23 Eylül 2026 Çarşamba

Türk Hava Yolları,Boeing’e şimdiye kadarki en büyük tek koridorlu uçak siparişini verdi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Boeing ve Türk Hava Yolları, 150 Adede Kadar 737 MAX Siparişini Kesinleştirdi

Türk Hava Yolları, rekor düzeydeki 787 Dreamliner alımının ardından Boeing’e şimdiye kadarki en büyük tek koridorlu uçak siparişini verdi

737 MAX, Türk Hava Yolları’nın kısa ve orta menzilli uçuş ağını güçlendirecek

Boeing [NYSE: BA] ve Türk Hava Yolları, 2025 yılında başlayan görüşmelerin tamamlanmasının ardından, Türk Hava Yolları’nın büyüme hedeflerini desteklemek üzere 150 adede kadar 737 MAX uçağı için sipariş verildiğini bugün duyurdu.

737 MAX siparişine ilişkin anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda kesinleştirildi.

Türk Hava Yolları, 100 adet 737-8 uçağı satın alırken, 50 adet ilave 737 MAX uçağı için de opsiyon hakkı elde etti. Bu sipariş, Türk Hava Yolları’nın bugüne kadar Boeing’e verdiği en büyük tek koridorlu uçak siparişi oldu. Anlaşma, Türk Hava Yolları’nın artan talebi karşılamak üzere daha fazla rotada daha fazla yolcu taşıyabilmesi için 737 MAX ailesinin en büyük modeli olan 737-10’a geçiş hakkını da içeriyor.

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, “Bu anlaşma, filomuzu büyütme stratejimiz doğrultusunda attığımız önemli bir adımı temsil ediyor. Yeni Boeing 737 MAX uçakları, operasyonlarımıza daha yüksek verimlilik ve esneklik kazandırarak İstanbul’daki merkezimizden hizmet verdiğimiz geniş uçuş ağımızı destekleyecek. Türkiye’nin havacılık ekosistemine de katkı sağlayan bu anlaşma sayesinde Boeing ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileri taşımaktan memnuniyet duyuyoruz.” dedi.


Türk Hava Yolları(Ajet dahil olmak üzere) bugün 737 MAX, 787 Dreamliner, 777, 737 Next-Generation ve 777 Freighter modelleri dahil olmak üzere 200’den fazla Boeing uçağından oluşan bir filo işletiyor. Filosuna daha fazla 737-8 ekleyecek olan Türk Hava Yolları,bu uçağın sunduğu menzil, yük taşıma esnekliği ve yakıt verimliliğinden yararlanarak yoğun talep gören yurt içi ve uluslararası hatlardaki operasyonlarını güçlendirecek.

Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Stephanie Pope, “Bu sipariş, Türk Hava Yolları ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi şekillendiren karşılıklı güveni ve ortak vizyonu yansıtıyor. Türkiye’nin havacılık ekosistemine ve İstanbul merkezli uçuş ağını büyüterek dünya genelinde daha fazla insanı ve destinasyonu birbirine bağlayan Türk Hava Yolları’na desteğimizi sürdürmekten gurur duyuyoruz.” dedi.

Yerini aldığı uçaklara kıyasla yakıt tüketimini ve emisyonları yüzde 20 oranında azaltarak işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayan 737 MAX ailesi, Türk Hava Yolları’nın artan seyahat talebine yanıt vermeyi hedefleyen büyüme stratejisini de destekliyor.

Türk Hava Yolları’nın 737 MAX alımı, küresel havayolunun filo ve uçuş ağı genişlemesine yönelik yatırımları kapsamında 2025 yılında verdiği 75 adede kadar 787 Dreamliner siparişinin devamı niteliğini taşıyor. Anlaşmaya, Boeing’in Türkiye havacılık ekosistemine yönelik taahhüdünü ve desteğini sürdürdüğü bir sanayi katılımı çerçevesi de eşlik ediyor.


Wyndham’ın Türkiye hedefi: Yıl sonunda 150 otel

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


Wyndham’ın Türkiye hedefi: Yıl sonunda 150 otel

Wyndham Hotels& Resorts, Türkiye’deki 138 oteline yıl sonuna kadar 12 otel daha eklemeyi planlıyor. Şirketin görüşme aşamasındaki 38 otel projesi yaklaşık 4 bin 600 odayı kapsıyor. Wyndham, Dolce Nova, La Quinta ve Vienna House gibi üst segment markalarını da Türkiye’ye getirmeyi hedefliyor.

