20 Eylül 2026 Pazar

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BAKAN ERSOY BAŞKENTTE STARTI VERDİ! ANKARA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI

ERSOY: “BAŞKENTİMİZİN TARİHİNİ VE MİMARİSİNİ RESSAMLARIMIZIN GÖZÜNDEN YENİDEN GÖRDÜK”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştirdiklerini belirterek “Bu dört sergi, Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istediğimiz kültür ve sanat ortamını çok güzel anlatıyor.” dedi. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle çalışmalara ayrı bir önem verdiklerini kaydeden Ersoy, başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını söyledi.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu. Başkent, 19-27 Eylül tarihleri arasında konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere ve gastronomi etkinliklerine uzanan programla beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. 

Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, başkentin tarihini ve mimarisini ressamların gözünden yeniden gördüklerini, genç tasarımcıların Ankara’ya bakışını afiş tasarımları üzerinden keşfettiklerini söyledi. Ersoy, Türk ve Kore kültürlerinin geleneksel sanatlarında buluştuklarını, teknolojik üretimden geriye kalan malzemelerin sanatla nasıl yeni bir değer kazanabildiğine tanıklık ettiklerini ifade etti.

Ersoy, program kapsamında “Ankara Resimleniyor”, “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması”, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” ile ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergilerini ziyaret etti.

Bakan Ersoy, festival rotasındaki “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi SukjongBoo ile birlikte gerçekleştirdi.

Ersoy, ziyaretleri sırasında yaptığı değerlendirmelerde, bu dört serginin Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istedikleri kültür ve sanat ortamını çok güzel anlattığını söyledi.

Ankara’nın Kültürel Hafızası Tuvale Taşındı

İkinci kez gerçekleştirilen “Ankara Resimleniyor” projesinin başkentin kültürel hafızasına sanat yoluyla önemli bir katkı sunduğunu belirten Ersoy, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların Ankara’nın tarihî yapılarını, mimari zenginliğini ve değişen kent yaşamını kendi yorumlarıyla tuvale taşıdıklarını söyledi.

Her eserde aynı şehrin farklı bir yönünü ve farklı bir hikâyesini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle bu çalışmaya ayrı bir önem verdiklerini ifade etti.

Başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını belirten Ersoy, ortaya çıkan eserlerin Ankara’nın bugününe tanıklık ederken gelecek kuşaklara da şehrin kimliğini anlatan birer belge niteliği taşıdığını söyledi.

Genç Tasarımcılar “Başkent Ankara”yı Yorumladı

Başkenti sanatla anlatan bir diğer çalışma ise “Başkent Ankara” konulu “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması” oldu.

Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması kapsamında düzenlenen yarışmayla Anadolu’nun ve Millî Mücadele’nin kalbinde yer alan şehre dikkat çekmeyi, turizm başkenti kimliğine ilişkin farkındalığı artırmayı ve genç tasarımcıları desteklemeyi amaçladıklarını söyledi.

Gençlerin Ankara’yı kendi tasarım anlayışlarıyla yorumlamalarını ve şehrin tanıtımına yaratıcı fikirleriyle katkıda bulunmalarını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Ersoy, onların üretimlerini görünür kılmanın ve sanatseverlerle buluşturmanın kültür ve sanat alanındaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti.

Yarışmanın sergisi, CSO Ada Ankara Alt Fuaye Salonu’nda 19 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.

Minhwa ile Minyatür Aynı Sergide Buluştu

Bakan Ersoy, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinde iki köklü kültürün sanat aracılığıyla kurduğu bağın görüldüğünü söyledi.

Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin geleneksel Kore halk sanatı Minhwa eserlerini festivalde sergileme önerisini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ersoy, bu öneriyi Minhwa ile minyatür sanatını bir arada sunacak bir buluşmaya dönüştürdüklerini ifade etti.

Farklı tarihî ve toplumsal birikimlerden doğan iki resim geleneğinin renklerin taşıdığı anlamlar, hikâye anlatma biçimleri ve kompozisyon anlayışlarıyla birbirine yakınlık gösterdiğini kaydeden Ersoy, her iki geleneğin kendi kültürünün dünyaya bakışını yansıttığını ve birlikte sergilendiklerinde birbirini anlamak için yeni imkânlar sunduğunu söyledi.

Türkiye ile Kore arasındaki dostluğun kültür ve sanat alanındaki bu tür buluşmalarla daha da güçlenmesini önemsediklerini belirten Ersoy, sanatçıların birbirlerinin birikimlerini tanımalarını, birlikte üretmelerini ve yeni iş birlikleri geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti.

Ersoy; Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi SukjongBoo’ya, Kore Uluslararası Minhwa Derneği Başkanı ve KyungHee Üniversitesi Profesörü Lee Kyu-wan’ın şahsında Koreli sanatçılara, Kore Kültür Merkezi Sanat Grubu’na ve minyatür geleneğini yaşatan sanatçılara teşekkür etti.

Teknolojik Üretimden Kalan Malzemeler Sanata Dönüştü

ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisinin son derece anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Bakan Ersoy, ülkenin teknolojik bağımsızlığı için kritik teknolojiler geliştiren ASELSAN’ın üretim gücünü sanat ve çevre duyarlılığıyla buluşturduğunu söyledi.

İşlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel malzemelerin farklı ülkelerden sanatçıların ellerinde yeni bir anlam ve estetik değer kazandığını ifade eden Ersoy, at, kedi, albatros, keçi ve kurt figürlerinden oluşan beş eserin, atık olarak görülen malzemelerin yaratıcılıkla nasıl yeniden değerlendirilebileceğini gösterdiğini kaydetti.

Ersoy, bu yaklaşımı kaynakların daha bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun hatırlatılması bakımından kıymetli bulduğunu belirtti.

Festival kapsamında daha önce Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi ve Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen eserlerin Ankara’nın ardından İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ve Antalya’da da ziyaretçilerle buluşacağını bildirdi.

