31 Mayıs 2026 Pazar

(ISG) çalışanları, çarpıcı bir farkındalık hareketine imza attı.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG) çalışanları, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde hem çevre kirliliğine hem de tütünün hayati zararlarına dikkat çekmek amacıyla çarpıcı bir farkındalık hareketine imza attı. Havalimanı kampüsünden toplanan binlerce sigara izmariti, terminalde sergilenen şeffaf bir akciğer enstalasyonuna dökülerek simsiyah, nefes alınamaz bir kütleye dönüştürüldü ve tehlikenin boyutu somutlaştırıldı. 

Toplumsal fayda odağında gerçekleştirilen etkinliğe gönüllü olarak katılan ISG çalışanları, “Temiz çevre sağlıklı toplum” diyerek sahaya indi. Gönüllüler, havalimanı kampüsündeki açık alanlarda yürütülen çalışma kapsamında topladıkları sigara izmaritlerini akciğer şeklinde tasarlanan şeffaf bir pleksi içinde biriktirerek hem çevre temizliğine katkı sundu hem de toplumda farkındalık oluşturdu.

“Çünkü; adı üstünde AKCİĞER!” sloganıyla ezber bozan bu farkındalık kampanyası, terminalin ortasında sergilenen simsiyah bir akciğerle tütünün hem insanı hem de gezegenimizi nasıl zehirlediğini en yalın haliyle gözler önüne koyuyor.

Kelime Oyunundan Çarpıcı Gerçekliğe: "Adı Üstünde AKCİĞER!"

Kampanya, tütünün nefesimizi ve doğayı nasıl kararttığını anlatmak için güçlü bir ironiden yola çıktı: “Çünkü; adı üstünde AKCİĞER!”

“Çünkü; adı üstünde AKCİĞER!” sloganıyla sahaya inen ISG’ninfarklı departman ve kademelerinden gönüllü çalışanları, tütün tüketiminin hem insan sağlığı hem de küresel ekosistem üzerindeki yıkıcı etkilerini temiz çevre, sağlıklı toplum ve ortak sorumluluk bilinciyle gözler önüne serdi.

Gönüllülük esasıyla gerçekleştirilen bu toplumsal farkındalık hareketi hakkında ortak mesaj veren ISG ekibi, havalimanından tüm dünyaya şu net çağrıyı yaptı: “31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde bu görünmez kirliliği, herkesin görebileceği bir yere taşıdık. Sigarayı bırak, temiz bir nefes ve ortak bir gelecek için bugün harekete geç! Dünyamıza ve geleceğimize iyi bakmak bizim elimizde.” 

Şeffaf Akciğerde Biriken Kara Zehir: Şehir Çöpünün %40'ı İzmarit!

Anglia Ruskin Üniversitesi’nin araştırmalarına göre, dünyada her yıl 4.5 trilyon sigara izmariti doğaya atılıyor ve şehir çöplerinin %40 gibi devasa bir oranını tek başına izmaritler oluşturuyor.

Bu küresel tehdide dur demek amacıyla harekete geçen ISG gönüllüleri; metro çıkışları, otopark alanları ve açık kampüs genelinde çevre temizliği gerçekleştirdi. Toplanan tüm izmaritler, özel olarak tasarlanan şeffaf akciğer formundaki pleksi bir enstalasyonun içinde bir araya getirildi. Terminalde sergilenen bu çarpıcı materyal, tütünün soluduğumuz havayı ve yaşam alanlarımızı nasıl kirlettiğini yolculara görsel bir manifestoyla sundu.

Her yıl üretilen 6 trilyon sigara izmariti,toksik çöp şeklinde deniz ve okyanuslara karışarak deniz yaşamını ağır bir şekilde tehdit ediyor. Doğada tamamen çözünmesi yaklaşık 10 yıl süren bu atıkların yarattığı görünmez kirlilik ve tehlikeye dikkat çekmek amacıyla kampüs genelinde toplanan binlerce izmarit şeffaf akciğer formundaki plekside görünür kılındı. 

Etkinliğe katılan ISG çalışanları, daha sonra beyaz kıyafetleriyle bu simsiyah akciğer enstallasyonunun arkasında poz verdi.Proje, aktif veya pasif içici olarak insanların akciğerleri ile yüzleşmesini,  sigaranın hem sağlığı hem çevreyi tehdit hatırlatmayı amaçlıyor. 

Proje için çekilen fotoğraflar, 1-7 Haziran 2026 tarihlerinde, İstanbul Valiliği ve Sıfır Atık Vakfı iş birliği ile “Sıfır Atık Haftası” etkinlikleri kapsamında terminalde sergilenecek. 

Bireysel Farkındalık Kurumsal Sorumlulukla Buluştu

Küçük ve önemsiz gibi görülen bireysel atıkların uzun vadede küresel felaketlere yol açabileceğini hatırlatan ISG, kurum kültürünün merkezine koyduğu gönüllülük ve toplumsal fayda yaklaşımıyla, havalimanlarının sadece birer ulaşım merkezi değil, aynı zamanda ortak yaşam bilincinin de kalbi olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Sadece bir havalimanı işletmecisi olmanın ötesinde, misafirlerine benzersiz bir deneyim sunmayı hedefleyen ISG, terminallerin toplumsal fayda mesajı iletmek için benzersiz birer platform olduğunu hatırlattı. Yolcuların iç hat uçuşlarında ortalama 2, dış hat uçuşlarında ise 3 saat önce gelerek vakit geçirdiği havalimanı terminali; bu anlamlı çevre ve sağlık hareketi sayesinde milyonların hayatına dokunma, dikkatini çekme ve kalıcı davranış değişikliklerini teşvik etme potansiyeli yüksek bir sosyal inovasyon merkezine dönüştü.

