11 Eylül 2026 Cuma

Yapay zeka veri merkezlerinin artan güç ihtiyacına yerli çözüm: Akıllı IP PDU

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Türk mühendislerden yapay zekanın artan güç ihtiyacına Akıllı IP PDU

Yapay zeka veri merkezlerinin artan güç ihtiyacına yerli çözüm: Akıllı IP PDU

Türk mühendislerden yapay zeka merkezlerinin artan güç ihtiyacına yerli çözüm olarak 3x125A Akıllı IP PDU geliştirildi. Yapay zeka teknolojilerinin son yıllarda gösterdiği hızlı gelişim, veri merkezi altyapılarında köklü bir dönüşümü beraberinde getirdi. Özellikle, GPU tabanlı yapay zeka sunucuları, geleneksel sunuculara kıyasla kat kat daha fazla enerji tüketmekte ve yüksek güç yoğunluğu nedeniyle enerji dağıtım sistemlerinde yeni nesil çözümleri zorunlu hale getirmektedir. CanovateGroup’un mühendisleri tarafından 3x125A Akıllı IP PDU (Power Distribution Unit) projesi, yaklaşık 3 aylık yoğun bir Ar-Ge çalışmasının ardından başarıyla tamamlandı.  

Dünya genelinde yapay zeka yatırımlarının hız kazanmasıyla Akıllı PDU sistemlerine olan talebin arttığını anlatan CanovateGroup Ar-Ge Merkezi Baş Mühendisi Erman Bektaş, şunları söyledi: 

“ABD, Kanada, Avrupa ve Asya-Pasifik bölgelerinde kurulan yeni nesil AI veri merkezlerinde, yüksek güçlü akıllı PDU sistemlerine olan talep hızla artıyor. Veri merkezi işletmecileri, artık yalnızca enerji dağıtan ürünler yerine, priz bazında ölçüm yapabilen, uzaktan yönetilebilen, çevresel koşulları izleyebilen ve otomasyon sistemleriyle haberleşebilen akıllı çözümleri tercih ediyor. Bu eğilim, Canovate tarafından yerli olarak geliştirilen yüksek kapasiteli IP PDU ürünleri için uluslararası pazarda da önemli ihracat fırsatları oluşturmaktadır.” dedi.

Yüksek güç, akıllı enerji yönetimi ve uzaktan otomasyon ihtiyaçları tek platformda

Akıllı IP PDU ürünü ile yurtiçi ve global pazarlardan yoğun talep beklediklerini kaydeden Erman Bektaş, konuşmasına şöyle devam etti: 

“Yaklaşık üç aylık Ar-Ge çalışmasının ürünü olan 3x125A Akıllı IP PDU, Canovate’nin ileri teknolojiye yaptığı yatırımın somut bir göstergesi olmasının yanı sıra, Türkiye’nin veri merkezi teknolojilerinde rekabet gücünü artıracak yenilikçi çözümler geliştirme vizyonunun da önemli bir örneğini oluşturmaktadır. Yapay zeka çağının gerektirdiği yüksek güç, akıllı enerji yönetimi ve uzaktan otomasyon ihtiyaçlarını tek platformda bir araya getiren bu ürünün, hem yurtiçinde hem de global pazarda önemli bir başarı elde etmesini hedefliyoruz. Bir diğer konu, yüksek güçlü akıllı IP PDU çözümleri, bugüne kadar büyük ölçüde yurt dışından temin edilmekteydi. Yerli mühendislik kabiliyetimizle geliştirilen 3x125A Akıllı IP PDU, yalnızca ithalatın azaltılmasına katkı sağlamakla kalmayıp, veri merkezi teknolojilerinde yüksek katma değerli ürünlerin ülkemizde geliştirilebileceğini de göstermektedir. Yapay zeka veri merkezlerine yönelik bu güç seviyesinde geliştirilen yerli çözümler arasında yer alan Akıllı IP PDU, sahip olduğu teknik yetenekler ve ihracat potansiyeliyle ülkemizin teknoloji üretme kapasitesine önemli katkılar sunmaya devam edecektir.” diye konuştu. 


MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile iş birliğini güçlendiriyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile iş birliğini güçlendiriyor

MNG Havayolları ile Hong Kong Uluslararası Havalimanı (HKIA), 9 Eylül 2026 tarihinde Hong Kong’da düzenlenen Belt and Road Summit kapsamında, hava kargo bağlantılarını geliştirmek ve havacılık alanındaki iş birliklerini güçlendirmek amacıyla Mutabakat Anlaşması (MoU) imzaladı.

İş birliği kapsamında MNG Havayolları ve HKIA; hava bağlantılarının geliştirilmesi, operasyonel verimlilik ve hizmet kalitesinin artırılması, yönetim deneyimi ve bilgi paylaşımı ile sürdürülebilirlik alanlarında ortak çalışmalar yürütecek. Taraflar ayrıca Hong Kong Uluslararası Havacılık Akademisi’nin eğitim programları aracılığıyla yetenek gelişiminidestekleyecek.


İmza törenine MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç ve Hong Kong Havalimanı Otoritesi CEO’su Vivian Cheung katılırken, Belt and Road Sorumlusu Nicolas Ho Lik-chi de törene eşlik etti.

MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Hong Kong, küresel hava kargo taşımacılığının en önemli merkezlerinden biri. Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile attığımız bu adımın, Türkiye ile Asya arasındaki hava kargo bağlantılarının gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. MNG Havayolları olarak operasyonel gücümüz, esnek hizmet anlayışımız ve genişleyen uçuş ağımızla müşterilerimize sunduğumuz çözümleri geliştirirken, küresel pazarlardaki varlığımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz.”

HKIA CEO’su Vivian Cheung ise, “Mart 2026 itibarıyla HKIA, 41 Belt and Road bölgesindeki 78 havalimanına bağlantı sağlıyor. Belt and Road ülkeleriyle havacılık alanındaki ilişkilerimizi daha ileriye taşımaktan ve HKIA’nın uluslararası bir havacılık merkezi olarak konumunu pekiştirmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi.

İstanbul Havalimanı merkezli operasyonlarını sürdüren Türkiye’nin ilk özel kargo havayolu MNG Havayolları, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da 60’tan fazla destinasyona kargo uçuşları gerçekleştiriyor. Türkiye ile Hong Kong arasında haftada 8 ila 10 uçuş gerçekleştiren şirket, bu hatta artan talebi karşılamak üzere uçuş frekansını artırmayı hedefliyor.


Uygar Koçaş, Divan Oteller ve Ziyafet Birimlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı oldu

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


DİVAN GRUBU OTELLER VE ZİYAFET BİRİMLERİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI UYGAR KOÇAŞ OLDU

1956 yılından bu yana köklü misafirperverlik anlayışını gastronomi, otelcilik ve yeme-içme alanlarındaki birikimiyle geleceğe taşıyan Divan Grubu’nda, turizm ve otelcilik sektöründe uzun yıllara dayanan deneyime sahip Uygar Koçaş, Divan Oteller ve Ziyafet Birimlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevine başladı.

Turizm ve otelcilik sektöründe Türkiye ve yurt dışında önemli görevler üstlenen Uygar Koçaş, 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Divan Oteller ve Ziyafet Birimlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlendi.

Koçaş, yeni görevinde Divan Grubu’nun mevcut otel portföyünün tamamı ile önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek yeni otel projelerinin operasyonel yönetiminden sorumlu olacak. Ayrıca Divan Kuruçeşme başta olmak üzere grubun toplantı, davet, organizasyon ve ziyafet operasyonlarına da liderlik edecek.

Ankara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 1996 yılında mezun olan Uygar Koçaş, 2014 yılında Koç Üniversitesi Executive MBA programını tamamladı. Kariyerine 1996 yılında turizm ve otelcilik sektöründe başlayan Koçaş; Türkiye ve ABD’de satış, pazarlama, ön büro ve misafir hizmetleri alanlarında farklı yönetim görevleri üstlendi.

