31 Ekim 2026 Cumartesi

ANTALYA’DA KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI! BAKAN ERSOY 440’TAN FAZLA ETKİNLİĞİN AÇILIŞINI YAPTI

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ANTALYA’DA KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI! BAKAN ERSOY 440’TAN FAZLA ETKİNLİĞİN AÇILIŞINI YAPTI

ERSOY MÜJDEYİ VERDİ: ANTALYA EXPO ALANI DÜNYA ÖLÇEĞİNDE KONGRE VE FUAR MERKEZİ OLUYOR

BAKAN ERSOY: “ANTALYA TURİZMİNİ 12 AYA YAYACAK YENİ BİR ADIM ATIYORUZ”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirerek 9 gün boyunca 40’tan fazla mekânda 440’tan fazla etkinliğin düzenleneceğini açıkladı. Festivalin yanı sıra Antalya’ya yönelik kültür ve turizm yatırımlarını da değerlendiren Bakan Ersoy, COP31’in ardından EXPO alanında Türkiye’nin en büyük fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birinin hayata geçirilmesi için yeni bir yapılanmaya gidileceğini duyurdu.

Türkiye turizminin göz bebeği Antalya, 9 gün boyunca konserlerden sergilere, opera ve baleden geleneksel sanatlara uzanan geniş bir programla Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirerek festival programını, kentte tamamlanan ve devam eden yatırımları ve Antalya turizminin geleceğine ilişkin yeni projeleri açıkladı.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen festivalin açılışında Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri Kemal Çelik, Mustafa Köse, İbrahim Ethem Taş ve Tuba Vural Çokal katıldı.

Antalya’nın kültür ve sanatı, bilgi ve eğlenceyi, geleneksel ile evrenseli bir arada sunan Türkiye Kültür Yolu Festivali çatısı altında yeniden buluştuğunu belirten Bakan Ersoy, organizasyonun dünyanın en kapsamlı, en geniş katılımlı ve en çok ilgi gören festivallerinden biri hâline geldiğini söyledi.

Türkiye’ye kazandırdıkları festival markasını bu yıl 26 şehre taşıdıklarını, yaklaşık 8 ay süren kültür ve sanat programının gelecek yıl 32 ile ulaşacağını açıklayan Ersoy, festivalin her yaş ve kesimden insanı bir araya getirirken iç turizm hareketine ve yerel ekonomilere katkı sağlamaya devam edeceğini vurguladı.

Antalya’da 440 Etkinlik, 60’ın Üzerinde Lezzet Durağı

Antalya’daki festivalin kapsamına ilişkin Ersoy şu ifadeleri kullandı:

“Antalya için 40’tan fazla mekânda 440’tan fazla etkinlik düzenleyeceğiz. Ayrıca 85 lezzet durağı belirledik. Akdeniz mutfağı içerisinde, yörük kültürünün güçlü etkisiyle kendine özel bir yer edinen Türk mutfağının lezzet farkını damakların deneyimine sunacağız.”

Festivalin ana sahnesinin Konyaaltı Beach Park’ta kurulacağını belirten Bakan Ersoy, Simge, Poizi, Sefo, Gökhan Türkmen, Ebru Yaşar, Demet Akalın ve Hakan Altun’un konserleriyle müzikseverlerin buluşacağını söyledi.

Sahne sanatları programında ise sadakat, tutku ve kıskançlıkla örülü bir hayat mücadelesini anlatan Anna Karenina ile doğayı ve aşkı konu alan metinleriyle Carmina Burana eserlerinin bale yorumlarının sanatseverlerle buluşacağını belirten Ersoy, Attila operasında da tarih ve medeniyetleri şekillendiren bir fatihin gölgesinde yeni bir şehrin doğuşunun sahneye taşınacağını ifade etti.

Festival kapsamındaki sergilere de değinen Ersoy, Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri sergisinde kutsal emanetler, Kâbe örtüleri ve Kur’an-ı Kerim nüshaları üzerinden Osmanlı’nın manevi dünyasına özel bir kapı aralanacağını belirtti.

Antalya’nın Yaşayan Mirası Ustaların Ellerinde Hayat Bulacak

Yaşayan Miras Antalya sergisinde geleneksel değerlerin ve Türk kültürünün sanata yansıyan uygulamalarının ziyaretçilere sunulacağını belirten Bakan Ersoy, Bakanlık tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerinin sergileneceğini açıkladı.

Telkari, cam ve ahşap işleri, kilim ve halı dokuma, çömlekçilik, çinicilik, keçe, ebru, tezhip ve minyatür gibi geleneksel sanatların festivalde yer alacağını belirten Ersoy, ziyaretçilerin yalnızca sanat eserlerini değil, asırlardır aktarılan bilgi, beceri, algı ve anlayışı da deneyimleyebileceğini söyledi.

Yaşayan Miras programında atölyelerin, kısa film gösterimlerinin ve Düğmeli Evler üzerine bir söyleşinin düzenleneceğini aktaran Ersoy, festivalin geleneksel değerlerin anlatılmasına, yaşatılmasına ve korunmasına katkı sunacağını ifade etti.

Sanatseverleri Üç Ressam sergisine de davet eden Bakan Ersoy, Mustafa Taviloğlu’nun koleksiyonundan Alaeddin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet’in farklı sanat yaklaşımlarını buluşturan eserlerin ziyaretçilere sunulacağını belirtti.Taviloğlu’nun sanat tutkusuyla oluşan bu koleksiyonun zengin bir sanat deneyimi sunduğunu vurguladı.

Antalya’nın Lezzetleri Toroslar’dan Akdeniz Kıyılarına Taşınacak

Gastronomiyi büyük önem verdikleri alanlardan biri olarak nitelendiren Bakan Ersoy, Türk mutfağını dünyada hak ettiği konuma taşımak ve küresel bilinirliğini artırmak için çalıştıklarını söyledi.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni bu hedef doğrultusunda bir vitrin olarak değerlendirdiklerini belirten Ersoy, şehirlerin ve bölgelerin mutfak zenginliklerini şeflerin hazırladığı lezzetlerle ziyaretçilere deneyimleme imkânı sunduklarını ifade etti.

Antalya gastronomi programına şef Mehmet Akdağ’ın ev sahipliği yapacağını açıklayan Ersoy, Antalya, Korkuteli, Elmalı, Gömbe, Finike, Beycik ve Kaş rotasının yanı sıra Manavgat ve Alanya rotalarının oluşturulduğunu söyledi. Ersoy, belirlenen lezzet noktalarında geleneksel mutfak kültürüyle çağdaş gastronomi anlayışını buluşturan yemeklerin sunulacağını ifade etti.

Festivalde 10’dan fazla konser, 30’un üzerinde sergi ve yerleştirme, 30’a yakın atölyenin yanı sıra geziler, fotoğrafçılık etkinlikleri ve çocuklar için kültür, sanat, eğlence ve öğrenmeyi bir araya getiren programlar düzenleneceğini belirten Bakan Ersoy, tüm Antalyalıları aileleriyle birlikte festivale davet etti.

Bakan Ersoy Antalya’ya Kazandırılan Yatırımları Açıkladı

Antalya’yı geleceğe hazırlamak amacıyla yürüttükleri çalışmaların, şehrin turizm potansiyelini en doğru şekilde değerlendirerek vatandaşların sosyokültürel ve sosyoekonomik hayatında önemli farklar oluşturmayı hedeflediğini söyleyen Bakan Ersoy, kentteki yatırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

87 milyon liralık yatırımla İbradı Ormana Kültür Merkezi’ni hizmete açtıklarını belirten Ersoy, Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi kapsamında ise 4 projeye toplam 11,1 milyon lira destek sağladıklarını açıkladı.

Antalya’nın altyapısını güçlendirmek amacıyla Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi ile Boğazkent Terfi Merkezi ve terfi çalışmalarını 2022 yılında, Kemer-Çamyuva Atıksu Arıtma ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’ni ise 2024 yılında tamamladıklarını belirten Ersoy, bu yatırımların toplam maliyetinin 8 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Kocayatak ve Çandır mahallelerini kapsayacak ilave kanalizasyon terfi hattı ve bağlantılı altyapı tesislerinin yanı sıra Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi’ne 2 son çöktürme havuzu ve dezenfeksiyon ünitesi kazandırılması çalışmalarının sürdüğünü aktaran Ersoy, bu işlerin ay sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.

Antalya’da 5 yıldızlı tesis kalitesinde hizmet sunan 14 ücretsiz halk plajını vatandaşların kullanımına açtıklarını da kaydetti.

Antalya’nın Tarihine 1 Milyar Lirayı Aşan Arkeoloji Desteği

Antalya’nın kültürel mirasının korunmasına yönelik çalışmaları da açıklayan Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü aracılığıyla 2018-2026 yılları arasında 24 proje ve 101 uygulama işinin tamamlandığını, 9 proje ve 9 uygulama işinin ise devam ettiğini söyledi.

Bakan Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamındaki çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Arkeoloji tarihimizin en büyük projesi olan Geleceğe Miras kapsamında 2024 yılı itibarıyla Antalya’da 26 arkeolojik alanda çalışma yürütüyoruz. Bu doğrultuda, 2024-2026 döneminde kazı ve basit onarım çalışmaları için 1 milyar 60 milyon liranın üzerinde ödenek aktardık.”

Arkeolojik alanlardaki koruma ve restorasyon çalışmalarının bilimsel altyapısını oluşturmak ve ziyaretçi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 14 projenin tamamlandığını belirten Ersoy, 7 projenin ise devam ettiğini bildirdi.

Son 8 yılda Antalya Etnografya, Mevlevihane, Nekropol, Alanya Atatürk Evi ve Likya Uygarlıkları müzeleri ile Side Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi’ni ziyarete açtıklarını belirten Ersoy, 2018 yılından bu yana Antalya’da yürütülen 8 koruma amaçlı imar planı çalışmasından 6’sının tamamlandığını, kalan 2 çalışma üzerinde ise hassasiyetle çalışıldığını söyledi.

Bütün bu yatırımları Antalya’nın dünya turizmindeki payını artırmak, kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Ersoy, çalışmalarını aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.


Ersoy’dan Turizmde Krizlere Dayanıklı Sektör Vurgusu

Türk turizmini 12 aya ve 81 ile yayma hedefinin önemine dikkat çeken Bakan Ersoy, pazar çeşitliliğinin artırılması, farklı pazarların beklentilerini karşılayacak ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir turizm ekosisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Bu hedefe ulaşılmasıyla dünya turizminin de temel ihtiyaçlarından biri olan krizlere dayanıklı bir turizm sektörünün oluşturulacağını belirten Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı (TGA) gibi kurumsal yapılanmaların, şehir ve bölge bazında yatırımların, tesis, personel, ulaşım, tanıtım ve sürdürülebilirlik alanlarında ulaşılan standartların bu hedef doğrultusunda atılmış önemli adımlar olduğunu ifade etti.

Thomas Cook krizinden Covid-19 salgınına, Rusya-Ukrayna savaşından İran-İsrail-ABD çatışmalarına kadar yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’nin turizmde krizlere karşı direnç kazandığını gösterdiğini belirten Ersoy, bu direnci daha da güçlendirmek için çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Antalya EXPO Alanında Kongre ve Fuar Turizmine Yeni Dönem

Konuşmasının sonunda Antalya turizminin geleceği açısından önemli bir projeyi açıklayan Bakan Ersoy, kentin toplantı, teşvik seyahati, kongre ve etkinlik turizmini ifade eden M.I.C.E. alanında dünyanın en gözde destinasyonlarından biri hâline getirilmesini hedeflediklerini duyurdu.

Antalya’yı kültür ve turizm yatırımlarının yanı sıra havalimanı kapasite artırımı ve diğer bakanlıklarla yürütülen karayolu ulaşımı çalışmalarıyla geleceğe hazırladıklarını belirten Ersoy, yeni projenin kentin turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Bakan Ersoy, 9-20 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak Antalya’da, organizasyonun ardından EXPO alanının kongre ve fuar turizmi açısından değerlendirileceğini açıklayarak, yeni projeyle kentin turizmdeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Antalya için yeni bir turizm hamlesi olarak duyurduğu projeye ilişkin Bakan Ersoy şunları söyledi:

“Bu büyük uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptıktan sonra Antalya EXPO alanında, Türkiye’nin en büyük ve en önemli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birini hayata geçirmek üzere TGA çatısı altında kuracağımız ve profesyonellerden oluşan yeni bir yapılanmaya gidiyoruz. Antalya turizminin önemli bir ihtiyacı olan kongre ve fuar turizmi için dünya ölçeğinde ve çok üst düzey nitelikte bir merkez oluşturarak kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız.”

