15 Nisan 2026 Çarşamba

Tapuda “ham arazi” alırken bilmeniz gereken 4 anahtar bilgi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

Tapuda “ham arazi” alırken bilmeniz gereken 4 anahtar bilgi 

Tapuda “ham toprak” nedir? 4 soru 4 cevap 

Gayrimenkul sektöründe arsa ya da tarla arayan yatırımcıların tapu kayıtlarında karşılaştığı dikkat çekici ifadelerden birisi de “ham toprak” ibaresidir. Resmi belgelerde sıkça yer alan bu kavramın ne anlama geldiği ve bu tür arazilere yatırım yapmanın ne kadar doğru olduğu da merak konusudur. Herhangi bir tarımsal ya da ticari faaliyet görmemiş bu araziler, potansiyel açıdan cazip fırsatlar kadar, göz ardı edilmemesi gereken önemli hukuki riskleri de beraberinde getirebilir. 

Gayrimenkul piyasasında bilinçli adımlar atmak isteyen herkesin tapuda “ham toprak” ne demek konusunu hem hukuki hem de pratik yönden iyi değerlendirmesi gerektiğini kaydeden İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları söyledi: 

“Satın almayı düşündüğünüz arazinin bu niteliklere sahip olduğunu önceden bilmeniz, satıcıyla yapacağınız görüşmelerde fiyatı önemli ölçüde düşürme avantajı da sağlayabilir. Satın aldıktan sonra resmi izin süreçlerini eksiksiz tamamlayıp toprağı sabırla işlediğinizde ise, tapuda “ham toprak” olarak geçen kavramı kendi lehinize yüksek kazanca da dönüştürebilirsiniz. Doğru konum seçimi ve isabetli bir vizyonla edinilen bu tür araziler, zaman içinde büyük bir değer artışı potansiyeli taşıyabiliyor. Bu yaklaşım da, yatırımınızı sıradan bir alımdan çıkararak, stratejik bir kazanç fırsatına dönüştürebilir. Sonuç olarak, bilinçli şekilde yapılan ham arazi yatırımları, gelecek nesillere aktarılabilecek değerli ve sürdürülebilir bir gayrimenkul varlığı oluşturabilir.” dedi.

Ham toprak hakkında merak edilenler nelerdir?

Doğru lokasyon ve vizyonla alınan ham arazinin nesiller boyu değerli bir gayrimenkul portföyüne dönüşebileceğinin altını çizen İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, arazi satın alırken ham toprak kavramını bilmenin, pazarlıkta fiyat avantajı sağlamanın yanı sıra uzun vadede yüksek kazanç fırsatları sunabileceğini de anlattı. 

Soru:1-Hukuki açıdan tapuda ham toprak ne demek?

Cevap:1-Ham toprak, kadastro kanunları ve toprak bilimine göre, doğada kendi haline bırakılmış, tarımsal amaçla sürülmemiş ve ekilmemiş bakir alanları ifade eder. Bu tür araziler genellikle taşlık, kayalık, çalılık veya yoğun otlaklarla kaplı olup, insan eli değmemiş doğal yapılarıyla dikkatleri çeker. Gayrimenkul piyasasında “ham toprak”, henüz tarla ya da arsa vasfı kazanmamış, tamamen işlenmemiş alanlar olarak tanımlanıyor. Çoğu zaman hazineye ait olan bu araziler, kadastro çalışmalarıyla şahıslar adına da tescil edilmiş olabiliyor. Tapuda “ham toprak” ibaresi gördüğünüzde, o alanın tarıma veya inşaata uygun hale gelmesi için ciddi emek ve maliyet gerektirdiğini bilmek gerekir. Aynı zamanda, tapuda “ham toprak” ibaresi, arazinin henüz işlenmemiş olduğunu ve herhangi bir ekonomik faaliyet alanına dahil edilmediğini gösterdiği için genellikle düşük fiyatlı olarak da değerlendirilebilir. 

Soru:2-İmar durumu ve tapuda ham toprak ne demek?

Cevap:2-Yatırımcıların gözünde cazip görünen bağ evleri veya lüks villalar söz konusu olduğunda, tapuda “ham toprak” kavramı ve üzerine yapı inşa edilip edilemeyeceği sorusu önem kazanıyor. Ancak bu tür arazilerde imar izni, inşaat ruhsatı ya da yapılaşma hakkı bulunmaz. Henüz tarla statüsüne bile geçmemiş olan bu topraklara, beton dökmek veya sabit temel atmak kanunen yasaktır. Dolayısıyla ham toprak, inşaat hayallerine kapalı bir alan olarak değerlendiriliyor. Bu gerçek, yatırım planı yapanların tapuda “ham toprak” ibaresini gördüklerinde dikkatli olmaları gerektiğini de açıkça ortaya koyuyor. 

Soru:3-Islah süreci ve tapuda ham toprak ne demek?

