10 Nisan 2026 Cuma

BAHADIR TATLIÖZ YENİ ALBÜMÜ “MÜNEZZEH”İ TANITTI


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BAHADIR TATLIÖZ YENİ ALBÜMÜ “MÜNEZZEH”İ TANITTI

“BU ALBÜMLE YENİDEN DOĞDUM”YENİDEN DOĞUŞUN ADI: MÜNEZZEH

Bahadır Tatlıöz, kariyerinde yeni bir sayfa açtı: “Bu albüm benim ikinci baharım.”

Türk pop müziğinin özgün isimlerinden Bahadır Tatlıöz, kariyerinin en iddialı projelerinden biri olan yeni albümü “Münezzeh”i, Sony Music Türkiye ofisinde düzenlenen özel bir organizasyonla basına tanıttı.

Gecede davetlilere hitap eden Tatlıöz, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Benim için çok özel bir an. Değerine yürekten inandığım bir albüme imza attık. Sony Music Türkiye ve ekip arkadaşlarımın desteğiyle hazırladığımız bu çalışma, bu gece müzikseverlerle buluşuyor. Heyecanımı paylaşan tüm basın mensuplarına teşekkür ediyorum.”

“Münezzeh”i kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak tanımlayan sanatçı, albümün anlamını şu sözlerle ifade etti:

“Bu albüm benim için bir kırılma noktası olduğu kadar bir olgunluk ifadesi. Yeni bir çağ açtığımı hissediyorum. Hayatımın ikinci baharına adım atıyorum. ‘Münezzeh’, hem geçmişle bir yüzleşme hem de yeni bir başlangıç. Bir ömre sığan aşklar, kaygılar, öğretiler ve içsel yolculuklar bu albümde.”

Albümün dikkat çeken parçalarından “Ahkâm”, söz ve müziği Bahadır Tatlıöz imzası taşıyan; retro funk ve disko dokusunu modern bir anlatımla buluşturan güçlü bir çalışma olarak öne çıkıyor. Vintage aranjesi ve derin sound yapısıyla dikkat çeken şarkı; baştan çıkarıcı, duygusal ve enerjik akışıyla dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çekiyor ve sezonun hit adayları arasında gösteriliyor.


Albüm öncesinde yayınlanan üç single ile dinleyicisini “Münezzeh” dünyasına adım adım hazırlayan Tatlıöz, her çalışmasında farklı bir yönünü ortaya koydu. İlk çıkış parçası “Adam Mı Ki”, güçlü pop sound’u ve yüksek enerjisiyle dikkat çekerken; “Aşkın Ertesi”, etkileyici hikayesi ve çarpıcı klibiyle sosyal medyada geniş yankı uyandırarak TikTok ve Instagram’da trend oldu. “Bir Ben Bir İstanbul” ise nostaljik ve duygusal atmosferiyle dinleyiciyle güçlü bir bağ kurdu.

“Münezzeh” albümü; adını taşıyan “Münezzeh”, güçlü atmosferiyle öne çıkan “Ahkâm”, duygusal derinliğiyle dikkat çeken “Ağlama Anne” ve aşkı farklı bir perspektiften ele alan “Mecazi Aşk” gibi parçalarla bütünlüklü bir hikâye sunuyor. Çok katmanlı yapısı ve zengin müzikal diliyle albüm, Bahadır Tatlıöz’ün sanat yolculuğunda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

9 Nisan 2026 Perşembe

İş Bankası’ndan dijital turizm platformu; FINinTEK


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İş Bankası’ndan dijital turizm platformu; FINinTEK

Türkiye İş Bankası ve iştiraki Softtech iş birliğiyle geliştirilen FINinTEK Dijital Turizm Platformu; acenteleri, otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşlarıtek bir dijital çatı altında buluşturuyor. 

İlk olarak Setur ile hayata geçirilen FINinTEK, sektör paydaşlarının hem operasyonel hem finansal süreçlerini tek bir platform üzerinden hızlı, güvenli ve kolay bir şekilde yürütmelerini sağlıyor. 

Turizm; doğası, tarihi ve kültürel mirası, sağlık, gastronomi, kongre, yayla ve kış turizmigibi alanlarda sahip olduğu güçlü potansiyeli ile Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Sektörün taşıdığı potansiyelin sürdürülebilir büyümeye daha fazla katkı sağlayabilmesi için süreçlerin, verimliliği artıracak ve değişen ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde bütüncül yöntemlerle teknolojiyle, dijital uygulamalarla entegre olması önemli.  

Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören Türkiye İş Bankası da iştiraki Softtech ile birlikte FINinTEK Dijital Turizm Platformu’nu geliştirdi. Acentelerin ana firma olarak konumlandırıldığı Platform, ilk olarak Setur ile hayata geçirildi. 

Acentelerle otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşları tek bir çatı altında buluşturan Platform, tarafların işlemlerini uçtan uca dijital olaraktek bir yerden yürütmelerini sağlıyor. 

FINinTEK’in tanıtımı, Türkiye’de bir ilk olan İş Bankası’nın Antalya’da açtığı Turizm İhtisas Şubesi’nde gerçekleştirildi.

Maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek 

Kapalı bir ekosistem yapısıyla faaliyet gösterecek olan Platforma otellerin başvuruları, acente onayı ve kontrolünün ardından Bankaya iletilecek. Böylelikle hem acenteler çekle ön ödeme yapma maliyetinden kurtularak süreçlerini daha verimli hale getirecek hem de tüm akışın dijital ortamdan takip edilmesi sağlanmış olacak. 

Platforma özel hazırlanacak kampanyalar ile oteller, acente garantörlüğü ya da alacak temlikiyle finansmana ulaşırken, acentelerin otellere yapacağı sezon öncesi avanslar ve yurt dışından sağlanacak finansal kaynaklar da Platform üzerinden sunulabilecek. 

Taraflar arasındaki iş akışlarını hızlandıran Platform ile operasyonel maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek.

“Turizmde dijital ürün ve hizmetler için hazır bir altyapı”

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, turizm ekosistemindeki paydaşların süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren FINinTEK’in,bundan sonra açık bankacılık ve servis bankacılığı uygulamalarıyla geliştirecekleri dijital ürün ve hizmetler için de güçlü bir altyapı sunduğunu söyledi. 

Turizmin ülkemiz ekonomisi için sadece gelir kalemi değil stratejik kaldıraç alanlarından biri olduğunun altını çizen Yılmaz, “Sektör; istihdamın geniş tabana yayılmasından döviz girdisiyle cari açığın daraltılmasına, bölgesel kalkınmaya kadar ekonomik aktivitenin kritik direnç noktalarından biri haline geldi. Biz de bir taraftan turizme yönelik finansal destek mekanizmalarımızı genişletirken bir taraftan da sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruz. FINinTEK’in finans ve teknolojiyi bir araya getiren dijital altyapısıyla turizm sektörüne daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz” dedi. 


Elite World Satış Ekipleri Commercial Meeting’de Bir Araya Geldi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Elite World Satış Ekipleri Commercial Meeting’de Bir Araya Geldi

Türkiye’nin dört bir yanındaki Elite World otellerinin satış, rezervasyon, gelir yönetimi ekiplerinden oluşan commercial ekipleri geçtiğimiz yılın performansını ve yeni dönem stratejilerini İstanbul’da değerlendirdi.    

Elite World Hotels & Resorts, Türkiye genelindeki tüm otellerinin commercial ekiplerini 6–7 Nisan tarihlerinde Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres’te bir araya getirerek kapsamlı bir iş geliştirme buluşması gerçekleştirdi. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen toplantılarda ortak satış vizyonu ve kolektif başarı yaklaşımı bir kez daha vurgulandı.

Güçlü Ekip Sinerjisi

2026 buluşması, Elite World Hotels & Resorts’un kurumsal başarı vizyonunu şekillendiren One Sales Team. One Brand. One Portfolio.” yaklaşımı etrafında kurgulandı. Elite World Hotels & Resorts’un tüm otellerindeki commercial ekipler, portföy bazlı satış yönetimi anlayışıyla tek bir ekip ruhu içinde hareket ederek markanın çok segmentli yapısını ortak hedefler doğrultusunda daha güçlü bir sinerjiye dönüştürdü.

Toplantı kapsamında; satış stratejileri, gelir optimizasyonu, farklı pazar dinamiklerine yönelik aksiyon planları, global büyüme fırsatları ve marka konumlandırmasını güçlendirecek yeni yaklaşımlar detaylı şekilde ele alındı. Bunun yanı sıra,  ekipler arası bilgi paylaşımını artıran, iyi uygulama örneklerini yaygınlaştıran ve ortak kurum kültürünü pekiştiren güçlü bir sinerji oluşturuldu. 

İki Otele Ödül 

Organizasyonda ayrıca ekipler arası motivasyonu güçlendiren özel ödüller de sahiplerini buldu. Bu kapsamda “Hotel Pitch Battle” ödülünü Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres ekibi ,  “The Best Sales Team” ödülünü ise Elite World Grand Sapanca ekibi kazandı.

Bu ödüller, ekipler arası pozitif rekabeti desteklerken aynı zamanda ortak hedefler doğrultusunda yaratılan kolektif başarı kültürünün güçlü bir yansıması olarak öne çıktı .Elite World Hotels & Resorts, misafir odaklı yaklaşımı, veri temelli gelir yönetimi stratejileri ve global büyüme hedefleri doğrultusunda ekipler arası iş birliği ile sürdürülebilir başarı hikayesi yazmaya devam edecek. 


Hillside Beach Club, 18 Nisan 2026'da kapılarını yeni sezon için yeniden açıyor.

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Hillside Beach Club ile Yaz 18 Nisan'da Başlıyor

Hillside Beach Club, 18 Nisan 2026'da kapılarını yeni sezon için yeniden açıyor. Üstün hizmet anlayışı, yüksek misafir memnuniyeti ve her detaya yayılan "Feel Good" yaklaşımıyla öne çıkan Hillside Beach Club, bu sezon da yazı güçlü bir açılışla karşılıyor.

Her yıl The Times, Conde Nast Traveller ve The Telegraph gibi dünyaca ünlü yayınlar tarafından “en iyi tatil destinasyonu” olarak önerilen Hillside Beach Club, uluslararası başarıları, heyecanla beklenen özel haftaları ve güler yüzlü ekibiyle bu sezon da en çok tercih edilen adreslerden biri olmaya devam ediyor. Her yaşa ve her beklentiye hitap eden yapısıyla, çiftlerden ailelere, yalnız seyahat edenlerden arkadaş gruplarına kadar herkesin kendini özel hissedeceği bir tatil deneyimi sunuyor.

Yenilenen misafir odaları, yazın ritmini belirleyen özel haftalar, yenilenen eğlence anlayışı, deniz kıyısında müzik deneyimleri, aile odaklı içerikler, wellness programları ve gastronomi alanındaki yaklaşımıyla Hillside, 2026 yazında da ayrıcalıklı bir tatil deneyimi sunuyor.

Her sezon dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerin yüksek memnuniyet oranıyla ayrıldığı Hillside Beach Club, %72 gibi etkileyici bir geri dönüş oranına sahip. Harvard Business School tarafından örnek bir aile tatili destinasyonu olarak gösterilen Hillside, her yaş grubuna özel olanaklarıyla öne çıkıyor.

Yazın ritmini belirleyen özel içerikler

Hillside Beach Club’da sezon, farklı ilgi alanlarına hitap eden, özenle kurgulanmış deneyimlerle zenginleşiyor. Sezon boyunca misafirlere sunulan içerikler arasında 9-16 Mayıs ve 4-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek Feel Good Week programları öne çıkıyor. Hareket, farkındalık ve iyi yaşam odağında şekillenen bu özel haftalar, uzmanlar eşliğinde gerçekleşen fitness ve wellness seanslarıyla bütünsel bir yenilenme alanı sunuyor. Mayıs ayında gerçekleşecek Feel Good Week kapsamında, gün doğumunda Silent Beach’te yoga ve meditasyondan nefes ve ses terapilerine, yüz yogasından buz banyosu ritüellerine uzanan yabancı ve Türk eğitmenler ile seçkin bir program misafirlerle buluşuyor. 

Sezonun en özel etkinliklerinden biri olan Classical Music on the Sea, 7 Ağustos’ta bir kez daha Hillside’ın büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek. Gün batımında deniz kıyısında gerçekleşen bu özel performans, Hillside deneyiminin en ikonik anlarından biri olmayı sürdürüyor.

Hillside’ın uzun soluklu kültür ve sanat iş birlikleri de 2026 sezonunda devam ediyor. İKSV iş birliğiyle düzenlenen “Yaz & Caz” haftası, canlı konserler, söyleşiler ve film gösterimleriyle dolu özel bir müzik deneyimi sunuyor. London Jazz Festival kapsamında gerçekleşen London Jazz in the Sun sezon takvimindeki yerini koruyor.



Yenilenen odalarla Akdeniz ruhunu hissettiren bir konaklama deneyimi

Bu sezonun dikkat çeken yeniliklerinden biri, büyük bölümü yenilenen misafir odaları. Akdeniz yaşamının sıcaklığından ve çevredeki doğal dokudan ilham alan yeni oda tasarımında doğal malzemeler, sıcak tonlar, dokulu yüzeyler, yumuşak nötr renkler ve ahşap detaylar öne çıkıyor.