Söz konusu projenin yalnızca kongre ve fuar turizmine değil, Antalya’nın sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına da önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade eden Bakan Ersoy, turizm sektörüne yönelik oluşturulacak yeni destek mekanizmasının ciddi bir fark yaratacağını vurgulayarak projenin Türkiye’ye ve Antalya’ya hayırlı olması temennisinde bulundu.


TatilBudur, Antalya Turizm Fuarı’nda Sektörün Güncel Dinamiklerini Değerlendirdi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TatilBudur, Antalya Turizm Fuarı’nda Sektörün Güncel Dinamiklerini Değerlendirdi

Türkiye’nin 56 ilinde 500’ü aşkın acentesi ve 2 bin 500 seyahat danışmanıyla sektörün öncü markaları arasında yer alan TatilBudur, bu yıl 8’incisi düzenlenen Antalya Turizm Fuarı’nda sektörün güncel dinamiklerine ve tüketici beklentilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

TatilBudur, Antalya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından turizm sektörünün bileşenlerini bir araya getiren Antalya Turizm Fuarı’nda erken rezervasyon dönemindeki tüketici davranışlarından fiyat avantajının yanı sıra güvenin satın alma kararındaki rolüne, markanın yeni dönem hedeflerinden hizmet kalitesine kadar pek çok başlıkta görüşlerini aktardı.

TatilBudur Satış ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk, tüketicilerin tatil satın alma sürecinin araştırma, farklı platformları inceleme ve karar verme aşamalarıyla birlikte en az 35 gün sürdüğünü belirtti. Tüketicilerin bu süreçte öncelikle tatil beklentilerini ve destinasyon tercihlerini netleştirdiğini, ardından araştırma yaptığını ve sonrasında satın alma kararına yöneldiğini ifade eden Çubuk, erken rezervasyon döneminde fiyat avantajının yanı sıra güven unsurunun da belirleyici olduğuna dikkat çekti.

Erken rezervasyon yapan tüketicilerin temel beklentilerinden birinin, satın alma sonrasında fiyatların düşmesi veya seyahat planlarında değişiklik yaşanması durumunda haklarını koruyabilmek olduğunu vurgulayan Çubuk, TatilBudur’un bu konudaki yaklaşımını şöyle açıkladı: “Tüketici yalnızca uygun fiyatı değil, satın alma kararının arkasında duracak güvenilir bir marka arıyor. Rezervasyon sonrasında fiyatlarda düşüş yaşanması durumunda, ilgili tesisin koşulları doğrultusunda iade ediyoruz. Tarih veya rezervasyon değişikliği gerektiğinde de mevcut koşulları koruyarak tüketicilerimize destek oluyoruz. Bu güvenceleri sunabildiğinizde tüketicinin kararında birkaç liralık fiyat farkından çok, hizmet kalitesi ve ihtiyaç duyduğunda karşısında güvenilir bir muhatap bulabilmesi öne çıkıyor.” Dedi. 

TatilBudur’un özellikle yaz otellerinde fiyatlandırma ve satış süreçlerinde güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Çubuk, yaz otellerinin satışında yüzde 80 oranında birincil fiyat belirleyici konumda olduklarını ifade etti. Bu yapının hem tüketicilere daha hızlı ulaşma hem de fiyat avantajı sunma açısından önemli bir güç sağladığını vurgulayan Çubuk, markanın şube yapılanmasında hayata geçirilen değişimlerin de yeni dönem dönüşümünün bir parçası olduğunu belirtti. Kurumsal kimlik çalışmalarıyla güven, finansal güç ve hizmet kalitesi mesajlarını tüketiciye daha güçlü ve tutarlı biçimde aktarmayı hedeflediklerini dile getirdi.

TatilBudur, yeni kurumsal kimliği ve hizmet odaklı yaklaşımıyla tüketici güvenini güçlendirmeye, satış ve hizmet süreçlerini geliştirmeye ve sektördeki güçlü konumunu ileriye taşımaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.


30 Ekim 2026 Cuma

Costa Cruises, Costa uygulamasını Türkiye için kullanıma açtı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Costa Cruises, Costa uygulamasını Türkiye için kullanıma açtı Deniz ve kara deneyimine açılan Dijital Kapı artık Türkçe

İtalyan kruvaziyer şirketi Costa Cruises, Costa uygulamasının artık Türkçe olarak kullanılabildiğini duyurdu. Uygulama, ilk tıklamadan güvertede izlenen son gün batımına kadar, bir kruvaziyer tatilinin her anını hayal etmek, planlamak ve keyfini çıkarmak için kişisel bir seyahat yol arkadaşına dönüşüyor.

Uygulamanın Türkiye’de kullanıma sunulması, Costa’nın dinamik ve giderek daha fazla önem kazanan bu pazara yönelik artan odağının bir parçası. Şirket, son aylarda İstanbul, Ankara, İzmir Roadshow etkinlikleri, katıldıkları yurtiçi ve yurtdısı fuarlar, ülke genelinde yapılan birebir iş ortağı ziyaretleri, basın lansmanlarıgibi pazara özel çeşitli girişimlerle Türkiye’deki varlığını güçlendirdi. Bu çalışmaların tümü, Türk yolcular ve sektör iş ortaklarıyla daha yakın bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor.

Costa uygulaması, yolculara seyahatlerinin tüm aşamalarında eşlik ederek her adımı daha kolay ve daha sezgisel hâle getiriyor; üstelik artık tamamen Türkçe. Yolcular, hareket öncesinde kruvaziyer turlarını inceleyip rezervasyon yapabiliyor, rotaları ve kıyı gezilerini keşfedebiliyor, C|Clubprofillerini yönetebiliyor ve geminin alanlarıyla sunduğu deneyimler hakkında bilgi edinebiliyor. Gemiye bindikten sonra ise uygulama, günlük yaşamın doğal bir parçasına dönüşüyor: Yolcular etkinlik programına erişebiliyor, kıyı gezileri ve yemek seçenekleri için rezervasyon yapabiliyor, diğer yolcularla sohbet edebiliyor, geminin rotasını takip edebiliyor, harcamalarını anlık olarak görüntüleyebiliyor ve dijital güvenlik tatbikatını tamamlayabiliyor. Üstelik tüm bunları istedikleri zaman, doğrudan akıllı telefonlarından yapabiliyorlar.

Costa’ya özgü İtalyan ruhunu yaşatan dijital deneyim 

Uygulama, pratik bir araç olmanın ötesinde, Costa deneyimini benzersiz kılan özelliklere açılan bir kapı niteliği de taşıyor. Yolcular uygulama üzerinden, yolculuğun kendisinin de varış noktasının bir parçasına dönüştüğü Deniz ve Kara rotalarını keşfedebiliyor. Yalnızca Costa’ya özgü Deniz Destinasyonları, denizde geçirilen zamanı içine çeken, sürükleyici deneyimlere dönüştürüyor. Kara Destinasyonları ise sıradanın ötesine geçmek üzere tasarlanmış kültür, gastronomi ve macera rotaları aracılığıyla her yerin özgün ruhunu ortaya çıkarıyor. Yolculuk boyunca Costa’nın kendine özgü İtalyan ruhu; misafirperverliğinde, mutfağında ve eğlence seçeneklerinde hayat buluyor ve yolculara hem canlı hem de otantik bir deneyim sunuyor.

Önümüzdeki dönemde Türk yolcular, 2027 kış ve yaz sezonlarında çok çeşitli rotalar arasından seçim yapabilecek. Galataport kalkışlı Costa Pasifica Yunan Adaları program başta olmak üzere, Kuzey Avrupa’nın ikonik rotalarından Batı ve Doğu Akdeniz’e, Costa Smeralda ile Kanarya Adaları’ndan kış sezonundaki Karayipler kruvaziyerlerine kadar pek çok seçenek sunulacak. 

Costa’nın Uluslararası Bölge Direktörü Mirco Vassallo şöyle konuştu: “Costa uygulamasını Türkçe olarak kullanıma sunmak, teknik bir güncellemeden çok daha fazlası. Bu adım, Türk yolculara sorunsuz ve kişiselleştirilmiş bir kruvaziyer deneyimi sunma konusundaki samimi bağlılığımızı yansıtıyor. Türkiye, Costa için önemli bir pazar. Türk yolcuların, kruvaziyer tatillerini planlamaya başladıkları ilk andan itibaren sunduğumuz deneyimlerde kendilerini evlerinde gibi hissetmelerini istiyoruz.”Costa uygulaması, iOS ve Android cihazlara ücretsiz olarak indirilebilir.


Orientbank Hotel Istanbul ve Orient Occident Hotel Istanbul,MICHELIN Guide’ın 2026 otel seçkisinde yer aldı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Orientbank Hotel Istanbul ve Orient Occident Hotel Istanbul, 2026 MICHELIN Guide Otel Seçkisinde Yerini Aldı

İstanbul’un tarihi yarımadasında konumlanan Orientbank Hotel Istanbul, Autograph Collection ve Orient Occident Hotel Istanbul, Autograph Collection, dünyanın önde gelen seyahat ve konaklama rehberlerinden MICHELIN Guide’ın 2026 otel seçkisinde yer aldı. Tarihi yapıların karakterini özgün tasarım anlayışıyla bir araya getiren iki otel, İstanbul’un kültürel zenginliğini uluslararası misafirlerle buluşturan konaklama deneyimleriyle öne çıkıyor.

Marriott International’ın özgün karaktere sahip otelleri bir araya getiren Autograph Collection markası altında hizmet veren Orientbank Hotel ve Orient Occident Hotel, geçmişin mimari izlerini koruyarak bugünün seyahat anlayışına yanıt veren iki farklı hikaye sunuyor. MICHELIN Guide’ın otel seçkisinde yer almaları, her iki otelin de İstanbul’un tarihi dokusunu konaklama deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiren yaklaşımlarını uluslararası ölçekte görünür kılıyor.

Her iki otel, mimari kimliklerinin yanı sıra misafir memnuniyetindeki başarılarıyla da dikkat çekiyor. Marriott International’ın misafir memnuniyeti değerlendirmelerinde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesinde, Premium kategorisinde elde ettikleri üst sıralar, kişiselleştirilmiş hizmet anlayışlarının ve ekiplerinin misafir deneyimine gösterdiği özenin bir yansıması olarak öne çıkıyor.

Tarihin izlerini taşıyan iki yapı, iki özgün hikâye

İstanbul’un tarihi ticaret merkezinde yer alan Orientbank Hotel’in hikayesi, 1900’lü yılların başına uzanıyor. Deutsche Orientbank için inşa edilen yapı, dönemin ticaret ve bankacılık yaşamının izlerini taşıyor.

Yapının tarihi karakteri, günümüzde otelin mimari kimliğinin temelini oluşturuyor. Özgün dış cephesi, bakır teras kubbesi ve el işçiliği mermer döner merdiveni, geçmişin mimari detaylarını bugüne taşıyor. 2021’de otel olarak kapılarını açan yapı, tarihi dokusunu koruyarak yeniden yorumlanan Art Deco esintili iç mekanları ve çağdaş konfor anlayışıyla geçmiş ile bugün arasında bir köprü kuruyor.

Orientbank Hotel, tarihi yarımadanın merkezindeki konumunu; hizmet anlayışı, seyir terası ve caz kültürüyle bütünleştirerek misafirlerine İstanbul’u farklı bir perspektiften keşfetme imkânı sunuyor.

Orientbank Hotel’in içerisinde yer alan Gregor Jazz Club, her ay yenilenen etkinlik takvimiyle cazseverleri bir araya getiriyor. Yapının Deutsche Orientbank olarak kullanıldığı dönemde kasa odası olarak hizmet veren bölümünde konumlanan mekan, tarihi atmosferini canlı caz performanslarıyla buluşturuyor. Özenle hazırlanan menüsü ve samimi atmosferiyle Gregor Jazz Club, otelin müzik ve gastronomiyi bir araya getiren deneyiminin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Orient Occident Hotel Istanbul, Autograph Collection: Geçmişin izlerinden doğan çağdaş bir konaklama deneyimi

Orient Occident Hotel Istanbul, Autograph Collection, İstanbul’un tarihi ticaret merkezlerinden Sirkeci’de, 1900’lü yılların başında inşa edilen Basiret Han’da yer alıyor. Geçmişte ticaret ve bankacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapan yapı, bugün şehrin kültürel mirasını konaklama deneyimine taşıyor.

