11 Nisan 2026 Cumartesi

Grand Pasha Girne’ye 2025 Wingie Prime Choice Ödülü


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Grand Pasha Girne’ye 2025 Wingie Prime Choice Ödülü

Grand Pasha Girne Hotel & Casino & Spa, uluslararası seyahat platformu Wingie tarafından verilen “2025 Wingie EnuygunSelection – Prime Choice” ödülüne layık görüldü.

Wingie tarafından her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen değerlendirme sürecinde; kullanıcı yorumları, rezervasyon performansı, fiyat- performans dengesi ve müşteri deneyimi gibi kriterler dikkate alınıyor. 

Ödül ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Grand Pasha Girne Hotel Genel Müdürü Mine Lama Cinci, “Almış olduğumuz bu ödül, güçlü ekip çalışmamızın ve ortak emeğimizin somut bir sonucudur. Hizmet kalitemizi her geçen gün daha ileri taşımak adına kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Grand Pasha Girne olarak böylesine prestijli bir ödüle layık görülmek, hem markamız hem de ülke turizmi adına büyük bir gurur kaynağıdır.Uluslararası ödüller, KKTC turizminin küresel ölçekte görünürlüğünü artırması ve rekabet gücünü pekiştirmesi açısından kritik bir rol üstleniyor. Elde ettiğimiz bu başarı, KKTC’nin kaliteli hizmet anlayışının ve misafirperverliğinin uluslararası platformlarda takdir edildiğinin göstergesidir. Bu bilinçle, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye ve misafirlerimize üst düzey deneyimler sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.


Windsurf Techno 293 Dünya Şampiyonası İzmir’in Foça İlçesinde gerçekleştirildi.

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TURİZM VE SPOR BİRLEŞTİ WİNDSURF TECHNO 293’TE DÜNYA ŞAMPİYONLARI FOÇADA KÜRSÜYE ÇIKTI 

Windsurf Techno 293 Dünya Şampiyonası İzmir’in Foça İlçesinde 03-09 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. 17 ülkeden 300’e yakın sporcunun 15 kategoride nefesleri kesen mücadelesinde şampiyonlar düzenlenen törende, kürsüye çıktılar. Yarışlarda olduğu gibi ödül töreninde de genç sporcular renkli, coşkulu ve duygusal sahnelere imza attılar.

Rüzgarın Evi olarak tanınan İzmir’in Foça İlçesinde ana kara ile Siren Kayaları, Orak, Fener ve İncir adaları arasındaki parkurda gerçekleştirilen şampiyonada Belçika, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Birleşik Krallık(İngiltere), Yunanistan, Hong Kong Çin, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Litvanya, Polonya, Portekiz, İspanya, Tunus ve Türkiye takımları, Dünya Şampiyonası’na dahil 8, dahil olmayan 7 olmak üzere toplam 15 kategoride kürsüye çıkma mücadelesi verdiler. İlk günü parkur tanıma ve deneme yarışlarıyla geçen şampiyonada sporcular takibeden 5 gün boyunca her gün her kategoride 3 yarışla yarış takvimini tamamlamaya çalıştılar.

Yapılan değerlendirmeler sonucu Dünya Şampiyonası’na dahil kategorilerden;

Techno 293 Junior Erkekler’de İspanyol Joshua Castro Jurek Dünya Şampiyonu, İkinci Fransız Simon Pirastu, Üçüncü İspanyol Marcos Dasilva Gonzalez,

Techno 293 Junior Kızlar’da İspanyol Christina İglesias Rubio Dünya Şampiyonu, İkinci İtalyan Chiara Marras, Üçüncü Türk sporcu Derin Toker,

Techno 293 Genç Erkekler’de Yunan Orestis Nikolaos Palamidis Dünya Şampiyonu, İkinci Yunan Spyridon Monastiriotis, Üçüncü Yunan Folvos Koulalis,

Techno 293 Genç Kızlar’da, Estonia’dan Johanna Lukk Dünya Şampiyonu, İkinci Yunan Kyriaki Zerva, Üçüncü İspanyol Olivia Sanchez-Moral,

Techno 293 Plus Genç Erkekler’de, Belçika’lı Julien Omey Dünya Şampiyonu, İkinci Yunan Panagiotis İoannou, Üçüncü Yunan Orestis Valiadis,

Techno 293 Plus Genç Kadınlar’da, Türk Defne Eğrilmez Dünya Şampiyonu, İkinci İspanyol Martina Barbara Tor, Üçüncü Yunan Anna Floudopoulou,

Techno Plus Erkekler Genel’de, Belçika’lı Julien Omey Dünya Şampiyonu, İkinci Yunan Panagiotis İoanou, Üçüncü Yunan Orestis Valiadis,

Techno Plus Kadınlar Genel’de, İtalyan Teresa Medde Dünya Şampiyonu, İkinci Türk Defne Eğrilmez, Üçüncü İspanyol Martina Barbara-Tor oldu.

