21 Ağustos 2026 Cuma

KazDağları’nın Eteklerinden Yüksek Polifenollü Zeytinyağı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


NERMİN HANIM ZEYTİNLİĞİ’NDEN KAZDAĞLARI’NIN BEREKETİNİ SOFRALARA TAŞIYAN LEZZET

Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık ve kuruyemişlerin dengeli biçimde tüketilmesine dayanan Akdeniz beslenme modeli, zeytinyağını günlük beslenmenin temel bileşenlerinden biri olarak konumlandırıyor. Natürel sızma zeytinyağları arasında yüksek polifenol içeriğine sahip ürünler giderek daha fazla ilgi görürken; Nermin Hanım Zeytinliği’nin Edremit Körfezi ve Kaz Dağı eteklerinde üretilen erken hasat soğuk sıkım sızma zeytinyağları ise yüksek polifenol standartlarını karşılayarak doğanın sunduğu en saf gücü sofralara taşıyor. 

Geleneksel Akdeniz mutfağının temelinde doğadan gelen besinleri mümkün olduğunca doğal halleriyle tüketmek ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak bulunuyor. Bu yaklaşımda zeytinyağı; yemeklerin hazırlanmasından salatalara, kahvaltılardan çeşitli tariflere kadar geniş bir kullanım alanıyla sofraların merkezinde yer alıyor. Zeytinyağının bu denli önemli olması, onu yalnızca bir yemeklik yağ değil, Akdeniz yaşam kültürünün de ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.

Zeytinyağında Kaliteyi Belirleyen Unsurlardan Biri: Polifenoller

Zeytinyağının karakterini ve kalitesini etkileyen doğal bileşenler arasında polifenoller önemli bir yere sahip... Zeytinin yetiştiği coğrafya, zeytin çeşidi, hasat zamanı ve üretim sürecinde uygulanan yöntemler, elde edilen yağın fenolik bileşik profili üzerinde belirleyici olabiliyor. Özellikle erken hasat edilen zeytinlerden, uygun koşullarda ve doğru tekniklerle üretilen natürel sızma zeytinyağları yüksek polifenol seviyeleriyle öne çıkabiliyor. 

Bir zeytinyağının polifenol içeriği, yalnızca zeytinin hasat edildiği dönemle belirlenmiyor. Zeytinlerin hasattan sonra ne kadar sürede işleme alındığı, üretim sırasında uygulanan yöntemler, sıcaklık koşulları, depolama ve ambalajlama süreçleri de ürünün nihai özellikleri üzerinde etkili olabiliyor.

Bu nedenle yüksek polifenollünatürel sızma zeytinyağı üretiminde tarladan sofraya uzanan bütüncül bir kalite anlayışı gerekiyor. Doğru zamanda gerçekleştirilen hasat, uygun üretim koşulları ve ürünün özelliklerini koruyacak depolama yöntemleri, kaliteli bir zeytinyağının ortaya çıkmasında birlikte rol oynuyor.

KazDağları’nın Eteklerinden Yüksek Polifenollü Zeytinyağı

Edremit Körfezi ve Kaz Dağları’nın eteklerinde yetişen zeytinlerden elde edilen erken hasat ve soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağları, üretim sürecindeki özenle birlikte yüksek polifenol değerleriyle de öne çıkıyor. Bu anlayışla üretim gerçekleştiren Nermin Hanım Zeytinliği; Arbequina Erken Hasat, Premium Blend Erken Hasat, Domat Erken Hasat, Trilye Erken Hasat, Edremit Erken Hasat ve Memecik Erken Hasat gibi farklı çeşitleriyle tüketicilere sunuluyor.

Zeytinyağının Fenolik Bileşiklerinin Korunması Hedefleniyor

Nermin Hanım Zeytinliği’nin erken hasat ve soğuk sıkım zeytinyağları, gerçekleştirilen analizlerde yüksek polifenol değerleriyle de dikkat çekiyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) sağlık beyanlarına ilişkin kriterlerinde, zeytinyağı polifenollerinin belirli koşullarda değerlendirilmesi esas alınırken, ürünlerin polifenol içeriğinin laboratuvar analizleriyle ortaya konulması tüketicilerin kalite konusunda daha bilinçli seçim yapmasına olanak sağlıyor.

