7 Temmuz 2026 Salı

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin (UGFF), Kars edisyonu başlıyor.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başlıyor!

Gastronomi ve sinemanın buluşma noktası Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin (UGFF), Kars edisyonu başlıyor. 

Uluslararası Gastronomi Film Festivali'nin Kars edisyonu, 10-12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, Gastro Sınıf ve Sine Sınıf etkinliklerinden UGFF söyleşilerine, Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi gösterimlerinden açık hava film gösterimine, belgesel gösterimleri ve söyleşilere uzanan zengin bir etkinlik programına ev sahipliği yapacak.

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Yeni Durağı “Kars”

Urla, Londra ve Çeşme edisyonlarının ardından rotasını Kars'a çeviren Uluslararası Gastronomi Film Festivali, üç gün boyunca Kars Merkez, Boğatepe ve Ani'de sinema, gastronomi, kültürel miras ve eğitimi buluşturan zengin programıyla katılımcılarla buluşacak.

Festivalin ilk günü Kars Merkez’de gerçekleştirilecek panel, söyleşi, belgesel ve film gösterimleriyle başlayacak. Sinema ve gastronomi ekseninde düzenlenecek etkinliklerde sürdürülebilirlik, kültürel miras, mekan tasarımı, yerel mutfak kültürü ve Kars’ın sinemadaki yeri farklı disiplinlerden isimlerin katılımıyla ele alınacak.

Festivalin ikinci günü Boğatepe’de devam edecek programda kültürel miras, eğitim ve sinemayı buluşturan etkinlikler gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim odaklı panellerle bölgenin tarihi ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirilecek. Günün sonunda ise Kars Merkez’de düzenlenecek açık hava gösterimiyle sinemaseverler bir araya gelecek.

Festivalin son gününde katılımcılar, Ani’de düzenlenecek kültürel gezi programında bir araya gelecek. Tarihi mirasın yerinde deneyimleneceği programla festival, Kars’ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyimle sona erecek.

Festival Programı:

10 Temmuz Cuma – Kars Merkez Programı

11.45 – 12.30

Gastrosınıf: Mutfağın Vicdanı: Gastronomide Etik ve Sürdürülebilirlik

Konuşmacı: Efe Çetin, Eyüp Gül

Moderatör: Yalçın İnam

📍 Otel 1924 Bahçe

12.45 – 13.30

UGFF Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi

Salyangozun Yolculuğu, The Table, Agop'un Kazı

📍 Otel 1924 Dağıstan Salonu

14.30 – 15.15

UGFF Söyleşi: Ustalık, Zanaat ve Hikâye: Bir Yemeği Kültüre Dönüştüren Nedir?

Cüneyt Asan, Hazer Amani, Suat Yılmaz

📍 Grand Ani Hotel

15.45 – 16.30

UGFF Söyleşi: Hikâyeler Anlatan Mekânlar Tasarlamak

Bekir Kaya, Kay Ngee Tan

📍 Otel 1924 Dağıstan Salonu

16.45 – 17.30

UGFF Söyleşi: Sofradan Perdeye; Kars'ın Kültürel Hafızası

Aliona Palazhchenko, Deniz Zeyrek, Taşkın Çağatay Yamen

📍 Otel 1924 Bahçe

17.45 – 18.30

Sinesınıf: Kars Filmleri Üzerine

Ertuğrul Karslıoğlu, Faruk Hacıhafızoğlu, Reis Çelik

Moderatör: İnan Ercan

📍 Otel 1924 Bahçe

17.45 – 19.30

Film Gösterimi & Söyleşi: "Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var"

Yönetmen: Rıza Sönmez

📍 Otel 1924 Dağıstan Salonu

20.30 – 22.24

Açık Hava Film Gösterimi

Nonnas (Büyükanneler Restoranı ) (112')

Yönetmen: Stephen Chbosky

📍 Labris Restoran

________________________________________

11 Temmuz Cumartesi – Boğatepe Programı

10.30

Sergi, Peynir ve Öğretmen Müzesi Açılışı

📍 Zavot KÖK Köy Öğretmeni, Kültür ve Sanat Evi

11.00 – 11.45

UGFF Seçki Belgesel Gösterimi

Döngü

Yönetmen: Bulut Renas Kaçan

📍 Zavot KÖK

12.45 – 14.00

Belgesel Gösterimi & Söyleşi

Son Enstitüler

Yönetmen: Taşkın Çağatay Yamen

📍 Zavot KÖK

14.15 – 15.00

Söyleşi: Köy Enstitüleri ile Anadolu Rönesansı ve Alternatif Eğitim Modelleri

Alper Akçam, Ceyhan Temürcü

📍 Zavot KÖK

15.30 – 16.00

Söyleşi: Köy Enstitülerinden Kent Enstitülerine (Online)

Selçuk Şirin

📍 Zavot KÖK

11 Temmuz Cumartesi – Kars Merkez Programı

20.30 – 22.10

Açık Hava Film Gösterimi

Sinema Bir Mucizedir (103')

