13 Haziran 2026 Cumartesi

Occidental Ankara misafir memnuniyetindeki başarısını dördüncü kez tescilledi

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Occidental Ankara misafir memnuniyetindeki başarısını dördüncü kez tescilledi

Prestijli konumuyla Türkiye’nin 4 yıldızlı otelleri kategorisinde fark yaratan Occidental Ankara, ATİD Turizmin Enleri 2026 Ödülleri'nde “Yılın 4 Yıldızlı Otel Misafir Memnuniyeti” kategorisinde üst üste dördüncü kez ödüle layık görüldü.

Barceló Hotel Group bünyesinde faaliyet gösteren Occidental Ankara, misafir deneyimi alanındaki istikrarlı performansını bir kez daha ödülle taçlandırdı. Ankara Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) ve Turizm Akademisyenleri Derneği (TUADER) iş birliğiyle düzenlenen ATİD Turizmin Enleri 2026 Ödülleri kapsamında otel, “Yılın 4 Yıldızlı Otel Misafir Memnuniyeti” kategorisinde ödüle layık görüldü.

Bu yıl yedincisi gerçekleştirilen organizasyonda elde edilen ödülle birlikte Occidental Ankara, aynı kategoride üst üste dördüncü kez ödüllendirilmiş oldu.

Ödül, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ile ATİD Başkanı Birol Akman tarafından Occidental Ankara Genel Müdürü Ali Güler’e takdim edildi.

‘Misafir deneyimini merkeze alıyoruz’

Törende konuşan Occidental Ankara Genel Müdürü Ali Güler, misafir memnuniyetinin otelcilik sektöründeki en önemli başarı göstergelerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Misafirlerimizin deneyimlerini merkeze alan hizmet anlayışımızın üst üste dördüncü kez bu ödülle karşılık bulmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu başarı, ekibimizin özverili çalışmasının ve her gün aynı kalite standardını koruma konusundaki kararlılığının bir sonucu. Ankara'nın gelişen turizm potansiyeline katkı sunarken misafirlerimize uluslararası standartlarda hizmet vermeye devam edeceğiz.”

Dünyanın köklü turizm gruplarından Barceló Hotel Group bünyesinde faaliyet gösteren Occidental Ankara, iş ve şehir otelciliği segmentinde sunduğu hizmetlerle hem yerli hem de yabancı misafirlerin tercih ettiği tesisler arasında yer alıyor. 30’dan fazla ülkede 300’ün üzerinde oteli bulunan Grup, Türkiye'deki yatırımlarıyla da turizm sektörüne katkı sağlamayı sürdürüyor.






12 Haziran 2026 Cuma

YENİ RENAULT BOREAL YOLLARA ÇIKIYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRKİYE İÇİN GELİŞTİRİLDİ, BURSA'DA ÜRETİLDİ: YENİ RENAULT BOREAL YOLLARA ÇIKIYOR


Bursa OYAK Renault Fabrikaları’nda üretilen yeni Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor.

Boreal, Renault’nun C segmentindeki uluslararası büyüme stratejisinin kilit modellerinden biri olarak öne çıkarken, markanın uluslararası pazarlarda büyüme ve elektrifikasyon hedeflerine de önemli katkı sağlıyor. Modern tasarımı, gelişmiş teknolojileri, bağlantılı sürüş deneyimi ve geniş yaşam alanıylaBoreal, Renault’nun Türkiye’deki SUV ürün gamında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Renault Boreal, Türkiye pazarı için üretimin yanı sıra Bursa’dan Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika’daki ülkelere ihraç edilerek Türkiye’nin Renault’nun küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik konumunu daha da pekiştiriyor.

Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, ÖTV muafiyeti kapsamına girerek kullanıcılaraönemli bir avantaj sunuyor.Bu kapsamda kullanıcılar, 200.000 TL tutarında, 6 ay vadeli ve sıfır faizli kredi kampanyasından da yararlanabiliyor.

Renault Boreal, Türkiye’de 1.3 turbo TCe EDC 145 hpbenzinli motorun yanı sırahibrit araçlara yönelik ÖTV teşvikinden yararlanabilenfullhybrid E-Tech 160 hpmotor seçeneğiyle de satışa sunuluyor. Verimlilik ve performansı bir araya getiren model, üç farklı donanım seviyesiyle 2.194.000 TL’den başlayan lansmana özel fiyatlarla kullanıcılarla buluşuyor.

Müşteri memnuniyetini ve uzun dönemli kullanım güvencesini desteklemek amacıyla Renault Boreal, 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla satışa sunuluyor. 

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor.OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Borealhem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor.

MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz.Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz.

Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız.

Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz.  Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz.

Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unungüçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.”

Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet“Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor.

Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Techfullhybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor.

Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek.

SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor.

Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.”

Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor

Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor.

Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor.

SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor.

Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı

Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor.

4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor.Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor.

Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor.

Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı

Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor.

Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkeziopenR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçicikulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor.

Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor.

Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor.

630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor.

Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi

Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor.

Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze veVivaldigibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor.

My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarınınkornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor.

Renault Boreal’de ayrıca Jean-MichelJarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor.

Gelişmiş sürüş destek sistemleri

Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor.

Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor.

Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor.

Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor.

Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor.

Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman

Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren fullhybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde fullhybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak.

1.3 turbo TCe EDC 145 hpbenzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip.

Renault Boreal fullhybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor.

Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor.

Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni SmartMod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor.


 

Kruvaziyer Devi MSC Cruises’ın Global Marka Kampanyası: "The Best Holiday Ever"


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Kruvaziyer Devi MSC Cruises’ın Global Marka Kampanyası: "The Best Holiday Ever"

MSC Cruises, yeni global marka kampanyası “The Best Holiday Ever” ile kusursuz bir tatilin yalnızca planlanan deneyimlerden değil, yolculuk sırasında kendiliğinden ortaya çıkan unutulmaz anlardan oluştuğuna dikkat çekiyor.

Dünyanın önde gelen kruvaziyer şirketlerinden MSC Cruises, yeni global marka kampanyası “The Best Holiday Ever” (Hayatınızın En Güzel Tatili) ile kusursuz bir tatilin yalnızca planlanan aktivitelerden değil, yolculuk sırasında kendiliğinden gelişen unutulmaz anlardan oluştuğuna dikkat çekiyor.

MSC Cruises, bu yeni kampanyasıyla bir cruise seyahatini eşsiz kılan unsurun sadece ziyaret edilen destinasyonlar, lüks restoranlar veya zengin aktiviteler olmadığını; asıl değerin yolculuk boyunca aniden karşımıza çıkan tatlı sürprizlerde saklı olduğunu vurguluyor.

Keşiflerle Dolu Rotalar ve Spontane Anlar bir Arada

2026 yılında, 23 modern gemiden oluşan dev filosuyla dünyanın dört bir yanındaki 250’den fazla destinasyona sefer düzenleyen olan MSC Cruises, misafirlerine farklı kültürleri keşfetme fırsatı sunarken, tatilin en değerli anlarının çoğunlukla planlanmadan yaşandığını hatırlatıyor.

McCann iş birliğiyle hazırlanan kampanya filminde, Jackson 5’ın efsanevi şarkısı “ABC” yepyeni bir yorumla karşımıza çıkıyor. Film; MSC Cruises’ın gastronomiden eğlenceye, aile aktivitelerinden wellness deneyimlerine kadar uzanan geniş hizmet yelpazesini son derece dinamik ve enerjik bir anlatımla izleyiciye aktarıyor.

Her Detayda Ayrı Bir Keşif

MSC Cruises misafirleri; özel balkonlarında kahvelerini yudumlarken deniz yaşamının büyüleyici güzelliğine tanıklık edebiliyor, akşam yemeklerinde dünyanın öbür ucundan yeni dostlar edinebiliyor ya da çocuklarıyla vakit geçirirken kendi içlerindeki çocuğu yeniden keşfedebiliyor. Yeni kampanya da tam olarak bu beklenmedik ve samimi anların hayat boyu unutulmayacak anılara dönüşmesine odaklanıyor.

Gemilerde sunulan uluslararası gastronomi konseptleri, dünya standartlarındaki sahne şovları, ödüllü çocuk kulüpleri, yenileyici wellness alanları ve ayrıcalıklı bir dünya sunan MSC Yacht Club deneyimi misafirlerin her anını zenginleştiriyor. Beş kıtada yüzlerce farklı rotaya ulaşım sağlayan MSC Cruises, Alaska’nın göz alıcı doğasından Akdeniz’in saklı koylarına kadar uzanan geniş destinasyon ağıyla, her seyahatte yeni keşiflerin kapısını aralıyor.

MSC Cruises’ın yeni global kampanyası “The Best Holiday Ever”, seyahatin yalnızca bir varış noktasından ibaret olmadığını, beklenmedik anlarla güzelleşen eşsiz bir yaşam deneyimi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


Sheraton Hotels & Resorts, Uşak'ta açılarak şehrin tarihi termal mirasına modern konfor getiriyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sheraton Hotels & Resorts, Uşak'ta açılarak şehrin tarihi termal mirasına modern konfor getiriyor

Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa, Marriott International’ın Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki 500’üncü premium segment oteli özelliğini taşıyor.Otelin merkezinde yer alan 5 bin metrekarelik Diamond Thermal SPA, doğal mineraller açısından zengin termal suları doğrudan misafir deneyimine entegre eden kapsamlı bir SPA alanı sunuyor.