Doğal fenolik bileşiklerini mümkün olduğunca korumak için hasattan şişelemeye kadar üretimin her aşamasında titiz bir süreç yürütülen Nermin Hanım Zeytinliği’ninzeytinyağları, dalından erken hasat döneminde toplanan taze yeşil zeytinler, bekletilmeden birkaç saat içerisinde fabrikaya ulaştırılarak işleme alınıyor. Soğuk sıkım sürecinde su sıcaklığının 22-24°C’nin üzerine çıkmamasına dikkat edilirken, elde edilen yağların oksijenle temasını ve buna bağlı oksidasyonu en aza indirmek amacıyla çelik krom tanklarda, argon gazı altında muhafaza edilmesi sağlanıyor.

Üretim sürecinin son aşamasında da tazeliğin korunmasına odaklanılıyor. Zeytinyağları uzun süre şişelenmiş halde bekletilmek yerine sipariş sonrasında koyu renkli cam şişelere doldurularak tüketiciye ulaştırılıyor. Böylece hasattan işleme, depolamadan ambalajlamaya kadar uzanan süreçte zeytinyağının karakteristik özelliklerinin ve fenolik bileşiklerinin korunması hedefleniyor.

Nermin Hanım Zeytinliği Hakkında

2012 yılında Edremit Körfezi’nde 52 dönümlük bir zeytinlikle yolculuğuna başlayan Nermin Hanım Zeytinliği, bugün 4.200 dönüm arazi ve 60.000 ağaçlık üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Kaz Dağları’nın eteklerinde yetişen zeytinleri kendi üretim tesisinde işleyen marka; kalite, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve kadın istihdamını odağına alıyor. Kendi bahçelerinden elde ettiği zeytinleri dışarıdan fason sıkım kabul etmeden işleyen Nermin Hanım Zeytinliği, 20°C’lerde gerçekleştirdiği soğuk sıkım ve analiz raporlarıyla desteklediği üretim anlayışını uluslararası ödüllerle taçlandırıyor. Amerika başta olmak üzere farklı pazarlara ihracat gerçekleştiren marka, Türk zeytinyağını global pazarlarda premium bir değer olarak konumlandırmayı hedefliyor.


GlobeMeets B2B Networking Event’te Alıcı Acentalar İçin Kayıt ve Randevu Süreci Başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


GlobeMeets B2B Networking Event’te Alıcı Acentalar İçin Kayıt ve Randevu Süreci Başladı

“Sınırların Ötesinde Buluşma Noktası” mottosuyla, Azerbaycan Ülke Partnerliği’nde dördüncü kez düzenlenecek GlobeMeets B2B Networking Event için alıcı seyahat acentalarına yönelik kayıt ve randevu süreci başladı.

10–11 Eylül 2026 tarihlerinde Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek GlobeMeets B2B Networking Event, klasik fuar formatından farklı olarak; herkese açık olmayan, davetiye, akreditasyon ve randevu sistemiyle çalışan prestijli bir B2B buluşma platformu olarak turizm profesyonellerini bir araya getirecek.


Organizasyon kapsamında İstanbul’dan 1.000’in üzerinde alıcı seyahat acentasının katılımı beklenirken, Türkiye’nin 40 farklı şehrinden 300 alıcı acenta GlobeMeets tarafından İstanbul’da ağırlanacak. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerinden davet edilen 100’e yakın uluslararası alıcı seyahat acentası da etkinlikte yer alacak.

İstanbul ve uluslararası alıcı acentalar için kayıt ve randevu paneli Çarşamba günü itibarıyla kullanıma açılırken, Anadolu’nun farklı şehirlerinden davet edilen ve organizasyon kapsamında ağırlanacak 300 alıcı acenta için de bugün itibarıyla sistem aktif hale getirildi.

50’den fazla ülkeden iş bağlantısı

Davet alan alıcı acentaların, kendilerine gönderilen e-postalardaki kayıt bağlantısı üzerinden profillerini tamamlamalarının ardından randevu sistemine erişmeleri gerekiyor. Davetlilerin, e-postalarının gelen kutusunun yanı sıra spam/önemsiz klasörlerini de kontrol etmeleri önem taşıyor.

Alıcı acentalar, randevu paneli üzerinden dünyanın 50’den fazla ülkesinde lokal hizmet sunan DMC’lerin yanı sıra 11 ülkenin turizm ofisi, 20’ye yakın havayolu şirketi, kruvaziyer şirketleri, uluslararası oteller, sigorta şirketleri, outlet center’lar, marketplace ve teknoloji firmaları başta olmak üzere turizm sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren servis sağlayıcılardan randevu oluşturabilecek.