Yönetmenler: Memduh Ün, Tunç Başaran

Kadir İnanır'ın anısına…

📍 Labris Restoran

________________________________________

12 Temmuz Pazar – Ani Programı

11.30 – 13.30

Faruk Torunoğlu rehberliğinde Ani Harabeleri Gezisi

📍 Ani

GigiRigolatto, Bodrum Mandarin Oriental, Bodrum’daki yeni konseptiyle kapılarını tekrardan açıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


GIGI RIGOLATTO,2026 YAZ SEZONUNDA MANDARIN ORIENTAL, BODRUM’DA KAPILARINI YENİDEN AÇTI

İtalyan Rivierası’nın zamansız plaj kültürünü Bodrum’un enerjisiyle buluşturan GigiRigolatto, Bodrum, 10 Haziran itibarıyla Mandarin Oriental, Bodrum’daki yeni konseptiyle kapılarını tekrardan açıyor.

Deniz, müzik, gastronomi ve sosyal yaşamı tek bir akışta bir araya getiren Gigi Rigolatto, Bodrum; sabahın ilk saatlerinden gün batımına, gün batımından gecenin ritmine uzanan kesintisiz bir sahil deneyimi sunuyor.

Geçtiğimiz yaz Türkiye’deki ilk sezonuyla dikkat çeken Gigi Rigolatto, Bodrum; bu sezon plaj yaşamını odağına alan yaklaşımını daha da güçlendiriyor. Cennet Koyu’nun büyüleyici atmosferinde konumlanan mekan, yalnızca bir restoran değil; gün boyu yaşayan sofistike bir plaj destinasyonu olarak öne çıkıyor. Deniz kenarında başlayan ritim öğle saatlerinde plajda deniz kum ve güneşin tadını çıkarmanızı sağlarken, Bellini’lerle eşlik edilen aperitivo saatleri ve müzikle birlikte geceye taşınan enerjisiyle unutulmaz bir gün geçirmenizi sağlıyor.

İkinci sezonunda daha da zenginleşen konseptiyle Gigi Rigolatto, Bodrum; plaj kültürü, gastronomi, müzik ve sosyal yaşam dünyasını tek bir atmosfer içinde buluşturuyor. Özel plaj alanları, deniz kenarında konumlanan restoranı, Bellini Bar’ı ve cabana deneyimiyle Gigi Rigolatto, Bodrum sahil yaşamına çağdaş ve rafine bir yorum kazandırıyor. Gün içinde zahmetsiz Riviera ruhunu hissettiren mekan, gün batımıyla birlikte enerjisini değiştirerek Bodrum gecelerinin en dikkat çekici buluşma noktalarından birine dönüşüyor.

Paris, Saint-Tropez, Dubai ve Roma’daki ikonik varlığının ardından global yolculuğunu sürdüren Gigi, yaşam stili ve gastronomiyi bir araya getiren imza yaklaşımını Bodrum’un doğal dokusuyla buluşturuyor. İtalyan “art de vivre” anlayışı, Ege kıyılarında çağdaş ve sofistike bir yorum kazanıyor.

Mekânın tasarımında, zarif ve dengeli estetik yaklaşımıyla tanınan Franco-Meksikalı mimar Hugo Toro imzası öne çıkıyor. Toro’nun dokunuşları, İtalyan sahil evi estetiğini incelikli ve çağdaş bir yorumla yeniden ele alırken; Mandarin Oriental, Bodrum’un büyüleyici doğasıyla uyumlu, zamansız bir karakter ortaya koyuyor.

Gigi Rigolatto, Bodrum, İtalyan mutfağının yalın zarafetini ve mevsimselliğini odağına alan bir menü sunuyor; Toskana ve Puglia gibi bölgelerden ilham alan lezzetler, paylaşım kültürünü ön plana çıkaran sofistike bir seçkiyle sunuluyor. Menüde, Gigi’nin imza lezzetleri arasında yer alan trüflü Arancini, Fagiolini Verdi, Gambero Rosso, limon ve havyar eşliğinde sunulan Linguine ve Tagliata di Filetto gibi seçkin tatlar öne çıkıyor; Vitello Tonnato, carpaccio çeşitleri ve Linguine alle Vongole gibi klasikler ise bu deneyimi zamansız bir dengeyle tamamlıyor. Tatlılarda Tiramisù, Torta al Limone ve Gelato al Pistacchio gibi rafine dokunuşlar sunuluyor; Executive Chef Daniele Di Lella liderliğinde şekillenen mutfak yaklaşımı, Bellini, Limoncello Spritz ve Capri Fizz gibi imza kokteyllerle bütünlük kazanıyor.

