24 Ağustos 2026 Pazartesi

Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike! Bu hatalara sakın düşmeyin!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ZAYIFLAMA İĞNESİNDE 5 HAYATİ KURAL!

Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike! Bu hatalara sakın düşmeyin!

Şiddetli karın ağrısı ve kusma olursa…Zayıflama iğnesinin yanlış kullanımı ciddi sonuçlar doğurabilir!

Son yıllarda obezite tedavisinde çığır açan gelişmeler arasında gösterilen ve kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi ve özellikle sosyal medyadan etkilenerek ya da arkadaş tavsiyesiyle kullanılması ciddi sağlık sorunlarına hatta hayati riske neden olabiliyor! Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin “Çünkü bu ilaçlar yalnızca kilo kaybını hedeflemiyor; metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri düzenlenmesi üzerinde de etkili güçlü tıbbi tedaviler arasında yer alıyor. Bilinçsiz kullanımı pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi başta olmak üzere pek çok organı olumsuz etkileyebiliyor” diyor. Dr. Çetin, zayıflama iğnesinde 5 hayati kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Uzman kontrolü şart!

Zayıflama iğnelerinin, her kilo vermek isteyen kişi için uygun olmadığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin şöyle konuşuyor: “Unutulmamalı ki, bu ilaçlar bir takviye ürünü ya da vitamin- mineral desteği değil; insülin direnci, kalp- damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, diyabet gibi pek çok metabolik bozukluk ve hastalığın altında yatan hormonal bozuklukları düzelten bir tıbbi tedavi ajanıdır. Nasıl ki antibiyotiği, kemoterapiyi ya da apandisit cerrahisini profesyonel ellere emanet ediyoruz, bu tedaviyi de mutlaka uzman kontrolünde kullanmak elzemdir. İnternetten edinilen bilgiler doğrultusunda tedaviye başlamak, doz değiştirmek veya ilacı kontrolsüz şekilde temin etmek sağlık açısından ciddi risk oluşturur.”

Bu hastalıklarınız varsa kullanmayın!

Daha önce pankreatit geçirenler, safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı olan kişilerde bu ilaçların kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişiler de mutlaka ayrıntılı değerlendirilmelidir. Tedavi kararı yalnızca kiloya göre değil, kişinin tüm sağlık geçmişi dikkate alınarak verilmelidir.


Tedavi öncesi bu tetkikleri mutlaka yaptırın!

Obezite tedavisinde doğru ilaç kadar doğru değerlendirme de hayati önem taşır. Tedavi öncesinde açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir. Gerektiğinde safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesi, gizli kalmış sağlık sorunlarının ortaya çıkarılmasını sağlayabilir. Yapılmayan her tetkik, gözden kaçabilecek bir riski de beraberinde getirir.

Dozu kendiniz değiştirmeyin!

Dr. Ferhat Çetin “"Biraz daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm" düşüncesi en tehlikeli hatalardan biridir. Bu ilaçlarda doz artışı belirli bir plan doğrultusunda ve yalnızca hekim kontrolünde yapılmalıdır. Gereğinden hızlı doz artırılması bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları, sıvı kaybı ve tedavinin bırakılmasına neden olabilecek yan etkilere yol açabilir. Aynı şekilde ilacı düzensiz kullanmak veya enjeksiyon günlerini değiştirmek de tedavinin etkinliğini azaltabilir” diyor.

Bu belirtilerde hemen doktora danışın

Tedavi sırasında gelişen her yakınma ‘normal yan etki’ olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar veya yüksek ateş gibi belirtiler pankreas ya da safra yollarıyla ilgili ciddi bir sorunun habercisi olabilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında ilacı kendi kendine kullanmaya devam etmek yerine zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

İlacı bırakınca bu hataya düşmeyin!

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi kullanımında en sık yapılan hatalardan birinin tedavi sonrası eski alışkanlıklara dönmek olduğunu vurguluyor. Dr. Çetin, “Tedavinin bitmesi sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmaktır. Beslenme ve hareket düzeni değişmezse, ilacın iştah azaltıcı etkisi ortadan kalktığında kilolar yeniden alınabilir” diyor. Tedavi sonrası özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli takibi büyük önem taşıyor.


Afetlerde Ortak Liderlik, Güven ve İş Birliği İçin Arama Kurtarma Ekipleri Aynı Kampta Buluştu


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Afetlerde Ortak Liderlik, Güven ve İş Birliği İçin Arama Kurtarma Ekipleri Aynı Kampta Buluştu

AKUT Arama Kurtarma Derneği ev sahipliğinde düzenlenen “Afetlerde Ortak Liderlik, Güven ve İş Birliği” temalı kampta, AKUT, ANDA, GEA ve İHH yöneticileri bir araya geldi, ortak hareket kabiliyetini güçlendirmek için yapılacak çalışmalar görüşüldü.

AKUT Arama Kurtarma Derneği ev sahipliğinde, afet ve acil durumlara müdahalede kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek, ortak hareket kabiliyetini geliştirmek ve ekipler arasında güvene dayalı iş birliğini pekiştirmek amacıyla “Afetlerde Ortak Liderlik, Güven ve İş Birliği” temalı bir kamp gerçekleştirildi. Programa; AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, ANDA Arama Kurtarma Derneği Genel Başkanı Okan Tosun, GEA Arama Kurtarma Yönetim Koordinatörü Umut Dinçşahin ve İHH Afet Yönetiminden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Kars ile Türkiye’nin farklı illerinden gelen arama kurtarma ekiplerinin liderleri katıldı. Kampa ayrıca İstanbul Vali Yardımcısı ve Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul AFAD İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ve Eğitim ve Farkındalık Hizmetleri Şube Müdürü Yasin Odabaş da iştirak etti.

Afet ve acil durumlarda farklı kurumların aynı hedef doğrultusunda, etkin bir koordinasyon içerisinde hareket edebilmesini desteklemek amacıyla düzenlenen kampta; arama kurtarma ekiplerinin bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına, ortak liderlik anlayışının geliştirilmesine ve ekipler arasındaki iletişim ile güvenin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen ekip liderlerini aynı çatı altında buluşturan program kapsamında, afetlere müdahale süreçlerinde karşılaşılan ihtiyaçlar ve saha deneyimleri ele alınırken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik ortak yaklaşımlar üzerinde duruldu.

Kampın, Türkiye’nin afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesine, farklı arama kurtarma ekiplerinin birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesine ve afet anında daha hızlı, etkin ve koordineli müdahale edilmesine katkı sağlaması hedeflendi.

“Afetlerde güçlü müdahalenin temeli, birlikte hareket edebilme kapasitemizdir”

AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, kampın yalnızca bilgi ve deneyim paylaşımı açısından değil, afetleremüdahale edecek ekipler arasında ortak bir çalışma kültürü oluşturulması bakımından da önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Afetler, tek bir kurumun veya ekibin kendi başına üstesinden gelebileceği süreçler değildir. Sahada hayat kurtarmak için farklı kurumların aynı hedef etrafında buluşması, birbirine güvenmesi ve ortak bir anlayışla hareket edebilmesi büyük önem taşıyor. Bu kampı, kurumlarımız arasındaki iletişimi ve iş birliğini güçlendirmek, saha deneyimlerimizi paylaşmak ve ortak liderlik anlayışımızı geliştirmek açısından çok değerli buluyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ekip liderlerini aynı ortamda buluşturmak, birbirimizi daha iyi tanımamıza ve afet anında daha etkin bir koordinasyon kurmamıza imkân sağlıyor. Bizim için temel hedef, rekabet eden değil, afet karşısında aynı amaç için omuz omuza çalışan ekipler oluşturmak. Çünkü afet anında zamanla yarışıyoruz ve koordinasyonun her saniyesi hayat kurtarıyor. AKUT olarak, afetlere hazırlık ve müdahale kapasitemizi güçlendirecek her türlü ortak çalışmanın içinde olmaya devam edeceğiz.

Güven, iletişim, ortak liderlik ve iş birliği kültürünü ne kadar güçlendirirsek, afetlere karşı o kadar hazırlıklı ve güçlü oluruz.”

Turizm hareketliliği sürüyor, restoran sektöründe ise maliyet baskısı büyüyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm hareketliliği sürüyor, restoran sektöründe ise maliyet baskısı büyüyor

Yaz sezonunda turizm hareketliliği devam ederken, restoran sektörü artan maliyetler nedeniyle bu hareketliliğin ekonomik etkisini beklenen ölçüde hissedemiyor. İTO 17. Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Ebru Koralı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yükselen maliyetler karşısında faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını belirterek, sektörün sürdürülebilirliği için destekleyici adımların önemine dikkat çekiyor.

Yaz sezonuyla birlikte turizm hareketliliği devam ederken, restoran sektörü açısından gündemin ilk sırasında artan maliyetler ve kârlılığı koruma mücadelesi yer alıyor. Turizm faaliyetinin sürmesi sektör açısından önemli olmakla birlikte, işletmeler yükselen maliyetler nedeniyle bu hareketliliği ekonomik sonuçlara aynı ölçüde dönüştürmekte zorlanıyor. Sektörün bugün karşı karşıya olduğu en önemli konunun maliyet baskısı olduğunu belirten İstanbul Ticaret Odası (İTO) 17. Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Ebru Koralı, "Turizm sektörümüz açısından son derece önemli. Restoranlarımız da bu hareketliliğin önemli bir parçasını oluşturuyor. Ancak bugün işletmelerimizin öncelikli gündemi müşteri sayısından çok, artan maliyetler karşısında sürdürülebilir bir işletme yapısını koruyabilmek. İşletmelerimiz hizmet vermeye devam ediyor ancak yükselen maliyetler kârlılık üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor” diyor.

TÜİK verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye'nin turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15,9 milyar dolar, ziyaretçi sayısı ise yüzde 5,1 gerileyerek 15,6 milyon kişi oldu. İlk altı aylık dönemde ise turizm geliri 25,7 milyar dolar, ziyaretçi sayısı 24,8 milyon kişi olarak gerçekleşti. Ziyaretçi başına ortalama harcamada nominal artış görülse de sektör temsilcileri, bu artışın yükselen maliyetleri karşılamaya tek başına yeterli olmadığının altını çiziyor. 

Gelir artışı maliyet artışının gerisinde kalıyor

Ziyaretçilerin yeme-içme harcamaları yılın ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 5,2 artış gösterse de aynı dönemde konaklama ve yiyecek hizmetlerindeki Hizmet Üretici Fiyat Endeksi yüzde 31,97, temmuz ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık enflasyon yüzde 37,53 olarak gerçekleşti.Bu tablonun  gelir tarafındaki nominal artışın maliyetlerdeki yükselişin gerisinde kaldığını ve işletmelerin kârlılığı üzerindeki baskısının devam ettiğimi ortaya koyduğunu belirten Koralı, "Enerji, kira, personel, gıda ve lojistik maliyetlerindeki artış işletmelerimizi doğrudan etkiliyor. Cirodaki yükselişin önemli bir bölümü artan giderleri karşılamaya yöneliyor. Bu nedenle sürdürülebilir kârlılığı korumak her geçen gün daha zor hale geliyor."diyor

2026 yılının ikinci çeyreğinde yurt dışına çıkan Türkiye'de ikamet eden vatandaş sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 artarak 3 milyon 434 bin kişiye ulaştığını belirten Koralı, değişen tüketici eğilimlerinin de sektör açısından dikkatle takip edildiğini belirterek, işletmelerin hem maliyet yönetimi hem de değişen talebe uyum konusunda önemli bir süreçten geçtiğini ifade ediyor.

Küçük işletmeler üzerindeki baskı katlanılamaz durumda

Artan maliyetler ve düşen kârlılık, özellikle mahalle restoranları ile küçük ve orta ölçekli işletmeleri daha yoğun şekilde etkiliyor. Kira, enerji, personel ve gıda maliyetlerindeki yükseliş, birçok işletmenin faaliyetlerini sürdürmesini her geçen gün daha zor hale getiriyor.Koralı, sektörün yalnızca büyük markalardan ibaret olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:"Bugün pek çok işletme ayakta kalabilmek için büyük bir mücadele veriyor. Ne yazık ki özellikle küçük ve orta ölçekli restoranlarımız arasında faaliyetini sonlandırmak zorunda kalan işletmelerin sayısının arttığını sahada gözlemliyoruz. Bu yalnızca işletmeler açısından değil; istihdam, mahalle ekonomisi ve şehir yaşamı açısından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir gelişme. Restoranlarımız kapanınca yalnızca bir işletme değil, yılların emeği, çalışanların geçim kaynağı ve bulunduğu bölgenin sosyal hayatı da zarar görüyor."

Restoranlar turizmin ayrılmaz bir parçası

Konaklama ve yiyecek hizmetleri sektöründe yaklaşık 1 milyon 444 bin ücretli çalışan olduğunu belirten Koralı, “Gastronomi artık turizm deneyiminin en önemli unsurlarıdan biri. Restoran sektörü de turizm politikaları ve destek mekanizmaları içinde bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmeli.”

Sürdürülebilir turizm için sürdürülebilir restoranlar

Koralı, restoran sektörünün turizm, istihdam ve şehir ekonomisinin önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:"Restoranlarımız yalnızca yemek sunan işletmeler değil; şehir yaşamının, turizmin ve ekonominin önemli bir parçası. Sektörümüzün güçlü yapısını koruyabilmesi için işletmelerimizin rekabet gücünü artıracak, maliyet baskısını hafifletecek ve sürdürülebilirliği destekleyecek adımların büyük önem taşıdığına inanıyoruz."


Tailwind Havayolları’nda üst düzey atama


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Tailwind Havayolları’nda üst düzey atama

Havacılık sektöründe 20 yılı aşkın tecrübesi ve ticari yönetim alanındaki birikimiyle tanınan Murat Gök, Tailwind Havayolları’nın Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı pozisyonuna getirildi.

Tailwind Havayolları, büyüme ve sürdürülebilir karlılık hedefleri doğrultusunda üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Havacılık ve enerji sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyimiyle öne çıkan Murat Gök, Tailwind Havayolları’nın ticari stratejilerine yön vermek üzere Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevine atandı. 

Sektörde 20 Yılı Aşan Deneyim

Hacettepe Üniversitesi mezunu olan Murat Gök, kariyerine Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nde başlamış; 2001–2007 yılları arasında hava ulaşım anlaşmaları, tarifeli seferler, yolcu hakları ve Türkiye–Avrupa Birliği ilişkileri başta olmak üzere çeşitli alanlarda görev yapmıştır. 2009 yılında Tailwind Havayolları ailesine katılan Gök; Cost Control Müdürlüğü, Ticaret ve Pazarlama Müdürlüğü ile Contract Müdürlüğü görevlerinde bulunarak şirketin ticari yapılanması, rota maliyet analizleri, anlaşmalar ve pazarlama faaliyetlerinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. 2019 yılında jet yakıtı alanında faaliyet gösteren Cortex Enerji’ye Genel Müdür olarak geçen Gök, bu görevinde ticari yönetim ve üst düzey yöneticilik alanındaki deneyimini pekiştirmiştir. 

Ticari Stratejiye ve Büyümeye Liderlik Edecek

Yeniden Tailwind Havayolları’na katılan Murat Gök, yeni görevinde şirketin ticari stratejisinin geliştirilmesi ve uygulanmasına liderlik edecek; gelir ve sürdürülebilir karlılık hedefleri doğrultusunda satış ve pazarlama, fiyatlandırma ve maliyet yönetimi, hat ve tarife planlaması, charter ve ACMI faaliyetleri ile iş geliştirme süreçlerini yönetecek. Gök, ayrıca pazar ve müşteri fırsatlarının değerlendirilmesi, yeni hat ve iş modellerinin geliştirilmesi, ticari iş ortaklıklarının güçlendirilmesi ve ticari performansın artırılmasına yönelik çalışmaları hayata geçirecek. 


23 Ağustos 2026 Pazar

LONDRA'NIN ÜNLÜ ORKESTRASI İLK KEZ TÜRKİYE’DE

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


LONDRA'NIN ÜNLÜ ORKESTRASI İLK KEZ TÜRKİYE’DE

COVENT GARDEN SINFONIETTA BODRUM KALESİ’NDE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞACAK

Londra’daki dünyaca ünlü Royal Opera House’un seçkin müzisyenlerinden oluşan Covent Garden Sinfonietta, Türkiye’deki ilk konserleri için Bodrum’a geliyor.  4 ve 5 Eylül tarihlerinde Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde gerçekleştirilecek konserlerde orkestrayı Maestro Philippe Chizhevsky yönetecek, piyanist Adam Gutseriev ve çellist Dali Gutserieva ise solistler olarak sahne alacak.

Londra'nın efsanevi opera sahnesi Royal Opera House'un bünyesindeki sanatçılardan kurulan Covent Garden Sinfonietta, dünya çapındaki turnelerinin ardından ilk kez Türkiye’de müzikseverlerin karşısına çıkacak. Dünyaca ünlü prestijli salonlarda verdikleri konserler ve klasik müzik alanındaki uluslararası ödüllerle tanınan orkestra, 4-5 Eylül’de Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nin tarihi atmosferinde unutulmaz iki konser verecek.

Avrupa’nın önde gelen klasik müzik sahnelerinde konserler veren Covent Garden Sinfonietta, geçtiğimiz dönemde Paris ve Versailles’ı kapsayan performanslarıyla da dikkat çekti. Salle Gaveau ve Versailles Sarayı’ndaki Royal Opera’da sahne alan topluluk, Viyana’nın klasik müzik dünyasındaki simge mekânlarından Musikverein ile de uzun soluklu bir bağ kurdu. Orkestra, kasım ayında yeniden Musikverein sahnesine çıkarak burada art arda dördüncü yıl konser vermiş olacak.

ORKESTRAYI MAESTRO PHILIPPE CHIZHEVSKY YÖNETECEK

Bodrum’daki iki özel gecede orkestrayı, Rusya’nın yetenekli şefleri arasında gösterilen Maestro Philippe Chizhevsky yönetecek. Yevgeny Svetlanov Devlet Akademik Senfoni Orkestrası’nın Müzik Direktörü ve Baş Şefi görevini yürütmekte olan Chizhevsky; Barok, Klasik ve Romantik dönemlerin yanı sıra 20. ve 21. yüzyıl repertuvarına olan hakimiyetiyle de öne çıkıyor.

ULUSLARARASI SAHNELERİN GENÇ SOLİSTLERİ: GUTSERIEV KARDEŞLER

Programın solistleri ise uluslararası yarışmalarda elde ettikleri derecelerle adlarından söz ettiren kardeş sanatçılar, piyanist Adam Gutseriev ile çellist Dali Gutserieva olacak.

Bugüne kadar Amsterdam’dan Londra’ya, Paris’ten Viyana’ya birçok prestijli salonda müzikseverlerle buluşan iki sanatçı kardeş, bu yıl ilkbaharda Paris ve Versailles’da gerçekleştirilen konserlerde de Covent Garden Sinfonietta ile aynı sahneyi paylaştı. İki sanatçı, sonbaharda ise orkestrayla birlikte yeniden Viyana Musikverein’a konuk olacak.

BODRUM’DA STRAUSS VE ÇAYKOVSKİ ESERLERİ SESLENDİRİLECEK

Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde 4-5 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek program, klasik müziğin en görkemli yapıtlarından oluşacak. Konserlerde Richard Strauss’un piyano ve orkestra için kaleme aldığı dinamik eseri “Burleske” ile Pyotr İlyiç Çaykovski’nin çello edebiyatının başyapıtları arasında yer alan “Rokoko Varyasyonları” seslendirilecek.

Tarih ve sanatın iç içe geçtiği Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği'nde gerçekleşecek konserler, klasik müzik tutkunlarına uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir iki gece yaşatacak.


22 Ağustos 2026 Cumartesi

84 ÜLKEDEN 3.500 UZMAN WBC 2026 İÇİN İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


84 ÜLKEDEN 3.500 UZMAN WBC 2026 İÇİN İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

84 ülkeden yaklaşık 3500 uzman İstanbul’a geliyor. Şap hastalığından kuş gribine, iklim değişikliğinden yapay zekâ ve robotik sağım sistemlerine hayvancılığın geleceği beş gün boyunca İstanbul’da konuşulacak.

Dünya genelinde yaklaşık 1,6 milyar sığır bulunurken, Türkiye’de sığır varlığı 2025 yılı sonunda 17,5 milyonu aştı. Bu büyüklük, yalnızca sığır sağlığını değil; hayvancılığın sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve üretimin devamlılığı açısından da önemli bir başlık haline getiriyor.Sınır aşan hayvan hastalıkları, iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç küresel risklerin başında gelirken, yeni teknolojiler ve yapay zekâ destekli yetiştiricilik uygulamaları da bu sorunlara yönelik çözüm arayışlarının önemi bir parçası haline geliyor. Sığır sağlığının geleceğini belirleyen bu gündem Eylül ayında İstanbul’a taşınacak. Dünyanın sığır ve diğer geviş getiren hayvan sağlığı alanındaki en önemli bilimsel buluşması olan33. Dünya Buiatri Kongresi (WBC 2026), 6-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İlk kez 1960 yılında düzenlenen kongre, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’ye gelecek.

84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak.


TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ

Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk.Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. 

ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA

Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. FabrizioRosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. 

KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI

Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. JuergenRicht, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek.Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU

Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – OneHealth” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak.

TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE

Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR

Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak.

YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR

Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. TrevorDeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. 

BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK

WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. 

Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek.

Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak.


 

Ordu, 22-30 Ağustos tarihleri arasında ilk kez festival coşkusuna ortak olacak.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İLK KEZ ORDU’DA 

BAKAN ERSOY: “ORDU’NUN TARİHİNDEN SOFRASINA TÜM DEĞERLERİNİ ÖNE ÇIKARACAĞIZ” 

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin on beşinci durağı Ordu, 22-30 Ağustos tarihleri arasında ilk kez festival coşkusuna ortak olacak. Dokuz gün boyunca konser, sergi, söyleşi, atölye, çocuk etkinlikleri ve gastronomi rotalarıyla birbirinden özel programlara ev sahipliği yapacak şehir, kültür ve sanatseverleri bir araya getirecek. Festival kapsamında Ordu’nun yaylaları ve bereketli topraklarının şekillendirdiği zengin mutfak kültürü ise 40’tan fazla Lezzet Noktası’nda ziyaretçilerin keşfine sunulacak.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karadeniz’in eşsiz mavi ve yeşilinin buluştuğu Ordu’yu ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali ile buluşturmanın önemine dikkat çekti. Kentin doğal güzellikleri, Antik Çağlardan günümüze uzanan tarihi, Çepni kültürü ve köklü yayla geleneğinden beslenen mirasının; kültür, sanat ve gastronomiyle iç içe zengin bir programla ziyaretçilerle buluşacağını belirten Ersoy, Ordu Kültür Yolu Festivali ile şehrin kültürel değerlerini yaşatmayı, görünürlüğünü artırmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade etti. 

Bakan Ersoy, “Kurul Kalesi Yerleşkesi’nden Ünye Kalesi’ne, Yason Burnu’ndan Çambaşı ve Perşembe yaylalarına uzanan bu zengin miras, Ordu’nun geçmişten bugüne taşıdığı güçlü kültürel kimliğin en önemli göstergeleridir. İlk kez Ordu’da gerçekleştireceğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali ile şehrin tarihini, kültürünü, sanatını, gastronomisini ve doğal güzelliklerini aynı çatı altında buluşturacağız. Ordu’nun binlerce yıllık geçmişinden bugünün sanatına uzanan tüm renklerini Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerle paylaşacağız.” dedi.

Bakan Ersoy, Karadeniz mutfak kültürünün özgün lezzetlerini yansıtan Ordu’da gastronominin de festivalin öne çıkan unsurlarından biri olacağını belirtti. 40’tan fazla Lezzet Noktası’ndan oluşan seçkiyle kentin zengin mutfak kültürünün yerli ve yabancı ziyaretçilere özel bir gastronomi rotası sunacağını ifade etti. 

ORDU MUTFAĞI 40’TAN FAZLA LEZZET NOKTASINDA TANITILACAK

Ordu Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin rehberi tavsiye listesinde yer alan Şef Necati Yılmaz ev sahipliği yapacak. Michelin rehberi tavsiye listesinde bulunan Şef Ömer Bozyap, Şef Araz Aknam ve TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram ise konuk olarak yer alacak.

Karadeniz’in eşsiz doğasıyla şekillenen Ordu, festival boyunca zengin mutfak kültürüyle öne çıkacak. Kentin dört bir yanındaki gastronomi durakları, ziyaretçilere Karadeniz’in geleneksel tatlarını keşfetme ve Ordu’nun sofrasına konuk olma fırsatı sunacak. Yerel işletmelerin hazırlayacağı yöresel lezzetler, kentin üretim kültürünü ve mutfak mirasını festival atmosferine taşıyacak.

Fındığı, yayla balı, mısır unu ve dağ çileği reçeliyle kendine özgü bir mutfak karakterine sahip olan Ordu’da, geleneksel tarifler kuşaktan kuşağa yaşatılıyor. Ordu mutfağının sevilen lezzetleri arasında Ordu yağlısı, mısır çorbası, pancar çorbası, melocan ve galdirik kavurmaları, kara lahana sarması, sakarca mıhlaması, keşkek ve yöresel tatlılar yer alıyor. Özellikle kentin simgesi haline gelen fındık ise hem geleneksel tariflerde hem de modern yorumlarda Ordu mutfağının başrolünü üstleniyor. 

BİRBİRİNDEN ÖZEL SANATÇILARIN SESLERİ ORDU’DA YANKILANACAK

Tayfun Gürsoy Parkı’nda gerçekleştirilecek ücretsiz konserler, festival boyunca birbirinden ünlü sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacak.

22 Ağustos Cumartesi – Mert Demir

23 Ağustos Pazar – Ferhat Göçer

24 Ağustos Pazartesi – Merve Özbey

25 Ağustos Salı – Kıraç

26 Ağustos Çarşamba – Poizi

27 Ağustos Perşembe – Sagopa Kajmer

28 Ağustos Cuma – Murat Boz

29 Ağustos Cumartesi – Ebru Yaşar

30 Ağustos Pazar – Buray 

ORDU’DA DOKUZ GÜNLÜK KÜLTÜR SANAT MARATONU BAŞLADI 

22 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ

ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 

Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek.  

FOTOMARATON ORDU & FOTOMARATON ÇOCUK – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI ÖNÜ – 10.00 – 12.00 (YETİŞKİN & ÇOCUK)

FotoMaraton Ordu ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri, katılımcıları Ordu’nun sokakları ve insanlarıyla buluşturacak. Fotoğraf tutkunları, kentin farklı noktalarında belirlenen temalar doğrultusunda çekecekleri karelerle Ordu’nun özgün hikayesini kendi bakış açılarıyla yorumlama fırsatı bulacak. Yarışma kapsamında çekilen fotoğraflar jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren eserlerle birlikte görünürlük kazanırken, seçilen kareler sergilenerek Ordu’nun festival boyunca oluşan görsel hafızasının bir parçası olacak.

Çocuklara özel olarak gerçekleştirilecek FotoMaraton Çocuk ise minik fotoğrafçıları kentin keşfine çıkaracak. Çocuklar, Ordu’ya kendi pencerelerinden bakarak günlük yaşamdan, şehir manzaralarından ve karşılaştıkları renkli detaylardan özgün kareler yakalayacak; fotoğraf aracılığıyla şehri keşfetmenin ve kendi hikayelerini anlatmanın keyfini yaşayacak.

EBRU ATÖLYESİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 11.00 – 13.30 (YETİŞKİN) / 16.00 – 18.00 (ÇOCUK)

Ordu Kültür Yolu Festivali, geleneksel Türk kağıt süsleme sanatı olan ebru sanatını Taşbaşı Sanat Alanı’nda ziyaretçilerle buluşturuyor. Renklerin su üzerindeki dönüşümü Taliye Koşdemir eşliğinde keşfedecek katılımcılar her biri eşsiz eserleri Ebru Atölyesi’nde üretecek.

Fırçalar yardımıyla serpilen boyalar dinamik bir biçimde şekiller oluştururken, katılımcılar da keşif dolu bir atölye keyfi yaşayacak.  

YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ: FINDIKÇILIK – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 12.30

Karadeniz’in tarımsal üretimin de ötesinde toplumsal dayanışmayı, ortak emeği, halk inanışlarını barındıran köklü kültürel mirası olan fındıkçılık geleneği söyleşide anlatılacak. Taşbaşı Sanat Alanı’nda düzenlenecek “Yaşayan Miras Söyleşisi: Fındıkçılık” moderator Dr. Serkan Emir Erkmen ve konuşmacı Dursun Oğuz Gürsoy ile gerçekleşirken, katılımcılar fındıkçılığın yerel yaşam biçimini ve kültürel aidiyet hissini yansıtan bir miras unsuru olduğunu keşfedecek. 

23 AĞUSTOS 2026 – PAZAR

ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 

Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek.  

AHŞAP MAKET YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30

Somut olmayan kültürel mirasın korunmasında büyük rol oynayan zanaat ahşap maket yapımı, atölye ile birlikte yeniden keşfedilecek. Tarihi yapıların, yöresel mimarinin ve kültürel objelerin ahşap işleme tekniğiyle minyatür ölçekte yeniden inşa yapılması anlamına gelen ahşap maket yapımı, Cihan Ataş’ın eşliğinde katılımcılarda sabır, hassas ölçümlendirme ve el işçiliklerini geliştirme fırsatı yaratacak. 

HÜSN-İ HAT ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 

Türk hat sanatı olan ve İstam’ın etkisiyle şekillenmiş kutsal bir sanat olan Hüsn-i Hat, Fatsa Kültür Sarayı’nda Serkan Ataç ile birlikte düzenlenecek atölyede hayat bulacak. Osmanlı döneminde zarif bir üsluba ulaşan sanat, Türk-İslam kültürel mirasının temel unsurlarından biri olarak katılımcıların keşfine sulunacak. Ziyaretçiler, atölyede estetik yazı formlarını deneyimleyecek. 

24 AĞUSTOS 2026 – PAZARTESİ 

ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 

Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek.  

HESAP İŞİ İŞLEME ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00-13.00 

Türk işleme sanatının geleneksel tekniklerinden biri olan hesap işi, kumaş iplikleri sayılarak uygulanan, geometrik ve simetrik desenleriyle öne çıkan bir nakış tekniğidir. Fatsa Kültür Sarayı’nda Reyhan Can Aktürk ile gerçekleştirilecek Hesap İşi İşleme Atölyesi’nde katılımcılar, bu geleneksel nakış tekniğini uygulamalı olarak tanıma ve deneyimleme fırsatı bulacak. Atölye süresince hesap işinde kullanılan malzemeler ve temel uygulama yöntemleri tanıtılırken, kumaş üzerinde ipliklerin sayımı, desenlerin oluşturulması ve işleme teknikleri detaylı olarak aktarılacak.

TEZHİP ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 / 16.00

Geleneksel Türk bezeme sanatı olan tezhip, Fatsa Kültür Sarayı’nda ziyaretçilerle buluşacak. Katılımcılar Nalan Topkaya’nın eşliğinde düzenlenen Tezhip Atölyesi ile birlikte simetri, bitkisel motifler ve ince işçiliği öğrenirken, maneviyatı ve Türk sanat geleneğinin zenginliğiye de tanışacak. Atölye ile birlikte eserler canlı renklerle süslenecek. 

KÜTÜPHANEDE DRAMA – ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 

Kütüphane Drama etkinliği, Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda Çocuk Gelişimi Mezunu ve Gönüllü Eğitmen Ayşegül Güçtaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Kitaplar ve hikayeler yaratıcı drama teknikleriyle canlandırılarak çocukların kütüphane aidiyet duygusu güçlendirilecek. Etkinlikle birlikte çocukların yaratıcılıkları, empati yetenekleri ve kişisel gelişimleri desteklenecek.

25 AĞUSTOS 2026 – SALI 

ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 

Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek.  

KÖRÜKLÜ ÇİZME YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 

Anadolu’da özellikle kırsal yaşam ve atlı kültürle ilişkili olarak gelişmiş geleneksel deri işçiliği ürünü olan körüklü çizme yapımı atölye kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Diz altına kadar uzanan ve körük adı verilen katlı yapılı çizmeler, Türkay Yavaş ile düzenlenecek Körüklü Çizme Yapım Atölyesi katılımcıları tarafından yakından incelenerek deneyimlenecek. Günümüzde folklorik değerleriyle öne çıkan bu ürün, zanaatkarlık geleneğinin yaşayan bir örneği olarak ziyaretçilerle buluşacak. 

KÜÇÜK İYİLİKLER SOKAĞI - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00

Erken yaşta okuma alışkanlığını desteklemek, çağdaş çocuk edebiyatı eserlerini çocuklarla buluşturmak ve yerel değerleri yeni nesillere aktarmak amacıyla, Ordulu çocuk kitapları yazarı Gökhan Akçiçek ile “Küçük İyilikler Sokağı” adlı kitabı üzerine söyleşi gerçekleştirilecek. Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda düzenlenecek söyleşide; kitapta ele alınan iyilik, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi temel değerler çocukların dünyası üzerinden değerlendirilecek. 

BİTKİSEL ÖRÜCÜLÜK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00

Fatsa Kültür Sarayı’nda Bahar Karaoğlu ile düzenlenecek Bitkisel Örücülük Atölyesi’nde doğal liflerin ve bitkisel materyaller el emeğiyle şekillendirilerek sepet, hasır, çanta gibi eşyalar hazırlanacak. Köklü bir geleneksel sanat olan bitkisel örücülük, atölye katılımcılarına anlatılırken aynı zamanda tasarımsal ürünler hazırlanabilecek. Ziyaretçiler, yeni bir zanaat öğrenirken ev dekorasyonunda da kullanılabilen eşyalar hazırlayarak keyifli anlar yaşayacak. 

26 AĞUSTOS 2026 – ÇARŞAMBA

ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 

Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek.  

FİLOGRAFİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30

Fatsa Kültür Sarayı’nda gerçekleşecek Filografi Atölyesi’nde çivi ve teller kullanılarak el sanatı tanıtımı yapılacak. Ahşap yüzey üzerine belirli aralıklarla çakılan civiler arasından renkli tellerin geçirilerek estetik desenlerin oluşturulduğu bu sanat dalı Ayşegül Aydemir eşliğinde düzenlenen atölye katılımcıları tarafından deneyimlenebilecek. Ziyaretçiler, el becerilerini ve tasarımsal yönlerini geliştirirken benzersiz bir geleneksel süsleme sanatıyla tanışma fırsatı yakalayacak. 

AİLE VE OKUMA KÜLTÜRÜ - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 

Ordulu Şair ve Yazarlar Birliği Derneği katkılarıyla eğitimci yazar Hicran Tercan Aktürk ve şair Gülten Özgül ile “Aile ve Okuma Kültürü” söyleşisi Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda katılımcılarla bir araya gelecek. Çocuklara rol model olma yöntemleri ve edebiyatın aile bağları üzerindeki etkileri sosyo-kültürel bir perspektifle aktarılırken, okuma kültürünün aileden topluma uzanan etkilerinin konuşulacağı bu anlamlı buluşmada, söyleşi ortamı katılımcıların deneyim ve görüşleriyle zenginleştirecek.  

SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 (ÇOCUK)

Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında çocuklarla buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt eşliğinde Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek minikler, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan çocuklar, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede keyifli zaman geçirecek. 

27 AĞUSTOS 2026 – PERŞEMBE 

ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 

Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek.  

TESPİH YAPIMI ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 – 13.00 

İbadet sırasında zikrin sayısını takip etmek amacıyla geliştirilen köklü zanaat Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında katılımcılarla buluşacak. Kadir Sağır ile düzenlenecek Tespih Yapımı Atölyesi festival kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Katılımcılar, tespihin yapım sürecini detaylarıyla keşfederken, aynı zamanda ölçü ve malzemeler açısından uyumlu olacak şekilde üretim yapmayı da öğrenecek. 

ÇİNİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 – 15.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK)

İznik ve Kütahya’da gelişen çini sanatı, zengin renkleri ve çiçek ile geometrik motifleriyle Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. İlkay Özdemir eşliğinde düzenlenecek Çini Atölyesi, katılımcıları kültürel mirasın sanatsal zenginliğiyle buluştururken, estetik ve zanaatkarlık alanlarında da bilgiler verecek. 

BELLEĞİNİ YİTİREN TİLKİNİN ÖYKÜSÜ P4C - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 

Erken yaşta okuma alışkanlığı, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini desteklemek amacıyla, “Çocuklar İçin Felsefe” (P4C) tekniğiyle “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” adlı kitap üzerinden okuma ve farkındalık etkinliği Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda çocuklarla buluşacak. Aktivite ile birlikte çocukların hikayeyi yalnızca dinleyen değil, sorgulayan ve yorumlayan bireyler olmaları hedeflenirken; aynı zamanda öykü üzerinden neden-sonuç ilişkileri kurması, farklı bakış açılarını değerlendirmesi, düşüncelerini gerekçeleriyle ifade etmesi gibi becerileri de etkinlikle birlikte desteklenecek.  

ZEKİ MÜREN ŞARKILARI – ORDU DEVLET TİYATROSU SAHNESİ – 20.00 

Türk müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren’in farklı makamlardan oluşan bestelerinin seslendirileceği “Zeki Müren Şarkıları” konseri, Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu tarafından Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Müzikseverlerin nostalji dolu şarkılarla duygu dolu anlar yaşayacağı konserde, Zeki Müren’in birbirinden değerli eserleri solistler Berrak Seçkin ve Haydar Farabi Felamur tarafından seslendirilecek. Sanatçıların takdimiyle gerçekleştirilecek konser, Türk sanat müziğinin eşsiz eserleriyle izleyicilere benzersiz ve unutulmaz bir akşam yaşatacak.

28 AĞUSTOS 2026 – CUMA

ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 

Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek.  

BAKIRCILIK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30

Fatsa Kültür Sarayı’nda Mehmet Kıyak eşliğinde düzenlenecek Bakırcılık Atölyesi ile saf bakır levhalar çekiç, kalem ve çeşitli el aletleri yardımıyla dövülerek, kazınarak ve şekillendirilerek estetik ve işlevsel eşyalara dönüştürülecek. Katılımcılar bu köklü zanaatla birlikte yepyeni bir el sanatı öğrenirken, kendi sanatlarını temsil eden eşyalar üretecek.

SOKAK OYUNLARI – ORDU İL HALK KÜTÜPHANESİ BAHÇESİ – 14.00

Çocukları dijital ekran bağımlılığından uzaklaştırarak fiziksel aktiviteye yönlendirmek ve somut olmayan kültürel miras unsurlarını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen “Sokak Oyunları” atölyesi Ordu İl Halk Kütüphanesi Bahçesi’nde katılımcılarla buluşacak. Çocuk ve ebeveynlerin katılımıyla gerçekleşecek atölye ile birlikte geleneksel oyunlar oynanacak. Çocuklarda takım ruhu, arkadaşlık bağları ve aile içi iletişimler arasındaki bağ güçlendirilerek unutulmaz anlara imza atılacak. 

SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 

Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt ile Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek katılımcılar, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan ziyaretçiler, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede benzersiz zaman geçirecek. 

SAHRA SIHHİYE OKULU VE EĞİTİM MERKEZİ BÖLGE BANDO KOMUTANLIĞI – TAYFUN GÜRSOY PARKI – 19.00 

Tayfun Gürsoy Parkı’nda “Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Bölge Bando Komutanlığı” konseri gerçekleştirilecek. Dinleyiciler, 19 Mayıs Marşı’ndan Vatan Marşı’na ulaşan geniş repertuvar seslendirilen özel konserde unutulmaz bir akşam yaşayacak.

29 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ

KIRKYAMA ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK)

Fatsa Kültür Sarayı’nda Zeynep Çağan eşliğinde düzenlenecek Kırkyama Atölyesi’nde katılımcılar, çeşitli kumaş parçalarını bir araya getirerek değişik desenlerle dikecek. Eski tarihlerde ortaya çıkan bu sanatla birlikte ziyaretçiler hem geçmiş dönem zanaatıyla tanışacak hem de el sanatıyla tekniğe uygun bir şekilde birleştirerek el becerilerini geliştirecek. 

30 AĞUSTOS 2026 – PAZAR  

MİNYATÜR ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK)

Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek Minyatür Atölyesi, çocukları ve yetişkinleri sanatın renkli dünyasında keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Filiz Demir eşliğinde gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar, geleneksel minyatür sanatını yakından tanırken, birbirinden güzel minyatürleri kendi renkleri ve yaratıcılıklarıyla boyayacak. Hem sanatla iç içe olabilecekleri hem de birlikte üretmenin keyfini yaşayacakları atölyede, ortaya birbirinden renkli eserler çıkacak.

FESTİVAL BOYUNCA SÜREN ETKİNLİKLER

OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI FUAYE ALANI – 08.00 – 17.00 

Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri sergisi, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında dokuz gün boyunca Ordulu sanatseverlerin ziyaretine sunulacak. Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda düzenlenecek sergi, Osmanlı padişahları tarafından yazılmış hüsn-ü hat tablolarından, yüzyıllar boyunca büyük masraflarla hazırlanan surre alayları ile Haremeyn’e gönderilen surre kesesi, altınlar, Kâbe’nin iç ve dış örtüleri, Kâbe kuşağı parçaları ve Kur’an-ı Kerim’in usta hattatlarının yazdığı seçkin örnekleri bir araya getirecek. Eyüp Sultan’ın ardından Topkapı Sarayı’nda ziyarete açılmış olan kutsal örtü örneklerinin de bulunduğu sergide toplam 57 eser ziyaretçiler tarafından incelenebilecek. 

YAŞAYAN MİRAS: ORDU SERGİSİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00 

Ordu’nun köklü kültürel birikiminden beslenen “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” seçkisinde, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış şehrin geleneksel sanatları, zanaatları, sözlü anlatım ve toplumsal birikimleri hayat bulacak. Festival boyunca her gün ziyarete açık olacak sergide; tezhip, minyatür, ebru, hat, çini, sepetçilik, seramik, dokuma işleri gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru yer alacak. Her bir unsur, yalnızca bir sanat ürünü değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafıza ve kimlik taşıyıcısı rolü üstlenirken; ziyaretçiler, sergi ile birlikte Ordu’nun kültürel hafızasına tanıklık etme ve geleneksel sanatların izini sürme fırsatı bulacak. 


 YAŞAYAN MİRAS KISA FİLM GÖSTERİMLERİ - TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00

Taşbaşı Sanat Alanı’nda gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri”nde geleneksel sanatların görünmeyen yönleri sanatseverlerle bir araya gelecek. Gösterimde yer alan seçki ile birlikte kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait değil, günümüzde de yaşayan bir değer olduğunu vurgulayan ustaların atölyelerinden yaşam hikayelerine değinilecek. Sanatseverler, 25 adet sanatçı ve zanaatkara yer verilen kısa film ile birlikte, geleneksel sanatların üretim süreçlerine, ustaların hikayelerine ve kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılma serüvenine tanıklık edecek.

ÇOCUK KÖYÜ ETKİNLİKLERİ – DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00

Ordu, festival kapsamında çocukların da eğlence dünyasına ortak oluyor. Çocuk Köyü Etkinlikleri, Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda festival süresince her gün ziyarete açık olacak. Minikler, panayır çadırlarından şişme oyun parklarına, atölye çalışmalarından dijital oyunlara, yarışmalardan balon turuna dek uzanan sayısız etkinlikte hem öğrenecek hem de keyifli anlar yaşayacak. 

ASELSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00

Müze gezisinden kitap okuma seanslarına, saha aktivitelerinden deneyim alanlarına uzanan geniş programıyla “Aselsan Çocuk Şenliği” çocukların eğlenceli vakit geçirmesini sağlayacak. Etkinlikler kapsamında yer alacak Tekno Macera Tırı ile ise katılımcı minikler, bilim ve teknoloji dolu faaliyetlerin içerisinde bulunma fırsatı yakalayacak. 

ETNOSPOR - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00

Geleneksel sporları, oyunları ve kültürel değerleri farklı şehirlerde tanıtmak amacıyla hayata geçirilen mobil etkinlik platformu olan EtnoTır, Ordulu miniklere kültür deneyimi sunacak. Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda yer alacak Etnospor etkinlikleri, okçuluk, mas güreşi, mangala gibi alanlarda keyifli aktiviteler sunacak. Minikler bu alanlarda eğlence dolu anlar yaşarken aynı zamanda ebru, ıhlamur baskı gibi geleneksel el sanatları atölyeleriyle de üretim süreçlerine dahil olarak kültürel mirasla doğrudan temas kuracak. 


Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.


The Ritus Hotel İstanbul Sultanahmet, Tapestry Collection by Hilton Otelleri Arasında En İyisi Seçildi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Dünya birinciliği Türkiye'nin: The Ritus Hotel İstanbul Sultanahmet, Tapestry Collection by Hilton Otelleri Arasında En İyisi Seçildi

Tapestry Collection by Hilton markası altında faaliyet gösteren The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet, Hilton'un "Make it Right" ödülünü kazandı. Dünya genelindeki tüm Tapestry Collection by Hilton otelleri arasında bu ödülü kazanan The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet, bu başarıyı Türkiye'ye getirmenin gururunu yaşıyor. 


The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet Genel Müdürü Emre Kaşıkara, ödüle ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:"Türkiye'nin ilk Tapestry Collection by Hilton oteli olarak bu anlamlı ödülü ülkemize kazandırmak en büyük gurur kaynağımız. Elde ettiğimiz bu başarı; ekibimizin misafirlerimize gösterdiği eşsiz özenin ve İstanbul'un köklü tarihiyle bütünleşen vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. Puli Mimarlık imzası taşıyan tasarımı ve dünyaca ünlü sanatçı İsmail Acar’ın eserleriyle taçlanan otelimizde, geçmişin hikâyelerini yaşatıyoruz. Sanat ve tarihin iç içe geçtiği deneyim odaklı hizmet anlayışımızla, misafir memnuniyetini her zaman en üst seviyede tutmayı sürdüreceğiz."

Tarihi Yarımada'nın kalbi Sultanahmet'te, Hipodrom'dan ilham alan bir tasarımla hizmet veren The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet; Ayasofya, Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı, Kapalıçarşı ve Yerebatan Sarnıcı gibi tarihi noktalara yürüme mesafesinde konumlanıyor. Tripadvisor'da İstanbul'daki kendi alanında 1.244 tesis arasında 3. sırada yer alan ve 5 üzerinden 4,9 gibi yüksek bir puana sahip olan otel, misafirlerine restoran, spor salonu, ücretsiz Wi-Fi ve 24 saat oda servisi hizmeti sunuyor.


Afyonkarahisar, Türkiye’nin spor turizminde öne çıkan destinasyonlarından biri olma yolunda ilerliyor.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


SPOR TURİZMİNİN YÜKSELEN GÜCÜ AFYONKARAHİSAR

Uluslararası spor organizasyonları, güçlü tesis altyapısı ve termal turizm potansiyeliyle Afyonkarahisar, Türkiye’nin spor turizminde öne çıkan destinasyonlarından biri olma yolunda ilerliyor.Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Afyonkarahisar, sahip olduğu termal kaynakların yanı sıra uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan modern tesisleriyle spor turizminde dikkat çeken şehirlerden biri haline geldi. Özellikle motor sporları alanında son yıllarda elde ettiği uluslararası başarılar, kentin turizm potansiyelini farklı bir boyuta taşıyor.

Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nin uluslararası standartlardaki altyapısı, kentin spor organizasyonlarında tercih edilen destinasyonlar arasında konumlanmasını sağlıyor. Dünya Motokros Şampiyonası MXGP Türkiye, 2026 yılında üst üste 9’uncu kez Afyonkarahisar’da düzenlenecek olması da bu başarının en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. 

Motor Sporlarında Uluslararası Marka

Afyonkarahisar, yalnızca yarışlara ev sahipliği yapan bir şehir olmanın ötesine geçerek motor sporlarının uluslararası buluşma noktalarından biri olma yolunda ilerliyor. Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi; pist altyapısı, padok alanı ve organizasyon kapasitesiyle dünyanın önemli motor sporları merkezleri arasında gösteriliyor.2026 yılında düzenlenecek MXGP Türkiye kapsamında 25 ülkeden yaklaşık 150 elit sporcunun mücadele etmesi beklenirken, organizasyonun uluslararası görünürlüğü Afyonkarahisar’ın tanıtımına da önemli katkı sağlıyor. Kentte faaliyet gösteren MXGP Academy ise genç sporcuların yetişmesine katkıda bulunarak spor turizminin yalnızca organizasyon boyutunda değil, eğitim ve altyapı boyutunda da gelişmesine destek oluyor.2025 yılında gerçekleştirilen MXGP Türkiye ise 180 ülkede yayınlanarak yaklaşık 3,5 milyar potansiyel izleyiciye ulaşmış ve Afyonkarahisar’ın uluslararası tanıtımına önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.

Termal Turizm ile Spor Turizmi Birbirini Tamamlıyor

Afyonkarahisar spor turizmindeki yükselişinde güçlü termal altyapımız önemli bir avantaj sağlıyor. Termal tesislerimiz, sporcuların ve ekiplerin konaklama, dinlenme ve yenilenme ihtiyaçlarını aynı destinasyonda karşılamalarına imkan sunuyor. Spor turizmini yalnızca motor sporlarıyla sınırlı görmemek gerekiyor. Termal kaynaklarımızın yanı sıra Frig Yolu, Emre Gölü, Ayazini, gastronomimiz ve tarihi değerlerimiz farklı spor ve doğa turizmi organizasyonları için önemli fırsatlar yaratıyor. Termal, sağlık, doğa, gastronomi, kültür ve spor turizminin birlikte geliştirilmesi, Afyonkarahisar’ın 12 ay turizm hedefini destekleyerek kentin çok yönlü bir destinasyon olarak konumunu güçlendirecek durumda. 

Spor, Festival ve Turizm Aynı Destinasyonda Buluşuyor

Afyonkarahisar’ın spor turizmi vizyonunu güçlendiren bir diğer önemli organizasyon ise NG Afyon Motofest. Bu yıl ArabicaCoffee katkılarıyla MXGP Türkiye Dünya Motokros Şampiyonası ile eş zamanlı düzenlenen festival, motor sporlarını müzik, eğlence ve gençlik etkinlikleriyle bir araya getiriyor. 2026 yılında 2-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek NG Afyon Motofest kapsamında beş gün boyunca 14 konser ve sayısız etkinlik gerçekleştirilecek. Böylece uluslararası spor organizasyonu, şehirde daha uzun süreli konaklama ve ziyaretçi deneyimini destekleyen geniş kapsamlı bir turizm hareketine dönüşüyor.


21 Ağustos 2026 Cuma

KazDağları’nın Eteklerinden Yüksek Polifenollü Zeytinyağı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


NERMİN HANIM ZEYTİNLİĞİ’NDEN KAZDAĞLARI’NIN BEREKETİNİ SOFRALARA TAŞIYAN LEZZET

Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık ve kuruyemişlerin dengeli biçimde tüketilmesine dayanan Akdeniz beslenme modeli, zeytinyağını günlük beslenmenin temel bileşenlerinden biri olarak konumlandırıyor. Natürel sızma zeytinyağları arasında yüksek polifenol içeriğine sahip ürünler giderek daha fazla ilgi görürken; Nermin Hanım Zeytinliği’nin Edremit Körfezi ve Kaz Dağı eteklerinde üretilen erken hasat soğuk sıkım sızma zeytinyağları ise yüksek polifenol standartlarını karşılayarak doğanın sunduğu en saf gücü sofralara taşıyor. 

Geleneksel Akdeniz mutfağının temelinde doğadan gelen besinleri mümkün olduğunca doğal halleriyle tüketmek ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak bulunuyor. Bu yaklaşımda zeytinyağı; yemeklerin hazırlanmasından salatalara, kahvaltılardan çeşitli tariflere kadar geniş bir kullanım alanıyla sofraların merkezinde yer alıyor. Zeytinyağının bu denli önemli olması, onu yalnızca bir yemeklik yağ değil, Akdeniz yaşam kültürünün de ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.

Zeytinyağında Kaliteyi Belirleyen Unsurlardan Biri: Polifenoller

Zeytinyağının karakterini ve kalitesini etkileyen doğal bileşenler arasında polifenoller önemli bir yere sahip... Zeytinin yetiştiği coğrafya, zeytin çeşidi, hasat zamanı ve üretim sürecinde uygulanan yöntemler, elde edilen yağın fenolik bileşik profili üzerinde belirleyici olabiliyor. Özellikle erken hasat edilen zeytinlerden, uygun koşullarda ve doğru tekniklerle üretilen natürel sızma zeytinyağları yüksek polifenol seviyeleriyle öne çıkabiliyor. 

Bir zeytinyağının polifenol içeriği, yalnızca zeytinin hasat edildiği dönemle belirlenmiyor. Zeytinlerin hasattan sonra ne kadar sürede işleme alındığı, üretim sırasında uygulanan yöntemler, sıcaklık koşulları, depolama ve ambalajlama süreçleri de ürünün nihai özellikleri üzerinde etkili olabiliyor.

Bu nedenle yüksek polifenollünatürel sızma zeytinyağı üretiminde tarladan sofraya uzanan bütüncül bir kalite anlayışı gerekiyor. Doğru zamanda gerçekleştirilen hasat, uygun üretim koşulları ve ürünün özelliklerini koruyacak depolama yöntemleri, kaliteli bir zeytinyağının ortaya çıkmasında birlikte rol oynuyor.

KazDağları’nın Eteklerinden Yüksek Polifenollü Zeytinyağı

Edremit Körfezi ve Kaz Dağları’nın eteklerinde yetişen zeytinlerden elde edilen erken hasat ve soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağları, üretim sürecindeki özenle birlikte yüksek polifenol değerleriyle de öne çıkıyor. Bu anlayışla üretim gerçekleştiren Nermin Hanım Zeytinliği; Arbequina Erken Hasat, Premium Blend Erken Hasat, Domat Erken Hasat, Trilye Erken Hasat, Edremit Erken Hasat ve Memecik Erken Hasat gibi farklı çeşitleriyle tüketicilere sunuluyor.

Zeytinyağının Fenolik Bileşiklerinin Korunması Hedefleniyor

Nermin Hanım Zeytinliği’nin erken hasat ve soğuk sıkım zeytinyağları, gerçekleştirilen analizlerde yüksek polifenol değerleriyle de dikkat çekiyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) sağlık beyanlarına ilişkin kriterlerinde, zeytinyağı polifenollerinin belirli koşullarda değerlendirilmesi esas alınırken, ürünlerin polifenol içeriğinin laboratuvar analizleriyle ortaya konulması tüketicilerin kalite konusunda daha bilinçli seçim yapmasına olanak sağlıyor.

Doğal fenolik bileşiklerini mümkün olduğunca korumak için hasattan şişelemeye kadar üretimin her aşamasında titiz bir süreç yürütülen Nermin Hanım Zeytinliği’ninzeytinyağları, dalından erken hasat döneminde toplanan taze yeşil zeytinler, bekletilmeden birkaç saat içerisinde fabrikaya ulaştırılarak işleme alınıyor. Soğuk sıkım sürecinde su sıcaklığının 22-24°C’nin üzerine çıkmamasına dikkat edilirken, elde edilen yağların oksijenle temasını ve buna bağlı oksidasyonu en aza indirmek amacıyla çelik krom tanklarda, argon gazı altında muhafaza edilmesi sağlanıyor.

Üretim sürecinin son aşamasında da tazeliğin korunmasına odaklanılıyor. Zeytinyağları uzun süre şişelenmiş halde bekletilmek yerine sipariş sonrasında koyu renkli cam şişelere doldurularak tüketiciye ulaştırılıyor. Böylece hasattan işleme, depolamadan ambalajlamaya kadar uzanan süreçte zeytinyağının karakteristik özelliklerinin ve fenolik bileşiklerinin korunması hedefleniyor.

Nermin Hanım Zeytinliği Hakkında

2012 yılında Edremit Körfezi’nde 52 dönümlük bir zeytinlikle yolculuğuna başlayan Nermin Hanım Zeytinliği, bugün 4.200 dönüm arazi ve 60.000 ağaçlık üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Kaz Dağları’nın eteklerinde yetişen zeytinleri kendi üretim tesisinde işleyen marka; kalite, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve kadın istihdamını odağına alıyor. Kendi bahçelerinden elde ettiği zeytinleri dışarıdan fason sıkım kabul etmeden işleyen Nermin Hanım Zeytinliği, 20°C’lerde gerçekleştirdiği soğuk sıkım ve analiz raporlarıyla desteklediği üretim anlayışını uluslararası ödüllerle taçlandırıyor. Amerika başta olmak üzere farklı pazarlara ihracat gerçekleştiren marka, Türk zeytinyağını global pazarlarda premium bir değer olarak konumlandırmayı hedefliyor.


GlobeMeets B2B Networking Event’te Alıcı Acentalar İçin Kayıt ve Randevu Süreci Başladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


GlobeMeets B2B Networking Event’te Alıcı Acentalar İçin Kayıt ve Randevu Süreci Başladı

“Sınırların Ötesinde Buluşma Noktası” mottosuyla, Azerbaycan Ülke Partnerliği’nde dördüncü kez düzenlenecek GlobeMeets B2B Networking Event için alıcı seyahat acentalarına yönelik kayıt ve randevu süreci başladı.

10–11 Eylül 2026 tarihlerinde Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek GlobeMeets B2B Networking Event, klasik fuar formatından farklı olarak; herkese açık olmayan, davetiye, akreditasyon ve randevu sistemiyle çalışan prestijli bir B2B buluşma platformu olarak turizm profesyonellerini bir araya getirecek.


Organizasyon kapsamında İstanbul’dan 1.000’in üzerinde alıcı seyahat acentasının katılımı beklenirken, Türkiye’nin 40 farklı şehrinden 300 alıcı acenta GlobeMeets tarafından İstanbul’da ağırlanacak. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerinden davet edilen 100’e yakın uluslararası alıcı seyahat acentası da etkinlikte yer alacak.

İstanbul ve uluslararası alıcı acentalar için kayıt ve randevu paneli Çarşamba günü itibarıyla kullanıma açılırken, Anadolu’nun farklı şehirlerinden davet edilen ve organizasyon kapsamında ağırlanacak 300 alıcı acenta için de bugün itibarıyla sistem aktif hale getirildi.

50’den fazla ülkeden iş bağlantısı

Davet alan alıcı acentaların, kendilerine gönderilen e-postalardaki kayıt bağlantısı üzerinden profillerini tamamlamalarının ardından randevu sistemine erişmeleri gerekiyor. Davetlilerin, e-postalarının gelen kutusunun yanı sıra spam/önemsiz klasörlerini de kontrol etmeleri önem taşıyor.

Alıcı acentalar, randevu paneli üzerinden dünyanın 50’den fazla ülkesinde lokal hizmet sunan DMC’lerin yanı sıra 11 ülkenin turizm ofisi, 20’ye yakın havayolu şirketi, kruvaziyer şirketleri, uluslararası oteller, sigorta şirketleri, outlet center’lar, marketplace ve teknoloji firmaları başta olmak üzere turizm sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren servis sağlayıcılardan randevu oluşturabilecek.

GlobeMeets’te yeni dönem: QR kod ile ölçümlenebilir networking

GlobeMeets, dördüncü yılında kayıt ve randevu altyapısında önemli bir yeniliği de hayata geçiriyor. Bu yıl devreye alınan QR kod sistemi sayesinde hem alıcı acentalar hem de servis sağlayıcı masası bulunan katılımcılar, organizasyon boyunca gerçekleştirdikleri randevulu veya randevusuz tüm görüşmelerde karşılıklı olarak QR kodlarını okutabilecek.



Sistem sayesinde masalı katılımcılar görüştükleri alıcı acentaları değerlendirebilecek, puanlayabilecek ve görüşmeye ilişkin yorumlarını sisteme ekleyebilecek. Planlanan bir görüşmenin gerçekleşmemesi durumunda ise katılım sağlanmadığı bilgisi sisteme işlenebilecek.

Yeni altyapı aynı zamanda GlobeMeets ekibine, organizasyon sırasında ve sonrasında randevulu ve randevusuz gerçekleşen B2B görüşmeleri ölçümleme ve analiz etme imkânı sağlayacak. Böylece etkinliğin yarattığı iş hacmi ve networking verimliliğinin daha somut veriler üzerinden değerlendirilmesi hedefleniyor.

“Hedefimiz herkesin GlobeMeets’ten gülen yüzlerle ayrılması”

GlobeMeets ekibi tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:

“GlobeMeets’i ilk günden bu yana yalnızca sektör profesyonellerini bir araya getiren bir etkinlik olarak değil, doğru alıcı ile doğru servis sağlayıcının verimli iş bağlantıları kurduğu güçlü bir B2B platformu olarak konumlandırıyoruz. Dördüncü yılımızda geliştirdiğimiz QR kod ve ölçümleme altyapısıyla bu verimliliği daha ileri bir noktaya taşımayı hedefliyoruz. İstanbul’dan, Türkiye’nin 40 farklı şehrinden ve dünyanın farklı ülkelerinden gelecek alıcı acentalarımızı sektörümüzün güçlü servis sağlayıcılarıyla buluşturmak için yoğun şekilde çalışıyoruz. Hedefimiz, iki günün sonunda herkesin GlobeMeets’ten yeni iş bağlantıları ve gülen yüzlerle ayrılması.”

GlobeMeets B2B Networking Event, 10–11 Eylül 2026 tarihlerinde Rixos Tersane İstanbul’da, Azerbaycan Ülke Partnerliği ve “Sınırların Ötesinde Buluşma Noktası” mottosuyla dördüncü kez gerçekleştirilecek.

GlobeMeets Ekibi


Bodrum Otelciler Derneği (BODER), ilk 7 aylık turizm verilerini değerlendirdi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bodrum Otelciler Derneği (BODER), ilk 7 aylık turizm verilerini değerlendirdi

Milas- Bodrum Havalimanı üzerinden gelen yabancı ziyaretçi sayısıTemmuz’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artarak197.458’e ulaştı. 

2026 yılının ilk 7 ayında Muğla’ya en fazla ziyaretçi gönderen ülke, 663.973 kişiyle İngiltere olurken, onu Rusya ve Polonya izledi 

“Bodrum turizminde başarıyı artık sadece ziyaretçi sayısı değil, destinasyonda yaratılan değer belirliyor!”

2026 yılının ilk 7 ayında Muğla’ya geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 gerilemeyle 1.701.756 yabancı ziyaretçi giriş yaparken, Bodrum Temmuz’daturizme yarattığı değerle pozitif ayrıştı. Milas- Bodrum Havalimanı üzerinden gelen yabancı ziyaretçi sayısı, Temmuz’da geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 1,6 artarak 197.458’e yükseldi. Verileri değerlendiren BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz, “Bodrum’un sunduğu deneyim ve uluslararası erişilebilirliği, destinasyonun en önemli rekabet unsurları arasında. Bodrum turizminde başarıyı artık sadece ziyaretçi sayısı değil, destinasyonda turizme yaratılan değer belirliyor” dedi.

Bodrum Otelciler Derneği (BODER), 2026 yılının ilk 7 aylık turizm verilerini değerlendirdi.Verilerin mevcut sezonun seyrinin yanı sıra Bodrum’un yol haritasına ilişkin önemli ipuçlarıverdiğini kaydeden Bodrum Otelciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Dengiz, turizmde başarı kriterini değerlendirirken artık yalnızca ziyaretçi sayısının değil, destinasyonda turizme yaratılan değerin de konuşulması gerektiğini vurguladı.

Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, 2026 Ocak–Temmuz dönemindeMuğla’ya giriş yapan yabancı ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göreyüzde 7 azalarak 1.701.756 olduğunu kaydeden Dengiz, Temmuz ayında yüksek sezonla birlikte değişimin olumlu yönde olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: 

“Bodrum, sunduğu deneyim ile Temmuz ayında pozitif ayrıştı”

“Temmuz ayında Muğla genelinde veriler olumlu seyretti. Temmuz 2026’da Muğla’da 627.209 yabancı ziyaretçi ağırlanırken, geçen yılın aynı ayında bu rakam 638.064 olarak gerçekleşmişti. Böylece yüksek sezonun en güçlü aylarından birinde yıllık fark yaklaşık yüzde 2 seviyesine geriledi. Bodrum ise bu dönemde sunduğu deneyimle bölgede pozitif ayrıştı. Hava ve deniz yolu verileri birlikte değerlendirildiğinde, Bodrum’un uluslararası erişilebilirliğinin destinasyonun en önemli rekabet unsurlarından biri olduğu bir kez daha görüldü. Temmuz 2025’te Milas- Bodrum Havalimanı üzerinden 194.312 yabancı ziyaretçi giriş yaparken, Temmuz 2026’da bu sayı 197.458’e yükseldi. Böylece Milas–Bodrum Havalimanı, Muğla genelindeki sınırlı gerilemeye rağmen Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 1,6 daha yüksek performans gösterdi. Ocak–Temmuz döneminin tamamında Milas-Bodrum Havalimanı üzerinden 493.673 yabancı ziyaretçi giriş yaptı. Aynı dönemde Bodrum Limanı 102.765, Turgutreis Limanı ise 32.417 yabancı ziyaretçi ağırladı. Böylece hava ve deniz yolu ile Bodrum’a gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısı 628.855 olarak gerçekleşirken, geçen yılın ilk 7 aylık dönemine göre yüzde 0,25 oranında sınırlı bir gerileme kaydedildi.”

“Yeni başarı kriterimiz: Ziyaretçi başına yaratılan değer”

Bodrum’un gastronomisi, kültürü ve tarihi, marinaları, yat turizmi, nitelikli konaklama tesisleri, butik işletmeleri, yerel üreticileri, sanat hayatı ve kendine özgü yaşam kültürü ile Akdeniz çanağındaki birçok destinasyondan ayrıştığını kaydeden Dengiz, turizm performansını sadece turist sayısıyla değerlendirmenin artık yeterli olmadığının altını çizdi.

Dengiz, “Bodrum’un taşıma kapasitesi, doğal kaynakları, kıyıları, altyapısı ve yaşam kalitesi dikkate alındığında; destinasyonun geleceği kontrolsüz bir ziyaretçi artışından çok, mevcut turizm hareketinin daha yüksek ekonomikve sosyal değere dönüştürülmesinde yatıyor. Bu nedenleziyaretçi sayısının yanında; kişi başı turizm geliri, ortalama konaklama süresi, ziyaretçi başına harcama, yaratılan değer ve deneyim, ziyaretçilerin yeniden gelme isteği, pazar çeşitliliği ve sezon süresi gibi göstergeleri de Bodrum turizminin başarısınınparçaları olarak değerlendirmeliyiz.Bodrum’un geleceğinde başarıyı yalnızca ziyaretçi sayısı değil, turizmin Bodrum’a bıraktığı değer belirleyecek” dedi.

“Muğla’da yabancı ziyaretçide İngiltere lider, Avrupa pazarlarında çeşitlilik var”

Verilere göre, 2026 yılının ilk 7 ayında Muğla’ya en fazla ziyaretçi gönderen ülke 663.973 kişiyle İngiltere oldu. İngiltere, toplam yabancı ziyaretçi sayısının yaklaşık yüzde 39’unu tek başına oluşturdu.İngiltere’yi 200.336 kişiyle Rusya Federasyonu, 157.784 kişiyle Polonya, 106.963 kişiyle Almanya ve 41.749 kişiyle Hollanda takip etti. İlk 5 ülke dışındaki pazarların toplam payı ise yüzde 31 seviyesinde gerçekleşti. 

Bu verilerin İngiltere’nin Muğla turizmi açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koyduğunu belirten Dengiz,“Polonya’nın üçüncü büyük pazar konumuna ulaşmasıyla değişen Avrupa pazar yapısına da dikkat çekici. Mevcut güçlü pazarların korunmasının yanında gelişen Avrupa pazarlarında Bodrum’un görünürlüğünün artırılması, Almanya ve Hollanda gibi geleneksel pazarlarda talebin güçlendirilmesi ve kaynak pazar çeşitliliğinin geliştirilmesi önümüzdeki dönem açısından önem taşıyor” diye konuştu. 

“Bodrum’da sezon süresini kademeli olarak genişletmek turizm adına önemli bir fırsat”

Bodrum’un önündeki en önemli fırsatlardan birinin turizm hareketini yalnızca Temmuz ve Ağustos yoğunluğundan çıkararak sezon süresini kademeli biçimde genişletmek olduğunu belirten Dengiz, şöyle devam etti: “Genişleyen dönemi de nitelikli turizm ürünleriyle desteklemeliyiz. Gastronomi, kültür-sanat, spor, deniz ve yat turizmi, etkinlikler ve yerel deneyimler; konaklama süresini uzatan, ziyaretçi harcamasını artıran ve turizm ekonomisini daha geniş bir döneme yayan stratejik alanlar olarak öne çıkıyor.BODER olarak önceliğimiz; uluslararası pazarlardaki gücünü koruyan, yeni pazarlara ulaşan, sezon süresini nitelikli biçimde genişleten, yerel ekonominin daha fazla pay aldığı ve Bodrum’un doğal, kültürel ve sosyal değerlerini koruyan bir destinasyon anlayışını desteklemek.”


Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de yapılacak.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm dünyası 2027’de İzmir’de buluşacak

İzmir, sürdürülebilir turizm alanındaki deneyimini dünyanın dört bir yanından gelecek turizm profesyonelleriyle paylaşacak. Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de yapılacak. 200’ün üzerinde sektör temsilcisini buluşturacak zirvede sürdürülebilir seyahatin geleceği, yeni iş birlikleri ve küresel turizm pazarındaki fırsatlar ele alınacak.

 İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir turizm alanında yürüttüğü çalışmalar, kenti uluslararası bir turizm buluşmasının merkezine taşıyor. Dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonellerini bir araya getirecek Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü ve İZFAŞ ev sahipliğinde, Good Travel Alliance adına GreenDestinationsGood Travel Institute (GD-GTI) iş birliğiyle düzenlenecek zirveyle İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyiminin uluslararası sektöre tanıtılması, yeni turizm iş birlikleri ve bağlantılar kurulması hedefleniyor.

“Pozitif Etkili Turizmi Tanıtmak ve Pazarlamak: Destinasyonları Tur Operatörleri ve Online Seyahat Acenteleriyle Buluşturmak” temasıyla gerçekleştirilecek zirve; destinasyon yönetim kuruluşları, turizm otoriteleri, uluslararası tur operatörleri, online seyahat acenteleri, finans kuruluşları, teknoloji ve veri ortakları, sürdürülebilirlik uzmanları ve sektör temsilcilerini İzmir’de buluşturacak.

 Sürdürülebilir seyahatin geleceği İzmir’de konuşulacak

Dört gün sürecek zirvede turizm sektörünün geleceğine ilişkin önemli başlıklar ele alınacak. Destinasyon yönetim kuruluşlarının yerel toplumların beklentileri ve pazar talepleriyle daha güçlü uyum sağlaması, destinasyonların doğru seyahat pazarlarıyla buluşturulması, güvenilir veri ve doğrulanmış deneyimlerin yatırımları teşvik etmesi ile tur operatörleri ve online seyahat acentelerinin yeni destinasyonları keşfetmesi gibi konular değerlendirilecek.

Zirve kapsamında sürdürülebilir seyahate yönelik artan küresel talebin somut iş birliklerine ve yeni pazarlara dönüştürülmesi, destinasyonlarla seyahat sektörü arasında doğrudan bağlantılar kurulması ve sorumlu turizm modellerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

 Dört günlük program

Zirvenin ilk günü olan 26 Nisan’da İzmir’e gelecek delegeler için karşılama resepsiyonu düzenlenecek. 27 Nisan’da açılış ve ana konuşmaların yanı sıra üst düzey paneller, stratejik görüşmeler ve gala yemeği gerçekleştirilecek.

28 Nisan’da grup oturumları kapsamında paralel çalıştaylar ve eşleştirme toplantıları yapılacak. Sorumlu seyahat arzının pazar talepleriyle buluşturulmasına yönelik somut iş birlikleri ve uygulanabilir çözümler bu oturumlarda ele alınacak.

Zirvenin son günü olan 29 Nisan’da katılımcılar, İzmir’in sürdürülebilir turizm değerlerini yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Çeşme, Selçuk, Urla ve Menderes başta olmak üzere kentin kültürel ve yerel değerlerinin tanıtılacağı geziler düzenlenecek.

GreenDestinations’ın “En İyi 100 Hikâyesi” arasında yer alan Efes Tarlası Yaşam Köyü, Urla Bağ Yolu ve Efeler Yolu gibi destinasyonlar ziyaret edilecek. Katılımcılar ayrıca kadın kooperatifleri tarafından üretilen yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı bulacak.

 200’ün üzerinde sektör temsilcisi buluşacak

200’ün üzerinde uluslararası sektör temsilcisini bir araya getirecek zirvede, uluslararası marka ve kurumlarla genel oturumlar ve paralel oturumlarda ortak ev sahipliği ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Zirvenin, İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyimini uluslararası sektöre taşımasının yanı sıra destinasyonlarla küresel seyahat pazarı arasında yeni bağlantılar kurulmasına ve sorumlu turizm modellerine yönelik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

 İzmir’in sürdürülebilir turizm vizyonu

Binlerce yıllık tarihi, UNESCO Dünya Mirası alanları, kültür rotaları, güçlü gastronomi kültürü, bağları ve zengin kıyı peyzajıyla farklı turizm deneyimlerini bir arada sunan İzmir, doğal ve kültürel mirasını koruyan, yerel halk ve ziyaretçiler için kalıcı faydalar yaratan sürdürülebilir bir turizm anlayışını geliştirmeyi hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, ilçe belediyeleri ve kentteki paydaşlarla yürütülen çalışmalarla İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki uluslararası görünürlüğünün artırılması amaçlanıyor. Good Travel Summit’in kentin bu alandaki deneyimini ve birikimini dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonelleriyle buluşturarak İzmir’in uluslararası sürdürülebilir turizm ağındaki görünürlüğünü güçlendirmesi hedefleniyor.

 


Muratbey ve WasteLog'dan büyük geri dönüşüm hareketi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Muratbey ve WasteLog'dan büyük geri dönüşüm hareketi

Doğayı koruma ve sürdürülebilirlik vizyonuyla hareket eden Muratbey, atık yönetimi platformu WasteLog ile güçlerini birleştirdi. İki markanın hayata geçirdiği "Kazandıran Peynirler Projesi", 29 

Eylül’de düzenlenecek olan 5. Güvenilir Ürün Zirvesi kapsamındaki Geri Dönüşüm Deneyim Etkinliği’nde katılımcılarla buluşacak.

Türkiye'nin yenilikçi peynir markası Muratbey ve dijital atık yönetimi uygulaması WasteLog, geri dönüşüm bilincini artırmak ve sürdürülebilirliği teşvik etmek amacıyla yepyeni bir işbirliğine imza attı. “Çevreye katkı kullanıcıya artı”sloganıyla hayata geçirilen "Kazandıran Peynirler Projesi", tüketicileri geri dönüşüm hareketine aktif olarak dahil etmeyi hedefliyor.

Projenin tanıtım çalışması ise Güvenilir Ürün Platformu tarafından bakanlıklar ve ilgili kurumların desteğiyle gerçekleştirilecek 5.UluslararasıGüvenilir Ürün Zirvesi’nde yapılacak. 29 Eylül’de gıda sektörü paydaşlarınıbuluşturacak zirvenin eş zamanlı etkinliklerden biri deprojenin tanıtıldığı Geri Dönüşüm Deneyim Etkinliği olacak.

Etkinlikte, zirvenin yapılacağı alanda WasteLog sistemine tanımlı geri dönüşüm kutularına ambalaj atıklarını atanlar sistem üzerinden anında "Karbon Puan"kazanacak. Katılımcılar geri dönüşüm sürecini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak ve sürpriz ödüller kazanacak.

Tüketicilerin geri dönüşüm sürecinin aktif parçası olmasını önemsediklerini söyleyen Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, projeyle ilgili şu bilgileri verdi. “Tüketicilerimiz, kullandıkları tüm Muratbey peynir ambalajlarını kendilerine en yakın geri dönüşüm kutusuna atarak çevreye doğrudan katkı sağlayabiliyor. Çevreye duyarlı bireyler, WasteLog uygulamasını telefonlarına indirerek Muratbey'in Kazandıran Peynirler Projesi'ne katılabiliyor. Geri dönüşüm kutusuna atılan Muratbey peynir ambalajlarının fotoğrafları uygulamaya yüklendiğinde atığın materyali ve miktarına göre kullanıcı hesaplarına karbon puanları tanımlanıyor. Uygulama içinde yer alan Karbon Market sayesinde kullanıcılarımız biriktirdikleri puanları hediye çekleri ve çeşitli indirimlere dönüştürebiliyor. Böylece hem çevre hem de aile bütçesi kazanıyor.”


Sürdürülebilirliğin ürün tüketildikten sonra da devam eden bir sorumluluk olduğuna inandıklarını belirten Uluğ, “Muratbey olarak sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı görmüyoruz; ürünün tüketiciyle buluşmasından sonraki yaşam döngüsünü de sorumluluğumuzun bir parçası olarak değerlendiriyoruz. “Kazandıran Peynirler” projesini geliştirmemizin temelinde de ambalaj atıklarının geri dönüşümünde tüketicinin aktif rol almasını ve bunu kolay, ölçülebilir ve ödüllendirici bir davranışa dönüştürme ihtiyacı vardı.Bu nedenle projeyi, Muratbey’in sürdürülebilirlik stratejisinde tüketici katılımını merkeze alan önemli bir adım olarak görüyoruz. WasteLog altyapısıyla geri dönüşümü yapay zeka destekli, izlenebilir bir sistemle teşvik ederken; projeyi ürünlerimizin satışını yapan iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirerek sürdürülebilirliği bir marka faaliyetinden öte, tüketici–marka–iş ortağı arasında ortak bir sorumluluk modeline dönüştürüyoruz.” diye belirtti.

GERİ DÖNÜŞÜM DENEYİMİ 29 EYLÜL'DE ZİRVE'DE YAŞANACAK 

Bu yenilikçi projenin tanıtımı ve interaktif uygulaması, Güvenilir Ürün Platformu tarafından organize edilen ve sektörün en önemli buluşmalarından biri olan 5. Güvenilir Ürün Zirvesi'nde gerçekleştirilecek.

Zirve kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikte, projenin çıkış noktası, işleyişi ve sürdürülebilirlik hedefleri alanında uzman isimler tarafından katılımcılarla paylaşılacak. Muratbey Gıda İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, Sürdürülebilirlik Adımları Derneği Başkanı Emrah Kurum ve WasteLog Kurucu Ortağı Mahir Oktay Çelik'in konuşmacı olarak yer alacağı oturumda, atık yönetiminin geleceği ve doğa dostu bu projenin detayları tüm yönleriyle ele alınacak. Etkinlik kapsamında yapılacak bilgi yarışmasında kazananlara Muratbey tarafından sürpriz hediyeler verilecek. 

"Sen de yerini almalısın" çağrısıyla tüm doğaseverleri ve sektör paydaşlarını bu anlamlı harekete destek vermeye davet eden markalar, sürdürülebilir bir gelecek için herkesi 29 Eylül'de 5. Güvenilir Ürün Zirvesi'ne bekliyor.