Cevap:3-Ham toprak, yatırımcılar için ilk bakışta atıl görünen, ancak doğru yöntemlerle değerlendirilebilecek bir alanı ifade eder. Bu tür araziler, iş makineleriyle temizlenip taşları ayıklandığında ve sulama sistemleri kurulduğunda tarım arazisine dönüştürülebilir. Tarım ve Orman Bakanlığı onayıyla yapılan ıslah çalışmaları sayesinde mülkün değeri kısa sürede katlanarak da artabilir. Islah süreci tamamlandığında, tapuda “ham toprak” ibaresi yerini verimli ve yasal bir tarla statüsüne bırakabilir. Böylece, başlangıçta düşük değerli görünen bu alanlar, doğru yatırımla önemli bir ekonomik kazanca dönüşebiliyor.

Soru:4-Yatırım fırsatları açısından tapuda ham toprak ne demek?

Cevap:4-Ham toprak kavramı, uzun vadeli vizyon ve sabır gerektiren bir yatırım alanı olarak öne çıkıyor. Güçlü bir sermaye ve doğru ziraat mühendisliği uygulamalarıyla bu topraklar, verimsiz çalılıklardan değerli ceviz veya badem bahçelerine dönüştürülebilir. Bu dönüşüm süreci, yatırımcılara yüksek kazanç potansiyeli sunabilir. Dolayısıyla ham toprak, vizyoner girişimciler için işlenmemiş ve değeri keşfedilmeyi bekleyen gizli bir hazine niteliği de taşıyabiliyor.


Havacılıkta dijital dönüşüm: Parcela ve TurkishTechnic’ten inovatif iş birliği

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Autolocker ile uçak bakım süreçlerinde yeni bir dönem başlıyor 

Havacılıkta dijital dönüşüm: Parcela ve TurkishTechnic’ten inovatif iş birliği

Canovate Grup şirketlerinden Parcela, havacılık bakım-onarım (MRO) sektöründe bir ilke imza atarak, TurkishTechnic ile birlikte geliştirdiği "Autolocker" projesini hayata geçirdi. Uçak bakım süreçlerini dijitalleştiren bu mobil ve modüler akıllı malzeme yönetim sistemi, operasyonel verimliliği zirveye taşıyor.

Türkiye’nin ileri teknoloji üssü Canovate Grup bünyesinde faaliyet gösteren ve kargo otomatları ile kiosk sistemlerinde uzmanlaşan Parcela, küresel havacılık devlerinden TurkishTechnic ile devrim niteliğinde bir iş birliğine imza attı. İki kurumun mühendislik gücüyle uçak bakım hangarları için özel olarak geliştirilen Autolocker, teknisyenlerin malzemeye erişim süresini minimize ederek uçak bakım süreçlerinde yeni bir dönemi başlatıyor. 

Hangarlarda "Dijital Lojistik İstasyonu" dönemi

Mevcut sistemde teknisyenlerin malzeme talebi (picklist) oluşturmak ve depodan teslim almak için harcadıkları zaman kaybını ortadan kaldırmak amacıyla tasarlanan Autolocker, modüler, taşınabilir ve artırılabilir kapasitesiyle hangarların her noktasına konumlandırılabiliyor. Autolocker sistemi, tek bir standart kalıba bağlı kalmak yerine, uçak bakımında kullanılan malzemelerin çeşitliliğine uyum sağlayan modüler bir mimariye sahiptir. Bu yapı, üç farklı boyuttaki kutuları içeren ünitelerin  bir araya getirilmesiyle her hangarın ve her iş kaleminin ihtiyacına göre özel olarak kombine edilebilir.

Bakım süreçlerini geleceğe taşıyoruz

Projenin başarıyla tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Parcela Genel Müdürü Mehmet Ören, şunları söyledi:

“Bizim için teknoloji geliştirmek, yalnızca bir cihaz üretmek değil, iş süreçlerini kolaylaştıran, verimliliği artıran ve kullanıcı deneyimini odağa alan bütünsel bir çözüm sunmaktır. TurkishTechnic ile birlikte geliştirdiğimiz Autolocker, havacılık sektörünün hassas zaman yönetimi ihtiyacına verilmiş inovatif bir cevaptır. Teknisyenlerin malzeme beklemek yerine, doğrudan uçağa ve bakıma odaklanmasını sağlayan bu sistemle, havacılık lojistiğinde dijital dönüşümün öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. 

Operasyonel verimlilikte dev adım

Autolocker projesi, TurkishTechnic’in operasyonel süreçlerinde çarpıcı kazanımlar hedefliyor.

**Zaman tasarrufu: Teknisyenlerin bilgisayar başında sıra bekleme ve depoya gidiş-dönüş süreleri tamamen ortadan kalkıyor.

