2 Kasım 2026 Pazartesi

Etkinlik endüstrisi ve kurumsal markalar, 19–20 Kasım 2026’da 42 Venue Maslak’ta buluşuyor.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


EVENT SUMMIT TÜRKİYE MARKALARI SAHNEYE TAŞIYOR

Etkinlik endüstrisi ve kurumsal markalar, 19–20 Kasım 2026’da 42 Venue Maslak’ta buluşuyor. “ÖTE” temasıyla ilk kez düzenlenecek Event Summit Türkiye, deneyimsel etkinliklerden festival ekonomisine, MICE turizminden etkinlik teknolojilerine uzanan programıyla sektörün geleceğini gündeme taşıyacak. Stand alanlarının tamamının dolduğu zirvede, sponsorluk için son başvurular alınıyor.

Etkinlik dünyasında sahne bu kez sektörün kendisi için kuruluyor. Kurumsal markalar, etkinlik ajansları, MICE acenteleri, oteller, etkinlik mekanları, üniversiteler ve teknoloji şirketleri, Event Summit Türkiye kapsamında İstanbul’da bir araya gelmeye hazırlanıyor.

Boss Event Marketing tarafından düzenlenen zirve, iki gün boyunca sektörün yaratıcı gücünü, ticari potansiyelini ve dönüşüm gündemini aynı çatı altında buluşturacak. Paneller, Event Talk oturumları ve B2B görüşmeleriyle katılımcılara hem sektörel gelişmeleri değerlendirme hem de yeni iş bağlantıları kurma imkânı sunulacak.


İLK GÜN MARKALAR, DENEYİM VE TEKNOLOJİ KONUŞULACAK

Uluslararası zirvelerin deneyimli ismi ve sunucusu Master of Ceremony Sevinç Satıroğlu tarafından yönetilecek Event Summit Türkiye sahnesinin19 Kasım programında, etkinliklerin planlanmasından katılımcı deneyimine kadar uzanan süreçler ele alınacak. “Data Yönetimi & Akreditasyon” panelinde Murat Kalaman moderatörlüğünde Alpaslan Kılıçaslan, Ali Yücel, Talha Sarıarslan ve Mine Akça bir araya gelecek.

“Deneyimsel Etkinlikler” panelinde ise Ceren Karadana moderatörlüğünde Yalkın Yel, Kerem Alemdar, Kemal Gürel, Serdar Sönmez ve Efe Türkcan yer alacak. Oturum, markalar ile katılımcılar arasında bağ kuran etkinlik deneyimlerini gündeme taşıyacak.

İlk günün dikkat çeken başlıklarından “Kurumsal Markalar Ne Bekliyor?” paneli, markaların etkinlik sektöründen beklentilerine odaklanacak. Ceren Karadana’nın yöneteceği oturumda Türkiye İş Bankası’ndan Güvenç Çelim, Venado Coffee’den Ömer Cenk Sarıgüllü ve Kütahya Porselen’den Tanzer Polat Yılmaz yer alacak.

Program, “Longevity Etkinlikleri & Gastronomi” paneliyle farklı disiplinlere de alan açacak. Gastonomi yazarı Akif Budak moderatörlüğünde Dr. Ender Saraç, Prof. Dr. Murat Aksoy, Prof. Dr. Yeşim Bayoğlu Tekin ve Prof. Dr. Adnan Kaya’nın katılımıyla gerçekleştirilecek oturumda, uzun ve sağlıklı yaşam odağındaki etkinlikler ile gastronomi başlığı ele alınacak.

ETKİNLİK ENDÜSTRİSİNİN 2035 VİZYONU MASAYA YATIRILACAK

Sektörün uzun vadeli dönüşümü, “Etkinlik Endüstrisi 2035” panelinde değerlendirilecek. Cantekin Tekiner moderatörlüğündeki oturumda O.D.S. Turkey’den Hasan Dinç, Universal Turizm’den Mustafa Devrim Yalçın, Bluechip’ten Elmas Özler ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Turizm Müdürü Hüseyin Gazi Coşan bir araya gelecek.

“Etkinlik Teknolojileri” panelinde ise Zehra Şahin moderatörlüğünde Hakan Atik, Serdar Uğur Girgin, Cihan Oğhan, Ömer Önder Özkan ve Yankı Alper yer alacak. Teknolojinin etkinliklerin tasarımına, yönetimine ve katılımcı deneyimine etkisi zirvenin gündeminde olacak.

İlk gün programında ayrıca Sarko Yazmacı ve Hakan Türkkuşu’nun Event Talk oturumları, Erdem Genç’in “Ritim Terapi” buluşması, Yavuz Özdel’in “Sanatın Kreatif Etkinliklere Yansıması” başlıklı konuşması ve Emin Gürbüz’ün “Etkinlik Stratejileri” oturumu bulunuyor. Günün B2B görüşmeleri, sahnede başlayan fikir alışverişinin iş bağlantılarına dönüşmesine zemin hazırlayacak.

İKİNCİ GÜNÜN GÜNDEMİ TURİZM, FESTİVALLER VE MEKANLAR

20 Kasım programı, toplantı ve kongre turizminin önemli paydaşlarını buluşturacak. “Toplantı & Kongre Otelleri” panelinde Orhan Genceli moderatörlüğünde Hakan Arslan, Tolga Kilit, Gökhan Gümüşdede ve Duygu Karaarslan yer alacak.

“Geleceğin MICE Turizmi” panelinde Ceren Karadana moderatörlüğünde Adem Kuyumcu, TÜRSAB’dan Gürkan Akün, Tekzer Turizm’den Feyhan Kapralı ve ICVB’den Dr. Cemil Hakan Kılıç bir araya gelecek. Oturumda toplantı, teşvik seyahati, kongre ve sergi turizminin geleceği değerlendirilecek.