Birçok mobilya özel olarak tasarlanırken, yerel üreticiler ve zanaatkarlarla çalışıldı. Oda planlamasından aydınlatmaya kadar her detay, kullanım kolaylığını ve rahatlığı destekleyecek şekilde ele alındı. Bu yenilenme, Hillside’ın ruhunu korurkenkonfor hissini daha da güçlendiren bir yaklaşım sunuyor.

Aileler, çiftler ve farklı beklentilere sahip misafirler için çok katmanlı bir deneyim

Sadece tek bir yoldan ulaşılan, koruma altındaki Kalemya Koyu’nda yer alan Hillside Beach Club, misafirlerine doğayla baş başa, huzurlu ve güvenli bir tatil sunuyor. Ana plajda sosyalleşme imkânı bulunurken, yalnızca yetişkinlere özel Silent Beach ve Serenity Beach ise sessizlik ve dinginlik arayanlar için ideal birer kaçış noktası.

Aileler için Hillside’da her ayrıntı özenle düşünülüyor. Baby Park’tan yaratıcı atölyelere uzanan içerikler küçük misafirlere özel bir dünya sunarken, yaş gruplarına göre kurgulanan Kidside (4-7 yaş),Junior Club (8-12 yaş) ve Young Club (12-15 yaş), çocukların kendi ilgi alanlarına uygun deneyimler yaşamalarına olanak tanıyor. Bu sayede ebeveynler kendilerine zaman ayırabilirken, ailece geçirilen anlar da daha nitelikli hale geliyor.

Wellness, spor ve doğayla temas

Hillside Beach Club’da iyi hissetme hali, sezon boyunca plajlardan spor alanlarına uzanan bütünsel bir deneyim olarak yaşanıyor. SANDA Day Spa ve çam ağaçlarının arasında konumlanan SANDA Nature Spa, geleneksel ritüelleri ve modern uygulamaları bir araya getirirken; günlük yoga, pilates ve farklı hareket dersleri de misafirlerin tatiline denge katıyor.

Su sporları tarafında yelken, kano, su kayağı, wakeboard ve benzeri birçok seçenek sunulurken diğer spor aktiviteleri padel, tenis, voleybol ve farklı aktivite alanları Hillside’ın dinamik yapısını tamamlıyor. 

Bölgeyi keşfetmek isteyen misafirler için Hillside Outside kapsamında tekne turları, yürüyüş rotaları ve Kayaköy gibi bölgenin kültürel duraklarına uzanan deneyimler de öne çıkıyor. Antik Likya medeniyetinin kalbinde yer alan Hillside, kültürel zenginlikleriyle de dikkat çekiyor. Kayaköy’ün tarihi sokakları, Fethiye pazarı, çevredeki antik kalıntılar ve dünyaca ünlü Likya Yolu; yürüyüş ve bisikletle keşfedilebilecek benzersiz rotalar sunuyor.

Gastronomi deneyimi Hillside’ın kimliğinin önemli bir parçası olmaya devam ediyor

Hillside Beach Club, gastronomi alanındaki iddiasını 2026 sezonunda da sürdürüyor. Ana restoranda sunulan zengin açık büfe, Türk, İtalyan ve Akdeniz mutfağının en özel tatlarını bir araya getiriyor. Bebeklere özel hazırlanan menüler ve püre istasyonu, aileler için büyük kolaylık sağlıyor. 

Akşamları Pasha on the Bay’de à la carte lezzetlerin tadı çıkarılırken, Beach Bar hafif öğlen yemekleri ve ferahlatıcı kokteyller sunuyor. Gün batımıyla birlikte, bu alan Hillside’ın efsaneye dönüşen parti atmosferine ev sahipliği yapıyor.


Canovate, dünya genelindeki yapay zeka sistemlerine yüksek kapasiteli soğutma çözümleri sunuyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Canovate, dünya genelindeki yapay zeka sistemlerine yüksek kapasiteli soğutma çözümleri sunuyor 

Canovate’den dünya genelindeki yapay zekaya güçlü soğutma 

Türk teknoloji şirketi CanovateGroup, dünya genelindeki yapay zeka(Al) sistemlerine yönelik yüksek kapasiteli soğutma çözümleri sunuyor. Direct-to-liquidchipcooling (Doğrudan sıvı ile çip soğutma)’da globalde ilk 5 firma arasında yer alan CanoveteGroup, Al uygulamalarında başı çeken ABD, Çin, Avrupa ülkeleri ve son dönemlerde veri merkezlerine ciddi yatırım yapan Suudi Arabistan, BAE gibi ülkelere hizmet veriyor. Nitekim şu anda dünyada en büyük tartışmalardan biri yüksek kapasiteli veri merkezlerinin enerji ihtiyacı ve bu ihtiyacın çevresel etkileridir ve çip bazlı soğutma şu anda en çevre dostu ve enerji verimliliği yüksek çözüm konumundadır.

 Al devrimi ile veri merkezleri daha fazla enerjiye ve soğutmaya ihtiyaç duyuyor

 Yüksek kapasiteli veri merkezlerinin daha fazla enerjiye ve soğutmaya ihtiyaç duyduğunu kaydeden CanovateGroupCTO’su Kıvanç İlal, şunları söyledi:

“Son zamanlarda yaşanan  yapay zekâ (AI) devrimi veri merkezlerini doğrudan dönüştürüyor. AI dışında ayrıca nesnelerin Interneti (IOT), Edge Computing  gibi yüksek veri işlemesine ihtiyaç duyan uygulamalarda kapasite ihtiyacını daha da arttırıyor. Daha fazla hesaplama ve kapasite gücü ihtiyacından dolayı yüksek işlem gücüne sahip aktif cihazlar kullanılıyor. Klasik sunucular yerini yüksek performanslı sistemlere bırakıyor. Son zamanlarda adı çokça duyulan Nvidia gibi firmalar bu konuda başı çekiyor. Söz konusu cihazlar çok daha fazla enerji tüketiyorlar ve daha fazla ısı üretiyorlar. Bu sebeplerden dolayı daha yüksek kapasiteli veri merkezlerine ihtiyaç duyuluyor. Eskiden server kabin başına 10KW  olan soğutma ihtiyacı 100KW üstüne çıkıyor. Bu kapasitelerde klasik hava bazlı soğutma sistemleri ihtiyacı karşılamıyor.  Ayrıca yeni yapılan veri merkezleri enerji verimliliğine odaklanmak zorunda, bundan dolayı yüksek kapasiteli sıvı soğutma, yenilenebilir enerji ve düşük  karbon ayak izi gibi çözümler ve kriterler ön plana çıkıyor. Canovate olarak, çip bazlı soğutma teknolojimizi enerji verimliliği yüksek freecoolingchiller üniteleri ile kombine ederek, rakiplerimize karşı, enerji verimliliği son derece yüksek, karbon ayak izi düşük  ve çevre dostu ürünler üretiyoruz.” dedi.

 “Direct-to-liquidchipcooling” nedir?

 Direct-to-liquidchipcooling (Doğrudan sıvı ile çip soğutma), yapay zeka (AI) server’larda bulunan işlemci (CPU), grafik işlemci (GPU) veya yapay zeka hızlandırıcıları gibi yüksek ısı üreten çiplerin, ısıyı doğrudan bir sıvı soğutucuya aktararak soğutulması yöntemidir.

Sistem en basit şekilde şu şekilde çalışmaktadır:

*Çipin üzerine özel bir soğuk plaka (coldplate) yerleştirilir.

*Bu plakanın içinden özel bir soğutma sıvısı dolaşır.

*Çipten çıkan ısı, doğrudan sıvıya aktarılır.

*Isınan sıvı sistemden uzaklaştırılır, soğutulur ve tekrar dolaşıma girer.

Yani hava ile dolaylı soğutma yerine, ısı kaynağına doğrudan temas eden ve çok daha verimli bir ısı transferi sağlayan sıvı kullanılır.

 “Direct-to-liquidchipcooling” en önemli kullanım alanları nerelerdir?

 *Yapay Zeka Fabrikaları,

*Yüksek Yoğunluklu Soğutma Gereksinimlerine Sahip Büyük Veri Merkezleri ve Hyperscale Veri Merkezleri,

*Mevcut Veri Merkezlerinin Yapay Zeka Gereksinimlerine Uygun Şekilde Dönüştürülmesi (Retrofit),

*Süper Bilgisayarlar ve Araştırma Laboratuvarları,

*Uç Bilişim (Edge Computing),

*Finans Sektörü,

*Savuma  sektöründe  Simülasyon Uygulamaları.


8 Nisan 2026 Çarşamba

TÜRSAB, “Turizm Yüzyılı”nın ikinci etabını Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştiriyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRSAB TURİZM YÜZYILI’NIN İKİNCİ ETABINI BATMAN VE ŞIRNAK’TAN BAŞLATIYOR

GAZİANTEP ÖNCÜLÜĞÜNDE BÖLGENİN TURİZM DEĞERLERİ ÖNE ÇIKARILACAK

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği, “Turizm Yüzyılı”nın ikinci etabını Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştiriyor. TÜRSAB, 3-8 Mayıs 2026 tarihlerinde Gaziantep Belediyesi mentorluğunda Batman-Şırnak illerine giderek bölgenin turizm değerlerini tanıtacak. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TÜRSAB’ın hayata geçirdiği Turizm Yüzyılı’nın çok güzel bir tanımlama olduğuna işaret ederek, turizm sektörünün Güneydoğu bölgesi açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) turizmi ülkenin her şehrine ve yılın 12 ayına yaymak amacıyla başlattığı Turizm Yüzyılı’nın ikinci etabında Batman ve Şırnak’a gidiyor. Batman ve Şırnak turizminin gelişimini hedefleyen projenin liderliğini Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin üstleniyor. Çalışma kapsamında TÜRSAB, söz konusu şehirlerde arama konferansı ve basın lansmanı gerçekleştirecek. Seyahat acentalarının katılımıyla bölgede düzenlenecek konferans ve gezilerde, Batman ve Şırnak’ın turizm değerleri öne çıkarılacak.

Konuyla ilgili detaylar; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’nın katılımıyla Antalya’da gerçekleştirilen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.

Fatma Şahin: “Turizm Yüzyılı Çok Güzel Bir Tanımlama”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TÜRSAB’ın hayata geçirdiği Turizm Yüzyılı’nın çok güzel bir tanımlama olduğuna işaret ederek, turizm sektörünün Güneydoğu bölgesi açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın kaotik bir süreçten geçtiğini ve bu süreçte iç barışın çok önemli olduğunun altını çizen Şahin, “Güneydoğu’nun bir evladı olarak kendi bastığımız toprağın ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum. ‘Terörsüz Türkiye’ çalışması ülkemiz için çok büyük bir fırsat” dedi.

Güneydoğu Anadolu şehirlerinin sahip olduğu doğal güzelliklerden ve kültürel değerlerinden söz eden Şahin, şunları kaydetti:

“Kültür turizminde bizim önümüzde çok muhteşem bir fırsat var. İnanç destinasyonu olarak da büyük fırsat var. Bölgede çok görkemli dağlar var. Bugüne kadar hep ağıtlarda adı geçmiş. Bunu telafi ederek bu değerleri bir zenginliğe dönüştürmeliyiz. Güneydoğu’yu doğa turizmi, kültür ve gastronomiyle birleştirdiğimizde muhteşem bir potansiyel çıkıyor. Konuyu Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik ve bize mutlaka yapın dedi. ‘Terörsüz Türkiye’ye ihtiyacımız var. İnsanların kendi şehirlerini tanımaya, diğer şehirlerdeki insanların buraları görmeye ihtiyacı var.”

Gaziantep öncülük edecek Batman ve Şırnak turizmde öne çıkarılacak

Turizm Yüzyılı’nın Batman ve Şırnak etabına ilişkin açıklamalarda bulunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya ise amaçlarını şu şekilde açıkladı:

“Türkiye’nin her yerinde çok sayıda turizm varlığı, değerleri mevcut. Çok ciddi bir ürün zenginliğine sahibiz. Ama ülkemizdeki turizm hareketleri sadece 4 şehirde odaklanıyor. Bunu sürdürülebilir bulmuyoruz. Turizm hareketlerinin diğer şehirlerimize de dengeli bir şekilde yayılması önemli. Şu anda İspanya’nın bilmediğimiz bir şehir yok. Ama bizim bilinmeyen çok değerimiz var. O nedenle amacımız turizmi ülke geneline ve 12 aya yaymak. Bu projeye verdiği destek ve gösterdiği liderlikten dolayı Sayın Fatma Şahin’e çok teşekkür ediyorum.”

Basından gelen sorular üzerine Turizm Yüzyılı’nın Burdur ayağından da bahseden Firuz Bağlıkaya, “Bizim Burdur’da temel hedefimiz tarihi ve kültürel değerlerimizi tekrardan hatırlatmaktı. Seyahat acentalarıyla birlikte Burdur’u ziyaret ettik. Sonrasında Burdur tur operatörlerinin programlarına girdi. Salda Gölü üzerinde balon turları yapıldı. Burdur’da çok başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz. Oradaki belediyeden, üniversiteden, esnaftan teşekkürler aldık. İç turizm olacak ki yabancı turist gelsin. Gittiğimiz yerle ilgili bir farkındalık yaratmayı hedefledik” şeklinde konuştu.

Batman ve Şırnak’ta Gaziantep turizm modeli uygulanacak

Açıklamaların ardından basından gelen soruları yanıtlayan Şahin, bölgeyle ilgili şu bilgileri verdi: “Bu şehirlerimizde Gaziantep modelini uygulayacağız. Batman ve Şırnak çok gelişmiş durumda. Yeni Şırnak, yeni Batman oluşmuş. Olağanüstü bir yapılaşma var, müzeler yapılmış. Olağanüstü bir çeşitlilik var. Hasankeyf’e uzun süredir gitmemişsinizdir. Buraların sizin gözünüzden dünyaya tanıtılması lazım. İnanılmaz bir kaynak. Batman ve Şırnak ilk hat olacak. İkinci hattımız Diyarbakır olacak.”

Hasankeyf sular altında kalmadı

Basın toplantısına katılan Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak ise uzun süredir katıldıkları her platformda Hasankeyf’in sular altında kalmadığını vurguladıklarını ifade ederek sözlerine başladı. Hasankeyf’te bulunan 7 eserin hepsinin zarar görmeden yeni yerine konumlandırıldığını açıklayan İmrak, şu bilgileri verdi: “Eserler yeni yeri Arkeopark’ta dört yüz dönümlük alana konumlandırıldı. Hasankeyf ören yeri bir, iki ve üçüncü etap olarak bölüştürüldü. 12 bin yıllık tarih orada bozulmadan duruyor. Bu bölgeyi çok güzel bir müze haline getirdik. Hasankeyf’te 3 bin mağara duruyor. Hasankeyf’te tekneyle tarihi turlar gerçekleştirebiliyoruz. Gece ışıklandırmasıyla birlikte Hasankeyf’imiz misafirlerini ağırlamaya hazır.”

Petrol krizi derinleşirken çözüm ‘EV’de bulundu 30 milyar TL’lik dönüşüm

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Petrol krizi derinleşirken çözüm ‘EV’de bulundu 30 milyar TL’lik dönüşüm

SPOT: Küresel enerji krizi derinleşirken EPDK’nın son düzenlemesi elektrikli araç ekosisteminde yeni bir dönemin kapısını araladı. EPDK’nın attığı adımın Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir eşik olduğunu vurgulayan ORGE CEO’su NevhanGündüz, “Bu alanda 2030 yılına kadar altyapı ve cihaz olmak üzere toplam 30 milyar TL’yi aşkın bir pazar oluşabilir” dedi.

Küresel enerji piyasalarında yeniden yükselen tansiyon, ekonomilerde dengeleri değiştirirken, çözüm arayışlarını da hızlandırdı. ABD–İsrail–İran hattında tırmanan gerilimin ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, özellikle enerji ithalatçısı ülkeleri alternatif kaynaklara yöneltirken, elektrikli araçlar bu dönüşümün merkezine yerleşti. Brent petrol fiyatlarının kısa sürede 100 doların üzerine çıkması ve arz tarafına ilişkin endişelerin artması, maliyet baskısını küresel ölçekte derinleştiriyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kesintinin fiyatları 150–200 dolar bandına taşıyabileceği öngörülürken, bu tablo enerji güvenliği konusunu yeniden ülkelerin öncelikli gündem maddesi haline getirdi.

EPDK’DAN KRİTİK ADIM

Bu süreçte Türkiye’den gelen düzenleyici adım, elektrikli araç ekosisteminde yeni bir dönemin kapısını araladı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) 23 Mart’ta ResmiGazete’de yayımlanan elektrikli araç şarj hizmetlerine yönelik yönetmelik değişikliğe gitti. Yeni düzenleme elektrikli araç (EV) şarj altyapısında oyunun kurallarını değiştirecek. EPDK’nın bu kritik adımı sektörde uzun süredir beklenen dönüşümü hızlandıracak bir hamle olarak değerlendiriliyor. Söz konusu düzenlemeyle şarj istasyonlarının kurulumu, işletilmesi, lisanslama süreçleri ve kullanıcı haklarına ilişkin çerçeve yeniden çizilirken, mobil şarj çözümleri ve serbest erişim altyapısı da sistemin parçası haline getirildi. Bu kapsamda 2030’a kadar yalnızca bu alanda 30 milyar TL’yi aşan dev bir pazar oluşması bekleniyor.

YATIRIM DALGASI BAŞLATACAK

Elektrikli şarj istasyonlarında sektörün lider oyuncularından biri olan ORGE’nin CEO’su Nevhan Gündüz, yaşanan gelişmeleri yalnızca sektörel değil, aynı zamanda jeopolitik bir kırılma olduğunu söyledi. Küresel ölçekte enerji güvenliği krizinin derinleştiğine dikkat çeken Gündüz, “EPDK’nın attığı bu adım Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir eşik” dedi. Yapılan düzenleme ile birlikte özellikle konut ve site tipi şarj çözümlerinde ciddi bir yatırım dalgasının başlayacağının altını çizen Gündüz, “Türkiye’de yalnızca ev ve site tipi AC şarj altyapısı için 2030’a kadar oluşacak toplam pazar büyüklüğü 31.5 milyar TL seviyesine ulaşıyor. Bu rakam, enerji ve teknoloji sektörleri için yeni bir yatırım dalgasının habercisi niteliğinde” dedi.

EN BÜYÜK SEGMENT

EV’in son dönemde sektörün en büyük segmenti haline geldiğini anlatan Gündüz, “Türkiye genelinde yaklaşık 20 milyon konut, 7-8 milyon apartman ve 1 milyondan fazla sitenin bulunduğu dikkate alındığında, ev tipi şarj altyapısının ölçeği daha net ortaya çıkıyor” diye konuştu. Gündüz şöyle devam etti: “Projeksiyonlara göre 2030 yılına gelindiğinde Türkiye yollarında 2.5 ila 3 milyon arasında elektrikli araç bulunacak. Bu araçların yaklaşık yüzde 60’ının evlerde şarj edileceği öngörülürken, toplamda 1.5 milyon şarj noktasına ihtiyaç duyulacağı hesaplanıyor. Özellikle apartman ve sitelerde ortak kullanım modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte, her iki araç için bir şarj cihazı kurulacağı varsayımıyla yaklaşık 750 bin adet AC şarj cihazına ihtiyaç duyulacak.”

ALTYAPIYA BÜYÜK YATIRIM

Bu sektörde 2030 yılına 30 milyar TL’yi aşkın bir pazar büyüklüğünün oluşabileceğini anlatan Gündüz, şöyle devam etti: “Bugünkü fiyatlarla bir AC şarj cihazının ortalama 25 bin TL seviyesinde olduğu dikkate alındığında, yalnızca cihaz tarafında oluşacak pazar büyüklüğünün 18 milyar TL’yi aşması bekleniyor. Ancak asıl büyük maliyet kalemini cihazlar değil, altyapı yatırımları oluşturuyor. Kablolama, elektrik panoları, enerji yönetim sistemleri ve kurulum süreçlerini kapsayan altyapı yatırımlarının ortalama 15-20 bin TL seviyesinde olduğunu hesapladığımızda bu alandaki toplam pazar büyüklüğünün de 13.5 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor. Tüm bu kalemler birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca ev ve site tipi şarj altyapısında 2030 yılına kadar oluşacak toplam pazar büyüklüğü 31.5 milyar TL’yi buluyo

KUTU

Şarj hizmeti yönetmeliğinde değişiklik

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrikli araçlara yönelik şarj hizmetlerini düzenleyen yönetmelikte değişikliğe gitti. 23 Mart’ta ResmiGazete'de yayımlanan düzenlemeye göre, şarj üniteleri ve istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi, mobil şarj istasyonları, şarj ağının oluşturulması ile işletmecilerin lisanslandırılması ve faaliyetlerine ilişkin usul ve esaslar yeniden tanımlandı. Ayrıca, kullanıcıların hak ve yükümlülükleri ile serbest erişim platformunun kurulması ve işletilmesine yönelik düzenlemeler de kapsam içine alındı. Düzenlemeyle şarj ağı işletmecilerinin yetki ve yükümlülükleri de genişletildi. İşletmecilerin ülke genelinde şarj ağı kurarak hizmet sunma ve işletme yetkisi yeniden tanımlandı. İşletmecilerin yaptıkları ortak dolaşım anlaşmalarının imzalanmasını takiben 30 gün içinde kuruma bildirmesi zorunlu hale getirildi.