**Vardiya dengesi: Malzeme talepleri yoğunluğun az olduğu gece ve akşam vardiyalarında hazırlanarak dolaplara yerleştiriliyor; böylece iş gücü tüm vardiyalara homojen dağıtılıyor.

**Kolay erişim: Teknisyenler, kiosk üzerinden personel barkodları ve TaskCard okutarak ihtiyaç duydukları malzemeyi saniyeler içinde teslim alabiliyor.

**Maliyet ve Performans: Projenin hayata geçmesiyle yıllık bazda çok ciddi bir iş gücü kazancı (A/S) sağlanması öngörülüyor.


Parcela hakkında: 

Canovate Grup iştiraki olan Parcela, akıllı kargo otomatları, self-servis kiosk sistemleri ve sipariş ekranları konusunda donanım ve yazılımı kendi bünyesinde üreten bir teknoloji firmasıdır. Türkiye’nin önde gelen lojistik ve hizmet firmalarına çözüm ortaklığı sunan Parcela, mühendislik ve estetiği birleştiren tasarımlarıyla dijital dönüşüme liderlik etmektedir. 


17.Skal Kulübünün Kuruluşu Ayvalık’ta gerçekleşti

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



AYVALIK & EDREMİT TURİZMİNDE SKAL AÇILIMI İDA & AYVALIK SKAL KULÜBÜ KURULDU

Türkiyenin en eski ve kapsamlı Turizm Sivil Toplum Örgütlerinden Skal Türkiye üyesi Bursa Skal Kulübü Suposorlüğünda Edremit, Burhaniye, Balıkesir, Ayvalık’ı kapsayan 17.Skal Kulübünün Kuruluşu Ayvalık’ta gerçekleşti

Bursa Skal Kulübü’nün ev sahipliğinde Ayvalık Bedri Restoran’da’ düzenlenen Açılış Töreninde,  1934 kuruluşlu dünyada 75  ülkede, 294  kulübe bağlı ve  12 bine aşkın üyesi bulunan ve Türkiye’de 16 kulüp ve 60’a yakın turizm bileşenlerinin yöneticilerinden oluşan 800’ü aşkın seçkin turizm profesyoneli tarafından temsil edilen SKAL Türkiye - Uluslararası Skal Dernekleri Federasyonunun 17. Kulübü İda Ayvalık Skal Kulübü’nün resmi olarak kuruluşu gerçekleşti.

Geleneksel Skal kardeşliği ve dostluğu içinde geçen etkinlik derneğin Genel Sekreteri Cazibe Evran’ın davetlileri takdiminin ardından geleneksel Sağlık, Dostluk, Mutluluk, Uzun Ömür dileklerinden oluşan 4 farklı dilde SkalToast’u ile başladı. 

Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürü Neslihan Vurucu yaptığı konuşmada Ege ve Marmara Bölgesi içinde kalan Kuzey Ege turizminin sadece doğal ve tarihi güzelliklerin değil kültürlerin de buluşma noktası olarak değerlendirdiklerini dile getirdikten sonra Edremit, Ören, Balıkesir, Burhaniye ve Ayvalık hinterlandı içinde sürdürülebilir turizm prensipleri doğrultusunda tematik turizm kanallarını ön plana çıkartarak sürdürülebilir, nitelikli ve marka değerine sahip 12 ay turizm yapmayı hedeflediklerini söyledi. Bu hedef doğrultusunda İda Ayvalık Skal Kulübünün kuruluşu ile bölgede beklenen turizm gelişimine kaynak sağlayacak imkanların Skal’ın uluslararası etkisinden yararlanarak ortaya konulabileceğinin altını çizdi ve tebriklerini sundu.

Skal Türkiye, Uluslararası Skal Dernekleri Federasyonu Başkanı Emre Gezgin konuşmasının başında 7 aylık süreç hakkında bilgilendirmelerde bulunduktan sonra kuruluşunu gerçekleştirdikleri İda Ayvalık Skal Kulübünün isminin altını çizerek genel anlamda ifade edilen Kuzey Ege turizm bölgemizin İda Ayvalık kapsamında doğa, kültürel ve gastronomik kimliği ile özel bir alan olarak betimlemekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Bu bağlamda bir derneğin kuruluşundan öteye, mercan resiflerinden, kültürel değerlerine, deniz kum güneş turizminden, Unesco Dünya Mirası değerleri potansiyeline, gastronomik zenginlikleri SKAL’ın uluslararası etkin gücüne taşıyarak ülkemiz turizmine somut bir katkı koyduklarının altını çizdi. Kuruluş sürecinin mimarlarından Bursa Skal Kulübü geçmiş dönem başkanı Meltem Mısırlıoğlu’na, USDF Y.K üyelerine ve Türkiye Direktörü Deniz Anapa’ya özel teşekkürlerini sunan Gezgin oluşuma ilişkin değerlendirmesinde  bir japon gülü gibi geçici bir heves değil kulübün bölgenin simgelerinden zeytin ağacı gibi kalıcı olabilmesi için Federasyon ve kulüplerin el birliğinde destek verme taahhüdünde bulundu.

