16 Haziran 2026 Salı

SunExpress’ten Romanya’da Yeni Hat:Timișoara


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SunExpress’ten Romanya’da Yeni Hat:Timișoara

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, 2026 yaz sezonunda Romanya hattını yeni bir destinasyonla genişletiyor. Havayolu, 14 Haziran itibarıyla Antalya’dan Timișoara’yadirekt uçuşlarına başladı.


SunExpress ile Antalya –Timișoara uçuşları yaz sezonu boyunca Perşembe ve Pazar günleri olmak üzere haftada iki kez gerçekleştiriliyor.Antalya ile Bükreş arasındaki mevcut operasyonlarını da yaz sezonunda haftada dört frekansla sürdüren hava yolu, yeni hattıyla Türkiye ile Romanya arasındaki hava bağlantılarını güçlendirirken,Antalya’nın uluslararası turizm hareketliliğine katkı sağlıyor.


SunExpress, genişleyen uçuş ağıyla yolcularına daha fazla seyahat seçeneği sunarken, Türkiye'nin turizm potansiyelinin uluslararası pazarlarda daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyor.


Pegasus, Londra Gatwick’e (LGW) her gün karşılıklı direkt uçuşlar bugün itibarıyla başladı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabiha Gökçen’in Londra ağı Gatwick ile genişliyor

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, Pegasus Hava Yolları’nın Londra Gatwick Havalimanı’na başlattığı direkt seferlerle Birleşik Krallık pazarındaki erişimini güçlendiriyor. Londra Stansted’in ardından, İngiltere’nin en işlek ve merkezi havalimanlarından Londra Gatwick’e (LGW) her gün karşılıklı direkt uçuşlar bugün itibarıyla başladı. 

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, uluslararası uçuş ağını Avrupa’nın önemli merkezleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Pegasus Hava Yolları tarafından İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile Londra Gatwick Havalimanı arasında başlatılan direkt seferler, havalimanının Birleşik Krallık pazarındaki erişimini daha da artıracak.

İngiltere’nin kalbine en hızlı, konforlu ve esnek ulaşım alternatifini sunan bu yeni hat, hem iş dünyası hem de dinamik turizm sektörü için zaman avantajı sağlıyor.

Gatwick, Londra için pratik ve erişilebilir bir havalimanı alternatifi sunuyor

Mevcut Londra Stansted operasyonlarının ardından İngiltere’nin en işlek ve stratejik merkezlerinden biri olan Londra Gatwick Havalimanı’na başlatılan bu kesintisiz hat, iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları pekiştirecek bir köprü niteliği taşıyor. Airbus A320 ailesinin çevre dostu ve modern uçaklarıyla gerçekleştirilecek uçuşlar ileİstanbul Sabiha Gökçen ile Londra Gatwick arasında yaklaşık 4 saat 20 dakikalık uçuş süresiyle her gün karşılıklı seferler gerçekleştirilecek.


Gatwick Havalimanı, gelişmiş demiryolu ve karayolu ağlarıyla Londra merkezine doğrudan ve kesintisiz entegrasyon sağlayarak yolculara vakitten tasarruf sunuyor. Özellikle zaman kısıtı yüksek olan iş dünyası temsilcileri ve esnek seyahat planlayan turistler için bu büyük bir kolaylık anlamına geliyor.

Dünyanın önde gelen finans, ticaret, kültür ve turizm merkezlerinden biri olan Londra, yıl boyunca güçlü yolcu talebi oluşturan stratejik destinasyonlar arasında yer alıyor. Yaklaşık 9 milyonluk nüfusuyla Avrupa’nın en büyük metropollerinden biri olan şehir, aynı zamanda Birleşik Krallık’ta yaşayan geniş Türk topluluğu sayesinde İstanbul çıkışlı seyahatlerde önemli bir potansiyel taşıyor.

Yeni hat ile birlikte yolculara Londra için ilave bir havalimanı alternatifi sunulurken, Pegasus'un geniş uçuş ağı sayesinde Gatwick çıkışlı yolcular İstanbul üzerinden Türkiye iç hatları başta olmak üzere Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Asya'daki birçok noktaya bağlantı imkânına sahip olacak. Bu sayede hat yalnızca Londra ile İstanbul arasındaki doğrudan yolcu trafiğini değil, bağlantılı yolcu potansiyelini de destekleyecek.

İki güçlü havalimanı arasında stratejik uyum

Yıllık 40 milyonu aşan yolcu trafiğiyle Birleşik Krallık'ın ikinci en yoğun havalimanı olan Gatwick, Londra'nın güneyine hizmet verirken güçlü demiryolu bağlantıları sayesinde şehir merkezine hızlı erişim sağlıyor. Avrupa'nın önde gelen şehir havalimanları arasında yer alan Gatwick ve Sabiha Gökçen, geniş destinasyon ağları, bütçe dostuseyahat seçenekleri ve verimli operasyonel yapılarıyla öne çıkıyor. Bu nedenle yeni hat, yolcu profili açısından da doğal bir uyum sunuyor.

Yeni seferlerin, Sabiha Gökçen’in Avrupa pazarındaki büyümesine ve Birleşik Krallık bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Sabiha Gökçen, Birleşik Krallık ağını Gatwick ile güçlendiriyor

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, bugün 22 havayolu ile 55 ülkede 152 şehre; 118 dış hat ve 39 iç hat olmak üzere toplam 157 havalimanına bağlantı sağlıyor. Londra Gatwick seferleriyle birlikte havalimanının Birleşik Krallık pazarındaki erişimi daha da güçlenirken, yolculara daha fazla seyahat alternatifi ve daha geniş bağlantı imkânı sunulmuş olacak.

İstanbul'un Anadolu yakasında yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, modern altyapısı, şehir merkezine hızlı entegrasyonu (metro ve otoyol bağlantıları) ve her yıl ağırladığı milyonlarca yolcusuyla Avrasya havacılık pazarının en stratejik aktarma merkezlerinden biri olarak Türkiye’nin havacılıktaki gururu olmaya devam ediyor.


The Roof Sonsuzluk Havuzu ile Şehirden Kaçış


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


The Roof Sonsuzluk Havuzu ile Şehirden Kaçış

Şehrin kalbindeki lokasyonuyla bir dinginlik ortamı sunan The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul geniş açık alanı, güneşlenme bölümleri, iddialı menüsü ve gökyüzü ile kesişen sonsuzluk havuzu ile kentte tatil deneyimi yaşatıyor.

Sosyal hayatın vazgeçilmez buluşma noktalarından biri olan The Ritz-Carlton, Istanbul’un terasında yer alan The Roof, benzersiz lokasyonuyla şehirde tatilin tadını çıkarmak isteyenlere hitap ediyor. Otelden ayrı da bir girişe de sahip olanThe Roof’ta bulunan sakin dinlenme alanları ve esşiz Boğaz manzarasıyla bütünleşen sonsuzluk havuzu, haftanın tüm günleri 09:30-20:00 saatleri arasında misafirlerine hizmet veriyor. 

Dekorasyonunda botanik detayların sıkça kullanıldığı The Roof, büyülü Boğaz ve İstanbul manzarasını, yeşilliklerle bütünleştiriyor. Mimarisi, N10 Mimarlık ve İç Mimarlık Stüdyosu tarafından yapılan The Roof’ta konumlanan90 santim derinliği ve 12 metre uzunluğu ile etrafı camla döşenmiş sonsuzluk havuzu, İstanbul silüetine karşı keyifli anlara ev sahipliği yapıyor. Işıklandırmaları ve gölge oyunlarıyla kozmopolit bir atmotfester sunan The Roof’un güneşlenme alanları ile sıcak yaz günleri eğlenceli bir hal alıyor. Akdeniz mutfağından ilham alan geniş menüsü ile The Roof, sıra dışı bir gastronomi deneyimi sunuyor. Rüya gibi ambiyansıyla zihni ve bedeni uyumlayan The Roof, gün boyunca sunduğu heyecanın ve dinamizmin yerini, geniş kokteyl menüsünün eşlik ettiği sakin bir gün batımı ve devamında hareketli yaz akşamlarına bırakıyor.


15 Haziran 2026 Pazartesi

Büyükada Rum Yetimhanesi, kapsamlı bir restorasyon projesiyle yeniden hayata kazandırılıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TARİHİ MİRAS GELECEĞE TAŞINIYOR:

BÜYÜKADA’NIN SİMGE YAPISI PRİNKİPO PALAS KAPSAMLI RESTORASYONLA YENİDEN HAYAT BULUYOR

İstanbul’un kültürel hafızasının simgelerinden olan tarihi Büyükada Rum Yetimhanesi, kapsamlı bir restorasyon projesiyle yeniden hayata kazandırılıyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci en büyük ahşap yapısı olarak kabul edilen bu eşsiz miras; İstanbul Rum Patrikhanesi ve Bilgili Holding liderliğinde, ĒNSOFI Holding’in katılımıyla yürütülecek çalışmaların ardından yeniden işlevlendirilerek kullanıma açılacak.

Dünyaca ünlü mimar Alexandre Vallaury tarafından tasarlanan tarihi yapı, 1898 yılında "Prinkipo Palas" adıyla otel olarak inşa edildi. 1903 yılında Eleni Zarifi tarafından satın alınarak İstanbul Rum Patrikhanesi’ne bağışlanan bina, uzun yıllar yetimhane olarak hizmet verdi. 1964’te boşaltılan ve zamanla yıpranan bina, bu yeni restorasyon girişimiyle mimari kimliği korunarak geleceğe taşınacak.

Uluslararası ölçekte kültürel miras değeri

Konumu, büyüklüğü ve mimari estetiğiyle dikkat çeken 5 katlı ve 206 odalı yapı, 2018 yılında EuropaNostra tarafından "Avrupa'nın Tehlike Altındaki 12 Kültürel Mirası" listesine alınmıştı. Proje, yalnızca İstanbul’un değil, dünya kültür mirasının da önemli bir parçasını güvence altına almayı hedefliyor.

Tarihi miras için uluslararası dayanışma ve iş birliği

Restorasyona ilişkin anlaşma, 15 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Rum Patrikhanesi’nde düzenlenen; Patrik Hazretleri Bartholomeos, Avustralya Başepiskoposu MakariosGriniezakis, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili ve Yönetim Kurulu Üyeleri, ĒNSOFI S.A.'yı temsilen Yönetici Mimar ve UNESCO İyi Niyet Elçisi CostantzaSbokou-Constanta kopoulou ile Büyükada Yetimhane Binası Restorasyon Kurulu Koordinatörü Laki Vingas’ın katıldığı törenle imzalandı.

Proje; yapının mülkiyetine sahip olan İstanbul Rum Patrikhanesi, Türkiye’nin önde gelen yatırım şirketlerinden Bilgili Holding ve Yunanistan merkezli, sürdürülebilir turizm ve gayrimenkul geliştirmede öncü bir grup olan ĒNSOFI Holding'in katılımıyla hayata geçirilecek. Mimari bir hazineyi restore etmenin ötesinde bu ortaklık, kültürel mirasın halklar ve uluslar arasında nasıl bir köprü olabileceğini, karşılıklı anlayışı ve ortak saygıyı nasıl güçlendireceğini gösteriyor.

İstanbul Rum Patrikhanesi 

Tarihi ve kültürel mirası koruma misyonuyla hareket eden İstanbul Rum Patrikhanesi, dünya çapında milyonlarca Ortodoks Hristiyan'ın ruhani merkezidir. Patrik Bartholomeos’un liderliğinde; çevre bilinci, dinler arası diyalog ve kültürel mirasın yaşatılması konularında küresel çapta öncü bir rol üstlenmektedir. 1903 yılında Patrikhane’ye bağışlanan Prinkipo Palas (Büyükada Rum Yetimhanesi), Patrikhane’nin tarihi hafızayı koruma ve insanlığın ortak mirasını gelecek nesillere aktarma vizyonunun en önemli sembollerinden biridir.


Legend of the Seas denizlere açılmaya hazırlanıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


KRUVAZİYER DÜNYASININ YENİ EFSANESİ AKDENİZ’E GELİYOR

Dünyanın en büyük ve en teknolojik kruvaziyer gemileri arasına katılan yeni nesil yolcu gemisi, ilk seferi için gün sayıyor. Royal Caribbean International'ın merakla beklenen yeni amiral gemisi Legend of the Seas, Finlandiya'nın Turku kentindeki Meyer Turku tersanesinde tamamlanarak resmi olarak teslim alındı. Dünyanın en yenilikçi kruvaziyer sınıfı olarak kabul edilen Icon Class'ın üçüncü gemisi olan Legend of the Seas, Temmuz 2026'da gerçekleştireceği ilk seferiyle Akdeniz'de misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Kruvaziyer turizmi küresel ölçekte büyümesini sürdürürken, sektörün en çok konuşulan yeni gemilerinden biri olan Legend of the Seas denizlere açılmaya hazırlanıyor. Royal Caribbean International'ın Icon Class serisindeki yeni amiral gemisi, 2026 yazında başlayacak Akdeniz seferleriyle milyonlarca seyahat tutkununun radarına girmeyi hedefliyor.

Dünyanın En Büyük Tatil Gemileri Arasında

Yaklaşık 248 bin groston ağırlığı, 365 metre uzunluğu, 20 güvertesi, 2 bin 805 kabini ve 5 bin 610 yolcu kapasitesiyle Legend of the Seas, dünyanın en büyük ve en dikkat çekici kruvaziyer gemileri arasında yer alıyor. Gemi, büyüklüğünün yanı sıra sunduğu eğlence ve konaklama olanaklarıyla da öne çıkıyor.

Gemide Bir Tatilden Fazlası Var

Legend of the Seas’te sekiz farklı tematik mahalle, 40’tan fazla yeme-içme noktası, dünyanın en büyük deniz üstü su parklarından biri olan Category 6, AquaDome eğlence merkezi, Crown’s Edge macera parkuru ve ailelere özel Surfside bölgesi bulunuyor. Gemi, her yaş grubuna hitap eden deneyimleriyle yeni nesil tatil anlayışını denizlere taşıyor.

İlk Sezonunda Akdeniz’de Sefer Yapacak

Temmuz 2026 itibarıyla hizmete başlayacak olan Legend of the Seas, ilk sezonunda Roma (Civitavecchia) ve Barselona çıkışlı 7 gecelik Batı Akdeniz programları gerçekleştirecek. Gemi; Palma de Mallorca, La Spezia (Floransa & Pisa), Napoli ve Marsilya limanlarını kapsayan rotalarda misafirlerini ağırlayacak.

Sonraki Durak Karayipler

Akdeniz sezonunun ardından Atlantik geçişi yapacak olan gemi, Kasım 2026 itibarıyla Florida’nın Fort Lauderdale limanına konuşlanarak Doğu ve Batı Karayipler seferlerine başlayacak. Royal Caribbean’ın özel adası Perfect Day at CocoCay’in de dahil olduğu programların ardından Legend of the Seas’in 2027 yaz sezonunda yeniden Akdeniz’e dönmesi planlanıyor.

Türk Misafirlere Özel Paketler Hazırlandı

Türkiye’den gelen yoğun ilgi doğrultusunda hazırlanan İstanbul çıkışlı uçaklı paketler ve Türkçe rehberlik hizmeti sayesinde Türk misafirler, dünyanın en yeni Icon Class gemisini konforlu bir şekilde deneyimleme fırsatı buluyor. Uçuş, transfer, cruise deneyimi ve Türkçe rehberlik hizmetlerini bir araya getiren programlar, özellikle aileler ve ilk kez cruise tatiline çıkacak misafirler için önemli avantajlar sunuyor.

Legend of the Seas’in kruvaziyer sektöründe yeni bir dönemi temsil ettiğini belirten Royal Caribbean Türkiye Direktörü Alper Taşkıranlar, “Legend of the Seas, Royal Caribbean’ın yenilikçilik vizyonunun ve misafir deneyimine yaptığı yatırımın en güçlü örneklerinden biri. 29 Haziran – 3 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek özel açılış etkinliklerinde seyahat acentelerimiz, iş ortaklarımız ve özel misafirlerimiz gemiyi ilk kez yerinde deneyimleme fırsatı bulacak.” dedi.

Taşkıranlar, Türk misafirlerden gelen ilginin beklentilerin üzerinde olduğunu vurgulayarak, “İstanbul çıkışlı uçaklı paketlerimiz ve Türkçe rehberlik hizmetimiz sayesinde misafirlerimiz hem Akdeniz’in en özel destinasyonlarını keşfedecek hem de dünyanın en yeni Icon Class gemilerinden birinde unutulmaz bir tatil deneyimi yaşayacak. Legend of the Seas’in 2026 ve 2027 sezonlarının en dikkat çekici cruise ürünlerinden biri olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Denizlerde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Legend of the Seas yalnızca yeni bir kruvaziyer gemisi değil, Royal Caribbean’ın aile tatiline yönelik geliştirdiği yeni nesil yaklaşımın da en güncel temsilcisi olarak gösteriliyor. Denizlerde yeni bir efsane doğarken, gemi ilk sezonunda Akdeniz’de Türk misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

14 Haziran 2026 Pazar

JW Marriott Hotel İstanbul Marmara Sea’ye Uluslararası Alanda Üç Büyük Başarı Birden


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


JW Marriott Hotel İstanbul Marmara Sea’ye Uluslararası Alanda Üç Büyük Başarı Birden

Marmara Denizi’nin kıyısında, lüks ve konforu modern bir mimariyle buluşturan JW Marriott Hotel İstanbul Marmara Sea, uluslararası turizm dünyasından arka arkaya gelen prestijli ödüllerle başarısını bir kez daha tescilledi. 2024 yılında dünya genelindeki tüm JW Marriott otelleri arasından seçilerek “Hotel of theYear” ödülünün de sahibi olan otel, küresel çapta gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda iki büyük ödüle layık görülürken, dünyanın en saygın kalite programlarından birinde de zirveye adını yazdı.

Şangay’da düzenlenen ve turizm sektörünün en önemli aktörlerini bir araya getiren Trip.com Envision 2026 Ödül Töreni kapsamında otel, Çin pazarındaki başarılı stratejileri ve misafir odaklı dinamik faaliyetleri sayesinde “Top Engaged Hotel” (En Yüksek Etkileşime Sahip Otel) ödülünün sahibi oldu. 

Bunun yanı sıra, Marriott International bünyesinde yapılan değerlendirmelerde de misafir memnuniyeti ve tavsiye edilme oranlarında gösterdiği üstün performansla “CustomerExcellenceAward – IntenttoRecommend Top Performer” ödülüne layık görüldü. JW Marriott Hotel İstanbul Marmara Sea, bu iki büyük gururun yanında, dünyanın en prestijli konaklama kalitesi değerlendirme programlarından biri olan LeadingQualityAssurance (LQA) performans sonuçlarında da en başarılı oteller arasında yer alarak hizmet kalitesini taçlandırdı.

İstanbul’un en seçkin semtlerinden Ataköy’de konumlanan otel, zarafetle tasarlanmış 204 odası ve 37 rezidans dairesiyle misafirlerine, %85’i deniz manzaralı özel balkonlara açılan sofistike bir konaklama deneyimi sunuyor. Bünyesinde barındırdığı 6.000 metrekarelik alanıyla şehrin en büyük wellness merkezlerinden biri olan La Vallée SPA, Michelin yıldızlı Şef Akira Back’in ödüllü imza restoranı ve KhuanChew imzalı göz alıcı etkinlik alanlarıyla JW Marriott Hotel İstanbul Marmara Sea, lüksün standartlarını belirlemeye devam ediyor.


Celestyal gemilerinde Dünya Kupası heyecanı canlı yayınlanıyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Celestyal gemilerinde Dünya Kupası heyecanı canlı yayınlanıyor

Celestyal bu yaz boyunca FIFA Dünya Kupası maçlarını filosundaki her iki gemide de canlı olarak yayınlayacağını duyurdu. Maçlar, Celestyal Discovery ve Celestyal Journey gemilerinin ortak kullanım alanlarında izlenebilecek.

2026 FIFA Dünya Kupası, 11 Haziran – 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında ABD, Meksika ve Kanada’da düzenleniyor. Karşılaşmalar, her iki gemide bulunan Café Nation alanlarında yayınlanırken, ayrıca Celestyal Journey’de ayrıca Martini Lounge, Galazio Bar ve Halara Bar ekranlarından da yayın yapılıyor. Yayın yapılacak alanlar ve maç saatleri, her sefer için gemilerin günlük programlarında ayrıca duyuruluyor.

Celestyal Ticari İşler Direktörü Lee Haslett konuyla ilgili şunları söyledi: “Dünya Kupası, insanları bir araya getiren nadir organizasyonlardan biri ve misafirlerimizin birçoğunun tatildeyken de takımlarını takip etmek isteyeceğini biliyoruz. Celestyal olarak hem denizde hem karada unutulmaz deneyimler sunmaya odaklanıyoruz. Bu nedenle maç yayınlarını ortak alanlarımıza taşımak, gemi atmosferine doğal bir katkı sağlıyor. Misafirlerimiz Yunan Adaları, Adriyatik veya Akdeniz’de seyahat ederken tatillerinin keyfini çıkarabilir, diğer futbolseverlerle bir araya gelebilir ve turnuvanın heyecanını yaşamaya devam edebilir.”

Ege Denizi’nin ortasında sıra dışı Dünya Kupası deneyimi

Celestyal Türkiye Direktörü Özgü Alnıtemiz ise Celestyal turlarına katılan Türk misafirlerin de cruise’da Dünya Kupası keyfi yaşayacaklarını belirterek ‘’Tarihin en büyük Dünya Kupası organizasyonunda 48 takım 104 maçta mücadele edecek. Türk milli takımımızın 14 Haziran Pazar günü 07:00’de Avustralya ile, 20 Haziran cumartesi günü saat 06:00’da Paraguay ile, 26 Haziran Cuma günü ise saat 05: 00’te ABD ile karşılaşmalarını Ege Denizi’nin ortasında izlemek sıra dışı bir deneyim olacak. Spor sevenleri, Kupa heyecanını bir gemide yaşamak isteyenleri yolculuğumuza bekliyoruz’’ dedi.