10 Ağustos 2026 Pazartesi

Her üç şirketten biri yabancı dilde müşteri deneyimi yönetimi hizmeti sunuyor!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Her üç şirketten biri yabancı dilde müşteri deneyimi yönetimi hizmeti sunuyor!

Türkiye’nin Küresel Rekabet Potansiyeli Çok Büyük

Türkiye, müşteri deneyimi yönetiminde sunduğu yenilikçi çözümlerle Avrupa’nın en güçlü hizmet ihracatı merkezlerinden biri haline geliyor. Her üç şirketten biri yabancı dilde CX hizmeti sunarken, yapay zekâ entegrasyonu ve teknolojik yatırımlar sayesinde müşteri memnuniyeti sadakate dönüşüyor; sektör, küresel rekabetin yeni kurallarını yazıyor.

Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanındaki teknolojik üstünlüğü ve yapay zekâ yatırımları, markaların rekabetteki standartlarını yukarı taşırkendiğer yandan da ekosistemi Avrupa’ya hizmet sunan bir ihracat merkezi haline getiriyor. Bugün yabancı dilde hizmet veren müşteri iletişim merkezi temsilcisi sayısı yaklaşık 11 bine ulaşırken bu sayı, ekosistemdeki çalışanların yüzde 6’sını oluşturuyor. Avrupa bölgesinde yabancı dilde hizmet sunulan ülkelerin başında Almanya, Hollanda ve İngiltere gelirken, Türkiye de bu alandaki nitelikli insan kaynağı ve yatırımları ile “hizmet ihracatı” sunan bir güç olarak konumlanıyor.

“Mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor”

Müşteri deneyimi yönetiminin günümüz rekabetçi pazarında şirketler için hayati önem taşıdığını belirten MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı, “Bugün gelinen noktada ürün ve hizmetler arasındaki fark çok azaldı. Artık farkı yaratan unsur, markanın müşteriye yaşattığı deneyim oluyor. Dernek olarak Türkiye’yi müşteri deneyimi yönetimi dendiğinde ilk akla gelen ülke haline getirmek gibi bir misyon üstlenmiş durumdayız. Bunun için Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanında bir hub haline gelmesi için uluslararası derneklerle iş birliği yapıyor, özellikle Almanya gibi ülkelerdeki iş gücü ve know-how eksikliğini Türkiye’nin gelişmiş ürün ve hizmetleriyle kapatma potansiyelini değerlendiriyoruz. Çünkü mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor. Bu da pek çok açıdan ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu yüzden iş gücüne ihtiyacı olan bir ülkeye bu hizmeti sunmak bizim için çok değerli çünkü onların sorunu bizim için bir fırsat olabiliyor” dedi.

Teknolojik dönüşüm, insan gücünü katma değerli alanlara yönlendiriyor

Yapay zekâ teknolojilerinin günümüzde her alanda olduğu gibi müşteri deneyimi yönetimi stratejilerinin merkezinde yer aldığına değinen Hızlı, şu ayrıntıları paylaştı:”Yapay zekâ müşteriyle temas noktasında insanın yerine geçerek sorunları çözerken diğer yandan da hizmeti sunan insanı güçlendirerek bilgiye erişmesini daha kolay hale getiriyor. Ekosistemde görev alan yüz binlerce çalışanın arkasındaki planlama, kalitenin ölçülmesi ve proaktif aksiyonların alınmasında da yapay zekâ öncü bir rol üstleniyor.Diğer yandan günümüzde deneyimlenen birçok yapay zekâ uygulaması eski teknolojiye dayalı ancak gelecekte insan gibi düşünebilen ve aksiyon alabilen yeni nesil yapay zekâ sistemlerihayatımıza daha fazla girecek. Bu teknolojik dönüşüm de istihdamı azaltmak yerine insan gücünü daha katma değerli alanlara yönlendirecek.”


Prontotour ile Nostalji Dolu Kapadokya Turu!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Prontotour ile Nostalji Dolu Kapadokya Turu!

