30 Nisan 2026 Perşembe

Ankara Esenboğa’dan Budapeşte’ye direkt uçuşlar başladı

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Ankara Esenboğa’dan Budapeşte’ye direkt uçuşlar başladı

Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Macaristan’nın başkenti Budapeşte’ye düzenlenen uçuşlar başladı.WizzAir, iki başkent arasında haftanın üç günü karşılıklı direkt sefer gerçekleştirecek.

TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı’nda WizzAir’in  Budapeşte’den Ankara'ya düzenlediği ilk uçuş törenle karşılandı. Dün (29 Nisan) A321neo tipi uçakla gerçekleştirilen ilk seferle Ankara’ya gelen yolcular terminalde çiçeklerle karşılandı. Törene, Ankara Esenboğa Havalimanı Mülki İdare Amiri Cem Afşin Akbay, Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Esenboğa Havalimanı Başmüdürü Yücel Karadavut, TAV Ankara Genel MüdürYardımcısı Alp Karayalçın ve davetliler katıldı.

Ankara Esenboğa Havalimanı Genel Müdürü Nuray Demirer, “WizzAir’in Ankara–Budapeşte hattını Ankara Esenboğa Havalimanı’nda ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni direkt hattın, Ankara’nın uluslararası bağlantılarını güçlendirirken, Türkiye ile Macaristan arasındaki uzun yıllara dayanan turizm, ticaret ve kültürel ilişkilere daha da katkı sağlayacağına inanıyoruz. TAV Havalimanları olarak, havayolu iş ortaklarımızla birlikte yolcularımıza daha geniş bir uçuş ağı ve kesintisiz bir seyahat deneyimi sunmak için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

WizzAirRota Planlama Yetkilisi AndrásSzabó ise, “Bu yaz sezonuna şimdiye kadarki en kapsamlı uçuş ağımızla başlıyoruz ve eklediğimiz 15 yeni destinasyon arasında Ankara bizim için en önemli noktalardan biri. Ankara–Budapeşte hattının açılması, WizzAir’in Türkiye’deki ağının gelişimi açısından önemli bir kilometre taşı. Bu hat, iki ülke arasında turizm, iş ilişkileri ve kültürel etkileşim açısından yeni fırsatlar yaratacak” ifadelerini kullandı.

Bu yeni hatla birlikte Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan yurt dışında 28 ülkede 42 şehir, yurt içinde ise 35 destinasyona direkt uçuş bulunuyor. 16 havayoluna hizmet veren havalimanı, 2025 yılında 13 milyon 987 bin 298 yolcuya hizmet verdi. 2026 yılının ilk üç ayında ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla %13 büyüyerek 3 milyon 390 bin 245 yolcuya ulaştı.

TAV Havalimanları hakkında

Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025’te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, K. Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan’da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonun her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. TAV Havalimanları 2050’de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor.


Geleceği besleyeceğim iddiasına rekor başvuru


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Geleceği besleyeceğim iddiasına rekor başvuru

Gıda sektörünün Oscar’ları olarak nitelendirilen Feed the Future ödülleri için başvuruların açılmasıyla rekor kayıt alındı. Sesini duyuramayan üretici ve ürünlerinin tanıtılması amacıyla başlatılan çalışmanın 5.si için 28 Ağustos’a kadar başvurular ücretsiz olarak yapılabilecek.

Güvenilir Ürün Platformu tarafından son dört yıldır bakanlıklar ve kurumların desteği ile gerçekleştirilen Güvenilir Ürün Zirvesi’nin beşincisi ‘’5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’’ adıyla 29 Eylül’de Crowne Plaza İstanbul Florya’da düzenlenecek.

Gıda ve tarım sektörüne katkı sağlamak amacıyla başlatılan zirve çalışmaları yıllar içinde yerel üretimin sürdürülebilirliği, yerel üreticinin desteklenmesi, ülke markalarının dünya markaları arasına girmesini amaç edindi. Ülke genelinde kendini tanıtamamış üretici ve ürünlerine ulaşmak için zirve kapsamında düzenlenen Feed the Future Ödülleri ise yıllar içinde gıda sektörünün en prestijli ödülleri arasına girdi. Bu yıl Güvenilir Ürün Zirvesi kapsamında 5.’si düzenlenecek olan Feed the Future Ödülleri zirve programı kapsamında sahiplerini bulacak.