Gigi Rigolatto, Bodrum yalnızca gastronomiyle sınırlı kalmıyor; plaj yaşamını stil, müzik ve sosyal deneyimlerle bütünleştiren çağdaş bir Riviera evrenine dönüştürüyor. Cult Gaia gibi markaların butiklerine ev sahipliği yaparken, imza butik seçkisinde mayo, plaj giyimi, aksesuar, ev dekorasyonu, güzellik ve mücevher parçaları yer alıyor. Plaj alanından restoran atmosferine uzanan deneyim, gün boyunca kesintisiz bir keyif yaşatıyor. 

Mandarin Oriental, Bodrum’un büyüleyici atmosferinde Cennet Koyu’nda konumlanan Gigi Rigolatto, Bodrum; sahil yaşamına getirdiği özgün enerji, gün batımından geceye uzanan ritmi ve zahmetsiz lüks anlayışıyla 2026 yaz sezonunun en dikkat çekici plaj destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.


6 Temmuz 2026 Pazartesi

Seyahat Sektörü Liderleri Otonom Yapay Zeka, Yeni Gezginler ve API Üzerine Görüşlerini Paylaştı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



RateHawk Futurecast: Seyahat Sektörü Liderleri Otonom Yapay Zeka, Yeni Gezginler ve API Üzerine Görüşlerini Paylaştı

Otel, uçuş ve transfer rezervasyonu için B2B platformu olan RateHawk, yakın zamanda gerçekleştirdiği çevrimiçi etkinliği RateHawk Futurecast'ten önemli bilgiler paylaştı. RateHawk, TikTok, Lufthansa City Center, Travelport ve MakeMyTrip yöneticileri, seyahat işletmelerinin teknolojik değişimlere, değişen müşteri beklentilerine ve artan pazar belirsizliğine nasıl uyum sağlayabileceğini ele aldı.

RateHawk Genel Müdürü Astrid Kastberg açılış konuşmasında, "Son 10 yıl bize bir şey öğrettiyse, o da değişim hızının yalnızca ivme kazandığıdır. Seyahat işletmeleri için bu hem fırsat hem de belirsizlik yaratıyor" dedi.

Müşterilerle buluşma noktası olarak dijital platformlar ve sosyal medya

Yeni tüketici davranışı, tartışmanın ana odak noktalarından biriydi. Panelistlere göre, giderek daha aktif seyahat eden Z kuşağı müşterileri, önümüzdeki on yılda sektörü etkileyecek talep kalıplarını şimdiden yeniden şekillendiriyor. Başkalarının deneyimleriyle bağ kurmaya istekli olan bu kuşak, geleneksel reklam formatlarından ziyade insanlara ve özgün içeriğe daha fazla güven duyuyor.

Lufthansa City Center'da Satış Yönetiminden Sorumlu Kıdemli Direktör Siiri Palisaar, seyahat profesyonellerinin özellikle genç, dijital yerli müşterilerle bağlantı kurmak için sosyal medya kanallarının artan rolünden yararlanmaları gerektiğini vurguladı: "Seyahat acenteleri, hedef kitlelerinin bulunduğu yer olan sosyal medya ve dijital platformlarda reklam vermeli ve içerik oluşturmalıdır." 

Palisaar, seyahat profesyonellerinin rolünden bahsederken şunları söyledi: “Dünya giderek ‘gürültülü’ hale geliyor ve karar verme süreci hiç de kolaylaşmıyor. Seyahat işletmeleri her zamankinden daha fazla bilgiye sahip, bu da onlara özellikle alakalı teklifler oluşturma olanağı sağlıyor. Seyahat edenlerin belirsizlikle ve aşırı seçenek bolluğuyla başa çıkmalarına yardımcı olduğu için, onların desteğine olan talep artıyor.”

API'ler ve bağlantı altyapısının bir sonraki aşaması

Panelistler, API'lerin gelecekteki seyahat dağıtımı ve otomasyonunun temel bir unsuru olduğuna işaret etti. Travelport Küresel Kurumsal Satışlar Kıdemli Direktörü Sinead Reilly, “API'lerin kişiselleştirme ve bağlantı altyapısı açısından, yapay zeka ve bulut tabanlı teknolojilerle birleştiğinde neler sağlayacağının henüz başındayız. Nihai hedef, ön saflardaki seyahat profesyonellerine daha az parçalı ve daha standartlaştırılmış içerik sunmaktır” dedi.

RateHawk'ın ana şirketi Emerging Travel Group'un Ticari İşler Direktörü Ilya Kravtsov'a göre, daha fazla işletme operasyonlarını dijitalleştirdikçe seyahat API'lerine olan talep artacak. Kravtsov, "Seyahat işletmeleri, onlarca tedarikçi entegrasyonunu yönetmek yerine müşteri edinimine ve hizmetine odaklanmak istiyor, bu nedenle önümüzdeki on yılda birçok güçlü teknoloji iş ortaklığı göreceğiz" diyor. "Seyahat teknolojisi sağlayıcılarının seyahat profesyonellerine sunması gereken bir diğer şey de pazar istihbaratına erişimdir. Örneğin, gelişmekte olan seyahat trendleri ve talep modellerine ilişkin uygulanabilir bilgiler sağlayan bir çözüm olan Talep Değişimi aracını geliştiriyoruz. Ürün şu anda beta test aşamasındadır."

