22 Eylül 2026 Salı

İstimlak nedir? 4 adımda nasıl gerçekleşir?


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İstimlak nedir? 4 adımda nasıl gerçekleşir? 

Bir taşınmazın kamu adına alınmasına istimlak (kamulaştırma) denir ve bunun için kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi gereklidir. Öncelikle, yapılacak işlemin, kamu yararına olması ve kamulaştırmanın yetkili kamu kurumları tarafından yapılması şarttır. Taşınmaz sahibine ödenecek bedel, kural olarak nakit ve peşin olarak ödenir. Böylece, hem kamu yararı gözetilir, hem de mülk sahibinin hakkının korunması amaçlanır.

İstimlak işleminin, yasal bir zeminde yürütülebilmesi ve mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi için Anayasa’nın 46. maddesi kapsamında belirli şartların oluşması zorunludur. Burada, öncelikle kamu yararı kararı şarttır. Yapılacak projenin, mutlaka toplum çıkarına hizmet etmesi lazımdır. Keyfi veya şahsi kazanç odaklı projeler için bu işlem yapılamaz.İşlemi sadece devlet, belediyeler, bakanlıklar veya kanunla yetkilendirilmiş kamu tüzel kişileri (Örneğin; DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü) diğer bir deyişle yetkili kurumlar gerçekleştirebilir.

İstimlak bedeline itiraz edilebilir mi? 

İstimlak işleminin geçerli olabilmesi için Anayasa ve ilgili kanunlarda öngörülen şartlara uyulması gerektiğinin altını çizen İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları söyledi: 

“İstimlak, kamu yararı doğrultusunda, taşınmazların yetkili kamu kurumlarınca kamu adına alınmasıdır. Kamulaştırma bedeli, kural olarak taşınmaz sahibine nakden ve peşin olarak ödenmek zorundadır. Bir diğer konu, istimlak bedeline itiraz edilebilir. Kamu kurumunun pazarlık aşamasında teklif ettiği bedeli,mülk sahibi kabul etmek zorunda değildir. Anlaşma sağlanamadığında, süreç mahkemeye taşınır. Mahkemenin belirlediği bilirkişi raporuna ve çıkan fiyata karşı da yasal süresi içinde üst mahkemelere (İstinaf/Yargıtay) başvurarak bedel artırımı davası açma hakkı mevcuttur. Ayrıca, belirli şartlar altında, istimlak edilen mülkün geri alınması mümkündür. Eğer, istimlak edilen mülk kamulaştırıldıktan sonra 5 yıl içinde amacı doğrultusunda kullanılmazsa (yani okul yapılacağı söylenip hiçbir şey yapılmazsa), mülk sahibi ödenen bedeli faiziyle geri iade ederek taşınmazını geri isteme (geri alma) hakkına sahip olabilmektedir.” dedi. 

İstimlak süreci adım adım nasıl ilerliyor?  

Bir mülkün kamu yararı doğrultusunda devralınmasının adımları hakkında bilgiler veren İnvesttime Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları anlattı: 

1-Ödenek ayrılması ve kurul kararı: İlgili kamu kurumu, proje için bütçe ayırır ve kamu yararı kararı alır.

2-Kıymet takdir komisyonu ve satın alma usulü: Kurum bünyesinde kurulan komisyon, mülkün piyasa değerini (rayiç bedelini) belirler. İlk olarak, mülk sahibiyle uzlaşma yoluyla satın alma (pazarlık) masasına oturulur.

3-Bedel tespit ve tescil davası: Eğer, mülk sahibiyle fiyat konusunda anlaşılamazsa, kamu kurumu Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak “Bedel Tespit ve Tescil Davası” açar.

4-Mahkeme kararı ve tapu devri: Mahkeme tarafından atanan bağımsız bilirkişiler, mülkün değerini yeniden hesaplar. Belirlenen bu para, bankaya malik adına bloke edilir ve mahkeme kararıyla tapu doğrudan kamu kurumuna tescil edilir. 


ATF Turizm Medya Ödülleri Başvuruları Başladı

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ATF Turizm Medya Ödülleri Başvuruları Başladı

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF), Türk turizmini haber ve fotoğraflarıyla gündeme taşıyan basın mensuplarını ödüllendiriyor. Sektöre değer katan gazetecilik ve görsel çalışmaları desteklemek amacıyla düzenlenen ATF Turizm Medya Ödülleri 2026 için başvurular 1 Eylül 2026 itibarıyla başladı. Katılımın ücretsiz olduğu programa başvurular 11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar devam edecek.

ATF Turizm Medya Ödülleri; Türkiye turizminin destinasyonlarını, insanını, kültürel mirasını, doğasını, ekonomisini ve sektörde yaşanan dönüşümü kamuoyuna taşıyan nitelikli gazetecilik ve fotoğraf çalışmalarının görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor.

Yarışma Kategorileri ve Başvuru Şartları

Yılın Turizm Haberi: Yazılı ve Dijital Basın (Haber/Araştırma), Röportaj–Söyleşi, Televizyon, Video ve Podcast formatlarındaki çalışmalar değerlendirmeye alınacaktır. Son iki yıl içinde bir yayın kuruluşunda görev aldığını belgeleyen veya ilgili basın meslek örgütlerine üye olan gazeteciler başvurabilir.

Yılın Turizm Fotoğrafı: Destinasyon, Misafirperverlik ve İnsan, Kültür/Miras/Gastronomi ile Sürdürülebilir Turizm ve Doğa temalı fotoğraflar kabul edilecektir. 

Daha önce yayımlanmış karelerle başvuru yapılabilir; ancak başka bir yarışmada ödül almış eserler değerlendirme dışı tutulacaktır.


Seçici Kurul Sektörün Önemli Kurumlarından Oluşacak

Başvurular; Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) temsilcilerinden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilecek.

Değerlendirme ve Ödül Programı

Seçici Kurul Değerlendirmesi: Jüri, 12 Ekim 2026 tarihinde Antalya’da toplanarak başvuruları inceleyecektir.

Jüri Özel Ödülü: Sıralamadan bağımsız olarak, konusu, yaklaşımı veya yarattığı etkiyle öne çıkan bir haber ya da fotoğraf çalışmasına "Jüri Özel Ödülü" takdim edilecektir.

Ödül Töreni: Kazananlar, 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya’da düzenlenecek ATF kapsamında, 27 Ekim 2026 tarihindeki ödül töreninde açıklanacaktır.

Ayrıcalıklar: Dereceye giren isimlere plaket ve onur belgesi sunulacak; Kazanan eserler ve eser sahipleriyle gerçekleştirilecek özel röportajlar GM Turizm ve Yönetim Dergisi’nde yayımlanacaktır.

Hızlı ve Kolay Başvuru

Herhangi bir üyelik veya şifre gerektirmeyen başvuru süreci tek adımda tamamlanmaktadır. Adaylar, gerekli bilgileri doldurduktan sonra haber bağlantılarını ekleyerek veya fotoğraflarını yükleyerek 11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar başvurularını iletebilecekler. 

Başvuru ve detaylı bilgi:antalyaturizmfuari.com/turizm-medya-odulleri-2026/

MSC CRUISES’TAN FORMULA 1’E GÜÇLÜ YATIRIM: TÜRKİYE GRAND PRIX’İN İSİM SPONSORU OLDU


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MSC CRUISES’TAN FORMULA 1’E GÜÇLÜ YATIRIM: TÜRKİYE GRAND PRIX’İN İSİM SPONSORU OLDU

Formula 1’in 2027 yılında İstanbul’a dönüşü, MSC Cruises’ın isim sponsorluğunda gerçekleşecek

Cenevre, İsviçre, 21 Eylül 2026 – Dünyanın önde gelen kruvaziyer şirketlerinden MSC Cruises, Formula 1® ile devam eden küresel ortaklığını yeni bir boyuta taşıyarak 2027 FIA Formula One Dünya Şampiyonası™ takvimindeki üç yarışın isim sponsoru olacağını duyurdu. Sponsorluk kapsamında en dikkat çekici gelişmelerden biri ise yıllar sonra yeniden Türkiye’ye dönen Formula 1’in isim sponsor olarak takvime eklenmesi oldu.

2027 sezonundan itibaren geçerli olacak yeni anlaşma kapsamında yarış, FORMULA 1 MSC CRUISES TURKISH GRAND PRIX 2027 adıyla gerçekleştirilecek. Formula 1’in dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri olarak yeniden İstanbul’a gelmesi, hem motor sporları tutkunları hem de Türkiye turizmi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Formula 1 Heyecanı Yeniden İstanbul Park’ta

Formula 1 takvimine beş yıllık yeni bir anlaşmayla geri dönen Türkiye Grand Prix'si, 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek. İlk kez 2005 yılında Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapan İstanbul Park, sürücüler arasında efsaneleşen virajları ve saat yönünün tersine koşulan yapısıyla sporun en ikonik pistlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Yaklaşık 5,33 kilometre uzunluğundaki pist, bugüne kadar dokuz Formula 1 yarışına ev sahipliği yaptı ve motorsporları dünyasında unutulmaz mücadelelere sahne oldu. MSC Cruises’ın isim sponsorluğunda gerçekleşecek organizasyonun, uluslararası medyada ve taraftarlar nezdinde büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Formula 1 ve MSC Cruises Ortaklığı Güçleniyor

MSC Cruises, üst üste ikinci yıl Formula 1 sezonunda üç yarışın isim sponsorluğunu üstlenerek dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonu ile olan iş birliğini daha da ileri taşıyor. Takım çalışması, hassasiyet, performans ve inovasyon gibi ortak değerler üzerine kurulan ortaklık, ilk olarak 2022 yılında başlamış ve 2030 yılına kadar uzatılmıştı.

2027 sezonunda MSC Cruises’ın yanı sıra MSC Group’un lüks seyahat markası Explora Journeys de seçili Formula 1 yarışlarında yer alacak. Böylece iki marka da dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Formula 1 taraftarıyla buluşma fırsatı yakalayacak.


Üç Prestijli Yarışta İsim Sponsorluğu

MSC Cruises’ın isim sponsoru olacağı yarışlar şunlar olacak:

FORMULA 1 MSC CRUISES GRANDE PRÊMIO DE PORTUGAL 2027 (18-20 Haziran 2027)

FORMULA 1 MSC CRUISES BELGIAN GRAND PRIX 2027 (23-25 Temmuz 2027)

FORMULA 1 MSC CRUISES TURKISH GRAND PRIX 2027 (1-3 Ekim 2027)

Bu sponsorluklar, MSC Cruises’ın küresel ölçekte marka görünürlüğünü artırırken, spor, seyahat ve deneyim odaklı yaşam tarzı alanlarındaki konumunu da güçlendiriyor.


RAHMİ M. KOÇ’A ABD’DE “100 YILLIK” ONUR ÖDÜLÜ


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


RAHMİ M. KOÇ’A  ABD’DE “100 YILLIK” ONUR ÖDÜLÜ

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç ve Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford, ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi organizasyonuyla, Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Ulukaya’nın ev sahipliğinde, New York’ta düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye - Amerika Birleşik Devletleri Galası’nda” iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağların özel sektör alanındaki temsilcileri olarak onur ödülüne lâyık görüldü. Rahmi M. Koç, bu ödülün Koç Topluluğu’nun iki ülke arasındaki güçlü bağlara yaptığı katkıyı ve bu bağları daha da ileri taşıma yönündeki kararlılığını yansıttığını belirtti. Bill Ford ise, “Ford ve Koç Ailesi, yaklaşık 100 yıldır şirketlerimizin ve ülkelerimizin gelişimiyle birlikte büyüyen, güvene dayalı bir ortaklık inşa ediyor” dedi.

Türkiye ile ABD arasındaki köklü ve uzun soluklu ilişkilere katkı sağlayan kişileri, kurumları ve ortak değerleri onurlandırmak amacıyla düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye - ABD Galası”, 21 Eylül’de New York’ta gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında düzenlenen geceye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Türkiye ve ABD’nin iş dünyası, kamu, sivil toplum, spor ve sanat çevrelerinden 350’yi aşkın davetli katıldı. 

ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi organizasyonuyla, Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Ulukaya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen “100 Yıllık Dostluk” Galası; iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca resmî temaslardan ibaret olmadığını; ticaret, yatırım, girişimcilik, kültür gibi alanlarda oluşan kalıcı bağlarla beslendiğini vurguladı. Gecede, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari bağların özel sektör alanındaki iki önemli temsilcisi olarak Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’a ve Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford’a onur ödülü takdim edildi.

Rahmi M. Koç: “Türkiye-ABD ekonomik ilişkisinin en köklü örneği Ford Motor Company ile 98 yıllık ortaklığımız.”

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, hem Koç Topluluğu’nun hem de Türk-Amerikan dostluğunun 100. yılında böylesine itibarlı bir ödüle layık görülmekten onur duyduğunu kaydederek, “Türkiye-ABD ekonomik ilişkisinin en köklü örneğini Ford Motor Company ile 98 yıldır devam eden ortaklığımız oluşturuyor. Bu ödül aynı zamanda Topluluğumuzun yıllar boyunca iki ülke arasındaki güçlü bağlara yaptığı katkıyı ve bu bağları daha da ileriye taşıma yönündeki kararlılığını yansıtıyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz zorlu ve karmaşık uluslararası ortamda, Türk-Amerikan ilişkilerinin stratejik niteliğinin daha da güçlendirilmesi her zamankinden daha önemli.” dedi. 

Bill Ford: “Önümüzdeki 100 yıl boyunca ortaklığımızı geliştirmeye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.”

Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford ise, “Yaklaşık 100 yıldır Ford ve Koç Ailesi hem şirketlerimizin hem de ülkelerimizin gelişimiyle birlikte büyüyen, güvene dayalı bir ortaklık inşa ediyor. Bugün bu ortaklık ruhu, dünyanın en başarılı ve en uzun soluklu otomotiv iş birliklerinden biri olan Ford Otosan aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Yalnızca büyük bir şirketin değil, aynı zamanda iki ülke arasında kalıcı bir köprünün kurulmasına katkıda bulunan Rahmi M. Koç’la birlikte onurlandırılmak benim için büyük bir ayrıcalık. İlişkilerin, onlara yatırım yapmaya devam ettiğimiz sürece daha da güçlendiğine inanıyorum ve önümüzdeki 100 yıl boyunca da ortaklığımızı geliştirmeye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı. 


Brezilyalı efsane pilot Felipe Massa, yıllar sonra yeniden İstanbul'a geldi.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


F1İ’N EFSANE PİLOTU FELIPE MASSA, İSTANBUL'UN TARİH VE GASTRONOMİSİNE HAYRAN KALDI

İstanbul Park'ta yarıştığı üç Formula 1 Grand Prix'sinin üçünü de kazanan Brezilyalı efsane pilot Felipe Massa, yıllar sonra yeniden İstanbul'a geldi. “King of Istanbul” olarak anılan Brezilyalı pilot, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan program kapsamında İstanbul'un tarihini, kültürünü ve gastronomisini keşfetti.

Massa'nın İstanbul programı, Tarihi Yarımada turuyla başladı. Brezilyalı pilot Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya Camii ve Sultanahmet Camii'ni ziyaret etti. Günün devamında Boğaz turuna çıkan Massa, daha önce Formula 1 yarışları için geldiği İstanbul'u bu kez şehrin tarihi ve kültürel mirasıyla tanıma fırsatı elde etti.İstanbul'un gastronomi kültürünü de deneyimleyen Massa, gün boyunca iki kıtayı bir araya getiren şehrin farklı yönlerini keşfetti.

İstanbul'a yeniden gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Massa, “İstanbul benim için her zaman çok özel bir şehir oldu. Burada yarıştığım yıllardan çok güzel anılarım var. Bu kez İstanbul'u pistin dışında keşfetmek benim için farklı ve çok güzel bir deneyim oldu. Tarihi yerleri görmek, Boğaz'ı yeniden görmek ve İstanbul'un kültürünü yakından tanımak gerçekten keyifliydi. En çok İstanbul Boğazı'nı sevdim; iki kıtanın birleştiği İstanbul'u denizden görmek gerçekten çok etkileyici.” dedi.

“İSTANBUL’UN KRALI” ÜNVANINI KAZANMIŞTI

Massa'nın İstanbul'daki ilk zaferinin üzerinden tam 20 yıl geçti. Ferrari ile yarıştığı 2006 Türkiye Grand Prix'sinde İstanbul'da Formula 1 kariyerinin ilk Grand Prix galibiyetini alan Massa, 2007 ve 2008'de de damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park'ta üst üste üç zafer kazandı. Üç yarışın tamamında pole pozisyonundan başlayan Massa, İstanbul Park'ta yarıştığı her Formula 1 yarışını zaferle tamamlamış oldu. Bu performans, Massa'nın İstanbul Park ile özdeşleşmesini sağladı ve Brezilyalı pilot yıllar içinde “King of Istanbul” (İstanbul’un Kralı) olarak anılmaya başladı.

YARIN İSTANBUL PARK'I ZİYARET EDECEK

Massa, yarın TOSFED İstanbul Park'ta F1 taraftarlarıyla bir araya gelecek. Hayranlarıyla buluşacak olan Brezilyalı pilot, gazetecilerin sorularını yanıtlayacak ve bir spor otomobille test sürüşü gerçekleştirecek. Massa'nın hayranlarına sürprizi ise İstanbul Park'a gelenler arasından seçilecek 5 kişiyle pistte yapacağı özel turlar olacak. Massa, seçilecek 5 hayranının her biriyle spor otomobille İstanbul Park pistinde birer tur atacak.

İSTANBUL, F1 TAKVİMİNE GERİ DÖNDÜ

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından işletilen TOSFED İstanbul Park, 3 Ekim 2027'de Turkish Grand Prix ile Formula 1 takvimine geri dönüyor. İstanbul’un yeniden F1 takvimine alınması Nisan ayında düzenlenen bir basın toplantısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı. Buna göre İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında 5 dönem boyunca yarışlara ev sahipliği yapacak. Öte yandan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan ve İstanbul'un yeniden F1 takviminde yer aldığının duyurulduğu tanıtım filmi bugüne kadar 600 milyona yakın izlenme sayısına ulaştı.

MICHELIN Key 2026 seçkisi, 18 Eylül 2026 tarihinde dünya genelinde açıklandı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


KAPADOKYA’DAN MICHELIN KEYS 2026’DA BÜYÜK BAŞARI

Türkiye’de 3 ve 2 MICHELIN Key sahibi dört otelden ikisi Kapadokya’da

Dünyanın en prestijli konaklama değerlendirmelerinden biri olan MICHELIN Key 2026 seçkisi, 18 Eylül 2026 tarihinde dünya genelinde açıklandı. MICHELIN Guide’ın dijital platformları üzerinden duyurulan yeni seçkide Kapadokya, Türkiye’nin öne çıkan destinasyonlarından biri olarak önemli bir başarıya imza attı.

MICHELIN Guide’ın seçkin otelleri değerlendirdiği MICHELIN Key sistemi, otelleri 1, 2 ve 3 MICHELIN Keyolmak üzere üç seviyede değerlendiriyor. MICHELIN, 1 Key’i “çok özel bir konaklama”, 2 Key’i “olağanüstü bir konaklama”, 3 Key’i ise “benzersiz bir konaklama” olarak tanımlıyor.

2026 seçkisinde Türkiye’de 3 MICHELIN Key kategorisinde yalnızca bir otel yer alırken, 2 MICHELIN Key ile ödüllendirilen üç otelin ikisinin Kapadokya’da bulunması, bölgenin uluslararası üst segment turizmde ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koydu.

Kapadokya’dan Museum Hotel ve Argos in Cappadocia, geçtiğimiz yıl elde ettikleri başarıyı sürdürerek 2026 yılında da 2 MICHELIN Key sahibi oldu. ArianaSustainable Luxury Lodge ise 1 MICHELIN Key ile ödüllendirildi.

Bunların yanı sıra Kapadokya’dan Taşkonaklar Hotel, HezenCave Hotel, Sacred House, Aza Cave Hotel, Sultan CaveSuites, SignatureCaveCappadocia, Exedra Hotel Cappadocia, Kayakapı Premium Caves, TafoniHousesCave Hotel, CappadociaCaveSuites, CARUS Cappadocia Hotel, AvantgardeRefined – Caves of Cappadocia, TheRupestral House, Şah Saray CaveSuites ve CappadociaCaveLodge da MICHELIN Guide’ın 2026 otel seçkisinde yer aldı.

Ömer Tosun: “Bu başarı Kapadokya’nın dünya turizmindeki konumunu gösteriyor”

Kapadokya Alanı Turizm Yatırımcıları Derneği (KAPYAD) Başkanı Ömer Tosun, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2026 yılında da MICHELIN Key seçkisinde önemli bir başarı gösteren bölgemizin tüm otellerini gönülden kutluyorum. Türkiye’de 3 ve 2 MICHELIN Key ile ödüllendirilen toplam dört otelin ikisinin Kapadokya’da bulunması hepimiz için büyük bir gurur kaynağı.

Bu sonuç, Kapadokya’nın yalnızca eşsiz coğrafyası ve kültürel mirasıyla değil; nitelikli konaklama tesisleri, hizmet kalitesi, gastronomisi ve özgün turizm anlayışıyla da dünyanın önde gelen destinasyonları arasında yer aldığının güçlü bir göstergesidir.

Bölgemizde MICHELIN Guide seçkisine giren otel sayısının artmasını da ayrıca son derece değerli buluyoruz. Bugün elde edilen başarıyı bir sonuçtan ziyade, Kapadokya turizminin nitelik ve katma değer odaklı gelişiminin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz.

Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, Nevşehir Valiliğimizin ve Kapadokya Alan Başkanlığımızın bölgemizin korunması, geliştirilmesi ve uluslararası turizmde daha güçlü bir konuma ulaşması yönündeki katkılarıyla Kapadokya’nın değerini her geçen yıl daha da artıracağına inanıyorum.

Hedefimiz yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil; daha nitelikli, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değer üreten bir Kapadokya turizmi. MICHELIN gibi uluslararası ölçekte kabul gören bağımsız değerlendirmelerde elde edilen bu başarılar da bu hedef doğrultusunda ilerlediğimizin önemli göstergelerinden biri.”

Kapadokya’nın uluslararası konumu güçleniyor

2026 MICHELIN Key sonuçları, Kapadokya’nın özellikle nitelikli ve üst segment konaklama alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarken, bölgenin doğal ve kültürel mirasını yüksek hizmet standartları, özgün mimari ve deneyim odaklı turizm anlayışıyla buluşturan modelinin uluslararası görünürlüğünü de güçlendirdi.


21 Eylül 2026 Pazartesi

(TGA) Amerika Birleşik Devletleri’nden 20 turizm profesyonelini İzmir’e davet etti.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRK TURİZMİNDE YENİ HEDEF AMERİKA PAZARI

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Türk turizminde yeni ve nitelikli pazarlar hedefi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri’nden 20 turizm profesyonelini İzmir’e davet etti. Turizmde yeni gelişen etkin pazarlama trendlerine uygun olarak turizm profesyonellerine bölgenin turizm değerleri yerinde gösterildi, sunumlar yapıldı ve B2B modelli işletmeden işletmeye görüşmeler gerçekleştirildi.  

İzmir’deki tanıtım ve görüşme programına, Kültür ve Turizm İzmir İl Müdürü Dr. Sadık Doğruer, TGA Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye Otelciler Federasyonu(TÜROFED) Başkan Yardımcısı, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği(ETİK) Başkanı Mehmet İşler, TGA yetkilileri ve bölge turizmcileri katıldı.    