Marriott Bonvoy’un 30’dan fazla seçkin markadan oluşan portföyünün parçası olan Sheraton Hotels & Resorts, Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA’nın açılışını duyurdu. Açılışla birlikte Sheraton, Türkiye’deki varlığını daha da güçlendirirken, otel, iş birliği, konfor ve topluluk anlayışı üzerine şekillenen ve Polsar Tekstil A.Ş. yatırımıyla hayata geçirilen Sheraton’ın rafine misafirperverlik deneyimini, zengin termal mirasıyla tanınan Uşak’a taşıyor.

Mimar Atilla Kangüleç tarafından tasarlanan, iç mekân tasarımı ise Hande Tözün tarafından gerçekleştirilen Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa, Sheraton’ın çağdaş tasarım anlayışını samimi ve işlevselliği ön planda tutan alanlarla yansıtıyor. Otelin lobisi, misafir deneyiminin merkezi olarak kurgulanırken; Sheraton’ın imza tasarım unsurları arasında yer alan Community Tables ve ortak çalışmayı kolaylaştıran teknoloji destekli Studios alanlarıyla çok amaçlı ve açık bir yaşam alanı sunuyor. Bunun yanı sıra, odaklanarak çalışmak isteyen misafirler için açık alanlarda bireysel çalışmaya imkan tanıyan özel tasarlanmış bölmeler bulunuyor. 

Marriott International Premium, Seçili ve Orta Ölçekli Markalar, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Marka Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sandra Schulze-Potgieter “Stratejik konumu, entegre termal sağlık ve wellness olanakları ile Sheraton’ın modern misafirperverlik anlayışını bir araya getiren Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA, bölgede premium seyahat deneyimleri için yeni bir standart belirliyor. Uşak, köklü mirası ve zengin kültürel dokusuyla öne çıkan bir destinasyon. Sheraton markasının bölgeye kazandırılmasıyla birlikte, ziyaretçilere bölgenin kendine özgü karakterini tamamlayan modern ve bağlantılı bir seyahat deneyimi sunabiliyoruz” dedi.

Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA, her biri uyku deneyimini iyileştiren Sheraton Signature Sleep Experience yatakları, geniş çalışma alanları ve hem dinlenmeyi hem de verimliliği desteklemek üzere tasarlanmış modern olanaklarla donatılmış 164 oda ve süitten oluşuyor.Yeme-içme ve ortak deneyimler, otelin sunduğu hizmetlerin merkezinde yer alıyor. Lobide konumlanan Café by Sheraton, gün boyu sunulan özenle hazırlanmış menüsüyle misafirleri ağırlayan sosyal bir buluşma noktası ve ortak alanların merkezi olarak hizmet veriyor. Azure Restaurant, taze deniz ürünleri ve bölgesel lezzetleri şık bir atmosferde sunarken, High Life Bar canlı müzik ve DJ performanslarıyla hareketli bir akşam deneyimi sağlıyor.Mevsimsel olarak hizmet veren Poolside Breeze Bar ise misafirlere havuz başında rahatlatıcı bir ortam sunuyor. SPA alanında yer alan Energy Lab, fit ve wellness odaklı beslenme seçenekleri arayan misafirlere hitap ediyor.Bunun yanı sıra, Marriott Bonvoy Elite üyelerine özel Sheraton Club; ücretsiz kahvaltı, özenle seçilmiş ikramlar ve akşam aperatifleriyle ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.Otelin öne çıkan özelliklerinden biri olan Diamond Thermal SPA, doğal mineraller açısından zengin termal suları doğrudan otel deneyiminin bir parçası haline getiren, 5 bin metrekarelik kapsamlı bir wellness merkezi olarak dikkat çekiyor. SPA alanında termal havuzlar, geleneksel Türk hamamları, saunalar, buhar odaları, jakuziler ve özenle hazırlanmış masaj terapileri bulunuyor. Bu deneyim, 24 saat açık fitness merkezi ile kapalı ve açık yüzme havuzlarıyla tamamlanıyor.

