19 Eylül 2026 Cumartesi

"Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüştü?"

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



40 YILLIK HATIR NASIL DEV BİR EKONOMİYE DÖNÜŞTÜ

Türkiye’de İş Dünyası dergisi, RoasterclubBeanto Bar X Beanto Cup Festivali kapsamında tarihi Fişekhane tesislerinde önemli bir panele imza attı. "Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüştü?" başlıklı panelde; Türk kahvesinin küresel pazardaki stratejik yerinden yükselen nitelikli kahve ve çikolata pazarına kadar dev sektörün geleceği masaya yatırıldı.



İhlas Medya Grubu'nun aylık ekonomi dergisi Türkiye'de İş Dünyası, kahve ve çikolata ekosistemini bir araya getiren prestijli bir etkinliğe imza attı. Fişekhane’nin tarihi atmosferinde düzenlenen RoasterclubBeanto Bar X Beanto Cup Festivali kapsamında, Türkiye’de İş Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’ın moderatörlüğünde"Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüşüştü?" başlıklı panel düzenlendi.

Sektör paydaşlarının ve gastronomi dünyasının yoğun ilgi gösterdiği panelde; kahvenin ham petrolden sonra dünya genelinde ticareti yapılan en büyük ikinci emtia olduğuna dikkat çekilerek, Türkiye'nin bu pazardaki büyüyen rolü değerlendirildi.

"FESTİVALİMİZ DAYANIŞMAYLA BÜYÜDÜ"

Organizasyonun doğuş hikayesini paylaşan Roasterclub Kurucusu Kemal Kitapçı, 2018'deki barista şampiyonluğunun ardından Türkiye'de nitelikli kahve organizasyonlarını büyütme kararı aldıklarını belirtti. Kitapçı, "Bütün stantlarımız, kahve makinelerimiz, değirmenlerimiz dostlarımızın ve sponsorlarımızın imkanlarıyla bir araya geldi. Birlikte daha güçlü olduk. Nitelikli kahvenin ve katkısız, sadece kakao çekirdeği ile pancar şekerinden üretilen 'Bean-to-Bar' çikolatanın buluştuğu doğal bir dayanışma ortamı sağladık" dedi. Kitapçı ayrıca festivalde kahve posasından üretilen geri dönüşümlü çevreci bardakların kullanıldığını vurgulayarak sürdürülebilirlik mesajı verdi.

"TÜRK KAHVESİ DÜNYANIN KAHVEYLE TANIŞMA NOKTASIDIR"


Panelde söz alan Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Türk kahvesinin tarihsel ve diplomatik derinliğine dikkat çekti. Dünyanın ilk kahvehanesinin İstanbul’da açıldığını ve Türk kahvesinin Kanuni döneminden bu yana protokol aracı olduğunu hatırlatan Kolbaşı, "2013 yılında UNESCO nezdinde Türk kahvesini insanlığın somut olmayan kültürel mirası olarak tescil ettirdik. Kıtaların birleştiği İstanbul’da bütün kahve türleri birleşsin ancak Türk kahvesi her zaman ayrı bir yere sahip olsun. Çünkü dünya aslında kahveyle Türk kültürü sayesinde tanıştı" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE KAHVE TÜKETİMİ KİŞİ BAŞINA 1,7 KİLOGRAMA ULAŞTI"

Sektörün rakamsal büyümesini ve küresel boyutunu aktaran ArabicaCoffee House Ceo'su Sertaç Yalçın, Türkiye’deki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: 

"Bundan 10-12 yıl önce Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kahve tüketimi 350-400 gram seviyesindeydi. Bugün bu rakam 1,7 kilograma yükseldi. Avrupa ortalaması 8 kilogram düzeyinde olsa da Türkiye’deki tüketim artış hızı Avrupa’nın iki katı oranında seyrediyor. Kahve, döngüsel ekonomideki yeri ve birleştirici gücüyle devasa bir pazar. Topraktan fincana kaliteye ve saygıya önem veren yapılar bu büyümede ayakta kalacaktır."

"DÜNYA TÜRK KAHVESİ GÜNÜ'NDE KÜRESEL ŞAMPİYONA HAZIRLIĞI"

Küresel Kahve Birliği (SCA) Türkiye Ulusal Koordinatörü ve Baristapool Kurucusu Uğur Asilsoy ise Türk kahvesini genç kuşaklara ve dünyaya sevdirmek adına başlattıkları uluslararası projeyi duyurdu. Asilsoy, "'The Battle of Cezve' (Cezve Savaşları) adıyla kurguladığımız konsepti küreselleştiriyoruz. Türkiye, Kıbrıs, İspanya, Azerbaycan, Fransa, Almanya ve Belarus gibi 8 ülkenin katılımıyla 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nde dev bir Dünya Şampiyonası gerçekleştireceğiz. Amacımız Türk kahvesi kültürünü küresel sahnede daima diri tutmaktır" dedi.




İGA İstanbul Havalimanı 4. ana pisti hizmete açtı Faz 2 kapsamındaki yatırımlara başlandı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İGA İstanbul Havalimanı 4. ana pisti hizmete açtı Faz 2 kapsamındaki yatırımlara başlandı

Küresel bağlantı gücünde dünya lideri İGA İstanbul Havalimanı’nın Faz 2 yatırımları çerçevesinde inşa ettiği 4. ana pist, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törenle faaliyete geçti. 890 milyon euro yatırımla tamamlanan ve İGA İstanbul Havalimanı’nın ilk Doğu-Batı yönlü pisti olma özelliğini taşıyan 4. ana pist; özellikle iç hat uçuşları ve Doğu yönlü rotalarda, havada bekleme ve taksi sürelerini kısaltacak, olumsuz hava koşullarında dahi önemli ölçüde yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacak. 