DOĞRU PAZARLAMA İÇİN DOĞRU KİŞİLER

Mehmet İşler açış konuşmasında turizmde doğru pazarlamanın doğru kişilerle yapılabildiğini toplantıyı bu anlamda işletmeler arası kazan kazan esasına dayalı ticaretin önemli bir ayağı olarak değerlendirdiğini söyledi. Mehmet İşler;  “Denizin, güneşin, kumun, eşsiz gastronominin, termalin, rüzgarın, sporun kentine hoş geldiniz, Dünya kültürlerine kaynak teşkil eden, binlerce yıl öncesine uzanan zengin tarihin, Herodot’un, Homeros’un, Smyrna’nın, Sirenler’in, Meryem Ana’nın, Artemis’in yöresine hoş geldiniz, Bergama’nın, Efes’in, Çeşme’nin Urla’nın, Foça’nın, UNESCO Dünya miraslarının kadim şehrine hoş geldiniz. Ege Bölgemizde ilk defa bu ölçekte gerçekleştirilen bu organizasyon için siz konuklarımıza teşekkürlerimi sunuyor, emeği geçen tüm TGA ekibini tebrik ediyorum. ABD gibi bizim açımızdan gelişme potansiyeli yüksek bir pazardan seyahat danışmanları ve acente temsilcilerini bölgemizde ağırlamayı son derece kıymetli buluyorum. Etkinliğin bölgemizdeki oteller, seyahat acenteleri ve diğer turizm paydaşları açısından önemli bir iş birliği fırsatı olduğuna inanıyorum. Turizmde, Uluslararası fuarların yanı sıra son yıllarda etkin bir iletişim biçimi olarak gelişen B2B faaliyetlerini, seyahat hizmetlerini daha geniş coğrafyalarda ki insanlarla buluşturmanın, globalleşmenin, daha geniş bir pazar ağında, işletmeler arası kazan kazan esasına dayalı ticaretin önemli bir ayağı olarak değerlendiriyorum. Turizm işletmelerinin sürdürülebilirliğinin doğru pazarlama stratejilerinin yanı sıra doğru insanları bir araya getirmekle mümkün olduğuna inanıyorum. İşte bugün burada bunun çok güzel bir örneğini birlikte gerçekleştiriyoruz. Siz çok değerli turizm profesyonelleri ile ilimizi, bölgemizi, tesislerimizi, olanaklarımızı ve ülkemizi ziyaret edecek misafirlerimize sunacağımız hizmetleri paylaşıyoruz. Bizi neden tercih etmenizi ve çalıştığınız coğrafyalarda bizi neden tercih ettirmeniz gerektiğini, kaynağında, yerinde, görerek, hissederek, yaşayarak size aktarmak istiyoruz. Doğası, her çeşit turizme olanak sağlayan iklimi, gıda güvenliği ve çeşitliliğine dayanan gastronomisi, yetişmiş personel ve hizmet kalitesiyle dünyanın her yerinden konuk ağırlayan Türk turizmi büyük önem verdiği ABD’li konuklarını da Türkiye’de ve İzmir’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacaktır.” Dedi.

BUGÜN İZMİRİ KONUŞUYORUZ

Sadık Doğruer ise konuşmasında bölgenin turizm zenginliklerine vurgu yaparak; “Bakanlığımızın Turizm Ajansı ve il Kültür Turizm Müdürlüğümüz’le sektör paydaşları ve değerli basın mensuplarıyla birlikte bugün, İzmir’imizin destinasyonları, tarihi, kültürü, turizmi ve gastronomisi ile birlikte İzmir’i konuşacağız. Burada emeği geçen TGA ekibine ve meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hepinize hayırlı günler diliyorum” dedi.

Konuşmaların ardından TGA Etkinlik ve Pazarlama Direktörü Sinem Özyalçın tarafından konuklara Türkiye geneli ile Kapadokya, İstanbul, Karadeniz ve Ege başta olmak üzere geniş kapsamlı ve görsellerle destekli bir sunum yapıldı. Tanıtımın turizmin sürdürülebilirliğinin ana öğelerinden biri olduğuna dikkat çeken Özyalçın, Turizm Bakanlığı ve TGA tarafından hazırlanan tanıtıcı kısa filmler, medya ve sosyal medya faaliyetleri ile bunlara erişilebilecek adresler konularında bilgi aktardı.  

Sunum sonrası Amerikalı turizm profesyonelleri Türk işletmeciler ile birebir görüşmelere geçtiler.  TGA’nın benzer faaliyetlere hedef pazarlar nezdinde bundan sonra da aralıksız devam edeceği ve Türkiye’nin dünya turizm pastasından hak ettiği payı alması için çalışmalara devam edileceği açıklandı.


 Seyfi GÜL

ETİK Basın Danışmanı

0 505 431 11 03