9 Temmuz 2026 Perşembe

VAN’DA DOKUZ GÜN SÜRECEK KÜLTÜR, SANAT VE LEZZET ŞÖLENİ BAŞLIYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ONUNCU DURAĞI VAN’DA ZİYARETÇİLERİNİ AĞIRLAYACAK

VAN’DA DOKUZ GÜN SÜRECEK KÜLTÜR, SANAT VE LEZZET ŞÖLENİ BAŞLIYOR

BAKAN ERSOY: “VAN’IN KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİNİ DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRIYORUZ” 

Doğu Anadolu’nun köklü şehirlerinden Van, 11-19 Temmuz tarihleri arasında Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında üçüncü kez kültür, sanat ve gastronomi mirasını ziyaretçilerle buluşturacak. Dokuz gün boyunca konserlerden sergilere, tiyatrodan atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan festival, Van'ın tarihi ve kültürel mirasını sanatla buluştururken, şehrin zengin mutfak kültürünü de 25’ten fazla Lezzet Noktası seçkisiyle ziyaretçilerin keşfine sunacak. 

Binlerce yıllık geçmişi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Van, sahip olduğu tarihi mirası, doğal güzellikleri ve kültürel zenginliğiyle Türkiye'nin öne çıkan şehirleri arasında yer alıyor. Van Kalesi'nden Akdamar Adası'na uzanan tarihi ve doğal değerleriyle dikkat çeken şehir, festival süresince kentin farklı noktalarında düzenlenecek etkinliklerle kültür ve sanatın farklı disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Van Kültür Yolu Festivali, şehrin tarihini, kültürünü ve yaşam zenginliğini sanatla buluşturarak ziyaretçilere Van'ı farklı yönleriyle deneyimleme imkanı sunacak. 

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin her şehrin kendine özgü kimliğini ve kültürel birikimini öne çıkaran bir anlayışla hazırlandığını belirtti. Ersoy, "Urartu'dan günümüze uzanan çok katmanlı tarihi, göl ile dağ arasında şekillenen özgün coğrafyası ve yaşayan kültürüyle Van, bu festivalde yalnızca bir ev sahibi değil, aynı zamanda kendi hikayesini sanat aracılığıyla anlatan önemli bir buluşma noktası olacak. Amacımız, Van'ın geçmişten bugüne taşıdığı kültürel mirası çağdaş sanatla buluşturarak hem yerel hem de uluslararası ziyaretçilerle daha güçlü bir etkileşim kurmasını sağlamak." dedi. 

Bakan Ersoy, Van'ın köklü gastronomi kültürünün de festivalin önemli başlıklarından biri olduğunu vurgulayarak, 25’ten fazla Lezzet Noktası seçkisiyle Van kahvaltısından otlu peynire, inci kefalinden yöresel lezzetlere uzanan zengin mutfak kültürünün ziyaretçiler için özel bir keşif rotası oluşturacağını ifade etti. 

Festival boyunca Van; konserler, sergiler, tiyatro gösterileri, atölyeler ve söyleşilerle kentin dört bir yanında kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinliklerle şehir, dokuz gün boyunca kültür ve sanatla iç içe bir atmosfer sunarken, ziyaretçiler de Van'ın tarihini, kültürünü, gastronomisini ve doğal güzelliklerini bir arada deneyimleme fırsatı bulacak. 

VAN, EŞSİZ GASTRONOMİ MİRASINI FESTİVALLE ORTAYA KOYUYOR

Van, Kültür Yolu Festivali boyunca yalnızca tarihi ve kültürel mirasıyla değil, eşsiz gastronomisiyle de ziyaretçilerini ağırlayacak. Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktası seçkisinde yer alan 25’ten fazla restoran, kafe ve yerel işletme, Van’ın zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturacak. 

Van Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına TV programcısı ve akademisyen şef Asuman Kerkez ev sahipliği yapacak. Şef Mehmet Fatih Sarp, şef Aydın Demir, şef Mehmet Gök, girişimci Gamze Cizreli, girişimci Bekir Kaya ve gastronomi yazarı Emine Tunadan da konuk olarak yer alacak. 

Binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan, Doğu Anadolu’nun bereketli yaylaları, Van Gölü’nün sunduğu doğal ürünler ve hayvancılık geleneğiyle şekillenen Van mutfağı; kendine özgü lezzetleri ve güçlü yerel üretim kültürüyle öne çıkıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Van kahvaltısı geleneği başta olmak üzere, otlu peyniri, Van balığı (inci kefali), keledoş, kurut aşı, kete ve etli köfte çeşitleri, murtuğa, kavut, Van balı, bakliyat ve reçel çeşitleri gibi kente özgü lezzetler festival boyunca ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. 

ATATÜRK KÜLTÜR PARKI NEVRUZ ALANI MÜZİK ŞÖLENİNE SAHNE OLACAK

Atatürk Kültür Parkı Nevruz Alanı’nda gerçekleştirilecek ücretsiz konserler, festival boyunca birbirinden ünlü sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacak.

11 Temmuz Cumartesi – Buray

12 Temmuz Pazar – Sefo

13 Temmuz Pazartesi – Kıraç

14 Temmuz Salı – Simge

16 Temmuz Perşembe – Fatma Turgut

17 Temmuz Cuma – Murat Boz

18 Temmuz Cumartesi – Sagopa Kajmer

19 Temmuz Pazar – Bayhan 

VAN’DA DOKUZ GÜN BOYUNCA KÜLTÜR VE SANAT RÜZGARI ESECEK

11 TEMMUZ 2026 - CUMARTESİ

FOTOMARATON VAN &FOTOMARATON ÇOCUK – VAN KENT MEYDANI– 10.00 – 12.00 (YETİŞKİN & ÇOCUK)

Van Kültür Yolu Festivali’nin ilk gününde düzenlenen FotoMaraton etkinliği hem yetişkinleri hem de çocukları şehirle bütünleştiren bir etkinliğe imza atıyor. Fotoğraf yarışmasının ötesinde, katılımcıları şehrin sokaklarına davet eden FotoMaraton etkinliğinde katılımcılar, Van’ı kendi kadrajlarıylaölümsüzleştirecek. Belirli temalar doğrultusunda çekilen fotoğraflar jüri tarafından değerlendirilerek dereceye giren çekimler açıklanacak. Seçilen fotoğraflar ise sergilenerek daha geniş kitlelere ulaştırılırken, şehrin hikayesi de görsel hafızaya kazınacak. 

ÇORAP ÖRME ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.00 / 12.30 – 13.30 / 14.00 – 15.00 

Doğal lifler ile el emeğine dayanan köklü zanaat geleneği olan Anadolu örücülüğü bir çeşidiyle Van Kültür Yolu Festival programında yerini alıyor. Çorap Örme Atölyesi’yle katılımcılar koyun yününden elde edilen iplikleri temizleyip doğal boyalarla renklendirecek. Ziyaretçiler, şiş ve tığ gibi geleneksel araçlarla çorap ve patik örerek kuşaktan kuşağa aktarılan bu zanaati deneyimleme fırsatı bulacak. 

YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ: SERAMİK – VAN İL HALK KÜTÜPHANESİ – 12.30 

Somut olmayan kültürel miras unsurlarından olan seramik sanatı “Yaşan Miras Söyleşisi: Seramik” etkinliğinde ele alınacak. Alanında uzman bir konuşmacı ile sohbet tadında ilerleyecek programda seramik sanatının tarihsel geçmişi, seramiğin çıkarılma sanatı, işleme teknikleri ve geleneksel ustalık bilgisine odaklanılacak. Katılımcılar, seramik sanatı etrafında şekillenen, ustadan çırağa aktarılan bilgi birikimini kendi hafızalarına alarak estetik anlayışını değerlendirecek. 

VAN İNCİSİ: SAYFALAR ARASINDAKİ VAN MACERASI - İPEKYOLU İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ - 14.00 

Van Kültür Yolu Festivali, çocukları coğrafya, tarih ve dostluk dolu bir maceraya sürükleyecek. Van İncisi’nin yazarı Zeynep Uzun’un minik okurlarıyla bir araya geleceği etkinlikle birlikte çocuklar, sevimli Van kedisinin dünyasına konuk olacak, inci kefalinin göldeki gizemli yolculuğunu keşfedecek ve Akdamar Adası’nın tarihi güzelliklerini yazarın kendi sesinden dinleme fırsatı yakalayacak. Doğa sevgisi, hayvan dostluğu ve kültürel değerleri eğlenceli bir dille harmanlayan söyleşi, çocukların hayal dünyasını zenginleştirerek kitap okuma sevgisi aşılayacak. 

12 TEMMUZ 2026 – PAZAR

KALİGRAFİ ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.30 (ÇOCUK) / 13.00 – 14.30 / 15.00 – 16.30 (YETİŞKİN)

Latin harflerin estetik kurallara göre düzenlenerek oluşturulduğu güzel yazı sanatı Kaligrafi, atölye programıyla festivalde ziyaret edilebilecek. Türk-İslam geleneğinde kutsal ve zarif bir versiyona kavuşan sanat, güzellik ile okunabilirliği dengeleme özelliği taşıyor. Kalem ve fırça ile icra edilecek Kaligrafi Atölyesi, Van Müzesi’nde ziyaretçileriyle buluşacak. Çocuklar için de ayrıca düzenlenen atölye, miniklerin el becerisini geliştirmesine katkı sağlarken, görsel hafızalarını da güçlendirecek. 

13 TEMMUZ 2026 – PAZARTESİ 

GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 09.00 – 15.30

Her sene tema projeleri kapsamında özgün tasarım ve üretim çalışmaları gerçekleştirerek ortaya çıkan eserleri sergileyen Van Olgunlaşma Enstitüsü, Kültür Yolu Festivali ile birlikte çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Tasarımdan üretime kadar tüm aşamaları üstlenen enstitü, Van gümüşleri, Norduz yününden dokunan kumaşlardan hazırlanan ürünleri, kıyafetler ve örtü ile dekoratif ürünleri, Van yöresine ait kilim, halı ve ev tekstili örneklerini sergide sunacak. Ziyaretçiler, sergi ile birlikte Van’ın geleneksel kültürünü ve çağdaş yorumlarını bir arada görme fırsatına erişecek. 

ÇİNİ BOYAMA ATÖLYESİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 13.00 – 15.00

Geleneksel seramik zanaatı olan Türk çini sanatının deneyimlendiği Çini Boyama Atölyesi, Van Olgunlaşma Enstitüsü’nde katılımcılarla buluşacak. İzmir ve Kütahya’da gelişen sanat, zengin renkleri ve çiçek ile geometrik motifleriyle katılımcılara Osmanlı estetiğini, zanaatkarlığı ve Türk kültürel mirasının zarifliğini sunacak. 

ZEVE, TARİH VE KOLEKTİF BELLEK, UNUTMANIN VE HATIRLATMANIN KESİŞİMİNDE – VAN İL HALK KÜTÜPHANESİ – 15.00 

Van Kültür Yolu Festivali’nde kitap söyleşileri de ziyaretçilerle bir araya gelecek. Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Karasu’nun “Zeve, Tarih ve Kolektif Bellek, Unutmanın ve Hatırlatmanın Kesişiminde” kitabı üzerine yapacağı söyleşi Van İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek. Katılımcılar, söyleşi ile birlikte Van’ın tarihi hafızası, Zeve şehitliği ve bölge tarihini akademik bir çerçevede dinleme fırsatı yakalayacak.

İĞNE OYASI ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 15.00 – 16.00 / 16.00 – 17.00 / 17.00 – 18.00

Anadolu’nun özellikle kadınlar tarafından geliştirilen ve kuşaktan kuşağa aktarılan sanatı olan iğne oyası, atölye ile misafirlerin deneyimiyle buluşacak. İğne Oyası Atölyesi ile katılımcılar, ince iplikleri iğne yardımıyla düğümleyerek dantel türleri oluşturacak. Van Kültür Yolu Festivali katılımcıları, motifler ile duyguların aktarılacağı ve eşsiz el emeği ürünlerin oluşturulacağı atölyede bir araya getirecek.

14 TEMMUZ 2026 – SALI 

GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 09.00 – 15.30

Her sene tema projeleri kapsamında özgün tasarım ve üretim çalışmaları gerçekleştirerek ortaya çıkan eserleri sergileyen Van Olgunlaşma Enstitüsü, Kültür Yolu Festivali ile birlikte çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Tasarımdan üretime kadar tüm aşamaları üstlenen enstitü, Van gümüşleri, Norduz yününden dokunan kumaşlardan hazırlanan ürünleri, kıyafetler ve örtü ile dekoratif ürünleri, Van yöresine ait kilim, halı ve ev tekstili örneklerini sergide sunacak. Ziyaretçiler, sergi ile birlikte Van’ın geleneksel kültürünü ve çağdaş yorumlarını bir arada görme fırsatına erişecek. 

TAKI TASARIM ATÖLYESİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 10.30 – 15.00 

Van Olgunlaşma Enstitüsü’nde düzenlenecek Takı Tasarım Atölyesi, katılımcıları kendi zevkleriyle ürettikleri takılara sahip olmanın keyfini sunacak. Doğal taşlar kullanılarak üretilen bileklik, küpe ve kolye gibi aksesuarlar ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatacak.

KEÇE ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.00 / 12.30 – 13.30 / 14.00 – 15.00 

Geleneksel bir Türk tekstili olan keçe; yün liflerinin ısı, su, sabun ve emekle sıkılaştırılmasıyla elde edilir. Van Müzesi’nde düzenlenecek olan Keçe Atölyesi’nde katılımcılar sembolik motiflerle süsledikleri keçelerle Türk kültürel kimliğinin önemli bir parçasıyla tanışacak. 

EDEBİ GAZETECİLİK – İPEKYOLU İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 

“Edebi Gazetecilik” söyleşisi yerel yazar Ömer Aytaç Aykaç eşliğinde gerçekleştirilecek. İpekyolu İlçe Halk Kütüphanesi’nde sanatseverlerle bir araya gelecek etkinlikte medya, edebiyat ve yerel gazetecilik kültürü interaktif bir söyleşi formatında işlenecek. 

ADA’NIN DÜNYASI MAVİ KAPILI EV – VAN İL HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 (ÇOCUK)

Van Kültür Yolu Festivali, çocuklara yönelik düzenlediği etkinliklerle de öne çıkıyor. Bahar Kuş’un “Ada’nın Dünyası Mavi Kapılı Ev” adlı kitabı üzerine gerçekleştireceği söyleşi 7-11 yaş grubundaki minik misafirlere hitap ediyor. Kitap okuma seansının hemen ardından düzenlenecek yaratıcı drama ve resim atölyesi çalışmaları ise çocukların hayal gücünü geliştirecek. 

15 TEMMUZ 2026 – ÇARŞAMBA 

ÇÖMLEK ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.00 / 12.30 – 13.30 / 14.00 – 15.00 

Anadolu’da çok eski çağlardan beri faaliyetine devam eden ve ham maddesi çamur olan çömlekçilik sanatı Van Müzesi’nde Çömlek Atölyesi ile gerçekleştirilecek. Katılımcıların özlü çamurdan elle veya çömlekçi çarkı kullanarak biçimlendirdiği kaplar fırında pişirilecek. Çanak, çömlek, testi, vazo, küp gibi objelerin üretilebileceği atölye birbirinden keyifli anları ziyaretçilere sunacak. 

16 TEMMUZ 2026 – PERŞEMBE

GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 09.00 – 15.30

Her sene tema projeleri kapsamında özgün tasarım ve üretim çalışmaları gerçekleştirerek ortaya çıkan eserleri sergileyen Van Olgunlaşma Enstitüsü, Kültür Yolu Festivali ile birlikte çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Tasarımdan üretime kadar tüm aşamaları üstlenen enstitü, Van gümüşleri, Norduz yününden dokunan kumaşlardan hazırlanan ürünleri, kıyafetler ve örtü ile dekoratif ürünleri, Van yöresine ait kilim, halı ve ev tekstili örneklerini sergide sunacak. Ziyaretçiler, sergi ile birlikte Van’ın geleneksel kültürünü ve çağdaş yorumlarını bir arada görme fırsatına erişecek. 

GELENEKSEL BEBEK YAPIM ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.00 / 12.30 – 13.30 / 14.00 – 15.00 

Kültürel bir oyuncak türü olan bez bebekler, Van Müzesi’nde Bez Bebek Atölyesi ile hayat bulacak. Atölye ile birlikte misafirler, şehrin yerel kimliği, giyim kültürü ve toplumsal değerlerini yansıtan bebekler üretecek. Geleneksel zanaatı yaşatan oyuncaklar yöresel kıyafetlerle süslenerek hatıra unsuru oluşturacak. 

KANAVİÇE ATÖLYESİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 13.00 – 15.00 

Van Kültür Yolu Festivali, ziyaretçilerle geleneksel zanaat atölyelerini bir araya getiriyor. Etamin kumaş üzerine temel kaneviçe tekniklerinin uygulamalı olarak öğretileceği Kanaviçe Atölyesi’nde, eğitmenler eşliğinde kitap ayracı, kahve fincanı altlığı gibi ürünler işlenecek. Katılımcılar, işleme tekniğiyle üretim yaparak keyifli bir atölye deneyimi yaşayacak. 

BİR HİKAYE, BİR KAHRAMAN: NİM – İPEKYOLU İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 

“Bir Hikaye, Bir Kahraman: Nim” söyleşisi İpekyolu İlçe Halk Kütüphanesi’nde ziyaretçilerle buluşacak. Yerel yazar Emrah Atiş’in “Nim” isimli kitabı üzerine gerçekleşecek sohbette modern edebiyatta karakter inşası, kurgu teknikleri ve yazarlık süreçlerine odaklanılacak. Katılımcıların hoş vakit geçirmesini ve kitap hakkında bilgiler edinmesini destekleyecek söyleşide soru cevap bölümü de yapılarak interaktif bir ambiyans yaratılacak.

AİLE VE OKUMA KÜLTÜRÜ – VAN İL HALK KÜTÜPHANESİ – 15.00 

Erdal Şahin’in “Aile ve Okuma Kültürü” konusu üzerine söyleşisi Van İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenecek. Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçecek söyleşide ebeveynlerin katılımı önceliklendirilirken, erken yaşta okuma alışkanlığı kazandırma yöntemleri ve evde kütüphane oluşturma konuları ele alınacak.

17 TEMMUZ 2026 – CUMA 

GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 09.00 – 15.30

Her sene tema projeleri kapsamında özgün tasarım ve üretim çalışmaları gerçekleştirerek ortaya çıkan eserleri sergileyen Van Olgunlaşma Enstitüsü, Kültür Yolu Festivali ile birlikte çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Tasarımdan üretime kadar tüm aşamaları üstlenen enstitü, Van gümüşleri, Norduz yününden dokunan kumaşlardan hazırlanan ürünleri, kıyafetler ve örtü ile dekoratif ürünleri, Van yöresine ait kilim, halı ve ev tekstili örneklerini sergide sunacak. Ziyaretçiler, sergi ile birlikte Van’ın geleneksel kültürünü ve çağdaş yorumlarını bir arada görme fırsatına erişecek. 

KİLİM DOKUMA ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.00 / 12.30 – 13.30 / 14.00 – 15.00 

Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınmış köklü kültürel pratik olan Türk dokuma geleneği, Van Müzesi’nde yerini alıyor. Gördes düğümüyle dokunan halılar başta olmak üzere kilim, sumak ve cicim gibi çeşitli zanaatleri kapsayan Kilim Dokuma Atölyesi’nde, katılımcılar kültürel mirasın önemli bir unsuruyla tanışacak. Kilimleri uygulamalı olarak dokuyup yepyeni bir deneyim yaşayacak olan misafirler, yün, ipek ve pamuk gibi doğal malzemelerle üretim yapacak.

KİLİM ATÖLYESİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 13.00 – 15.00 

Van Olgunlaşma Enstitüsü’nde düzenlenecek Kilim Atölyesi, el zanaatlarına ilgi duyan misafirleri bir araya getirecek. Atölye kapsamında kilim dokumada kullanılan temel araç ve gereçler ile başlangıç seviyesindeki dokuma teknikleri anlatılacak. Katılımcılar, tezgahta uygulamalı dokuma deneyimi yaşayarak bileklik ve anahtarlık gibi küçük dokuma ürünleri hazırlama fırsatı edinecek. 

MAKROME ATÖLYESİ – VAN OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ – 13.00 – 15.00 

Van Olgunlaşma Enstitüsü’nde düzenlenecek Makrome Atölyesi’nde makrome sanatında kullanılan temel düğüm teknikleri uygulamalı olarak öğretilecektir. Katılımcılar, eğitmenler eşliğinde bu teknikleri kullanarak bileklik, anahtarlık ve benzeri aksesuarlar tasarlayıp üretecek, el sanatlarına yönelik temel uygulama becerisi kazanacak.

BİR ROMANIN VİCDANI: SAVUNMA ÜZERİNE SÖYLEŞİ – İPEKYOLU İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 

“Bir Romanın Vicdanı: Savunma Üzerine Söyleşi” etkinliği İpekyolu İlçe Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek. Yerel yazar Müştehir Karakaya’nın katılımıyla düzenlenecek söyleşi, yazarın “Savunma” isimli kitabı üzerinden ilerleyecek. Katılımcılar, edebi felsefe, romanda adalet ve vicdan temalarının işleneceği etkinlikle derinlemesine bir analiz ortamına tanıklık edecek. 

LİLY’NİN GİZEMLİ KİTAPLIĞI – VAN İL HALK KÜTÜPHANESİ – 15.00 

Van Kültür Yolu Festivali, birbirinden eğlenceli ve öğretici aktiviteleri çocuklarla buluşturacak. “Lily’nin Gizemli Kitaplığı” adlı kitap üzerine düzenlenecek etkinlik, çocukların kütüphaneyle olan bağını güçlendirecek. “Gizemli Kitaplık” konseptine uygun, interaktif olarak gerçekleşecek masal dinletisi, çocukların hayal dünyasına ortak olacak. 

18 TEMMUZ 2026 – CUMARTESİ 

FİLOGRAFİ ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.00 / 12.30 – 13.30 / 14.00 – 15.00 

Çivi ve teller kullanılarak yapılan geleneksel el sanatı Filografi Atölyesi çerçevesinde Van Müzesi’nde düzenlenecek. Ahşap yüzey üzerine belirli aralıklarla çakılan çivilerin arasına renkli teller geçirilerek  oluşturulacak estetik desenler, ziyaretçilerin el becerisini destekleyecek. Görsel olarak da hafızalarda yer edecek görüntülere imza atacak atölyede, katılımcılar el emeği ve sabır gerektiren sanatı birebir yaşayacak. 

TOTİ İLE POTİ – VAN DEVLET TİYATROSU – 15.00 

İki sevimli karakterin kasabadaki maceralarını aktaran “Toti ile Poti” çocuk oyunu, Van Devlet Tiyatro’sunda miniklerle buluşacak. Çocukları hem güldürüp hem de sanatı öğretecek oyun, Toti ile Poti’nin güzel dostluklarını ve serüvenlerini sahneye taşıyacak. Danslı, müzikli, resimli ve eğlenceli tiyatro oyunu, miniklerin seyirine keyifli bir dokunuş yapacak. 

