23 Ekim 2026 Cuma

TURKISH AIRLINES WORLD GOLF CUP GRAND FINAL, GLORIA GOLF CLUB’TA GERÇEKLEŞECEK


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TURKISH AIRLINES WORLD GOLF CUP GRAND FINAL, GLORIA GOLF CLUB’TA GERÇEKLEŞECEK

Dünyanın farklı ülkelerinden amatör golfçüleri bir araya getiren TurkishAirlines World Golf Cup Grand Final, 22–28 Kasım 2026 tarihleri arasında Gloria Hotels& Resorts ev sahipliğinde düzenlenecek.

Türk Hava Yolları tarafından 2013 yılında başlatılan TurkishAirlines World Golf Cup, dünyanın farklı destinasyonlarında düzenlenen turnuvalarla amatör golfçüleri uluslararası bir organizasyonda buluşturuyor. 2026 yılında 84 ülkede gerçekleştirilecek 130’dan fazla etkinlikte 10.000’in üzerinde golfçüyü bir araya getirecek organizasyonun sezon boyunca düzenlenen eleme turnuvalarında başarılı olan golfçüler, büyük finalde Gloria Golf Club’ta şampiyonluk için mücadele edecek.

Uluslararası golf takviminin önemli organizasyonlarından biri olan turnuvanın büyük finaline ev sahipliği yapacak Gloria Golf Club, dünyanın farklı ülkelerinden gelen golfçüleri Belek’te buluşturacak. Finalistler, turnuva boyunca Gloria Golf Club’ın sahalarında mücadele ederken Gloria SerenityResort’ta konaklayacak.

Özaltın Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yunus Özdemir, “TurkishAirlines World Golf Cup Grand Final gibi uluslararası ölçekte önemli bir organizasyonun finaline ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gloria Golf Club olarak uluslararası golf organizasyonlarını Belek’te ağırlamayı, Türkiye’nin ve bölgemizin golf turizmindeki konumuna katkı sağlayan önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu değerli organizasyonun dünyanın farklı ülkelerinden golfçüleri Belek’te buluşturacak olması bizim için ayrıca gurur verici,” dedi.

Finalistlerin Türkiye’ye seyahatleri, Türk Hava Yolları Business Class ayrıcalığıyla gerçekleşecek. Gloria Hotels& Resorts ile Türk Hava Yolları arasındaki iş birliği, uluslararası golf organizasyonlarının Türkiye’de ağırlanmasına ve Belek’in golf turizmindeki konumunun güçlenmesine katkı sağlayacak.

Gloria Golf Club’da golf deneyimi

Ünlü Fransız mimar MichelGayon tarafından tasarlanan Gloria Golf Club; 18 delikli Gloria Old Course, 18 delikli Gloria New Course ve 9 delikli Gloria Verde Course olmak üzere toplam 45 deliğe sahip üç sahasıyla farklı seviyelerdeki golfçülere hitap ediyor. Kulüp, TrackManRange sistemi ve Gloria Golf Academy ile oyunculara antrenman ve gelişim olanakları da sunuyor.

Gloria Golf Club’da golf deneyimi gün batımından sonra da devam ediyor. New Course’un son 9 deliğinde sunulan aydınlatmalı golf olanağı, oyuncuların akşam saatlerinde de golf oynamasına imkân tanıyor. Çam ağaçları ve göllerle çevrili sahada sunulan bu olanak, golf deneyimini günün ilerleyen saatlerine taşıyor.

TurkishAirlines World Golf Cup Grand Final, Gloria Hotels&Resorts’un golf sahaları ve konaklama olanakları eşliğinde uluslararası amatör golfçüleri Belek’te buluşturacak.


TTI İZMİR 20’NCİ YILINDA TURİZMİN GELECEĞİNE YÖN VERECEK




TTI İZMİR 20’NCİ YILINDA TURİZMİN GELECEĞİNE YÖN VERECEK

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen ve TÜRSAB’ın kurumsal destekçisi olduğu TTI İZMİR – Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 20’nci yılında turizm sektörünün profesyonellerini uluslararası iş birlikleri ve yeni ticari fırsatlarla buluşturmaya hazırlanıyor. Uluslararası niteliğini bu yıl daha da güçlendiren fuar, turizm sektörü temsilcilerine yeni pazarlara açılma ve iş hacimlerini geliştirme fırsatı sunacak.

Türk turizminin uluslararası alandaki önemli buluşma noktalarından biri olan TTI İzmir – Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 20’nci yılında sektör profesyonellerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Fuar öncesinde Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Genel Merkezinde düzenlenen basın toplantısında, TTI İZMİR’in bu yılki hedefleri ve fuar kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Toplantıya; TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Eker, İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Koca, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyeleri Gürkan Özcan, Tülay Salihoğlu, TÜRSAB MICE Turizmi İhtisas Başkanı Gürkan Akün, TÜRSAB Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz A. Askeroğlu, TÜRSAB Hukuk Başdanışmanı İlker Ünsever, İZFAŞ Fuarlar Müdür Yardımcısı Yusuf Erdoğan, İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü Elif Akşahin ve beraberindeki İZFAŞ heyeti katıldı.