Bakan Ersoy, bütün Ankaralıları ve başkenti ziyaret eden misafirleri CSO Ada Ankara’daki dört sergiyi görmeye ve Ankara Kültür Yolu Festivali’nin etkinliklerine katılmaya davet etti.

Ankara’da 42 Mekânda 518 Etkinlik

Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında 42 farklı mekânda 518 etkinlik düzenlenecek. Festival programında 50’den fazla “Lezzet Noktası” da yer alacak. 

Dokuz günlük programda 37 konserin 9’u ana sahnede gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera temsili, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme, 2 sergi tanıtımı ve söyleşi ile 12 söyleşi yer alacak. Çocuklar için 8 farklı başlıkta etkinlik, yetişkinler ve çocuklar için ise 42 farklı başlıkta atölye düzenlenecek. Festival, kongre, konferans, panel, fotoğrafçılık, film gösterimi, rehberli tur, gezi, belgesel film gösterimi, masal canlandırma ve simülatör etkinliği gibi başlıklarda 20 farklı etkinlik de programda bulunuyor. 

Başkent Millet Bahçesi’nde kurulacak ana sahnede Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak. Aynı alanda çocuklar için bir “Çocuk Köyü” kurulacak. 

Dünyaca Ünlü Topluluklar Başkentte Sahne Alacak

Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası ile Filistinli vokalist NaiBarghouti’nin CSO Ada Ankara’da vereceği konser olacak. Orkestra, Arap dünyasının müzik geleneklerini ve seçkin repertuvarını Ankara’da sanatseverlerle buluşturacak. 

Şef VasilyPetrenko yönetimindeki dünyaca ünlü RoyalPhilharmonicOrchestra da piyanist Elisabeth Leonskaja’yı ağırlayacağı konserle Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alacak. 

Ankara Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Don Giovanni” operasını piyanolu konser versiyonuyla sahneleyecek. “İki Devlet Bir Sahne ‘Kardeş Ezgiler" konseri ise Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültür mirasını sanatın birleştirici gücüyle buluşturacak. Program, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli’nin doğum günü anısına gerçekleştirilecek. 

Ankara’nın Yaşayan Mirası Festivalde Sanatseverlerle Buluşacak

Festival kapsamında 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde açılacak “Yaşayan Miras Ankara Sergisi”nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserleri yer alacak. Ebru, tezhip ve hüsn-i hattan dokuma, iğne oyası, bez bebek yapımı, deri işlemeciliği ve çiniye uzanan eserler Ankara’nın yaşayan kültürel zenginliğini bir araya getirecek. 

Ankara’da Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı 67 unsur bulunuyor. Halk Kültürü Bilgi Belge Merkezi’nde Ankara’ya ait toplam 19 bin 153 belge yer alırken Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı belgesine sahip kayıtlı sanatçı sayısı 1.129. Ankara’dan Veli Aykut, İsmail Nar, Ali Akbey, İbrahim Atıcı ve Mehmet Karslı da farklı alanlarda “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak kayıtlı bulunuyor. 

Festival süresince 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ustalar, 9 gün boyunca farklı branşlarda uygulamalı atölyeler gerçekleştirecek. Programda ayrıca 25 sanatçı ve zanaatkârın yer aldığı kısa film gösterimleri ile cilt sanatı üzerine söyleşi de bulunuyor.

Festival kapsamında Ankara Etnografya Müzesi’nde “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi sanatseverlerle buluşacak. Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde açılacak “Ah Güzel İstanbul” sergisinde ise Taviloğlu Koleksiyonu’ndan seçilen yaklaşık 50 eser yer alacak. 

50’den Fazla Lezzet Noktası ile Ankara Mutfağı Festival Rotasında

Festivalin gastronomi programında “Ankara Lezzet Noktaları Seçkisi” kapsamında 50’den fazla restoran yer alacak. Projenin Ankara’daki ev sahipliğini Mehmet Yalçınkaya yapacak; Cüneyt Asan, Asuman Kerkez, Doğa Çitçi, Sezai Ömer Erdoğan ve Kemal Can Yurttaş da lezzet noktalarını gezerek Ankara’nın şehre özel yemeklerini tadacak. 

Festival kapsamında şehirlerin gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Şeflerin katılımıyla atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları gerçekleştirilecek. “Türkiye Kültür Yolu Festivali Lezzet Noktası” seçkisiyle, festivalin düzenlendiği şehirlerde kentin köklü mutfak mirasını ve güncel yemek kültürünü temsil eden restoranların bir araya getirilmesi ve gastronominin şehrin kültürel keşfinin ayrılmaz bir deneyimi olarak sunulması amaçlanıyor.


CorendonAirlines, Amsterdam GetTogether 2026’da 2027 yaz sezonu uçuş planını açıkladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


CorendonAirlines, Amsterdam GetTogether 2026’da 2027 yaz sezonu uçuş planını açıkladı

CorendonAirlines, Avrupa’daki iş ortaklarıyla Amsterdam’da bir araya geldi. GetTogether 2026 etkinliğinde, 2027 yaz sezonuna ilişkin yeni uçuş noktalarını ve kapasite planları paylaşıldı. 

CorendonAirlines, 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan ve İstanbul’a yeni uçuşlar başlatacak. Birleşik Krallık ve Polonya pazarlarındaki güçlü destinasyonlarını korumayı planlayan CorendonAirlines, Aralık 2026’da başlayacak Curaçao seferleriyle uzun menzilli uçuşlardaki yeni döneminin kapılarını aralayacak.

CorendonAirlines, Amsterdam’da düzenlediği geleneksel GetTogether etkinliğinde Avrupa’daki iş ortaklarıyla bir araya geldi. Etkinlikte CorendonAirlines’ın 2027 yaz sezonu uçuşprogramı paylaşılırken, yeni destinasyonlar ve farklı Avrupa pazarlarındaki uçuş planları hakkında bilgiler verildi.

