20 Temmuz 2026 Pazartesi

"Yapay zekâ artık yatırım kalemi değil, iş stratejisi"


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bilişim 500'ün 2025 özet verileri açıklandı Bilişim Sektörü 1,6 Trilyon TL'ye Ulaştı, Büyüme Yavaşladı, Yapay Zekâ Hızlandı

Bilişim 500'ün 2025 yılı özet verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri geçen yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon TL'ye ulaştı.Yapay zekâ gelirleri yüzde 58 artış gösterirken, Türkiye'de geliştirilen sektörel yazılımların gelirleri yüzde 35 büyüdü. Sıralamaya giren şirketlerin yalnızca yüzde 8'iningelirini yüzde 100'ün üzerinde artırdığı sıralamada yılın en yüksek büyüme oranı, yüzde 323 olarak gerçekleşti.

Bilişim dünyasının yakından takip ettiği, bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!" temasıyla 27. kez gerçekleştirilen ‘Bilişim 500 – İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması’nın 2025 yılı özet verileri açıklandı. Aralıksız olarak 27 yıldır gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin sıralamadaki yerlerinin yanı sıra genel büyüme trendlerini, teknolojik dönüşüm alanlarını ve rekabet dinamiklerini somut verilerle ortaya koydu. Verilere göre 2025 yılında sektör büyümesini sürdürse de önceki yıllardaki ivmesini koruyamadı. 2023 yılında TL bazında yüzde 88 olan büyüme oranının iki yıl içinde yarıya inmesi, sektörün büyümesini sürdürdüğünü ancak önceki yıllara kıyasla daha ölçülü bir seyir izlediğini gösteriyor. Araştırmanın verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri geçen yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon TL'ye ulaştı.

"Yapay zekâ artık yatırım kalemi değil, iş stratejisi"

Araştırmayı değerlendiren Bilişim Zirvesi Şirketi Araştırma ve Veri Hizmetlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Özlem Unan, yapay zekânın artık şirketlerin gündeminde değil, işlerinin merkezinde olduğunu söyledi. Unan, "2025 yılı verileri bize bilişim sektörünün büyümeye devam ettiğini ancak yatırım kararlarının daha seçici hale geldiğini gösteriyor. Buna rağmen yapay zekâ yatırımları hız kesmiyor. Yapay zekâ gelirleri geçen yıla göre yüzde 58 artarak teknoloji yatırımlarının yönünü belirleyen en önemli alanlardan biri haline geldi. Artık şirketler yapay zekâyı bir teknoloji yatırımı olarak değil, verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak görüyor" dedi

Her 100 şirketten yalnızca 8'i yüzde 100 büyüyebildi

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de büyümenin şirketler arasında dengeli dağılmaması oldu. 2025 yılında Bilişim 500 listesinde yer alan şirketlerin yalnızca yüzde 8'i gelirlerini yüzde 100'ün üzerinde artırabilirken, yılın en yüksek büyüme oranıyüzde 323 olarak gerçekleşti. Bu tablo, sektörün büyümesini sürdürmesine rağmen hızlı büyüyen şirket sayısının belirgin şekilde azaldığını ortaya koydu. 

Türkiye'de geliştirilen sektörel yazılımların gelirleri geçen yıla göre yüzde 35 artarken, bu alandaki çözümler toplam yazılım gelirlerinin yüzde 67'sini oluşturdu. Finans, bankacılık, turizm ve savunma sanayine yönelik geliştirilen yerli yazılımlar, sektör büyümesinin en önemli taşıyıcıları arasında yer aldı. 

Yapay zekâ, yeni hizmet modellerini büyütüyor

Bu yıl ilk kez araştırmaya dahil edilen ‘Yönetilen Hizmetler’ kategorisi de sektörün gelişen alanlarından biri olarak öne çıktı. Toplam geliri 3 milyar TL'ye ulaşan bu kategorinin, yapay zekâ yatırımlarının hızlanması ve kurumların dış kaynak kullanımına yönelmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda bilişim sektörünün en hızlı büyüyen başlıklarından biri olması bekleniyor.