Kariyeri boyunca The Marmara Hotels ve Marriott International bünyesinde genel müdürlük ve grup otelleri genel müdürlüğü gibi üst düzey görevlerde bulunan Koçaş, farklı otel ve operasyonların yönetimine liderlik etti. Koçaş, 2023–2026 yılları arasında ise Azerbaycan’da faaliyet gösteren TABIA Group’un CEO’su olarak görev yaptı.


Türkiye’nin Gurur Markaları UFRAD Marka Zirvesi’nde Buluştu

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türkiye’nin Gurur Markaları UFRAD Marka Zirvesi’nde Buluştu

UFRAD Franchising Derneği’nin 35’inci kuruluş yılına özel düzenlediği UFRAD Marka Zirvesi ve Franchise Ödülleri 2026, mekân sponsorluğunu Taşyapı’nın üstlendiği Taşyapı Şişli etkinlik alanında gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, marka yöneticileri, yatırımcılar ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren organizasyonda markalaşma, franchising, perakende ve büyüme stratejileri ele alındı. GTD Başkanı Gürkan Boztepe de Gastronomi Turizmi Derneği’ni temsilen organizasyonda yer aldı.


Etkinlik kapsamında Türk markalarının büyümesi ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer almasına yönelik çalışmalar ele alındı. GTD Başkanı Gürkan Boztepe, Ticaret Bakanı Volkan Ağar ile 9-10 Ekim tarihlerinde 8’incisi gerçekleştirilecek Sıfır Atık temalı GastroShow hakkında görüşmeler gerçekleştirdi. UFRAD Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın da derneğin Türk markalarının büyümesine, yatırımcılarla buluşmasına ve uluslararası pazarlara açılmasına yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.

Zirve kapsamında sektörün gelişimine katkı sunan isimlere Sektörel Katkı Ödülleri, franchising alanında başarılı çalışmalarıyla öne çıkan marka ve sektör temsilcilerine ise Franchise Ödülleri 2026 takdim edildi. B2B görüşmeleri ve networking programında yatırım fırsatları ve iş birlikleri değerlendirilirken, etkinlik İstanbul Aydın Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin hazırladığı defileyle sona erdi. Organizasyonun catering hizmetini Tepe Gurme üstlendi. Zirve, Türk markalarının ulusal ve uluslararası ölçekte büyümesine yönelik yeni iş birlikleri ve fırsatların değerlendirildiği verimli bir buluşma olarak tamamlandı.

Ege ile Akdeniz’in buluştuğu Datça’da gastronomi ve sanat aynı gecede bir araya geldi.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


DATÇA’DA GASTRONOMİ VE TİYATRO AYNI GECEDE BULUŞTU

VILLA AŞİNA’DA MEZELER HİKÂYELERİNİ SAHNE İSE İNSANI ANLATTI

Ege ile Akdeniz’in buluştuğu Datça’da gastronomi ve sanat aynı gecede bir araya geldi. Türkiye’nin en iyi küçük otelleri arasında gösterilen Villa Aşina, Datça’nın yerel ürünlerinden ilham alan özel gastronomi sunumunu tiyatroyla buluşturdu. Keşkek üzeri kuzu tandırdan acı peynire, topikten tarçınlı barbunyaya uzanan menüde her tabak kendi hikâyesiyle sunulurken, gecenin sanat bölümünde ise sıradan bir memurun sınıfsal farklılıklar karşısında giderek gerçeklikle bağını kaybetmesini anlatan tiyatro oyunu sahnelendi.

Datça’nın saklı koyları ve dingin doğası arasında konumlanan Villa Aşina, gastronomi ve sanatı aynı gecede buluşturan özel bir deneyime ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin en iyi küçük otelleri arasında gösterilen 17 odalı butik otelde gerçekleşen gecede, Ege ve Akdeniz mutfağından ilham alan hikâyeli lezzetler özel sunumlarla misafirlerle buluşurken, tiyatro gösterisi geceye sanatın anlatım gücünü taşıdı. 