Başvuruların açılması ile çok kısa sürede rekor kayıt aldıklarını söyleyen Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak; “Yerel üreticiyi güçlendirelim isteği ile başlattığımız çalışma bugün binlerce başvuru alınan büyük bir dayanışma platformuna dönüştü. Ülke genelinde büyük-küçük, kurum- kişi ayırmadan ve başvuruların ücretsiz alındığı 5. Feed the Future Ödülleri için başvuruları açmamız ile henüz duyurusu yapılmadan rekor başvuru aldık. Bu bizim objektif değerlendirmemizin kanıtı. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye”nin her köşesinden yüzlerce üreticimizi ağırladık ve ödüllendirdik. Bu yılda alanında uzman 120 jüri üyemiz 36 kategoride kazananları belirleyecek. Yarışmanın kazananları 1 yıl boyunca Feed the Future logosunu ürün ambalajlarında ve afişlerinde kullanma hakkına sahip oluyor. Bu yıl ki yarışmanın başvurularını 28 Ağustos’a kadar web sitemizden ücretsiz olarak yapabilirler. Kazananları ise 29 Eylül’deki 5.Güvenilir Ürün Zirvesi’nde duyuracağız.’’ diye konuştu


Denizli’de ticaretin yeni dili dijitalleşme olacak


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Denizli’de ticaretin yeni dili dijitalleşme olacak

E-ticaret eğitimleri ile yerel ticaretin geliştirilmesini destekleyen Güvenilir Ürün Platformu’nun yeni durağı Denizli oldu. Kültürel Miras E-ticaret Projesi kapsamında Denizli Ticaret Odası'nda düzenlenen etkinlik yoğun katılımla gerçekleştirildi. 

Güvenilir Ürün Platformu tarafından Pazarama ana paydaşlığında hayata geçirilen Kültürel Miras E-ticareti geliştirme projesinin yeni durağı tekstilin başkenti kabul edilen Denizli oldu. Denizli Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen E-ticaret buluşmasına sektör yöneticileri, girişimciler ve iş insanları katıldı.

Ticaret Bakanlığı desteği ile Güvenilir Ürün Platformu ve Pazarama paydaşlığında yürütülen Kültürel Miras Projesi Denizli buluşmasının açılışında konuşan Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan dijitalleşmenin hız kazandığı ve ticaretin sınır tanımadığı bir dönemde e-ticaretin işletmeler açısından artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. Türkiye'de e-ticaret hacminin son yıllarda büyük artış gösterdiğini belirten Erdoğan, resmi verilere göre 2024 yılında sektör hacminin yüzde 60'ın üzerinde artarak 3 trilyon liranın üzerine çıktığını, işlem sayısının ise 6 milyara ulaştığını ifade etti. 2025 yılı itibarıyla sektör büyüklüğünün 4,5 trilyon liraya yaklaşmasının beklendiğini kaydeden Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur" dedi.


E-ticaretin özellikle KOBİ'ler için yalnızca bir satış kanalı değil, aynı zamanda dünyaya açılan bir kapı olduğunu vurgulayan Erdoğan, Denizli gibi üretim gücü yüksek, tekstil ve sanayide markalaşmış bir şehir için bu dönüşümün kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Programın eğitim kısmında konuşan Pazarama Pazarlama Satış Direktörü Enes Kuşçu, ‘’E-ticarete başlamak isteyenler için işin temellerinden bahsederek başlayacağım. Nereden başlanır, doğru adımlar neler, iş sürdürülebilir hale nasıl getirilir gibi konular önceliğimiz. E-ticarette başarılı olmak için neler yapmak gerekiyor, rekabetin içinde nasıl öne çıkılır, bu stratejiler nelerdir gibi başlıklar çok önemli ve emin adımla ilerlememize neden olan başlıklar. Süreç içinde e-ticarete olan ilginin doğru yönlendirilmesi önemli bir hussus. Özellikle yeni başlayanlar için Pazarama’nın sağladığı avantajları üreticinin yükünü hafifletecek şekilde tasarladık. Platformda satış yapan her üretici bizim iş ortağımız bu nedenle aktif duruma gelmelerine destek vermek önceliğimiz. Özellikle kadın girişimcilere özel desteklerimiz bulunuyor. Biz makine üretimini de el emeğini de önemsiyoruz.Bugün hem işimizi nasıl geliştirebilirizi konuşacak hem de Denizli’deki KOBİ’lerimize özel indirimler tanımlayacağız.’’dedi.