Yapay zekâ ve insan yeteneklerinin sinerjisi

Yapay zekâ alanındaki son gelişmeler üzerine odaklanan bir sohbet etkinliğinde, Emerging Travel Group Başkanı ve CEO'su Felix Shpilman, işletmeleri yeni teknolojileri olgunlaşmalarını beklemek yerine erken benimsemeye teşvik etti. Shpilman, "Beklemeye vaktiniz yok. Basit görevleri tek tek otomatikleştirerek başlayın, süreçten ders çıkarın ve işe yarayanları ölçeklendirin," dedi.

Kravtsov, önümüzdeki on yılda insan-insan etkileşiminin rolüne dikkat çekti: "Ajan yapay zeka, cevap bulmada ve rutin görevleri yerine getirmede mükemmel olsa da, bağlamı anlamada ve empatiyle hizmet sunmada insanlar yeri doldurulamaz olmaya devam edecek."

Kastberg, "Uzun vadeli başarının, değişime yakın duran ve özgüvenle hareket eden işletmelere ait olacağına inanıyoruz," diyerek sözlerini tamamladı.

Futurecast, RateHawk'ın 10. yıl dönümü kampanyasının bir parçası olarak düzenlendi. Etkinlikte RateHawk, Phocuswright ile birlikte yaptığı ve önümüzdeki on yılın en önemli sektör trendlerini tanımlayan ortak çalışmasını sundu.


Ratehawk Hakkında

RateHawk, Emerging Travel Group tarafından geliştirilen yenilikçi bir B2B rezervasyon platformudur. Otel rezervasyonları, uçak biletleri, transferler, araç kiralama ve diğer seyahatle ilgili hizmetler sunmaktadır. Platform ayrıca hızlı ve kullanıcı dostu bir API'ye sahiptir ve müşteri desteği 7/24 hizmet vermektedir.

RateHawk'ın misyonu, seyahat hizmetleri sektöründe, türü veya konumu ne olursa olsun, iş ortaklarına mümkün olan en iyi fiyatları sunmaktır.

Bugün RateHawk, müşterilerine 3,2 milyon otel ve diğer konaklama türüne erişim imkânı sunmakta olup, 250.000'den fazla işletme ve 350 toptancı ile doğrudan sözleşme ilişkisi kurmuştur. Ayrıca 450'den fazla havayolundan uçak bileti ve 150'den fazla ülkede aktarma imkânı da sağlamaktadır.


5 Temmuz 2026 Pazar

BİR ANNENİN 45 YILLIK MÜCADELESİ ULUSLARARASI ÖDÜLLE TAÇLANDI

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


BİR ANNENİN 45 YILLIK MÜCADELESİ ULUSLARARASI ÖDÜLLE TAÇLANDI

45 yıl önce kızı Ayşe Nihan Uğuz’un hastalığıyla başlayan mücadelesini sürdüren Aynur Uğuz, Floransa’da düzenlenen 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu’nda “2026 Life for MPS FamilyAward” ödülüne layık görüldü.

MPS ve ilişkili nadir hastalıklar alanında dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları, hasta derneklerini, gönüllüleri ve aileleri bir araya getiren 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu, 4–7 Haziran 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Floransa kentinde gerçekleştirildi.

Sempozyum kapsamında düzenlenen ödül töreninde, MPS topluluğuna uzun yıllardır katkı sağlayan isimler onurlandırıldı. Almanya’dan Carmen Kunkel ile Türkiye’den Aynur Uğuz, MPS topluluğuna sundukları uzun soluklu katkılar, farkındalık çalışmaları ve hasta ailelerine yönelik destekleri nedeniyle “2026 Life for MPS FamilyAward” ile ödüllendirildi.

AynurUğuz’un bu anlamlı ödüle uzanan hikâyesi, kızı Ayşe NihanUğuz ile birlikte verdiği 45 yıllık yaşam mücadelesine dayanıyor. MPS hastalığı nedeniyle yıllarca tanı ve tedavi süreçlerinde mücadele eden Uğuz, kızını kaybettikten sonar bu mücadelesini, başka ailelere umut olmak ve MPS konusunda farkındalık yaratmak amacıyla sürdürdüğü çalışmalarla devam ettirdi.

Kızının yaşamından ve hastalık sürecinden ilham alarak kaleme aldığı “Nadide Çiçeğim Nihan” adlı kitabıyla da MPS hastası bireylerin ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Aynur Uğuz, nadir hastalıklar alanında farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

MPS hastalıkları konusunda yıllardır ailelere destek olmak ve farkındalık oluşturmak için çalışan Aynur Uğuz’un bu ödülle onurlandırılması, verdiği uzun soluklu mücadelenin uluslararası alanda takdir edildiğini gösterdi.