GlobeMeets’te yeni dönem: QR kod ile ölçümlenebilir networking

GlobeMeets, dördüncü yılında kayıt ve randevu altyapısında önemli bir yeniliği de hayata geçiriyor. Bu yıl devreye alınan QR kod sistemi sayesinde hem alıcı acentalar hem de servis sağlayıcı masası bulunan katılımcılar, organizasyon boyunca gerçekleştirdikleri randevulu veya randevusuz tüm görüşmelerde karşılıklı olarak QR kodlarını okutabilecek.



Sistem sayesinde masalı katılımcılar görüştükleri alıcı acentaları değerlendirebilecek, puanlayabilecek ve görüşmeye ilişkin yorumlarını sisteme ekleyebilecek. Planlanan bir görüşmenin gerçekleşmemesi durumunda ise katılım sağlanmadığı bilgisi sisteme işlenebilecek.

Yeni altyapı aynı zamanda GlobeMeets ekibine, organizasyon sırasında ve sonrasında randevulu ve randevusuz gerçekleşen B2B görüşmeleri ölçümleme ve analiz etme imkânı sağlayacak. Böylece etkinliğin yarattığı iş hacmi ve networking verimliliğinin daha somut veriler üzerinden değerlendirilmesi hedefleniyor.

“Hedefimiz herkesin GlobeMeets’ten gülen yüzlerle ayrılması”

GlobeMeets ekibi tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:

“GlobeMeets’i ilk günden bu yana yalnızca sektör profesyonellerini bir araya getiren bir etkinlik olarak değil, doğru alıcı ile doğru servis sağlayıcının verimli iş bağlantıları kurduğu güçlü bir B2B platformu olarak konumlandırıyoruz. Dördüncü yılımızda geliştirdiğimiz QR kod ve ölçümleme altyapısıyla bu verimliliği daha ileri bir noktaya taşımayı hedefliyoruz. İstanbul’dan, Türkiye’nin 40 farklı şehrinden ve dünyanın farklı ülkelerinden gelecek alıcı acentalarımızı sektörümüzün güçlü servis sağlayıcılarıyla buluşturmak için yoğun şekilde çalışıyoruz. Hedefimiz, iki günün sonunda herkesin GlobeMeets’ten yeni iş bağlantıları ve gülen yüzlerle ayrılması.”

GlobeMeets B2B Networking Event, 10–11 Eylül 2026 tarihlerinde Rixos Tersane İstanbul’da, Azerbaycan Ülke Partnerliği ve “Sınırların Ötesinde Buluşma Noktası” mottosuyla dördüncü kez gerçekleştirilecek.

GlobeMeets Ekibi


Bodrum Otelciler Derneği (BODER), ilk 7 aylık turizm verilerini değerlendirdi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bodrum Otelciler Derneği (BODER), ilk 7 aylık turizm verilerini değerlendirdi

Milas- Bodrum Havalimanı üzerinden gelen yabancı ziyaretçi sayısıTemmuz’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artarak197.458’e ulaştı. 

2026 yılının ilk 7 ayında Muğla’ya en fazla ziyaretçi gönderen ülke, 663.973 kişiyle İngiltere olurken, onu Rusya ve Polonya izledi 

“Bodrum turizminde başarıyı artık sadece ziyaretçi sayısı değil, destinasyonda yaratılan değer belirliyor!”

2026 yılının ilk 7 ayında Muğla’ya geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 gerilemeyle 1.701.756 yabancı ziyaretçi giriş yaparken, Bodrum Temmuz’daturizme yarattığı değerle pozitif ayrıştı. Milas- Bodrum Havalimanı üzerinden gelen yabancı ziyaretçi sayısı, Temmuz’da geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 1,6 artarak 197.458’e yükseldi. Verileri değerlendiren BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz, “Bodrum’un sunduğu deneyim ve uluslararası erişilebilirliği, destinasyonun en önemli rekabet unsurları arasında. Bodrum turizminde başarıyı artık sadece ziyaretçi sayısı değil, destinasyonda turizme yaratılan değer belirliyor” dedi.

Bodrum Otelciler Derneği (BODER), 2026 yılının ilk 7 aylık turizm verilerini değerlendirdi.Verilerin mevcut sezonun seyrinin yanı sıra Bodrum’un yol haritasına ilişkin önemli ipuçlarıverdiğini kaydeden Bodrum Otelciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Dengiz, turizmde başarı kriterini değerlendirirken artık yalnızca ziyaretçi sayısının değil, destinasyonda turizme yaratılan değerin de konuşulması gerektiğini vurguladı.

Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, 2026 Ocak–Temmuz dönemindeMuğla’ya giriş yapan yabancı ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göreyüzde 7 azalarak 1.701.756 olduğunu kaydeden Dengiz, Temmuz ayında yüksek sezonla birlikte değişimin olumlu yönde olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: 

“Bodrum, sunduğu deneyim ile Temmuz ayında pozitif ayrıştı”

“Temmuz ayında Muğla genelinde veriler olumlu seyretti. Temmuz 2026’da Muğla’da 627.209 yabancı ziyaretçi ağırlanırken, geçen yılın aynı ayında bu rakam 638.064 olarak gerçekleşmişti. Böylece yüksek sezonun en güçlü aylarından birinde yıllık fark yaklaşık yüzde 2 seviyesine geriledi. Bodrum ise bu dönemde sunduğu deneyimle bölgede pozitif ayrıştı. Hava ve deniz yolu verileri birlikte değerlendirildiğinde, Bodrum’un uluslararası erişilebilirliğinin destinasyonun en önemli rekabet unsurlarından biri olduğu bir kez daha görüldü. Temmuz 2025’te Milas- Bodrum Havalimanı üzerinden 194.312 yabancı ziyaretçi giriş yaparken, Temmuz 2026’da bu sayı 197.458’e yükseldi. Böylece Milas–Bodrum Havalimanı, Muğla genelindeki sınırlı gerilemeye rağmen Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 1,6 daha yüksek performans gösterdi. Ocak–Temmuz döneminin tamamında Milas-Bodrum Havalimanı üzerinden 493.673 yabancı ziyaretçi giriş yaptı. Aynı dönemde Bodrum Limanı 102.765, Turgutreis Limanı ise 32.417 yabancı ziyaretçi ağırladı. Böylece hava ve deniz yolu ile Bodrum’a gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısı 628.855 olarak gerçekleşirken, geçen yılın ilk 7 aylık dönemine göre yüzde 0,25 oranında sınırlı bir gerileme kaydedildi.”

“Yeni başarı kriterimiz: Ziyaretçi başına yaratılan değer”

Bodrum’un gastronomisi, kültürü ve tarihi, marinaları, yat turizmi, nitelikli konaklama tesisleri, butik işletmeleri, yerel üreticileri, sanat hayatı ve kendine özgü yaşam kültürü ile Akdeniz çanağındaki birçok destinasyondan ayrıştığını kaydeden Dengiz, turizm performansını sadece turist sayısıyla değerlendirmenin artık yeterli olmadığının altını çizdi.

Dengiz, “Bodrum’un taşıma kapasitesi, doğal kaynakları, kıyıları, altyapısı ve yaşam kalitesi dikkate alındığında; destinasyonun geleceği kontrolsüz bir ziyaretçi artışından çok, mevcut turizm hareketinin daha yüksek ekonomikve sosyal değere dönüştürülmesinde yatıyor. Bu nedenleziyaretçi sayısının yanında; kişi başı turizm geliri, ortalama konaklama süresi, ziyaretçi başına harcama, yaratılan değer ve deneyim, ziyaretçilerin yeniden gelme isteği, pazar çeşitliliği ve sezon süresi gibi göstergeleri de Bodrum turizminin başarısınınparçaları olarak değerlendirmeliyiz.Bodrum’un geleceğinde başarıyı yalnızca ziyaretçi sayısı değil, turizmin Bodrum’a bıraktığı değer belirleyecek” dedi.

“Muğla’da yabancı ziyaretçide İngiltere lider, Avrupa pazarlarında çeşitlilik var”

Verilere göre, 2026 yılının ilk 7 ayında Muğla’ya en fazla ziyaretçi gönderen ülke 663.973 kişiyle İngiltere oldu. İngiltere, toplam yabancı ziyaretçi sayısının yaklaşık yüzde 39’unu tek başına oluşturdu.İngiltere’yi 200.336 kişiyle Rusya Federasyonu, 157.784 kişiyle Polonya, 106.963 kişiyle Almanya ve 41.749 kişiyle Hollanda takip etti. İlk 5 ülke dışındaki pazarların toplam payı ise yüzde 31 seviyesinde gerçekleşti. 

Bu verilerin İngiltere’nin Muğla turizmi açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koyduğunu belirten Dengiz,“Polonya’nın üçüncü büyük pazar konumuna ulaşmasıyla değişen Avrupa pazar yapısına da dikkat çekici. Mevcut güçlü pazarların korunmasının yanında gelişen Avrupa pazarlarında Bodrum’un görünürlüğünün artırılması, Almanya ve Hollanda gibi geleneksel pazarlarda talebin güçlendirilmesi ve kaynak pazar çeşitliliğinin geliştirilmesi önümüzdeki dönem açısından önem taşıyor” diye konuştu. 