Özlem Unan, "Yapay zekânın yaygınlaşması yalnızca yazılım yatırımlarını değil; güçlü altyapı, bulut teknolojileri ve uzman insan kaynağı ihtiyacını da artırıyor. Bu nedenle yönetilen hizmetler artık şirketler için maliyet avantajı sağlayan bir model olmanın ötesine geçerek stratejik bir dönüşüm alanına dönüşüyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu'dan Geçmeli!" mottosuyla gerçekleştirilecek Bilişim 500, Türkiye'nin dijital ekonomide yalnızca takip eden değil, teknoloji üreten, yön veren ve bölgesel bir merkez olma vizyonunu sektörün ortak gündemine taşıyacak. Bilişim 500'ün 2025 yılı sonuçları, Tören Sponsoru KoçSistem, Araştırma Sponsoru Link Bilgisayar ve Yayın Sponsoru Odine'nin katkılarıyla 5 Ağustos'ta Grand Pera Tarihi Emek Sineması'nda düzenlenecek ödül töreninde kamuoyuyla paylaşılacak.


Turizm arsalarının değerini katlayan 4 stratejik avantaj

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm arsalarının değerini katlayan 4 stratejik avantaj

Gayrimenkul yatırımı denildiğinde, akla ilk olarak büyükşehirlerdeki konut projeleri gelse de, turizm bölgelerindeki arsalar yatırımcıların radarındaki yerine koruyor. Dünya genelinde tatil alışkanlığı ve turizm sektörünün bitmeyen dinamizmi, kıyı şeritlerindeki ve turistik lokasyonlardaki toprak parçalarını adeta birer altın madenine dönüştürebilir. 

Turizm imarlı arsaların, otel, motel, tatil köyü veya butik tesis gibi konaklama odaklı ticari işletmeler kurmak için tasarlandığını anlatan İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, bu alanlarda genellikle emsal (inşaat alanı) avantajlarının daha yüksek olduğuna belirtti. 

Turizm bölgelerinde arsa yatırımını cazip kılan temel kriterlernelerdir?

Turizm bölgelerinde, arsa yatırımı yapılması ve bu yatırımı cazip kılan temel unsurların neler olduğunu paylaşan İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları anlattı: 


1-Sınırlı arz ve sürekli artan talep bulunuyor: 

Bir ürünün miktarı sınırlıysa ve ona olan talep sürekli artıyorsa, değerinin katlanması kaçınılmazdır. Turizm bölgelerindeki imarlı veya imara açılma potansiyeli olan arsalar, tam olarak bu tanıma uyuyor. Deniz kenarında, doğayla iç içe veya tarihi merkezlerin yakınında yeni bir toprak parçası üretmek imkansızdır. Toprak alanı sınırlıdır ve ancak buralarda otel, villa veya butik tesis açmak isteyen yatırımcıların sayısı da her geçen gün artmaktadır. Burada “sınırlı arz” avantajı,arsa değerinizin orta ve uzun vadede geometrik olarak katlanmasını sağlıyor.


2-Değişen turizm trendleri: Glamping ve Tiny House akımı bulunuyor: 

Pandemi sonrasında, turizm algısı da değişti. İnsanlar bir bölümü artık devasa ve kalabalık oteller yerine, doğanın kalbinde, izole ve özgür tatil seçeneklerini tercih etmeye başladılar. Bu durum, Tiny House (küçük ev), Glamping (lüks çadır kampı) ve ekolojik turizm projelerine olan talebi artırmaktadır. Turistik bir bölgede alacağınız bir arsa, sadece büyük bir otel projesine satılmak durumunda değildir. Çok daha düşük bütçelerle bizzat hayata geçirebileceğiniz ya da kiraya verebileceğiniz Tiny House, Glamping gibi bu tarz trend projeler için biçilmiş kaftan olabilir. 