Dünya Şampiyonası’na dahil olmayan kategori yarışlarında ise dereceler şöyle belirlendi.

Techno 293 Plus Erkekler 19 Yaş Üstü’nde, üç Japon sporcudana birinci Yoshida Sakuto, İkinci Matsui Haru, Üçüncü Takumi Oshima,

Techno 293 Plus Kadınlar 19 Yaş Üstü’nde, Birinci İtalyan Teresa Medde, İkinci Fransız Swane Tarcy, Üçüncü Japon Tsugumi Hayashi,

Techno 293 U13 Erkekler’de,  Birinci Macar ,Antal Körtvelyesi, İkinci Macar, Benedek Schay, Üçüncü Türk Berk Pala,

Techno 293 U13 Kızlar’da, Türk sporculardan Nilda Evin Birinci, Elisa Özer İkinci olurken, Üçüncü Yunan Antigoni Maniki ,

Techno 293 U13 Erkekler 5.0’da, Birinci Macar Benedek Schay, Türk sporculardan Berk Pala İkinci, Bozok Balcı Üçüncü,

Techno 293 U13 Kızlar 5.0’da, Türk sporculardan, Nilda Evin Birinci, Alya Atik İkinci, Alya Güneş Canan Üçüncü,

Techno 293 U13 Genel’de, Birinci Macar Antal Körtvelyesi, ikinci Türk Nilda Evin, Üçüncü Macar Benedek Schay oldu.

İzmir Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde, Foça Belediyesi’nin desteği, Türkiye Yelken Federasyonu, Yenifoça Rüzgar Sörfü ve Yelken Spor Kulübü, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) işbirliğiyle, Mark Warner Phokaia Beach Resort ana sponsorluğunda, Aliağa Deniz Ticaret Odası (İMEAK DTO) ve Menemen Ticaret Odası (MENTO) başta olmak üzere çevre ilçe kurum ve kuruluşları ile sponsor kişi ve firmaların katkılarıyla düzenlene Dünya Şampiyonası’nda şampiyon olan ve dereceye giren sporculara ödülleri Yenifoça Rüzgar Sörfü ve Yelken Spor Kulübü Tesisleri’nde yapılan törenle verildi.

Törene İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı temsilen Gençlik Hizmetleri ve Spor Daire Başkanı Berkhan Alptekin, Türkiye Yelken Federasyonu(TYF) Başkanı Özlem Akdurak, Dünya Yelken Federasyonu Techno 293 Sınıf Birliği Başkanı Benoit Treguilly, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, daire ve şube başkanları, Aliağa Deniz Ticaret Odası (DTO), Menemen Ticaret Odası (MENTO), siyasi parti ve STK temsilcileri, sporcu aileleri ve vatandaşlar katıldı.


TURİZM VE SPORU BİRLEŞTİRDİK

Törende konuşan ETİK Başkanı Mehmet İşler turizm ve sporu birleştirdiklerini; “Bugün çevremizde ateş çemberi varken, Biz Foça’da kardeşliğin sektörü olan turizmle, barışın simgesi olan sporu birleştirdik. Burada 17 ülkeden 300’e yakın sporcunun katılımıyla dünyaya çok güzel bir mesaj verdik” sözleriyle dile getirdi.

BUNDAN SONRA EVSAHİPLİĞİ YAPACAK ÜLKELERİN İŞİ ZOR

TYF Başkanı Özlem Akdurak ise organizasyon ve ev sahipliğinin mükemmelliğinin konuklarca onaylandığına dikkat çekti. Özlem Akdurak; “Cennet ülkemizin, yine yelken için cennet köşesi Foça’da, binlerce yıllık geçmişi, denizcilere ev sahipliği yapmış masmavi sularıyla 17 ülkeden 270 sporcuyu ağırlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu sporcular Foça’yı hayatları boyunca unutmayacaklar. Foça’nın ev sahipliğini, yelken için paha biçilmez rüzgarını, dostlukla onları kucaklayan Türk misafirperverliğini, hayatları boyunca hatırlayacaklar. Bana her bir kafilenin başkanı tek tek söyledi. Bizi öyle güzel ağırladınız ki dedi, bundan sonra ev sahipliği yapacak ülkelerin işi gittikçe zorlaştı. Bu gurur hepimize ait” dedi.       