TÜRSAB Başkan Yardımcısı Eker: TTI İZMİR üyelerimizin uluslararası bağlantılarını güçlendirecek

Basın toplantısının açılışında bir konuşma yapan TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, seyahat acentalarının ulusal ve uluslararası platformlarda daha etkin yer almasını ve ticari bağlantılarını güçlendirmesini desteklemek amacıyla TTI İZMİR’in kurumsal destekçileri arasında yer aldıklarını belirtti. Eker, “Bu yıl fuarın uluslararası alandaki etkinliğinin geçtiğimiz yılların çok üzerine çıkmasını bekliyoruz. 200 Hosted Buyer fuarda yerini alacak ve seyahat acentalarımızın dünyanın farklı bölgelerinden gelen nitelikli turizm profesyonelleriyle doğrudan B2B görüşmeler gerçekleştirmesine zemin oluşacak. Bu yıl fuarda Sağlık Turizmi ve Kongre Turizmine yönelik özel bir alan oluşturacağız. Bildiğiniz gibi 34 Bölge Temsil Kurulumuz var. Fuarda ilk kez bölgesel stant alanlarımız olacak ve bu stantlarda bölgesel olarak konaklama tesisleri, turizm tedarikçileri ve seyahat acentalarımız birlikte yer alacak. Bu çalışmamız da fuara önemli bir güç katacak. İhtisas başkanlarımız ve duayen turizmcilerimiz ile paneller planlıyoruz. Özellikle bu yıl seyahat acentalarımızın ziyaretçi olarak ve katılımcı olarak özel ilgili göstereceği bu fuarın çok verimli geçeceğine inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Koca: TTI İZMİR yeni bir ivme kazandı

Toplantıda konuşan İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Koca, fuarın her geçen yıl yeni bir ivme kazandığını ve bu yıl Küresel Fuar Endüstrisi Birliği (UFI) tarafından “Onaylı Uluslararası Fuar Sertifikası” almaya hak kazandığını belirtti. Hüseyin Koca, “Geçen yıl 64 ülkeden 12 bin 527 profesyonel ziyaretçiyi ve 381 markayı fuarda ağırladık. Bu yıl da Türkiye’den ve dünyanın farklı bölgelerinden seyahat acentalarını, turizm destinasyonlarını ve uluslararası sektör temsilcilerini İzmir’de buluşturmayı hedefliyoruz. Türk Hava Yolları iş birliğiyle uluslararası alım heyeti programımızı da sürdürüyoruz. Şu ana kadar programa 55 ülkeden 250’ye yakın ön başvuru yapıldı. Program kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleriyle firmalarımızın yeni pazarlara ulaşmasını ve uluslararası ticari bağlantılarını geliştirmesini istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

TTI 20 yıldır turizm sektörünü dünyayla buluşturuyor

Bu yıl 20’nci yılını kutlamaya hazırlanan TTI İZMİR, uluslararası fuarcılık alanındaki konumunu güçlendiren bir gelişmeyle Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği (UFI) Onaylı Uluslararası Fuar Sertifikası almaya hak kazandı. Geçtiğimiz yıl 64 ülkeden 12 bin 527 profesyonel ziyaretçi ve 381 katılımcıyı ağırlayan fuar, bu yıl da sektörün buluşma noktası olmayı sürdürecek. Fuarda, Türkiye’nin farklı bölgelerinden seyahat acentalarının katılımının artırılmasının yanı sıra uluslararası turizm profesyonelleri ve satın alıcıların da İzmir’de buluşturulması, sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin kurulması ve Türkiye turizminin uluslararası pazarlardaki ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Uluslararası alım heyetiyle yeni iş bağlantıları

Türk Hava Yolları iş birliğiyle düzenlenen uluslararası alım heyeti programı kapsamında, farklı ülkelerden turizm profesyonellerinin TTI İZMİR’e katılımı için çalışmalar sürüyor. Bugüne kadar programa 55 ülkeden 250’ye yakın ön başvuru gerçekleştirildi. Hindistan başvurularda ilk sırada yer alırken Azerbaycan, Endonezya, Güney Afrika, Rusya ve Özbekistan öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. Tur operatörleri, tatil turizmi, iş ve kongre turizmi, gelen ve giden tur organizasyonları ile destinasyon yönetimi alanlarında faaliyet gösteren profesyonellerin başvurduğu program kapsamında, katılımcı firmalar ile uluslararası alıcılar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilecek. Programla firmaların yeni pazarlara ulaşması ve uluslararası ticari bağlantılarını geliştirmesi amaçlanıyor.

Sağlık ve MICE turizmine özel alan

TTI İZMİR’de bu yıl sağlık ve MICE turizmine özel bir alan oluşturulacak. Bu alanlarda faaliyet gösteren firmalar ve kurumlar, sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek hizmetlerini tanıtma ve yeni iş bağlantıları geliştirme fırsatı bulacak.

TTI Stage’de turizmin geleceği konuşulacak

Fuar kapsamında düzenlenecek TTI Stage oturumlarında, sektörün durumu ve geleceği; destinasyon tanıtımı, gastronomi, teknoloji, sürdürülebilirlik gibi başlıklar ele alınacak. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, turizmde öne çıkan gelişmeleri ve yeni yaklaşımları katılımcılarla paylaşacak. TÜRSAB, İzmir Sağlık Turizmi Derneği ve Tınaztepe Hastanesi iş birliğiyle hazırlanacak “Longevity” (Sağlıklı ve uzun yaşam) temalı sempozyumda ise sağlıklı yaşlanma ve yaşam kalitesinin artırılması gibi konular değerlendirilecek.

TTI İZMİR’in geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Sürdürülebilirlik Sponsoru olan Green Destinations, sürdürülebilir turizm alanındaki uluslararası deneyimiyle fuarda yer alacak. Bu yıl da Vizyon Partneri olan BookingAgora ise uluslararası turizm markalarını ve sektör temsilcilerini bir araya getiren iş birlikleriyle fuarın uluslararası ticari ağının gelişmesine katkı sağlayacak.