İGA İstanbul Havalimanı ayrıca, bu yıl hizmete açılan 485 odalı Hilton İstanbul Airport ve özel yolcu kategorisine yönelik JETEX-İGA Terminali ile birlikte, havacılıktan turizme, konaklamadan perakendeye uzanan yatırımlarıyla İstanbul’un küresel bağlantı gücüne güç katarken, ülke ekonomisine değer katmayı da sürdürüyor.

Küresel bağlantı gücü en yüksek havalimanı olan İGA İstanbul Havalimanı, uluslararası havacılıktaki öncü konumunu güçlendiren yatırımlarına yenilerini ekledi.İGA İstanbul Havalimanı’nın Faz 2 genişleme planı kapsamında hayata geçirdiği ilk yatırım olan 4. ana pist; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katıldığı törenle operasyona başladı. Törende ayrıca,İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz, İGA Yönetim Kurulu üyelerive İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen yer aldı.


Törende, 890 milyon euro yatırımla hayata geçirilen İGAİstanbul Havalimanı 4. ana pistin yanı sıra, Kalyon İnşaat ile İtalyan RDM-FingenGroup ortaklığında 250 milyon euro yatırımla 1,5 yılda tamamlanan Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outlet projesi FlorentiaVillage  de hizmete açıldı.

İGA İstanbul Havalimanı’nın son dönemde devreye aldığı yatırımlar, Türkiye’nin havacılıktaki merkez konumuna ivme kazandırmayı amaçlıyor. Bu yıl hizmete açılan 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile özel havacılık dünyasının önde gelen markalarından JETEX iş birliğiyle faaliyete geçen JETEX-İGA Terminali bu vizyonun diğer önemli adımları arasında yer alıyor. İGA İstanbul Havalimanı böylece havacılıktan turizme, konaklamadan perakendeye uzanan geniş bir ekosistemde İstanbul’un uluslararası cazibesini artırırken, ülke ekonomisine sağladığı katkıyı da yukarı taşıyor.

“Yeni pistin devreye girmesiyle yakıt ve zaman tasarrufu sağlanacak”

Açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugüne kadar gerçekleştirdikleri yatırımlarla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna katkı sunmayı hedeflediklerini belirten İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, “Bugün burada yalnızca yeni yatırımlarımızı hizmete sunmuyoruz. Türkiye’nin hayallerini gerçeğe dönüştüren büyük bir eserin, yeni yatırımlarla geleceğe uzanan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. İstanbul Havalimanı, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye için ortaya koyduğu büyük vizyonun eseridir. Bizler de ‘İstanbul’a küresel bir aktarma merkezi kazandırma’ hedefine ulaşmak için var gücümüzle çalıştık. 42 ay gibi rekor bir sürede İstanbul Havalimanı inşaatını tamamladık.” dedi.

890 milyon euro yatırımla tamamlanan 4. ana pistin İGA İstanbul Havalimanı’nın ilk Doğu-Batı yönlü pisti olma özelliğini taşıdığını ifade eden Cemal Kalyoncu, yeni pistin özellikle iç hat uçuşları ve Doğu yönlü rotalarda, havada bekleme ve taksi sürelerini kısaltacağını, olumsuz hava koşullarında dahi önemli ölçüde yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacağını kaydetti. 

4. ana pistin devreye girmesiyle İGA İstanbul Havalimanı’nın toplam pist sayısı 6’ya yükseldi. Havalimanında Kuzey-Güney doğrultusunda uzanan 3 ana ve 2 yedek piste eklenen Doğu-Batı eksenindeki yeni beton pist, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde tasarlandı.Nisan 2025’te başarıyla hayata geçirilen ve Avrupa’da bir ilk olan “Üçlü Bağımsız Paralel Pist Operasyonu”nun ardından 4. ana pistin de sisteme dahil olmasıyla İGA İstanbul Havalimanı’nın operasyonel kapasitesi, verimliliği ve esnekliği daha da artacak. 

Mayıs ayında hizmete açtıkları JETEX-İGA Terminali’nde özel havacılığa yönelik hizmetleri tek çatı altında sunarak yolcuları Türk misafirperverliğiyle ağırladıklarını belirten CemalKalyoncu, geçen ay faaliyete geçen 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile de İstanbul Havalimanı’nın “Havalimanı Şehri” vizyonunu güçlendirdiklerini ifade etti.

Dünyanın önde gelen lüks ve premium moda markalarını güçlü Türk markalarıyla aynı çatı altında buluşturan FlorentiaVillage ile Türkiye’ye 180 milyon euro yabancı kaynak girişi sağlandığını kaydeden Kalyoncu, projenin yılda 15 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlamasının hedeflendiğini aktardı.

“Küresel belirsizliklerin arttığı, çatışmaların ve savaşların devam ettiği bir dönemde uluslararası şirketlerin Türkiye’yi ve İstanbul Havalimanı’nı yatırım için tercih etmesi son derece anlamlıdır. Bu tercih, Türkiye’nin bir istikrar adası ve güvenli bir liman olduğunun; ülkemize ve ekonomimize duyulan güvenin güçlü bir göstergesidir” diye konuşan Cemal Kalyoncu, Türkiye’nin marka değerini güçlendirecek ve stratejik hedeflerine katkı sağlayacak 4 önemli eseri ülkeye kazandırmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.


18 Eylül 2026 Cuma

SunExpress “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” seçildi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



SunExpress “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” seçildi

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, havacılık sektörünün en prestijli ödülleri arasında yer alan Skytrax World Airline Awards kapsamında bir kez daha “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” (Europe’s Best Leisure Airline) seçildi. Ödülü 2023 ve 2024 yıllarında da kazanan SunExpress, bu önemli başarıya üçüncü kez imza atmış oldu. Bununla birlikte SunExpress, 2022 yılında “Dünyanın En İyi Tatil Hava Yolu” (World’s Best Leisure Airline) ödülünün sahibi olmuştu.  

