Kulübü arasında iş birliği anlaşması imzalandı. İzmir ISONEM Park Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen sponsorluk lansmanına Göztepe Spor Kulübü CEO’su Kerem Ertan ve Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç katıldı.Sponsorluk anlaşmasına göre Tatilsepeti, Göztepe Spor Kulübü Futbol A Takımının sol kol sponsoru oldu. Takım, sezon sonuna kadar tüm resmi lig, Türkiye Kupası ve özel müsabakalarında formanın sol kol bölümünde “Tatilsepeti” markası logosuyla sahaya çıkacak.

Göztepe Spor Kulübü CEO’su Kerem Ertan, Tatilsepeti ile iş birliğini yeni sezonda da sürdürmekten mutluluk duyduklarını belirterek‘’Geçtiğimiz süre içerisinde karşılıklı güven ve ortak hedefler doğrultusunda gelişen bu birlikteliğin her geçen dönem daha da güçlenmesini önemsiyoruz. Kulübümüze duydukları güven ve verdikleri kıymetli destek için Tatilsepeti ailesine teşekkür ediyor, iş birliğimizin her iki taraf için de değer üretmeye devam etmesini diliyorum” diye konuştu. 

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç ise Göztepe Spor Kulübü sponsorluğunun ikinci sezonda da devam edeceğini belirterekşöyle konuştu:“Türkiye’nin önde gelen tatil platformu Tatilsepeti olarak spor tarihimizin önemli ve öncü kulüplerinden biri olan Göztepe Spor Kulübü futbol takımının bu sezon dasol kolundayız. Deplasman yolculuklarında da geçen sezon olduğu gibi yanındayız. Bu sponsorluğa bakışımız sadece bununla sınırlı görülmemeli. Bugün burada yalnızca bir sponsorluk anlaşmasını duyurmak için değil, spor turizmi alanını sahiplenen öncü marka olarak stratejik bir adımımızı daha sizlerle paylaşmak için bulunuyoruz.’’

Spor turizminin gelişmesi için öncü adımlar

Güçlü motivasyonlarından biri sporu ve sporcuyu desteklemek olan Tera Holding bünyesinde faaliyet gösteren Tatilsepeti olarak spor turizminin gelişmesi için peş peşe,dünya klasmanında öncü adımlar attıklarını kaydeden Sedat Kılıç; konuşmasını şöyle sürdürdü: 

‘’Neden spor ve spor turizmi? Çünkü sporun artık yalnızca bir müsabaka veya eğlence alanı olmadığını görüyoruz. Spor bugün seyahat kararlarını etkileyen, destinasyonların tanıtımına ve kültürlerin gelişmesine katkı sağlayan; farklı şehirlerden, hatta farklı ülkelerden insanları bir araya getiren önemli bir turizm unsuru haline geldi.

Bugün dünyanın birçok noktasında insanlar yalnızca bir şehri görmek için değil, bir maçı izlemek, bir turnuvaya katılmak veya desteklediği takımın peşinden gitmek için seyahat ediyor.

Spor turizminin küresel turizm içindeki payı büyüyor. UN Turizm verilerine göre spor turizmi, küresel turizmin yüzde 10’unu oluşturuyor. Küresel Veri Platformu Statista’ya göre bu pazarın 2032 yılına kadar 1,3 trilyon doların üzerine çıkması bekleniyor. Turizm ve seyahat sektörünün öncü oyuncusu olan Tatilsepeti olarak bu değişimi yakından takip ediyor ve spor turizmini geleceğin önemli büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriyoruz.’’

Amaç spordaki seyahat hareketliliğini desteklemek

Spor turizmi alanını sahiplenerekspor organizasyonlarının oluşturduğu seyahat hareketliliğini desteklemeyi ve taraftar deneyimini geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

‘’Deplasman seyahatlerinden uluslararası karşılaşmalara, taraftar organizasyonlarından İzmir'in destinasyon olarak tanıtımına kadar geniş bir alanda yeni projeler geliştirmek istiyoruz. Hedefimiz, sporun yarattığı hareketliliği sürdürülebilir bir turizm değerine dönüştürmek. Göztepe Spor Kulübü’nün spor turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturduğuna inanıyoruz. Spor turizmini yalnızca takip edilen bir trend değil, Türkiye turizminin geleceğinde önemli bir alan olarak görüyoruz. Bu yaklaşımla bu iş birliğinin gerçekleşmesinde emeği geçen Göztepe Spor Kulübü yönetimine teşekkür ediyor, sponsorluk projemizin tüm seyahat ve spor dünyası için başarılarla dolu bir sezona vesile olmasını diliyorum.” 


2 Eylül 2026 Çarşamba

ACI World ‘Dünya Havalimanları Deneyim Zirvesi’ İstanbul’da Sürüyor:

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ACI World ‘Dünya Havalimanları Deneyim Zirvesi’ İstanbul’da Sürüyor: 

Küresel Havacılığın Liderleri, İGA İstanbul Havalimanı Ev Sahipliğinde Buluştu

Havalimanlarının hizmet standartları ve yolcu memnuniyeti alanında dünyadaki en prestijli organizasyon olan ACI World “Dünya Havalimanları Deneyim Zirvesi 2026”, İGA’ya müşteri deneyimi ve eğitim alanlarında 2 ödül getirdi.

Küresel bağlantı gücünde dünya lideri İGA İstanbul Havalimanı,sektörün en büyük çatı kuruluşu Uluslararası Havalimanları Konseyi (AirportsCouncil International World - ACI World) iş birliğiyle düzenlediği “Dünya Havalimanları Deneyim Zirvesi 2026”da (AirportExperienceSummit) küresel havacılığın liderleri ve yöneticilerini İstanbul’da bir araya getirdi. 

Havalimanı deneyiminin geleceğine yön veren organizasyon;küresel havacılığın önde gelen temsilcilerinden oluşan,80 ülkeden 800’ün üzerinde üst düzey profesyonelin katılımıyla İstanbul’da düzenleniyor. Zirve, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra ACI World Genel Direktörü JustinErbacci, ACI World Yönetim Kurulu Başkanı JostLammers ve İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen’in yer aldığı resmî açılış programıyla başladı. 

CEO Bilgen: “Odağımızda insan, duygular ve bağlantılar var” 

Konuşmasında havacılığın varlık sebebinin “bağlantı kurmak” olduğunu vurgulayan İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen,“Bölgemizi de etkileyen jeopolitik gerilimler ve küresel çatışmalar;güvenliğe, emniyete her zaman öncelik veren havalimanları ve havayolları için önemli operasyonel zorluklar yarattı. Ancak sektörümüz; uyum sağlama, iş birliği yapma ve hayati olan küresel bağlantıyı sürdürme yeteneğini bir kez daha gösterdi”diye konuştu.

Zirvenin ana teması olan yolcu deneyimi konusunda da görüşlerini aktaran Selahattin Bilgen, yolcu beklentilerinin benzeri görülmemiş bir hızla geliştiğinin altını ve şu değerlendirmelerde bulundu: “Müşteri hizmetlerinin ötesine geçen ‘havalimanı deneyimi’, artık teknoloji, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çalışan bağlılığı ve kurumsal kültürü de kapsıyor. İGA İstanbul Havalimanı olarak, operasyonel mükemmellik ve müşteri deneyiminin birbirinden ayrılamayacağına inanıyoruz.Teknoloji kolaylaştırmalı, altyapı ise erişilebilirliği desteklemeli. Her kararyolcular, çalışanlar ve paydaşlar için yarattığı değere göre sorgulanmalı.”