Dünyanın en büyük 4. Skal ülkesi Skal International Türkiye Direktörü Deniz Anapa,  kurucu Başkan Gürcan Koşar’a üstlendiği bu onurlu görevden ötürü tebriklerini sunduktan sonra, USDF Başkanı Emre Gezgin’i sürece verdiği ısrarlı ve istikrarlı katkılardan ötürü özel teşekkür etti. Anapa ayrıca USDF Kulüplerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Özkaratay’ın süreç boyunca edindiği etki rola vurgu yaptı ve kaz dağlarının doğa ve kültür değerlerine sahip ayrıcalığının İda Ayvalık Skal Kulübünün varlığı ile Skal bünyesinde önem arz edeceğini dile getirdi. Son olarak ülkemizin 4 Kadın Turizm İl Müdüresinden biri olan Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdüresi Neslihan Vurucu’nun aramızda olmasından dolayı yaşadığı gururu ifade etti.    

Kürsüdeyer alan Sponsor kulüp, Bursa Skal Kulübünün Başkanı İsmail Kuru, hoş geldiniz konuşmasının ardından Skal üyeliğinin 40. Yılında bir hayalin gerçekleşmesine liderlik etmekten onur duyduğunu ifade ettikten sonra kulüp kuruluş fikrinin mimarı, Bursa Skal Kulübü GD Başkanı Meltem Mısırlıoğlu’na şükranlarını iletti. Kuzey Ege turizm perspektifine İda Ayvalık Skal Kulübünün 15 seçkin üyesinin ortaya koyduğu inanç, emek, dostluk ve vizyonun geniş perpektif kazandıracağını vurgulayan Kuru, kurucu Başkan Gürcan Koşar’ı tebrik ettikten sonra iş dünyasında dostluğu, dostlukta güveni esas alarak  dostluk üzerine kurulan derneğin hızlı bir büyüme geçekleştireceğini belirtti. 


Konuşmaların ardından Üye Alım ve Regalye Törenine Bursa, İstanbul, İzmir, Kuşadası, Eskişehir, Kapadokya Skal Başkanları ve üyelerin katılımı ile başlandı.

Gülden Sarıbaş/Zarbalı Hotel, Cazibe Evran/GIA Digital, Mustafa Gümüşkaya/Mushı Hotel, Mustafa Soykan IDA Madra Geopark, Fatih Ergün / TÜRSAB, Ebru Çatak / Sağlıklı Yaşam Danışmanı, Hande Gündoğar / Nadas Kaz Dağları, Erkan Bayır / İDA House, Kürşat Çıranoğlu/ EcoSphere Danışmanlık Skal rozetleri Bursa Skal Kulübü üyeleri, katılımcı kulüp başkanları ve USDF Y.K Üyeleri tarafından takdim edildi.


Sonrasında USDF Başkanı Emre Gezgin ve Bursa Skal Kulübü Başkanı İsmail Kuru Başkanlık Regalyesini Kybele Nature Life İşletme Müdürü Gürcan Koşar’a takdim ettiler. 

IDA Ayvalık Skål Kulübü Başkanı Gürcan Koşar, yaptığı konuşmada kulübün kuruluş sürecinin güçlü bir inanç, emek ve iş birliğiyle hayata geçtiğini vurgulayarak, Ayvalık ve IDA bölgesinin turizmde hak ettiği uluslararası konuma ulaşması adına önemli bir adım atıldığını ifade etti. Skål’ın dostluk, dayanışma ve profesyonel gelişim değerleriyle hareket edeceklerini belirten Koşar, kulübün hem bölgesel turizme katkı sağlayacağını hem de Türkiye’nin global turizm ağındaki gücünü artıracak aktif bir platform olacağını dile getirdi.

Son olarak, Kulüp Kuruluş Sertifikasını USDF Başkanı Emre Gezgin Skal International Türkiye Direktörü Deniz Anapa ile Gürcan Başkan!a takdim ettiler. Emre Başkanın daveti üzerine GD Dünya Başkanı Hülya Aslantaş Başkanlık döneminde Marmara Skal Kulübü AzerbeycanSkal Kulübü gibi kulüplerin kuruluşunda aktif rol almasına istinaden İda Ayvalık Skal Kulübünün sürdürülebilir bir kulüp olması konusunda avantajlarını dile getirerek başarılar diledi. Bursa Skal Kulübü GD Başkanlarından duayen iş adamı Hüseyin Özdilek ülkemizin zenginliklerine dikkat çekerek gelecek nesillere fırsat tanımanın derneğin sağlıklı gelişimi için önem arz ettiği vurgusunu yaptı. 