19 TEMMUZ 2026 – PAZAR 

ÇİNİ ATÖLYESİ – VAN MÜZESİ – 11.00 – 12.00 (ÇOCUK) / 12.30 – 13.30 / 14.00 – 15.00 (YETİŞKİN)

Geleneksel bir seramik sanatı olan çini, Osmanlı estetiğini, zanaatkarlığını ve Türk kültürel mirasının sanatsal zenginliğini yansıtır. Van Müzesi’nde düzenlenecek Çini Atölyesi, katılımcıların zengin renkler ve çiçek ile geometrik motiflerini öne çıkaracağı, farklı yöntemler tanıyacağı bir etkinliğe imza atacak. Yetişkinlerin yanı sıra çocuklara yönelik de gerçekleştirilecek atölye, el sanatlarının en güzel örneğini miniklerle buluşturacak. 

TOTİ İLE POTİ – VAN DEVLET TİYATROSU – 15.00 

İki sevimli karakterin kasabadaki maceralarını aktaran “Toti ile Poti” çocuk oyunu, Van Devlet Tiyatro’sunda miniklerle buluşacak. Çocukları hem güldürüp hem de sanatı öğretecek oyun, Toti ile Poti’nin güzel dostluklarını ve serüvenlerini sahneye taşıyacak. Danslı, müzikli, resimli ve eğlenceli tiyatro oyunu, miniklerin seyirine keyifli bir dokunuş yapacak. 

FESTİVAL BOYUNCA HER GÜN

OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ – VAN MÜZESİ – 08.30 – 18.30

Türkiye Kültür Yolu Festivali, Van maratonunda festival boyunca sürecek sergilere de ev sahipliği yapıyor. Van Müzesi’nde gerçekleştirilecek “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, ziyaretçileri Osmanlı’nın manevi mirasıyla bir araya getirecek. Osmanlı padişahları tarafından yazılmış hüsn-ü hat tablolarından Kabe’nin iç ve dış örtülerine dek uzanan seçkin örnekler sergide görülebilecek. 

YAŞAYAN MİRAS: VAN SERGİSİ – VAN MÜZESİ – 08.30 – 18.30

“Yaşayan Miras: Van Sergisi”, kentin köklü geçmişinden beslenen somut olmayan kültürel miras unsurlarını görünür kılmayı ve günümüzle bu mirası buluşturmayı hedefliyor. Van Müzesi’nde düzenlenecek sergİ ile kilim dokuma, çalgı yapımı, ahşap oyma, ebru, çorap örücülüğü, keçe, çömlek gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru ziyaret edilebilecek. Festival boyunca devam edecek sergi, Van’ın kültürel dokusunu gözler önüne serecek.

YAŞAYAN MİRAS KISA FİLM GÖSTERİMLERİ – VAN MÜZESİ – 08.30 – 18.30

 “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri”, geleneksel sanatların görünmeyen yönlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Ustaların atölyelerinden yaşam hikayelerine uzanan bu seçki, kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait değil, günümüzde de yaşayan bir değer olduğunu vurguluyor. 25 adet sanatçı ve zanaatkara yer verilen kısa film seçkisi Van Müzesi’nde görülebilecek. 

ÇOCUK KÖYÜ ETKİNLİKLERİ – ATATÜRK KÜLTÜR PARKI ÇOCUK KÖYÜ – 15.00 – 19.00 

Festival boyunca her gün Hüdavendigar Kent Parkı Çocuk Köyü’nde miniklerle buluşacak etkinlikler eğlence dolu anlar yaratacak. Panayır çadırlarından şişme oyun parklarına, atölye çalışmalarından dijital oyunlara, yarışmalardan balon turuna dek uzanan etkinlikleri barındıran “Çocuk Köyü Etkinlikleri” hem eğitici hem de eğlendirici olacak. 

ASELSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ – ATATÜRK KÜLTÜR PARKI ÇOCUK KÖYÜ – 15.00 – 19.00 

Miniklerin keyifli vakit geçirmesini sağlayacak etkinlik olan “Aselsan Çocuk Şenliği” ise müze gezisinden kitap okuma seanslarına, saha aktivitelerinden deneyim alanlarına uzanan bir programı kapsayacak. Şenlik ile birlikte katılımcı çocukların hem bilime hem de teknolojiye ilgisinin artması hedefleniyor.

Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.


5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi Ekonomide Yerli Üretim Hareketini Sahneye Çıkarıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi Ekonomide Yerli Üretim Hareketini Sahneye Çıkarıyor

Global networking toplantılarından geri dönüşüm farkındalığına yönelik etkinliklere kadar geniş bir yelpaze sunan dev organizasyon, Türkiye'nin üretim gücünü küresel pazara taşımak amacıyla sektör paydaşlarını 29 Eylül'de İstanbul'da, Crowne Plaza Florya'da bir araya getirecek.

Güvenilir Ürün Platformu tarafından bakanlıklar ve ilgili kurumların güçlü desteğiyle son dört yıldır başarıyla yürütülen Güvenilir Ürün Zirvesi, bu yıl beşinci kez sektör paydaşlarını bir araya getiriyor. "5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi", 29 Eylül tarihinde Crowne Plaza İstanbul Florya’da gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını yapacağı dev organizasyonun bu yılki ana teması ise ‘’Yerli ve Milli Kahramanlar’’ olarak ilan edildi.

Geçmiş yıllarda yerel üretimin canlandırılması ve iç-dış pazardaki ticaret hacminin büyütülmesine yönelik birçok vizyoner projeye öncülük eden zirve, yine yüzlerce üreticiye rehberlik etmeye hazırlanıyor. Ekonomik kalkınmanın temelinin yerli üreticinin güçlenmesinden geçtiği felsefesiyle hareket eden zirve komitesi; bu yıl ana temanın yanı sıra "Kaynaklar", "Ekonomi ve Finansman" ile "Gıda İsrafı" gibi kritik alt başlıkları da masaya yatıracak.

Çeşitlilik Sunan Eş Zamanlı Etkinlikler

Zirve, zengin panel programının yanı sıra katılımcılarına dinamik ve eş zamanlı etkinlik alanları da sunacak. Bu kapsamda 12 ülkenin temsilcileri ile gerçekleştirilecek Ülke Masası toplantıları aracılığıyla, kamu ve özel sektör paydaşları küresel iş birlikleri kurmak üzere bir araya gelecek. Türkiye’nin dört bir yanından Ticaret Oda ve Borsalarının katılım sağlayacağı Ticaret Koridoru'nda yerel ticaretin nabzı tutulurken; Zirve Stüdyosu & Serbest Kürsü alanında ise Anadolu'dan gelen üreticilere güçlü bir networking ve kendilerini ifade etme fırsatı sunulacak. Geçen senelerde yoğun ilgi gören Kariyer Toplantıları ise sektör profesyonelleri ile genç yetenekleri buluşturacak.

İsrafa Karşı Reçeteler ve Dönüşüm Alanları

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından "Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü" kabul edilen 29 Eylül’de, zirvenin en dikkat çekici alanlarından biri de workshoplar olacak. Uzman şeflerin katılımıyla "israfa dur" diyen yaratıcı reçete denemeleri ve besin içeriği zenginleştirilmiş fonksiyonel gıdalara yönelik farkındalık sohbetleri gerçekleştirilecek.

Sürdürülebilirlikte Yeni Adım

Zirvede bu yıl gıda israfının yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik de ön planda olacak. Katılımcılar, etkinlik alanında kurulacak olan ambalaj atıklarının dönüşümüne yönelik özel deneyim alanları sayesinde döngüsel ekonominin bir parçası olmayı uygulamalı olarak tecrübe edebilecekler.

Geleceği Besleyecek İsimler "FeedtheFuture" ile Taçlanıyor

Tarım, gıda ve gastronomi dünyasının en prestijli ödülleri arasında yer alan “FeedtheFuture” ödülleri, zirve kapsamında sahiplerini bulacak. Sektörün önde gelen 120 jüri üyesi tarafından 36 farklı kategoride yapılacak değerlendirmeler, kapalı oylama usulüyle neticelendirilecek.

Sektöre değer katan herkesin ücretsiz olarak katılım sağlayabileceği yarışmanın başvuruları ise www.guvenilirurunplatformu.com.tr adresi üzerinden devam ediyor.


TÜROB BAŞKANI MÜBERRA ERESİN ANKARA’DAKİ NATO TOPLANTISINI DEĞERLENDİRDİ:

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜROB BAŞKANI MÜBERRA ERESİN ANKARA’DAKİ NATO TOPLANTISINI DEĞERLENDİRDİ:

“Türkiye’nin Kusursuz Ev Sahipliği Küresel Turizmde Güçlü Bir Mesaj Verdi”

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Toplantısı’nın Türkiye’nin uluslararası itibarı, turizm potansiyeli ve kongre turizmi açısından önemli kazanımlar sağladığını belirtti.

Eresin, dünya liderlerini bir araya getiren bu tarihi organizasyonun yalnızca diplomatik açıdan değil, Türkiye’nin güçlü ve yüksek standartlarda hizmet sunabilen bir destinasyon olduğunu göstermesi bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Türkiye Organizasyon Yetkinliğini Bir Kez Daha Kanıtladı”

Toplantının aylar süren titiz hazırlıkların ardından başarıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Eresin, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere Ankara’daki otellerin, kongre merkezlerinin ve tüm hizmet sektörünün Türk misafirperverliğini en üst düzeyde sergilediğini söyledi.

“Türk Kültürü ve Gastronomisi Dünya Liderleriyle Buluştu”

Eresin, toplantı kapsamında sunulan Türk kültürü, sanatı ve mutfağının yabancı konuklar tarafından büyük ilgi gördüğünü belirterek, özellikle Türk mutfağının seçkin örneklerinin yer aldığı resmi davetlerin ülkemizin gastronomi zenginliğini uluslararası alanda bir kez daha öne çıkardığını kaydetti.

“Ülke Algısına Güçlü Katkı”

Dünyanın en önemli güvenlik organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmanın, Türkiye’nin istikrarına duyulan uluslararası güvenin önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Eresin, bunun turizm sektörü açısından son derece değerli bir referans niteliği taşıdığını söyledi.

“Ankara’nın MICE Turizmindeki Gücü Tescillendi”

Zirvenin Ankara’nın uluslararası kongre ve toplantı turizmindeki konumunu güçlendirdiğini belirten Eresin, başkentin gelişmiş altyapısı ve organizasyon kapasitesiyle büyük ölçekli uluslararası etkinliklere başarıyla ev sahipliği yapabilecek bir merkez olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

TÜROB Başkanı Müberra Eresin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu önemli organizasyonun başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile tüm ilgili bakanlıklarımıza, Ankara Valiliğimize, güvenlik güçlerimize ve misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayan tüm turizm sektörü çalışanlarına teşekkür ediyorum. Türkiye, bu toplantıyla yalnızca diplomatik gücünü değil, ev sahipliği kapasitesini ve turizmdeki uluslararası rekabet gücünü de bir kez daha göstermiştir.”

DAVIVA İLK ÖZEL HASTANESİNİ AVCILAR’DA AÇIYOR

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


DİYALİZ DEVİNDEN ÖZEL HASTANE YATIRIMI DAVIVA İLK ÖZEL HASTANESİNİ AVCILAR’DA AÇIYOR

Diyaliz ve ilaç alanındaki yatırımlarıyla sağlık sektöründe önemli bir konuma sahip olan Daviva Şirketler Topluluğu, özel hastanecilik alanındaki ilk yatırımını hayata geçirecek. Daviva Sağlık Grubu bünyesinde yaklaşık 1 milyar TL yatırımla kurulan Daviva Avcılar Hastanesi, modern sağlık altyapısı, yüksek hizmet kapasitesi ve ileri teknoloji donanımıyla hizmet verecek.

Yaklaşık 12.500 metrekare kapalı alanda kurulu olan ve 203 yatak kapasitesine sahip hastane, deneyimli uzman kadrosuyla hasta kabulüne başlamaya hazırlanıyor.

Güçlü Altyapı ve Modern Sağlık Teknolojileri

Sağlık sektörüne büyük ölçekli yatırımlar yapan Daviva Sağlık Grubu, ileri teknoloji ile donatılmış altyapı ile çok sayıda branşta tanı ve tedavi hizmetleri sunacak. 27 erişkin, 22 yenidoğan, 7 koroner ve 5 kalp-damar cerrahisi olmak üzere toplam 61 yoğun bakım yatak kapasitesi olan Daviva Avcılar Hastanesi’nde toplam 11 ameliyathane ve cerrahi müdahale odası yer alıyor. Gelişmiş teknolojik altyapısıyla öne çıkan Daviva Avcılar Hastanesi’nde; genel cerrahi, üroloji ve kadın sağlığı operasyonlarında önemli konfor sunan robotik cerrahi sistemleri, robotik ortopedi cerrahisi, hibrit ameliyathane ve ileri görüntüleme teknolojileri bulunuyor. Ayrıca sağlık teknolojilerinin geleceğinde önemli bir yere sahip olan yapay zekâ destekli uygulamalar ile ilgili alt yapı çalışmaları sayesinde tanı ve tedavi süreçlerinde daha hızlı, doğru ve güvenilir çözümler sunulması hedefleniyor.

550 Kişilik İstihdam

Yaklaşık 550 kişilik sağlık profesyonelinden oluşan kadrosuyla faaliyet gösterecek olan Daviva Avcılar Hastanesi, sağlık sektöründe önemli bir istihdam alanı oluşturuyor. Uzman hekimler, sağlık çalışanları ve teknik ekipten oluşan kadro ile multidisipliner sağlık hizmeti sunulması planlanıyor.


Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yavuz: “Sürdürülebilir ve entegre bir sağlık ekosistemi oluşturuyoruz”

“2008 yılında Daviva Diyaliz ile temellerini attığımız Daviva Şirketler Topluluğu’nu, bugün sağlık sektörünün farklı alanlarında büyüyen güçlü bir yapıya dönüştürmenin gururunu yaşıyoruz. Diyaliz alanında başlayan yolculuğumuz, Daviva İlaç yatırımıyla genişledi; hastane yatırımlarımızla da sağlık hizmetlerini daha bütüncül bir yapıya taşıyoruz. Daviva Sağlık Grubu’nu oluştururken hedefimiz yalnızca yeni sağlık yatırımları yapmak değil, birbirini tamamlayan hizmet alanlarıyla sürdürülebilir bir sağlık ekosistemi oluşturmaktı. İnsan hayatını merkeze alan, etik değerlere bağlı ve bilimsel gelişimi önceleyen yaklaşımımız doğrultusunda sağlık sektöründe uzun vadeli bir değer üretmeyi amaçlıyoruz. Daviva Avcılar Hastanesi de bu vizyonun önemli yapı taşlarından biri olacak. Bunun yanında Çorlu’da gerçekleştirdiğimiz hastane yatırımıyla birlikte sağlık hizmet ağımızı genişletip, farklı bölgelerde kaliteli sağlık hizmetine erişimi artırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde Daviva markasını; diyaliz, hastane, ilaç ve ileri sağlık hizmetlerini kapsayan entegre bir sağlık yapısı olarak büyütmeye devam edeceğiz.”


Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fuat Akın: “Teknolojiyi sağlık hizmetinin merkezine konumlandırdık”

Daviva Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fuat Akın ise hastanenin teknolojik altyapısı ve sağlık yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Hastanemizi planlarken öncelikli odağımız güçlü bir teknolojik altyapı oluşturmak oldu. Gelişmiş görüntüleme sistemleri, modern tanı üniteleri, dijital sağlık altyapıları ve ileri tıbbi donanımlarla çağın ihtiyaçlarına uygun kapsamlı bir sağlık merkezi kurduk. Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme ve ileri teknoloji kullanımının geleceğin sağlık sistemleri açısından belirleyici olduğuna inanıyoruz. Güçlü altyapısı ve teknolojik kapasitesiyle Daviva Sağlık Grubu’nun hem sağlık sektörüne hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağını düşünüyoruz. Daviva Sağlık Grubu’nun aynı zamanda Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki uluslararası rekabet gücünü destekleyen önemli bir merkez olacağına inanıyoruz.”

Genel Müdür Dr. Tarkan Dizdar: “Hasta deneyimini merkeze alan bir sağlık modeli kurduk”

Daviva Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Tarkan Dizdar ise hastanenin hizmet yaklaşımına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Daviva Sağlık Grubu’nda hasta güvenliği, hizmet kalitesi ve hasta deneyimini merkeze alan bir sağlık modeli oluşturduk. Bunun yanında çalışan memnuniyetini destekleyen, sürdürülebilir bir kurum kültürü oluşturmayı da öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz. Deneyimli hekim kadromuz, multidisipliner yaklaşımımız ve güçlü sağlık altyapımız ile hastalarımıza kapsamlı sağlık hizmetleri sunmayı amaçlıyoruz. Sağlık hizmetinin yalnızca tedavi süreçlerinden ibaret olmadığına; iletişim, güven, erişilebilirlik ve hasta memnuniyetinin de en az tıbbi başarı kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Hastanemizde sağlık hizmetlerinin her aşamasında şeffaflık, erişilebilirlik ve hasta odaklı yaklaşım temel önceliğimiz olacak. Amacımız, hastalarımızın kendilerini güvende ve değerli hissettikleri bütüncül bir sağlık deneyimi sunmak.”


8 Temmuz 2026 Çarşamba

36. NATO Liderler Zirvesi’nin Resmi Gala Yemeği İki Michelin Yıldızlı Şef Fatih Tutak Tarafından Hazırlandı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


36. NATO Liderler Zirvesi’nin Resmi Gala Yemeği İki Michelin Yıldızlı Şef Fatih Tutak Tarafından Hazırlandı

Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen zirvede, ittifak liderlerine sunulan resmi gala yemeği Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturdu.

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında, ittifak liderleri için 7 Temmuz 2026, Salı akşamı verilen resmî gala yemeği iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı.

İttifakın 32 üye ülkesinin liderleri, davetli devlet başkanları ve üst düzey heyetlerin ağırlandığı zirvede; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de aralarında bulunduğu liderlere Türk mutfağının köklü mirasını yansıtan özel bir gala menüsü sunuldu.

Sunulan menü, Anadolu’nun bölgesel ürün çeşitliliğini, yerel üreticilerle kurulan iş birliklerini ve Türk mutfağının köklü hafızasını merkeze aldı. Geleneksel Türk lezzetleri, çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla yeniden yorumlanarak konuklara takdim edildi.


Türk Mutfağını Liderler Masasında Temsil Etmek

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan Şef Fatih Tutak, 36. NATO Liderler Zirvesi’nin resmî gala yemeğinde Türkiye’nin gastronomi mirasını dünya liderleriyle buluşturdu.

Haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturulan menü, geleneksel Türk mutfağının karakterini çağdaş bir teknik anlayışla bir araya getirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, menüyü mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hazırladı.

Menüde kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üreticilerden tedarik edildi. Böylece gala yemeği, yalnızca resmî bir davet menüsü olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin ürün çeşitliliğini, mutfak kültürünü ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştü.


Gala Menüsü

Taş Fırında Pide, Trabzon Tereyağı, Hizan Karakovan Balı

Zeytinyağlı Sebze Bayıldı, Yanık Denizli Yoğurdu

Deniz Levreği, Tarama

Urla Sakız Enginarı, Tokat Asma Yaprağı

Kuzu Göbeği Mantarlı Firik Bulguru

Dana Kaburga Tandır, Yanık Trabzon Tereyağı, Patlıcan

Mantı, Tütsülenmiş Ayaş Domates Salçası

Milk Baklava, Antep Fıstığı Köpüğü, Bergamot

Maraş Dondurması

Şef Fatih Tutak, gala yemeğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi.”


ATF26 Türkiye’den Eğitime Destek Çağrısı: ATF SHE Eğitim Burs Fonu

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ATF26 Türkiye’den Eğitime Destek Çağrısı: ATF SHE Eğitim Burs Fonu

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF Türkiye), Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliğiyle hayata geçirdiği ATF SHE – Sustainable Hospitality Education Scholarship burs fonu ile turizm ve otelcilik alanında eğitim gören genç kadınların eğitim yolculuğuna destek olmayı sürdürüyor.

Geçtiğimiz yıl başlatılan ve sektörde önemli bir farkındalık oluşturan ATF SHE Burs Fonu, bu yıl ATF Türkiye’nin “Hospitality Intelligence” vizyonu doğrultusunda daha güçlü bir sosyal fayda projesi olarak konumlanıyor.

Sürdürülebilirlik Taahhüdünüzü Kalıcı Bir Sosyal Etkiye Dönüştürün

Turizm sektöründe sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil; toplumsal gelişime katkı sağlamak da bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Türkiye Sürdürülebilir Turizm Kriterleri kapsamında yer alan “Yerel halkın/Bölge halkının desteklenmesi” ilkesi, turizm işletmelerini sosyal fayda yaratan çalışmaları desteklemeye teşvik ediyor. Eğitim, fırsat eşitliği ve burs programları da bu kapsamda öncelikli destek alanları arasında yer alıyor.

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF Türkiye) ve Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliğiyle hayata geçirilen ATF SHE – Sustainable Hospitality Education Burs Fonu, turizm işletmelerine bu sorumluluğu somut ve kalıcı bir toplumsal faydaya dönüştürme fırsatı sunuyor.

Fona sağlanacak her katkı, turizm eğitimi alan genç kadınların eğitim yolculuğunu desteklerken; işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerini, sosyal etki vizyonunu ve topluma değer katma yaklaşımını güçlü bir şekilde hayata geçirmesine katkı sağlıyor. Böylece sürdürülebilirlik taahhüdü, gelecek nesillere uzanan kalıcı bir yatırıma dönüşüyor.

ATF Kurucusu Selçuk Meral, ATF SHE kapsamında paydaş katkısının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası Antalya Turizm Fuarı olarak, turizmin geleceğinin eğitimli, vizyon sahibi ve güçlü kadınlarla şekilleneceğine inanıyoruz. ATF SHE ile sektörümüzü yalnızca bugünün değil, yarının turizm profesyonellerine de katkı sunmaya davet ediyoruz.”

Türkiye’nin ve Akdeniz’in en verimli turizm fuarı olmanın ötesinde turizmin vizyon buluşması olarak konumlanan ATF Türkiye, bu yıl da sürdürülebilirlik ve sosyal katkı alanlarında projeler üretmeye, sektörde farkındalık oluşturmaya devam ediyor.

ATF SHE Eğitim Burs Fonu hakkında bilgi almak ve destek olmak için bu linke tıklayabilirsiniz: https://bagis.tev.org.tr/burs-fonu-bagisi?q=29918&k=34974


Izaka Terrace’tan Chef’s Table Gecesi: Lezzet ve Dayanışma Aynı Sofrada


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Izaka Terrace’tan Chef’s Table Gecesi: Lezzet ve Dayanışma Aynı Sofrada

Boğaz’ın büyüleyici manzarasına ev sahipliği yapan Izaka Terrace, gastronomi dünyasının başarılı şeflerini aynı sofrada bir araya getiren, lezzeti sosyal fayda ile buluşturan özel bir gastronomi akşamına ev sahipliği yaptı.2 Temmuz Perşembe akşamı gerçekleşen Chef’s Table gecesi, İstanbul’un önde gelen şeflerini ve gastronomi tutkunlarını aynı sofrada buluşturdu.

Izaka Terrace Executive Chef’i Serhat Eliçora’nın ev sahipliğinde, Fairmont Quasar İstanbul Aila Restaurant Şefi Kemalcan Yurttaş ve Tola Restaurant Şefi Atakan Özen’in katkılarıyla gerçekleşen gecede, şeflerin bu geceye özel hazırladığıimza lezzetler konuklarla buluştu.

Gastronominin birleştirici gücünü sosyal fayda ile buluşturan geceden elde edilen tüm gelir Darüşşafaka’ya bağışlandı. Bu anlamlı buluşma sayesinde konuklar, unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşarken aynı zamanda eğitime destek olmanın mutluluğunu da paylaştı.

“3 Şef 1 Sofra 3 Hikâye” konseptiyle gerçekleştirilen gecede sunulan özel menü, Chef Atakan Özen’in Zeytinyağlı Enginar ile başladı.  Ardından ara sıcak olarak Chef Serhat Eliçora’nın Karides Tartıkonukların beğenisine sunuldu. Ana yemek olarak Chef Kemalcan Yurttaş’ın Gömlek Yağına Sarılmış Kuzu Sırtı servis edildi.Gecenin finali ise Chef Serhat Eliçora Çırpılmış Cheesecake’i ile yapıldı.

Her bir tabağa, Şarap Uzmanı Alp Açık tarafından seçilen ve lezzetlerin karakterini tamamlayan özel şarap eşleşmeleri eşlik etti.

Lezzetin, kültürün ve dayanışmanın aynı sofrada buluştuğu Chef’s Table gecesi, Izaka Terrace’ın gastronomi dünyasına sunduğu özel deneyimler arasında yerini alırken, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.


İstanbul Marriott Hotel Pendik, Turizm Paydaşlarını Geleneksel “Yaza Merhaba” Buluşmasında Ağırladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İstanbul Marriott Hotel Pendik, Turizm Paydaşlarını Geleneksel “Yaza Merhaba” Buluşmasında Ağırladı

İstanbul Marriott Hotel Pendik, turizm sektörünün değerli paydaşlarını gelenekselleşen “Yaza Merhaba Partisi” kapsamında bir araya getirdi. Güçlü iş birliklerini pekiştirmek, sektör profesyonellerini sosyal bir ortamda buluşturmak ve dayanışma kültürünü güçlendirmek amacıyla düzenlenen etkinlik, yoğun katılımla ve keyifli bir atmosferde gerçekleştirildi.


Otelin eşsiz deniz manzarasına sahip terasında düzenlenen organizasyonda konuklar; özenle hazırlanan lezzetler, özel kokteyller ve DJ performansı eşliğinde unutulmaz bir yaz akşamı yaşadı. Müzik, dans ve samimi sohbetlerle renklenen gece boyunca turizm sektörünün farklı alanlarından temsilciler bir araya gelerek hem mevcut iş birliklerini pekiştirdi hem de yeni iş birliklerinin temellerini atma fırsatı buldu. Etkinlik boyunca yaşanan yüksek enerji ve sıcak atmosfer, katılımcılardan büyük beğeni toplarken, davetliler organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek gecenin uzun süre hafızalarda kalacağını ifade etti.

Etkinlikte konuşma yapan İstanbul Marriott Hotel Pendik Genel Müdürü Emre Güllüler, organizasyonun temel amacının sektör temsilcilerini iş gündeminden uzak, samimi bir ortamda buluşturmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu akşamın amacı iş konuşmak değil; biraz nefes almak, birlikte güzel vakit geçirmek, yeni dostluklar kurmak ve uzun zamandır görüşemediğimiz dostlarımızla hasret gidermek. Turizm, yalnızca misafir ağırlamak değil; güvene, dostluğa ve güçlü ilişkilere dayanan büyük bir ekosistemdir. Bugün burada oluşan bu güzel birliktelik de bunun en değerli göstergelerinden biridir.”

Güllüler ayrıca organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen tüm otel ekibine teşekkür ederek, bu tür buluşmaların turizm sektöründeki dayanışmayı güçlendiren önemli geleneklerden biri olmaya devam edeceğini vurguladı.

İstanbul Marriott Hotel Pendik, misafirperverliği yalnızca konaklama deneyimiyle sınırlı görmeyerek, turizm ekosisteminin tüm paydaşlarıyla kurduğu güçlü ilişkileri bu tür geleneksel organizasyonlarla daha da ileri taşımayı hedefliyor. Turizm sektörünün sürdürülebilir başarısının güvene dayalı iş birlikleri ve ortak vizyonla mümkün olduğuna inanan otel yönetimi, önümüzdeki dönemde de sektör temsilcilerini bir araya getiren organizasyonlara ev sahipliği yapmayı sürdüreceğini belirtti.


Turkcell Genel Müdürü, Dünya GSM Birliği Teknoloji Grubu Başkanı oldu

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Ali Taha Koç’a Dünya GSM Birliği’nde stratejik görev

Turkcell Genel Müdürü, Dünya GSM Birliği Teknoloji Grubu Başkanı oldu

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, dünya genelinde 1000'den fazla operatör ve şirketi bir araya getiren Dünya GSM Birliği'nin (GSMA) Teknoloji GrubuBaşkanlığı'na getirildi. Aynı zamanda Birliğin Yönetim Kurulu Üyesi de olan Koç, 5 Ekim'de Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde gerçekleştirilecek Teknoloji Grubu toplantılarına da başkanlık edecek. Stratejik bir platformda üstlendiği bu görevden duyduğu gururu ifade eden Dr. Ali Taha Koç, "Bu görevi hem Türkiye'nin hem de Turkcell'in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek adına çok önemli bir fırsat ve sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell'in 32 yıllık birikimini global ekosistemle paylaşmaya devam edeceğiz" dedi.

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Dünya GSM Birliği GSMA’nın Teknoloji Grubu Başkanı oldu. Ürün ve teknoloji mimarisi, şebeke evrimi, iş birliklerinin genişletilmesi, global standartlar ve çalışma gruplarının koordinasyonu gibi başlıklarda çalışmalar yürüterek Yönetim Kurulu’na destek veren GSMA Teknoloji Grubu, birlik bünyesinde önemli bir görev üstleniyor. 

Dr. Ali Taha Koç’un GSMA Teknoloji Grubu Başkanı seçilmesi, Turkcell’in GSMA Yönetim Kurulu üyeliğiyle güçlenen küresel temsilini daha da stratejik bir seviyeye taşıyor. Bu yeni görev, Türkiye’nin ve Turkcell’inmobil iletişim, dijital altyapı, yapay zekâ, siber güvenlik gibi alanlarda sektöre daha etkin katkı sunması açısından da büyük öneme sahip. 

“Türkiye’nin ve Turkcell’in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil ediyoruz”

GSMA gibi dünya mobil iletişim sektörüne yön veren bir kuruluşta böylesine önemli bir görev daha üstlenmekten duyduğu gururu ifade eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “GSMA, mobil iletişim sektörünün ortak aklı, ortak sesi ve en güçlü küresel buluşma platformu konumunda. Turkcell olarak GSMA ile 25yılı aşkın süredir devam eden köklü bir iş birliğimiz var. Bu görevi hem Türkiye’nin hem de Turkcell’in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek adına çok önemli bir fırsat ve sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell’in 32 yıllık liderlik birikimini, güçlü saha deneyimini, dijital servislerdeki uzmanlığını ve insan odaklı teknoloji yaklaşımını global ekosistemle paylaşmayı sürdüreceğiz. Amacımız, yapay zekâ, güvenlik, otonom şebekeler ve yeni nesil bağlantı teknolojileri gibi alanlarda sektörümüzün daha somut, uygulanabilir ve ortak fayda üreten sonuçlara ulaşmasını sağlamak.” 

“Türkiye, konumu ve potansiyeliyle global teknoloji ekosistemi içinde özel bir yere sahip”

Turkcell’in GSMA çatısı altında politika, teknoloji ve strateji gibi çok geniş bir yelpazede aktif rol üstlendiğinede işaret eden Dr. Koç, “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya arasındaki köprü konumuyla ve genç nüfusuyla küresel teknoloji ekosistemi içinde çok özel bir yere sahip. Bu yeni dönemde de GSMA gündemine ve ülkemizin dijitalleşmesine ciddi katkılar sunmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle beni bu göreve layık gören GSMA yönetimine ve üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. 

Hindistan’da düzenlenecek olan Teknoloji Grubu toplantılarına başkanlık edecek

Dr. Ali Taha Koç, yeni görevi kapsamında 5 Ekim 2026’da Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde düzenlenecek GSMA Teknoloji Grubu toplantılarına da başkanlık edecek. Toplantıda mobil iletişim sektörünün teknoloji yol haritası, güvenli ve sürdürülebilir dijital altyapılar, operatörler arası ortak çalışma alanları ve küresel ölçekte birlikte çalışabilirliği güçlendirecek başlıkların ele alınması planlanıyor.

Güvenlikten iş birliğine kadar pek çok alanda sektörün gündemini belirliyor

GSMA Teknoloji Grubu, yeni nesil şebeke mimarileri, ağ dilimleme(network slicing) ve bulut tabanlı teknolojiuygulamaları gibi alanlarda sektörün ortak standartlarını belirliyor. Grup ayrıca siber güvenlik, kullanıcı rızası yönetimi, kritik acil çağrı servisleri ve küresel ağ sertifikasyon süreçlerinde de bu standardizasyon çalışmalarını yürütüyor. Yapay zekâ odaklı otonom ağ yönetimi, gelişmiş bulut altyapıları ve büyük teknoloji şirketleriyle yürütülen teknoloji iş birlikleriyle mobil ekosistemin teknolojik dönüşümüne ve geleceğin dijital altyapı gündemine yön veriyor. Bu çalışmalar, 5G’nin yaygınlaşması ve 6G’ye hazırlık sürecinde mobil operatörlerineşgüdüm içinde hareket etmesi açısından yol gösterici bir rol oynuyor.


İstanbul Lütfi Kırdar'dan Açık Hava Etkinliklerine Yeni Soluk

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul'un merkezinde, Boğaz ve şehir siluetini aynı karede buluşturan Maçka Teras, yenilenen konseptiyle kurumsal etkinliklerden özel davetlere kadar farklı organizasyonlar için kapılarını yeniden açtı.

İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı (ICEC), etkinlik sektöründeki güçlü altyapısını açık hava organizasyonlarına taşıyan Maçka Terası yenileyerek yeniden hizmete sundu.

2.500 metrekarelik kullanım alanı, 1.500 kişiye ulaşan kapasitesi ve İstanbul'un eşsiz panoramik manzarasıyla dikkat çeken Maçka Teras; gala yemekleri, lansmanlar, ödül törenleri, kurumsal davetler, kokteyller, yaz organizasyonları ve özel etkinlikler için şehrin en seçkin açık hava mekânlarından biri olarak konumlanıyor.

Şehrin merkezindeki konumu sayesinde ulaşım kolaylığı sunan Maçka Teras, ICEC'in profesyonel organizasyon deneyimi ve teknik altyapısıyla birleşerek katılımcılara prestijli ve unutulmaz bir etkinlik deneyimi vadediyor.

İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü Deniz Dikkaya, yenilenen Maçka Teras ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

"Etkinlik sektöründe artık mekânlar yalnızca organizasyonların gerçekleştirildiği alanlar değil; markaların hikâyelerini anlattıkları, katılımcılara deneyim yaşattıkları özel platformlar haline geldi. Maçka Teras'ı da bu anlayışla yeniden tasarladık. İstanbul'un en etkileyici şehir manzaralarından birine sahip bu alanın, özellikle yaz döneminde ulusal ve uluslararası organizasyonların tercih ettiği prestijli bir buluşma noktası olacağına inanıyoruz. İstanbul Lütfi Kırdar olarak misafirlerimize yalnızca bir etkinlik alanı değil, unutulmaz deneyimler sunmaya devam edeceğiz."

Şehrin Kalbinde Prestijli Organizasyonlar

Yenilenen Maçka Teras, organizasyon profesyonellerine ve markalara birçok avantajı aynı anda sunuyor.

2.500 m² açık hava etkinlik alanı

1.500 kişiye kadar etkinlik kapasitesi

İstanbul'un panoramik şehir manzarası

Merkezi konum ve kolay ulaşım

Gala yemekleri, lansmanlar, kokteyller ve kurumsal etkinliklere uygun esnek kullanım

ICEC'in profesyonel operasyon, teknik altyapı ve organizasyon desteği

İstanbul'un tarihi dokusunu modern etkinlik anlayışıyla buluşturan Maçka Teras, yaz sezonuyla birlikte hem ulusal hem de uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Etkinlik talepleri ve rezervasyonlar hakkında detaylı bilgi almak isteyen kurum ve organizasyonlar sales@icec.org adresi üzerinden İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı satış ekibiyle iletişime geçebiliyor


İDO, Akçay–Midilli Seferleri 17 Temmuz’da Başlıyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İDO, Kuzey Ege’deki Uluslararası Sefer Ağına Yeni Bir Hat Ekliyor: Akçay–Midilli Seferleri 17 Temmuz’da Başlıyor

Ege’de başlattığı uluslararası deniz ulaşımı ağını genişletmeye devam eden İDO, 17 Temmuz itibarıyla Balıkesir Akçay ile Yunanistan’ın Midilli Adası arasında düzenli seferlere başlıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Akçay Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen yeni hat, bölge turizmine, yerel ekonomiye ve iki yaka arasındaki sosyal ve kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Biletler satışa açılırken, seferlerin yaz sezonu boyunca devam etmesi planlanıyor.

Türkiye’nin deniz ulaşımındaki öncü markalarından İDO, Ege’deki uluslararası sefer ağını yeni destinasyonlarla büyütmeyi sürdürüyor. 2024 yılında uluslararası hatlarıyla önemli bir başarı yakalayan İDO, şimdi de Balıkesir’in önemli turizm merkezlerinden Akçay ile Yunanistan’ın Midilli Adası arasında yeni bir deniz ulaşım hattını hizmete sunuyor.

17 Temmuz’da başlayacak Akçay–Midilli seferleri için biletler satışa açıldı. Yaklaşık 90 dakika sürecek yolculuklarla iki nokta arasında hızlı, konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sunacak. Yeni hat, yaz sezonu boyunca karşılıklı olarak Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri hizmet verecek. 27 Eylül'de sezonu kapatacak olan hattın Akçay'dan kalkışı saat 07.30'da, Midilli'den kalkışı ise 17.00'de olacak. Sefer günleri ve saatlerine ilişkin en güncel bilgiler İDO'nun resmi satış kanallarından takip edilebilir.

Yeni hat, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Akçay Belediyesi ile kurulan iş birliği sayesinde hayata geçirilirken, bölgenin turizm potansiyelini desteklemesi, yerel ekonomiye katkı sağlaması ve iki ülke arasında karşılıklı ziyaretleri artırması hedefleniyor.

GELEN YOĞUN İSTEK ÜZERİNE AKÇAY MİDİLLİ HATTI DEVREYE ALINDI 

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, şunları söyledi:“Uluslararası seferlerimiz, yolcularımızdan gördüğü yoğun ilgiyle her geçen yıl daha da güçleniyor. Bu ilgi doğrultusunda Ege’deki ulaşım ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Akçay Belediyesi ile gerçekleştirdiğimiz değerli iş birliği sayesinde Akçay–Midilli hattını hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”

Dr. Orhan, yeni hattın yalnızca ulaşımı kolaylaştıran bir yatırım olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:“Akçay–Midilli hattı, Kuzey Ege’nin turizm hareketliliğine ivme kazandıracak, bölge ekonomisine katkı sağlayacak ve iki yaka arasındaki kültürel bağları daha da güçlendirecek önemli bir adım. İDO olarak deniz ulaşımını yalnızca bir ulaşım hizmeti değil; şehirleri, kültürleri ve insanları birbirine bağlayan güçlü bir köprü olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de yeni rotalar ve iş birlikleriyle uluslararası sefer ağımızı geliştirmeyi sürdüreceğiz.”

Yaz sezonunda hizmet verecek Akçay–Midilli hattının hem Türkiye’den Midilli’ye seyahat etmek isteyen misafirlerden hem de adadan Balıkesir ve çevresini ziyaret edecek turistlerden yoğun ilgi görmesi bekleniyor. İDO, yeni hattıyla Kuzey Ege’deki turizm hareketliliğine katkı sunarken, uluslararası deniz ulaşımındaki büyümesini de kararlılıkla sürdürüyor.


Bodrum’daki Yeni Yaşam Adresi MontesbyMissoni İlk Kez Kapılarını Açtı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bodrum’daki Yeni Yaşam Adresi MontesbyMissoni İlk Kez Kapılarını Açtı

RMA Holding tarafından Bodrum Yalıkavak’ta hayata geçirilen MontesbyMissoni, projenin imza evinde gerçekleşen özel bir davetle ilk misafirlerini ağırladı. Seçkin isimlerin katılımıyla düzenlenen buluşmada davetliler, Missoni’nin ikonik tasarım anlayışından ilham alan yaşam alanlarını yakından keşfederken, Bodrum’un eşsiz atmosferinde markanın yaşam vizyonunu deneyimleme fırsatı buldu.


MontesbyMissoni’de gerçekleşen etkinliğe Aysel Akçay, Aylin Erbilgin, Barış-Ezgi Çelikkol, Ceren-Gökhan Mumcu, Özalp-Şule Argüder, Gamze Saraçoğlu, Ayşe-Erol Demirer,Jülide-Mehmet Ali Berkman, Eray Dinç, Pınar Solu, Selahattin Dönmez, Sibe-Ümit Özeflatun, Serhat-Aylin Yalçıngibi isimler katıldı. Bu özel buluşmada davetliler, projenin mimari detaylarını RMA Holding Satış ve Pazarlama Direktörü Ümit Türüdü’den dinleme fırsatı bulurken, Missoni estetiğinin yaşam alanlarına yansıyan detaylarını yakından inceledi. Gün batımına uzanan keyifli davette konuklar, Bodrum’un rafine yaşam kültürünü deneyimledi.


Yalnızca bir rezidans projesi olmanın ötesine geçen MontesbyMissoni; tasarım, moda, sanat ve yaşam stilini bir araya getiren yeni nesil bir yaşam destinasyonu olarak öne çıkıyor. Son yıllarda global yaşam trendlerinin odağındaki destinasyonlardan biri haline gelen Bodrum’da yükselen proje, markalı konut anlayışına yeni bir perspektif kazandırıyor.


2027 yazında yaşamın başlaması planlanan MontesbyMissoni, aynı dönemde açılması hedeflenen MissoniBeach ile birlikte Yalıkavak’ın yaşam sahnesine yeni bir enerji katmaya hazırlanıyor. Moda, tasarım ve Akdeniz yaşam stilinin kesişiminde konumlanan proje, Bodrum’un uluslararası yaşam destinasyonu kimliğini güçlendiren yeni adreslerden biri olmaya aday.


7 Temmuz 2026 Salı

Ready to Stay by Dedeman Kilis ile Şehrin İlk Kurumsal Oteli İçin İmzalar Atıldı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Dedeman Hospitality Güneydoğu'daki Büyümesini Sürdürüyor: Ready to Stay by Dedeman Kilis ile Şehrin İlk Kurumsal Oteli İçin İmzalar Atıldı

Ready to Stay by Dedeman Kilis için imzalar atıldı. Dedeman Hospitality, Güneydoğu Anadolu'nun yükselen şehirlerinden Kilis'te hayata geçireceği yatırımla şehrin ilk kurumsal otelini turizme kazandırmaya hazırlanıyor. HMC Otelcilik Turizm Ticaret Ltd. Şti. yatırımıyla geliştirilecek proje, artan ticari hareketlilik ve dönüşen ekonomik yapısıyla öne çıkan Kilis'in konaklama altyapısına yeni bir soluk getirecek.

Türkiye'nin ilk yerli otel zinciri olarak altmış yılı aşkın köklü mirasını yenilikçi markalarıyla geleceğe taşıyan Dedeman Hospitality, Türkiye'nin gelişim potansiyeli yüksek şehirlerine yönelik büyüme stratejisini yeni yatırımlarla genişletmeye devam ediyor. Bu stratejinin son halkası olan Ready to Stay by Dedeman Kilis, yalnızca markanın Güneydoğu Anadolu'daki büyümesini güçlendiren bir yatırım değil; aynı zamanda Kilis'in ilk kurumsal oteli olarak şehrin turizm ve iş dünyası açısından önemli bir eşiği temsil ediyor.

Son yıllarda üretim, lojistik ve sınır ticaretinde artan hareketlilikle birlikte dikkat çeken Kilis; Organize Sanayi Bölgesi yatırımları, stratejik ulaşım avantajı ve gelişen ekonomik yapısıyla yeni yatırım kararlarının odak noktalarından biri haline geliyor. Özellikle Polateli–Şahinbey Organize Sanayi Bölgesi'nin sağlayacağı ekonomik ivme, Öncüpınar Gümrük Kapısı'nın bölgesel ticarette üstlendiği rol ve artan iş seyahatleri, şehirde nitelikli konaklama ihtiyacını her geçen gün daha görünür kılıyor.

Dedeman Hospitality de bu dönüşümü uzun vadeli bir perspektifle değerlendirerek Ready to Stay by Dedeman markasını Kilis'e taşıyor. Yeni yatırım, yalnızca modern bir konaklama alternatifi sunmayı değil; şehrin ekonomik gelişimini destekleyen, yatırım ortamını güçlendiren ve bölgesel hareketliliğe katkı sağlayan sürdürülebilir bir değer oluşturmayı hedefliyor.

Güneydoğu'nun Yükselen Şehirlerinden Kilis Yeni Bir Döneme Hazırlanıyor

Tarih boyunca Mezopotamya ile Anadolu arasında önemli bir geçiş noktası olan Kilis, bugün sahip olduğu kültürel mirası ekonomik dönüşümüyle birleştiren şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüzyıllardır ticaret yollarının kesişiminde yer alan şehir; geleneksel zeytin üretimi, zengin mutfağı, tarihî yapıları ve inanç turizmine uzanan kültürel birikimiyle ziyaretçilerine özgün bir deneyim sunuyor. Bununla birlikte Kilis'in geleceğini şekillendiren en önemli dinamiklerden biri, bölgesel ticaret ve sanayi yatırımlarındaki ivme.


Üretim kapasitesini artıran organize sanayi yatırımları, sınır ticaretinde yaşanan hareketlilik ve gelişen lojistik ağı, şehri yalnızca Güneydoğu Anadolu için değil, Türkiye'nin yeni ekonomik merkezleri arasında da öne çıkarıyor. İş dünyasının artan ilgisiyle birlikte konaklama altyapısına duyulan ihtiyaç da aynı ölçüde büyüyor. Ready to Stay by Dedeman Kilis, tam da bu ihtiyaca cevap vermek üzere geliştirilirken; şehrin ilk kurumsal oteli olarak ulusal ve uluslararası ziyaretçilere güvenilir, standartları yüksek ve çağdaş bir konaklama deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

Kilis'in İlk Kurumsal Oteli, Şehrin Geleceğine Duyulan Güvenin Simgesi

HMC Otelcilik Turizm Ticaret Ltd. Şti. ortakları Kilis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hacı Mustafa Celkanlı ve Rıdvan Savaşçıoğlu yatırımıyla hayata geçirilen Ready to Stay by Dedeman Kilis, Kilis şehir merkezinde, otogarın hemen karşısında konumlanarak; iş seyahatlerinin yanı sıra inanç, kültür ve gastronomi odaklı ziyaretler için şehre gelen misafirlere de çağdaş bir konaklama deneyimi sunacak.

Toplam 48 oda ve 96 yatak kapasitesine sahip olacak otelin Ekim 2026 tarihinde kapılarını açması planlanıyor. Oda-kahvaltı konseptiyle hizmet verecek Ready to Stay by Dedeman Kilis; modern mimarisi, fonksiyonel yaşam alanları ve erişilebilir hizmet modeliyle günümüz şehir otelciliğinin beklentilerine cevap verecek. Polateli–Şahinbey Organize Sanayi Bölgesi'ne ve Öncüpınar Gümrük Kapısı güzergâhına yakın konumuyla üretim, sanayi, lojistik ve sınır ticareti kapsamında bölgeye gelen ziyaretçiler için güvenilir bir konaklama alternatifi oluştururken; merkezi lokasyonu sayesinde Ravanda Kalesi, Ulu Cami, tarihî çarşı ve Kilis'in öne çıkan kültürel duraklarına kolay erişim sağlayarak misafirlerine şehrin tarihini, kültürünü ve zengin mutfak geleneğini keşfedebilecekleri bütüncül bir şehir deneyimi sunacak.

Ready to Stay by Dedeman Kilis: Güçlü Bir İş Birliği, Ortak Bir Vizyon

İmza törenine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Türkiye'nin büyüme potansiyeli yüksek şehirlerinde yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten yatırımlara odaklandıklarını belirterek şunları söyledi:

"Her şehir kendi dinamikleriyle büyüyor ve biz her yatırım kararımızı o şehrin potansiyelini doğru okuyarak alıyoruz. Kilis bugün yalnızca sınır kenti kimliğiyle değil; gelişen ticaret hacmi, üretim kapasitesi, organize sanayi yatırımları ve artan iş hareketliliğiyle dikkat çekiyor. Ready to Stay by Dedeman Kilis ile şehrin ilk kurumsal otelini hayata geçirirken yalnızca yeni bir tesis açmıyor, Kilis'in geleceğine duyduğumuz güveni de somut bir yatırımla ortaya

Temmuz 2026

koyuyoruz. Bu projenin hem iş dünyasına hem de şehrin turizm potansiyeline uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz."

Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve dördüncü kuşak temsilcisi Murat Özmestçi ise Ready to Stay by Dedeman markasının değişen seyahat alışkanlıklarına cevap veren yeni nesil şehir otelciliği anlayışını temsil ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Bugün iş amaçlı seyahat eden misafirler kadar, şehirleri kültürü, gastronomisi ve yerel deneyimleriyle keşfetmek isteyen yeni bir ziyaretçi profili de oluşuyor. Ready to Stay by Dedeman markasını bu değişen beklentileri karşılamak üzere geliştirdik. Kilis; iş dünyasının dinamizmini, köklü tarihini ve zengin kültürel mirasını bir arada sunan şehirlerden biri. Bu nedenle Ready to Stay by Dedeman Kilis'in, markamızın sunduğu şehir otelciliği anlayışını en doğru şekilde yansıtacağına inanıyoruz."

HMC Otelcilik Turizm Ticaret Ltd. Şti. ortağı ve Kilis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hacı Mustafa Celkanlı ise yatırımın şehir adına önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Kilis son yıllarda üretim, ticaret ve yatırım alanlarında önemli bir ivme yakaladı. Bu gelişimin sürdürülebilir olması için güçlü bir konaklama altyapısına ihtiyaç duyuyorduk. Şehrimizin ilk kurumsal otelini Dedeman Hospitality gibi köklü ve güvenilir bir markayla hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Ready to Stay by Dedeman Kilis'in yalnızca konaklama sektörüne değil; yatırım ortamına, iş dünyasına ve turizm hareketliliğine de önemli katkılar sağlayacağına, aynı zamanda Kilis'in gelişen vizyonunu yansıtan önemli bir değer olacağına inanıyoruz."

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin (UGFF), Kars edisyonu başlıyor.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başlıyor!

Gastronomi ve sinemanın buluşma noktası Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin (UGFF), Kars edisyonu başlıyor. 

Uluslararası Gastronomi Film Festivali'nin Kars edisyonu, 10-12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, Gastro Sınıf ve Sine Sınıf etkinliklerinden UGFF söyleşilerine, Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi gösterimlerinden açık hava film gösterimine, belgesel gösterimleri ve söyleşilere uzanan zengin bir etkinlik programına ev sahipliği yapacak.

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Yeni Durağı “Kars”

Urla, Londra ve Çeşme edisyonlarının ardından rotasını Kars'a çeviren Uluslararası Gastronomi Film Festivali, üç gün boyunca Kars Merkez, Boğatepe ve Ani'de sinema, gastronomi, kültürel miras ve eğitimi buluşturan zengin programıyla katılımcılarla buluşacak.

Festivalin ilk günü Kars Merkez’de gerçekleştirilecek panel, söyleşi, belgesel ve film gösterimleriyle başlayacak. Sinema ve gastronomi ekseninde düzenlenecek etkinliklerde sürdürülebilirlik, kültürel miras, mekan tasarımı, yerel mutfak kültürü ve Kars’ın sinemadaki yeri farklı disiplinlerden isimlerin katılımıyla ele alınacak.

Festivalin ikinci günü Boğatepe’de devam edecek programda kültürel miras, eğitim ve sinemayı buluşturan etkinlikler gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim odaklı panellerle bölgenin tarihi ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirilecek. Günün sonunda ise Kars Merkez’de düzenlenecek açık hava gösterimiyle sinemaseverler bir araya gelecek.

Festivalin son gününde katılımcılar, Ani’de düzenlenecek kültürel gezi programında bir araya gelecek. Tarihi mirasın yerinde deneyimleneceği programla festival, Kars’ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyimle sona erecek.

Festival Programı:

10 Temmuz Cuma – Kars Merkez Programı

11.45 – 12.30

Gastrosınıf: Mutfağın Vicdanı: Gastronomide Etik ve Sürdürülebilirlik

Konuşmacı: Efe Çetin, Eyüp Gül

Moderatör: Yalçın İnam

📍 Otel 1924 Bahçe

12.45 – 13.30

UGFF Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi

Salyangozun Yolculuğu, The Table, Agop'un Kazı

📍 Otel 1924 Dağıstan Salonu

14.30 – 15.15

UGFF Söyleşi: Ustalık, Zanaat ve Hikâye: Bir Yemeği Kültüre Dönüştüren Nedir?

Cüneyt Asan, Hazer Amani, Suat Yılmaz

📍 Grand Ani Hotel

15.45 – 16.30

UGFF Söyleşi: Hikâyeler Anlatan Mekânlar Tasarlamak

Bekir Kaya, Kay Ngee Tan

📍 Otel 1924 Dağıstan Salonu

16.45 – 17.30

UGFF Söyleşi: Sofradan Perdeye; Kars'ın Kültürel Hafızası

Aliona Palazhchenko, Deniz Zeyrek, Taşkın Çağatay Yamen

📍 Otel 1924 Bahçe

17.45 – 18.30

Sinesınıf: Kars Filmleri Üzerine

Ertuğrul Karslıoğlu, Faruk Hacıhafızoğlu, Reis Çelik

Moderatör: İnan Ercan

📍 Otel 1924 Bahçe

17.45 – 19.30

Film Gösterimi & Söyleşi: "Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var"

Yönetmen: Rıza Sönmez

📍 Otel 1924 Dağıstan Salonu

20.30 – 22.24

Açık Hava Film Gösterimi

Nonnas (Büyükanneler Restoranı ) (112')

Yönetmen: Stephen Chbosky

📍 Labris Restoran

________________________________________

11 Temmuz Cumartesi – Boğatepe Programı

10.30

Sergi, Peynir ve Öğretmen Müzesi Açılışı

📍 Zavot KÖK Köy Öğretmeni, Kültür ve Sanat Evi

11.00 – 11.45

UGFF Seçki Belgesel Gösterimi

Döngü

Yönetmen: Bulut Renas Kaçan

📍 Zavot KÖK

12.45 – 14.00

Belgesel Gösterimi & Söyleşi

Son Enstitüler

Yönetmen: Taşkın Çağatay Yamen

📍 Zavot KÖK

14.15 – 15.00

Söyleşi: Köy Enstitüleri ile Anadolu Rönesansı ve Alternatif Eğitim Modelleri

Alper Akçam, Ceyhan Temürcü

📍 Zavot KÖK

15.30 – 16.00

Söyleşi: Köy Enstitülerinden Kent Enstitülerine (Online)

Selçuk Şirin

📍 Zavot KÖK

11 Temmuz Cumartesi – Kars Merkez Programı

20.30 – 22.10

Açık Hava Film Gösterimi

Sinema Bir Mucizedir (103')

Yönetmenler: Memduh Ün, Tunç Başaran

Kadir İnanır'ın anısına…

📍 Labris Restoran

________________________________________

12 Temmuz Pazar – Ani Programı

11.30 – 13.30

Faruk Torunoğlu rehberliğinde Ani Harabeleri Gezisi

📍 Ani

GigiRigolatto, Bodrum Mandarin Oriental, Bodrum’daki yeni konseptiyle kapılarını tekrardan açıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


GIGI RIGOLATTO,2026 YAZ SEZONUNDA MANDARIN ORIENTAL, BODRUM’DA KAPILARINI YENİDEN AÇTI

İtalyan Rivierası’nın zamansız plaj kültürünü Bodrum’un enerjisiyle buluşturan GigiRigolatto, Bodrum, 10 Haziran itibarıyla Mandarin Oriental, Bodrum’daki yeni konseptiyle kapılarını tekrardan açıyor.

Deniz, müzik, gastronomi ve sosyal yaşamı tek bir akışta bir araya getiren Gigi Rigolatto, Bodrum; sabahın ilk saatlerinden gün batımına, gün batımından gecenin ritmine uzanan kesintisiz bir sahil deneyimi sunuyor.

Geçtiğimiz yaz Türkiye’deki ilk sezonuyla dikkat çeken Gigi Rigolatto, Bodrum; bu sezon plaj yaşamını odağına alan yaklaşımını daha da güçlendiriyor. Cennet Koyu’nun büyüleyici atmosferinde konumlanan mekan, yalnızca bir restoran değil; gün boyu yaşayan sofistike bir plaj destinasyonu olarak öne çıkıyor. Deniz kenarında başlayan ritim öğle saatlerinde plajda deniz kum ve güneşin tadını çıkarmanızı sağlarken, Bellini’lerle eşlik edilen aperitivo saatleri ve müzikle birlikte geceye taşınan enerjisiyle unutulmaz bir gün geçirmenizi sağlıyor.

İkinci sezonunda daha da zenginleşen konseptiyle Gigi Rigolatto, Bodrum; plaj kültürü, gastronomi, müzik ve sosyal yaşam dünyasını tek bir atmosfer içinde buluşturuyor. Özel plaj alanları, deniz kenarında konumlanan restoranı, Bellini Bar’ı ve cabana deneyimiyle Gigi Rigolatto, Bodrum sahil yaşamına çağdaş ve rafine bir yorum kazandırıyor. Gün içinde zahmetsiz Riviera ruhunu hissettiren mekan, gün batımıyla birlikte enerjisini değiştirerek Bodrum gecelerinin en dikkat çekici buluşma noktalarından birine dönüşüyor.

Paris, Saint-Tropez, Dubai ve Roma’daki ikonik varlığının ardından global yolculuğunu sürdüren Gigi, yaşam stili ve gastronomiyi bir araya getiren imza yaklaşımını Bodrum’un doğal dokusuyla buluşturuyor. İtalyan “art de vivre” anlayışı, Ege kıyılarında çağdaş ve sofistike bir yorum kazanıyor.

Mekânın tasarımında, zarif ve dengeli estetik yaklaşımıyla tanınan Franco-Meksikalı mimar Hugo Toro imzası öne çıkıyor. Toro’nun dokunuşları, İtalyan sahil evi estetiğini incelikli ve çağdaş bir yorumla yeniden ele alırken; Mandarin Oriental, Bodrum’un büyüleyici doğasıyla uyumlu, zamansız bir karakter ortaya koyuyor.

Gigi Rigolatto, Bodrum, İtalyan mutfağının yalın zarafetini ve mevsimselliğini odağına alan bir menü sunuyor; Toskana ve Puglia gibi bölgelerden ilham alan lezzetler, paylaşım kültürünü ön plana çıkaran sofistike bir seçkiyle sunuluyor. Menüde, Gigi’nin imza lezzetleri arasında yer alan trüflü Arancini, Fagiolini Verdi, Gambero Rosso, limon ve havyar eşliğinde sunulan Linguine ve Tagliata di Filetto gibi seçkin tatlar öne çıkıyor; Vitello Tonnato, carpaccio çeşitleri ve Linguine alle Vongole gibi klasikler ise bu deneyimi zamansız bir dengeyle tamamlıyor. Tatlılarda Tiramisù, Torta al Limone ve Gelato al Pistacchio gibi rafine dokunuşlar sunuluyor; Executive Chef Daniele Di Lella liderliğinde şekillenen mutfak yaklaşımı, Bellini, Limoncello Spritz ve Capri Fizz gibi imza kokteyllerle bütünlük kazanıyor.

Gigi Rigolatto, Bodrum yalnızca gastronomiyle sınırlı kalmıyor; plaj yaşamını stil, müzik ve sosyal deneyimlerle bütünleştiren çağdaş bir Riviera evrenine dönüştürüyor. Cult Gaia gibi markaların butiklerine ev sahipliği yaparken, imza butik seçkisinde mayo, plaj giyimi, aksesuar, ev dekorasyonu, güzellik ve mücevher parçaları yer alıyor. Plaj alanından restoran atmosferine uzanan deneyim, gün boyunca kesintisiz bir keyif yaşatıyor. 

Mandarin Oriental, Bodrum’un büyüleyici atmosferinde Cennet Koyu’nda konumlanan Gigi Rigolatto, Bodrum; sahil yaşamına getirdiği özgün enerji, gün batımından geceye uzanan ritmi ve zahmetsiz lüks anlayışıyla 2026 yaz sezonunun en dikkat çekici plaj destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.


6 Temmuz 2026 Pazartesi

Seyahat Sektörü Liderleri Otonom Yapay Zeka, Yeni Gezginler ve API Üzerine Görüşlerini Paylaştı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



RateHawk Futurecast: Seyahat Sektörü Liderleri Otonom Yapay Zeka, Yeni Gezginler ve API Üzerine Görüşlerini Paylaştı

Otel, uçuş ve transfer rezervasyonu için B2B platformu olan RateHawk, yakın zamanda gerçekleştirdiği çevrimiçi etkinliği RateHawk Futurecast'ten önemli bilgiler paylaştı. RateHawk, TikTok, Lufthansa City Center, Travelport ve MakeMyTrip yöneticileri, seyahat işletmelerinin teknolojik değişimlere, değişen müşteri beklentilerine ve artan pazar belirsizliğine nasıl uyum sağlayabileceğini ele aldı.

RateHawk Genel Müdürü Astrid Kastberg açılış konuşmasında, "Son 10 yıl bize bir şey öğrettiyse, o da değişim hızının yalnızca ivme kazandığıdır. Seyahat işletmeleri için bu hem fırsat hem de belirsizlik yaratıyor" dedi.

Müşterilerle buluşma noktası olarak dijital platformlar ve sosyal medya

Yeni tüketici davranışı, tartışmanın ana odak noktalarından biriydi. Panelistlere göre, giderek daha aktif seyahat eden Z kuşağı müşterileri, önümüzdeki on yılda sektörü etkileyecek talep kalıplarını şimdiden yeniden şekillendiriyor. Başkalarının deneyimleriyle bağ kurmaya istekli olan bu kuşak, geleneksel reklam formatlarından ziyade insanlara ve özgün içeriğe daha fazla güven duyuyor.

Lufthansa City Center'da Satış Yönetiminden Sorumlu Kıdemli Direktör Siiri Palisaar, seyahat profesyonellerinin özellikle genç, dijital yerli müşterilerle bağlantı kurmak için sosyal medya kanallarının artan rolünden yararlanmaları gerektiğini vurguladı: "Seyahat acenteleri, hedef kitlelerinin bulunduğu yer olan sosyal medya ve dijital platformlarda reklam vermeli ve içerik oluşturmalıdır." 

Palisaar, seyahat profesyonellerinin rolünden bahsederken şunları söyledi: “Dünya giderek ‘gürültülü’ hale geliyor ve karar verme süreci hiç de kolaylaşmıyor. Seyahat işletmeleri her zamankinden daha fazla bilgiye sahip, bu da onlara özellikle alakalı teklifler oluşturma olanağı sağlıyor. Seyahat edenlerin belirsizlikle ve aşırı seçenek bolluğuyla başa çıkmalarına yardımcı olduğu için, onların desteğine olan talep artıyor.”

API'ler ve bağlantı altyapısının bir sonraki aşaması

Panelistler, API'lerin gelecekteki seyahat dağıtımı ve otomasyonunun temel bir unsuru olduğuna işaret etti. Travelport Küresel Kurumsal Satışlar Kıdemli Direktörü Sinead Reilly, “API'lerin kişiselleştirme ve bağlantı altyapısı açısından, yapay zeka ve bulut tabanlı teknolojilerle birleştiğinde neler sağlayacağının henüz başındayız. Nihai hedef, ön saflardaki seyahat profesyonellerine daha az parçalı ve daha standartlaştırılmış içerik sunmaktır” dedi.

RateHawk'ın ana şirketi Emerging Travel Group'un Ticari İşler Direktörü Ilya Kravtsov'a göre, daha fazla işletme operasyonlarını dijitalleştirdikçe seyahat API'lerine olan talep artacak. Kravtsov, "Seyahat işletmeleri, onlarca tedarikçi entegrasyonunu yönetmek yerine müşteri edinimine ve hizmetine odaklanmak istiyor, bu nedenle önümüzdeki on yılda birçok güçlü teknoloji iş ortaklığı göreceğiz" diyor. "Seyahat teknolojisi sağlayıcılarının seyahat profesyonellerine sunması gereken bir diğer şey de pazar istihbaratına erişimdir. Örneğin, gelişmekte olan seyahat trendleri ve talep modellerine ilişkin uygulanabilir bilgiler sağlayan bir çözüm olan Talep Değişimi aracını geliştiriyoruz. Ürün şu anda beta test aşamasındadır."

Yapay zekâ ve insan yeteneklerinin sinerjisi

Yapay zekâ alanındaki son gelişmeler üzerine odaklanan bir sohbet etkinliğinde, Emerging Travel Group Başkanı ve CEO'su Felix Shpilman, işletmeleri yeni teknolojileri olgunlaşmalarını beklemek yerine erken benimsemeye teşvik etti. Shpilman, "Beklemeye vaktiniz yok. Basit görevleri tek tek otomatikleştirerek başlayın, süreçten ders çıkarın ve işe yarayanları ölçeklendirin," dedi.

Kravtsov, önümüzdeki on yılda insan-insan etkileşiminin rolüne dikkat çekti: "Ajan yapay zeka, cevap bulmada ve rutin görevleri yerine getirmede mükemmel olsa da, bağlamı anlamada ve empatiyle hizmet sunmada insanlar yeri doldurulamaz olmaya devam edecek."

Kastberg, "Uzun vadeli başarının, değişime yakın duran ve özgüvenle hareket eden işletmelere ait olacağına inanıyoruz," diyerek sözlerini tamamladı.

Futurecast, RateHawk'ın 10. yıl dönümü kampanyasının bir parçası olarak düzenlendi. Etkinlikte RateHawk, Phocuswright ile birlikte yaptığı ve önümüzdeki on yılın en önemli sektör trendlerini tanımlayan ortak çalışmasını sundu.


Ratehawk Hakkında

RateHawk, Emerging Travel Group tarafından geliştirilen yenilikçi bir B2B rezervasyon platformudur. Otel rezervasyonları, uçak biletleri, transferler, araç kiralama ve diğer seyahatle ilgili hizmetler sunmaktadır. Platform ayrıca hızlı ve kullanıcı dostu bir API'ye sahiptir ve müşteri desteği 7/24 hizmet vermektedir.

RateHawk'ın misyonu, seyahat hizmetleri sektöründe, türü veya konumu ne olursa olsun, iş ortaklarına mümkün olan en iyi fiyatları sunmaktır.

Bugün RateHawk, müşterilerine 3,2 milyon otel ve diğer konaklama türüne erişim imkânı sunmakta olup, 250.000'den fazla işletme ve 350 toptancı ile doğrudan sözleşme ilişkisi kurmuştur. Ayrıca 450'den fazla havayolundan uçak bileti ve 150'den fazla ülkede aktarma imkânı da sağlamaktadır.


5 Temmuz 2026 Pazar

BİR ANNENİN 45 YILLIK MÜCADELESİ ULUSLARARASI ÖDÜLLE TAÇLANDI

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


BİR ANNENİN 45 YILLIK MÜCADELESİ ULUSLARARASI ÖDÜLLE TAÇLANDI

45 yıl önce kızı Ayşe Nihan Uğuz’un hastalığıyla başlayan mücadelesini sürdüren Aynur Uğuz, Floransa’da düzenlenen 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu’nda “2026 Life for MPS FamilyAward” ödülüne layık görüldü.

MPS ve ilişkili nadir hastalıklar alanında dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları, hasta derneklerini, gönüllüleri ve aileleri bir araya getiren 2026 Uluslararası MPS Sempozyumu, 4–7 Haziran 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Floransa kentinde gerçekleştirildi.

Sempozyum kapsamında düzenlenen ödül töreninde, MPS topluluğuna uzun yıllardır katkı sağlayan isimler onurlandırıldı. Almanya’dan Carmen Kunkel ile Türkiye’den Aynur Uğuz, MPS topluluğuna sundukları uzun soluklu katkılar, farkındalık çalışmaları ve hasta ailelerine yönelik destekleri nedeniyle “2026 Life for MPS FamilyAward” ile ödüllendirildi.

AynurUğuz’un bu anlamlı ödüle uzanan hikâyesi, kızı Ayşe NihanUğuz ile birlikte verdiği 45 yıllık yaşam mücadelesine dayanıyor. MPS hastalığı nedeniyle yıllarca tanı ve tedavi süreçlerinde mücadele eden Uğuz, kızını kaybettikten sonar bu mücadelesini, başka ailelere umut olmak ve MPS konusunda farkındalık yaratmak amacıyla sürdürdüğü çalışmalarla devam ettirdi.

Kızının yaşamından ve hastalık sürecinden ilham alarak kaleme aldığı “Nadide Çiçeğim Nihan” adlı kitabıyla da MPS hastası bireylerin ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Aynur Uğuz, nadir hastalıklar alanında farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

MPS hastalıkları konusunda yıllardır ailelere destek olmak ve farkındalık oluşturmak için çalışan Aynur Uğuz’un bu ödülle onurlandırılması, verdiği uzun soluklu mücadelenin uluslararası alanda takdir edildiğini gösterdi.

Floransa’daki ödül töreni; yalnızca bir ödül gecesi olmanın ötesinde, nadir hastalıklarla mücadelede sevgi, sabır, dayanışma ve umut dolu hikâyelerin buluştuğu anlamlı bir organizasyon olarak hafızalarda yer aldı.