24 Şubat 2026 Salı

Derya Verün: “Türkiye, Luxury Düğün Turizminde Küresel Gücünü Pekiştiriyor”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Derya Verün: “Türkiye, Luxury Düğün Turizminde Küresel Gücünü Pekiştiriyor”

Luxury düğün turizmi, yüksek harcama kapasitesine sahip uluslararası misafirleri Türkiye’ye çekerek konaklamadan gastronomiye, teknik prodüksiyondan perakendeye kadar geniş bir ekonomik zinciri harekete geçiriyor. Türkiye, tesis kalitesi, yaratıcı organizasyon gücü ve dünya standartlarındaki teknik altyapısıyla bu alanda küresel bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

“Luxury düğünler artık turizmin en yüksek katma değerli segmentlerinden biri haline geldi”

TEODER Etik Kurulu Başkanı ve Siyahinci Organizasyon Yönetim Kurulu Başkanı Cem Derya Verün, luxury düğün segmentinin klasik turizm hareketlerinden farklı olarak çok daha yüksek kişi başı harcama oranına sahip olduğunu vurguladı. Verün’e göre, yabancı misafirlerin Türkiye’ye giriş yaptığı andan itibaren başlayan süreç, havalimanı transferlerinden konaklamaya, şehir içi restoranlardan alışveriş noktalarına kadar geniş bir ekonomik etki yaratıyor.

Türkiye, özellikle İstanbul, Bodrum, Antalya, Çeşme ve Fethiye gibi destinasyonlarda sunduğu doğal güzellik ve hizmet kalitesiyle uluslararası çiftlerin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor.

“Her luxury düğün, düzenlendiği şehrin ekonomisine doğrudan katkı sunuyor”

Cem Derya Verün, luxury düğünlerin yalnızca otellerin doluluk oranlarını artırmakla kalmadığını, şehir ekonomisinde zincirleme bir hareketlilik başlattığını belirtti. Üç ila beş gün süren organizasyon programları, yüzlerce davetlinin konaklamasını, fine-dining restoran deneyimlerini, kültürel gezileri ve alışveriş aktivitelerini kapsıyor.

Bu süreçte müze ve ören yerleri, özel rehberli turlar, yat kiralama hizmetleri ve VIP ulaşım firmaları da ekonomik döngünün parçası haline geliyor. Verün, bu modelin sürdürülebilir turizm geliri açısından son derece kıymetli olduğunu ifade etti.

“Türkiye’nin tesis kalitesi, luxury segmentte güçlü bir rekabet avantajı sağlıyor”

Verün’e göre Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri, dünya standartlarının üzerindeki tesis altyapısı. Sahil destinasyonlarında yer alan lüks resort oteller ve butik konsept mekanlar, geniş balo salonları, açık hava organizasyon alanları, özel iskele konseptleri ve yüksek güvenlik standartlarıyla uluslararası beklentileri karşılıyor.


Uluslararası mutfak deneyimi sunan şef kadroları ve VIP misafir yönetimindeki profesyonellik, Türkiye’yi rakip destinasyonlar karşısında öne çıkarıyor.

“Türk organizasyon firmaları artık global ölçekte prodüksiyon yapabiliyor”

Cem Derya Verün, Türkiye’de faaliyet gösteren luxury düğün organizasyon firmalarının yaratıcı kapasitesine dikkat çekti. Konsept geliştirme, sahne tasarımı ve operasyon yönetimi alanlarında uzmanlaşmış ekipler sayesinde organizasyonlar yalnızca bir düğün değil, tam ölçekli bir görsel şölene dönüşüyor.

Uluslararası trendlerin yakından takip edilmesi, tasarım ve dekor uygulamalarında yüksek estetik standartların benimsenmesi Türkiye’nin marka değerini güçlendiriyor.

“Ses, ışık ve sahne teknolojisinde dünya standartlarını yakaladık”

Verün, teknik prodüksiyon tarafında ulaşılan seviyenin altını çizerek,yüksek çözünürlüklü LED ekran sistemleri, üç boyutlu mapping uygulamaları, akıllı ışık sistemleri ve uluslararası standartta ses altyapıları sayesinde düğünler adeta bir sahne gösterisine dönüşüyor dedi.

Canlı orkestralar, DJ performansları ve özel sahne efektleri senkronize biçimde planlanarak dünya standartlarında bir deneyim sunabilir hale geldi.

“Luxury düğünler geniş bir tedarik zincirini besliyor”

Cem Derya Verün, luxury düğün segmentinin arkasında çok güçlü bir tedarik ekosistemi bulunduğunu belirterek,çiçek ve dekor üreticilerinden tekstil firmalarına, catering şirketlerinden sahne ekipman sağlayıcılarına kadar pek çok sektör bu organizasyonlardan doğrudan pay alıyor.

Yüksek kalite beklentisi, üretim ve hizmet standartlarını yukarı taşırken, yerli firmaların da uluslararası ölçekte rekabet edebilmesine zemin hazırlıyor.

“Bu alan, nitelikli istihdam ve genç profesyoneller için büyük fırsatlar sunuyor”

Verün’e göre luxury düğün turizmi yalnızca ekonomik değil, sosyal açıdan da önemli bir katkı sağlıyor. Sahne tasarımcıları, ses ve ışık mühendisleri, çok dilli operasyon yöneticileri ve VIP hizmet personelleri gibi uzmanlaşmış kadrolar için yeni kariyer alanları oluşuyor.

Bu gelişim, turizm sektöründe nitelikli iş gücünün artmasına ve hizmet kalitesinin sürdürülebilir biçimde yükselmesine katkı sunuyor.


Air Astana, Airbus uçaklarıyla yaptığı operasyonların 20. yılını kutluyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Air Astana, Airbus uçaklarıyla yaptığı operasyonların 20. yılını kutluyor

Çok sayıda ödül kazanan Kazakbayrak taşıyıcı havayolu Air Astana, Airbus uçaklarını işletmeye başlamasının 20. yıl dönümünü kutluyor. İlk Airbus A320 uçağı Şubat 2006'da teslim edildi ve o zamandan beri filo önemli ölçüde büyüyerek bugün yaklaşık 60 uçağa ulaştı. Air Astana hissedarları, modern, verimli ve yolcuları memnun eden bir filoyu sürdürme konusundaki uzun vadeli taahhüdünün bir parçası olarak, yakın zamanda 25 adet daha Airbus A320 ailesi uçağının satın alınmasını onayladı.

Air Astana, 2008 yılında ilk doğrudan Airbus uçak siparişini verdi ve yeni filo 2012/13 yıllarında teslim edildi. Bu, Kazakistan'ın 1991'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana, Kazakistan merkezli bir havayolu şirketinin verdiği ilk doğrudan Airbus siparişiydi.


Air Astana, Kasım 2016'da ilk Airbus A320neo uçağını hizmete sokarak, yakıt verimliliği artırılmış ve çevresel performansı iyileştirilmiş yeni nesil bir uçağa geçiş yapan dünyadaki ilk şirketlerden biri oldu.

Eylül 2019’da Air Astana filosu, ilk Airbus A321LR uçağının hizmete girmesiyle daha da genişletildi. Bu gelişme, hat ağının büyümesini sağlarken havayolunun dar gövdeli uçaklarla uzun menzilli seferler gerçekleştirme kapasitesini artırdı.Air Astana'nın A321LR uçakları, dünyanın en uzun kesintisiz dar gövdeli rotalarından biri olan Almatı-Londra hattında yaklaşık dokuz saatlik uçuş süresiyle hizmet vermektedir.

Air Astana Grubu'nun bugünkü filosunda ağırlıklı olarak Airbus uçakları bulunmakta olup, toplam 59 uçaktan 41'i A320/A321neo ailesi uçağı ve 18'i A320/A321ceo uçağıdır.


EMITT Turizm sektörü için 510 milyon Euro iş hacmi yarattı

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm sektörü için 510 milyon Euro iş hacmi yarattı

109 ülke katılımı, yüzde 26’lık büyüme oranı ve yüzlerce firmanın yarattığı güçlü ticari hacimle EMITT sona erdi

ICA Events tarafından gerçekleştirilen ve 29’uncu yılında turizm sektörünün aktörlerini yeni lokasyonu İstanbul Fuar Merkezi’nde ağırlayan EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı tamamlandı. Üç gün boyunca 109 ülkeden 19 bin 849 ziyaretçiyi ağırlayan ve yoğunluğunu bir önceki yıla göre yüzde 26 artıran fuar, 28 ülkeden 552 katılımcıyı bir araya getirip yeni iş birliklerine ortam hazırlayarak toplam 510 milyon Euro’luk iş hacmi oluşturdu.

Türkiye’nin turizm ekosistemini iyileştirirken mevcut potansiyelini de yukarı taşıyan EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, 29’uncu edisyonunu geride bıraktı. 5-7 Şubat tarihleri arasında görkemli bir açılışla gerçekleşen ve turizm sektörünün küresel paydaşlarını bir araya getiren EMITT 2026; yaratılan ticari iş hacmi ve turizm ekonomisine sunduğu katma değerle, sektör paydaşları için verimli bir zemin oluşturdu. Yeni stratejik yapılanmasının ardından bu yıl ilk kez İstanbul Fuar Merkezi’nde organize edilen fuar, 109 ülkeden 2 bin 360’ı yabancı toplam 19 bin 849 ziyaretçiyi bir araya getirdi. 28 ülkeden 552 katılımcının yer aldığı fuar, aynı zamanda 63 ülkeden 322 VIP davetli tur operatörünü ağırladı. Fuarda katılımcı başına yaratılan iş hacmi 923 bin Euro’ya ulaştı.


EMITT, ziyaretçi yoğunluğunu yüzde 26 artırdı

Türkiye’nin her geçen gün yükselen turizm potansiyelinin EMITT ile 29 yıldır değer kazandığını belirten EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin, “İklimi, doğal güzellikleri, tarihi, kültürü ve gastronomisi ile dünyanın sayılı turizm destinasyonları arasında yer alan ülkemiz, küresel turizmdeki gücünü artırmayı sürdürüyor. EMITT olarak biz de 29 yıldır eldeki potansiyelin en iyi şekilde turizm sektörüne tanıtılması için çabalıyoruz. Bu doğrultuda fuarımız, sektör için yarattığı ekonomik değer sayesinde etkisini her geçen yıl dalga dalga yayıyor. Turizmin bir yerden bir yere giderek tatil yapma anlayışının ötesine geçerek uçtan uca bir deneyime dönüştüğü günümüzde fuarcılık algısı da buna paralel olarak değişiyor. Biz de bu kapsamda EMITT’i daha erişilebilir, kapsayıcı ve stratejik şekilde kurgulayarak katılımcılarımıza yenilikçi bir fuar deneyimi sunduk. Bu sayede bir önceki yıla göre ziyaretçi yoğunluğumuzu yüzde 26 oranında artırarak 19 bin 849’a çıkardık. Birçok ikili görüşme ve yeni iş birliklerine zemin hazırladığımız bu yılı, katılımcı firmaların da takdirini kazanmayı başararak geride bıraktık.Katılımcıların yüzde 94’ü EMITT’in işleri açısından önemli olduğunu düşünürken yüzde 87’si ise fuar sırasında gerçekleştirdikleri görüşmeleri sipariş ve ön anlaşma ile sonuçlandırdı. 2027’de EMITT’ın 30’uncu yılına yakışan büyüklükte ve yeniliklerle tüm ziyaretçilerimiz ile buluşmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.

30. EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, 4-6 Şubat 2027 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) gerçekleştirilecek.


Wyndham Hotels & Resorts EMEA’daki Büyümesine Hız Kazandırdı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Wyndham Hotels & Resorts EMEA’daki Büyümesine Hız Kazandırdı

2025 yılı, EMEA’daki 126 yeni otelin açılışı ve 170’ten fazla yeni otel anlaşmasının imzalanmasıyla Wyndham’ın rekorlar yılı oldu, şirketin EMEA’daki oda sayısı 100 bini aştı

Avrupa, Orta Doğu, Avrasya ve Afrika’da (EMEA) uluslararası seyahatlerdeki güçlü performans devam ederken, Wyndham Hotels & Resorts bölge genelinde özgün deneyimlere ve gelişen destinasyonlara yönelik talebi karşılamak için stratejik büyümesine hız kazandırıyor.

Dünya genelindeki yaklaşık 8 bin 300 oteliyle dünyanın franchise veren en büyük otel şirketi Wyndham Hotels & Resorts, 2025 yılında EMEA genelinde hızlı büyüdü.  Wyndham, ekonomiden lüks segmente kadar uzanan ve toplamda 11 bin 500’den fazla odayı kapsayan 126 otelin açılışıyla 2025 yılında EMEA bölgesinde rekor büyümeye imza attı. Yeni açılışlarla birlikte EMEA bölgesinde Wyndham markaları altında işletilen otellerin sayısı 770’in üzerine çıktı. Wyndham, aynı dönemde 173 yeni otel projesinin geliştirilmesi için de anlaşma imzaladı. Wyndham’ın EMEA genelindeki toplam oda sayısı, yeni açılışlarla birlikte yaklaşık 100 bin 200’e ulaştı.

Yurtdışı seyahatlere yönelik talebin ve Avrupa’nın öne çıkan pazarlarına yönelik ilginin devam etmesi, Wyndham’ın 2025 yılındaki büyümesini destekledi. Türkiye, Hindistan ve Orta Doğu gibi hızlı büyüyen pazarlarda yurtiçi seyahatler gücünü korurken, Yunanistan, İtalya ve İspanya da yurtdışından yoğun talep alan ülkeler arasında yer almayı sürdürdü. Resort destinasyonlara, ikincil şehirlere ve az bilinen bölgelere yönelik ilginin artması, hem köklü hem de gelişen pazarlarda markalı otellerin geliştirilmesi ve markalı rezidanslar gibi segmentlerde yenilikçi girişimler için yeni fırsatlar yarattı.

Wyndham’ın dünya genelindeki proje stoku 2025 yılında bir önceki seneye göre yüzde 3 büyüdü ve geliştirme aşamasındaki otellerin kapsadığı oda sayısı 259 bine ulaştı. EMEA bölgesinde oda başı gelirler 2025 yılında yüzde 6 arttı. Uluslararası seyahat talebinin gücünü 2026 yılında da koruması beklenirken, Wyndham da önemli turizm merkezleri ve gelişen seyahat pazarlarında büyümesini sürdürmeye odaklanıyor.


Wyndham Hotels & Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis, “Seyahat etmek, günümüzde bir tercihten ziyade bir gereklilik olarak dönüşüm geçirmeye devam ediyor. 2025 yılındaki güçlü performansımız, bu dönüşüme paralel olarak büyüdüğümüzün bir göstergesidir. Avrupa genelinde uluslararası seyahate yönelik taleple birlikte Hindistan ve Türkiye gibi pazarlarda yurtiçi büyüme devam etti. Seyahat edenler, resort destinasyonlardan kültür turizminin önemli merkezlerine ve hızla büyüyen ikincil kentlere kadar, gittikleri her yerde yakınlık ve keşif fırsatları arıyor. Bu da otel sahipleri için önemli fırsatlar yaratıyor ve uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi ve performansı destekliyor” dedi.

Wyndham markaları Türkiye’de yeni ve özel destinasyonlarla büyüdü

Türkiye Wyndham’ın dünyadaki en büyük ve en yüksek stratejik öneme sahip pazarları arasındaki yerini korurken, şirketin şu anda 40’tan fazla şehirde 130’un üzerine oteli bulunuyor. Wyndham, tesis sayısı bazında ülkedeki en büyük uluslararası otel grubu olmaya devam ediyor.  

2025 yılında Türkiye’ye 52 milyondan fazla yabancı uyruklu ziyaretçi giriş yaparken, Wyndham da çeşitli markalarıyla yeni kentlerde ve resort destinasyonlarda büyümeye devam etti.   La Quinta by Wyndham İstanbul Kartal,  Wyndham Alanya, TRYP by Wyndham İstanbul Beyoğlu and Ramada by Wyndham Arnavutköy, şirketin açtığı şehir, uzun konaklama ve tatil konseptli oteller arasında yer aldı. Şirketin Türkiye’deki ilk markalı rezidans projesi Ramada Residences by Wyndham İstanbul Haramidere, dünyanın ilk markalı mağara oteli olan Signature Cave Cappadocia, Trademark Collection by Wyndham, 17 tarihi taş konağın restore edilmesiyle hayata geçen Wyndham Tarsus St. Paul ve Wyndham’ın Gaziantep’teki ilk oteli olan Ramada by Wyndham Gaziantep de 2025 yılında açılan oteller arasında yer aldı. Aynı dönemde 20 yeni otel geliştirme anlaşmasına imza atan şirket, böylece ülkede büyümeye devam etme kararlılığını ortaya koydu.

2025 yılındaki ivmesiyle yeni yıla da hızlı bir başlangıç yapan Wyndham, İstanbul’un Anadolu yakasındaki yeni lifestyle oteli olan TRYP by Wyndham İstanbul Maltepe’nin açılışını da yakın zamanda gerçekleştirdi.

EMEA’daki seçkin destinasyonlarda üst segmentteki otelleriyle büyümeye devam etti

Dikkat çekici destinasyonlarda özgün ve deneyim odaklı konaklama hizmetlerine yönelik talep artarken, Wyndham da EMEA bölgesinde üst ve en üst segmentlerdeki büyümesine 2025 yılında hız verdi.  Signature Cave Cappadocia, Trademark Collection by Wyndham’a ek olarak bölge genelinde gerçekleşen diğer açılışlar arasında Sicilya’daki Dolce by Wyndham Siracusa I Monasteri Golf and Spa, Danimarka’daki  Comwell Hvide Hus Aalborg, Dolce by Wyndham ve Hindistan’daki Wyndham Grand Udaipur Fateh Sagar Lake de şirketin yerel karakteristik özellikleri üstün hizmet ve misafirleri içine çeken deneyimlerle bir araya getirme stratejisini yansıtan oteller arasında yer aldı.

Ekonomi ve orta segmentteki markalar hızlı büyüyen pazarlarda güçleniyor

Wyndham, deneyim odaklı otel açılışlarına ek olarak, yurtiçi seyahatler, iş seyahatleri ve bölgesel seyahatlerde güvenilir ve markalı konaklama hizmetlerine yönelik talebin arttığı bu dönemde ekonomi ve orta segmentlerindeki liderlik konumunu da güçlendirdi.

Şirket, 2025 yılında Super 8® by Wyndham markasını İber yarımadasıyla buluşturmak ve Suudi Arabistan’daki portföyünü önemli ölçüde büyütmek için, çok sayıda tesisi kapsayan anlaşmalara imza attı. Soliteight ile kurulan münhasır ortaklık kapsamında önümüzdeki on yıl içinde İspanya ve Portekiz’in ikincil şehirleri ve önemli ulaşım merkezlerindeki talebi karşılayacak 40 adet Super 8 oteli açılacak. Suudi Arabistan’da ise  Le Park Concord ile imzalanan stratejik anlaşma kapsamında geliştirilecek 100 adet Super 8 oteli de ülkenin 2030 Vizyonu’ndaki turizm hedeflerini ve gelişen destinasyonlarda kaliteli ve uygun bütçeli konaklama hizmetlerine erişimi destekleyecek.

Avrupa ve Orta Aya: Köklü ve gelişen pazarlarda büyüme devam ediyor

Wyndham, köklü pazarlarda hedefe yönelik büyüme adımları atarak ve hızla büyüyen yeni pazarlara giriş yaparak, Orta, Güney ve Kuzey Avrupa’daki varlığını genişletmeye devam etti. Wyndham bu bölgedeki büyümesiyle, yıl boyu seyahat eden misafirlerin geleneksel yaz tatilleri dışındaki farklı konaklama seçeneklerine yönelik talebini karşılıyor. Gürcistan, Romanya ve Kazakistan’daki portföyünü de büyüten Wyndham, yurtiçi seyahatler ve bölgesel bağlantı noktalarının artmasına paralel olarak otel talebinin de yükseldiği Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin gelişmeye devam eden turizm merkezlerindeki konumunu güçlendirdi.

Hindistan ve Güney Asya’da hızlı büyüme: Üst segment ve gelişen destinasyonlar

Hindistan, yurtiçi seyahat talebinin gücünü koruması, orta sınıfın giderek daha çok seyahat etmesi ve markalı konaklama hizmetlerine yönelik talebin büyük metropollerin dışında da artmasıyla birlikte, Wyndham’ın EMEA’daki en hızlı büyüyen pazarları arasında yer almaya devam ediyor.

2025 yılında Hindistan’da 29 otelin açılışına imza atan Wyndham, markalı konaklama kapasitesinin sınırlı olduğu ikincil ve üçüncül kentlerdeki büyümesine ivme kazandırdı. Şirket, Wyndham Grand Udaipur Fateh Sagar Lake gibi önemli açılışlarla destinasyon odaklı konaklama alanındaki varlığını güçlendirdi.

Udaipur, Pushkar ve Jaipur gibi tatil, spiritüel ve düğün odaklı destinasyonlarda kutlamalar, hac ziyaretleri ve deneyim odaklı turizm yıl boyunca talep üretiyor ve Wyndham’ın bölgedeki büyümesi de bu talebe odaklanıyor. Güney Asya genelinde 100 oteli bulunan Wyndham, Ramada by Wyndham Cox's Bazar Kolatoli Beach otelinin açılışıyla yurtiçi turizmin güçlü bir şekilde büyüdüğü Bangladeş pazarına da giriş yaptı.

Wyndham ile Cygnett Hotels & Resorts arasında kurulan stratejik ortaklık kapsamında Hindistan, Bangladeş, Sri Lanka ve Nepal’de önümüzdeki on yıl içinde 60’tan fazla otelin açılması ve La Quinta® by Wyndham ve Registry Collection Hotels® markalarının da bu bölgeyle buluşması bekleniyor.

Wyndham Avantajı: Otel sahibinin önceliği ve hacimli büyümeye destek

Wyndham deneyimleri öne çıkararak büyürken ve EMEA genelinde yeni pazarlara girerken, otel sahiplerinin başarıya ulaşmasına yardımcı olan pazarlama, satış ve operasyon çözümlerini entegre eden platformu Wyndham Avantajı’ndan destek alıyor. 2018 yılından bu yana 375 milyon ABD dolarından fazla yatırım yapan şirket, otel sahiplerine yeni nesil sistemlere, global dağıtım ağına ve Wyndham Rewards®’un dünya genelindeki yaklaşık 122 milyon kayıtlı üyesine erişim olanağı sunarak, otel sahiplerinin daha hızlı büyümesine ve uzun vadede güçlü performans göstermesine yardımcı oluyor.

23 Şubat 2026 Pazartesi

9 günlük bayram tatiline özel alternatif cruise rotaları


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


9 günlük bayram tatiline özel alternatif cruise rotaları

Okulların ikinci ara tatili Ramazan Bayramı ile birleşiyor,gezginler için 9 günlük tatil fırsatı doğuyor.Bahar mevsiminin en güzel günlerinde gelen bu uzun tatilde bir cruise seyahati planlamak ve deneyimlemek mümkün. Dünya denizlerindeki gemi yolculuklarını tek bir platformda buluşturan Karavancruises.com’da Kuşadası çıkışlı cruise programları da var, Türkiye’den uçaklı paketlerle katılabileceğiniz turlar da…  Kişi başı 194 Euro’dan başlayan cruise turları kışın soğuk günlerinden sıcak denizlere kaçmak isteyenler için ekonomik bir seçenek olabilir. Karavancruises.com platformunda bayram tatiline özel tarihlerde öne çıkan hesaplı cruise rotaları şöyle;

Sıcak sevenlere Arap Körfezi: 

İstanbul’dan uçaklı paketlerle erişilebilen Arap Körfezi cruise programları 3 gecelik kısa gün alternatifiyle dikkat çekiyor. Kişi başı 194 Euro’dan başlayan programın rotasında Abu Dabi, Dubai ve Sir Bani Yas adası var. Arap Yarımadası’nın mega kentlerinde alışveriş yapabilir, çölde safari turuna katılabilir, Arap coğrafyasının doğal güzelliklerini ve mimarisini derinliğine keşfedebilirsiniz. 

349 Euro’ya Yunan Adaları

Dededen toruna her zevke ve her yaşa hitap eden cruise turları içinde ülkemizde en çok tercih edileni Yunan Adaları rotası.Atina’yı gezip görmenin de mümkün olduğu bu cruise turları, Yunan Adaları’nı keşfetmenin en kolay ve en ekonomik yolu aynı zamanda. Mart ayında başlayacak programlarıyla Celestyal gemileri her cumartesi, pazartesi ve salı günleri Kuşadası’ndan kalkacak. Konaklama, yeme içme, seyahat sigortası, rehberlik hizmetleri ve wifi hizmetinin dahil olduğu cruise turlarında fiyatlar bayram tatiline özel kişi başı 349 Euro’dan başlıyor. Beş yıldızlı bir tatil imkanı sunan gemi yolculuğu, Ege ve antik Yunan kültürünü keşfetmenize olanak sağlıyor. 

7 gecede Batı Karayipler

Kruvaziyer turlarını bir kere deneyimleyen gezginlerin ikinci tercihi de genellikle kruvaziyer oluyor. Cruise yolculuklarının en güzel yanı valiz açıp kapatma derdi olmadan birçok şehri keşfedebilme ayrıcalığı. Uzak denizlerde cruise deneyimi ise bambaşka. MSC Divina ile 7 gecelik Batı Karayipler turunda dış kabin fiyatı kişi başı 634 Euro.22 Mart’ta Miami’den başlayacak olan turun rotasında Cozumel (Meksika), Georgetown (Birleşik Krallık), OchocRios (Jamaica) var. 

Avrupa kıyılarında keşif

Bayram tatili hem uzun tatil avantajını değerlendirmek hem de farklı destinasyonları tek bir seyahatte cruise ile keşfetmek isteyenler için en ideal zamanlardan biri. Barcelona’dan başlayıp Batı Akdeniz Turu yapacak olan CostaToscana ile 7 gece 8 günlük cruise turu 729 Euro’dan başlıyor. Rotasında Cagliari, Napoli, Roma, Cenova, Marsilya yer alıyor. 

Alternatif bir rota da Kanarya Adaları. Bu bölgeyi ziyaret etmenin en pratik ve ekonomik yolu kruvaziyer seyahatleri diyebiliriz. Kanarya Adaları’nı CostaFortuna gemisi ile 7 gecede keşfetmek isteyenler için kabinler 579 Euro’dan başlıyor. Rotasında Portekiz’e bağlı Madeira Adası, İspanya’ya bağlı Santa Cruz de Tenerife, La Gomera, Kanarya Adaları, Fuerteventura, Arrecife, Lanzarote, LasPalmas yer alıyor.

Karavancruises.com’da Karayipler’den Akdeniz’e, Norveç Fiyortları’ndan Avrupa’nın en güzel şehirlerine kadar dünya denizlerinde seyreden birçok cruise programına erişmeniz mümkün. Cruise turları programlarını kolaylıkla inceleyebilir, tur detaylarını kıyaslayabilir, platform üzerinden rezervasyon yapabilirsiniz.


MG’nin Benzersiz Hybrid+ Teknolojisine Sahip Modelleri Yeni HS ve Yeni ZS Türkiye’de!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MG’nin Benzersiz Hybrid+ Teknolojisine Sahip Modelleri Yeni HS ve Yeni ZS Türkiye’de! 

MG’de Hedef Yenilikçi Hybrid+ Teknolojisiyle Türkiye’de Satışları 3’e Katlamak! 

Türkiye’de Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen ve dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden SAIC bünyesinde yer alan köklü İngiliz markası MG, yeni Hybrid+ teknolojisine sahip iki modelini birden Türkiye’de satışa sundu. Benzersiz sürüş deneyimi, üstün konfor, gelişmiş güvenlik önlemleri, zengin donanım özelliklerini bir arada sunan yeni ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ MG yetkili satıcılarında yerini aldı. 2 milyon 385 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan yeni otomobiller Hybrid+ teknolojisiyle yüksek performans, verimlilik ve sürüş keyfini bir araya getiriyor. Doğan Trend Otomotiv CEO’su Uğur Sakarya, “MG ZS ve HS kendi segmentlerinde başarısını kanıtlamış modeller. Yeni nesil Hybrid+modellerimiz markamızın satışlarına ciddi bir katkı sağlayacak. Hedefimiz yeni Hybrid+ ailesi ile satışlarımızı 3’e katlamak ve 2026 yılında sektörde en çok büyüyen marka olmak. Yeni modellerimiz, performans ve yakıt verimliliğini aynı anda en üst seviyede sunan teknolojileri ile zengin donanımlarının yanı sıra şık tasarımlarıyla da kullanıcıların dikkatini kısa sürede çekecektir” dedi.

Mobilitenin geleceğine yaptığı yatırımlarla dikkatleri üzerine çeken İngiliz markası MG (Morris Garages), yenilikçi modelleriyle gücünü daha da artırıyor. 2021 yılında Doğan Trend Otomotiv güvencesiyle Türkiye pazarına giriş yapan MG, yeni nesil Hybrid+ teknolojisine sahip yeni ZS Hybrid+ ve HS Hybrid+ modellerini satışa sundu. Markanın C-SUV ve D-SUV segmentlerindeki başarılı oyuncuları, yenilikçi Hybrid+ sistemleriyle yüksek performansı düşük tüketim değerleriyle kombine ediyor. MG ZS Hybrid+ Luxury, lansmana özel fiyatı ve cam tavan hediyesiyle birlikte 2 milyon 385 bin TL’den satışa sunuldu. MG HS Hybrid+ Luxury ise 2 milyon 995 bin TL’lik lansman fiyatıyla dikkat çekiyor.

Hedefimiz satışları 3’e katlamak!

MG ürün gamının yeni nesil Hybrid+ teknolojisine sahip modelleriyle daha da güçlendiğini söyleyen Doğan Trend Otomotiv CEO’su Uğur Sakarya, “MG ZS ve HS kendi segmentlerinde başarısını kanıtlamış modeller. Yeni nesil Hybrid+ modelleri markamızın satışlarına ciddi bir katkı sağlayacak. Hedefimiz yeni Hybrid+ailesi ile satışlarımızı 3’e katlamak ve 2026 yılında sektörde en çok büyüyen marka olmak. Yeni modellerimiz, performans ve yakıt verimliliğini aynı anda en üst seviyede sunan teknolojileri ile zengin donanımlarının yanı sıra şık tasarımlarıyla da kullanıcıların dikkatini kısa sürede çekecektir. Yeni Hybrid+ modellerimiz, henüz satışa sunulmadan hem MG sahiplerinden hem de farklı markaları tercih eden kullanıcılardan güçlü bir ilgi gördü. MG markasını Türkiye’ye ilk aşamada elektrikli modellerle getirmiştik. O dönemde elektrikli pazarı toplam pazarın sadece yüzde 1 idi. Biz MG ile Türkiye’de elektrifikasyon sürecinin öncülüğünü yapan markaların başında yer aldık. Şimdi de yeni Hybrid+ modellerimizle hibrit pazarına güç ve hız katmayı hedefliyoruz” dedi. 

Ortalama tüketimi sadece 5.1 litre!

C-SUV segmentinin iddialı oyuncusu ZS Hybrid+, zengin donanım özellikleri, düşük yakıt tüketimi ve yüksek performansı ile öne çıkıyor.MG’nin gelişmiş Hybrid+ teknolojisi ile donatılan ZS Hybrid+,performans, verimlilik ve sürüş keyfini ödünsüz bir şekilde bünyesinde birleştiriyor. Model, üst seviye güvenlik ve konfor özellikleri sunan yenilikçi teknolojilerle donatıldı. ZS Hybrid+, cesur ve geniş ön ızgarasından, LED farları ve arka stop lambalarına kadar, her açıdan dikkat çekici bir tasarıma sahip. MG'nin güçlü tasarım çizgisi göz önünde bulundurularak geliştirilen ZS Hybrid+’ın çarpıcı ön yüzü iki katmana ayrılıyor. Üst katmanda LED far grubu yer alırken, alt katmanda belirgin ve kendinden emin bir ızgara bulunuyor; bu da ZS Hybrid+’a etkileyici bir görünüm kazandırıyor. ZS Hybrid+ modelinin şık iç mekânı, yolculara konforlu yolculuklar yaşatmak için tasarlandı. Yumuşak ve kaliteli malzemelerin kullanımı ve ergonomik tasarım, içeride yüksek bir kalite hissi yaratıyor. Geniş hacim ve teknolojiyi birleştiren iç mekân düzeni, yaşam alanını konforlu hale getirirken, aynı zamanda sürücü ve yolcuların her ana fonksiyona kolayca ulaşabilmesini sağlıyor. ZS Hybrid+, geniş bagaj hacmi ile aileler için ideal bir model olarak öne çıkıyor.ZS Hybrid+, Luxury donanım seviyesi ile kullanıcılara kapsamlı bir deneyim sunacak. Luxury donanım seviyesi;lansman döneminde hediye edilen elektrikli açılabilir panoramik cam tavan, LED farlar, 12,3'' gösterge paneli ve konsolun ortasına konumlanmış12,3'' dokunmatik ekran, 6 hoparlörlü ses sistemi, 360 derece kamera sistemi, arka park sensörleri, anahtarsız giriş ve çalıştırma gibi özelliklerle cömertçe donatılıyor. Ayrıca model, 18 inç alüminyum alaşım jantlar, elektrikli ayarlanabilen, ısıtmalı ve otomatik katlanan yan aynalar, 6 yöne elektrikli olarak ayarlanabilen sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve ısıtmalı direksiyon gibi özelliklere de sahip.

 Üstün Hybrid+ teknolojisi ile performans ve verimlilik bir arada!

 MG ZS, Hybrid+ sistemiyle geleneksel hibrit teknolojisini bir üst seviyeye taşıyor. Bu yenilikçi sistem; merkezine güçlü bir elektrikli motor ve yüksek kapasiteli bir bataryayı almasıyla daha yüksek hızlarda elektrikli sürüşe imkân tanıyarak rakiplerinden ayrılıyor. Böylece ZS Hybrid+ uzun süre elektrikli sürüşe imkân tanırken daha düşük yakıt tüketimi sağlıyor ve etkileyici ivmelenme değerleri sunuyor. Güçlü ve verimli Hybrid+ güç aktarma sistemi, toplamda 197 PS güç üretiyor. Hybrid+, mükemmel performansla birlikte rafine bir sürüş deneyimi sağlıyor.1,83 kWh'lik bataryanın da bulunduğu bu gelişmiş sistem sayesinde ZS Hybrid+ 5,1 lt/100 km’lik (WLTP Birleşik) iddialı yakıt tüketim değeri ile sürüş maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağlıyor. Üstün güvenlik sunan modelde, MG Pilot Teknolojik Sürüş Destek Sistemleri çatısı altında Adaptif Hız Sabitleyici, Ön Çarpışma Uyarısı, Otomatik Acil Fren Sistemi, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Şerit Takip Desteği ve Şerit İhlal İkazı başta olmak üzere kapsamlı sürüş destek sistemleri standart olarak sunuluyor.

224 PS güç, maksimum verimlilik, ileri seviye donanım!

Markanın D-SUV modeli HS Hybrid+ ise, 224 PS gücündeki Hybrid+ sistem gücüyle mükemmel performansla birlikte sürüş konforunu da en üst seviyeye çıkartıyor. MG HS, Hybrid+ sistemiyle geleneksel hibrit teknolojisini bir üst seviyeye taşıyor. Teknolojide sınıf atlayan yeni sistem; 1,83 kWh yüksek kapasiteli bir batarya, 198 PS güç üreten bir elektrikli motor ile daha uzun ve daha yüksek hızlarda elektrikli sürüşe imkân tanımasıyla öne çıkıyor. Böylece HS Hybrid+ sürüş maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağlamasının yanı sıra 0-100 km/h hızlanmasını da 8 saniyenin altında tamamlıyor. Hybrid+ güç aktarma sistemi, mükemmel performansla birlikte rafine bir sürüş deneyimi sağlıyor. MG’nin teknoloji harikası HS Hybrid+ Luxury, 19 inç alaşımlı jantları, aerodinamik ve keskin yan silüeti, ön ve arka modern far grubuyla çok dinamik görünüme sahip. Kullanıcılara sunduğu zengin teknolojiler ile sürüş deneyimini daha da etkileyici bir hale getiren iddialı model, 12.3 inç dijital gösterge paneli ile 12.3 inç dokunmatik ekranı birleştiren geniş yekpare ekran tasarımı, kablosuz akıllı telefon şarjı, hafızalı yan aynalar, vegan deri koltuklar, elektrikli ayarlanabilen 6 yönlü ve hafızalı sürücü koltuğu, elektrikli ön yolcu koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar, elektrikli bagaj kapağı, 360 derece çevre görüş sistemi, 8 hoparlörlü hi-fi ses sistemi ile cömertçe donatılıyor. D SUV segmentinde konumlanan 4.670 mm uzunluğundaki model, 2.767 mm aks mesafesi ile çok geniş bir iç mekân sunuyor. Ayrıca, kullanıcıların ihtiyaçlarını rahatça karşılamak üzere 507 litrelik geniş bagajın yanı sıra otomobilin içinde bolca saklama alanı bulunuyor.

Yüksek konfor maksimum güvenlikle bir arada!

HS Hybrid+, MG Pilot adıyla markalaşan teknolojik sürüş destek sistemlerinin de desteğiyle güvenliği standart olarak sunuyor. Modelde, MG Pilot Teknolojik Sürüş Destek Sistemleri kapsamında; Adaptif Hız Sabitleyici, Ön Çarpışma Uyarısı, Yaya ve Bisiklet Algılama Özelliği ile Otomatik Acil Fren Sistemi, Şerit İhlal İkazı ile Şerit Takip Sistemi, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarısı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Kapı Açma Uyarısı gibi donanımlar standart olarak sunuluyor.


Soğuk hava, St. Petersburg’da kültürel hayatı yavaşlatmıyor; aksine yoğunlaştırıyor.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


St. Petersburg’da Kış Masalı: Zerafetin En Sessiz Hali

Kış aylarında St. Petersburg, karla örtülü sarayları, altın kubbeleri ve pastel tonlara bürünen mimarisiyle adeta yaşayan bir tabloya dönüşüyor. Şehrin tarihi dokusu, kışın getirdiği dinginlikle birlikte daha derin, daha etkileyici bir deneyim sunuyor.

Barok ve neoklasik mimarinin görkemi, kış ışığının yumuşak kontrastıyla birleşirken; St. Petersburg, ziyaretçilerine sadece gezilecek değil, hissedilecek bir şehir vadediyor.

Soğuk hava, St. Petersburg’da kültürel hayatı yavaşlatmıyor; aksine yoğunlaştırıyor. Kış ayları, opera, bale ve klasik müzik sezonunun en güçlü olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Başta Mariinsky Tiyatrosu olmak üzere şehrin prestijli sahneleri ve konser salonları, kış gecelerini unutulmaz sanat buluşmalarına dönüştürüyor.

Hermitage, Fabarge gibi dünyanın en eşsiz müzeleri kış mevsiminde daha sakin ve daha derinlemesine keşif imkânı sunarken, ziyaretçiler eserlerle kalabalıktan uzak, birebir bir bağ kurabiliyor.

Zerafetin En Sessiz Hali

Karla kaplanan saray avluları, geniş meydanlar ve tarihi cepheler, St. Petersburg’un mimari gücünü kışın daha da görünür kılıyor. Şehir, bu dönemde ihtişamını yüksek sesle değil; zarafetle anlatıyor.

Kış manzarası, mimariyi öne çıkaran doğal bir çerçeve oluştururken, fotoğraf için eşsiz sahneler sunuyor.

Romantik Kaçış

St. Petersburg, kış aylarında özellikle çiftler ve yetişkin gezginler için sofistike bir şehir kaçamağına dönüşüyor. Mum ışığında akşam yemekleri, klasik müzikle tamamlanan geceler ve kar manzarasına karşı yapılan sakin yürüyüşler, kışın romantik ruhunu şehirle bütünleştiriyor.

Bu yönüyle St. Petersburg, kış sezonunda Avrupa’daki klasik rotalara güçlü bir alternatif olarak konumlanıyor.

Vizesiz ve Kolay Ulaşılabilir Bir Kış Rotası

Türkiye’den kolaylıkla alınabilen e-vizeyle seyahat olanağı, kısa uçuş süresi ve güçlü şehir altyapısıyla St. Petersburg, kış mevsiminde zahmetsiz ama etkileyici bir yurt dışı deneyimi sunuyor.