20 Ağustos 2026 Perşembe

Türkiye’nin Gastronomi Hikayeleri Sinema ile Dünyaya Açılıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türkiye’nin Gastronomi Hikayeleri Sinema ile Dünyaya Açılıyor

Gastronomiyi yalnızca yemek kültürü üzerinden değil; coğrafya, hafıza, üretim, emek ve kültürel aktarımın bir parçası olarak ele alan Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), Türkiye’nin farklı bölgelerinden bu çok katmanlı anlatıları sinema aracılığıyla görünür kılmayı sürdürüyor. UGFF’nin 2026 Kars edisyonunda yer alan “Agop’un Kazı” adlı yapım, IGCAT Food Film Menu 2026’da Genç Yönetmen kategorisinde ödüle layık görüldü.

UGFF’nin Kars edisyonunda izleyiciyle buluşan “Agop’un Kazı / Agop’sGoose”, IGCAT Food Film Menu 2026’da Young Director (Genç Yönetmen) kategorisinin kazananı oldu. İlyas Okşit imzasını taşıyan kısa belgesel, Kars’ın gastronomi hafızasını ve güçlü yerel kültürünü merkezine alıyor; Kars kazını yalnızca bir yemek olarak değil, iklim, coğrafya, üretim, gündelik yaşam ve kültürel kimlikle iç içe geçmiş bir değer olarak ele alıyor.

“Agop’un Kazı”, UGFF’nin Çeşme’de düzenlenen uluslararası yarışmasında Jüri Özel Ödülü’ne layık görülerek 2026 yurt dışı temsilcisi olarak seçildi. Bu seçimin ardından Kars edisyonunda Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi kapsamında izleyiciyle buluşan film, IGCAT Food Film Menu’de “Kars, Türkiye” başlığı altında sunuldu. Filmin bölgenin yemek kültürüyle kurduğu güçlü bağı ve gastronomi kimliğini yerel geleneklerle birlikte aktarabilmesi, jüri değerlendirmesinde öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.

İki Yılda İki Uluslararası Ödül

“Agop’un Kazı”nın elde ettiği bu ödül, UGFF seçkisinden IGCAT Food Film Menu’ye uzanan yolculukta ikinci uluslararası ödül olarak öne çıkıyor. 2025 yılında festival kapsamında izleyiciyle buluşan “Enginar Zamanı / ArtichokeSeason” da yönetmen Fırat Akan imzasıyla IGCAT Food Film Menu 2025’te Environment andSustainability (Çevre ve Sürdürülebilirlik) kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

İki farklı coğrafyadan çıkan bu iki filmin iki yıl üst üste IGCAT Food Film Menu 2026 Seçkisi kapsamında ödüllendirilmesi, UGFF’nin seçki ve kürasyon yaklaşımının uluslararası alanda karşılık bulduğunu gösteren dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. Urla’dan Kars’a uzanan festival seçkisinde gastronomi; yalnızca yemekler üzerinden değil, coğrafya, kültürel bellek, üretim, emek ve yerel yaşamla kurduğu ilişkiler üzerinden ele alınmıştı.

Bu yaklaşım, gastronomi sinemasını farklı disiplinlerle buluşturan UGFF’nin program anlayışının temelini oluşturuyor. Festival, Anadolu’nun farklı coğrafyalarından yerel hikayeleri sinema aracılığıyla görünür kılarken, bu anlatıların uluslararası gastronomi ve kültür platformlarında karşılık bulabileceği bir alan yaratıyor.



St. Petersburg-Ankara arasında başlayan direkt uçuşla yeni turizm rotaları Rus turizmcilere tanıtıldı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ST. PETERSBURG'DAN ANKARA'YA BAŞLATILAN DİREKT UÇUŞLAR TURİZMDE YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALADI

St. Petersburg-Ankara arasında başlayan direkt uçuşlar ve Kapadokya odaklı yeni turizm rotaları Rus turizmcilere tanıtıldı. 

St. Petersburg ile Ankara hattındaki direkt uçuşlar ve "Ankara-Kapadokya" eksenli yeni turizm rotaları, St Petersburg’da düzenlenen bir toplantıyla turizm profesyonellerine tanıtıldı. Şehrin önde gelen turizm sektörü temsilcilerini bir araya getiren toplantıda; yeni uçuş hattının St. Petersburg pazarına kazandırdığı avantajlar, Ankara’nın geniş transit ulaşım ağı ve Kapadokya’yı merkeze alan kapsamlı turizm programları detaylı şekilde anlatıldı.

Pulkovo Havalimanı’ndan Güçlü Altyapı ve Rekor Yolcu Kapasitesi

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı Asiyat Khalvashi, Pulkovo’nun üst üste 3 yıldır ülkenin en büyük ikinci havalimanı unvanını koruduğunu belirterek, “Geçen yıl 21 milyon yolcu ağırladık. Bugün rota ağımızda 55 havayolu şirketi tarafından hizmet verilen 116 nokta bulunuyor. Uçuş sayımızı artırarak büyümemizi sürdürüyoruz" dedi.

St Petersburg-Ankara hattının uçak doluluk oranlarını ve pazardan gelecek talepleri yakından takip ettiklerini anlatan Khalvashi, “Ortaklarımızla uçak doluluk oranlarını ve bu rotaya olan talebi değerlendirmek üzere anlaştık. Uçuş programı başarılı olursa, önümüzdeki yaz sezonundan itibaren bu seferi yıl boyu süren düzenli bir rota statüsüne geçirmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

Esenboğa’dan 62 Farklı Noktaya Kolay Erişim

Toplantıda, Ankara Esenboğa Havalimanı’nın yalnızca bir varış noktası değil, aynı zamanda stratejik bir aktarma merkezi olduğuna dikkat çekildi. AJet, Ankara’yı Türkiye genelinde ve yurt dışında toplam 62 farklı noktaya bağladığı, yolcuların minimum aktarmayla seyahat planı yapmasına olanak tanındığının altı çizildi. 

Toplantıda Ankara’dan kolaylıkla gidilebilecek Kapadokya, Pamukkale gibi destinasyonlarının da tanıtımı yapıldı. 


Jolly’den güçlü performans:‘’Sektörün üzerinde büyüme gösteriyoruz’’

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Jolly’den güçlü performans:‘’Sektörün üzerinde büyüme gösteriyoruz’’

Türkiye’nin en çok tercih edilen ve en fazla ürün çeşitliğine sahip olan turizm markalarından Jolly, başarılı performansını 2026 yılında da sürdürüyor. Geceleme sayısında sektörün üzerinde büyüme gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, ‘’Yaz döneminde başarılı bir performansa imza atıyoruz, temmuz ve ağustos aylarında ciddi talep artışı gördük. Öte yandan artık eylül ve ekim aylarını da yaz sonu değil güçlü tatil dönemi olarak görüyoruz. Bu dönemde ürünlerimize talep artıyor’’ dedi.


Türkiye’nin en çok tercih edilen ve en fazla ürün çeşitliliğine sahip turizm markalarından biri olan Jolly, 2026 yılında da büyümesini sürdürüyor ve güçlü bir performans sergiliyor. Turizm sektöründe yurt içi misafir payının arttığına dikkat çeken Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, ‘’Jolly olarak biz de iç piyasadaki güçlü büyümemizi 2026 yılında sürdürüyoruz. Sektörümüzde yurt içinde daha fazla olmak üzere bütün ürünlerde ciddi talep artışları görülüyor. Biz de sektör ortalamasından yaklaşık yüzde 50 daha fazla talep alarak pazar kazanımımızı devam ettiriyoruz. Geçen yıl yurt içi misafir geceleme sayısında yüzde 40’lara varan bir büyüme gerçekleştirdik. Bu sezon sonunda da benzer bir büyümeye imza atmayı hedefliyoruz. Sektörün üzerinde bir büyüme yakalayarak pazar payımızı büyütme stratejimizi sürdüreceğiz’’ diye konuştu.

‘’İç turizmin öneminin arttığını görüyoruz’’

Türkiye turizm sektörünün gelişimine dair deVardar, ‘’2019’dan 2025’e yıllık bileşik büyüme oranı, yurt dışı turist geceleme sayısı yaklaşık yüzde 5 büyürken, aynı dönemde yurt içi misafir geceleme sayısının yaklaşık yüzde 13 büyüdüğünü görüyoruz. 2026 sezonuna baktığımızda da benzer şekilde yurt içi misafir ağırlığının artmakta olduğunu gözlemliyoruz. Dolayısıyla yıldan yıla iç turizmin öneminin arttığı ve turizmin lokomotif haline geldiğini söyleyebiliriz’’ dedi. 

‘’Sonbahar aylarında tatil talebi artıyor’’

Eylül ve ekim aylarının artık yaz sezonunun sonu olarak değil güçlü tatil dönemi olarak konumlandığına işaret eden Vardar, şunları söyledi:  ‘’Eylül ve ekim aylarının da artık yeni yaz dönemi olduğunu söylemek mümkün. Temmuz ve ağustos aylarında olduğu gibi bu dönemde de artan bir tatil talebi var. Uygun tatil seçenekleri, temmuz-ağustos aylarına kıyasla daha kolay müsait oda bulunabilmesi ve güney sahillerindeki olumlu iklim koşulları talebi artıran nedenler arasında yer alıyor. Şimdiden hem uygun fiyata tatil yapmak isteyen ailelerin hem de okullar açıldıktan sonra çocuksuz çiftlerin tatil yapmak yönündeki taleplerinin ayrı ayrı yükseldiği bir dönemde, biz de bu taleplerecevap vermek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.’’

‘’2 milyon kişiye yakın misafir sayımızı daha da artıracağız’’

Jolly olarak diğer hizmet kalemlerinde de büyüme gösterdiklerinin altını çizen Vardar, ‘’Yalnızca yurt içi değil; yurt dışı turlar, kültür turları, Kıbrıs otelleri ve gemi turları da büyümeye devam ettiğimiz diğer önemli ürün seçeneklerimiz arasında yer alıyor. Yıldan yıla artan büyüme performansımızı artırıyoruz. 2026 başında ulaştığımız 2 milyon kişiye yakın performansımızın üzerine koyarak bu yıl da misafir sayımızdaki artışı sürdürmeyi hedefliyoruz. Bu büyümemizin alt yapısını ise zengin otel portföyümüz ve tur seçeneklerimizle birlikte müşteri memnuniyeti en başa yazma politikamız oluşturuyor. Misafirlerimizin seyahatle ilgili her ihtiyacına cevap veriyoruz ve onların güzel anılar biriktirmesinin mimarlığını üstleniyoruz’’ dedi.

“Yurt dışı turlarda eylül başı itibarıyla erken rezervasyon dönemini başlatıyoruz”

Yaz döneminde sektörün üstünde güçlü performans sergileyen Jolly, 2027 yılı yurt dışı tatil ve seyahat fırsatları için de erken rezervasyon dönemini başlatıyor.  Erken rezervasyonun fiyat avantajı dışında seyahat kalitesi üzerinde de etkili olduğunu belirten Vardar, ‘’Yurt dışı turlarda eylül başı itibarıyla erken rezervasyon dönemini resmi olarak başlatıyoruz. 2027 yılında dünyanın dört bir yanında, vizeli ve vizesiz destinasyonlara ürün portföyümüz üzerinden ulaşmak mümkün olacak. Erken rezervasyon, tatili önceden planlamanın ve seyahat deneyimini daha doğru kurgulamanın önemli bir parçası haline geldi. 1 Eylül itibarıyla başlayacak 2027 yurt dışı erken rezervasyon döneminde misafirlerimizin karşısına dünya çapında farklı destinasyon ve ürün alternatifleriyle çıkacağız” diye konuştu.

“Uzak rotalarda yine misafir tercihinde önde geliyoruz; Japonya, Güney Kore ve Tayland talepleri artışta”

Avrupa ve Asya’daki rotalara da ilginin yükseldiğini söyleyen Vardar, ‘’Yunanistan’ın yanı sıra vizeli destinasyonlarda İtalya ve İspanya gibi klasik destinasyonlara ve Japonya, Kore ve Tayland gibi uzak destinasyonlara da yüksek talepler alıyoruz. Uzak rotalarda da yine misafirlerin tercihi olmaktan mutluluk duyuyoruz. Geçen senelerde olduğu gibi vizesiz destinasyonlar arasında Mısır- Sharm El Sheik talepte başı çekiyor. Bu sene özellikle 31 Ekim’de Karadağ’ın vize uygulamasına geçecek olması nedeniyle bu kısa dönemde yüksek oranda talep bekliyoruz’’ ifadelerini kullandı.

‘’Ilıman ortam oluşunca Dubai’ye talep yeniden artıyor’’

Jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla birlikte körfeze ilginin yeniden canlandığına da dikkat çeken Vardar, şöyle konuştu: ‘’Bölgedeki gelişmelerle geri plana düşen Dubai destinasyonunda ılıman bir ortamınoluşması koşullarında ve 5-7 yıldızlı tesislerin çok uygun fiyatlara bulunabilmesiyle birlikte talebin ciddi şekilde arttığını gözlemliyoruz. Gelecek dönemde talepte bölgesel gelişmeler başrol oynayacak.Ayrıca son yıllarda çok daha fazla tercih edilen bir destinasyon haline gelen Yunanistan’da ise yalnızca ana karada değil, tüm adalarda misafirlerimizi en geniş otel portföyüyle buluşturuyor ve feribot biletine kadar tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kapsamlı bir hizmet sunuyoruz.  Bir diğer açıdan da Jolly ile yurt dışına çıkmanın seyahat kalitesine etkisi de özel önem taşıyor. Misafirlerimiz, herhangi bir sorunla karşılaştıklarında güvenilir ellerde olduklarını bilmenin verdiği güvenle tatilin keyfine, yeni yerler ve kültürler keşfetmeye odaklanabiliyor.’’

‘’Nehir turları parlayan bir yıldız olarak öne çıkıyor’’

Gemi turlarının tüm dünyada popülerliği giderek artığını iletenVardar, ‘’Bir diğer önemli trend olarak ise gemi turları öne çıkıyor. Gemi turları, sadece belli yaş gruplarının tercih ettiği, niş bir tatil opsiyonu olarak görülmekten çıkıyor ve misafirler Ege ve Akdeniz’den Uzak Doğu’ya Arap Yarımadası’na Karayipler’e kadar çok farklı ürün tercihlerinde bulunabiliyor. Özellikle bu alan içerisinde en dikkat çekici ürünlerin başında nehir turları parlayan bir yıldız olarak öne çıkıyor’’ diye konuştu.

‘’Kültür turlarında Turistik Doğu Ekspresi ön planda’’

Anadolu’nun zengin kültür mirasını daha fazla kişiyle buluşturmaya özel önem verdiklerini belirten Vardar, şunları söyledi: ‘’Kurulduğumuz yıldan bu yana paket turları ile Türkiye’nin her noktasına ulaşıyoruz. Sorumlu ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla düzenlediğimiz kültür turlarında, gerek güzergâh çeşitliliği gerek rehber kalitesi gerekse de yılların bilgi birikimiyle misafirlerin ilk tercihi olmak bize gurur veriyor. Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Türkiye’nin dört bir yanına turlarımız mevcut. Özellikle bunların içerisinde Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu turlarımız ile yakın dönemde satışa çıkacak olan Turistik Doğu Ekspresi ön planda olan destinasyonlarımız arasında yer alıyor. Turistik Doğu Ekspresi için şimdiden talep toplamaya başladık. Bu destinasyonu Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz turlarımız da takip ediyor.’’ 

‘’Kıbrıs artan yatak kapasitesi, uzun sezonu ile önemli fırsatlar sunuyordu ve biz de ciddi büyümeler gerçekleştirdik’’

Kıbrıs için deVardar, şu ifadelere yer verdi: ‘Kıbrıs son yıllarda artan yatak kapasitesi ve uzun süren sezonu ile önemli bir tatil alternatifi oldu. Biz de bu destinasyonu sadece otel konaklaması olarak görmedik.Köklü tarihini, eşsiz kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini ön plana çıkaracak paket turlar hazırlayarak büyümemizi destekleyecek altyapımızı hayata geçirdik. Otel konaklamaları ile birlikte önemli bir kültür turu rotası olarak konumlandırdık. Bu yaklaşımımızın karşılığını da aldık, Kıbrıs’ta son 3 yıldır çok ciddi büyümeler gerçekleştirerek pazardaki yerimizi güçlendirdik. Bu yıl da büyümemizi üzerine koyarak devam ettiriyoruz.’’

‘’Misafirlerimize uygun ödeme koşulları ve kampanya alternatifleri sunuyoruz’’

Tüm büyüme hedeflerinin yanında misafirlerine sundukları avantajları da geliştirmeye devam ettirdiklerini belirten Vardar, ‘’Misafirlerimize en konforlu, en iyi konaklama şartlarını sunmanın yanında, buna ulaşımın kolaylığı için uygun ödeme koşulları yaratmaya ve her bütçeye uygun alternatifler sunabilmek için çok çeşitli kampanyalar düzenlemeye her zaman olduğu gibi önem veriyoruz. Önümüzdeki erken rezervasyon döneminde de bu koşullar ve kampanyaları artırarak devam ettireceğiz’’ dedi.


DeFacto, ürün dünyasını yeni kategorilerle genişletmeye devam ediyor.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Pırlantalar Gerçek, Fiyatlar DeFacto!

Global moda markası DeFacto, büyüme stratejisi kapsamında ürün dünyasını yeni kategorilerle genişletmeye devam ediyor. Pırlanta kategorisine adım atan DeFacto’nun pırlanta koleksiyonunda 40 parça bulunuyor. Güven ve şeffaflığı yeni kategorideki müşteri deneyiminin merkezine alan DeFacto, koleksiyondaki her ürünü  JTR pırlanta ve mücevher derecelendirme raporuyla birlikte sunuyor. 

Müşterilerinin hayatına dokunan güçlü bir yaşam tarzı markası olma vizyonuyla moda perakendesinde kategori sınırlarını genişleten DeFacto, ürün portföyüne pırlantayı ekledi. Gerçek pırlantaların kullanıldığı yeni koleksiyon; yüzük, küpe, kolye, zincir bileklik ve ip bilekliklerden oluşan toplam 40 parçalık bir ürün gamı sunuyor.

DeFacto, yeni kategoriyle hazır giyimde yıllar içinde geliştirdiği tasarım, hız, ölçek ve geniş kitlelere ulaşma yetkinliğini farklı ürün alanlarına taşımayı hedefliyor. Şirket, pırlanta kategorisini yalnızca ürün portföyünün genişlemesi olarak değil, müşterisiyle temas ettiği alanların ve DeFacto değer zincirinin büyümesinin de bir parçası olarak konumlandırıyor.

“DeFacto’nun değer zinciri büyüyor”

DeFacto’nun pırlanta kategorisine girişini şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak değerlendiren DeFacto CEO’su İhsan Ateş, şunları söyledi: “Bugün moda perakendesinde farklılaşmanın yalnızca mevcut kategorilerde daha fazla ürün sunmaktan geçmediğine inanıyoruz. Tüketici markalardan yeni deneyimler, yeni keşif alanları ve zaman zaman hiç beklemediği karşılaşmalar bekliyor. Biz de hazır giyimde yıllar içerisinde geliştirdiğimiz hız, ölçek, tasarım ve erişilebilirlik yetkinliklerimizi daha geniş bir yaşam tarzı dünyasına taşıyoruz. Ürün gamımız genişlerken DeFacto’nun değer zinciri de büyüyor, müşterimizle temas ettiğimiz alanlar çoğalıyor. Pırlanta kategorisine girişimizi de bu büyüme ve farklılaşma yaklaşımının önemli bir adımı olarak görüyoruz. DeFacto’nun en güçlü kaslarından biri müşterisini yakından tanıması ve değişen beklentilere hızlı yanıt verebilmesi. Pırlanta kategorisinde de bu yetkinliğimizi kullanacağız. Amacımız, müşterilerimizin pırlantaya kolaylıkla ulaşabildiği, ürün hakkında ihtiyaç duyduğu bilgiyi rahatça edinebildiği ve kendisini güvende hissettiği yalın bir alışveriş deneyimi sunmak.Koleksiyonu ilk etapta 22 mağaza ve online kanalımız üzerinden tüketicilerle buluşturacağız. Önümüzdeki dönemde hem ürün gamını hem de satış ağını genişletmeyi planlıyoruz. Türkiye’de elde edeceğimiz sonuçların ardından kategoriyi uluslararası operasyonlarımıza da taşımayı hedefliyoruz.”

40 parçalık ürün gamı

Gerçek pırlantaların kullanıldığı DeFacto Pırlanta Koleksiyonu toplam 40 parçadan oluşuyor. Koleksiyonda yüzük, küpe, kolye, zincir bileklik ve ip bileklik modellerinin yanı sıra tektaş ve beştaş tasarımlar bulunuyor. Modern, zarif ve zamansız bir tasarım diliyle hazırlanan koleksiyon; günlük kullanıma uygun sade ve minimal ürünlerden klasik pırlanta tasarımlarına uzanıyor. DeFacto, yeni kategoride fiyat kadar güven ve şeffaflığı da satın alma deneyiminin temel unsurları arasında konumlandırıyor. Koleksiyondaki her ürün, kendisine özel JTR pırlanta ve mücevher derecelendirme raporuyla birlikte sunuluyor. 


19 Ağustos 2026 Çarşamba

Mövenpick Hotel & Thermal Spa Bursa’dan Çocuklara Umut Olacak Anlamlı Destek


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Mövenpick Hotel & Thermal Spa Bursa’dan Çocuklara Umut Olacak Anlamlı Destek

“Atma, Tamir Olsun; Çocuklara Umut Olsun” projesi kapsamında otelde toplanan oyuncaklar çocuklara ulaştırılmak üzere teslim edildi.


Mövenpick Hotel & Thermal Spa Bursa, kullanılmayan oyuncakların yeniden değerlendirilmesini ve çocuklara ulaştırılmasını amaçlayan “Atma, Tamir Olsun; Çocuklara Umut Olsun” projesine destek verdi.


Proje kapsamında otel bünyesinde gerçekleştirilen oyuncak toplama kampanyasında, çalışanların katkılarıyla bir araya getirilen oyuncaklar  “Atma, Tamir Olsun; Çocuklara Umut Olsun”  ekibine teslim edildi. Böylece kullanılmayan oyuncakların yeniden hayat bulması ve çocukların yüzünde bir tebessüme dönüşmesi amaçlandı.


Mövenpick Hotel &Thermal Spa Bursa ekibi, sürdürülebilirlik anlayışının yanı sıra toplumsal faydayı da odağına alan bu anlamlı projenin bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını belirtti.


Oyuncakların yeniden değerlendirilmesini sağlayan proje, tüketim alışkanlıklarının dönüştürülmesine katkı sunarken aynı zamanda çocuklara ulaşan küçük bir iyiliğin büyüyerek anlamlı bir mutluluğa dönüşmesine vesile oluyor.


Mövenpick Hotel &Thermal Spa Bursa, sürdürülebilirlik ve sosyal fayda odaklı çalışmalarını çalışanlarının ve iş ortaklarının katkılarıyla sürdürmeye devam ediyor.


Sabiha Gökçen’de uçuş ve yolcu trafiğinde yeni rekor kırıldı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabiha Gökçen’de Günlük Yolcu Sayısı 180 Bini Aştı Sabiha Gökçen’de uçuş ve yolcu trafiğinde yeni rekor kırıldı

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, güçlü operasyonel yetkinliği ve artan küresel seyahat talebiyle büyüme ivmesini sürdürüyor. 16 Ağustos 2026 Pazar günü gerçekleşen 958 uçuş ve 180 bin 914 yolcu trafiği ile havalimanı tarihinin en yüksek günlük performansına ulaşarak yeni bir rekora imza attı.  Böylece havalimanında günlük yolcu sayısı ilk kez 180 bin seviyesinin üzerine çıktı.

Yaz sezonunun en yoğun döneminde elde edilen bu başarı; dış hat gelen/giden yolcu, iç hat gelen/giden yolcu ve dış hat uçuş trafiği kategorilerinde de eş zamanlı rekorlarla taçlandı.

Bu rakamlarla Sabiha Gökçen, günlük uçuş ve yolcu trafiği, dış hatlar gelen ve giden yolcu, iç hatlar gelen ve giden yolcu, toplam dış hat uçuş sayısı ve dış hat giden uçuş trafiğinde yeni rekorlara ulaştı.

Aynı gün, yolcu biniş köprüleri (Passenger Boarding Bridges – PBB) ile hizmet verilen uçak sayısında da yeni bir rekora imza atıldı. Daha önce 212 uçakla kaydedilen günlük rekor 16 Ağustos’ta 218 uçağa hizmet verilmesiyle aşılırken, PBB operasyonlarında tüm zamanların en yüksek günlük seviyesine ulaşıldı.

Operasyonel mükemmellik ve güçlü koordinasyon

Yoğun trafik hacminin operasyonel bütünlük korunarak yönetilmesi, havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların yüksek koordinasyonu sayesinde sağlandı.Terminal işletmecisi ISG, yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu deneyimine yönelik süreçleri optimum şekilde yönetirken havalimanı otoritesi HEAŞ ekipleri; hava trafik, apron, pist, meydan faaliyetleri ve saha emniyetine ilişkin operasyonların düzenli şekilde sürdürülmesini sağladı.

  


İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, rekor performansı şu sözlerle değerlendirdi:

“16 Ağustostarihinde günlük yolcu trafiğinde 180 bin eşiğinin ilk kez aşılması, Sabiha Gökçen’e olan güçlü talebin ve kesintisiz operasyonel kabiliyetimizin net bir göstergesidir. Bizim için gerçek başarı; yalnızca yüksek kapasiteyi yönetmek değil, bu ölçekte dahi yolcu odaklı hizmet anlayışımızdan ve 'kusursuz müşteri deneyimi' hedefimizden ödün vermemektir. Operasyonel yetkinliğimiz ve teknolojik altyapımız kadar, yolcularımıza güven ve konfor sunan insan odaklı yaklaşımımız da bu başarının temelini oluşturuyor. Sahadaki özverili ekiplerimize, iş ortaklarımıza ve bizi tercih eden tüm yolcularımıza teşekkür ederiz. Terminalimizde uçuş ve yolcu güvenliğini sağlayan, operasyonlarımızın sürekliliği için bizlerden desteğini esirgemeyen tüm kamu kurumlarına ve çalışanlarına güçlü koordinasyonları ve iş birlikleri için minnettarız. Sabiha Gökçen olarak bölgesel bir transfer merkezi olma vizyonumuz doğrultusunda yolcu deneyimini sürekli iyileştirmeye ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz.”

Bölgesel transfer merkezi olarak Sabiha Gökçen’in stratejik konumu güçleniyor

Genişleyen bağlantı ağı, T1 entegrasyonu ile eklenen ilave biniş kapıları ve artan yolcu kapasitesiyle Sabiha Gökçen, Türkiye’nin hava ulaşımındaki kritik rolünü pekiştirirken İstanbul’un stratejik konumunu da güçlendirmeyi sürdürüyor.Son rekor, terminal işletmecisinin yüksek yoğunluklu dönemlerdeki çevikliğini ve artan seyahat talebine güçlü operasyonel kapasitesiyle yanıt verebildiğini bir kez daha ortaya koydu.


Aras Kargo Çok Yönlü Dönüşümüyle Türkiye'nin Büyümesini Taşıyacak Altyapıyı Kuruyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Gelecek Yola Çıktı: Aras Kargo Çok Yönlü Dönüşümüyle Türkiye'nin Büyümesini Taşıyacak Altyapıyı Kuruyor

Sektördeki 45 yıllık liderliğini uluslararası gücüyle pekiştiren Aras Kargo, “Yolun geçtiği her yerde olma” vizyonuyla başlattığı çok yönlü dönüşüm programını paylaştı. Son yıllarda 100 milyon Euro’nun üzerinde yatırım yapan şirket, önümüzdeki 3 yıl içinde 100 milyon Euro’luk yeni bir yatırım hamlesiyle büyüme yolculuğunu hızlandırıyor. Türkiye nüfusu kadar adresi yılda iki kezden fazla ziyaret eden Aras Kargo, dönüşümün merkezine insanı alıyor. Yeni Nesil Şube konseptiyle müşteri ve çalışan deneyimini yeniden tasarlarken, Türkiye’nin ilk ve tek 7/24 kargo otomatı Aras Burası ile iade deneyimini dönüştürüyor. 6 bine yakın Aras Burası Esnaf noktası ve 7/24 kargo otomatlarıyla hizmeti şube sınırlarının ötesine taşıyan şirket, Aras Global ile müşterilerini sınır ötesine taşıyor. Yeni transfer merkezi yatırımlarıyla operasyonel gücünü artıran Aras Kargo; yalnızca kargo taşımıyor; Türkiye’nin ticaretini taşıyacak altyapıyı kuruyor.

Ekonominin görünmeyen omurgası olan lojistik sektöründe Aras Kargo; 28 transfer merkezi, 800'ü aşkın şube, 6.000'e yakın Aras Burası esnaf noktası ve 14.000 kişilik ekibiyle her gün 1 milyondan fazla adrese ulaşıyor. Değişen müşteri beklentileri ve Türkiye'nin genç, dijital nüfusunun büyüttüğü e-ticaretin potansiyeli, lojistik altyapının önemini artırıyor. Aras Kargo bu fırsatı büyümeye çevirmek için yapısını, teknolojisini, operasyonunu ve kültürünü aynı anda yeniden tasarladığı dört temel dönüşüm alanı belirledi: Kültürel Dönüşüm; insan ve toplumsal cinsiyet dengesi odağında. Ticari Dönüşüm; Müşteri memnuniyeti ve uluslararası büyüme odağında. Operasyonel Dönüşüm; kapasite artışı, verimlilik ve yeşil lojistik odağında. Dijital Dönüşüm; Aras Digital liderliğinde, teknoloji, verimlilik ve inovasyon odağında.

Aras Kargo için bu yolculuk, 45 yıllık hikayesini geleceğe göre yeniden kurgulamakla başladı. Şirket kurumsal marka kimliğini yenilerken 'Müşteri bugün kargodan ne bekliyor?' sorusuna odaklandı. 'Yolun geçtiği her yerde olma' vizyonu; Yeni Nesil Şubelerden, 7/24 kargo otomatlarına, Anadolu’yu 120 ülkeye bağlayan uluslararası lojistik ağından, 6 ülkeye ihraç edilen yazılım teknolojilerine kadar somut çıktılara dönüştü.

Yolun Geçtiği Her Yerde, Müşterinin Yanında

Aras Kargo’nun yeni kurumsal kimliği, 45 yıllık deneyimini geleceğe taşıyan “Yol” hikâyesinden ilham alıyor. Yenilenen marka kimliği, şirketin Türkiye sınırlarını aşan yeni dönemini de temsil ediyor. Uluslararası operasyonlarını Aras Global çatısı altında birleştiren şirket, yeni kimliğini Gürcistan ve Özbekistan’da hayata geçirirken, Azerbaycan’daki dönüşümü 2027 yılında tamamlamayı planlıyor. 

Değişen müşteri beklentileri doğrultusunda Aras Kargo, hizmetlerini müşterinin hayatına ve programına uyarlayan uçtan uca bir deneyim yaklaşımı geliştiriyor. Yeni Nesil Şube konseptiyle müşteri ve çalışan deneyimini yeniden tasarlayan şirket, müşteri alanlarını operasyonel süreçlerden ayrıştırarak daha kolay, hızlı ve insan odaklı bir şube deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde yaygınlaşan yeni nesil şubelerin dönüşümünün 2027 sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Bu dönüşümün teknoloji ayağında ise Aras Burası 7/24 bulunuyor. Türkiye’nin ilk ve tek gece-gündüz hizmet veren kargo otomatı ile müşteriler, şube çalışma saatlerinden bağımsız olarak günün her saati iade işlemlerini gerçekleştirebiliyor. İstanbul Suadiye’de başlayan uygulama, bugün Türkiye genelinde 20 noktaya ulaşmış durumda. Kargo otomatlarından yapılan gönderilerde sunulan yüzde 40 indirim de müşterilere doğrudan ekonomik değer sağlıyor.

Dönüşümün Omurgası: Saniyede 100'den Fazla Paket Taşıyan Altyapı

Aras Kargo’nun esnek ve çok kanallı müşteri deneyiminin arkasında saniyelerle yarışan güçlü bir operasyonel altyapı bulunuyor. Son beş yılda transfer merkezi yatırımlarını hızlandıran şirket, saatte 365 bin, saniyede yaklaşık 100 kargo işleme kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük kargo işleme ağlarından birini işletiyor. Bu altyapı, özellikle e-ticaretin yoğun dönemlerinde değişken talebe hızla yanıt vererek Aras Kargo’yu e-ticaret şirketlerinin en çok tercih ettiği lojistik iş ortağı konumuna taşıyor. 2025 yılında, Hadımköy Transfer Merkezi, 8,3 milyon Euro yatırım ve ileri teknoloji otomasyonla yenilenerek günlük 600 binin üzerinde kargo işleme kapasitesine ulaştı. Gaziantep’te 15.200 m²’lik yeni transfer merkezi ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki operasyonel gücü artırdı. Ankara Transfer Merkezi’nde ise kapasite 6 katın üzerinde artırıldı. 2026’da İstanbul Fenertepe başta olmak üzere Afyonkarahisar, Denizli, Diyarbakır, Düzce ve Kayseri’de sorter ve transfer merkezi yatırımları hayata geçiriliyor. Ayrıca Doğrudan Dağıtım Merkezi modeliyle transfer merkezleri ile alıcı arasındaki ara adım ortadan kaldırılarak aynı gün teslimat kapasitesi artırılıyor. 

Büyüme ve Sürdürülebilirliği Birlikte İleri Taşıyor

Aras Kargo, büyüme ve sürdürülebilirliği birlikte ilerletiyor. Türkiye’nin ilk ve en büyük elektrikli dağıtım filosuna sahip şirket, Yeşil İlçe programıyla 10 ilçede tamamen elektrikli teslimat gerçekleştiriyor; bu sayının 2026 sonunda 13’e çıkarılması hedefleniyor. Aras Kargo çatısı altında yer alan dört ülkede yenilenebilir enerji sertifikalarıyla 109.500 ton karbon emisyonunu ve 16,8 milyon kWh elektrik kaynaklı emisyonu dengelerken, yılda 1 milyon kilogramdan fazla atığı geri dönüştürüyor. Aras Rotalama Platformu ile rota optimizasyonu sağlayarak gereksiz kilometreyi, yakıt tüketimini ve emisyonları azaltan Aras Kargo, 5 bini aşkın araç ve kuryeden oluşan filosunu da sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda dönüştürüyor.

Aras Dijital: Dönüşümün Teknolojik Gücü

Bu operasyonel gücün arkasında şirketin kendi geliştirdiği teknoloji bulunuyor. Aras Kargo’nun ilk iştiraki Aras Digital, Türk mühendislerinin geliştirdiği teknolojileri Avusturya Postanesi şirketlerine ihraç eden bir teknoloji üssüne dönüştü. Yapay zekâ destekli Aras Rotalama Platformu ile rota, yakıt ve karbon optimizasyonu sağlanırken, yeni nesil taşıma yönetim sistemi NESY altı ülkede planlamadan operasyona, müşteri yönetiminden kargo takibine kadar tüm süreçleri tek platformda buluşturuyor. 2026 teknoloji mimarisini oluşturan Aras DigiCore ise yapay zekâ, otomasyon, bulut, siber güvenlik, sensör ve veri teknolojilerini tek çatı altında birleştiriyor. Aras Dijital, bugün Avusturya Postanesi bünyesindeki Avrupa şirketleri için teknoloji üreten ve altı ülkede operasyonlarını bu teknolojiyle yöneten bir yapıya ulaştı.

Anadolu’dan Dünyaya: Aras Global ile İhracat Kolaylaşıyor

Dönüşümün etkisi Türkiye sınırlarında bitmiyor. Aras Kargo’nun %100 iştiraki Aras Global, Türkiye’yi dünyaya bağlayan bir köprü olarak Kafkasya ve Orta Asya’da entegre lojistik ağı işletiyor. Azerbaycan’da satın aldığı Starex markasıyla ülke genelinde, Gürcistan’da günde 10 bin gönderiyi yöneten operasyonuyla ve Özbekistan’da teknoloji destekli şehirler arası teslimat hizmetleriyle bölgedeki varlığını güçlendiriyor. 

Bugün yaklaşık 4 bin KOBİ, Aras Global’in dijital platformu üzerinden 120’den fazla ülkeye ihracat yapabiliyor. Kars’taki bir üretici, platform üzerinden aldığı kodla en yakın Aras şubesinden gönderisini teslim ederek, Ankara’ya gönderir gibi dünyanın herhangi bir noktasına ihracat yapabiliyor. Aras Global’in hedefi, Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyarak çevre pazarlara bağlayan tercih edilen bölgesel lojistik partneri olmak.

Dönüşümün merkezinde insan: İçeriden Başlayan Değişim     

Tüm teknolojik ve operasyonel dönüşümün merkezinde insan var. İnsan Kaynakları fonksiyonunu "İnsan ve Kültür" olarak yeniden yapılandıran Aras Kargo, çalışanlarıyla birlikte şekillendirdiği “Biz Araslarız” kültür programıyla yeni değerlerini Anlam, Eylem ve Neşe olarak belirledi. Geçtiğimiz ay şirket içinde lansmanı yapılan program ve değerler ilk kez kamuoyuyla paylaşılırken; doğum günü izni, geliştirilmiş babalık izni, Kırmızı Kahramanlar Kol Kola programı, cinsiyetsiz sözlük ve “Herkes herkese ulaşabilir” liderlik ilkesi gibi somut adımlar hayata geçirildi. 

Bu yaklaşımın güçlü yansımalarından biri Aras Kadın Voleybol Takımı. 2023’te kurulan takım, ilk sezonunda Sultanlar Ligi’ne yükselerek İzmir’in 17 yıllık Sultanlar Ligi hasretini sona erdirdi. Son sezonu ise 6. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarında Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanan takım, sporu yalnızca sportif başarı değil, kadınların gücünü destekleyen ve toplumsal bağları güçlendiren bir platform olarak konumlandırıyor. Sezon boyunca İzmir İtfaiyesi çalışanları, AFAD ekipleri ve genç kızlar maçlarda ağırlanırken, sporun birleştirici gücü sahadan topluma taşındı. Aras Kargo, Anlam’ı değer yaratmak, Eylem’i sahada olmak, Neşe’yi ise birlikte başarmak olarak somutlaştırdığı bu yolculukta, İzmir’in enerjisini, kadınların gücünü ve Türkiye'nin voleybol tutkusunu zirveye taşımaya devam ediyor. 

“Önümüzdeki üç yılda 100 milyon euro daha yatırım yaparak Türkiye'nin büyümesini taşıyacak altyapıyı kuruyoruz”

Dönüşümün vizyonunu ve büyüme hedeflerini değerlendiren Aras Kargo CEO'su Barbara Hagen şunları söyledi: 

“Türkiye’ye ve büyüme potansiyeline güçlü bir şekilde inanıyoruz. Aras Kargo olarak bugün yalnızca kargo taşımıyor, Türkiye’nin ticaretinin ve e-ticaret ekosisteminin büyümesini mümkün kılan altyapıyı inşa ediyoruz. İnsan, teknoloji, operasyon ve sürdürülebilirlik odağında yürüttüğümüz çok boyutlu dönüşümle; yerel pazar liderliğimizi Avusturya Postanesi’nin uluslararası gücüyle birleştirirken, geliştirdiğimiz teknoloji ve operasyonel uzmanlığı Avrupa’ya da taşıyoruz. 

Son yıllarda 100 milyon Euro’nun üzerinde yatırım gerçekleştirdik, önümüzdeki üç yılda 100 milyon Euro daha yatırım yapacağız. Her yatırımımızı yalnızca bugünün kapasitesini artıran bir adım değil, Türkiye’nin gelecekteki büyümesini taşıyacak bir altyapı yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz net: Teknolojiyle hızlanan, insanıyla güçlenen ve attığı her adımla daha sürdürülebilir bir Aras Kargo inşa etmek.”