HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
HERKES YER, İÇER HESABI CEM ÖDER..!
Adımız müzmin muhalif. Haklılar. Oğlum TÜRSAB, İRO Başkanı hatta Turizm Bakanı olsa, yanlışını gördüğüm yerde kınarım, eleştiririm.
Ancak o kadar yazdık, söyledikte, ne değişti bu güne kadar? Çok az şey.
Aslında bugüne kadar hiç bir yazımda, söylemimde kişilere, kurumlara hakaret etmedim, küfüre başvurmadım. Buna rağmen başıma gelmeyen iş kalmadı.
Örneğin;
DENETİMLERDEN İŞ YAPAMAZ HALE GELDİM.
· TÜRSAB’ta en sert eleştirileri yaptığımızda haftasına denetim görürdük.
· Mali soruşturmalar için de gelinirdi. Günlerce şirketim kilitlendi. Tabi bir şey bulamazlardı.
ŞİRKETİME İLAN AMBARGOSU KOYDULAR
· Sadece gazete ilanıyla pazarlama yapabildiğimiz dönemlerde, en popüler gazetenin reklam müdürüne telefon açılıp, sudan bir sebeple ilan ambargosu koydurdular.
· Ancak o tarihlerde büyük ve güçlü bir reklam ajansım vardı; Pronto & Cem Ajans. Ambargoya karşın tüm turizm ilan müşterilerimi rakip gazeteye taşıyınca, üstüne ekstra komisyon vererek yeniden o gazetede ilan çıkmama izin verdiler.
· Cumhuriyet, Milliyet ve Turizm gazetelerinde sıklıkla yazılarımı tekzip ettiler. Çakma isimlerle yorumlarla, hakaretlerle hatta küfürlerle yazılarıma yorum! yaptılar.
4 DİLDEN REHBERLİK KOKARTIMI İPTAL ETTİLER
· İRO yönetimine de muhaliftim. Başkanı yanlış işlerinden dolayı eleştirdiğim bu dönemde, doktor hatası nedeniyle 3 kez üst üste boyun fıtığı ameliyatı olmuştum. Dolayısı ile her iki senede katılmam gereken tam günlük Kokart Vizesi derslerini kaçırdım. Ama raporumu bir çalışanımla İRO’ya gönderdim. Bir sonraki sene kokartımı almaya gittiğimde; o çok eleştirdiğim İRO başkanının onayı ile Rehberlik kokartımın iptal edildiğini öğrendim. Yüzüne karşı raporumu neden işleme koymadıklarını sorduğumda, “Yooo, bize öyle bir rapor gelmedi” dedi. Raporu tekrar gönderdiğimde ise “Çok geç” yanıtını aldım. Ve böylece o seneler ender rehberlerde bulunan 4 dilden, İngilizce, Almanca, İspanyolca, İtalyanca rehberlik kokartım iptal edildi. İptal edilmeseydi, belki de bugün 7 dilden kokartlı ender rehberlerden biri olacaktım.
· “Türkçe rehberlik” kokartı alınabilmesi konusundaki yazılarım nedeniyle bazı rehber meslektaşlarımız tarafından yüzlerce küfürlü telefon ve mail aldım. Ama sonunda Türkçe Rehberliği kabul ettirmeyi başardım.
DOKTORMAGDURLARI.COM SİTESİNDEN DOLAYI 5 SENE CEZA ALDIM
· Beni yanlış ameliyat eden doktor ve hastanesini dava etmek istedim. Ancak birileri avukatımı kandırıp, süresi içerisinde açtığımı düşündüğüm davayı zaman aşımına düşürünce, ben de “doktormagdurlari.com” sitesini kurdum. Site basında yer alınca, Türkiye'nin dört bir yanından binlerce mağdur bana mağduriyetlerini yazmaya başladılar. Şikayetini makul bir dille yazanlar, 3 profesör arkadaşımın onayından geçiyor, şikayet edilen doktor veya hastaneden yazılı yanıt istiyorduk. Bir gün, bize kendisine yapılan şikayete cevap bile vermeyen Sakarya’dan bir doktor dava açtı ve dava hakimi, şahsımı ilgilendiren bir durum olmamasına rağmen bana 5 sene hapis cezası verdi. Şükür, daha önce bir suçum olmadığından dolayı 5 sene aynı suçu işlememek kaydıyla bir işlem yapmadılar.
2. BAŞKANI OLDUĞUM TUYED'DEN (TURİZM YAZARLARI DERNEĞİ) ÇIKARTMAK İSTEDİLER)
· Senelerce TUYED Turizm Yazarları Derneği’nde üye ve 2.Başkan olarak görev yaptım. TÜRSAB yönetimine yakın bir ekip TUYED seçimlerini kazanınca, destekle kurulmuş olan 3-5 senelik dünkü ACANS’ın Zaytuncu ve fotoşopçu çalışanı, bendeniz 30 seneyi aşkın Cumhuriyet (6), Milliyet (4), Hürriyet Seyahat ve çeşitli dergilerin, Turizm Gazetelerinin 30 senelik yazarını “bu adam gazeteci değil” diyerek üyelikten attırmaya çalıştı. Çünkü ona göre gazeteci sadece 1 yerden (bir kişiden) maaş alıp onun istediklerini yazandır. Neyse ki duyarlı başkan gaza gelmedi.
ŞAHSİ DAVAMA TÜRSAB AVUKATINI YOLLADILAR
· Yine bir dönem yönetime çok yakın olan ve duayen kabul edilen bir meslektaşımız, eleştiri yazımı üzerine alınıp bana hakaret edince kendisine dava açtım. Dönemin başkanı, bu şahsi olayda bana karşı TÜRSAB’ın “baş kadın avukatını tahsis etti”. Buna rağmen mahkemeyi kazandım. İtiraz aşamasında şahıs, 5 sene hapis cezası alacakken, karar mahkemesi kapısının önünde “baş kadın avukat” bana bu davadan vazgeçmemi rica etti. Duyarsız kalamadım. Davayı geri çektim.
32.000 TAKİPÇİLİ SAYFAMI KAPATTIRDILAR
· Sosyal medyam; başta bazı rehberler, yandaş meslektaşlar ve Başıboş Sokak Köpeği severler tarafından defalarca şikayetlere ve saldırılara uğradı. Kendi WhatsUpp gruplarında beni nasıl ve nereye şikayet edeceklerini defaaten linkleriyle paylaştılar. Ve sonunda onbinlerce kez şikayet edilerek 32.000 takipçili instagram sayfam kapatıldı.
ALEYHİME YAZI YAZIDIRDILAR
· Turizm gazeteleri, yönetimdeki etkin kişilerce tek tek aranarak, eğer benim yazılarımı yayınlarlarsa onları hiç bir geziye, etkinliğe çağırmayacaklarını, ilanlarını keseceklerini söylediler. Buna boyun eğen yandaş gazete ve gazetecileri reklamlarla, hediyelerle, gezilerle ödüllendirdiler.
· Yönetim destekli “ACANS”, yıllardır yalan haber, fotoshop resimlerle ve instagram’da kurmuş olduğu Zaytung sayfasında şahsıma ve aileme belden aşağı karikatürlerle saldırdı. Yandaşlar, çakma mail adresleriyle muhalif platform kabul ettikleri TURSAPNET’e kin ve nefret içeren maillerini attılar. Ancak bu çakma maillerini ve instagram’daki Zaytung’u açık IP ile yapma yanlışına düştüler. Biz yine de tek bir cevap vermedik, mahkeme açmadık.
· Kendimize ait olan binamızda, seyahat acentamızın üst katındaki dairede 25 sene önce eski eşime ait bir firma vardı. Pronto Emlak. Kapanalı 25 sene olmuş ama eski eşim üst kattaki tabelayı sökmek için vinç gerekiyor diye söktürmemiş. Bizimle alakası yok. İşte bu zaytungcu, tabelanın fotoğrafını çekip “Bak, şirketinin üst katında emlakçılık yapıyor” diye yazıp sormadan soruşturmadan gazetesinde yazıp şikayet etmiş. Bilen bilir, müsadeleri olursa biz sadece kendimize ait olan evleri yıllık kiraya veririz. Emlakçılıkla hiç bir alakamız yok. Ancak birkaç aile şirketimiz daha var. İstersek bu adresi başka olan ofiste emlakçılık da yaparız, limon da satarız.
“DİLİN KEMİĞİ YOK” PROGRAMINI MAHKEMEYE VERDİLER
· Meslektaşım Cemal Kızıltan ile birlikte meleğimizi yorumladığımız, TÜRSAB’ta yapılan yanlışları dile getirdiğimiz DİLİN KEMİĞİ YOK youtube programımızda tek bir hakaret olmadığı halde, bize milyonluk dava açtılar. Aylarca Anadolu Adalet Sarayı'na taşındık. Ancak bu davayı da kazanamadılar.
TÜRSAV MÜTEVELLİ HEYETİNDEYİM. HİÇ BİR TOPLANTIYA, ETKİNLİKLERE DAVET EDİLMİYORUM
· Senelerdir TÜRSAV’a üyeyim, hatta mütevelli heyetindeyim. Son 2 senedir TÜRSAV’ın toplantılarına ve etkinliklerine davet edilmeyen tek mütevelli heyeti üyesiyim.
BTK ÜTESİNDEN YUMRUKLU SALDIRI
· Yine TÜRSAB yönetimine eleştiri yaptığım dönemde düzenlenen bir turizm etkinliğinde, BTK YK üyesi olduğu için bazı kazanımları olan ve mevkisini kaybetme korkusu yaşayan alkollü genç bir meslektaşımın yumruklu saldırısına uğradım, ancak duyarlı dostlarımız kendisini engellediler.
BARACUDATOUR BELGESİNİ İPTAL ETTİLER
· Bu işlerin nirvanası diyebileceğim olay; sadece gazetede çıkan bir yazım dolayısı ile altın yumurtlayan tavuk diyebileceğim şirketim BARACUDATOUR’un belgesini iptal ettiler. 3 sene sonunda mahkeme yolu ile belgemi geri alabildim. Bayrama 5 gün kala meydana gelen bu menfur olay sonucu 13 arkadaşımız işsiz kaldı, ön kapora olarak şirket adına ödediğim büyük miktarda param dünyanın çeşitli ülkelerinde kaldı. Ancak şirketime tur için para yatıran tüm müşterilerimin ve personelin tazminatları dahil tüm paralarını ödedim. 4-5 lüks ev parası zararım olmuştur.
Not: O dönem her girdiği şirketi batıran boşta gezer “çakma CEO”, yıllarca acentalığımı yapan Kadıköylü bir “DAL”lama, İzmirli gecekondulu gastronomi güzeli o dönem başkanın ricasıyla beni Bakanlığa ve TÜRSAB’a şikayet ettiler. Yazımı dahi okumadıklarına iddiaya girerim.
ARTIK EMEKLİ MUHALİFİM..!
Tüm bunların sonunda artık kendimi muhalefetten emekli etmeye karar verdim. Bundan böyle yönetimlerin aleyhine, tek bir söz, tek bir satır yazı yazmayacağım. Çünkü gördüm ki ne kadar yazarsan yaz, zaten değişen pek bir şey olmuyor.
Tüm bu yaşananlardan aldığım ders;
HERKES YER, İÇER HESABI CEM ÖDER..!