3 Ekim 2026 Cumartesi

CoralGroup Hotels’den turizmi 4 mevsime yayma hamlesi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


CoralGroup Hotels’den turizmi 4 mevsime yayma hamlesi 

Türkiye, Yunanistan ve Mısır’da farklı segmentlerde hizmet veren Coral Group Hotels, tesislerinde operasyon sürelerini uzatarak resort konaklama anlayışında yeni bir döneme adım atıyor.  Grup; uzatılan yaz sezonu, kış dönemi odaklı toplantı/kongre (MICE) altyapısı ve yenilenen wellness olanaklarıyla konuklarını yıl geneline yayılan bir tatil anlayışıyla ağırlamayı hedefliyor.

Coral Group Hotels; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markaları altında sunduğu konaklama deneyimini yaz aylarının ötesine taşıyor. Konuk profilini ve seyahat motivasyonlarını dört mevsime yaymayı amaçlayan grup, Türkiye’deki tesislerinde sezon kapanış tarihlerini ileriye taşırken; Mısır’daki otellerinde ise yıl boyunca kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor.

Sezon uzuyor, kış konaklamaları odak noktası oluyor

CoralGroupHotels, Türkiye’deki Seven Seas Hotel Life ve Marvida Family Eco tesislerinde sezon kapanışlarını bir ay ileriye taşıyarak operasyon süresine 30 gün ekledi. Grubun amiral gemilerinden Xanadu Resort Belek ise kısa süreli yıllık bakım dönemi dışında yılın 11 ayı boyunca kapılarını açık tutuyor.   Operasyon sürelerinin uzaması, çalışanların yıl içinde daha uzun süre istihdam edilmesine olanak tanırken hem personelin gelir sürekliliğine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor.

Dört mevsim turizm hamlesinin bir sonraki büyük adımı ise 2027 kış sezonunda atılacak. Kış döneminde de kapılarını açık tutması planlanan Seven Seas Hotel Life, düzenlenmiş kapalı alanları, ısıtmalı havuzları, yenilenen spa ve restoran konseptleriyle 12 ay boyunca misafir ağırlamaya hazırlanıyor.

Kışın kongre ve sağlık turizmi, sonbaharda “Mind& Body”

Düşük sezon olarak nitelendirilen sonbahar ve kış aylarında tesislerdeki misafir profili ve konaklama amaçları da çeşitleniyor. Bu kapsamda özellikle Xanadu Resort Belek, geniş kapasiteli ana konferans salonu, ek toplantı merkezleri ve teknik altyapısıyla kış aylarında uluslararası toplantı, kongre ve MICE gruplarının önemli adreslerinden biri hâline geliyor.

Okulların açılmasıyla birlikte daha sakin ve yetişkin odaklı bir döneme giren sonbahar aylarında, zihinsel ve bedensel arınmayı hedefleyen “Mind& Body” aktiviteleri ile Spa/Wellness paketleri öne çıkıyor. Yaz aylarında deniz ve güneş odaklı seyahatler ağırlık kazanırken, sonbahar ve kış döneminde sağlıklı yaşam ile ‘Mind & Body’ teması ve tesislerin çevresindeki doğal güzellikler konaklama deneyiminde daha belirleyici hâle geliyor.

Kış döneminde Türkiye tesislerinde ağırlıklı olarak DACH bölgesi (Almanya, Avusturya, İsviçre), İngiltere, Polonya, Rusya ve iç pazardan gelen, daha çok 50 yaş üzeri ve çocuksuz seyahat eden konuklar ağırlanıyor. Bu dönemdeki konuk profili içinde emekli ve ileri yaş grubundaki misafirler öne çıkıyor.

Mısır tesislerinde yıl boyunca kesintisiz operasyon

Mısır’da faaliyet gösteren Xanadu Makadi Bay, Xanadu Club Makadi Bay ve Seven Seas Jolie Bay tesisleri ise 12 ay boyunca kesintisiz hizmet sunmayı sürdürüyor. Mısır operasyonlarında her şey dahil aile konseptlerinin yanı sıra sadece yetişkinlere özel (AdultOnly) konaklama seçenekleriyle Avrupa ve Doğu Avrupa pazarlarından yoğun talep alınıyor. Kış döneminde başlıca kaynak pazarları Almanya, Avusturya, İsviçre, Polonya, Rusya ve Baltık ülkeleri oluşturuyor. Romanya, Çekya ve Slovakya’dan da talep alınırken, Birleşik Krallık son iki yılda hareketlenen pazarlar arasında yer alıyor.

“Amacımız her sezon özel deneyim sunmak” 

CoralGroup Hotels COO’su Hakan Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:“Coral Group Hotels olarak tek bir standart marka kalıbı yerine; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markalarımızla farklı beklentilere yanıt veren esnek bir portföy sunuyoruz. Amacımız, turizm hareketliliğini sadece yaz aylarıyla sınırlı tutmayıp kışın ve ara sezonlarda da nitelikli konaklama çözümleri üretmek. Altyapısını güçlendirdiğimiz tesislerimizde sürdürülebilirlik ve yüksek kalite standartlarımızdan ödün vermeden, misafirlerimize yılın her gününde fiyat-performans dengesinin ötesinde bir tatil deneyimi yaşatmaya devam edeceğiz.” 


RAMS Global’den Marriott İş Birliğiyle İstanbul ve Gaziantep’e Yeni Otel Yatırımları


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


RAMS Global’den Marriott İş Birliğiyle İstanbul ve Gaziantep’e Yeni Otel Yatırımları

RAMS Global, otelcilik devi Marriott International ile küresel iş birliğini Türkiye’ye taşıdı. Anlaşma kapsamında RAMS City Haliç ve RAMS City Gaziantep projeleri içerisinde toplam 210 odalı iki farklı Marriott markası yer alacak. Karma yaşam projeleriyle otelcilik konseptini birleştiren iş birliği hem iş ve turizm dünyasına hem de uzun süreli konaklama ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi bir deneyim sunacak.