Wyndham Hotels& Resorts, İstanbul Turizm Fuarı öncesinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye turizm pazarını ve ülkedeki büyüme planlarını değerlendirdi. Wyndham Hotels& Resorts EMEA Başkanı DimitrisManikis, küresel turizmin jeopolitik gelişmelere uyum sağlama ihtiyacına dikkat çekerken Türkiye Ülke Direktörü Arcan Bayraktaroğlu, şirketin yıl sonu otel hedefini ve yeni marka planlarını açıkladı.


Türkiye turizminin bu yıl da güçlü bir performans göstereceğini düşündüğünü belirten Manikis, ülkenin dünyanın en önemli turizm destinasyonları arasında yer aldığını söyledi. Manikis, 60 milyondan fazla turistten söz edildiğini ifade ederek Türk Hava Yolları’nın yeni noktalara genişleyen uçuş ağıyla her yıl farklı pazarlardan Türkiye’ye yeni ziyaretçiler geldiğini dile getirdi.

Turizmde son dakika seyahat kararlarının öne çıktığını anlatan Manikis, daha fazla turist çekmek amacıyla fiyatların düşürüldüğünü, ancak yıl boyunca yaşanan jeopolitik zorluklar karşısında bu adımı yalnızca Türkiye’nin atmadığını söyledi. Manikis, pek çok ülkenin benzer koşullarla karşılaştığını belirtti.

Küresel turizmde değişen koşullara uyum

Dünyanın farklı bölgelerindeki savaşların ve jeopolitik gelişmelerin turizm sektörünü etkilediğini belirten Manikis, ülkelerin değişen koşullara hızla uyum sağlamasının önemine işaret etti. Türkiye turizminin bu alandaki deneyimini değerlendiren Manikis, “Türkiye turizminin güçlü yanı, gelişen krizlere çok hızlı uyum sağlayabilmesi” dedi.

Seyahate yönelik küresel talebin arttığını söyleyen Manikis, turizmin karşılaştığı zorluklara rağmen gelişmeye devam edeceğini ifade etti. Yeni destinasyonların ortaya çıkacağını, köklü destinasyonların ise değişen seyahat alışkanlıklarına uyum sağlaması gerektiğini belirten Manikis, Türkiye’nin sunduğu seçeneklerin İstanbul’la sınırlı olmadığına dikkat çekti.

Manikis, “Kültür ve inanç turizmi, dağlar, ikinci ve üçüncü kademe şehirler de bu çeşitliliğin parçası. Ege’nin yanı sıra Anadolu ve dağlık bölgelerdeki güzel destinasyonlar da var. Türkiye’nin ziyaretçilere sunabileceği çok şey bulunuyor” diye konuştu.

Rus turistlerin Türkiye turizmi için en önemli kaynak pazar olmaya devam ettiğini söyleyen Manikis, Balkanlar’dan gelen ziyaretçilere de işaret etti. Türkiye’yi ziyaret eden Bulgarların sayısının kendisi için dikkat çekici olduğunu belirten Manikis, bölgesel jeopolitik zorluklara rağmen ülkenin büyük tur operatörleri ve hava yolu şirketlerinin güvenini kazanmaya devam ettiğini ifade etti.

Küresel turizmin sürekli değişen koşullarla karşılaştığını, sektörün bu koşullara uyum sağlayarak geliştiğini belirten Manikis, “Türkiye turizm pazarının geleceğine her zamankinden daha fazla inanıyorum” dedi.


Türkiye’de yıl sonu hedefi 150 otel

Wyndham Hotels& Resorts Türkiye Ülke Direktörü Arcan Bayraktaroğlu, şirketin Türkiye’de şu anda yaklaşık 22 bin odalı 138 otelle hizmet verdiğini söyledi. Yıl sonuna kadar 12 otel daha açmayı planladıklarını açıklayan Bayraktaroğlu, böylece 2026 sonunda 150 otele ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.

Yeni projelere ilişkin bilgi veren Bayraktaroğlu, “Görüşme aşamasında olduğumuz 38 otellik bir proje sıramız daha var; bunlar yaklaşık 4 bin 600 odaya karşılık geliyor” dedi.

Bayraktaroğlu, şirketin 2026 performansını da değerlendirdi. Otellerinin doluluk oranının yüzde 2,4 daha düşük olduğunu, gelirlerinin ise geçen yılki seviyede bulunduğunu aktaran Bayraktaroğlu, bu yıl bütçelerinin gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Bayraktaroğlu, “Temel amacımız geçen yılın altına düşmemek. 2027 için ise yüzde 8–9 oranında büyüme hedefliyoruz” diye konuştu.

Üst segment markalar Türkiye yolunda

Wyndham’ın dünya genelinde 25 farklı markası bulunduğunu, Türkiye’de ise 11 markayla hizmet verdiğini belirten Bayraktaroğlu, üst segmentteki varlıklarını genişletmek istediklerini söyledi. Bayraktaroğlu, “Dolce Nova ve Vienna House gibi üst segment markalarımızı Türkiye’ye getirmeyi ve bu markalarla Türkiye’deki varlığımızı genişletmeyi hedefliyoruz” dedi.

Büyüme planlarında büyükşehirlerin yanı sıra kültürel açıdan daha fazla tanıtılması gereken destinasyonlara da yer verdiklerini anlatan Bayraktaroğlu; Güneydoğu Anadolu, Kapadokya ve İç Anadolu’ya dikkat çekti. Bayraktaroğlu, Erzincan Ergan’daki örnekte olduğu gibi kayak merkezlerini de büyümeyi hedefledikleri yerler arasında saydı.

Şirket, mevcut markalarından Wyndham Garden ile de Türkiye’de yeni oteller açıyor. Wyndham Garden Antalya Konyaaltı hizmete girerken markanın İstanbul’daki ilk oteli olması beklenen 93 odalı Wyndham Garden İstanbul Tuzla Marina’nın Ekim 2026’da açılması planlanıyor.


Türkiye Kültür Yolu Festivali, 20’nci durağı İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN 20’NCİ DURAĞI İSTANBUL

İSTANBUL DOKUZ GÜN BOYUNCA MÜZİĞE, SANATA VE LEZZETE DOYACAK

ROYAL PHILHARMONIC’TEN STANISLAVSKY BALE’YE İSTANBUL’DA FESTİVAL ZAMANI

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, 26 Eylül–4 Ekim tarihleri arasında 20’nci durağı İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak. 2021 yılında Beyoğlu Kültür Yolu Festivali olarak başlayan ve bu yıl İstanbul’da altıncı kez düzenlenecek festival; dünyaca ünlü orkestralardan sergilere, sahne sanatlarından çocuk etkinliklerine, Beyoğlu’ndan Moda’ya, Boğaz’dan Şile’ye uzanan gastronomi rotalarına kadar zengin bir program sunacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “İstanbul’u yalnızca bir festival mekânı olarak değil, başlı başına bir kültür rotası olarak ele alıyoruz. Festivalin hikâyesinin 2021 yılında Beyoğlu’nda başlamış olması da İstanbul’u bizim için ayrıca anlamlı kılıyor.” dedi. 

Royal Philharmonic Orchestra ve National Arab Orchestra’nın özel konserlerinden Stanislavsky Bale Gala’dan “Üç Ressam: Alaettin Aksoy, Mehmet Güleryüz, Komet” sergisine kadar uzanan zengin programıyla İstanbul Kültür Yolu Festivali, dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanını kültür ve sanatla buluşturacak. 

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy “İstanbul, farklı medeniyetlerin, inançların ve kültürlerin izlerini aynı şehirde buluşturan, geçmiş ile bugünü yan yana yaşatan eşsiz bir şehir. Bu nedenle İstanbul’u yalnızca bir festival mekanı olarak değil, başlı başına bir kültür rotası olarak ele alıyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin hikayesinin 2021 yılında Beyoğlu’nda başlamış olması, İstanbul’u bizim için ayrıca anlamlı kılıyor. Bugün 20’nci durağımız olarak yeniden İstanbul’da olmaktan ve festivalin ulaştığı noktayı bu şehirde bir kez daha ortaya koymaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.

Dokuz gün boyunca İstanbul’un meydanlarını, müzelerini, tarihi yapılarını, sahnelerini ve farklı semtlerini kültür ve sanatın buluşma noktalarına dönüştüreceğiz. Dünyaca tanınan orkestralardan yerli sanatçılara, sergilerden sahne sanatlarına, gastronomi rotalarından çocuk etkinliklerine uzanan programımızla İstanbul’un kültürel birikimini farklı kuşaklarla buluşturmayı hedefliyoruz. ” dedi.