İzmir–Ankara karayolu üzerinde Huzur Park’ın yanında yer alan otel, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden misafirler için kolay ulaşım imkânı sunuyor. Bin 250 metrekarelik esnek toplantı ve etkinlik alanına sahip olan otel, Uşak’ta kurumsal organizasyonlar, sosyal etkinlikler ve özel kutlamalar için önde gelen mekânlardan biri olmaya hazırlanıyor. 690 metrekare büyüklüğündeki Ulubey Grand Hall’un yanı sıra dört ek toplantı salonu, konferanslar, düğünler ve geniş katılımlı organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kapasite sunuyor. Otel; Ulubey Kanyonu, Uşak Arkeoloji Müzesi, Clandras Köprüsü ve Blaundus Antik Kenti gibi önemli destinasyonlara yakınlığıyla dikkat çekiyor.

EMEA bölgesindeki 500. premium otel dönüm noktası

Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa, Marriott International’ın Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki 500’üncü premium segment oteli olarak önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Günümüzde Marriott’ın premium segment otelleri; Marriott Hotels, Sheraton, Westin, Le Méridien ve Autograph Collection gibi markalar aracılığıyla şirketin EMEA bölgesindeki operasyonlarının yüzde 50’sini oluşturuyor.

Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa Genel Müdürü Bülent Şenyurt,“Sheraton ve Marriott International için böylesine önemli bir dönemde misafirlerimizi Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA’da ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Otelimiz, Uşak’ın kültürel mirasını, termal wellness deneyimini ve modern misafirperverlik anlayışını bir araya getirerek şehrin ruhunu yansıtıyor. Ekibimiz, yerel değerleri yansıtan ve küresel standartlarla şekillenen bir deneyim sunmak için sabırsızlanıyor” dedi. 

Sandra Schulze-Potgieter, “EMEA bölgesindeki büyümemizin ilk günlerinden itibaren Sheraton gibi köklü markalarımız; misafirleri, yatırımcıları ve yerel toplulukları bir araya getirerek büyümemizin temelini oluşturdu. Aynı zamanda, bugün hâlâ başarımızı şekillendirmeye devam eden, yerel değerleri yansıtan ve özenli bir misafirperverlik anlayışını temsil eden standartları belirledi. Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA’nın açılışı, premium markalarımızın bölgede büyümemizde ne kadar merkezi bir rol oynadığını ve oynamaya devam ettiğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.


10 Haziran 2026 Çarşamba

MERCURE ANTALYA BELEK AÇILDI, AKDENİZ'E YENİ BİR KONAKLAMA DENEYİMİ GETİRİYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MERCURE ANTALYA BELEK AÇILDI, AKDENİZ'E YENİ BİR KONAKLAMA DENEYİMİ GETİRİYOR

MERCURE ANTALYA BELEK; OTELİN HAVUZUNA VE BELEK’İN ÜNLÜ GOLF SAHALARINA BAKAN ŞIK TASARIMLI ODALARIYLA KONUKLARINI, AKDENİZ LEZZETLERİ, DOĞAL HUZUR VE BÖLGENİN CANLI RUHU İLE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÇAĞDAŞ BİR KONAKLAMA DENEYİMİNİ KEŞFETMEYE DAVET EDİYOR.

1973 yılından bu yana yerel deneyimleri ön plana çıkarmayı hedefleyen bir marka olan Mercure Hotels & Resorts, Türkiye’nin önde gelen tatil destinasyonlarından biri olan Belek’te yer alan Mercure Antalya Belek’in açılışını duyurdu.

Bölgenin canlı ruhunu çağdaş konforla harmanlayan Mercure Antalya Belek, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden misafirlere özel olarak tasarlanarak dekore edilmiş 83 odaya sahiptir. Otel, modern mimarisi, zarif iç tasarımı ve Mercure’ün kendine özgü misafirperverlik anlayışıyla öne çıkarken, markanın çevresinden ilham alan ve yerel hikayelerden beslenen deneyimler yaratma konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır. 

Mercure Antalya Belek, konuklarına standart ve birbirine bağlı odaların yanı sıra otelin havuzuna ve çevredeki doğal manzaraya bakan konaklama seçenekleri sunmaktadır. Konuklar, kapalı ve açık yüzme havuzlarının, modern bir spor salonunun, havuz ve lobi barlarının yanı sıra 175 kişiye kadar konuk ağırlayabilen Mercure Toplantı Salonu ve 40 kişilik City Line Toplantı Salonu gibi çok amaçlı toplantı alanlarından yararlanabilirler.

Otelin yaşam alanları sabahtan akşama kadar konuklara rahat ve sıcak bir atmosfer sunacak şekilde tasarlanmıştır. Akdeniz güneşinin altında yer alan havuz alanı, gündüzleri sakin bir dinlenme mekanı sunarken akşamları zarif bir buluşma noktasına dönüşür; modern spor salonu ise konukların konaklamaları süresince spor rutinlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmelerini sağlar.

