18 Ağustos 2026 Salı

ATF26 Türkiye, “ATF Tourism Cities”i hayata geçiriyor.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türkiye’nin 17 Şehri ATF Tourism Cities’te Buluşuyor

ATF26 Türkiye, şehirlerin turizm vizyonunu ulusal ve uluslararası turizm profesyonelleriyle buluşturacak yeni platformu “ATF Tourism Cities”i hayata geçiriyor. İlk buluşmada Türkiye’nin farklı bölgelerinden 17 şehir; belediye başkanları ve yerel yönetim temsilcileriyle ATF sahnesinde yer alacak.

26–27–28 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya Fuar Merkezi ANFAŞ’ta gerçekleştirilecek ATF26 Türkiye, bu yıl destinasyon yönetimi ve şehir turizmine odaklanan yeni yapılanması ATF Tourism Cities’in lansmanını gerçekleştirecek.

ATF Tourism Cities kapsamında düzenlenecek Tourism Cities Summit, Türkiye’nin farklı turizm dinamiklerine sahip şehirlerini sektörün karar vericileri, yatırımcıları, tur operatörleri ve seyahat acenteleriyle buluşturacak. Zirvede; şehir markalaşması, 12 ay turizm hedefleri, sürdürülebilir destinasyon yönetimi, gastronomi ve kültür rotaları, yeni yatırım alanları ve değişen turist profillerine yönelik stratejiler ele alınacak.

Türkiye’nin 17 Şehri Turizmin Kalbi ATF Türkiye’de

ATF Tourism Cities’in ilk buluşmasında Antalya, Muğla, Nevşehir, Trabzon, Adana, Ankara, Gaziantep, Konya, Manisa, Balıkesir, Erzurum, Rize, Samsun, Tokat, Sivas, Amasya ve Mersin yer alacak. Program kapsamında davet edilen isimler:

Ahmet Aras – Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı

Rasim Arı – Nevşehir Belediye Başkanı

Büşra Özdemir – Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili

Ahmet Metin Genç – Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı

Güngör Geçer – Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili

Mansur Yavaş – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Fatma Şahin – Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı

Uğur İbrahim Altay – Konya Büyükşehir Belediye Başkanı

Besim Dutlulu – Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı

Ahmet Akın – Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı

Mehmet Sekmen – Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı

Rahmi Metin – Rize Belediye Başkanı

Halit Doğan – Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı

Mehmet Kemal Yazıcıoğlu – Tokat Belediye Başkanı

Dr. Adem Uzun – Sivas Belediye Başkanı

Av. Turgay Sevindi – Amasya Belediye Başkanı

Vahap Seçer – Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı


Şehirlerin Turizm Vizyonu ATF26’ya Taşınacak

Belediye başkanları, yerel yöneticiler ve turizm kanaat önderleri; destinasyon yönetimi, şehir markalaşması, gastronomi, kültür, doğa ve yerel deneyimler, yatırım ve sürdürülebilirlik başlıklarında şehirlerinin gelecek vizyonunu paylaşacak.

Tourism Cities Summit dört ayrı oturumdan oluşacak:

“Uluslararası Turizmde Türkiye’nin Vitrin Şehirleri”

 “Kültür, Gastronomi ve Medeniyetin Turizme Dönüşümü”

 “Doğa, Yerel Deneyimler ve Türkiye’nin Yeni Turizm Rotaları”

 “Anadolu Kültür Koridoru: Bölgesel Kalkınma ve Yerel Yönetimlerin Turizm Vizyonu”

Oturumlarda şehirlerin uluslararası pazarlardaki konumlarının güçlendirilmesi, kültürel ve gastronomik değerlerin turizm ekonomisine kazandırılması, yeni destinasyon ve rota modelleri ile yerel yönetimlerin turizmdeki rolü ele alınacak.

Şehirler Küresel Turizm Profesyonelleriyle Buluşacak

100’ü aşkın ülkeden 40.000’in üzerinde profesyonel ziyaret, 1.000’den fazla turizm markası ve yurt dışından davet edilen 2.500’ün üzerinde seyahat acentası temsilcisinin katılımının beklendiği ATF26 Türkiye, şehirlerin uluslararası turizm pazarındaki görünürlüğünü artıracak önemli bir buluşma zemini oluşturacak. Platform kapsamında şehirler arası iş birlikleri, ortak destinasyon pazarlama modelleri, kültür ve gastronomi rotaları, alternatif turizm ürünleri, yatırım fırsatları ve yerel kalkınma modelleri de gündeme taşınacak.