ROYAL PHILHARMONIC ORCHESTRA VE NATIONAL ARAB ORCHESTRA İSTANBUL’DA

Festivalin konser programında dünyaca ünlü topluluklar İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak. Festivalin açılışı, Royal Philharmonic Orchestra konseriyle gerçekleştirilecek. İngiltere’nin köklü orkestralarından Royal Philharmonic Orchestra, AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda sahne alarak festivalin açılışına görkemli bir imza atacak.

Programın dikkat çeken bir diğer konseri ise National Arab Orchestra olacak. Arap müziğinin klasik ve çağdaş yorumlarını orkestra geleneğiyle buluşturan topluluk, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında özel bir konser verecek.

Festival kapsamında ayrıca Carmina Burana, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, “2026-2027 Sezonunda İDOB” Gala Konseri, Büşra Kayıkçı, İncesaz “İstanbul’a Dair”, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Hicaz Faslı, İstanbul 8. Uluslararası Halk Müzikleri Festivali “Klarnetin Yıldızları” ve İstanbul 8. Uluslararası Halk Müzikleri Festivali “Yavuz Bingöl - Efsun of Anatolia, Klasik Müzik Orkestrası Konseri ve farklı müzik türlerinden özel konser ve dinletiler de gerçekleştirilecek.

GALATAPORT’TAN AKM’YE İSTANBULDA DOKUZ GÜN MÜZİK 

Galataport Saat Kulesi Meydanı, festival boyunca akşam konserleriyle İstanbul’un buluşma noktalarından biri olacak. Konser programı kapsamında Özcan Deniz, Oğuzhan Koç, Murat Boz, Kıraç, Simge, Poizi, Bengü, Ceza ve Bayhan İstanbullularla buluşacak. 

AKM Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde ise altı ayrı konser, müzik dolu akşamlar sunacak. Aydilge, Resul Dindar, Poizi, Oğuzhan Koç, Derya Uluğ ve Motive’ninperformansları, festivalin konser programına farklı müzik türleri ve enerjiler taşıyacak.

BALE, OPERA VE TİYATRO SAHNELERİ FESTİVALLE HAREKETLENECEK

İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin sahne sanatları programında opera, bale, modern dans, müzikal ve tiyatronun farklı örnekleri izleyiciyle buluşacak.

Programın öne çıkan gösterilerinden biri, geçen yıl Bolşoy Bale Festivali kapsamında İstanbul’da sahne alan ekibin sanat yönetiminde gerçekleşecek Stanislavsky Bale Gala olacak. AKM Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilecek gala, dünyaca ünlü bale repertuvarından seçkin eserleri aynı sahnede bir araya getirecek.

Festivalde ayrıca Swans, Carmen, Deliriyum, Saraydan Kız Kaçırma, Külkedisi ve Aslında Kaşık Yok gibi farklı türlerden yapımlar izleyiciyle buluşacak. Çocuklara yönelik müzikal ve opera gösterileri de festival programında yer alacak. 

SERGİ, SÖYLEŞİ, ATÖLYE VE ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE İSTANBUL’UN KÜLTÜR HARİTASI GENİŞLEYECEK


Festival, sahne programının yanı sıra sergi, söyleşi ve atölyeler de İstanbul’un farklı kültür mekanlarına taşacak. AKM, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Rami Kütüphanesi, Büyük Çamlıca Camii ve Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi başta olmak üzere kentin farklı noktalarında çok sayıda etkinlik gerçekleştirilecek.

AKM Galeri’de festival boyunca ziyaret edilebilecek “Üç Ressam: Alaettin Aksoy, Mehmet Güleryüz, Komet” sergisi, Taviloğlu Koleksiyonu’ndan üç özgün sanatçının eserlerini aynı çatı altında bir araya getirecek. Farklı üslup ve üretim anlayışlarını yan yana getiren sergi, ziyaretçilere üç ayrı sanat dünyasını karşılaştırmalı olarak keşfetme fırsatı sunacak.

FotoMaraton, çocuk etkinlikleri, karaoke, müze etkinlikleri ve çeşitli kültür-sanat buluşmaları İstanbul’un farklı noktalarında gerçekleştirilecek. AKM’den Rami Kütüphanesi’ne, Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi’nden İstanbul’un müzelerine uzanan festival programı, kentin kültür rotasını farklı etkinliklerle zenginleştirecek.