Her yıl düzenlenen Skytrax World Airline Awards, dünya genelinde 100’den fazla ülkeden milyonlarca yolcunun değerlendirmeleriyle belirleniyor. Yolcuların doğrudan deneyim ve değerlendirmelerine dayanan ödüller, küresel havacılık sektöründe yolcu memnuniyetinin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. 

SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, ödülle ilgili olarak şunları söyledi: “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu ödülünü yeniden kazanmak bizim için büyük bir gurur ve misafirlerimizin takdirinin önemli bir göstergesi. Elde ettiğimiz bu başarı, misafirlerimize hem yerde hem de havada en iyi seyahat deneyimini sunmak için özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımızın ortak gayretinin sonucu. Ödül aynı zamanda, hizmet standartlarımızı aynı kararlılıkla sürdürmek ve misafirlerimize sunduğumuz deneyimi daha da geliştirmek için bizlere önemli bir motivasyon sağlıyor.” 

SunExpress, 2026 yaz sezonunda Türk Riviera’sı ve Anadolu şehirlerinden toplam 18 yeni hattı hizmete aldı. Hava yolu, 37 ülkede 250 rotada 106 destinasyona direkt uçuş gerçekleştiriyor.  


Yaz tatilini ıskalayanlara veya tatile doyamayanlara geç yaz tatil rotaları


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Yaz tatilini ıskalayanlara veya tatile doyamayanlara Hesaplı, yakın ve erişilebilir geç yaz tatil rotaları 

Şehir hayatının yoğun temposundan tatil planlamaya fırsat bulamayanlar, bütçesi elvermeyenler ya da farklı nedenlerle yaz tatilini ertelemek zorunda kalanlar, tatile doyamayanlar için yaz henüz bitmedi. Geç yaz tatili için hala vakit var. Üstelik yazın en has günlerini şehrin kuytularında geçirip, kıyı şehirlerinin sakinlemesini bekleyenler de var aramızda.Hatta uzun izin alamayan;kısa günleri birleştirip yakın rotaları arayanlar da olabilir. Öyleyse bu rehber sizin için hazırlandı… Tatilsepeti’nin geç yaz rotalarına buyurun…

Dağ ile göl arasında bir yerde 

Son yıllarda değişen tatil eğilimlerine göre4 gece 5 gün ya da 2 gece3 günlük seyahatler ve doğayla iç içe konaklama seçenekleri öne çıkıyor. Şehirden birkaç saat uzaklaşarak sakin butik otellerde konaklamak, göl kenarında güne başlamak veya çiftlik otellerinde doğayla buluşmak, klasik yaz tatiline alternatif arayanların ilk tercihleri arasında yer alıyor. İstanbul’un her iki yakasından 2- 3 saat uzaklıkta ulaşılabilen dağ ile göl arasında bir yerlerde doğa ile terapi mümkün. Sapanca, Kerpe, Düzce, Bolu gibi konumlarıyla öne çıkan alternatif tatilin fiyatları kişi başı gecelik 1.500 TL’den başlıyor. 

En güzel tatil en yakın tatil

Avrupa kıtasından 2-3 saatlik mesafede ulaşılabilen en güzel rotaların başında Saroz Körfezive İğneada geliyor. Ağva ve Şile de bu rotaya rakip çıkarken biraz daha yol kat edebilenler için Kuzey Ege otelleri sevenlerini son yaz fırsatları ile karşılıyor.1 milyona varan otel, 30 bine varan tur seçeneğiyle Türkiye’nin en geniş tatil envanterine sahip platformu Tatilsepeti’nde yakın bölgelerdeki 2 gece 3 gün konaklamalı tatil, kişi başı1.250 TL’den başlıyor.Yakın bölge listesine eklenesi bir seçenek de şu; Komşu’ya gitmenin en pratik yolu olan,79 Euro’dan başlayan otobüslü Yunanistan turları.

Güneyde yaz devam ediyor

Kıbrıs’tasezon halayüzde 50’ye varan indirim avantajıyla devam ediyor. Hava sıcaklıklarının 30 derece üzerinde seyretmesiyle Ekim ayında da ilgi görmeye devam etmesi bekleniyor. Otel, uçak ve transfer dahil avantajlı paketlerle Kıbrıs tatiliniplatform ya da çağrı merkezi üzerinden kolayca planlamak mümkün. Antalya, Bodrum, Datça’da sarı yazı yaşamak; deniz ve güneşin keyfini çıkarmak isteyenler için Tatilsepeti’nde yüzde 50’ye varan indirimler de mevcut.

En yakın limandan binilen gezen oteller

Ülkemiz limanlarından kalkan beş yıldızlı uluslararası cruise gemileri vizesi hazır olanlar yada yeşil pasaport sahipleri için kısa bir kaçış imkanı sunuyor. Rotasına Patmos, Rodos, Girit, Atina, Mikonos ve Santorini’yi alan 4 gece 5 günlük bu cruise turları kişi başı 499 Euro’dan başlıyor. Kapıda vize imkanı ile Kos ve Rodos adasını cruise ile keşfetmenin bedeli ise 299 Euro. 

Yurt içinde kültür gezileri için en güzel mevsim 

Sonbaharşehirlerin kültürel ve doğal güzelliklerini keşfetmek için harika bir zaman. Kaz Dağları’nın eteklerindeki Ayvalık ve Assos’un ikonik sokaklarında gezerken keyifli fotoğraf molaları verebilirsiniz. 4.795 TL’den başlayan Kuzey Ege rotalarında Bozcaada da yer alıyor. Adanın en ikonik simgelerinden Ayazma Plajı ile Polente Feneri’ni ziyaret ettikten sonra taş evlerin arasında, Tarihi Çınaraltı’nda kahvenizi yudumlarken atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Daha güneye ve daha sıcağa inmek isteyen seyahatseverleri ise 8.750 TL’den başlayan Likya Turu ve 4.795 TL’den başlayan Akdeniz-Ege turları bekliyor.