RAMS Global’in gayrimenkul geliştirme deneyimi ile Marriott International’ın uluslararası otelcilik markalarını buluşturan iş birlikleri, yeni yatırımlarla büyüyor.Kazakistan ve Kırgızistan’daki projelerle devam eden iş birliğini Türkiye’ye taşıyan iki şirket, İstanbul ve Gaziantep’te yeni projelerhayata geçirmek için imza attı. Ankara ve Bodrum’da da yeni otel projeleri için görüşmelerin sürdüğü belirtildi. 

RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül ile Marriott International Hotel Development, CEE & CIS Başkan Yardımcısı Ivan Kiseev arasında imzalanan anlaşma ile RAMS City Haliç ve RAMS City Gaziantep projeleri içerisinde iki farklı Marriott markası yer alacak.RAMS City Haliç’te 100 odalı Apartmentsby Marriott Bonvoy, RAMS City Gaziantep’te ise 110 odalı Sheraton Hotel Gaziantep hizmet verecek. Böylece iki projede toplam 210 odalı Marriott markalı konaklama tesisi misafirleriyle buluşacak. RAMS, projelerde hem yatırımcı hem de franchise olarak yer alacak.

Uluslararası Deneyim, Yenilikçi Yatırımlarla Buluşuyor

İş birliğine ilişkin düzenlenen imza töreninde konuşan RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, şu değerlendirmelerde bulundu:“Marriott International ile farklı coğrafyalarda gerçekleştirdiğimiz iş birliklerine Türkiye’de yeni projeler eklemekten mutluluk duyuyoruz.Global otelcilik tecrübesini RAMS Global’in yenilikçi gayrimenkul vizyonuyla buluşturarak Türkiye’ye değer katacak projelere imza atıyoruz.RAMS City Haliç ve RAMS City Gaziantep içerisinde yer alacak iki farklı Marriott markası, projelerimizin yaşam, konaklama ve sosyal alanları bir araya getiren yapısını güçlendirecek. Haliç’te Apartmentsby Marriott Bonvoy ile uzun süreli konaklama ihtiyacına, Gaziantep’te ise Sheraton markasıyla iş dünyası, turizm ve etkinlik odaklı şehir otelciliğine yönelik iki farklı model sunacağız. Yine Ankara ve Bodrum’da hayata geçirilmesi planlanan yeni otel yatırımlarına yönelik de görüşmelerimiz sürüyor.”

Marriott International Hotel Development, CEE & CIS Başkan Yardımcısı Ivan Kiseevise iş birliğine ilişkin şunları söyledi:“RAMS Global ile Kazakistan ve Kırgızistan’da başlayan işbirliğimizi, Türkiye’de yeni projelerde güçlendirerek devam ettirmekten memnuniyet duyuyoruz. Apartmentsby Marriott Bonvoy ve Sheraton markalarımızın RAMS City Haliç ve RAMS City Gaziantep projelerinde yer alması, farklı misafir ihtiyaçlarına yönelik iki ayrı konaklama deneyimini Türkiye’ye kazandıracak. RAMS ile devam eden iş birliğimizin önümüzdeki dönemde yeni projelerle gelişmesini hedefliyoruz.”

Haliç’te Apartmentsby Marriott Bonvoyile uzun süreli konaklama deneyimi

RAMS City Haliç içerisinde yer alacak Apartmentsby Marriott Bonvoy, daire tipi konaklama birimleri ve otel hizmetlerini bir araya getiren, özellikle uzun süreli konaklamalara yönelik bir konsept sunacak.Misafirlerin ihtiyaçlarına yönelik olarak kurgulanan tesiste gym, lounge ve grab&go hizmetlerinin yanı sıra RAMS City Haliç projesi içerisinde yer alan restoran ve kafelere erişim imkânı da bulunacak. Böylece konaklama deneyimi, RAMS City Haliç’in sunduğu günlük yaşam ve sosyal olanaklarla bütünleşecek.

Gaziantep’te Sheraton markasıyla 5 yıldızlı şehir oteli

RAMS City Gaziantep projesinde yer alacak 110 odalı Sheraton Hotel Gaziantep ise 5 yıldızlı şehir oteli konseptiyle hizmet verecek. Otelin; iş dünyası, turizm, toplantı ve etkinlikler başta olmak üzere farklı amaçlarla Gaziantep’i ziyaret eden misafirlere ev sahipliği yapması planlanıyor. Sheraton Hotel Gaziantep, uluslararası bir otel markasının standartlarını RAMS City Gaziantep projesinin sunduğu yaşam ve ticari olanaklarla bir araya getirecek. Otelin Gaziantep’in iş ve turizm potansiyeline katkı sağlaması hedefleniyor.

38 yılı aşkın deneyimiyle uluslararası bir yatırım ve proje geliştirme grubu olarak faaliyet gösteren RAMS Global, bugün25 binden fazla çalışanı, 4 ülkede, 9 şehirde, 100'ün üzerinde proje ve 6 milyon metrekarenin üzerinde tamamlanan inşaat alanıyla dikkat çekiyor.Şirket, gayrimenkul geliştirme alanındaki tecrübesini uluslararası otel markalarıyla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle farklı yaşam ve konaklama deneyimlerine dönüştürüyor.


TÜROB’un Ekim Ayı Toplantısında İstanbul Turizminin Performansı ve 2027 Hedefleri Ele Alındı

 HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


TÜROB’un Ekim Ayı Toplantısında İstanbul Turizminin Performansı ve 2027 Hedefleri Ele Alındı

Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB) ekim ayı aylık bilgilendirme toplantısında İstanbul’un turizm verileri, sektörün gelir ve kârlılık gündemi, uluslararası tanıtım çalışmaları ve 2027 yılında düzenlenecek büyük organizasyonların turizme etkileri değerlendirildi. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda TÜROB Başkanı Müberra Eresin, İstanbul’da otel doluluk oranının ağustos ayında yüzde 76,56’ya yükseldiğini açıklarken, sektörün öncelikli gündeminin gelirlerin ve sürdürülebilir kârlılığın artırılması olduğunu vurguladı.

