12 Haziran 2026 Cuma

Sheraton Hotels & Resorts, Uşak'ta açılarak şehrin tarihi termal mirasına modern konfor getiriyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sheraton Hotels & Resorts, Uşak'ta açılarak şehrin tarihi termal mirasına modern konfor getiriyor

Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa, Marriott International’ın Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki 500’üncü premium segment oteli özelliğini taşıyor.Otelin merkezinde yer alan 5 bin metrekarelik Diamond Thermal SPA, doğal mineraller açısından zengin termal suları doğrudan misafir deneyimine entegre eden kapsamlı bir SPA alanı sunuyor.

Marriott Bonvoy’un 30’dan fazla seçkin markadan oluşan portföyünün parçası olan Sheraton Hotels & Resorts, Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA’nın açılışını duyurdu. Açılışla birlikte Sheraton, Türkiye’deki varlığını daha da güçlendirirken, otel, iş birliği, konfor ve topluluk anlayışı üzerine şekillenen ve Polsar Tekstil A.Ş. yatırımıyla hayata geçirilen Sheraton’ın rafine misafirperverlik deneyimini, zengin termal mirasıyla tanınan Uşak’a taşıyor.

Mimar Atilla Kangüleç tarafından tasarlanan, iç mekân tasarımı ise Hande Tözün tarafından gerçekleştirilen Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa, Sheraton’ın çağdaş tasarım anlayışını samimi ve işlevselliği ön planda tutan alanlarla yansıtıyor. Otelin lobisi, misafir deneyiminin merkezi olarak kurgulanırken; Sheraton’ın imza tasarım unsurları arasında yer alan Community Tables ve ortak çalışmayı kolaylaştıran teknoloji destekli Studios alanlarıyla çok amaçlı ve açık bir yaşam alanı sunuyor. Bunun yanı sıra, odaklanarak çalışmak isteyen misafirler için açık alanlarda bireysel çalışmaya imkan tanıyan özel tasarlanmış bölmeler bulunuyor. 

Marriott International Premium, Seçili ve Orta Ölçekli Markalar, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Marka Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sandra Schulze-Potgieter “Stratejik konumu, entegre termal sağlık ve wellness olanakları ile Sheraton’ın modern misafirperverlik anlayışını bir araya getiren Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA, bölgede premium seyahat deneyimleri için yeni bir standart belirliyor. Uşak, köklü mirası ve zengin kültürel dokusuyla öne çıkan bir destinasyon. Sheraton markasının bölgeye kazandırılmasıyla birlikte, ziyaretçilere bölgenin kendine özgü karakterini tamamlayan modern ve bağlantılı bir seyahat deneyimi sunabiliyoruz” dedi.

Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA, her biri uyku deneyimini iyileştiren Sheraton Signature Sleep Experience yatakları, geniş çalışma alanları ve hem dinlenmeyi hem de verimliliği desteklemek üzere tasarlanmış modern olanaklarla donatılmış 164 oda ve süitten oluşuyor.Yeme-içme ve ortak deneyimler, otelin sunduğu hizmetlerin merkezinde yer alıyor. Lobide konumlanan Café by Sheraton, gün boyu sunulan özenle hazırlanmış menüsüyle misafirleri ağırlayan sosyal bir buluşma noktası ve ortak alanların merkezi olarak hizmet veriyor. Azure Restaurant, taze deniz ürünleri ve bölgesel lezzetleri şık bir atmosferde sunarken, High Life Bar canlı müzik ve DJ performanslarıyla hareketli bir akşam deneyimi sağlıyor.Mevsimsel olarak hizmet veren Poolside Breeze Bar ise misafirlere havuz başında rahatlatıcı bir ortam sunuyor. SPA alanında yer alan Energy Lab, fit ve wellness odaklı beslenme seçenekleri arayan misafirlere hitap ediyor.Bunun yanı sıra, Marriott Bonvoy Elite üyelerine özel Sheraton Club; ücretsiz kahvaltı, özenle seçilmiş ikramlar ve akşam aperatifleriyle ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.Otelin öne çıkan özelliklerinden biri olan Diamond Thermal SPA, doğal mineraller açısından zengin termal suları doğrudan otel deneyiminin bir parçası haline getiren, 5 bin metrekarelik kapsamlı bir wellness merkezi olarak dikkat çekiyor. SPA alanında termal havuzlar, geleneksel Türk hamamları, saunalar, buhar odaları, jakuziler ve özenle hazırlanmış masaj terapileri bulunuyor. Bu deneyim, 24 saat açık fitness merkezi ile kapalı ve açık yüzme havuzlarıyla tamamlanıyor.