3-Yüksek likidite ve esnek geliştirme seçenekleri bulunuyor: 

Arsa, üzerine ne inşa edeceğinize sizin karar verdiğiniz esnek bir tuvaldir. Turizm bölgesindeki bir arsayı; 

a)Hiç dokunmadan, bölge prim yaptıkça sadece elinizde tutarak (al-unut stratejisiyle) ileride yüksek karla satabilirsiniz. 

b)Bir turizm yatırımcısına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı modeliyle devredebilirsiniz. 

c)Dönemsel/uzun dönemli yüksek kira getirisi sağlayacak butik konaklama tesislerine dönüştürebilirsiniz.

Turistik lokasyonlarda alıcı kitlesi, sadece yerel yatırımcılar değil, uluslararası fonlar ve yabancı yatırımcılar da olduğu için bu arsaların likiditesi (nakde çevrilme hızı), normal arsalara göre çok daha yüksek oluyor. 


4-Altyapı ve devlet yatırımlarının getirdiği değer artışı bulunuyor: 

Turizm bölgeleri, devletlerin ve yerel yönetimlerin altyapı (yeni otoyollar, havalimanları, marinalar) ve üstyapı yatırımlarında her zaman önceliklidir. Bugün “gelişmekte olan” bir turizm kasabasından alacağınız bir arsa, birkaç yıl sonra yakınına yapılacak bir havalimanı veya otoyol projesiyle bir gecede değerini birkaç kat artırabilir. Yatırım, bugünün merkezine değil, yarının parlayan yıldızına yapılmalıdır. 


TÜKİD kırtasiye ürünlerinde KDV oranının yüzde 0’a indirilmesini talep ediyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TÜKİD heyetinden Ticaret Bakanlığı’na ziyaret

Kırtasiye sektörü, kırtasiye ürünlerinde KDV oranının yüzde 0’a indirilmesini talep ediyor

Türkiye genelinde kırtasiye sektörünü temsil eden ilk ve tek sivil toplum kuruluşu olanTüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci ve beraberindeki heyetle T.C. Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Ö. Volkan Ağar,ve Sezai Uçarmak ve Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber’i ziyaret etti. İlgili daire başkanları ve genel müdürlerin de hazır bulunduğuziyarette kırtasiye sektörünün genel durumunun yanı sıra kırtasiye ürünlerinde yüzde 10 ila 20 arasında yer alan KDV oranlarının kaldırılması, ürün güvenliğinde denetimlerin artırılması ve üretim için kullanılan hammaddelerin ithalatında gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi kritik başlıklar bakanlık makamına aktarıldı. 

Kırtasiye sektörünün çatı kuruluşu TÜKİD, Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci öncülüğünde T.C. Ticaret Bakanlığı’na bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Ö. Volkan Ağar ve Sezai Uçarmak ile Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber’e, ilgili daire başkanları ve genel müdürlerin katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde, kırtasiye sektörünün çözüm bekleyen yapısal sorunları ele alındı. Ayrıca sektör temsilcilerinin talep ve beklentileri, detaylı bilgi notları eşliğinde yetkililere aktarılırken, kamu ve sektör arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturuldu.

KDV oranlarından denetimlere sektörün talepleri konuşuldu

Yapılan üst düzey temaslar sonrasında değerlendirme yapan TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Geçtiğimiz ay sona eren eğitim öğretim döneminin ardından hem yılı değerlendirmek hem de sektörümüzün mevcut gündem maddelerini konuşmak amacıyla sayın bakan yardımcılarımıza yaptığımız ziyaretler son derece olumlu geçti. Kırtasiye sektörünün çatı kuruluşu olan derneğimiz tarafından, kaçak ve sahte ürünlerle mücadelenin, sektörümüzün desteğiyle sürdürülmesi, sektörümüzün rekabet gücünün artırılması, tüketici güvenliğinin sağlanması ve eğitim ürünlerine erişimin kolaylaştırılması amacıyla hazırlanan talep ve görüşlerimizi masaya yatırdığımız bu görüşmeler süresince birçok konuyu konuştuk. Bu kapsamda kırtasiye ürünlerinde KDV oranlarının yüzde 0’a (Sıfır) indirilmesi, kaçak, sahte ve güvensiz ürünlerle mücadele, marka koruma desteği, ürün veya ambalajı üzerinde üretici bilgilerinin yer alması, TAREKS ve ürün güvenliği denetim süreçleri, ithalat denetimleri, üretimde kullanılan hammaddelerin ithalatında gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi konulara dair istişare ettik.Gündem konularımızı çok yakından takip ettiklerini,çözüm için çaba sarfettiklerini bilmek bizi son derece mutlu etti.Kendilerine tüm üye ve meslektaşlarımız adına şükranlarımızı sunuyorum.”dedi.