2027 yaz sezonunda CorendonAirlines, Türkiye, Yunanistan, Mısır ve İspanya başta olmak üzere popüler tatil destinasyonlarına yönelik mevcut uçuş ağını sürdürürken, Bulgaristan’ın Karadeniz kıyılarına ilk kez uçuş başlatacağını açıkladı.

Bulgaristan’a yeni uçuşlar

CorendonAirlines, 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan’ın Varna ve Burgaz şehirlerine haftada 8 uçuşa kadar sefer düzenlemeyi planlıyor.

CorendonAirlines’ın yeni Bulgaristan operasyonu kapsamında Köln/Bonn’dan Varna’ya haftada iki, Köln/Bonn’dan Burgaz’a haftada iki, Nürnberg’den Varna’ya haftada iki ve Stuttgart’tan Varna’ya haftada iki uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor. Köln/Bonn’dan Varna’ya ilk uçuşun 15 Mayıs 2027 tarihinde gerçekleştirilmesi ve yeni seferlerin ilerleyen dönemde kademeli olarak artırılması öngörülüyor.

CorendonAirlines Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) Paul Schwaiger, yeni destinasyonlara ilişkin değerlendirmesinde, “2027 yaz sezonuna hazırlanırken Avrupa’daki iş ortaklarımızla güçlü ve uzun vadeli iş birliklerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Farklı pazarlardaki yolcu taleplerini yakından takip ederken, operasyonel verimliliğimizi ve finansal dayanıklılığımızı güçlendirmeye odaklanıyoruz. Bulgaristan ve İstanbul gibi yeni destinasyonları uçuş ağımıza dahil ederken, Birleşik Krallık’ta Antalya, Polonya’da ise Antalya ve Heraklion gibi güçlü ve kendini kanıtlamış rotalarımızı sürdürerek dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yaklaşımı benimsiyoruz” dedi.

Almanya’dan İstanbul’a yeni bağlantılar

CorendonAirlines’ın 2027 yaz sezonundaki bir diğer yeni destinasyonu ise İstanbul olacak. 1 Temmuz 2027 itibarıyla Düsseldorf ve Köln/Bonn’dan İstanbul Havalimanı’na haftada ikişer uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor.

İstanbul’un 2027 yılında Avrupa Oyunları’na ev sahipliği yapacak olması ve Formula 1’in yeniden şehre dönmesinin planlanması, CorendonAirlines’ın İstanbul uçuşlarına yönelik yolcu talebine katkı sağlayacak önemli gelişmeler arasında öne çıkıyor.

CorendonDutchAirlines’ın Amsterdam–Curaçao uçuşlarıyla başlayan uzun menzilli operasyonların ardından CorendonAirlines, Aralık 2026’da Düsseldorf’tan Curaçao’ya gerçekleştireceği seferlerle Almanya’dan ilk uzun menzilli uçuş operasyonunu başlatacak.14 Aralık 2026’da başlayacak Düsseldorf–Curaçao seferleri, kış sezonunda haftada üç kez gerçekleştirilecek. Uçuşlarda 30 Business Class, 16 Economy Plus ve 239 Economy Class koltuk olmak üzere toplam 285 koltuk kapasiteli Airbus A330-300 kullanılacak.

Birleşik Krallık’ta Antalya bağlantıları devam ediyor

CorendonAirlines, 2027 yaz sezonunda Birleşik Krallık’tan Antalya’ya mevcut güçlü bağlantılarını koruyacak.Glasgow’dan haftada iki, Manchester ve LondonStansted’den ise haftada üçer uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Polonya’da güçlü destinasyonlara odaklanılıyor

CorendonAirlines, Polonya pazarında da Antalya ve Heraklion bağlantılarını sürdürerek mevcut güçlü destinasyonlarına odaklanmaya devam edecek.2027 yaz sezonunda Varşova ve Katowice’den Heraklion’a haftada iki uçuş; Antalya’ya ise haftada üç uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Heraklion seferleri çarşamba ve cumartesi günleri, Antalya seferleri ise pazartesi, çarşamba ve cumartesi günleri gerçekleştirilecek. 2027 yaz sezonu programı rezervasyon sistemlerinde satışa açılırken, 1 Nisan 2027 ve sonrasındaki uçuşlar için rezervasyonlar alınmaya başlandı.

CorendonAirlines 2027’de Sürdürülebilir Büyümeye Odaklanıyor

2026 yılında küresel ekonomik koşullar, yüksek yakıt maliyetleri, jeopolitik gelişmeler ve değişen tüketici talebi gibi faktörlerin havacılık sektöründeki operasyonel koşulları etkilediği bir dönemin ardından CorendonAirlines, 2027 sezonunda kapasite planlamasında disiplinli bir yaklaşım benimseyerek konsolidasyon, operasyonel verimlilik ve uzun vadeli pazar istikrarına odaklanacak.

CorendonAirlines, farklı Avrupa pazarlarında yeni destinasyonlar sunarken, aynı zamanda yolcu talebinin güçlü olduğu ve operasyonel olarak sürdürülebilir sonuçların elde edildiği hatlara odaklanarak iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Yolcu memnuniyeti CorendonAirlines’ın öncelikleri arasında

CorendonAirlines, destinasyon ve uçuş planlamasının yanı sıra yolcu deneyimini de 2027 sezonunun öncelikli alanları arasında tutuyor.

2026 yaz sezonunda gerçekleştirilen yolcu araştırmalarında katılımcıların yüzde 87’si CorendonAirlines’ın fiyat-performans oranını olumlu değerlendirirken, yaklaşık yüzde 90’ı havayoluyla yeniden seyahat etmek istediğini belirtti.

CorendonAirlines’ın tüm uçuşları seyahat acenteleri, CorendonAirlines web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden satın alınabiliyor. 


ULUSLARARASI İSTANBUL TURİZM FUARI AÇILIYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ULUSLARARASI İSTANBUL TURİZM FUARI AÇILIYOR

300 uluslararası satın almacı, 345’in üzerinde katılımcı ve 8 bin B2B görüşme için geri sayım başladı

Türkiye turizminin uluslararası pazarlardaki iş hacmini artırmayı ve yeni iş bağlantıları oluşturmayı hedefleyen Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı (ITF 2026), 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde dördüncü kez kapılarını açıyor. Bu yıl 29 ülkeden 345’in üzerinde katılımcı firmayı ve 39 ülkeden 300 uluslararası satın almacıyı ağırlayacak ITF 2026’da, 8 binin üzerinde B2B görüşme gerçekleştirilmesi bekleniyor.

17 bini aşkın sektör profesyonelinin ziyaret etmesi beklenen ITF 2026, Avrupa ve İngiltere’den BDT’ye, Orta Doğu’dan Amerika ve Asya-Pasifik’e uzanan geniş bir coğrafyadan turizm profesyonellerini İstanbul’da buluşturacak. HostedBuyer programı kapsamında Türkiye ile yeni iş geliştirmek veya mevcut iş hacmini artırmak isteyen uluslararası satın almacılar, Türk turizm sektörü temsilcileriyle doğrudan görüşmeler gerçekleştirecek.

Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, ITF 2026’nın açılışı öncesinde duyduğu heyecanı dile getirerek, “ITF 2026’nın kapılarını açacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Her yıl büyüyen ve uluslararası niteliğini güçlendiren fuarımızın bu yıl ulaştığı ölçekten büyük mutluluk duyuyoruz. 39 ülkeden 300 uluslararası satın almacıyı, 345’in üzerinde katılımcı firmayı ve 17 bini aşkın turizm profesyonelini İstanbul’da buluşturacak olmaktan heyecanlıyız. ITF 2026’nın yalnızca bir fuar değil, yeni iş bağlantılarının kurulduğu ve Türkiye turizminin yeni pazarlardaki potansiyelinin ortaya konduğu güçlü bir ticaret platformu olacağına inanıyoruz. Önümüzdeki beş yıl içinde dünyanın en büyük üç turizm fuarından biri olma hedefimiz doğrultusunda attığımız her adımda sektörümüzün desteğini yanımızda hissetmek bize güç veriyor. ITF 2026’nın başarılı ve verimli bir buluşma olacağına yürekten inanıyoruz.” dedi.

GÜNDEM 2027

ITF 2026 kapsamında düzenlenecek Turizm Zirvesi’nde, sektörün 2026 performansı ve 2027 beklentileri ele alınacak. İki gün boyunca 18 oturumda 83 ulusal ve uluslararası konuşmacı, turizmin geleceğinden sürdürülebilirliğe, MICE’dan teknolojiye ve yeni pazarlara kadar sektörün gündemini değerlendirecek.

ITF 2026’nın uzun vadeli hedefi ise beş yıl içinde dünyanın en büyük üç turizm fuarından biri olmak. Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman’ın verdiği bilgilere göre fuar, ilk yılından bugüne metrekare bazında yüzde 49, Türkiye’ye kazandırdığı nitelikli HostedBuyer sayısında ise yüzde 80 büyüme kaydetti. ITF 2026, üçüncü yılında TOBB’un gerekli kriterlerini tamamlayarak uluslararası fuar unvanını almaya da hak kazandı.

ITF 2026, 24-25 Eylül’de İstanbul’da uluslararası turizm profesyonellerini yeni iş bağlantıları ve iş birliği fırsatları için bir araya getirecek.

FLORENTIA VILLAGE görkemli bir törenle ilk misafirlerini ağırladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türkiye’nin İlk Lüks Designer Outlet’i FLORENTIA VILLAGE görkemli bir törenle ilk misafirlerini ağırladı

Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outleti FlorentiaVillage, açılış galasını dünyanın en büyük organizasyonlarına imza atan Balich Wonder Studio’nun hazırladığı özel gösteriyle kutladı.

Açılış galasına İstanbul Valisi Davut Gül, İlçe Kaymakamları, Belediye Başkanları ve STK Başkanlarının yanı sıra iş, sanat, spor ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri katıldı.Etkinliğe yaklaşık 4 bin kişi katıldı. 

Kalyon İnşaat ile İtalyan RDM-Fingen Group ortaklığında hayata geçirilen Florentia Village, moda, gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi aynı destinasyonda buluşturan yeni nesil bir yaşam alanı olarak ilk misafirlerini ağırladı. Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu ile RDM Italia CEO’su JacopoMazzeiev sahibi olarak misafirlerle tek tek ilgilendi. 


Dünyaca ünlü lüks ve premium markaları İstanbul’da bir araya getirirken Türk markalarının da dünyaya açılan kapısı olmayı hedefleyen FlorentiaVillage’ın açılış davetine iş, sanat, spor ve cemiyet dünyasından Acun Ilıcalı, Adnan Çebi, Aslıhan Doğan Turan, Aybüke Yılmaz, Banu Sağnak, Beyhan Bağış, Burak Kut, Buse Terim, Cevat Olçok, Danilo Zanna, Ebru Özdemir, Emin Günenç, Fatih Terim,Hamdi Aydın, Hande Erçel, Hande Gülşen, İbrahim Bacacı, İrfan Karakaş, Mehmet Cengiz, Mehmet Akif Üstündağ, Mehmet Ali Yalçındağ, Meriç Küçük, Murat Aksu, Murat Şeker, Muzaffer Aygün, Nail Olpak, Oğulcan Engin, Okan Buruk, Oktay Kaynarca, Ömür Gedik, Osman Müftüoğlu, Sahrap Soysal, Serap Sarı, Süleyman Orakçıoğlu, Tahir Kıran, Taner Rumeli, Tolga Güleç, Turgut Yılmaz ve Yıldırım Demirören katıldı.

Açılış davetinde Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Kalyon Vakfı Başkanı Reyhan Kalyoncu, Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ile Yönetim Kurulu üyeleri Haluk Kalyoncu, Mehmet Kalyoncu ve Kübra Kalyoncu konukları karşıladı.

FlorentiaVillage, “Kesişen Dünyalar” ile canlı bir sahneye dönüştü

Bugüne kadar 17 olimpiyat töreni gerçekleştirerek bu alanda rekora ulaşan ve yalnızca 2026 yılında Milano Cortina Kış Olimpiyat Oyunları ile FIFA Dünya Kupası açılış törenlerine imza atan Balich Wonder Studio, Florentia Village için mekânın tamamına yayılan özel bir gösteri tasarladı.

“Kesişen Dünyalar” konseptiyle hazırlanan gösteri; Türkiye ile İtalya’yı, Doğu ile Batı’yı, geçmiş ile geleceği opera, moda, müzik, dans ve sanat performanslarıyla aynı hikayede buluşturdu.Florentia Village’ın sokaklarından meydanlarına, bahçelerinden ana sahnesine kadar tüm alana yayıldı. Konuklar yalnızca gösteriyi izlemekle kalmadı; farklı rotaları takip ederek deneyimin bir parçası oldu ve Florentia Village’ı keşfetti.

Osmanlı kalyonu tüm ihtişamıyla konukları selamladı

Gösteri, Florentia Village’ın ana merdivenlerinde iki piyanonun eşlik ettiği karşılama performansıyla başladı. Puccini’nin dünyaca ünlü aryalarının seslendirildiği opera bölümünün ardından gecenin en dikkat çekici anlarından biri yaşandı.

Çağdaş bir yorumla tasarlanan büyük bir Osmanlı kalyonu, müzik ve ışık gösterileri eşliğinde adeta su üzerinde süzülüyormuşçasına gökyüzünde belirdi. Kalyondan inen yolcuları simgeleyen modeller, moda dünyasında güçlü ve özgün çizgileriyle tanınan 15 tasarımcının açılış gecesine özel hazırladığı kostümlerle ana merdivenlerde teatral bir moda performansı sergiledi. Mahmut Danışan, DEQ, Selçuk Durdu, Tuba Ergin, Sudi Etuz, Özlem Kaya, Mysa Moon, Meltem Özbek, Belma Özdemir, Buket Özkalfalar, Souvie, Halit Tiryaki, Tuvanam ve Gökhan Yavaş’ın imzasını taşıyan tasarımlar, sahneyi güçlü ve çarpıcı bir moda anlatısına dönüştürdü.

Ana sahnenin ardından gösteri Florentia Village’ın meydanlarına ve bahçelerine taşındı. Uluslararası büyük prodüksiyonlarda 18 yıllık deneyime sahip kostüm tasarımcısı Ayşe Gülru Rovelli’nin hazırladığı kostümleri taşıyan beş gezgin, konuklara farklı keşif rotalarında rehberlik etti. Bu yolculuk esnasında Doğu Ekspresi’nden ilham alan teatral bir sahne, İstanbul’un kedilerine adanan canlı grafiti performansı, Doğu ile Batı’nın buluşmasını yorumlayan dans gösterileri ve ışıklı bahçe enstalasyonları konuklarla buluştu. Farklı noktalarda devam eden performanslar, gecenin sonunda Luxury Square’de gerçekleştirilen büyük finalle tamamlandı. Saatler 21.00’i gösterdiğinde ise gecenin bir diğer sürprizi yaşandı. Florentia Village’ın dünyaca ünlü lüks markaları kapılarını açarak ilk misafirlerini ağırladı.

“Florentia Village, ortak bir hayalin, inancın ve güçlü bir dostluğun eseri”

Açılış töreninde konuşan Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu ile RDM Italia CEO’su JacopoMazzei, bu önemli yatırımın arkasındaki ortak vizyonu ve Florentia Village’ın uluslararası hedeflerini paylaştı.

Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu şunları söyledi: “Florentia Village, ortak bir hayalin, inancın ve güçlü bir dostluğun eseri oldu. Sevgili iş ortağım ve değerli dostum, RDM Italia CEO’su Jacopo ile bu yola çıkarken tek bir amacımız vardı: İstanbul’a dünya standartlarında, çok özel bir destinasyon kazandırmak.İtalyan estetiğini Türk misafirperverliğiyle; RDM-Fingen Group’un uluslararası perakende birikimini Kalyon İnşaat’ın mühendislik ve yatırım tecrübesiyle buluşturduk. Misafirlerimizin burada yalnızca alışveriş yapmalarını değil; yaşamalarını, keşfetmelerini, eğlenmelerini, güzel hatıralar biriktirmelerini ve buradan mutlu ayrılmalarını istedik.Florentia Village aynı zamanda Airport City vizyonumuzun ilk adımı; İstanbul Havalimanı çevresinde gelişecek yeni bir ekonomik ve turistik ekosistemin başlangıç noktasıdır. Böylesine büyük bir vizyonun ilk adımını sıradan bir açılışla yapmak istemedik. Florentia Village’ın ruhuna yakışan, çok özel ve unutulmaz bir gösteri hayal ettik. Dünyanın en önemli organizasyonlarına imza atan Balich Wonder Studio da aylar süren titiz bir çalışmayla Florentia Village’ın ruhundan doğan benzersiz bir deneyim tasarladı.”

RDM Italia CEO’su Jacopo Mazzei ise şunları söyledi:“Florentia Village İstanbul, doğru fırsatı, doğru lokasyonu ve her şeyden önemlisi doğru iş ortaklarını bulmak için on yılı aşkın süredir devam eden bir yolculuğun sonucu. İstanbul; Avrupa ile Asya’yı, farklı kültürleri ve gelenekleri buluşturan, olağanüstü enerjiye ve potansiyele sahip bir dünya şehri. Büyük projeler insanlar ve güçlü ortaklıklarla hayat buluyor; Kalyon İnşaat ile Floransa’nın ruhunu, zarafetini ve kalite anlayışını İstanbul’un benzersiz karakteriyle buluşturan uluslararası bir destinasyon yarattık. Bu vizyonu gerçeğe dönüştüren Türk ve uluslararası ekiplerimize, ortaklarımıza ve projeye inanan tüm markalarımıza teşekkür ediyorum. Bugün yolculuğumuzun sonu değil, Florentia Village’ın yerli ve yabancı ziyaretçiler için İstanbul’un yeni buluşma noktalarından biri olacağı güçlü bir başlangıç.”

FLORANTIA VILLAGE HAKKINDA

250 milyon euroluk yatırım

Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outlet’i Florentia Village, Kalyon İnşaat ile RDM-Fingen Group ortaklığında 250 milyon euro yatırımla hayata geçirildi. Proje kapsamında Türkiye’ye 180 milyon euro yabancı kaynak girişi sağlandı.

Yaklaşık 1,5 yılda tamamlanan projenin ilk fazı, 65 bin metrekare kiralanabilir alanda 190 mağazanın yanı sıra gastronomi ve sosyal yaşam alanlarını bir araya getiriyor.

Birinci fazın ilerleyen dönemlerinde projeye eklenecek 5 yıldızlı otel için Marriott Group ile görüşmelerde son aşamaya gelindi. Proje içerisinde yer alan 20 bin kişi kapasiteli konser ve etkinlik merkezi ise yerli ve yabancı sanatçıların performanslarının yanı sıra uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacak.

İtalyan estetiği İstanbul’da

Rönesans ve Antik Roma’dan izler taşıyan Florentia Village, bu mirası modern İtalyan mimarisiyle buluşturan açık hava alışveriş ve yaşam destinasyonu olarak tasarlandı.

Meydanları, sokakları, cepheleri ve açık alanlarıyla Florentia Village; alışveriş, gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi bir araya getiren bütüncül bir deneyim sunuyor.

Prada, Moncler, Ferragamo, Ralph Lauren, Hugo ve Boss gibi global markaların yer aldığı Florentia Village’da lüks ve premium outlet mağazaları ile tam fiyatlı perakende aynı destinasyonda buluşuyor.

Ferragamo, Türkiye’deki ilk mono-brand butik yatırımını Florentia Village’da gerçekleştirirken, Nike da yaklaşık 10 yılın ardından Türkiye’ye yeniden merkez ofis düzeyinde doğrudan yatırım yapıyor. Proje, uluslararası markalara ortalama yüzde 30 ila 70 arasında fiyat avantajıyla ulaşma imkânı sunuyor.

Gastronomi de deneyimin merkezinde

Florentia Village’ın destinasyon modelinin önemli unsurlarından birini gastronomi oluşturuyor. Casual dining ve fine dining restoranlardan Türk mutfağına, kahve noktalarından hızlı yeme-içme seçeneklerine uzanan geniş bir gastronomi karması sunuluyor.

Doğuş Grubu’nun FlorentiaVillage için geliştirdiği CASA markası ziyaretçilerle buluşurken, The Shelter farklı gastronomi deneyimlerini tek çatı altında bir araya getiren yeni nesil food hall konseptiyle hizmet veriyor.

İkinci fazla 110 bin metrekareye ulaşacak

İkinci fazda eklenecek 45 bin metrekarelik alanla Florentia Village’ın toplam 110 bin metrekare kiralanabilir büyüklüğe ulaşması hedefleniyor. Bu ölçekle Florentia Village’ın Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı outlet merkezlerinden biri olması amaçlanıyor.

Yılda 15 milyonun üzerinde ziyaretçi ağırlaması hedeflenen projenin, 5 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlaması öngörülüyor.

Başta Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya olmak üzere geniş bir coğrafyadan ziyaretçi çekmesi planlanan Florentia Village’da, ilk yıllarda güçlü bir uluslararası turist tabanı oluşturulması; orta vadede ise yabancı ziyaretçilerin toplam ziyaretçiler içerisindeki payının yüzde 40’ın üzerine çıkarılması hedefleniyor.

İstanbul Havalimanı’ndan 5 dakika

Florentia Village, stratejik konumuyla İstanbul’un yeni çekim merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. İstanbul Havalimanı’ndan yalnızca 5 dakika mesafede bulunan destinasyonun hemen girişindeki metro istasyonu sayesinde şehir merkezine yaklaşık 25 dakikada ulaşım sağlanabiliyor.

Ana otoyol bağlantıları sayesinde İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakalarından kolay ulaşım imkanı sunan Florentia Village; alışveriş, gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi uluslararası ziyaretçilerle buluşturan yeni bir destinasyon olarak konumlanıyor.


19 Eylül 2026 Cumartesi

"Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüştü?"

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



40 YILLIK HATIR NASIL DEV BİR EKONOMİYE DÖNÜŞTÜ

Türkiye’de İş Dünyası dergisi, RoasterclubBeanto Bar X Beanto Cup Festivali kapsamında tarihi Fişekhane tesislerinde önemli bir panele imza attı. "Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüştü?" başlıklı panelde; Türk kahvesinin küresel pazardaki stratejik yerinden yükselen nitelikli kahve ve çikolata pazarına kadar dev sektörün geleceği masaya yatırıldı.



İhlas Medya Grubu'nun aylık ekonomi dergisi Türkiye'de İş Dünyası, kahve ve çikolata ekosistemini bir araya getiren prestijli bir etkinliğe imza attı. Fişekhane’nin tarihi atmosferinde düzenlenen RoasterclubBeanto Bar X Beanto Cup Festivali kapsamında, Türkiye’de İş Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’ın moderatörlüğünde"Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüşüştü?" başlıklı panel düzenlendi.

Sektör paydaşlarının ve gastronomi dünyasının yoğun ilgi gösterdiği panelde; kahvenin ham petrolden sonra dünya genelinde ticareti yapılan en büyük ikinci emtia olduğuna dikkat çekilerek, Türkiye'nin bu pazardaki büyüyen rolü değerlendirildi.

"FESTİVALİMİZ DAYANIŞMAYLA BÜYÜDÜ"

Organizasyonun doğuş hikayesini paylaşan Roasterclub Kurucusu Kemal Kitapçı, 2018'deki barista şampiyonluğunun ardından Türkiye'de nitelikli kahve organizasyonlarını büyütme kararı aldıklarını belirtti. Kitapçı, "Bütün stantlarımız, kahve makinelerimiz, değirmenlerimiz dostlarımızın ve sponsorlarımızın imkanlarıyla bir araya geldi. Birlikte daha güçlü olduk. Nitelikli kahvenin ve katkısız, sadece kakao çekirdeği ile pancar şekerinden üretilen 'Bean-to-Bar' çikolatanın buluştuğu doğal bir dayanışma ortamı sağladık" dedi. Kitapçı ayrıca festivalde kahve posasından üretilen geri dönüşümlü çevreci bardakların kullanıldığını vurgulayarak sürdürülebilirlik mesajı verdi.

"TÜRK KAHVESİ DÜNYANIN KAHVEYLE TANIŞMA NOKTASIDIR"


Panelde söz alan Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Türk kahvesinin tarihsel ve diplomatik derinliğine dikkat çekti. Dünyanın ilk kahvehanesinin İstanbul’da açıldığını ve Türk kahvesinin Kanuni döneminden bu yana protokol aracı olduğunu hatırlatan Kolbaşı, "2013 yılında UNESCO nezdinde Türk kahvesini insanlığın somut olmayan kültürel mirası olarak tescil ettirdik. Kıtaların birleştiği İstanbul’da bütün kahve türleri birleşsin ancak Türk kahvesi her zaman ayrı bir yere sahip olsun. Çünkü dünya aslında kahveyle Türk kültürü sayesinde tanıştı" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE KAHVE TÜKETİMİ KİŞİ BAŞINA 1,7 KİLOGRAMA ULAŞTI"

Sektörün rakamsal büyümesini ve küresel boyutunu aktaran ArabicaCoffee House Ceo'su Sertaç Yalçın, Türkiye’deki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: 

"Bundan 10-12 yıl önce Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kahve tüketimi 350-400 gram seviyesindeydi. Bugün bu rakam 1,7 kilograma yükseldi. Avrupa ortalaması 8 kilogram düzeyinde olsa da Türkiye’deki tüketim artış hızı Avrupa’nın iki katı oranında seyrediyor. Kahve, döngüsel ekonomideki yeri ve birleştirici gücüyle devasa bir pazar. Topraktan fincana kaliteye ve saygıya önem veren yapılar bu büyümede ayakta kalacaktır."

"DÜNYA TÜRK KAHVESİ GÜNÜ'NDE KÜRESEL ŞAMPİYONA HAZIRLIĞI"

Küresel Kahve Birliği (SCA) Türkiye Ulusal Koordinatörü ve Baristapool Kurucusu Uğur Asilsoy ise Türk kahvesini genç kuşaklara ve dünyaya sevdirmek adına başlattıkları uluslararası projeyi duyurdu. Asilsoy, "'The Battle of Cezve' (Cezve Savaşları) adıyla kurguladığımız konsepti küreselleştiriyoruz. Türkiye, Kıbrıs, İspanya, Azerbaycan, Fransa, Almanya ve Belarus gibi 8 ülkenin katılımıyla 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nde dev bir Dünya Şampiyonası gerçekleştireceğiz. Amacımız Türk kahvesi kültürünü küresel sahnede daima diri tutmaktır" dedi.




İGA İstanbul Havalimanı 4. ana pisti hizmete açtı Faz 2 kapsamındaki yatırımlara başlandı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İGA İstanbul Havalimanı 4. ana pisti hizmete açtı Faz 2 kapsamındaki yatırımlara başlandı

Küresel bağlantı gücünde dünya lideri İGA İstanbul Havalimanı’nın Faz 2 yatırımları çerçevesinde inşa ettiği 4. ana pist, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törenle faaliyete geçti. 890 milyon euro yatırımla tamamlanan ve İGA İstanbul Havalimanı’nın ilk Doğu-Batı yönlü pisti olma özelliğini taşıyan 4. ana pist; özellikle iç hat uçuşları ve Doğu yönlü rotalarda, havada bekleme ve taksi sürelerini kısaltacak, olumsuz hava koşullarında dahi önemli ölçüde yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacak. 

İGA İstanbul Havalimanı ayrıca, bu yıl hizmete açılan 485 odalı Hilton İstanbul Airport ve özel yolcu kategorisine yönelik JETEX-İGA Terminali ile birlikte, havacılıktan turizme, konaklamadan perakendeye uzanan yatırımlarıyla İstanbul’un küresel bağlantı gücüne güç katarken, ülke ekonomisine değer katmayı da sürdürüyor.

Küresel bağlantı gücü en yüksek havalimanı olan İGA İstanbul Havalimanı, uluslararası havacılıktaki öncü konumunu güçlendiren yatırımlarına yenilerini ekledi.İGA İstanbul Havalimanı’nın Faz 2 genişleme planı kapsamında hayata geçirdiği ilk yatırım olan 4. ana pist; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katıldığı törenle operasyona başladı. Törende ayrıca,İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz, İGA Yönetim Kurulu üyelerive İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen yer aldı.


Törende, 890 milyon euro yatırımla hayata geçirilen İGAİstanbul Havalimanı 4. ana pistin yanı sıra, Kalyon İnşaat ile İtalyan RDM-FingenGroup ortaklığında 250 milyon euro yatırımla 1,5 yılda tamamlanan Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outlet projesi FlorentiaVillage  de hizmete açıldı.

İGA İstanbul Havalimanı’nın son dönemde devreye aldığı yatırımlar, Türkiye’nin havacılıktaki merkez konumuna ivme kazandırmayı amaçlıyor. Bu yıl hizmete açılan 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile özel havacılık dünyasının önde gelen markalarından JETEX iş birliğiyle faaliyete geçen JETEX-İGA Terminali bu vizyonun diğer önemli adımları arasında yer alıyor. İGA İstanbul Havalimanı böylece havacılıktan turizme, konaklamadan perakendeye uzanan geniş bir ekosistemde İstanbul’un uluslararası cazibesini artırırken, ülke ekonomisine sağladığı katkıyı da yukarı taşıyor.

“Yeni pistin devreye girmesiyle yakıt ve zaman tasarrufu sağlanacak”

Açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugüne kadar gerçekleştirdikleri yatırımlarla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna katkı sunmayı hedeflediklerini belirten İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, “Bugün burada yalnızca yeni yatırımlarımızı hizmete sunmuyoruz. Türkiye’nin hayallerini gerçeğe dönüştüren büyük bir eserin, yeni yatırımlarla geleceğe uzanan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. İstanbul Havalimanı, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye için ortaya koyduğu büyük vizyonun eseridir. Bizler de ‘İstanbul’a küresel bir aktarma merkezi kazandırma’ hedefine ulaşmak için var gücümüzle çalıştık. 42 ay gibi rekor bir sürede İstanbul Havalimanı inşaatını tamamladık.” dedi.

890 milyon euro yatırımla tamamlanan 4. ana pistin İGA İstanbul Havalimanı’nın ilk Doğu-Batı yönlü pisti olma özelliğini taşıdığını ifade eden Cemal Kalyoncu, yeni pistin özellikle iç hat uçuşları ve Doğu yönlü rotalarda, havada bekleme ve taksi sürelerini kısaltacağını, olumsuz hava koşullarında dahi önemli ölçüde yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacağını kaydetti. 

4. ana pistin devreye girmesiyle İGA İstanbul Havalimanı’nın toplam pist sayısı 6’ya yükseldi. Havalimanında Kuzey-Güney doğrultusunda uzanan 3 ana ve 2 yedek piste eklenen Doğu-Batı eksenindeki yeni beton pist, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde tasarlandı.Nisan 2025’te başarıyla hayata geçirilen ve Avrupa’da bir ilk olan “Üçlü Bağımsız Paralel Pist Operasyonu”nun ardından 4. ana pistin de sisteme dahil olmasıyla İGA İstanbul Havalimanı’nın operasyonel kapasitesi, verimliliği ve esnekliği daha da artacak. 

Mayıs ayında hizmete açtıkları JETEX-İGA Terminali’nde özel havacılığa yönelik hizmetleri tek çatı altında sunarak yolcuları Türk misafirperverliğiyle ağırladıklarını belirten CemalKalyoncu, geçen ay faaliyete geçen 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile de İstanbul Havalimanı’nın “Havalimanı Şehri” vizyonunu güçlendirdiklerini ifade etti.

Dünyanın önde gelen lüks ve premium moda markalarını güçlü Türk markalarıyla aynı çatı altında buluşturan FlorentiaVillage ile Türkiye’ye 180 milyon euro yabancı kaynak girişi sağlandığını kaydeden Kalyoncu, projenin yılda 15 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlamasının hedeflendiğini aktardı.

“Küresel belirsizliklerin arttığı, çatışmaların ve savaşların devam ettiği bir dönemde uluslararası şirketlerin Türkiye’yi ve İstanbul Havalimanı’nı yatırım için tercih etmesi son derece anlamlıdır. Bu tercih, Türkiye’nin bir istikrar adası ve güvenli bir liman olduğunun; ülkemize ve ekonomimize duyulan güvenin güçlü bir göstergesidir” diye konuşan Cemal Kalyoncu, Türkiye’nin marka değerini güçlendirecek ve stratejik hedeflerine katkı sağlayacak 4 önemli eseri ülkeye kazandırmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.


18 Eylül 2026 Cuma

SunExpress “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” seçildi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



SunExpress “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” seçildi

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, havacılık sektörünün en prestijli ödülleri arasında yer alan Skytrax World Airline Awards kapsamında bir kez daha “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” (Europe’s Best Leisure Airline) seçildi. Ödülü 2023 ve 2024 yıllarında da kazanan SunExpress, bu önemli başarıya üçüncü kez imza atmış oldu. Bununla birlikte SunExpress, 2022 yılında “Dünyanın En İyi Tatil Hava Yolu” (World’s Best Leisure Airline) ödülünün sahibi olmuştu.  

Her yıl düzenlenen Skytrax World Airline Awards, dünya genelinde 100’den fazla ülkeden milyonlarca yolcunun değerlendirmeleriyle belirleniyor. Yolcuların doğrudan deneyim ve değerlendirmelerine dayanan ödüller, küresel havacılık sektöründe yolcu memnuniyetinin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. 

SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, ödülle ilgili olarak şunları söyledi: “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu ödülünü yeniden kazanmak bizim için büyük bir gurur ve misafirlerimizin takdirinin önemli bir göstergesi. Elde ettiğimiz bu başarı, misafirlerimize hem yerde hem de havada en iyi seyahat deneyimini sunmak için özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımızın ortak gayretinin sonucu. Ödül aynı zamanda, hizmet standartlarımızı aynı kararlılıkla sürdürmek ve misafirlerimize sunduğumuz deneyimi daha da geliştirmek için bizlere önemli bir motivasyon sağlıyor.” 

SunExpress, 2026 yaz sezonunda Türk Riviera’sı ve Anadolu şehirlerinden toplam 18 yeni hattı hizmete aldı. Hava yolu, 37 ülkede 250 rotada 106 destinasyona direkt uçuş gerçekleştiriyor.