Destinasyonların etkinliklerle kurduğu ilişki ise “Destinasyon Turizmi & Etkinliklerinde Acenteler” panelinde ele alınacak. İris Cıngı’nın moderatörlüğündeki oturuma Fuego Travel’dan Aylin Özsavaş, Troja Turizm’den Dr. Yüksel Türemez ve Aqua Travel’dan Birhan Kocamarlı katılacak.

FESTİVAL EKONOMİSİ VE ETKİNLİK MEKANLARI AYNI PLATFORMDA

Zirvenin “Festival Ekonomisi” paneli, festivallerin yarattığı ekonomik ve kültürel değeri gündeme taşıyacak. Zehra Şahin moderatörlüğünde Kahve Festivali Kurucusu Alper Sesli, Bozcaada Caz Festivali’nden Murat Tezel ve festival camiasının usta isimleri görüşlerini paylaşacak.

“Etkinlik Mekânları” panelinde ise yine Zehra Şahin moderatörlüğünde 42 Venue’den Ahmet Kunt Sağanak, Portaxe’den Lütfü Sapmaz ve Ora Arena’dan Yasemin Önder yer alacak.

İkinci gün Deniz Dikkaya, Renan Bilek ve Erdem Akçıl’ın Event Talk oturumları, Erdem Genç’in “Ritim Terapi” buluşması ve Emin Gürbüz’ün “Event Strateji” oturumu da programda bulunuyor. Zirve, B2B ve networking görüşmeleriyle katılımcılar arasındaki temasları geliştirmeye devam edecek.

PLAKETLERİ TURİZM BASINININ USTA İSİMLERİ TAKDİM EDECEK

Event Summit Türkiye, turizm basınının deneyimli isimlerini de sahnesinde ağırlayacak. Zirve kapsamında gerçekleştirilecek plaket takdimleri, sektörel gelişmeleri kamuoyuna taşıyan ve turizm dünyasının hafızasını oluşturan usta gazeteciler tarafından yapılacak.

Turizm basınının temsilcileri, bu kez haberin takipçisi olmanın yanı sıra sahnedeki buluşmanın da parçası olacak. Plaket takdimleri, etkinlik endüstrisi ile turizm basını arasındaki bağa dikkat çekerken, sektörün görünürlüğüne yıllardır katkı sunan gazetecilerin emeğini de öne çıkaracak.

UMUT KAYA: “BU YIL BİR İLKİ YAŞAYACAĞIZ, GELECEK YIL DÜNYAYA AÇILACAĞIZ”

Event Summit Türkiye Kurucusu Umut Kaya, ilk yılın heyecanını ve projenin uzun vadeli vizyonunu şu sözlerle anlattı:

“Bu yıl sektörümüzle ve markalarımızla birlikte bir ilki deneyimleyeceğiz. Etkinlikleri tasarlayan, üreten, destekleyen ve onlara yatırım yapan paydaşları aynı çatı altında buluşturuyoruz. İlk kez gerçekleştirilen bir organizasyon olması doğal olarak merak uyandırıyor. Sahnede neler konuşulacağı, hangi bağlantıların kurulacağı ve bu buluşmanın nasıl fırsatlar yaratacağı ilgiyle bekleniyor. Biz de bu merakı güçlü içeriklere, verimli görüşmelere ve yeni iş birliklerine dönüştürmek için çalışıyoruz.”

Kaya, projenin girişimci bir ruhla hayata geçirildiğini belirterek şöyle devam etti:

“Event Summit Türkiye bu yıl bir startup ruhuyla doğuyor. Yeni bir fikri sektörümüzün katılımıyla hayata geçiriyor, uzun soluklu bir yapının temellerini atıyoruz. İlk yılda bizimle birlikte olan her marka, her katılımcı ve her iş ortağı bu yapının gelişimine katkı sunacak. Bu nedenle 2026 buluşması bizim için çok özel. Gelecekte çok daha geniş ölçekte gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz projenin ilk deneyimini hep birlikte yaşayacağız.”

2027 yılında daha büyük ölçekli ve uluslararası bir organizasyon hedeflediklerini vurgulayan Kaya, şunları söyledi:

“Büyük ölçekli uluslararası adımımızı gelecek yıl atmayı hedefliyoruz. Farklı ülkelerden sektör profesyonellerini, markaları ve alıcıları Türkiye’de buluşturan, uluslararası iş birliklerinin geliştiği bir platform oluşturmak istiyoruz. Bu yıl kazanacağımız deneyim, katılımcılarımızdan alacağımız geri bildirimler ve kuracağımız ilişkiler bu büyümeye yön verecek. Sektörümüzü ve markalarımızı, bu yolculuğun ilk gününden itibaren bizimle birlikte olmaya davet ediyoruz.”

“ÖTE” TEMASIYLA YENİ İŞ BİRLİKLERİNE ÇAĞRI

Event Summit Türkiye’nin bu yılki “ÖTE” teması, sektörün mevcut iş yapış biçimlerinin ve alışılmış etkinlik formatlarının ötesine bakma hedefini yansıtıyor. Zirve, markaların deneyim odaklı iletişim gücünü artırmayı, farklı disiplinler arasında iş birlikleri geliştirmeyi ve Türkiye’nin etkinlik endüstrisinin potansiyelini görünür kılmayı amaçlıyor.

Program boyunca gerçekleştirilecek B2B ve networking buluşmaları, ajansların, markaların, otellerin, mekanların ve teknoloji şirketlerinin doğrudan görüşmesine olanak sağlayacak.

STAND ALANLARI DOLDU, SPONSORLUKTA SON BAŞVURULAR ALINIYOR

Organizasyonun stand alanlarının tamamı dolarken, sponsorluk kapsamında yer almak isteyen markalar için son başvurular alınıyor. Sektör profesyonellerine ulaşmak ve karar vericilerle doğrudan temas kurmak isteyen kurumlar, sponsorluk seçenekleri hakkında sponsor@eventsummit.com.tr adresinden bilgi alabiliyor.

19–20 Kasım 2026 tarihlerinde 42 Venue Maslak, İstanbul’da gerçekleştirilecek Event Summit Türkiye’nin program ve katılım detaylarına www.eventsummit.tr üzerinden ulaşılabiliyor. Katılımcılar, çevrim içi kayıt formunu doldurarak kayıtlarını gerçekleştirebiliyor.


1 Kasım 2026 Pazar

Bilanço yönetimi, rakamların ötesinde bir kurumsal disiplindir

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bilanço yönetimi, rakamların ötesinde bir kurumsal disiplindir

Büyümek mi, doğru büyümek mi? Bir şirketin gerçek gücü; yalnızca satış rakamlarıyla, üretim kapasitesiyle veya yatırımlarının büyüklüğüyle ölçülemez. Asıl güç, sahip olduğu kaynakları ne kadar doğru yönettiğinde, yükümlülüklerini ne kadar sağlıklı taşıdığında ve değişen ekonomik koşullara ne kadar hazırlıklı olduğunda gizlidir. Ekonominin daraldığı, finansmana erişimin zorlaştığı dönemlerde, bazı şirketler ayakta kalma mücadelesi verirken, bazıları rakiplerinin bir adım önüne geçebilir. Bu farkı yaratan yalnızca güçlü sermaye veya yüksek satış hacmi midir? Bana göre, temel cevaplardan birisi, doğru bilanço yönetimi ve kurumsal mali disiplindir.

Bilanço yönetimi nedir?

Bilanço yönetiminin tanımı hakkında bilgi veren CanovateGroup Muhasebe Müdürü - Mali Müşavir Oğuzhan Yıldırım, şunları söyledi: 

“Bilanço, şirketin belirli bir tarihte sahip olduğu varlıkları ve bunların hangi kaynaklarla finanse edildiğini gösterir. Temel eşitlik değişmez: Aktif = Pasif. Aktifte nakit, alacak, stok ve duran varlıklar; pasifte borçlar ve özkaynaklar yer alır. Şirket büyüdüğünde, aktifleri de büyüyebilir. Ancak asıl soru şudur, aktifler büyürken pasifin hangi kalemleri büyüyor? Yatırımlar, karlılıkla ve faaliyetlerden yaratılan nakitle mi, yoksa sürekli artan borçlarla mı finanse ediliyor? Yeni makine, fabrika veya stok yatırımı, rakamsal büyüme yaratabilir. Buna karşılık olarak, finansman maliyeti faaliyet karını tüketiyor ve nakit üretimi yetersiz kalıyorsa, büyümenin niteliği sorgulanmalıdır. Büyümenin kalitesini; yalnızca aktiflerin artışı değil, bu artışın nasıl finanse edildiği ve ne kadar değer ürettiği belirleyecektir.”


Borçlanmak mı yanlış, yanlış borçlanmak mı?


Doğru borçlanma ve yanlış borçlanma konusuna değinen CanovateGroup Muhasebe Müdürü Oğuzhan Yıldırım, şunları kaydetti: 

“Borçlanmak, tek başına olumsuz değildir. Doğru borç, büyümeyi hızlandırabilir. Önemli olan borcun amacı, maliyeti, vadesi ve geri ödeme kaynağıdır. Uzun vadede gelir yaratacak bir yatırımın, kısa vadeli yüksek maliyetli finansmanla karşılanması nakit baskısı yaratabilir. Uzun vadeli müşteri alacaklarını, kısa vadeli kaynaklarla finanse etmek de işletme sermayesi dengesini zorlayabilir. Bir şirket kar ettiği halde nakit sıkıntısı yaşayabilir. Çünkü kar ile nakit, aynı şey değildir. Satışların tahsilata dönüşmesi, borçların vadeleri ve faaliyetlerin nakit yaratma kapasitesi birlikte izlenmelidir. Bilanço, gelir tablosu ve nakit akışı birbirinden ayrı yönetilemez.”

Bilanço yönetimi, muhasebe departmanında başlamaz

Bilanço yönetiminin rakamların ötesinde kurumsal bir disiplin olması gerektiğinin altını çizen Oğuzhan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti: 

“Bilanço yönetimi; şirketin giriş kapısından yönetimin en üst kademesine kadar uzanan bir disiplin zinciridir. Danışma personelinin yaklaşımı, kurumun ilk izlenimini oluşturur. Mal kabul görevlisinin dikkati, hatalı stok girişlerini ve gereksiz maliyetleri önler. Satın alma biriminin, fiyat, kalite ve vade dengesi karlılığı daha ürün satılmadan etkiler.Üretimde doğru insan, doğru kapasite ve doğru süreç; fireyi, verimliliği ve birim maliyeti belirler. Kalite kontrol, iade ve garanti giderlerini azaltır. Depo yönetimi, sermayenin gereksiz stoklara bağlanmasını önler. Sevkiyatın ürünleri vitrine çıkacakmış gibi özenle hazırlaması, müşteri memnuniyetine ve yeni siparişlere katkı sağlayacaktır.” diyerek sözlerini tamamladı. 


31 Ekim 2026 Cumartesi

BerberGo, yeni nesil BerberGo Beauty altyapısıyla dijital dönüşüm başlattı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Berber, Kuaför, Güzellik ve Otel SPA Ekosistemini Tek Ekranda Birleştiren Yerli Teknoloji: BerberGo Beauty

Türkiye genelinde erkek berberlerinden kadın kuaförlerine, güzellik ve estetik merkezlerinden otellerin SPA, masaj ve sağlıklı yaşam ünitelerine kadar randevu ile çalışan tüm hizmet sektörlerini tek bir dijital çatıda buluşturan yerli teknoloji girişimi BerberGo, yeni nesil BerberGo Beauty süper-uygulama altyapısıyla sektörde uçtan uca dijital dönüşüm başlattı. Yapay zeka destekli randevu optimizasyonunu, engelsiz erişimi ve kapalı devre B2B tedarik pazaryerini tek ekranda birleştiren platform; işletmelerin gelir kayıplarını önlerken yerli üreticileri de doğrudan salon ekonomisiyle buluşturuyor.

Türkiye'de 100 binden fazla işletmenin faaliyet gösterdiği kişisel bakım, güzellik, wellness ve konaklama içi bakım sektörü; yüksek randevu iptalleri, dağınık sarf malzemesi tedariki ve dijital görünürlük eksikliği nedeniyle her yıl ciddi oranda gelir ve kapasite kaybı yaşıyor.

Moonpik Teknoloji tarafından tamamen yerli mühendislik gücüyle geliştirilen BerberGo ve BerberGo Beauty, geleneksel esnaftan kurumsal salon zincirlerine ve 5 yıldızlı otel işletmelerine kadar geniş bir yelpazeye ölçeklenebilir randevu, personel vardiyası, finans, istihdam ve tedarik otomasyonu sunuyor.

Berberden Güzellik Merkezine, Otel SPA'sından Sağlık Turizmine Tüm Ekosistem Tek Ekranda

Çok katmanlı (multi-tenant) bulut mimarisiyle tasarlanan BerberGo Beauty, randevu ve sarf malzemesi tüketimi olan tüm hizmet dikeylerini tek bir merkezi yönetim ekranında birleştiriyor:

Erkek Berberleri ve Kadın Kuaför Salonları: Saç kesimi, renklendirme, fön, sakal tıraşı, damat/gelin hazırlığı randevuları, koltuk doluluk takibi ve meslek odalarıyla entegre dijital tarife/üye yönetimi.

Güzellik Salonları, Cilt Bakımı ve Tırnak (Nail Art) Stüdyoları: Lazer, cilt bakımı, bölgesel incelme, manikür-pedikür ve kalıcı oje seanslarının kabin/uzman bazlı çakışmasız planlanması.

Otel İçi SPA, Masaj, Türk Hamamı ve Termal Kür Merkezleri: Şehir otelleri, tatil köyleri ve termal tesislerde konaklayan yerli ve yabancı turistlerin odalarından QR kod ile saniyeler içinde masaj, hamam ve bakım rezervasyonu oluşturması.

Fitness, Personal Trainer (PT), Pilates/Yoga Stüdyoları ve Kortlar: Saatlik özel derslerin, eğitmen takvimlerinin ve grup seanslarının tek panelden kontrolü.

Sağlık Turizmi, Detox, Longevity ve Operasyon Sonrası Bakım Üniteleri: Saç ekimi ve estetik operasyon sonrası yıkama, bakım, IV/ozon terapi ve fizyoterapi randevularının takibi.

İşletme sahipleri ve yöneticiler; tüm şube ve birimlerin randevu takvimlerini, uzman/usta/terapist vardiya çizelgelerini, işlem başı prim ve hak ediş hesaplamalarını, gelir-gider tablolarını, kariyer.berbergo.com.tr üzerinden usta/uzman iş ilanlarını ve akademi.berbergo.com.tr eğitim modüllerini tek bir ekrandan yönetebiliyor.

Yapay Zeka ile "No-Show" Kayıplarına Son ve Görsel Keşif Vitrini

Sektördeki işletmelerin en büyük gelir kaybı nedeni olan müşterinin randevu alıp gelmemesi (No-Show) sorunu, BerberGo'nun XGBoost tabanlı yapay zeka algoritmasıyla çözülüyor. Sistem, geçmiş randevu davranışlarını analiz ederek iptal riski yüksek randevuları önceden tespit ediyor; akıllı hatırlatmalar ve dinamik doluluk optimizasyonuyla koltuk ve kabinlerin boş kalmasını engelliyor.

Ayrıca uygulama içerisindeki Görsel Keşif (Dikey Hikaye / Story) vitrini sayesinde berberler, kuaförler, güzellik uzmanları ve SPA merkezleri güncel çalışmalarını ve anlık kampanyalarını paylaşabiliyor; kullanıcılar beğendikleri işlemi seçerek tek dokunuşla aynı uzmandan randevu alabiliyor.

Sosyal Sorumluluk: Görme Engelli Bireyler Bile Bağımsızca Randevu Alabiliyor

BerberGo Beauty, erişilebilirlik ve sosyal sorumluluk vizyonuyla dijital kapsayıcılıkta da öncü bir adım atıyor. Sesli ekran okuyucu teknolojileriyle tam uyumlu olarak geliştirilen engelsiz arayüz sayesinde, görme engelli bireyler ve otel misafirleri dahi başka birinin yardımına ihtiyaç duymadan kendi telefonları üzerinden salonları, hizmet menülerini ve uygun saatleri sesli olarak dinleyip saniyeler içinde bağımsızca randevu oluşturabiliyor.

İşletmelerin Kendi Ürünlerine Satış Vitrini ve Üreticilere Açık Tedarik Çağrısı

Platformu klasik bir randevu yazılımından ayıran en güçlü ticari ayağını ise store.berbergo.com.tr pazaryeri oluşturuyor. Random Forest tabanlı stok tahminleme algoritması, işletmelerin aylık randevu ve işlem hacmine göre şampuan, boya, oksidan, wax, cilt bakım serumu, masaj yağı ve tek kullanımlık hijyenik sarf malzemesi tüketimini hesaplayarak stok bitmeden otomatik sipariş önerisi sunuyor.

Platform aynı zamanda salonların, otel SPA'larının ve kozmetik markalarının kendi özel ürünlerini doğrudan satışa sunabildiği çift yönlü bir ticaret merkezi olarak çalışıyor. Moonpik Teknoloji ve BerberGo Kurucusu Ali Emre Can, geliştirdikleri ekosistemin vizyonunu şu sözlerle özetledi:

"BerberGo Beauty ile Türkiye genelinde mahallemizdeki berber ve kuaför esnafımızdan güzellik merkezlerine, 5 yıldızlı otellerin SPA, masaj ve sağlık turizmi ünitelerine kadar randevu ile çalışan tüm hizmet ekonomisini tek bir ekranda birleştirdik. İstanbul Erkek Berberleri Odası ile imzaladığımız resmi dijitalleşme protokolüyle esnaf odalarımızı da bu dönüşümün merkezine dahil ettik. Görme engelli vatandaşlarımızın dahi kimseden destek almadan kendi randevusunu oluşturabildiği engelsiz altyapımız ise sosyal sorumluluk vizyonumuzun en değerli parçası. Öte yandan BerberGo sadece bir randevu uygulaması değil, uçtan uca bir ticaret ve tedarik ekosistemidir. İşletmelerimiz kendi markalı ürünlerini platformumuzda satışa çıkarabilirken; Türkiye genelinde kozmetik, saç-cilt bakım ürünleri, masaj yağları ve profesyonel sarf malzemesi üreten tüm yerli üreticilerimizi ve markalarımızı da

BerberGo Store çatısı altında tedarikçi olmaya davet ediyoruz."

Türkiye genelindeki berber, kuaför, güzellik salonu ve otel SPA işletmeleri ile ürünlerini bu ekosistemde binlerce işletmeye ulaştırmak isteyen üretici ve tedarikçi firmalar berbergo.com.tr üzerinden başvurularını gerçekleştirerek platforma katılabiliyor.

“Hadi Turizm Konuşalım”ın Yeni Dönemi Antalya’da Başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


“Hadi Turizm Konuşalım”ın Yeni Dönemi Antalya’da Başladı

Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda hayata geçirilen “Hadi Turizm Konuşalım”, ATF26 Antalya Turizm Fuarı’ndaki özel buluşmasıyla yeni döneme başladı. Turizm profesyonelleri ile üniversite öğrencilerini bir araya getiren projenin sıradaki durağı ise İstanbul Kültür Üniversitesi olacak.

Turizm sektörünün deneyimli isimleriyle geleceğin turizmcilerini buluşturan “Hadi Turizm Konuşalım”, yaz arasının ardından yeni dönemine Antalya Turizm Fuarı’nda düzenlenen özel programla başladı. İş Bankası ana sponsorluğunda gerçekleştirilen proje, sektör temsilcileri ile turizm öğrencileri arasında etkileşim ve deneyim paylaşımına dayalı, keyifli ve öğretici bir buluşma platformu olmayı sürdürüyor.


28 Ekim’de ATF26 Antalya Turizm Fuarı kapsamında gerçekleştirilen programda, Deniz Dikkaya’nın konukları İş Bankası Turizm Bankacılığı Birim Müdürü Güvenç Çelim, CorendonHotels Kurumsal İletişim Direktörü Birgül Akgül ve ATF’nin kurucusu Selçuk Meral oldu. Turizm sektörünün farklı alanlarından isimleri bir araya getiren program, fuar katılımcılarından ve sektör temsilcilerinden ilgi gördü.

Turizm öğrencileriyle buluşmalar Türkiye genelinde devam edecek

Daha önce Başkent Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleştirilen buluşmalarla sektörden ve üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gören “Hadi Turizm Konuşalım”, yeni dönemde farklı şehirlerdeturizmbölümü olan üniversiteleri ziyaret etmeye hazırlanıyor. Proje, öğrencilerin sektörün önde gelen profesyonellerini doğrudan dinleyebilecekleri, merak ettikleri soruları yöneltebilecekleri ve kariyer yolculuklarına katkı sağlayacak deneyimleri paylaşabilecekleri interaktif bir ortamı,canlı müzik ve keyifli yarışmalarlabir arada sunuyor.

Turizmcilerden ve üniversitelerden büyük ilgi

Projenin moderatörü Deniz Dikkaya, yeni döneme ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Antalya Turizm Fuarı’nda gerçekleştirdiğimiz özel programla yeni döneme başlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İş Bankası’nın ana sponsorluğunda hayata geçirdiğimiz bu projeye hem turizm sektöründen hem de üniversitelerimizden gösterilen ilgi her geçen gün artıyor. Amacımız, Türkiye’nin dört bir yanındaki turizm öğrencileriyle buluşmak, sektörün deneyimini genç kuşaklara aktarmak ve geleceğin turizmcileriyle güçlü bir iletişim köprüsü kurmak.”

Yeni dönemin takvimi belli oldu

Projenin destekçileri arasında Pegasus Havayolları ile Teoder’in yanısıra etkinlik sektörü paydaşlarından önemli kurumlar yer alıyor. “Hadi Turizm Konuşalım”ın önümüzdeki dönem için planlanan üniversite programları ise şöyle:

• 9 Kasım 2026, Pazartesi: İstanbul Kültür Üniversitesi

• 2 Aralık 2026, Çarşamba:İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi

• 15 Aralık 2026: Balıkesir Üniversitesi

• 8 Şubat 2027: İstanbul Üniversitesi


ITF, uluslararası turizm profesyonelleriyle Londra’da buluşuyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ULUSLARARASI İSTANBUL TURİZM FUARI, WTM LONDON 2026’DA  KÜRESEL TURİZM SAHNESİNDE YERİNİ ALIYOR

Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı (ITF), 3–5 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek WTM London 2026’da yerini alarak uluslararası turizm sektöründeki görünürlüğünü ve iş birliği ağını güçlendirmeyi hedefliyor. Küresel turizm profesyonellerini bir araya getiren fuara standıyla katılacak ITF, İstanbul’un uluslararası turizm pazarındaki konumunu güçlendirme ve Türkiye turizminin küresel ölçekte tanıtımına katkı sağlama hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.

ITF, uluslararası turizm profesyonelleriyle Londra’da buluşuyor

Dünyanın önde gelen turizm etkinlikleri arasında yer alan WTM London 2026; farklı ülkelerden destinasyonları, turizm kuruluşlarını, seyahat profesyonellerini ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Londra’daki Excel Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyonda ITF, Hall 5’te bulunan 110 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak.

Uluslararası turizm sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan WTM London, yeni pazarlara açılmak, ticari bağlantılar kurmak ve sektördeki gelişmeleri değerlendirmek isteyen profesyonellere önemli fırsatlar sunuyor. ITF, bu uluslararası platformdaki varlığıyla sektör temsilcileriyle ilişkilerini geliştirmeyi, yeni iş birliklerine zemin hazırlamayı ve fuarın uluslararası bilinirliğini artırmayı amaçlıyor.

ITF, 2027’de yeni adresinde ve büyüme hedefleriyle yoluna devam ediyor

Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı, uluslararası tanıtım faaliyetlerinin yanı sıra kendi gelişim yolculuğunda da yeni bir döneme hazırlanıyor. Beşinci kez düzenlenecek ITF, 25–26 Kasım 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nin 5, 6 ve 7. salonlarında gerçekleştirilecek.

Yeni adresiyle sektörün farklı paydaşlarını daha geniş bir organizasyon çatısı altında buluşturmaya hazırlanan ITF, uluslararası turizm profesyonelleri arasında yeni ticari bağlantıların kurulmasını desteklemeyi ve Türkiye turizminin küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.

Uluslararası tanıtım faaliyetleri ve gelişen organizasyon yapısıyla ITF, İstanbul’un küresel turizm sektöründeki buluşma noktalarından biri olma hedefini ileri taşımayı ve sektör profesyonelleri arasındaki iş birliği olanaklarını geliştirmeyi amaçlıyor.


ANTALYA’DA KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI! BAKAN ERSOY 440’TAN FAZLA ETKİNLİĞİN AÇILIŞINI YAPTI

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ANTALYA’DA KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI! BAKAN ERSOY 440’TAN FAZLA ETKİNLİĞİN AÇILIŞINI YAPTI

ERSOY MÜJDEYİ VERDİ: ANTALYA EXPO ALANI DÜNYA ÖLÇEĞİNDE KONGRE VE FUAR MERKEZİ OLUYOR

BAKAN ERSOY: “ANTALYA TURİZMİNİ 12 AYA YAYACAK YENİ BİR ADIM ATIYORUZ”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirerek 9 gün boyunca 40’tan fazla mekânda 440’tan fazla etkinliğin düzenleneceğini açıkladı. Festivalin yanı sıra Antalya’ya yönelik kültür ve turizm yatırımlarını da değerlendiren Bakan Ersoy, COP31’in ardından EXPO alanında Türkiye’nin en büyük fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birinin hayata geçirilmesi için yeni bir yapılanmaya gidileceğini duyurdu.

Türkiye turizminin göz bebeği Antalya, 9 gün boyunca konserlerden sergilere, opera ve baleden geleneksel sanatlara uzanan geniş bir programla Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirerek festival programını, kentte tamamlanan ve devam eden yatırımları ve Antalya turizminin geleceğine ilişkin yeni projeleri açıkladı.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen festivalin açılışında Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri Kemal Çelik, Mustafa Köse, İbrahim Ethem Taş ve Tuba Vural Çokal katıldı.

Antalya’nın kültür ve sanatı, bilgi ve eğlenceyi, geleneksel ile evrenseli bir arada sunan Türkiye Kültür Yolu Festivali çatısı altında yeniden buluştuğunu belirten Bakan Ersoy, organizasyonun dünyanın en kapsamlı, en geniş katılımlı ve en çok ilgi gören festivallerinden biri hâline geldiğini söyledi.

Türkiye’ye kazandırdıkları festival markasını bu yıl 26 şehre taşıdıklarını, yaklaşık 8 ay süren kültür ve sanat programının gelecek yıl 32 ile ulaşacağını açıklayan Ersoy, festivalin her yaş ve kesimden insanı bir araya getirirken iç turizm hareketine ve yerel ekonomilere katkı sağlamaya devam edeceğini vurguladı.

Antalya’da 440 Etkinlik, 60’ın Üzerinde Lezzet Durağı

Antalya’daki festivalin kapsamına ilişkin Ersoy şu ifadeleri kullandı:

“Antalya için 40’tan fazla mekânda 440’tan fazla etkinlik düzenleyeceğiz. Ayrıca 85 lezzet durağı belirledik. Akdeniz mutfağı içerisinde, yörük kültürünün güçlü etkisiyle kendine özel bir yer edinen Türk mutfağının lezzet farkını damakların deneyimine sunacağız.”

Festivalin ana sahnesinin Konyaaltı Beach Park’ta kurulacağını belirten Bakan Ersoy, Simge, Poizi, Sefo, Gökhan Türkmen, Ebru Yaşar, Demet Akalın ve Hakan Altun’un konserleriyle müzikseverlerin buluşacağını söyledi.

Sahne sanatları programında ise sadakat, tutku ve kıskançlıkla örülü bir hayat mücadelesini anlatan Anna Karenina ile doğayı ve aşkı konu alan metinleriyle Carmina Burana eserlerinin bale yorumlarının sanatseverlerle buluşacağını belirten Ersoy, Attila operasında da tarih ve medeniyetleri şekillendiren bir fatihin gölgesinde yeni bir şehrin doğuşunun sahneye taşınacağını ifade etti.

Festival kapsamındaki sergilere de değinen Ersoy, Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri sergisinde kutsal emanetler, Kâbe örtüleri ve Kur’an-ı Kerim nüshaları üzerinden Osmanlı’nın manevi dünyasına özel bir kapı aralanacağını belirtti.

Antalya’nın Yaşayan Mirası Ustaların Ellerinde Hayat Bulacak

Yaşayan Miras Antalya sergisinde geleneksel değerlerin ve Türk kültürünün sanata yansıyan uygulamalarının ziyaretçilere sunulacağını belirten Bakan Ersoy, Bakanlık tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerinin sergileneceğini açıkladı.

Telkari, cam ve ahşap işleri, kilim ve halı dokuma, çömlekçilik, çinicilik, keçe, ebru, tezhip ve minyatür gibi geleneksel sanatların festivalde yer alacağını belirten Ersoy, ziyaretçilerin yalnızca sanat eserlerini değil, asırlardır aktarılan bilgi, beceri, algı ve anlayışı da deneyimleyebileceğini söyledi.

Yaşayan Miras programında atölyelerin, kısa film gösterimlerinin ve Düğmeli Evler üzerine bir söyleşinin düzenleneceğini aktaran Ersoy, festivalin geleneksel değerlerin anlatılmasına, yaşatılmasına ve korunmasına katkı sunacağını ifade etti.

Sanatseverleri Üç Ressam sergisine de davet eden Bakan Ersoy, Mustafa Taviloğlu’nun koleksiyonundan Alaeddin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet’in farklı sanat yaklaşımlarını buluşturan eserlerin ziyaretçilere sunulacağını belirtti.Taviloğlu’nun sanat tutkusuyla oluşan bu koleksiyonun zengin bir sanat deneyimi sunduğunu vurguladı.

Antalya’nın Lezzetleri Toroslar’dan Akdeniz Kıyılarına Taşınacak

Gastronomiyi büyük önem verdikleri alanlardan biri olarak nitelendiren Bakan Ersoy, Türk mutfağını dünyada hak ettiği konuma taşımak ve küresel bilinirliğini artırmak için çalıştıklarını söyledi.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni bu hedef doğrultusunda bir vitrin olarak değerlendirdiklerini belirten Ersoy, şehirlerin ve bölgelerin mutfak zenginliklerini şeflerin hazırladığı lezzetlerle ziyaretçilere deneyimleme imkânı sunduklarını ifade etti.

Antalya gastronomi programına şef Mehmet Akdağ’ın ev sahipliği yapacağını açıklayan Ersoy, Antalya, Korkuteli, Elmalı, Gömbe, Finike, Beycik ve Kaş rotasının yanı sıra Manavgat ve Alanya rotalarının oluşturulduğunu söyledi. Ersoy, belirlenen lezzet noktalarında geleneksel mutfak kültürüyle çağdaş gastronomi anlayışını buluşturan yemeklerin sunulacağını ifade etti.

Festivalde 10’dan fazla konser, 30’un üzerinde sergi ve yerleştirme, 30’a yakın atölyenin yanı sıra geziler, fotoğrafçılık etkinlikleri ve çocuklar için kültür, sanat, eğlence ve öğrenmeyi bir araya getiren programlar düzenleneceğini belirten Bakan Ersoy, tüm Antalyalıları aileleriyle birlikte festivale davet etti.

Bakan Ersoy Antalya’ya Kazandırılan Yatırımları Açıkladı

Antalya’yı geleceğe hazırlamak amacıyla yürüttükleri çalışmaların, şehrin turizm potansiyelini en doğru şekilde değerlendirerek vatandaşların sosyokültürel ve sosyoekonomik hayatında önemli farklar oluşturmayı hedeflediğini söyleyen Bakan Ersoy, kentteki yatırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

87 milyon liralık yatırımla İbradı Ormana Kültür Merkezi’ni hizmete açtıklarını belirten Ersoy, Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi kapsamında ise 4 projeye toplam 11,1 milyon lira destek sağladıklarını açıkladı.

Antalya’nın altyapısını güçlendirmek amacıyla Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi ile Boğazkent Terfi Merkezi ve terfi çalışmalarını 2022 yılında, Kemer-Çamyuva Atıksu Arıtma ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’ni ise 2024 yılında tamamladıklarını belirten Ersoy, bu yatırımların toplam maliyetinin 8 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Kocayatak ve Çandır mahallelerini kapsayacak ilave kanalizasyon terfi hattı ve bağlantılı altyapı tesislerinin yanı sıra Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi’ne 2 son çöktürme havuzu ve dezenfeksiyon ünitesi kazandırılması çalışmalarının sürdüğünü aktaran Ersoy, bu işlerin ay sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.

Antalya’da 5 yıldızlı tesis kalitesinde hizmet sunan 14 ücretsiz halk plajını vatandaşların kullanımına açtıklarını da kaydetti.

Antalya’nın Tarihine 1 Milyar Lirayı Aşan Arkeoloji Desteği

Antalya’nın kültürel mirasının korunmasına yönelik çalışmaları da açıklayan Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü aracılığıyla 2018-2026 yılları arasında 24 proje ve 101 uygulama işinin tamamlandığını, 9 proje ve 9 uygulama işinin ise devam ettiğini söyledi.

Bakan Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamındaki çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Arkeoloji tarihimizin en büyük projesi olan Geleceğe Miras kapsamında 2024 yılı itibarıyla Antalya’da 26 arkeolojik alanda çalışma yürütüyoruz. Bu doğrultuda, 2024-2026 döneminde kazı ve basit onarım çalışmaları için 1 milyar 60 milyon liranın üzerinde ödenek aktardık.”

Arkeolojik alanlardaki koruma ve restorasyon çalışmalarının bilimsel altyapısını oluşturmak ve ziyaretçi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 14 projenin tamamlandığını belirten Ersoy, 7 projenin ise devam ettiğini bildirdi.

Son 8 yılda Antalya Etnografya, Mevlevihane, Nekropol, Alanya Atatürk Evi ve Likya Uygarlıkları müzeleri ile Side Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi’ni ziyarete açtıklarını belirten Ersoy, 2018 yılından bu yana Antalya’da yürütülen 8 koruma amaçlı imar planı çalışmasından 6’sının tamamlandığını, kalan 2 çalışma üzerinde ise hassasiyetle çalışıldığını söyledi.

Bütün bu yatırımları Antalya’nın dünya turizmindeki payını artırmak, kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Ersoy, çalışmalarını aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.


Ersoy’dan Turizmde Krizlere Dayanıklı Sektör Vurgusu

Türk turizmini 12 aya ve 81 ile yayma hedefinin önemine dikkat çeken Bakan Ersoy, pazar çeşitliliğinin artırılması, farklı pazarların beklentilerini karşılayacak ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir turizm ekosisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Bu hedefe ulaşılmasıyla dünya turizminin de temel ihtiyaçlarından biri olan krizlere dayanıklı bir turizm sektörünün oluşturulacağını belirten Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı (TGA) gibi kurumsal yapılanmaların, şehir ve bölge bazında yatırımların, tesis, personel, ulaşım, tanıtım ve sürdürülebilirlik alanlarında ulaşılan standartların bu hedef doğrultusunda atılmış önemli adımlar olduğunu ifade etti.

Thomas Cook krizinden Covid-19 salgınına, Rusya-Ukrayna savaşından İran-İsrail-ABD çatışmalarına kadar yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’nin turizmde krizlere karşı direnç kazandığını gösterdiğini belirten Ersoy, bu direnci daha da güçlendirmek için çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Antalya EXPO Alanında Kongre ve Fuar Turizmine Yeni Dönem

Konuşmasının sonunda Antalya turizminin geleceği açısından önemli bir projeyi açıklayan Bakan Ersoy, kentin toplantı, teşvik seyahati, kongre ve etkinlik turizmini ifade eden M.I.C.E. alanında dünyanın en gözde destinasyonlarından biri hâline getirilmesini hedeflediklerini duyurdu.

Antalya’yı kültür ve turizm yatırımlarının yanı sıra havalimanı kapasite artırımı ve diğer bakanlıklarla yürütülen karayolu ulaşımı çalışmalarıyla geleceğe hazırladıklarını belirten Ersoy, yeni projenin kentin turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Bakan Ersoy, 9-20 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak Antalya’da, organizasyonun ardından EXPO alanının kongre ve fuar turizmi açısından değerlendirileceğini açıklayarak, yeni projeyle kentin turizmdeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Antalya için yeni bir turizm hamlesi olarak duyurduğu projeye ilişkin Bakan Ersoy şunları söyledi:

“Bu büyük uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptıktan sonra Antalya EXPO alanında, Türkiye’nin en büyük ve en önemli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birini hayata geçirmek üzere TGA çatısı altında kuracağımız ve profesyonellerden oluşan yeni bir yapılanmaya gidiyoruz. Antalya turizminin önemli bir ihtiyacı olan kongre ve fuar turizmi için dünya ölçeğinde ve çok üst düzey nitelikte bir merkez oluşturarak kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız.”

Söz konusu projenin yalnızca kongre ve fuar turizmine değil, Antalya’nın sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına da önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade eden Bakan Ersoy, turizm sektörüne yönelik oluşturulacak yeni destek mekanizmasının ciddi bir fark yaratacağını vurgulayarak projenin Türkiye’ye ve Antalya’ya hayırlı olması temennisinde bulundu.


TatilBudur, Antalya Turizm Fuarı’nda Sektörün Güncel Dinamiklerini Değerlendirdi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TatilBudur, Antalya Turizm Fuarı’nda Sektörün Güncel Dinamiklerini Değerlendirdi

Türkiye’nin 56 ilinde 500’ü aşkın acentesi ve 2 bin 500 seyahat danışmanıyla sektörün öncü markaları arasında yer alan TatilBudur, bu yıl 8’incisi düzenlenen Antalya Turizm Fuarı’nda sektörün güncel dinamiklerine ve tüketici beklentilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

TatilBudur, Antalya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından turizm sektörünün bileşenlerini bir araya getiren Antalya Turizm Fuarı’nda erken rezervasyon dönemindeki tüketici davranışlarından fiyat avantajının yanı sıra güvenin satın alma kararındaki rolüne, markanın yeni dönem hedeflerinden hizmet kalitesine kadar pek çok başlıkta görüşlerini aktardı.

TatilBudur Satış ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk, tüketicilerin tatil satın alma sürecinin araştırma, farklı platformları inceleme ve karar verme aşamalarıyla birlikte en az 35 gün sürdüğünü belirtti. Tüketicilerin bu süreçte öncelikle tatil beklentilerini ve destinasyon tercihlerini netleştirdiğini, ardından araştırma yaptığını ve sonrasında satın alma kararına yöneldiğini ifade eden Çubuk, erken rezervasyon döneminde fiyat avantajının yanı sıra güven unsurunun da belirleyici olduğuna dikkat çekti.

Erken rezervasyon yapan tüketicilerin temel beklentilerinden birinin, satın alma sonrasında fiyatların düşmesi veya seyahat planlarında değişiklik yaşanması durumunda haklarını koruyabilmek olduğunu vurgulayan Çubuk, TatilBudur’un bu konudaki yaklaşımını şöyle açıkladı: “Tüketici yalnızca uygun fiyatı değil, satın alma kararının arkasında duracak güvenilir bir marka arıyor. Rezervasyon sonrasında fiyatlarda düşüş yaşanması durumunda, ilgili tesisin koşulları doğrultusunda iade ediyoruz. Tarih veya rezervasyon değişikliği gerektiğinde de mevcut koşulları koruyarak tüketicilerimize destek oluyoruz. Bu güvenceleri sunabildiğinizde tüketicinin kararında birkaç liralık fiyat farkından çok, hizmet kalitesi ve ihtiyaç duyduğunda karşısında güvenilir bir muhatap bulabilmesi öne çıkıyor.” Dedi. 

TatilBudur’un özellikle yaz otellerinde fiyatlandırma ve satış süreçlerinde güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Çubuk, yaz otellerinin satışında yüzde 80 oranında birincil fiyat belirleyici konumda olduklarını ifade etti. Bu yapının hem tüketicilere daha hızlı ulaşma hem de fiyat avantajı sunma açısından önemli bir güç sağladığını vurgulayan Çubuk, markanın şube yapılanmasında hayata geçirilen değişimlerin de yeni dönem dönüşümünün bir parçası olduğunu belirtti. Kurumsal kimlik çalışmalarıyla güven, finansal güç ve hizmet kalitesi mesajlarını tüketiciye daha güçlü ve tutarlı biçimde aktarmayı hedeflediklerini dile getirdi.

TatilBudur, yeni kurumsal kimliği ve hizmet odaklı yaklaşımıyla tüketici güvenini güçlendirmeye, satış ve hizmet süreçlerini geliştirmeye ve sektördeki güçlü konumunu ileriye taşımaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.