23 Nisan 2026 Perşembe

TURİZM SEKTÖRÜNÜN LİDERLERİ ST. PETERSBURG’DA BULUŞTU

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TURİZM SEKTÖRÜNÜN LİDERLERİ ST. PETERSBURG’DA BULUŞTU

Türkiye’nin önde gelen 30 tur operatörü, St. Petersburg’un turizm potansiyelini yerinde analiz etmek ve stratejik iş birliklerine imza atmak üzere St. Petersburg’a çıkarma yaptı. 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşen bu özel organizasyonda Türk seyahat acenteleri ile Rus turizm paydaşlarını bir araya geldi.

Stratejik İş Birliği ve Hava Köprüsü Güçleniyor

Türkiye’nin 11 farklı şehrinden gelen tur operatörü sahibi ve genel müdürlerinin katılımıyla hayata geçirilen “TheMeet” etkinliği, Pulkovo Havalimanı ev sahipliğinde düzenlendi. Programın açılış panelinde konuşan Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı AsiyatKhalvashi, Türkiye ile St. Petersburg arasındaki hava köprüsünü güçlendirme konusundaki kararlılıklarını vurgulayarak, “Türkiye, St. Petersburg turizmi açısından stratejik bir öneme sahip en güçlü pazarlardan biri. Türkiye ile St. Petersburg arasındaki hava köprüsünü yalnızca mevcut kapasiteyle sürdürmek değil, çok daha ileriye taşımak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Pulkovo Havalimanı olarak, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelecek yolcu trafiğini artırmaya yönelik hem havayolu şirketleriyle hem de tur operatörleriyle çok yönlü iş birlikleri geliştiriyoruz” dedi.

St. Petersburg’un sahip kültürel zenginlik, sanat altyapısı ve dört mevsime yayılan turizm potansiyelinin Türk ziyaretçiler için son derece güçlü bir deneyim sunduğuna işaret eden Khalvashi, “Bu doğrultuda, tur operatörleriyle birlikte geliştirilecek yeni nesil tur paketlerinin, iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini ciddi ölçüde artıracağına inanıyoruz. Ayrıca e-vize uygulamasının sağladığı kolaylık ve kısa uçuş süresi sayesinde St. Petersburg’u Türk turistler için ‘yakın ve ulaşılabilir bir Avrupa deneyimi’ olarak konumlandırıyoruz. Amacımız, sadece yolcu sayısını artırmak değil; aynı zamanda sürdürülebilir, kaliteli ve uzun vadeli bir turizm köprüsü kurmak” diye konuştu.

St Petersburg Türkiye Başkonsolosu Başar Başol da bu girişimin iki ülke arasındaki kültürel ve ticari bağları pekiştirecek kritik bir adım olduğunun altını çizerek, “Bu tür organizasyonlar, sadece turizm hareketliliğini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda iki ülke insanı arasında karşılıklı anlayışı ve etkileşimi güçlendiren çok değerli platformlar sunuyor” dedi.

Panelde,St Petersburg Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı, Dış Ekonomik İşbirliği Dairesi Başkanı Nizami Mamishev, TheMeet kurucusu Gökhan Erdoğan ile Astoria ve Angleterre otellerinin ticari direktörü EkaterinaAndreyeva da birer konuşma yaparak iki ülke arasındaki turizm gelişmesinin önemine dikkat çekti.

Hermitage Müzesi’nde Türk Heyetine Özel Protokol

Katılımcılar program kapsamında şehrin lüks konaklama portföyünden lojistik imkânlarına ve modern turizm altyapısına kadar tüm detayları yakından inceleme fırsatı buldu. Etkinliğin en prestijli durağı olan Hermitage Müzesi, normal ziyaret saatleri dışında yalnızca Türk profesyonellere özel olarak kapılarını açtığı protokollü gece turuyla St. Petersburg’un Türk pazarına verdiği önemi somut biçimde ortaya koydu.

Geleceğin Tur Paketleri Masaya Yatırıldı

Organizasyonun ikinci gününde düzenlenen panellerde, Pulkovo Havalimanı yöneticileri ve şehrin önde gelen otel temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Havayolu şirketlerinin sunduğu avantajlı uçuş seçeneklerinin de ele alındığı bu görüşmelerde, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek tur paketleri için stratejik iş birliği modelleri geliştirildi.

Görüşmelerin ardından katılımcılar, düzenlenen görkemli gala gecesinde bir araya geldiler. 

E-Vize ve Ulaşım Kolaylığıyla Yeni Gözde Destinasyon

St. Petersburg, Türk turistler için her geçen gün daha cazip bir destinasyon haline geliyor. Hiçbir belge gerekmeden online olarak 4 günde vize alınabilmesi, şehre erişimi büyük ölçüde kolaylaştırırken İstanbul’dan kalkan günlük direkt seferler St. Petersburg’u yalnızca 3,5 saatlik bir uçuş mesafesine taşıyor. Artan uçuş kapasitesiyle birlikte bilet fiyatlarının da rekabetçi seviyelere gerilediği şehir, bütçe dostu paket turların önünü açıyor.  Dünyanın en prestijli bale ve opera performanslarına ev sahipliği yapan Mariinsky Tiyatrosu, Hermitage başta olmak üzere 230’u aşkın müze, dünya çapındaki koleksiyonlarıyla ziyaretçilerini bekliyor. Mayıs sonu ile Temmuz ortası arasındaki “Beyaz Geceler” döneminde güneşin bir türlü batmadığı bu kentte; Dostoyevski rotası, birbirinden ihtişamlı saraylar şehri adeta yürüyerek keşfedilen bir açık hava müzesine dönüştürüyor.


İran’da mahsur kalan Pegasus Uçağı 52 gün sonra Sabiha Gökçen’de alkışlarla karşılandı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İran’da mahsur kalan Pegasus Uçağı 52 gün sonra Sabiha Gökçen’de alkışlarla karşılandı

İran’da hava sahasının kapanması nedeniyle 52 gün mahsur kalan Pegasus yolcu uçağı, yürütülen başarılı operasyonun ardından İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na ulaştı. Pegasus Hava Yolları’nın başarılı kriz yönetimi ve güçlü operasyonuyla Türkiye’ye getirilen uçak alkışlarla karşılandı. 

İran’da 52 gün süren zorunlu bekleyişin ardından hava sahasının kısmen yeniden açılmasıyla gerçekleştirilen başarılı operasyonla Pegasus Hava Yolları’na ait Airbus A321neo tipi “Elif Mina” isimli yolcu uçağı,21 Nisan’da Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na güvenle iniş yaptı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası hava sahasının kapatılması nedeniyle Tahran’da mahsur kalan uçağın tahliyesi, Pegasus’un ilgili tüm birimleri tarafından hassas şekilde yürütülen detaylı çalışmalar sonucunda gerçekleştirildi. Teknik ve diplomatik girişimlerle yürütülen kapsamlı bir operasyon sonucunda bölgeye giden A320 tipi “Ayda” isimli ikinci bir uçağın eşlik etmesiyle birlikte Elif Mina isimli yolcu uçağı yurda getirildi. Söz konusu uçak son seferini 28 Şubat tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen-Tahran hattında gerçekleştirmiş, bu tarihten itibaren Tahran’da beklemek zorunda kalarak yurda dönememişti. İstanbul’a dönüşü heyecanla beklenen uçağı karşılayan isimler arasında İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ekibi, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ve Pegasus üst yönetimi yer aldı. Uçak ve destek ekibi Türkiye semalarında görülmesinin ardından apronda alkışlarla karşılandı.


En güvenli rotadan dönüş yapıldı

Uçağın dönüş sürecinin güvenle tamamlanması için görevli uçuş ekibi yaklaşık üç saatlik bir uçuş gerçekleştirdi. Uçak, Tahran’dan kalkışının hemen ardından 38.000 feet irtifada kuzey rotasını takip ederek Azerbaycan ve Ermenistan hava sahalarından geçti ve Kars üzerinden Türk hava sahasına giriş yaptı. Dönüş planlaması Pegasus’un titizlikle yürüttüğü operasyonel yaklaşımı doğrultusunda en uygun rota üzerinden, kontrollü olarak yapıldı.

Uçuş ekiplerinin daha önce karayoluyla Türkiye’ye tahliye edildiği, uçakların ise bulundukları noktalarda muhafaza edildiği paylaşılmıştı. Hem operasyonel hem de insani açıdan titizlikle yürütülen süreç sonunda uçuş ekibi ve uçaklar güvenli şekilde ülkeye döndü. 

