7 Eylül 2026 Pazartesi

ÇİNLİ TURİSTLERİN ÇANAKKALE’DEKİ YENİ GÖZDESİ ZEYTİNYAĞI OLDU


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ÇİNLİ TURİSTLERİN ÇANAKKALE’DEKİ YENİ GÖZDESİ ZEYTİNYAĞI OLDU

ÇANAKKALE’NİN GASTRONOMİ MİRASI ULUSLARARASI ZİYARETÇİNİN DENEYİMİNE SUNULUYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Çanakkale Kültür Yolu Festivali, yerli ziyaretçilerin yanı sıra kenti ziyaret eden yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Festival kapsamında kentin kültürel ve gastronomik değerlerini keşfeden Çinli turistler, Adatepe’de yer alan Lezzet Noktalarını ziyaret ederken bölgenin zeytin ve zeytinyağı kültürüne de yoğun ilgi gösterdi. Adatepe Zeytinyağı Müzesi’ni gezen ziyaretçiler, zeytinin üretimden sofraya uzanan yolculuğunu öğrenirken farklı zeytinyağlarını da tatma fırsatı buldu.

Çanakkale’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetmek amacıyla kente gelen Çinli turistler, seyahatlerini bölgenin gastronomik değerleriyle de buluşturuyor. Troya ve Assos gibi önemli kültür rotalarının yanı sıra festival kapsamında öne çıkan Lezzet Noktalarını ziyaret eden turistlerin ilgisini çeken ürünlerin başında Çanakkale’nin zeytinyağı geliyor.

Çanakkale’deki seyahatlerinin ikinci gününde bir zeytinyağı fabrikasını ziyaret eden Çinli turist grubu, zeytinin üretimden sofraya uzanan yolculuğu hakkında bilgi aldı. Turistler, farklı özelliklere sahip zeytinyağlarını tadarken özellikle ürünlerin aroması, tazeliği ve yemeklerdeki kullanımına ilişkin deneyimleri büyük beğeniyle karşıladı. 

ZEYTİNYAĞI TADIMI SEYAHATİN DİKKAT ÇEKEN DENEYİMLERİNDEN BİRİ OLDU

Çinli turistlerin zeytinyağı tadımına gösterdiği ilgi, ziyaretin öne çıkan bölümlerinden biri oldu. Zeytinyağını yalnızca bir yemek malzemesi olarak değil, başlı başına bir gastronomi deneyimi olarak keşfeden ziyaretçiler, farklı aromaları karşılaştırma ve bölgenin zeytin kültürü hakkında bilgi edinme fırsatı buldu.

Grup içerisinde yer alan Çinli bir turist, Türk yemekleri ve zeytinyağını çok sevdiğinden söz ederek “Türkiye’de grup olarak seyahat eden Çinli turistleriz. Çanakkale’ye yeni geldik ve bugün seyahatimizin ikinci günü. Burada olmaktan ve zeytin hakkında yeni şeyler öğrenmekten çok mutluyuz.Türk yemeklerini seviyorum. Türk yemekleri oldukça sağlıklı görünüyor. Sağlıklı ve doğal yiyecekleri bir araya getiriyorsunuz. Bu yüzden Türk yemeklerini ve özellikle zeytini çok seviyorum. Özellikle sabahları, arkadaşımla birlikte bunu bir çeşit sabah ritüeli gibi yapıyoruz. Zeytinyağını ekmekle ve yemeklerle birlikte tadıyoruz. Bu da yemeklere daha lezzetli ve aromatik bir tat katıyor.” dedi. 



ÇANAKKALE’NİN GASTRONOMİ KÜLTÜRÜ ULUSLARARASI ZİYARETÇİYLE BULUŞUYOR

Ege ve Marmara’nın kesiştiği konumuyla farklı tarımsal ve gastronomik değerleri bir arada barındıran Çanakkale; zeytin ve zeytinyağının yanı sıra Ezine peyniri, deniz ürünleri, yöresel otları, bağcılık kültürü ve yerel üzüm çeşitleriyle de öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) Türkiye’nin gastronomi ve kültür turizmi potansiyelinin uluslararası alanda tanıtılmasına yönelik çalışmaları kapsamında, ziyaretçilerin yerel üretim kültürünü deneyimleyebileceği rotalar da destinasyon deneyiminin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Kaz Dağları ve Edremit Körfezi çevresindeki zeytinliklerden elde edilen zeytinyağları, bölgenin köklü üretim kültürünün önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Çanakkale’yi ziyaret eden Çinli turistler de zeytinyağı fabrikası gezileri ve tadımlar aracılığıyla bu üretim kültürünü yerinde deneyimleme imkanı buluyor.

Troya’dan Assos’a, Bozcaada’dan Kaz Dağları’na uzanan turizm rotalarıyla öne çıkan kent, sahip olduğu zeytinlikler, bağlar ve yerel ürünlerle gastronomi turizmi açısından da önemli bir potansiyel taşıyor. Çinli ziyaretçilerin zeytinyağına gösterdiği ilgi, tarihi ve kültürel turizmin gastronomi deneyimleriyle desteklenmesinin destinasyonun uluslararası çekiciliğine katkısını ortaya koyuyor. 

Bu kapsamda Çanakkale’de zeytin ve zeytinyağı kültürünü yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için Adatepe Zeytinyağı Müzesi gibi kültürel duraklar da dikkat çekiyor. Tarihi bir zeytinyağı fabrikasının üretim mirasını yaşatan müze, ziyaretçilere bölgenin zeytin kültürünü ve geleneksel üretim yöntemlerini tanıma fırsatı sunarken, zeytinyağı tadımı ise bu kültürel deneyimi gastronomiyle buluşturuyor.


Kempinski Hotel TheDome Belek,Global ExcellenceAwards’ta iki prestijli ödüle layık görüldü.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


KEMPINSKI HOTEL THE DOME BELEK’E 2026 HAUTE GRANDEUR GLOBAL AWARDS’TAN İKİ PRESTİJLİ GASTRONOMİ ÖDÜLÜ

Kempinski Hotel TheDome Belek, 2026 HauteGrandeur Global ExcellenceAwards’ta iki prestijli ödüle layık görüldü. Geçtiğimiz yıl aynı platformda dört farklı kategoride Avrupa’nın en iyileri arasında yer alan otel, bu yıl Palm Lounge ile “Avrupa’nın En İyi Lüks Sahil Restoranı”, Sofra bythe Lake ile “Türkiye’deki En İyi FineDining Deneyimi” ödüllerini kazanarak gastronomi alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koydu.

Belek’in Akdeniz kıyısındaki seçkin adreslerinden Kempinski Hotel TheDome Belek, dünyanın saygın konaklama ve gastronomi ödülleri arasında gösterilen 2026 HauteGrandeur Global ExcellenceAwards kapsamında iki önemli ödülün sahibi oldu. Otelin Akdeniz kıyısındaki gastronomi ve eğlence adresi Palm Lounge, “Avrupa’nın En İyi Lüks Sahil Restoranı” (Best Luxury BeachsideRestaurant in Europe) seçilirken, göl manzarası eşliğinde seçkin bir gastronomi deneyimi sunan Sofra bythe Lake ise “Türkiye’deki En İyi FineDining Deneyimi” (Best FineDiningExperience in Türkiye) ödülüne layık görüldü.

2025 yılında HauteGrandeur Global ExcellenceAwards’ta dört farklı kategoride ödül kazanan Kempinski Hotel TheDome Belek, 2026’da elde ettiği iki yeni gastronomi ödülüyle uluslararası başarısını sürdürdü. Yeni ödüller, otelin Akdeniz kıyısında sunduğu ayrıcalıklı gastronomi deneyimlerinin yanı sıra yüksek hizmet standartları ve unutulmaz misafir deneyimleri yaratma konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.

Kempinski Hotel TheDome Belek Genel Müdürü Amit Sharma, yeni ödüllere ilişkin şunları söyledi:

“HauteGrandeur’den aldığımız bu iki prestijli ödül bizi onurlandırdı. Bu başarı, Kempinski Hotel TheDome Belek ekibimizin özverisinin, tutkusunun ve profesyonelliğinin bir yansımasıdır. Ekibimiz, her gün misafirlerimiz için unutulmaz ve kalıcı deneyimler yaratmak için büyük bir çaba sarf ediyor.

21. yılımızı geride bırakmışken bu ödüller bizim için daha da anlamlı. Kempinski Hotel TheDome Belek, yirmi yılı aşkın süredir Avrupa lüksünü sıcak Türk misafirperverliğiyle harmanlayan rafine bir otelcilik simgesi olarak biliniyor. Bu ödüller, misafirlerimizin kalbine dokunan, unutulmaz anlar yaşatma taahhüdümüzü bir kez daha teyit ediyor.

Bu başarıyı mümkün kılan sıkı çalışmaları ve ekip ruhu için değerli ekibimize ve yolculuğumuzun bir parçası olan sadık misafirlerimize en içten teşekkürlerimi sunarım. Geleceğe büyük bir gururla ve Belek’te lüks konaklama ve gastronomi deneyiminin çıtasını yükseltmeye devam etme kararlılığıyla bakıyoruz.”

Akdeniz kıyısında lüks ve zarafetin adresi Belek’in sahilinde konumlanan Kempinski Hotel TheDome Belek, Selçuklu döneminin zengin mimari mirasından ilham alan tasarımını çağdaş lüks anlayışıyla buluşturuyor. Otel, konaklamadan gastronomiye uzanan farklı deneyimleriyle misafirlerine Akdeniz’in doğal güzellikleri eşliğinde ayrıcalıklı bir tatil sunuyor.

Avrupa'nın En İyi Lüks Sahil Restaurantı:Palm Lounge

“Avrupa’nın En İyi Lüks Sahil Restoranı” seçilen Palm Lounge, Akdeniz’in büyüleyici kıyısında, beyaz kumlar üzerinde konumlanan atmosferiyle gastronomi ve eğlenceyi bir araya getiriyor. Gurme menüleri ve imza lezzetleriyle öne çıkan Palm Lounge, sahil atmosferini üst düzey bir mutfak deneyimiyle tamamlıyor. Ritmik DJ performansları, uluslararası canlı müzik etkinlikleri ve etkileyici sahne şovları ise gastronomiyi eğlenceyle buluşturarak misafirlere gün boyu devam eden ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.

Türkiye'deki En İyi FineDining Deneyimi: Sofra bythe Lake

“Türkiye’deki En İyi FineDining Deneyimi” ödülüne layık görülen Sofra bythe Lake, Kempinski Hotel TheDome Belek’in büyüleyici göl manzarası eşliğinde Türk ve dünya mutfaklarının seçkin lezzetlerini yüksek gastronomi anlayışıyla yorumluyor. Şeflerin sanatsal dokunuşlarıyla hazırlanan gurme menüsü, özenli sunumları ve zengin alkollü ve alkolsüz içecek seçenekleriyle tamamlanırken, gölün dingin atmosferi ve sofistike detaylar deneyime ayrı bir zarafet katıyor. Ayrıcalıklı servis anlayışıyla Sofra bythe Lake, misafirlerine unutulmaz bir finedining deneyimi yaşatıyor.

HauteGrandeur Global ExcellenceAwards Hakkında

HauteGrandeur Global ExcellenceAwards, konaklama ve gastronomi sektöründe dünya çapında mükemmelliği ödüllendiren uluslararası bir ödül programıdır. Değerlendirme sürecinde halk veya jüri oylaması yerine misafir geri bildirimlerini temel alan HauteGrandeur, bu yaklaşımıyla tarafsız ve şeffaf sonuçlar sunmayı amaçlamaktadır. Dünya genelinde otellerden tatil köylerine, villalardan spa ve restoranlara kadar farklı kategorilerde üstün hizmet ve misafir deneyimi sunan kuruluşları ödüllendiren HauteGrandeur Global ExcellenceAwards, sektörün öne çıkan markalarının uluslararası ölçekte tanınmasına katkı sağlamaktadır


İzmir ve Ankara havalimanları yolcu deneyiminde küresel onur listesinde


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İzmir ve Ankara havalimanları yolcu deneyiminde küresel onur listesinde

Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes, Türkiye’de “ACI World Genel Direktörü Mükemmellik Onur Listesi”ne giren ilk iki havalimanı oldu. Ödül töreni İstanbul’da düzenlenen ACI World Müşteri Deneyimi Zirvesi sırasında gerçekleşti.

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları’nın işlettiği Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Tiflis ve Üsküp havalimanları Dünya Havalimanları Konseyi (ACI World) Havalimanı Hizmet Kalitesi (Airport Service Quality–ASQ) Müşteri Deneyimi Ödülleri'ni aldı.

Son 10 yılda düzenli şekilde başarı gösteren İzmir ve Ankara havalimanları onur listesine girmeye hak kazandı. Türkiye’den ilk kez İzmir ve Ankara’nın girdiği listede tüm dünyada 99 havalimanı yer alıyor.

TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan: “TAV Havalimanları olarak sekiz ülkede işlettiğimiz 15 havalimanında, yolcuların değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından izleyerek en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalışıyoruz. Servis şirketlerimizle birlikte yolcu deneyiminin her adımında hizmet veriyoruz. Bu yıl Türkiye’de ve yurtdışında işlettiğimiz dört havalimanı ödüllendirildi.  Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes’in gösterdiği uzun dönemli başarıdan ve onur listesine girmesinden ayrıca mutluluk duyduk. Bu başarıda emeği bulunan çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Bu yıl İstanbul’da düzenlenen törende Ankara Esenboğa Havalimanı, Avrupa’da, 5–15 milyon yolcu kategorisinde “en iyi giden yolcu deneyimi” ve “en keyifli havalimanı” ödüllerini aldı.

İzmir Adnan Menderes Havalimanı da aynı kategoride “en iyi giden yolcu deneyimi”yle birlikte “en kolay havalimanı yolculuğu”, “en keyifli havalimanı” ve “en temiz havalimanı” kategorilerinde ödüle layık görüldü.