19 Temmuz 2026 Pazar

LONDRA’DAN BODRUM’A: DÜNYACA ÜNLÜ COYA İLK KEZ TÜRKİYE’DE

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



LONDRA’DAN BODRUM’A: DÜNYACA ÜNLÜ COYA İLK KEZ TÜRKİYE’DE 

Londra’da doğan ve bugün dünyanın en gözde destinasyonlarında yer alan uluslararası yaşam stili markası COYA, Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, 5–16 Ağustos tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez misafirleriyle buluşuyor.

Çağdaş Latin Amerika mutfağını, imza kokteylleri ve müzikle bir araya getiren COYA, dünyanın önde gelen yaşam stili destinasyonlarından biri haline geldi. Türkiye’deki misafirler, Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında düzenlenecek iki haftalık sınırlı süreli deneyim boyunca markanın enerjisini ve dünya çapında tanınan atmosferini ilk kez keşfetme fırsatı bulacak.

Londra’da doğan ve bugün Dubai, Abu Dhabi, Monako, Marbella, İbiza, Barselona, Doha ve Riyad gibi destinasyonlarda yer alan COYA; Peru’nun zengin mutfak geleneklerinden ve Latin Amerika’nın canlı ruhundan ilham alan, tüm duyulara hitap eden gastronomi deneyimleriyle uluslararası bir üne sahip. Bir restorandan çok daha fazlasını sunan COYA; seçkin gastronomiyi, müziği, sanatı ve misafirperverliği kendine özgü bir yaşam stili deneyiminde buluşturuyor.

Peru köklerine sahip çağdaş Latin Amerika mutfağı

COYA deneyiminin merkezinde, Peru’nun zengin mutfak mirasından ilham alan; çağdaş teknikler ve mevsimin en seçkin malzemeleriyle hazırlanan bir menü yer alıyor. İmza ceviche ve tiraditolar; kömür ateşinde hazırlanan lezzetler, canlı paylaşım tabakları ve Latin Amerika mutfağının çeşitliliğini ve enerjisini yansıtan cesur aromalarla bir araya geliyor.


İmza kokteyller, müzik ve atmosfer

Kokteyller, COYA deneyiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Latin Amerika’nın lezzetlerinden ve malzemelerinden ilham alan ödüllü içecek programı, markanın imza kokteyllerini bir araya getiriyor.

Misafirleri ayrıca, gün batımından geceye uzanan özenle seçilmiş COYA MUSIC listeleri ve DJ performansları bekliyor. Markanın dünya çapında tanınan canlı atmosferini oluşturan bu unsurlar; sanat, tasarım ve seçkin misafirperverlikle birlikte COYA’nın kendine özgü dünyasını tanımlıyor.

Bodrum yazının en dikkat çekici deneyimlerinden biri

Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği, COYA’nın Türkiye’deki ilk deneyimine katkı sağlıyor. Fenix Bodrum’un atmosferinde gerçekleşecek bu özel deneyim, dünyanın en tanınmış yaşam stili ve gastronomi markalarından birini ilk kez Türkiye’ye getiriyor. Yalnızca on iki gün boyunca misafirler,COYA’nın dünyaca ünlü çağdaş Latin Amerika mutfağı lezzetlerini, imza kokteyllerini ve kendine özgü atmosferini keşfetme fırsatı bulacak. Yapı Kredi Crystal sahipleri ise bu özel menüyü yüzde 20 indirim ayrıcalığı ile deneyimleyebilecek.  