17 Şehir İçin Yerel Basına Özel Haber Çalışması

ATF Tourism Cities’in lansmanıyla birlikte programa katılan 17 şehir için ayrı ayrı yerel basın çalışmaları hazırlanacak. Bu içeriklerle şehirlerin turizm potansiyeli, destinasyon hedefleri ve belediye başkanlarının vizyonu kendi bölgelerindeki kamuoyuna da aktarılacak.

ATF Tourism Cities İlk Kez ATF26 Türkiye’de

ATF Tourism Cities, Türkiye’nin şehirlerini turizm endüstrisinin karar vericileriyle buluşturan yeni bir destinasyon platformu olarak ATF26 Türkiye’de ilk kez sektörle buluşacak. İş Bankası ana sponsorluğu ve Kilit Hospitality ana partnerliğinde, “Hospitality Intelligence” temasıyla düzenlenecek ATF26 Türkiye; otelleri, destinasyonları, seyahat acentelerini, tur operatörlerini, yatırımcıları ve turizm teknolojisi şirketlerini üç gün boyunca Antalya’da bir araya getirecek. 2025 yılında 109 ülkeden 42.000’in üzerinde profesyonel ziyaret ve 1.018 markanın katılımıyla gerçekleştirilen ATF Türkiye, 2026 yılında yeni platformlarıyla turizmin ticaret ve vizyon buluşmasını daha da ileri taşıyacak.


“Tarım Varsa Hayat Var” dediler TİGEM’de bir araya geldiler

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


“Tarım Varsa Hayat Var” dediler TİGEM’de bir araya geldiler

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve Güvenilir Ürün Platformu tarafından yürütülen “Tarım Varsa Hayat Var” projesi kapsamında tarım ve gıda sektörü temsilcileri TİGEM Karacabey İşletmesi’nde bir araya geldi.

TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç başkanlığında gerçekleştirilen programda katılımcılar, Türkiye'nin tarımsal üretiminde stratejik öneme sahip Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) faaliyetleri, güncel çalışmaları ve projeleri hakkında bilgi aldı


Tarım ve gıda sektörünün önemli STK ve temsilcilerini buluşturan iki gün süren programda tohum üretiminden damızlık hayvancılığa, modern tarım uygulamalarından sürdürülebilir üretim anlayışına kadar TİGEM'in yürüttüğü faaliyetler yerinde incelendi. Tarla üretim alanları, hayvancılık tesisleri, mekanizasyon altyapısı ve işletmenin üretim süreçleri uzmanlar eşliğinde tanıtıldı. Program kapsamında düzenlenen saha ziyaretlerinde, TİGEM'in Türkiye'nin gıda arz güvenliğine sağladığı katkılar, yerli ve millî üretim kapasitesi, yüksek verimli üretim modelleri ile gen kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaları katılımcılarla paylaşıldı.

Programın ikinci gününde Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda konuşan TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç ‘’Tarım ve hayvancılık sektörünün lokomotifi TİGEM olarak üretimin ne kadar büyük bir emek istediğini çok iyi biliyoruz. Bu sebeple üretime katkı sağlayan herkesin emeğini her türlü takdirin üzerinde görüyoruz.

TİGEM, Türkiye'nin bitkisel ve hayvansal üretiminde tohumluk ve damızlık ihtiyacını karşılamak, gen kaynaklarını korumak ve modern tarım tekniklerini uygulayarak sektöre öncülük etmek amacıyla faaliyet gösteren bir kamu iştirakidir. Ülke genelinde 8.145 personeli , 17 İşletmesive 3,6 milyon dekar arazisiyle Türkiye'nin en büyük tarımsal üretim gücüdür.13,3 milyar TL’yi aşan sermaye gücümüzle, bitkisel ve hayvansal üretimde ülkemizin en köklü ve stratejik kurumlarındandır.