İzmir–Ankara karayolu üzerinde Huzur Park’ın yanında yer alan otel, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden misafirler için kolay ulaşım imkânı sunuyor. Bin 250 metrekarelik esnek toplantı ve etkinlik alanına sahip olan otel, Uşak’ta kurumsal organizasyonlar, sosyal etkinlikler ve özel kutlamalar için önde gelen mekânlardan biri olmaya hazırlanıyor. 690 metrekare büyüklüğündeki Ulubey Grand Hall’un yanı sıra dört ek toplantı salonu, konferanslar, düğünler ve geniş katılımlı organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kapasite sunuyor. Otel; Ulubey Kanyonu, Uşak Arkeoloji Müzesi, Clandras Köprüsü ve Blaundus Antik Kenti gibi önemli destinasyonlara yakınlığıyla dikkat çekiyor.

EMEA bölgesindeki 500. premium otel dönüm noktası

Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa, Marriott International’ın Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki 500’üncü premium segment oteli olarak önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Günümüzde Marriott’ın premium segment otelleri; Marriott Hotels, Sheraton, Westin, Le Méridien ve Autograph Collection gibi markalar aracılığıyla şirketin EMEA bölgesindeki operasyonlarının yüzde 50’sini oluşturuyor.

Sheraton Uşak Hotel & Thermal Spa Genel Müdürü Bülent Şenyurt,“Sheraton ve Marriott International için böylesine önemli bir dönemde misafirlerimizi Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA’da ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Otelimiz, Uşak’ın kültürel mirasını, termal wellness deneyimini ve modern misafirperverlik anlayışını bir araya getirerek şehrin ruhunu yansıtıyor. Ekibimiz, yerel değerleri yansıtan ve küresel standartlarla şekillenen bir deneyim sunmak için sabırsızlanıyor” dedi. 

Sandra Schulze-Potgieter, “EMEA bölgesindeki büyümemizin ilk günlerinden itibaren Sheraton gibi köklü markalarımız; misafirleri, yatırımcıları ve yerel toplulukları bir araya getirerek büyümemizin temelini oluşturdu. Aynı zamanda, bugün hâlâ başarımızı şekillendirmeye devam eden, yerel değerleri yansıtan ve özenli bir misafirperverlik anlayışını temsil eden standartları belirledi. Sheraton Uşak Hotel & Thermal SPA’nın açılışı, premium markalarımızın bölgede büyümemizde ne kadar merkezi bir rol oynadığını ve oynamaya devam ettiğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.


10 Haziran 2026 Çarşamba

MERCURE ANTALYA BELEK AÇILDI, AKDENİZ'E YENİ BİR KONAKLAMA DENEYİMİ GETİRİYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MERCURE ANTALYA BELEK AÇILDI, AKDENİZ'E YENİ BİR KONAKLAMA DENEYİMİ GETİRİYOR

MERCURE ANTALYA BELEK; OTELİN HAVUZUNA VE BELEK’İN ÜNLÜ GOLF SAHALARINA BAKAN ŞIK TASARIMLI ODALARIYLA KONUKLARINI, AKDENİZ LEZZETLERİ, DOĞAL HUZUR VE BÖLGENİN CANLI RUHU İLE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÇAĞDAŞ BİR KONAKLAMA DENEYİMİNİ KEŞFETMEYE DAVET EDİYOR.

1973 yılından bu yana yerel deneyimleri ön plana çıkarmayı hedefleyen bir marka olan Mercure Hotels & Resorts, Türkiye’nin önde gelen tatil destinasyonlarından biri olan Belek’te yer alan Mercure Antalya Belek’in açılışını duyurdu.

Bölgenin canlı ruhunu çağdaş konforla harmanlayan Mercure Antalya Belek, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden misafirlere özel olarak tasarlanarak dekore edilmiş 83 odaya sahiptir. Otel, modern mimarisi, zarif iç tasarımı ve Mercure’ün kendine özgü misafirperverlik anlayışıyla öne çıkarken, markanın çevresinden ilham alan ve yerel hikayelerden beslenen deneyimler yaratma konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır. 

Mercure Antalya Belek, konuklarına standart ve birbirine bağlı odaların yanı sıra otelin havuzuna ve çevredeki doğal manzaraya bakan konaklama seçenekleri sunmaktadır. Konuklar, kapalı ve açık yüzme havuzlarının, modern bir spor salonunun, havuz ve lobi barlarının yanı sıra 175 kişiye kadar konuk ağırlayabilen Mercure Toplantı Salonu ve 40 kişilik City Line Toplantı Salonu gibi çok amaçlı toplantı alanlarından yararlanabilirler.

Otelin yaşam alanları sabahtan akşama kadar konuklara rahat ve sıcak bir atmosfer sunacak şekilde tasarlanmıştır. Akdeniz güneşinin altında yer alan havuz alanı, gündüzleri sakin bir dinlenme mekanı sunarken akşamları zarif bir buluşma noktasına dönüşür; modern spor salonu ise konukların konaklamaları süresince spor rutinlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmelerini sağlar.

Mercure Antalya Belek’teki mutfak deneyimleri, hem yerel lezzetleri hem de uluslararası favorileri bir araya getiriyor. Olivetto Restoran ve Tangelo Snack & À La Carte Restoran’da konuklar, Türk mutfak geleneklerinden ve Akdeniz etkilerinden ilham alan, özenle hazırlanmış yemekleri keşfedebilirler. Bu yemekler, yerel kültürün ve bağların bir ifadesi olarak Mercure’ün gastronomiye olan tutkusunu yansıtıyor.

Accor Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Premium, Orta Segment ve Ekonomi Segmentlerinden Sorumlu Bölge Başkanı Raki Phillips, açılış ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Antalya, Akdeniz’in en dinamik turizm destinasyonlarından biri olarak konumunu güçlendirmeye devam ediyor ve yıl boyunca giderek artan sayıda uluslararası tatil, iş ve yaşam tarzı gezgini çekiyor. Mercure Antalya Belek’in açılışı, Türkiye’nin konaklama pazarına ve güçlü uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip destinasyonlara olan güvenimizi yansıtıyor. Akdeniz misafirperverliğinin sıcaklığını Accor’un dünya çapında tanınan hizmet standartlarıyla birleştiren otelin, bölgenin gelişen turizm manzarasına anlamlı bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

Sinan Köseoğlu, Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli ve Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı, şunları söyledi: "Mercure markasını Akdeniz’in bu eşsiz destinasyonunda hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bölgenin dinamik enerjisinden ve sahil şeridinin huzur veren atmosferinden ilham alarak, konforu, yerel dokuyu ve çağdaş misafirperverlik anlayışını bir araya getiren bir deneyim yarattık. Misafirlerimize yalnızca konforlu bir konaklama sunmanın ötesinde, Mercure markasının özünde yer alan yerel ilhamla şekillenen anlamlı deneyimler yaşatmayı hedefliyoruz."

Bu özel açılışı kutlamak amacıyla, Accor’un ödüllü sadakat programı ALL Accor’un üyeleri, 13 Nisan ile 7 Haziran 2026 tarihleri arasında yapılan rezervasyonlarda ve 13 Nisan ile 4 Ekim 2026 tarihleri arasındaki konaklamalarda 4 kat ödül puanı kazanma ayrıcalığından yararlanabilecekler.  ALL Accor üyeleri ayrıca indirimler, ücretsiz oda yükseltmeleri ve geç çıkış gibi özel avantajlardan yararlanırken, puanlarını dünya çapındaki Accor otellerinde benzersiz deneyimler için kullanabilecekler.

Mercure, 1973'teki kuruluşundan bu yana her bir otelin bulunduğu bölgenin hazinelerini misafirlerine sunmaya kendini adamıştır. 65'ten fazla ülkede 1.000'den fazla otele sahip olan Mercure, her destinasyonda küresel ölçeği güçlü bir yerel kimlikle birleştirir.

Türkiye'de Accor, toplamda 1.000'den fazla odaya sahip dokuz Mercure oteli işletmekte olup, 2030 yılına kadar altı yeni Mercure oteli daha açmayı planlamaktadır. 

TÜRK TURİZMİNİN KÜRESEL LİDERLİĞİ İÇİN ÜÇ KRİTİK ADIM


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


IMEX FRANKFURT 2026 İZLENİMLERİ

TÜRK TURİZMİNİN KÜRESEL LİDERLİĞİ İÇİN ÜÇ KRİTİK ADIM

Dünya genelinde kongre, toplantı ve etkinlik (MICE) sektörünün en prestijli buluşma noktası olan IMEX Frankfurt 2026, bu yıl da küresel endüstrinin devlerini bir araya getirdi. 19-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında Messe Frankfurt’ta kapılarını açan ve 100’den fazla ülkeden binlerce profesyoneli ağırlayan fuarda, destinasyonlar arası küresel rekabet zirve noktasına ulaştı.

Bu dev organizasyona, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Sayın Dr. Yüksel Türemez ile birlikte katılım sağladık. Havalimanına adım attığımız andan itibaren her detayı "IMEX" tabelalarıyla kusursuzca planlanan bu etkinlik, başarılı bir ev sahipliğinin nasıl olması gerektiğini bizlere bir kez daha gösterdi. Tüm dünya kentleri kendi bölgelerine uluslararası kongreleri kazandırmak için yoğun bir diplomasi yürütürken bizler de zamanımızın büyük bölümünü TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) ve Türk acentelerimizin bulunduğu stantlarda geçirdik. Dostlarımızla hasret giderirken ülkemizin bu dev arenadaki varlığından gurur duyduk. Bugüne kadar katıldığım ve ülkemizin gururu olan Antalya Turizm Fuarı’nı tenzih ederek söylüyorum; IMEX seviyesinde, uluslararası yatırımcıları ülkemize çekecek bu çapta dev organizasyonların Türkiye’de de artmasını yürekten arzu ediyorum.

Küresel Rekabette İstanbul Rüzgarı ve "Her Şey İstanbul İçin"

Fuar boyunca en net gördüğüm şey şuydu: Bir kenti güçlü kılan, sadece sunduğu olanaklar değil, o olanakların ardındaki köklü hikayedir. Doğu ile Batı’nın, köklü bir tarih ile modern altyapının kesişim noktası olan İstanbul, IMEX Frankfurt 2026’da uluslararası etkinlik organizatörlerinin doğal odak noktasıydı.

Sektör temsilcileriyle yaptığımız görüşmelerde İstanbul’un; modern kongre merkezleri, üst düzey konaklama kapasitesi, lojistik kolaylıkları ve kültürel derinliğiyle sadece bir etkinlik alanı değil, küresel vizyonların şekillendiği bir "ilham merkezi" olduğu bir kez daha tescillendi. Fuarda "Her şey İstanbul için" vizyonu etrafında birleşen sektör profesyonellerimizin yürüttüğü B2B görüşmeler, şehrimizin uluslararası etkinlik pazarında hak ettiği küresel liderliği geri alma kararlılığını açıkça ortaya koydu.

Frankfurt İzlenimlerim: MICE Sektörünün Gücü ve Şehrin Kontrastı

Main Nehri kıyısında yer alan Frankfurt, önemli bir finans ve ticaret merkezi olmasının yanı sıra zengin tarihi dokusu, kültürelmekânları ve fuarlarıyla da ünlü. Hem tarihi hem de modern yüzüyle, özellikle fuar dönemlerinde yoğun turist çekiyor. Frankfurt’tabulunduğum süre boyunca bir şehrin sadece fuar ve finans merkezi olmasının bile ona neler kazandırdığına bizzat şahit oldum. Tercih ettiğim Savoy Hotel, vardığımda geniş çaplı bir şantiye halindeydi. Ancak bu duruma rağmen her gün tam kapasite doluydu. Bu, Frankfurt'un küresel pazar konumlandırmasının muazzam bir sonucudur.

Frankfurt, ulaşım ağlarının kesişme noktasındayer alıyor. Dünyanın en işlek havalimanına sahip,hızlı tren, metro ve omnibüs imkânları da düzenli ve mükemmel. Ulaşımın mükemmelliği sayesinde burada dünyanın her ülkesinden gelen, yaşayan ve çalışan çok sayıda insan var. 2025 yılı itibarıyla 778.589 nüfusuyla Frankfurt Almanya'nın en kozmopolit ve kalabalık beşinci şehri olmuş. 

Kültürel, etnik ve dini açıdan çeşitlilik gösteren şehir nüfusunun yarısı ve gençlerin çoğunluğu göçmen kökenli,ayrıca Almanya'da Türklerin en çok olduğu şehirlerin başında yer alıyor. 

Frankfurt, GaWC (Küreselleşme ve Dünya Şehirleri Araştırma Ağı) tarafından Alfa dereceli bir dünya şehri olarak sınıflandırılmış. Kişi başı satın alma gücüne göre Avrupa'nın en zengin kenti sayılıyor. Avrupa Birliği'nin dört kurumsal merkezinden biri olarak Avrupa Merkez Bankası'na da ev sahipliği yapmakta. Tüm bunlar nedeniyle Almanya'nın en yoğun iş bölgesi. Otomotiv, teknoloji ve araştırma, danışmanlık, medya ve yaratıcı endüstriler alanında oldukça ileride.

 

Şehrin turistik dokusuna gelirsek:

Pek çok parka ve botanik bahçesine ev sahipliği yapanşehrin yaklaşık %52'si yeşil alandan oluşuyor. Frankfurt, “Avrupa Şehirleri İklim İttifakı”nın kurucu üyesi ve 2030 yılına kadar karbon emisyonlarında %50'lik bir azalma hedefiyle çalışmayı taahhüt etmiş. Güneyinde, Almanya'nın en büyük şehir ormanı olan “Frankfurt Şehir Ormanı” yer alıyor. En büyük iki botanik bahçesinden biri, Palmengarten, diğeri ise 5 bin türü içeren oldukça büyük bir arboretum olan Botanischer Botanik Bahçesi.  

Şehir otuzdan fazla müzeye ev sahipliği yapıyor. Alman Mimarlık Müzesi, Film Müzesi, Frankfurt İkon Müzesi, Heykel Müzesi, Uygulamalı Sanatlar Müzesi, Bölgesel Sanat Müzesi, Dünya Kültürleri Müzesi, Tarih Müzesi, Modern Sanat Müzesi, Goethe Evi, Arkeoloji Müzesi, Karikatür ve Çizgi Roman Müzesi, Katedral Müzesi, belli başlı müzelerinden. Doğa Tarihi Müzesi, Almanya'daki en büyük ikinci doğal tarihi müzesi. Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri olan Alman Ulusal Kütüphanesi'nin iki merkezinden biri burada bulunuyor. Şehirde çok sayıda opera binası, konser salonu ve tiyatro salonu da yer alıyor. 

Aynı zamanda festivallerin şehri olan Frankfurt, yıl boyunca düzenlenen;Riverbank Festivali, Işık Festivali, Müze gecesi, Kulüp gecesi, Gökdelen Festivali, Taş Eşya Festivaligibifestivallerde dünyanın her yerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor. 

Avrupa'da silüetinde gökdelenlere yer veren nadir şehirlerden olan Frankfurt, gökdelenler ile geleneksel Alman mimarisini harmanlayan kozmopolit yapısı nedeniyle Mainhattan olarak daanılıyor.Frankfurt’un İkinci Dünya Savaşı'nda büyük hasar gören tarihi merkezi, kısmen orijinal planlarına sadık kalınarak rekonstrüksiyon projeleriyle yeniden canlandırılmış. Şehir genelinde Gotik tarzdaki tarihi yapılarla modern çelik ve cam cepheli plazaları yan yana görebiliyorsunuz. 

1888 yapım tarihli Hauptbahnhof (Merkez Tren İstasyonu) görkemli mimarisiyle harika bir yapı,ancak çevresi maalesef ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor. Bölgede yoğunlaşan mülteci nüfusu, evsizler ve çöp sorunu şehrin imajına gölge düşürüyor. Kriminal olaylara ve hırsızlıklara bizzat şahit olmak üzücüydü. İstasyon çevresindeki bu kaotik ortamı bir kenara bırakırsak, şehrin geri kalanı son derece temiz ve yayaya saygılı. Frankfurt'un bu sosyolojik sorunlarına rağmen turizmden aldığı payı gördükçe, cennet vatanımızın ve İstanbul'un ne kadar büyük bir potansiyel taşıdığını daha iyi anlıyorum.

Türk Turizminin Küresel Liderliği İçin 3 Kritik Adım

Önümüzdeki dönemde çok sayıda büyük ölçekli uluslararası kongre ve etkinliğin rotasını yeniden ülkemize çevirmesi için Türkiye’nin şu üç stratejik modele acilen odaklanması elzemdir:

1. End Client (Nihai Müşteri) Odaklılık: Asıl bütçeyi yöneten nihai müşteriye ulaşmak zorundayız. Küresel bir ilaç firması Antalya'da 500 doktorluk bir kongre için PCO (Profesyonel Kongre Organizatörü) ile anlaşsa da asıl bütçenin ve etkinliğin sahibi o ilaç firmasıdır. Türkiye doğrudan "End Client" ile bağ kuracak stratejiler geliştirmelidir.

2. Hosted Buyer (Alım Heyeti) Sistemi: Uluslararası fuarlarda şirketlerimizin kapı kapı dolaşmak yerine, doğrudan satın almaya hazır hedef müşterilerle masaya oturtulduğu bu sistem ülkemiz için olmazsa olmazdır.

3. DMC (Destination Management Company) Uzmanlığı: Büyük tur operatörlerinin ve kurumsal firmaların sahadaki "gözü, kulağı ve operasyon ortağı" olan DMC'ler, bölgenin tüm turizm operasyonunu yöneten yerel uzmanlardır. Türkiye, destinasyon yönetiminde DMC modelini daha da güçlendirmelidir.


Türk Misafirperverliği Dünyada Rakipsizdir

Son olarak ziyaretimiz sırasında bizleri "Ranch & Sea - Steak of the Art" restoranında ağırlayan kıymetli dostumuz Sayın Murat Durmuş’a özel bir teşekkür etmek istiyorum. Masa örtüsünden servise kadar her detayında bu işletmenin bir Türk’e ait olduğu o kadar belliydi ki... Sayın Murat Durmuş’a, restoranında çektiği fotoğraflarımız için ayrıca teşekkür ederim.  

Dünyanın her yerinde olduğu gibi Frankfurt sokaklarında da kendi vatandaşlarımızı görmek gurur vericiydi. Her zaman savunduğum gibi; işletmecilik ve Türk misafirperverliği konusunda dünyada hiçbir millet bizim elimize su dökemez.

Sonuç: Vizyonumuz Şekilleniyor

Bizlerin, dünya çapında turizm lideri olabilmesi için güvenilir bir ülke olduğumuzu her platformda vurgulamamız ve yakaladığımız kaliteyi bir standarda oturtmamız gerekiyor. Otelcilik, hizmet kalitesi ve sağlık turizminde dünyada bir numarayız. Bu gücümüzü; End Client, Hosted Buyer ve DMC stratejileriyle harmanladığımızda, hiçbir güç Türk turizminin önünde duramaz. Her şey Türkiye için, her şey İstanbul için!