BTA, Hırvatistan operasyonlarının 10. yıl dönümünü kutluyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BTA, Hırvatistan operasyonlarının 10. yıl dönümünü kutluyor

TAV Havalimanları’nın yiyecek ve içecek iştiraki BTA, Hırvatistan’ın en büyük uluslararası kapısı olan Zagreb Havalimanı’nda 10 yıldır sürdürdüğü istikrarlı büyümeyi kutluyor. Son on yılda Hırvatistan’a 6 milyon avronun üzerinde yatırım yapan BTA, bugün ayda ortalama 144 binden fazla yolcuya hizmet sunuyor.

Hırvatistan’daki operasyonlarının 10. yıl dönümünü kutlayan BTA; Türkiye, Gürcistan, Kuzey Makedonya, Tunus, Umman, Letonya, Hırvatistan ve Kazakistan olmak üzere toplam 8 ülkede 15 havalimanında, 200’den fazla yiyecek ve içecek noktasıyla uluslararası arenadaki varlığını büyütmeye devam ediyor.

Hırvatistan pazarına adım attığı 2016 yılından bu yana hizmet kalitesine yönelik yatırımlarını kesintisiz sürdüren BTA, istihdamını da katlayarak 117 olan çalışan sayısını 2026 yılı itibarıyla 214’e çıkardı ve böylece yerel istihdama sağladığı katkıyı yaklaşık iki katına ulaştırdı. Bugün Zagreb Havalimanı’nda her ay ortalama 144 binden fazla yolcuya hizmet veren şirket, terminal sınırlarının da ötesine geçerek bölgenin lider uçak içi ikram tedarikçilerinden biri konumuna geldi. BTA; Hırvatistan Havayolları (Croatia Airlines), Ryanair ve T'way Air da dahil olmak üzere 26 havayolu ve havacılık ortağına sunduğu uçuş esnası ikram hizmetleriyle her ay yaklaşık 95 bin havayolu yolcusuna ulaşıyor.

BTA, havalimanı operasyonlarının yanı sıra kendi gıda üretim tesisiyle 16 ülkedeki müşterilerine destek hizmeti sunuyor. Uluslararası ağırlama ve ikram alanındaki konumunu güçlendiren şirket, Zagreb Havalimanı’ndaki 10 yıllık yolculuğunda yerel paydaşlarıyla güçlü iş birlikleri geliştirdi. Ürün ve hizmetlerini yerel pazarın ihtiyaçlarına uyarlarken, uluslararası operasyonel standartlarını da istikrarlı biçimde hayata geçirdi.


BTA CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Baha Bülbül, 10. yıl dönümüne ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: 

“BTA’nın Hırvatistan'daki 10. yıl dönümünü kutlamak, uzun vadeli vizyonumuzun ve hizmette mükemmellik taahhüdümüzün gücünü yansıtan önemli bir dönüm noktası. Geçtiğimiz yıllar  boyunca, güvene dayalı yerel ortaklıklar, operasyonel mükemmellik ve yolcu deneyimini geliştirmeye yönelik kararlılığımız sayesinde Hırvatistan'da sürdürülebilir bir varlık inşa ettik. Uluslararası büyüme stratejimiz doğrultusunda küresel ayak izimizi genişletirken, yakın gelecekte Avrupa'daki konumumuzu güçlendirme kararlılığımızı sürdürüyoruz.”

Bu ortaklığa dair görüşlerini paylaşan Zagreb Havalimanı CEO’su Hüseyin Bahadır Bedir ise şöyle konuştu:

"BTA Hırvatistan, son on yıldır Zagreb Havalimanı’ndaki yolcu deneyimini en üst seviyeye çıkarma yolculuğumuzda çok değerli bir ortak olmuştur. Yiyecek ve içecek hizmetlerinde kaliteye, istikrara ve yenilikçiliğe verdikleri önem, terminalimize büyük bir zenginlik katmış ve milyonlarca yolcumuzu samimi bir misafirperverlikle karşılamamızı sağlamıştır. Bu önemli dönüm noktasını BTA ile birlikte kutlamaktan gurur duyuyor, önümüzdeki yıllarda birlikte daha da büyük başarılara imza atmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Yolcu odaklı konsept stratejisi

BTA Hırvatistan’ın yakaladığı uzun vadeli ticari başarının ve yüksek operasyonel performansın temelinde, yolcu deneyimini merkeze alan yerleşim stratejisi bulunuyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen saha araştırmaları, yolcu akış analizleri ve tüketim alışkanlıkları doğrultusunda şekillendirilen bu yapı kapsamında, terminal fonksiyonlarına ve bekleme sürelerine göre en doğru ürün ve hizmet karması sunuluyor. Varış alanlarında hızlı ihtiyaçlara cevap veren pratik konseptler tercih edilirken; yolcuların daha uzun zaman geçirdiği gidiş bölgesinde ise yeme-içme, kahve, konfor ve perakende konseptleri bir arada sunularak terminal genelinde yolcu beklentilerine tam uyum sağlayan bütünleşik bir deneyim hedefleniyor.  

Her ay 144 binden fazla yolcuya hizmet ve yolcu memnuniyetinde istikrarlı başarı

Yolcu odaklı bu yaklaşımın başarısı bağımsız müşteri araştırmalarına da doğrudan yansıyor. Nielsen tarafından gerçekleştirilen en son yolcu memnuniyeti araştırmasına göre, Zagreb Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek noktaları yüzde 91 gibi yüksek bir genel memnuniyet skoruna ulaşarak misafir memnuniyetindeki istikrarlı başarıyı kanıtlamış durumda.

Uluslararası standartlarla sürdürülebilirlikte öncü adımlar

Operasyonel büyümesinin yanı sıra BTA Hırvatistan, uluslararası düzeyde tanınan sürdürülebilirlik girişimleriyle çevresel performansını da güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirketin Cakes & Bakes markası, Sürdürülebilir Restoran Birliği (Sustainable Restaurant Association) tarafından verilen "Food Made Good" sertifikası altında faaliyet göstererek sorumlu tedarik ve sürdürülebilir operasyon taahhüdünü somut bir şekilde ortaya koyuyor.

Ayrıca terminal genelinde ortaya çıkan gıda atıkları titizlikle ayrıştırılarak toplanıyor ve biyolojik atıklardan enerji geri kazanımı sağlanması amacıyla lisanslı atık yönetimi ortakları tarafından işleniyor.

BTA, devam eden sürdürülebilirlik yol haritasının bir parçası olarak, 2026 yılının sonuna kadar çok katmanlı kompozit tek kullanımlık ambalajların tamamını biyolojik olarak parçalanabilir alternatifleriyle değiştirmeyi hedefliyor. Buna paralel olarak şirket, gelişen Avrupa Birliği düzenlemeleriyle uyumlu bir şekilde şeker, bal ve sos gibi ürünlerde tek kullanımlık porsiyon paketlerin kademeli olarak kaldırılmasını uyguluyor; bu geçişin Haziran 2027’ye kadar tamamen tamamlanması öngörülüyor.


ANADOLU DOSTLUK RALLİSİ HEYECANI TÜVTÜRK’ÜN DESTEĞİYLE BAŞLIYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

ANADOLU DOSTLUK RALLİSİ HEYECANI TÜVTÜRK’ÜN DESTEĞİYLE BAŞLIYOR

İstanbul’dan başlayıp Ankara’da sona erecek Anadolu Dostluk Rallisi, 11 şehri kapsayan rotasıyla kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilincini bir araya getiriyor. TÜVTÜRK’ün desteğiyle ilk kez düzenlenecek ralli, hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak konumlanıyor.

Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla Anadolu Dostluk Rallisi’nin ilkini hayata geçiriyor. İstanbul’dan başlayıp Ankara’da sona erecek ralli; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilincini aynı rota üzerinde buluşturmayı hedefliyor.

2-12 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek Anadolu Dostluk Rallisi, klasik ralli anlayışından farklı olarak hız odaklı bir yarış değil; katılımcıların şehir şehir ilerlerken yerel kültürleri deneyimlediği, aynı zamanda ihtiyaç sahibi noktalara desteklerin ulaştırıldığı bir yolculuk olarak kurgulandı. 

İstanbul’dan başlayacak yolculuk; Çanakkale, Akçay, Efes, Bodrum, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından Ankara’da tamamlanacak. Toplam 11 şehri kapsayan bu rota, katılımcılara Türkiye’nin tarihi ve doğal zenginliklerini görme fırsatı sunarken, kültürler arası bir deneyim vadedecek.

Kültür, keşif ve iyilik aynı yolculukta

TÜVTÜRK, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın destek verdiği Anadolu Dostluk Rallisi, “İyilik Durakları” yaklaşımıyla her şehirde sosyal fayda üretmeyi hedefliyor. Rota üzerindeki belirli duraklarda, yerel kurumlar ve yetkililerle birlikte önceden tespit edilen ihtiyaç noktalarına yönelik destekler sağlanacak. Katılımcılar yalnızca bir yolculuğun parçası olmakla kalmayacak; bu duraklarda gerçekleştirilecek çalışmalara dahil olarak iyiliğin yaygınlaşmasına katkı sunacak. Böylece rallinin seçili noktaları, aynı zamanda birer “İyilik Durağı”na dönüşecek.

Güvenli yolculuk bilinci ön planda

TÜVTÜRK’ün güvenli mobilite alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, uzun yolda güvenli sürüşün ve araç bakımının önemine de dikkat çekmeyi amaçlıyor.Katılımcıların yolculuk boyunca yapacağı paylaşımlarda; düzenli araç muayenesinin önemi, yola çıkmadan önce yapılması gereken kontroller ve trafik güvenliği konularının da gündeme taşınması hedefleniyor.


(KKTC) turizm verileri de bu yükseliş trendini destekler nitelikte.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



KKTC’DE TURİZM RÜZGARI

Turizm sektörü, küresel ekonominin en dinamik ve stratejik alanlarından biri olarak “ekonominin lokomotif sektörü” olma özelliğini sürdürüyor. Özellikle pandemi sonrası toparlanma sürecine giren sektörde, doluluk oranları ve ziyaretçi sayıları her yıl dalgalı seyretse de genel eğilim yukarı yönlü ilerliyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) turizm verileri de bu yükseliş trendini destekler nitelikte. 2024 yılında toplam ziyaretçi sayısı 2 milyon 208 bin 855 olarak kaydedilirken, 2025 yılında bu rakam yüzde 17’nin üzerinde artış göstererek 2 milyon 589 bin 729’a ulaştı. Bu artış, destinasyonun hem yerli hem de yabancı turistler nezdinde cazibesini giderek artırdığını ortaya koyuyor.

Kuzey Kıbrıs'ta turizm canlanıyor

2026 yılına hızlı bir başlangıç yapan KKTC turizm sektörü, yeni sezonda da güçlü performans beklentisiyle ilerliyor. Artan talep, sezon dinamiklerine doğrudan yansıyor. Özellikle erken rezervasyon verilerindeki yükseliş, uçuş frekanslarındaki artış ve konaklama tesislerindeki yüksek ön doluluk oranları, sektör temsilcilerinin beklentilerini yukarı yönlü şekillendiriyor.

Uzmanlar, KKTC’nin sahip olduğu doğal güzellikler, dört mevsim turizme elverişli iklimi ve gelişen konaklama altyapısının yanı sıra, alternatif turizm çeşitlerine yönelik yatırımların da bu büyümede belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor. Sağlık turizmi, gastronomi, kültür ve doğa turizmi gibi alanlarda atılan adımlar, destinasyonun çeşitliliğini artırıyor.

2026 sezonunda hem iç pazardan hem de uluslararası pazarlardan talebin artarak devam etmesi beklenirken, turizm gelirlerinin yükseltilmesi ve sezonun 12 aya yayılması hedefi doğrultusunda atılan adımların, KKTC ekonomisine katkısının önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceği öngörülüyor.