Cephesi, dönemin estetik anlayışını yansıtan La Belle Époque detaylarıyla dikkat çekiyor. Tarihi karakteri korunarak yeniden yorumlanan yapı, 2024’ün başında Orient Occident Hotel Istanbul, Autograph Collection olarak kapılarını açtı. Otel, geçmişin zarafetini çağdaş konfor ve kişiselleştirilmiş hizmet anlayışıyla bir araya getiriyor.

Otelin en üst katındaki Roof Mezzepotamia, Mezopotamya coğrafyasının farklı mutfak kültürlerinden ilham alan bir lezzet seçkisi sunuyor. Bölgenin zengin gastronomi mirasını yansıtan menüsü, Boğaz ve tarihi yarımada manzarasıyla birleşerek konaklama deneyimini tamamlıyor.

Spa ve dinlenme olanakları da otelin şehir içinde bütünsel bir konaklama deneyimi yaratma yaklaşımını tamamlıyor.

Autograph Collection ile özgünlük odağında konaklama

Autograph Collection, her biri kendine özgü bir karaktere, tasarım anlayışına ve hikayeye sahip otelleri bir araya getiren uluslararası bir koleksiyon olarak öne çıkıyor. Orientbank Hotel Istanbul ve Orient Occident Hotel Istanbul da bu yaklaşımı İstanbul’un tarihi mirası üzerinden yorumluyor.

Her iki otelde de tarihi yapıları koruma anlayışı, bu mirası misafirler için yaşayan bir deneyime dönüştürme hedefiyle bütünleşiyor. Ekiplerin kişisel ilgiye dayanan hizmet yaklaşımı, yerel lezzetler ve kültürel deneyimler, otellerin özgün kimliğini tamamlıyor.

MICHELIN Guide’ın 2026 otel seçkisinde yer almak, bu özgün yaklaşımın uluslararası seyahat dünyasındaki görünürlüğünü güçlendirirken İstanbul’un tarihi yarımadasını keşfetmek isteyen misafirler için de iki farklı konaklama alternatifi sunuyor.

ATF26 Türkiye, Yoğun Katılım ve Güçlü İş Birlikleriyle Tamamlandı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ATF26 Türkiye, Yoğun Katılım ve Güçlü İş Birlikleriyle Tamamlandı

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde turizm sektörünün ulusal ve uluslararası temsilcilerini yoğun katılımla bir araya getirdi. 

“Hospitality Intelligence” ana temasıyla gerçekleştirilen fuar; kapsamlı panel programı, sektör liderlerinin değerlendirmeleri, uluslararası alıcılarla yapılan verimli B2B görüşmeler ve yeni iş birliği fırsatlarıyla tamamlandı. Otel markalarından tur operatörlerine, seyahat acentelerinden teknoloji şirketlerine, kamu kurumlarından destinasyon temsilcilerine kadar turizmin tüm paydaşlarını buluşturan ATF26 Türkiye, turizmin ticaret ve vizyon merkezi olma hedefini güçlü bir organizasyonla ortaya koydu.

Turizm sektörünün uluslararası buluşma platformlarından Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF Türkiye), sekizinci edisyonunu yoğun katılım, güçlü sektörel etkileşim ve kapsamlı içerik programıyla tamamladı.

“Türkiye İçin Buluşuyoruz” mottosuyla kapılarını açan ATF26 Türkiye, dünyanın farklı ülkelerinden gelen turizm profesyonellerini Antalya’da buluşturarak uluslararası turizm ticaretine, yeni iş bağlantılarına ve sektörün geleceğine ilişkin stratejik değerlendirmelere ev sahipliği yaptı.

Fuar boyunca katılımcı markaların stantlarında gerçekleştirilen ticari görüşmeler, uluslararası turizm profesyonellerinin yoğun ilgisi ve sektörün farklı alanlarını buluşturan etkinlikler, ATF26 Türkiye’nin öne çıkan unsurları oldu.


Turizmin Küresel Temsilcileri Antalya’da Buluştu

ATF26 Türkiye, otel grupları, tur operatörleri, seyahat acenteleri, hava yolu şirketleri, destinasyon yönetim kuruluşları, turizm teknolojileri firmaları ve farklı hizmet alanlarında faaliyet gösteren markaları aynı platformda bir araya getirdi.

Türkiye’nin önde gelen turizm markalarının yanı sıra uluslararası şirketlerin üst düzey yöneticileri ve karar vericilerinin de katıldığı fuar, sektörün farklı kaynak pazarlardaki gelişmelerini değerlendirmesine ve yeni ticari ilişkiler kurmasına olanak sağladı.

Fuar alanında oluşturulan profesyonel görüşme ortamı, katılımcıların mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirmelerini sağlarken yeni pazarlara açılmak isteyen markalar açısından da önemli fırsatlar sundu.

Uluslararası katılımcıların ve profesyonel ziyaretçilerin yoğun ilgisi, fuarın ticari hareketliliğine yansırken; otelciler, acenteler ve tur operatörleri arasında gerçekleştirilen görüşmeler, gelecek dönem turizm hareketliliğine yönelik iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırladı.

ATF26 Türkiye’de Güçlü B2B Görüşmeler ve Yeni İş Birliği Fırsatları

ATF26 Türkiye’nin öne çıkan unsurlarından biri, uluslararası seyahat alıcılarıyla turizm markalarını bir araya getiren B2B görüşme ortamı oldu.

Fuar kapsamında Antalya’da ağırlanan uluslararası seyahat acentesi temsilcileri ve turizm profesyonelleri, katılımcı markalarla doğrudan görüşme fırsatı yakaladı.

Hosted Buyer programı aracılığıyla gerçekleştirilen planlı görüşmelerin yanı sıra stantlarda ve farklı buluşma alanlarında kurulan iş bağlantıları, katılımcıların ticari ilişkilerini geliştirmesine katkı sağladı.

Mevcut kaynak pazarlardaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, yeni pazarlara erişim, turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve gelecek sezonlara yönelik ticari planlamalar, görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

ATF26 Türkiye, uluslararası alıcıları doğrudan destinasyonda ağırlayan yapısıyla katılımcılara yalnızca ürünlerini tanıtma değil, Türk turizminin hizmet kalitesini ve destinasyon çeşitliliğini yerinde deneyimleme fırsatı da sundu.

Bu yaklaşım, fuarın yalnızca bir tanıtım organizasyonu değil, doğrudan ticari etkileşimi destekleyen bir iş geliştirme platformu olarak konumlanmasını güçlendirdi.

Hospitality Intelligence: Turizmin Geleceği ATF Sahnesinde Tartışıldı

ATF26 Türkiye’nin “Hospitality Intelligence” ana teması, fuarın kapsamlı konferans ve panel programının merkezinde yer aldı.

Turizm sektörünün geleceğini insan, teknoloji, veri, deneyim ve sürdürülebilir değer üretimi ekseninde ele alan oturumlarda; küresel turizm eğilimleri, yeni kaynak pazarlar, değişen tüketici beklentileri, yapay zekâ, liderlik, gelir yönetimi ve turizm yatırımları değerlendirildi.

Ana Sahne ve Focus Sahne'de gerçekleştirilen oturumlar, kamu kurumlarının temsilcilerini, turizm sektörünün önde gelen yöneticilerini, uluslararası markaların liderlerini, akademisyenleri ve teknoloji uzmanlarını bir araya getirdi.

Sektörün mevcut sorunlarının yanı sıra gelecekte karşılaşabileceği dönüşümlerin de değerlendirildiği program, farklı bakış açılarının paylaşılmasına ve turizmin geleceğine yönelik yeni fikirlerin gündeme taşınmasına olanak sağladı.

Küresel Turizm Pazarları ve Yeni Büyüme Stratejileri Gündemdeydi

ATF26 Türkiye’nin panel programında Avrupa, Avrasya, Orta Doğu, Mısır ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere uluslararası turizm pazarlarının geleceği geniş bir perspektifle ele alındı.

“Avrupa: İstikrar, Büyüme veya Durgunluk?” oturumunda Avrupa seyahat pazarındaki gelişmeler ve değişen rezervasyon alışkanlıkları değerlendirilirken, “CIS Görünümü: Avrasya Seyahat Pazarında Sıradaki Dönem Ne?” panelinde Rusya ve Avrasya pazarlarındaki beklentiler, maliyet baskıları ve rekabet koşulları tartışıldı.

“Mısır ve Doğu Akdeniz: Turizmde Yeni Yatırımlar, Yeni Pazarlar ve Bölgesel İş Birlikleri” oturumu, bölgesel turizm yatırımları, havacılık kapasitesi ve uluslararası iş birliği olanaklarını gündeme taşıdı.

“Henüz Satış Yapamadığımız Yolcu Kim? Yeni Harcama Gücü Yüksek Misafir Kim?” başlıklı panelde ise Türkiye’nin henüz yeterince ulaşamadığı ziyaretçi segmentleri, yüksek harcama kapasitesine sahip kaynak pazarlar ve değişen tüketici tercihleri değerlendirildi.

Bu oturumlarda turizm sektörünün yalnızca mevcut pazarlardaki konumunu koruması değil, yeni müşteri gruplarına ve farklı turizm deneyimlerine yönelmesi gerektiği vurgulandı.

Türk Turizminin Rekabet Gücü ve Liderlik Stratejileri Öne Çıktı

ATF26 Türkiye, Türk turizminin karşılaştığı güncel sorunların ve uzun vadeli büyüme stratejilerinin ele alındığı önemli oturumlara da ev sahipliği yaptı.

“CEO Liderler Söyleşisi: Belirsizlikte Liderlik Etmek” panelinde, sektörün önde gelen otel yatırımcıları ve yöneticileri kriz dönemlerinde liderlik, operasyonel dayanıklılık, hizmet kalitesi ve yatırım stratejilerine ilişkin görüşlerini paylaştı.

“Fiyatla Rekabet Edemiyorsak, Sıradaki Hamlemiz Ne?” oturumunda ise Türk turizminin uluslararası rekabette fiyat odaklı yaklaşımın ötesine geçerek deneyim, verimlilik, misafirperverlik ve destinasyon değerine odaklanması gerektiği değerlendirildi.

“Türk Turisti: Dengeleyici Güç mü, Yeni Oyun Kurucu mu?” panelinde iç turizm pazarının gelişimi, yerli turistin değişen beklentileri, erken rezervasyon stratejileri ve turizmin yıl geneline yayılması ele alındı.

Bu oturumlar, Türkiye turizminin sahip olduğu güçlü hizmet altyapısının korunması ve değişen küresel koşullara uygun stratejilerin geliştirilmesi açısından önemli bir tartışma ortamı oluşturdu.

Yapay Zekâ, Dijital Dönüşüm ve Yeni Nesil Ticaret Modelleri

ATF26 Türkiye’de teknolojinin turizm sektörüne etkileri de kapsamlı biçimde değerlendirildi.

“Hospitality Intelligence: Küresel Seyahat Dağıtımının Yeni Mimarisi” panelinde, yapay zekânın B2B seyahat dağıtımına etkileri, yeni nesil rezervasyon sistemleri ve turizm şirketlerinin değişen iş modelleri tartışıldı.

“Ayrışmadan İş Birliğine: Otellerde Geliri Artıran Entegre Ticari Stratejiler” oturumunda ise otel işletmelerinin gelir yönetimi, dijital pazarlama, satış ve teknoloji departmanları arasındaki iş birliğinin önemi ele alındı.

Yapay zekâ destekli seyahat teknolojilerinden kişiselleştirilmiş misafir deneyimlerine, dijital dağıtım kanallarından veri odaklı karar alma süreçlerine kadar farklı alanlarda gerçekleştirilen sunumlar, sektörün teknolojik dönüşümüne ilişkin güncel yaklaşımları ortaya koydu.

Turizm teknolojileri alanında faaliyet gösteren markalar ve girişimler de geliştirdikleri yenilikçi çözümleri sektör profesyonellerine tanıtma fırsatı buldu.

ATF Şehirler Zirvesi ile Türkiye’nin Destinasyonları Ön Plana Çıktı

ATF26 Türkiye kapsamında gerçekleştirilen ATF Tourism Cities Summit, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki şehirlerin turizm potansiyelini ulusal ve uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturdu.

Yerel yönetimler, destinasyon temsilcileri ve turizm profesyonellerinin katıldığı oturumlarda; kültür turizmi, gastronomi, doğa turizmi, sürdürülebilir destinasyon yönetimi ve yerel deneyimlerin geliştirilmesi ele alındı.

“Kültür ve Medeniyetin Turizme Dönüşümü”, “Doğa, Yerel Deneyimler ve Türkiye’nin Yeni Turizm Rotaları” ve “Hızlanan Dünyada Sakin Şehirler” gibi başlıklar altında gerçekleştirilen değerlendirmelerde, Türkiye’nin farklı şehirlerinin sahip olduğu değerlerin uluslararası turizm ürünlerine dönüştürülmesinin önemine dikkat çekildi.

Şehirler Zirvesi, yerel destinasyonların tanıtımını desteklerken turizm hareketliliğinin farklı bölgelere ve yılın farklı dönemlerine yayılmasına yönelik görüşlerin paylaşılmasına da katkı sağladı.

ATF Genç ve ATF Startup ile Geleceğin Turizmi

ATF26 Türkiye, mevcut turizm ticaretinin yanı sıra sektörün gelecekteki insan kaynağına ve teknoloji girişimlerine de odaklandı.

ATF Genç programı kapsamında öğrenciler, genç profesyoneller, akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya gelerek turizmde kariyer olanaklarını, geleceğin mesleklerini ve yapay zekânın çalışma hayatındaki etkilerini değerlendirdi.

“Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ: Yapay Zekâ İşimizi Elimizden mi Alacak, Kariyerimizi mi Güçlendirecek?” oturumu, teknolojik dönüşüm karşısında gençlerin geliştirmesi gereken yetkinlikleri gündeme taşıdı.

ATF Startup programı ise turizm teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimlerin sektörün karar vericileriyle buluşmasına olanak sağladı.

Bu programlarla ATF26 Türkiye, turizmin mevcut ticari ilişkilerini desteklemenin yanı sıra yeni fikirlerin, girişimlerin ve genç yeteneklerin sektörle bütünleşmesine katkıda bulundu.

Turizm Basınının Başarılı İsimleri ATF26’da Ödüllendirildi

ATF26 Türkiye kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen ATF Turizm Medya Ödülleri de fuarın dikkat çeken organizasyonları arasında yer aldı.

Turizm gazeteciliğinin önemine dikkat çekmek ve başarılı haber ile fotoğraf çalışmalarını desteklemek amacıyla gerçekleştirilen törende, Yılın Turizm Haberi Ödülü Kadir Toprakkaya’ya, Jüri Özel Ödülü Işık Tuncel’e, Yılın Turizm Fotoğrafı Ödülü ise Seyit Konyalı’ya takdim edildi.

Turizm ve medya dünyasının meslek örgütleriyle akademi temsilcilerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmesiyle belirlenen ödüller, sektörel gazeteciliğin gelişimine katkı sağlayan çalışmaları görünür kıldı.

Organizasyonun gelecek yıllarda uluslararası boyuta taşınmasına yönelik hedefler de törende paylaşıldı.

ATF26 Türkiye, Turizmde Ortak Vizyon ve Yeni İş Birlikleriyle Tamamlandı

ATF26 Türkiye, yoğun profesyonel katılımın yanı sıra kapsamlı içerik programı, verimli ticari görüşmeler ve uluslararası sektör temsilcilerini bir araya getiren buluşmalarıyla tamamlandı.

Fuar boyunca turizmin farklı alanlarında faaliyet gösteren markalar yeni iş bağlantıları kurarken, mevcut iş ortaklıklarının güçlendirilmesine ve gelecek dönem stratejilerinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirildi.

Sektörün karar vericilerini aynı platformda buluşturan ATF26 Türkiye, turizmin yalnızca ticari yönüne değil, insan kaynağına, teknolojiye, destinasyon gelişimine ve sürdürülebilir geleceğine de odaklandı.

“Hospitality Intelligence” temasıyla gerçekleştirilen ATF26 Türkiye, turizmin geleceğini şekillendiren fikirlerin, yeni nesil çözümlerin ve güçlü ticari ilişkilerin buluştuğu uluslararası bir platform olarak organizasyonunu tamamladı.

ATF After Party’de Bengü ve Burak Yeter ile Unutulmaz Gece

ATF26 Türkiye, fuar alanındaki yoğun ticari görüşmelerin ve kapsamlı panel programının yanı sıra sektör profesyonellerini bir araya getiren özel etkinliklere de ev sahipliği yaptı.

Fashion TV Luxe Resort’ta gerçekleştirilen ATF After Party, turizm dünyasının ulusal ve uluslararası temsilcilerini müzik ve eğlence dolu bir atmosferde buluşturdu.

Gecede sevilen sanatçı Bengü sahne alarak şarkılarıyla katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Bengü’nün ardından dünyaca ünlü DJ ve müzik prodüktörü Burak Yeter, enerjik performansıyla geceye devam etti.

2027’de ATF’ye Özel 3 Konser Sözü

ATF Party Partneri Paradise Production’ın CEO’su Esat Kaba, seneye ATF’ye özel iki tanesi fuar alanında birisi ATF Party’de olmak üzere 3 konser düzenleneceği müjdesini verdi. 

ATF After Party, sektör profesyonellerinin fuar programının dışında da bir araya gelmesine, mevcut ilişkilerini güçlendirmesine ve yeni bağlantılar kurmasına olanak sağlayarak ATF26 Türkiye’nin sosyal programının öne çıkan etkinliklerinden biri oldu.


 

Volkan Ataman, SKÅLİTE International Awards 2026’da ödüle layık görüldü.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


VOLKAN ATAMAN’A SKÅLİTE INTERNATIONAL AWARDS 2026’DAN “DESTİNASYON LİDERLİĞİ VE DEĞER YARATMA” ÖDÜLÜ

Dream Project çatısı altında hayata geçirilen ACE of M.I.C.E.  ve Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı ile turizm ve MICE sektörüne değer katan Volkan Ataman, SKÅLİTE International Awards 2026’da ödüle layık görüldü.

Turizm sektöründe 25 yıldır çalışmalarını sürdüren Volkan Ataman, uluslararası turizm dünyasının önemli organizasyonlarından SKÅLİTE International Awards 2026 kapsamında “Destinasyon Liderliği ve Değer Yaratma” kategorisinde ödül kazandı. Ataman, Dream Project bünyesinde hayata geçirilen ACE of M.I.C.E. ve Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı aracılığıyla Türkiye’nin turizm ve toplantı sektörünün gelişimine, uluslararası ölçekte tanıtımına ve sektör profesyonellerinin bir araya gelmesine katkı sağlıyor.

25 Ekim 2026 tarihinde İstanbul InterContinental Hotel’de düzenlenen SKÅLİTE International Awards 2026 ödül töreninde takdim edilen ödül, turizm sektöründe uzun yıllara yayılan çalışmaların ve değer yaratan projelerin bir göstergesi olarak öne çıktı.