Tiflis Havalimanı, Avrupa’da, 2–5 milyon yolcu kategorisinde “en iyi giden yolcu deneyimi” başta olmak üzere “en adanmış personele sahip havalimanı”, “en kolay havalimanı yolculuğu”, “en keyifli havalimanı” ve “en temiz havalimanı” ödüllerini aldı. Üsküp Havalimanı, “Avrupa’da en kolay havalimanı yolculuğu” kategorisinde en iyi havalimanları arasında yer aldı.

TAV Havalimanları hakkında

Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025’te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, K. Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan’da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonun her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. TAV Havalimanları 2050’de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor.


Elite World, GlobeMeets’te Turizm Profesyonelleriyle Buluşacak


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Elite World, GlobeMeets’te Turizm Profesyonelleriyle Buluşacak

Türkiye’nin önde gelen otel zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, 10-11 Eylül tarihlerinde katılacağı GlobeMeets’te yerli ve uluslararası turizm profesyonelleriyle bir araya gelerek   büyüyen otel portföyünü tanıtacak.

Elite World Hotels & Resorts, turizm sektörünün önemli B2B buluşmalarından GlobeMeets’e  katılıyor. 10-11 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek etkinlikte E7 numaralı standda sektör profesyonellerini ağırlayacak olan Elite World, Türkiye’nin farklı şehirlerinden katılacak acenteler ve DMC’lerle (Destination Management Company – Destinasyon Yönetim Şirketi) yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirecek.

DMC odaklı yapısıyla turizm profesyonellerini bir araya getiren GlobeMeets, Elite World’ün hem mevcut portföyünü daha geniş bir profesyonel ağla buluşturması hem de yeni pazarlardaki bilinirliğini artırması açısından önemli bir platform olacak. Türkiye’nin 40 farklı şehrinden yaklaşık 300 acentenin katılımının beklendiği etkinlikte Elite World, gerçekleştireceği B2B görüşmelerle yeni iş bağlantıları kurmayı ve mevcut iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor.

DMC pazarında yeni iş birlikleri hedefleniyor

 Elite World, GlobeMeets katılımıyla özellikle DMC pazarındaki görünürlüğünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Grup, Türkiye’de organizasyon gerçekleştiren DMC’lere farklı destinasyon ve segmentlerdeki otelleriyle konaklama, toplantı ve etkinlik ihtiyaçlarına yönelik alternatifler sunmayı hedefliyor. Böylece zincirin genişleyen otel portföyünün kurumsal etkinliklerden grup konaklamalarına kadar farklı organizasyonlar için sunduğu olanakların sektör profesyonellerine doğrudan aktarılması planlanıyor.

Etkinliğe katılacak outgoing acenteler ise Elite World’ün uluslararası büyüme hedefleri açısından ayrı bir önem taşıyor. Türkiye’de franchise modeliyle büyümesini sürdüren ve yurt dışındaki yatırımlarıyla uluslararası marka yolculuğunu hızlandıran Elite World, GlobeMeets aracılığıyla gelecekte faaliyet göstereceği yeni uluslararası destinasyonlarda da marka bilinirliğinin bugünden güçlendirilmesini amaçlıyor.

Bu yıl sektörde 50’nci yılını kutlayan Elite World Hotels & Resorts, yeni dönemde Bir Dünya Var yaklaşımıyla farklı turist gruplarına hitap eden çoklu marka yapısıyla Türkiye ve yurt dışında büyüyor. Bugün 4 ülke 21 şehirde toplam 37 otellik portföye sahip grup,  2030 yılında 70 otele ulaşmayı hedefliyor. 

Costa Cruises, 2027 sezon programını Galataport İstanbul’da duyurdu.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İTALYAN CRUISE DEVİ 2027 İSTANBUL ÇIKIŞLI PROGRAMLARINI GALATAPORT’TA TANITTI

 ‘2027 yazında en ekonomik tatil cruise tatili olacak’

Costa Cruises, 2027 sezon programını Galataport İstanbul’da duyurdu. Gelecek sezon İstanbul çıkışlı 28 sefer planlayan İtalyan cruise devinin hedefinde 7 bin 400 Türk yolcuyu bu gemilerde ağırlamakvar. Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan, 7 gecelik İstanbul çıkışlı cruise programlarını 599 Euro’ya rezervasyona açtıklarını, bu fiyatlarla ‘erişilebilir lüks cruise seyahatinin’gelecek yazın en ekonomik tatili olacağını kaydetti