“Bodrum’da sezon süresini kademeli olarak genişletmek turizm adına önemli bir fırsat”

Bodrum’un önündeki en önemli fırsatlardan birinin turizm hareketini yalnızca Temmuz ve Ağustos yoğunluğundan çıkararak sezon süresini kademeli biçimde genişletmek olduğunu belirten Dengiz, şöyle devam etti: “Genişleyen dönemi de nitelikli turizm ürünleriyle desteklemeliyiz. Gastronomi, kültür-sanat, spor, deniz ve yat turizmi, etkinlikler ve yerel deneyimler; konaklama süresini uzatan, ziyaretçi harcamasını artıran ve turizm ekonomisini daha geniş bir döneme yayan stratejik alanlar olarak öne çıkıyor.BODER olarak önceliğimiz; uluslararası pazarlardaki gücünü koruyan, yeni pazarlara ulaşan, sezon süresini nitelikli biçimde genişleten, yerel ekonominin daha fazla pay aldığı ve Bodrum’un doğal, kültürel ve sosyal değerlerini koruyan bir destinasyon anlayışını desteklemek.”


Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de yapılacak.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm dünyası 2027’de İzmir’de buluşacak

İzmir, sürdürülebilir turizm alanındaki deneyimini dünyanın dört bir yanından gelecek turizm profesyonelleriyle paylaşacak. Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de yapılacak. 200’ün üzerinde sektör temsilcisini buluşturacak zirvede sürdürülebilir seyahatin geleceği, yeni iş birlikleri ve küresel turizm pazarındaki fırsatlar ele alınacak.

 İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir turizm alanında yürüttüğü çalışmalar, kenti uluslararası bir turizm buluşmasının merkezine taşıyor. Dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonellerini bir araya getirecek Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü ve İZFAŞ ev sahipliğinde, Good Travel Alliance adına GreenDestinationsGood Travel Institute (GD-GTI) iş birliğiyle düzenlenecek zirveyle İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyiminin uluslararası sektöre tanıtılması, yeni turizm iş birlikleri ve bağlantılar kurulması hedefleniyor.

“Pozitif Etkili Turizmi Tanıtmak ve Pazarlamak: Destinasyonları Tur Operatörleri ve Online Seyahat Acenteleriyle Buluşturmak” temasıyla gerçekleştirilecek zirve; destinasyon yönetim kuruluşları, turizm otoriteleri, uluslararası tur operatörleri, online seyahat acenteleri, finans kuruluşları, teknoloji ve veri ortakları, sürdürülebilirlik uzmanları ve sektör temsilcilerini İzmir’de buluşturacak.

 Sürdürülebilir seyahatin geleceği İzmir’de konuşulacak

Dört gün sürecek zirvede turizm sektörünün geleceğine ilişkin önemli başlıklar ele alınacak. Destinasyon yönetim kuruluşlarının yerel toplumların beklentileri ve pazar talepleriyle daha güçlü uyum sağlaması, destinasyonların doğru seyahat pazarlarıyla buluşturulması, güvenilir veri ve doğrulanmış deneyimlerin yatırımları teşvik etmesi ile tur operatörleri ve online seyahat acentelerinin yeni destinasyonları keşfetmesi gibi konular değerlendirilecek.

Zirve kapsamında sürdürülebilir seyahate yönelik artan küresel talebin somut iş birliklerine ve yeni pazarlara dönüştürülmesi, destinasyonlarla seyahat sektörü arasında doğrudan bağlantılar kurulması ve sorumlu turizm modellerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

 Dört günlük program

Zirvenin ilk günü olan 26 Nisan’da İzmir’e gelecek delegeler için karşılama resepsiyonu düzenlenecek. 27 Nisan’da açılış ve ana konuşmaların yanı sıra üst düzey paneller, stratejik görüşmeler ve gala yemeği gerçekleştirilecek.

28 Nisan’da grup oturumları kapsamında paralel çalıştaylar ve eşleştirme toplantıları yapılacak. Sorumlu seyahat arzının pazar talepleriyle buluşturulmasına yönelik somut iş birlikleri ve uygulanabilir çözümler bu oturumlarda ele alınacak.

Zirvenin son günü olan 29 Nisan’da katılımcılar, İzmir’in sürdürülebilir turizm değerlerini yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Çeşme, Selçuk, Urla ve Menderes başta olmak üzere kentin kültürel ve yerel değerlerinin tanıtılacağı geziler düzenlenecek.