İSTANBUL’UN LEZZET HAFIZASI FESTİVAL ROTASINA TAŞINACAK

İstanbul Kültür Yolu Festivali, şehrin yüzyıllar içinde şekillenen mutfak kültürünü de mercek altına alacak. İstanbul Lezzet Noktaları seçkisi; asırlık lokantalar ve geleneksel esnaf işletmelerinden balıkçılara, fırınlardan pastanelere, kahvaltıcılardan dönerci, köfteci, pide ve lahmacun salonlarına uzanan geniş bir gastronomi rotası sunacak.

Boza, simit, börek, lokanta yemekleri, balık ve deniz ürünleri, meze, döner, köfte, kebap, tatlı ve sokak lezzetlerinin yanı sıra turşu, şekerleme ve kahve kültürünün öne çıkan örnekleri de seçkide yer alacak. İstanbul’un hafızasında yer etmiş ikonik mekanların da dahil olduğu rota, kentin geleneksel lezzetlerini çağdaş gastronomi anlayışıyla bir araya getirerek ziyaretçilere İstanbul’un çok katmanlı mutfak kültürünü keşfetme imkanı sunacak.

BEYOĞLU’NDAN MODA’YA, BOĞAZ’DAN ŞİLE’YE GASTRONOMİ ROTALARI

Eminönü’nden Vefa’ya, Beyoğlu’ndan Sarıyer’e uzanan bu gastronomi rotası, İstanbul’un farklı semtlerinde yaşatılan yeme-içme geleneklerini ve şehrin zengin yemek mirasını festival deneyiminin bir parçası haline getirecek.

Programda farklı şefler, akademisyenler ve içerik üreticilerinin rehberliğinde İstanbul’un farklı bölgelerine uzanan gastronomi rotaları gerçekleştirilecek. Her rota, İstanbul’un kendine özgü lezzet birikimini, kültürel çeşitliliğini ve mutfak hafızasını farklı bir perspektiften ele alacak. Beyoğlu, Galata Karaköy, Tarihi Yarımada Fatih, Beşiktaş ve İstinye Boğaz hattı, Kanlıca, Beykoz, Şile ve Kadıköy Moda rotalarında gerçekleştirilecek keşiflere Vedat Başaran, Maksut Aşkar, Emre Şen, Oğuz Yenihayat, Özge Samancı, Aylin Öney Tan ve Kübra Yüzüncüyıl katkı sunacak.

İstanbul Kültür Yolu Festivali, 26 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında konserlerden modern dans gösterilerine, tiyatrodan söyleşilere, sergilerden atölyelere ve çocuk operasının da aralarında bulunduğu çeşitli etkinliklere uzanan kapsamlı programıyla ziyaretçilerine şehrin kültürel zenginliğini sanatla iç içe deneyimleme fırsatı sunacak.

Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.


22 Eylül 2026 Salı

İstimlak nedir? 4 adımda nasıl gerçekleşir?


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İstimlak nedir? 4 adımda nasıl gerçekleşir? 

Bir taşınmazın kamu adına alınmasına istimlak (kamulaştırma) denir ve bunun için kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi gereklidir. Öncelikle, yapılacak işlemin, kamu yararına olması ve kamulaştırmanın yetkili kamu kurumları tarafından yapılması şarttır. Taşınmaz sahibine ödenecek bedel, kural olarak nakit ve peşin olarak ödenir. Böylece, hem kamu yararı gözetilir, hem de mülk sahibinin hakkının korunması amaçlanır.

İstimlak işleminin, yasal bir zeminde yürütülebilmesi ve mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi için Anayasa’nın 46. maddesi kapsamında belirli şartların oluşması zorunludur. Burada, öncelikle kamu yararı kararı şarttır. Yapılacak projenin, mutlaka toplum çıkarına hizmet etmesi lazımdır. Keyfi veya şahsi kazanç odaklı projeler için bu işlem yapılamaz.İşlemi sadece devlet, belediyeler, bakanlıklar veya kanunla yetkilendirilmiş kamu tüzel kişileri (Örneğin; DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü) diğer bir deyişle yetkili kurumlar gerçekleştirebilir.

İstimlak bedeline itiraz edilebilir mi? 