USDF Onur Üyesi Ali Acundaş, başrollerinde Bursa Skal Kulübü Başkanı İsmail Kuru ve İda Ayvalık Skal Kulübü kurucu Başkanı Gürcan Koşar’ın olduğu kulüp kuruluşunun bölgeye turizm hareketliliği getirecek büyük bir başarı öyküsü olarak nitelendirdikten sonra tebriklerini sundu.

USDF Yönetim Kurulu Başkanı Emre Gezgin Ayvalıklı meşhur ressam İbrahim İnak’ın Ayvalık temalı yağlı boya tablosunu federasyon adına, Gürcan Başkan’a, İstanbul Kulübü Başkanı Mustafa Devrim Yalçın Otizimle Savaş Derneği yararına otistik çocukların yaptığı bilezikleri üyelere hediye etti. Gürcan Koşar Başkana Kuşadası Skal Kulübü Başkanı Edip Tanç cam nazar boncuğu, Eskişehir Kulüp Başkanı Hakkı Gök lüle taşından tespit hediye edip tebriklerini sundular. 

Gece kutlama pastasının kesilmesiyle son buldu.


Elite World Hotels & Resorts, Yeni Dönem Strateji ve Vizyonunu Lider Kadrosuyla Ele Aldı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Elite World Hotels & Resorts, Yeni Dönem Strateji ve Vizyonunu Lider Kadrosuyla Ele Aldı

Elite World Hotels & Resorts’un, grup oteller lider kadrosuyla düzenlediği toplantılarda geçtiğimiz yılın değerlendirmesi ile birlikte markanın geleceğine yön veren vizyonu paylaşıldı. 

Türkiye’nin köklü otel zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, Elite World Grand Sapanca’da grup bünyesindeki otellerin üst düzey yetkililerinin katıldığı toplantı gerçekleştirdi. Otellerin Genel Müdürleri ve merkez ofis üst düzey yetkililerinin katıldığı toplantılarda; geçtiğimiz yılın değerlendirmesi ile birlikte markanın geleceğine yön veren vizyonu ele aldı.

Rotamız başarı, gücümüz birlik vizyonuyla gerçekleşen buluşma, markanın gelecek hedeflerine ışık tutan önemli bir platform oldu.

Büyüme Hikâyesini Birlikte Şekillendiren Buluşma

İki gün süren toplantı kapsamında; 2025 yılına ilişkin operasyonel performans, misafir deneyimi, marka büyümesi, franchise iş modeli ve yeni otel projeleri detaylı şekilde ele alındı. Aynı zamanda 2026 yılına yönelik stratejik öncelikler, büyüme odağı, yeni segment fırsatları ile ulusal ve uluslararası pazarlardaki genişleme vizyonu paylaşıldı.

Elite World Hotels & Resorts’un çok segmentli marka yapısı doğrultusunda şehir otellerinden resort konseptlere, residence çözümlerinden erişilebilir konaklama alternatiflerine kadar uzanan geniş portföyünün yeni dönemde daha da güçlü şekilde konumlandırılması hedefleniyor.

Güçlü Miras Işığında Yeni Dönem Vizyonu

Doğayla iç içe ilham veren atmosferiyle Elite World Grand Sapanca’da gerçekleşen toplantı, aynı zamanda markanın 50 yıllık köklü geçmişini, misafir odaklı kurum kültürünü ve Türkiye ile yurt dışındaki büyüme ivmesini yeniden vurgulayan güçlü bir iletişim zemini sundu.

Elite World Hotels & Resorts, 2026 yılına yönelik hedeflerini güçlü ekip yapısı, misafir deneyimini merkeze alan yaklaşımı ve çok markalı büyüme stratejisiyle destekleyerek yeni döneme hazırlandığını bir kez daha ortaya koydu.

Elite World Hotels & Resorts, franchise iş modeliyle büyümesini sürdürürken farklı şehirlerde ve yeni pazarlarda artan yatırım ivmesini güçlü operasyonel yönetim anlayışıyla desteklemeye devam edecek.

(İKMİB) Başkanlığı seçimleri, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İKMİB YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINA KİMYA SEKTÖRÜNÜN DENEYİMLİ İSMİ VEFA İBRAHİM ARACI SEÇİLDİ

Türkiye ihracatının ikinci büyük sektörü olan kimyada başkanlık değişimiyle birlikte yeni bir süreç başladı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanlığı seçimleri, 14 Nisan 2026 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sektörün önde gelen temsilcileri, İKMİB ve yönetim kurulu üyeleri, ihracatçılar ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen genel kurulda; tek aday olarak seçime giren Kocaeli Gebze V Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (GEBKİM OSB) ve Koruma Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Başkanı olarak göreve seçildi.