GreenDestinations’ın “En İyi 100 Hikâyesi” arasında yer alan Efes Tarlası Yaşam Köyü, Urla Bağ Yolu ve Efeler Yolu gibi destinasyonlar ziyaret edilecek. Katılımcılar ayrıca kadın kooperatifleri tarafından üretilen yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı bulacak.

 200’ün üzerinde sektör temsilcisi buluşacak

200’ün üzerinde uluslararası sektör temsilcisini bir araya getirecek zirvede, uluslararası marka ve kurumlarla genel oturumlar ve paralel oturumlarda ortak ev sahipliği ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Zirvenin, İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyimini uluslararası sektöre taşımasının yanı sıra destinasyonlarla küresel seyahat pazarı arasında yeni bağlantılar kurulmasına ve sorumlu turizm modellerine yönelik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

 İzmir’in sürdürülebilir turizm vizyonu

Binlerce yıllık tarihi, UNESCO Dünya Mirası alanları, kültür rotaları, güçlü gastronomi kültürü, bağları ve zengin kıyı peyzajıyla farklı turizm deneyimlerini bir arada sunan İzmir, doğal ve kültürel mirasını koruyan, yerel halk ve ziyaretçiler için kalıcı faydalar yaratan sürdürülebilir bir turizm anlayışını geliştirmeyi hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, ilçe belediyeleri ve kentteki paydaşlarla yürütülen çalışmalarla İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki uluslararası görünürlüğünün artırılması amaçlanıyor. Good Travel Summit’in kentin bu alandaki deneyimini ve birikimini dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonelleriyle buluşturarak İzmir’in uluslararası sürdürülebilir turizm ağındaki görünürlüğünü güçlendirmesi hedefleniyor.

 


Muratbey ve WasteLog'dan büyük geri dönüşüm hareketi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Muratbey ve WasteLog'dan büyük geri dönüşüm hareketi

Doğayı koruma ve sürdürülebilirlik vizyonuyla hareket eden Muratbey, atık yönetimi platformu WasteLog ile güçlerini birleştirdi. İki markanın hayata geçirdiği "Kazandıran Peynirler Projesi", 29 

Eylül’de düzenlenecek olan 5. Güvenilir Ürün Zirvesi kapsamındaki Geri Dönüşüm Deneyim Etkinliği’nde katılımcılarla buluşacak.

Türkiye'nin yenilikçi peynir markası Muratbey ve dijital atık yönetimi uygulaması WasteLog, geri dönüşüm bilincini artırmak ve sürdürülebilirliği teşvik etmek amacıyla yepyeni bir işbirliğine imza attı. “Çevreye katkı kullanıcıya artı”sloganıyla hayata geçirilen "Kazandıran Peynirler Projesi", tüketicileri geri dönüşüm hareketine aktif olarak dahil etmeyi hedefliyor.

Projenin tanıtım çalışması ise Güvenilir Ürün Platformu tarafından bakanlıklar ve ilgili kurumların desteğiyle gerçekleştirilecek 5.UluslararasıGüvenilir Ürün Zirvesi’nde yapılacak. 29 Eylül’de gıda sektörü paydaşlarınıbuluşturacak zirvenin eş zamanlı etkinliklerden biri deprojenin tanıtıldığı Geri Dönüşüm Deneyim Etkinliği olacak.

Etkinlikte, zirvenin yapılacağı alanda WasteLog sistemine tanımlı geri dönüşüm kutularına ambalaj atıklarını atanlar sistem üzerinden anında "Karbon Puan"kazanacak. Katılımcılar geri dönüşüm sürecini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak ve sürpriz ödüller kazanacak.

Tüketicilerin geri dönüşüm sürecinin aktif parçası olmasını önemsediklerini söyleyen Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, projeyle ilgili şu bilgileri verdi. “Tüketicilerimiz, kullandıkları tüm Muratbey peynir ambalajlarını kendilerine en yakın geri dönüşüm kutusuna atarak çevreye doğrudan katkı sağlayabiliyor. Çevreye duyarlı bireyler, WasteLog uygulamasını telefonlarına indirerek Muratbey'in Kazandıran Peynirler Projesi'ne katılabiliyor. Geri dönüşüm kutusuna atılan Muratbey peynir ambalajlarının fotoğrafları uygulamaya yüklendiğinde atığın materyali ve miktarına göre kullanıcı hesaplarına karbon puanları tanımlanıyor. Uygulama içinde yer alan Karbon Market sayesinde kullanıcılarımız biriktirdikleri puanları hediye çekleri ve çeşitli indirimlere dönüştürebiliyor. Böylece hem çevre hem de aile bütçesi kazanıyor.”