Sabiha Gökçen’in kriz dönemlerinde koordinasyon gücü

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın en önemli hava yolu paydaşlarından Pegasus Hava Yolları’na ait uçak gerekli teknik inceleme ve bakım süreçlerinden yeniden uçuşlara dahil edilecek.Sabiha Gökçen Havalimanı, bu operasyonla birlikte kriz dönemlerinde havacılık operasyonlarının güvenli ve koordineli şekilde yürütülmesindeki kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu.


TÜRKİYE’DEN DÖRT KÖY DÜNYA TURİZM SAHNESİNDE

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRKİYE’DEN DÖRT KÖY DÜNYA TURİZM SAHNESİNDE

BAKAN ERSOY: “YEREL DEĞERLERİMİZİ DÜNYA SAHNESİNE TAŞIYORUZ’’

Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından yürütülen “2026 Yılı En İyi Turizm Köyü Programı” kapsamında Türkiye, dört yerleşimle uluslararası turizm sahnesinde yerini alıyor. Çanakkale Adatepe Köyü, İzmir Sığacık Mahallesi, Muğla Eski Datça Mahallesi ve Tunceli Ziyaret Köyü, sahip oldukları özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımlarıyla programa aday gösterildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte belirlenen adaylar; tarihi mirasın korunması, yerel yaşamın sürdürülebilirliği ve turizmde kalite odaklı gelişim anlayışıyla öne çıkıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden bu yerleşimlerin, uluslararası değerlendirme sürecinde güçlü bir konum elde etmesi hedefleniyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıkların, ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve özgünlüğünü bir kez daha dünya sahnesine taşıyacağına inanıyorum.”


TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK DÖRT ADAY

Muğla’nın Datça ilçesinde yer alan Eski Datça Mahallesi, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle dikkat çekerken; Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, özgün mimarisiyle öne çıkıyor. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Sığacık Mahallesi, yerel yaşam kültürü ile turizm dengesini başarıyla yansıtırken; Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bulunan Ziyaret Köyü ise doğal yapısı ve kültürel değerleriyle program kapsamında değerlendiriliyor.


BAŞVURU SÜRECİ TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLÜYOR

Başvuru süreci, ilgili kurumların işbirliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda titizlikle yürütülüyor. Aday yerleşimlerin her biri, sahip oldukları kültürel miras, özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımları doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme sürecine hazırlanıyor. Her ülkenin en fazla 8 adayla katılabildiği program kapsamında başvuruların 9 Haziran 2026 tarihine kadar tamamlanması planlanırken, sonuçların 2026 yılının üçüncü çeyreğinde açıklanması bekleniyor. 

TÜRKİYE, PROGRAMDA İSTİKRARLI BAŞARIYLA ÖNE ÇIKIYOR 

Türkiye, önceki yıllarda da program kapsamında önemli başarılar elde etti. Nevşehir’deki Mustafapaşa ve Sakarya’daki Taraklı 2021 yılında, İzmir’deki Birgi 2022 yılında, yine İzmir’deki Şirince 2023 yılında, Antalya’daki Ormana 2024 yılında “En İyi Turizm Köyü” unvanına layık görülürken; 2025 yılında ise Muğla’daki Akyaka, İzmir’deki Barbaros, Mardin’deki Anıtlı ve Antalya’daki Kale Üçağız bu prestijli listeye adını yazdırdı.


22 Nisan 2026 Çarşamba

ISG Airport Hotel 17. yılını “Geleceğin Konaklama Deneyimi” ile taçlandırıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ISG Airport Hotel 17. yılını “Geleceğin Konaklama Deneyimi” ile taçlandırıyor

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG) yerleşkesinin kalbinde yer alan ISG Airport Hotel, 17. yılına girerken hayata geçirdiği renovasyon ve dijital dönüşüm projeleriyle misafir deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.

Turizm Haftası kapsamında açıklamalarda bulunanISG Airport Hotel Genel Müdürü Mehmet Zeren, her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırladıklarını hatırlatarak; “Türkiye’nin turizmdeki global gücüne, teknoloji ve konforu birleştiren vizyonumuzla destek vermekten gurur duyuyoruz,” dedi.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG) yerleşkesinin kalbinde yer alan ISG Airport Hotel, 17. yılında büyük bir dönüşüm başlattı. Turizm Haftası’na özel bir duyuruyla yenilenen yüzünü tanıtan otel; gerçekleştirdiği yatırımlarla hem fiziksel alanlarını hem de hizmet altyapısını modernize ederek Türkiye’nin turizmdeki gücünün önemli bir parçası olmaya devam ediyor. 

ISG Airport Hotel, Turizm Haftası’nda yeni yüzünü tanıttı

Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı Sabiha Gökçen’in kalbinde, bir havalimanı otelinden çok daha fazlasını sunan ISG Airport Hotel, yeni yatırımlarıyla Türkiye’nin turizm altyapısında kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Fiziksel yenilenme ve dijitalleşme hamlesiyle otel, seyahatseverlere "kusursuz konfor" vaadini 17. yılında bir kez daha pekiştiriyor.

Uçuş öncesi ve sonrası konforlu bir konaklama imkanı sunan otelde süit odalardan ortak kullanım alanlarına, dış cepheden bahçe peyzajına kadar tüm detaylar yenilendi. Gerçekleştirilen tadilat, tamirat ve yenilemeler kapsamında iç bahçe en ince detaylarına kadar elden geçirildi.  Böylece iç bahçeye açılan Blue Sky Restoran’da gerçekleşen iş yemekleri, davet ve özel toplantılar daha modern ve ferah bir deneyime kavuştu. Renovasyon çalışmalarının yanı sıra dijital altyapıdan web sitesine, menü içeriklerinden hizmet süreçlerine kadar birçok alandaki yenilik ve iyileştirmelerle  misafir deneyimi bir üst noktaya taşındı. 

ISG Airport Hotel’den dijital dönüşüm ve modernizasyon atağı 

Dijital dönüşümle hız ve verimliliği artıran ISG Airport Hotel, otel yönetim sistemini son teknoloji altyapıya sahip Opera Cloud platformuna taşıdı. Bu stratejik dönüşüm; operasyonel süreçlerde hızı artırırken, misafirlere kesintisiz bir deneyim sunuyor. Yakında devreye alınacak self check-in/out kioskları ve yenilenen web yüzü ile resepsiyon bekleme sürelerinin minimize edilmesi hedefleniyor.

Terminalden tek tuşla otel rezervasyonu

Seyahat konforunu terminal içine taşıyan otel, havalimanı içerisindeki özel tanıtım ve rezervasyon masası (desk) ile aktarmalı yolculara anlık çözüm sunuyor. Yolcular, pasaport kontrolü sonrası tek bir noktadan bilgi alarak saniyeler içinde rezervasyon yapabiliyor.Bu uygulama, özellikle aktarmalıyolcular ve kısa süreli konaklama ihtiyacı olan misafirler için önemli bir kolaylık sağlıyor.


Mehmet Zeren: “Hedefimiz misafir deneyimini sürekli daha ileri taşımak”

Turizm Haftası kapsamında vizyonlarını paylaşan ISG Airport Hotel Genel Müdürü Mehmet Zeren, otelin bir konaklama noktasından öte "turizm elçisi" olduğunu vurguladı:

“ISG Airport Hotel olarakülkemize seyahatlerin ilk ve son temas noktalarından biri olarak önemli bir turizm elçisi olmanın sorumluluğuylahareket ediyoruz.Bu kapsamda 17. yılımızda hayata geçirdiğimiz renovasyon ve dijital dönüşüm projeleriyle hizmet kalitemizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Terminalin yanı başında bulunan stratejik konumumuz sayesinde İstanbul’a gelen ziyaretçiler için zaman kazandıran ve seyahati kolaylaştıran bir noktadayız. Opera Cloud entegrasyonu, self check-in çözümleri ve dijitalleşme ile yenilenen alanlarımız sayesinde misafirlerimize daha hızlı, konforlu ve kesintisiz bir deneyim sunuyoruz.

Hizmet felsefemizi de dijitalleşme ile yeniledik. İç bahçe peyzaj düzenlemeleri, ortak alan ve süit odalarımızdaki modern dokunuşlarla misafirlerimize zaman kazandıran, konfor odaklı bir dünya sunuyoruz. Sabiha Gökçen’in büyüme ivmesine, turizm paydaşı olarak 'değer katan' yatırımlarla eşlik ediyoruz.”