Eylül’de yurtdışı tur fırsatları

Karadağ’da vize dönemi başlamadan önce son fırsatları değerlendirmek isteyenler için 1 Kasım’a kadar vizesiz seyahat imkânı sunan Budva turları 399 Euro’dan başlıyor.Yaz sıcaklarının devam ettiği vizesiz Mısır Sharm El-Sheikh; dalış ve yüzme tutkunları için harika bir alternatif. Uçak ve konaklama dâhil 3 gece 4 günlük bu turlar için349 Euro ayırmak gerek.Yurt dışı seçeneklerinde en çok ilgi gören Yunan Adaları turları için Ege sahillerinden hareket eden feribotlar hafta sonu 159 Euro’dan başlayan fiyatlarla misafir alıyor. 


212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılını PEUGEOT ana sponsorluğunda kutlamaya hazırlanıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL, ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURMAYA HAZIRLANIYOR

212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılını dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları, sergileri ve disiplinler arası etkinlikleri bir araya getiren kapsamlı programıyla PEUGEOT ana sponsorluğunda kutlamaya hazırlanıyor.

26 Eylül – 11 Ekim tarihleri arasında bu yıl dokuzuncu edisyonu gerçekleşecek 212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılında uluslararası sanatçıları ve farklı küratöryel yaklaşımları İstanbul’un kültür-sanat rotasına yayılan programında bir araya getiriyor. Sergilerden konuşmalara, sanatçı buluşmalarından atölyelere uzanan programıyla festival, bu yıl da fotoğrafın farklı ifade biçimlerini bir araya getirerek şehrin kültür sanat takvimine yön vermeye hazırlanıyor.

212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılını odağına alan 2026 programının ilk adımını Haziran ayında düzenlediği söyleşi serisiyle attı. Festivalin bu yılki programı da aynı yaklaşımı sergiler, konuşmalar, atölyeler ve özel projelerle zenginleştirerek fotoğrafın iki yüzyıllık yolculuğunu farklı perspektiflerden ele almayı sürdürüyor.

212 PhotographyIstanbul, dokuzuncu edisyonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında İstanbul’da festival takipçilerini ağırlayacak.

Bu yıl da İstanbul’un pek çok noktasında, 25’in üzerinde mekânda izleyicilerle buluşmaya hazırlanan 212 PhotographyIstanbul, ana sponsoruPEUGEOT’nun katkılarıyla programını özel içerikler, farklı deneyim alanları ve özel buluşmalarla zenginleştiriyor. 

Festivalin bu seneki destekçileri arasında ayrıca; JOTUN, ULUDAĞ İÇECEK, MAVİ, KARACA, BİLGİLİ HOLDİNG ve Yapı Kredi bomontiada’nın yanı sıra sanatçılar arası etkileşime destek veren Brezilya İstanbul Başkonsolosluğu, Hollanda Krallığı, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı ile Institutfrançais, Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi ve Slovakya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu yer alırken MondriaanFund, Magnum Photos, Martin Parr Foundation (MPF), ENSP ArlesÉcoleNationaleSupérieure de la Photographie, LesRencontresd'Arles gibi uluslararası kurumlarla ortak çalışmalar da festival programına katkı sağlıyor. 

Beşiktaş Belediyesi işbirliği ve mekân desteği ile ise program Abbasağa Parkı ile kamusal alana taşınıyor.

Şehre Yayılan Festival Rotası

Festival, dokuzuncu edisyonunda da şehirle kurulan yaratıcı diyaloğa odaklanan kapsamlı programıyla İstanbul’un farklı noktalarına yayılan, sanatla iç içe bir keşif rotası sunacak. Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Galata Okulu Vakfı Kültür Merkezi, 212 Studio, Akaretler No:5, Eski Posta Han, St. Benoît Kilisesi,Yapı Kredi bomontiada, Taksim Sanat, Türkiye Fransız Kültür Merkezi - İstanbul veAbbasağa Parkı bu yılki programda sergilere ev sahipliği yapacak mekânlar arasında yer alıyor. Festivalin söyleşi, film gösterimleri ve imza günleri ise Minoa Pera, Pera Müzesi ve SohoHouse’da gerçekleşecek. 


Festivalin paralel sergileri kapsamında ise Anna Laudel, Art Han (Kurşunlu Han), Art ON, Collect Gallery, Evin Sanat, Galeri 77, Kasa Galeri, offgrid Art Project, oktowallz ve Ruzy Gallery yer alacak.


212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 2026 SERGİ PROGRAMI 

______________________________________________MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi 

- YannArthus-Bertrand:LEGACY: A LIFE AS A PHOTOGRAPHER AND FILMMAKER / BİR BAKIŞIN MİRASI

Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA, Kültür Yolu Festivali katkılarıyla

- Helene Schmitz: A BOTANICAL AFFAIR / BOTANİK BIR SERÜVEN

Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA, Kültür Yolu Festivali katkılarıyla

___________________________________________________________Galata Okulu Vakfı Kültür Merkezi

- MartinParr: SHORT & SWEET / RETROSPEKTİF BİR BAKIŞ Mavi, Magnum Foundation, MPF katkılarıyla

- Frank Horvat: PLEASE DON'T SMILE / GÜLÜMSEME LÜTFENUludağ’ın katkılarıyla

______________________________________________________________________Eski Posta Han 1. Kat

- DesiréeDolron: UNCERTAIN, TX / BELİRSİZLİĞİN MANZARASIHollanda Krallığı, MondriaanFund katkılarıyla