Bireysel atıkların küresel etkilerine dikkat çeken proje, terminalde geçirilen süreyi toplumsal faydaya dönüştürmeyi hedefliyor. Aynı zamanda; yolcular, iş ortakları ve farklı paydaşların bir arada bulunduğu havalimanı ekosisteminde çevre duyarlılığının artırılması, ortak kullanım alanlarının korunması ve sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirilmesi de temel mesajlar arasında yer alıyor.


SunExpress, Antalya’dan Ostrava’ya Uçuşlara Başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SunExpress, Antalya’dan Ostrava’ya Uçuşlara Başladı

SunExpress, Antalya’dan Çek Cumhuriyeti’ninen büyük üçüncü şehri Ostrava’ya tarifeli seferlerini başlattı

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress’in bugün gerçekleştirdiği ilk uçuşla birlikte, Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’danOstrava Leos Janacek Havalimanı’na direkt uçuşlar başladı. 

23 Mayıs itibarıyla başlayan seferler Ekim ayı sonuna kadar haftada iki kez olmak üzere Çarşamba ve Cumartesi günleri düzenlecek.Direkt bağlantı sayesinde yolcular daha konforlu ve zaman tasarrufu sağlayan bir seyahat deneyimi yaşayacak. 

SunExpress, uçuş ağına kattığı Ostrava’ya ek olarak,Antalya ve İzmir’den ülkenin başkenti Prag’ada uçuş düzenliyor.Hava yolu, Antalya’dan Prag’a haftanın her günü ve İzmir’den Prag’a ise haftada 2 kez gerçekleştirdiği uçuşlarla Çek Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki bağlantıyı desteklemeye devam ediyor.


 

6.İstanbul Dijital Sanat Festivali, Dünyaca Ünlü Sanatçıların Çarpıcı Eserlerini Bir Araya Getiriyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


 6.İstanbul Dijital Sanat Festivali, Dünyaca Ünlü Sanatçıların Çarpıcı Eserlerini Bir Araya Getiriyor

Bu yıl 3-7 Haziran tarihleri arasında altıncısı düzenlenecek olan İstanbul Dijital Sanat Festivali, dünyanın farklı coğrafyalarından çağdaş sanatçıları, yeni medya öncüleri ve disiplinlerarası yaratıcıları bir araya getirerek izleyicilere benzersiz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Festival; yapay zekâ, nörobilim, robotik sistemler, veri ekolojisi, biyosanat, ışık enstalasyonları ve sürükleyici görsel-işitsel performanslar aracılığıyla çağımızın en önemli sorularını sanat üzerinden tartışmaya açıyor.

Festivalin öne çıkan işlerinden “Mental Garden”, ziyaretçilerin gerçek zamanlı beyin dalgalarını analiz ederek onları yaşayan dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor. Her katılımcının zihinsel ve duygusal durumu, renkleri, hareketleri ve formları sürekli değişen benzersiz bir görsel evren yaratıyor. İnsan zihninin görünmeyen süreçleri böylece somut, organik ve şiirsel bir dile dönüşüyor.

“SYMBIONT” ise insan ve teknolojiyi birbirine bağımlı iki yaşam formu olarak ele alıyor. İzleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkaran çalışma, dijital strüktür ile insan varlığını aynı nefes içinde buluşturarak “ontolojik tamamlanma” fikrini merkezine alıyor. Hareket, ışık ve mekânsal etkileşim aracılığıyla ziyaretçiler, yaşayan bir dijital organizmanın parçasına dönüşüyor.

Festival kapsamında yer alan “NeuralNectar”, arıcılık, robotik ve yapay zekâyı aynı potada eriterek insan bilişini dijital ekosistemde bir “nektar” metaforu üzerinden yeniden yorumluyor. Balmumu beyin heykelleri, video ve robotik sistemlerle birleşirken; insanın teknolojiyle kurduğu ilişkiye dair rahatsız edici ama büyüleyici bir atmosfer yaratıyor.

“d.memo” adlı çalışma ise REM uykusu estetiği üzerinden hafıza, kimlik ve dijital aktarım süreçlerini araştırıyor. Hipergerçekçi heykel, animatronik sistemler ve projeksiyon teknolojileriyle şekillenen eser, insan bilincinin teknoloji aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini sorguluyor.

İklim krizi ve ekolojik yıkım da festivalin önemli temaları arasında yer alıyor. BrenvaGlacier’ın dramatik eriyişini deneyimleten sürükleyici enstalasyon, iklim eyleminin aciliyetini fiziksel bir hisse dönüştürüyor. “ComputationalCompost” ise veri depolamanın çevresel etkilerini sorgulayarak dijital kültürün görünmeyen ekolojik maliyetlerine dikkat çekiyor.

Doğa ile teknolojinin sınırlarını bulanıklaştıran “Seedlings”, toprağa yerleştirilmiş hoparlörler ve mikrotonal ses frekansları aracılığıyla bitkiler arasında biyosonik bir iletişim ağı kurarken; “Planatorium” isimli çarpıcı yerleştirme, bitkileri bir yoğun bakım ünitesinde yaşatmaya çalışan mekanik sistemiyle insan-doğa ilişkisindeki kırılmayı sert bir yüzleşmeye dönüştürüyor.