TÜROB’un ekim ayı aylık bilgilendirme toplantısı ve geleneksel öğle yemeği, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) ev sahipliğinde Cemile Sultan Eminönü Restoran’da gerçekleştirildi. Toplantıya kamu kurumları ve turizm sektörünün temsilcilerinin yanı sıra başkonsoloslar, diplomatlar, yabancı misyon temsilcileri, TÜROB’un önceki dönem başkanları, üyeleri ve basın mensupları katıldı.


Toplantıda konuşan TÜROB Başkanı Müberra Eresin, İstanbul’un turizm performansına ilişkin güncel verileri paylaşırken, sektörün gündemindeki gelişmeleri ve TÜROB’un yürüttüğü çalışmaları değerlendirdi.

İstanbul’da otellerde doluluk oranı artarak yüzde 76,56’ya yükseldi

TÜROB üyeleri arasında gerçekleştirilen araştırmanın ağustos ayı sonuçlarını açıklayan Eresin, İstanbul’da otel doluluk oranının 2026 Ağustos ayında yüzde 76,56 seviyesine ulaştığını belirtti. 2025 yılının aynı ayında bu oran yüzde 73,39 olarak kaydedilmişti.

Ocak-ağustos döneminde ise İstanbul’daki otellerin ortalama doluluk oranı yüzde 67,01 oldu. Bu oran 2025’in aynı döneminde yüzde 64,41 seviyesindeydi. Eresin, doluluk tarafında son yıllarda dönemsel dalgalanmalar yaşansa da genel olarak ciddi bir sorun bulunmadığını, asıl dikkat edilmesi gereken konunun ise gelirler olduğunu vurguladı.

Eresin, artan maliyetlerin otel işletmelerinin kârlılığı üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Artan maliyetler karşısında gelirlerimizin aynı ölçüde gelişmemesi, sektörümüzün kârlılığı üzerindeki baskıyı her geçen yıl daha da artırıyor. Özellikle döviz kurlarındaki yatay seyir ile işletme maliyetlerindeki artış arasındaki makas, otel işletmelerimizin rekabet gücünü ve kârlılığını olumsuz etkilemeye devam ediyor.”

TÜROB verilerine göre İstanbul’da Ağustos 2026’da ortalama günlük oda fiyatı (ADR) 103,82 euro olurken, ocak-ağustos döneminde ortalama ADR 97,50 euro olarak gerçekleşti. 2025’in aynı döneminde bu rakam 103,68 euro seviyesindeydi.

Eresin, sektörün önümüzdeki dönemde yalnızca doluluk artışına değil, gelirlerin ve sürdürülebilir kârlılığın artırılmasına yönelik politikalara da odaklanması gerektiğini ifade etti.

İstanbul’un Küresel Tanıtımında Yeni Dönem

Konuşmasında tanıtım faaliyetlerine de değinen Eresin, TÜROB’un Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), İstanbul Ticaret Odası ve TUGEV ile iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

İtalya’daki TTG Rimini fuarı, WTM Londra ve ILTM Cannes gibi uluslararası organizasyonlarda İstanbul ve Türkiye’nin turizm potansiyelinin tanıtılacağını kaydeden Eresin, geçtiğimiz hafta düzenlenen Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nın da sektör açısından verimli geçtiğini söyledi.

TÜROB olarak fuarın destekçileri arasında yer almaktan memnuniyet duyduklarını belirten Eresin, gelecek yıl düzenlenecek organizasyonun da destekleneceğini açıkladı.

İstanbul’un 2027 Turizm Takviminde Spor Organizasyonları Öne Çıkıyor

Eresin, Türkiye ve İstanbul’un önümüzdeki dönemde önemli uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını da hatırlattı.

Antalya’da 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında COP31’in düzenleneceğini belirten Eresin, İstanbul’un ise 2027 yılında iki önemli spor organizasyonuna ev sahipliği yapacağını söyledi.

İspanya Süper Kupası yarı final karşılaşmalarının 2 ve 3 Şubat 2027, final karşılaşmasının ise 6 Şubat 2027 tarihinde İstanbul’da oynanacağını belirten Eresin, Formula 1’in de 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde Formula 1 MSC Cruises Turkish Grand Prix ile İstanbul’a döneceğini ifade etti.

Eresin, büyük ölçekli uluslararası organizasyonların yalnızca kısa vadeli konaklama talebi yaratmadığını, İstanbul ve Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne ve destinasyon algısına uzun vadeli katkı sağladığını vurguladı.

Etkinlik Turizmi, Sezon Dışında Talep Yaratıyor

Spor, kongre ve etkinlik turizminin yüksek harcama potansiyeli ve sezonun farklı dönemlerinde talep yaratma kapasitesi nedeniyle sektör açısından önemli olduğunu belirten Eresin, TÜROB’un İstanbul ve Türkiye’nin bu organizasyonlardan daha fazla pay almasına katkı sağlamayı sürdüreceğini söyledi.

İTO Seçimleri Öncesinde Üyelere Katılım Çağrısı

Toplantının ev sahibi İstanbul Ticaret Odası’na da teşekkür eden Eresin, İTO’nun 800 bini aşkın üyesiyle iş dünyası açısından önemli bir kurumsal yapı olduğunu belirtti.

Eresin, 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek İTO Meslek Komitesi ve Meclis Üyelikleri seçimleri öncesinde tüm üyeleri seçimlere katılmaya ve oylarını kullanmaya davet etti.

TÜROB ile İTO arasındaki iş birliğine de değinen Eresin; eğitim, tanıtım, sektörel paneller, konferanslar ve mesleki eğitim programlarının yanı sıra TÜROB 50. Yıl Şişli Turizm ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesi ile “Sektör Yetenek Avında” yarışmasını bu iş birliğinin öne çıkan örnekleri arasında gösterdi.