Floransa’daki ödül töreni; yalnızca bir ödül gecesi olmanın ötesinde, nadir hastalıklarla mücadelede sevgi, sabır, dayanışma ve umut dolu hikâyelerin buluştuğu anlamlı bir organizasyon olarak hafızalarda yer aldı.


Emirates, yeni nesil premium lounge konsepti İstanbul'a geliyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Emirates, yeni nesil premium lounge konseptini dünya genelinde hayata geçiriyor yeni nesil lounge konsepti İstanbul'a geliyor

Emirates, havalimanındaki yolcu deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen adeta kendi imzası niteliğindeki yeni nesil lounge konseptini dünyanın önemli şehirlerinde kademeli olarak hayata geçiriyor. Her bir yeni nesil lounge için 50 milyon AED'nin üzerinde yatırım yapacak olan Emirates, bu küresel dönüşüm kapsamında İstanbul Havalimanında da Emirates Lounge'u Ekim ayında yeni konseptiyle hizmete açmayı planlıyor.

Emirates, yolcularına uçuş öncesinde sunduğu premium deneyimi yeni bir seviyeye taşıyacak yeni nesil lounge konseptini tanıttı. Bu yıl boyunca dünyanın önemli şehirlerinde kademeli olarak hayata geçirilecek yeni konsept, havayolunun yerde sunduğu müşteri deneyimine yaptığı yatırımların en yeni adımını oluşturuyor. Küresel dönüşüm kapsamında İstanbul'daki Emirates Lounge'un da Ekim ayında yeni konseptiyle yolcularını ağırlamaya başlaması planlanıyor.

Emirates, yeni nesil lounge konsepti kapsamında her bir lounge'a 50 milyon AED'nin üzerinde yatırım yaparak küresel ağındaki premium hizmet standartlarını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Yolcuların kullanımına açılan Münih ve Frankfurt lounge'larının ardından Manchester'daki yeni lounge'un temmuz ayında, Mauritius'un ise ağustos ayında hizmete girmesi planlanıyor. Dünya genelindeki Emirates Lounge'ları için referans niteliği taşıyan yeni tasarım; Emirates'in misafirperverlik, lüks ve inovasyonu bir araya getiren hizmet anlayışını daha da ileri seviyeye taşıyor.

Yeni konsept, Emirates'in en yeni kabin içi tasarım anlayışını havalimanı deneyimine taşıyor. Çağdaş mimari, özenle seçilmiş mobilyalar, entegre dijital teknolojiler, bulunduğu ülke ve şehirden ilham alan gastronomi seçenekleri, uzman barista ve içecek uzmanlarının hazırladığı özel içecekler ile wellness odaklı hizmetler, premium yolcular için uçuş öncesinde ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor. Çalışma, yemek, dinlenme ve sosyalleşme ihtiyaçlarına göre tasarlanan farklı alanlar ise premium havalimanı lounge deneyiminde yeni bir çıta oluşturuyor.

Emirates Başkan Yardımcısı ve Operasyondan Sorumlu İcra Kurulu Başkanı Adel Al Redha, yeni konseptle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yeni nesil lounge konseptimize yaptığımız yatırım, Emirates'in yolculuğun her aşamasında kesintisiz ve premium bir deneyim sunma kararlılığını yansıtıyor. Bu yeni lounge'lar, Emirates'in simgesi haline gelen üstün misafirperverlik anlayışını, yenilikçiliği ve lüks tasarımı bir araya getirerek müşterilerimizin seyahat öncesinde dinlenebileceği, yemek yiyebileceği ve konfor içinde yolculuklarına hazırlanabileceği özel alanlar sunuyor. Bu konsepti küresel ağımız genelinde yaygınlaştırdıkça havalimanı lounge'ları için yeni bir standart belirleyecek ve premium hizmet anlayışımızı daha da güçlendireceğiz."

Emirates imzasını taşıyan yeni tasarım anlayışı

Emirates'in yenilenen kabin içi tasarımından ve Dubai'deki adeta amiral gemisi lounge'larından ilham alan konseptte 50'den fazla tasarım yeniliği bulunuyor. Dinlenme, çalışma, sosyalleşme ve yemek deneyimleri için oluşturulan farklı alanlar; zarif aydınlatmalar, balıksırtı desenli zeminler, mermer ve altın detayları ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin ulusal ağacı Ghaf'tan ilham alan aydınlatmalı dekoratif unsurlarla tamamlanıyor.

Seyahat esnasında verimlilik ve konfor bir arada

Yeni Emirates Lounge'lar, seyahat sırasında çalışmak veya bağlantıda kalmak isteyen yolcular için daha fazla özel alanın yanı sıra sosyal etkileşime uygun ortak kullanım alanları da sunuyor. İtalyan çevre dostu deri koltuklar, her koltukta bulunan kablosuz şarj üniteleri ile elektrik bağlantıları kesintisiz çalışmaya imkân sağlarken, yerel sanatçılar ile Emirlik kültürüne ayrılan özel sanat duvarı lounge'lara bulunduğu destinasyonun karakterini yansıtıyor. Emirates'in simgesi haline gelen Rolex dünya saatleri de bu alanların dikkat çeken detayları arasında yer alıyor.