TTI İZMİR lansmanı ilgi gördü

TÜRSAB ev sahipliğinde Genel Merkez binasında düzenlenen basın toplantısının ardından TTI İZMİR’in lansmanı gerçekleştirildi. TÜRSAB Yönetimi ve İZFAŞ Heyetinin hazır bulunduğu lansmana çok sayıda seyahat acentası temsilcisi katılım gösterdi. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Eker ve İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Koca’nın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü Elif Akşahin bir sunum gerçekleştirdi. 20. yılına giren TTI İZMİR hakkında ve teknik detaylarla ilgili bilgi veren Akşahin’in sunumunun ardından seyahat acentalarının sorularına yanıt verildi.


IHG, Avrupa'da 1.000 otele ulaştı, Türkiye'de hızla büyümeye devam ediyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


IHG, Avrupa'da 1.000 otele ulaştı, Türkiye'de hızla büyümeye devam ediyor

Türkiye'de 39 otelle faaliyet gösteren ve geliştirme aşamasında 17 oteli daha bulunan IHG Hotels& Resorts, Avrupa genelinde 1.000 açık otele ulaştı. Son üç yılda Avrupa portföyüne 210'dan fazla otel ekleyen grup, Türkiye'de yalnızca 2026'nın ilk yarısında yedi yeni otel açtı. Avrupa genelinde geliştirme aşamasındaki 280'den fazla oteliyle büyümesini sürdüren IHG, Türkiye'yi bölgedeki en hızlı büyüyen pazarlarından biri olarak konumlandırıyor.

Dünyanın önde gelen uluslararası otel gruplarından IHG Hotels& Resorts (IHG), Avrupa'daki açık otel sayısının 1.000'i aştığını duyurdu. Son üç yılda portföyüne 210'dan fazla otel ekleyen grup, bölgedeki otel portföyünde %25'in üzerinde net büyüme kaydetti. 2025 yılında Avrupa'da otel açılışları ve yeni anlaşmalar açısından rekor seviyeye ulaşan IHG, farklı konaklama segmentlerindeki markalarıyla büyümesini sürdürüyor.

Türkiye'de yılın ilk yarısında yedi yeni otel açıldı

IHG'nin Avrupa'daki büyümesinde Türkiye önemli bir yer tutuyor. Grubun bölgede en hızlı büyüdüğü pazarlardan biri olan Türkiye'de, sekiz farklı marka altında 39 açık otel bulunurken 17 otelin geliştirme süreci devam ediyor. IHG, 2026'nın ilk altı ayında Türkiye'de yedi yeni oteli hizmete açtı.

Bu dönemde L'Union Han Istanbul, Vignette Collection byIHG'nin açılışıyla grubun koleksiyon markaları da Türkiye pazarına giriş yaptı. Antalya'da açılan voco Antalya – Konyaaltı ise markanın Türkiye'deki büyümesine katkı sağladı. IHG, yurt içi ve yurt dışı seyahat talebinin yanı sıra otel yatırımcılarının devam eden ilgisi doğrultusunda Türkiye'de Luxury &Lifestyle, Premium, Essentials &Suites segmentlerinde yeni büyüme fırsatları görüyor.

Avrupa'da 280'den fazla otel geliştirme aşamasında

Avrupa genelinde 2024 yılının başından bu yana, Ruby otelleri hariç olmak üzere, IHG markalarının farklı ülkelerde ilk kez faaliyete geçmesiyle 36 yeni pazar açılımı gerçekleşti. İzlanda, İsveç ve Yunanistan'ın da aralarında bulunduğu ülkelerde Luxury &Lifestyle, Premium, Essentials &Suiteskategorilerindeki markalarıyla faaliyet alanını genişleten grubun Avrupa'da geliştirme aşamasında 280'den fazla oteli bulunuyor.

IHG, mevcut markalarının büyümesinin yanı sıra portföyünü yeni markalarla da çeşitlendiriyor. Modern şehir yaşamına odaklanan premium yaşam tarzı otel markası Ruby'nin satın alınması ve grubun 21'inci markası NotedCollection'ın hayata geçirilmesi, bu stratejinin son adımları arasında yer alıyor. Noted Collection için bugüne kadar dünya genelinde yedi otel anlaşması imzalandı.

Grubun Avrupa'da 1.000 açık otele ulaşmasında, 160 milyondan fazla üyeye sahip sadakat programı IHG OneRewards'ın yanı sıra otel yatırımcıları ve iş ortaklarıyla kurduğu ilişkiler de rol oynuyor. Avrupa'nın küresel turizmdeki ağırlığı da bölgedeki büyüme potansiyelini destekliyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UN Tourism) verilerine göre Avrupa, 2025 yılında yaklaşık 793 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayarak dünya genelindeki uluslararası turist hareketlerinin yarısından fazlasından pay aldı.


“Avrupa'da uzun vadeli büyüme için güçlü bir konumdayız”

Avrupa'da ulaşılan 1.000 otel eşiğinin grubun bölgedeki büyüme ivmesini ortaya koyduğunu belirten IHG Hotels& Resorts Avrupa Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Karin Sheppard, “Avrupa'da 1.000 açık otel sınırını aşmak IHG için önemli bir dönüm noktası. Bu başarı, markalarımızın gücünü, otel yatırımcılarımızın iş ortağı olarak bize duyduğu güveni, her gün misafirlerimize nitelikli deneyimler sunan ekiplerimizin özverisini ve misafirlerimizin IHG'ye olan bağlılığını yansıtıyor. Öncelik verdiğimiz pazarlarda hem mevcut hem de yeni markalarımızla büyüyerek portföyümüzü planlı bir şekilde genişletiyoruz. Bu büyümeyi, kurumsal altyapımıza yönelik yatırımlarımızla destekliyoruz. Avrupa, güçlü pazar dinamikleriyle cazibesini koruyor. Geliştirme aşamasındaki otellerimiz ve büyüme potansiyelimiz sayesinde yatırımcılarımız için uzun vadeli değer yaratmak ve misafirlerimize nitelikli konaklama deneyimleri sunmak üzere güçlü bir konumdayız” dedi.