- XuebingDu: MOTHER OF PEARL / IŞIĞIN İZİNDEKaraca’nın katkılarıyla

- Catherine Nelson: FUTURE MEMORIES / BİR GEZEGENİN PORTRESİ



______________________________________________________________________Eski Posta Han 2. Kat

- Omar Victor Diop: ALLEGORIA / BİRLİKTE VAR OLMAK

- Jill Greenberg: MONKEY PORTRAITS / İNSAN AYNASI* Peugeot’nun katkılarıyla

_________________________________________________________________Eski Posta Han 3. ve 4. Kat

- ON CONSTRUCTION: BRAZILIAN MODERNIST PHOTOGRAPHY 1939–1964 / MODERNİZMİN İNŞASI JOTUN, ARLES, Brezilya Konsolosluğu’nun katkılarıyla

____________________________________________________________________________Akaretler No:5

- UZAKLAR, KUŞAKLAR, BAKIŞLAR / FAR AND WIDE, THROUGH THREE EYES Uludağ’ın katkılarıyla

- GÖZ TEMASI / EYE CONTACTBEVFAM’ın katkılarıyla

_____________________________________________________________________________Taksim Sanat

- BODY STATES / BEDEN HALLERİInstitutfrançais, ENSP’nin katkılarıyla


_______________________________________________________________________________212 Studio

- COLOURS OF SCANDINAVIA / İSKANDINAVYA'NIN RENKLERİJotun’un katkılarıyla

_______________________________________________________________________Saint Benoît Kilisesi 

- David Szauder: TRIPTYCH: MEMORY, DOUBT, AND FATES / TRIPTYCH: HAFIZA, KUŞKU VE YAZGILAR

Lenovo’nun katkılarıyla


_____________________________________________________Türkiye Fransız Kültür Merkezi - İstanbul

- FROM GAZE TO PAGE / BAKIŞTAN SAYFAYA Institutfrançais, France PhotoBook’un katkılarıyla

_____________________________________________________________________Yapı Kredi bomontiada

- PEUGEOT ART ON CARSPEUGEOT’nun katkılarıyla

- Erdal İnci, Ozan Türkkan ve Selçuk Artut: EKOSİSTEM / ECHO-SYSTEM

- Cihan Öncü: DURGUN DEVİNİM / STILL IN MOTION DİRİMART’ın katkılarıyla

___________________________________________________________________________Abbasağa Parkı

- Catherine Nelson: DAINTREE / ORMANIN HAFIZASIBeşiktaş Belediyesi’nin katkılarıyla

Çağdaş Fotoğrafın Öne Çıkan İsimleri İstanbul’da 

Festivalin 2026 programı, çağdaş üretimlerin yanı sıra fotoğraf tarihinin önemli isimlerine ve fotoğrafın kültürel belleğine odaklanıyor. 

MAVİ, Magnum Foundation ve MPF katkılarıyla çağdaş belgesel fotoğrafın en etkili isimlerinden MartinParr, gündelik yaşamı mizah, ironi ve keskin gözlem gücüyle yorumladığı, elli yılı aşkın üretiminden kapsamlı bir seçki sunan Short&Sweet / Retrospektif Bir Bakış sergisiyle festivalde yer alıyor. 

Fotoğrafı çevre, coğrafya ve insanlık üzerine küresel bir anlatıya dönüştüren YannArthus-Bertrand, Legacy: A Life as a PhotographerandFilmmaker / Bir Bakışın Mirası sergisinde 1970’lerden günümüze uzanan üretimini bir araya getiriyor. İnsan ile doğa arasındaki ilişkiye farklı bir perspektiften bakan sergi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA ve Kültür Yolu Festivali katkılarıyla izleyiciyle buluşuyor.Jill Greenberg ise MonkeyPortraits / İnsan Aynası sergisindeki çarpıcı portreleri aracılığıyla duygu, güç vekırılganlık kavramlarını pop estetiğiyle yeniden yorumluyor. Sergi, festivalin ana sponsoru PEUGEOT’nun katkılarıyla gerçekleşiyor.


Fotoğrafın Hafızasından Bugüne: Ustalar ve Arşivler

Frank Horvat’ın moda fotoğrafçılığının yerleşik kodlarını doğal jestler, gündelik anlar ve spontane bir bakışla yeniden yorumlayan çalışmalarını bir araya getiren sergisi PleaseDon’tSmile / Gülümseme Lütfen, Uludağ’ın katkılarıyla sanatçının özgün yaklaşımını farklı dönemlerden seçkiler aracılığıyla ortaya koyuyor. 

Türkiye’nin fotoğraf belleğini koruma, araştırma ve erişilebilir kılma amacıyla çalışmalarını sürdüren Bülent Eczacıbaşı Vakfı Fotoğraf Araştırma Merkezi (BEVFAM) ise festival kapsamında gerçekleştireceği Göz Teması / EyeContact sergisiyle Türkiye’nin fotoğraf tarihine ve arşiv kültürüne ışık tutuyor. Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar / Far andWide, Through Three Eyes ise Uludağ mirasının izlerini taşıyan üç kuşağın farklı zaman ve coğrafyalarda geliştirdiği bakışları bir araya getirerek, kişisel hafıza ile kuşaklar boyunca aktarılan görsel miras arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Kimlik, Temsil ve Yeni Üretim Biçimleri

Programın dikkat çeken isimlerinden Omar Victor Diop, Allegoria / Birlikte Var Olmak sergisinde tarih, temsil ve kimlik meselelerini güçlü görsel anlatılar üzerinden ele alıyor. Diop’un titizlikle kurguladığı imgeler, geçmiş ile bugün arasında bağ kurarken toplumsal ve kültürel kimliklerin nasıl temsil edildiğini sorguluyor.

Fotoğraf ile dijital kolajı buluşturan Catherine Nelson, FutureMemories / Bir Gezegenin Portresi sergisindeki düşsel kompozisyonlarıyla doğaya ve gerçeklik algımıza farklı bir perspektiften bakıyor. Sanatçının yüzlerce görüntüyü bir araya getirerek oluşturduğu gezegenler, gerçek bir coğrafyayı belgelemekten çok doğaya dair ortak hafızamızı yeniden kuruyor.