Festivalde ayrıca artırılmış gerçeklik, holografik projeksiyon ve çok kanallı ses tasarımlarını bir araya getiren “The Pond”; yapay süper zekânın biyomekanik bir tahayyülü olan “T.A.H.I.R.A - 108”; ışık, hareket ve ses arasında yaşayan bir organizma gibi davranan “ArrayAfterglow”; ve fizik, titreşim ve kozmoloji arasında görsel bir köprü kuran MichelaPelusio’nun etkileyici performansı “SpaceTimeHelix” de izleyicilerle buluşacak.

Festivalin dikkat çeken deneyimlerinden biri de GastroDigital’in yeni eseri “Journey of Spice | 5 Sense VR Experience” olacak. Gastronomi, kültürel miras ve ileri dijital teknolojileri bir araya getiren eser, izleyicileri Anadolu’nun kadim baharat yolları boyunca çok duyulu bir keşfe çıkarıyor. Büyük ilgi gören “Journey of Wheat” deneyiminin ardından geliştirilen çalışma; baharatın yalnızca mutfak kültürünün değil, aynı zamanda medeniyetleri şekillendiren tarihsel bir güç olduğuna odaklanıyor. Dünya baharat ticaret yollarının doğuşundan Antakya’ya uzanan bu etkileyici yolculuk, ziyaretçilere tarih, ticaret, kültür ve duyular arasında sürükleyici bir deneyim sunuyor.

Yakın gelecekte insan ve robotların gündelik yaşamı nasıl paylaşabileceğini sorgulayan yeni medya projeleri, hipergerçekçi robot figürleriyle ziyaretçileri “başka bir akıllı varlıkla birlikte yaşamaya hazır olup olmadığımız” sorusuyla baş başa bırakırken; “TheRisingDusk” gibi gerçek zamanlı görsel-işitsel performanslar, kayıp, dönüşüm ve yeniden doğuş temalarını şiirsel bir deneyime dönüştürüyor.

6.İstanbul Dijital Sanat Festivali; yalnızca teknolojik yenilikleri sergileyen bir etkinlik değil, aynı zamanda insanlık, bilinç, doğa ve geleceğe dair derin düşünsel alanlar açan uluslararası bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Ziyaretçiler festival boyunca, yapay zekâdan nörobilime, ekolojik dönüşümden dijital hafızaya uzanan geniş bir spektrumda, dünyanın önde gelen sanatçılarının sıra dışı eserleriyle karşılaşacak.

Gerçek ile simülasyonun, organik ile dijitalin, insan ile makinenin sınırlarının giderek belirsizleştiği bu festival; izleyicilerini yalnızca eserleri izlemeye değil, onların bir parçası olmaya davet ediyor.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından düzenlenen 6. İstanbul Dijital Sanat Festivali 7 Haziran’a kadar ziyarete açık olacak.

Festivalin sponsorları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı, Turkish Airlines, Yıldız Teknik Üniversitesi, Onvo, Akın Robotics, Esas Holding, DİSAD (Dijital Sanat Derneği), Meta Yapı, Mayer, Monster, Sultangazi Belediyesi, Allnjoy, OmniEvent, Dewards, Adinteraction, FH İletişim, Gauss, Pakala, Node Media Lab, ArsElectronica, TODA ve Artvive yer alıyor.


Umut Kaya: “Kanye West Konseri Türkiye'nin Etkinlik Ekonomisindeki Potansiyelini Gözler Önüne Serdi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Umut Kaya: “Kanye West Konseri Türkiye'nin Etkinlik Ekonomisindeki Potansiyelini Gözler Önüne Serdi”

TEODER Yönetim Kurulu Başkanı ve Boss Event Marketing Ajans Başkanı Umut Kaya: "Büyük etkinlikler şehirler için yalnızca kültürel değil, ekonomik birer yatırım aracıdır"

Dünyaca ünlü sanatçı Kanye West'in İstanbul'da gerçekleştirdiği konser, Türkiye'nin uluslararası etkinlik pazarındaki konumunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. On binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi İstanbul'da buluşturan etkinliğin, turizm ve hizmet sektörlerinde ciddi bir ekonomik hareketlilik yarattığı değerlendiriliyor.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan TEODER Yönetim Kurulu Başkanı ve Boss Event Marketing Ajans Başkanı Umut Kaya, günümüzde büyük ölçekli konser ve etkinliklerin şehir ekonomileri üzerindeki etkisinin her geçen yıl arttığını belirtti.

"Etkinlik ekonomisi artık dünya genelinde trilyonlarca dolarlık bir ekosistem oluşturuyor. Büyük konserler, festivaller ve uluslararası zirveler yalnızca katılımcılara deneyim sunmuyor.Aynı zamanda şehirlerin ekonomik büyümesine, turizm gelirlerine ve uluslararası görünürlüğüne doğrudan katkı sağlıyor."

100 Milyon Dolara Yaklaşan Ekonomik Hareketlilik Oluştu

Sektör değerlendirmelerine göre konser kapsamında İstanbul'a gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin konaklama, ulaşım, yeme-içme, alışveriş ve eğlence harcamalarıyla birlikte şehir ekonomisinde yaklaşık 80 ila 100 milyon dolar arasında bir ekonomik hareketlilik oluşturulduğu öngörülüyordu.