İstimlak işleminin geçerli olabilmesi için Anayasa ve ilgili kanunlarda öngörülen şartlara uyulması gerektiğinin altını çizen İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları söyledi: 

“İstimlak, kamu yararı doğrultusunda, taşınmazların yetkili kamu kurumlarınca kamu adına alınmasıdır. Kamulaştırma bedeli, kural olarak taşınmaz sahibine nakden ve peşin olarak ödenmek zorundadır. Bir diğer konu, istimlak bedeline itiraz edilebilir. Kamu kurumunun pazarlık aşamasında teklif ettiği bedeli,mülk sahibi kabul etmek zorunda değildir. Anlaşma sağlanamadığında, süreç mahkemeye taşınır. Mahkemenin belirlediği bilirkişi raporuna ve çıkan fiyata karşı da yasal süresi içinde üst mahkemelere (İstinaf/Yargıtay) başvurarak bedel artırımı davası açma hakkı mevcuttur. Ayrıca, belirli şartlar altında, istimlak edilen mülkün geri alınması mümkündür. Eğer, istimlak edilen mülk kamulaştırıldıktan sonra 5 yıl içinde amacı doğrultusunda kullanılmazsa (yani okul yapılacağı söylenip hiçbir şey yapılmazsa), mülk sahibi ödenen bedeli faiziyle geri iade ederek taşınmazını geri isteme (geri alma) hakkına sahip olabilmektedir.” dedi. 

İstimlak süreci adım adım nasıl ilerliyor?  

Bir mülkün kamu yararı doğrultusunda devralınmasının adımları hakkında bilgiler veren İnvesttime Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları anlattı: 

1-Ödenek ayrılması ve kurul kararı: İlgili kamu kurumu, proje için bütçe ayırır ve kamu yararı kararı alır.

2-Kıymet takdir komisyonu ve satın alma usulü: Kurum bünyesinde kurulan komisyon, mülkün piyasa değerini (rayiç bedelini) belirler. İlk olarak, mülk sahibiyle uzlaşma yoluyla satın alma (pazarlık) masasına oturulur.

3-Bedel tespit ve tescil davası: Eğer, mülk sahibiyle fiyat konusunda anlaşılamazsa, kamu kurumu Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak “Bedel Tespit ve Tescil Davası” açar.

4-Mahkeme kararı ve tapu devri: Mahkeme tarafından atanan bağımsız bilirkişiler, mülkün değerini yeniden hesaplar. Belirlenen bu para, bankaya malik adına bloke edilir ve mahkeme kararıyla tapu doğrudan kamu kurumuna tescil edilir. 


ATF Turizm Medya Ödülleri Başvuruları Başladı

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ATF Turizm Medya Ödülleri Başvuruları Başladı

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF), Türk turizmini haber ve fotoğraflarıyla gündeme taşıyan basın mensuplarını ödüllendiriyor. Sektöre değer katan gazetecilik ve görsel çalışmaları desteklemek amacıyla düzenlenen ATF Turizm Medya Ödülleri 2026 için başvurular 1 Eylül 2026 itibarıyla başladı. Katılımın ücretsiz olduğu programa başvurular 11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar devam edecek.

ATF Turizm Medya Ödülleri; Türkiye turizminin destinasyonlarını, insanını, kültürel mirasını, doğasını, ekonomisini ve sektörde yaşanan dönüşümü kamuoyuna taşıyan nitelikli gazetecilik ve fotoğraf çalışmalarının görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor.

Yarışma Kategorileri ve Başvuru Şartları

Yılın Turizm Haberi: Yazılı ve Dijital Basın (Haber/Araştırma), Röportaj–Söyleşi, Televizyon, Video ve Podcast formatlarındaki çalışmalar değerlendirmeye alınacaktır. Son iki yıl içinde bir yayın kuruluşunda görev aldığını belgeleyen veya ilgili basın meslek örgütlerine üye olan gazeteciler başvurabilir.

Yılın Turizm Fotoğrafı: Destinasyon, Misafirperverlik ve İnsan, Kültür/Miras/Gastronomi ile Sürdürülebilir Turizm ve Doğa temalı fotoğraflar kabul edilecektir. 

Daha önce yayımlanmış karelerle başvuru yapılabilir; ancak başka bir yarışmada ödül almış eserler değerlendirme dışı tutulacaktır.


Seçici Kurul Sektörün Önemli Kurumlarından Oluşacak

Başvurular; Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) temsilcilerinden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilecek.

Değerlendirme ve Ödül Programı

• Seçici Kurul Değerlendirmesi: Jüri, 12 Ekim 2026 tarihinde Antalya’da toplanarak başvuruları inceleyecektir.

• Jüri Özel Ödülü: Sıralamadan bağımsız olarak, konusu, yaklaşımı veya yarattığı etkiyle öne çıkan bir haber ya da fotoğraf çalışmasına "Jüri Özel Ödülü" takdim edilecektir.

• Ödül Töreni: Kazananlar, 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya’da düzenlenecek ATF kapsamında, 27 Ekim 2026 tarihindeki ödül töreninde açıklanacaktır.

• Ayrıcalıklar: Dereceye giren isimlere plaket ve onur belgesi sunulacak; Kazanan eserler ve eser sahipleriyle gerçekleştirilecek özel röportajlar GM Turizm ve Yönetim Dergisi’nde yayımlanacaktır.

Hızlı ve Kolay Başvuru

Herhangi bir üyelik veya şifre gerektirmeyen başvuru süreci tek adımda tamamlanmaktadır. Adaylar, gerekli bilgileri doldurduktan sonra haber bağlantılarını ekleyerek veya fotoğraflarını yükleyerek 11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar başvurularını iletebilecekler. 

Başvuru ve detaylı bilgi:antalyaturizmfuari.com/turizm-medya-odulleri-2026/

MSC CRUISES’TAN FORMULA 1’E GÜÇLÜ YATIRIM: TÜRKİYE GRAND PRIX’İN İSİM SPONSORU OLDU


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MSC CRUISES’TAN FORMULA 1’E GÜÇLÜ YATIRIM: TÜRKİYE GRAND PRIX’İN İSİM SPONSORU OLDU

Formula 1’in 2027 yılında İstanbul’a dönüşü, MSC Cruises’ın isim sponsorluğunda gerçekleşecek

Cenevre, İsviçre, 21 Eylül 2026 – Dünyanın önde gelen kruvaziyer şirketlerinden MSC Cruises, Formula 1® ile devam eden küresel ortaklığını yeni bir boyuta taşıyarak 2027 FIA Formula One Dünya Şampiyonası™ takvimindeki üç yarışın isim sponsoru olacağını duyurdu. Sponsorluk kapsamında en dikkat çekici gelişmelerden biri ise yıllar sonra yeniden Türkiye’ye dönen Formula 1’in isim sponsor olarak takvime eklenmesi oldu.

2027 sezonundan itibaren geçerli olacak yeni anlaşma kapsamında yarış, FORMULA 1 MSC CRUISES TURKISH GRAND PRIX 2027 adıyla gerçekleştirilecek. Formula 1’in dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri olarak yeniden İstanbul’a gelmesi, hem motor sporları tutkunları hem de Türkiye turizmi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Formula 1 Heyecanı Yeniden İstanbul Park’ta

Formula 1 takvimine beş yıllık yeni bir anlaşmayla geri dönen Türkiye Grand Prix'si, 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek. İlk kez 2005 yılında Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapan İstanbul Park, sürücüler arasında efsaneleşen virajları ve saat yönünün tersine koşulan yapısıyla sporun en ikonik pistlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Yaklaşık 5,33 kilometre uzunluğundaki pist, bugüne kadar dokuz Formula 1 yarışına ev sahipliği yaptı ve motorsporları dünyasında unutulmaz mücadelelere sahne oldu. MSC Cruises’ın isim sponsorluğunda gerçekleşecek organizasyonun, uluslararası medyada ve taraftarlar nezdinde büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Formula 1 ve MSC Cruises Ortaklığı Güçleniyor

MSC Cruises, üst üste ikinci yıl Formula 1 sezonunda üç yarışın isim sponsorluğunu üstlenerek dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonu ile olan iş birliğini daha da ileri taşıyor. Takım çalışması, hassasiyet, performans ve inovasyon gibi ortak değerler üzerine kurulan ortaklık, ilk olarak 2022 yılında başlamış ve 2030 yılına kadar uzatılmıştı.

2027 sezonunda MSC Cruises’ın yanı sıra MSC Group’un lüks seyahat markası Explora Journeys de seçili Formula 1 yarışlarında yer alacak. Böylece iki marka da dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Formula 1 taraftarıyla buluşma fırsatı yakalayacak.