Sürdürülebilirliğin ürün tüketildikten sonra da devam eden bir sorumluluk olduğuna inandıklarını belirten Uluğ, “Muratbey olarak sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı görmüyoruz; ürünün tüketiciyle buluşmasından sonraki yaşam döngüsünü de sorumluluğumuzun bir parçası olarak değerlendiriyoruz. “Kazandıran Peynirler” projesini geliştirmemizin temelinde de ambalaj atıklarının geri dönüşümünde tüketicinin aktif rol almasını ve bunu kolay, ölçülebilir ve ödüllendirici bir davranışa dönüştürme ihtiyacı vardı.Bu nedenle projeyi, Muratbey’in sürdürülebilirlik stratejisinde tüketici katılımını merkeze alan önemli bir adım olarak görüyoruz. WasteLog altyapısıyla geri dönüşümü yapay zeka destekli, izlenebilir bir sistemle teşvik ederken; projeyi ürünlerimizin satışını yapan iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirerek sürdürülebilirliği bir marka faaliyetinden öte, tüketici–marka–iş ortağı arasında ortak bir sorumluluk modeline dönüştürüyoruz.” diye belirtti.

GERİ DÖNÜŞÜM DENEYİMİ 29 EYLÜL'DE ZİRVE'DE YAŞANACAK 

Bu yenilikçi projenin tanıtımı ve interaktif uygulaması, Güvenilir Ürün Platformu tarafından organize edilen ve sektörün en önemli buluşmalarından biri olan 5. Güvenilir Ürün Zirvesi'nde gerçekleştirilecek.

Zirve kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikte, projenin çıkış noktası, işleyişi ve sürdürülebilirlik hedefleri alanında uzman isimler tarafından katılımcılarla paylaşılacak. Muratbey Gıda İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, Sürdürülebilirlik Adımları Derneği Başkanı Emrah Kurum ve WasteLog Kurucu Ortağı Mahir Oktay Çelik'in konuşmacı olarak yer alacağı oturumda, atık yönetiminin geleceği ve doğa dostu bu projenin detayları tüm yönleriyle ele alınacak. Etkinlik kapsamında yapılacak bilgi yarışmasında kazananlara Muratbey tarafından sürpriz hediyeler verilecek. 

"Sen de yerini almalısın" çağrısıyla tüm doğaseverleri ve sektör paydaşlarını bu anlamlı harekete destek vermeye davet eden markalar, sürdürülebilir bir gelecek için herkesi 29 Eylül'de 5. Güvenilir Ürün Zirvesi'ne bekliyor.


20 Ağustos 2026 Perşembe

The Marmara Hotels,küresel sadakat programı GHA DISCOVERY’ye katılıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


THE MARMARA, GHA DISCOVERY İLE MİSAFİRLERİNE DÜNYANIN KAPILARINI AÇIYOR

The Marmara Hotels, Global Hotel Alliance’ın küresel sadakat programı GHA DISCOVERY’ye katılıyor. The Marmara DISCOVERY ile misafirler, The Marmara otellerindeki konaklamalarında ayrıcalıklardan yararlanırken dünyanın dört bir yanında geçerli avantajlara da erişebiliyor. Lansmana özel olarak sunulan 50 DISCOVERY Dollars (D$) ise programın üyelerine sunduğu avantajlara ek bir ayrıcalık getiriyor.

Türkiye’de otelcilik sektörünün öncü markalarından The Marmara Hotels, The Marmara DISCOVERY sadakat programıyla misafirlerine sunduğu ayrıcalıkları dünya çapına taşıyor. Global Hotel Alliance’ın (GHA) küresel sadakat programı GHA DISCOVERY’nin bir parçası olan program, The Marmara misafirlerine hem markanın kendi otellerinde hem de farklı destinasyonlardaki seyahatlerinde çeşitli avantajlardan yararlanma imkânı sunuyor.

GHA DISCOVERY bugün 100 ülkeye yayılan küresel ağıyla 50’den fazla markayı ve 1.000’i aşkın oteli bir araya getiriyor. The Marmara DISCOVERY üyeleri de bu geniş ağ içerisinde üyelik seviyelerine bağlı ayrıcalık ve deneyimlerden yararlanabiliyor.

Program kapsamında üyeler, uygun harcamalarından üyelik seviyelerine göre yüzde 7’ye varan oranda DISCOVERY Dollars (D$) kazanabiliyor. Kazanılan D$’lar program kapsamında sunulan olanaklardan yararlanırken kullanılabiliyor. Üyeler ayrıca, üyelik seviyelerine ve müsaitlik durumuna bağlı olarak oda yükseltme, erken giriş ve geç çıkış gibi ayrıcalıklardan faydalanabiliyor.