Yeni oteller Avrupa portföyünü çeşitlendiriyor

IHG'nin Avrupa'daki son açılışları arasında Londra'daki TheHariLondon, Vignette Collection, Fransa'daki Ruby Lilou Hotel Marseille ve Avusturya'daki Crowne Plaza Vienna yer alıyor.

Londra'nın Belgravia bölgesinde hizmet veren 85 odalı TheHariLondon, Vignette Collection, markanın Avrupa'daki büyümesine katkıda bulunuyor. VignetteCollection'ın bölgede 13 açık oteli bulunurken 16 oteli de geliştirme aşamasında yer alıyor.

Ruby markasının Fransa'daki ilk oteli olan Ruby Lilou Hotel Marseille, Marsilya'da hizmete açıldı. Viyana'nın Margareten bölgesinde açılan, mimar David Chipperfield imzalı 195 odalı Crowne Plaza Vienna ise markanın Avrupa'daki varlığını güçlendirdi. Crowne Plaza'nın Avrupa'da 98 açık oteli ve geliştirme aşamasında 21 oteli bulunuyor.

IHG, mevcut binaların otele dönüştürülmesi ve yeni otel yatırımlarından oluşan geliştirme portföyüyle Avrupa'nın yanı sıra Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika'yı kapsayan EMEAA bölgesindeki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.


BAKAN ERSOY, 160 BİN KİTAP KAPASİTELİ DEV KÜTÜPHANEYİ AÇTI

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



EDİRNE’YE 8 BİN 812 METREKARELİK YENİ BİLGİ MERKEZİ

BAKAN ERSOY, 160 BİN KİTAP KAPASİTELİ DEV KÜTÜPHANEYİ AÇTI

BEŞ ASIRLIK MURADİYE MEVLEVİHÂNESİ DE YENİDEN HAYAT BULDU

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Edirne’de 8 bin 812 metrekare kapalı alana ve 160 bin kitap kapasitesine sahip yeni İl Halk Kütüphanesi ile yeniden ihya edilen Muradiye Mevlevihânesi’nin açılışlarını gerçekleştirdi. Aynı anda binden fazla kişiye hizmet verebilecek kütüphanenin açılışında “Bir kütüphane açmak, geleceğe yatırım yapmaktır.” diyen Ersoy, kütüphanelerin ekran bağımlılığına da çözüm olacağını vurguladı.

Osmanlı Devleti’ne 92 yıl başkentlik yapan Edirne, yeni bir bilgi ve öğrenme merkezine kavuştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Edirne İl Halk Kütüphanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, ecdadın emaneti olan şehre yeni bir kütüphane kazandırmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba’nın da katıldığı törende Ersoy, yeni kütüphanenin kitapları ve bilgi kaynakları kadar çocukların sesi, gençlerin enerjisi ve okuyucuların merakıyla da şehrin hayatına değer katacağını söyledi.


Bakan Ersoy: Bir Kütüphane Açmak, Geleceğe Yatırım Yapmaktır

Her yeni kütüphaneyi Türkiye’nin kültürel kalkınmasına yapılan önemli bir yatırım olarak gördüklerini belirten Ersoy, kütüphanelerin çocukların ve gençlerin geleceğindeki yerine dikkati çekti.

Ersoy, “Çünkü bir kütüphane açmak, geleceğe yatırım yapmaktır. Bir evladımızı kitapla buluşturmak, onun dünyasını büyütmektir. Bir gencimize bilgiye erişim imkânı sunmak, hayallerine ulaşacağı yolda ona destek olmaktır.” ifadelerini kullandı.

Kütüphaneleri çoğaltmanın toplumun düşünce, kültür ve üretim dünyasını zenginleştirdiğini belirten Ersoy, bu mekânların çağın sorunlarından ekran bağımlılığına da çözüm olacağını vurguladı.

Beş Katlı Kütüphanede Binden Fazla Kişiye Aynı Anda Hizmet

Kütüphaneleri toplumun değişen ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediklerini belirten Ersoy, Edirne’de Bakanlığa bağlı 1 il halk, 8 ilçe halk ve 1 semt kütüphanesi olmak üzere toplam 10 halk kütüphanesinin hizmet verdiğini ifade etti.

Bakanlığa ait 3 bin 530 metrekarelik arsa üzerinde inşa edilen yeni İl Halk Kütüphanesi’nin yapım ve tefrişat çalışmalarının tamamlandığını bildiren Ersoy, beş katlı binanın 8 bin 812 metrekare kapalı alana ve 160 bin kitap kapasitesine sahip olduğunu kaydetti.

Aynı anda binden fazla kişinin yararlanabileceği oturma kapasitesiyle hizmete açılan kütüphanede öğrencilerin ders çalışabileceği, gençlerin araştırma yapabileceği ve vatandaşların kitap okuyup kendilerini geliştirebileceği nitelikli bir ortam oluşturduklarını söyledi.

7/24 Çalışma Salonundan Cep Sinemasına Çok Yönlü Yaşam Alanı

Kütüphanenin her yaştan vatandaşın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandığını belirten Ersoy, bebek ve çocuk bölümlerinden 7/24 çalışma salonuna, yetişkin okuma alanlarından grup çalışma odalarına kadar farklı imkânlar sunduklarını anlattı.

Atölyeler, konferans salonu, cep sineması ve engelli bireylere yönelik erişilebilir alanlarla kütüphaneyi çok yönlü bir yaşam alanına dönüştürdüklerini ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:

“Çünkü burası yalnızca kitapların bulunduğu bir yer değil; her yaştan insanımızın öğreneceği, üreteceği ve geleceğe hazırlanacağı bir buluşma noktası olacak.”