Yüksek doluluk ve çok yönlü hizmet gücü

Yıl ortalamasında neredeyse %100 doluluk oranıyla faaliyet gösteren ISG Airport Hotel, modernizasyon yatırımları ve yeni nesil hizmet modeliyle İstanbul’un en erişilebilir otellerinden biri olma vizyonunu sürdürüyor.

En son teknolojiyle donatılmış 220 kişilik konferans salonu, 5 kurumsal toplantı odası, farklı ihtiyaçlara hitap eden 128 modern odası,Blue Sky Restoranı ve kapsamlı Sağlık Kulübü (Fitness & SPA) ile otel; hem transit seyahat edenlerin hem de iş dünyasının buluştuğu, şehrin en dinamik konaklama ve etkinlik merkezi olarak öne çıkıyor.


Vize randevularında “karaborsa” iddiası: Şikayetler yüzde 38 arttı

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Vize randevularında “karaborsa” iddiası: Şikayetler yüzde 38 arttı

Son yıllarda vize başvurusu yapmak isteyen vatandaşların karşılaştığı randevu krizi, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Şikayetvar’da yer alan yüzlerce kullanıcı yorumu, vize randevularının erişilemez hale geldiğini ve buna paralel olarak “karaborsa” iddialarının yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Konuyla ilgili şikayetlerse son bir ayda yüzde 38 arttığı gözlemleniyor.

Çözüm platformu Şikayetvar, vize randevularıyla ilgili yaşanan sorunları mercek altına aldı. 2026 yılına ait veriler, vize randevularına yönelik şikayetlerde yılın ilk aylarından itibaren dalgalı ancak yukarı yönlü bir eğilim olduğunu gösteriyor. Ocak ayında 675 olan şikayet sayısı Şubat’ta 523’e gerilerken, Mart ayında 724’e çıkarak yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artış, yalnızca bir ayda yaklaşık yüzde 38’lik sıçramaya işaret ediyor.

Haftalık şikayet artışı yüzde 44

Haftalık veriler de bu yükselişi destekliyor. Ocak ayı başında 70 seviyesinde olan şikayetler kısa sürede iki katından fazla artarak 170’in üzerine çıktı. Şubat ayında dalgalı bir seyir izlenirken, Mart ayı itibarıyla yeniden güçlü bir yükseliş dikkat çekti. Özellikle Mart ortasında haftalık şikayet sayısı 189’a ulaşarak bir önceki haftaya göre yüzde 44 arttı. Ayın sonuna doğru ise haftalık şikayetlerin 190 seviyesinin üzerine çıkarak yüksek seyrini koruduğu görüldü.Veriler, belirli dönemlerde başvuru sistemine yoğun yük binmesiyle birlikte şikayetlerin ani sıçramalar gösterdiğini ortaya koyuyor.

En çok nelerden şikayet ediliyor?

Konuya ilişkin kullanıcıların en sık dile getirdiği sorunların başında, resmi sistemlerde uzun süre randevu bulunamaması geliyor. Pek çok kişi, haftalar hatta aylar boyunca randevu sistemi üzerinden boşluk yakalayamadığını ifade ederken, aynı tarihler için sosyal medya ve çeşitli aracı kanallar üzerinden ücret karşılığında randevu temin edilebildiği iddia ediliyor.Şikayetlerin önemli bir kısmı, vize başvuru süreçlerini yürüten aracı kurumlara yönelik eleştiriler içeriyor. Kullanıcılar, sistemin yetersizliği ve alternatif başvuru kanallarının bulunmaması nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını ifade ederken, bazı yorumlarda organizasyonel bir sorun olabileceği yönünde şüpheler dile getiriliyor.


300-1000 euroya randevu 

Şikayetlerde yer alan bilgilere göre, söz konusu randevuların 300 ila 1000 euro arasında değişen ücretlerle satıldığı öne sürülüyor. Bu süreçte Telegram ve WhatsApp grupları, bireysel aracılar ve “danışmanlık hizmeti” adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların öne çıktığı belirtiliyor. 

Botlar kontenjanları saniyeler içinde dolduruyor

Bir diğer dikkat çeken iddia ise, randevu sistemine otomatik yazılımlar (botlar) aracılığıyla erişim sağlanarak açılan kontenjanların saniyeler içinde kapatıldığı yönünde. Kullanıcılar, manuel olarak sisteme giriş yapan bireylerin bu hız karşısında şansının olmadığını savunuyor.

Öğrenci, turist ve iş dünyası mağdur

Yaşanan aksaklıklar özellikle öğrenciler, iş insanları ve turistik seyahat planı yapan vatandaşlar üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Eğitim başlangıç tarihlerinin kaçırılması, iptal edilen uçuş ve konaklama rezervasyonları ile iş görüşmelerinin ertelenmesi en sık karşılaşılan sonuçlar arasında yer alıyor.

Kullanıcılar nelere dikkat etmeli? 

Şikayetvar verilerine göre birçok mağduriyet, basit kontrollerle önlenebilecek hatalardan kaynaklanıyor:

Başvurularınızı mümkün olduğunca konsolosluk ve yetkili resmi platformlar üzerinden yapın. 

Sosyal medya üzerinden gelen yönlendirmelere temkinli yaklaşın. 

“Garantili vize”, “kesin sonuç” gibi gerçek dışı vaatlere itibar etmeyin.

Hizmet almayı düşündüğünüz firmaları mutlaka araştırın. Vergi kaydı, fiziksel adresi ve kullanıcı yorumlarını kontrol edin. 

Ödeme yaparken kişisel IBAN’lar yerine kurumsal ve faturalı işlemleri tercih edin.

Ayrıca iletişim kurduğunuz hesapların doğruluğunu teyit edin ve güvenilirliği kanıtlanmamış kişi ya da kurumlarla işlem yapmaktan kaçının. 

Konuya dair Şikayetvar’a ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: 

“Aralık ayından bu yana Yunanistan için bireysel Schengen vize randevusu almaya çalışıyorum; ancak sistem nedeniyle ilerleyemiyorum. Duyuru yapıldıktan saniyeler sonra giriş yapmama rağmen ödeme aşamasında sürekli hata alıyorum ve işlem tamamlanmıyor. Aynı gün içinde birkaç denemeden sonra ise sistem beni tamamen kilitliyor. Yetkililerle iletişime geçtiğimizde, randevuların dolu olduğu ve sürekli kontrol etmemiz gerektiği dışında bir çözüm sunulmuyor. Bu süreçte, bot yazılımlar sayesinde bazı kişilerin randevuları çok kısa sürede alabildiği ve bireysel başvuru sahiplerinin dezavantajlı duruma düştüğü yönünde ciddi bir eşitsizlik oluştuğunu düşünüyorum. Tüm başvuru sahiplerinin eşit şartlarda randevu alabileceği, adil ve şeffaf bir sistemin sağlanmasını talep ediyorum.”

“Litvanya oturum kartı işlemleri için bir yönlendirme ile toplam 75 bin TL ödeme yaptım. Sürecin 3 ay içinde tamamlanacağı taahhüt edilmesine rağmen, bu süre dolmasına rağmen herhangi bir resmi belge veya işlem kaydı tarafıma iletilmedi. Sürecin ilerlemediğini fark edince iade talep ettim ancak ödeme yapılmadı. Aylar boyunca farklı tarihler verilerek oyalandım ve sonrasında iletişim tamamen kesildi. Ödemenin bir an önce iade edilmesini istiyorum.”

“Schengen vizesi randevusu için Instagram’da gördüğüm bot hesaplara garanti verilerek 6 kişi adına 180 euro (9.071,34 TL) ödeme yaptım (8 Ocak 2026), ancak randevu alınmadı. İade talep ettiğimde, belirli bir tarihte yapılacağı söylendi fakat ödeme gerçekleşmedi. Sonrasında farklı zamanlarda tekrar ödeme sözü verilmesine rağmen iade yapılmadı ve artık telefonlara ve mesajlara dönüş sağlanmıyor.”

“Fransa vizesi için bireysel randevu almaya çalışıyorum ancak ilgili internet sitesinde uzun süredir ciddi sorunlar yaşıyorum. Aylarca randevu bulamıyor, sistem hatalarıyla karşılaşıyorum. Ayrıca iki haftayı aşkın süredir hesabım kilitli olduğu için hiçbir işlem yapamıyorum. Tüm bunlar yaşanırken, bizim bir türlü alamadığımız randevuların dışarıdaki ‘danışmanlık şirketleri’ tarafından 400 euro gibi rakamlarla satıldığını görmek, sistemin adil ve şeffaf işlemediği yönünde ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Normalde 100 küsur euroya mal olması gereken bir randevunun bu şekilde 500 euroların üzerine çıkması ve bireysel başvuru yapmak isteyen insanların sistem sorunları nedeniyle mağdur edilmesi, hakkımızın yok sayıldığı hissini veriyor.”


Türkiye'de Bir İlk: MICE Sektörü Artık Otellerden Çıkıp Açık Denizlere Açılıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


KURUMSAL ETKİNLİKLER ARTIK DENİZDE: YAKO GROUPS, MİRAY CRUISES'IN TEK YETKİLİ MICE ACENTESİ OLDU

Türkiye'de Bir İlk: MICE Sektörü Artık Otellerden Çıkıp Açık Denizlere Açılıyor Yako Groups Yönetim Kurulu Başkanı Galip Ölmez:” Yako MICE ile ülkenin lider yerli kruvaziyer şirketi Miray Cruises arasında tarihi bir iş birliğnini hayata geçirmesinin ardından MICE Sektörünün kruvaziyer turizmine ilgisi arttı. Türkiye'de ilk kez bir kruvaziyer gemisi, kurumsal toplantılar, ödüllendirme gezileri, lansman etkinlikleri ve teşvik programları için tam donanımlı, tek çatı altında yönetilen bir MICE platformuna dönüştürülüyor.” dedi

DÜNYA MICE VE KRUVAZİYER PAZARI: BÜYÜYEN İKİ DEV BULUŞUYOR 

$945Milyar Global MICE Büyüklüğü (2025)$1,8Trilyon 2033 MICE Hedefi%8,6CAGR Yıllık Büyüme Hızı11,3 Mn+Etkinlik/Yıl Global MICE Hacmi$30Milyar Küresel Cruise Geliri (2024)40 MnHedef 2027 Küresel Cruise Yolcusu$2-3Milyar Cruise-MICE Harcaması (2025)%30 Tasarruf Kara Alternatiflere GöreÖlmez: "Küresel MICE sektörü, 2025 itibarıyla yaklaşık 945 milyar dolar büyüklüğe ulaşarak turizmin en hızlı büyüyen segmentlerinden biri haline geldi. 2033 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşması beklenen bu pazar, yılda 11,3 milyonun üzerinde etkinlik ve 1,5 milyardan fazla katılımcıyla dünya ekonomisinin kritik bir motoru konumundadır. Fortune 1000 şirketlerinin yüzde 86'sının MICE için bütçe ayırdığı bu sektörde, son yılların en dikkat çekici trendi kurumsal etkinliklerin kruvaziyer gemilerine taşınması olduğunu" ifade etti.

🇹🇷 TÜRKİYE KRUVAZİYER TURİZMİ: ALTIN YILIN ARDINDAN MICE FIRSAT PENCERESİ 2,1 MnRekor 2025 Kruvaziyer Yolcusu1.800+Gemi 2025 Liman Ziyareti%52,3Artış Yolcu Büyümesi 2024-25~1 MnYolcu Kusadasi - Lider Liman

Yako Groups | Miray Cruises Resmi MICE Acentesi | www.yakogroups.com

Yako Groups Yönetim Kurulu Başkanı Galip Ölmez:" Türkiye, 2025 yilinda kruvaziyer turizminin altin yilini yasadi. Ulastirma ve Altyapi Bakanligi verilerine göre yil boyunca Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayisi 2,1 milyonu geçerek tüm zamanlarin rekorunu kirdi. Yolcu sayisindaki yillik büyüme hizi yüzde 52,3 ile sektörün beklentilerinin çok üzerinde seyretti; 1.800 kruvaziyer gemisi ülkemiz limanlarini ziyaret etti. Bu basarinin arkasinda Türkiye'nin essiz cografi konumu yatiyor: Ege, Akdeniz ve Karadeniz'e ayni anda kiyisi olan tek ülke olarak Istanbul, Kusadasi, Izmir, Bodrum, Antalya ve Karadeniz limanlari birbirini tamamlayan bir rota zenginligi sunuyor. WTTC arastirmasina göre kruvaziyer turizmi 2024 yilinda küresel ekonomiye 98,5 milyar dolar katki sagladi. Türkiye bu ivmeyi MICE boyutuna tasiyarak kisi basi harcamayi ve liman sehirlerindeki ekonomik çarpani katlama firsatiyla yüz yüze olduğunun altını çizdi. "Kurumsal & Yönetim Etkinlikleri Kuumsal & Yönetim Etkinlikleri Marka & Pazarlama Etkinlikleri