The Marmara DISCOVERY’nin lansmanına özel olarak 50 DISCOVERY Dollars (D$) kazanma fırsatı da sunuluyor. Böylece misafirler programa katıldıkları andan itibaren The Marmara DISCOVERY’nin sunduğu avantajları keşfetmeye başlayabiliyor.

Üyeler; üyelik seviyelerini, kendilerine sunulan ayrıcalıkları ve D$ bakiyelerini GHA DISCOVERY uygulaması üzerinden kolayca takip edebiliyor. The Marmara DISCOVERY’ye üyelik ise ücretsiz olarak The Marmara Hotels’in resmî internet sitesi ve GHA DISCOVERY kanalları üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

The Marmara DISCOVERY ile The Marmara’nın İstanbul, Bodrum ve Antalya’daki otellerinde başlayan deneyim, GHA DISCOVERY’nin dünya çapındaki ağına taşınıyor. Böylece misafirler, The Marmara ile başlayan ayrıcalıklarını farklı destinasyonlardaki seyahatlerinde de sürdürebiliyor.


Türkiye’nin Gastronomi Hikayeleri Sinema ile Dünyaya Açılıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türkiye’nin Gastronomi Hikayeleri Sinema ile Dünyaya Açılıyor

Gastronomiyi yalnızca yemek kültürü üzerinden değil; coğrafya, hafıza, üretim, emek ve kültürel aktarımın bir parçası olarak ele alan Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), Türkiye’nin farklı bölgelerinden bu çok katmanlı anlatıları sinema aracılığıyla görünür kılmayı sürdürüyor. UGFF’nin 2026 Kars edisyonunda yer alan “Agop’un Kazı” adlı yapım, IGCAT Food Film Menu 2026’da Genç Yönetmen kategorisinde ödüle layık görüldü.

UGFF’nin Kars edisyonunda izleyiciyle buluşan “Agop’un Kazı / Agop’sGoose”, IGCAT Food Film Menu 2026’da Young Director (Genç Yönetmen) kategorisinin kazananı oldu. İlyas Okşit imzasını taşıyan kısa belgesel, Kars’ın gastronomi hafızasını ve güçlü yerel kültürünü merkezine alıyor; Kars kazını yalnızca bir yemek olarak değil, iklim, coğrafya, üretim, gündelik yaşam ve kültürel kimlikle iç içe geçmiş bir değer olarak ele alıyor.

“Agop’un Kazı”, UGFF’nin Çeşme’de düzenlenen uluslararası yarışmasında Jüri Özel Ödülü’ne layık görülerek 2026 yurt dışı temsilcisi olarak seçildi. Bu seçimin ardından Kars edisyonunda Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi kapsamında izleyiciyle buluşan film, IGCAT Food Film Menu’de “Kars, Türkiye” başlığı altında sunuldu. Filmin bölgenin yemek kültürüyle kurduğu güçlü bağı ve gastronomi kimliğini yerel geleneklerle birlikte aktarabilmesi, jüri değerlendirmesinde öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.

İki Yılda İki Uluslararası Ödül

“Agop’un Kazı”nın elde ettiği bu ödül, UGFF seçkisinden IGCAT Food Film Menu’ye uzanan yolculukta ikinci uluslararası ödül olarak öne çıkıyor. 2025 yılında festival kapsamında izleyiciyle buluşan “Enginar Zamanı / ArtichokeSeason” da yönetmen Fırat Akan imzasıyla IGCAT Food Film Menu 2025’te Environment andSustainability (Çevre ve Sürdürülebilirlik) kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

İki farklı coğrafyadan çıkan bu iki filmin iki yıl üst üste IGCAT Food Film Menu 2026 Seçkisi kapsamında ödüllendirilmesi, UGFF’nin seçki ve kürasyon yaklaşımının uluslararası alanda karşılık bulduğunu gösteren dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. Urla’dan Kars’a uzanan festival seçkisinde gastronomi; yalnızca yemekler üzerinden değil, coğrafya, kültürel bellek, üretim, emek ve yerel yaşamla kurduğu ilişkiler üzerinden ele alınmıştı.

Bu yaklaşım, gastronomi sinemasını farklı disiplinlerle buluşturan UGFF’nin program anlayışının temelini oluşturuyor. Festival, Anadolu’nun farklı coğrafyalarından yerel hikayeleri sinema aracılığıyla görünür kılarken, bu anlatıların uluslararası gastronomi ve kültür platformlarında karşılık bulabileceği bir alan yaratıyor.