TARİHİN DİBİNDE MASMAVİ DENİZDE DÜNYA ŞAMPİYONASI

İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban şampiyonaya katılan herkesin kazançlı olduğunu ; “Güzel Foça’mızda, tarihin dibinde, masmavi denizde ve bu güzel rüzgar eşliğinde, bu güzel Foça, mızda çok güzel bir Dünya Şampiyonası oldu. Elbette kazananlar ve kaybedenler oldu, ama her şeyden önce buraya gelenler, bu güzel doğayı, bu güzel iklimi, burada tanıdıkları birçok insanla edindikleri dostluklarla herkesin kazançlı olduğunu düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde de hem Foça’da hem İzmir’imizin başka yerlerinde benzer etkinliklerde tekrar buluşur, tekrar görüşürüz.” cümleleriyle dile getirdi.

Dr. Elban, şampiyona organizasyonuna emek ve destek veren tüm kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.    

Dereceye giren ve birçoğu takım arkadaşlarının omuzlarında taşınarak alkışlarla, kürsüye getirilen sporcuların ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi.  

Şampiyonlar ülkelerinin milli marşları çalınırken duygulu anlar yaşarken, Defne Eğrilmez’in Dünya şampiyonu olarak çaldırdığı İstiklal Marşı’mız tören alanında bulunan Türk katılımcılar tarafından coşkuyla okundu ve dakikalarca alkışlandı.


 Seyfi GÜL

ETİK Basın Danışmanı

0 505 431 11 03


Alman Misafir Memnuniyetinde Mövenpick Bursa Farkı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Alman Misafir Memnuniyetinde Mövenpick Bursa Farkı

Mövenpick Hotel & Thermal Spa Bursa, Avrupa’nın önde gelen tur operatörlerinden Studiosus tarafından verilen 2025 Studiosus Quality Award’a layık görüldü.

Bu prestijli ödül, yıl boyunca misafir memnuniyeti değerlendirmelerinde yüksek puan alan otellere veriliyor. Mövenpick Bursa, bu ödüle Bursa’da layık görülen tek otel olma başarısını da gösterdi.

Ödülün Önemi

Avrupa turizm sektöründe misafir deneyimi odaklı en saygın ödüllerden biri.

Alman misafirlerin gerçek deneyimlerine dayalı değerlendirmeler sonucunda veriliyor.

Mövenpick Bursa’nın hizmet kalitesi ve misafir deneyimindeki yüksek standartlarını uluslararası düzeyde kanıtlıyor.

Detaylar ve Yönetim Açıklamaları

Misafir Memnuniyetinde Öne Çıkan Unsurlar,Termal spa ve sağlık odaklı hizmetler, Uluslararası standartlarda konaklama deneyimi, Profesyonel ve güler yüzlü ekip yaklaşımı

Bursa’nın kültürel ve turistik değerleriyle bütünleşen konum avantajı

Otel yönetimi, bu başarının ekip çalışmasının bir sonucu olduğunu vurgulayarak şu mesajı paylaştı:

“Misafir memnuniyetini her zaman önceliklendirmeye devam edeceğiz. Bu ödül, hizmet kalitemizin ve misafirlerimize sunduğumuz deneyimin uluslararası düzeyde takdir edilmesinin bir göstergesidir.”

Mövenpick Hotel & Thermal Spa Bursa, aldığı bu ödülle yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin turizm sektöründe de misafir memnuniyetinde öncü bir marka olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

VFS Global, başvuru sahiplerini dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


VFS GLOBAL’DEN VİZE BAŞVURULARINA İLİŞKİN KRİTİK UYARI: ARTAN TALEP DOLANDIRICILIK RİSKİNİ BÜYÜTÜYOR

Türkiye’den yurt dışı seyahat talebinin hızla yükselmesiyle birlikte vize başvurularında yoğunluk artıyor. VFS Global, başvuru sahiplerini dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıyor randevuların ücretsiz olduğunu ve yalnızca resmi kanallar üzerinden alınması gerektiğini hatırlatıyor.

Türkiye’de artan seyahat talebi, vize başvuru süreçlerinde yoğunluğu beraberinde getiriyor. Bu yoğunluk, kötü niyetli girişimlerin de önünü açabiliyor. Kendini kurum çalışanı ya da aracı gibi tanıtan kişiler, randevu satışı, sahte belge düzenleme veya ücret karşılığında olumlu sonuç vaatleriyle başvuru sahiplerini hedef alabiliyor.

VFS Global, randevu kontenjanlarının ilgili ülkelerin yetkisinde olduğunu ve bu süreç üzerinde herhangi bir kontrolü bulunmadığını vurguluyor. Randevu uygunluğu, gerekli belgeler, değerlendirme süreci ve nihai kararların tamamen ilgili büyükelçilik ve konsolosluklar tarafından belirlendiğinin altını çiziyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Bölge Başkanı Sertan Aslantürk, başvuru sahiplerine erken hareket etmeleri yönünde çağrıda bulunuyor:

“Başvuru sahiplerine, planladıkları seyahat tarihinden önce mümkün olan en erken zamanda başvurularını tamamlamalarını öneriyoruz. Geciken başvurular hem süreçte aksama riskini artırıyor hem de dolandırıcılık girişimlerine karşı daha açık hale gelebiliyor. Bu doğrultuda, randevu sistemimizi alan adı ve IP kısıtlamalarından gelişmiş OTP doğrulamasına kadar birçok güvenlik katmanıyla güçlendirdik. Amacımız, başvuru sahiplerinin randevulara güvenli ve adil şekilde erişimini sağlamak.”


VFS Global, başvuru sahiplerini korumak ve randevu sistemine güvenli erişimi desteklemek amacıyla çeşitli teknik önlemler uyguluyor. Bu kapsamda şüpheli e-posta alan adları engelleniyor, e-posta başına randevu sayısına sınırlama getiriliyor, olağan dışı IP erişimleri otomatik olarak bloke ediliyor ve VPN kullanımı kısıtlanıyor. Ayrıca, talebin daha dengeli yönetilmesi için bekleme listesi uygulaması devrede tutulurken, giriş ve başvuru aşamalarında gelişmiş tek kullanımlık şifre (OTP) doğrulaması kullanılıyor.Başvuru sahiplerine yönelik bilgilendirmelerinde VFS Global, vize randevularının ücretsiz olduğunu ve yalnızca resmi web sitesi üzerinden alınabildiğini hatırlatıyor. Kurum, vize başvurularına ilişkin değerlendirme ve karar süreçlerinde herhangi bir rolü bulunmadığını, yalnızca başvuru kabulü ve belge yönetimi gibi idari süreçleri yürüttüğünü paylaşıyor.

Başvuru sahiplerinin, VFS Global adına hareket ettiğini iddia eden ve ücret karşılığında randevu ya da vize sonucu vadeden kişi ve yapılara karşı dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Başvuruların, seyahat planları netleşir netleşmez yapılmasının önemine dikkat çekilirken, birçok ülkenin başvuruları seyahatten aylar önce kabul ettiği de hatırlatılıyor.

VFS Global, Türkiye’de aralarında ABD, Birleşik Krallık ve Schengen ülkelerinin de bulunduğu 29 ülke adına hizmet veriyor. Şirketin rolü, başvuru kabulü, belge kontrolü ve biyometri işlemleri gibi idari süreçlerle sınırlı.


10 Nisan 2026 Cuma

HERITAGE İstanbul, 10 binin üzerinde ziyaretçi ağırladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


HERITAGE İstanbul, 10 binin üzerinde ziyaretçi ağırladı

Bu yıl 9. kez “Geçmişe Gelecek Sağla” sloganı Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen HERITAGE İstanbul, Türkiye’den ve dünyanın farklı coğrafyalarından 10.560 ziyaretçi ve 142 katılımcıya ev sahipliği yaptı. Konferans serisi, Miras Sohbetleri ve atölye çalışmalarının yoğun ilgi gördüğü kültür mirası fuarı bu yıl ilk kez 7 bin m2 alanda ziyaretçilerini ağırladı. 

Türkiye’nin kültürel miras alanındaki en kapsamlı organizasyonlarından biri olan Heritage İstanbul, bu yıl dokuzuncu kez ziyaretçilerini ağırladı.Restorasyon, arkeoloji, müzecilik ve kütüphanecilik alanlarını bir araya getiren etkinlik, bu yıl 1–4 Nisan tarihleri arasında Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi’nde düzenlendi. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı,Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, İstanbul Valiliği, T.C. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Milli Saraylar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi desteğiyle gerçekleştirilen fuar, “Geçmişe Gelecek Sağla” sloganı ile ziyaretçilerini sektör paydaşları ile bir araya getirdi.

10 binden fazla ziyaretçi, 142 katılımcı

Heritage İstanbul2026’nın 9ncu edisyonunda ilk kez Yenikapı’daki geniş fuar alanında gerçekleşti. Yaklaşık 7 bin metrekarelik alanda organize edilen fuar, sergi alanlarının yanı sıra konferanslar, atölyeler ve sektörel buluşmalarla dört gün boyunca yoğun bir içerik sundu. Tarihi Yarımada’daki restorasyon, kazı ve müzecilik çalışmaları yanısıra tüm Türkiye'den örnekler fuarın ana konferans başlıkları arasında yer alırken, ülkemizin önemli miras alanlarında yürütülen çalışmalar, konferans ve panellerde uzmanlar tarafından ele alındı. 142 ulusal ve uluslararası katılımcının yer aldığı fuar, 10.560 ziyaretçiyi ağırladı. Dünyanın farklı ülkelerden kurum ve kuruluşların katılımıyla gerçekleşen etkinlik, kültürel miras alanında uluslararası iş birliklerine de zemin hazırladı. 

HERITAGE Projeleri Kurucusu Osman Murat Akan 9. Edisyonla ilgili yaptığı açıklamalarda: “Fuarın 9. edisyonunu geride bıraktık. HERITAGE İstanbul, istikrarlı büyümesi ile sadece Türkiye’nin değil bulunduğumuz coğrafyanın en büyük kültürel miras fuarı. Artan ziyaretçi sayısı ve katılımcıları ile emeğimizin karşılığını almaktan son derece mutluyuz. Sahadan aldığımız dönüşler, bize gelen yorumlar başarılı bir fuar geçirdiğimizi doğruluyor. Ekibimle sıradaki buluşmalarımız için çalışmaya başlıyoruz, sırada Orta Asya ve savaş sona erinceOrta Doğu edisyonları olacak.”  

Açılış Konuşmaları İstanbul Valisi Davut Gül ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’dan

9. HERITAGE İstanbul, yalnızca mevcut mirasın korunmasına değil, aynı zamanda yeni teknolojiler, sürdürülebilir restorasyon yaklaşımları ve disiplinler arası iş birlikleriyle kültürel mirasın geleceğine odaklanan fuarın açılış konuşmasını Heritage Projeleri Kurucusu Osman Murat Akan gerçekleştirdi. Açılış seremonisinde sırası ile Arkeolog, Editör, Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Yöneticisi, Heritage İstanbul Danışma Kurulu Üyesi Neziz Başgelen, İstanbul İli Fatih İlçesi Belediye Başkanı ⁠Mehmet Ergün Turan, Arkeolog, Heritage İstanbul Danışma Kurulu Başkanı ⁠Prof. Dr.Mehmet Özdoğan, Sharjah Miras Enstitüsü Başkanı Dr. Aziz Almusallam, Moskova Hükümeti Bakanı, Moskova Şehri Ekonomik ve Uluslararası İlişkiler Departmanı Başkanı Sergey Cheryomin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, T.C. İstanbul Valisi Davut Gül konuştu.

Silahlı Çatışmalarda Kültürel Varlıkların Korunması

İkinci günde ise Blue Shield International Başkanı Prof. Dr.Peter Stone tarafından düzenlenen "Silahlı Çatışmalarda Kültürel Varlıkların Korunması" başlıklı konferans ve AHTAR Vakfı kurucusu Prof.Dr. Amr Al-Azm’ın“Yasadışı Trafik Ağı:Sosyal MedyaÜzerinden Tarihi Eser Kaçakçılığı” sunumları öne çıktı. "Yazılı Hafızanın Kültür Muhafızı: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı”  sunumu Dr. Çoşkun Yılmaz tarafından aktarıldı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Yeni Teşhir Tanzim Çalışmaları’nı anlattı. "Türkiye’nin Doğal Miras Yönetimi” konusu Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden Fahrettin Ulu’nın sunumu ilgiyle izlendi.  Üçüncü günün dikkat çeken konuşmaları arasında "Bir Müze Bin Hikâye: Ayrışan Dünyada Birleştiren Müzeler" başlığı Ayşegül Okan Sağlam, Çelenk Bafra, Doç. Dr. Esra Yıldız tarafından ele alındı. Sharjah Miras Enstitüsü’nden Sultan Alhussaim "Sharjah’taki Restorasyon Projeleri"ni, Moskova Mimarlık Enstitüsü’nden Prof. Dr. Larisa Lazareva "Moskova'nın Tarihi Çevresi, Kültürel Miras Restorasyonuna Örnekler" başlıklarını aktardı. 

Kapanışta “Tarihi Eserlerin Üzerindeki Savaş Etkileri”, “Kültürel Diplomasi Ekseninde Kültür Varlıklarının İadesi” ve Patrik 1.nci Bartholomeos vardı

Fuarın son gününde savaş sonrası yeniden imar projeleri, kültürel varlıklarıüzerindekisavaş etkileriyanı sıra Bitlis’in kültürel mirası tartışıldı.“Bitlis’in Kültürel Mirasını Koruma Üzerine Kamu, Üniversite ve Özel Teşebbüs İş Birliği" başlıklı panelde kentteki tarihi El Aman Han’ın restorasyonu, tarihi Bitlis evleri, Bitlis Deresi çevresinde yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları gibi konulara değinildi. “Yapay Zeka Çağında Kültürel Mirasın Korunması ve Erişimi: Kütüphanelerin Stratejik Rolü” başlıklı panelde kütüphaneciliğin geleceği masaya yatırıldı. Bunun yanı sıra fuarın son günü İstanbul Ortodoks Patrikhanesi Patriği ve İstanbul BaşpiskoposuPatrik 1. Bartholomeos, “Kültürel Miras Çalışmaları Odağında Toplumumuz ve İstanbul Rum Patrikhanesi” başlıklı bir konuşmasını gerçekleştirdi.


DEDEMAN’IN ALTMIŞ YILLIK KÖKLÜ MİRASI SANATLA BULUŞUYOR!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


DEDEMAN’IN ALTMIŞ YILLIK KÖKLÜ MİRASI SANATLA BULUŞUYOR!

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak 60 yılı aşkın süredir turizm ve konaklama sektörüne yön veren Dedeman Hospitality, misafir deneyimini çağdaş sanatla buluşturan yeni oluşumu Dedeman Art Space’i hayata geçiriyor. Mehmet Uzer’in kurucusu olduğu Uz Gallery iş birliğiyle geliştirilen bu uzun soluklu program, çağdaş sanatla kurulan ilişkiyi görünür kılarken, konaklama deneyimini yaşamın farklı katmanlarıyla birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım sunuyor.

Dedeman Art Space kapsamında düzenlenen ilk sergi, Dedeman İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Havva Kurt kurucu küratörlüğünde hayata geçirilen “HORIZON” başlıklı sergi; toplumsal ve bireysel belleğin kesişim noktalarını, insanın kriz, umut ve doğa ile kurduğu ilişki üzerinden ele alan çok katmanlı bir seçki sunuyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Dedeman Hospitality bünyesinde geliştirilen Dedeman Art Space’in sürdürülebilir bir sanat ekosistemi oluşturma vizyonunu güçlendirmektedir. Aynı zamanda üniversitelerin Plastik Sanatlar ile Sanat ve Kültür Yönetimi bölümleriyle kurulacak iş birlikleri kapsamında düzenlenecek söyleşiler, akademik buluşmalar ve ortak projeler aracılığıyla, sanat üretimi ile akademik düşünce arasında yeni bir etkileşim alanı açılması hedeflenmektedir. Bu yaklaşım doğrultusunda Dedeman Istanbul, sanatçılar, akademisyenler, koleksiyonerler ve izleyiciler arasında dinamik bir diyalog kuran çağdaş bir sanat platformuna dönüşmektedir


Aslı Aydemir, Çağla Öztürk, Didem Ünlü, Emir Yasin Yağmurca, Haydar Akdağ, Filiz Piyale Onat, İnan Burhanlı, Mustafa Yılmaz, Kenan Filiz, Korkut Sönmez, Tekin Karakuş, Tuğba Akça ve Turgut Türker’in eserlerini bir araya getiren sergi; otelin lobi ve üst katına yayılan kurgusuyla çağdaş sanat üretimlerini doğrudan mekânın dolaşım alanlarına taşıyarak, izleyiciyi gündelik yaşamın içinde sanatla karşılaşmaya davet ediyor.



Sanat ile Mekân Arasında Yeni Bir Diyalog

Dedeman Hospitality COO’su Prof. Dr. Tansel Tercan ve Dedeman İstanbul Genel Müdürü Tayfun Sancar’ın koordinasyonunda hayata geçirilen Dedeman Art Space; sanatçılar, izleyiciler ve mekân arasında kurulan ilişkiyi güçlendiren bir platform olarak konumlanıyor. Program; düzenli aralıklarla hayata geçirilecek sergiler, sanatçı konuşmaları ve farklı disiplinleri bir araya getiren üretim modelleri aracılığıyla, çağdaş sanat pratiklerinin daha geniş kitlelerle buluşmasına olanak tanıyor.

Dedeman İstanbul’da hayata geçirilen bu ilk adım, sanatın Dedeman otelleri ile kurduğu ilişkiyi tanımlarken, misafirlerin sanatla kurduğu bağı gündelik deneyimin doğal bir parçası haline getiriyor.

.

Farklı Şehirlerde Farklı Üretim Modelleri

Dedeman Art Space, Dedeman Hospitality’nin farklı şehirlerde konumlanan otellerinde, her lokasyonun kendi dinamiklerine göre şekillenen çok katmanlı bir program yapısı olarak kurgulanıyor.

Bu kapsamda ilk adım Dedeman İstanbul’da atılıyor. Otelin lobi ve üst katı, sergi ve sanatçı konuşmalarına ev sahipliği yapan bir programa dönüşürken; geçici sergiler ve sanatçı davetleri aracılığıyla güncel sanat pratikleri doğrudan otelin dolaşım alanlarına yerleştiriliyor.

Dedeman Bostancı’da ise program farklı bir model üzerinden ilerliyor. Bu modelde sanatçılar, mekâna özgü yerleştirme projeleri geliştirmeye davet edilirken; üretilen eserler lobi ve restoran alanlarında kalıcı ya da yarı kalıcı biçimde yer alarak otelin gündelik kullanımının bir parçasına dönüşüyor. Aynı zamanda açık alanlarda kurgulanan katılımcı sanat projeleriyle, misafirlerin ve ziyaretçilerin üretim sürecine doğrudan dahil olduğu bir deneyim alanı oluşturuluyor.

Programın üçüncü aşaması ise Dedeman Palandöken’de hayata geçirilecek projelerden oluşuyor. Bu kapsamda geliştirilecek çalışmalar, kentin kültürel bağlamıyla ilişki kuran sanatçıları odağına alarak, yerel hafıza ile çağdaş sanat arasında yeni bağlar kurulmasını hedefliyor. Böylece Dedeman Art Space, farklı şehirlerde farklı üretim modelleri geliştiren yaygın bir sanat ağına dönüşüyor.


Sergi 1 Haziran 2026 tarihine kadar, Dedeman Istanbul’da ziyarete açık olacaktır. Açılış, aynı zamanda otelin sanata verdiği önemi vurgulayan yeni döneminin de sembolik bir kutlaması niteliğini taşımaktadır. Sergide yer alan tüm eserler, www.uzgallery.com adresinde bulunan dijital katalog üzerinden de incelenebilmektedir.


Dedeman Hospitality Hakkında

1966 yılında açtığı ilk otelle Türk turizm sektörüne öncülük eden Dedeman Hospitality, bugün 60 yılı aşkın deneyimiyle misafirperverliğin, güvenin ve kaliteli hizmetin simgesi haline gelmiştir. Yerli bir marka olarak doğan ve büyüyen Dedeman, zaman içerisinde ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir konuma ulaşmıştır.

Dedeman’ın başarı yolculuğu yalnızca sayısal büyümeyle sınırlı değildir. Marka; Türk misafirperverliğini global standartlarla harmanlayan vizyonu, sürdürülebilirlik yaklaşımı, güçlü insan kaynağı ve yenilikçi hizmet anlayışıyla bir yaşam tarzı ve deneyim markası kimliği kazanmıştır.

