14 Ekim 2026 Çarşamba

ANTALYA’NIN İKONU DİVAN TALYA, YENİ DÖNEMİYLE MİSAFİRLERİNİ AĞIRLAMAYA BAŞLADI

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



ANTALYA’NIN İKONU DİVAN TALYA, YENİ DÖNEMİYLE MİSAFİRLERİNİ AĞIRLAMAYA BAŞLADI

“İkonun Yeniden Doğuşu” Söylemiyle 50 Yıllık Miras Yeniden Hayat Buluyor

Yarım asır boyunca Antalya turizminin gelişimine eşlik eden ve şehrin sosyal hafızasında özel bir yer edinen Divan Talya, kapsamlı dönüşümünün ardından kapılarını misafirlerine yeniden açtı. ‘İkonun Yeniden Doğuşu’ söylemiyle yeni dönemine adım atan Divan Talya, şehrin merkezindeki ayrıcalıklı konumunu Akdeniz manzarası ve tatil deneyimiyle bir araya getirerek, üst segment konaklama ve ağırlama anlayışını Antalya’nın merkezinde, Akdeniz’in yaşam kültürüyle yeniden yorumluyor.

Antalya’nın turizm tarihinde 50 yıllık geçmişiyle özel bir yere sahip Divan Talya, köklü mirasını günümüzün konaklama anlayışıyla yeniden yorumlayarak misafirlerini ağırlamaya başladı. 1976 yılında Antalya’nın ilk beş yıldızlı oteli olarak açılan ve şehrin sosyal ve kültürel hayatında önemli bir yer edinen Divan Talya, geçmişine saygı duyan çağdaş Akdeniz yaşamı vizyonuyla yeniden hayat buluyor. Yeni döneminde şehrin merkezindeki ayrıcalıklı konumunu Akdeniz manzarası ve ayrıcalıklı konaklama deneyimiyle bir araya getiren Divan Talya,Antalya’nın merkezindeki konumunu Akdeniz’in yaşam kültürünü yansıtan çağdaş ve üst segment bir konaklama deneyimiyle buluşturuyor.

Beş yıldızlı otel olarak hizmet veren Divan Talya, Çevresel ve Kültürel Sürdürülebilirlik Sertifikası’na da sahip bulunuyor. Şehir merkezindeki konumunu otel konforuyla buluşturan Divan Talya, iş amaçlı konaklamalar için de elverişli bir seçenek sunarken, Antalya’nın kültürel ve tarihi zenginliklerine kolay erişim sağlıyor. Akdeniz manzarası eşliğinde şehir yaşamını konfor ve ayrıcalıklı bir konaklama deneyimiyle buluşturan Divan Talya, Kaleiçi’ne yürüyüş mesafesinde konumlanıyor. Antalya Havalimanı’nın yanı sıra Aspendos, Perge ve Olympos Antik Kenti ile Likya Yolu gibi bölgenin önemli kültürel ve doğal rotalarına yakınlığıyla Antalya’yı farklı yönleriyle keşfetmek isteyen misafirler için de merkezi bir konumda yer alıyor.

Divan Talya’nın 50 yıllık mirasını günümüzün konaklama anlayışıyla yeniden yorumladıklarını belirten Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder, “Divan Talya, 1976’dan bu yana Antalya turizminin gelişimine eşlik eden ve şehrin sosyal hafızasında güçlü bir yer edinen ikonik bir marka. Bugün ‘The Return of an Icon’ söylemiyle başladığımız yeni dönemde köklü mirası çağdaş bir konaklama anlayışıyla yeniden yorumluyoruz. Şehrin merkezindeki ayrıcalıklı konumumuzu, kesintisiz Akdeniz manzarası ve dinlenme olanaklarıyla bir araya getirerek, Antalya’nın merkezinde Akdeniz’in yaşam kültürünü yansıtan üst segment bir konaklama ve ağırlama anlayışı sunuyoruz.

Divan Talya’nın geçmişten gelen güçlü karakterini korurken, bugünün misafir beklentilerine cevap veren rafine ve çağdaş bir Akdeniz yaşamı ortaya koyuyoruz. ‘The Return of an Icon’ yaklaşımıyla Divan Talya’nın yeni dönemini kurgularken Antalya ile kurduğu bağı merkeze aldık. Şehrin dinamizmiyle Akdeniz kıyısının dinginliğini aynı deneyimde buluşturan, bulunduğu coğrafyanın ruhunu çağdaş bir tasarım ve hizmet anlayışıyla yansıtan bir yaklaşım benimsedik. Divan Talya’yı hem Antalya’yı ziyaret eden misafirlerin hem de şehirde yaşayanların hayatına dokunan güçlü bir buluşma noktası olarak konumlandırıyoruz. Yarım asırlık mirasımızdan aldığımız güçle Divan Talya’nın Antalya’daki ikonik yerini yeni döneminde de sürdürüyoruz.”