Programda Türkiye ve Denizli’deki başarılı e-ticaret girişimcileri de söz aldı. Türkiye’nin e-ticaret alanında başarılı markası Arnica A.Ş.’nin dijitalleşme ile ilgili çalışmalarından bahseden Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer ‘’Üretim yapan ve firmasını dünyaya tanıtmak isteyen işletmelerin markalaşma yolculuğunda dijitalleşme çok önemli. Ürünün kalitesi kadar o ürünü nasıl ambalajlıyoruz, tasarımını doğru yapıyor muyuz, tanıtımına enerji harcıyor muyuz? Bu soruların cevapları olumlu ise doğru yoldayız. Diğer aşama ise bu süreçlerde dijital yöntemleri aktif kullanabiliyor muyuz? Çünkü eskiden ürünün satış ve pazarlama maliyetleri çok yüksekti artık dijital çağ bu maliyetleri önemli ölçüde düşürdü. Bu avantajlardan faydalanarak ürünü satabilir, tanıtabilir ve Dünya’ya satabiliriz.’’ dedi.

Programda ayrıca Denizli’de e-ticaret alanında başarılı girişimciler Holive Zeytinyağı Şirket Kurucusu Hatice Avcı ve Etala Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Sabanoğlu’da kendi yolculuklarında kullandıkları e-ticaret yöntemlerinden bahsetti.

Etkinlik kapsamında marka yönetiminden lojistik süreçlerine kadar geniş kapsamlı verilen eğitimlerin yanında katılımcılara e-ticaret platformlarında indirimler de tanındı.

29 Nisan 2026 Çarşamba

TEODER WelcomeSummer Party’26,Etkinlik ve Turizm Dünyasını Aynı Çatı Altında Buluşturdu

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

 

Sektörün önde gelen temsilcileri, İstanbul Boğazı’nın büyüleyici atmosferinde gerçekleşen özel gecede bir araya geldi.

Tüm Etkinlik ve Organizatörler Derneği (TEODER) tarafından düzenlenen “WelcomeSummer Party’26”, etkinlik, turizm, MICE ve organizasyon sektörünün önde gelen profesyonellerini İstanbul’un en prestijli lokasyonlarından biri olan Crowne Plaza Ortaköy IstanbulBosphorus’ta buluşturdu.

28 Nisan Salı akşamı gerçekleştirilen organizasyon, yaratıcı etkinlik ajansları,MICE acenteleri, tur operatörleri, oteller, etkinlik mekânları, organizasyon şirketleri, markalar, çözüm ortakları, sektör tedarikçileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve medya temsilcilerinin yoğun katılımıyla büyük ilgi gördü. Yaklaşık 400 davetlinin katıldığı gece, sektörün sosyal ve profesyonel etkileşimini güçlendiren önemli bir networking platformuna dönüştü.

Saat 20.00’de başlayan etkinlik, gece boyunca devam eden sahne performansları, özel gösteriler, networking buluşmaları ve sürpriz deneyimlerle katılımcılara unutulmaz bir atmosfer sundu. İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen organizasyon, yalnızca bir yaz karşılama etkinliği değil, aynı zamanda etkinlik ve turizm sektörünün geleceğine dair vizyonun paylaşıldığı güçlü bir buluşma olarak öne çıktı.

Güçlü Sponsor Yapısı ve Sektörel Dayanışma Dikkat Çekti

TEODER Yönetim Kurulu Başkanı Umut Kaya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon; sektörün farklı alanlarından çok sayıda markanın desteğiyle hayata geçirildi.

Gecenin ana sponsorluğunu Portaxe üstlenirken, Crowne Plaza Ortaköy IstanbulBosphorus organizasyonun mekân sponsorluğunu gerçekleştirdi. Etkinliğin gastronomi deneyimi Setup Catering ve Fil Catering iş birliğiyle hazırlanırken, içecek sponsorluğunu BağımızVar,LaimonFreshile Drinky üstlendi.


Dekor ve atmosfer tasarımları Siyahinci Organizasyon tarafından gerçekleştirilirken, gece boyunca kullanılan sahne, ses, ışık ve teknik prodüksiyon altyapısı ise Poseidon Music & Event ve İstinye Wedding House tarafından sağlandı.

Sanat, Eğlence ve Networking Bir Aradaydı

Sunuculuğunu başarılı sunucuZehra Şahin’in gerçekleştirdiği gecede, sanat ve eğlence de organizasyonun önemli parçaları arasında yer aldı.

Sanatçı Asude Cemre sahne performansıyla geceye müzikal bir atmosfer katarken, Ritim İstanbul, Kaan Şolcum ve Poyraz Özer tarafından gerçekleştirilen özel performans ve showlar davetlilerden büyük alkış aldı.