 

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Turizm Profesyonelleri Travel Connect byElexus’ta Bir Araya Geldi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm Profesyonelleri Travel Connect byElexus’ta Bir Araya Geldi

Kıbrıs’ın doğal güzellikleriyle çevrili, denizle tarihin buluştuğu eşsiz bir konumda yer alan Elexus Hotel, 5-7 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlediği Travel Connect by Elexus etkinliğiyle seyahat profesyonellerini, iş ortaklarını ve turizm sektörünün önemli temsilcilerini Girne’de bir araya getirdi.

“StrongerConnections, BetterExperiences” temasıyla düzenlenen Travel Connect by Elexus, Elexus Hotel’in misafir deneyimini merkeze alan yeni dönem yaklaşımını sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Etkinlik; güçlü iş birlikleri, sürdürülebilir iletişim ve değişen seyahat beklentileri üzerine özel bir paylaşım ortamı sundu.

Elexus Deneyimini Yakından Tanıma Fırsatı

Üç gün süren buluşma, yalnızca bir konaklama deneyimi olmanın ötesine geçerek Elexus’unresort anlayışını farklı temas noktalarıyla deneyimleten kapsamlı bir programa dönüştü. Katılımcılar etkinlik boyunca otelin konaklama, gastronomi, spa, eğlence ve aile dostu hizmetlerini yakından tanıma fırsatı bulurken; program kapsamında düzenlenen davetler ve sosyal buluşmalar, sektör temsilcileri arasında yeni bağlantıların kurulmasına zemin hazırladı.

MiaBeach Partiden, Kafadar Gecesi’ne Özel Program

Etkinliğin ilk günü, gün boyu gerçekleşen girişlerin ardından welcomecocktail ile başladı. Akşam saatlerinde MiaBeach’te düzenlenen barbekü partisi, katılımcılara Akdeniz atmosferinde keyifli bir karşılama deneyimi sundu. Programın ikinci gününde ise gün boyunca devam eden otel deneyimlerinin ardından akşam yemeği ve Kafadar bar gecesiyle sektör profesyonelleri daha samimi bir ortamda bir araya geldi. Etkinlik süresince misafirlere özel spa avantajları da sunularak Elexus’un dinlenme ve yenilenme odaklı hizmet anlayışı öne çıkarıldı.

Elexus Hotel yönetimi etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Turizmde güçlü ve kalıcı başarıların, doğru iş birlikleri ve ortak vizyonla mümkün olduğuna inanıyoruz. Travel Connect by Elexus ile farklı pazarlardan gelen değerli iş ortaklarımızı Girne’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu buluşma, Elexus’un yenilenen misafir deneyimi yaklaşımını paylaşmak, sektör profesyonelleriyle ilişkilerimizi güçlendirmek ve yeni fırsatları birlikte değerlendirmek adına bizim için çok kıymetliydi. Etkinliğimize katılan tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyoruz.”

Kıbrıs’ın doğal güzellikleriyle çevrili, denizle tarihin buluştuğu eşsiz bir konumda yer alan Elexus Hotel; konaklama, gastronomi, eğlence, spa ve aile odaklı hizmetlerini bütüncül bir resort deneyimiyle bir araya getirerek Kuzey Kıbrıs turizmine değer katmaya devam ediyor. Travel Connect by Elexus ise otelin uluslararası pazarlardaki iş birliklerini güçlendirme ve turizm profesyonelleriyle sürdürülebilir ilişkiler kurma hedefinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Elexus Hotel, önümüzdeki dönemde de sektöre değer katan buluşmalara ev sahipliği yapmayı ve turizm profesyonelleriyle kurduğu güçlü iletişimi geliştirmeyi sürdürecek.


Küresel İklim Diplomasisinin Merkezi Antalya: COP31 Yolunda Sektörel Vizyon ve Ortak Sorumluluk


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Küresel İklim Diplomasisinin Merkezi Antalya: COP31 Yolunda Sektörel Vizyon ve Ortak Sorumluluk

Türkiye, Kasım 2026’da dünya tarihinin en geniş kapsamlı çevre organizasyonlarından biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) Antalya’da ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Küresel iklim diplomasisinin kalbinin atacağı bu zirve, yalnızca çevresel hedeflerin tartışılacağı bir platform değil; aynı zamanda Antalya'nın sürdürülebilir kent yönetimi ve kriz çözme kapasitesini dünya sahnesine taşıyacağı tarihi bir vitrin niteliğinde. EXPO alanında "Mavi Alan" ve "Yeşil Alan" olarak yürütülen hummalı çalışmalar, kentin geçmiş dönem yatırımlarının küresel bir vizyonla yeniden işlevselleştirilmesi adına şüphesiz büyük bir adım.

Ancak COP31 gibi zaman hassasiyeti üst düzeyde olan organizasyonların başarısı, sahip olduğunuz fiziki kapasiteden ziyade o devasa insan akışını nasıl yönettiğinizle doğrudan ilişkilidir. Antalya, güçlü turizm altyapısıyla bu yükü kaldırabilecek deneyime fazlasıyla sahip.