Sofradaki Her Lezzetin Bir Hikâyesi Var

Gecenin gastronomi bölümünde Ege ve Akdeniz mutfağından ilham alan, geleneksel lezzetleri farklı dokunuşlarla yorumlayan özel tabaklar sunuldu. Keşkek üzeri kuzu tandır, geleneksel Anadolu mutfağını modern bir sunumla sofraya taşırken; acı peynir, topik ve tarçınlı barbunya gecenin dikkat çeken lezzetleri arasında yer aldı.MaMajor Organizasyon Yönetim Kurulu Başkanı Akif Budak’ın (@cokgezen.gurme) davetiyle gerçekleşen Datça buluşmasında, bölgenin gastronomi kültürü ve hikâyeli lezzetleri de deneyimin öne çıkan unsurları arasında yer aldı.

Menünün öne çıkan tabaklarından Pembe Sultan ise pancar ve yoğurdun birlikteliğini yalnızca bir reçete olarak değil, bir hikâye üzerinden misafirlere sundu. Birbirine kavuşamayan iki sevgiliden esinlenen anlatıyla hazırlanan sunum, yemeği sofrada başlayan küçük bir hikâyeye dönüştürdü.

Villa Aşina’nın mutfak yaklaşımında Datça’nın otları, yerel ürünleri, deniz ürünleri ve mevsimsellik önemli bir yer tutarken, özel sunumlarla bölgenin gastronomik hafızasının korunması ve yeni yorumlarla yaşatılması hedefleniyor.

Gastronomi ve Tiyatro Aynı Anda Deneyimlendi

Villa Aşina, gastronomi ile tiyatroyu eş zamanlı bir deneyimde bir araya getirdi. Gecede Ege ve Akdeniz mutfağından ilham alan özel tabaklar servis edilirken, Tiyartomig’in kurucusu Mustafa Kaygusuz “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyununu sahneledi. Misafirler böylece bir yandan hikâyesi olan lezzetleri deneyimlerken, diğer yandan tiyatro performansını izledi.

Kaygusuz’un performansıyla sahneye taşınan oyun, 7. dereceden memur İvanoviç’in patronunun kızına duyduğu karşılıksız aşk, sınıfsal farklılıklar ve giderek gerçeklikle bağını kaybetmesi üzerinden ilerledi. İvanoviç’in kendisini İspanya kralı olduğuna inandıracak noktaya ulaşan hikâyesi; yalnızlık, toplumdaki konum ve gerçeklik algısını sahneye taşıdı.

“Datça’yı Yalnızca Göstermek Değil, Hissettirmek İstiyoruz”

Datça’da denize hâkim bir tepede konumlanan 17 odalı Villa Aşina, Ege-Akdeniz mimarisinden izler taşıyan özgün tasarımıyla dikkat çekiyor. Taş duvarları, eski fenerleri ve ahşap kapılarıyla bir Ege mahallesini anımsatan “Aşina Sokak”, deniz manzaralı teraslar ve doğayla bütünleşen alanlarla Datça’nın sakin ruhunu otele taşıyor.

Villa Aşina’nın yalnızca bir konaklama noktası değil, Datça’nın doğasını, mutfağını ve kültürünü bir arada yaşatan bir deneyim alanı olmasını hedeflediklerini belirten otel sahibi Bülent Sancakdar,“Datça’nın en büyük zenginliği doğallığı ve kendine has ruhu. Buraya gelen misafirlerimizin yalnızca güzel bir manzaraya bakmasını ya da güzel bir yemek yemesini değil, Datça’yı bütün duyularıyla hissetmesini istiyoruz. Mutfağımızda kullandığımız ürünlerden tabaklarımızın hikâyelerine, otelimizin mimarisinden sanatla kurduğumuz ilişkiye kadar her ayrıntıda bu coğrafyadan besleniyoruz. Bir yemeğin arkasında bir hikâye, bir akşamın içinde sanat olduğunda ortaya çok daha kalıcı bir deneyim çıkıyor. Villa Aşina’da yaratmak istediğimiz dünya tam olarak bu” ifadelerini kullandı.


Novotel, “Longevity Week” ile İyi Yaşam Alışkanlıklarını Benimsemeye Davet Ediyor

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Novotel, “Longevity Week” ile İyi Yaşam Alışkanlıklarını Benimsemeye Davet Ediyor

Novotel 37 Collective’in ücretsiz masterclassları ve uzman önerileri, misafirlere daha iyi uyumaları, iyi beslenmeleri, daha fazla hareket etmeleri ve amaç odaklı bir araya gelişleri için ilham veriyor

Novotel,ilk kez düzenlenecek Novotel Longevity Week’i Eylül ayında hayata geçiriyor. Her yıl küresel çapta gerçekleştirilecek olan bu etkinlik, günlük rutinlere doğal bir şekilde uyum sağlayan, uygulanabilir alışkanlıklar aracılığıyla insanların daha uzun, dolu ve mutlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.Yılın 37. haftasında 7-13 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinliğin zamanlaması ise bilinçli bir tercih. Her gün yalnızca %1’lik gelişim, bileşik etki sayesinde bir yıl içinde 37 katlık bir dönüşüme ulaşıyor. 37. hafta, bu düşüncenin eyleme dönüştüğü noktayı temsil ediyor.

Uzun Yaşam: Küresel Bir Tüketici İhtiyacı

Novotel’in 12 ülkede 13 bin kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, tüketicilerin uzun vadeli sağlıklarına giderek daha fazla önem verdiğini gösteriyor. Katılımcıların %71’i gelecekteki iyi yaşamlarına beş yıl öncesine göre daha fazla odaklandığını belirtirken, dengeli beslenme (%64), kaliteli uyku (%62) ve düzenli egzersiz (%60) uzun yaşamın temel unsurları olarak öne çıkıyor. Ancak birçok kişi bu alışkanlıkları sürdürmekte zorlanıyor; %76’sı daha sağlıklı bir yaşam isterken, yaklaşık yarısı uyku ve egzersiz düzenini geliştirmeyi hedefliyor. Araştırma ayrıca seyahatin iyi yaşam üzerindeki olumlu etkisini ortaya koyuyor: Katılımcıların %51’i tatilde daha rahat hissederken, %24’ü evdekinden daha iyi uyuduğunu söylüyor. Bu sonuçlar, Novotel 37 Collective’in uzman görüşlerinin önemini vurguluyor.

Araştırma hakkında değerlendirmelerde bulunan Novotel Global Marka Başkanı Jean-Yves Minet, şunları söyledi: “Araştırma bulguları, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin uzun yaşama giderek daha fazla önem vermesiyle birlikte iyi yaşamın artan önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Uyku, sağlık ve günlük yaşam alışkanlıkları, daha uzun ve daha iyi bir yaşam sürmenin temel unsurları olarak giderek daha fazla görülüyor.Bu çerçevede, Novotel’in Longevity Week gibi girişimleri her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Bu tür girişimler, uzun vadeli iyi yaşamı destekleyen, uygulanabilir ve bilimsel temellere dayanan alışkanlıkları öne çıkarırken, insanların sağlıkları üzerinde kalıcı bir etki yaratabilecek küçük ve ulaşılabilir değişiklikler yapmalarını teşvik ediyor.”

Yatmadan önce bitki çayı içmek %39 ile uyku tüyolarının favorisi

Accor’un Türkiye’de bin kişiyle gerçekleştirdiği ankete göre katılımcıların %61’i geceleri ortalama 7-8 saat uyurken, %49’u uyku kalitesini orta seviyede değerlendiriyor. Uyku tüyolarıyla karşılaşanların oranı %31,5’e ulaşırken, bu içeriklerin başlıca kaynakları Instagram (%62) ve YouTube (%51) olarak öne çıkıyor. Katılımcıların %16’sı en az bir uyku önerisini denediğini belirtirken, yatmadan önce bitki çayı içmek %39 ile en popüler yöntem oluyor. Bu yöntemin daha iyi uyku sağladığını düşünenlerin oranı ise %35. Öte yandan katılımcıların %64’ü güvenilir uyku tavsiyelerini yanlış bilgilerden ayırt edebildiğini söylerken, %32’si daha sonra bilimsel dayanağı olmadığını öğrendiği bir uyku trendini uyguladığını belirtiyor. Ayrıca %56’sı sosyal medyanın güvenilir sağlıklı yaşam tavsiyelerini seçmeyi zorlaştırdığını düşünüyor.

Beş yıl öncesine kıyasla, uzun vadeli sağlığıyla ilgilenenlerin oranı %59

Araştırmaya göre katılımcıların %59’u beş yıl öncesine kıyasla uzun vadeli sağlığına daha fazla önem verirken, %48’i longevity kavramını uzun ve mutlu bir yaşamla ilişkilendiriyor. Sağlıklı ve dengeli beslenme (%59) uzun yaşamın en önemli unsuru olarak görülürken, stres yönetimi (%47) geliştirilmek istenen başlıca sağlıklı yaşam alışkanlıkları arasında yer alıyor. Sağlıklı yaşam rutinlerini sürdürmenin önündeki en büyük engel maddi nedenler (%45) olarak öne çıkarken, katılımcıların %43’ü bu alışkanlıkları zaman zaman zor bulduğu için bıraktığını belirtiyor. Ayrıca %45’i sağlıklı kalmak için günde 10.000 adım atılması gerektiğine inanırken, kendini daha iyi hissetmek isteyenlerin ilk tercihi %37 ile telefonda daha az zaman geçirmek oluyor. Katılımcıların %50’si seyahatlerde daha rahatlamış hissettiğini söylerken, tatilin olumlu etkilerinin eve dönüşten sonra 3-5 gün sürdüğünü belirtenlerin oranı %30. Son olarak, katılımcıların %72’si daha sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olmak istediğini ifade ediyor.

Longevity Week Uzmanları: Novotel 37 Collective ile Tanışın

Novotel 37 Collective’e, uzun yaşamın temel unsurlarını temsil eden sporcular, uzmanlar ve içerik üreticileri liderlik ediyor. Kolektifte; Tahitili Olimpiyat şampiyonu sörfçü Kauli Vaast, bitki bazlı beslenmeyi erişilebilir hale getiren İngiliz içerik üreticisi Alfie Steiner ve Avustralyalı uyku uzmanı ve yazar Olivia Arezzolo yer alıyor. Uzman kadroda ayrıca eski Paris Saint-Germain futbolcusu Javier Pastore ile okyanus fotoğrafçısı ve deniz koruma biyoloğu Kaushiik Subramaniam da bulunuyor.

Ömür Boyu Sürecek Bir Etki

Longevity Week, Novotel’in “Longevity Everyday” vizyonu doğrultusunda; beslenme, uyku, hareket ve buluşma temalarına odaklanan dört günlük bir program sunuyor. Uzmanların gerçekleştireceği ücretsiz söyleşiler, masterclasslar ve canlı yayınlar Novotel’in Instagram ve YouTube kanallarından takip edilebilecek. Program kapsamında içerik üreticileri de günlük iyi yaşam rutinlerini paylaşırken, katılımcılar günlük meydan okumalar ve çeşitli ödül fırsatlarıyla etkinliğe dahil olabilecek.

Novotel Longevity Week Programı

o 7 Eylül: Alfie Steiner ve Kaushiik Subramaniam ile beslenme ve okyanus sağlığı üzerine Longevity Talk

o 8 Eylül: Olimpiyat şampiyonu Kauli Vaast ile sabah hareket rutinleri masterclassı

o 9 Eylül: Alfie Steiner ile bitki ağırlıklı tarifler canlı yemek atölyesi

o 10 Eylül: Olivia Arezzolo ile nefes çalışması ve uyku seansı

o 11 Eylül: Javier Pastore ile denge, toparlanma ve sosyal bağlar üzerine oturum


Hafta sonunda ayrıca Novotel ile Paris Saint-Germain iş birliğinin yeni dönemine ilişkin ilk ipuçları da paylaşılacak.