Eski bagaj fişlerinden dönemin otobüs anonslarına kadar her detay düşünüldü. Kaptan ve muavin kıyafetleri o yıllara özgü hazırlandı. Prontotour, Türkiye’de bir ilke imza atarak gezginleri Kapadokya’nın büyüleyici atmosferiyle birlikte 1980’li yılların unutulmaz yolculuk kültürüyle buluşturuyor.

Dünyada ayak basmadık yer bırakmayan yurt dışı turların öncü markası Prontotour, yurt içi turlarda da özel projelere imza atıyor. Türkiye’nin dört bir yanını binlerce gezginle buluşturan, yurt içi kültür turlarında geliştirdiği özgün projelerle sektöre yön veren tur operatörü, bu kez seyahati başlı başına bir deneyime dönüştüren farklı bir projeyi hayata geçiriyor. Prontotour, Nostaljik Otobüslü Kapadokya Turu ile misafirlerine yalnızca Kapadokya’nın eşsiz vadilerini, peri bacalarını ve kültürel mirasını değil; 1980’li yılların unutulmaya yüz tutan yolculuk kültürünü de yeniden yaşatıyor. 

Yolculuk değil, adeta zaman makinesi

Prontotour’un yıllardır benimsediği “ulaşılabilir fiyatla kaliteli tatil” anlayışıyla hazırlanan bu konsept turda, yolculuğun her anı dönemin ruhuna uygun detaylarla kurgulandı. Misafirler daha otobüse binmeden önce adeta zamanda yolculuğa çıkıyor.Nostaljik turda kaptanlar dönemin klasik gömlekleriyle misafirleri karşılayacak, rehberler ise 1980’lerin tarzını yansıtan kıyafetlerle yolculuğa eşlik edecek. Bagajlar teslim alınırken eski dönemlerde kullanılan bagaj fişleri verilecek.Misafirlere ayrıca turun gerçekleştiği gün ve aya ait, otobüsün trafiğe çıktığı yılda yayımlanmış gazete küpürü hediye edilecek. Araç içerisinde çocukluğun unutulmaz lezzetlerinden nostaljik ürünler dağıtılırken, otobüs anonsları ve çalınan müzikler de tamamen 1980’lerin atmosferini yaşatacak.Dinlenme tesislerinde “Çaylar şirketten” anonsuyla çay ikramı yapılacak; yolculuk boyunca polaroid fotoğraf makinesiyle çekilen anılar ise anında basılarak misafirlere ücretsiz hediye edilecek.

“Anıları yeniden yaşatıyoruz”

Kültür turlarında klasik tur anlayışının dışına çıkan projeler geliştirdiklerini belirtenProntotourYurt İçi Turlar Müdürü Ersin Eren, “Kültür turlarını yalnızca bir destinasyon gezisi olarak görmüyoruz. Amacımız misafirlerimize gittikleri bölgenin tarihini, kültürünü ve doğasını en iyi şekilde tanıtırken, yolculuğun kendisini de unutulmaz bir deneyime dönüştürmek istiyoruz. Yıllardır hizmet kalitemizden ödün vermeden, ulaşılabilir fiyatlarla hazırladığımız kültür turlarına bu kez duyguları harekete geçiren özel bir konsept ekledik” diyor.

Nostaljik Kapadokya Turu’nun her ayrıntısının titizlikle tasarlandığını ifade eden Eren, şunları söylüyor: “1980’ler birçok insan için sadece bir dönem değil; samimiyetin, paylaşmanın ve gerçek yolculukların simgesiydi. Biz de bu ruhu yeniden canlandırmak istedik. Misafirlerimiz otobüse bindikleri ilk andan itibaren bagaj fişlerinden müziklere, anonslardan ikramlara kadar kendilerini o yılların atmosferinde hissedecek.Kapadokya’nın büyüleyici manzaralarını gezerken aynı zamanda çocukluk anıları da yeniden canlanacak. Açıkçası bu otobüslü turumuzla geçmişe yolculuk yaparak nostaljik bir deneyim yaşatmak istiyoruz.”

Prontotour Yurt İçi Turlar Müdürü Ersin Eren, Prontotour’un bundan sonraki dönemde de yurt içi kültür turlarında fark yaratan konseptler geliştirmeye devam edeceğini, Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini daha fazla kişinin keşfetmesini istediklerini, her yolculuğu hafızalarda yer edecek bir deneyime dönüştürmeyi arzuladıklarını sözlerine ekliyor. 


YELKEN,SANAT,MÜZİK VE GASTRONOMİ AYVALIK’TA YENİDEN BULUŞUYOR

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


YELKEN,SANAT,MÜZİK VE GASTRONOMİ AYVALIK’TA YENİDEN BULUŞUYOR

Art on theBoat, 5 Eylül Cumartesi günü SeturMarinas Ayvalık’ta “Reborn” temasıyla gerçekleşiyor.

Yelken,Sanat, Müzik ve gastronominin buluştuğu Art on theBoat, 5 Eylül Cumartesi günü SeturMarinas Ayvalık’ta gün boyu sürecek ilham dolu programıyla ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Her yıl farklı disiplinlerden sanatçıları, gastronomi dünyasının önemli isimlerini ve yaşam kültürünü aynı rotada buluşturan festival, bu yıl “Reborn” (Yeniden Doğuş) temasıyla katılımcılara unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Festival, daha önce SeturKalamış Marina’da büyük ilgi görmüş, ardından SeturMarinas Ayvalık’a taşınarak sanat ve denizi bir araya getiren özgün bir yaşam festivali kimliği kazanmıştır. 


Festivalin gastronomi bölümünde Türkiye’nin sevilen şefi Mehmet Yalçınkaya, gerçekleştireceği özel söyleşi ve deneyimlerle yer alırken, yazar ve müzisyen Kürşat Başar Trio gün batımına eşlik edecek özel bir konser verecek.

Uluslararası dokuma sanatçısı Fırat Neziroğlu, ressam Pınar Tuba Biçmen ve Küçükköy’ün üretken sanatçıları heykel alanında Hayati Misman, Uğur Çalışkan, Azimet Karaman, resimde Atilla Atar, Rabia Çalışkan, Suna Tüfekçibaşı, Tülin İçözü,Murat Tolga, Emre Yetkin,Önnur Toprak gün boyunca gerçekleştirecekleri sergi ve canlı sanat performanslarıyla marina alanını açık hava sanat galerisine dönüştürecek.

Festivalin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise sanatçı Sevil Duru tarafından gerçekleştirilecek “Reborn&Reunion” performansı olacak. Yeniden doğuş, dönüşüm ve umudu sanatın diliyle anlatan performans, festivalin ana temasını güçlü bir görsel anlatımla ziyaretçilere aktaracak.

Enerjisi yüksek dans gösterileriyle Kakapedia de festival boyunca sahnede olacak. TRT programcısı Oylum Seçin moderasyonunda gün boyu Marina boyunca gerçekleşecek performanslar, müzik denizin ritmiyle buluşturacak.

Ayvalık Sailing Kurucusu Özgür Üçer ile Yelken deneyimi ve söyleşi, sanat atölyeleri, gastronomi buluşmaları, müzik performansları, sergiler ve sürpriz etkinliklerle sabahın ilk saatlerinden gün batımına kadar devam edecek festival, Ayvalık’ın kültür ve sanat takvimine yine önemli bir değer katacak.

Bu yıl Art on theBoat‘ın ana destekçileri arasında Mutlu Makarna, İştirak Yapı,SeturMarinasAyvalık SeaResort&SeaLongBeach, Cunda CallistoHotel&Spa, Cunda Callisto Despot Evi,Çamlık 87 Hotel,Ediz’sBurger, yer alıyor. 

Ayvalık Belediyesinin katkılarıyla festival, bölgenin turizm, gastronomi ve sanat ekosistemini bir araya getirerek Ayvalık’ın yaratıcı kimliğine katkı sunmayı hedefliyor

Denizin özgürlüğünü sanatın yaratıcı gücüyle buluşturan Art on theBoat, 5 Eylül Cumartesi günü Setur Ayvalık Marina’da tüm sanat, gastronomi ve deniz tutkunlarını aynı rotada buluşmaya davet ediyor.


Celestyal Akdeniz’de yeni hikayeler yazmaya hazırlanıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


EGE UZMANI KRUVAZİYER OPERATÖRÜ CELESTYAL, BATI AKDENİZ’E AÇILIYOR

Celestyal Akdeniz’de yeni hikayeler yazmaya hazırlanıyor

Ege ve Doğu Akdeniz’in uzman kruvaziyeri Celestyal, Akdeniz’deki yeni rotalarını duyurdu. Batı Akdeniz'e açılan Celestyal İspanya, Portekiz ve Fas'ı kapsayan 7,14 ve 21 gecelik rotalarıyla misafirlerini buluşturmaya hazırlanıyor.469 Euro’dan başlayan fiyatlarla 1.360 yolcu kapasiteli Celestyal Discovery gemisiyle gerçekleştirilecek yeni program, cruise şirketi için önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Doğu Akdeniz ile Batı Akdeniz arasında kesintisiz bir deneyim sunan program kapsamında Batı Akdeniz'de toplam 14 yeni limana ilk kez sefer düzenlenecek. Konumlandırma programı olarak düzenlenen Kuşadası çıkışlı ‘’Akdeniz Rivierası’’ ise Messina, Napoli, Civitevicha, Nice, Barcelona’ya uzanıyor


Celestyal, 2026-2028 kış programlarına yeni rotalar ekledi. Kruvaziyer firması önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyan bu hamlesiyle Akdeniz’deki uzmanlığını pekiştirmeyi ve derinleştirmeyi planlıyor. Celestyal, daha önce yaptığı açıklamayla 2026/27 kış sezonunda planlanan Basra Körfezi programını iptal ettiğini ve bunun yerine mevcut Doğu Akdeniz sezonunu uzatma kararı aldığını duyurmuştu.2026/27 kış sezonunda Celestyal Discovery, 28 Kasım 2026 tarihinde ana limanı Kuşadası’ndan Barselona'ya hareket edecek. Gemi, iki adet Akdeniz Destanı seferi gerçekleştirdikten sonra, 2 Ocak 2027 tarihinde dönüş konumlandırma seferine çıkacak. Böylelikle yeni program kapsamında Celestyal gemileri, Batı’ya doğru açılan yeni rotalarla 14 yeni limana sefer düzenlemiş olacak. Akdeniz Programı1’i konumlandırma olmak üzere 2 ana güzergah içeriyor:

7 gecelik Akdeniz ihtişamı 469 Euro!

Akdeniz Destanı: İspanya, Portekiz & Fas rotası; İspanya, Portekiz ve Fas'ın en dikkat çekici destinasyonlarını bir araya getirirken, hem Barselona (Tarragona) hem de Lizbon limanlarında gece konaklamalı duraklar, seçili limanlarda daha uzun kalış süreleri ve daha az bilinen destinasyonlara ziyaretler sunuyor.14 gecelik program kapsamında gemi; Malaga (geç saatlere kadar konaklama), Cebelitarık, Kazablanka (geç saatlere kadar konaklama), Cadiz, Lizbon (gece konaklamalı), Tanca, Valensiya, Palma de Mallorca, Sète ve Barselona (Tarragona) (gece konaklamalı) limanlarını ziyaret edecek. Program fiyatları kişi başı 819 Euro'dan başlıyor.

Bu rota ayrıca iki farklı 7 gecelik seçenek olarak da sunuluyor. Misafirler ister Barselona (Tarragona) - Lizbon, ister Lizbon - Barselona (Tarragona) arasında seyahat edebiliyor. 7 gecelik programların fiyatları ise kişi başı 469 Euro'dan başlıyor.


Kuşadası başlangıçlı ‘’Akdeniz Rivierası’’ ile Napoli’den Nice’e keşif 489 Euro!

Batı Akdeniz programını desteklen bir diğer program ise Akdeniz Rivieraları programı. Akdeniz Destanı programını tamamlayarak konumlandırma güzergahı olarak düzenlenen ‘’Akdeniz Rivierası programı, Kuşadası ile Barselona (Tarragona) arasında gerçekleştirilecek iki adet 7 gecelik rotadan oluşuyor. Böylece misafirler Doğu Akdeniz ile Batı Akdeniz arasında kesintisiz bir cruise deneyimi yaşayabilecek.

Kuşadası çıkışlı program; Messina (Sicilya), Napoli, Civitavecchia (geç saatlere kadar konaklama), Nice ve Barselona (Tarragona) (gece konaklamalı) limanlarını kapsarken, dönüş seferi aynı rotanın ters yönünde gerçekleştirilecek. Program fiyatları kişi başı 489 Euro'dan başlıyor.

Dileyen için toplam 21 gecelik Büyük Akdeniz Keşfi 

Misafirler, 7 gecelik Akdeniz Rivierası programını Akdeniz İhtişamı rotasına ekleyerek toplam 21 gecelik kapsamlı bir cruise deneyimi oluşturabiliyor. Dileyenler ise buna mevcut 4 gecelik "Iconic Aegean" programını da ekleyerek toplam 26 gecelik özel bir Akdeniz yolculuğuna çıkabiliyor. Tüm cruise paketlerine yemekler, alkolsüz içecekler, Wi-Fi, liman ücretleri ve bahşişleri dahildir.

Celestyal Türkiye Direktörü Özgü Alnıtemiz yeni programın Türk misafirlerden ilgi göreceğini belirterek şunları söyledi:"On yılı aşkın süredir Yunan Adaları ve Doğu Akdeniz'de misafirlerimize otantik ve destinasyon odaklı cruise deneyimleri sunmamızla tanınıyoruz. Artık aynı anlayışı Batı Akdeniz'e taşımanın ve misafirlerimizi yeni destinasyonlarla buluşturmanın zamanı geldi.Sadece en popüler limanları ziyaret etmek yerine, Batı Akdeniz'in gerçek karakterini yansıtan rotalar oluşturmak için itinayla çalıştık. Barselona ve Lizbon'daki gece konaklamalarının yanı sıra Sète gibi keşfedilmeyi bekleyen destinasyonlara da programda yer verdik ve bazı limanlarda daha uzun süre kalarak misafirlerimizin ziyaret ettikleri yerlerle daha güçlü bağ kurmalarını hedefledik. Misafirlerimiz ister Barselona ile Lizbon arasında düzenlenen 7 gecelik rotayı, ister amiral gemisi niteliğindeki 14 gecelik Akdeniz Destanı programını tercih etsin, her iki seçenekte de Celestyal'in destinasyon odaklı yaklaşımıyla Batı Akdeniz'i en otantik haliyle keşfetme fırsatı bulacak." 


Yeşil Bina Sertifikası nedir? 4 adımda nasıl alınır?


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Yeşil Bina Sertifikası nedir? 4 adımda nasıl alınır? 

İklim kriziyle mücadele, karbon ayak izinin azaltılması ve enerji kaynaklarının verimli kullanılması gibi küresel öncelikler, inşaat ve gayrimenkul sektörünü kökten bir dönüşüme zorluyor. Artık bir yapının sadece estetik veya konforlu olması yetmiyor, çevreye ne kadar duyarlı olduğu da bir o kadar önem taşıyor. Sektördeki bu dönüşümle birlikte yatırımcıların ve müteahhitlerinajandasına giren “Yeşil Bina Sertifikası”, bir mülkün hem prestijini hem de finansal değerini doğrudan artıran en kritik unsurlardan birisi haline geldi. LEED, BREEAM gibi uluslararası sistemlerle tescillenen bu yapılar, enerji tasarrufundan su yönetimine kadar pek çok alanda yüksek standartlar sunuyor.

Yeşil Bina Sertifikası hakkında bilgiler veren İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları söyledi: 

“Yeşil bina sertifikası, bir yapının tasarım aşamasından başlayarak inşaat süreci, işletilmesi ve hatta yıkımına kadar olan tüm yaşam döngüsünde çevreye minimum zarar verdiğini, kaynakları minimum düzeyde tükettiğini kanıtlayan uluslararası geçerliliğe sahip bağımsız bir tescil belgesidir.Yeşil binalar, standart binalara kıyasla %30-%50 arasında enerji, %40’a yakın su tasarrufu sağlıyorlar. Bu durum, işletme maliyetlerini ciddi oranda düşürüyor. Ayrıca, bu sertifikaya sahip mülklerin kira ve satış değerleri daha yüksek olurken, uluslararası fonlardan ve “Yeşil Kredi (GreenLoan)”imkanlarından daha kolay yararlanabiliyor.T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikler kapsamında, yeşil bina sertifikası alan projelere, belediyeler tarafından imar avantajları, harç indirimleri veya bazı vergi muafiyetleri gibi çeşitli yerel teşvikler de sağlanabilmektedir.” dedi. bbb

Yeşil Bina Sertifikası almanın 4 maddede aşamaları nelerdir? 

Bir yapının Yeşil Bina Sertifikası alabilmesi için profesyonelce yönetilmesi gereken belirli aşamaların olduğunu ifade eden İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, sürecin genel hatlarına ilişkin şunları anlattı. 

1-Sertifika Sisteminin ve Hedeflerinin Belirlenmesi: Projenin başında hangi sertifika türünün (Örn: LEED Gold) hedefleneceği netleştirilir.

2-Yeşil Bina Danışmanı ile Çalışma: Süreç oldukça teknik detaylar barındırdığından, akredite bir yeşil bina danışmanı ile sözleşme imzalanır.

3-Kriterlere Uygun Tasarım ve İnşaat: Yapı; Sürdürülebilir Arazi Seçimi, Su Verimliliği, Enerji ve Atmosfer (Yenilenebilir Enerji), Malzeme ve Kaynaklar (Geri Dönüşümlü Malzeme), İç Mekan Kalitesi gibi ana başlıklardaki kriterlere uygun olarak inşa edilir.

4-Denetim ve Planlama: İnşaat bitiminde, tüm tasarım ve uygulama verileri ilgili uluslararası kuruluşa (Örn: USGBC) sunulur. Kurumun yaptığı denetimler sonucunda, toplanan puanlara göre “Yeşil Bina Sertifikası” hakkı kazanılır.

Yaygın kullanılan “Yeşil Bina Sertifikası” isimleri nelerdir? 

Dünyada ve ülkemizde en yaygın kullanılan yeşil bina sertifika sistemleri şunlardır:

1-LEED (ABD): Dünyada en yaygın kullanılan, gümüş, altın ve platin gibi derecelendirmeleri olan sistemdir.

2-BREEAM (İngiltere): Avrupa menşeili, binaların çevresel performansını ölçen en eski sertifikasyon modelidir.

3-B.E.S.T / ÇEDBİK (Türkiye): Türkiye’nin coğrafi ve kültürel şartlarına uygun olarak Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği tarafından geliştirilen yerli sertifika sistemidir.


8 Ağustos 2026 Cumartesi

Executive Chef Göktuğ Güner, Ankara HiltonSA’nın mutfak operasyonlarının liderliğini üstlendi.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Executive Chef Göktuğ Güner, Ankara HiltonSA’nın mutfak operasyonlarının liderliğini üstlendi.

Başkentin simge otellerinden Ankara HiltonSA, gastronomi alanındaki iddiasını daha da ileri taşıyacak önemli bir atamaya imza attı. Türk ve dünya mutfaklarında 23 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip Executive Chef Göktuğ Güner, Ankara HiltonSA’nın tüm mutfak operasyonlarının başına getirildi.


Hilton’un dünya çapındaki hizmet anlayışını yerel değerlerle buluşturan Ankara HiltonSA, bu atamayla birlikte gastronomiyi yalnızca yiyecek ve içecek hizmeti olarak değil, misafir deneyiminin en önemli unsurlarından biri olarak konumlandırmayı hedefliyor. Mevsimsellik, sürdürülebilirlik, yerel üreticilerle iş birlikleri ve çağdaş mutfak anlayışı, otelin yeni gastronomi vizyonunun temel yapı taşlarını oluşturacak.


Kariyeri boyunca farklı ülkelerde lüks otel ve restoranlarda önemli mutfak operasyonlarını yöneten Göktuğ Güner; restoran ve banket yönetimi, konsept geliştirme, menü tasarımı, ekip liderliği ve operasyonel mükemmeliyet alanlarındaki deneyimiyle tanınıyor. Türk mutfağının uluslararası platformlarda tanıtılmasına yönelik çalışmalarıyla da dikkat çeken Güner, Ankara HiltonSA’da misafir beklentilerini aşan özgün gastronomi deneyimleri geliştirmeye odaklanacak.


Yeni görevinde Güner; otelin restoranları, banket operasyonları ve özel davet mutfakları dahil tüm mutfak organizasyonuna liderlik edecek. Yerel ürünlerin ve Anadolu’nun zengin mutfak mirasının modern tekniklerle yorumlandığı yeni menüler geliştirirken, sürdürülebilir mutfak uygulamalarını destekleyen projelere de öncülük edecek. Aynı zamanda ekip gelişimi, yetenek yönetimi ve operasyonel verimliliği merkeze alan liderlik anlayışıyla mutfak ekibinin gelişimine katkı sağlayacak.

SunExpress’ten rekor hafta sonu: Üç gün üst üste günlük yolcu sayısı 71 bini aştı

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SunExpress’ten rekor hafta sonu: Üç gün üst üstegünlük yolcu sayısı 71 bini aştı


Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu olan SunExpress, 31 Temmuz–2 Ağustos 2026 tarihleri arasında her gün 71 binin üzerinde yolcu taşıyarak, bir önceki yılın en yoğun günlerinde kaydedilen rekoru geride bıraktı. Hava yolu, 31 Temmuz Cuma günü taşıdığı 72.340 yolcuyla şirket tarihinin en yüksek günlük yolcu sayısını kaydetti.

SunExpress, Ocak-Haziran 2026 döneminde 6 milyonun üzerinde yolcu taşıdı. Hava yolu, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan dönemde ise toplamda yaklaşık 4 milyon yolcu daha taşımayı öngörüyor.

En fazla yolcu Almanca konuşulan ülkelerden

Almanya, Avusturya ve İsviçre (Almanca konuşulan ülkeler) ile Türkiye arasındaki uçuşlar, rekor hafta sonuna önemli katkı sağladı. Yalnızca 31 Temmuz’da yolcuların %60’tan fazlası, yaklaşık 45 bin yolcu, bu hatlarda seyahat etti.

SunExpress, her gün ortalama 34 bin yolcuya hizmet verirken, günlük 220’nin üzerinde uçuş gerçekleştiriyor. Hava yolu, yılın başından bu yana 86 uçaklık filosuyla 82 milyon kilometreden fazla mesafe kat ederek, Dünya’nın çevresinde 2.000’den fazla tur atmaya eşdeğer bir performans sergiledi.