Katılımcılar gece boyunca hem sektör profesyonelleriyle yeni bağlantılar kurma fırsatı buldu hem de yoğun iş temposunun ardından keyifli bir sosyal ortamda bir araya geldi.

Umut Kaya: “Biz Sadece Etkinlik Yapmıyoruz, Duygu Tasarlıyoruz”

Gecede konuşma gerçekleştiren TEODER Yönetim Kurulu Başkanı Umut Kaya, etkinlik ve turizm sektörünün geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Kaya konuşmasında sektörün yalnızca ticari değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir değer ürettiğini vurguladı.

Kaya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu akşam aslında sadece yazı karşılamıyoruz. Aynı zamanda sektörümüzün enerjisini, yaratıcılığını ve birlikte üretme gücünü kutluyoruz. Çünkü bizim sektörümüz sadece etkinlik yapmıyor, biz duygu tasarlıyoruz. İnsanları buluşturuyor, şehirleri canlandırıyor, markalara ve ülkelere hikaye kazandırıyoruz.”

Etkinlik ve turizm dünyasının dönüşümüne dikkat çeken Kaya, günümüzde insanların artık yalnızca ürün değil, deneyim satın aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Dünya artık sadece ürün satın almıyor. Deneyim satın alıyor, his satın alıyor. Ve tam da bu yüzden etkinlik ve turizm sektörü geleceğin en güçlü alanlarından biri olmaya devam edecek.”

Pandemi sonrası dönemde fiziksel buluşmaların öneminin daha da arttığını ifade eden Kaya, insan ilişkilerinin ve yüz yüze deneyimlerin vazgeçilmez olduğunun altını çizdi:

“Hiçbir ekran gerçek bir alkışın yerini tutmuyor. Hiçbir dijital deneyim, aynı masada kurulan bağ kadar güçlü olmuyor.”


Türkiye’nin etkinlik ve deneyim ekonomisinde küresel ölçekte önemli bir merkez olabileceğini ifade eden Kaya, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Ben inanıyorum ki Türkiye bu konuda dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olabilir. Çünkü bizde enerji var, yaratıcılık var, misafirperverlik var. Ve en önemlisi, imkânsızı mümkün kılma refleksi var. Bu salonda geleceği tasarlayan insanlar var.”

35 Sponsora Teşekkür Plaketi Takdim Edildi

Gecenin en anlamlı anlarından biri de sponsor plaket töreni oldu. Organizasyona katkı sağlayan toplam 35 sponsor ve çözüm ortağına teşekkür plaketi takdim edildi.

TEODER tarafından gerçekleştirilen törende, sektör dayanışmasına katkı sunan markalara teşekkür edilirken, etkinlik sektörünün birlikte üretme kültürünün önemine vurgu yapıldı.

Sektörün Geleceğine İlham Veren Organizasyon

Profesyonel organizasyon yapısı, yüksek katılımcı profili, güçlü marka iş birlikleri ve dikkat çeken sahne prodüksiyonuyla öne çıkan TEODER WelcomeSummer Party’26, sektör temsilcilerinden tam not aldı.

Etkinlik; networking, marka görünürlüğü, yeni iş birlikleri ve sektör içi iletişimi güçlendirmesi açısından yılın dikkat çeken organizasyonlarından biri olarak değerlendirildi.

TEODER’in önümüzdeki dönemde de sektör profesyonellerini bir araya getirecek yeni projeler ve organizasyonlarla etkinlik dünyasına katkı sunmaya devam edeceği belirtildi.

DESTEK VEREN SPONSORLAR

1. Portaxe

2. Crowne Plaza Ortaköy IstanbulBosphorus

3. İstinye Wedding House

4. Poseidon Music & Event

5. Zehra Şahin

6. Fil Catering

7. Setup Catering

8. Boss Event Marketing

9. Festivalci

10. DRN Digital

11. Siyah Digital

12. Event Medya

13. Drinky

14. BağımızVar

15. LaimonFresh

16. Siyahinci Organizasyon



17. Ayşe Teyze Bağ Bahçe

18. Banguet Team

19. Akyüz Lojistik

20. Eksiksiz Org

21. Dekart Tanıtım ve Organizasyon

22. Erol Yıldırım Organizasyon

23. Fotokabin

24. İzzet & Yakar Music Production

25. Krc Dekorasyon

26. Lento 360

27. Mavi Ses Işık Led ve Görüntü Teknolojileri

28. TM Akreditasyon

29. Tinsu

30. Ritim İstanbul

31. Ritim Atölyesi

32. Papatya Çiçekcilik

33. Mobil Sağlık Ekibi

34. Meha Organizasyon

35. Sense Ajans

Sabiha Gökçen’de insan odaklı yaklaşım havalimanı’na ödül getirdi

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabiha Gökçen’de insan odaklı yaklaşım havalimanı’na ödül getirdi