Ersoy, yeni nesil halk kütüphanelerinin bilgi ve dijital kaynaklardan eğitim programlarına, atölyelerden kültür-sanat etkinliklerine uzanan geniş bir hizmet anlayışına sahip olduğunu vurguladı.

Selimiye’nin Yazma Eserleri İçin 30 Bin Eser Kapasiteli Yeni Alan

Edirne İl Halk Kütüphanesi bünyesinde Selimiye Yazma Eser Kütüphanesi için de hizmet alanı oluşturulduğunu açıklayan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığına bağlı kütüphanenin mevcut koleksiyonunda 3 bin 500’ü aşkın yazma eser ve 9 binden fazla nadir basma eser bulunduğunu belirtti.

Yeni hizmet binasında 6 sergileme ünitesi ve 30 bin eser kapasiteli bir kitap deposu oluşturulduğunu bildiren Ersoy, araştırmacıların burada tıpkıbasım ve çeviri yayınlardan yararlanabileceğini, yazma eser veri tabanlarına erişebileceğini ve yüksek çözünürlüklü dijital kopyalar temin edebileceğini söyledi.

Ersoy, akademik toplantılar, yazma eser seminerleri, tematik atölyeler, paneller ve öğrencilere yönelik tanıtım programlarına da ev sahipliği yapacak alanın, bilimsel araştırmaları ve kültürel birikimin paylaşılmasını destekleyeceğini ifade etti.

Gençlere Çağrı: Büyük Değişimler Küçük Bir Merakla Başlar

Çocuklara ve gençlere de seslenen Bakan Ersoy, yeni kütüphaneyi ders çalışmak, kitap okumak, araştırmak, keşfetmek, üretmek ve hayal kurmak için kullanmaları çağrısında bulundu.

Ersoy, “Çünkü büyük değişimler çoğu zaman küçük bir merakla başlar. Bu kütüphanenin rafından alınacak bir kitap belki de bir evladımızın hayatında yepyeni bir sayfa açacak…” ifadelerini kullandı.

Kütüphanenin sunduğu imkânlardan yüz binlerce gencin ve vatandaşın yararlanacağına inandığını belirten Ersoy, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen eserin Edirne’ye, Türkiye’ye ve bütün vatandaşlara hayırlı olmasını diledi.

Beş Asırlık Muradiye Mevlevihânesi Yeniden Hayat Buldu

Edirne İl Halk Kütüphanesi’nin ardından Muradiye Mevlevihânesi’nin açılış törenine de katılan Bakan Ersoy, yaklaşık beş asırlık geçmişe sahip, 1935 yılında yıktırılan tarihî yapının yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti.

Ersoy, 2024 yılında gerçekleştirilen araştırma kazılarının ardından yerinde ihya edilen Mevlevihâne’nin, kültür-sanat merkezi olarak Edirnelilerle buluştuğunu ifade etti.

Merkezin kütüphane, hüsn-i hat, Edirnekâri, tezhip ve ebru atölyeleri ile Sohbet ve İrfan Meclisi ve Semâhâne bölümlerinden oluştuğunu belirten Ersoy, yapının şehrin kültür ve sanat hayatına hizmet vereceğini söyledi.


21 Ekim 2026 Çarşamba

SunExpress ilk dokuz ayda 12,5 milyon yolcu taşıdı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SunExpress ilk dokuz ayda 12,5 milyon yolcu taşıdı

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, 2026 yılının ilk dokuz ayında yaklaşık 12,5 milyon yolcu ağırlayarak geçen yılın aynı döneminde taşıdığı yolcu sayısını korudu.Hava yolu, jet yakıtı fiyatlarındaki yüksekartışın ardındankoltuk kapasitesini pazar koşullarına göre düzenlemesiyle birlikte aynı dönemde doluluk oranını %84’ten %86’ya yükseltti. SunExpress 2026 yılını, 2025 yılına benzer bir seviyede, yaklaşık 16 milyon yolcuyla tamamlamayı öngörüyor.

SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bu dönemde performansımız, zorlu koşullara rağmen Türkiye’ye yönelik seyahat talebinin seyrini koruduğunu gösteriyor. Doluluk oranlarımızın yanı sıra, ana pazarlarımızda yaz sezonunda talebin olumlu seyretmesi ve 2027 yılına yönelik erken rezervasyonlardaki istikrarlı tablo, planlarımız doğrultusunda ilerlediğimizi gösteriyor.

Aynı zamanda misafirlerimiz için yatırımlarımızadevam ediyoruz; uçuş ağımızı genişletiyor, filomuzu yeniliyor ve hizmetlerimizi sürekli olarak geliştiriyoruz. Çalışmalarımızla sürdürülebilir büyümemizi desteklerken, Almanca konuşulan ülkeler (Almanya, Avusturya ve İsviçre) ile Türkiye arasındaki lider tatil hava yolu konumumuzu da güçlendiriyoruz.”

SunExpress, Nisan-Eylül dönemini kapsayan 2026 yaz sezonunda, Türkiye ile ana pazarı olan Almanca konuşulan ülkeler arasında geçen yılın aynı dönemine göre %3 artışla 6,5 milyon yolcu taşıdı.

Kış Sezonunuiçin 4,5 Milyon Koltuk Kapasitesi

SunExpress, 2026/2027 kış sezonu için yaklaşık 4,5 milyon koltuk kapasitesi sunuyor. Avrupa ile Türkiye arasında hava ulaşımında köprü görevi üstlenen hava yolu, bu dönemde sunduğu kapasite ile Almanya’dan Türk Rivierası ve Anadolu’ya seyahat eden yolcuların yaklaşık %80’ini taşımayı öngörüyor. Türkiye kış aylarında ziyaretçiler için aile ve arkadaş ziyaretlerinin yanı sıra golf, hiking vebisiklet sporları ile kültür ve gastronomi turizmi açısından de cazip seçenekler sunuyor.

2027 Yaz Sezonunda 9 Yeni Rota

SunExpress, 2027 yaz sezonunda 9 yeni rotayı daha hizmete sunuyor. Bu kapsamda Dalaman’dan Hannover ve Viyana’ya, Bodrum’dan Köln’e, Antalya’dan Weeze ve Almatı’ya, İzmir’den ise Astana, Bükreş ve Kişinev’e direkt seferler düzenliyor. Ayrıca hava yolu, Ekim 2026’da başlayan Dalaman-Leipzig hattını 2027 yaz sezonunda da sürdürmeyi planlıyor.

Filo Modernizasyonu Devam Ediyor

86 uçaktan oluşan filosuyla faaliyet gösteren SunExpress, filo modernizasyon programı kapsamında 2027 yılında 11 yeni uçağı teslim almayı planlıyor. Hava yolunun Boeing’e verdiği mevcut siparişler kapsamında teslim alacağı toplamda 64 uçak bulunuyor. 

SunExpress, yeni uçakların filo kapasitesini artırmak veya mevcut filosunu yenilemek amacıyla kullanılmasına pazar koşullarına göre karar verecek. Bu yaklaşım, şirketin değişen koşullara göre filo planlamasında esnekliğe sahip olmasına destek olacak.


Editöre Not:

2027 Yazı Yeni Rotaları

Rota Haftalık Uçuş Frekansı   

Antalya– Weeze 7

Antalya - Almatı 2

İzmir – Bükreş 3

İzmir – Kişinev 7

İzmir – Astana 2

Dalaman – Leipzig 1

Dalaman – Hannover 2

Dalaman – Viyana 1

Bodrum- Köln 2

Yapay zekanın gizli karbon ayak izine Canovate’den yeşil çözüm

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Yapay zekanın gizli karbon ayak izine Canovate’den yeşil çözüm

Canovate’tenyapay zekanın gizli karbon ayak izine çevre dostu teknoloji

Dijital dönüşümün ve yapay zeka devriminin görünmeyen bir bedeli var: Devasa enerji tüketimi ve yükselen karbon emisyonları. Nesnelerin interneti (IoT), Edge Computing ve AI uygulamaları geliştikçe, veri merkezlerinin ürettiği ısı dünyamızı tehdit ediyor. Türk mühendislik gücü Canovate Group, bu küresel krize en çevreci çözümü sunarak doğrudan çip bazlı sıvı soğutma teknolojisinde dünya genelinde ilk 5 üretici arasına girmeyi başardı.

ABD, Çin, Avrupa ve Körfez ülkelerindeki büyük veri merkezlerinin dönüşümünü (retrofit) üstlenen Canovate, geleneksel ve yüksek enerji tüketen hava bazlı soğutma sistemlerini devre dışı bırakıyor. Çipin ısısını doğrudan sıvı transferiyle yok eden bu teknoloji, enerji verimliliğinde yeni bir standart belirliyor. 

Al devrimi ile veri merkezleri daha fazla enerjiye ve soğutmaya ihtiyaç duyuyor

Yapay zekanın ve ileri bilişim teknolojilerinin (IoT, Edge Computing) hayatımıza getirdiği kolaylıklar, arka planda ciddi bir çevresel yük yaratıyor. Yüksek hesaplama kapasitesine sahip aktif cihazların kullanımı, veri merkezlerini tarihin en büyük enerji tüketim krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı. Sektörün öncüsü Nvidia gibi markaların yeni nesil sistemleri, muazzam bir ısı üretiyor.Sunucu kabini başına düşen soğutma ihtiyacının 10KW'tan 100KW'ın üzerine çıkması, geleneksel hava bazlı soğutma yöntemlerini tamamen sürdürülemez kıldı. Bugün inşa edilen veri merkezleri, gezegenimizin geleceği için enerji verimliliğine odaklanmak ve karbon ayak izini minimuma indirmek zorundadır. Sürdürülebilir bir dijital dönüşüm ancak yüksek kapasiteli sıvı soğutma ve yenilenebilir enerji çözümleriyle mümkündür. CanovateGroup, geliştirdiği çip bazlı sıvı soğutma teknolojisini, doğanın kendi serinliğini kullanan “freecoolingchiller” üniteleriyle entegre ediyor. Bu sayede, endüstriye karbon nötr hedefleriyle uyumlu, ekolojik dengeyi gözeten alternatifler sağlanmaktadır. 

“Direct-to-liquidchipcooling” nedir?

Direct-to-liquidchipcooling (Doğrudan sıvı ile çip soğutma), yapay zeka (AI) server’larda bulunan işlemci (CPU), grafik işlemci (GPU) veya yapay zeka hızlandırıcıları gibi yüksek ısı üreten çiplerin, ısıyı doğrudan bir sıvı soğutucuya aktararak soğutulması yöntemidir.Sistem en basit şekilde şu şekilde çalışmaktadır:Çipin üzerine özel bir soğuk plaka (coldplate) yerleştirilir.Bu plakanın içinden özel bir soğutma sıvısı dolaşır.Çipten çıkan ısı, doğrudan sıvıya aktarılır.Isınan sıvı sistemden uzaklaştırılır, soğutulur ve tekrar dolaşıma girer.Yani hava ile dolaylı soğutma yerine, ısı kaynağına doğrudan temas eden ve çok daha verimli bir ısı transferi sağlayan sıvı kullanılır.

Doğrudan sıvı soğutmanın en önemli 7 kullanım alanı nedir?

Peki, bu devrimsel teknoloji en çok hangi alanlarda kritik bir zorunluluk haline geldi. İşte, doğrudan sıvı soğutmanın en önemli 7 kullanım alanı şunlardır: 

1-Yapay Zeka (AI) fabrikaları: Yapay zeka fabrikaları, bildiğimiz üretim tesislerinden farklı olarak sadece “veri ve zeka” üretir. Binlerce karmaşık yapay zeka modelinin aynı anda eğitildiği, milyarlarca parametrenin işlendiği bu devasa tesisler, tam anlamıyla birer ısı merkezidir. Üst düzey yapay zeka çiplerinin (GPU) tam kapasite çalışabilmesi ve termal darboğaza (thermalthrottling) girmemesi için, ısının milisaniyeler içinde çip yüzeyinden uzaklaştırılması gerekir. Sıvı soğutma, AI fabrikalarının kesintisiz çalışmasının ana taşıyıcısıdır.


2-Hyperscale ve yüksek yoğunluklu büyük veri merkezleri: Google, Microsoft, Amazon gibi teknoloji devlerinin işlettiği ve milyonlarca insanın verisini barındıran “Hyperscale” veri merkezlerinde, kabin (rack) yoğunlukları artık metrekare başına taşınamaz seviyelere ulaştı. Eskiden kabin başına 10KW olan enerji yükü, bugün 100KW’ın üzerine çıkmış durumdadır. Hava bazlı klimalarla, bu kadar dar bir alanda 100KW'lık bir ısıyı tahliye etmek fizik kurallarına aykırıdır. Doğrudan sıvı soğutma, bu merkezlerde hem alandan tasarruf sağlar, hem de soğutma için harcanan elektrik faturasını radikal bir şekilde düşürür.

3-Mevcut veri merkezlerinin dönüşümü (retrofit öncülüğü): Dünyada sıfırdan veri merkezi inşa etmek, hem maliyetli, hem de zaman alıcıdır. Bu yüzden en akıllıca çözümlerden birisi, mevcut geleneksel veri merkezlerini yapay zeka çağının ihtiyaçlarına uygun hale getirmektir (Retrofit). CanovateGroup’un sunduğu çip bazlı sıvı soğutma çözümleri, mevcut sunucu altyapılarına entegre edilerek, eski binaları yıkıp yeniden yapmaya gerek kalmadan onları birer modern AI üssüne dönüştürür.

4-Süper bilgisayarlar ve gelişmiş araştırma laboratuvarları: İklim modellemeleri, DNA dizilimi analizleri, kanser araştırmaları ve kuantum hesaplama gibi insanlığın kaderini değiştiren simülasyonlar süper bilgisayarlar (HPC) üzerinde koşar. Bu cihazlar, binlerce işlemcinin tek bir beyin gibi maksimum frekansta çalışmasını gerektirir. En ufak bir ısınma, günlerce süren bilimsel hesaplamaların çökmesine yol açabilir. Direct-to-liquid teknolojisi, bilimsel keşiflerin yarıda kalmasını önleyen en güvenilir zırhtır.

5-Uç bilişim (Edge Computing): Verinin üretildiği yere (örneğin otonom araçlara, akıllı fabrikalara veya 5G baz istasyonlarına) yakın kurulan mikro veri merkezlerine "Edge Computing" deniyor. Bu sistemler genellikle klimalı, steril veri merkezi odalarında değil; tozlu, sıcak ve dar saha koşullarında çalışmak zorundadır. Dış dünyadan tamamen izole edilmiş, sızdırmaz ve doğrudan sıvı soğutmalı mikro kabinler, Edge cihazların her türlü zorlu hava koşulunda sıfır arızayla çalışmasını sağlar.

6-Finans sektörü ve yüksek frekanslı işlemler (HFT): Finans dünyasında milisaniyeler, milyonlarca dolarlık kar ya da zarar anlamına gelir. “High-FrequencyTrading” (Yüksek Frekanslı İşlem) yapan algoritmik ticaret sistemleri, borsadaki anlık değişimleri yakalamak için bilgisayar işlemcilerini sınırlarına kadar zorlar (overclocking). İşlemcilerin donmasını veya yavaşlamasını engellemek, finans devleri için hayati bir prestij ve nakit güvencesidir. Sıvı soğutma, finansal altyapıların en yüksek hızda, takılmadan dönmesini garanti eder.

7-Savunma sanayisi ve askeri simülasyon uygulamaları: Modern savunma sanayisi, savaş uçağı simülatörleri, radar sinyal işleme sistemleri, yapay zeka destekli tehdit algılama mekanizmaları ve taktik savaş oyunları için muazzam bir hesaplama gücü kullanır. Kritik askeri operasyonların simüle edildiği bu sistemlerde, donanımsal bir gecikme ya da ısınma kaynaklı performans düşüşü kabul edilemez. CanovateGroup’unçip bazlı soğutma teknolojisi, savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek kararlılık ve sıfır hata payı standardını eksiksiz karşılamaktadır. 


Çırağan Sarayı ve Genel Müdürü’ne Dünya Turizminin Zirvesinden Ödüller

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Çırağan Sarayı ve Genel Müdürü’ne Dünya Turizminin Zirvesinden Ödüller

Eşsiz konumu, göz alıcı mimarisi, zengin tarihi ve benzersiz güzelliğiyle şehrin en önemli simgelerinden biri olan Çırağan Palace Kempinski İstanbul, seyahat, konaklama, gastronomi, MICE ve wellness alanlarında uluslararası çapta elde ettiği başarılarla öne çıkıyor. World Travel Awards, World CulinaryAwards, World MICE Awards ve World SpaAwards organizasyonları kapsamında ödüllendirilen otel, farklı deneyim alanlarındaki başarısını pekiştiriyor. 

Lüks Konaklama Alanında Uluslararası Başarılar Ödüllendirildi 

Çırağan Palace Kempinski, global seyahat ve turizm endüstrisinin saygın ödül organizasyonlarından World Travel Awards tarafından yine verilen prestijli ödüllerle başarılara imza attı. Otel, yıllardır üst üste “Avrupa’nın Önde Gelen Lüks Oteli” ve “Türkiye’nin Önde Gelen Lüks Oteli” unvanlarını kazanırken, Sultan Süit “Türkiye’nin Önde Gelen Otel Süiti” ödülüne layık görüldü. Avrupa ve Türkiye ölçeğinde kazanılan bu ödüller, Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un lüks konaklama alanındaki ayrıcalıklı konumunu bir kez daha tescilledi. 

Gastronomi Alanında Rüya İstanbul’a Bir Ödül Daha

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un gastronomi alanındaki başarıları, bünyesindeki Rüya İstanbul ile uluslararası seçkilere taşındı. Cannes ve Dubai’nin ardından İstanbul’da kapılarını açan Rüya İstanbul, World CulinaryAwards 2026 organizasyonu kapsamında henüz birinci yılını doldurmadan “Avrupa’nın En İyi Yeni Otel Restoranı” ödülünü kazandı. Rüya İstanbul ayrıca yakın zamanda Travel + Leisure’ın “The 25 Best Hotel Restaurants in the World” seçkisinde dünyanın öne çıkan 25 otel restoranından biri olarak gösterilmişti. 


Otelin MICE Başarısı World MICE Awards ile Yine Ödüllendirildi 

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un uluslararası başarısı, lüks konaklamanın yanı sıra MICE alanında da devam ediyor. Toplantılar, teşvik etkinlikleri, konferanslar ve fuarlar başta olmak üzere MICE turizm sektörünün önde gelen ödül organizasyonlarından World MICE Awards kapsamında otel, bu yıl da “Türkiye'nin En İyi MICE Oteli” seçildi. Bu ödül, Çırağan Palace Kempinski’nin yüksek standartlardaki konaklama deneyimini toplantı ve etkinlik konusundaki uzmanlığıyla buluşturan yaklaşımının küresel ölçekteki karşılığını ortaya koydu. 

Dünyanın En İyi Hamam Ritüeli

Otelin wellness alanındaki başarısı da World SpaAwards 2026 ile yeniden tescillendi. Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un Sanitas SPA &Wellness uzmanlığıyla hizmet veren ve Osmanlı mirasını modern wellness anlayışıyla buluşturanhamamı, benzersiz hizmet kalitesi ve geleneksel ritüelleriyle “Dünyanın En İyi Hamam Spa’sı” unvanına layık görüldü. 




Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve KempinskiResidences Türkiye Bölge Direktörü RalphRadtke’ye Yaşam Boyu Başarı Ödülü Takdim Edildi  

Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve KempinskiResidences Türkiye Bölge Direktörü RalphRadtke’ye gecenin en anlamlı ödüllerinden birisi takdim edildi. 55 yılı aşkın süre boyunca 15 farklı ülkede uluslararası roller alan ve sektörün önde gelen liderlerinden olan RalphRadtke, World Travel Awards tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü. Radtke’ye verilen ödül, otelin bu yılki uluslararası başarılarına eşlik eden önemli bir gurur kaynağı olarak öne çıktı. 

RalphRadtke, World Travel Awards’ta kazandıkları tüm bu prestijli ödülleri ve kendisine takdim edilen Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü, Karadağ’da düzenlenen World Travel Awards Gala Töreni’nde teslim aldı. 

Radtke, elde edilen başarılarla ilgili değerlendirmesinde, “2026 yılı biterken böylesine güçlü bir uluslararası ödül tablosuyla başarılarımızın takdir edilmesi, bizim için büyük bir gurur kaynağı. World Travel Awards’ta Avrupa ve Türkiye’nin Önde Gelen Lüks Oteli unvanlarını aynı anda kazanmamız ve Sultan Süit’in Türkiye’nin Önde Gelen Otel Süiti olarak bir kez daha seçilmesi, Çırağan Sarayı’nın lüks konaklama alanındaki güçlü konumunun çok değerli bir yansıması. Bununla birlikte MICE, gastronomi ve spa özelinde aldığımız ödüller, misafirlerimize sunduğumuz deneyimin konaklamayla sınırlı olmadığını; farklı alanlarda ortaya koyduğumuz yüksek standartların da dünya ölçeğinde takdir edildiğini gösteriyor.Diğer yandan, World Travel Awards tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülmek benim için tarifsiz bir gurur ve mutluluk kaynağı. Meslek hayatım boyunca dünyanın farklı ülkelerinde pek çok prestijli ödülle onurlandırıldım. Ancak 55 yılı aşkın bir yolculuğun, yıllar içinde biriktirdiğim deneyimlerin, mesleğime duyduğum tutkunun ve sektöre sunduğum katkıların böylesine anlamlı bir ödülle taçlandırılması benim için çok özel bir anlam taşıyor. Bu ödülü yalnızca kişisel bir başarı olarak görmüyorum; birlikte yürüdüğümüz yolun, paylaştığımız emeğin ve ekip ruhumuzun bir yansıması olarak kabul ediyorum. Bu süreçte yanımda olan, başarılarıma ortak olan ve her adımda bana güç veren tüm ekip arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Çünkü inanıyorum ki gerçek başarı, tek başına elde edilen bir sonuç değil; birlikte inandığımız, emek verdiğimiz ve birbirimize ilham olduğumuzda anlam kazanan ortak bir hikâyedir.’’ dedi.

Tarihi mirasını ihtişamla buluşturan yaklaşımıyla İstanbul’un dünyaya açılan simge yapılarından biri olmayı sürdüren Çırağan Palace Kempinski İstanbul, farklı alanlarda elde ettiği uluslararası başarılarla Türkiye’nin lüks konaklama alanındaki güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor.