5 Haziran 2020 Cuma

‘Perakende Sohbetleri’ toplantısı Celal Toprak moderatörlüğünde gerçekleşti...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



FAHİŞ FİYATLARI ENGELLEDİLER RAFLARI BOŞ BIRAKMADILAR

Pandemi sürecinin başlaması ile tüketim ve satın alma alışkanlıklarındaki değişimler, gözlerin perakende sektörüne çevrilmesine neden oldu. Güvenilir Ürün Platformu katkılarıyla düzenlenen ‘Perakende Sohbetleri’ toplantısında ekonomi basını  ile bir araya gelen İstanbul PerderYönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere perakende sektörünün güncel durumu ile ilgili soruları yanıtladı.
Ekonomi Gazetecileri Derneği ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde Celal Toprak moderatörlüğünde
online buluşmada İstanbul Perder Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere şunları söyledi.
PERAKENDE SEKTÖRÜNÜN STOKLARI TAM
Pandemi sürecinin başlaması ile özellikle makarna ve kolonya gibi ürünlerin aşırı talebi nedeni birkaç gün piyasada fahiş fiyatlarla karşılaşıldı ancak PERDER olarak çok hızlı davranarak kamuoyuna gerekli bilgilendirmeyi yaptık, fırsatçılara mahal vermeyeceğimizi, stoklarımızın yeterli olduğunu ve paniğe gerek olmadığını ifade ettik.  Bunu da kendimize görev edindik ve süreç boyunca da bu görevimizi doğru bir şekilde yönettik. Ürün tedariğinde de tüm üretici firmalarla istişare de bulunarak vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılaması için çok özverili bir şekilde çalıştık.Dünya Sağlık Örgütü Eylül-Ekim ayı gibi iki dalga olabileceğinden bahsediyor bizim pandemi sürecinin en başından itibaren hiçbir zaman stok problemimiz olmadı hiçbir şekilde tüketiciyi mağdur etmedik ve ürünle buluşturduk şu an ve ilerisi içinde stoklarımız tamdır.
Marketlerimizde özellikle hijyene çok dikkat ederek hem çalışanlarımızın hem müşterilerimizin sağlığını maksimum seviyede koruduk ve korumaya devam ediyoruz. Perakende sektöründede yeni normal diye bir tabir oluştu artık hem çalışanlar, hem işleyiş hem de tüketici için düzenlemeler ve değişiklikler var.
%860 ARTIŞLA REKOR KOLONYANIN
2019’un ilk çeyreğinde Türkiye’nin toplam tüketim harcamaları 1 trilyon 61 milyon TL bunun %35 ini perakende harcamaları oluşturuyor. Ayrıca tüm sektörlerin toplam cirosu olan 350 milyar TL içinde perakendenin payı %12. Perakende sektöründe toplam çalışan sayısı 2 milyon 720 bin kişi.
Tüketici satınalma alışkanlıklarında önemli değişimler var. Özellikle Mart -Nisanarasında evde yemek yapma oranında % 80’e yakın bir artış var. Ayrıca toplam sepet içinde%40a yakın gıda, temel ihtiyaç ve temizlik malzemesi alımında artış oldu. Temel gıda ürünlerinde %50, kişisel bakım ve ev temizlik ürünlerinin satınalınmasında %40 artış oldu.Kişisel bakım ürünleri içinde ise %860 artış ile rekor kolonyanın.  Ayrıca mayada  % 430, makarnada %53 lük bir artış oldu.
25 MİLYAR TL CİRO
İstanbul PERDER olarak 41 üyemiz ve markamız var.Toplam 30bin çalışanımız, 1716 satış noktamız ve 1 milyon metrekarelik satış alanımız ile halkımıza hizmet ediyoruz.Cirosal büyüklüğümüz ise 25 Milyar TL.
YENİ ALIŞVERİŞÇİ VE YENİ PERAKENDECİ
Yeni alışverişçi ve yeni perakendeci diye iki ayrı kavram gelişti. Yeni alışverişçi daha bilinçli, evinde daha fazla zaman geçiren ve hayatın kıymetini bilen ayrıca hijyen odaklı ve bilinçli beslenen kişi . Yeni perakendeci ise hijyen konusunda çok daha hassas, müşterilerinin ihtiyaçlarını maksimum önlemlerle karşılayan, tüketim alışkanlıklarına ayak uyduran ve kendini uzmanlaşarak geliştiren kişi ve sistemler. Yeni tüketici gerçekten eskiye göre daha bilinçli bunu açık ürünlere olan talebin düşmesinden söyleyebilirim.