Üç Prestijli Yarışta İsim Sponsorluğu

MSC Cruises’ın isim sponsoru olacağı yarışlar şunlar olacak:

FORMULA 1 MSC CRUISES GRANDE PRÊMIO DE PORTUGAL 2027 (18-20 Haziran 2027)

FORMULA 1 MSC CRUISES BELGIAN GRAND PRIX 2027 (23-25 Temmuz 2027)

FORMULA 1 MSC CRUISES TURKISH GRAND PRIX 2027 (1-3 Ekim 2027)

Bu sponsorluklar, MSC Cruises’ın küresel ölçekte marka görünürlüğünü artırırken, spor, seyahat ve deneyim odaklı yaşam tarzı alanlarındaki konumunu da güçlendiriyor.


RAHMİ M. KOÇ’A ABD’DE “100 YILLIK” ONUR ÖDÜLÜ


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


RAHMİ M. KOÇ’A  ABD’DE “100 YILLIK” ONUR ÖDÜLÜ

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç ve Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford, ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi organizasyonuyla, Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Ulukaya’nın ev sahipliğinde, New York’ta düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye - Amerika Birleşik Devletleri Galası’nda” iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağların özel sektör alanındaki temsilcileri olarak onur ödülüne lâyık görüldü. Rahmi M. Koç, bu ödülün Koç Topluluğu’nun iki ülke arasındaki güçlü bağlara yaptığı katkıyı ve bu bağları daha da ileri taşıma yönündeki kararlılığını yansıttığını belirtti. Bill Ford ise, “Ford ve Koç Ailesi, yaklaşık 100 yıldır şirketlerimizin ve ülkelerimizin gelişimiyle birlikte büyüyen, güvene dayalı bir ortaklık inşa ediyor” dedi.

Türkiye ile ABD arasındaki köklü ve uzun soluklu ilişkilere katkı sağlayan kişileri, kurumları ve ortak değerleri onurlandırmak amacıyla düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye - ABD Galası”, 21 Eylül’de New York’ta gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında düzenlenen geceye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Türkiye ve ABD’nin iş dünyası, kamu, sivil toplum, spor ve sanat çevrelerinden 350’yi aşkın davetli katıldı. 

ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi organizasyonuyla, Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Ulukaya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen “100 Yıllık Dostluk” Galası; iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca resmî temaslardan ibaret olmadığını; ticaret, yatırım, girişimcilik, kültür gibi alanlarda oluşan kalıcı bağlarla beslendiğini vurguladı. Gecede, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari bağların özel sektör alanındaki iki önemli temsilcisi olarak Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’a ve Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford’a onur ödülü takdim edildi.

Rahmi M. Koç: “Türkiye-ABD ekonomik ilişkisinin en köklü örneği Ford Motor Company ile 98 yıllık ortaklığımız.”

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, hem Koç Topluluğu’nun hem de Türk-Amerikan dostluğunun 100. yılında böylesine itibarlı bir ödüle layık görülmekten onur duyduğunu kaydederek, “Türkiye-ABD ekonomik ilişkisinin en köklü örneğini Ford Motor Company ile 98 yıldır devam eden ortaklığımız oluşturuyor. Bu ödül aynı zamanda Topluluğumuzun yıllar boyunca iki ülke arasındaki güçlü bağlara yaptığı katkıyı ve bu bağları daha da ileriye taşıma yönündeki kararlılığını yansıtıyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz zorlu ve karmaşık uluslararası ortamda, Türk-Amerikan ilişkilerinin stratejik niteliğinin daha da güçlendirilmesi her zamankinden daha önemli.” dedi. 

Bill Ford: “Önümüzdeki 100 yıl boyunca ortaklığımızı geliştirmeye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.”

Ford Motor Company İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford ise, “Yaklaşık 100 yıldır Ford ve Koç Ailesi hem şirketlerimizin hem de ülkelerimizin gelişimiyle birlikte büyüyen, güvene dayalı bir ortaklık inşa ediyor. Bugün bu ortaklık ruhu, dünyanın en başarılı ve en uzun soluklu otomotiv iş birliklerinden biri olan Ford Otosan aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Yalnızca büyük bir şirketin değil, aynı zamanda iki ülke arasında kalıcı bir köprünün kurulmasına katkıda bulunan Rahmi M. Koç’la birlikte onurlandırılmak benim için büyük bir ayrıcalık. İlişkilerin, onlara yatırım yapmaya devam ettiğimiz sürece daha da güçlendiğine inanıyorum ve önümüzdeki 100 yıl boyunca da ortaklığımızı geliştirmeye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı.