26 Haziran 2026 Cuma

Black Sea Tourism Hub 2026’nın basın lansmanı, Tekfur Sarayı’nda gerçekleştirildi.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Black Sea Tourism Hub 2026 İçin İlk Adım Tekfur Sarayı’nda Atıldı

Karadeniz turizmini uluslararası pazarlarda daha görünür kılmayı hedefleyen Black Sea Tourism Hub 2026’nın basın lansmanı, İstanbul’un tarihî hafızasında özel bir yere sahip Tekfur Sarayı’nda gerçekleştirildi. Lansmanda, 10-11 Aralık 2026 tarihlerinde Trabzon’da düzenlenecek organizasyonun vizyonu, hedefleri ve çalışma modeli turizm sektörü temsilcileriyle paylaşıldı.

Karadeniz Turizmi İçin Güç Birliği

Black Sea Tourism Hub 2026’nın basın lansmanı, turizm dünyasının önemli isimlerini, sektör temsilcilerini, basın mensuplarını ve proje paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi. Lansmanda, Karadeniz’in sahip olduğu doğal, kültürel, tarihî ve gastronomik değerlerin uluslararası ölçekte daha güçlü tanıtılması gerektiğine dikkat çekildi.


Organizasyonun kurucu ortakları arasında; Mustafa Topaloğlu, Anıl Bayraktar, Mehmet Ali Tuna ve Mustafa Üçbaş yer alıyor. Proje, Karadeniz’i yalnızca dönemsel bir destinasyon olmaktan çıkararak, 12 ay yaşayan ve uluslararası iş birlikleriyle güçlenen bir turizm ekonomisine dönüştürmeyi amaçlıyor.

Sektörün Önemli İsimleri Lansmanda Buluştu

Black Sea Tourism Hub 2026 basın ve tanıtım lansmanına; Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, TÜRSAB Başkan YardımcısıHasan Eker, Küçük Oteller Derneği Başkanı Ertan Ustaoğlu, İRO İstanbul Rehberler Odası Başkanı Selçuk Eracun, İSATAG Başkanı Aylin Özsavaş, YEPUD Başkan Yardımcısı Galip Ölmez, İ-mice Derneği İcra Kurulu Üyesi: Banuçiçek Kotaman ve Evren Çınar, İSTTA Başkan Yardımcısı Mert Özcan, TURİD Yönetim kurulu üyeleri Atalay Arıcıoğlu, Duygu KaraaslanTekfur Sarayı Müzesi Müdürü Arkeolog Necati Aksüt, gazeteci Meliha Okur, Oldcity Otelciler Platformu Başkanı Tarkan Akyüz, Doğu Karadeniz Oteller Birliği Başkanı Muhammet Eraslan, Türsab Kültür İhtisas Başkanı Hakan Çokgezen,  Türsab yönetim kurulu üyesi Kerem Çoban,   DEĞER Otizm Derneği Kurucu Başkanı Şule Gökırmak, turizm sektörü temsilcileri ve basın mensupları katıldı.


Mustafa Topaloğlu: “Amacımız Yalnızca Bir Etkinlik Düzenlemek Değil”

Lansmanda konuşan All Seasons Hotel ve All Seasons Suites Yönetim Kurulu Başkan Vekili, aynı zamanda üç dönemdir TÜROB Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mustafa Topaloğlu, turizm sektöründe 25 yıla uzanan deneyimi boyunca edindiği gözlemlerin bu projenin temelini oluşturduğunu söyledi.

Topaloğlu, destinasyonları büyüten unsurun yalnızca doğal ve kültürel zenginlikler olmadığını belirterek, asıl farkı bu değerleri dünyayla buluşturabilen platformların ve güçlü iş birliklerinin yarattığını ifade etti.

Bir Karadeniz evladı ve Oflu bir turizmci olarak bölgenin potansiyeline her zaman inandığını vurgulayan Topaloğlu, “Bugün burada sadece yeni bir organizasyonun lansmanını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda yıllardır eksikliğini hissettiğimiz önemli bir vizyonun ilk adımını atıyoruz” dedi.

Topaloğlu, Karadeniz’in doğası, tarihi, kültürü, gastronomisi, yaylaları, denizi ve insanıyla Türkiye’nin en özel destinasyonlarından biri olduğunu belirterek, Black Sea Tourism Hub’ın bu büyük potansiyeli uluslararası ölçekte daha görünür hale getirecek güçlü bir buluşma platformu olarak ortaya çıktığını kaydetti.

“Karadeniz 12 Ay Yaşayan Bir Turizm Ekonomisine Dönüşmeli”

Mustafa Topaloğlu konuşmasında, Black Sea Tourism Hub’ın tek bir kişinin değil, ortak aklın ve güç birliğinin ürünü olduğuna dikkat çekti. Proje ortakları, ekip arkadaşları ve destekçilerle birlikte taşın altına ellerini koyduklarını belirten Topaloğlu, Karadeniz’in hırçın dalgalarından ilham alarak bölgenin enerjisini uluslararası turizm dünyasına taşıyacak bir yapı kurmaya karar verdiklerini ifade etti.

Topaloğlu, amaçlarının yalnızca bir etkinlik düzenlemek olmadığını vurgulayarak, “Karadeniz’i uluslararası turizm merkezi haline getirmek istiyoruz. Karadeniz Bölgesi sadece birkaç aylık sezonla anılmasın; on iki ay yaşayan, üreten ve ziyaretçi ağırlayan güçlü bir turizm ekonomisine dönüşsün” mesajını verdi.

Anıl Bayraktar: “Geleceğin Turizmi Güçlü İlişkilerle Şekillenecek”

Black Sea Tourism Hub kurucu ortaklarından Anıl Bayraktar, turizmin insanları, kültürleri, fikirleri ve fırsatları bir araya getiren dünyanın en güçlü ekosistemlerinden biri olduğunu söyledi.

Günümüzde sektörün gelişimini belirleyen en önemli unsurun güçlü bağlantılar kurmak ve sürdürülebilir iş birlikleri oluşturmak olduğunu dile getiren Bayraktar, Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Almanya, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kazakistan ve Özbekistan gibi farklı ülkelerden turizm profesyonellerinin bir araya geldiğinde ortaya çıkan değere yakından tanıklık ettiklerini belirtti.

Bayraktar, Black Sea Tourism Hub’ın aynı vizyona inanan kurucu ortaklar ve sektör paydaşlarının ortak aklıyla şekillenen uluslararası bir buluşma platformu olduğunu ifade ederek, Avrupa ile Asya arasında köprü görevi gören bu yapının iki kıtanın turizm potansiyelini bir araya getirmeyi hedeflediğini söyledi.

20’den Fazla Ülkeden 750’nin Üzerinde Profesyonel Hedefleniyor

10-11 Aralık 2026 tarihlerinde Trabzon’da gerçekleştirilecek organizasyonda; Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Balkan ülkeleri başta olmak üzere 20’den fazla ülkeden 750’nin üzerinde turizm profesyonelinin bir araya getirilmesi hedefleniyor.

Acenteler, tur operatörleri, DMC’ler, oteller, havayolları, kruvaziyer temsilcileri, seyahat teknolojileri markaları, MICE profesyonelleri ve yatırımcılar; yeni iş birlikleri geliştirmek, yeni pazarlar keşfetmek ve geleceğin turizm ağlarını oluşturmak amacıyla aynı platformda buluşacak.

Neden Trabzon?

Lansmanda Trabzon’un stratejik konumuna da dikkat çekildi. Trabzon’un Karadeniz Bölgesi’nin lojistik anlamda en önemli yayılma ve erişim noktalarından biri olduğu vurgulandı.

Uluslararası hava bağlantıları, bölgesel ulaşım ağı ve çevre destinasyonlara erişim avantajları sayesinde şehir; Gürcistan, Azerbaycan, Rusya ve Orta Asya pazarlarına yakınlığıyla farklı sektör profesyonellerinin buluşabileceği stratejik bir merkez olarak öne çıkıyor. Avrupa ile Asya arasında doğal bir geçiş noktası olması da Trabzon’u Black Sea Tourism Hub için güçlü bir merkez haline getiriyor.

Karadeniz havzasını çevreleyen Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan arasındaki turizm hareketliliği düşünüldüğünde, Trabzon’un bu buluşma için güçlü bir zemin sunduğu ifade edildi.

Mehmet Ali Tuna: “Turizm Artık Doğru Strateji ve Güçlü İş Birlikleriyle Büyüyor”

Black Sea Tourism Hub kurucu ortaklarından, TZX Travel Kurucusu ve TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna, tarihî dokusu ve eşsiz atmosferiyle Tekfur Sarayı’nda Black Sea Tourism Hub projesinin basın ve tanıtım lansmanını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Bir TÜRSAB BTK Başkanı olarak sahada gördüğü en önemli gerçeğin, turizmin artık sadece tanıtımla değil; doğru strateji, güçlü iş birlikleri ve nitelikli yatırımlarla büyüdüğü olduğunu belirten Tuna, Trabzon’un mevcut turizm kapasitesine ilişkin önemli veriler paylaştı.

Mehmet Ali Tuna, bugün Trabzon’da 400 konaklama tesisi, 17 bin 582 oda ve 36 bin 861 yatak kapasitesi bulunduğunu belirterek, 2025 yılında şehrin 1 milyon 447 binin üzerinde ziyaretçi ağırladığını ifade etti. Tuna, bu tablonun bölgede ciddi bir yatırım hacmi ve güçlü bir potansiyel bulunduğunu gösterdiğini söyledi.

“Sektörün Tüm Paydaşlarını Aynı Çatı Altında Buluşturacağız”

Black Sea Tourism Hub’ın bu potansiyeli doğru profesyonellerle buluşturmak için ortaya çıktığını vurgulayan Mehmet Ali Tuna, turizm profesyonellerini, destinasyonları, otelleri, acenteleri, havayollarını, yatırımcıları ve sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak bir platformdan söz ettiklerini kaydetti.

Tuna, 10-11 Aralık 2026’da Trabzon’da gerçekleştirilecek organizasyonda farklı ülkelerden turizm profesyonellerinin stantlarıyla yer alacağını belirterek, yeni pazarlar, yeni rotalar ve yeni iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşacağını ifade etti.

Turizmde kalıcı başarının doğru hedefler, doğru pazarlar ve doğru bağlantılarla mümkün olduğunu dile getiren Tuna, “Bizim için en önemli konu güç birliği. Bu nedenle sizlerden yalnızca katkı değil, aktif katılım ve sahiplenme bekliyoruz” mesajını verdi.

Mehmet Ali Tuna, Black Sea Tourism Hub’ın sektöre değer katacak, yeni iş birliklerine kapı açacak ve uzun vadeli ticari bağlantılar oluşturacak bir buluşma olmasını dilediklerini belirterek katılımcılara teşekkür etti.

Hasan Eker: “Bu Organizasyon Sektörün ve Ülkemizin Etkinliği Olarak Görülmeli”

Lansmanda konuşan TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Black Sea Tourism Hub’ın Türkiye turizmi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Eker, ülkeye gelen turistlerin 3’te birinin İstanbul’a, 3’te birinin Antalya’ya geldiğini, kalan 3’te birlik bölümün ise 79 ile dağıldığını hatırlatarak, turizmin 81 ile ve 12 aya yayılması gerektiğini söyledi.

Hasan Eker, bu tür organizasyonların ekonomik, kültürel ve turizm açısından Türkiye’nin hedeflerini desteklediğini belirterek, Mustafa Topaloğlu, Anıl Bayraktar, Mehmet Ali Tuna, Mustafa Üçbaş ve proje paydaşlarını cesur bir adım attıkları için kutladı.

Eker, bu başarının yalnızca kurucu ortakların omuzlarına bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, sektörün tamamının taşın altına elini koyması gerektiğini ifade etti. Organizasyonun sürdürülebilir olması halinde yalnızca Karadeniz’in değil, tüm Türkiye’nin kazanacağını belirten Eker, TÜRSAB olarak her zaman projenin yanında olacaklarını söyledi.

Mustafa Üçbaş: “Bu Projeyi Uluslararası Bir Buluşma Platformu Olarak Görüyoruz”

Hotel Gazetesi ve Nirvana Ajans olarak projenin kurucu ortakları arasında yer alan Mustafa Üçbaş, Black Sea Tourism Hub’ın yalnızca bir etkinlik değil, bölgeye ve ülkeye değer katacak uluslararası bir buluşma platformu olduğunu söyledi.

Üçbaş, yıllardır turizm sektörünün içinde bulunan kişiler olarak Türkiye’nin sahip olduğu büyük turizm potansiyelinin daha güçlü tanıtılması gerektiğine inandıklarını belirtti. Karadeniz’in doğal güzellikleri, kültürel mirası, gastronomisi ve dört mevsim turizm yapabilecek potansiyeliyle çok özel bir destinasyon olduğunu vurgulayan Üçbaş, medya, tanıtım ve organizasyon tecrübelerini bu projeye aktararak Karadeniz’in uluslararası turizm pazarlarında daha görünür olmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Mustafa Üçbaş, Aralık ayında Trabzon’da gerçekleştirilecek Black Sea Tourism Hub 2026’nın bölge turizmine farklı bir bakış açısı kazandıracağına, yeni iş birlikleri oluşturacağına ve Karadeniz’in turizmde hak ettiği noktaya ulaşmasına katkı sağlayacağına yürekten inandıklarını söyledi.

Kurucu Ortaklar Aynı Vizyon Etrafında Buluştu

Black Sea Tourism Hub kurucu yapısında; Mustafa Topaloğlu All Seasons Hotel Yönetim Kurulu Vekili ve TÜROB Yönetim Kurulu Üyesi, Anıl Bayraktar Mice Magic Tourism Kurucusu ve KARLİKA Karadeniz Turizmi Lider Kadınlar Derneği Kurucu Başkanı, Mehmet Ali Tuna TZX Travel Kurucusu ve TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı, Mustafa Üçbaş ise Hotel Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Nirvana Ajans Kurucusu olarak yer alıyor.

Projenin temel hedefi; Karadeniz Bölgesi’nin turizm potansiyelini uluslararası ölçekte anlatmak, yeni iş ağları oluşturmak, bölgeye yönelik yatırım ve tanıtım fırsatlarını artırmak ve sürdürülebilir turizm iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlamak olarak öne çıkıyor.

Tekfur Sarayı’nda Tarihî Bir Atmosfer

Black Sea Tourism Hub lansmanına ev sahipliği yapan Tekfur Sarayı, İstanbul’un tarihî hafızasında özel bir yere sahip. Edirnekapı ile Ayvansaray arasında, kara surlarına bitişik konumlanan yapı, Bizans döneminden günümüze mimari bütünlüğünü büyük ölçüde koruyarak ulaşan İstanbul’daki tek saray yapısı olarak kabul ediliyor.

Bazı kaynaklarda “Porfirogenetos Evi” olarak da anılan Tekfur Sarayı’nın, Blakhernai Saray Kompleksi’nin bir parçası olduğu ve Bizans imparatorları tarafından kullanıldığı düşünülüyor. Osmanlı döneminde ise yapı farklı işlevler üstlendi; özellikle Sultan III. Ahmed döneminde burada çini fırınları kuruldu ve önemli çini üretimleri gerçekleştirildi.

Bizans’tan Osmanlı’ya, saray yaşamından çini sanatına uzanan çok katmanlı geçmişiyle Tekfur Sarayı, Black Sea Tourism Hub lansmanına güçlü bir kültürel atmosfer kattı.

Gecenin Sunuculuğunu Ayça Kuru Üstlendi

Gecenin sunuculuğunu başarılı zarafet eğitmeni Ayça Kuru gerçekleştirdi. Açılış konuşmasında Trabzon’un tarih boyunca önemli bir geçiş ve buluşma noktası olduğuna dikkat çeken Kuru, Marco Polo’nun seyahatnamesinde de yer aldığı gibi Trabzon’un 13. yüzyılda doğunun zenginliklerinin Avrupa’ya taşındığı önemli liman kentlerinden biri olarak öne çıktığını ifade etti.

Kuru, Trabzon’un yalnızca malların taşındığı bir liman değil; insanların buluştuğu, kültürlerin temas ettiği ve yeni ilişkilerin kurulduğu bir geçiş noktası olduğunu belirterek, Black Sea Tourism Hub’ın da bu anlayışın çağdaş bir yansıması olduğunu vurguladı.

Fındıklı Çok Sesli Kadın Korosu Geceye Renk Kattı

Lansmanın kültürel programında Fındıklı Çok Sesli Kadın Korosu sahne aldı. 2019 yılından itibaren Serdar Albayrak şefliğinde çalışmalarını sürdüren koro, bugün 24 korist ile müzik yolculuğuna devam ediyor.

Bir kadın topluluğu olarak doğadan, yaşamdan ve Anadolu’nun kültürel çeşitliliğinden beslenen koro; müziğin birleştirici gücünü kadın dayanışmasıyla buluşturan özel bir oluşum olarak dikkat çekiyor. Koro, kadınların sanat ve müzik aracılığıyla sosyal yaşama daha güçlü katılımını desteklerken; toplumsal cinsiyet eşitliği, doğaya saygı, dayanışma ve kültürel zenginlik gibi değerleri de sahneye taşıyor.


Gecenin Sponsorlarına Teşekkür

Black Sea Tourism Hub 2026 basın ve tanıtım lansmanına katkı sunan sponsorlar da gece boyunca teşekkürle anıldı. Organizasyonun başarılı şekilde gerçekleşmesine destek veren Poseidon Music & Event, Fil Catering, Event Works ve San Benedetto, gecenin sponsorları arasında yer aldı.

Black Sea Tourism Hub Organizasyon Komitesi, ortak vizyona güç katan tüm sponsorlarına teşekkür etti.


Dedeman Hospitality, misafirperverlik mirasını Trakya’nın en dinamik şehirlerinden Tekirdağ’a taşıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

Dedeman Hospitality Tekirdağ’da: Marmara’nın Gözdesine Yeni Bir Soluk

Rest & More by Dedeman Tekirdağ için imzalar atıldı; Dedeman Hospitality, 60 yılı aşkın misafirperverlik mirasını Trakya’nın en dinamik şehirlerinden Tekirdağ’a taşıyor.

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak altmış yılı aşkın süredir Türk turizminin gelişiminde öncü bir rol üstlenen Dedeman Hospitality, büyüme yolculuğunu Trakya’da sürdürüyor. Rest & More by Dedeman markasıyla Tekirdağ’da hayata geçirilecek yeni yatırım için imzalar atıldı.

Dedeman Hospitality’nin 60 yılı aşkın deneyimini ve köklü misafirperverlik anlayışını Tekirdağ ile buluşturacak olan Rest & More by Dedeman Tekirdağ; markanın doğru şehirlerde, doğru yatırımcılarla ve doğru marka konumlandırmasıyla ilerleyen sürdürülebilir büyüme stratejisinin yeni halkalarından biri olarak hayata geçiyor.

Murat Türker yatırımıyla gerçekleştirilecek proje, Tekirdağ’ın gelişen şehir yapısına ve değişen konaklama beklentilerine modern bir alternatif sunarken; turizm ve iş dünyasına da önemli katkılar sağlamayı hedefliyor.

Günebakanların Şehrinde Yeni Bir İmza:

Rest & More by Dedeman, Tekirdağ’ın Yeni Simge Noktası Oluyor

Marmara Denizi kıyısındaki konumu, güçlü sanayi altyapısı, limanları, gelişen ticaret hacmi ve İstanbul’a yakınlığıyla öne çıkan Tekirdağ; Trakya’nın ekonomik açıdan en güçlü şehirlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Köklü tarihi, zengin gastronomi kültürü, bağ rotaları, sahil yaşamı ve yıl boyunca devam eden ticari hareketliliğiyle şehir; hem iş seyahatleri hem de kültür ve gastronomi odaklı ziyaretler açısından her geçen gün daha fazla ilgi görüyor.

Bu dinamik yapı doğrultusunda hayata geçirilen Rest & More by Dedeman Tekirdağ’ın; Dedeman Hospitality’nin marka gücü ve operasyonel deneyimiyle şehrin gelişen konaklama altyapısına güçlü bir katkı sunması hedefleniyor.


Tekirdağ’a Yeni Nesil Bir Konaklama Deneyimi Geliyor

Tekira AVM’ye ve sahile yaklaşık 100 metre mesafede, İstanbul–Keşan yolu üzerinde konumlanan Rest & More by Dedeman Tekirdağ; merkezi lokasyonu ve ulaşım avantajıyla hem iş hem de turizm amaçlı seyahat eden misafirler için önemli bir konaklama alternatifi sunacak.

Toplam 48 odadan oluşacak tesisin yapım süreci devam ederken, önümüzdeki yıl hizmete açılması planlanıyor. Modern mimarisi, fonksiyonel yaşam alanları ve kaliteli hizmet anlayışıyla öne çıkacak proje; Tekirdağ’ın gelişen şehir kimliğine değer katacak yatırımlar arasında yer alıyor.

Dedeman Hospitality’nin farklı seyahat alışkanlıkları ve değişen misafir beklentileri doğrultusunda geliştirdiği markalarından biri olan Rest & More by Dedeman; Dedeman misafirperverliğini çağdaş tasarım ve esnek konaklama çözümleriyle buluşturuyor. Dinamik yapısıyla şehir yaşamına uyum sağlayan marka, konforu, erişilebilirliği ve kaliteli hizmet anlayışını modern bir konaklama deneyiminde bir araya getiriyor.

Dedeman Hospitality, 60. Yılında Türkiye’de Büyümeye Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri Dedeman Hospitality; bugün farklı seyahat ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği marka ailesiyle Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda büyümesini kararlılıkla sürdürüyor.

Her yatırımında bulunduğu şehrin potansiyelini, yatırımcısının vizyonunu ve misafir beklentilerini odağına alan Dedeman Hospitality, Tekirdağ yatırımıyla Trakya’daki büyüme yolculuğuna yeni bir halka daha ekliyor.

Rest & More by Dedeman Tekirdağ, markanın köklü misafirperverlik kültürünü Tekirdağ’ın yükselen potansiyeliyle buluştururken; şehrin konaklama altyapısına uzun vadeli değer kazandıracak önemli yatırımlar arasında yer almaya hazırlanıyor.

Farklı Sektörlerdeki Deneyimini Turizme Taşıyor

Rest & More by Dedeman Tekirdağ yatırımcısı Murat Türker, yaklaşık 15 yıldır otomotiv ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren şirketleriyle iş dünyasında aktif olarak yer alıyor.

Bünyesinde iki restoran, iki kafeterya ve üç iş hanı bulunan Türker, farklı lokasyonlarda sürdürdüğü yatırımların ardından turizm sektöründeki vizyonunu Dedeman Hospitality iş birliğiyle Tekirdağ’a taşıyor.

Bu yatırımın; Murat Türker’in farklı sektörlerden gelen iş deneyimi ile Dedeman Hospitality’nin marka gücünü, operasyonel bilgi birikimini ve misafirperverliğini bir araya getirerek Tekirdağ’ın gelişen turizm ve konaklama ekosistemine uzun vadeli katkı sunması hedefleniyor.

İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray şu değerlendirmede bulundu:

“Altmış yılı aşkın süredir büyümemizi, şehirlerin potansiyeline inanan ve aynı vizyonu paylaştığımız yatırımcılarımızla birlikte sürdürüyoruz. Tekirdağ; güçlü ekonomisi, stratejik konumu ve her geçen gün artan ticari hareketliliğiyle Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biri. Rest & More by Dedeman Tekirdağ ile misafirlerimize Dedeman kalitesini sunarken, şehrin gelişen konaklama altyapısına da kalıcı bir değer kazandırmayı hedefliyoruz. Bu yatırımın, Trakya’daki büyüme vizyonumuz açısından önemli bir kilometre taşı olduğuna inanıyoruz.”

Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise konuya ilişkin değerlendirmelerini şu ifadelerle aktardı:

“Dedeman’ın altmış yılı aşan yolculuğunda her yeni şehir, misafirperverlik anlayışımızı daha geniş kitlelerle buluşturduğumuz yeni bir başlangıç anlamı taşıyor. Tekirdağ da tarihi, kültürü, üretim gücü ve gelişen şehir yapısıyla bu yolculuğun değerli duraklarından biri. Rest & More by Dedeman Tekirdağ ile markamızın köklü hizmet anlayışını Trakya’ya taşırken, şehrin gelişimine katkı sağlayacak uzun soluklu bir iş birliğinin ilk adımını atıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin farklı şehirlerinde, doğru yatırımcılarla ve doğru markalarımızla büyümeyi sürdüreceğiz.”


ASUS Business Türkiye Kurumsal Pazarda Hız Kesmiyor!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ASUS Business Türkiye Kurumsal Pazarda Hız Kesmiyor!

ASUS Business Türkiye Kurumsal PC Pazarındaki Payını Son Bir Yılda %136 Artırdı

Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden ASUS, yapay zekâ çağında kurumsal dönüşümü destekleyen çözümleriyle iş dünyasındaki büyümesini sürdürüyor. ASUS'un kurumsal bilgisayarlar ve iş çözümleri odağındaki yapılanması olan ASUS Business, Türkiye'de son bir yılda kurumsal PC pazarında %136 büyüme kaydederek dikkat çekici bir başarıya imza attı.

Bu ivmeyi yapay zekâ destekli yeni nesil çözümleriyle güçlendiren ASUS Business, 2028 yılına kadar Türkiye'nin en büyük üç kurumsal PC markasından biri olmayı hedefliyor. Kurumsal teknoloji dünyasında yeni bir dönüşüm dönemine girildiğini belirten ASUS Business Türkiye Ülke Müdürü İbrahim Barut, “Yapay zekâ destekli çalışma modelleri, Windows 10 sonrası yenilenme süreci ve kurumların artan verimlilik beklentileri önümüzdeki yıllarda pazarı yeniden şekillendirecek. ASUS Business olarak amacımız yalnızca teknoloji sunmak değil, kurumların dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve uzun vadeli bir iş ortağı olmak. Türkiye'nin ASUS Business açısından stratejik önemi her geçen gün artıyor. Önümüzdeki dönemde hem organizasyonel yatırımlarımızı hem de kurumsal çözüm portföyümüzü genişleterek Türkiye'yi bölgedeki en güçlü büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünyanın en büyük bilgisayar ve donanım üreticileri arasında yer alan global teknoloji markası ASUS, yenilikçi ürünleri ve satış sonrası desteği ile kullanıcılarına üst düzey hizmet sunuyor. Yenilikçi teknolojiler kadar kullanımı devam eden ürünler için de çalışmalarına hız kesmeden devam eden ASUS, yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşması ve Windows 10 desteğinin sona ermesiyle başlayan cihaz yenileme sürecine uygun çözümler geliştiriyor. 


Global pazarda yıllık satış 5 milyon adedi aştı!

Kurumların artan dijital dönüşüm yatırımları ile küresel bilgisayar pazarında yeni bir dönemin kapıları aralanırken, dünya genelinde bilgisayar pazarının yaklaşık yüzde 54’ünü oluşturan kurumsal segment, sektörün en stratejik büyüme alanlarından biri haline geliyor. ASUS’unkurumsal bilgisayar ve iş çözümleri alanında hizmet veren şirketi ASUS Business, bu dönüşümün en hızlı büyüyen oyuncularından biri olarak öne çıkıyor. ASUS Business, global kurumsal bilgisayar satışlarını son bir yılda yüzde 61 artışla 5 milyon adedin üzerine çıkardı. Şirket Türkiye’de de dikkat çekici bir başarı hikâyesi yazıyor.2024 yılı sonunda gerçekleştirilen organizasyonel dönüşümün ardından ASUS Business Türkiye, kurumsal PC pazarındaki payını kısa süre içerisinde yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 11 seviyesine yükseltti. Böylece şirket, kurumsal segmentte pazar payını %136 artırmayı başardı.

Türkiye stratejik ve pilot pazarlar arasında! 

ASUS Business’ın Türkiye’deki büyümesinin arkasında yalnızca ürün yatırımları değil, aynı zamanda kapsamlı bir organizasyonel dönüşüm ve kanal yapılanması bulunuyor.Gerçekleştirilen yeniden yapılanma süreciyle birlikte Türkiye, ASUS global organizasyonu içerisinde kurumsal iş birimi açısından öncelikli ve pilot ülkelerden biri olarak konumlandırıldı.Yeni ürünlerin, teknolojilerin ve iş modellerinin ilk uygulama alanlarından biri haline gelen Türkiye, ASUS Business’ın bölgesel büyüme stratejisinde kritik rol üstleniyor.Kurumsal entegratörlerden distribütörlere, sistem entegratörlerinden perakende iş ortaklarına kadar uzanan geniş ekosistem sayesinde ASUS Business; kamu, eğitim, sağlık, KOBİ ve büyük ölçekli işletmelerde erişimini önemli ölçüde artırmış durumda.Türkiye’nin ASUS açısından taşıdığı stratejik önem yalnızca yerel operasyonlarla da sınırlı değil. Şirket, geçtiğimiz nisan ayında Bodrum’da gerçekleştirilen ASUS Business Summit 2026 organizasyonunda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinden 30’dan fazla ülkeden gelen 250’nin üzerinde iş ortağını Türkiye’de ağırladı. ASUS’un EMEA bölgesindeki en önemli kurumsal etkinliklerinden biri olarak konumlanan zirvede şirketin yapay zekâ destekli yeni nesil iş çözümleri ve kurumsal büyüme vizyonu paylaşıldı.

Pazar daralıyor ASUS hız kesmiyor! 

RAM ve depolama maliyetlerindeki artışlar nedeniyle Türkiye bilgisayar pazarının 2026 yılında yaklaşık yüzde 20 daralması beklenirken, ASUS Business kurumsal segmentte pazarın üzerinde büyüme göstermeye devam ediyor.Şirketin büyümesinin arkasındaki temel unsurlar arasında kurumsal güvenlik çözümleri, yüksek dayanıklılık standartları, uzun ürün yaşam döngüsü, düşük toplam sahip olma maliyeti ve müşterilerine sunduğu uzun vadeli hizmet yaklaşımı yer alıyor.ASUS Business ayrıca birçok projede beş yıla kadar uzatılmış garanti ve yerinde servis hizmetleri sunarak kurumların BT yatırımlarını daha verimli ve sürdürülebilir şekilde planlamalarına katkı sağlıyor.Bugün Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, kamu kurumları ve büyük ölçekli işletmeleri ASUS Business çözümlerini tercih ediyor. Şirket, yalnızca donanım sağlayıcısı olarak değil, kurumların dijital dönüşüm yolculuğunda uzun vadeli teknoloji iş ortağı olarak konumlanıyor.

Kurumsal dünyada yeni dönem: AI PC Çağı!

Windows 10 desteğinin sona erecek olması, yapay zekâ destekli bilgisayarların yaygınlaşması, hibrit çalışma modellerinin kalıcı hale gelmesi ve kurumların verimlilik ile güvenlik odaklı teknoloji yatırımlarını artırması, kurumsal BT pazarında yeni bir yenilenme döngüsünü beraberinde getiriyor.Sektör uzmanları önümüzdeki dönemde milyonlarca kurumsal cihazın yenilenme sürecine gireceğini öngörürken, şirketler artık yalnızca daha güçlü bilgisayarlar değil, çalışan verimliliğini artıracak yapay zekâ destekli platformlar talep ediyor.ASUS Business da bu dönüşümü yalnızca bir ürün yenileme süreci olarak değil, kurumların çalışma biçimlerini yeniden şekillendirecek stratejik bir dönüşüm fırsatı olarak değerlendiriyor.

Hedef 2028’de Türkiye’de podyuma çıkmak! 

ASUS Business Türkiye, mevcut büyüme ivmesini sürdürülebilir başarıya dönüştürmeyi hedefliyor. Şirket, 2026 yılı sonunda çift haneli pazar payını daha da artırmayı planlarken, 2028 yılı sonuna kadar Türkiye’nin en büyük üç kurumsal bilgisayar markasından biri olmayı amaçlıyor.

Konu hakkında değerlendirme yapan ASUS Business Türkiye Ülke Müdürü İbrahim Barut, “Kurumsal teknoloji dünyasında yeni bir dönüşüm dönemine giriyoruz. Yapay zekâ destekli çalışma modelleri, Windows 10 sonrası yenilenme süreci ve kurumların artan verimlilik beklentileri önümüzdeki yıllarda pazarı yeniden şekillendirecek. ASUS Business olarak amacımız yalnızca teknoloji sunmak değil, kurumların dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve uzun vadeli bir iş ortağı olmak. Türkiye'nin ASUS Business açısından stratejik önemi her geçen gün artıyor. Önümüzdeki dönemde hem organizasyonel yatırımlarımızı hem de kurumsal çözüm portföyümüzü genişleterek Türkiye'yi bölgedeki en güçlü büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz"dedi. ASUS Business, Türkiye’yi yalnızca önemli bir pazar olarak değil, aynı zamanda yeni nesil kurumsal teknolojilerin geliştirileceği, test edileceği ve büyütüleceği stratejik merkezlerden biri olarak konumlandırırken, yapay zekâ destekli yeni nesil çözümleriyle kurumsal dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeyi hedefliyor.

Yeni dönemin sembolü: ExpertBook Ultra!

ASUS Business’ın yeni amiral gemisi ExpertBook Ultra, şirketin yapay zekâ destekli yeni nesil iş çözümleri vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor. CES 2026’da ilk kez tanıtılan ve ardından ASUS Business Summit 2026 kapsamında EMEA iş ortaklarının karşısına çıkan ExpertBook Ultra, ASUS’un yeni nesil AI PC stratejisinin merkezinde yer alıyor. 990 gramdan başlayan ağırlığı ile ultra hafif yapısı ve 10,9 mm inceliğiyle mobil profesyoneller için geliştirilen ve EMEA iş ortaklarının karşısına çıkan Copilot+PC destekli ExpertBook Ultra, yeni nesil Intel®Core™ Ultra işlemci platformu (Intel® Core™ Ultra 9’a kadar destekleniyor) ve 50 TOPS’a kadar ulaşan yapay zekâ işlem gücü sayesinde kurumsal kullanıcıların giderek artan AI iş yüklerine hazır bir altyapı sunuyor. 3K 1400 Nits Tandem OLED ekranı, parlama yapmayan ekstra sağlam GorillaGlassMatte Anti Glareteknolojisi, Dolby Atmos destekli altı hoparlörlü ses sistemi, WiFi 7 bağlantı teknolojisi, HapticTouchpad özelliği ve 70 Wh gelişmiş pil mimarisiyle ExpertBook Ultra; performans, mobilite ve kullanıcı deneyimini aynı platformda buluşturuyor.

Cihazın merkezinde yer alan ASUS MyExpert platformu ise belge özetleme, içerik geliştirme, çeviri, akıllı dosya arama, toplantı özeti oluşturma ve aksiyon takibi gibi yapay zekâ destekli özelliklerle çalışanların günlük iş süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Güvenlik tarafında ise ASUS ExpertGuardian mimarisi, gelişmiş firmware koruması ve yeni nesil post-kuantum kriptografi desteğiyle kurumların kritik verilerini geleceğin siber tehditlerine karşı korumayı amaçlıyor. ASUS’un kurumsal taraftaki yaklaşımının temelinde “Always-On Business” vizyonu bulunuyor. Şirket, kurumsal müşterilerine yalnızca cihaz tedarik etmeyi değil; dayanıklılık, güvenlik, sürdürülebilirlik ve yaşam döngüsü yönetimini kapsayan bütünsel bir teknoloji deneyimi sunmayı hedefliyor. ASUS Business, ExpertBookUltra’yı yalnızca yeni bir dizüstü bilgisayar olarak değil, yapay zekâ çağında kurumların verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen stratejik bir iş aracı olarak konumlandırıyor.


LOS ANGELES’IN KALBİNDE TÜRKİYE TANITILIYOR

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


LOS ANGELES’IN KALBİNDE TÜRKİYE TANITILIYOR

ABD’DE TÜRKİYE COŞKUSU LOS ANGELES’TA “TURKISH VIBE”

Tüm dünya, Amerika’da düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası’na odaklanırken Türkiye’den başarılı bir tanıtım atağı geldi. A Milli Futbol Takımı, turnuvadaki yolculuğunu tamamlamış olsa da Los Angeles’ta Türkiye coşkusu hız kesmeden devam ediyor. 26 Haziran’da ABD-Türkiye maçının oynanacağı Los Angeles’ın tam kalbinde kurulan “TurkishVibeZonebyChobani”, karşılaşmadan günler öncesinden kırmızı-beyaz renklere büründü. ABD’de yaşayan Türklerin milli heyecanlarını yaşadıkları bu buluşma noktası, her gün farklı ülkelerden binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak Türkiye’nin kültürünü, misafirperverliğini ve zengin değerlerini dünyaya tanıtıyor.

Türk Lezzetlerine Büyük İlgi

Los Angeles City Hall'ın hemen önünde, şehrin merkezi noktalarından Gloria Molina Grand Park'ta 3 bin 500 metrekare bir alana kurulan etkinlik ve deneyim alanı, Türk kültürünü, mutfağını ve futbol heyecanını ziyaretçilerle buluşturuyor. 

“Türkiye Is Here” mottosuyla hayata geçirilen TurkishVibeZonebyChobani, baklava, lokum, simit, çay ve Türk kahvesi ikramlarıyla da Amerika’da adeta bir Türk kültürü festivali yaşatıyor.Farklı ülkelerden ziyaretçiler, Türk lezzetlerini tadarken, özellikle baklava ve simite büyük ilgi gösteriyor. Amerika’da yaşayan Türkler, özledikleri lezzetlere kavuşmanın mutluluğunu yaşarken, yabancı ziyaretçiler de bu Türk milletinin misafirperverliğine, zengin kültürüne ve ortak coşkusuna hayranlıkla tanıklık ediyor.


Ne Ararsan Var

TurkishVibeZonebyChobani; rap sanatçısı Mero, hip-hop müziğin önemli isimlerinden Murda ve sevilen sanatçı Bayhan’ın mini konserleriyle ABD’de yaşayan vatandaşları, Türk müziğiyle buluşturuyor. Komedyen Doğu Demirkol stand-up gösterisiyle ziyaretçilere keyifli anlar yaşatırken Emrah Karaduman ve geleneksel Anadolu ezgilerini modern ritimlerle buluşturan Derdo Disco performanslarıyla dikkat çekiyor. West Coasthip-hop kültürünün tanınan isimlerinden ShaqGonzoe de başarılı sahnesiyle programa uluslararası bir renk katıyor.

Maçlar Dev Ekranda

TurkishVibeZonebyChobani, tüm bu özellikleriyle sıradan bir taraftar alanının ötesine geçerek kapsamlı bir kültür ve turizm platformuna dönüşüyor. Alanda ayrıca, ay-yıldızlıların maçları başta olmak üzere turnuvanın önemli karşılaşmaları dev LED ekrandan canlı olarak yayınlanıyor. Farklı ülkelerden taraftarlar da alanda, Türk bayrağı altında kendi ülkelerinin maçlarını izleyerek kupa heyecanı yaşıyor.

Büyükelçiden Ziyaret

Türkiye’nin grupta oynayacağı son karşılaşma olan ABD mücadelesi öncesinde Washington Büyükelçisi Sedat Önal alanda incelemelerde bulundu. Eşi Figen Önal, Los Angeles Başkonsolosu Menekşe Onuk ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi ile birlikte alana gelen Büyükelçi Önal, alandaki ziyaretçilerle sohbet etti.

Küresel Arenada Birlik ve Beraberlik Ruhu

Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Los Angeles Türkiye Başkonsolosluğu, Türkiye Futbol Federasyonu, GoTürkiye ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı koordinasyonuyla, Chobani’nin alan sponsorluğunda düzenlenen "TurkishVibeZonebyChobani", kültürel diplomasi adına dev bir uluslararası iş birliğine sahne oluyor. Türk Hava Yolları, Turkcell ve Ziraat Bankası’nın ana sponsorluğunda; Trendyol, Sahibinden ve Çitlekçi de destek sponsorları olarak projeye katkı sağlıyor.


EGE’NİN YEŞİL SIĞINAĞI THASSOS ADASI’NDA SAKİN ve HUZURLU İKİ GÜN


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


EGE’NİN YEŞİL SIĞINAĞI THASSOS ADASI’NDA SAKİN ve HUZURLU İKİ GÜN 

 Değerli dostum Dr. Yüksel Türemez’in nazik davetiyle, 19-22 Haziran tarihleri arasında Kuzey Ege’nin en yeşil ve en bakir köşelerinden biri olan Thassos (Taşöz) Adası’nda iki günlük harika bir mola verme şansı buldum. Bu kısa ama dolu dolu geçen seyahat hem zihnimi dinlendirdi hem de komşu kıyılardaki turizm anlayışına dair ufuk açıcı gözlemler yapmamı sağladı.

Thassos AdasıEge Denizi’nin en kuzeyinde, Yunanistan ana karasına sadece 10 km uzaklıkta bulunuyor. Türkiye sınırına ve İstanbul'a en yakın Yunan adalarından biri. Coğrafi olarak Kuzey Ege'de bulunmasına rağmen idari olarak Kavala bölgesinin bir parçası. 

Yunanistan'ın "en yeşil adası" olarak tanınan Thassos, diğer Ege adalarının kurak yapısının aksine, çam ormanlarıyla, devasa çınarlarla, kestane ağaçları ve yüz yıllık zeytinliklerle kaplı. Zengin doğası, turkuaz sulara sahip altın sarısı plajları, tarihi köyleri ve sakin atmosferiyle bilinen ada, oldukça popüler bir tatil merkezi. Ormanla denizin iç içe olduğu bakir koyları yürüyüş ve doğa aktivitelerine olanak tanıyor. 

Adanın merkezi Limenas'ta bulunan Antik Agora, Akropol ve Arkeoloji Müzesi ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında. İç kısımlarında yer alan Panagia ve Theologos gibi köyler, geleneksel taş evleri, dar sokakları ve yerel lezzetleriyle ünlü. Thassos; çam balı, kaliteli zeytinyağı, şarapları ve zeytinleriyle gastronomi turizmi açısından da oldukça zengin. 

Adaya ulaşım genellikle Türkiye sınırına yakın olan Kavala veya Keramoti limanlarından düzenlenen düzenli feribot seferleriyle sağlanıyor. Bizim de yolculuğumuz Keramoti Limanı’ndan başladı. Adaya geçiş için kullanılan feribotlar son derece lüks, temiz ve düzenli bir işleyişe sahip. Yarım saatte bir kalkan bu gemileri ve liman organizasyonunu görünce, deniz ulaşımı konusunda komşunun bizden fersah fersah ileride olduğunu itiraf etmem gerekiyor. Üstelik fiyatlar da şaşırtıcı derecede makul. Feribotta aldığımız iki su ve bir bira toplamda sadece 5 Euro tuttu; yani bugünün parasıyla yaklaşık 260 Türk Lirası. Geçen yıl Yunanistan’a gittiğimde ödediğim rakamlar neyse, bu yıl da tamamen aynıydı. Anlaşılan o ki küresel enflasyon dalgası buraya pek uğrayamamış.


 

Doğaya Saygı ve İmar Disiplini

Adaya ayak basar basmaz insanı ilk çarpan şey, çevreye gösterilen o muazzam saygı oluyor. Thassos’un coğrafi yapısı çok net bir disiplinle korunmuş: Adanın sadece ön kıyı şeridi imara açık, arka tarafı ise tamamen sık çam ormanlarıyla kaplı yeşil bir örtü. İster istemez düşünmeden edemiyor insan; eğer burası Türkiye sınırları içinde olsaydı, muhtemelen adanın tamamı imara açılır, o güzelim çam ormanlarından tek bir dal bile geriye kalmazdı.

İki sene üst üste ziyaret ettiğim Yunanistan’da enflasyonun adeta sıfır noktasında seyretmesi, bütçeyi yormayan bir tatili mümkün kılıyor. Üstelik bizim kıyılarımızın aksine adada otoparklar tamamen ücretsiz. Fiyatların bu denli makul ve istikrarlı olması, işletmeler arasındaki rekabeti fiyatta değil, doğrudan hizmet kalitesinde artış yönünde teşvik ediyor. Adanın yolları son derece bakımlı, otobanları ise kusursuz.

Bu yıl Yunanistan genelinde 2 milyon Türk turistin ağırlanması bekleniyor. Ancak benim gözlemlerime göre Thassos’ta Türkler henüz azınlıktaydı. Adada daha çok Sırp, Bulgar, Romen, Alman ve Rus turistlerin oluşturduğu kozmopolit bir yoğunluk hâkimdi.

 Alea Hotel & Suites: Doğanın İçinde Bir Tatil Evreni

Adada kaldığımız süre boyunca durağımız, batı kıyısında, Skala Prinos’un hemen güneyinde yer alan Alea Hotel & Suites oldu. 35.000 m²’lik geniş ve yemyeşil bir bahçenin içerisine, doğanın siluetini bozmayacak şekilde serpiştirilmiş 1-2 katlı yapılardan oluşan bu 4 yıldız üstü tesis, sadece bir otel değil, adeta kendi içinde bağımsız bir tatil evreni sunuyor.

Kuzey Ege’nin turkuaz sularına sıfır konumda yer alan otelin kumsalından ufka baktığınızda, karşı kıyıdaki Kavala’nın büyüleyici siluetiyle selamlaşıyorsunuz. Tesiste geçirdiğim iki gün boyunca personelin son derece nazik, güler yüzlü ve her konuda yardım odaklı olduğunu gözlemledim. Servis kalitesini geçen yıla göre daha da artırmışlar. Ancak yiğidi öldürüp hakkını teslim etmek gerekirse; ne kadar çabalasalar da Türkiye’deki hizmet kalitesini ve o eşsiz misafirperverlik standartlarını geçmeleri mümkün değil. Turizmde servis kalitesi denince bu işin mutlak zirvesi hâlâ biziz.

 


Alea Hotel, konaklama alternatifleri açısından oldukça zengin bir yelpazeye sahip. Özel havuzlu "Luxury Suite with Private Pool" odalarından, gün batımının tüm renklerini odanıza taşıyan "Deluxe Suite with Sunset View" seçeneklerine kadar 183 oda ve süit titizlikle tasarlanmış. Ayrıca günümüz trendlerine uyum sağlayarak tesise eklenen Padel Tenis kortları ve Elektrikli Araç Şarj İstasyonları, modern seyahat standartlarına ne kadar önem verdiklerinin bir göstergesi. Günün yorgunluğunu atmak isteyenler için kapalı havuzu ve masaj odalarıyla Alea Spa ise harika bir dinlenme vahası sunuyor.

Ege Sofrası ve Damakta Kalan Lezzet: Bougatsa

Otelde yemek yemek de ayrı bir ritüel. Aegean Main Restaurant’da taze deniz ürünleri ve Akdeniz lezzetleri yerel malzemelerle sunulurken, Almyra Beach Bar’da ayağınız kuma değerken içkinizi yudumlayabiliyorsunuz.Ancak benim bu seyahatte en çok beğendiğim ve hafızama kazınan lezzet kesinlikle Bougatsa (Bugaçça) böreği oldu. Hem tuzlu hem de tatlı olarak servis edilebilen, ancak genellikle üzerine pudra şekeri ve tarçın serpilerek tatlı olarak sunulan bu çıtır börek, Thassos sabahlarının vazgeçilmez bir parçası.

Çevre Keşifleri

Otel, yerel yaşamı hissetmek isteyenler için de mükemmel bir konumda. Balıklı mezeleriyle ünlü tavernaların ve el yapımı zeytinyağı satan dükkanların bulunduğu şirin Skala Prinos köyü otelden sadece 850 metre yürüme mesafesinde. Adanın tarihi merkezi Limenas ise 12 kilometrelik bir kıyı yolu mesafesinde yer alıyor. Bu yolda sürüş yaparken dalgaların şekillendirdiği kayalıklar ve küçük şapeller size eşlik ediyor.

 Thassos, doğanın korunduğu, sakinliğin ve huzurun ön planda olduğu, bütçeyi yormayan tatil anlayışıyla Ege'nin en özel sığınaklarından biri. Yolunuzu bu güzel adaya düşürmenizi ve Alea’nın sunduğu bu dingin dünyayı deneyimlemenizi içtenlikle tavsiye ederim.

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi


Martı Hotels & Marinas, Travel & Hospitality Awards’a damga vurdu

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Martı Hotels & Marinas, Travel & Hospitality Awards’a damga vurdu: İşletme kalitesi ve hizmet mükemmelliği 3 Martı oteline ödül getirdi

Türkiye’nin köklü ve öncü turizm markası Martı Hotels & Marinas, küresel turizmin bağımsız değerlendirme programlarından Travel & Hospitality Awards’ta aldığı 3 ödül ile öne çıktı. Travel & Hospitality Awards’da Martı Resort “2026 Yılının Her Şey Dahil Resortu”, Martı La Perla “2026 Yılının Sahil Resort'u”, Güllü Konakları da “2026 Yılının Geleneksel Butik Oteli” seçildi. 

Dünya seyahat ve konaklama endüstrisindeki en iyi otelleri, tur operatörlerini, restoranları, spa merkezlerini ve teknoloji şirketlerini ödüllendiren küresel bağımsız değerlendirme programı Travel & Hospitality Awards (THA), 2026 yılı sonuçlarını açıkladı. ‘Konaklama’, ‘Tur & Aktivite’, ‘Yiyecek & İçecek’, ‘Sağlık & Güzellik’ ve ‘Seyahat Teknolojileri’ ana başlıkları altında dağıtılan THA ödülleri, tamamen müşteri geri bildirimleri, uzman incelemeleri ve bölgesel karşılaştırmalar temel alınarak belirleniyor ve sektördeki işletmelerin kalitesini, hizmet mükemmelliğini tescilliyor.

İşletme kalitesi ve hizmet mükemmelliği 3 ödülle tescillendi

Travel & Hospitality Awards’da küresel çapta yapılan son değerlendirme ile Türkiye’de; turizmin köklü ve güçlü markası Martı Hotels & Marinas otelleri ile 3 farklı kategoride ödül aldı. Travel & Hospitality Awards’da Martı Resort “2026 Yılının Her Şey Dahil Resort'u”, Martı La Perla “2026 Yılının Sahil Resortu”, Güllü Konakları da “2026 Yılının Geleneksel Butik Oteli” ödüllerine layık görüldü.

Martı zengin ve rafine tatil deneyimleri sunuyor 

Türkiye turizminin öncü markalarından Martı Hotels & Marinas, otellerinde sadece konaklama sunan bir marka olmanın çok daha ötesinde; Ege ve Akdeniz’in eşsiz doğasını, kültür, gastronomi ve tarihle bütünleştiren farklı ve rafine tatil deneyimleri sunuyor. Misafirlerine yılın her döneminde farklı olanaklar sunan Martı otelleri, yazın enerjik ve sosyal bir atmosfer sunarken, kış aylarında huzur, gastronomi, kültür-sanat ve tarihle buluşan iyi yaşam odaklı deneyimlerle öne çıkıyor. Özenle tasarlanan yaşam alanları, kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımı ve güçlü gastronomi vizyonu sayesinde her konaklama unutulmaz anılara dönüşüyor.


Zamansız bir tatil ikonu: MARTI RESORT

Kısa süre önce Luxury Lifestyle Awards’da “Marmaris’in En İyi Lüks Sahil Oteli” ödülünü alan ve şimdi de Travel & Hospitality Awards’ta “2026 Yılının Her Şey Dahil Resortu” seçilen Türkiye’nin ilk resortu Martı Resort, Marmaris’te İçmeler’in iyileştirici doğasıyla bütünleşen eşsiz bir tatil deneyimi sunuyor. 2023 yılında çağın ruhuna uygun dokunuşlarla yenilenen otel; 13 süit, 12 delüks villa ve toplam 283 lüks odasıyla İçmeler’in iyileştirici doğasını eşsiz atmosferine taşıyor.

Martı Resort’ta gastronomi, yalnızca bir ihtiyaç değil; başlı başına bir deneyim alanı. Sekiz farklı restoran ve bar, Ege ve Akdeniz mutfağının karakteristik lezzetlerini dünya mutfaklarıyla buluştururken; şef dokunuşlarının hissedildiği menüler, canlı mutfak deneyimleri, temalı akşamlar imza kokteylleri ile Martı Resort, gastronomide rafine ve çok katmanlı bir dünya sunuyor. Hayvan dostu yaklaşımı ile misafirlerine patili dostlarla birlikte keyifli bir tatil fırsatı sunan Martı Resort, Mini Club ile de tatildeki küçük misafirleri için büyük, eğlenceli ve eğitici bir dünya yaratıyor. Hareketi ve iyi yaşamı tatilin merkezine taşıyan Martı Resort, Martı Sports Academy (MSA) ile kapsamlı bir wellness programı sunuyor. Yoga ve meditasyondan fitness derslerine, su sporlarından plaj aktivitelerine uzanan içerik; misafirlerin hem bedensel hem de zihinsel olarak yenilenmesini destekliyor. 


Yazın En Özgün Kaçamağı: MARTI LA PERLA


Travel & Hospitality Awards’da Türkiye’de “2026 Yılının Sahil Resortu” seçilen Martı La Perla, misafirlerine yalnızca bir tatil değil, çok katmanlı bir deneyim yaşatıyor. Seçkin otel, 2025 yılında renovasyon ile modern bir estetikle yeniden kurgulanan deluxe odalar, mimari detayları ve konfor odaklı felsefesiyle öne çıkıyor.  

Martı La Perla, The Restaurant, Nimara Snack Bar, Fenix Bar, Bistro Bar, Coffee Corner, La Concha Lounge ile Türk, Akdeniz ve dünya mutfağının rafine tatları ile misafirlerine gün boyu süren bir gastronomi resitali yaşatıyor. Hayvan dostu otel, özel konaklama alanları ve ihtiyaçlara duyarlı hizmetleriyle evcil hayvanlar için de güvenli ve keyifli bir ortam sunuyor.  La Perla Spa & Wellness, tatili bütünsel bir yenileme yolculuğuna dönüştürürken, Martı Sports Academy ile hareket tatilin doğal bir parçası haline geliyor. Martı La Perla’da tekne turları ile denizde, off-road turları ile de karada eşsiz deneyim ve heyecanlar tatili unutulmaz kılıyor.   

Butik, rafine bir tatil deneyimi: GÜLLÜ KONAKLARI 

Travel & Hospitality Awards’da “2026 Yılının Geleneksel Butik Oteli” ödülünü alan Güllü Konakları, Türkiye’de lüks butik otelciliğin seçkin örneklerinden birini oluşturuyor. Ege’nin kadim ruhunu ve masalsı atmosferini rafine bir konaklama felsefesiyle buluşturan Güllü Konakları, Asırlık hikayesi ve benzersiz konumuyla yalnızca bir konaklama adresi değil; dört mevsime yayılan, zamansız bir Ege anlatısı sunuyor.

Güllü Konakları, İzmir’de Selçuk ilçesinin güzellikleri ile dünyaca ünlü köyü Şirince’de doğayla uyumlu, sessiz lüks anlayışını dinginlik ve lezzet odaklı deneyimlerle birleştiriyor. Taş ve ahşabın eşsiz uyumunu koruyan tarihi mimarisiyle Güllü Konakları, her biri farklı bir karaktere ve çiçek ismine sahip odalarıyla misafirlerine kişisel ve samimi bir atmosfer sunuyor. Güllü Konakları’nın gastronomi kimliğini temsil eden Zeste Restoran ise Ege mutfağından ilhamla misafirlerini özel bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Ege’nin köklü lezzet hafızasını çağdaş ve yalın bir yorumla sofraya taşıyan Zeste, “farm-to-table / çiftlikten sofraya” felsefesiyle çalışıyor.  

Elite World Büyüme Yolculuğunun Son Halkası: Elite World Comfy İstanbul Avcılar

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Elite World Büyüme Yolculuğunun Son Halkası: Elite World Comfy İstanbul Avcılar 

Turizm sektöründeki 50. yılını kutlayan Elite World Hotels& Resorts, büyüme yolculuğunu yeni otellerle sürdürüyor. Grubun İstanbul’daki yeni adresi olan Elite World Comfy İstanbul Avcılar misafirlerini ağırlamaya başladı.

Türkiye genelinde büyümesini sürdüren Elite World Hotels& Resorts, İstanbul’daki otel ağına yeni bir halka daha ekliyor. Elite World Comfy İstanbul Avcılar, merkezi konumu ve modern konaklama anlayışıyla misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İstanbul'un ana arterlerinden D100 (E5) Avcılar üzerinde yer alan otel iş seyahati için gelen misafirlerin yanı sıra fuar ve organizasyon katılımcıları, şehir ziyaretçileri ve yerli-yabancı turistler için konforlu bir konaklama alternatifi sunuyor.

Elite World Hotels& Resorts CEO’su Orkun Petekçi, yeni otel açılışına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “50. yılımızı kutladığımız bu dönemde büyümemizi yeni otel açılışlarıyla sürdürmeye devam ediyoruz. Elite World Comfy İstanbul Avcılar, büyüme stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. İstanbul’daki yeni otelimiz aynı zamanda markamızın yeni dönem yaklaşımını ifade eden ‘Bir Dünya Var’ söyleminin de somut örneklerinden biri. Farklı şehirlerde, farklı ihtiyaçlara cevap veren markalarımızla misafirlerimize yalnızca konaklama değil, deneyim odaklı bir dünya sunmayı hedefliyoruz.”

Elite World Comfy İstanbul Avcılar Genel Müdürü Ahmet Soner Dursun ise “Otelimiz bölgedeki ticari faaliyetleri destekleyecek önemli bir noktada konumlanıyor. Tesisimizin, iş dünyası, organizasyonlar ve ziyaretçiler için yeni bir buluşma noktası olmasını hedefliyoruz.” dedi. 

Elite World Comfy markasının çağdaş ve erişilebilir hizmet anlayışını yansıtan otelin, toplam 48 odası bulunuyor. Otelde ayrıca 200 metrekarelik SPA alanı, restoran ve cafe bulunuyor. Modern tasarımı, fonksiyonel kullanım alanları ve merkezi konumuyla öne çıkan tesis, misafirlerine şehir yaşamının içinde konforlu bir deneyim sunuyor. 

Elite World Hotels& Resorts, 50 yıllık deneyimini yeni yatırımlarla büyütmeye devam ederken, franchise iş modeliyle Türkiye ve yurt dışındaki büyüme hedefleri doğrultusunda portföyüne yeni oteller eklemeyi sürdürüyor.


ELITE WORLD HOTELS & RESORTS HAKKINDA

Türkiye’nin önde gelen otel zincirlerinden Elite World Hotels& Resorts, turizm sektöründe

50. yıllık birikimiyle büyüttüğü markasını “Bir Dünya Var” sloganı ve yeni deneyimlerle

geleceğe taşıyor. Şehir otellerinden resort otellere, aile ve iş otellerinden yetişkin konseptli

tesislere kadar Türk misafirperverliğini Türkiye ve dünyanın dört bir yanındaki otelleriyle

temsil eden zincir, 10 farklı markası ve İstanbul’dan Kuşadası’na, Van’dan Amsterdam’a,

Marmaris’ten Sivas’a uzanan portföyüyle misafirlerine yeni deneyimlerle dolu bir dünyanın

kapılarını aralıyor. Franchise modeliyle büyümesini hızlandıran Elite World, hali hazırda

faaliyette olan ve sözleşmesi imzalanmış otelleriyle bugün itibariyle 19 farklı şehirde toplam

34 oteliyle hizmet veriyor. Zincir, 2030 yılına kadar 70 otele ulaşma hedefiyle büyüme

yolculuğunu sürdürüyor.

Yarım asırlık birikiminden aldığı güçle 2019 yılında otelcilik sektöründen TURQUALITY®

Marka Destek Programı’na kabul edilen ilk marka olan Elite World Hotels& Resorts, bir üst

programa yükselerek uluslararası marka yolculuğunu daha güçlü adımlarla devam ettiriyor.

Geniş çaplı toplantı ve kongrelere ev sahipliği yapma imkânı sağlayan güçlü teknolojik

altyapısı ve donanımlı salonlarının yanı sıra kapsamlı spa merkezleriyle misafir ihtiyaçlarına

yüksek standartlarda cevap veren Elite World Grand, tarihi dokusu ve hikâyesiyle ayrıcalıklı

deneyimler sunan Elite World Collection, geleneksel otelcilik hizmetini merkezi

lokasyonlarda sade ve lüks bir konforla buluşturan Elite World, uzun süreli konaklamalara ev

rahatlığında hizmet sağlayan Elite World Residence, işlevsel ve şık tasarımıyla rezidans

konseptine erişilebilir bir alternatif sunan Elite World Homes, doğayla iç içe konaklama ve

etkinlik alanları sunan Elite World Village, çağdaş tasarımı ve akıllı teknolojileriyle öne çıkan

Elite World Comfy, özgün atmosferiyle dikkat çeken Elite World Nest, fonksiyonel yapısı ve

yenilikçi hizmet anlayışıyla Elite World INN ve dinamik seyahat ihtiyaçlarına esnek çözümler

sunan Elite World GO markalarıyla farklı kategorilerdeki konaklama ihtiyaçlarını karşılıyor.

Elite World Hotels& Resorts, 50 yıllık deneyimini yalnızca konaklama ile sınırlamayıp, yeme-

içme ve sağlıklı yaşam alanlarındaki markalarıyla da fark yaratıyor. Türk ve dünya

mutfaklarından seçkin lezzetler sunan TheGrill, kahve tutkunlarını ayrıcalıklı bir atmosferle

buluşturanCoffeeCompany, sağlıklı yaşam ve spa deneyimini bir arada sunan Fit Life Spa&

Health Center, Ege’ye özgü rafine lezzetleriyle Savlo ve kahve ile şarap deneyimini

atıştırmalıklarla zenginleştiren Vington markaları, zincirin bütüncül hizmet anlayışını

tamamlıyor.