Türkiye’nin ihracatında lokomotif rol üstlenen ve en fazla ihracat yapan ikinci sektör konumunu sürdüren kimya sanayisinde yeni dönem, deneyim ile yenilenen kadronun enerjisini aynı potada buluşturan güçlü bir yapılanmayla başladı. Haliç Kongre Merkezi’nde 14 Nisan tarihinde gerçekleştirilen İKMİB 2026 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu, sektör temsilcileri ve üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Katılan üyelerin tamamının oy kullandığı genel kurulda, geçersiz veya eksik oy kullanılmadı. Geçmişin kurumsal birikimini ve saha tecrübesini, yeni dönemin dinamizmi ve yenilikçi bakış açısıyla bir araya getiren bu yapı, sektörü yakından tanıyan, ihracat refleksi güçlü ve karar alma süreçlerinde etkin bir yönetim anlayışını beraberinde getiriyor. Bu bütünleşik yaklaşımın, İKMİB çatısı altında daha güçlü bir koordinasyon sağlayarak sektörün rekabet gücünü artırması ve sürdürülebilir ihracat hedeflerine ivme kazandırması bekleniyor.


“Bu Birliktelik Geleceğimizi Belirleyecek”

Seçim öncesi konuşmasında birlik ve ortak akıl vurgusunu yineleyen Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün gücünün rekabetten çok dayanışmadan beslendiğini ifade ederek, “Bu süreci bir rekabet yarışı yerine, sektörümüzün ortak geleceğine yönelik bir sorumluluk olarak ele aldık. ‘Kimyada Birlik Zamanı’ derken kastettiğimiz, sektörün her kesimini kapsayan, ortak faydayı gözeten ve birlikte çalışma kültürünü büyüten bir anlayıştır. Bugün ortaya çıkan bu tablo, farklı yapıları ve tecrübeleriyle sektörümüzün ortak bir mutabakatta buluşabildiğini göstermektedir. Küresel ölçekte ticaret dengelerinin değiştiği, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, üretim gücümüzü koruyarak ihracatımızı kararlılıkla sürdürmek hepimiz için kritik bir sorumluluktur. Bu anlayışla, güçlü bir ekip ve ortak akıl ile sektörümüzü daha ileriye taşıyacağız” dedi.

Geçmiş dönemlerde Yönetim Kurulu’nda görev almış isimlerle uzun yıllara dayanan güçlü bir çalışma uyumuna sahip olduklarını belirten Aracı, bu sayede sektörün dinamiklerine ve işleyişine hâkim bir yapı ile yola çıktıklarını ifade etti. İhracat tecrübesi yüksek, sahayı iyi okuyan ve sorumluluk almaktan kaçınmayan bir ekip oluşturduklarını vurgulayan Aracı, bu güçlü uyumun yeni dönemde İKMİB çalışmalarına önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını dile getirdi.

16 Alt Sektörü Kapsayan Yeni Dönem

İKMİB çatısı altında faaliyet gösteren 16 alt sektörün tamamını kapsayan bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini belirten Aracı, yeni dönemde ihracat stratejilerinin alt sektör bazlı ele alınacağını ve veriye dayalı karar mekanizmalarının güçlendirileceğini açıkladı.

Özellikle yüksek katma değerli ürünlere odaklanan ihracat modelinin öncelikli hedefler arasında yer alacağını vurgulayan Aracı, ana kimyasallarda yerli üretim kapasitesinin artırılmasının da sektör açısından kritik bir başlık olduğuna dikkat çekti.

İKMİB önceki dönem başkanı Adil Pelister’in zamanında atılan adımların sektörü bugünkü güçlü konumuna taşıdığını belirten Aracı, yeni dönemin bu birikim üzerine inşa edileceğini vurguladı.

Adil Pelister’den “Birlik, Değer ve Katma Değer” Vurgusu

Faaliyet sunumunu gerçekleştiren İKMİB eski dönem Başkanı Adil Pelister, kimya sektörünün geldiği noktada en büyük gücün birlikte hareket etme kültürü olduğunu vurguladı. Görev süresi boyunca yalnızca ihracat rakamlarını büyütmekle kalmadıklarını, aynı zamanda sektör içinde kalıcı bir “birlik ruhu” ve ortak akıl anlayışı inşa ettiklerini belirten Pelister, “Zor zamanlarda dayanışmayla ayakta kaldık, iyi zamanlarda başarıyı birlikte paylaştık. Bugün geldiğimiz noktada sektörümüz, üretimin yanı sıra bilgi, teknoloji ve inovasyon gücüyle de öne çıkıyor” dedi.


8 yıllık görev süresinin ardından görevi devretmeye hazırlanan Pelister, yeni döneme ilişkin iyi temennilerde bulunarak, birlikte çalıştığı tüm ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Görev süresi boyunca aynı yönetim kurulu çatısı altında çalıştığı isimlerin yanı sıra, yeni dönemde görevi devralan Vefa İbrahim Aracı ve ekibine de başarı dileklerini iletti.

Aracı, Oy Çoğunluğuyla Başkan Seçildi

İKMİB Başkanlığına tek aday olarak giren ve sektörün geniş mutabakatıyla göreve seçilen Vefa İbrahim Aracı, sanayici kimliğiyle öne çıkan vizyonunu yeni döneme taşımaya hazırlanıyor. Türkiye’nin ilk kimya ihtisas organize sanayi bölgesi olan GEBKİM’de elde edilen başarıyı İKMİB çatısı altına taşıyacaklarını açıklayan Aracı, kümelenme, entegre üretim ve sürdürülebilirlik odaklı bu modelin sektör genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirterek, “Tecrübeyi ve enerjiyi aynı yapıda buluşturan bir kadroyla yola çıkıyoruz. Bu yolculuk, yalnızca bu ekibin omuzlarında taşınacak bir süreç değildir. Kimya sektörünü ileriye taşıyacak irade, yönetimlerle birlikte tüm üyelerimizin ortak katkısıyla şekillenecektir” dedi.

Aracı, sektörün tüm paydaşlarını sürecin aktif bir parçası olmaya davet ederek, ortak aklı büyütmeye ve birlikte hareket etme kültürünü kalıcı hale getirelim dedi.

İKMİB Yeni Yönetim Kurulu Üyeleri Belli Oldu

Mehmet Şafak Türkay’ın divan başkanlığında gerçekleştirilen genel kurulda, yeni dönemde görev yapacak İKMİB Yönetim Kurulu da sektörün farklı alanlarını temsil eden güçlü isimlerden oluştu. Vefa İbrahim Aracı başkanlığındaki yeni yönetimde; Adil Pelister (Beta Kimya), Ersin Kayalar (Kayalar Kimya), Burak Önder (Qlux Ideas), Uğur Adıyaman (Erkul Kozmetik), Elchin İbadov (SOCAR Turkey), Selçuk Gülsüm (Tisan Mühendislik), Murat Öztürk (Seluz Kimya), Sedat Çelik (AHD İç ve Dış Ticaret), Ayşe Burcu Kaleağası (Kale Care Chemicals) ve Eralp Erdem (Turkuaz Polyester) yer aldı.

İKMİB’de başlayan bu yeni dönem, bir yönetim değişiminin ötesinde, sektör genelinde birlikte hareket etme kültürünü kalıcı hale getirmeyi hedefleyen bir dönüşüm süreci olarak öne çıkıyor. Sektör içi iletişimin güçlendirilmesi, bilgi paylaşımının daha sistematik bir yapıya kavuşturulması ve sürdürülebilir ihracat artışını destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi, yeni dönemin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.

Selectum Blu Cruises Yeni Sezonu Açtı

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Selectum Blu Cruises Yeni Sezonu Açtı

Türkiye’nin önde gelen deniz turizmi firmalarından Selectum Blu Cruises, 15 Nisan 2026 itibarıyla Yunan Adaları’na düzenlediği 3 ve 4 gece süren lüks kruvaziyer seferlerine yeniden başladı. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da, Çeşme Limanı’ndan hareket edecek olan seferler, sezon boyunca Yunanistan’ın popüler adalarına unutulmaz bir yolculuk vaat ediyor.

Selectum Blu Cruises, misafirlerine lüks bir tatil ve Ege Adaları’nı keşif deneyimi sunuyor; modern , gurme restoranlar, eğlence seçenekleri ve SPA hizmetleriyle her zevke hitap ederken, her anı da özel kılmayı amaçlıyor.

Kapı vizesi ile stressiz seyahat imkanı var

Ege Adaları’na yapılacak bu yolculuklar için kapı vizesi kolaylığı da sağlanıyor, böylece seyahat çok daha pratik bir hale geliyor. Schengen vizesi için başvuru bulabilmek ve vize almanın zor olduğu bu dönemde, vize stresine girmeden birkaç basit evrak ile birkaç gün içinde misafirin kapı vizesi temin ediliyor.

Selectum Blu Cruises’un Blue Sapphire gemisinin 15 Nisan’da başlayan keşif dolu seyahatleri, 15 Ekim’e kadar alternatifli seçeneklerle sunuluyor. Ege Adaları’nı keşif turları, sabah-öğle-akşam yemekleri, çay saati ve gece ikramlarını kapsıyor. Rodos, Samos, Kos ve Patmos’u içeren 3 ve 4 gecelik paketlerle Ege Adaları'na yapılacak bu benzersiz yolculuklar, tatilciler için hem konforlu hem de keşif dolu bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı!

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak altmış yılı aşkın süredir konaklama sektörünün gelişiminde belirleyici bir rol üstlenen Dedeman Hospitality,  köklü geçmişinden aldığı deneyimini ve marka gücünü yeni destinasyonlara taşıma vizyonu doğrultusunda, Doğu Anadolu’nun yükselen şehirlerinden Bitlis’te yeni bir yatırıma imza attı.    