Divan Talya’nın 176 Odasının Tamamı Akdeniz’e Açılıyor

Divan Talya’nın şehir merkezindeki konumunu Akdeniz’le buluşturan en önemli özelliklerinden biri 176 odasının tamamının doğrudan deniz manzarasına açılması. Konaklama deneyiminin merkezinde yer alan Akdeniz manzarası, otelin çağdaş mimarisi ve tasarım anlayışına da yön veriyor. Otelin genelinde çağdaş mimari, konfor ve Akdeniz’le kurulan güçlü görsel bağ ön plana çıkıyor.Evcil hayvan dostu yaklaşımıyla Divan Talya, belirlenen koşullar dahilinde misafirlerine seyahat deneyimlerini evcil hayvanlarıyla birlikte yaşama imkânı sunuyor.

Akdeniz’den Asya’ya Uzanan Gastronomi Deneyimi

Gastronomi, Divan Talya deneyiminin en güçlü unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. 1956’dan bu yana nesiller boyunca paylaşılan anlara eşlik eden ve Divan’la özdeşleşen lezzetler, 70 yıllık birikimi Talya’nın Akdeniz ruhu ve çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturuyor.

Gün boyu hizmet veren LumaTable, dünya mutfaklarından ilham alan seçkin tatları Türk mutfağıyla buluştururken, Maromi, Kore, Vietnam, Tayland ve Çin mutfaklarından ilham alan modern Asya mutfağı ve IzakayaLounge Bar konseptiyle farklı bir deneyim sunuyor. Havuz ve bahçe atmosferini Akdeniz mutfağıyla bir araya getiren Med&Grill ise açık hava restoranı ve bar konseptiyle hem otel misafirlerine hem de dışarıdan gelen ziyaretçilere hitap ediyor.

Restoranların yanı sıra günün farklı anlarına eşlik eden barları ve özel alanlarıyla yeme-içme seçeneklerini zenginleştiren Divan Talya’da, imza kokteylleriyle TheGimlet, havuz başındaki Splash Bar ve Akdeniz kıyısında konumlanan Mile 0 farklı atmosferleriyle öne çıkıyor. Daha özel bir deneyim arayan misafirler, LumaTable içerisinde yer alan TalyaPrivate’da Akdeniz manzarası eşliğinde özel yemek ve davetlerini gerçekleştirebiliyor. Divan Patisserie de uzun bir aranın ardından yeniden Divan Talya’daki yerini alarak klasikleşen tatlı ve kahve deneyimini otelin yeni dönemine taşıyor.

Divan Talya içerisinde yer alan toplantı salonları, farklı ölçekte toplantı ve özel davetlere ev sahipliği yapabiliyor.Önümüzdeki dönemde açılması planlanan TalyaHallArts&Events ise iki katlı yapısı, yüksek tavanları, doğal gün ışığı alan salonları ve geniş terasıyla kurumsal toplantılardan konferanslara, büyük ölçekli lansmanlardan düğün ve özel davetlere kadar farklı etkinlikler için tasarlandı. 1.000 kişiye kadar ağırlama kapasitesine sahip.

WelsoaHolisticWellness’da Kişiye Özel Koku ve Aromaterapi Deneyimleri

Divan Talya’nın WelsoaHolisticWellness alanı hareket, denge ve yaşam enerjisini bir araya getiren bütünsel bir iyi yaşam anlayışı sunuyor. Koku odaklı bütünsel bir felsefeyle tasarlanan Welsoa’da geleneksel Türk hamamı, sauna ve buhar odaları, VIP bakım süitleri, kapalı havuz ve tam donanımlı fitness stüdyosunun yanı sıra interaktif koku atölyesi, kişiye özel koku ve aromaterapi deneyimleri yer alıyor. Bu yaklaşım, iyi yaşamı konaklama deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyor.