Yapay zekâ destekli üretimleriyle uluslararası alanda dikkat çeken David Szauder, Triptych: Memory, Doubt, andFates / Triptych: Hafıza, Kuşku ve Yazgılar başlıklı mekâna özel yerleştirmesinde hafıza, inanç ve belirsizlik kavramlarını teknolojinin sunduğu yeni ifade olanakları üzerinden araştırıyor. 

PEUGEOT Art on Cars, otomobili çağdaş yaratıcı üretim için bir yüzeye dönüştüren, hareket, ışık, ses ve dijital teknolojilerin kesiştiği özel bir proje olarak festival programında yer alıyor. Türkiye’nin dijital sanat alanındaki öncü isimleri Erdal İnci, Ozan Türkkan ve Selçuk Artut’un çalışmalarını bir araya getiren Ekosistem / Echo-Systembaşlıklı sergi ise, üç sanatçının farklı üretim pratikleri üzerinden doğal ve dijital olan arasında kurulan yeni bağlantıları görünür kılıyor.

Yapı Kredi bomontiada Galeri’de DİRİMART katkılarıyla gerçekleşecek Cihan Öncü’nün Durgun Devinim / Still in Motion başlıklı sergisinde hareket, kimi zaman bulanık bir iz, kimi zaman ise bir dinginlik anı olarak beliriyor. Fotoğraflar, zamanın tek bir kare içinde kendisini hissettirmeye nasıl devam ettiğini araştırıyor. 


Brezilya Modernizminin Görsel Hafızası İlk Kez İstanbul’da 

Geçtiğimiz yıl LesRencontresd’Arles’ın öne çıkan sergileri arasında yer alan On Construction: BrazilianModernistPhotography 1939–1964 / Modernizmin İnşası, ilk kez İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. MarcellaLegrandMarer ve HeloisaEspadaCosta küratörlüğünde hazırlanan sergi, Brezilya modernizminin görsel hafızasını şekillendiren fotoğrafçıları bir araya getirerek ülkenin kültürel dönüşümünü fotoğraf aracılığıyla görünür kılıyor. Sergi, JOTUN, LesRencontresd’Arles ve Brezilya İstanbul Başkonsolosluğu katkılarıyla gerçekleşiyor.

Colours of Scandinavia ile Kuzeyin Güncel Fotoğraf Sahnesi 

Festivalin öne çıkan grup sergilerinden Colours of Scandinavia / İskandinavya’nın Renkleri, İskandinav fotoğrafının güncel üretimlerine odaklanıyor. Farklı kuşaklardan on sekiz fotoğrafçıyı bir araya getiren sergi, bölgenin doğasına, toplumuna, kimliklerine ve yaşam kültürüne farklı perspektiflerden bakıyor. Sergi, JOTUN katkılarıyla 212 Studio’da izleyiciyle buluşuyor.

Doğanın Değişen Yüzleri

İsveçli fotoğraf sanatçısı Helene Schmitz’inBlowUp ve Linnaeus Project serilerini bir araya getiren A BotanicalAffair / Botanik Bir Serüven, sanatçının bitkilere ve doğaya bakışını iki farklı perspektiften ele alıyor. Hollandalı fotoğrafçı ve film sanatçısı DesiréeDolron’unUncertain, TX / Belirsizliğin Manzarası adlı video yerleştirmesi, görüntü ve ses aracılığıyla doğadaki neredeyse fark edilmeyen değişimleri görünür kılıyor. Hollanda Krallığı ve MondriaanFund katkılarıyla izleyiciyle buluşuyor. XuebingDu’nunMother of Pearl / Işığın İzinde sergisi, sanatçının çiçekleri ve doğal formları ışık, doku ve yakınlık üzerinden yeniden yorumladığı iki seriyi bir araya getiriyor. KARACA’nın katkılarıyla gerçekleşen sergi, gündelik hayatın içindeki sessiz ve zamansız güzelliğe odaklanıyor. Catherine Nelson’ınAbbasağa Parkı’nda yer alan Daintree / Ormanın Hafızası adlı çalışması, sanatçının doğayı gerçek ile hayal arasında yeniden kuran görsel dünyasını kamusal alana taşıyor. Beşiktaş Belediyesi katkılarıyla gerçekleşen çalışma, izleyiciyi ormanın katmanları, hafızası ve kırılganlığı üzerine düşünmeye çağırıyor.

Fotoğrafın Yeni Kuşakları ve Yayın Kültürü

Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı tarafından Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerin uluslararası alanda geliştirilmesine yönelik strateji kapsamında desteklenen ve Institutfrançais iş birliğiyle gerçekleşen iki program, fotoğrafın yeni kuşaklarına ve yayın kültürüne odaklanıyor. Taksim Sanat’ta, Institutfrançais ve ENSP katkılarıyla gerçekleşecek Body States / Beden Halleri, Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu’nun (ENSP) 2026 yılında jüri özel takdirine layık görülen sekiz genç sanatçısını bir araya getiriyor. 

Institutfrançais ve France PhotoBook katkılarıyla Türkiye Fransız Kültür Merkezi - İstanbul’da düzenlenecek FromGazetoPage / Bakıştan Sayfaya başlıklı program Fransa genelindeki otuz kadar bağımsız yayınevini tek çatı altında buluşturan France PhotoBook’un katılımıyla fotoğraf kitabını başlı başına bir yayıncılık ve yaratıcı üretim alanı olarak ele alacak. Yayıncıları, fotoğrafçıları, kitapçıları, küratörleri ve görsel sanat profesyonellerini buluşturan program, Türkiye ile Fransa’daki fotoğraf yayıncılığı aktörleri arasındaki bağları güçlendirmeyi ve yeni profesyonel iş birliklerine alan açmayı amaçlıyor. 


Film, Söyleşi, Atölye, Performans ve Müzik Programı

212 PhotographyIstanbul, sergilerin yanı sıra fotoğrafın farklı disiplinlerle kurduğu ilişkileri görünür kılan kapsamlı bir yan programla festival deneyimini şehrin farklı noktalarına yayıyor. Film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler, performanslar, müzik buluşmaları ve keşif rotaları; fotoğrafı yalnızca izlenen bir sanat formu olmaktan çıkararak düşünme, üretme, karşılaşma ve birlikte deneyimleme alanına dönüştürüyor. 

26 Eylül Cumartesi

11.00–15.00 — Atölye, Elçin Acun ve Mert Çağıl Türkay ile Cyanotype

27 Eylül Pazar

11.00–14.00 — PEUGEOTAtölye, Keşif Rotası, Taşların Hafızası: Karaköy - Perşembe Pazarı Turu

13.00–16.00 — Atölye, Deniz Dora & Serkan Dora ile Portre, Işık ve Mekân Atölyesi

16.00–19.30 — Film Gösterimi, Home, sonrasında Yönetmen YannArthus-Bertrand ile söyleşi

29 Eylül Salı

16.00–17.00 — Film Gösterimi, MSGSÜ Öğrenci Seçkisi, sonrasında yönetmenlerle söyleşi

18.00–19.30 — Film Gösterimi, Terra

1 Ekim Perşembe

18.30–19.30 — JOTUN Söyleşi,Henning Larsen ile Mimarlıkta Renk, Mekân ve Deneyim

2 Ekim Cuma

18.00 —Söyleşi,FiLBooks’ta Sanatçı Sohbeti: Görsel Üretimden Bağımsız Yayıncılığa – Cemre Yeşil Gönenli

3 Ekim Cumartesi

11.00 — Atölye, Cemre Yeşil Gönenli ile Şipşak Kutu Kamera Atölyesi – Hakiki Analog Fotoğrafçılık

13.00–15.00 — Atölye, Burcu Böcekler ile Eminönü Monokrom: 36 Poz, Bir Şehir, Tek Film

16.00–18.00 — Peugeot Söyleşi, Görüntünün Peşinde : Konuşmacı, Mustafa Seven (fotoğrafçı), Moderatör Mustafa Seven (FLU TV)

12.00–13.00 —Söyleşi, Şehrin Panoları: Arşiv Fotoğraflarından Mimarlık ve Kamusal Sanatın Hafızası

4 Ekim Pazar

14.00–16.00 — Atölye, O’filmRoute ile Şişhane’den Çukurcuma’ya Türk Sinemasının Kadrajları Arasında Yolculuk

14.00–16.00 — JOTUN Atölye, Keşif Rotası, Şehrin Panoları: Kadıköy’ün Seramik ve Mozaik Panoları


6 Ekim Salı

18.30–21.15 — Film Gösterimi, Andy Warhol: AmericanDream, sonrasında yapımcı Peter Poch ile söyleşi

18.00–19.30 — Uludağ Söyleşisi : Bir Aile Arşivi, Haldun Dostoğlu, Nevzat Sayın, Mehmet H.Erbak, Ceylin Erbak Aytekin

18.00–20.00 — Atölye, Cemre Yeşil Gönenli ile Proje Geliştirme Atölyesi – 1. Grup Semineri

8 Ekim Perşembe

18.30–19.30 — Söyleşi, Burcu Böcekler ile Kamerasız Fotoğraf Üzerine

19.45–21.15 — Film Gösterimi, Kaos ve Düzen Arasında: Bir Dans Deneyi, sonrasında söyleşi


9 Ekim Cuma

15.00–16.50 — Film Gösterimi, Man on theRoof

18.00–21.00 — Film Gösterimi, Historjá: StitchesforSápmi, sonrasında görüntü yönetmeni Jonas Rudstörm ile söyleşi

10 Ekim Cumartesi

17.30–19.15 — Film Gösterimi, Nature

11 Ekim Pazar

14.00–16.00 — Keşif Rotası, Şehrin Panoları ile İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ)

Atölye ve gezici keşif rotaları Fotohaus Karaköy, Karaköy – Perşembe Pazarı, Kadıköy – Bağdat Caddesi ve İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’nda; söyleşiler ve film gösterimleri Soho House, Pera Müzesi ve Offgrid Art Project’te gerçekleşecek. Programın diğer konser ve performans buluşmaları Zorlu PSM, Babylon, Komünite ve Akbank Caz Festivali kapsamındaki konserler, festivalin şehirle kurduğu ilişkiyi müzik aracılığıyla genişletecek. 

Portfolyo Değerlendirmeleri

Festivalin ilk yılından beri gerçekleştirilen Portfolyo Değerlendirmeleri ile fotoğrafçılara derinlemesine, profesyonel bir bakış açısı sunmayı amaçlanıyor. Katılımcılar, portfolyolarını festivalde sergileri ile yer alan sanatçılar ile değerlendirme şansı yakalıyor. Yeni mezun fotoğrafçılara da açık olan ve sanatçı ile birebir görüşme imkânı sunan program, fotoğraf alanında kariyer hedefleyenler için profesyonel gelişim adına değerli bir fırsat sunuyor. Kayıt ve detaylı bilgi için 212photographyistanbul.com’u takip edebilirsiniz.

Uluslararası 212 PhotographyIstanbul Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı!

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası fotoğraf festivali olan 212 PhotographyIstanbul, her yaştan amatör ve profesyonel fotoğrafçının katılımına açık uluslararası yarışmasıyla farklı seslerin, sosyal, kültürel ve sanatsal olguların izini coğrafyadan ve önyargılardan bağımsız olarak sürüyor. Alanında dikkat çeken ve ufuk açan isimlerden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek yarışmanın kazananı 5.000 Euro ile ödüllendirilecek.

Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması ile ilgili tüm detaylara 212photographyistanbul.com ve @212photographyistanbul Instagram sayfasından ulaşılabiliyor.


The Grand Tarabya Managedby Accor’un Yeni ExecuticeChef’i: P. Alexis Atlamazoğlu


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


The Grand Tarabya Managedby Accor’un Yeni ExecuticeChef’i: P. Alexis Atlamazoğlu

2025 yılında Accor yönetimine geçen ve önümüzdeki dönemde Fairmont’a dönüşecek olan TheGrandTarabya ManagedbyAccor’un ExecutiveChef görevine,lüks otelcilik sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip olan P. AlexisAtlamazoglu atandı.

P. AlexisAtlamazoglu, kariyerine İstanbul’da Hünkar Restoran’da başladı; ardından Hilton Athens ve HiltonSydney bünyesinde çeşitli mutfak görevleri üstlendi.HiltonRhodes ve Hillside Su Hotel’de ExecutiveChef olarak görev yapan Atlamazoglu, Türkiye, Yunanistan ve Avustralya’da edindiği deneyimle uluslararası mutfak operasyonlarında uzmanlaştı.

ConradIstanbulBosphorus ve Hilton IstanbulBomonti’deExecutiveChef olarak kariyerine devam eden Atlamazoglu, son olarak Çırağan PalaceKempinski’de aynı görevi üstlendi. Bu süreçte menü geliştirme, mutfak ekiplerinin yönetimi, gıda güvenliği ve geniş ölçekli banket operasyonlarına liderlik etti.

Atina’daki Le Monde School of CulinaryArts’ta aşçılık eğitimi alan ve İtalya’da IRVEA’dan profesyonel zeytinyağı sommelier diploması edinen P. AlexisAtlamazoglu, Osmanlı ve Türk mutfağına uzanan birikimi ve uluslararası otelcilik deneyimiyle The Grand Tarabya Managedby Accor ekibine ExecutiveChef olarak katıldı.

TheGrandTarabyaManagedbyAccor

İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasınadönüşecekolan,TheGrandTarabyaManagedbyAccorOteli,dünyaçapında110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managedby Accor, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde, her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor. 1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerektekrarhizmetegirenTheGrandTarabya,uzunyıllardırzarafetvegüzelliğinsimgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managedby Accor, yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan yönetiminde yola devam etmektedir.


Barceló Hotel Group’tan Otel Tekstillerini Sanata Dönüştüren Proje: “Atıktan Sanata”


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Barceló Hotel Group’tan Otel Tekstillerini Sanata Dönüştüren Proje: “Atıktan Sanata”

Barceló Hotel Group’un, Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği “Atıktan Sanata” projesi, grubun Türkiye’deki otellerinde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri çağdaş bir sanat eserine dönüştürdü. Otelcilik sektöründeki kaynak kullanımına ve atık yönetimine yenilikçi bir yaklaşım sunan disiplinlerarası proje; 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda sanatseverlerle buluşacak.

Dünyanın ve İspanya’nın önde gelen turizm gruplarından Barceló Hotel Group’un global sürdürülebilirlik yaklaşımı ReGen’in Türkiye’deki uygulamalarından biri olan proje kapsamında; grubun Kapadokya, İstanbul ve Ankara’daki otellerinde kullanılan çarşaf, havlu ve yastık kılıfları yeniden değerlendirildi. “Atıktan Sanata”; döngüsel ekonomi, yerel üretim bilgisi ve çağdaş sanatı aynı çalışma kapsamında bir araya getirdi.

Kapadokya’dan İstanbul’a bir dönüşüm hikayesi

Proje kapsamında kullanım ömrünü tamamlayan otel tekstilleri, Kapadokya’dan toplanan bitkiler ile üretilen doğal boyalar ve Barceló Cappadocia’nın mutfağındaki çay ve kahve posalarıyla renklendirildi. Devridaim Enstitüsü tarafından bitki baskıları, el dikişleri ve nakışlarla yeniden yorumlanan tekstiller, çağdaş bir sanat eserine dönüştürüldü.

İklim değişikliğinin doğa üzerindeki etkilerine odaklanan eserde, seyrek bitki izleri azalan bitki örtüsünü, çatlak desenleri kuraklığı, güneş formu ise yoğunlaşan sıcaklıkları temsil ediyor.

Atık değil, yeni bir döngünün başlangıcı

Projenin çıkış noktasını şu sözlerle aktaran Barceló Hotel Group Türkiye Ülke Müdürü Hasan Ekmen: 

“Dünyanın kaynakları sınırsız değil ve geleceği bugünün üretim ve tüketim alışkanlıklarıyla inşa edemeyiz. Grubumuzun global sürdürülebilirlik yaklaşımı Barceló ReGen, sürdürülebilirliği yalnızcaçevresel etkiyi azaltmak olarak değil; bulunduğumuz destinasyonlarda ekonomik, sosyal ve çevresel değer üreten rejeneratif bir model olarak ele alıyor.‘Atıktan Sanata’ projemiz ise bu yaklaşımın somut bir karşılığı. Türkiye’deki otellerimizde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri atık olarak değil, yeni bir döngünün başlangıcı olarak değerlendirerek yerel bilgiyi çağdaş tasarımla, döngüsel ekonomiyi sanatın dönüştürücü gücüyle buluşturduk.Türkiye olarak grup içinde böyle bir çalışmaya öncülük etmeyi çok değerli buluyoruz. Çünkü geleceğin yalnızca daha az tüketmekten değil; kaynaklara yeniden bakmaktan, onları döngünün içinde tutmaktan ve daha fazla değer yaratmaktan geçtiğine inanıyoruz.”

Barceló Hotel Group’un ‘’Atıktan Sanata” projesi, 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda ziyaret edilebilecek.