Umut Kaya, etkinlik ekonomisinin etkisinin yalnızca bilet gelirleriyle ölçülemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Bir ziyaretçinin satın aldığı konser bileti aslında ekonomik zincirin yalnızca başlangıç noktasıdır. Konser için seyahat eden ziyaretçiler otellerde konaklıyor, restoranlarda harcama yapıyor, şehir içi ulaşım kullanıyor ve alışveriş gerçekleştiriyor. Bu durum turizm, konaklama, perakende ve hizmet sektörlerinin tamamına doğrudan katkı sağlıyor."


Otellerden Restoranlara Kadar Geniş Ekonomik Etki

Etkinlik haftası boyunca İstanbul'daki birçok otel ve konaklama tesisinde doluluk oranlarının yükseldiğine dikkat çeken Kaya, özellikle uluslararası ziyaretçilerin kişi başı harcama düzeylerinin şehir ekonomisi açısından önemli bir değer oluşturduğunu ifade etti.

"Uluslararası etkinlik ziyaretçileri klasik turistlere göre daha yüksek harcama eğilimi gösteriyor. Ortalama bir etkinlik ziyaretçisinin konaklama, ulaşım ve şehir içi harcamalarıyla birlikte kişi başı 1.500 ila 2.500 dolar arasında ekonomik değer oluşturduğu değerlendiriliyor. On binlerce ziyaretçinin katıldığı organizasyonlarda bu rakamlar şehir ekonomileri için son derece önemli sonuçlar doğuruyor."

İstanbul'un Küresel Etkinlik Destinasyonu Gücü Artıyor

Kaya, İstanbul'un sahip olduğu ulaşım altyapısı, konaklama kapasitesi ve deneyimli etkinlik sektörü sayesinde Avrupa, Orta Doğu ve Asya'nın en önemli etkinlik merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirtti.

"Bugün Londra, Paris, Barselona ve Dubai gibi şehirler büyük etkinlikleri bir turizm yatırımı olarak görüyor. İstanbul da sahip olduğu potansiyelle bu ligde yer alabilecek kapasiteye sahip. Kanye West konseri gibi organizasyonlar, İstanbul'un küresel etkinlik haritasındaki görünürlüğünü artırıyor ve gelecekte daha fazla uluslararası organizasyonun ülkemize gelmesinin önünü açıyor."

Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat

Kaya, etkinlik turizminin Türkiye'nin gelecekteki büyüme alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Bugün dünyada insanlar sadece bir destinasyonu görmek için değil, özel bir deneyimin parçası olmak için seyahat ediyor. Büyük konserler, festivaller ve uluslararası zirveler bu kararları doğrudan etkiliyor. Türkiye olarak etkinlik turizmine stratejik bir bakış açısıyla yaklaşabilirsek, yalnızca turizm gelirlerini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda ülkemizin uluslararası marka değerine de önemli katkılar sağlayacağız."


29 Mayıs 2026 Cuma

YılınTeknoloji Ödülü Uyumsoft’un oldu

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


YılınTeknoloji Ödülü Uyumsoft’un oldu

Ülkemizdeki işletmelerin dijital dönüşümüne 29 yıllık deneyimiyle liderlik eden Uyumsoft’a “Yılın Teknoloji Ödülü” verildi. İş insanı, yerel yöneticiler ve sivil toplum önderlerinden oluşan jüri, dijital dönüşüm konusunda ülke ekonomisine verdiği katkılardan dolayı Uyumsoft’u ödüle layık gördü. Gelirinin önemli bir bölümünü ar-ge ve inovasyona ayıran Uyumsoft, her yıl geliştirdiği yeni teknolojiler ve ürünler ile işletmelerin dijital dönüşümüne katkılar sunmaya devam ediyor. 

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER)’in koordine ettiği, 18.’nci Kent ve Yaşam Ödülleri töreni, 14 Mayıs 2026 Perşembe günü Büyük Kulüp’de gerçekleşti. YAPDER Başkanı Celal Toprak’ın ev sahipliğinde gerçekleşen törene, iş insanları, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.

Dijital dönüşüm süreçlerine uçtan uca çözümler  

29 yıllık deneyimiyle işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine uçtan uca çözümler sunan Uyumsoft, yapay zeka destekli teknolojileri, bulut tabanlı altyapısı ve sektörel ihtiyaçlara uygun geliştirilen iş yazılımlarıyla, şirketlerin operasyonlarını daha verimli, güvenli ve yönetilebilir hale getiriyor. %100 yerli sermaye ile faaliyetlerini sürdüren Uyumsoft, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Tokat ve Bakü’deki ofisleri, 400’ün üzerindeki çalışanı ve ekosistemindeki 500’ü aşkın iş ve çözüm ortağı ile yüz binlerce yerli ve global müşteriye yazılım ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. 

18.’nci Kent ve Yaşam Ödülleri sahiplerini buldu 


-Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ İcra Kurulu Üyesi Ahmet Faruk Önder,

-Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak,

-İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın,

-Güvensan Yönetim Kurulu Başkanı Münteha Adalı,

-DEİK Türkiye- Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu,

-Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, 

-Caddem Eğitim Kurumları Kurucusu Burç Tel,

-Aslandağ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Aslandağ,

-İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan,

-Oğuz Gıda CEO’su Enes Örer,

-Medya Takip Merkezi (MTM) Yönetim Kurulu Başkanı Halef Vayıs,

-Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Kayabaşı,

-Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu,

-İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü,

-Limpid Home İnteriors Kurucusu Berrak Gündüz,

-Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği Kurucusu ve Genel Başkanı Oğuz Soydan,

-Wow Hotel Genel Koordinatörü Ziya Cihan,

-PERDER Başkanı Rahmi Kartal,

-Çeşme Bazlama Kurucuları Nurten ve Sinem Tuncer, 

-Canlı Su ve Sağlık Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Fazlı Koç,

-Fellah Kebap Kurucusu Biral Serttaş,

-Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu Başkanı Metin Şenel, 


Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Nesma Hava Yolları’nın ilk uçuşu karşılandı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Nesma Hava Yolları’nın ilk uçuşu karşılandı

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı (ISG), küresel uçuş ağını genişletme ve Kuzey Afrika bağlantılarını güçlendirme çalışmaları kapsamında stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Mısır’ın önde gelen havayolu şirketlerinden Nesma Airlines, Kahire ile İstanbul arasında karşılıklı doğrudan uçuşlarına resmen başladı.

Yolcu sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük ikinci, Avrupa'nın ise en hızlı büyüyen havalimanlarından olan İstanbul Sabiha Gökçen, yeni iş birlikleriyle küresel ekosistemini çeşitlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Kuzey Afrika’nın öne çıkan düşük maliyetli hava yollarından Nesma Airlines, tarihi mirası ve dinamik yapısıyla bölgenin öne çıkan şehirlerinden Kahire’den, dünya turizminin ve ticaretinin kalbi İstanbul’a uçuşlar başlattı.

ISG, küresel uçuş ağını Kuzey Afrika bağlantısıyla güçlendiriyor

Nesma Airlines’ın İstanbul (SAW) – Kahire (CAI) hattındaki ilk uçuşu vesilesiyle, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı terminalinde renkli görüntülere sahne olan bir karşılama töreni düzenlendi. Havayolu şirketi ve ISG üst düzey yönetiminin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte yolculara özel hediyeler ve geleneksel Türk lokumu ikram edildi.

 

Kahire’den havalanan ilk uçak, apronda havacılık geleneği olan "su takı" selamlamasıyla karşılandı. Nesma Airlines’ın kokpit ve kabin ekibinin çiçeklerle ağırlanmasının ardından, ISG yönetimi ve havayolu temsilcilerinin katılımıyla kurdele ve pasta kesim seremonisi gerçekleştirildi.

Törende konuşan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, bu iş birliğinin stratejik önemine değinerek şunları söyledi:

"Nesma Airlines’ı havalimanı ailemize dahil etmekten ve Kahire-İstanbul doğrudan uçuşlarının resmi başlangıcına ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. ISG olarak her yeni rotayı sadece ticari bir başarı değil; İstanbul’un küresel bir havacılık merkezi olma konumunu pekiştiren stratejik bir köprü olarak görüyoruz. Nesma Airlines ile güçlerimizi birleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye ve Mısır arasındaki tarihi bağlara yeni bir dinamizm kazandırıyoruz.”

“Bugün ISG olarak dünya çapında 55 ülkede 155 destinasyonu İstanbul’a bağlıyoruz. Bu geniş network ağımız, havayolu ortaklarımızın bize duyduğu güvenin ve ekiplerimizin kararlılığının bir sonucudur. İş ortaklarımıza ve yolcularımıza verdiğimiz kesintisiz, verimli ve yüksek kaliteli hizmet sözünü tutmaya, havacılıkta mükemmelliğe yatırım yapmaya devam edeceğiz. Nesma Airlines’a aramıza hoş geldiniz diyor, ortaklığımızın sürdürülebilir başarılar getirmesini diliyorum."

Uçuşlar haftada 3 gün gerçekleşecek

22 Mayıs 2026 itibarıyla başlayan Nesma Airlines uçuşları; haftada 3 frekans olarak Salı, Cuma ve Pazar günleri karşılıklı seferler halinde icra edilecek. İstanbul’un dünyaya açılan kapısı Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan başlayan Nesma Airlines uçuşları ile birlikte, iki ülke arasındaki hava yolu trafiğinin canlanması; uçuşların turizm, ticaret, kültürel alışveriş ve karşılıklı yatırımlarda çarpan etkisi yaratması hedefleniyor.

Kahire: kadim mirasın ve modern dünyanın buluşma noktası

Mısır’ın başkenti ve en büyük şehri olan Kahire, binlerce yıllık tarihi mirası, kültürel zenginliği ve dinamik şehir yaşamıyla Afrika’nın en etkileyici metropolleri arasında yer alıyor. Nil Nehri’nin hayat verdiği şehir, geçmişin izlerini taşıyan görkemli yapıları modern mimari, ticaret ve teknolojiyle bir araya getirerek benzersiz bir atmosfer sunuyor. Tarih boyunca medeniyetlerin kesişim noktası olarak öne çıkan Kahire, bugün de finans, turizm, kültür ve ticaret alanlarında bölgesel ölçekte güçlü bir merkez olma özelliğini sürdürüyor. Şehir, stratejik konumu sayesinde uluslararası yatırımlar, küresel iş birlikleri ve yeni nesil ticari fırsatlar açısından dikkat çekici bir potansiyel barındırıyor.

Kültürel çeşitliliği, hareketli sosyal yaşamı ve gelişen iş ekosistemiyle Kahire, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan küresel bir çekim merkezi olarak öne çıkıyor. Dünyaca ünlü tarihi mirası, canlı şehir hayatı ve modern altyapısıyla dikkat çeken kent, gelenek ile yeniliği aynı potada buluşturarak ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Sanattan gastronomiye, turizmden uluslararası ticarete kadar pek çok alanda güçlü bir etki yaratan Kahire, bölgesel ölçekte büyüyen ekonomik yapısı ve uluslararası bağlantılarıyla geleceğin önemli merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.


TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İKİNCİ KEZ MANİSA’DA


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İKİNCİ KEZ MANİSA’DA

ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA’DA FESTİVAL HEYECANI BAŞLIYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ikinci kez ev sahipliği yapacak Manisa, 30 Mayıs–7 Haziran tarihleri arasında festival coşkusunu tüm şehre yayacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin Manisa’nın tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliğini daha geniş kitlelerle buluşturacağını ve kültür turizmine önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin şehir için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları kaydetti: “Manisa, Osmanlı şehzadelerinin izlerini taşıyan köklü tarihi, bereketli toprakları, yaşayan gelenekleri ve zengin kültürel mirasıyla ülkemizin en özel şehirlerinden biri. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni ikinci kez Manisa’da gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin şehrin kültürel hayatına yeni bir dinamizm katacağına, Manisa’nın sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelerle buluşturacağına inanıyoruz. Konserlerden sergilere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan programla Manisa, dokuz gün boyunca kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Festivalin aynı zamanda şehrin turizmine, ekonomisine ve uluslararası görünürlüğüne önemli katkılar sunmasını hedefliyoruz.” 


OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ VE YAŞAYAN MİRAS MANİSA’DA SERGİLENECEK

Geçmişin manevi mirasını taşıyan kutsal emanetler ile geleneksel el sanatlarının ince işçiliğini bir araya getiren sergiler, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşacak. 

Asırlardır büyük bir özenle korunan kutsal emanetler, Osmanlı saray kültürünün ihtişamını yansıtan nadide eserler ve Haremeyn’e uzanan manevi yolculuğun izleri, “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisinde sanatseverlerle buluşacak. Manisa Müzesi Etkinlik Salonu’nda ziyaretçilerini ağırlayacak sergide; Kâbe örtüleri, surre keseleri, hüsn-i hat eserleri, kutsal emanetler ve Osmanlı padişahlarının Haremeyn’e duyduğu bağlılığı yansıtan eserler yer alacak. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserlerden oluşan sergi, ziyaretçilerine Osmanlı’dan günümüze uzanan manevi ve tarihi bir atmosfer sunacak.

İnce işçilikle şekillenen geleneksel motifler, ustaların yıllara dayanan el emeği ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü ise “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi”nde sanatseverlerle buluşacak. Fatih Sergi Salonu’nda gerçekleştirilecek sergide; tezhipten minyatüre, çiniden ebruya, dokuma işlerinden bıçakçılığa uzanan geniş bir seçki ziyaretçilere sunulacak. 

Seramik, porselen, filografi, deri işleri, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsurunu bir araya getiren sergi, Manisa’nın somut olmayan kültürel mirasını günümüze taşıyacak.

FESTİVAL COŞKUSU MANİSA’DA ÜNLÜ SANATÇILAR İLE YAŞANACAK

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Manisa ayağında birbirinden ünlü sanatçılar festival coşkusunu sahneye taşıyacak. Perşembe Pazarı Otopark Alanı’nda gerçekleştirilecek konserlerde, farklı müzik türlerinden sevilen isimler Manisalı müzikseverlerle buluşacak.

Festival kapsamında Bengü, Fatma Turgut, Ferhat Göçer, Haluk Levent, Kıraç, Kubat, SagopaKajmer, Sefo ve Serkan Kaya, Manisa’da sahne alarak festival akşamlarını müzikle buluşturacak.

Festivalin müzik programı kapsamında ayrıca Hava Eğitim Komutanlığı Bandosu da Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Salonu’nda gerçekleştireceği konserle sanatseverlerle buluşacak.

Festivalin sahne sanatları programında ise İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak. “Anadolu Ezgileri” konserinde, Anadolu’nun kadim türkülerinden oluşan repertuvar senfonik yorumlarla sahneye taşınırken; güçlü solist performansları ve orkestranın çok sesli yapısı, geleneksel müzik mirasını sahne sanatlarıyla bir araya getirecek.

“Tango Tango” gösterisinde ise tango repertuvarının en sevilen yerli ve yabancı eserleri, canlı orkestra performansı ve dans koreografileri eşliğinde sanatseverlerle buluşacak. İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının sahne alacağı program, romantik melodiler ve sahne enerjisiyle festival atmosferine farklı bir renk katacak.

GENÇ YETENEKLER FESTİVAL SAHNESİNDE 

Manisa İl Halk Kütüphanesi’nin kent belleğini taşıyan yapısı, festivalin en güzel notalarına ev sahipliği yapacak. Genç müzisyenlerin çok sesli koro yorumlarından oda müziği dinletilerine uzanan zengin performansları, festival kapsamında sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sahneleyeceği bu özel etkinlikler, şehrin kültür sanat iklimine dinamik bir enerji katacak.

Şef Arcan Aydınlı yönetimindeki Manisa Güzel Sanatlar Lisesi Çok Sesli Korosu, kütüphane salonunda izleyici karşısına çıkacak. Farklı dönemlere ait eserleri çok sesli düzenlemelerle yorumlayarak müziğin evrensel dilini yansıtacak olan koro, güçlü armonisiyle festival akşamlarına renk katacak.


Programın bir diğer seçkisi ise “Klasik Batı Müziği Orkestrası Konseri” olacak. Okul öğrencilerinden oluşan oda müziği toplulukları; yan flüt, viyola, çello, piyano, gitar ve keman eşliğinde, üçlü ve dörtlü gruplar halinde Batı müziğinin seçkin örneklerini seslendirecek. Yaklaşık bir saat sürecek bu performanslar, genç sanatçıların sahne deneyimlerini pekiştirirken dinleyicilere de nitelikli bir müzik deneyimi yaşatacak. 

MANİSA’DA KALPLERE DOKUNAN GÖSTERİMLER 

Duygusal sahne anlatımları ile geleneksel sanatların yaşayan hafızasını buluşturan etkinlikler, Manisa Kültür Yolu Festivali’nde sanatseverlerle buluşacak. 

Sessizliğin içinde biriken hatıralar, yılların taşıdığı kırgınlıklar ve sevginin yeniden kurduğu bağlar, “Bir Yaş Dönümü Rüyası” ile Manisa Kültür Yolu Festivali’nde sahneye taşınacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak oyun; aidiyet, annelik ve kabullenme duygularını merkezine alan hikayesiyle izleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkaracak. Anne-kız ilişkisini yalnızca kan bağı üzerinden değil, birlikte yaşanan hayat ve paylaşılan acılar üzerinden ele alan eser, insan ruhunun en kırılgan yanlarına dokunacak.

Ustaların ellerinde şekillenen geleneksel sanatlar, yılların birikimini taşıyan atölyeler ve kültürel hafızayı yaşatan yaşam hikayeleri ise “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri” ile Manisa Müzesi’nde izleyicilerle buluşacak. Çanakkale seramiğinden kemençe yapımına, İznik çinisinden kazaziye sanatına kadar pek çok yaşayan miras unsurunun yer aldığı seçki, 25 sanatçı ve zanaatkarın hikayesini kısa filmler aracılığıyla sanatseverlere aktaracak.

MANİSA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE GASTRONOMİ ROTASI: “LEZZET NOKTASI” SEÇKİSİ

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi, Manisa’nın köklü mutfak kültürünü festival ziyaretçileriyle buluşturacak. Festival rotasında yer alan şehirlerin gastronomi hafızasını görünür kılmayı amaçlayan proje kapsamında; Manisa merkez, Akhisar, Alaşehir, Kula, Salihli ve Turgutlu ekseninde oluşturulan 34 restoranlık “Lezzet Noktası” seçkisi, kentin yerel lezzet duraklarını bir araya getiriyor.

Şefler ve gastronomi alanındaki kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulunun değerlendirmeleriyle oluşturulan seçki; Manisa’nın yalnızca geleneksel yemek kültürünü değil, aynı zamanda yaşayan esnaf mutfağını ve güçlü sokak lezzeti hafızasını da yansıtıyor.

Gediz Ovası’nın üretim zenginliği ve şehzadeler şehri kimliğinin şekillendirdiği Manisa mutfağı; Manisa kebabı, gerdan dolması, ekmek dolması, kabak sinkonta, höşmerim, Kula şekerli pidesi ve mesir macunu gibi özgün lezzetleriyle öne çıkıyor. 

Üzüm, zeytin ve sebze ağırlıklı yapısıyla dikkat çeken mutfak kültürü, ziyaretçilere çok katmanlı bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Lezzet Noktası seçkisinin en dikkat çeken yönlerinden biri ise Manisa’nın güçlü et ve sakatat kültürünü ilçeleriyle birlikte bütüncül biçimde yansıtması. Akhisar’ın kokoreç, paça ve köfte geleneğinden Alaşehir’in kapama kültürüne, Kula’nın kaburga ve kokoreç ustalarından Salihli’nin odun köftesine, Manisa merkezin kebap, su muhallebisi ve esnaf lokantalarına uzanan rota; kentin yaşayan lezzet hafızasını ortaya koyuyor.

Helvacılar, katmerciler, bozacılar, turşucular ve sütlü tatlıcıların da dahil olduğu seçki, Manisa mutfağını yalnızca ana yemekler üzerinden değil; gündelik yaşam kültürü ve yerel ustalık geleneği üzerinden de temsil ediyor. Festival süresince ziyaretçiler, Manisa merkezden ilçelere uzanan geniş bir coğrafyada otantik bir gastronomi yolculuğuna davet edilecek.

Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek gastronomi programına ev sahipliği yapacak Şef Murat Deniz Temel de kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sunacak.

MANİSA’NIN FESTİVAL COŞKUSU OBJEKTİFLERE YANSIYACAK 

Festivalin renkli atmosferi, Manisa Müzesi Avlu’da düzenlenecek “FotoMaraton Manisa” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleriyle objektiflere yansıyacak. Fotoğraf tutkunları festival boyunca şehrin kültürel duraklarını ve etkinlik alanlarını farklı bakış açılarıyla görüntülerken, minik katılımcılar da festivalin eğlenceli anlarını kendi kadrajlarından fotoğraflama fırsatı bulacak. Her yaştan katılımcıyı bir araya getirecek etkinliklerde, Manisa’nın festival coşkusu renkli karelere dönüşecek. 

HER GÜNE YAYILAN KÜLTÜR VE SANAT ETKİNLİKLERİ

Kuşaktan kuşağa aktarılan gelenekler, çeşitli söyleşiler ve kültürel mirasın izlerini taşıyan üretim pratikleri, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşacak. 

Anadolu’nun binlerce yıllık zeytincilik geleneği, toprağın bereketini kuşaktan kuşağa taşıyan üretim kültürü ve zeytin etrafında şekillenen yaşam pratikleri, “Yaşayan Miras Söyleşisi: Zeytincilik” programıyla Manisa’da ele alınacak. Manisa Müzesi’nde düzenlenecek programda; zeytinciliğin tarihsel geçmişinden geleneksel üretim yöntemlerine, hasat kültüründen UNESCO sürecine uzanan başlıklar alanında uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek.

“Philadelphia’dan Alaşehir’e: Kültürel Mirasın İzinde” video gösterimi, antik çağdan günümüze uzanan Alaşehir’in tarihini, arkeolojik mirasını, yaşayan kültürünü ve sürdürülen koruma çalışmalarını görsel bir anlatımla sanatseverlerle buluşturacak.

Edebiyat, dil ve yazı dünyasına odaklanan söyleşiler, Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde ziyaretçilerle buluşacak. Nilgün Hökenek Ürkmez, “Ben Kimim?” kitabı üzerinden kimlik arayışı, gençlik sorunları ve bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiyi konuşacak. 

Deniz Erbulak’ın katılımıyla düzenlenecek “Roman Yazmanın Yolculuğu” programında gençlerin kitap okuma alışkanlıkları ele alınırken, “Türkçemiz Üzerine Söyleşi”nde Türkçenin kullanımı, dil bilinci ve gündelik yaşamdaki yeri değerlendirilecek. 

Türk Telekom katkılarıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Sinema Yollarda” projesi, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa’ya geliyor. Manisa’nın il merkezi ve ilçelerini dolaşacak “Sinema Yollarda” tırı, açık hava gösterimleriyle her yaştan izleyiciyi bir araya getirirken festival coşkusunu kentin farklı noktalarına taşıyacak.

Ustaların el emeğiyle şekillenen geleneksel sanatlar, ince işçilikle hayat bulan motifler ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak. Festival boyunca düzenlenecek atölyelerde katılımcılar; bıçakçılık, çinicilik, kaligrafi/naht, filografi, katı’, minyatür, ebru, çömlek, sikke basımı ve çalgı yapımı gibi pek çok alanda geleneksel sanatların üretim süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı yakalayacak. İğne oyası, tel kırma, deri yakma ve deri dövme, Manisa bezi ile folklorik taş bebek Nasreddin Hoca Atölyesi gibi geleneksel el sanatlarına odaklanan çalışmalar da festival programında yer alacak. 

ÇOCUKLAR İÇİN SANAT, OYUN VE KEŞİF DOLU BİR FESTİVAL

Renkli etkinlik alanları, eğitici aktiviteler ve yaratıcı atölyelerle Manisa Kültür Yolu Festivali’nde çocuklara özel programlar gerçekleştirilecek. 

Renkli oyun alanları, eğlenceli yarışmalar ve yaratıcı etkinliklerle Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek “Çocuk Köyü” etkinlikleri, festival coşkusunu minik ziyaretçilerle buluşturacak. Şişme oyun parkurları, dijital oyun alanları ve panayır çadırlarında doyasıya eğlenecek çocuklar; kum boyama, rüzgar gülü, bez çanta tasarımı ve çim adam yapımı gibi atölyelerde hayal güçlerini ortaya koyacak. Karagöz etkinliklerinde kendi tasvirlerini renklendirecek minikler, geleneksel kültürle tanışırken; halat çekme, çuval yarışı, limbo ve dev jenga gibi oyunlarla festival alanında eğlence dolu anlar yaşayacak. VR Balon Turu deneyimiyle ise çocuklar Kapadokya atmosferini sanal gerçeklik teknolojisiyle keşfedecek.

Aynı alanda gerçekleştirilecek “ASELSAN Çocuk Şenliği”nde ise çocuklar; interaktif deneyim alanları, teknoloji odaklı oyunlar ve bilim temalı aktivitelerle buluşacak. 

Tekno Macera Tırı içerisinde yer alan Mucitler Müzesi Sergi Alanı’nda insanlık tarihine yön veren icatlar ve mucitler tanıtılırken, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hazırlanan dijital deneyim alanları da çocuklara teknolojiyle iç içe bir festival deneyimi sunacak. Bilim şovları, saha aktiviteleri ve “ASEL” karakteriyle zenginleşen etkinlikler, festival atmosferine renk katacak.

Geçmişten günümüze taşınan kültürel mirasın izinde şekillenen “Kültür Koruyucuları” etkinliği, Manisa Müzesi Çocuk Etkinlik Salonu’nda minik ziyaretçileri kültürel değerlerle buluşturacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlik kapsamında çocuklara; kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi anlatılacak. 

Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek Drama Atölyesi, Kaligrafi Atölyesi, Kil Hamuru Heykel Atölyesi ve Dokunulabilir Sanat Atölyesi’nde çocuklar farklı sanat disiplinlerini deneyimleme fırsatı yakalayacak. Manisa Müzesi’nde düzenlenecek Tezhip Atölyesi ve Ebru Atölyesi ise çocukları geleneksel sanatlarla buluşturacak.

Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.