Eva Managed by Dedeman Bitlis, markanın yalnızca coğrafi olarak değil, ihtiyaçlara göre çeşitlenen konaklama modelleriyle büyüme yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçiriliyor. Proje, Bitlis’in son yıllarda artan turizm hareketliliği ve markalı konaklama ihtiyacı göz önünde bulundurularak kurgulandı. Dedeman markasının Bitlis’te yer alacak olması, şehirdeki turizm ekosistemi ve yerel paydaşlar nezdinde güçlü bir beklenti ve ilgiyle karşılandı.

Evalorin Otelcilik Limited Şirketi yatırımıyla, Coşar Görücü’nün yatırımcısı olduğu Eva Managed by Dedeman Bitlis, bu yönüyle Bitlis’in gelişen turizm potansiyeline kalıcı bir katkı sunmayı vadeden nitelikli bir girişim olarak öne çıkıyor.

Tarihin Katmanlarıyla Bütünleşen Bir Deneyim: 

Eva Managed by Dedeman Bitlis

Doğu Anadolu’nun en köklü yerleşimlerinden biri olan Bitlis, taş mimarisiyle şekillenmiş şehir dokusu, medreseleri, hanları ve yüzyıllar boyunca biriken kültürel hafızasıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan güçlü bir karakter sunuyor.

Bu tarihsel derinlik, Nemrut Krater Gölü’nün etkileyici coğrafyasıyla birleştiğinde Bitlis’i kültür ve doğa deneyiminin kesişim noktasına taşıyor. Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut; volkanik yapısı, endemik bitki örtüsü ve eşsiz manzarasıyla bölgeye uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çekim gücü kazandırıyor.

Van Gölü havzasına yakın konumu, Ahlat’ın Selçuklu mirası ve özgün taş evleriyle Bitlis, son yıllarda artan ziyaretçi ilgisiyle birlikte turizm açısından yeni bir ivme kazanırken, bu gelişim nitelikli ve markalı konaklama ihtiyacını da beraberinde getiriyor.

Bitlis merkezde, tarihî dokunun içerisinde konumlanan Eva Managed by Dedeman Bitlis, özgün bir yapının dönüşümüyle hayata geçerek şehrin mevcut potansiyeline doğrudan temas eden bir konaklama modeli sunuyor.

Dedeman Hospitality, bu projede tarihî yapıyı korumayı bir tasarım tercihi olarak değil, deneyimin temel bileşenlerinden biri olarak ele alıyor. Butik ölçekte kurgulanan proje, markanın hizmet standartlarını yerel doku ile buluşturarak Bitlis’te karakterli ve güçlü bir konaklama alternatifi oluşturmayı hedefliyor.

Şehrin ilk markalı oteli olma özelliği taşıyan Eva Managed by Dedeman Bitlis, bölgenin turizm potansiyelini görünür kılan ve yerel ekonomiye uzun vadeli katkı sunmayı amaçlayan önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor.


Dedeman Misafirperverliğiyle Bitlis’te Markalı Konaklama Dönüşümü  Başlıyor 

Toplam 33 oda ve 6 suit kapasitesiyle planlanan Eva Managed by Dedeman, güçlü bir operasyonel denge gözetilerek tasarlandı.

Yapının zemin katında konumlanan giriş, resepsiyon ve çok sayıda ticari alan ile üst katlara yayılan konaklama birimleri; hem misafir deneyimini hem de operasyonel akışı destekleyecek şekilde kurgulanıyor. Restoran ve kafe alanlarının yanı sıra, servis ve teknik alanların planlaması da bütüncül bir işletme yaklaşımıyla ele alınıyor.

2026 yılı sonunda hizmete açılması planlanan proje, yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil; aynı zamanda işlevsel olarak sürdürülebilir bir konaklama modeli sunmayı hedefliyor.

İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, şu ifadeleri kullandı:

“Bitlis, sahip olduğu tarihî ve doğal birikimle önemli bir potansiyel barındıran; ancak markalı konaklama tarafında gelişim alanı bulunan bir şehir. Eva Managed by Dedeman ile bu potansiyele, şehrin dinamikleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir modelle yanıt veriyoruz.

Bu proje, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi sunmanın ötesinde; şehrin turizm yolculuğuna duyduğumuz güvenin ve uzun vadeli bakış açımızın somut bir ifadesidir.”

Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise şunları ifade etti:

“Dedeman olarak köklü mirasımızdan aldığımız güçle, her şehirde kendi dinamiklerine saygı duyan ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen yapılar kurmayı önemsiyoruz. Bitlis’in sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi, çağdaş konaklama standartlarıyla buluşturarak hem misafirlerimiz hem de şehir için kalıcı bir değer üretmeyi amaçlıyoruz”