Otellerde ve Ötesinde

Longevity Week, dünyanın dört bir yanındaki 630’dan fazla Novotel otelinde konaklama deneyimleri, aile aktiviteleri ve QR kodla erişilebilen iyi yaşam içerikleriyle misafirlerle buluşuyor. Katılımcılar ayrıca, bitki ağırlıklı menü seçeneklerini teşvik eden ve ALL Accor üyelerine puan kazandıran Oh My Greens! programını da keşfedebilecek.

Novotel Global Marka Başkanı Jean-Yves Minet, Longevity Week’in amacının iyi yaşamı herkes için daha erişilebilir hale getirmek olduğunu belirterek; daha iyi uyku, daha fazla hareket, bilinçli beslenme ve güçlü sosyal bağlar gibi küçük alışkanlıkların zamanla büyük fark yaratabileceğini vurguladı.


TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı yeniledi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı yeniledi

TAV Havalimanları, Kuzey Makedonya’da işlettiği Ohrid Havalimanı’ndaki yenileme çalışmalarını tamamladı. Terminal, Kuzey Makedonya Başbakanı HristijanMickoskiile Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı AleksandarNikoloski’nin katıldığı törenle hizmete açıldı.

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası, TAV Havalimanları, Kuzey Makedonya’da işlettiği Ohrid Havalimanı’ndaki yenileme çalışmalarını tamamladı. Yenilenen terminal; Kuzey Makedonya Başbakanı HristijanMickoski, Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı AleksandarNikoloski, TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, TAV Makedonya Genel Müdürü Nejat Kurt ile kamu kurumlarının ve bürokrasinin temsilcilerinin katıldığı törenle hizmete açıldı.

Toplam 2,7 milyon avroluk yatırım kapsamında terminalin 3 bin 364 metrekarelik bölümü yenilendi. Check-in, güvenlik ve pasaport kontrol alanları genişletilirken kapılar, bagaj alım alanları ile geliş ve gidiş salonları modernize edildi. İdari binanın genişletilmesiyle havalimanı çalışanları, sınır polisi ve gümrük görevlileri için yeni çalışma alanları oluşturuldu. Projeyle havalimanının operasyonel kapasitesi artırıldı.

TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “2010’dan bu yana işlettiğimiz Üsküp ve Ohrid havalimanlarına yaklaşık 300 milyon avro yatırım yaptık. Yıllık yolcu trafiğini dört kattan fazla artırdık. Üsküp ve Ohrid, 2026’da Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanları arasında yer alıyor. Güçlü tarihsel ve kültürel bağlar bulunan ikili ilişkilere katkı sunmaktan da mutluluk duyuyoruz” dedi.

Kuzey Makedonya Başbakanı HristijanMickoski,“TAV Havalimanları’nın başarılı çalışmaları sayesinde Ohrid Havalimanı bu yıl önemli rekorlara ulaştı. Yeni yatırımlar ve iş birliğimizle bu rakamları daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Ohrid Havalimanı’nda tamamlanan çalışmalar, Kuzey Makedonya’daki havalimanlarında sunulan hizmet kalitesinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım. Havalimanının yeni görünümü ve artan kapasitesiyle yolcu ve havayolu sayısının yükselmesini bekliyoruz. Hükümet olarak bölgenin turizmine ve ekonomisine katkı sağlayan Ohrid Havalimanı’nı desteklemeyi sürdüreceğiz. TAV Havalimanları’na teşekkür ediyor, Üsküp ve Ohrid havalimanlarında daha birçok projeyi birlikte gerçekleştirmeyi diliyorum” dedi.

Sekiz havayoluyla 17 destinasyona bağlantı sunan Ohrid Havalimanı, bu yıl tarihinin en yüksek yaz sezonu yolcu trafiğini kaydetti.

Kuzey Makedonya’nın önemli turizm merkezlerinden Ohrid, doğal ve kültürel mirasıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Avrupa’nın en eski yerleşimlerinden biri olan kent; milyonlarca yıllık Ohrid Gölü, zengin biyolojik çeşitliliği, tarihî yapıları ve Bizans dönemi eserleriyle öne çıkıyor.

TAV Havalimanları hakkında

Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025’te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, K. Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan’da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonun her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. TAV Havalimanları 2050’de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor.