7 Nisan 2026 Salı

Touch DMC ve TouchCruise& Travel, Konya’da özel etkinlikte 52 seçkin acenta ile bir araya geldi.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TOUCH DMC VE TOUCH CRUISE & TRAVEL, KONYA’DA 52 ACENTAYLA BULUŞTU

Turizm sektörünün güçlü markalarından Touch DMC ve TouchCruise& Travel, Konya’da düzenledikleri özel etkinlikte 52 seçkin acenta ile bir araya geldi. Sektör profesyonellerini buluşturan organizasyon, yeni iş birliklerinin temellerinin atıldığı verimli bir buluşma oldu.


Konya’da gerçekleştirilen etkinlikte, bölgedeki turizm acentalarıyla birebir iletişim kurulurken; markaların sunduğu yeni destinasyonlar, sektörde öne çıkan yeni trendler ve güncel turlar detaylı şekilde paylaşıldı. Katılımcılar, hem mevcut iş birliklerini güçlendirme hem de yeni fırsatları değerlendirme imkânı buldu.


Organizasyon boyunca katılımcılar, mevcut ve yeni destinasyonlar hakkında kapsamlı bilgi edinirken, sektörün geleceğine dair öngörüleri de dinleme fırsatı yakaladı.


TouchCruise& Travel etkinlik kapsamında, gemi seyahatlerinde öne çıkan yeni trendler hakkında katılımcılara detaylı bilgiler sundu. Özellikle son dönemde büyük ilgi gören kapıda vize uygulamaları, vizesiz seyahat fırsatları ve portföye yeni eklenen kara turları acentalar tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Sunumlarda, farklı destinasyonlarda geliştirilen yeni rota ve programlar da paylaşıldı.


Etkinliğin en dikkat çeken başlıklarından biri ise Touch&Book markası oldu. Tüm ürünlerin tek platformda toplanmasını sağlayan sistemin kullanım kolaylığı ve hızlı erişim imkânı, acentaların büyük beğenisini kazandı. Katılımcılar, Touch&Book’un operasyonel süreçleri hızlandıran yapısını ve satış süreçlerine sağladığı katkıları özellikle vurguladı.


Touch DMC ve TouchCruise& Travel, turizm sektöründeki iş birliklerini güçlendirmeye ve farklı şehirlerde düzenlenecek etkinliklerle sektör profesyonelleriyle bir araya gelmeye devam edeceklerini belirtti.


TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya:"Turizm, Dünyadaki Türbülansın Yegane Panzehiridir"

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya:"Turizm, Dünyadaki Türbülansın Yegane Panzehiridir"

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından hayata geçirilen ve sektörün referans noktası haline gelen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, “Eğitim, İletişim ve Dayanışma” mottosuyla başladı. Üç gün boyunca sürecek olan dev organizasyonun açılışında konuşan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya turizmin küresel barışa sağladığı katkıya dikkat çekerek "Turizm, dünyadaki türbülansın yegane panzehiridir" değerlendirmesinde bulundu.

TÜRSAB tarafından geleneksel hale getirilen ve turizm dünyasının prestijli referans noktası kabul edilen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, sektörün farklı kesimlerinden paydaşları tek bir platformda buluşturdu. Ford Türkiye, Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi ana sponsorluğunda Antalya’da Nirvana Cosmopolitan Lara Hotel’de düzenlenen kongreye; seyahat acentası temsilcileri, turizm sektör paydaşları, kamu kurum ve kuruluşları, teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılıyor.

Kongrenin açılış töreninde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim ve Disiplin Kurulu Başkanları, Başkan Başdanışmanları, BTK Başkanları, İhtisas Başkanları hazır bulundu.

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu, TUREB Başkanı Abdulkadir Tanrıdağlı, KITSAB Başkanı Oğuz Akançay, TTYD Başkanı Oya Narin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu, Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, DEİK Küba İş Konseyi Türkiye Tarafı Başkanı Oğuz Satıcı ile protokol konukları, seyahat acentası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda gazeteci organizasyona katılım sağladı.

Bağlıkaya: “Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur”

4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin açılış konuşmasını TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya gerçekleştirdi. Bağlıkaya konuşmasında, turizmin toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz vardır; Hani denir ya ‘futbol asla sadece futbol değildir’ diye… Turizm de asla sadece turizm değildir. Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, uyum içinde bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir faaliyettir.”

“Bu faaliyetin mimarı, hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır” diyen Bağlıkaya, “Seyahat acentaları; turizm adına gerçekleştirilen tüm faaliyetleri planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir. Elbette başta konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz ve ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan tüm paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez. Biz hep birlikte güçlüyüz” şeklinde konuştu.

“Savaş turizm sektörü üzerindeki baskıyı artırıyor”

Turizmin özellikle barışı tesis eden yönünün bugünlerde vurgulanması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti:

“Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, başta bölgemiz olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkilemektedir. Artan gerilimler ve değişen küresel dengeler seyahat hareketliliğini kısıtlamakta; belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzamakta ve destinasyon tercihleri yeniden şekillenmektedir. Bu tablo, insani etkilerinin yanı sıra turizm sektörü üzerindeki baskının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı başarmış güçlü bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı tetikleyen her zaman seyahat acentaları olmuştur. Böyle dönemlerde seyahat acentaları yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik bir sorumluluk üstlenmektedir.”

“Bölgemizde kimin kaç savaş uçağı olduğunu değil, kaç charter uçağının geleceğini konuşmalıyız”

Hassas dönemlerde seyahat acentalarının desteklenmesinin daha da önemli hale geldiğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, “Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının sürekliliğini sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkemizin uluslararası konumuna doğrudan katkı sunar” dedi.

Dünyanın içinde bulunduğu eksen kaymasından bir an önce kurtulmasını temenni ettiklerini söyleyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ortaya koyacağı fikir ve önerilerle bizlere yol göstereceğine ve verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.”

Kongre destekçilerine plaket takdim edildi

Açılış konuşmasının ardından TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ana sponsorlarından Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi, Ulaşım sponsoru Aker Otobüs İşletmeleri, gümüş sponsorlar Jolly Tur, HSS Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, bronz sponsorlar RNG Technology, Özkandan Group ve Wİ-Fi sponsoru Tatilbudur yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim etti.  

Yapı Kredi Akdeniz Bölge Müdürü Hatice Yazıcı plaket töreninin ardından yaptığı konuşmada “Turizm, yalnızca bir sektör değil; ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin en stratejik kaldıraçlarından biri. Yapı Kredi olarak, sektörün ihtiyaçlarına özel çözümlerimizle turizmin her aşamasında paydaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de finansal çözümlerimiz ve iş birliklerimizle sektörü desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

TK-Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen THY’nin yeni Fintek platformunu tanıttı

Kongrenin ilk sunumu Türk Hava Yolları’nın (THY) yeni fintek platformu TK-Pay lansmanı ile devam etti. TK- Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen konu ile ilgili yaptığı sunumda, TK-Pay’in THY’nin en genç girişimi ve iştiraki olduğuna işaret etti. THY olarak finansal ürünleri teknoloji ile sunma işi olan Fintek’e önem verdiklerini belirten Ekmen, “Fintekte ödeme teknolojileri geliştiriyoruz. Biz de aslında bankacılık gibi regüle bir sektörüz” dedi.

Ekmen, “THY’nin dijital kanalları yılda 400 milyondan fazla ziyaret alıyor. 7 milyar doların üzerinde kartlı ödeme hacmine sahibiz. Seyahat sektörü 64 milyon potansiyel kitleye sahip. Seyahat sektörünün 65 milyar doların üzerinde gelir kapasitesi mevcut ve 45 binden fazla potansiyel üye işyerini de barındıran önemli bir sektör” değerlendirmesinde bulundu.

Turizm sektörünün ihtiyaçlarını doğru belirlemek için sektör paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mustafa Ekmen, seyahat sektöründe ödemelerde Fintek payının %2,5 olduğunu, bunun %6,5’lik diğer sektör oranlarının altında kaldığını ifade etti.

Seyahat sektörü için hazırladıkları kurumsal cüzdanı seyahat acentalarına göre düzenlediklerini kaydeden Ekmen, mutabakat kolaylığı, raporlama, kredi ve banka kartı ile ödeme gibi avantajlar sunduklarını da dile getirdi. Seyahat acentalarına ayrıca sanal pos imkanı sunduklarına da değinen Ekmen, pilot uygulamaları gerçekleştirilen sistemin tüm acentaların kullanımına hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Kongrenin oturumları, ikinci günde yoğunlaşıyor

4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi, birbirinden önemli oturumlarla 7 Nisan Salı günü devam edecek. Kongrenin ikinci günü, turizmin geleceğine ışık tutacak oturumlara sahne olacak. Günün ilk bölümünde; moderatör Ali Çağatay eşliğinde Gaffar Yakınca ve Nagehan Alçı, yapay zekâ teknolojilerinin turizme entegrasyonunu tüm boyutlarıyla değerlendirecek. Ardından Erkan Mumcu, Deniz Ülke Kaynak, Murat Saygı, Ezel Akay ve Elif Kınay; turizmin stratejik bir "yumuşak güç" olarak diplomatik ve kültürel etkilerini masaya yatıracak.

Turizm Ekonomisinde Yeni Dönem: Sektörel Teşvik Modelleri ve Yerel Yönetim İş Birlikleri

Ekonomi ve finans ayağında ise Prof. Dr. Kerem Alkin’in derinlikli analizleri ile katılımcılara hitap ederken, TÜRSAB ile Yapı Kredi ile arasındaki iş birliğinin detayları konusunda özel bir sunum gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın MICE Teşvikleri Lansmanı ile sektöre sunulan yeni finansal destek paketleri de kamuoyuyla paylaşılacak.

Günün finalinde, moderatörlüğünü Faruk Özlü’nün üstlendiği özel panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bölgesel tanıtım ve pazarlamada yerel yönetimlerin üstlendiği lokomotif rolü katılımcılara aktaracak.

Stratejik Analizlerden Somut İş Birliklerine: “Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu”

Kongrenin son günü olan 8 Nisan Çarşamba, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek sunumun ardından; Levent Erden ve Serdar Kuzuloğlu değişen tüketici profili ve yarının trendlerini analiz edecek.

TÜRSAB’ın her bir oturumunu sektörün gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde titizlikle tasarladığı bu kapsamlı program; tüm tartışmaların ve stratejilerin damıtıldığı ‘Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu’nun açıklanmasıyla sona erecek.

6 Nisan 2026 Pazartesi

BAKAN ERSOY MÜJDEYİ VERDİ: KÜLTÜR YOLU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BAKAN ERSOY MÜJDEYİ VERDİ: KÜLTÜR YOLU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

26 ŞEHİRDE, 8 AY BOYUNCA KÜLTÜR VE SANAT MARATONU

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin en kapsamlı kültür sanat organizasyonları arasında yer alan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılında yeniden sanatseverlerle buluşacağını müjdelerken, festivale dair yenilikleri de duyurdu. “Türkiye Kültür Yolu Festivali 2026’da gastronomide danışma kurulları ve ‘şehir şefleri’ uygulaması hayata geçirilirken, festival içerikleri artık tek bir sosyal medya hesabı üzerinden takip edilebilecek.”

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde geri sayım başladı. Festival, 25 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa’da başlayacak, 15 Kasım 2026’da Adana’da sona erecek. Yaklaşık 8 ay sürecek bu kültür sanat maratonu, bu yıl 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliğini daha da güçlendirecek.

Bakan Ersoy, 2021 yılında 80 mekânda ve 2.000’in üzerinde sanatçıyla başlayan festivalin bugün uluslararası bir kültür markasına dönüştüğünü belirtti. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali olarak başlayan ve her yıl büyüyerek Türkiye geneline yayılan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında 26 şehirde gerçekleştirilecek. Ersoy, 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da katılımıyla festivalin 32 şehre ulaşacağını ifade etti.

“Artık insanlar sadece görmek için değil, hissetmek ve deneyimlemek için seyahat ediyorlar” diyen Bakan Ersoy, kültür ve sanat faaliyetlerinin Bakanlığın asli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını hedefleyen festivalin, yalnızca bir etkinlik serisi olmanın ötesinde Türkiye’nin kültürel dönüşümünün güçlü bir temsilcisi olduğunu belirten Ersoy, Cumhuriyetin 100’üncü yılı itibariyle Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalin her geçen yıl daha da güçlenerek yoluna devam ettiğini söyledi.

FESTİVALE DAİR HER ŞEY ARTIK TEK SOSYAL MEDYA HESABINDA 

Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin artık tek bir sosyal medya hesabı üzerinden takip edilebileceğini belirterek, festival takvimi ve tüm detaylarınhttps://kulturyolufestivali.com/ internet sitesi ile @turkiye_kulturyolu Instagram hesabı üzerinden paylaşılacağını ifade etti.

GASTRONOMİ: KÜLTÜRÜN LEZZETLE BULUŞTUĞU NOKTA

Festival kapsamında şehirlerin gastronomi değerleri de ön plana çıkacak. Yerel mutfakların özgün lezzetleri, gastronomi etkinlikleri ve deneyim alanlarıyla ziyaretçilere sunulacak.

Şeflerin katılımıyla gerçekleşecek atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları sayesinde Türkiye’nin mutfak kültürü daha geniş kitlelere tanıtılacak. Festival, gastronomiyi yalnızca bir tat deneyimi değil, kültürel mirasın önemli bir parçası olarak ele alacak.

2026 yılında gastronomi alanında önemli bir yenilik de hayata geçirilecek. Festival kapsamındaki şehirlerde gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Her şehrin kendi mutfak kültürünü en doğru şekilde temsil etmesi için alanında uzman isimlerin yer alacağı bu kurullar, şehirlerin öne çıkan lezzet noktalarını ve deneyim rotalarını belirleyecek.

Ayrıca her şehir için bir “şehir şefi” belirlenerek, yerel gastronominin temsil gücü artırılacak. Şehir şefleri, hem etkinlik içeriklerinin oluşturulmasında aktif rol üstlenecek hem de o kentin mutfak mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacak. Bu yeni yapı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali, gastronomiyi daha sistematik, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alacak.


9 GÜNLÜK FESTİVAL, ŞEHİR EKONOMİLERİNE GÜÇ KATIYOR

Her şehirde 9 gün süren festival programı, yalnızca kültürel değil ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlıyor. Festival süresince oteller, restoranlar ve yerel işletmeler yoğun talep görürken, şehir dışından gelen ziyaretçilerle birlikte turizm hareketleniyor.

Bakan Ersoy, festivalin ekonomik etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“9 gün boyunca düzenlediğimiz etkinliklerin şehir ekonomisine büyük katkısı var. Esnafımız bu sürede neredeyse 3 aylık iş yapıyor. Hem yerel halk hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler sayesinde illerimizin ekonomisi ciddi şekilde canlanıyor. Hem festivale katılanlar hem il dışından etkinlikleri izlemek için gelenler adeta ilin ekonomisine can suyu oluyor.”

ŞEHİRLERDE KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI

Konserlerden sergilere, tiyatrodan operaya, söyleşilerden atölyelere kadar binlerce etkinlik ile Türkiye, aylar boyunca büyük bir kültür sahnesine dönüşecek. Festivalin kapsadığı şehirlerde kültür ve sanat heyecanı şimdiden hissedilmeye başlandı.

Türkiye Kültür Yolu Festivali, her şehirde yerel değerleri öne çıkaran, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren ve geniş kitlelere ulaşan etkinlikleriyle şehirlerin kültürel dinamizmini artıracak.

2025 yılında 20 şehirde gerçekleştirilen ve 180 gün süren festival; 9 bin 645 etkinlik ve 50 bin 400 sanatçının katılımıyla büyük bir başarıya imza atmıştı. 2026 yılında ise bu güçlü yapı daha fazla şehre yayılacak, daha uzun süreli ve daha kapsamlı bir içerikle hayata geçirilecek.

26 ŞEHİR, TEK BİR KÜLTÜR ROTASI

2026 takviminde Şanlıurfa’nın ardından Aydın, Mersin, Eskişehir, Manisa, Trabzon, Samsun, Bursa, Sakarya, Van, Konya, Nevşehir, Malatya, Erzurum, Ordu, Çanakkale, Kayseri, Kahramanmaraş, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, İzmir, Antalya ve Adana yer alıyor.

Bu yıl Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da dahil edilmesiyle festival 26 şehirde doruğa ulaşacak. Her şehir, kendi kültürel mirasını ve yerel değerlerini festivalin ruhuna katarak Türkiye’nin zenginliğini görünür kılacak.

ÇOCUKLAR İÇİN RENKLİ VE ÖĞRETİCİ DÜNYA

Festival, çocuklar için özel olarak hazırlanan etkinliklerle de dikkat çekiyor. Atölyeler, sahne gösterileri, tiyatrolar, interaktif oyun alanları ve eğitici programlarla çocuklar erken yaşta sanatla buluşacak.

Festival kapsamında kurulacak çocuk köyleri, açık hava oyun alanları ve yaratıcı etkinlik sahaları sayesinde çocuklar hem eğlenecek hem de sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen deneyimler yaşayacak. Bu kapsamlı içerik, kültürel farkındalığın küçük yaşta gelişmesine katkı sağlayacak. Konserlerden sergilere, opera ve bale gösterilerinden modern dansa, söyleşilerden atölyelere kadar uzanan binlerce etkinlik ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşacak. Festivalin tüm etkinlikleri tek bir dijital platform üzerinden takip edilebilecek ve ziyaretçiler programlara kolaylıkla erişebilecek.


5 Nisan 2026 Pazar

Ela ExcellenceResort Belek, İki Prestijli Ödülle Başarısını Tescilledi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Ela ExcellenceResort Belek, İki Prestijli Ödülle Başarısını Tescilledi

Akdeniz’in eşsiz doğasıyla kişiselleştirilmiş lüksün konforunu birleştiren Ela ExcellenceResort Belek, misafir memnuniyeti ve hizmet kalitesi alanındaki güçlü performansı, aile odaklı deneyim yaklaşımıyla QM TourismAwards’ta “Türkiye’s Best QM Belek Family Hotel” ödülünün sahibi oldu.Resort ayrıca tanıtım filmiyle The Golden City GateAwards 2026’da “Golden Star” ödülünü de kazandı. 

Ela ExcellenceResort Belek, misafir deneyimi ve yaratıcı iletişim alanındaki yaklaşımını ulusal ve uluslararası ödüllerle taçlandırıyor. Hizmet kalitesini sürekli geliştiren yaklaşımı ve misafir beklentilerine odaklanan hizmet anlayışıyla Ela ExcellenceResort Belek, turizm sektöründe güçlü bir konumda yer alıyor. Bu çerçevede Resort, Türk turizminin en prestijli ve en kapsamlı ödül platformlarından biri olan QM TourismAwards kapsamında “Türkiye’s Best QM Belek Family Hotel” ödülüne layık görüldü. Hizmet kalitesi, misafir memnuniyeti ve deneyim yönetimi alanlarında gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme sonucunda elde edilen bu başarı, Ela ExcellenceResort Belek’in misafir odaklı hizmet yaklaşımının ve sürdürülebilir kalite anlayışının sektörde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koydu.

Ela ExcellenceResort Belek’in kazandığı bir diğer önemli ödül ise uluslararası turizm film ve multimedya yarışması The Golden City GateAwards 2026’dan geldi. Resort, tanıtım filmiyle “Golden Star” ödülünün sahibi oldu. Farklı ülkelerden geniş katılımla gerçekleşen yarışmada elde edilen bu sonuç, markanın hizmet kalitesinin yanı sıra iletişim ve içerik üretimi alanındaki yetkinliğini de uluslararası ölçekte teyit etti.

“Misafirlerimize unutulmaz bir tatil yaşatmak için daha iyisini sunmaya devam edeceğiz”

Ela ExcellenceResort Belek Genel Müdürü Ufuk Gezgin,“FeelWell Luxury”anlayışıyla iyi yaşam, gastronomi ve sürdürülebilirliği bir araya getirerek misafirlerimize özenle tasarlanmış bir tatil sunuyoruz. Aile odaklı yaklaşımımız, Everland Çocuk Dünyası gibi çocuklara özel alanlarımız ve kişiselleştirilmiş hizmet anlayışımızla hem yerli hem de uluslararası misafirlerimizin beklentilerine yanıt veriyoruz. Kazandığımız ödüller, misafir deneyimini merkeze alan yaklaşımımızın ve iletişim alanındaki çalışmalarımızın güçlü bir yansıması. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen misafirlerimize içtenlikle teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de misafirlerimize unutulmaz bir tatil yaşatmak için daha iyisini sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Çocuklara özel bir dünya

Ela ExcellenceResort Belek’in aile odaklı yaklaşımı ise resort genelinde hissedilen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 5.000 metrekarelik alana yayılan Everland Çocuk Dünyası, çocuklara özel tasarlanmış alanları ve zengin içerikleriyle tatilin her yaştan misafir için keyifli hale gelmesini sağlıyor. Atölyelerden teknoloji alanlarına uzanan bu yapı, çocukların eğlenirken keşfedebileceği bir alan sunuyor.

Özak Global Holding’in “FeelWell Luxury” yaklaşımıyla kişiye özel tatil deneyimi sunan markası Ela ExcellenceResort Belek, sürdürülebilir kalite anlayışı ve yüksek hizmet standartlarıyla konuklarına her sezon yenilenen bir resort deneyimi vadediyor.

Günün her saatinde keyif ve lezzet

Kişiselleştirilmiş hizmet anlayışıyla, misafirlerineayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunan Ela ExcellenceResortBelek, Akdeniz’in doğasıyla iç içe konumlanan, denize açılan geniş alanları, sakin atmosferi ve gün boyu değişen ritmiyle keyifli bir tatil vadediyor. Açık ve kapalı yüzme havuzları, su kaydırakları ve çocuklara özel havuz alanlarıyla her yaştan misafire hitap eden Ela’nın özel plajı ve iskelesi Akdeniz’in berrak mavisiyle buluşma fırsatı sunuyor. Ela ExcellenceResort Belek, farklı mutfaklardan ilham alan restoranları ve şef dokunuşlarıyla hazırlanan menüleriyle öne çıkıyor. Günün her saatine yayılan bu lezzet deneyimi, özenli sunumlar ve rafine bir atmosferle tamamlanıyor.


ElaZenHealth& Spa ise yaklaşık 4.500 metrekarelik alanı, doğal içerikli uygulamaları ve kişiye özel bakım seçenekleriyle misafirlerini dingin ve yenileyici bir atmosferle buluşturuyor. Farklı terapi seçenekleri ve bakım ritüelleriyle tasarlanan bu alan, misafirlerin kendilerine zaman ayırabilecekleri özel bir alan sunuyor.


SunExpress ile Antalya’dan Memmingen’e direkt uçuşlar başladı

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SunExpress ile Antalya’dan Memmingen’e direkt uçuşlar başladı

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, Antalya’dan Almanya’nın Memmingen şehrine direkt uçuşlarını başlattı. Haftada beş sefer ile başlayan yeni hat, yolculara Almanya’nın güneyine hızlı, konforlu ve kolay erişim imkânı sunuyor.

Antalya – Memmingen uçuşları haftada beş gün; Pazartesi, Salı, Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri gerçekleştiriliyor. Seferler, 11 Mayıs – 24 Haziran ile 3 Ağustos – 20 Eylül 2026 tarihleri arasında haftanın her günü gerçekleştirilecek.

Almanya’nın Bavyera eyaletinde yer alan Memmingen, tarihi dokusu, iyi korunmuş eski şehir merkezi ve Alpler’e yakın konumuyla öne çıkıyor. Gotik ve Barok mimarinin izlerini taşıyan yapıları ve renkli meydanlarıyla dikkat çeken şehir, özellikle kısa süreli seyahatler için ideal bir alternatif sunuyor.

Memmingen, Münih başta olmak üzere güney Almanya’daki önemli şehirlere yakın konumuyla kolay ulaşım imkânı sağlarken, Alpler’e olan yakınlığı sayesinde doğa tutkunları için yürüyüş, kayak ve açık hava aktiviteleri açısından da cazip bir başlangıç noktası sunuyor.


Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Asya-Pasifik’teki Operasyonlarını Güçlendiriyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Asya-Pasifik’teki Operasyonlarını Güçlendiriyor

Yer ve kargo hizmetleri alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları ile gerçekleştirdiği yeni iş birliği kapsamında, Endonezya’nın iki ana havacılık merkezi olan Bali I Gusti Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı (DPS) ve Jakarta Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı (CGK)’ndaki faaliyetlerini genişletmeye hazırlanıyor. 1 Nisan 2026 itibarıyla başlayan operasyonlar, Çelebi Havacılık’ın bölgedeki büyüme ivmesini güçlendirirken, küresel havacılık ekosistemindeki konumunu daha görünür ve etkili hale getiriyor.

Havacılık sektöründe 65 yılı aşkın deneyimiyle üç kıtada faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, söz konusu iş birliği kapsamında her iki istasyonda da yolcu hizmetleri, rampa hizmetleri, uçuş operasyonları ve güvenlik hizmetleri sunacak. Türk Hava Yolları’nın halihazırda Jakarta’da haftalık 7, Bali’de ise 12 frekans olarak planlanan uçuşları, önümüzdeki dönemde sırasıyla 10 ve 14 sefere çıkarılacak. İstanbul–Jakarta–İstanbul ve İstanbul–Bali–İstanbul hatlarında gerçekleştirilecek bu uçuşlar kapsamında, Çelebi Havacılık’ın yıllık yaklaşık 1.000 uçuş operasyonunu yönetmesi ve yıllık 650 bin yolcuya hizmet vermesi öngörülüyor.

Uluslararası havayolu portföyünde stratejik genişleme

Türk Hava Yolları’nın portföye dahil edilmesi, Çelebi Havacılık’ın Endonezya operasyonları açısından önemli bir eşik olarak öne çıkıyor.Şirketin uluslararası pazardaki konumunu güçlendiren bu iş birliği, aynı zamanda diğer global havayolları için de güçlü bir referans ve güven unsuru oluşturuyor. Çelebi Havacılık, bu adımla birlikte bölgedeki operasyonel ölçeğini büyütürken, uluslararası pazar payını artırma hedefini de destekliyor.

Jakarta, Endonezya’nın başkenti ve iş dünyasının merkezi olarak yüzlerce farklı destinasyona bağlantı sağlayan kritik bir merkez konumunda yer alırken; Bali ise ülkenin en önemli turizm kapısı ve küresel ölçekte öne çıkan bir tatil destinasyonu olarak dikkat çekiyor. Bu iki önemli merkezde sunulacak hizmetler, hem iş hem turizm odaklı yolcu trafiğinin etkin ve kesintisiz şekilde yönetilmesine katkı sağlayacak.

Sürdürülebilir ve yolcu odaklı hizmet yaklaşımı

Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları operasyonlarında tamamen elektrikli ekipman kullanarak sürdürülebilirlik odağını sahaya taşımaya devam ediyor. Karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayan bu uygulamalar, çevre dostu havalimanı hedefleriyle uyumlu bir operasyon modeli sunuyor.

Şirketin yolcu deneyimi yaklaşımı ise güvenlik, operasyonel mükemmeliyet ve hizmet kalitesini odağına alıyor. Çelebi Havacılık ekipleri, her iki havalimanında da operasyonel süreçlerin sorunsuz ilerlemesini sağlayarak, Türk Hava Yolları yolcularına güvenli, zamanında ve konforlu bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor.

Çelebi Havacılık Endonezya Genel Müdürü Andy Dias ise konuyla ilgili şunları söyledi:

“Türk Hava Yolları ile başlattığımız bu iş birliği, Endonezya’daki operasyonlarımızın ulaştığı olgunluk seviyesini ve uluslararası havayolları nezdinde oluşturduğumuz güveni yansıtması açısından son derece kıymetli. Bali ve Jakarta’da daha önce devreye aldığımız operasyonlarla birlikte bölgede güçlü bir operasyonel altyapı ve deneyim oluşturduk. Bugün geldiğimiz noktada, bu birikimi global ölçekte önde gelen bir havayolu ile iş birliğine dönüştürmekten memnuniyet duyuyoruz.

Endonezya’da ilk kez, geniş gövdeli bir uçağın tüm yer hizmetleri süreçleri, tamamen elektrikli yer hizmet ekipmanlarıyla gerçekleştirilecek; bu uygulama, ülkede sürdürülebilir havacılık adına yeni bir standart belirleyecek.

Bu iş birliğinin, Endonezya’daki hizmet kapsamımızı genişletmenin yanı sıra uluslararası pazardaki konumumuzu daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Yerel ekiplerimizin yetkinliği, operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımız ve sürdürülebilir hizmet modelimizle, Türk Hava Yolları yolcularına güvenli, zamanında ve yüksek standartlarda bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliğinin, bölgede yeni havayolu iş ortaklıkları için de güçlü bir referans oluşturacağına inanıyoruz.”


Regnum The Crown ve Regnum Carya Sezona Merhaba Diyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Regnum The Crown ve Regnum Carya  Sezona Merhaba Diyor

Antalya’da doğa ile iç içe atmosferiyle, Belek’in göz alıcı kıyısında denize sıfır konumunda, lüks hizmet anlayışıyla misafirlerini ağırlayan Regnum The Crown ve Regnum Carya, 2026 yaz sezonunu 1 Nisan itibariyle karşılıyor.


Antalya-Belek’in göz alıcı kıyısında yer alan Regnum Hotels, doğa ile iç içe atmosferiyle, denize sıfır konumu ve lüks hizmet anlayışıyla misafirlerini yeni sezonda da unutulmaz anılar biriktirmeye davet ediyor. Regnum Carya ve Regnum The Crown, yeni sezonda da hafızalardan silinmeyecek ağırlama deneyimini misafirlerine sunmaya devam edecek. 


Regnum The Crown ile lüks tatil deneyimini üst seviyede yaşayın!

Benzersiz mimarisi, üst düzey hizmet anlayışı ve zengin yaşam alanlarıyla misafirlerini ağırlayan Regnum The Crown, alışılmışın dışında bir lüks deneyimi vadediyor. Türkiye’de bir ilk olan yetişkinlere özel rooftop alanı, dünya mutfaklarını kapsayan zengin gastronomi seçkisi, çocuklu aileler için eğlence alanları ve geniş bir yelpazeye sahip aktiviteleri ile bölgenin denize en yakın konumuna sahip Regnum The Crown, konaklama alanında farklı bir anlayış ile lüks deneyimi yeniden tanımlıyor.


Regnum The Crown, her biri özenle tasarlanmış, yüksek standartlarla donatılmış 110 metrekare ile  1700 metrekare arasında değişen süitlerinde misafirlerine hafızalardan silinmeyecek bir konaklama vadediyor. Otel, deniz, havuz ve bahçe manzaralı farklı konseptteki geniş süitler, sonsuzluk havuzu, giyinme odaları, özel butler hizmeti ile konfor ve şıklığı buluşturuyor. 


Türkiye’de bir ilk olan sadece yetişkinlere özel rooftop alanıyla dikkat çeken Regnum The Crown, sonsuzluk havuzu, panoramik manzaralı restoran ve barları, özel fitness kulübüyle çiftler ve sakinlik arayan misafirler için eşsiz bir deneyim sunuyor.


Dünya mutfaklarından lezzetleri en üst seviyede yaşatan Regnum The Crown, Pan-Asya, Arap, Yunan, Meksika, İspanyol Tapas, Slavic ve sağlıklı yaşam mutfağı gibi seçenekleri misafirleriyle buluşturuyor. Otel, zengin pastane ve barlarıyla da tatilde gastronomi deneyimini isteyenlere hitap ediyor. 


Aqua World’deki temalı havuzlar ve çocuk kulübüyle Regnum The Crown, ailenin her yaştan ferdi için eğlenceli anlarla dolu bir tatil deneyimi sunuyor. Ana havuz, deniz suyu havuzu, dalga havuzu ve açık/kapalı çocuk havuzları farklı yaş gruplarına hitap ediyor.


Regnum Carya misafir deneyimini yeniden tasarlıyor!

Misafirlerine konfor, lüks ve özel hizmetleri bir arada sunan Regnum Carya, deneyim odaklı tatil arayışındakiler için birbirinden zengin seçenekleri bir araya getiriyor. Gastronomiden zengin spor aktivitelerine uzanan deneyimsel bir tatil arayışında olanlar için Regnum hissini yaşatan Regnum Carya, misafirlerine ayrıcalıklı bir tatil vadediyor. 

  

Regnum Carya, dünya mutfaklarından özenle hazırlanan menüleri ve a la carte hizmeti veren Japon, İtalyan, Türk, Brazilya ve Steak House restoranlarında gastronomi deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Regnum Carya, zarafet, sadelik ve doğadan ilham alan bir lüks her şey dahil deneyimini 12 yılı aşkın süredir her gün yeniden tasarlıyor.