3 Şubat 2026 Salı

Tatilsepeti, kayak turizmini zirveye taşımak için önemli bir adım attı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



EN KAPSAMLI KAYAK TATİLİ KATEGORİSİ: KAYAK TATİLİ İLE İLGİLİ NE ARARSAN SEPETTE!

Tatilsepeti kayak tatilini zirveye taşıyor!

Kayak tatili sepete girdi! Türkiye’nin öncü online tatil platformu Tatilsepeti,kayak tatili ilgili envanterini genişleterek kayak turizmini zirveye taşımak için önemli bir adım attı. A’dan Z’ye kapsamlı bir kayak kategorisi ile tatilcilerin karşısına çıkan Tatilsepeti, dünyanın dört bir yanındaki tesis ve pist bilgilerine erişim sağlıyor

Türkiye’nin en geniş otel ve tur seçeneğine sahip tatil platformu Tatilsepeti’nden kayak turizmini zirveye taşıyacak bir hamle geldi. Kayakseverlerin karşısına kapsamı çok genişletilmiş bir kayak kategorisi ile çıkan Tatilsepeti’nde, kayak pistlerine canlı kameralar aracılığı ile erişilerek anlık kar durumu izlenebiliyor. ‘Kayak Tatili Sepetinde’ adıyla genişletilen kayak kategorisinde yurtiçi ve yurtdışı kayak tesis, pist ve ulaşım bilgileri detaylıca yer alıyor; kayakla ilgili akla gelen her soruya yanıt bulmak mümkün. Tatil arama motoru olarak da en çok ziyaret edilen seyahat sitelerinin başında gelen platformda, yurt içi kayak tatili kategorisinde toplam 8 kayak destinasyonu ile ilgili bilgilere ulaşılabiliyor, toplam 69 tesise rezervasyon yaptırılabiliyor.


Kayak severlerin tatil planlama sürecini kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen bu kapsamlı kayak tatili kategorisi üzerinden; bölge ve pist seçimi, yurt içi ve yurt dışı konaklama alternatifleri, uçak, transfer seçenekleri gibi bilgilere de hızlı ve pratik bir şekilde ulaşmak artık mümkün. Kullanıcı odaklı yapısıyla öne çıkan bu kategori, kayak tutkunlarının ihtiyaç duyduğu bilgilere zahmetsizce erişmesini sağlayarak planlama sürecini daha verimli hale getiriyor.

Mont Blanc’tan Davos’a 

Kayak Tatili Sepetinde kategorisi üzerinden Avrupa’nın önde gelen kayak merkezlerinden Chamonix-Mont-Blanc, St.Moritz, Tignes Kayak Merkezi, Davos-Klosters, Vogelgibi birçok popüler kayak merkezindeki tesislere ulaşılabiliyor. Avusturya, Fransa, Almanya gibi Avrupa’nın en seçkin tesislerisekmede yer alan harita üzerinden de seçilebiliyor. Yurtdışındaki kayak otellerinde münferit tatil yerine kayak turu tercih edenlere farklı kampanyalar da sunuluyor, havalimanından araç kiralama ve kayak merkezine ulaşım gibi çok detaylı bilgiler de platformda yer alıyor. Vize ile uğraşmak istemeyenler için Bansko gibi vizesiz, kolay erişilebilen kayak merkezleri de ayrıca sıralanıyor. 

Uludağ, Erciyes, Sarıkamış, Palandöken, Kartalkaya gibi yurtiçindeki kayak bölgelerinden skipass ücretsiz otelleri, çocuk dostu otelleri, SPA temalı kayak otellerive transfer ulaşımı dahil olan otellere ve kampanyalaraaynı kategoriden erişilebiliyor.  

Tatilsepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, kış tatiline yönelik talebin hızla arttığını belirterek, kayak tatili kategorisindeki atılımlarını şöyle anlattı:‘’Artan talebe karşılık bu alandaki eksiği görerek geliştirdiğimiz bu kategori ile kayak severlerin pratik bir şekilde Avrupa’daki bir kayak merkezine; ulaşımından, transferine, pist bilgilerinden kar kalınlığına kadar birçok bilgiye ulaşıp kolay bir şekilde tatilini planlayabilmesini hedefliyoruz. Bu kategori ile kayak turizmine olan talep potansiyelinin daha da yükselmesini öngörüyoruz. Geçen yıl bildiğiniz gibi kış kayak turizmi açısından çok verimli geçmemişti. Bu kış kar kalınlıkları nedeniyle kayak turizmi çok daha cazip bir tatil seçeneği olarak öne çıkıyor. Hem yurt içi kayak merkezlerimizde hem de yurtdışı merkezlerimizde kayak turizmine yönelik ilgi bu sene fark ediliyor.Sezon açılması ile hareketlenen kayak bölgelerinde özellikle okulların kapalı olduğu sömestir ve hafta sonu tatillerinde yüzde 100’e varan doluluklar söz konusu oldu. Bu artış aynı zamanda kış tatillerinin sadece bir kayak sporu veya bir macera değil, sağlıklı bir yaşam biçimi olarak benimsendiğini de gösteriyor.’’

Kutu: 

Kayak merkezlerinde ilk 5: Uludağ, Erciyes, Palandöken, Kartalkaya, Sarıkamış

Yurt dışında favori Bansko

Kayak keyfini yurtdışındaki pistlerde geçirmek isteyenlere vizeli ve vizesiz birçok alternatif mevcut. Shengen vizesine sahip olan ya da yeşil pasaportu olanların favori tercihi son yıllarda komşu ülke Bulgaristan, Bansko. Ekonomik ve kolay erişim imkanı ile öne çıkan Bansko Kayak Turu,3 gece konaklama seçeneğiyle 159 Euro’dan başlıyor. Sömestir dönemine özel kayak otellerinde 1 haftalık 2 yetişkin ve 2 çocuk konaklama alternatiflerinde taban fiyat ise 108.103 TL; kayak otellerine özel kupon kampanyaları da mevcut. Bunun dışında vizesiz yurtdışı seçeneklerde Sırbistan, Gürcistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Karadağ, Bosna Hersek ve Azerbaycan sayılabilir. Vize prosedürleri ile uğraşmak istemeyenlerin tercih ettiği vizesiz kayak destinasyonlarında 3 gece 4 günlük 2 kişilik kayak turu 529 Euro’dan başlıyor.  

Yurt içinde favori Uludağ

Yurt içi kayak merkezlerinde en çok tercih alan bölgeler arasında ilk sırada Uludağ gelirken, onu Erciyes, Palandöken, Kartalkaya ve Sarıkamış izliyor. Fiyatlar, destinasyona ve konaklama türüne göre değişiklik göstermeye devam ediyor. Metropol şehirlere yakınlığıyla en bilinen ve talep alan kayak bölgelerinden olan Uludağ’da 2 yetişkin 2 gece 3 günlük tatil maliyeti 29 bin liradan başlıyor.




İlker HABEŞOĞLU, son yıllarda hızla büyüyen ÇOCUK SPOR ve EĞİTİM TURİZMİNİ değerlendirdi.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TURSAB MICE Turizmi İhtisas Başkan Yardımcısı, HBS GROUP TURKIYE Yönetim Kurulu Başkanı, İlker HABEŞOĞLU, son yıllarda hızla büyüyen ÇOCUK SPOR ve EĞİTİM TURİZMİNİ değerlendirdi. 

Sektörün bu anlamda ilk firması olan HBS GROUP TURKIYE, 25 yıldır Power Bulls SPORT Markası ile binlerce çocuğa spor ve eğitim turizmi konusunda seyahat imkanı verirken, turizme katkı sağlamakta. 

‘ÇOCUK SPOR ve EĞİTİM TURİZMİ’ 

25 yıl önce başlattığımız ve son yıllarda hızla büyüyen bir turizm modeli! 

‘Yılda 1 Milyon Çocuğumuz ile Çocuk Spor ve Eğitim Turizmi’

Özellikle, sömestr, ara tatil, yaz tatili başı ve sonunda, basketbol, voleybol, futbol, jimnastik, satranç vb gibi branşlar yanında, LGS, YKS veya dil eğitimi için düzenlenen eğitim kampı ve turnuva organizasyonları ile her yıl ortalama 1.000.000 çocuğumuz okulları, dershaneleri ve kulüpleri ile seyahat etmektedir.

Turizmi, spor ve eğitim ile birleştirme, spor-eğitim içerikli seyahat planlaması, çocuklarımızın bireysel özgüveni, fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimi açısından oldukça önemli. 

‘Olası aksiliklerde muhatap bulabilmek için çocuklarımızın güvenli ve yasal sehayati çok önemli.’ 

Peki bu organizasyonlar ne kadar resmi, kontrollü ve güvenli ? 

Bilindiği gibi, Türkiye’de 1618 Sayılı SEYAHAT ACENTALARI VE SEYAHAT ACENTALARI BİRLİĞİ KANUNU kapsamında, konaklama, ulaşım, transfer gibi tüm hizmetler Turizm Bakanlığı ve TÜRSAB ( Türkiye Seyahat Acenteler Birliği ) tarafından yetkilendirilmiş turizm firmaları tarafından yönetilmekte ve yönetmeliklere uygun organize edilmek zorundadır. 

Resmi-Özel Okullar, dershaneler için Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, üçüncü bölümde bulunan Sosyal Etkinlikler -  Geziler MADDE 10da belirtildiği üzere bu tür tüm resmi ve özel okulların bu etkinliklerinde yetkilendirilmiş seyahat acentaları ile çalışması gerektiği, seyahat sağlık sigortalarını yaptırmak zorunda oldukları açıkça belirtilmiştir. Okulların tatil döneminde olması ise bu maddede bir istina tanımamaktadır. 

Aksi halde, bu organizasyonları yapan ve katılanlar hakkında yasal işlem yapılmaktadır. 


‘Gelen şikayetlerin artması üzerine 2025-2026 eğitim döneminde, TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentalar Birliği), Turizm İl Kültür Müdürlüğü denetmenleri ile Maliye denetim birimleri denetimlerini sıkılaştırdı. Çocukların güvenliği için denetimler artarak devam edecek’ 

2025-2026 Eğitim Yılı, Sömestr tatili öncesinde ve arasında aldığım çok sayıda telefon ile TÜRSAB ve Turizm Kültür İl Müdürlükleri tarafından denetim gören ve maalesef ceza alan spor kulübü, eğitim kurumu ile görüştük. 

Ayrıca, organizasyon öncesi yapılan denetim dışında otel lobilerinde gerçekleşen denetimler ile pek çok kurum, kuruluş ve spor kulübünün de maalesef cezalar ile karşı karşıya kaldığını duyduk. 

Bu cezalar, organize eden ve katılanlar için aynı oranda gerçekleşmekte.

Birçok ilden, acentalardan gelen yoğun şikayetler üzerine, güvenli turizm adına, TÜRSAB denetim birimleri, Turizm Kültür İl Müdürlükleri ve maliye ile birlikte çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. 

Son yıllarda çocukların katıldığı bu organizasyonlar da görüldüğümüz kadarı ile belgesiz ve yetkin olmayan, bir otel ve salon ile anlaşan pek çok kişi eğitim kampı veya turnuva adı altında bu organizasyonları organize etmektedir. 

Gelen şikayetlerde, çocukların sigortasız seyahat ettiği ve organizasyonlara katıldığı, olası bir anlaşmazlık durumunda muhatap bir kurum, kuruluş, firma bile olmadıklarını üzülerek duyuyor ve görüyoruz.

‘Olası, olumsuzluklarda açılacak adli davalarda, organize eden, katılan, otel yönetimleri aynı oranda kusurlu kabul edilmektedir.’

Adli davalara bahis olabilecek mali, güvenlik, sağlık gibi konularda, organizatör adı altında bu kişilerin çoğunun bir şirketinin bile olmadığı veya bir spor kulübü antrenörü, yöneticisi, bir okulun öğretmeni olduğu maalesef bilinmektedir. 

En değerli varlıklarımız çocuklarımızı ana okuluna bile yazdırırken aylarca araştırdığımız okullar olduğu halde günlerce emanet ettiğimiz, başka şehirlere hatta ülkelere organizatör adı altında çocukları taşıyan bu kişilerin yetkinlik belgelerinin istenmesi gereklidir. 

Ayrıca, son yıllarda yüklü ücretler ödediği halde, sorunlar yaşayan, hizmet alamayan, kapıda kalan onlarca organizasyon şikayetleri oluşmaya başladı. Bu durumda, karşılarında muhatap bir kurum, şirket bulamayan kulüpler ve veliler bu konuyu rafa kaldırarak, zararları ile baş başa kalıyorlar. 

‘Bir diğer konu ise vergisiz turizm.’

Resmi olarak çalışmayan bu kişilerin, faturalama ve vergi beyan etmemeleri sebebi ile ekonomiye katkı sağlamadığı gibi, mesleği bu olan turizmcilerin kazanç haklarını da gasp ettikleri, haksız kazanç sağladıkları da aşikar. Bu konuda alıcı ve satıcı tarafların maliye denetimine girmeleri de ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. 

‘Güvenli seyahat için mutlaka, Resmi Şirket Evrakları, TÜRSAB Belgesi istenmeli. Hizmet sözleşmesi imzalanmalıdır. Aksi takdirde olası sorunlarda çözüm üretilemez’ 

Başta anne-babaların, sonrasında bu kamplara katılımı destekleyen eğitim kurumları ile spor kulüpleri yetkililerinin organizasyonlardan mutlaka, resmi şirket belgelerini, TÜRSAB lisanslarını isteyerek, TÜRSAB sayfasından, belge numaraları ile bilgileri teyit etmeleri önem arz etmektedir. 

Ayrıca, olası bir anlaşmazlık durumunda veya ayıplı hizmet alınması halinde haklarını savunabilmeleri için mutlak surette sözleşme imzalamaları zorunludur. 

Son olarak, satış-pazarlama ana hedefi olan ve çocuklarımızı misafir eden oteller ve yöneticilerinin mutlak surette organizasyonu yapan bu kişilerin TÜRSAB yetki belgelerini ve şirket belgelerini istemeleri şiddetle önemli olduğunu düşünüyoruz. 

Aksi takdirde canımızdan daha değerli çocuklarımızın başına yolda veya tesis içerisinde gelebilecek bir problemde, bu organizasyonu düzenleyen kişiler kadar, organizasyona dahil olan kulüp yetkilileri ve otel yetkilileri de sorumlu olacaklarını asla unutmamalıdırlar. 