Costa Uluslarararası Pazarlar Direktörü MircoVasallo ise kruvaziyer sektörü için Türkiye’nin artık destekleyici pazar olmaktan çıkıp kaynak pazar haline geldiğini belirterek ‘’Avrupalı misafirler için Türkiye çok önemli bir destinasyon. Bir rotada İstanbul veya İzmir varsa tercih ediyorlar, defalarca gelmekten bıkmıyorlar.Türk misafirlerin de cruise seyahatine artan ilgisinden memnunuz. Türk gezginler oldukça fazla yurtdışı seyahati yapıyor, cruise turlarına ilgilerinin 2027’de daha çok artacağını tahmin ediyoruz’’ diye konuştu


İtalyan cruise devi Costa, 2026 yazsezonu kapanışını Galataport İstanbul’da yaptı. Sezonun son seferini gerçekleştirmek üzere Galataport İstanbul’a gelen Costa Fortuna gemisinde düzenlenen basın toplantısında, Costa Uluslararası Pazarlar Direktörü Mirco Vasallo ve Türkiye Müdürü Burak Çalışkan Türk medya temsilcileriyle bir araya geldi. Costa Türkiye GSA Genel MüdürüBurak Çalışkan, 2026 yaz sezonu boyunca Costa Fortuna gemisinin İstanbul’a 14 sefer gerçekleştirdiğini, bu programlara toplam 3 bin Türk yolcusunun katıldığını belirtti. Vize zorluklarına rağmen öngörülenden daha yüksek bir sayıya ulaştıklarını, Türk gezginlerin cruise seyahatine olan ilgisinin bu sezon itibarıyla daha da arttığını kaydetti. CostaCruises olarak 2026 yurt dışı programlarına katılan toplam Türk misafir sayısının 8 bine ulaştığını da belirten Burak Çalışkan; 2027 hedeflerini ise şöyle açıkladı:

‘’CostaFortuna’yı bu sezonki son seferi için İstanbul’dan Ege’ye uğurluyoruz. 2027 Mart itibarıyla Costa gemileri yeniden İstanbul’a gelmeye başlayacak. İstanbul çıkışlı Yunan Adaları programımızı 599 Euro’dan başlayan fiyatlarla rezervasyona açtık. Türk misafirler için bunun anlamı yaklaşık 35 bin Türk Lirasına 7 gecelik tam pansiyonlu bir cruise tatili demek. Costa konforunda, İtalyan yaşam tarzında bir seyahati, erişilebilir lüksü Türk tatilcileriyle buluşturuyoruz. Bu avantajlarla önümüzdeki sezon Türk gezginlerin seyahat planlarında daha çok yer alacağımızı öngörüyorum. CostaPasifica 18 Nisan’dan itibaren İstanbul çıkışlı programlarına başlayacak. Türk misafirlerimiz için bir de müjdemiz var, Pasifica’nın programında Türkiye’den iki liman yer alacak, İzmir’den de yolcu binişi yapılabilecek. İstanbul çıkışlı Ege programlarımızda toplam 7400 Türk yolcuyu ağırlamayı hedefliyoruz. Costa Türkiye olarak tüm diğer programlarımızla birlikte toplam 10 bin Türk yolcuyu cruise seyahati ile buluşturmayı planlıyoruz.’’

Vasallo: ‘’Türkiye artık kaynak pazar, 2027’de İstanbul’a 28’e sefer planladık, İzmir de rotada’’

Avrupalı misafirlerinden gelen talep üzerine Türkiye limanları ve özellikle İstanbul’a programlarında daha çok yer verdiklerini kaydeden Costa Cruises Uluslararası Pazarlar Direktörü MircoVasallo ise ‘’Galataport dünyanın en düzenli ve en modern terminallerinden biri. İstanbul, Avrupalı misafirlerimizin en çok gelmek istediği destinasyon. Bir rotada İstanbul ve İzmir varsa, o rotayı tercih ediyorlar, tekrar tekrar gelmeyi istiyorlar. Rotalarımızı belirlerken bu taleplere göre belirliyoruz. İstanbul ve İzmir 2027’de rotamızda olacak’’ diye konuştu.2026 yaz sezonunu beklentilerin üstünde iyi bir çıkışla kapattıklarını; özellikle Türk misafirlerin yükselen ilgisinden memnuniyet duyduklarını da kaydeden Vasallo sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Türkiye pazarında ciddi bir büyüme var. 2027 sezonundaCosta’nın Türkiye programlarını genişleterek sefer sayısını 28’e çıkarıyoruz, yeni sezonda her hafta İstanbul’a bir Costa gemisi gelecek. Sefer başına Türkiye’ye verilen kabin sayısını 100’e çıkardık, toplam 2800 kabini Türkiye pazarına ayırdık. Türkiye artık destekleyici pazar olmaktan çıktı, bizim için kaynak pazar haline geldi. Hem gemilerimizle getirdiğimiz turist açısından hem de Türk yolcular açısından baktığımızda bu ilginin karşılıklı olması memnuniyet verici.’’ Vasallo kruvaziyer turizminin dünya genelinde hızla büyüdüğünü ve Türkiye’nin hem yolcu potansiyeli hem de liman altyapısıyla küresel kruvaziyer ağı içinde giderek daha güçlü bir konuma geldiğini vurguladı.

‘’Erişilebilir lüks olan cruise seyahatini daha çok Türk seyahat sever ile buluşturacağız’’

Bu hedeflerle Costa Türkiye pazarına yönelik yapılan yeni yatırımlara da dikkat çeken Burak Çalışkan, yeni teknoloji altyapısı ile daha çok Türk vatandaşını erişilebilir lüks olan Costacruise seyahati ile buluşturacaklarını kaydetti: ‘’Yeni yatırımlarla altyapımızı güncelledik, tek platformdan uçtan uca rezervasyon yönetimi ile acentelere erişim ve kullanım kolaylığı sağladık. Yeni B2B sistemimiz sayesinde acentelerimiz her yerden her cihazdan sistemimize giriş yaparak müşterilerine cruise programlarımızı daha hızlı daha verimli bir strateji ile sunabilecek. Yeni entegrasyon yapımız sayesinde CostaCruises ürünlerini ana CostaCruises sistemlerine ve dijital kanallarına entegre ederek müsaitlik, fiyat, iptal süreçlerini kendi platformları üzerinden en güncel şekilde yapabilecekler. Böylelikle Türkiye’nin her yerinden daha geniş kitlelere erişmiş olacağız ve cruise seyahatini daha çok seyahat sever ile buluşturacağız.’’  


İZMİR’DEN DE BİNİŞ YAPILABİLECEK

Ege’nin en güzel limanlarını İstanbul ve İzmir’den hareketle keşif!

Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan, 2027 İstanbul çıkışlı Yunan Adaları programında yenilik olarak İzmir’den den de yolcu binişi yapılabileceğini müjdeledi. CostaPasifica gemisi Galataport İstanbul’dan hareketle, 7 gece sürecek program kapsamında önce İzmir’e ardından Mikonos, Santorini, Atina ve Volos limanlarına uğrayarak yeniden İstanbul’a dönecek. Mayıs ayının sonundan itibaren bu rotada İzmir ve Volos yerine Girit ve Rodos destinasyonları eklenecek. İstanbul’dan başlayıp yine İstanbul’da sona eren bu program, misafirlere Ege’nin eşsiz koylarını, tarihi zenginliklerini ve dünyaca ünlü plajlarını keşfetme imkânı sunuyor. Kişi başı 599 Euro’dan başlayan fiyatlarla sunulan turlara tam pansiyon konaklama ve transferler de dahil ediliyor.İstanbul çıkışlı Ege programı Nisan itibarıyla başlayacak ve yaz boyunca her hafta İstanbul’a gelerek toplam 28 sefer gerçekleştirecek.

Rakamlarla CostaPasifica:

2027’de Türkiye’ye gelecek olan CostaPasifica gemisi 521’ü balkonlu, 70 süit olmak üzere 1504 kabin ve toplam 3780 yolcukapasitesine sahip. CostaPasifica’da ayrıca 9 güverte, 9 restoran, 9 bar, 3 yüzme havuzu, 5 jakuzi, 1 çok amaçlı spor sahası, 1 spor pisti, deniz manzaralı spor salonu, çocuk kulübü, 1280 kişilik tiyatro salonu, casino, alışveriş merkezi ve 6000 metrekarelik SPA bulunuyor. 


6 Eylül 2026 Pazar

SunExpress,44 adet Boeing 737-800 uçağındaVCT Finlet entegrasyonunu tamamladı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SunExpress,VCT Finletlerle emisyon azaltımına katkı sağlıyor

44 Uçakta VCT Finlet Modifikasyonu Tamamlandı


Türk Hava Yolları ve Lufthansa ortak kuruluşu SunExpress, yakıt verimliliği ve emisyon azaltımına katkı sağlayan VCT Finlet projesi kapsamında 44 adet Boeing 737-800 uçağındaVCT Finlet entegrasyonunu tamamladı.

Uçakların arka gövdesine yerleştirilen ve hava akışını optimize ederek sürüklenmeyi azaltan aerodinamik kanatçıklardan oluşan VCT Finlet teknolojisi, uçuş performansını iyileştirirkenyakıt verimliliğinin artırılmasına ve buna bağlı operasyonel emisyonların azaltılmasına katkı sağlıyor.

SunExpress, 2024 yılında Vortex Control Technologies (VCT) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında Finlet teknolojisinin Avrupa’daki ilk müşterisi olmuştu. İlk etapta 5 adet Boeing 737-800 uçağında uygulanan teknoloji, başarılı test sonuçlarının ardından 40’tan fazla uçağı kapsayacak şekilde uygulandı.


THE PENINSULA ACADEMY İLE SEYAHATİN ÖTESİNDE BİR KEŞİF

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


THE PENINSULA ACADEMY İLE SEYAHATİN ÖTESİNDE BİR KEŞİF

ThePeninsulaHotels, Peninsula Academy programlarıyla misafirlerini dünyanın en seçkin destinasyonlarının kültür, zanaat, gastronomi ve yaşam tarzına uzanan ayrıcalıklı deneyimlere davet ediyor. Londra’dan Paris’e, New York’tan Tokyo’ya uzanan bu özel programlar, tanıdık şehirleri yeni perspektiflerle keşfetmenin ve destinasyonla daha derin bir bağ kurmanın zarif bir yolunu ortaya koyuyor.

Bir şehri gerçekten tanımak, yalnızca ikonik adreslerini görmekten fazlasını gerektirir. Bazen bir ustanın ellerinde şekillenen bir zanaata yakından tanıklık etmek, bazen yalnızca sınırlı sayıda konuğa açılan özel bir kapıdan geçmek, bazen de şehrin yerel ritmini keşfetmek gerekir.

ThePeninsula Academy, her destinasyonun karakterinden ilham alan seçkin programlarıyla bu yaklaşımı seyahatin ayrılmaz bir parçasına dönüştürüyor. Kültürden gastronomiye, sanattan zanaata ve modadan otomotive uzanan programlar, kişisel rehberlik ve ThePeninsula’nın kusursuz hizmet anlayışıyla buluşuyor.


İSTANBUL | ŞEHRİN KATMANLARI ARASINDA

ThePeninsulaIstanbul, yüzyıllardır farklı kültürlere ev sahipliği yapan şehrin zengin mirasını sanat, mimari, sinema ve yerel yaşam üzerinden yeniden keşfetmeye davet ediyor.

İznik Çinilerinden Hat Sanatının İhtişamına: Osmanlı Sanatı Turu, İstanbul’un köklü sanat ve zanaat geleneğinin izini sürüyor. Rüstem Paşa Camii’nin İznik çinilerinden Hünkâr Kasrı’nın ahşap işçiliğine uzanan rota, tarihi bir konakta gerçekleştirilen ebru atölyesiyle devam ediyor. Mihrimah Sultan Camii ve Tekfur Sarayı Çini Müzesi ziyareti ise Osmanlı estetiğini farklı dönemler ve teknikler üzerinden keşfetme olanağı sağlıyor.

Sinemaseverler için hazırlanan Istanbul 007 – James Bond’un İzinde, İstanbul’u sinema tarihinin en ikonik serilerinden birinin gözünden ele alıyor. Sirkeci Garı, Eminönü ve Mısır Çarşısı’ndan Kapalıçarşı’nın çatılarına ve Yedikule Hisarı’na uzanan deneyim, FromRussiawithLove ve Skyfall gibi James Bond filmlerinin hafızalara kazınan İstanbul sahnelerinin izini sürüyor.

Fotoğraf ve şehir kültürünü buluşturan TheEye of Istanbul – Ara Güler’den İlham Alan Fotoğraf Rotası ise İstanbul’un zamana direnen mahallelerini usta fotoğrafçı Ara Güler’in bakış açısından keşfetmeye davet ediyor. Vefa ve Ayvansaray sokaklarında ilerleyen rota, geleneksel bir balıkçı teknesiyle Haliç kıyılarında devam ederek şehrin gündelik yaşamını ve nostaljik dokusunu farklı bir perspektiften görünür kılıyor.

LONDRA | ŞEHRİN GİZLİ HİKÂYELERİNİ KEŞFETMEK

ThePeninsulaLondon, şehrin tarihini, kültürünü ve yaşam tarzını alışılmış rotaların ötesinde keşfetmeye odaklanıyor.

Yard-O-Led ile Kaligrafi Deneyimi, misafirleri İngiliz yazı gereçleri üreticisinin tarihi Piccadilly Arcade adresine götürüyor. Kaligrafinin temel tekniklerinin keşfedildiği deneyim, ThePeninsulaLondon’ın özel araçlarıyla gerçekleştirilen şehir yolculuğu ve Brooksland Bar’da Londra manzarası eşliğinde sunulan Yard-O-Led’den ilham alan özel bir kokteylle tamamlanıyor. Misafirlere ayrıca özel bir yazı kâğıdı seti hediye ediliyor.

Otomobil tutkunları için Tuthill ile Oxfordshire’da Bir Gün, Porsche dünyasının önde gelen isimlerinden Tuthill’in özel atölyesine erişim sağlıyor. Kıdemli bir ekip üyesi eşliğinde gerçekleştirilen özel turun ardından, Sir John Soane tarafından tasarlanan 400 yıllık Aynhoe Park’taki TheOrangery’de öğle yemeği sunuluyor. Deneyim, arzu eden konuklar için yüksek performanslı simülatör eğitimiyle genişletilebiliyor.

NEW YORK | ŞEHRİN İKONLARINA YAKINDAN BAKIŞ

ThePeninsula New York, moda, sanat ve gastronomi ekseninde şehrin farklı yüzlerini keşfetmeye olanak tanıyor.

BalmainBoutiqueExperience, misafirleri ikonik Paris moda evinin dünyasına davet ediyor. Koku keşfi, kişiselleştirilebilir Button Bar deneyimi ve özel hediyeler, Balmain’inBalmain’in imza niteliğindeki zanaatkârlığını yakından hissettiriyor.

TheNationalArts Club ExclusiveTour, kurumun küratörü eşliğinde New York’un tarihi ve kültürel mirasına özel erişim sağlarken, deneyim etkileyici vitray kubbenin altında servis edilen kokteyllerle tamamlanıyor.

Şehrin gastronomik ruhunu takip eden Iconic New York BitesFoodTour ise yerel bir uzman eşliğinde bagel, pizza ve şehrin sevilen tatlıları arasında uzanan bir yürüyüş rotasıyla New York’un gündelik lezzet kültürünü keşfediyor.

PARİS | SANAT, ZANAAT VE GASTRONOMİ

ThePeninsula Paris, şehrin kültürel ve gastronomik mirasına ayrıcalıklı erişim sunan deneyimleriyle öne çıkıyor.

Otuz yılı aşkın dostluğu kutlayan MaisonDeutz ile Champagne Deneyimi, normalde halka kapalı olan prestijli Champagne evinin dünyasını keşfetme fırsatı sunuyor. Founder’s House ve tarihi mahzenlerin özel ziyaretinin ardından, üzüm bağları manzarasında aperitif ve seçkin şampanyalarla eşleştirilen gastronomik bir öğle yemeği geliyor.

StudioHarcourt – The Art of Portraiture, ikonik Fransız fotoğraf kurumunun imza niteliğindeki portre deneyimini misafirin süitine taşıyor. Profesyonel ekip tarafından gerçekleştirilen çekimin ardından retouch edilmiş portre, fine art kâğıda basılarak özel StudioHarcourt kutusunda sunuluyor.

Gastronomi tutkunları için RooftopGardenTourand Michelin-StarredLunch, ExecutiveChef David Bizet eşliğinde otelin gizli çatı bahçesini keşfetme ve burada yetiştirilen mevsimsel ürünleri tanıma fırsatı sunuyor. Deneyim, L’Oiseau Blanc’ta Michelin yıldızlı öğle yemeği ve özenle seçilmiş şaraplarla tamamlanıyor.

TOKYO | GELENEĞİN ÇAĞDAŞ YORUMLARI

ThePeninsula Tokyo, Japon kültürünü zanaat, gastronomi ve kişisel yaratıcılıkla buluşturan deneyimleriyle Tokyo’nun daha özgün yüzünü ortaya çıkarıyor.

JapaneseKintsugi Art Workshop, KINTSUGIKURASHI’nin usta zanaatkârları eşliğinde Kintsugi sanatının tarihini, felsefesini ve tekniklerini keşfetme fırsatı sunuyor. Misafirler, Japonya’dan seçilmiş Hasami seramikleri üzerinde çalışarak kendi benzersiz eserlerini yaratıyor.

YurakuchoFoodTour, Ginza, Shimbashi ve Yurakucho’nun tarihi sokaklarını ve yokocho’larını keşfederken dört özel durakta Tokyo’nun yerel gastronomi kültürünü deneyimleme imkânı sağlıyor. Deneyim, Japon yemek adabına ilişkin özel bir girişle başlıyor.

Ichijiku Kimono BespokeExperience ise Shibuya’daki özel IchijikuGallery’de nadir vintage kimono kumaşlarını keşfetmeye ve tasarımcı Aaron Benjamin ile kişiye özel bir tasarım yaratmaya olanak tanıyor. Seçilen vintage ipek, misafirin stiline göre benzersiz bir cekete dönüştürülüyor.

ThePeninsula Academy'nin sunduğu deneyimlerin ortak noktası, destinasyonları bir ziyaretçinin gözünden değil, içeriden deneyimleme fırsatı sunmaları.

Londra’nın zanaat geleneğinden New York’un kültürel mirasına, Paris’in gastronomik dünyasından Tokyo’nun kadim sanatlarına uzanan bu programlar, ThePeninsula’nın lüks anlayışının yalnızca mekân ve hizmetle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.

Çünkü gerçek lüks, yalnızca bir yere gitmek değil; o yerin hikâyesine ayrıcalıklı bir şekilde dahil olabilmek.