TÜROB’un Yeni Dijital Altyapısı Devreye Alındı

TÜROB’un dijitalleşme çalışmalarına da değinen Eresin, TÜROB Dijital Yönetim Sistemi ve Üye Portalı’nın hayata geçirildiğini açıkladı.

Yeni sistemin üyelerin işlemlerini kolaylaştırmanın yanı sıra TÜROB’un sektöre ilişkin daha sağlıklı ve güncel verilere ulaşmasına imkân sağlayacağını belirten Eresin, üyelerden kurumsal bilgi ve evrak güncellemelerini portal üzerinden tamamlamalarını istedi.

Eresin, oluşturulacak veri altyapısının sektörün mevcut durumunun daha doğru analiz edilmesine, kapsamlı raporların hazırlanmasına ve kamu kurumları nezdinde sektörün taleplerinin somut verilerle ortaya konulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Eresin’den Turizm İş Birliğine Katkı Sunan Kurumlara Teşekkür

Konuşmasının sonunda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, Fatih Belediye Başkanı’na, TGA, İTO, TUGEV ve ICVB’ye teşekkür eden Eresin; TÜROB’un çalışmalarına destek veren Türk Hava Yolları, Ecolab, Perapole.com, Verus, Deloitte ve Gastronometro’ya da teşekkürlerini sundu.

Eresin ayrıca toplantıya ev sahipliği yapan İTO Başkanı Şekib Avdagiç ve İTO Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür ederek, Avdagiç’i konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet etti.

5. Feed the Future Ödülleri’nde kazananlar belli oldu

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



5. Feed the Future Ödülleri’nde kazananlar belli oldu

Gıda, tarım ve gastronomi sektörünün yenilikçi ürünlerini, üreticilerini ve vizyoner projelerini ödüllendiren Feed the Future Ödülleri, 5. kez sahiplerini buldu. Türkiye’nin dört bir yanından gelen başvurular arasından, ödüle layık görülen isimler 5.Güvenilir Ürün Zirvesi’nde düzenlenen ödül töreninde açıklandı.

Güvenilir Ürün Platformu tarafından düzenlenen ve gıda sektörünün “Oscarları” olarak nitelendirilen Feed the Future Ödülleri’nin 5.’si, 29 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen 5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi kapsamında düzenlenen görkemli ödül töreniyle sahiplerini buldu.

“Geleceği Besleyebilmek” mottosuyla hayata geçirilen Feed the Future Ödülleri; yerel üreticilerin, yenilikçi ürünlerin ve sektöre değer katan projelerin daha geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyor. Ölçek farkı gözetmeksizin üretici, ürün ve projelerin görünürlüğünü artırmayı hedefleyen organizasyon, yıllar içinde gıda sektörünün dikkat çeken ödül organizasyonlarından biri haline geldi.

Geleceği Besleyeceğim İddiasına Rekor başvuru

Türkiye’nin dört bir yanından 780 üzerinde başvurunun alındığı Feed the Future Ödülleri’nde kazananlar, alanında uzman 120 kişilik jüri tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda belirlendi. Gıda ve tarım sektörünün farklı alanlarını kapsayan 36 ana kategori ve alt kategorileri için yapılan değerlendirmelerde, tüketici sağlığına, ürün güvenilirliğine, inovasyona, sürdürülebilirliğe ve sektörel gelişime katkı sunan 61 marka ödül almaya hak kazandı

Geçmiş yıllarda Türkiye’nin farklı bölgelerinden çok sayıda üreticiyi ödüllendiren Feed the Future, bu yıl da farklı ölçeklerdeki üretici ve markaları aynı platformda buluşturdu.

 

İşte 5. Feed the Future Ödülleri’nin kazananları

* Tarım Kredi Holding / Sürdürülebilirlik Kategorisinde

* Carrefour Bio Organik Naturel Sızma Zeytinyağı /Bitkisel Yağ Kategorisinde

* Muratbey- Kazandıran Peynirler Projesi/ Çevre Dostu Kategorisinde

* Emek Laboratuvar-Laborem Natura /​Start-Up Kategorisinde

* BEE'O Organik Sertifikalı Propolisli Yüz Yıkama Jeli/ Cilt Bakım Ürünü Kategorisinde

* Yayla Enfies Freeze Dry Çilek​/Fit Atıştırmalık Kategorisinde

* Arifoğlu Pulbiber/​Baharat Kategorisinde

* Kartal Fatma Aliye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi-Demir Topları/ Doğal Mineral Takviyesi Kategorisinde

* Sinop Sofrası-Sinop Mantısı/ Hazır Yemek Kategorisinde

* Bursa Kebap Evi -TEPSİ KEBABI /Geleneksel Lezzet Kategorisinde

* Apitera Çocuk Spreyi /Çocuk/Bebek Ürünleri Kategorisinde

* Charme Gurme-İtalyan Grisini​/Geleneksel Yöntem Kategorisinde

* Söke Çok Tahıllı Un Karışımı / Hazır Karışımlar Kategorisinde

* Yıldız Plastik- Clearmour / Gıda Ambalajı Kategorisinde

* Doğal Agro-Snapie /Bitkisel Atıştırmalık Kategorisinde

* Pek Food Lahmacun /Coğrafi İşaretli Ürün Kategorisinde

* BEE'O BEE SLIM FIT ON THE GO /Diyet Ürünü Kategorisinde

* Bursa Kebap Evi-Pastel de Nata  /Perakende Özel Ödülü Kategorisinde

* Donuk Pasta-Milano Cakes /Dondurulmuş Gıda Kategorisinde

* Gurmelab- CranchBites Peynirli Atıştırmalık /Dondurulmuş Atıştırmalık Kategorisinde