Mercure Antalya Belek’teki mutfak deneyimleri, hem yerel lezzetleri hem de uluslararası favorileri bir araya getiriyor. Olivetto Restoran ve Tangelo Snack & À La Carte Restoran’da konuklar, Türk mutfak geleneklerinden ve Akdeniz etkilerinden ilham alan, özenle hazırlanmış yemekleri keşfedebilirler. Bu yemekler, yerel kültürün ve bağların bir ifadesi olarak Mercure’ün gastronomiye olan tutkusunu yansıtıyor.

Accor Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Premium, Orta Segment ve Ekonomi Segmentlerinden Sorumlu Bölge Başkanı Raki Phillips, açılış ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Antalya, Akdeniz’in en dinamik turizm destinasyonlarından biri olarak konumunu güçlendirmeye devam ediyor ve yıl boyunca giderek artan sayıda uluslararası tatil, iş ve yaşam tarzı gezgini çekiyor. Mercure Antalya Belek’in açılışı, Türkiye’nin konaklama pazarına ve güçlü uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip destinasyonlara olan güvenimizi yansıtıyor. Akdeniz misafirperverliğinin sıcaklığını Accor’un dünya çapında tanınan hizmet standartlarıyla birleştiren otelin, bölgenin gelişen turizm manzarasına anlamlı bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

Sinan Köseoğlu, Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli ve Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı, şunları söyledi: "Mercure markasını Akdeniz’in bu eşsiz destinasyonunda hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bölgenin dinamik enerjisinden ve sahil şeridinin huzur veren atmosferinden ilham alarak, konforu, yerel dokuyu ve çağdaş misafirperverlik anlayışını bir araya getiren bir deneyim yarattık. Misafirlerimize yalnızca konforlu bir konaklama sunmanın ötesinde, Mercure markasının özünde yer alan yerel ilhamla şekillenen anlamlı deneyimler yaşatmayı hedefliyoruz."

Bu özel açılışı kutlamak amacıyla, Accor’un ödüllü sadakat programı ALL Accor’un üyeleri, 13 Nisan ile 7 Haziran 2026 tarihleri arasında yapılan rezervasyonlarda ve 13 Nisan ile 4 Ekim 2026 tarihleri arasındaki konaklamalarda 4 kat ödül puanı kazanma ayrıcalığından yararlanabilecekler.  ALL Accor üyeleri ayrıca indirimler, ücretsiz oda yükseltmeleri ve geç çıkış gibi özel avantajlardan yararlanırken, puanlarını dünya çapındaki Accor otellerinde benzersiz deneyimler için kullanabilecekler.

Mercure, 1973'teki kuruluşundan bu yana her bir otelin bulunduğu bölgenin hazinelerini misafirlerine sunmaya kendini adamıştır. 65'ten fazla ülkede 1.000'den fazla otele sahip olan Mercure, her destinasyonda küresel ölçeği güçlü bir yerel kimlikle birleştirir.

Türkiye'de Accor, toplamda 1.000'den fazla odaya sahip dokuz Mercure oteli işletmekte olup, 2030 yılına kadar altı yeni Mercure oteli daha açmayı planlamaktadır. 

TÜRK TURİZMİNİN KÜRESEL LİDERLİĞİ İÇİN ÜÇ KRİTİK ADIM


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


IMEX FRANKFURT 2026 İZLENİMLERİ

TÜRK TURİZMİNİN KÜRESEL LİDERLİĞİ İÇİN ÜÇ KRİTİK ADIM

Dünya genelinde kongre, toplantı ve etkinlik (MICE) sektörünün en prestijli buluşma noktası olan IMEX Frankfurt 2026, bu yıl da küresel endüstrinin devlerini bir araya getirdi. 19-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında Messe Frankfurt’ta kapılarını açan ve 100’den fazla ülkeden binlerce profesyoneli ağırlayan fuarda, destinasyonlar arası küresel rekabet zirve noktasına ulaştı.

Bu dev organizasyona, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Sayın Dr. Yüksel Türemez ile birlikte katılım sağladık. Havalimanına adım attığımız andan itibaren her detayı "IMEX" tabelalarıyla kusursuzca planlanan bu etkinlik, başarılı bir ev sahipliğinin nasıl olması gerektiğini bizlere bir kez daha gösterdi. Tüm dünya kentleri kendi bölgelerine uluslararası kongreleri kazandırmak için yoğun bir diplomasi yürütürken bizler de zamanımızın büyük bölümünü TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) ve Türk acentelerimizin bulunduğu stantlarda geçirdik. Dostlarımızla hasret giderirken ülkemizin bu dev arenadaki varlığından gurur duyduk. Bugüne kadar katıldığım ve ülkemizin gururu olan Antalya Turizm Fuarı’nı tenzih ederek söylüyorum; IMEX seviyesinde, uluslararası yatırımcıları ülkemize çekecek bu çapta dev organizasyonların Türkiye’de de artmasını yürekten arzu ediyorum.