Çocuk eğitim ve spor turizm hareketinin sürdürülebilir turizm ve sağlıklı nesiller adına büyüyerek çoğalması sektör olarak hepimizin temennisi.  

Lakin hep dediğimiz gibi önce GÜVENLİ TURİZM 


İlker HABEŞOĞLU 

TÜRSAB MICE Turizmi İhtisas Başkan Yardımcısı

HBS GROUP TURKIYE Yönetim Kurulu Başkanı 

2 Şubat 2026 Pazartesi

Turizmde eşit rekabet çağrısı: “Kural herkese aynı uygulanmalı”


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turizmde eşit rekabet çağrısı: “Kural herkese aynı uygulanmalı”

Tüm Etkinlik ve Organizatörler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Umut Kaya, TÜRSAB’ın yabancı merkezli seyahat platformlarına yönelik hukuki adımını destekledi. Kaya, “Mesele rekabet değil, kuralsızlığın yarattığı dengesizlik” değerlendirmesinde bulundu.

Sektördeki eski tartışma yeniden alevlendi

Türkiye’de faaliyet gösteren ancak yerel yükümlülükleri yerine getirmediği iddia edilen uluslararası seyahat ve konaklama platformlarına karşı başlatılan hukuki süreç, turizm dünyasında uzun süredir konuşulan yapısal sorunları tekrar gündeme taşıdı. Vergilendirme, denetim eksikliği ve güvenlik standartları konusundaki boşluklar, sektör temsilcilerine göre artık ertelenemez bir başlık.

Tüm Etkinlik ve Organizatörler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Umut Kaya, değerlendirmesinde Türkiye’nin hukuk düzenine vurgu yaparak, faaliyet gösteren her yapının aynı yasal çerçeveye tabi olması gerektiğini söyledi.

“Türkiye’de gelir elde eden bir yapı varsa, bunun karşılığında burada resmi varlık göstermeli. Vergi mükellefiyeti, ofis ve yasal muhataplık temel gereklilikler. Yerli işletmeler tüm kurallara uyarken bazı platformların sistem dışında kalması rekabet dengesini bozuyor.”

“İtiraz modele değil, denetimsizliğe”

Kaya, kısa süreli konut kiralama sistemine kategorik bir karşıtlık olmadığını özellikle belirtti. Sorunun iş modelinden çok uygulama biçiminde olduğunu ifade etti.

“Dijital konaklama platformları artık turizmin bir parçası. Ancak vergi yükümlülüğü olmadan, yerel temsilcilik olmadan ve denetim dışı bir şekilde hizmet sunulması sürdürülebilir değil. Aynı pazarda olan herkes aynı kurallara uymalı.”

Ekonomi kadar güvenlik de gündemde

Konuya yalnızca mali boyutla bakılmaması gerektiğini vurgulayan Kaya, konaklama hizmetinin doğrudan insan güvenliğiyle ilişkili olduğunu dile getirdi.

“Oteller yangın güvenliğinden kimlik bildirimine kadar pek çok zorunluluğa tabi. Benzer hizmet veren konutların da temel güvenlik şartlarını taşıması gerekir. Acil durum planı olmayan, güvenlik ekipmanı bulunmayan yerlerde turizm faaliyeti yürütülmesi ciddi risk oluşturur.”

Platformlara da açık sorumluluk çağrısı

Turizm amaçlı kiralanan konutlar için belge zorunluluğunu hatırlatan Kaya, yalnızca mülk sahiplerinin değil, ilanı ve satışı gerçekleştiren dijital platformların da yükümlülük taşıdığına dikkat çekti.

“Eğer ortada yasal belge şartı varsa, o konutu pazarlayan sistem de bunun parçasıdır. Türkiye’de faaliyet gösteren bir platformun burada resmi varlığı ve vergi kaydı olmalı. Bu zincirin tek taraflı işlemesi düşünülemez.”

Kaya, benzer bir sürecin ulaşım sektöründe daha önce yaşandığını anımsatarak, çözümün sistem içine entegre olmaktan geçtiğini belirtti.

“Uber örneğinde de tartışmalar oldu. Bugün Türkiye’de ofisi var, vergisini ödüyor ve kurallar içinde çalışıyor. Turizm platformları için de benzer bir model mümkün. Türkiye’de kazanç sağlayan herkesin sorumluluğu da burada olmalı.”

Umut Kaya’nın açıklamaları, turizm sektöründeki tartışmanın yalnızca ticari rekabetle sınırlı olmadığını, hukuk, kamu güvenliği ve eşit piyasa koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.


İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nın Yeni Genel Müdürü Deniz Dikkaya Oldu


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nın Yeni Genel Müdürü Deniz Dikkaya Oldu

Türkiye’nin en köklü ve prestijli kongre ve etkinlik merkezlerinden biri olan İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Genel Müdürlük görevine Deniz Dikkaya atandı.

Turizm sektöründe konaklama, etkinlik yönetimi ve iletişim alanlarındaki 30 yıllık deneyimiyle sektörde önemli çalışmalara imza atan Deniz Dikkaya, yeni görevinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nın ulusal ve uluslararası etkinlik pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü mezunu olan Deniz Dikkaya; kariyeri boyunca butik otellerden uluslararası zincirlere, şehir otellerinden tatil otellerine uzanan geniş bir yelpazede, birçok önemli turizm markasında yöneticilik yaparak operasyon, satış-pazarlama ve etkinlik yönetimi alanlarında önemli başarılara imza attı.

Uluslararası Turizm ve MICE sektörünün en önemli buluşmaları arasında yer alan fuar ve özel organizasyonlarda aktif görev alan Deniz Dikkaya, aynı zamanda çok ses getiren etkinlik projelerinin hayata geçirilmesinde rol oynadı.

Sektörel deneyiminin yanı sıra medya ve iletişim alanındaki çalışmalarıyla da tanınan Dikkaya; televizyon ve radyo programları, dijital içerikler ve üniversitelerde gerçekleştirdiği söyleşi serileriyle turizmin tanıtımına ve sektörün gençlerle buluşmasına katkı sağlamaya devam ediyor. 

Deniz Dikkaya, kariyeri boyunca sektöre sağladığı katkılar ve liderlik yaklaşımıyla çeşitli ödüllere de layık görüldü. 2021 yılında “Turizmde Yaşam Boyu Başarı ve Onur Ödülü”nü, 2022 yılında “LİSA2022 – Satışta Yılın Lideri Ödülü”nü alan Dikkaya, 2026 yılında kazandığı “Ace of MiceAwards – Turizm Başarı Ödülü” ile de profesyonel kariyerindeki istikrarlı yükselişini taçlandırdı.


Yeni göreviyle ilgili değerlendirmede bulunan Deniz Dikkaya, şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, yalnızca İstanbul’un değil, Türkiye’nin etkinlik ve kongre turizmi açısından en önemli değerlerinden biri. Bu köklü yapının vizyonunu geleceğe taşımak, uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma misyonuna odaklanmak ve özellikle performans sanatlarının merkezi haline getirecek çalışmalara imza atmanın yanı sıra İstanbul’un global etkinlik destinasyonu kimliğine katkı sağlayan bu değerli markaya ve deneyimli ekibine liderlik etmek benim için büyük bir sorumluluk ve gurur.”

İstanbul’un kalbinde yer alan ve bugüne kadar sayısız ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yapan İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Deniz Dikkaya’nın liderliğinde sürdürülebilir büyüme, yenilikçi etkinlik çözümleri ve uluslararası iş birlikleri odağında yolculuğunu sürdürmeyi hedefliyor.


YEPUD, Yılın İlk Etkinliğini Kapadokya’da, Zemi Hotel’de Gerçekleştirdi.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



YEPUD, Yılın İlk Etkinliğini Etkinlik Sektöründe Çok Önemli Bir Lokasyon Olan Kapadokya’da, Zemi Hotel’de Gerçekleştirdi.

Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği (YEPUD), 2026 yılının ilk etkinliğini 27–29 Ocak tarihleri arasında Kapadokya’nın eşsiz atmosferinde, havuzbaşı , çim alanları, etkinlik alanları , toplantı salonları, spa bölümü ile Göreme de hizmet veren Zemi Hotel ev sahipliğinde gerçekleştirdi.


Sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlik; networking, bilgi paylaşımı ve ilham dolu deneyimleriyle katılımcılara unutulmaz bir Kapadokya buluşması sundu. Katılımcı üyelerin yer aldığı toplantı ile başlayan etkinlikte konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Tülay Akın “ Yapılan bu etkinliklerde üyeler arası ticaretin çok verimli şekilde geliştiğini ve deneyim tasarımının ne kadar önemli olduğunu vurguladı.”


Etkinlik ,Gala yemeği ve fasıl gecesiyle ertesi gün de bölge turu ve keyif vadisinde yapılan organizasyon ile devam etti.

Etkinlik boyunca üyeler, sektörel gelişmeleri değerlendirme, iş birliklerini güçlendirme ve yaratıcı fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı. Zemi Hotel Kapadokya’nın büyüleyici atmosferi eşliğinde gerçekleşen program, YEPUD’un 2026 yılına güçlü ve ilham verici bir başlangıç yapmasını sağladı.

YEPUD, yeni yılda da sektörün gelişimine katkı sağlayan, yaratıcı ve sürdürülebilir etkinliklerle üyelerini bir araya getirmeye devam edecek.


Tülay Akın 

Yepud Başkanı

Hilton, Beş Yeni Otel Anlaşmasıyla Türkiye'de Büyümesini Sürdürüyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Hilton, Beş Yeni Otel Anlaşmasıyla Türkiye'de Büyümesini Sürdürüyor

Hilton’un Türkiye’deki proje portföyünün yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan lifestyle markaları, İstanbul’da hayata geçirilmesi planlanan iki yeni Tapestry Collection by Hilton projesiyle daha da güçleniyor.

Hilton (NYSE: HLT), ülkedeki 70 yılı aşkın köklü varlığını ileriye taşıyarak dört markasını kapsayan beş yeni otel anlaşmasına imza attığını duyurdu. Hilton’un Türkiye’deki lifestyle portföyünü genişleten bu yeni anlaşmalar kapsamında, Antalya’daki ilk Hilton Hotels & Resorts oteli hayata geçirilirken, DoubleTree by Hilton ve Hilton Garden Inn markalarının ülkedeki yayılımı da ivme kazanıyor.

Hilton Orta ve Doğu Avrupa’dan Sorumlu Geliştirme Başkan Yardımcısı Mike Collini, konuyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye, Hilton için stratejik önemini koruyan kilit pazarlardan biri olmaya devam ediyor ve ülkede sürdürülebilir büyüme açısından güçlü bir potansiyel görüyoruz. Tapestry Collection ve Canopy markalarımızın 2025 yılındaki başarılı açılışları, lifestyle portföyümüzde yakaladığımız ivmeyi pekiştirirken; gezginlerin özgün, yerel dokudan ilham alan deneyimlere yönelik artan ilgisini de net şekilde ortaya koydu. Son dönemde imzaladığımız bu anlaşmalar, Hilton’un Türkiye genelinde sunduğu çok markalı portföyüne yönelik kalıcı talebi bir kez daha teyit ediyor. Türkiye’de uzun yıllara dayanan saygın bir geçmişe sahip bir marka olarak, büyümenin bu yeni dönemini kararlılıkla sürdürmekten ve misafirperverliğimizi çok daha geniş bir gezgin kitlesiyle buluşturmaktan büyük heyecan duyuyoruz.”

Hilton Antalya City Centre

2028 yılında açılması planlanan Hilton Antalya City Centre, Hilton Hotels & Resorts markasının dünya standartlarındaki misafirperverliğini Türkiye’nin en çok ziyaret edilen destinasyonlarından birine taşıyacak. 254 oda ve süite sahip olacak yeni otel; görkemli bir balo salonu, farklı ölçeklerde toplantı alanları, geniş bir spa ve wellness merkezi, kapalı ve çatı katı yüzme havuzları ile farklı konseptlerde yeme-içme alanlarıyla, her ölçekte etkinlik ve organizasyon için ayrıcalıklı bir buluşma noktası olacak.

DoubleTree by Hilton İstanbul Maçka

Bu bahar açılması planlanan DoubleTree by Hilton İstanbul Maçka, Nişantaşı ve Taksim’e yürüme mesafesinde, İstanbul’un en prestijli semtlerinden birinde 109 oda ve süitle hizmet verecek. Otelde sıcak ve davetkâr bir lobi lounge alanı, gün boyu hizmet veren restoran, panoramik manzaralara sahip çatı katı restoranı ve barı, çok amaçlı toplantı alanları ile fitness ve wellness olanakları yer alacak. Şehir merkezinde bağlantı, kültür ve konforu bir arada arayan misafirler için modern ve üst segment bir konaklama deneyimi sunacak.

Gist Istanbul, Tapestry Collection by Hilton

2027 yılında açılması planlanan Gist Istanbul, Tapestry Collection by Hilton, İstanbul’un hem manzarasıyla hem de ulaşım kolaylığıyla öne çıkan semtlerinden birinde, özgün tasarıma sahip 46 odasıyla misafirlerini ağırlayacak. Boğaz, Galataport ve ana ulaşım bağlantılarına birkaç adım mesafede konumlanan otelde restoran ve çatı katı barının yanı sıra, misafirlerin konaklamaları boyunca faydalanabileceği bir fitness alanı bulunacak. Kendine has karakteri ve etkileyici konumuyla otel, şehrin kültürel ve tarihi merkezini keşfetmek isteyen gezginler için canlı ve ilham verici bir konaklama deneyimi sunacak.

Hotel İstanbul Şişli, Tapestry Collection by Hilton

İstanbul’un dinamik Şişli semtinin kalbinde konumlanan Hotel İstanbul Şişli, Tapestry Collection by Hilton, 48 şık odasıyla kentin önemli ticaret merkezlerinden birinde hizmet verecek. 2028 yılında açılması planlanan lifestyle otel; yerel dokudan ilham alan mutfağıyla öne çıkan restoranı, iki toplantı salonu ve modern bir fitness merkeziyle misafirlerini ağırlayacak. Alışveriş, kültür ve ulaşım noktalarına yakınlığıyla otel, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat edenler için karakter, konfor ve bulunduğu semtin ruhunu yansıtan otantik bir konaklama alternatifi sunacak.

Hilton Garden Inn Kocaeli Dilovası

2027 yılında açılması planlanan Hilton Garden Inn Kocaeli Dilovası, sehirde Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde konumlanan ilk uluslararası markalı otel olacak.104 modern odaya sahip otelde, 500 metrekarelik çok amaçlı salonu da kapsayan geniş toplantı alanları, restoran ve barın yanı sıra kapalı yüzme havuzu, spor salonu ve Türk hamamı gibi wellness olanakları yer alacak. Hızla büyüyen sanayi bölgesinde otel, iş seyahatleri, uzun süreli konaklamalar ve kurumsal etkinlikler için önemli bir buluşma noktası olarak konumlanacak.

Bu yeni anlaşmalara ek olarak, 2026 yılında Hilton; Hilton Istanbul Airport’un açılışı ve ikonik Hilton Istanbul Bosphorus’un yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, amiral gemisi markasının Türkiye’deki varlığını daha da güçlendirecek.

Tapestry Collection ve Canopy markalarının 2025 yılında Türkiye’deki ilk açılışlarının ardından, Hilton’un lifestyle portföyü de büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda, yıl içinde beş yeni lifestyle otelin açılması planlanıyor. Açılması öngörülen tesisler arasında Hilton’un ilk mağara oteli Elika Cave Suites Cappadocia, Curio Collection by Hilton’un yanı sıra, Curio Collection markası altında hizmet verecek Porto Chiara Istanbul Karaköy ve Les Temps Istanbul Karaköy bulunuyor. Proje portföyünde ayrıca, Tapestry Collection markasına katılacak Palazzo Donizetti Istanbul ve Myrna Izmir Konak da yer alıyor.

Hilton’un tüm tesislerinde konaklayan misafirler, ödüllü sadakat programı Hilton Honors’ın sunduğu ayrıcalıklardan faydalanabiliyor. Hilton üzerinden doğrudan rezervasyon yapan 235 milyondan fazla üye, konaklama ve deneyimler için Puan kazanabiliyor. Hilton Honors üyeleri ayrıca oda seçimiyle temassız check-in, anında kullanılabilen ödüller ve üyelere özel indirimler gibi avantajlara da erişebiliyor.


Türkiye, MICE Turizminde Akdeniz’in Stratejik Gücü Olmaya Devam Ediyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türkiye, MICE Turizminde Akdeniz’in Stratejik Gücü Olmaya Devam Ediyor

TEODER MICE Komisyonu Başkanı ve HBS Group Yönetim Kurulu Başkanı İlker Habeşoğlu, Türkiye’nin yüksek tesis kalitesi, nitelikli insan kaynağı ve stratejik konumuyla MICE turizminde Akdeniz çanağında güçlü bir merkez haline geldiğini vurguladı.

Akdeniz Çanağında Stratejik Konum Avantajı

TEODER MICE Komisyonu Başkanı ve HBS Group Yönetim Kurulu Başkanı İlker Habeşoğlu, MICE (Meetings, Incentives, Congresses, Events) segmentinde faaliyet gösteren acentelerin Türkiye’yi giderek daha stratejik bir merkez olarak konumlandırdığını belirtti. Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında doğal bir köprü oluşturan Türkiye’nin ulaşım ağı, vize kolaylıkları ve destinasyon çeşitliliği sayesinde uluslararası organizasyonlar için güçlü bir alternatif sunduğunu ifade etti.

Habeşoğlu’na göre Türkiye, yalnızca coğrafi avantajıyla değil, operasyonel esneklik ve hızlı çözüm üretme kapasitesiyle de bölgedeki rakiplerinden ayrışıyor. Bu durum, özellikle büyük ölçekli kurumsal etkinlikler ve teşvik organizasyonlarında karar vericiler için belirleyici rol oynuyor.

Yüksek Tesis Kalitesi Misafir Memnuniyetini Artırıyor

Türkiye’deki otel ve kongre merkezi altyapısının uluslararası standartların üzerinde olduğunu vurgulayan Habeşoğlu, “Son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde teknoloji donanımı yüksek toplantı salonları, entegre kongre merkezleri ve resort konseptli tesisler MICE organizasyonlarına önemli değer katıyor” dedi.

Bu altyapının, yalnızca etkinliğin sorunsuz gerçekleşmesini değil, aynı zamanda katılımcı deneyimini de üst seviyeye taşıdığını belirten Habeşoğlu, yüksek misafir memnuniyetinin Türkiye’nin tekrar tercih edilme oranlarını artırdığını dile getirdi. Özellikle hizmet kalitesindeki tutarlılık ve operasyon ekiplerinin deneyimi, uluslararası firmalar açısından güven unsuru oluşturuyor.

MICE Sektörü Nitelikli İstihdam Yaratıyor

MICE turizminin klasik tatil turizminden farklı olarak daha uzmanlaşmış insan kaynağı gerektirdiğini söyleyen Habeşoğlu, bu alanın Türkiye’de ciddi bir nitelikli istihdam yarattığını ifade etti.

Etkinlik yönetimi, teknik prodüksiyon, sahne tasarımı, dijital altyapı yönetimi, simultane çeviri ve proje koordinasyonu gibi uzmanlık gerektiren alanlarda çalışan profesyonellerin sektöre değer kattığını belirten Habeşoğlu, “MICE sektörü, genç ve eğitimli iş gücüne uluslararası standartlarda kariyer fırsatları sunuyor. Bu da Türkiye’nin hizmet ihracatındaki kalite algısını güçlendiriyor” dedi.

Ekonomiye Katma Değeri Yüksek Bir Turizm Segmenti

Habeşoğlu, MICE turizminin kişi başı harcama oranının yüksek olması nedeniyle destinasyon ekonomisine güçlü katkı sağladığını da vurguladı. Organizasyon katılımcılarının konaklama, yeme-içme, ulaşım ve yan hizmetlere yaptığı harcamaların, şehir ekonomilerinde çarpan etkisi yarattığını belirtti.

“Türkiye, sahip olduğu tesis kalitesi, insan kaynağı ve destinasyon çeşitliliği ile MICE alanında sürdürülebilir bir büyüme potansiyeline sahip. Doğru tanıtım stratejileri ve kamu-özel sektör iş birliği ile ülkemiz bu segmentte Akdeniz’in en güçlü merkezlerinden biri olmayı sürdürecektir” ifadelerini kullandı.


1 Şubat 2026 Pazar

Antibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı enfeksiyonların tedavisini zorlaştırıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Sessiz pandemi: antibiyotik direnci

Antibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı, bu ilaçlara dirençli bakterilerin ortaya çıkmasına yol açarak enfeksiyonların tedavisini zorlaştırıyor. Bu durum hastalık sürelerinin uzamasına, hastanede yatışların ve ölüm riskinin artmasına neden olabiliyor. Hekimlerin böyle tablolarla karşılaştığında daha güçlü, daha pahalı ve daha fazla yan etkiye sahip ilaçlara yönelmek zorunda kaldığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Antibiyotikler ateş düşürücü ya da ağrı kesici değildir, bu nedenle her enfeksiyonda işe yaramaz. Gereksiz kullanımlar bugün fayda sağlamadığı gibi, yarın gelişen direnç nedeniyle daha ciddi bir hastalıkta kişinin tedavisiz kalmasına da yol açabilir” uyarısında bulundu.

Antibiyotik direnci, bakterilerin bu ilaçlara karşı etkisiz hale gelmesiyle ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunu. Bu durumun “sessiz pandemi” olarak adlandırıldığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Bu sessiz pandemi, COVID-19 gibi ani salgınlar kadar görünür olmasa da etkileri yavaş, sinsi ve süreklidir. Direnç kazanmış bu bakterilerseyahat, gıda ve çevre yoluyla tüm dünyaya yayılır. Dirençli enfeksiyonlar ise daha uzun hastane yatışlarına, daha maliyetli tedavilere ve artan ölüm riskine yol açar” dedi.

Evde kalan antibiyotikler hastalığı ağırlaştırabilir

Her enfeksiyonda hastalığa neden olan bakterinin aynı olmadığını ve her antibiyotiğin tüm bakterilere aynı oranda etki edemeyeceğini belirten Çetinkaya, “Özellikle evde kalan bir antibiyotiğin aynı hasta tarafından tekrar kullanılması ya da bir yakınınatavsiye etmesi, hastalığın uzamasına ve daha ağır enfeksiyonlara yol açabilir. Üstelik bu ilaçlar çoğu zaman son kullanma tarihi geçmiş haldedir ve bu nedenle beklenen etkiyi göstermez. Özetle, antibiyotiklerin mutlaka hekim önerisiyle doğru şekilde kullanılması gerekir” dedi.


Bağışıklığı zayıf kişiler için tehlike daha büyük

Antibiyotiklere dirençli bakterilerin herkes için önemli bir risk oluşturduğunu söyleyen Çetinkaya, “Sık ve gereksiz antibiyotik kullanan kişiler farkında olmadan kendi vücutlarında dirençli bakterilerin gelişmesine zemin hazırlarlar. Bu dirençli bakteriler temas, eller, gıdalar ve yakın çevre yoluyla başkalarına da geçebilir. Başta kendi yakınları olmak üzere bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, dirençli enfeksiyonlara karşı daha savunmasızdır. Özellikle dikkat edilmesi gereken bireylere; yaşlılar, bebekler, kanser tedavisi görenler ve kronik hastalığı olanlar örnek verilebilir” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, vücutta antibiyotik direnci gelişmesine yol açabilecek altı hatalı alışkanlığı sıraladı:

1. Gereksiz antibiyotik kullanmak: Soğuk algınlığı, grip gibi viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmak, direnç gelişimine doğrudan katkı sağlar.

2. Antibiyotik tedavisini erken kesmek: Kullanılan ilaç keyfi olarak bırakıldığında en dirençli bakteriler hayatta kalır ve tekrar çoğalırlar.

3. Yanlış doz veya düzensiz antibiyotik kullanmak: Düşük dozlar bakterileri öldürmez, onları daha dirençli hale getirir.

4. Reçetesiz antibiyotik kullanmak: Doktor kontrolü olmadan kullanılan antibiyotikler çoğu zaman gereksizdir veya hastanın durumunu daha da kötüleştirir.

5. Başkasına yazılan antibiyotiği kullanmak: Her enfeksiyon için aynı antibiyotik etkili değildir,yanlış ilacı kullanmak direnci artırır. 

6. Hayvancılık ve tarım sektöründe bilinçsiz antibiyotik kullanımı: Yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımı sonucu gelişen dirençli bakteriler, gıdalar yoluyla toplu şekilde insanlara geçebilir.


Turna ve Vodafone iş birliği ile Vodafone’lulara avantajlı seyahat dönemi başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turna ve Vodafone iş birliği ile Vodafone’lulara avantajlı seyahat dönemi başladı

Çevrimiçi seyahat platformu Turna.com, Vodafone ile iş birliği yaptığını duyurdu. Kampanya kapsamında, yurt içi ve yurt dışı uçuşlarda Vodafone’lulara özel fırsatlar sunuluyor.

Vodafone’un 5 ayda 1 milyonu aşkın tekil kişiye ulaşan dijital sadakat platformu Happy çatısı altında gerçekleşen bu iş birliğiyle; Vodafone Red’lilere özel yurt içi ve yurt dışı uçak biletlerinde geçerli 600 TL, Vodafone faturalı abonelerine özel yurt dışı uçak biletlerinde geçerli 400 TL’ye varan indirim fırsatı sunuluyor. Kampanyalar, 2 Ocak 2026 – 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olurken, indirim kodları Yanımda uygulaması içerisindeki Happy platformundan temin edilebiliyor. Alınan kodlar, Turna.com web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden üye girişi yapılarak gerçekleştirilen tek yön ya da gidiş-dönüş uçak bileti satın alımlarında kullanılabiliyor. Vodafone Red müşterileri kampanyadan 30 günde 1, kampanya süresince ise toplam 3 kez yararlanabiliyor. Kampanya kapsamındaki biletlerde son seyahat tarihi 31 Mart 2027 olarak uygulanıyor.

Turna.com’un Genel Müdür Yardımcısı Adnan Aydın, Vodafone ile gerçekleştirilen iş birliğini değerlendirdi

“Turna.com olarak seyahati herkes için daha ulaşılabilir ve esnek hale getirmeyi önceliklendiriyoruz. Vodafone ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca bir kampanya entegrasyonu değil; kullanıcı deneyimini merkeze alan, uçtan uca dijital bir iş birliği yaklaşımını yansıtıyor. Vodafone ekosistemindeki milyonlarca kullanıcı, bu iş birliği sayesinde uçak biletlerine daha avantajlı koşullarla ulaşırken; teknoloji destekli çözümlerimizle seyahat planlarını hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde tamamlayabiliyor. Geniş ve güçlü hava yolu bağlantılarımızın yanı sıra, tüm ürünlerimizde sunduğumuz yaygın ağ ve kişiselleştirilmiş seyahat önerileriyle kapsamlı bir deneyim sunuyoruz. Vodafone’un güçlü mobil erişimiyle seyahat teknolojilerimizi bir araya getirerek kullanıcıların seyahat süreçlerini daha erişilebilir kılıyoruz.”

İBB ŞEHİR TİYATROLARI ŞUBAT AYINDA 40 OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTURUYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İBB ŞEHİR TİYATROLARI ŞUBAT AYINDA 40 OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTURUYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni ayında 40 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.

Şubat ayında tiyatroseverleri Haldun Taner’den Musahipzade Celal’e, Tolstoy’dan Savaş Dinçel’e klasik ve modern yazarların eserlerinin öne çıktığı zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu ay; Lüküs Hayat (Konuk Oyun), Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Köpek Kalbi, Sevgili Yelena Sergeyevna, Oscar, Gölge, Kahvaltıya Kalsana, Çingene Boksör, Yaftalı Tabut, Fosforlu Cevriye, Öylece Durur Zaman, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi, Haramiler, Uçurtmanın Kuyruğu, Yenilmez, Gidion’un Düğümü, İkinci Perdenin Başı, Tartuffe, Geçmişin Gölgesi, Yoldan Çıkan Oyun, Bir Ziyaret, Ben Medea Değilim, Gök Kubbe, Öksüzler, Ağrı Dağı Efsanesi, Savaş ve Barış, Cadı Kazanı, Sivrisinekler, Maviydi Bisikletim, Sesler Ülkesi, Rüya, Bir Gece Masalı, Fındıkkıran, Masal, Bekçi İle Postacı, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Çöpsüz Dünya, Sevdalı Bulut, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Biletlerinizi https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilirsiniz.