•Yönetim kurulu ve strateji toplantilari

•Bayi ve satis toplantilari

•Incentive ve ödüllendirme seyahatleri

•Team building programlari

•Ürün ve marka lansmanları

•Fuar ve tanitim etkinlikleri

•Özel davet ve VIP programlar

•Kurumsal yildönümü ve gala geceleriTurizm sektöründeki uzmanligimizi Miray Cruises'in deniz üzerindeki güçlü operasyonel altyapisiyla birlestiriyoruz. Markalarin vizyonunu engin denizlere tasiyacak; planlamasi net, etkisi yüksek ve unutulmaz organizasyonlara imza atmayi hedefliyoruz. Artik kurumsal etkinligin adresi bir otel lobisi degil, ufuk çizgisi olacak. Galip Ölmez | Yako Groups Yönetim Kurulu Baskani Cruise modelini yalnizca bir tatil konsepti olarak degil, kurumsal dünyaya deger katan stratejik bir organizasyon platformu olarak konumlandiriyoruz. Yako Groups ile gerçeklestirdigimiz is birligi, sirketlere hem operasyonel kolaylik hem de en üst düzeyde prestij sunuyor. Rotamiz açik, basari garantilidir. Vedat Ugurlu | Miray Cruises Yönetim Kurulu Baskani

NEDEN CRUISE? NEDEN SIMDÍ?

•Öngörülebilir Bütçe: Konaklama, ulasim, yemek, toplanti salonu ve eglencea tek pakette.Kara organizasyonlarina kiyasla ortalama yüzde 30 tasarruf.

•Hareketli Destinasyon: Gemi, her sabah farkli bir destinasyona demir atiyor. Tek biretkinlikte birden fazla ülke deneyimi. Bavul açma-kapama stresi yok.

•360 Derece Deneyim: Toplanti salonundan çikan katilimci hemen güverte resepsiyonunageçiyor. Kurumsal bag ve motivasyon maksimuma ulasıyor.

•Kesintisiz Odaklanma: Gemi çevresindeki dünyayla sinirli; katilimcilar odaklanmis, yaraticilikmaksimum.

Yeniden Rezervasyon Orani yüzde 80+: Uluslararasi kruvaziyer sirketlerinde MICE grubu yeniden rezervasyon orani yüzde 80'in üzerinde.

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda “Sıfır Atık” Dönemi Başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda “Sıfır Atık” Dönemi Başladı

Türkiye’nin en köklü kongre ve etkinlik merkezlerinden biri olan İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda önemli bir adım atarak Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazandı.

Gerçekleştirilen kapsamlı uyum çalışmaları sonucunda elde edilen bu belge ile birlikte, merkezdeki tüm atık yönetimi süreçleri; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve ulusal standartlara uygun bir yapıya kavuşturuldu. Bu gelişme, İstanbul Lütfi Kırdar’ın yalnızca etkinlik ve kongre turizmi alanında değil, aynı zamanda çevresel sorumluluk konusunda da öncü bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü Deniz Dikkaya, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, bir zorunluluk. İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı olarak bu bilinçle hareket ediyor, doğaya karşı sorumluluğumuzu somut adımlarla destekliyoruz. Sıfır Atık Belgesi, bu kararlılığımızın önemli bir göstergesidir. Tüm paydaşlarımızla birlikte daha temiz ve yaşanabilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Merkez yönetimi, bu süreçte tüm misafirlerin ve iş ortaklarının geri dönüşüm ve atık ayrıştırma uygulamalarına aynı hassasiyetle katkı sağlamasının önemine dikkat çekiyor.

İstanbul’un kalbinde yer alan ve ulusal ile uluslararası birçok prestijli organizasyona ev sahipliği yapan İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, sürdürülebilirlik odaklı uygulamalarıyla geleceğe değer katmaya devam ediyor.