Sertifikalı Tohumda Sektör Lideri

Ülkemizin tohum ihtiyacını yerli ve millî kaynaklarla karşılamak adına sertifikalı tohum üretiminde %25 pazar payı ile liderliğimizi koruyoruz. 2026 yılı bitkisel üretim döneminde hububatta 380 bin ton rekolte ve sertifikalı tohumda 233 bin tonluk üretim hedefliyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında tohumluk üretim alanlarımızın %40’ını kuraklığa toleranslı çeşitlerle planladık. Tescil edilen aa tohumlarımız ve Vezir-55 kenevir çeşidimizle hem çiftçimizin yanında yer alıyor hem de KKTC ve Irak başta olmak üzere ihracatımızı artırıyoruz.  

Kırsala ve Damızlık Üretime Tam Destek

70 bin büyükbaş ve 300 bini aşkın küçükbaş hayvan varlığımızla ıslah ve damızlıkta öncüyüz. “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi” ile 3 yılda 150 bin baş küçükbaş hayvanı üreticilerimizle buluşturarak aile işletmelerini ve kırsal kalkınmayı güçlendiriyoruz. Sultansuyu İşletmemizde tamamlanan 100 başlık Boğa Anası Tesisi ile dondurulmuş boğa spermasında 1 milyon doz hedefine ulaşarak dışa bağımlılığı azaltıyoruz. Safkan Arap atçılığında ise geleneksel mirasımızı bünyemizde geliştirdiğimiz hibrit satış yöntemi gibi dijital yeniliklerle taçlandırıyoruz.  

Yatırımlarla Geleceği İnşa Ediyoruz

Sulu tarım alanımızı 1 milyon 41 bin dekara ulaştırırken, 48 MW’ı aşan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerimiz, 275 bin tonluk silo kapasitemiz ve modern yem tesislerimizle sürdürülebilir tarımın merkez üssü olmaya devam edeceğiz.

"Kendi Kaynaklarıyla Büyüyen, Kâr Eden Bir Kamu Kuruluşu"

TİGEM’in temel misyonunun piyasaya unluk veya ekmeklik buğday sunmak değil, Türk çiftçisinin ihtiyaç duyduğu yüksek kaliteli tohum ve damızlığı üretmek olduğunu belirten Gezginç, "İklim değişikliği gerçeğiyle yüzleşerek, tohum üretimimizin yaklaşık yüzde 40'ını kurağa dayanıklı veya toleranslı çeşitlerden oluşturduk, Bu yıl 233 bin ton sertifikalı tohum üretimi hedeflenirken, aynı zamanda Sayın Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen YerelTohum Projesi kapsamında tespit edilip tescillenen tohumları, 1 milyon paket halinde üreticilerle buluşturduk.. KKTC, Azerbaycan ve Irak başta olmak üzere birçok ülkeye sertifikalı tohum ihracatımız da hız kesmeden devam ediyor.’’

Hayvancılıkta "Kırsalda Bereket" Dönemi ve Genetik Mirasın Korunması

"Kırsalda Bereket Projesi ile üreticilerimize büyükbaş ve küçükbaş hayvan desteği sağlıyor, 2 yılı ödemesiz 5 yıl vadeli Ziraat Bankası kredileriyle üreticimizin elini güçlendiriyoruz. Uygulamaya aldığımız bu projelerde asil listelerimizi tamamlamış bulunuyoruz."

Toplantıda ayrıca; Malatya Sultansuyu'nda kurulan ve yılda 1 milyon doz sperm üretimiyle iç piyasa ihtiyacının %40'ını tek başına karşılayan Boğa Sperma Merkezi'nin faaliyetleri aktarıldı. Asya Ceylanı, Akbaş, Kangal köpekleri ve 1.548 başlık Safkan Arap Atı sürüsü gibi milli genetik mirasların da başarıyla muhafaza edildiği ifade edildi.

Genel Müdür Dr. Hasan Gezginç'in değerlendirmelerinin ardından sorup cevap bölümüne geçildi. Hayvancılık Daire Başkanı Uğur Aydın ve Strateji ve Geliştirme Daire Başkanı Ali Kısa’nın da katıldığı bölüm sonrasında toplantı sonra erdi.


Ilıca'nın Kalbinde Lüks, Emek ve Lezzet Üzerine Beş Günlük Notlar

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SWİSSOTEL ÇEŞME

 Ilıca'nın Kalbinde Lüks, Emek ve Lezzet Üzerine Beş Günlük Notlar

 Turistik bir otelle ilgili köşe yazısı yazmanız için o otele sadece müşteri olarak değil, bir gözlemci olarak da bakmanız gerekir. Ben de bu nedenle 10-15 Ağustos tarihleri arasında Çeşme Ilıca'da, tam da sezonun en yoğun günlerinde Swissôtel Resort & Spa Çeşme'deydim.

Önce konumun hakkını teslim edelim; Ilıca Plajı, Ege'nin en cömert plajlarından biri. Yaklaşık iki kilometrelik altın sarısı kumsalı, metrelerce açılsanız bile belinizi geçmeyen sığ ve berrak deniziyle sadece bir plaj değil,deniz tabanından kaynayan şifalı termal suları sayesinde devasa bir doğal spa havuzu. 19. yüzyıl Osmanlı aydınlarınınve Levantenlerin gözdesi olan, Mustafa Kemal Atatürk'ün de 1926'da şifa aradığı bu plaj, bugün de aynı şifalı mirası koruyor. 

Swissôtel, tam da bu mirasın kalbine, İsviçre titizliğiyle inşa edilmiş.Otelde bulunduğum beş gün boyunca dikkatimi çeken ilk sosyolojik detay; misafir profili oldu. Müşterilerin çoğunluğu Türk misafirler ve gurbetçilerimizden oluşuyor,yabancı turist oranı oldukça az. Bu, iç turizmin ve Avrupa'daki vatandaşlarımızın Çeşme'ye olan bağlılığının ne kadar güçlü olduğunu gösteren önemli bir veri.

Detayda Gizli Lüks ve Teknoloji

Swissôtel Çeşme, 248 oda, 54 süit ve 2 penthouse ile dev bir operasyon. Buna rağmen ortada kaos yok,personeli güler yüzlü, samimi ve en önemlisi çözüm odaklı. Gözüme çarpan bir diğer detay ise çalışanların önemli bir kısmının stajyer öğrencilerden oluşmasıydı. Bu durum, Turizm sektörünün geleceği adına çok kıymetli,gençlere istihdam ve deneyim alanı açılıyor.

Yoğunluğa rağmen servisin aksamaması tesadüf değil. Yaz sezonunda 400-450 civarında çalışanı olan, kış sezonuyla birlikte düşündüğünüzde yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlayan bir yapıdan bahsediyoruz. Yoksulluğa en kalıcı çözümün üretim ve istihdam olduğunu bir kez daha hatırlatıyor turizm. 

Elbette bu tabloyu takdir ederken bir gerçeği de not etmek gerek: Konaklama fiyatları üst segmentte konumlanıyor. Yüksek fiyat politikasına rağmen doluluk oranının bu kadar yüksek olması, Çeşme'nin lüks turizmdeki çekim gücünü net bir şekilde ortaya koyuyor.

Plaj ise başlı başına bir deneyim alanı. İki detay çok hoşuma gitti:

Birincisi, çocuklara göre özel olarak tasarlanmış çocuk şezlongları var. Aileler için küçük gibi görünse debu büyük bir düşünce.

İkincisi, teknolojinin plajla entegrasyonu;şemsiyelerin üzerinde yer alan servis çağırma butonları sayesinde el kaldırmanıza gerek kalmadan garson anında yanınıza geliyor. Modern lüksün tanımı tam olarak bu: Konforu görünmez kılmak.

Dışarıdan plaj kullanımı için de bir bilgi notu düşeyim: Hafta içi 4 bin TL, hafta sonu 5 bin TL plaja giriş ve şezlong ücreti uygulanıyor. Bu rakama yiyecek-içecek dahil değil.

 

Ege Kıyısında Bir Asya Masalı: Noida

Swissôtel'in gastronomi vizyonu, oteli bir konaklama tesisinden bir lezzet destinasyonuna dönüştürüyor. Bellâ Tavola'da Akdeniz, Hamdi Restaurant'ta modernize edilmiş Türk mutfağı sunulurken, tesisin en özgün durağı kuşkusuz Noida Sushi & Asian Cuisine Lounge.

Noida, adını dünyayı çevreleyen dokuz adadan alan ve ruhunu "MediterrAsian" olarak tanımlayan bir konsept. Yani Akdeniz'in ve Ege’nintaze ürünleri ile Asya mutfağının egzotik tekniklerinin birleşimi. Sadece bir sushi barı değil; nigiri ve sashimilerden, sıcak Asya başlangıçlarına ve imza kokteyllere uzanan tam bir a la carte deneyim.

130 kişilik kapasitesi (50 adet iç mekan, 80 kişilik açık teras ve bahçe), doğal dokularla tasarlanmış dingin atmosferi ve 16:00 - 23:00 arası hizmet veren (sadece Salı günleri kapalı) yapısıyla özellikle gün batımında rezervasyonsuz yer bulmanın zor olduğu bir yer Noida.

Bu özel mekanın kurucusu ve yöneticisi olan Restoran Müdürü Burcu Hanım için de bir parantez açmak istiyorum. Gösterdiği misafirperverlik, profesyonellik ve hoşgörü için kendisine teşekkür ederim. Bir restoranı başarılı yapan sadece menüsü değil, ona ruh katan insanlarıdır.

Son söz: Swissôtel Resort & Spa Çeşme, Çeşme merkeze 5 km, Alaçatı'ya sadece 2 km ve Adnan Menderes Havalimanı'na 86 km mesafede, Pürovel Spa & Sport'ta termal suları İsviçre wellness felsefesiyle birleştiren, Ege'nin kalbinde bir vaha olmayı başarıyor.

Türkiye turizmine istihdamıyla, hizmet kalitesiyle ve vizyonuyla büyük katkı sağlayan Swissôtel Çeşme ailesine teşekkür ediyorum.

 

Murat Tüzel 

Yeni Parti İstanbul İl Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi


Costa Cruises’dan Türkiye’de yeni ofis,

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Costa Cruises’dan Türkiye’de yeni ofis, Costa Türkiye yeni ofisi İstanbul Bağdat Caddesi’nde açıldı

Dünyanın önde gelen kruvaziyer şirketlerinin Türkiye pazarına olan ilgisi her geçen gün artırıyor. Bu ilginin son göstergesi merkezi Cenova’da bulunan İtalyan cruise devi Costa’nın İstanbul Bağdat Caddesi’nde açtığı yeni ofis oldu. 

Yakın dönemde kruvaziyer sektörünün tecrübeli isimlerinden Burak Çalışkan’ın Türkiye Müdürü olarak atandığı Costa Cruises, yeni ofis açılışında yeni vizyon ve yeni hedeflerle sezona güçlü bir giriş yaptığı mesajını verdi.


Costa Türkiye’nin Bağdat Caddesi’ndeki ofis açılışı, Burak Çalışkan’ı ev sahipliğinde turizm profesyonelleri ve turizm medyasının davetli olarak katıldığı bir etkinlikle kutlandı. Kruvaziyer sektör paydaşları ve turizm camiasını sezon öncesi bir araya getiren açılışa, Akdeniz esintili ve İtalyan lezzetli ikramlar ile İtalyan ezgileri eşlik etti. 

İtalyan misafirperverliği ve Akdeniz yaşam tarzını denizlerle buluşturan kruvaziyer devi Costa Cruises, bundan böyle Bağdat Caddesi’ndeki merkez ofisi ve yeni yönetimiyle Türk gezginlere ulaşacak. Davetlilere katılımından dolayı teşekkür ederek Costa’da yeni dönemi başlatan Burak Çalışkan, heyecanını şu sözlerle paylaştı: ‘’Costa’nın Türkiye’deki büyüme hedefleri doğrultusunda güçlü B2B iş ortaklıklarımızı büyüterek Türkiye kruvaziyer pazarını geliştirmeye odaklanacağız. Costa ayrıcalıkları ile erişilebilir lüks olan kruvaziyer seyahatini daha çok Türk gezgini ile buluşturacağız.’’ 


16 Ağustos 2026 Pazar

Göz Kuruluğu Sadece Ekrana Bakmak ile Gelişmez

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Göz Kuruluğu Sadece Ekrana Bakmak ile Gelişmez

Gün içinde uzun süre bilgisayar ve telefon ekranına bakmak, klimalı ortamlarda çalışmak ya da kontakt lens kullanmak gözlerde yanma ve batma hissini beraberinde getirebiliyor. Ancak göz kuruluğu yalnızca günlük alışkanlıklarla ilişkili olmayabiliyor. Bazı kişilerde gözyaşı üretiminin azalması, bazı kişilerde ise gözyaşının normalden hızlı buharlaşması sonucu ortaya çıkan bu tablo; yaşam koşullarından göz kapağı bezlerinin fonksiyonuna, kullanılan ilaçlardan bazı sistemik hastalıklara kadar farklı etkenlerle ilişkili olabiliyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Taşar, göz kuruluğunda tekrarlayan veya uzun süren yakınmaların nedeninin belirlenmesinin önemli olduğunu belirterek konu hakkında bilgi verdi.

Ekran Karşısında Göz Kırpma Sıklığı Azalıyor

Göz yüzeyinin sağlıklı kalabilmesi için gözyaşı tabakasının yeterli miktarda ve uygun yapıda olması gerekiyor. Göz kırpma hareketi ise gözyaşının göz yüzeyine düzenli biçimde yayılmasını sağlıyor.

Bilgisayar, telefon ve tablet gibi dijital ekranlara uzun süre odaklanıldığında göz kırpma sıklığının azalabildiğini belirten Op. Dr. Ahmet Taşar, 

“Göz kırpmanın azalması, gözyaşı tabakasının göz yüzeyinde yeterince yenilenememesine ve buharlaşmanın artmasına neden olabilir. Özellikle uzun süre kesintisiz ekran kullanan kişilerde günün ilerleyen saatlerinde yanma, batma, göz yorgunluğu ve zaman zaman bulanık görme gibi yakınmalar ortaya çıkabilir.” dedi.

Klima ve fanın doğrudan yüze üflemesi, düşük nem oranına sahip kapalı ortamlar, hava kirliliği ve kuru hava da gözyaşının buharlaşmasını artırarak yakınmaları belirginleştirebiliyor.

Göz Kuruluğu Bazen Sulanmaya da Neden Olabilir

Göz kuruluğunda en sık görülen yakınmalar arasında yanma, batma, kum veya yabancı cisim hissi, kızarıklık, göz yorgunluğu ve görmede zaman zaman dalgalanma bulunuyor. Ancak hastaların şaşırdığı belirtilerden biri de gözlerde sulanma olabiliyor.

Kuruluk ile sulanmanın birbiriyle çelişen durumlar olmadığını ifade eden Op. Dr. Ahmet Taşar,

“Göz yüzeyi yeterince nemlenmediğinde oluşan tahriş, refleks gözyaşı üretimini tetikleyebilir. Bu nedenle kuru göz sorunu yaşayan bir kişinin gözlerinde beklenenin aksine sulanma görülebilir. Tekrarlayan sulanmanın farklı nedenleri de olabileceği için değerlendirmede yalnızca bu belirti üzerinden hareket edilmemelidir.” ifadelerini kullandı.

Göz Kuruluğunun Altında Başka Bir Sağlık Sorunu Olabilir

Göz kuruluğu bazı kişilerde çevresel koşullar veya günlük alışkanlıklarla ilişkiliyken bazı durumlarda genel sağlık durumuyla bağlantılı olabilir. Sjögren sendromu başta olmak üzere bazı romatizmal ve otoimmün hastalıklar, tiroid hastalıkları ve diyabet gözyaşı üretimini veya göz yüzeyinin yapısını etkileyebiliyor. Yaşla birlikte meydana gelen değişiklikler ve menopoz dönemindeki hormonal değişimler de kuru göz yakınmalarında rol oynayabiliyor.

Bu nedenle uzun süren, sık tekrarlayan veya başka belirtilerin eşlik ettiği göz kuruluğunun nedeninin araştırılması önem taşıyor. Göz bulguları tek başına herhangi bir sistemik hastalığın tanısını koydurmasa da gerekli görülen durumlarda kişinin farklı branşlar tarafından değerlendirilmesine ihtiyaç duyulabilir.

Makyaj ve Kirpik Uygulamaları Göz Kapağı Kenarını Etkileyebilir

Gözyaşı yalnızca sudan oluşmuyor. Göz kapaklarında bulunan meibomian bezleri, gözyaşının yağ tabakasının oluşmasına katkıda bulunarak gözyaşının hızlı buharlaşmasını önlemeye yardımcı oluyor. Bu bezlerin fonksiyonunun bozulması, buharlaşmaya bağlı kuru gözün önemli nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Göz çevresinde kullanılan kozmetik ürünlerin ve kirpik uygulamalarının da dikkatli kullanılması gerektiğini belirten Op. Dr. Ahmet Taşar, 

“Göz makyajı ürünleri, takma kirpikler, kirpik lifting uygulamaları veya bazı kirpik serumları hassas kişilerde göz kapağı kenarında irritasyon ya da alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ürünlerin göz kapağı kenarına uygulanması veya yeterince temizlenmemesi meibomian bezlerinin işlevini de olumsuz etkileyebilir. Göz kapağı ve kirpik dibi hijyenine dikkat edilmesi önemlidir.” dedi.

Kontakt Lens Kullanırken Kuruluk Belirtileri Önemsenmeli

Kontakt lensler gözyaşı tabakasıyla doğrudan etkileşim içinde olduğu için bazı kişilerde mevcut kuruluk yakınmalarını artırabiliyor. Lens kullanırken yanma, batma, kızarıklık veya görmede dalgalanma yaşayan kişilerin lens kullanım alışkanlıklarının ve göz yüzeyinin değerlendirilmesi gerekebiliyor.

Kontakt lens materyali, kullanım süresi ve bakım koşullarının kişiye uygun olması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Ahmet Taşar, kuru göz sorunu bulunan kişilerde lens kullanımına ilişkin kararın göz muayenesi sonrasında verilmesinin uygun olduğunu belirtti.

Kuru Gözün Tipini Belirlemek Tedavi Planını Değiştirebilir

Kuru göz her hastada aynı mekanizmayla ortaya çıkmadığı için değerlendirme süreci de kişiye göre farklılık gösterebiliyor. Standart göz muayenesinin yanı sıra gerekli durumlarda gözyaşı miktarını değerlendiren Schirmer testi, gözyaşı tabakasının ne kadar süre stabil kaldığını gösteren gözyaşı kırılma zamanı ölçümü, göz yüzeyini değerlendirmeye yardımcı olan boyama yöntemleri ve meibomian bezlerinin incelenmesi gibi yöntemlerden yararlanılabiliyor.

Tedavinin ise göz kuruluğunun nedenine ve tipine göre planlandığını aktaran Op. Dr. Ahmet Taşar, “Bazı hastalarda gözyaşı miktarının yetersizliği ön plandayken bazı hastalarda temel sorun gözyaşının hızlı buharlaşmasıdır. Bu ayrım tedavi yaklaşımının belirlenmesinde önemlidir.” dedi.

20-20-20 Kuralı Ekran Kullanımında Basit Bir Hatırlatıcı

Günlük yaşamda alınabilecek bazı önlemler göz kuruluğu yakınmalarının azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Özellikle ekran kullanan kişilerin düzenli aralıklarla gözlerini dinlendirmesi önem taşıyor.

Bu amaçla 20-20-20 kuralı uygulanabilir: Yaklaşık her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaktaki bir noktaya bakmak ve bu sırada bilinçli olarak göz kırpmak ekran kullanımına bağlı göz yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olabilir.

Klima ve fanın doğrudan göze yönelmemesi, ortamın aşırı kuru olmaması, yeterli sıvı tüketilmesi, dengeli beslenme ve göz kapağı hijyenine dikkat edilmesi de günlük yaşamda alınabilecek önlemler arasında bulunuyor. Omega-3 veya vitamin gibi takviyelerin ise herkes için rutin bir kuru göz tedavisi olarak değerlendirilmemesi, kişinin gereksinimine ve hekim önerisine göre kullanılması gerekiyor.

Göz kuruluğunun zaman zaman basit bir rahatsızlık gibi algılanabildiğini belirten Op. Dr. Ahmet Taşar, 

“Uzun süren veya giderek artan kuruluk yakınmalarında temel nedenin belirlenmesi önemlidir. Belirgin ağrı, ışığa hassasiyet, yoğun kızarıklık veya görmede azalma gibi bulguların eşlik ettiği durumlarda göz hekimi değerlendirmesi geciktirilmemelidir.” ifadelerini kullandı.


15 Ağustos 2026 Cumartesi

BookingAgora üst yönetim kadrosuna sektörün deneyimli ismini ekledi.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BookingAgora’da üst düzey atama

Fırat Kahraman, Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak


Küresel seyahat çözümleri üreten ve B2B seyahat dağıtımı alanında faaliyet gösteren turizm teknoloji markası BookingAgora üst yönetim kadrosuna sektörün deneyimli ismini ekledi. Uluslararası turizm ve otelcilik markalarında yönetici pozisyonlarında rol alan Fırat Kahraman, BookingAgoraçatısı altındaGenel Müdür Yardımcılığı görevini üstlendi. Kahraman, son olarak SixSenses Kocataş Mansions İstanbul’un Rezervasyon ve Gelirler Müdürü olarak görev yapıyordu. 


Turizmde kredi ve gelirler, otel dağıtım sistemleri (GDS), finans yönetimi, lüks satışlar konusunda uzmanlığı olan Fırat Kahraman BookingAgora’da gelir ve pazarlama, iş geliştirme, organizasyon alanlarında sorumluluk üstlenecek. Ar-Ge ve yazılım geliştirme sürecinin ardından teknoloji altyapısını yenileyen BookingAgora’nın yeni döneminde küresel alanda güçlü ortaklıkları artırma, operasyonel büyüme stratejisini güçlendirme ve hizmet kalitesini daha da ileriye taşıma konularında kritik rol alması bekleniyor.   


Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Barış Akkiriş oldu

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Tatilsepeti’nde görev değişimi 

Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Barış Akkiriş oldu

Tera Yatırım Teknoloji Holding iştiraki Tatilsepeti’nin Pazarlama Direktörlüğü görevine Barış Akkiriş getirildi. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Akkiriş, Temmuz 2026 itibarıyla yeni görevine başladı.

Dijital pazarlama, e-ticaret, ürün yönetimi, büyüme ve pazarlama stratejileri alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Akkiriş, kariyeri boyunca telekomünikasyon, e-ticaret, online seyahat ve dijital platform sektörlerinde yöneticilik görevleri üstlendi.

Kariyerinin farklı dönemlerinde Turkcell, Vodafone, Bilyoner, Trendyol ve Sahibinden gibi Türkiye’nin önde gelen dijital şirketleri ve platformlarıyla çalışan Akkiriş; veri odaklı pazarlama, dijital ürün ve iş modellerinin geliştirilmesi, gelir yaratma ve ölçeklenme alanlarında çeşitli dönüşüm projelerine liderlik etti.

Son yıllarda Misli.com ve Dugun.com’da CMO, Odamax’ta ise Genel Müdür olarak görev yapan Akkiriş; bu şirketlerde büyüme, marka konumlandırması, dijital ürün ve ticari performans odaklı çalışmaları yönetti.

Akkiriş için Tatilsepeti’ndeki yeni görev aynı zamanda markaya dönüş anlamına geliyor. 2018-2019 yılları arasında da Tatilsepeti’nde CMO olarak görev yapan Barış Akkiriş, Temmuz 2026 itibarıyla Pazarlama Direktörü olarak yeniden şirket bünyesine katıldı.

Profesyonel kariyerinin yanı sıra akademik çalışmalarını da sürdüren Akkiriş, Eylül 2023’ten bu yana Özyeğin Üniversitesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak dijital pazarlama alanında dersler veriyor.

Barış Akkiriş, yeni görevinde Tatilsepeti’nin marka, dijital pazarlama, müşteri kazanımı ve pazarlama stratejilerinden sorumlu olacak; şirketin seyahat teknolojileri alanındaki büyüme hedefleri doğrultusunda pazarlama stratejisinin geliştirilmesine ve uygulanmasına liderlik edecek.