FUJIFILM, instax™ Link akıllı telefon yazıcı serisinin en yeni üyesi instax Link WIDE 2™'yi duyurdu.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Anılar Artık WIDE Formatta: Fujifilm, Yapay Zeka Destekli Akıllı Telefon Yazıcısı instax Link WIDE 2™'yi Tanıttı

Yeni Photo Mixer™ Özelliğiyle Fotoğrafları Kişisel ve Stil Sahibi WIDE Format Kolajlara Dönüştüren instax Link WIDE 2™ Satışa Çıkıyor

FUJIFILM, instax™ Link akıllı telefon yazıcı serisinin en yeni üyesi instax Link WIDE 2™'yi duyurdu. Akıllı telefondaki fotoğrafları WIDE formatında fiziksel baskılara dönüştüren yeni nesil yazıcı, yapay zeka destekli Photo Mixer™ özelliği sayesinde kullanıcılara birden fazla kişiselleştirilmiş kolaj önerisi sunarak favori tasarımlarını kolayca oluşturmalarını sağlıyor.

Fujifilm, geniş (WIDE) format akıllı telefon yazıcılarının yeni nesli olan instax Link WIDE 2™ akıllı telefon yazıcısının (kısaca Link WIDE 2) lansmanını duyurdu. 2021 yılında ilk kez piyasaya sürülen orijinal instax Link WIDE™ akıllı telefon yazıcısının yakaladığı popülarite ve başarıdan yola çıkılarak tasarlanan Link WIDE 2, önceki modelin büyük baskı formatını, akıllı telefonlar ve kameralarla uyumlu kolay baskı deneyimini ve çoklu fotoğrafları bir araya getiren kolaj özelliklerini koruyor; instax™ WIDE şipşak fotoğrafçılık tutkunlarına ise çeşitli yeni ve etkileşimli özellikler sunuyor.

FUJIFILM Europe Avrupa Tüketici Görüntüleme Bölümü Pazarlama Direktörü Karina Thomsen, yeni ürünle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "instax™ WIDE ürünlerimiz, instax™ ekosistemi içinde her zaman oldukça sadık bir hayran kitlesi tarafından büyük ilgi görüyor. WIDE format severlerin ne istediğine kulak verdik ve en sık ve en gür sesle aldığımız soru, yeni bir WIDE yazıcının ne zaman çıkacağı oldu. Link WIDE 2'nin yeni özellikleri, beraberindeki instax Link WIDE™ uygulaması aracılığıyla her bir görüntünün belirgin şekilde kişiselleştirilmesini sağlamak üzere tasarlandı. WIDE hayranlarımızın bu harika yeni yazıcı ve uygulama ile nasıl yaratıcı işler çıkaracağını görmek için sabırsızlanıyoruz."

Tek dokunuşla kişisel kolajlar: Photo Mixer™

Link WIDE 2'nin öne çıkan en önemli yeni özelliklerinden biri, uygulamada yer alan yapay zeka destekli Photo Mixer™ fonksiyonu. Kullanıcılar akıllı telefonlarının galerisinden en beğendikleri fotoğrafları seçebiliyor ve "Mix it" düğmesine tek bir dokunuşla, uygulamanın sunduğu kolaj tarzı yerleşim düzeni seçenekleri arasından dilediklerini seçebiliyor. Kullanıcılar tasarımlarını beş defaya kadar yeniden karıştırabiliyor, ardından özel düzenlemelerle son dokunuşları yaparak instax™ WIDE fotoğraflarını hızla basabiliyor veya internette paylaşabiliyor.

Her baskıya kişisel dokunuş

Kullanıcılar instax Link WIDE™ uygulaması içinden çok sayıda etkileyici çerçeveye, filtreye, emojiye, renk moduna ve metne erişerek instax™ fotoğraf baskılarını, basmadan veya paylaşmadan önce kişiselleştirebiliyor. Uygulama içindeki 1.600'den fazla çıkartma ile görseller daha da özelleştirilebiliyor.

Uygulamada kullanıcılar, görselleriyle ilgili bağlantıları, konumları, gizli mesajları ve hatta ses kliplerini paylaşmak için instax™ WIDE fotoğraflarına akıllı telefonla taranabilen QR kodları ekleyebiliyor. QR Baskı özelliğindeki "Ses kaydet" ve "Gizli mesaj" verileri, iki yıla kadar güvenli bir şekilde saklanıyor.

Yaşam alanlarıyla uyumlu yeni iki tonlu tasarım

Link WIDE 2, iç mekânlarla uyum sağlayan premium tasarımıyla da dikkat çekiyor. instax™ serisinde ilk kez kullanılan iki tonlu renk deseni, ışıklı instax™ logosu ve desteksiz olarak dik durabilen gövde formuyla yazıcı, yaşam alanlarının şık bir parçası haline geliyor.

instax Link WIDE 2™'nin öne çıkan özellikleri

● instax™ WIDE şipşak film (ayrı satılır) ile kullanım içindir.

● instax™ WIDE fotoğraflar basar (yaklaşık 86 mm x 106 mm boyutlarında).

● Ücretsiz instax Link WIDE™ uygulamasının indirilmesi gereklidir.

● Kablosuz Bluetooth® 5.1 akıllı telefon bağlantısı; doğrudan instax Pal™ veya FUJIFILM X-T30 III dijital kameralardan baskı alabilme imkânı sunar.

● Photo Mixer™  uygulama özelliği sayesinde sezgisel, kartpostal tarzı kolajlar.

● instax Link WIDE™ uygulamasını kullanarak videolardan sabit görüntüler basabilme imkânı.

● URL'ler, sesler, konumlar ve mesajlar eklemek için QR Baskı Modu.

● Etkileyici çerçeveler, çıkartmalar, emojiler ve metinler ekleyebilme özelliği.

● İki farklı renk modu: instax-RichMode™ veya instax-Natural Mode™ 

● Kolay şarj için USB Type-C bağlantı noktası.

● USB Type-C kablosu, Hızlı Başlangıç Kılavuzu ve 1 yıllık sınırlı garanti dahildir.

Ürünle ilgili daha fazla bilgi için https://www.instaxturkiye.com/yazicilar/link-wide-2/ adresini ziyaret edebilirsiniz.


Eflatunpınarı Hitit Su Anıtı, yetkililerin ilgisini bekliyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
                                                                             


DÜNYA MİRASI “EFLATUNPINARI HİTİT SU ANITI” BAKIMA MUHTAÇ DURUMDA

Konya'nın Beyşehir ilçe merkezine 22 kilometre uzaklıkta bulunan Sadıkhacı Mahallesi sınırlarında yer alan ve “Eflatun Çeşmesi” olarak da bilinen Eflatunpınarı Hitit Su Anıtı, yetkililerin ilgisini bekliyor. 

Hitit devletinin en güçlü dönemi olan Büyük Kral IV. Tudhaliya döneminde inşa edilmiş olan3.300 yıllık bu anıtsal su tapınağı,Beyşehir’in iki doğal su kaynağının çıktığı bir alandayer alıyor. Alanda, MÖ 14. yüzyıla tarihlendirilen kalıntılar ve orijinal halini muhafaza eden üç anıt bulunuyor. 

14 adet kesme andezit ve kalker blokların birbirine geçmeli olarak örülmesiyle inşa edilmiş olan ana anıt, 7 metre eninde ve 4 metre yüksekliğindedir. Anıtın en dikkat çekici bölümü kuzey duvarıdır. Burada taşların üzerine oyulmuş, göğü taşıyan Tanrı ve Tanrıça figürleriyle dağ ve su ruhlarını simgeleyen kabartmalar bulunmaktadır. Doğal kaynak suları, kayalara işlenmiş bu figürlerin karnından, ana anıtın hemen önünde yer alan yaklaşık 1000 metrekarelik bir havuza akmaktadır. 

Uzun süren arkeolojik kazılarda başsız boğa heykellerine ve pişmiş toprak tabaklararastlanmış,suyun altında kalan pek çok tarihi eser gün yüzüne çıkarılmıştır.  Ele geçen bulgular burada uzun yıllar süren ritüellerin kanıtı olarak değerlendirilmiştir. Hititler, dağlardan veya yer altından çıkan suları kutsal kabul etmiş veburalarda arınma, doğum, ölüm ve dua gibi birçok ritüel gerçekleştirmişlerdir. 

 1842 yılında Jeolog William John Hamilton tarafından keşfedilen anıtın Hititlerle olan bağlantısı seyyah Charles Texiertarafından ortaya konmuştur. İzleyen yıllarda HansGustavGüterbock, Kurt Bittel, RudolfNaumann, VolkertHaas, EmmanuelLaroche ve James Mellaart gibi bilim insanları, Eflatunpınar üzerinde araştırmalar yürütmüş ve Hititlerin su teknolojisi ile ritüel uygulamaları hakkında değerli bilgiler sunmuştur.

Hititlerden günümüze kadar işlevini kaybetmeden ayakta kalabilmiş en iyi örneklerden biri olan Eflatunpınarı Hitit Su Anıtı Anıtı2014 yılında “UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi”ne dahil edilmiştir. Anıtın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edilmesindeki Üstün Evrensel Değerler Gerekçesi şu şekilde açıklanmıştır: 

Eflatunpınar Su Anıtı, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak, gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanılan nadir su sistemlerinden biridir. Bu anıt sadece görünüş itibarıyla, düzeniyle ve ikonografi yapısıyla ender anıtlardandır, aynı zamanda da yapımı esnasında kullanılan teknoloji ve sanatkarlık bakımından da oldukça nadidedir.

 Adı kimilerince,Antik Yunan filozofu Eflatun'a(Platon) dayandırılsa da güneş ışığıgranit taşlar üzerine vurduğunda ortaya çıkan eflatun renk nedeniyle bu adı almış olması muhtemel olan Eflatunpınarı Hitit Su Anıtıgünümüzde neredeyse kaderine terk edilmiş durumdadır. Yosunlarla ve çöplerle kaplanmış olan havuzunun yanı sıra anıtın çevresideacil olarak temizliğe ihtiyaç duymaktadır. Günümüzde bile bölgedeki yegâne su kaynağı olan anıta gelen su kanalları tıkanmış durumdadır, yalnızca iki çeşmesinden su akmaktadır. 

Eflatunpınarı Hitit Su Anıtı hak ettiği değeri görmek için Kültür ve Turizm Bakanlığının veBelediyelerin ilgisine ihtiyaç duymaktadır. Bu son derece özel ve nadir bulunan kültür mirasının korunması ve gelecek nesillere taşınması vatandaşlık borcudur. 


Murat Tüzel

Yeni Parti İstanbul İl Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi




BAKAN ERSOY: “MAVİ VATAN’DA, DÜNYANIN EN ESKİ BATIĞININ İZLERİNİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYORUZ”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


DÜNYANIN EN ESKİ BATIĞI KEKOVA’DA BULUNDU

4.700 YILLIK AMFORALAR DENİZ TİCARETİNİN İZLERİNİ GÜNÜMÜZE TAŞIDI

BAKAN ERSOY: “MAVİ VATAN’DA, DÜNYANIN EN ESKİ BATIĞININ İZLERİNİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYORUZ”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Kekova Adası yakınlarında bulunan dünyanın en eski batığına ait amforaların, Anadolu’nun denizcilik tarihine ışık tuttuğunu belirtti. Ersoy, “Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz.” ifadelerini kullandı. Kazılarda çıkarılan, yaklaşık 4.400–4.700 yıllık amforalar, dönemin ticaret bağlantılarının yanı sıra denizcilerin günlük yaşamlarına ilişkin de dikkat çekici ipuçları sundu.

Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kekova’da yürütülen su altı kazılarında ortaya çıkarılan buluntuların önemine dikkati çekti. Zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülen amforaların, Doğu Akdeniz’deki ticaretin ve kültürler arası etkileşimin izlerini taşıdığını vurgulayan Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:

“Kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır, Troya ve Girit’te de bulunması, farklı coğrafyaları deniz yoluyla birbirine bağlayan ticaret ağlarını anlamamız açısından büyük önem taşıyor.”

Su altındaki kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Ersoy, “Anadolu’nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya, su altındaki kültürel mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Ersoy, kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz’i ve çalışmalarda emeği geçenleri kutladı.

Kekova’da Deniz Ticaretinin Köklü Geçmişine Yolculuk

Akdeniz Üniversitesi tarafından önceki yıllarda gerçekleştirilen arkeolojik su altı araştırmalarında Kekova Adası yakınlarında tespit edilen batık kalıntılarından alınan amfora örnekleri, geminin Erken Tunç Çağı’na ait olabileceğini gösterdi.

Alanda, Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Doç. Dr. Hakan Öniz’in bilimsel sorumluluğunda 2026 yılında kazılara başlandı. Su altından çıkarılan amforaların yaklaşık 4.400–4.700 yıllık olduğu belirlendi.

Kaplar üzerinde yapılan kil analizleri, üretim yerinin muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyeler olduğuna işaret etti. Benzer amforaların Mısır’daki Giza, Saqqara ve Abusir piramitleri yakınlarında, Troya’da ve Girit’te de bulunması, dönemin deniz ticareti bağlantılarını anlamak açısından önem taşıyor.

Araştırmacılar, geminin Levant kıyılarındaki bir limandan hareket ederek Troya ya da Girit yönüne ilerlemiş olabileceği üzerinde duruyor.

Dokuz İşaretli Amforada Günlük Yaşamın İpuçları

Kazılarda çıkarılan amforalardan biri, üzerindeki dokuz farklı işaret ve gövdesindeki iki delikle dikkat çekiyor. İncelemeler, bu kabın peynir ya da tereyağı yapımında kullanılan bir yayık amforası olabileceğine işaret ediyor.

Bu buluntu, denizcilerin uzun yolculuklarda gemide keçi taşımış, süt sağmış ve kendi süt ürünlerini üretmiş olabilecekleri ihtimalini gündeme getiriyor. Böylece batık, taşıdığı ticari yükün yanı sıra dönemin denizcilerinin beslenme ve günlük yaşam koşullarına ilişkin de ipuçları sunuyor.


Türk gezgini 2027’yi şimdiden planlıyor: Prontotour’da erken rezervasyonlar %16 arttı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türk gezgini 2027’yi şimdiden planlıyor: Prontotour’da erken rezervasyonlar %16 arttı

Prontotour’un 21 Eylül’de başlattığı 2027 erken rezervasyon kampanyası ilk iki haftada yüksek talep gördü. Tur operatörü, 2027 erken rezervasyon döneminde 50 bin misafiri seyahate çıkarmayı hedefliyor. Seçili turlarda %50’ye varan indirimler devam ediyor.

Tatil kararı her yıl biraz daha erkene çekiliyor. Prontotour misafirleri 2027 seyahatlerini ortalama 6-8 ay önceden planlıyor. 2027’ye yönelik talep, geçen yılın aynı dönemine göre %16 arttı; ortalama sepet tutarı yurt dışında48 bin TL yurt içinde 18 bin TL’ye yükseldi.

Kampanya; yurt dışı turlarını, yurt içi kültür rotalarını, gemi seyahatlerini ve Kıbrıs tatillerini kapsıyor. Prontotour, “Prontotour’la turla” çağrısıyla 2027’nin rotasını bugünden çiziyor.

2027’nin yükselen rotası: Fas

Erken rezervasyonun ilk haftalarında en çok tercih edilen beş destinasyon İtalya, İspanya, Orta Avrupa, Mısır ve Japonya oldu. 2026’da rekor kıran Japonya ilgisini korurken, 2027’nin sürprizi vizesiz gidilen Fas oldu.Destinasyona yönelik talep geçen yıla göre %180 arttı.

Avrupa kültür turları kampanyanın omurgasını oluşturuyor. İtalya ve İspanya’dan Balkanlar ve Orta Avrupa’ya uzanan programlar Roma,Venedik, Barselona, Madrid, Prag, Budapeşte ve Viyana’yı kapsıyor. Japonya, Mısır ve vizesiz rotalar yeni coğrafya arayanları; Sharm el-Sheikh, Maldivler ve Zanzibar deniz tatili planlayanları bekliyor.

Yurt içinde kültür, denizde yeni limanlar

Türkiye’de Kapadokya, Karadeniz, GAP ve Likya rotaları tarih, doğa ve yerel kültürü buluşturuyor. Trenli seyahatler ve festival dönemlerine özel programlar her mevsime seçenek sunuyor; Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan turları keşfi komşu coğrafyalara taşıyor.

Gemi turlarında 600 Euro’yavaran indirimler Akdeniz, Yunan Adaları ve İskandinavya rotalarını kapsıyor. Kıbrıs’ta yıl boyu uçak ve transfer dahil paketlerin yanı sıra yılbaşı, sömestr ve bayram dönemlerine konserli konaklama seçenekleri bulunuyor.

“Misafirlerimiz tatili artık yıllık planın parçası yapıyor”

Prontotour Pazarlama Direktörü Eda Özsoy Onaran, rezervasyon verilerinin tüketici davranışındaki değişimi gösterdiğini söylüyor:“Misafirlerimiz tatili artık son dakika kararı olarak değil, yıllık bütçenin bir kalemi olarak görüyor. Rezervasyonların %18’i daha ilk iki haftada geldi ve misafirlerimiz kararını ortalama 7 ay önceden veriyor. Erken hareket eden misafir sadece uygun fiyat değil, daha fazla şehir, tarih ve ürün arasından seçim yapıyor; talebin yüksek olduğu dönemlerde istediği tur ve tarihte yerini garantiliyor. Yani erken rezervasyon, özgürce plan yapma fırsatı sunuyor.”

Prontotour, seçili ürünlerde ücretsiz iptal imkânı ve farklı ödeme seçenekleri de sunuyor.

İndirim oranları, kampanyaya dahil ürünler, ödeme seçenekleri ve ücretsiz iptal koşulları tur ve dönemlere göre değişiklik gösterebilir.


13 Ekim 2026 Salı

JEOTERMALİN GELECEĞİ: YENİ TEKNOLOJİLER VE YATIRIM MODELLERİ KAPADOKYA’DA

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


JEOTERMALİN GELECEĞİ: YENİ TEKNOLOJİLER VE YATIRIM MODELLERİ KAPADOKYA’DA

IGIS 2026, 26–27 Kasım’da küresel yatırımcıları, teknoloji geliştiricilerini ve finans kuruluşlarını Kapadokya’da buluşturacak

Türkiye’nin jeotermal sektörünü uluslararası paydaşlarla buluşturan International Geothermal InvestmentSummit (IGIS), 26–27 Kasım 2026 tarihlerinde ikinci kez Kapadokya’da düzenlenmeye hazırlanıyor. Jeotermal Yatırımcıları Derneği (JEMYAD) öncülüğündeki zirvede; enerji güvenliğinden yeni nesil kapalı devre teknolojilere, yatırım ve finansman modellerinden jeotermalin enerji dışındaki katma değerli kullanım alanlarına uzanan geniş bir gündem ele alınacak. 

Bu yıl da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımının öngörüldüğü zirvenin açılış bölümünde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök ve JEMYAD Başkanı Ömer Tosun gibi isimlerin bulunması bekleniyor. 

Zirvenin teknoloji gündeminde kapalı devre sistemler, gelişmiş jeotermal sistemler (EGS) ve derin sıcak kaya teknolojileri öne çıkıyor. “Jeotermalde Kartlar Yeniden Dağıtılıyor — Kapalı Devre Teknolojiler, Derin Sıcak Kayalar ve Yeni Rekabet Dengesi” başlıklı oturumda yeni nesil teknolojilerin küresel pazardaki etkisi ile Türkiye’nin bu dönüşümdeki konumunun değerlendirilmesi amaçlanıyor. ETIP-Geothermal Başkanı Luca Xodo’nunmoderasyonunda kurgulanan panele Eavor Technologies İcra Başkan Yardımcısı Robert Winsloe ile GreenTherma Kurucu Ortağı ve Baş Jeoloğu Kim GunnMaver gibi isimler katılacak.

Yeni nesil jeotermal yatırımların finansmanı ise programın bir diğer önemli eksenini oluşturuyor. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun’un moderasyonunda tasarlanan oturumda teknoloji, arama ve sondaj riskinin paylaşılması; ilk ticari ölçekli projelerin finansmanı, sigorta mekanizmaları, garanti fonları ve karma finansman modellerinin ele alınması hedefleniyor. Oturumda World Bank Group’tan Yasemin Örücü, EBRD’den Mehmet Üvez, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’ndan Seçil Yıldız ve Asya Kalkınma Bankası’ndan KeijuMitsuhashi gibi finans kuruluşu temsilcilerinin farklı perspektifleri bir araya getirmesi bekleniyor. 

IGIS 2026, jeotermali yalnızca elektrik üretimi perspektifinden ele almayan bir içerik çerçevesi de sunuyor. Lityum ve kritik mineral geri kazanımı, jeotermal kaynaklı CO₂’nin değerlendirilmesi, seracılık, şehir ısıtma ve tarımsal kurutma programın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Jeotermalin sağlık ve turizm boyutu ise Servotel Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil’in moderasyonundaki termal sağlık ve wellness oturumunda ele alınacak; Anne Biging, YasemenKaner-White ve RachelBranson gibi uluslararası isimlerin sektörün dönüşümüne ve Türkiye’nin potansiyeline ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak.

JEMYAD Başkanı Ömer Tosun, IGIS 2026’nın yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:“IGIS ile jeotermalin geleceğini yalnızca enerji üretimi üzerinden değil, teknolojiden finansmana, kritik minerallerden tarıma, ısıtmadan sağlık ve wellness turizmine uzanan daha geniş bir ekonomik değer zinciri içinde ele alıyoruz. IGIS 2026’da yatırımcıları, teknoloji geliştiricilerini, finans kuruluşlarını ve kamu temsilcilerini aynı masada buluşturarak Türkiye’nin bu yeni dönemdeki potansiyelini uluslararası ölçekte tartışmaya açmayı hedefliyoruz.”

Zirve programının 26 Kasım’da Lil’a by Museum Hotel’de düzenlenecek Karşılama Resepsiyonu ve Liderler Yemeği ile başlayacak. Ana zirve günü ise 27 Kasım’da Cappadocia Marriott Hotel’degerçekleştirilecek. Program aynı akşam Maara Konak by Museum Hotel’de düzenlenecek IGIS Liderler Yemeği ile tamamlanacak.


İstanbul Havalimanı, Getac destekli uçakların sefere hazırlık sürelerini kısaltıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul Havalimanı, Getac destekli otomatik yakıt ikmal çözümüyle uçakların sefere hazırlık sürelerini kısaltıyor

Getac F110 dayanıklı tabletler, hızlı ve hassas yakıt ikmaliyle uçuşların zamanında gerçekleşmesine ve operasyonların kesintisiz yürütülmesine katkı sağlıyor

Getac, dayanıklı tablet çözümlerinin İstanbul Havalimanı’nda İGA Havalimanı Akaryakıt Hizmetleri A.Ş. tarafından işletilen son teknoloji otomatik uçak yakıt ikmal sisteminde kullanıldığını duyurdu. Getac F110 dayanıklı tabletler, hidrant sisteminden yakıt ikmali yapan araçların apronun herhangi bir noktasından merkezi kontrol sistemine uzaktan bağlanarak otomatik yakıt ikmal sürecini başlatmasına olanak tanıyor. Böylece uçaklar yaklaşık 45 dakika içinde bir sonraki seferine hazırlanabiliyor ve havalimanındaki yoğun uçuş programı aksamadan sürdürülebiliyor.

Dünyanın önde gelen uluslararası havacılık merkezlerinden biri olan İstanbul Havalimanı, artan yolcu trafiğini karşılamak amacıyla kapasitesini genişletmeye devam ediyor. Uçak hareketlerinin sorunsuz biçimde yürütülmesi ve sefere hazırlık sürelerinin kısaltılması açısından yer operasyonlarının verimli şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Uçakların bir sonraki sefere hazırlanma sürecinde teknolojiden etkin biçimde yararlanılması, yer operasyonlarının verimliliğini arttıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Her gün çok sayıda uçuşun gerçekleştiği İstanbul Havalimanı’nda hızlı ve hassas yakıt ikmali de bu sürecin merkezinde bulunuyor. İGA Havalimanı Akaryakıt Hizmetleri, bu doğrultuda son teknoloji otomatik yakıt ikmal sistemi kullanıyor. Havalimanının geniş apron alanını kapsayan sistem; geleneksel yakıt tankerlerine kıyasla daha hızlı ve hassas yakıt ikmali yapılması, aprondaki araç yoğunluğunun azaltılması ve operasyon güvenliğinin arttırılması gibi pek çok avantaj sağlıyor.

Getac’ın dayanıklı tabletleri, bu yenilikçi sistemin temel bileşenlerinden birini oluşturuyor. İGA Havalimanı Akaryakıt Hizmetleri, 2025 yılında F110G3 modellerinden F110G7 cihazlara geçerek yenilediği 80 adet Getac F110 dayanıklı tableti kullanıyor. Hidrant ikmal operasyonlarında araç içi güvenli bağlantı istasyonlarıyla birlikte kullanılan tabletler, operatörlerin uçakları apronun altındaki yakıt altyapısına bağlayarak ikmal sürecini yönetmesine olanak tanıyor.

Hidrant ikmal aracı operatörleri, tabletlerin güçlü dâhili 4G bağlantısı sayesinde sistemin merkezi kontrol birimiyle uzaktan iletişim kurarak yakıt ikmalini başlatıyor. Uçağın ihtiyaç duyduğu yakıt miktarı otomatik ve hassas biçimde aktarılıyor. Operatörler ayrıca apronun herhangi bir noktasından tablet aracılığıyla merkez ofisteki sevk görevlileriyle iletişim kurabiliyor. Böylece bir sonraki uçağa inişinin hemen ardından hizmet verilebilmesi için ekipler doğru noktaya yönlendirilebiliyor.

İGA Havalimanı Akaryakıt Hizmetleri, entegre gerçek zamanlı araç izleme yazılımı üzerinden araçların kalan batarya seviyelerini takip etmek için de F110 tabletlerden yararlanıyor. Tabletlerin geniş ekranı ve güçlü işlemcisi, operatörlerin bölünmüş ekran özelliğiyle yakıt ikmal sürecini ve batarya seviyesini aynı anda izlemesine olanak tanıyor. Böylece araçların bataryalarının tükenmesi nedeniyle operasyon dışında kalmasının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Doğrudan güneş ışığı ve yağmur dâhil her türlü koşulda kolayca okunup kullanılabilen ekran, zorlu saha koşulları için özel olarak tasarlandı. Toza, suya ve titreşime dayanıklı tabletler, ekipman arızalarından kaynaklanabilecek maliyetli operasyon kesintilerinin önüne geçiyor.

“İstanbul Havalimanı’na sunduğumuz Getac çözümü; dayanıklılık ve güvenilirliği, güçlü bağlantı özellikleri ve esnek performansla bir araya getiriyor” diyen Getac Technology Corporation Başkan Yardımcısı Jerry Huang, sözlerini şöyle sürdürdü: “İGA Havalimanı Akaryakıt Hizmetleri, ekipman arızaları veya güvenilirlik sorunları konusunda endişe duymadan operasyonlarını sürdürebiliyor. Böylece sürücüler ve sevk görevlileri, her koşulda kesintisiz hizmet sunmaya odaklanabiliyor.”