* Silverberry İğde Posası​/Doğal İçerikli Gıda Katkı Maddesi Kategorisinde

* Sağlık Bilimleri Üniversitesi-EchiNano​/Doğal Gıda Koruyucusu Kategorisinde

* "Yayla Baldo Pirinç ve Zenginleştirilmiş Pirinç Ürünü / Fonsiyonel Gıda-Bakliyat Kategorisinde

* Bereket Döner​/Gastronomi Noktası Kategorisinde

* Sinop Sofrası -Ekşi Mayalı Tarhana  /Mayalı Ürün Kategorisinde

* Bay Bread-Fırıncılık Teknolojisi​Gıda Teknolojisi/ Kategorisinde

* Sarıyer Kola​/Proje-Spora Destek Kategorisinde

* Karabük Üniversitesi Otizm Dostu İşletme Rehberi ​/Proje -Toplumsal Duyarlılık Kategorisinde

* Muratbey- Kazandıran Peynirler projesi /Proje-Sıfır Atık Kategorisinde

* AŞPA GIDA-FRİGGY LEBLEBİ KREMASI​/ İnovatif Kahvaltılık Ürün Kategorisinde

* Black Bruin​/Enerji İçeceği Kategorisinde

* Nalia Karadeniz Mutfağı Likapa Şerbeti /Organik İçecek Kategorisinde

* AKTÜRK GROUP​/Kahve ve Kahve Ürünleri Kategorisinde

* DOĞAL AGRO ​/Şeffaf Tedarik Kategorisinde

* Seyidoğlu Aç-Dök Tahin ve Pekmez Ürünleri​/Jüri Özel Ödülü Kategorisinde

* Apitera Arı Sütü Kapsül /​Hayatı Kolaylaştıran Kategorisinde

* Carrefour Veggie Vitamin ve Kalsiyum İlaveli Yulaflı ​/Vegan Kategorisinde

* Munzur Et Fermente Dana Sucuk​/Kırmızı Et ve Et Ürünleri Kategorisinde

* Iso Babanın Çiftliği-Gökova Kızıl Susam /Karbon Ayak İzi Düşük Ürün Kategorisinde

* Sevgi Organik Sirkeleri​/ Fermente Ürünler Kategorisinde

* Mersin Ticaret Borsası-LeguMayo /Sürdürülebilirliğe Katkı Kategorisinde

* Pasha Bank​/Kadın Girişimciliğine Katkı Kategorisinde

* Fresh pack D'licious-Meyanlı Sürmelik​ /İnovatif Lezzet Kategorisinde

* Sınırlı Sorumlu Kooperatif Ordusu​/Kooperatif Kategorisinde

* Durakhan Anneleri Kadın Girişimi Kooperatifi ​/Kooperatif Kategorisinde

* Mardin Mezopotamya Kadın Girişimi Kooperatifi ​/Kooperatif Kategorisinde

* Beyoğlu Üreten Kadınlar Kooperatifi​/Kooperatif Kategorisinde

* Kırıkhan Kadın Kooperatifi​/Kooperatif Kategorisinde

* Valide Kadın Girişimi Kooperatifi​/Kooperatif Kategorisinde

* Journey of Spice / Baharatın Yolculuğu​/Tasarım Kategorisinde

* Bonatelli Makarna​/Organik Unlu Mamül Kategorisinde

* Ebrus House Organik Nar Özü ​/Organik Meyve Ürünü Kategorisinde

* TA'MO SÜRYANİ ÇÖREĞİ ​/Artizan Unlu Mamül Kategorisinde

* Göknur Gıda Siyah Havuç Lifi Tozu​/Sıfır Atık Kategorisinde

* HAKKA GIDA MOR TORTİLLA​/Antioksidan İçeriği Yüksek Ürün Kategorisinde

* KETOJEMİNİK​/Sivil Toplum Kuruluşu Kategorisinde

* Söke Glutensiz Kakaolu Kek Unu​/Glutensiz Lezzetler Kategorisinde

* Erikce Süt Antep Peyniri​/Coğrafi İşaretli Süt Ürünü Kategorisinde

* Aksuvital -ÜÇÜ BİR ARADA EFERVESAN SETİ​/Takviye Edici Gıda Kategorisinde

* Carrefour Eco Planet Bitkisel Sirkeli Yüzey Temizleyici /​Temizlik ve Hijyen Ürünü Kategorisinde

* Pol’s Gurme -OMEGA TRIO KREMA​/Besin Değerl Arttırılmış Kahvaltılık Ürün Kategorisinde

 Kazananlara Feed the Future logosunu kullanma hakkı

Feed the Future Ödülleri’nde ödül alan ürün ve markalar, elde ettikleri başarıyı bir yıl boyunca Feed the Future logosunu ürün ambalajlarında ve tanıtım materyallerinde kullanarak tüketicileriyle paylaşabilecek.

Güvenilir Ürün Platformu tarafından hayata geçirilen organizasyon, ödüller aracılığıyla Türkiye’nin farklı bölgelerinde üretim yapan ancak yeterince görünürlük elde edemeyen üreticilerin ve yenilikçi ürünlerin tanıtımına katkı sağlamayı sürdürüyor.

Feed the Future Ödülleri, yalnızca ürünlerin başarısını değil; Türkiye’nin üretim gücünü, yerel değerlerini, inovasyon kapasitesini ve geleceğin gıda dünyasına yönelik yeni fikirlerini de görünür kılmayı amaçlıyor.

30 Eylül 2026 Çarşamba

Gebele destinasyonu Azerbaycan Turizm Bürosu İstanbul Ofisi ‘nde tanıtıldı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Gebele destinasyonu Azerbaycan Turizm Bürosu İstanbul Ofisi ‘nde tanıtıldı

Azerbaycan Turizm Bürosu Türkiye Temsilcilik Ofisi tarafından, Azerbaycan’ın önemli turizm destinasyonlarından Gebele’nin wellness, sağlık turizmi, doğa, gastronomi ve konaklama olanaklarının tanıtıldığı özel bir networking etkinliği düzenlendi.