Geleceğin havalimanı deneyimine yön veren yatırımlar

Zirve kapsamında düzenlenen oturumlarda,İGA İstanbul Havalimanı’nın 2019 yılındaki açılışından bu yana katettiği mesafeye ve stratejik yatırımlara dikkat çekildi. Kendi güneş enerjisi santraliyle elektriğinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaktan karşılayabilecek kapasiteye kavuşan İGA İstanbul Havalimanı, özel seyahat segmentinde İGA-JETEX Premium Yolcu Terminali’ni hizmete sundu. Geçen yıl Avrupa’nın ilk üçlü paralel pist operasyonunu hayata geçirerek kapasitesini ve verimliliğini bir üst seviyeye taşıyan İGA,2026 yılı içinde 4. ana pistini de hizmete almaya hazırlanıyor.

Gelişmişyolcu deneyiminde zirve: İGA’nın‘üst seviye’ akreditasyonu yenilendi

İGA İstanbul Havalimanı, ‘yolcu deneyimi yönetimi’ndeki küresel liderliğini bir kez daha tescilledi. ACI World tarafından verilen ve en yüksek kademeolan “Seviye 5”(Level 5)“Yolcu Deneyimi Akreditasyonu”, İGA İstanbul Havalimanı için yenilendi. 2025 yılında bu seviyeye ulaşarak önemli bir ilke imza atan İGA İstanbul Havalimanı, sürdürülebilir gelişim kültürü, çalışan ve yolcu deneyimi uyumu,yolcu odaklı liderlik anlayışıyla zirvedeki yerini bu sene de perçinledi. 

İGA Akademi’ye küresel liderlik ödülü ve AMPAP mezuniyet gururu

Sektörün geleceğine yön verecek liderler yetiştiren İGA Akademi, küresel havacılığın profesyonel gelişimine sağladığı katma değer doğrultusunda “2026 Global Training LeadershipAward” ödülünün de sahibi oldu. 2025 yılının ardından bir kez daha bu prestijli ödüle layık görülen İGA Akademi, ev sahipliği yaptığı ACI eğitimleriyle 100’ün üzerinde uluslararası kurumdan katılımcıya ulaştı. Uluslararası eğitim standartlarını gerçek havalimanı operasyonlarıyla buluşturanİGA Akademi, teorik bilgiyi saha uygulamalarıyla destekleyen bütünsel öğrenme yaklaşımı ve uluslararası akreditasyon programlarına sunduğu güçlü destekle öne çıktı. 

Ayrıca, ACI World ve ICAO ortaklığıyla yürütülen küresel akreditasyon programı Airport Management Professional Accreditation Program (AMPAP) kapsamında İGA çalışanları büyük bir başarıya imza attı. 2024 yılında 6 mezun vererek Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 2’nci havacılık kurumu olan İGA İstanbul Havalimanı, 2026 yılında da 4 çalışanını bu zorlu programdan mezun ederek küresel yönetici yetiştirme vizyonunu sürdürdü.


Türk turistlerin yeni rotası uzakdoğu Premium turlara ilgi artıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türk turistlerin yeni rotası uzakdoğu Premium turlara ilgi artıyor

Yurt dışı turlara talep 2026’nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarken, konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan premium turlar giderek daha fazla rağbet görüyor. Yaklaşık 80 yurt dışı rotasında premium ürün sunan Coral Travel, klasik tatil anlayışının ötesine geçerek uzak coğrafyaları, yerel kültürleri ve konforu bir arada yaşamak isteyen deneyim odaklı tatilciler için portföyüne Çin’den Vietnam’a, Zanzibar’dan Victoria Şelaleleri’ne uzanan altı yeni program daha eklemeye hazırlanıyor.

Yurt dışı seyahatlerinde tüketiciler artık yalnızca tur fiyatına değil, ödedikleri tutar karşılığında sunulan hizmetlerin kapsamına ve seyahatin toplam maliyetine de odaklanıyor. Konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan; ek harcamaları azaltan ve bütçe planlamasını kolaylaştıran kapsamlı tur paketleri bu nedenle daha fazla ilgi görüyor.

Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca konaklama standardıyla tanımlanmadığını belirterek şunları söylüyor: “Premium ifadesi bizim için yalnızca otel kategorisini anlatmıyor; seyahatin uçtan uca doğru planlanması ve nitelikli bir deneyim sunulması anlamına geliyor. Misafirlerimize sadece bir seyahat değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunuyoruz.Rotaların oluşturulmasından şehirlerde geçirilecek süreye, otel ve araç seçiminden rehber atamalarına kadar tüm kararları yıllar içinde edindiğimiz deneyim ve misafirlerimizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda veriyoruz. Amacımız, misafirimizin turu satın alırken gördüğü fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması.”

Turistler yeni deneyimler arayışında 

2026 yılında CoralTravel’ın premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya ve Fiyortlar ile İtalya Çizme rotası gibi Avrupa’nın ikonik kentlerinin yanı sıra oldu Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi uzak ve egzotik rotalar öne çıktı.

Bu tablo, Türk turistlerin bir yandan klasik Avrupa rotalarına ilgisini sürdürürken bir yandan ve deneyim odaklı destinasyonlara da yöneldiğini gösteriyor. Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka Türk turistlerin ilgisinin arttığı destinasyonlar arasında öne çıktı. Japonya'ya olan talep geçen yıla göre yüzde 70, Güney Kore'ye olan talep ise yüzde 50 arttı. Yeni deneyimler sunan bu rotaların yanı sıra Azerbaycan, diğer Türk Cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini güçlendiriyor.

Ekrandan rotaya: Set-jetting seyahat tercihlerinde güçleniyor

Premium seyahatin deneyim boyutunu besleyen yeni eğilimlerden biri de film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlama anlamına gelen “set-jetting”. 18 ülkede 24 bin yetişkinle gerçekleştirilenUnpack ’26 araştırmasına göre Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81’i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlardan hareketle oluşturuyor. Küresel seyahatseverlerin yüzde 53’ü ise ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını belirtiyor.

Christopher Nolan’ın Homeros’un destanından uyarladığı TheOdyssey de bu eğilimin 2026’daki dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Filmin Peloponez başta olmak üzere Yunanistan’daki çekim noktalarının yanı sıra Sicilya, Fas ve İskoçya gibi lokasyonları yeniden seyahat gündemine taşıması, sinema ile destinasyon keşfi arasındaki bağı güçlendirdi. 

Altı yeni deneyim rotası sunulacak

Coral Travel, önümüzdeki dönemde premium tur ağını farklı coğrafyalarda yeni programlarla genişletmeye hazırlanıyor. Portföye eklenmesi planlanan rotalar arasında Yangtze Nehri’nde Büyük Çin; Kızıl Nehir’den Mekong’aVietnam; Asya’nın ödüllü egzotik adası PhuQuoc; Okyanusun İncisi Zanzibar; Güney Afrika-Botsvana-Victoria Şelaleleri ve Kahire’den Abu Simbel’e Mısır’ın Altın Rotası bulunuyor.

Yüzde 97,8 memnuniyet

Coral Travel verilerine göre 2026’da bugüne kadar premium turlarla seyahat eden misafirlerin memnuniyet oranı yüzde 97,8 olarak gerçekleşti. Artan rekabet ortamında uzun vadeli marka değerinin yalnızca fiyat avantajıyla değil; güven, memnuniyet ve tekrar seyahat eden sadık misafirlerle oluşturulabileceği yaklaşımını benimseyen Coral Travel, premium tur programlarını konfor, hizmet kalitesi ve maliyet öngörülebilirliği ekseninde şekillendiriyor.

Avrupa rotalarında merkezi konumdaki 4 yıldızlı oteller, uzak destinasyonlarda ise bölgenin özelliklerine göre seçilen 4 ve 5 yıldızlı tesislerin tercih edildiğini belirten Mehmet Kamçı, “Premium turlar ilk bakışta standart ürünlerden bir miktar daha yüksek fiyatlı görünebilir. Ancak standart bir turun fiyatına ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi dahil olmayan kalemler eklendiğinde toplam maliyet farkı önemli ölçüde azalıyor. Bizim için mesele yalnızca bir kez tur satmak değil; misafirimizin satın alma aşamasından eve dönüşüne kadar iyi bir deneyim yaşamasını ve sonraki seyahatlerinde de bizi tercih etmesini sağlamak” dedi. 


Etkinlik Endüstrisinin Geleceği 19-20 Kasım’da 42 Venue Maslak’ta Şekillenecek


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Event Summit Türkiye İçin Geri Sayım Başladı

Etkinlik Endüstrisinin Geleceği 19-20 Kasım’da 42 Venue Maslak’ta Şekillenecek

Türkiye’nin ilk, bölgenin en önemli Etkinlik Endüstrisi zirvelerinden biri olmaya hazırlanan Event Summit Türkiye; sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da bir araya getiriyor.

Etkinlik Endüstrisinin geleceğine yön vermek, sektör profesyonellerini aynı çatı altında buluşturmak ve yeni nesil iş birliklerinin önünü açmak amacıyla hayata geçirilen Event Summit Türkiye için geri sayım başladı. 19-20 Kasım 2026 tarihlerinde 42 Venue Maslak’ta gerçekleştirilecek zirve; etkinlik ajanslarından MICE acentelerine, toplantı ve kongre otellerinden etkinlik mekanlarına, kurumsal markalardan teknoloji şirketlerine, teknik ve dekor firmalarından insan kaynakları şirketlerine kadar Etkinlik Endüstrisinin geniş ekosistemini İstanbul’da buluşturacak.

Türkiye’de kendi alanında bir ilk olma hedefiyle yola çıkan ve bölgesel ölçekte güçlü bir buluşma noktası olarak konumlanan Event Summit Türkiye, yalnızca bir konferans veya sektör toplantısı olmanın ötesinde; bilgi, deneyim, network, iş geliştirme, marka görünürlüğü ve yeni ticari fırsatları aynı platformda buluşturan kapsamlı bir sektör zirvesi olarak hazırlanıyor.

İki gün boyunca gerçekleştirilecek program kapsamında 14 panel, 50 konuşmacı, 14 moderatör ve 4 Event Talks sahnede yer alacak. Etkinlik sektörünün bugünü ve yarını; değişen tüketici davranışları, teknoloji, yapay zekâ, deneyim ekonomisi, MICE, turizm, kurumsal etkinlikler, mekan yönetimi, sürdürülebilirlik, yaratıcılık, pazarlama ve yeni iş modelleri gibi farklı başlıklarla ele alınacak.

Event Summit Türkiye’nin en önemli hedeflerinden biri ise sektör profesyonellerini yalnızca dinleyici olarak değil, yeni iş bağlantıları kurabilecekleri, markalarını tanıtabilecekleri ve ticari fırsatlara ulaşabilecekleri aktif bir ekosistemin parçası haline getirmek.

Bu nedenle zirve kapsamında sponsorluk, stand ve bilet satışları da yoğun bir ilgiyle devam ediyor.

ETKİNLİK ENDÜSTRİSİNİN TÜM EKOSİSTEMİ AYNI ÇATI ALTINDA

Event Summit Türkiye, Etkinlik Endüstrisinin yalnızca tek bir segmentine değil, sektörün tamamına hitap eden yapısıyla öne çıkıyor.

Zirvede;

Etkinlik Ajansları,

MICE Acenteleri,

Toplantı ve Kongre Otelleri,

Etkinlik Mekanları,

Kurumsal Event ve MICE tedarikçileri,

Konaklama ve şehir otelleri,

Teknik prodüksiyon firmaları,

Ses, ışık ve görüntü şirketleri,

Dekorasyon ve tasarım firmaları,

İnsan kaynakları ve yetenek yönetimi şirketleri,

Event ve MICE teknolojileri şirketleri,

Dijital çözümler sunan teknoloji firmaları,

Kurumsal markalar,

Üniversiteler,

Turizm profesyonelleri,

Organizasyon ve prodüksiyon şirketleri,

Festival ve konser organizatörleri,

Pazarlama ve iletişim profesyonelleri,

Mekan ve destinasyon temsilcileri,

Sektör yatırımcıları ve girişimciler,

Medya kuruluşları

başta olmak üzere çok sayıda profesyonel ve kurum bir araya gelecek.

Bu geniş katılımcı profili, Event Summit Türkiye’yi sektörün farklı alanları arasında yeni bağlantılar kurulabileceği önemli bir B2B buluşma platformuna dönüştürüyor.

Bir etkinlik ajansının yeni bir teknik tedarikçiyle, bir otelin kurumsal müşteriyle, bir teknoloji şirketinin MICE profesyonelleriyle, bir otomotiv markasının filo ve kurumsal satın alma karar vericileriyle, bir etkinlik mekanının yeni organizasyonlarla ve bir hizmet sağlayıcının yüzlerce potansiyel müşteriyle aynı ortamda buluşabilmesi, zirvenin ticari değerini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Event Summit Türkiye bu yönüyle, “sektörün konuştuğu yer” olmanın yanı sıra “sektörün iş yaptığı yer” olmayı hedefliyor.

SADECE KONUŞULAN DEĞİL, İŞ ÜRETEN BİR ZİRVE OLACAK

Etkinlik Endüstrisi son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Markaların tüketicileriyle kurduğu ilişkiden kurumsal iletişime, çalışan deneyiminden destinasyon pazarlamasına, kongre ve toplantılardan festival ve canlı etkinliklere kadar etkinlikler artık yalnızca bir organizasyon faaliyeti olarak değil, marka stratejisinin ve ekonomik değer yaratmanın önemli araçlarından biri olarak değerlendiriliyor.


Bu değişim, sektör profesyonellerinin bir araya gelerek yeni trendleri takip etmesini kadar, doğru iş ortaklarına ulaşmasını da önemli hale getiriyor.


Event Summit Türkiye tam da bu noktada devreye giriyor. Zirve; katılımcılarına yalnızca sahnede konuşulan içerikleri dinleme fırsatı sunmak yerine, iki gün boyunca sektörün farklı oyuncularıyla birebir temas kurabilecekleri bir ortam yaratıyor. Event Summit Türkiye’nin temel vaatlerinden biri, iki günlük zirve deneyimini bu ticari fırsatlarla birleştirmek. Bu nedenle etkinlikte yer alan her marka için zirve, yalnızca bir etkinliğe katılım değil; doğrudan hedef kitleyle temas kurma ve marka değerini sektörün merkezinde görünür hale getirme fırsatı olarak konumlanıyor.

MARKALAR İÇİN EVENT SUMMIT TÜRKİYE FIRSATI

Event Summit Türkiye’nin hedef kitlesi, özellikle etkinlik ve MICE dünyasında karar alma süreçlerinde etkili olan profesyonellerden oluşuyor.

Bu durum zirveyi, ürün ve hizmetlerini doğrudan sektör profesyonellerine tanıtmak isteyen şirketler için güçlü bir pazarlama ve iş geliştirme platformuna dönüştürüyor.

Bir markanın etkinlik sektöründeki yüzlerce profesyonelle iki gün boyunca aynı ortamda bulunması; klasik reklam modellerinin ötesinde, doğrudan iletişim ve deneyim odaklı marka etkileşimi yaratıyor.

Stand alanları bu nedenle yalnızca ürün sergileme noktaları olarak değil, markaların kendi deneyim alanlarını yaratabilecekleri birer iletişim platformu olarak tasarlanıyor.

Katılımcı şirketler; ürünlerini sergileyebilir, hizmetlerini anlatabilir, potansiyel müşterileriyle birebir görüşebilir, yeni iş bağlantıları kurabilir, lead toplayabilir, marka bilinirliğini artırabilir ve sektör profesyonelleriyle doğrudan iletişim kurabilir.

Bu yapı, özellikle etkinlik sektörüne hizmet veren teknoloji, otomotiv, otelcilik, ulaşım, teknik prodüksiyon, dekorasyon, yazılım, insan kaynakları, finans, iletişim ve diğer B2B hizmet sağlayıcıları için önemli bir ticari fırsat yaratıyor.

STAND ALANLARI İÇİN BAŞVURULAR YOĞUN İLGİYLE DEVAM EDİYOR

Event Summit Türkiye kapsamında markalara ayrılan stand alanları için başvurular başladı.

Sektörde ürün ve hizmetlerini doğrudan karar vericilere tanıtmak isteyen şirketler için hazırlanan stand alanları, zirvenin ticari merkezlerinden biri olacak.

Bir standın Event Summit Türkiye içerisinde yer alması, markanın iki gün boyunca etkinlik profesyonellerinin karşısında görünür olmasını sağlarken, aynı zamanda yüz yüze görüşmeler için de önemli bir zemin oluşturacak.

Geleneksel reklam çalışmalarında markanın hedef kitleye ulaşması çoğu zaman dolaylı bir iletişim süreci üzerinden gerçekleşirken, Event Summit Türkiye’de marka ile potansiyel müşteri aynı fiziksel ortamda buluşabilecek.


Bu da özellikle B2B satış süreçlerinde kritik öneme sahip olan güven, yüz yüze iletişim ve deneyim faktörlerini güçlendirecek. Stand sahibi markalar için hedef yalnızca “görünür olmak” değil; görünürlüğü iş bağlantısına ve ticari fırsata dönüştürmek olacak. Bu nedenle Event Summit Türkiye, stand alanlarını klasik fuar mantığından çıkararak, sektör profesyonelleriyle etkileşim kurulabilecek bir deneyim alanı olarak konumlandırıyor.

SPONSORLUKLAR MARKALARA 360 DERECE GÖRÜNÜRLÜK SUNUYOR

Event Summit Türkiye’nin sponsorluk modeli de markaların zirvedeki görünürlüğünü artıracak şekilde tasarlanıyor. Sponsor markalar, etkinliğin yalnızca fiziksel alanlarında değil; sahne, iletişim, dijital içerik, duyuru ve etkinlik deneyiminin farklı temas noktalarında görünürlük elde etme fırsatına sahip olacak. Sponsorluk modeli, markaların hedef kitleyle yalnızca etkinlik sırasında değil, etkinlik öncesinde ve sonrasında da iletişim kurabilmesini destekleyen bir yapı üzerine kuruluyor. Bu yaklaşımın temelinde ise şu düşünce yer alıyor:

Bir markanın Event Summit Türkiye’de bulunması, yalnızca iki günlük bir görünürlük değil; sektörün gündeminde yer alma fırsatıdır.

Markalar için sponsorluk; logo görünürlüğünden daha fazlasını ifade ediyor.

Sahne görünürlüğü, marka iletişimi, etkinlik alanındaki temas noktaları, networking fırsatları, özel deneyimler ve hedef kitleyle doğrudan iletişim gibi farklı imkanlar sayesinde sponsorlukların markalar açısından ölçülebilir bir pazarlama değerine dönüşmesi hedefleniyor.

Özellikle etkinlik sektörüne ürün veya hizmet sunan şirketler için Event Summit Türkiye sponsorluğu, doğrudan potansiyel müşterilerin bulunduğu bir ortamda marka otoritesi oluşturma fırsatı sunuyor.

BİLET SATIŞLARI MOBILET ÜZERİNDEN DEVAM EDİYOR

Event Summit Türkiye’ye ziyaretçi olarak katılmak isteyen sektör profesyonelleri için bilet satışları da başladı. Biletler Mobilet üzerinden satışa sunulurken, zirveye katılmak isteyen profesyonellerin kontenjan ve dönem avantajlarından yararlanmak için erken davranması bekleniyor. Event Summit Türkiye biletinin yalnızca iki günlük bir etkinlik girişinden ibaret olmaması hedefleniyor.

Katılımcılar; sektörün önde gelen isimlerini dinleme, yeni trendleri takip etme, yeni markalar keşfetme, potansiyel iş ortaklarıyla tanışma, yeni müşteri bağlantıları kurma, sektör profesyonelleriyle networking yapma ve Etkinlik Endüstrisinin geleceğine ilişkin öngörüler edinme fırsatı bulacak.

Bu nedenle Event Summit Türkiye, sektör profesyonelleri için yalnızca “katılınacak bir etkinlik” değil, kariyer, network ve iş geliştirme açısından değerlendirilebilecek iki günlük profesyonel bir yatırım olarak öne çıkıyor.

14 PANEL, 50 KONUŞMACI, 14 MODERATÖR VE 4 EVENT TALKS

Event Summit Türkiye sahnesinde iki gün boyunca yoğun bir içerik programı gerçekleştirilecek.

Toplam 14 panel, 50 konuşmacı, 14 moderatör ve 4 Event Talks ile sektörün farklı perspektifleri aynı sahnede buluşacak.

Programın temel amacı yalnızca bugünün sektörünü değerlendirmek değil, geleceğin etkinlik ekonomisini ve etkinlik deneyimini şekillendirecek dinamikleri tartışmak.

Etkinliklerin değişen yapısından teknolojiye, yeni nesil deneyimlerden MICE dünyasına, markaların etkinlik yatırımlarından sürdürülebilirliğe, insan kaynağından yaratıcılığa kadar geniş bir perspektifte gerçekleştirilecek oturumlarda sektörün geleceğine ilişkin önemli başlıklar masaya yatırılacak.

Konuşmacılar ve moderatörler, farklı uzmanlık alanlarından gelen deneyimleriyle zirvenin bilgi paylaşımı tarafını güçlendirecek. Event Talks formatı ise sektörün önemli isimlerinin kendi deneyimlerini, bakış açılarını ve gelecek öngörülerini daha kişisel ve doğrudan bir formatta paylaşmalarına imkan sağlayacak.

“ÖTE” FELSEFESİYLE GELECEĞE BAKIŞ

Event Summit Türkiye’nin düşünsel çatısını ise “ÖTE” kavramı oluşturuyor. ÖTE; yalnızca geleceği konuşmak değil, bugünün sınırlarının ötesine geçmeyi ifade ediyor. Etkinlik Endüstrisi de bugün tam olarak böyle bir dönüşümün içerisinde bulunuyor. Teknoloji değişiyor. Tüketici beklentileri değişiyor. Markaların deneyim tasarımları değişiyor. MICE modelleri dönüşüyor. Etkinliklerin ekonomik ve stratejik değeri artıyor. Yapay zekâ yeni çalışma biçimleri yaratıyor. İnsan deneyimi ise tüm bu teknolojik dönüşümün merkezinde kalmaya devam ediyor. Bu nedenle Event Summit Türkiye, “gelecekte ne olacak?” sorusundan daha fazlasını sormayı amaçlıyor.

UMUT KAYA: “EVENT SUMMIT TÜRKİYE’Yİ BİR ZİRVE DEĞİL, SEKTÖRÜN ORTAK BULUŞMA NOKTASI OLARAK TASARLIYORUZ”

Event Summit Türkiye Komite Başkanı Umut Kaya, zirvenin yalnızca bir etkinlik organizasyonu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Event Summit Türkiye’nin Etkinlik Endüstrisinin tüm paydaşlarını ortak bir platformda buluşturma hedefi taşıdığını ifade etti.

Kaya açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Event Summit Türkiye’yi tasarlarken çıkış noktamız çok netti. Etkinlik Endüstrisinin tüm paydaşlarının kendisini içinde bulabileceği, yalnızca konuşmaların dinlendiği değil, gerçek ilişkilerin kurulduğu ve yeni işlerin doğduğu bir platform oluşturmak.

Türkiye’de etkinlik sektörünün ulaştığı noktaya baktığımızda çok güçlü bir ekosistem görüyoruz. Çok başarılı ajanslarımız, MICE şirketlerimiz, otellerimiz, mekanlarımız, teknik firmalarımız, teknoloji şirketlerimiz, yaratıcı ekiplerimiz ve bu sektörün gelişmesine katkı sağlayan çok sayıda profesyonelimiz var. Ancak bu kadar büyük bir ekosistemin, kendi potansiyelini daha güçlü biçimde bir araya getirebileceği uluslararası ölçekte bir buluşma noktasına ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz.

Event Summit Türkiye tam olarak bu ihtiyaca cevap vermek üzere ortaya çıktı.

19-20 Kasım tarihlerinde 42 Venue Maslak’ta gerçekleştireceğimiz zirvede yalnızca sektörün bugününü konuşmayacağız. Geleceğin etkinlik ekonomisini, yeni iş modellerini, teknolojiyi, deneyimi, insan kaynağını, markaların beklentilerini ve sektörün önündeki fırsatları da birlikte değerlendireceğiz.

Bizim için en önemli konulardan biri networking. Çünkü biliyoruz ki etkinlik sektöründe çok değerli işlerin önemli bir bölümü doğru insanlarla doğru zamanda kurulan ilişkilerden doğuyor. Bu nedenle Event Summit Türkiye’de bir yandan güçlü bir sahne programı oluştururken, diğer yandan katılımcıların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri güçlü bir iş geliştirme ortamı yaratıyoruz.

Stand alanlarını da bu anlayışla değerlendiriyoruz. Stand alanı bizim için yalnızca bir ürün sergileme alanı değil. Bir markanın kendisini anlatabileceği, müşterisiyle konuşabileceği, yeni bağlantılar kurabileceği ve somut iş fırsatları yaratabileceği bir platform.

Aynı yaklaşım sponsorluklar için de geçerli. Event Summit Türkiye’ye sponsor olan markaların yalnızca logolarını görünür hale getirmelerini değil, zirvenin deneyiminin bir parçası olmalarını istiyoruz. Markaların hedef kitleleriyle gerçek bir temas kurmasını, kendi hikayelerini anlatmasını ve sektör içerisindeki konumlarını güçlendirmesini önemsiyoruz.

Bilet alan her katılımcının da iki günün sonunda yalnızca birkaç panel izlemiş olarak değil; yeni insanlar tanımış, yeni fikirler edinmiş, yeni markalar keşfetmiş ve mümkünse yeni bir iş bağlantısıyla etkinlikten ayrılmasını istiyoruz.

Event Summit Türkiye’nin bizim için en önemli tarafı da burada. Biz bir etkinlik düzenlemiyoruz. Bir ekosistem oluşturmaya çalışıyoruz. Bu nedenle tüm sektör profesyonellerini, markaları, ajansları, otelleri, mekanları, teknoloji şirketlerini, tedarikçileri ve etkinlik dünyasına değer katan herkesi Event Summit Türkiye’nin bir parçası olmaya davet ediyoruz.

Çünkü sektörün geleceği, yalnızca sahnede konuşulanlarla değil, o sahnenin etrafında kurulan ilişkilerle şekillenecek. Biz de bu nedenle ‘ÖTE’ diyoruz. Bugünün ötesine, mevcut iş modellerinin ötesine, alışılmış etkinlik anlayışının ötesine geçmek için.

Event Summit Türkiye’nin ilk buluşmasının sektörde kalıcı bir iz bırakacağına ve bundan sonraki yıllarda bölgenin önemli etkinliklerinden biri haline geleceğine inanıyoruz.”

İKİ GÜNDE YALNIZCA NETWORKING DEĞİL, YENİ BİR İŞ EKOSİSTEMİ

Event Summit Türkiye’nin en önemli farklılıklarından biri, sahne programı ile iş geliştirme deneyimini aynı organizasyon içerisinde birleştirmesi olacak. Sektör profesyonelleri bir yandan panelleri ve Event Talks oturumlarını takip ederken, diğer yandan fuaye alanlarında markalarla, tedarikçilerle ve potansiyel iş ortaklarıyla bir araya gelebilecek.

Bu yapı, özellikle yeni iş ilişkileri kurmak isteyen şirketler açısından zirveyi önemli bir ticari buluşma noktasına dönüştürecek. Etkinlik sektöründe satın alma ve iş ortaklığı kararlarının çoğu, yalnızca fiyat veya ürün özellikleri üzerinden değil, güven ve ilişki üzerinden şekilleniyor. Event Summit Türkiye bu ilişkiyi kurmak için fiziksel bir alan yaratıyor. Bu nedenle zirvede yer alan her şirket için önemli soru şu olacak: “Bu iki günün sonunda kaç yeni bağlantı kurabilirim?”

Stand ve sponsorluk modeli de bu soruya cevap verecek şekilde kurgulanıyor.

SEKTÖRÜN KARAR VERİCİLERİ İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

Event Summit Türkiye’nin hedef kitlesi, etkinlik ve MICE ekosisteminin karar verici ve etkili profesyonellerini kapsıyor. Etkinlik ajanslarının yöneticileri, MICE profesyonelleri, otel yöneticileri, mekan yöneticileri, satın alma profesyonelleri, pazarlama yöneticileri, kurumsal etkinlik yöneticileri, teknoloji şirketlerinin temsilcileri, teknik prodüksiyon profesyonelleri ve markaların etkinlik yatırımlarında rol alan yöneticiler zirvenin önemli katılımcıları arasında bulunuyor.

Bu profil, Event Summit Türkiye’yi B2B pazarlama açısından değerli hale getiriyor.

Çünkü burada markaların ulaşmak istediği hedef kitle, yalnızca etkinlik izlemek için değil; iş yapmak, çözüm aramak, yeni tedarikçiler keşfetmek, yeni fikirler edinmek ve yeni iş ortaklıkları kurmak için bir araya geliyor.

Dolayısıyla Event Summit Türkiye’de yer almak, özellikle B2B hizmet sunan şirketler için pazarlama ve satış ekiplerinin doğrudan hedef kitleyle temas kurabileceği önemli bir fırsat yaratıyor.

ULUSLARARASI KATILIMLA BÖLGESEL BİR BULUŞMA NOKTASI

Event Summit Türkiye yalnızca Türkiye pazarına odaklanan bir organizasyon olmanın ötesinde, uluslararası katılımla bölgesel bir sektör buluşması oluşturmayı hedefliyor.

Dünyanın farklı noktalarından etkinlik, MICE, turizm, teknoloji ve deneyim ekonomisi profesyonellerinin İstanbul’da bir araya gelmesi; Türkiye’deki sektör oyuncuları için yeni uluslararası bağlantılar kurulmasına da imkan sağlayacak.

İstanbul’un Avrupa ile Asya arasında doğal bir köprü olması, Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı ve gelişmiş etkinlik organizasyonu kapasitesi, Event Summit Türkiye’nin uluslararası bir platforma dönüşmesi açısından önemli avantajlar sağlıyor.

Bu kapsamda zirvenin yalnızca Türkiye’deki sektör profesyonellerini bir araya getiren bir organizasyon değil, Türkiye’nin Etkinlik Endüstrisindeki potansiyelini uluslararası sektöre taşıyan bir buluşma noktası olması hedefleniyor.

EVENT SUMMIT TÜRKİYE’DE YER ALMAK İÇİN BAŞVURULAR DEVAM EDİYOR

19-20 Kasım 2026 tarihlerinde 42 Venue Maslak’ta gerçekleştirilecek Event Summit Türkiye’de sponsor olmak, stand ile yer almak veya ziyaretçi olarak katılmak isteyen şirket ve profesyoneller için başvurular devam ediyor.

Sponsorluk ve stand seçenekleri, farklı ölçekteki markaların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde değerlendiriliyor. Özellikle etkinlik sektörüne ürün ve hizmet sağlayan şirketler açısından zirvede yer almak; markanın doğrudan sektör profesyonelleriyle buluşmasını, ürün ve hizmetlerini deneyimletmesini ve yeni ticari bağlantılar oluşturmasını sağlayabilecek önemli bir pazarlama fırsatı sunuyor.

Kurumsal markalar açısından ise Event Summit Türkiye; etkinlik sektöründeki karar vericilerle doğrudan temas kurmak, marka deneyimi yaratmak ve B2B iletişim çalışmalarını güçlendirmek için değerlendirilebilecek bir platform olarak öne çıkıyor.

Sponsor olmak isteyen markalar için ise zirvenin farklı temas noktalarında görünürlük sağlayan sponsorluk fırsatları bulunuyor. Bu kapsamda şirketlerin stand ve sponsorluk kontenjanları için erken başvuru yapmaları önem taşıyor.

İLK BULUŞMADA PEK ÇOK “İLK” BİRLİKTE YAŞANACAK

Event Summit Türkiye, ilk edisyonunda güçlü bir program ve kapsamlı katılımcı yapısıyla sektörde yeni bir dönemin başlangıcını yapmayı hedefliyor. 14 panel, 50 konuşmacı, 14 moderatör ve 4 Event Talks ile oluşturulan içerik programı; sektörün farklı uzmanlık alanlarını tek bir çatı altında buluşturacak. Sahnenin yanı sıra stand alanları, networking fırsatları ve marka deneyimleri zirvenin önemli bileşenleri olacak. Bu nedenle Event Summit Türkiye’nin ilk edisyonu, yalnızca bir başlangıç değil; Türkiye’de Etkinlik Endüstrisinin geleceğine ilişkin yeni bir buluşma kültürünün başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Zirvenin temel hedeflerinden biri de her yıl daha fazla uluslararası katılımcı, daha fazla marka ve daha güçlü bir iş ağıyla büyüyerek bölgesel ölçekte referans gösterilen bir Etkinlik Endüstrisi platformu haline gelmek.


TURİZM DÜNYASI İSTANBUL’DA BULUŞUYOR: GÜNDEM 2027

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ULUSLARARASI İSTANBUL TURİZM FUARI İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

5 yılda kendi alanında dünyanın en büyük ilk üç fuarı arasına girmeyi hedefleyen Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı basın toplantısı Dream Project Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman ev sahipliğinde SwissotelTheBosphorus’ta gerçekleşti. Yüksek hacimli iş birliği potansiyeliyle kapılarını açmaya hazırlanan ITF, 300 uluslararası satın almacı ve 8 bin B2B görüşmeyle Türkiye turizmi için yeni iş bağlantılarının adresi olacak. 

TURİZM DÜNYASI İSTANBUL’DA BULUŞUYOR: GÜNDEM 2027

Daha fazla turistten çok, daha fazla harcayan, daha uzun konaklayan ve Türkiye’ye daha yüksek ekonomik değer bırakan ziyaretçi hedefleniyor. Bu dönüşümün ticaret ayağını ise Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı (ITF) güçlendiriyor. 5 yıl içinde dünyanın en büyük 3 turizm fuarından biri olmayı hedefleyen ITF, Türkiye turizm sektörünün tüm paydaşlarını küresel liderlik hedefi etrafında buluşturmak için gün sayıyor. 24-25 Eylül’de Yenikapı’da dördüncü kez düzenlenecek fuarda son hazırlıklar tüm hızıyla devam ederken, fuara adeta talep patlaması yaşandı. Bu yıl 10 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilecek fuarda, 29 ülkeden 345'in üzerinde katılımcı firma ve 39 ülkeden 300 uluslararası satın almacı ağırlanacak. İki ay kala tüm taleplerin dolduğu ve yeni taleplere cevap verilemediği fuar kapsamında bu yıl HostedBuyer (Satın almacı) programına 1.245 uluslararası başvuru gelirken, ,toplam 300 uluslararası satın almacı İstanbul’da ağırlanacak. İngiltere ve Avrupa, BDT, Orta Doğu, Amerika, Asya-Pasifik, Avustralya ve Afrika pazarlarına kadar çok geniş bir coğrafyadan gelen hosted buyerlar, Türk turizmine güçlü bir katkı sunacak. Hosted buyerların beyan ettikleri yıllık bütçeler ve Türkiye’ye ayırdıkları harcama payları üzerinden yapılan hesaplamada yüksek hacimli bir iş birliği potansiyelinin ITF’de oluşması bekleniyor. 

8 BİN B2B GÖRÜŞME

ITF’nin Hosted Buyer programı, fuar başlamadan önce ticari bağlantıların kurulmasına da imkan sağlıyor. Online B2B randevu sistemi üzerinden buyerlar katılımcı firmalarla görüşmelerini önceden planlarken, profesyonel ziyaretçiler de firmalardan randevu alabiliyor. Bu yıl fuarda 8 binin üzerinde B2B görüşme yapılması bekleniyor. General Electric Healthcare, Xiaomi, HelmsBriscoe, Kohler, MCI Group, Petronas, Nippon Electric Company, Xiamen C&D International Travel Service Group, Terramundus, Sinopharm, BCD Travel, American Express, Booking.com, Trip.com ve Expedia gibi global şirketlerin yöneticilerinin katılacağı fuarda, çok güçlü bir işbirliği potansiyeli de oluşacak. 

Fuarda 16.30’a kadar uygulanan ses yasağı sayesinde katılımcı ve satın alıcıların stantlarında rahat bir şekilde B2B görüşmelerini gerçekleştirmeleri hedefleniyor. Uluslararası satın alıcılar için düzenlenen Boğaz turları ve tarihi yarımada programlarıyla da İstanbul'un destinasyon olarak doğrudan deneyimlenmesi sağlanacak.

Uluslararası medya kuruluşları arasında Financial Times, ATOR, Breaking Travel News, Blum Connect, ConnoisseurCircle, EVINTRA, Flying Media, TRVL COUNTER ve Travel AndTour World gibi önemli yayınlar fuarda ağırlanacak.


17 BİN ULUSAL&ULUSLARARASI ZİYARETÇİ

Bu yıl fuarda Karayipler, Bulgaristan, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Güney Kore, Macaristan, Vietnam, İtalya, Hindistan, Birleşik Krallık, Rusya ve Peru’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkeden stantlı katılım gerçekleşecek. ITF’de bu yıl 17 binin üzerinde ziyaretçi bekleniyor. Fuar tarihine kadar uluslararası profesyonel ziyaretçi sayısının 2 bin 500-3 bin seviyesine taşınması hedefleniyor. İstanbul turizmine de güçlü bir katkı sunacak olan fuar hem konaklama hem de yeme-içme sektöründe doping etkisi yaratacak.

TURİZM ZİRVESİ 

İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenecek Turizm Zirvesi, sektörün önde gelen ulusal ve uluslararası temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirecek. İki gün boyunca gerçekleştirilecek zirvede 18 farklı oturum başlığında 83 ulusal ve uluslararası konuşmacı sektörün gündemini değerlendirecek.

Zirvede; Uluslararası Kongre ve Konvansiyonlar Birliği (ICCA) Başkanı, CityDNA ve LondonandPartners Kongre ve Konvansiyon Bürosu Avrupa Başkanı, Booking.com Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Müdürü, Tripadvisor Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Destinasyonlar Birlikleri Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Avrupa Otelciler, Restoranlar ve Kafeler Birliği (HOTREC) Başkanı, Trip.com Group Güney Avrupa Pazar Direktörü, Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) Başkanı, Wyndham Hotels Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı, Hilton Avrupa Bölge Başkan Yardımcısı, EasyJetHolidays Operasyondan Sorumlu Üst Düzey Yönetici (CCO), Rusya Turizm Endüstrisi Birliği Başkanı ve Belarus Seyahat Acentaları Birliği Başkanı gibi sektörün önemli isimleri konuşmacı olarak yer alacak.

2026 yılının turizm performansının değerlendirileceği zirvede, sektörün 2027 beklentileri de ele alınacak. Sektör değerlendirmelerinden global trendlere, sürdürülebilirlikten MICE endüstrisine, OTA’lardan teknolojiye kadar turizmin gündemindeki birçok önemli konu farklı oturumlarda masaya yatırılacak.

Zirvede ayrıca, BDT pazarı, Mısır pazarı, MICE endüstrisi ve turizmde öne çıkan yeni trendler ele alınacak. İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu sponsorluğunda düzenlenecek “Vizyon 2036: Küresel Sektör Liderlerinin Gözünden Destinasyonların Konumlandırılması” oturumunda uluslararası turizm sektörünün önde gelen isimleri yer alacak. Ayrıca Mısır Pazarı ve Muğla Destinasyon Oturumları ile sektörün önemli temsilcileri ve yerel yöneticiler deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı kapsamında 24 Eylül akşamı SwissôtelTheBosphorus’ta gerçekleştirilecek İTF Gala Party, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek. Yerli ve yabancı turizm profesyonellerinin katılımıyla düzenlenecek gala gecesi, fuarın yarattığı iş birliği ve networking ortamını daha da güçlendirecek.

PLANLI VE İSTİKRARLI BÜYÜME

Fuar öncesi düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, bu yıl Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nın dördüncüsünü gerçekleştirdiklerini söyledi. “İlk günden itibaren planlı ve istikrarlı bir şekilde büyüyoruz” diyen Ataman, “İlk yılımızdan bugüne metrekare bazında yüzde 49, Türkiye’ye kazandırdığımız nitelikli HostedBuyer sayısında ise yüzde 80 büyüdük. Üçüncü yılımızda da TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) gerekli kriterlerini tamamlayarak uluslararası fuar unvanını almaya hak kazandık” ifadelerini kullandı.

HEDEF 5 YILDA İLK 3

Önümüzdeki 5 yılda dünyanın en büyük ilk üç turizm fuarı arasına girmeyi hedeflediklerini hatırlatan Ataman, bu hedefin ulaşılabilirliğini ise şu sözlerle özetledi: “Birincisi sektörün desteği. Sektörümüzün lider kuruluşlarının yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarının da güçlü desteğini görüyoruz. İkincisi nitelikli HostedBuyer programımız. Bizim için sadece İstanbul’a kaç buyer getirdiğimiz değil, hangi buyerı getirdiğimiz ve burada ne kadar iş ürettiğimiz önemli. Türkiye ile iş yapan veya Türkiye’de yeni iş geliştirmek isteyen, yüksek iş hacmine sahip outgoingacentaları, DMC’leri, tur operatörlerini ve kurumsal şirketlerin satın alma yöneticilerini sektörümüzle buluşturuyoruz. Bu yıl B2B sistemimiz üzerinden 8 binin üzerinde görüşme gerçekleştirilmesini bekliyoruz. Üçüncüsü uluslararası büyüme.” Bu yıl stant satışlarımızı fuardan yaklaşık iki ay önce tamamladık. Bugün yeni taleplere olumlu yanıt veremeyecek noktadayız. Bu da bize büyüme ihtiyacını çok net gösteriyor” diye konuştu.

İŞ HACMİNİ ARTIRACAKLAR

Bu yıl Hosted Buyer programımız kapsamında 300 uluslararası satın almacıyı İstanbul’da ağırlayacaklarını anlatan Ataman, “Programa toplam 1.245 uluslararası başvuru aldık. Buyerlarımız BDT’den İngiltere’ye, Avrupa’dan Amerika’ya, Körfez’den Hindistan, Çin ve Asya pazarlarına kadar çok geniş bir coğrafyadan geliyor. Ama bizim için burada sayıdan daha önemli olan buyer profilinin niteliği ve satın alma gücü. Programımızda CEO, şirket sahibi, Managing Director, Commercial Director, Global VP ve satın alma yöneticileri gibi doğrudan karar veren ve bütçe yöneten profesyoneller bulunuyor. Başvuruların 642’sinde Türkiye’de yeni iş geliştirme veya mevcut iş hacmini artırma yönünde olumlu bir yaklaşım görüyoruz” dedi. Buyerların beyan ettikleri yıllık bütçeler ve Türkiye’ye ayırdıkları harcama payları üzerinden bir hesaplama yaptıklarını anlatan Ataman, “Türkiye açısından yüksek hacimli bir ticari işbirliği potansiyeli görüyoruz. Bu potansiyel, HostedBuyer’ların beyan ettikleri bütçeler ve Türkiye’ye ayırdıkları harcama payları üzerinden ortaya çıkıyor.” Bizim açımızdan önemli olan da bu potansiyeli fuar sırasında gerçek iş bağlantılarına ve kontratlara dönüştürmek” şeklinde konuştu.

HEDEF 12 AYA YAYMAK

150 ülkeden 10 bin turizm profesyoneliyle bir anket düzenlediklerini aktaran Ataman, “Bu anket Türkiye’nin geleneksel pazarlarımızın dışında da önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Özellikle Çin, Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere Asya-Pasifik; ABD ve Latin Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında önemli fırsatlar görüyoruz. Burada hedefimiz sadece turist sayısını artırmak değil. Daha uzun konaklayan, daha fazla harcama yapan ve Türkiye’nin farklı turizm ürünlerini deneyimleyen nitelikli ziyaretçi profilini büyütmek ve turizmi 12 aya yaymak” dedi. 2026 turizm sezonuna dair de değerlendirmelerde bulunan Ataman, bu yılın bölgesel jeopolitik gerilimlerin gölgesinde olduğunu ancak ona rağmen Türkiye’nin ise pazar çeşitliliği sayesinde darbelere karşı direnç gösterdiğini söyledi. 2027 yılına dair beklentilerini paylaşan Ataman, “İngiltere, Avrupa, BDT ve Orta Doğu gibi güçlü olduğumuz pazarlardaki konumumuzu korurken Asya-Pasifik, Uzak Doğu ve Amerika pazarlarında önemli bir büyüme potansiyeli görüyoruz. Ama turizmde başarıyı artık yalnızca turist sayısıyla ölçmememiz gerekiyor. Bizim için esas konu daha uzun konaklayan, daha fazla harcama yapan ve Türkiye’nin farklı turizm ürünlerini deneyimleyen nitelikli ziyaretçi profilini büyütmek. Lüks turizm, MICE, incentive, gastronomi, kültür ve deneyim turizmi bu açıdan çok önemli. Daha uzun konaklama ve daha yüksek kişi başı harcama yarattığımızda, turist sayısındaki artışın ötesinde çok daha güçlü bir ekonomik değer oluşturabiliriz. 2027’de de mevcut güçlü pazarlarımızı korurken, bu yüksek potansiyelli pazarlardan aldığımız payı artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

BİR VİZYON PLATFORMU

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Yönetim Kurulu Başkanı Müberra Eresinde, İstanbul Turizm Fuarı’nın yalnızca ticari ilişkilerin kurulduğu bir buluşma noktası değil, aynı zamanda bilginin, deneyimin ve uluslararası vizyonun paylaşıldığı bir platform haline geldiğini söyledi. Eresin, “Uluslararası satın alıcılarla Türkiye’deki turizm profesyonelleri arasında gerçekleştirilecek B2B görüşmelerin, yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve karşılıklı iş hacminin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. 

Basın toplantısında konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) Başkan Yardımcısı Bahadır Yaşık, ‘İstanbul, kongre, toplantı ve etkinlik turizminde son dönemde yakaladığı yükselişi sürdürürken, İstanbul Turizm Fuarı’nın bu süreçteki rolü giderek daha da önemli bir hale geliyor. İstanbul’un uluslararası bağlantılarını genişletmesi ve sektörümüzü şekillendirecek yeni fırsatların oluşması açısından fuarda önemli başarılar elde edileceğine inanıyoruz.’ dedi. 

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hediye Güral Gür de, ‘Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nın turizm sektörünün farklı paydaşlarını aynı platformda buluşturmasının önemine dikkat çekerek, “İstanbul’un turizmdeki uluslararası konumunu güçlendirmek ve Türkiye’nin turizm potansiyelini daha geniş pazarlara taşımak için sektörün tüm paydaşlarının bir araya geldiği platformlara ihtiyacımız var. Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nın yatırımcılar, turizm profesyonelleri ve uluslararası pazarlar arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Özellikle turizmin 12 aya yayılması ve yüksek katma değerli turizm alanlarının geliştirilmesi açısından bu tür buluşmaları çok değerli buluyoruz.’ dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Gürkan Özcanda,‘Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nın dünyanın en önemli fuarlarından biri olduğunu belirterek; Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı, Türkiye’nin turizm sektörünü uluslararası pazarlardaki önemli aktörlerle buluşturan güçlü bir ticaret platformu. Özellikle seyahat acentalarımızın yeni iş bağlantıları kurması ve farklı pazarlardaki fırsatları değerlendirmesi açısından fuarın önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Türkiye’nin turizmdeki gücünü ve çeşitliliğini daha geniş pazarlara taşımak için bu tür buluşmaları çok değerli buluyoruz. ’dedi.

MİLYON DOLARLIK BÜTÇELER

Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı öncesinde uluslararası danışmanlık şirketi iş birliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı araştırma da Türkiye turizmine yönelik güçlü ilgiyi ortaya koydu. 150 ülkeden 10 bin turizm profesyonelinin katıldığı araştırmaya göre Türkiye pazarı, küresel turizm sektörünün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Araştırmaya katılan profesyonellerin yüzde 44’ü Avrupa ve İngiltere, yüzde 24’ü Asya, yüzde 15’i Ortadoğu, yüzde 8’i Afrika ve yüzde 9’u Amerika pazarından geliyor. Sonuçlar, Türkiye’nin farklı coğrafyalardan ilgi gören çok yönlü bir destinasyon yapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan şirketlerin bütçe büyüklükleri de dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 58’i 250 bin doların üzerinde bütçe yönetirken, yüzde 12’si 1 ila 5 milyon dolar, yüzde 21’i ise 5 milyon doların üzerinde hacme sahip bulunuyor. Konaklama, lüks turizm ve destinasyon bazlı ürünlerin ön plana çıktığı bu tablo, Türkiye’nin yüksek gelir grubuna hitap eden turizm segmentlerindeki büyüme potansiyelini de ortaya koyuyor.

ATF Turizm Medya Ödülleri Başvuruları Başladı

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


ATF Turizm Medya Ödülleri Başvuruları Başladı

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF), Türk turizmini haber ve fotoğraflarıyla gündeme taşıyan basın mensuplarını ödüllendiriyor. Sektöre değer katan gazetecilik ve görsel çalışmaları desteklemek amacıyla düzenlenen ATF Turizm Medya Ödülleri 2026 için başvurular 1 Eylül 2026 itibarıyla başladı. Katılımın ücretsiz olduğu programa başvurular 11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar devam edecek.

ATF Turizm Medya Ödülleri; Türkiye turizminin destinasyonlarını, insanını, kültürel mirasını, doğasını, ekonomisini ve sektörde yaşanan dönüşümü kamuoyuna taşıyan nitelikli gazetecilik ve fotoğraf çalışmalarının görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor.

Yarışma Kategorileri ve Başvuru Şartları

Yılın Turizm Haberi: Yazılı ve Dijital Basın (Haber/Araştırma), Röportaj–Söyleşi, Televizyon, Video ve Podcast formatlarındaki çalışmalar değerlendirmeye alınacaktır. Son iki yıl içinde bir yayın kuruluşunda görev aldığını belgeleyen veya ilgili basın meslek örgütlerine üye olan gazeteciler başvurabilir.

Yılın Turizm Fotoğrafı: Destinasyon, Misafirperverlik ve İnsan, Kültür/Miras/Gastronomi ile Sürdürülebilir Turizm ve Doğa temalı fotoğraflar kabul edilecektir. 

Daha önce yayımlanmış karelerle başvuru yapılabilir; ancak başka bir yarışmada ödül almış eserler değerlendirme dışı tutulacaktır.


Seçici Kurul Sektörün Önemli Kurumlarından Oluşacak

Başvurular; Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) temsilcilerinden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilecek.

Değerlendirme ve Ödül Programı

Seçici Kurul Değerlendirmesi: Jüri, 12 Ekim 2026 tarihinde Antalya’da toplanarak başvuruları inceleyecektir.

Jüri Özel Ödülü: Sıralamadan bağımsız olarak, konusu, yaklaşımı veya yarattığı etkiyle öne çıkan bir haber ya da fotoğraf çalışmasına "Jüri Özel Ödülü" takdim edilecektir.

Ödül Töreni: Kazananlar, 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya’da düzenlenecek ATF kapsamında, 27 Ekim 2026 tarihindeki ödül töreninde açıklanacaktır.

Ayrıcalıklar: Dereceye giren isimlere plaket ve onur belgesi sunulacak; Kazanan eserler ve eser sahipleriyle gerçekleştirilecek özel röportajlar GM Turizm ve Yönetim Dergisi’nde yayımlanacaktır.

Hızlı ve Kolay Başvuru

Herhangi bir üyelik veya şifre gerektirmeyen başvuru süreci tek adımda tamamlanmaktadır. Adaylar, gerekli bilgileri doldurduktan sonra haber bağlantılarını ekleyerek veya fotoğraflarını yükleyerek 11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar başvurularını iletebilecekler. 

Başvuru ve detaylı bilgi:antalyaturizmfuari.com/turizm-medya-odulleri-2026/