Fakat Kundu, Lara, Belek ve şehir merkezinden EXPO alanına yönelecek yoğun delegasyon trafiği, alıştığımız yaz turizmi hareketliliğinden çok daha farklı, dakikaların bile önemli olduğu bir dinamik gerektiriyor.

Bu nedenle, bölgede yürütülen altyapı ve yol genişletme çalışmalarının; akıllı ulaşım sistemleri, alternatif güzergahlar ve entegre toplu taşıma ağlarıyla desteklenmesi, olası darboğazları baştan çözmek ve kent lojistiğinin sürdürülebilirliğini sağlamak adına hayati bir önem taşıyor.

İşin operasyonel tarafı kadar, kentin küresel itibarını belirleyecek olan konaklama ve etik boyutu da büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Antalya, sunduğu hizmet kalitesiyle dünya çapında eşsiz bir avantaja sahip. Bu gücün korunması, serbest piyasa dinamikleri ile uluslararası güvenilirlik arasındaki ince dengenin gözetilmesine bağlıdır.

9 Haziran 2026 Salı

Turizmde İş Birliği Ve Gelecek Zirvesi, Yoğun İlgi ile Hayata Geçirildi

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizmde İş Birliği Ve Gelecek Zirvesi, Yoğun İlgi ile Hayata Geçirildi

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Turizmde İş Birliği ve Gelecek Zirvesi”, sektör profesyonellerini, akademisyenleri ve öğrencileri aynı platformda buluşturdu. Zirvede; yapay zekâ dönüşümü, uluslararası rekabet gücü ve sürdürülebilirlik ekseninde Türkiye’nin MICE turizmindeki geleceği ele alındı.

I-MICE Derneği, sektörün geleceğini şekillendirecek tartışmaları akademi ve profesyonellerle ortak bir zeminde buluşturduğu “Turizmde İş Birliği ve Gelecek Zirvesi”ni 8 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Nişantaşı Üniversitesi’nde gerçekleştirdi. TÜROB’un desteği ile büyüyen zirve kapsamında Türkiye’nin MICE turizmindeki mevcut konumu, uluslararası sıralamalardaki yükselişi ve yapay zekâ ile dönüşen yeni iş modelleri alanında önemli başlıklar değerlendirildi.

.Açılış oturumunda konuşan I-MICE Derneği Başkanı Işıl Özmen, derneğin 10. yılını kutlamanın gururunu yaşadıklarını belirterek MICE turizminin ülkemize yüksek katma değer yaratan, destinasyonların marka değerini yükselten ve ekonomiye önemli katkılar sağlayan stratejik bir alan olduğunu vurguladı. Özmen konuşmasında ayrıca, I-MICE Akademi çatısı altında yürütülen eğitim ve üniversitelerle yapılan iş birlikleri sayesinde öğrencilerin sektörü tanıma, staj imkânı bulma ve sahada deneyim kazanma fırsatı elde ettiğini ifade etti. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ile 2025 yılında başlayan iş birliğinin zirveye ev sahipliği yaparak akademi ile sektörü buluşturan anlamlı bir katkı sunduğunu, TÜROB’un otellerle kurduğu güçlü dayanışmanın ise B2B görüşmelerin verimli ortaklıklara dönüşmesinde kritik bir rol oynadığını dile getirdi.


Yapay Zeka, Sektör ve Akademiyi Aynı Dilde Buluşturabilir mi?

TÜROB Başkan Danışmanı ArminZerunyan’ın moderatörlüğünü yaptığı ve Hasan Eker (TÜRSAB Başkan Yardımcısı), Mustafa Devrim Yalçın (İstanbul Skal Kulübü Başkanı), Balcan Oğuz (Divan Otelleri Merkez Satış Direktörü), Uğur Talayhan (TÜROB Başkan Danışmanı) ileHümeyra Demir ‘in (İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğr. Gör., Turist Rehberliği Program Başkanı) panelist olarak bulunduğu zirvenin ilk oturumunda, IMEX Frankfurt’ta Mayıs ayında açıklanan ICCA 2025 sıralamaları üzerinden Türkiye’nin MICE sektöründeki yükselişi masaya yatırıldı. İstanbul’un uzun bir aradan sonra dünyada 18’inci, Avrupa’da 13’üncü sıraya yükselmesi sektör için önemli bir ivme olarak değerlendirildi. ICCA verilerine göre Lizbon’un 1’inciliğe yükselmesi ve Barcelona ile Viyana’nın uzun yıllardır ilk beşteki istikrarlı performansı, Türkiye açısından güçlü bir motivasyon unsuru olarak ele alındı.


Panelde, bu yükselişin kalıcı hale getirilerek Türkiye’nin önce ilk 10’a, ardından ilk 5’e taşınabilmesi için otel, acenta ve akademi arasında ortak vizyon ve ortak bir dil geliştirilip geliştirilemeyeceği tartışıldı.

Ayrıca yapay zekânın sektöre getirdiği dönüşüm oturumun odak noktalarından biri oldu. Yapay zekânın sunduğu yenilikler arasında; teklif hazırlama, müsaitlik kontrolü, fiyat optimizasyonu, program oluşturma, katılımcı eşleştirme, potansiyel müşteri puanlama ve etkinlik sonrası raporlama gibi süreçlerin giderek daha otonom hale gelmesi öne çıkan konu başlıkları arasında yer aldı.

Potansiyel Var, Pay Neden Az? Türkiye’nin MICE Gerçeği

Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Demiray’ın panelitliğini üstlendiği Hüseyin Kurt (TGA Yönetim Kurulu Üyesi),

Elmas Özler (Bluechip Creative Events& GDMC Kurucu Başkanı) ,Ece Yiğit (Vista Turizm ve Seyahat A.Ş. Genel Müdür), Ebru Dikdağ Tok (Rixos İstanbul Otelleri Satış Direktörü)  ileOğuzhan Cebeci’nin (NG Sapanca & NG Enjoy Otelleri Satış Direktörü) panelist olarak yer aldığı ikinci oturumda ise Türkiye’nin uluslararası MICE sektöründeki mevcut konumu, güçlü potansiyeli ve küresel pastadan neden daha sınırlı pay aldığı çok yönlü şekilde ele alındı.

Panelin tartışma başlıkları arasında, Türkiye’nin küresel MICE pazarındaki rekabet gücü ve destinasyon imajı, İstanbul, Antalya, İzmir, Kapadokya ve Bodrum’un potansiyeli, rakip destinasyonların (Dubai, Barselona, Singapur, Tayland) uyguladığı stratejiler, sürdürülebilirlik, çevresel farkındalık ve karbon ayak izi yönetimi, turizm eğitimi ile sektör gerçekleri arasındaki farklar ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacı, dijitalleşme, hibrit etkinlikler ve yeni nesil MICE yönetimi yer aldı.

Bu oturumda; Türkiye’nin “ucuz destinasyon” algısından “değer üreten destinasyon” algısına geçişi, uluslararası marka etkinliklerin ülkeye kazandırılması ve ortak hareket kültürünün geliştirilmesi konuları öne çıktı.

Acentelerle birebir görüşmeler gerçekleştirildi

Zirvenin öğleden sonraki bölümünde, yaklaşık 70 otelin katılımıyla acentelerle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve mevcut ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlayan bu oturum, sektörün geleceğine yönelik ortak adımların atılması açısından da önemli bir fırsat sundu.

Türkiye’nin MICE sektöründe ortak akıl, ortak strateji ve ortak hareket kültürü oluşturması için kritik bir platform olarak öne çıkan zirve; hem yapay zekâ dönüşümü hem de uluslararası rekabet ekseninde yürütülen tartışmalarla sektörün geleceğine ışık tuttu.


ÖZGÜR METE ALTAY HİLTON İSTANBUL BOMONTİ’NİN YENİ OTEL MÜDÜRÜ OLDU


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


HİLTON İSTANBUL BOMONTİ’NİN YENİ OTEL MÜDÜRÜ ÖZGÜR METE ALTAY OLDU

Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’ın yeni Otel Müdürü, konaklama sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimiyle öne çıkan Özgür Mete Altay oldu. Kariyeri boyunca farklı yerel ve uluslararası otel zincirlerinde önemli yöneticilik görevleri üstlenen Altay, Genel Müdür Serpil Güney’e bağlı olarak görev yapacak ve otelin operasyonel süreçlerinin yönetiminden sorumlu olacak.  

İstanbul’un en merkezi noktalarından Bomonti’de konumlanan Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’ın yeni Otel Müdürü Özgür Mete Altay oldu. Kariyeri boyunca uluslararası otel markalarında üstlendiği yöneticilik görevleriyle öne çıkan Altay, yeni görevinde otelin operasyonel süreçlerine liderlik edecek.

Konaklama sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Altay, operasyon yönetimi, ekip liderliği ve misafir deneyimi alanlarında önemli çalışmalara imza attı. Ön büro operasyonlarından yiyecek-içecek süreçlerine, misafir ilişkilerinden hizmet kalitesi yönetimine kadar otel operasyonlarının farklı kademelerinde yer aldı. 

Kariyeri boyunca farklı yerel ve uluslararası otel zincirlerinde çeşitli yöneticilik görevleri üstlenen Altay, operasyonel süreçlerin etkin şekilde yürütülmesi, ekiplerin geliştirilmesi ve misafir memnuniyetinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara yön verdi. Görev yaptığı otellerde hizmet standartlarının geliştirilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılmasına önemli katkılar sundu. 

2026 yılı itibarıyla Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’da Otel Müdürü olarak görevine başlayan Özgür Mete Altay, otelin operasyonel süreçlerinin daha da güçlendirilmesi, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve misafir memnuniyetinin en üst seviyede sürdürülmesine katkı sağlayacak.