30 Eylül Çarşamba günü Azerbaycan Turizm Bürosu’nun İstanbul ofisinde gerçekleştirilen etkinlikte, Gabala Hospitality Group ve Chenot Palace Gabala yetkilileri Türkiye’nin turizm sektöründen profesyonellerle bir araya geldi. 

Etkinlik kapsamında Azerbaycan Turizm Bürosu tarafından Azerbaycan’ın turizm potansiyeline ilişkin destinasyon sunumu gerçekleştirilirken, Gabala Hospitality Group ve Chenot Palace Gabala tarafından bölgedeki konaklama, wellness ve sağlık turizmi olanaklarına ilişkin sunumlar yapıldı.

Gebele: Azerbaycan’ın Dört Mevsim Tatil Sahnesi

Etkinlikte Kafkas Dağları’nın eteklerinde konumlanan Gebele’nin, dört mevsim turizm olanakları öne çıktı. Bölge, kış aylarında kayak ve snowboard gibi kış sporlarına ev sahipliği yaparken, yaz döneminde hiking, ATV, yamaç paraşütü ve diğer açık hava aktiviteleriyle ziyaretçilere farklı deneyimler sunuyor. 



Bölgedeki beş yıldızlı tesisler, özel villalar, spa ve wellness merkezleri ile doğayla bütünleşen hizmet anlayışı, Gebele’nin ziyaretçilere sunduğu deneyimi tamamlıyor.Gabala Hospitality Group, 2019 yılında kurulmuş olup Gebele bölgesinde dağ resortları, oteller, eğlence ve macera merkezleri gibi farklı alanlarında faaliyet gösteriyor. Grup bünyesinde Tufandag Mountain Resort, Qafqaz Hotels & Resorts, Gabaland Amusement Park, Gabala Shooting Club ve Rafting Gabala gibi turizm ürünleri bulunuyor.Gebele’nin uluslararası ölçekte tanınan ve yıl boyunca ziyaret edilebilen çok yönlü bir destinasyon olarak gelişmesine katkı sağlıyor.

Gebele aynı zamanda wellness ve longevity turizmi açısından da gelişen bir potansiyele sahip. Bölgenin ormanlık yapısı, serin dağ iklimi ve doğayla iç içe konumu; yoga, meditasyon, wellness ve uzun yaşam odaklı retreat programları için elverişli bir ortam sunuyor. Tufandag çevresinde wellness merkezleri ve doğa temelli programların geliştirilmesi, bölgenin macera ve kış turizminin yanı sıra wellness odaklı seyahatler açısından da çeşitlenmesini destekliyor.

Bu kapsamda Chenot Palace Gabala, Azerbaycan’ın sağlık ve wellness turizmi alanındaki öne çıkan markalarından biri olarak etkinliğin önemli başlıklarından birini oluşturdu. Etkinlikte Türkiye pazarında sağlık, wellness ve üst segment seyahat alanlarında faaliyet gösteren profesyonellerle Azerbaycan’daki mevcut ve gelişen turizm olanaklarının değerlendirildi.

MICE turizmi için güçlü altyapı

Gebele’nin MICE turizmi potansiyelinin de ele alındığı etkinlikte, Gabala Congress Centre’ın ulusal ve uluslararası toplantı, kongre ve kurumsal etkinlikler için sunduğu olanaklar aktarıldı.

Merkezde yer alan Grand Hall, tiyatro düzeninde 1.000, banket düzeninde ise 500 kişiye kadar kapasite sunarken, farklı büyüklüklerde toplantı odaları ve basın merkezi de bulunuyor.

Etkinlik, Azerbaycan ve Türkiye turizm sektörü arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesi, Gebele’nin  Türkiye pazarındaki bilinirliğinin artırılması ve wellness, sağlık turizmi, doğa, gastronomi ve MICE alanlarında yeni iş fırsatlarının değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen networking buluşmasıyla sona erdi.


1,5 yıllık Ar-Ge ile ilk yatırım Pastofino’dan iddialı hedef: 2028’de 300 şube ve Avrupa


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


1,5 yıllık Ar-Ge ile ilk yatırım Pastofino’dan iddialı hedef: 2028’de 300 şube ve Avrupa

Hilal Suerdem’in kurduğu, danışman şefliğini Murat Bozok’un üstlendiği taze makarnanın Türkiye’deki ilk fast food markası Pastofino, ilk restoranını KoruFlorya AVM’de açarak sektöre giriş yaptı. İlk yatırımla kurulan marka, franchise modeliyle 2027 sonuna kadar 50, 2028 sonuna kadar 300 şubeye ulaşmayı ve Almanya ile Yunanistan başta olmak üzere Avrupa pazarına açılmayı hedefliyor. Menü fiyatları ise açılışa özel kampanyalı olarak 169 TL’den satışa sunuluyor.

Fast food, Türkiye’de tüketim alışkanlıklarının merkezinde yer alıyor: Marketing Türkiye için Twentify’ın yaptığı “Türkiye’nin Fast Food Haritası” araştırmasına göre toplumun yüzde 72’si fast food’u restoranda ya da sipariş vererek tüketiyor. Ancak dünyada yaygın olarak tüketilen taze makarna, Türkiye’de hızlı servis (fast-casual) segmentinde henüz yer bulmuş değil. Pastofino, bu boşluğa odaklanan bir iş modeliyle yola çıkıyor: Makarna, İtalya’dan getirilen makinelerle her gün restoranda üretiliyor; soslar markanın kendi reçeteleriyle, katkı maddesi kullanılmadan hazırlanıyor.

Tek ürüne odaklı, ölçeklenebilir model

Pastofino Kurucusu Hilal Suerdem, markanın çıkış noktasını şöyle anlattı: “Yol haritamızı belirlerken ilk olarak ‘Dünya genelinde yüksek tüketime sahip taze makarnanın Türkiye’de neden fast food kültüründe yeri yok?’ sorusunu sorduk. Pastofino’nun hikâyesi de bu şekilde başladı. 30 yıllık perakende birikimimizi, İtalyan mutfağının zarafeti ve Anadolu’nun samimi lezzet dokunuşlarıyla harmanladık. Bu yüzden ne tamamen İtalyan, ne tamamen Türk. Farkımızı ana ürün odaklı modelimiz, tescilli soslarımız ve kaliteli ama ulaşılabilir fiyatlandırmamızla ortaya koyuyoruz. Açılışa özel ise menü fiyatlarımızı kampanyalı şekilde 169 TL’den satışa sunuyoruz.”

2027’de 50, 2028’de 300 franchise şube

Pastofino’nun hikâyesine bir buçuk yıllık Ar-Ge ve ilk yatırımla başladıklarını belirten Suerdem, büyüme planını şöyle aktardı: “2026’yı kendimizi kanıtlama ve altyapımızı tamamlama yılı olarak görüyoruz. 2027 ise Türkiye genelinde franchise ve şirket mağazalarımızın yayılım yılı olacak. İstanbul başta olmak üzere Ankara, İzmir, Antalya, Trabzon ve Diyarbakır’da 2027 sonuna kadar 50 franchise şubeye ulaşmayı hedefliyoruz. 2028 sonunda ise toplamda 300 franchise şubeye ulaşmayı ve Almanya ile Yunanistan başta olmak üzere Avrupa pazarına açılmayı planlıyoruz.”

Suerdem, hızlı büyüme sürecinde kalite standardını korumak için tüm şubelerde aynı reçetelerin uygulanacağını, ürünlerin merkezi sistem üzerinden tedarik edileceğini ve Murat Bozok’un şubelerde habersiz denetimler yapacağını da vurguladı.

Makarna her gün restoranda üretiliyor

Girişimi güçlü kılan en büyük unsurun kaliteden ödün vermeyen operasyonel disiplin olduğunu söyleyen Suerdem, üretim modelini şöyle anlattı: “Makinelerimizi İtalya’dan getirdik ve makarnamızı her gün restoranımızda kendimiz üretiyoruz. Soslarımızı da kendi reçetelerimizle üretiyor, katkı maddesi kullanmadan servis ediyoruz. Diğer malzemelerimizi günlük olarak temin ediyoruz. Bu lezzet standardının arkasında danışman şefimiz Murat Bozok var. Onun hazırladığı menüde Fettuccine Alfredo gibi klasiklerin yanında köz patlıcanlı rigatoni gibi Anadolu esintili tatlar yer alıyor.” 

“Pişirme tekniklerinden sos dengesine, makarnanın ideal kıvamından porsiyon detaylarına kadar her aşamayı titizlikle planladık”

Pastofino Danışman Şefi Murat Bozok ise ürün geliştirme sürecine ilişkin şunları söyledi: “Bugüne kadar lüks restoranlarda veya zahmetli şekilde erişilebilen taze makarnayı çok daha farklı bir konuma taşıyoruz. Bunun için menü kurgusunu, reçeteleri ve ürün geliştirme süreçlerini disiplinle belirledik. Pişirme tekniklerinden sos dengesine, makarnanın ideal kıvamından porsiyon detaylarına kadar her aşamayı titizlikle planladık. Menümüz mevsime ve o an temin edilen taze sebzelere göre şekillenecek. Böylece Pastofino, hızlı ve taze servis modelini fine dining standartlarında lezzet anlayışıyla yansıtacak.”


Pastofino Hakkında

Pastofino, perakende ve marka yönetiminde 30 yılı aşkın deneyime sahip Hilal Suerdem tarafından 2026 yılında kuruldu. Danışman şefliğini Murat Bozok’un üstlendiği marka, taze makarnayı hızlı servis (fast-casual) konseptiyle sunuyor. “Fast – Fresh – Fine” mottosuyla hareket eden Pastofino’da makarnalar, İtalya’dan getirilen makinelerle her gün restoranda üretiliyor. Marka, 2028 sonuna kadar 300 franchise şubeye ulaşmayı ve Avrupa pazarına açılmayı hedefliyor. 

www.pastofino.com 


Tabletler artık sadece film izlemek veya internette gezinmek için kullanılmıyor.

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Tabletle bilgisayar arasındaki sınırı kaldırıyor: HONOR Pad 20 Serisi

HONOR Pad 20 Serisi, PC Modu ve yapay zeka destekli çalışma araçlarıyla tablet deneyimini üretkenlikle yeniden şekillendiriyor. HONOR Pad 20, HONOR Pad 20 Paperlike Edition ve HONOR Pad 20 Pro PaperlikeEdition’dan oluşan seri; 12,1 inçlik 3K ekran seçenekleri, 10.100 mAh bataryası, klavye ve kalem desteğiyle iş, eğitim ve eğlence arasında geçiş yapan kullanıcılara yeni alternatifler sunuyor

Tabletler artık sadece film izlemek veya internette gezinmek için kullanılmıyor. Belgeler üzerinde çalışmak, online toplantılara katılmak, tasarım yapmak, not almak ve farklı uygulamaları aynı anda yönetmek de günlük kullanımın parçası halinegeldi.Bu değişim, tablet ile bilgisayar arasındaki sınırı giderek inceltiyor. HONOR Pad 20 Serisi, masaüstü benzeri çalışma düzenini tabletin taşınabilir yapısıyla bir araya getirerek farklı ihtiyaçlara göre şekillenen üç model sunuyor.

Tablet ekranında masaüstü düzeni

Seride yer alan PC Modu, birden fazla uygulamanın ayrı pencerelerde kullanılmasına ve ekranın farklı çalışma düzenlerine göre bölünmesine imkân tanıyor. Kalıcı Dock sık kullanılan uygulamalara erişimi kolaylaştırırken bilgisayar benzeri dosya yönetimi, fare desteği ve klavye kısayolları belge, sunum ve e-tablo çalışmalarını daha pratik halegetiriyor.Klavye bağlantısıyla PC Modu’na hızlıca geçilebiliyor. HONOR Magic-Pencil 4s desteği ise not alma, çizim ve belgeler üzerinde işaretleme gibi işlemlerde devreye giriyor.

MagicOS 10 ile gelen AI Akıllı Not, ders ve toplantılarda gerçek zamanlı ses-metin kaydı oluşturabiliyor. Uzun kayıtları özetleme, anahtar kelimeleri belirleme, görev ekleme ve zihin haritası hazırlama gibi özellikler, toplantı sonrasındaki düzenleme sürecini kolaylaştırıyor.HONOR Connect üzerinden iOS, Android, HarmonyOS, Windows ve Mac cihazlar arasında dosya aktarılabiliyor. iWork dosyalarının Microsoft Office formatlarına dönüştürülebilmesi de farklı cihazlarla çalışan kullanıcıların iş akışını destekliyor.

HONOR Pad 20 ile geniş çalışma alanı

Serinin başlangıç modeli HONOR Pad 20, 12,1 inçlik 3K HONOR Göz Konforu Ekranı’nda 3000 × 1872 piksel çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunuyor. 700 nit parlaklık, 1,07 milyar renk ve DCI-P3 geniş renk gamı; belgelerden videolara kadar farklı içeriklerin net ve canlı görüntülenmesini sağlıyor.Snapdragon 7 Gen 3 mobil platformundan güç alan HONOR Pad 20; günlük çoklu görev, belge düzenleme, içerik tüketimi, hafif oyun ve video düzenleme için dengeli bir performans sunuyor. 6,29 mm kalınlığındaki metal gövdesi ve yaklaşık 525 gramlık ağırlığıyla geniş ekranını taşınabilir bir tasarımla tamamlıyor.

Paperlike Edition kâğıt hissini ekrana taşıyor

HONOR Pad 20 Paperlike Edition, standart modelin performans altyapısını kâğıt benzeri mat ekranla tamamlıyor. Çift katmanlı parlama önleyici AG yüzey ve optik film, yansımayı azaltırken okuma ve not alma süreçlerinde daha doğal bir ekran deneyimi sağlıyor.

HONOR’un laboratuvar verilerine göre Paperlike ekran, parıltıyı yüzde 50 azaltıyor ve ortam ışığının ekran üzerindeki etkisini yüzde 99’a kadar düşürüyor. TÜV RheinlandPaperlike, Düşük Mavi Işık ve Titreşimsiz sertifikalarına sahip mat yüzey, HONOR Magic-Pencil 4s ile yazarken kâğıda yakın bir sürtünme hissi oluşturuyor.

Snapdragon 7 Gen 3 işlemci ve 10.100 mAh bataryayı koruyan HONOR Pad 20 PaperlikeEdition’ın Türkiye paketinde 8 GB RAM, 256 GB depolama alanı, klavye ve HONOR Magic-Pencil 4s bulunuyor.

Daha fazla performans isteyenlere:Pad 20 Pro Paperlike Edition

HONOR Pad 20 Pro Paperlike Edition, kağıt benzeri ekran deneyimini daha güçlü donanımla bir araya getiriyor. Modelin 12,1 inçlik 3K ekranı, 165 Hz’e ulaşan yenileme hızıyla çizimden oyuna kadar hareketli içeriklerde daha akıcı bir görüntü sağlıyor.

Snapdragon 8s Gen 4 mobil platformu, yoğun çoklu görev ve daha yüksek performans gerektiren uygulamalarda serinin diğer modellerinden ayrışıyor. HONOR’un verilerine göre işlemci, önceki nesle kıyasla CPU performansında yüzde 31, GPU performansında yüzde 49 artış sunuyor.Yaklaşık 537 gram ağırlığa ve 6,29 mm inceliğe sahip modelin Türkiye paketinde 8 GB RAM, 256 GB depolama alanı, klavye ve HONOR Magic-Pencil 4s yer alıyor.

Geniş ekranı gün boyu taşıyan batarya

HONOR Pad 20 Serisi’nin üç modeli de 10.100 mAh bataryaya sahip. HONOR’un laboratuvar verilerine göre cihazlar 12 saate kadar video izleme, 13 saate kadar okuma ve 8 saate kadar not alma süresi sunuyor.Altı hoparlörlü stereo ses sistemi de çevrim içi toplantılardan eğitim videolarına, film ve dizilerden oyunlara kadar farklı kullanım alanlarını tamamlıyor.

HONOR Pad 20, geniş ekran ve PC düzeyinde üretkenlik özelliklerine odaklanan dengeli bir seçenek sunuyor. Paperlike Edition, yoğun okuma ve not alma ihtiyacına yanıt verirken Pad 20 Pro Paperlike Edition daha yüksek performans ve 165 Hz ekran arayan kullanıcılara hitap ediyor.

Böylece HONOR Pad 20 Serisi, bilgisayarın yaptığı her işi üstlenmeye çalışmak yerine günlük çalışma, eğitim ve içerik tüketimi ihtiyaçlarını daha hafif ve esnek bir cihazda bir araya getiriyor.

Online mağazada kampanya

HONOR Pad 20’nin gri renkli, 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanına sahip Wi-Fi modeli, HONOR Türkiye Resmi Online Mağazası’nda 25.999 TL’den satışa sunuluyor.

Klavye ve kalemin kutuya dahil olduğu 8 GB RAM ve 256 GB depolama alanına sahip HONOR Pad 20 Paperlike Edition 32.999 TL, HONOR Pad 20 Pro Paperlike Edition ise 36.999 TL fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.

HONOR Türkiye Resmi Online Mağazası e-bültenine abone olan kullanıcılar, online mağazadaki alışverişlerinde tek kullanım için geçerli yüzde 5 indirim kuponundan yararlanabiliyor.