Küresel Rekabette İstanbul Rüzgarı ve "Her Şey İstanbul İçin"

Fuar boyunca en net gördüğüm şey şuydu: Bir kenti güçlü kılan, sadece sunduğu olanaklar değil, o olanakların ardındaki köklü hikayedir. Doğu ile Batı’nın, köklü bir tarih ile modern altyapının kesişim noktası olan İstanbul, IMEX Frankfurt 2026’da uluslararası etkinlik organizatörlerinin doğal odak noktasıydı.

Sektör temsilcileriyle yaptığımız görüşmelerde İstanbul’un; modern kongre merkezleri, üst düzey konaklama kapasitesi, lojistik kolaylıkları ve kültürel derinliğiyle sadece bir etkinlik alanı değil, küresel vizyonların şekillendiği bir "ilham merkezi" olduğu bir kez daha tescillendi. Fuarda "Her şey İstanbul için" vizyonu etrafında birleşen sektör profesyonellerimizin yürüttüğü B2B görüşmeler, şehrimizin uluslararası etkinlik pazarında hak ettiği küresel liderliği geri alma kararlılığını açıkça ortaya koydu.

Frankfurt İzlenimlerim: MICE Sektörünün Gücü ve Şehrin Kontrastı

Main Nehri kıyısında yer alan Frankfurt, önemli bir finans ve ticaret merkezi olmasının yanı sıra zengin tarihi dokusu, kültürelmekânları ve fuarlarıyla da ünlü. Hem tarihi hem de modern yüzüyle, özellikle fuar dönemlerinde yoğun turist çekiyor. Frankfurt’tabulunduğum süre boyunca bir şehrin sadece fuar ve finans merkezi olmasının bile ona neler kazandırdığına bizzat şahit oldum. Tercih ettiğim Savoy Hotel, vardığımda geniş çaplı bir şantiye halindeydi. Ancak bu duruma rağmen her gün tam kapasite doluydu. Bu, Frankfurt'un küresel pazar konumlandırmasının muazzam bir sonucudur.

Frankfurt, ulaşım ağlarının kesişme noktasındayer alıyor. Dünyanın en işlek havalimanına sahip,hızlı tren, metro ve omnibüs imkânları da düzenli ve mükemmel. Ulaşımın mükemmelliği sayesinde burada dünyanın her ülkesinden gelen, yaşayan ve çalışan çok sayıda insan var. 2025 yılı itibarıyla 778.589 nüfusuyla Frankfurt Almanya'nın en kozmopolit ve kalabalık beşinci şehri olmuş. 

Kültürel, etnik ve dini açıdan çeşitlilik gösteren şehir nüfusunun yarısı ve gençlerin çoğunluğu göçmen kökenli,ayrıca Almanya'da Türklerin en çok olduğu şehirlerin başında yer alıyor. 

Frankfurt, GaWC (Küreselleşme ve Dünya Şehirleri Araştırma Ağı) tarafından Alfa dereceli bir dünya şehri olarak sınıflandırılmış. Kişi başı satın alma gücüne göre Avrupa'nın en zengin kenti sayılıyor. Avrupa Birliği'nin dört kurumsal merkezinden biri olarak Avrupa Merkez Bankası'na da ev sahipliği yapmakta. Tüm bunlar nedeniyle Almanya'nın en yoğun iş bölgesi. Otomotiv, teknoloji ve araştırma, danışmanlık, medya ve yaratıcı endüstriler alanında oldukça ileride.

 

Şehrin turistik dokusuna gelirsek:

Pek çok parka ve botanik bahçesine ev sahipliği yapanşehrin yaklaşık %52'si yeşil alandan oluşuyor. Frankfurt, “Avrupa Şehirleri İklim İttifakı”nın kurucu üyesi ve 2030 yılına kadar karbon emisyonlarında %50'lik bir azalma hedefiyle çalışmayı taahhüt etmiş. Güneyinde, Almanya'nın en büyük şehir ormanı olan “Frankfurt Şehir Ormanı” yer alıyor. En büyük iki botanik bahçesinden biri, Palmengarten, diğeri ise 5 bin türü içeren oldukça büyük bir arboretum olan Botanischer Botanik Bahçesi.  