Türkiye turizmine değer katan projeler

Turizm ve MICE sektöründe 25 yıllık deneyime sahip Volkan Ataman, sektörde iş birliklerini geliştiren, yeni fırsatlar yaratan ve Türkiye’nin uluslararası turizm arenasındaki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen projelere öncülük ediyor.

Dream Project tarafından düzenlenen ACE of M.I.C.E. Awards, toplantı ve etkinlik sektörünün başarılı çalışmalarını ödüllendirerek sektörün gelişimine katkıda bulunurken, dünyanın önde gelen markalarını B2B toplantılar ile bir araya getirerek güçlü iş birliklerinin oluşmasına olanak sağlamaktadır.Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı ise turizm profesyonellerini, seyahat acentelerini, otelleri, destinasyonları ve uluslararası sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturuyor. Bu iki organizasyon, sektör paydaşları arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve Türkiye turizminin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün artırılmasına katkı sunuyor.

Volkan Ataman’ın “Destinasyon Liderliği ve Değer Yaratma” kategorisinde aldığı ödül, turizm sektörüne uzun yıllardır sunulan katkının ve sektörde sürdürülebilir değer yaratmaya yönelik çalışmaların takdiri niteliğini taşıyor.

“Bu ödül, büyük bir ekip çalışmasının sonucu”

Ödülle ilgili değerlendirmesinde Volkan Ataman, başarının arkasında güçlü bir ekip çalışması bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“25 yıldır turizm ve MICE sektörünü büyük bir azim ve tutkuyla bir araya getiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz projelerle sektörümüzün gelişimine katkı sunmak, yeni iş birliklerine zemin hazırlamak ve Türkiye turizminin uluslararası alandaki gücünü artırmak için çalışıyoruz. SKÅLİTE International Awards 2026 kapsamında bu ödüle layık görülmek bizim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, iş ortaklarımıza ve bize güvenen sektör paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu ödülü, birlikte ürettiğimiz değerin bir sonucu olarak görüyorum.”

SKÅLİTE International Awards, Türkiye’de 28 yıldır düzenlenen SKÅLİTE turizm ödüllerinin uluslararası boyuta taşınmasıyla 2026 yılında ilk kez uluslararası ölçekte gerçekleştirildi. Turizm sektöründe kaliteyi, başarıyı ve uluslararası iş birliğini öne çıkaran organizasyon, farklı ülkelerden sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu.


Zekeriya Şen,Skålite ödüllerinde "Seyahat Hikâye Anlatımı ve Dijital Etki" kategorisinde ödüle layık görüldü.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

Gezgin, yazar ve radyocu Zekeriya Şen, Skål International İstanbul'un 1998'den bu yana verdiği Skålite ödüllerinde "Seyahat Hikâye Anlatımı ve Dijital Etki" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, 25 Ekim 2026 akşamı InterContinental İstanbul'da düzenlenen törenle sahibine verildi.

Turizm profesyonellerinin dünyadaki en köklü sivil toplum kuruluşu Skål International'ın İstanbul kulübü tarafından düzenlenen Skålite ödülleri, bu yıl ilk kez uluslararası bir "turizmde kalite" programı olarak gerçekleşti. Skål International Yönetim Kurulu üyelerinin de katıldığı törende ödüller, turizmde mükemmelliği, yenilikçiliği ve liderliği temsil eden kişi ve kurumlara takdim edildi.

"Seyahat Hikâye Anlatımı ve Dijital Etki" kategorisindeki ödül, yazıları, radyo programı ve dijital paylaşımlarıyla seyahati bir yeri görmenin ötesinde, bir kültürle karşılaşma ve onu anlatma biçimi olarak ele alan Zekeriya Şen'e verildi.

Yazıdan radyoya, seyahatin anlatıcısı

Zekeriya Şen, seyahat ve dünya müziği üzerine yazılarıyla turizm basınının tanınan imzaları arasında yer alıyor. Yazıları Turizm Güncel, Turizöm Gazetesi, TÜRSAB'ın yayını Voice ve TourMag'da okurla buluşuyor; kişisel seyahat notlarını ve denemelerini ise zekeriyasen.com'da paylaşıyor. Yazılarının büyük bölümü, kişisel merakının ve kendi araştırmalarının ürünü. Şen, dünya genelinde turizm gazetecilerini ve seyahat yazarlarını bir araya getiren Dünya Turizm Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu FIJET'in (Fédération Internationale des Journalistes et Écrivains du Tourisme) üyesi.

Şen'in anlatıcılığının bir başka ayağı radyo. 2006'da Açık Radyo'da başlayan ve bugün Apaçık Radyo'da her cumartesi yayımlanan "Dünyayı Dinliyorum" programı, dünya müziğini coğrafyası, tarihi ve insanlarıyla birlikte dinleyiciye taşıyor. Şen, yirmi yıl boyunca tek bir yayını aksatmadı, tek bir tekrar yayın yapmadı. Program, 1000. bölümüne hazırlanıyor. Şen'in dünya müziği üzerine kaleme aldığı yazılar da radyodaki bu birikimin yazıya dökülmüş hâli. Zekeriya Şen aynı zamanda Transglobal World Music Chart'ın (TWMC) Türkiye oy temsilcisi.

Yazar ve radyocu kimliğinin yanında Şen, kültür ve deneyim odaklı gezileriyle bilinen FEST Travel'ın Genel Müdürü olarak gezi programları tasarlıyor.

Zekeriya Şen: "Seyahat, orada yaşayanların hikâyesine kulak vermektir"

Ödülü aldıktan sonra duygularını paylaşan Zekeriya Şen şunları söyledi:

"Seyahat benim için bir yeri görmekten çok, orada yaşayanların hikâyesine kulak vermek demek. Yazılarımı da radyo programımı da bu dinleme hâlinin bir uzantısı olarak görüyorum. Bu ödülü, yıllardır yazdıklarımı okuyan ve programımı dinleyen herkesle birlikte almış sayıyorum. Beni bu ödüle layık gören Skål International İstanbul'a ve Başkanı Mustafa Devrim Yalçın'a, Skålite'i 1998'de hayata geçiren Hülya Aslantaş'a ve jüriye içtenlikle teşekkür ediyorum. Bu ödül, anlatmaya ve paylaşmaya devam etmem için bana yeni bir sorumluluk yüklüyor."