Fiyatı en çok artan ürünler sarımsak, zencefil , kağıt grubu ürünler ile kolonya. Bunlar haricinde yüksek oranda artış olan bir ürün olmadığını söyleyebilirim. Satış yöntemlerinde online alışveriş’e kayma var  online satışlar 5 kat arttı.
ALIŞKANLIKLARIN DEĞİŞMESİ SEPET ORTALAMALARINI ARTTIRDI
2019’un Mart ayına göre %50 ye yakın ciro artışımız oldu.Genel sepet ortalaması 30-35 TL bandında giderken 60-65 TL ortalamasına geldi. Ancak bu artış fiyat artışlarından ziyade satınalma alışkanlıklarındaki değişimlerden. Ev halkından 2-3 kişi alışverişi birden fazla noktadan yaparken şimdi tek kişi tek noktadan hızlıca alışverişini yapıp çıkıyor. Ayrıca alınan ürün adedi arttı.
YANLIŞ HABERLER SEKTÖRÜ YARALIYOR
Tarlada 1 lira markette 7 lira gibi söylemlerle marketler zan altında bırakılıyor. Çok kar etmek ya da çok fahiş fiyatlarla ürün satmakgibi asılsız söylemler sektörümüze zarar veriyor. Her ürününçeşidi ve kalitesi ayrı. Tarlada 1 TL olan salçalık domates ile çeri domates arasında hem kalite hem fiyat farkı var. Perakendeci fiyatı belirleyen merci değildir, perakendeci karını koyarak alıp satandır. Fahiş oranlarda kar koyan ne sektörde ne pazarda barınabilir ayrıca tüketicide talep etmez.
TARIM BAKANLIĞININ UYGULAMALARINI ÖNEMSİYORUZ
Taklit tağşiş listeleri açıklanır açıklanmaz hemen üyelerimize bilgi gönderiyor ve gerekli kontrollerin yapılması konusunda ikaz ediyoruz.  Bu konu bizim için çok önemli Tarım Bakanlığı’nın bu uygulamalarını çok önemsiyor ve destekliyoruz.

Hijyen Sertifikasyon Belgesi ile Restaurant ve Otellerde yeni dönem...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



MİSAFİRLERİNE DEĞER VEREN RESTORANLAR ve OTELLER KAPILARINI "GT HİJYEN BELGESİ'' İLE AÇIYOR

Türkiye Gastronomi Turizmi Derneği, Türk Turizmi'nin gelişmesine katkı sağlama amacı ile özenle çalışıyor.Dernek, küresel çapta fazlasıyla olumsuz etki yaratan Covid-19 sürecinde; çalışmaları hemen hemen 3 yıldır devam eden Hijyen Sertifikasyon Belgesi'nin tüm standartlarını hızla tamamlayarak "Gastronomi Turizmi Hijyen Belgesi" adı ile hayata geçirdi.

Dernek Başkanı; Gürkan Boztepe, Koronavirüs sonrası tüketicinin hijyen konusunda fazlasıyla dikkatli hareket edeceğine dikkat çekerek; "İlk etapta Michellin'e alternatif olarak, Restoran Derecelendirme ve Hijyen Standartları için Kalite Derneği ve Diversey Firması ile bakanlık kriterlerine entegre bir şekilde bir plan hazırladık.Plan hazırlanırken dünyada kullanılan tüm sistemler araştırıldı.Buradaki amaç; ülkemizde de tüm dünyada geçerli standartlar ile çalışılabileceğini kanıtlamak.Çok ciddi ivme kazanmış bu sektörün kriz sonrası en hızlı çıkışı yakalayacak sektör olduğunun bilincindeyiz." dedi.

Ve İngiltere ve Türkiye de ofisleri olan; X Sights Araştırma Şirketi ile Gastronomi Turizmi Derneği tarafından yapılan araştırma sonuçlarının ülkede yankı yarattığını, Pandemi Sonrası Gastronomi ve Araştırma sonuçlarına ilişkin raporlarda dikkat çeken tespitlerin önem arzettiğine de değindi.

Araştırma sonuçlarından bazılarına yer vermek gerekirse;

"Hijyen Sertifkası restoran seçiminde ne kadar etkili?" sorusuna verilen tüketici yanıtlarında; "Oldukça etkili olacağına inanların oranı %88"; Çok etkili olur diyenlerin oranı %49"; "Hiç etkili olmaz cevabı verenlerin oranı ise %1" de kalmıştır."

Ayrıca "Restoran tuvaletlerinde sterilizasyon %91"; "Misafirlerin ateşinin ölçülmesi %88"; "Mutfak personeli hijyen için bone, maske, önlük, eldiven, galoş gibi önlemler %86" oranında tüketiciye güven sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

GTD tarafından kişiye ve kuruma özel olarak verilecek Uluslararası Akreditasyonda; çalışan personele ve mekana hazırlanan sertifika haricinde, yurtdışından onaylı GT Hijyen kartları, fotoğraflı ve barcodlu şekilde kişiye özel teslim edilecek.40 saatlik hijyen eğitimi ardından dünyaca ünlü Diversey Firması, bakanlık kriterleri ile hazırlanmış 200 soru ile sahada denetleme yapacak.Bu denetleme başarı ile bitiren kişi ve kurumlar GT Hijyen Sertifikası'nı ve Cardcert Kart'ını almaya hak kazanacaklar.Bu sertifikayı alan kurumların TC.Kültür Turizm Bakanlığı Sertifikalandırma Birimi'ne ve Türsab'a bildirilmesinin ardından, "www.gthijyenbelgesi.com" web sayfasında da bulundurulması ile yerli yabancı turistlerin güven ve huzur ile iletişim içinde olmaları sağlanacak.Ayrıca sertifikaya hak kazanan kurumlar, GTD Sosyal Medyası'ndan ve basından da periyodik olarak güncelleniyor olacak.

Hijyen Belgesi'nin sağlayacağı bu yeni ve şeffaf düzenin, Gastronomi Turisti'ne güven vaat ettiği bir gerçek.

Milas-Bodrum Havalimanı’nda uçuşlar hızlı başladı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Milas-Bodrum Havalimanı’nda bu sabah itibariyle tarifeli iç hat uçuşları başladı. Pandemiye karşı tüm önlemlerin alındığı havalimanından ilk gün karşılıklı 20 sefer düzenleniyor.
TAV Havalimanları tarafından işletilen Milas-Bodrum Havalimanı’nda iki aylık aranın ardından tarifeli iç hat uçuşları başladı. Korona virüs pandemisi nedeniyle getirilen seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasıyla, Türk Hava Yolları ve Pegasus, İstanbul ve Ankara’dan Bodrum’a uçuşları başlattı.İstanbul’dan ilk uçuş su takıyla karşılandı. Yolcuları Mülki İdare Amiri Eren Aslan, DHMİ Başmüdürü Kemal Daştan, Bodrum Tanıtım Vakfı Genel Koordinatörü Serkan Ceylan ve havalimanı çalışanları karşıladı.

TAV Milas-Bodrum İşletme Koordinatörü İclal Kayaoğlu “Havalimanımızda yeniden yolcularımızı ve tarifeli uçuşları karşılamaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. İlk gün toplam 20 sefere hizmet vererek hızlı bir başlangıç yapmış olacağız.Bu dönemde önceliğimiz çalışanlarımızın ve yolcularımızın sağlığı korumak ve bunu yaparken konforlu bir seyahat deneyimi sunmak olacak. Havalimanımızda pandemi tedbirleri sertifikasyonu için öngörülen tüm önlemleri aldık, çalışanlarımızın eğitimlerini tamamladık. Önümüzdeki günlerde dış hat seferlerinin de başlamasını ve hızlı bir toparlanmayla geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi dünyanın her yerinden ziyaretçilerimizi ağırlamayı umuyoruz. Bu süreçte birlikte hazırlandığımız Ulaştırma Bakanlığı’nın koordinasyonunda, DHMİ, SHGM başta olmak üzere havayollarımıza, yerel yönetim ve STK’larla tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.

Milas-Bodrum Havalimanı’nda SHGM tarafından yayınlanan Havaalanı PandemiTedbirleri ve Sertifikasyonu Genelgesi’ne uygun olarak, yolcuların ve havalimanı çalışanlarının terminal genelinde fiziksel mesafelerini korumalarına yardımcı olmak üzere yönlendirmeler ve işaretlemeler yapıldı.
Tüm terminal dezenfekte edildi. Tüm çalışanlara eğitim verildi ve görev alanlarına göre uygun koruyucu ekipman sağlandı. Terminalin tüm giriş noktalarına yolcu ve çalışanların vücut ısılarını ölçmek üzere termal kameralar yerleştirildi.Yolcuların uygun olan her aşamada temas etmeden hizmet alabilmesi için düzenlemeler gerçekleştirildi. Genelgeye uygun olarak ilk aşamada havalimanlarına refakat zorunluluğu dışında yolcu olmayanların girişine izin verilmeyecek. Çalışanların ve yolcuların terminalde maske takması zorunlu olacak.

TAV Havalimanları hakkında
Dünyanın önde gelen havalimanı işletmecileri arasında yer alan TAV Havalimanları, Türkiye’de Antalya, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Milas Bodrum ve Gazipaşa Alanyahavalimanlarını işletiyor. TAV yurtdışında ise Gürcistan’ın Tiflis ve Batum, Tunus’un Monastır ve Enfidha-Hammamet, Makedonya’nın Üsküp ile Ohrid, Suudi Arabistan’ın Medine ve Hırvatistan’ın Zagreb Havalimanı’nda faaliyet gösteriyor. Holding, dutyfree, yiyecek-içecek hizmetleri, yer hizmetleri, bilişim, güvenlik ve işletme hizmetleri gibi havalimanı operasyonunun diğer alanlarında da faaliyet gösteriyor. Bu çerçevede TAV Havalimanları, Letonya’nın Riga Havalimanı’nda da dutyfree, yiyecek içecek ve diğer ticari alanların işletmesini gerçekleştiriyor. Şirket 2019’da iştirakleriyle birlikte yaklaşık600 bin uçak seferine ve 89 milyon yolcuya hizmet sundu.

3 Haziran 2020 Çarşamba

Tırport, dünyanın ilk 15 lojistik teknoloji şirketi arasına girdi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Tırport, “lojistik teknolojileri” kategorisinde, dünyada ilk 15 teknoloji şirketi arasında

Arttırılmış zeka ile desteklenen dijital çözümleriyle dünyada dikkatleri üzerine çeken Türk Lojistik Teknolojileri Startup’ı Tırport, CrunchBase Global Teknoloji Endeksine göre “Lojistik Teknolojileri” kategorisinde dünyadaki ilk 15 teknoloji şirketi arasına girdi.
Türk lojistik sektörünün dijital dönüşümüne liderlik eden Tırport, lojistiğin tüm taraflarını akıllı telefonlarda buluşturan ve lojistik yönetimini Uberleştiren iş modeliyle, ülkemizden globale açılacak ilk milyar dolarlık lojistik teknolojisi devi olma yolunda ilerliyor. Tırport, geçtiğimiz yıl Çin’de yapılan dünyanın en büyük startup yarışması Create@alibaba’da binlerce aday arasından Hangzhou’daki finallerde “Unicorn olacak 20 Startup”tan birisi seçilmişti.

5 trilyon Dolarlık dünya lojistik sektörü, Pandemide stratejik sektör olduğunu gösterdi

Dünyayı derinden etkileyen Pandemi’nin 4.5 milyar insanı aynı anda aylarca evlerine hapsettiğini anlatan Tırport Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları belirtti:
“Covid-19 virüsü, dünyada hayatı durdurdu ve dünya ekonomisi tarihinde görülmemiş bir gerileme dönemine girdi. Uçamayan binlerce uçağa havaalanlarındaki park alanları yetmedi, günlük 100 milyon varili bulan petrol tüketimi %30 düştü, global enerji talebi %15 azaldı ve 4 ayda 150 milyonun üzerinde çalışan işinden oldu. Bu süreçte ise, yüzbinlerce kamyon, evlerde karantinadaki insanları doyurmak ve ihtiyaç duyulan malları zamanında ulaştırmak için her gün yollardaydı. 2020 yılı başı itibariyle 5 trilyon Dolar büyüklüğü olan dünya lojistik sektörünün, insanlığın hayatta kalabilmesi için ne kadar stratejik bir sektör olduğu gerçeği bir kez daha görülmüş oldu. Lojistik sektörü ülkemizde ve dünyada hızla büyümeye devam edecek. Dünyada sektörün önümüzdeki 5 yıl içinde ortalama %30’un üzerinde büyümesi ve 6.5 trilyon Dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor” dedi.

Dünya lojistik devleri, her yıl “dijitalleşmeye” milyarlarca dolar yatırım yapıyor

Dünya lojistik devlerinin son 3 yıldır stratejilerinin merkezine “dijitalleşmeyi” yerleştirdiğinin altını çizen Akın Arslan, konuşmaya şöyle devam etti:
“Her birisi on milyarca dolar değerlemeye sahip dünya devleri, bu sektörde global aktör olarak yer alıyor. Bunların arasında; J.B. Hunt Transport Services, C.H. Robinson Worldwide, Ceva Logistics, FedEx Corp., United Parcel Service (UPS), Expeditors International of Washington, XPO Logistics, Kenco Group, Deutsche Post DHL Group, Americold Logistics, Maersk Group, Panalpina, Nippon Express, Schenker, DSV Air & Sea gibi grupları sayabiliriz. Türkiye’den, Netlog Lojistik ve Ekol Lojistik, Avrupa’da yaptıkları yatırımlarla dikkat çekiyor.
Lojistik devleri son 3 yıldır stratejilerinin merkezine “dijitalleşmeyi” yerleştirdiler. Her yıl milyarlarca dolar yatırım yapıyorlar. UPS, ABD’li yeni nesil dijital lojistik firması Coyote’yi tam 1.9 milyar Dolara satın aldı. FedEX, DHL, Maersk, CEVA, XPO, DVS gibi lojistik devleri risk sermayesi şirketleri kurdular. Lojistik teknolojisi, depolama ve otonom teknolojilere, bu alanlardaki yenilikçi startuplara milyarlar yatırmaya başladılar. UBER, ABD’de dijital lojistik operatör olarak girdiği pazarda 2 yıl içinde 500 milyon dolar ciroyu yakaladı, agresif bir büyüme stratejisiyle diğer pazarlara da giriyor. Pazarda dijital rekabet hızla artıyor” diye konuştu.

Tırport, 5 yıl içinde lojistik pazarında %7 pazar payı hedefliyor

Türkiye’den çıkan lojistik teknolojisi startup’ı Tırport, ortaya koyduğu inovatif dijital çözümlerle bir yıldır pazarda hızla büyüyor. Birçok büyük lojistik şirketi ve üretici firma, lojistik operasyonlarını etkili yönetebilmek için Tırport’u tercih etmeye başladı. Pandemi sürecinde 3 ay içinde iş hacmini %60’ın üzerinde arttıran Tırport, 2020 yılı sonunda ayda 120 binin üzerinde taşımayı yönetmeyi hedefliyor. 40 bine ulaşan üye kamyoncu sayısının, 2 yıl içinde 200 binin üzerineçıkarılması amaçlanıyor. Tırport; milyar dolarlık şirketlere (unicorn) dönüşen ABD’li Coyote, Convoy, KeepTruckin ve Flexport’un, Çinli Manbang’in, Hint’li Rivigo, Delhivery ve BlackBuck’ın olduğu FreightTECH pazarında hızla büyümeye devam ediyor.

Dedeman Turizm Grubu, otellerin açılış tarihlerini açıkladı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Koronavirüs pandemi dönemi için “GÜVENDE KAL”manifestosu hazırlayan Dedeman Turizm Grubu, otellerin açılış tarihlerini açıkladı.

Türk turizminin ilk uluslararası otel zinciri olan Dedeman Turizm Grubu, Koronavirüs pandemi döneminde faaliyetlerine ara veren otellerinde misafirlerini ağırlamaya başlıyor. İkisi yurt dışında olmak üzere, toplam 17 oteli ile 50 yılı aşkın süredir turizm sektöründe yer alan Dedeman Turizm Grubu, hazırladığı Güvende Kal Manifestosu ile misafirlerinin ve çalışanlarının sağlığı için gerekli tüm önlemleri hayata geçirecek.

Banu Dedeman: “Yeni normal; eskiye dönüş değil, değişim ve dönüşümün kaçınılmaz olduğu yeni bir dönem olacak”

Ülke ekonomimizde önemli bir yere sahip olan turizm sektörü, bu krizde de en çok etkilenen sektörlerden biri oldu diyen Dedeman Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Banu Dedeman, “Bugüne kadar birçok kriz yaşadık ve kayıplar vermemize rağmen atlatmayı başardık. Ancak bu yaşadığımız kriz, bölgesel veya ülkesel değil, global boyutta bir kriz. 2019’da rekor kırarak 52 milyon turist ağırlayan sektörümüzün 2020 yılı için hedefi, bir önceki yılın üzerindeydi. Ancak pandemi, sektör olarak planlarımızı değiştirmemize neden oldu. Hem ilgili kurumlar, hem de markalar olarak üzerimize düşeni yaparak bu dönemi de en az kayıpla kapatmak için çalışıyor olacağız. Türkiye, sağlık alanında güven veren bir ülke olarak yaralarını diğer ülkelerden çok daha çabuk saracaktır.Bu avantajlı konumumuzu kaybetmezsek, sektör olarak 2020'nin kayıplarını 2021'de telafi edebiliriz. Ayrıca sosyal, psikolojik, fiziksel ve ekonomik olarak bu yeni dünyayı anlamamız gerekiyor. Yeni dönemde değişim ve dönüşüm kaçınılmaz olacak. Bu süreci kabullenip, uyum sağlamamız önemli” dedi.

Dedeman otellerindeki hazırlık sürecine dair bilgi veren BanuDedeman, “50 yıllık tecrübemiz, güçlü kadromuza dayalı yapımız ve sürdürülebilir stratejimiz ile uzun vadeli hedeflerimize odaklanmaya devam edeceğiz. Salgının ülkemizde görülmeye başlaması ile birlikte sakin ama hızlı karar vermek, tüm paydaşlarımızla net ve açık şekilde iletişim kurmak, çalışanlarımızın güvenliğini sağlamak, topluma fayda sunmak ve misafirlerimiz ile iletişimimizi koparmamak ilk yol haritamız oldu. Şuan tesislerimizde gerekli tüm önlemler alındı, çalışmalar tamamlandı. Dedeman Bostancı, Dedeman Konya Hotel & Convention Center ve Dedeman Şanlıurfa otellerimiz 1 Haziran itibariyle hizmet vermeye başladı. Faaliyetlerine ara veren diğer otellerimiz de, yakın dönemde misafirlerini ağırlamaya başlayacak” dedi.

“GÜVENDE KAL”

Dedeman Turizm Grubu bünyesinde pandemi sürecinin ilk günlerinde oluşturan özel kurul tarafından tanımlanan, yönetilen süreçler vealınan önlemler ile hazırlanan “GÜVENDE KAL”manifestosu, sıfır tolerans prensibinden hareketle tüm Dedeman otellerinde uygulanacak.

Manifestoya dair bilgi paylaşan Dedeman Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Banu Dedeman, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız, Sağlık Bakanlığı’mız ve ilgili sektör sivil toplum kuruluşlarımızın yapmakta olduğu çalışmaları, öngörü ve önerilerini yakından takip ediyoruz.Tüm genelge, talimat ve önerileri eksiksiz olarak uygulamaya geçiriyoruz.

“GÜVENDE KAL” manifestomuz; sosyal mesafe, hijyen, eğitim, sağlıklı besin olmak üzere 4 ana başlıktan, 50’yi aşkın alt başlıktan oluşuyor. GÜVENDE KAL dedik. Çünkü,misafirlerimiz kendilerini evlerinde olduğu gibi güvende hissetsinler istiyoruz. Kendi iç denetimlerimizi de gerçekleştireceğimiz bu dönemde, 50 yılı aşkın süredir olduğu gibi misafirlerimizi “Geleneksel Dedeman Misafirperverliği” ile ağırlamaya devam edeceğiz” dedi.

Başrolde Temassız Hizmet Anlayışı

Dedeman Turizm Grubu’nda misafirlerin otellere ilk girişinden itibaren temassız hizmet anlayışı öncelik olacak. Konaklama süresi boyunca devam edecek tüm önlemler, ortak alanlardan odalara, toplantı salonlarından yeme içme alanlarına kadar tüm noktalara yansıyacak. Misafirler, 24 saat kullanılmamış, bu süreçte gerekli tüm hijyen prosedürlerinin uygulandığı odalarda ağırlanacak.

Zincir bünyesinde yer alan Dedeman Zonguldak, Park Dedeman Elazığ, Dedeman Erbil ve Dedeman Öskemen otelleri,faaliyetlerine ara vermeyen tesisler arasında yer almıştı.

Dedeman Turizm Grubu Otellerinin Açılış Tarihleri

Dedeman Bostancı: 1 Haziran 2020
Dedeman Konya Hotel & Convention Center: 1 Haziran 2020
Dedeman Şanlıurfa: 1 Haziran 2020
Dedeman İstanbul: 8 Haziran 2020
Dedeman Palandöken Ski Lodge: 8 Haziran 2020 
Park Dedeman Gaziantep: 8 Haziran 2020
Park Dedeman Denizli: 15 Haziran 2020
Dedeman Tokat: 15 Haziran 2020
Park Dedeman Trabzon: 22 Haziran 2020
Park Dedeman Eskişehir: 24 Haziran 2020
Park Dedeman Levent: 1 Temmuz 2020

2 Haziran 2020 Salı

Canovate Group, dijital dönüşümde başarı öyküsü yazdı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Dünya markası olan Canovate Group, sektöründe dijital dönüşümün öncüleri arasındadır

Ar-ge ve inovasyon odaklı global bir şirketler grubu olan yüzde 100 Türk markası CanovateGroup, veri merkezi (data center) ve fiber optik sistemlerindeki teknolojisi ve uçtan uça ürün portföyü ile dünyanın ilk 8 global markası arasında yer alıyor. Globalde, sektörünün liderleri arasında yer alan Canovate Group, “dijital dönüşümde” de bir başarı öyküsü yazdı.

Dünya markası olan Canovate Group’ta yapılan dijital dönüşüm çalışmalarını anlatan Canovate Group Tedarik Zinciri Direktörü Metin Çetin, şunları söyledi:
“Dijital dönüşüm, kurumların iş süreçlerinde verimliliğini arttırmak, tüm operasyonlarda devamlı bir iletişim ve dönüşüm içinde olmak, kurum olarak müşterilerine daha çok değer yaratmak için, dijital teknolojilerin kurum içi süreçlerin tamamına entegre edilmesi ve işlerin dijital olarak yönetilmesi demektir. Kritik proseslerin takip ve kontrolü dijital ortama taşındığında, insan hatası en aza indirilmekte ve süreçlerin hızı ciddi manada artmaktadır. Bu sayede, süreç optimizasyonu daha kolay yapılabilmekte ve operasyonel iyileşme sağlanabilmektedir. Canovate Group olarak, tüm modülleriyle tamamen entegre bir ERP sistemi kullanmaktayız. Klasik ERP mantığına ilave olarak, kritik süreçlerimizde kendi dinamiklerimize uygun, hedef odaklı ek yazılımlar ile prosesleri dijitalize etme yolunda ciddi çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Canovate Group sektöründe lider bir firma olarak yükselmeye devam etmekte, ürün kalitesi ve gamındaki başarısının yanısıra tüm paydaşları ile birlikte süreç yönetiminde de yenilikçi ve lider olmayı sürdürmektedir. Bu yolculuğumuzda, müşterilerimize sunduğumuz çözümlerin daha da optimize edilmesi için tüm süreçlerimizdetamamen dijitalleşmeye devam ediyoruz” dedi.

Dijital dönüşüm noktasında Canovate Group’ta yapılan çalışmalara örnekler veren Metin Çetin, şunları kaydetti:

1-Üretim Takip ve Kontrol Modülü:
Üretim yapan firmaların ana sorunlarından birisi, yapılan plana, beklenen verim seviyesinde uyma zorluğudur. Sergilediği müşteri ve kalite odaklı yaklaşımın bir sonucu olarak bu kontrolü sağlıklı yapmak ve anlık takip etmek için Canovate Group bünyesinde, ayrı bir yazılım ile hazırlanmış entegre üretim takip ekranları mevcuttur. Üretimde çalışan personelimizin de, sürece detayları ile hakim olmasını sağlayacak şekilde, hattın başındaki ekranda günlük olarak hatta girecek iş emirleri, sırası ve öngörülen süreleri yer almaktadır. Hattan çıkan her ürün, barkod okutularak sisteme otomatik işlenir. Hattın sonundaki ekranda ise, üretilen her ürün anlık olarak güncellenir, plana uyum süre ve miktar olarak ekrandan  anlık görülebilir. Günün sonunda fiili olarak hattın, tüm göstergeleri oluşmuş olur. Bu sayede, hattın etkinliği tam anlamıyla tamamen dijital ortamda, manuel müdahalelerden bağımsız olarak ölçülmüş oluyor.

2-Satınalma Takip Ekranları:
Tedarik edilen malzemelerin zamanında ve eksiksiz gelmesi, üretim yapan firmalar için son derece önemlidir. Özellikle ürün çeşidinin çok olduğu ve tedarik sürelerinin çok değişken olduğu durumlarda, zamanında tedariğin önemi daha da artmaktadır. Canovate Group bünyesinde, bu süreci sıkıntısız yönetmek için ek yazılım ile özel ekranlar tasarlanmıştır.  Satınalma sorumlusu, cari, stok kodu bazında anlık olarak güncellenen dinamik bir ekranda, herkesin açık tüm siparişlerini, gecikmeye düşen siparişleri, gecikme seviyeleri, termine kalan süreleri, fiyat değişimleri anlık olarak izlenebilmektedir. Henüz siparişe dönmemiş taleplerin de, bekleme süreleri, tedarik süreleri, gecikme durumları anlık takip edilmektedir.  Aynı zamanda, tedariği tamamlanmış ancak kalite tarafından red edilen malzemelerinde çok hızlı sonuçlandırılması için aynı ekran üzerinden anlık takip yapılmaktadır. Ekrandaki tüm veriler, doğrudan ERP sisteminden anlık çekilmekte herhangi bir manuel müdahale yapılmamaktadır. Bu ekranda oluşan sonuçlara göre, kişi bazında performans ölçümü tamamen dijital ortamda yapılmaktadır.

3-Araç Yerleşim Modülü:
Konteyner veya tır bazında yükleme yapan firmalar için, araç yerleşiminin  optimum seviyede yapılması çok kritiktir. Günümüzde nakliye maliyetlerinin yüksek olması, nakliye süreçlerinin müşteriye herhangi bir katma değer sağlamamasından dolayı, nakliye sürecine dair her türlü iyileştirmeyi müşterimize yaptığımız bir yatırım olarak görmekteyiz. Bundan dolayı; araç yükleme optimizasyonunun önemi daha da artmıştır. Bu kapsamda, Canovate bünyesinde “Araç Yerleşim Yazılımı” hazırlandı ve daha önce manuel ve eklenik işlemlerle gerçekleşen bu proses, tamamen dijital ortama taşındı. Sürecin verimliliği artırılırken, aracın doluluğu ek siparişi gerektiren durumların önden belirlenebilmesine bağlı olarak dolu araç sevkiyat terminlerinde iyileşme v.b. konularda direkt müşteriye etki eden iyileşmeler sağlanması hedeflendi. Bu modül, mevcut ERP sistemi ile entegre çalışarak, sistemde tanımlı tüm ürünlerin ölçü ve ağırlık bilgilerine istinaden, tamamen Canovate’ye ve ürün tiplerine özel tanımlanan kısıtlara göre, tüm hesaplamaları otomatik ve saniyeler içinde yapmaktadır. Optimizasyon teknikleri kullanılarak belirlenen kısıtlara göre, maksimum hacimin doldurulması sağlanmaktadır. Bu sayede, müşteriye teklif verildiği anda, araç yerleşimi de yapılmakta ve müşteri ile hemen paylaşılmaktadır. Araçta boşluk olması durumunda, ilave sipariş ile yükleme optimum seviyeye çıkarılmaktadır. Aynı zamanda, çeki listeleri de anlık olarak çıkarılmakta ve paylaşılmaktadır. Hem müşteri, hem de Canovate açısından ciddi avantaj sağlanmaktadır.

4-Tedarikçi İletişim Platformu:
Tedarikçiler, ana üreticilerin çözüm ortaklarıdır. Ana üreticide akışın sorunsuz işleyebilmesi için tedarikçi ile iletişimi son derece önemlidir. Tedarikçi ile olan iletişim, ne kadar hızlı ve hatasız olur ise, süreç o kadar sorunsuz devam eder. Canovate bünyesinde, tedarikçilere geçilecek siparişler tamamen ERP üzerinden otomatik olarak kendilerine aktarılmaktadır. Sipariş formu, satınalma sorumlusu tarafından sistemde sipariş oluşturulduğu ve onaylandığı anda, sistemde kayıtlı olan cari bilgilerine daha önce belirlenen formatta otomatik olarak mail ile gitmektedir.  Siparişler oluşturulduktan sonra, termin tarihlerine göre, takibi de yine sistemden otomatik hatırlatmalar ile yapmaktadır. Sisteme tanımlanan parametrelere göre, termin yaklaştıkça tedarikçiye otomatik mail ile uyarılar gitmekte ve malzemenin zamanında gelmesi sağlanmaktadır. Bu platform, yukarıda değindiğimiz satınalma takip ekranları ile uyumlu çalışmaktadır. Bu sayede, manuel takip ile yapılan birçok iş dijital ortama taşınarak sürecin verimi arttırılmıştır.

5-Dijital Performans Ölçüm Platformu:
Üst yönetim tarafından belirlenen hedeflere ulaşmak için tüm süreçler yakından takip edilmekte ve her bölümün kendi süreçlerine özel olarak operasyonel bazda performans ölçümleri yapılmaktadır. Belirlenen KPI’ların ölçümleri, tamamen dijital ortamda ERP ve CRM sisteminden veriler çekilerek, otomatik olarak yapılmaktadır.

6-Sipariş-İrsaliye-Fatura Kontrol Modülü:
Tedarikçilerle ile görüşülerek anlaşma sağlanan fiyatlara göre, sistemde siparişler oluşturulmaktadır. Malzeme teslimatı yapıldıktan sonra, gelen faturanın geçilen siparişe göre uygunluğunun kontrolünü manuel yapmak, ciddi bir zaman kaybına neden olmakla beraber, bu şekilde gerçekleştirilen her işte olduğu gibi bu durum hataya da çok açık olduğundan Canovate bünyesinde oluşturduğumuz ek modül ile Sipariş-İrsaliye-Fatura kontrolü miktar ve birim fiyat bazında otomatik yapılmaktadır. Tüm işlemler tamamen dijital ortamda yapıldığı için, bu modül yerine koyamadığımız en kıymetli kaynak olan zamanı verimli kullanmaya fırsat yaratmasının yanısıra, hata riskini de ortadan kaldırmaktadır.

7-İş Zekası Çözümleri:
Tüm süreçlerde verilerin anlık, hızlı ve doğru alınması çok önemlidir. Süreçlerdeki birçok karar, bu verilerin analiz edilmesi sonucu alınmaktadır. Canovate bünyesinde kullanılan Business Objects ve Crystal Report uygulamalarıyla, ihtiyaç duyulan tüm veriler, istenilen rapor formatında anlık olarak veya istenen tarih ve saat planlamasıyla otomatik olarak alınmaktadır. Tüm süreçler ile ilgili belirlenen kritik raporlar, belli bir plan çerçevesinde otomatik olarak yayınlanmaktadır.

Gönüllü karantina döneminin meydana getirebileceği fiziksel sorunlar nelerdir?

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



65 yaş üstü sokağa çıkma yasağının,
bu yaş grubuna getirebileceği 5 fiziksel sorun

Covid-19 salgını, gerek iş hayatına, gerekse de sosyal hayatımıza hazırlıklı olmadığımız bir duraklama getirdi. Çoğumuz ilk ay hemen hiç evlerimizden çıkamadık yada çok kısıtlı imkanlarla hareketli olmaya çalıştık. Ancak en büyük kısıtlamanın geldiği çocuk, genç erişkin ve özelikle 65 yaş üstü nüfusta bu sürecin uzaması, zaten zor olan bu yaş dönemlerini daha da zorlaştırabiliyor. Alınan önlemler, pandemi sürecinin kısalması hedefi için olmazsa olmazlardan  olurken, kısıtlama getirilen bu yaş dönemleri için farklı fiziksel sorunlar da ortaya çıkabiliyor. 
65 yaş üstü nüfusta fiziksel aktivite devamlılığının önemini anlatan Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları söyledi:
“Günümüzde orta yaş kabul edilen 65 yaş üstü grubu, eski nesile göre, hem daha çok sosyal hayatın içerisindeler, hem de spor aktivitelerine daha çok katılmaktalar. Gerek modern tıbbın sağladığı olanaklar, gerekse de fiziksel olarak daha geç kuvvetten düşmek, yaşlılık olgusunu 75 yaş sınırının ötesine çekmiştir. Yaşadığımız bu dönemde, fiziksel aktivitenin devamlılığı olmazsa olmazlardan birisidir” dedi. 

Peki bu kısıtlama, 65 yaş üstü döneminde hangi fiziksel sorunları ortaya çıkarabilir? 

1-Kan dolaşımı sistemi: Kan dolaşımında, bacaklardaki kanın kalbe geri dönmesi için bacak kaslarının aktivitesi çok önemlidir. Hareketsizlik bu dönüşü zorlaştırarak, kanın bacaklarda göllenmesine ve kalbe aşırı yüklenme sonucu tansiyonun yükselmesine yol açabilir.

2-Kas iskelet sistemi: Kas yoğunluğu eklemlere binen yükleri olabildiğince azaltan koruyu bir sistemdir. Özellikle, ileri yaş gurubunda zaten kas kuvvetinin azalması beklenen bir gelişimdir. Kaslar olağan kuvvetlerini korumak için mutlak harekete ihtiyaç duyarlar. Maalesef, hareket azlığı bu süreci hızlandırarak, gerek kas, gerekse de eklem sorunlarını arttıracaktır.

3-Sindirim sistemi: Covid-19 pandemisiyle ev karantinasına giren ileri yaş döneminin en büyük sıkıntılarından birisi de, enerji gereksiniminin azalmasıyla, beslenme düzeninin bozulması yada aşırı beslenme sonucu gerek kilo alımı, gerekse de bazı kişilerde kan enzim değerlerinin değişmesine yol açmaktadır. Aynı zamanda, bağırsak sistemi de, hareketsizliğe bağlı olarak tembelleşmektedir. Şeker ve tansiyon gibi kronik vakalarda, bu durum ciddi sonuçlar doğurabilir.

4-Solunum sistemi: Günlük spor aktivitelerinden mahrum kalmanın getirdiği bir zorlukta, yaşla beraber azalma eğiliminde olan akciğer fonksiyonlarının üzerlerinde geliştirici bir yük olmaması nedeniyle, solunum sistemi ve akciğer kapasitesi daha hızlı bir şekilde düşebilir.

5-Psikolojik durum: Gerek alışık olunan sosyal ortamdan, gerekse de ailelerin eskisi kadar bir araya gelememeleri, yaşlı nüfusta depresyonu tetikleyebilmektedir. Bazen sadece markete yada parka giderek kolayca atlatılabilecek bu depresif durum, ev gibi kapalı bir ortamda daha ciddi sıkıntılara yol açabilmektedir.