Gastronomi deneyimi yeniden tasarlandı

Yeni lounge konseptinde yeme-içme alanları, şeflerin yemekleri misafirlerin önünde hazırladığı canlı gastronomi deneyimi etrafında yeniden tasarlandı. Uluslararası mutfaklardan seçkilerin yanı sıra bölgesel spesiyaller ve bulunduğu destinasyonun öne çıkan lezzetlerini buluşturan "Made In" bölümleri de menülerde yer alacak.

Canlı pişirme istasyonlarında sipariş üzerine hazırlanan yemekler sunulurken, sıcak ve soğuk açık büfeler gün boyunca sürekli yenilenecek. Özel ekmek fırınında hazırlanan el yapımı pizzalar, pide çeşitleri ve Dubai'den ilham alan manakeesh'ler de misafirlere taze olarak servis edilecek. Emirates'in özenle seçilmiş içecek seçenekleri sunulmaya devam ederken, yeni barista bar konsepti kapsamında içecek uzmanları tarafından yerel tatlardan ilham alan kokteyller, alkolsüz kokteyller, özel kahveler ve el yapımı çaylar hazırlanacak.

Dinlenme ve yenilenmeye odaklanan ayrıcalıklı deneyim

Misafirler, bergamot, narenciye, yasemin ve hafif odunsu notalardan oluşan Emirates'e özgü özel bir kokuyla karşılanırken, yerel bitkiler ve taze çiçek düzenlemeleri huzurlu atmosferi tamamlıyor. Yolculuk öncesinde yenilenmek isteyen misafirler ise spa konseptinden ilham alan duş alanları ve sürdürülebilir VOYA bakım ürünlerinden faydalanabiliyor. Kadın ve erkek misafirler için ayrı tasarlanan mescitlerde ibadetlerin konforlu ve özel bir ortamda gerçekleştirilebilmesi sağlanıyor.

Aktarmalı seyahat eden yolcular için hazırlanan Quiet Zone (Sessiz Dinlenme Alanı) ise konforlu koltuklar, yumuşak aydınlatma, battaniye, uyku maskesi ve kulak tıkacı gibi dinlenmeyi destekleyen olanaklarla sakin bir ortam sunuyor. Lounge'larda ayrıca özel toplantı odaları ile emzirme odaları da yer alıyor. Tüm Emirates Lounge'ları sessiz ortam konseptiyle hizmet vererek yolculara huzurlu bir seyahat öncesi deneyimi yaşatıyor.

Dünyanın dört bir yanında 42 Emirates Lounge

Emirates Lounge'lar; First Class ve Business Class yolcularının yanı sıra Emirates Skywards Platinum ve Gold üyelerine ücretsiz olarak sunuluyor. Premium Ekonomi ve Ekonomi sınıfında seyahat eden Platinum ve Gold üyeleri de bu ayrıcalıktan yararlanabiliyor. Dileyen yolcular ise ücret karşılığında lounge erişimi satın alabiliyor.

Emirates bugün Dubai'de 8, dünyanın farklı noktalarında ise 34 olmak üzere toplam 42 özel lounge işletiyor. Auckland'dan New York'a, Londra'dan İstanbul'a uzanan geniş lounge ağı, havayolunun premium seyahat anlayışını küresel ölçekte yolcularıyla buluşturmaya devam ediyor.


4 Temmuz 2026 Cumartesi

Samsung, AI destekli 2026 TV serisini Türkiye'de tanıttı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Samsung, AI destekli 2026 TV serisini Türkiye'de tanıttı

20 yıldır global TV pazarının, 10 yıldır ise Türkiye TV pazarının lider markası olan Samsung Electronics, 2026 ürün ailesini tanıttı. Vision AI Companion teknolojisini daha geniş ürün gamına taşıyan yeni seri Micro RGB, OLED, Neo QLED, Mini LED ve Crystal UHD modelleriyle yapay zekâyı görüntü, ses, içerik keşfi ve kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyiminin merkezine taşıyor. 

Samsung Electronics Türkiye, televizyon deneyimini yapay zeka, yeni nesil ekran teknolojileri ve bağlantılı yaşam odağında yeniden tanımlayan 2026 AI TV serisini Türkiye’de tanıttı. Yeni seriyle birlikte Samsung, yapay zekâyı yalnızca görüntü ve ses kalitesini iyileştiren bir teknoloji olarak değil; kullanıcıyı anlayan, içerik deneyimini kişiselleştiren ve televizyonu akıllı ev ekosisteminin merkezine taşıyan bir deneyim katmanı olarak konumlandırıyor.

Vision AI Companion ile daha akıllı ve kişiselleştirilmiş televizyon deneyimi

2026 AI TV serisinin merkezinde yer alan Vision AI Companion, kullanıcıların televizyonla daha doğal etkileşim kurmasına, içerikleri daha kolay keşfetmesine ve kişiselleştirilmiş önerilere ulaşmasına olanak tanıyor. Yeni One UI Tizen platformuyla desteklenen deneyim, 7 yıla kadar yazılım güncelleme desteği ve Samsung Knox güvenlik altyapısıyla tamamlanıyor.

“Televizyon artık eğlencenin, bağlantılı yaşamın ve kişiselleştirilmiş deneyimin merkezi”

Samsung Electronics Türkiye Tüketici Elektroniği Kıdemli Başkan Yardımcısı Mert Gürsoy televizyon deneyiminin yapay zeka ile birlikte yepyeni bir döneme girdiğini belirterek; “Samsung olarak yapay zekayı tek bir cihazın özelliği olarak görmüyoruz, bu teknolojiyle tüm ekosistemimizi birbirine bağlayan bir yaşam deneyimi sunuyoruz. Dünyanın en değerli markalarından ve önde gelen çip üreticilerinden biri olarak en büyük vizyonumuz; Samsung yapay zeka yaşam yolculuğu ekosistemi. Misyonumuz net; yapay zeka yolculuğunda kullanıcılara gerçek, güvenilir ve eğlenceli bir yol arkadaşı olabilmek. Samsung olarak temel stratejimiz, akıllı telefondan TV’ye, beyaz eşyadan giyilebilir ürünlere, tabletlerden ekran teknolojilerine, geniş ürün yelpazemizle günün her anında tüketicilerin yanında olan bir ekosistem oluşturmak ve bu ekosistemle tüm kullanıcılarımıza kesintisiz ve uçtan uca bir yapay zeka deneyimi yaşatmak. Yapay zeka inovasyonlarının öncü markası olarak bu teknolojinin gücünü herkese ulaştırmaya ve hayatlarına değer katmaya devam edeceğiz” dedi.

Micro RGB ile görüntü kalitesinde yeni referans

Samsung’un 2026 AI TV serisinin en dikkat çeken yeniliklerinden biri olan Micro RGB, gelişmiş arka aydınlatma mimarisi, yüksek renk doğruluğu, gerçek siyah performansı ve yapay zekâ destekli görüntü işleme teknolojileriyle gelişmiş TV deneyiminde yeni bir seviye sunuyor. R95H, R85H modellerinden oluşan seri; 55 inçten 115 inçe uzanan ekran seçenekleriyle sinema, spor ve oyun deneyimini daha parlak, daha detaylı ve daha gerçekçi hale getiriyor.

Samsung Electronics Türkiye Ses ve Görüntü Sistemleri Pazarlama Direktörü İbrahim Akdağ, 2026 ürün gamının kullanıcıların farklı tutkularına göre tasarlandığını aktardı: “2026 Samsung AI TV serisini kullanıcıların farklı tutkularına göre tasarladık. Micro RGB ile renk, parlaklık ve detay seviyesinde yeni bir referans sunarken; OLED ile oyun performansını, The Frame ile sanat ve tasarım deneyimini, The Movingstyle ile de ekran özgürlüğünü ileri taşıyoruz. Vision AI Companion ise tüm bu ürün ailesinin ortak akıllı katmanı olarak televizyonla etkileşimi daha doğal, kişisel ve interaktif hale getiriyor. Amacımız, TV’yi evin merkezindeki pasif bir ekrandan çıkarıp gerçek bir eğlence yol arkadaşına dönüştürmek.”

Her yaşam tarzına özel AI TV deneyimi

Samsung, 2026 AI TV serisi, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına göre geliştirilen yeni nesil ekran ve deneyim teknolojilerini bir araya getiriyor. Sinemaseverler için Micro RGB, VDE Precision Color sertifikasıyla onaylanan BT.2020 renk gamının yüzde 100’ünü kapsarken, Glare Free ekran yapısı ve AI Engine Pro görüntü işleme teknolojisiyle yüksek kontrast ile birlikte sinematik görüntü deneyimi sunuyor.Spor tutkunları için AI Football Mode ve AI Sound Controller Pro, futbol topunu, maç temposunu, spiker sesini ve tribün atmosferini analiz ederek daha kişisel ve sürükleyici bir maç deneyimi sağlıyor. AI Upscaling Pro ve AI Motion Enhancer Proteknolojileri ise hızlı sahnelerde akıcılığı artırıyor.Oyuncular için Samsung OLED serisi, Motion Xcelerator 165Hz yenileme hızı, NVIDIA G-SYNC uyumluluğu, AMD FreeSync Premium Pro desteği ve AI Gaming Optimizer özellikleriyle yüksek performanslı oyun deneyimi sunuyor.Sanat ve tasarım odaklı kullanıcılar için The Frame Pro, Neo QLED görüntü teknolojisini Wireless One Connect çözümü, Pantone doğrulamalı renk performansı, Art Mode ve Glare Free teknolojisiyle bir araya getiriyor. Art Store’da yer alan 5.000’i aşkın sanat eseriyle televizyon kapalıyken bile yaşam alanlarının estetik bir parçası haline geliyor.Yeni yaşam tarzları için The Moving Style, 120Hz yenileme hızı, modern tasarımı, 3 saate varan pil ömrü ve taşınabilir yapısıyla ekran deneyimini evin farklı alanlarına taşıyor.

Ev eğlencesini tamamlayan yeni nesil ses deneyimi

Samsung, 2026 TV serisini yeni nesil ses çözümleriyle de destekliyor. Global soundbar pazarındaki liderliğini 12 yıldır sürdüren Samsung’un amiral gemisi HW-Q990H modeli; 11.1.4 kanal mimarisi, Dolby Atmos desteği ve 756W ses gücüyle sinema kalitesinde üç boyutlu ses deneyimi sunuyor. Q-Symphony teknolojisi sayesinde Samsung televizyonlarla senkronize çalışan model, görüntü ve sesi yapay zekâ destekli bütünsel bir ev eğlencesi deneyiminde buluşturuyor.

Music Studio Serisi: İkonik nokta tasarımı ve etkileyici ses

Daha güçlü bir entegre ses ekosistemi oluşturma hedefiyle Samsung, “Music Studio 5” ve “Music Studio 7”den oluşan iki yeni Wi-Fi özellikli hoparlör tanıttı. Ünlü tasarımcı Erwan Bouroullec’in, müziğin ve sanatın evrensel bir sembolünden ilham alan ve Samsung’un kendine özgü estetiğine dayanan zamansız nokta konseptini paylaşıyor. Serinin en sarmalayıcı modeli Music Studio 7 (LS70H), sol, ön, sağ ve üstten ses veren hoparlörleriyle sağladığı 3.1.1 kanallı uzamsal sesiyle doğal bir 3D deneyimi sunuyor. Ses ayarları Samsung Audio Lab tarafından yapılan Music Studio 5, net ve dengeli sesler için 4 inçlik woofer ve dahili dalga kılavuzu bulunan çift tweeter’a sahip.Samsung 2026 AI TV serisi, televizyonu yalnızca izlenen bir ekran olmaktan çıkararak sinemanın, sporun, oyunun, sanatın ve bağlantılı yaşamın merkezinde konumlandırıyor.


Air Astana, Türkiye Rotalarındaki Uçuş Frekansını Artırıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Air Astana, Türkiye Rotalarındaki Uçuş Frekansını Artırıyor: İstanbul ve Antalya Uçuşları Haftada 14 Sefer Yaptı

Kazakistan’ın lider havayolu şirketi Air Astana, yoğun yaz ve sonbahar sezonlarında artan yolcu talebini karşılamak amacıyla Kazakistan'ın ana merkezlerinden Türkiye’nin popüler destinasyonlarına yönelik haftalık uçuş frekanslarını artırma kararı aldı.

Yeni programa göre, Türkiye rotalarındaki haftalık uçuş güncellemeleri şu şekilde:

* Almatı - İstanbul Rotası: Mevcut günlük uçuşlara ek olarak yeni tarifeli uçuşlar başlatılıyor. Böylece yoğun sezonda toplam haftalık frekans haftada 14 uçuşa (günde iki uçuş) çıkarılıyor.

* Astana - İstanbul Rotası: Mevcut günlük hizmet (haftada 7 uçuş), Temmuz ve Eylül ayları arasında Cumartesi günleri eklenecek ilave bir seferle haftada 8 uçuşa yükseltilecek.

* Atyrau - İstanbul Rotası: Batı Kazakistan bölgesinden yapılan uçuşlar; ek frekanslarla birlikte Salı, Cuma ve Cumartesi günleri olmak üzere haftada 3 kez işletilecek şekilde optimize edildi.

* Almatı - Antalya Rotası: Yoğun yaz sezonu boyunca bu rotadaki uçuşlar haftada 14 sefer (günde iki uçuş) olarak gerçekleştirilecek.

* Astana - Antalya Rotası: Yüksek talebi karşılamak amacıyla bu rotadaki uçuş frekansı haftada 11 uçuş olarak belirlendi.

* Almatı - Bodrum Rotası: Tatil sezonunun en yoğun olduğu Temmuz ve Ağustos aylarında uçuşlar haftada 3 kez yapılmaya devam edecek.

* Astana - Bodrum Rotası: Sezon boyunca bu rotadaki operasyonlar haftada 2 uçuşla kesintisiz sürecek.

Air Astana, artan uçuş seferleri sayesinde yolcularına daha esnek seyahat alternatifleri sunmayı ve yolcu kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Kazakistan ile Türkiye’yi birbirine bağlayan uçuşların biletleri; Air Astana’nın resmi web sitesi, mobil uygulaması ve yetkili seyahat acenteleri üzerinden avantajlı fiyatlarla rezervasyona ve satışa sunulmuştur.