Şehir otuzdan fazla müzeye ev sahipliği yapıyor. Alman Mimarlık Müzesi, Film Müzesi, Frankfurt İkon Müzesi, Heykel Müzesi, Uygulamalı Sanatlar Müzesi, Bölgesel Sanat Müzesi, Dünya Kültürleri Müzesi, Tarih Müzesi, Modern Sanat Müzesi, Goethe Evi, Arkeoloji Müzesi, Karikatür ve Çizgi Roman Müzesi, Katedral Müzesi, belli başlı müzelerinden. Doğa Tarihi Müzesi, Almanya'daki en büyük ikinci doğal tarihi müzesi. Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri olan Alman Ulusal Kütüphanesi'nin iki merkezinden biri burada bulunuyor. Şehirde çok sayıda opera binası, konser salonu ve tiyatro salonu da yer alıyor. 

Aynı zamanda festivallerin şehri olan Frankfurt, yıl boyunca düzenlenen;Riverbank Festivali, Işık Festivali, Müze gecesi, Kulüp gecesi, Gökdelen Festivali, Taş Eşya Festivaligibifestivallerde dünyanın her yerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor. 

Avrupa'da silüetinde gökdelenlere yer veren nadir şehirlerden olan Frankfurt, gökdelenler ile geleneksel Alman mimarisini harmanlayan kozmopolit yapısı nedeniyle Mainhattan olarak daanılıyor.Frankfurt’un İkinci Dünya Savaşı'nda büyük hasar gören tarihi merkezi, kısmen orijinal planlarına sadık kalınarak rekonstrüksiyon projeleriyle yeniden canlandırılmış. Şehir genelinde Gotik tarzdaki tarihi yapılarla modern çelik ve cam cepheli plazaları yan yana görebiliyorsunuz. 

1888 yapım tarihli Hauptbahnhof (Merkez Tren İstasyonu) görkemli mimarisiyle harika bir yapı,ancak çevresi maalesef ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor. Bölgede yoğunlaşan mülteci nüfusu, evsizler ve çöp sorunu şehrin imajına gölge düşürüyor. Kriminal olaylara ve hırsızlıklara bizzat şahit olmak üzücüydü. İstasyon çevresindeki bu kaotik ortamı bir kenara bırakırsak, şehrin geri kalanı son derece temiz ve yayaya saygılı. Frankfurt'un bu sosyolojik sorunlarına rağmen turizmden aldığı payı gördükçe, cennet vatanımızın ve İstanbul'un ne kadar büyük bir potansiyel taşıdığını daha iyi anlıyorum.

Türk Turizminin Küresel Liderliği İçin 3 Kritik Adım

Önümüzdeki dönemde çok sayıda büyük ölçekli uluslararası kongre ve etkinliğin rotasını yeniden ülkemize çevirmesi için Türkiye’nin şu üç stratejik modele acilen odaklanması elzemdir:

1. End Client (Nihai Müşteri) Odaklılık: Asıl bütçeyi yöneten nihai müşteriye ulaşmak zorundayız. Küresel bir ilaç firması Antalya'da 500 doktorluk bir kongre için PCO (Profesyonel Kongre Organizatörü) ile anlaşsa da asıl bütçenin ve etkinliğin sahibi o ilaç firmasıdır. Türkiye doğrudan "End Client" ile bağ kuracak stratejiler geliştirmelidir.

2. Hosted Buyer (Alım Heyeti) Sistemi: Uluslararası fuarlarda şirketlerimizin kapı kapı dolaşmak yerine, doğrudan satın almaya hazır hedef müşterilerle masaya oturtulduğu bu sistem ülkemiz için olmazsa olmazdır.

3. DMC (Destination Management Company) Uzmanlığı: Büyük tur operatörlerinin ve kurumsal firmaların sahadaki "gözü, kulağı ve operasyon ortağı" olan DMC'ler, bölgenin tüm turizm operasyonunu yöneten yerel uzmanlardır. Türkiye, destinasyon yönetiminde DMC modelini daha da güçlendirmelidir.


Türk Misafirperverliği Dünyada Rakipsizdir

Son olarak ziyaretimiz sırasında bizleri "Ranch & Sea - Steak of the Art" restoranında ağırlayan kıymetli dostumuz Sayın Murat Durmuş’a özel bir teşekkür etmek istiyorum. Masa örtüsünden servise kadar her detayında bu işletmenin bir Türk’e ait olduğu o kadar belliydi ki... Sayın Murat Durmuş’a, restoranında çektiği fotoğraflarımız için ayrıca teşekkür ederim.  

Dünyanın her yerinde olduğu gibi Frankfurt sokaklarında da kendi vatandaşlarımızı görmek gurur vericiydi. Her zaman savunduğum gibi; işletmecilik ve Türk misafirperverliği konusunda dünyada hiçbir millet bizim elimize su dökemez.

Sonuç: Vizyonumuz Şekilleniyor

Bizlerin, dünya çapında turizm lideri olabilmesi için güvenilir bir ülke olduğumuzu her platformda vurgulamamız ve yakaladığımız kaliteyi bir standarda oturtmamız gerekiyor. Otelcilik, hizmet kalitesi ve sağlık turizminde dünyada bir numarayız. Bu gücümüzü; End Client, Hosted Buyer ve DMC stratejileriyle harmanladığımızda, hiçbir güç Türk turizminin önünde duramaz. Her şey Türkiye için, her şey İstanbul için!

 

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Turizm Profesyonelleri Travel Connect byElexus’ta Bir Araya Geldi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm Profesyonelleri Travel Connect byElexus’ta Bir Araya Geldi

Kıbrıs’ın doğal güzellikleriyle çevrili, denizle tarihin buluştuğu eşsiz bir konumda yer alan Elexus Hotel, 5-7 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlediği Travel Connect by Elexus etkinliğiyle seyahat profesyonellerini, iş ortaklarını ve turizm sektörünün önemli temsilcilerini Girne’de bir araya getirdi.

“StrongerConnections, BetterExperiences” temasıyla düzenlenen Travel Connect by Elexus, Elexus Hotel’in misafir deneyimini merkeze alan yeni dönem yaklaşımını sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Etkinlik; güçlü iş birlikleri, sürdürülebilir iletişim ve değişen seyahat beklentileri üzerine özel bir paylaşım ortamı sundu.

Elexus Deneyimini Yakından Tanıma Fırsatı

Üç gün süren buluşma, yalnızca bir konaklama deneyimi olmanın ötesine geçerek Elexus’unresort anlayışını farklı temas noktalarıyla deneyimleten kapsamlı bir programa dönüştü. Katılımcılar etkinlik boyunca otelin konaklama, gastronomi, spa, eğlence ve aile dostu hizmetlerini yakından tanıma fırsatı bulurken; program kapsamında düzenlenen davetler ve sosyal buluşmalar, sektör temsilcileri arasında yeni bağlantıların kurulmasına zemin hazırladı.

MiaBeach Partiden, Kafadar Gecesi’ne Özel Program

Etkinliğin ilk günü, gün boyu gerçekleşen girişlerin ardından welcomecocktail ile başladı. Akşam saatlerinde MiaBeach’te düzenlenen barbekü partisi, katılımcılara Akdeniz atmosferinde keyifli bir karşılama deneyimi sundu. Programın ikinci gününde ise gün boyunca devam eden otel deneyimlerinin ardından akşam yemeği ve Kafadar bar gecesiyle sektör profesyonelleri daha samimi bir ortamda bir araya geldi. Etkinlik süresince misafirlere özel spa avantajları da sunularak Elexus’un dinlenme ve yenilenme odaklı hizmet anlayışı öne çıkarıldı.

Elexus Hotel yönetimi etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Turizmde güçlü ve kalıcı başarıların, doğru iş birlikleri ve ortak vizyonla mümkün olduğuna inanıyoruz. Travel Connect by Elexus ile farklı pazarlardan gelen değerli iş ortaklarımızı Girne’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu buluşma, Elexus’un yenilenen misafir deneyimi yaklaşımını paylaşmak, sektör profesyonelleriyle ilişkilerimizi güçlendirmek ve yeni fırsatları birlikte değerlendirmek adına bizim için çok kıymetliydi. Etkinliğimize katılan tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyoruz.”

Kıbrıs’ın doğal güzellikleriyle çevrili, denizle tarihin buluştuğu eşsiz bir konumda yer alan Elexus Hotel; konaklama, gastronomi, eğlence, spa ve aile odaklı hizmetlerini bütüncül bir resort deneyimiyle bir araya getirerek Kuzey Kıbrıs turizmine değer katmaya devam ediyor. Travel Connect by Elexus ise otelin uluslararası pazarlardaki iş birliklerini güçlendirme ve turizm profesyonelleriyle sürdürülebilir ilişkiler kurma hedefinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Elexus Hotel, önümüzdeki dönemde de sektöre değer katan buluşmalara ev sahipliği yapmayı ve turizm profesyonelleriyle kurduğu güçlü iletişimi geliştirmeyi sürdürecek.