Bugün 6 ülkede, 40 şehirde, 51 aktif ve toplamda 89 imzalanmış tesisiyle faaliyet gösteren Dedeman Hospitality; Türkiye’nin yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Kuzey Irak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’daki yatırımlarıyla uluslararası gücünü her geçen gün artırmaktadır. Orta vadeli büyüme stratejisini Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi stratejik pazarlarda derinleşme üzerine kurgulamaktadır.

Portföyünde yer alan 12 alt marka, farklı misafir profilleri ve yatırımcı beklentilerine hitap edecek şekilde konumlandırılmıştır. Bu çeşitlilik sayesinde Dedeman Hospitality; lüks otelcilikten uzun dönem konaklamaya, şehir otelciliğinden iş dünyasına yönelik çözümlere kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır.

Dedeman Hospitality, “Herkesin Dedeman’ı” mottosuyla; köklü misafirperverlik mirasını koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmayı ve Türk turizmini dünyada güçlü biçimde temsil etmeyi kararlılıkla sürdürmektedir.

BAHADIR TATLIÖZ YENİ ALBÜMÜ “MÜNEZZEH”İ TANITTI


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BAHADIR TATLIÖZ YENİ ALBÜMÜ “MÜNEZZEH”İ TANITTI

“BU ALBÜMLE YENİDEN DOĞDUM”YENİDEN DOĞUŞUN ADI: MÜNEZZEH

Bahadır Tatlıöz, kariyerinde yeni bir sayfa açtı: “Bu albüm benim ikinci baharım.”

Türk pop müziğinin özgün isimlerinden Bahadır Tatlıöz, kariyerinin en iddialı projelerinden biri olan yeni albümü “Münezzeh”i, Sony Music Türkiye ofisinde düzenlenen özel bir organizasyonla basına tanıttı.

Gecede davetlilere hitap eden Tatlıöz, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Benim için çok özel bir an. Değerine yürekten inandığım bir albüme imza attık. Sony Music Türkiye ve ekip arkadaşlarımın desteğiyle hazırladığımız bu çalışma, bu gece müzikseverlerle buluşuyor. Heyecanımı paylaşan tüm basın mensuplarına teşekkür ediyorum.”

“Münezzeh”i kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak tanımlayan sanatçı, albümün anlamını şu sözlerle ifade etti:

“Bu albüm benim için bir kırılma noktası olduğu kadar bir olgunluk ifadesi. Yeni bir çağ açtığımı hissediyorum. Hayatımın ikinci baharına adım atıyorum. ‘Münezzeh’, hem geçmişle bir yüzleşme hem de yeni bir başlangıç. Bir ömre sığan aşklar, kaygılar, öğretiler ve içsel yolculuklar bu albümde.”

Albümün dikkat çeken parçalarından “Ahkâm”, söz ve müziği Bahadır Tatlıöz imzası taşıyan; retro funk ve disko dokusunu modern bir anlatımla buluşturan güçlü bir çalışma olarak öne çıkıyor. Vintage aranjesi ve derin sound yapısıyla dikkat çeken şarkı; baştan çıkarıcı, duygusal ve enerjik akışıyla dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çekiyor ve sezonun hit adayları arasında gösteriliyor.


Albüm öncesinde yayınlanan üç single ile dinleyicisini “Münezzeh” dünyasına adım adım hazırlayan Tatlıöz, her çalışmasında farklı bir yönünü ortaya koydu. İlk çıkış parçası “Adam Mı Ki”, güçlü pop sound’u ve yüksek enerjisiyle dikkat çekerken; “Aşkın Ertesi”, etkileyici hikayesi ve çarpıcı klibiyle sosyal medyada geniş yankı uyandırarak TikTok ve Instagram’da trend oldu. “Bir Ben Bir İstanbul” ise nostaljik ve duygusal atmosferiyle dinleyiciyle güçlü bir bağ kurdu.

“Münezzeh” albümü; adını taşıyan “Münezzeh”, güçlü atmosferiyle öne çıkan “Ahkâm”, duygusal derinliğiyle dikkat çeken “Ağlama Anne” ve aşkı farklı bir perspektiften ele alan “Mecazi Aşk” gibi parçalarla bütünlüklü bir hikâye sunuyor. Çok katmanlı yapısı ve zengin müzikal diliyle albüm, Bahadır Tatlıöz’ün sanat yolculuğunda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.