Orhan Veli Şiirleri “Birdenbire” Etkinliğinde Seyirciyle Buluşuyor

İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.

Hümay Güldağ’ın uyarladığı, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlik 8, 22 Şubat 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de, 7 Şubat 2026 Cumartesi günü Feshane’de, 12 Şubat 2026 Perşembe günü Baruthane’de.


 Şubat 2026 Programı

LÜKÜS HAYAT (7+Yaş) (Konuk Oyun)

Bundan yaklaşık bir asır önce, Cumhuriyetin 10. yıl dönümü kutlamalarına bir süre kala,1933. "Lüküs Hayat"ın bir operet olarak yaratıldığı tarihe seyahat ediyoruz. Söz konusu lüks hayatı bizzat yaşayan toplum panoramasına.

İş bu Mûsikili Temâşa; muasır medeniyetler seviyesine erişme arzusunda süratli adımlarla çağa ayak uydurması icab eden bir ulusun hülyasınıı gözler önüne serer. 

Şark ile garbın adeta tokalaştığı Boğaziçi'nde, bir nispet merkezi olan lüks bir köşk içindeki züğürt topluluk; 1930’lar kent yaşamının alegorisidir. Haliyle “bugün” dediğimiz zaman diliminin arsız ruhunun izdüşümüdür.

Yabancı kültür furyasına ve lüks yaşam cereyanına kendini kaptırmış onlarca farklı sosyal banttan fani kişiliklerinin gülünç koşuşturmasının peşinde; insanı birbirinden çalmaya zorlayan bu toplum konjonktürünü röntgenler, çuvaldızı kendimize batırmaya doyamayız.

NKT iftihar ile takdim eder;“Hasreti Çekilen Eski Bir Dost Gibi;  Lüküs Hayat”

Oğuz Utku Güneş, Arzu Daştan Mutlu, Gökçe Işıl Tuna’nın yazdığı, Oğuz Utku Güneş’in yönettiği oyunda Ayşe Gülerman, Adem Mülazim, Ayşe Güreşci, Batuhan Pamukçu, Barış Ayas, Duygu Yakasız, Ayşe Elif Kesoğlu, Hande Ağaoğlu, İbrahim Ersoylu, Mehmet Yıldırım, Mesut Özsoy, Mert Çifci, Peker Sabuncu, Sibel Curciali, Sultan Ahmet Çakır, Zeynep Çelik Küreş rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM (13+ Yaş)

Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın"

Haldun Taner’in yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu, Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar, Yiğit Ali Uslu rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

KÖPEK KALBİ (16+ Yaş)

1924 yılı… Sovyet Rusya’nın karanlık atmosferinde, toplumsal düzenin ve bürokrasinin içine sıkışmış Profesör Preobrajenski insan beyni ve gençleşme üzerine çalışmaktadır. Ona dünya çapında şöhret kazandıran, insanların gençleşmesini sağlayan bir teknik geliştirmiştir. Beyin araştırmaları sürecinde yeni bir deney yapmayı tasarlar. Sokak köpeği Şarik’e zor bir ameliyatla bir insandan alınan hipofiz ve testisleri nakleder. Fakat ameliyattan sonra beklenmedik değişimler baş gösterir, Şarik insana dönüşmeye başlar. Bu değişim Profesör Preobrajenski’nin evinin kurallarını altüst edecektir. Köpek Kalbi, toplum mühendisliği, çürümüş bürokrasi ve sınıf savaşlarıyla toplumsal barışı yitirmiş bir halk üzerinden, insanı insan yapan şey nedir sorusunu soruyor.

Mihail Bulgakov’un yazdığı, Mustafa Kemal Yılmaz’ın çevirdiği, Onur Demircan’ın uyarlayıp yönettiği oyunda Ali Gökmen Altuğ, Caner Çandarlı, İrem Arslan, Onur Şirin rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)

İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.

Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.

Lyudmila Razumovskaya’nın yazdığı, Belgi Paksoy’un çevirdiği, Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik, Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

OSCAR (13+ Yaş)

Christian Jacqueline'e aşıktır, Colette ise Oscar'a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard'dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard'a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Aslı Şahin, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

GÖLGE (16+ Yaş)

Bir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu? Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.

Yağmur Topçu’nun yazdığı, Ahmet Kahvecioğlu’nun yönettiği oyunda Ahmet Kahvecioğlu, Berfin Berber, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

KAHVALTIYA KALSANA (16+ Yaş)

Üç kişilik bir sahne güldürüsü olan "Kahvaltıya Kalsana", Ray Cooney ve Gene Stone tarafından 1970 yılında yazılan "Why not Stay for Breakfast?" adlı yapıtın bir uyarlamasıdır... Oyun, kimileri için artık köhneleşmiş sayılan değerlere sıkıca tutunarak yaşamaya çalışan "istikrar abidesi" devlet memuru Nurettin Kavak ile, henüz hangi değerlere sarılacağına bile tam olarak karar veremeyecek bir yaştayken, anne olmak durumunda kalan Burcu Güvenir'in traji-komik karşılaşmasını anlatır. Ülkemizde yaşanan sosyal ve kültürel alt-üstlüğün naif bir yansıması olarak ele alınan oyunda, Burcu ve Nurettin'in öyküsüyle sevginin, iyiliğin, değişebilme ve değiştirebilmenin umudu ve sevinci aktarılmaya çalışılır...

Ray Cooney-Gene Stone’un yazdığı, Ragıp Yavuz’un çevirdiği, uyarladığı ve yönettiği oyunda Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Kamer Karabektaş rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR(16+ Yaş)

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahkûm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

YAFTALI TABUT (16+ Yaş)

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Derya Keykubat, Lale Kabul, Mana Alkoy, Selin Türkmen, Şenay Bağ rol alıyor. Oyun, 7 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE (16+ Yaş)

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor. 

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…”  kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Özpınar, Direnç Dedeoğlu, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Esra Ede, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)

Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.

Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.

Donald Margulies’in yazdığı, Irmak Bahçeci’nin çevirdiği, Mehmet Ergen’in yönettiği oyunda Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ (13+ Yaş)

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Aziz Sarvan, Emre Narcı, Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

HARAMİLER (16+ Yaş)

Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.

Musahipzade Celal’in yazdığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği oyunda Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU (13+ Yaş)

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Ali Yoğurtçuoğlu, Gün Koper rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

YENİLMEZ (16+ Yaş)

Ekonomik kriz sebebiyle Londra’da yaşamaları imkânsız hale gelen Oliver ve Emily çifti, Londra’dan İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasabaya taşınırlar ve burada “gerçek” insanlarla tanışmaya karar verirler. Taşralı komşuları Alan ve Dawn’ı evlerine davet ederler. Farklı sınıflara ait insanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan ve giderek tuhaflaşan ilişkiler trajik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.

Torben Betts’in yazdığı, Nazlı Gözde Yolcu’nun çevirdiği, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gizem Akkuş, Gökçer Genç, Nurdan Kalınağa, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

GIDION’UN DÜĞÜMÜ (16+ Yaş)

Corryn Fell oğluna neden uzaklaştırma cezası verildiğini öğrenmek için okula gelir. Öğretmen veli görüşmesi, gerilim dolu bir görüşmeye dönüşür. Oyun eğitim sistemini eleştirirken, sosyal medyanın yarattığı toplumsal baskı ve şiddeti ele alır. Aile, ahlak, sanat, çocukluk ve hayal gücüne dair düşüncelerimizi sorgulamamıza neden olur.

Oyun; Amerikan Eleştirmenler Birliği Ödülü ile Çağdaş Amerikan Tiyatrosu Festivali’nde (CATF) Seyirci Ödülünü almıştır. “Çocukluk masum olmak demek değildir... Masumiyeti hızla kaybetme durumudur. Johnna Adams’ın yazdığı, Beliz Coşar’ın çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Özge Özder, Özgür Kaymak rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İKİNCİ PERDENİN BAŞI (13+ Yaş)

Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.

Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pekçok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.

Alp Tuğhan Taş’ın yazıp yönettiği oyunda Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor. Oyun, 14 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

TARTUFFE (13+ Yaş)

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

GEÇMİŞİN GÖLGESİ (16+ Yaş)

Terk edilmiş bir binada eski bir polis yıllar önce iş birliği yaptığı doktoru beklemektedir. Açığa çıkması gereken gerçekler, yüzleşmeleri gereken suçları vardır. Büyük bir hesaplaşmaya girerler.

Macit Koper’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Ahmet Saraçoğlu, Bahtiyar Engin rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

YOLDAN ÇIKAN OYUN (13+ Yaş)

Bol ödüllü komedi oyunu Yoldan Çıkan Oyun, tiyatro sahnesinde yaşanabilecek en büyük aksilikleri, bol kahkaha ve sürprizlerle seyirciye sunuyor! Amatör bir tiyatro topluluğu, büyük bir hevesle klasik bir cinayet oyununu sahnelemeye hazırlanır. Ancak daha perde açıldığı anda yanlış giden olaylar zinciri durdurulamaz hale gelir. Dekor çöker, aksesuarlar kaybolur, oyuncular repliklerini unutunca doğaçlamaya başlar… Ama ne olursa olsun, oyun devam etmelidir!

Londra’dan Broadway’e uzanan bu muhteşem yapım, fiziksel komediyle absürd mizahı ustalıkla harmanlıyor. Tiyatro sanatıyla ilgili tüm klişeleri ters yüz eden Yoldan Çıkan Oyun, seyirciyi kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Yoldan Çıkan Oyun'da, her şeyin ters gitmesinden dolayı çok memnun olacaksınız.

Henry Lewis, Jonathan Sayer, Henry Shields’in yazdığı, Mehmet Ergen’in çevirdiği, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyar, Serdar Orçin, Tarık Köksal, Volkan Öztürk rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

BİR ZİYARET (16+ Yaş)

“Gençliğinde sevgilisi Alfred tarafından terk edilip kasabadan kovulan Claire, yıllar sonra dünyanın en zengin kadını Bayan Zachanassian olarak geri döner. Yoksulluğa sürüklenen kasaba halkına servet vaat eder; fakat bunun tek bir bedeli vardır: İntikam. ‘Bir Ziyaret’, paranın gücü karşısında çöken ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.“

Friedrich Dürrenmatt’ın yazdığı, Zahide Gökberk’in çevirdiği, Yıldırım Fikret Urağ’ın yönettiği oyunda Aslı Akın Narcı, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Berk Samur, Buğra Can Ildırışık, Burhan Yeşilyurt, Cengiz Tangör, Cüneyt Arda Pamuk, Çağlar Ozan Aksu, Elyesa Çağlar Evkaya, Ergun Üğlü, Fatih Aksüt, Gökhan Eğilmezbaş, Gülsüm Alkan, Hakan Gümüş, Mehmet Avdan, Musa Arslanali, Müge Çiçek, Nagehan Erbaşı, Neşe Ceren Aktay, Ömer Naci Boz, Özgür Efe Özyeşilpınar, Selim Can Yalçın, Şebnem Köstem, Yalçın Avşar, Yasemin Güvenç, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

BEN MEDEA DEĞİLİM (16+ Yaş)

“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

GÖK KUBBE (16+ Yaş)

Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.

Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÖKSÜZLER (16+ Yaş)

Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.

Gençlik Günleri "İç Yapımlar" kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. 

Dennis Kelly’nin yazdığı, Selin Girit’in çevirdiği, Ogeday Erkut’un yönettiği oyunda Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Ogeday Erkut rol alıyor. Oyun, 21 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

AĞRI DAĞI EFSANESİ(13+ Yaş)

Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet'le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han'ın kızı Gülbahar'ın hikâyesi, Yaşar Kemal'in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi'ne dönüşmüştür.

Büyük ustanın anlatısına sahne üzerinde soluk vermek için çıktığımız yolculukta, seyircilerimizi Ağrı Dağı Efsanesi'ni birlikte hayal etmeye davet ediyoruz.

Oyunda Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ (16+ Yaş)

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı,  Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ahmet Kahvecioğlu, Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Boran Bağcı, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Ümit Bülent Dinçer, Ümit Can Kaya, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

CADI KAZANI (13+ Yaş)

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller‘ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER (16+ Yaş)

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara Tutumluer, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

MAVİYDİ BİSİKLETİM (13+ Yaş)

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir'e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950'lerin İzmir'inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

SESLER ÜLKESİ (4+ Yaş)

Uzun zamandır çocuklar tarafından ihmal edilen Keman, Piyano, Flüt kendileri gibi çalınmayan arkadaşları Gitarı da yanlarına alarak Sesler Ülkesine dönmeleri gerektiğini anlatırlar. Gitar kendisini çalmayan Deniz’i uyandırır.  Gitar, Deniz’den ayrılmak istemediği için onu da Sesler Ülkesinde bir yolculuğa çıkarmaya karar verir. Böylece ilk kez Sesler Ülkesini bir çocuk ziyaret eder.

Sesler Ülkesinde enstrümanları ve müziği yakından tanıyan Deniz, Vivaldi, Mozart ve enstrümanlara hayran kalır ve enstrümanların hepsini öğrenmeye heveslenir. Enstrümanlar, Deniz’e kendini beğendirmek için bir yarışa girer ve akordları bozulur. Beethoven enstrümanların akordunu düzeltir ve onları orkestra şefi gibi yöneterek bir eser çaldırır. Aralarındaki uyumu hatırlayan enstrümanlar ve çalacağı enstrümana karar veren Deniz mutludur.

Gizem Padar’ın yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Aslı Şahin, Bahar Çebi, Cihat Faruk Sevindik, Çağlar Polat, Damla Cangül Yiğit, Lale Kabul rol alıyor. Oyun, 8,15 Şubat 2026 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Volkan Öztürk rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.

MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)

Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.

Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.

Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.

Gökhan Aktemur’un yazdığı, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (4+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

SEVDALI BULUT (5+ Yaş)

Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.

Nazım Hikmet’in yazdığı, Eftal Gülbudak’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.


 İyi seyirler…