Terminalde uçuşunu kaçıran ve demans hastalığı nedeniyle büyük zorluk yaşayan yaşlı yolcuyu, ertesi günkü uçuşuna kadar yalnız bırakmayan ISG çalışanı Doğukan Demirbek, gösterdiği özveri ve destekle "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" ödülüne layık görüldü.

Çaresiz kalan yolcuya 24 saat boyuncakesintisiz destek sağlayanDemirbek’in sergilediği profesyonel ve vicdani yaklaşım, standart bir operasyonel desteğin ötesine geçerek örnek bir başarı hikayesine dönüştü.

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, insan odaklı hizmet anlayışını bu yıl da küresel bir başarıyla taçlandırdı. Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) tarafından yönetilen 40 havalimanı arasında düzenlenen "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" (Best Front Liner Awards) yarışmasında, ISG Satınalma Uzmanı Doğukan Demirbek yaşlı yolcuya zor anında sağladığı destek ve sergilediği özverili yaklaşımla ödüle layık görüldü.

40 Havalimanı arasından en anlamlı ‘İlk Temas’ ISG’de gerçekleşti 

Yolcuların seyahatine temas eden havalimanı personelinin,kaliteli hizmet sunma ve misafir memnuniyetini artırmaya yönelik özverili çalışmalarını ödüllendiren “MAHB En Başarılı İlk Temas Personeli Yarışması”nda geçtiğimiz yıl Kurumsal İletişim Uzmanı Barış Burak Demirayak insan odaklı yaklaşımıyla ödüle layık görülmüştü.

Bu yıl, iki güçlü aday Doğukan Demirbek (ISG) ve Yağmur Kanber (Kepler) 40 havalimanı arasından sıyrılarak finale kaldı.28 Nisan Salı günü gerçekleştirilen ve tüm ISG Ailesinin tek yürek olarak takip ettiği dev finalde, misafir odaklı yaklaşımı ve örnek teşkil eden profesyonelliğiyle Doğukan Demirbek, "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" ödülünün sahibi oldu. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte ekipler büyük bir coşku yaşarken, bu prestijli zaferi omuz omuza kutlayarak Doğukan’ı tebrik etti.

Demans hastası yolcuya "güvenli liman" oldu 

Yolculuk esnasında yönünü kaybeden yaşlı bir yolcu, o sırada havalimanı çalışanı yaka kartı taşıdığını fark ettiği Doğukan’a yaklaştı.  Doğukan yiyecek içecek alanlarına yöneldiği esnada, yolcunun panik halini fark etti. Mola süresinde olmasına rağmen, yolcuyu dinleyen fakat sorduğu sorularda zaman ve mekân çelişkileri olduğunu farkeden Doğukan, yaşlı amcayı yalnız bırakmayarak sürece anında müdahale etti. 

Önce yolcunun yakınlarına ulaşan Doğukan, misafirin demans hastası olduğunu teyit etti.Kendisine uçuş kapısına kadar eşlik etmek istese de yolcunun uçuşunu kaçırdığı belirlendi. En yakın uçuşun ertesi gün olması dolayısıyla ilgili havayolu şirketiyle koordine olarak biletin ücretsiz değişimini sağladı. Yolcuyu bir sonraki günkü uçuşuna kadar takip eden ve güvenli bir şekilde seyahatini gerçekleştirmesine yardımcı olan Demirbek’in bu yaklaşımı, havacılık sektöründe "koşulsuz yolcu memnuniyetinin" en iyi örneği seçilerek ödüle layık görüldü.

Yolcunun konaklama ve transfer süreci organize edilerek, süreç ertesi gün de birebir takip edildi

Yolcunun en yakın uçuşunun ertesi gün olduğunun tespit edilmesi üzerine harekete geçen Doğukan Demirbek, misafirin geceyi güvenli bir ortamda geçirebilmesi için ISG Airport Hotel ile koordinasyonu sağlayarak konaklama ve transfer süreçlerini titizlikle organize etti. Yolcunun ailesini bilgilendirerek check-in işlemlerini tamamlayan Demirbek, aynı zamanda havayolu firmasıyla kurduğu etkili iletişim sayesinde yolcunun biletinin hiçbir ek ücret talep edilmeden bir sonraki güne aktarılmasını sağladı. 

Hizmet anlayışını bir adım öteye taşıyan Demirbek, süreci ertesi gün de birebir takip ederek yolcuyu konakladığı otelden bizzat aldı. Havalimanına varışından itibaren check-in, güvenlik geçişleri ve pasaport işlemleri boyunca yolcuya refakat eden Demirbek, misafirin hiçbir aksaklık yaşamadan uçağına ulaşmasını ve seyahatine güvenle başlamasını sağladı. 

Operasyonel başarının ötesinde derin bir hassasiyetle yönetilen bu süreç, yolcu ailesinin içten teşekkür ve takdirleriyle karşılık bularak Sabiha Gökçen’in misafir memnuniyetindeki kararlılığını bir kez daha perçinledi.

ISG Yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, insan odaklı yaklaşımın misafir deneyiminin temel taşı olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Sabiha Gökçen Havalimanı olarak bu yıl yaşadığımız gurur, başarılarımızın sürdürülebilirliğini kanıtlar niteliktedir. İki değerli çalışma arkadaşımızın küresel ölçekte finale kalarak bizleri temsil etmesi, havalimanımızdaki yüksek hizmet standartlarının ve sarsılmaz ekip ruhunun en seçkin tezahürüdür. Doğukan Demirbek’in sürecin ilk anından itibaren sorumluluk üstlenerek misafirimizin güvenliğini ve konforunu en üst seviyede tesis etmesi, sadece bir operasyonel başarı değil, aynı zamanda kurum kültürümüzün bir yansımasıdır.

Çalışma arkadaşımızın sergilediği bu özveri, yolcu memnuniyetini bir vaatten öteye taşıyarak somut bir değer haline getirdiğimizin kanıtıdır. Yolcularımıza güvenli ve huzurlu bir seyahat deneyimi sunma kararlılığımızda, çalışanlarımızın inisiyatif alan ve çözüm odaklı yaklaşımları en güçlü motivasyon kaynağımız olmaya devam edecektir.”


Emirates A380’lerde Starlink dönemi başladı: 40 bin feet’te kesintisiz internet

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Emirates A380’lerde Starlink dönemi başladı: 40 bin feet’te kesintisiz internet

Emirates, amiral gemisi A380 uçaklarında dünyanın ilk Starlink entegrasyonunu hayata geçirerek uçuş deneyiminde yeni bir dönemi başlatıyor. Yeni nesil yüksek hızlı Wi-Fi teknolojisi sayesinde yolcular, 40 bin feet yükseklikte kesintisiz ve güçlü internet erişimiyle uçuş boyunca bağlantıda kalabilecek.

Havacılık dünyasının en ikonik uçaklarından biri olarak kabul edilen Emirates A380, yeni nesil StarlinkWi-Fi sisteminin ilk kez entegre edilmesiyle birlikte hizmette yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.Starlink ile donatılan ilk Emirates A380 uçağı, İngiltere’nin Newquay kentinde tamamlanan kurulum ve sertifikasyon sürecinin ardından bu hafta Dubai’ye geri döndü. 2026 yılı boyunca diğer A380 uçaklarına da hızlandırılmış şekilde kurulum yapılması planlanıyor.

Emirates, ticari havacılıkta yolcularına internet hizmeti sunan ilk havayollarından biri olurken, ilk jenerasyon Wi-Fi sistemlerde toplam bant genişliği 1 Mbps’nin altındaydı. Bugün her bir A380 uçağına kurulan üç adet Starlink anteni sayesinde uçak içi internet kapasitesi yaklaşık bin kat artırılarak, yolculara 40 bin feet yükseklikte “evden daha iyi” bir bağlantı deneyimi sunulması hedefleniyor.Bu sayede Emirates yolcuları, uçuş boyunca kişisel cihazları üzerinden kesintisiz şekilde video izleme, oyun oynama, internette gezinme ve çalışma imkânına sahip olacak. Wi-Fi hizmeti tüm kabin sınıflarında ücretsiz sunulacak ve kolay erişim imkânı sağlayacak. İlerleyen dönemde Starlink üzerinden canlı TV yayını da önce kişisel cihazlarda, ardından da koltuk ekranlarına entegre edilerek sunulacak.

Emirates A380, uçak içi lounge alanından First Class duş ve Spa deneyimine kadar sunduğu ayrıcalıklarla uzun mesafeli seyahat deneyimini yıllardır yeniden tanımlıyor. Şimdi de Starlink entegrasyonu ile birlikte tüm kabin sınıflarında kesintisiz internet bağlantısı sağlayarak uçuş deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.


Starlink kurulumlarının kısa süre içinde Dubai’deki Emirates Engineering tesislerinde başlatılması ve filoya hızla yaygınlaştırılması planlanıyor. Halihazırda 25 adet Boeing 777-300ER uçağında Starlink sistemi aktif olarak kullanılırken, A380 de bu dönüşüme dahil oldu. Bugüne kadar 650 binden fazla Emirates yolcusu, Starlink donanımlı uçuşlarda yeni nesil bağlantı deneyiminden yararlanma fırsatı buldu.


Dünyanın en büyük yolcu uçağı için teknik açıdan bir ilk

Dünyanın en büyük yolcu uçağı olan A380, sahip olduğu üstün teknolojisi ve benzersiz konforunun yanında, çift katlı yapısı ve yüksek yolcu kapasitesi nedeniyle mühendislik açısından bazı zorluklar da barındırıyor. Bu kapsamda geliştirilen Starlink konfigürasyonu, sektörde bir ilk olma özelliği taşıyor ve uçak genelinde 2 Gbps’in üzerinde toplam bant genişliği sunabiliyor.Emirates’in Boeing 777 uçaklarıyla karşılaştırıldığında, A380 modelinde daha fazla kablosuz erişim noktası ve ek bir anten bulunuyor. Bu sayede yüksek yolcu kapasitesine uygun şekilde optimize edilmiş, kesintisiz ve yüksek hızlı bir Wi-Fi deneyimi sağlanıyor.

Müşteri deneyimine sürekli yatırım

A380’de Starlink kullanımının başlaması, Emirates’in müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik uzun vadeli yatırımlarının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Havacılık tarihinin en kapsamlı yenileme programlarından biri kapsamında bugüne kadar 93 uçak tamamen yenilendi. Bu kapsamda; ödüllü Premium Economy kabinleri, geliştirilmiş Business Class, yenilenen First Class süitler, modernize edilenEconomy Class iç tasarımları ve 6.500’den fazla kanala erişim sağlayan uçak içi eğlence sistemi devreye alındı.Donanım yatırımlarının yanı sıra insan kaynağına yatırımları da süren Emirates, 2025 yılının ortasında 25 bin kabin memuruna uçak içi misafirperverlik konusunda eğitim vermek amacıyla 8 milyon dolarlık “Centre of HospitalityExcellence” tesisini hizmete açtı. Bu merkez, yolcu deneyimini hem somut hem de duygusal boyutlarıyla geliştirmeyi hedefliyor.


Dünya Kupası heyecanını yaşatan rotalar Tatilsepeti’nde


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Dünya Kupası heyecanını yaşatan rotalar Tatilsepeti’nde

Uzun zamanın ardından yeniden Dünya Kupası heyecanı yaşadığımız şu günlerde Türk taraftarlar Avustralya, Amerika ve Paraguay ile gerçekleşecek maçlarda mili takımımızı yerinde desteklemek için planlarını yapmaya başladı. 30 bine varan tur ve 1 milyonun üzerinde otel seçeneği sağlayarak güvenli seyahatin adresi olan Tatilsepeti’nde; uçak bileti, konaklama, maç bileti, stadyum transferi ve şehir turlarını kapsayan turlara talep var. Yaklaşık 10 günlük Amerika turlarında başlangıç fiyatı kişi başı 2 bin 999 Euro

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğindeki 23. Dünya Kupası, 11 Haziran–19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. D Grubu’ndaki ABD, Paraguay ve Avustralya ile mücadele edecek olanAy-yıldızlı takımımız, turnuvadaki ilk maçını 14 Haziran’da Avustralya’ya karşı oynayacak. Ardından 20 Haziran’da Paraguay ile karşılaşacak olan Türkiye, grup aşamasındaki son maçını ise 26 Haziran’da ABD’ye karşı yapacak.Maç ruhunu yaşarken,aynı zamanda Amerika’nın en çok ziyaret edilen şehirlerini gezme fırsatı yakalamak isteyenler şimdiden paket turlara katılmaya başladı.

Dünyanın dört bir yanına 30 bine varan tur ve 1 milyonun üzerinde otel seçeneği sağlayarak güvenli seyahatin adresi olan Tatilsepeti; Dünya Kupası heyecanını yerinde yaşamak isteyenler için kapsamlı tur paketlerihazırlıyor.Uçak biletleri, konaklama, stadyuma transferler, rehberlik hizmetleri ve iki şehir arasına otobüs biletlerinin dahil olduğu tur programları 2 bin 999Euro’dan başlıyor. Milli takımımızın karşılaşacağı Paraguay maçı Kaliforniya eyaletinin Santa Clara şehrindeki Levi’s Stadyumu’nda, ABD maçı ise Los Angeles’ın Inglewood bölgesinde bulunan SoFi Stadyumu’nda oynanacak. Los Angeles ve San Francisco’da gerçekleşecek olan maçlarda dileyen maç severlere Dallas ve Las Vegas programları dileyenlere ise Pasifik Okyanusu’nun engin mavilikleri arasında yolculuk yaparak Monterey ve başkent Washington olan programlarsunuluyor.

Paraguay maç bileti dahil San Francisco Turu

İstanbul’dan direk uçuşla, 6 günlük San Francisco programında dileyen gezginlere outlet turu planlanmış. MuirWoods Ulusal Anıt ziyareti ile başlayan turda,dünyanın en etkileyici doğal alanlarından birini keşfederek yüzlerce yıllık dev sekoya ağaçları arasında yürüyüş yapabilirsiniz. San Francisco’nun simgesi haline gelmiş Golden Gate Köprüsü ve şehrin simge yerlerini keşfedip, dördüncü günün akşamında Türkiye Paraguay maçına katılabilirsiniz. Müsabaka öncesinde, Dünya Kupası atmosferini yakından hissedebileceğiniz fan zone alanlarında kupa heyecanına ortak olabilirsiniz. Uçuş, konaklama, transferler, rehberlik hizmeti, maç bileti ve e-sim kampanyası da dahil olan programın başlangıç fiyatı kişi başı 2 bin 999 Euro. 

Kupa bahane Amerikan Rüyası şahane!

Bir başka tur ise 10 gün sürüyor, ikonik şehir turlarıyla San Francisco ve Los Angeles’ı kapsıyor.Beyaz perdeden hafızalarımıza kazınanCable Car (kırmızı tramvay) ve dik yokuşları, restoranları ile ünlü Çin mahallesi ve Golden Gate manzarası eşliğinde San Fransisco sokaklarını yürüyerek keşfedebilirsiniz. Amerikan Rüyası’nıLos Angeles’dadeneyimlemek için Hollywood tepelerine çıkıp o bildik tabelayı en iyi gören noktada fotoğraf çekebilirsiniz. Los Angeles’taki bir başka keşif noktası iseplajlar bölgesi; Santa Monica plajı, Amerika’nın en yoğun ikinci limanı olan LongBeach, Pasifik Okyanusu kıyısından güneye doğru yer alanNewportBeach, SealBeach, Huntington Beach ve Laguna Beachgezilip görülebilir. Amerikan film endüstrisinin kalbi olan Los Angeles'taki film stüdyoları ise sinemayı, eğlence ve macerayı sevenler için kesinlikle gidilmesi gereken yer. Çılgın roller coaster'larıylaUniversal Stüdyoları Turu’na katılmak için ayrıca 280 doları gözden çıkarmak gerekiyor. Uçuşlar, konaklama, rehberlik hizmeti, havaalanı vergileri, e-sim paketi kampanyası dahil olan bu turun kişi başı başlangıç fiyatı ise 3 bin 700 Euro.

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç ‘‘Neredeyse tüm Türkiye maçları için çeşitli turlarımız var. Bu turlara maç bileti dahil olanlar da mevcut. Özellikle maç bileti dahil olan turlara ilgi var’’ sözleriyle Dünya Kupası heyecanının turizmde ivme yaratacağını kaydetti.

Meraklısına bir de not; ABD vizesine sahip değilseniz ve başvuru süreçlerinin uzun olmasından dolayı yetişmeyeceğini düşünüyorsanız şansınız var. FIFAPASS biletleriniz vize randevu süreçlerini hızlandırabilir. Kesin vize almanıza olanak sağlamaz ancak maça yetişebileceğiniz bir tarihe randevu almanızı kolaylaştırabilir. 


Uyumsoft ve Düzce SMMMO’dan dijital dönüşümde stratejik iş birliği


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Uyumsoft ve Düzce SMMMO’dan dijital dönüşümde stratejik iş birliği

Düzce SMMMO ve Uyumsoft Kurumsal İş Sistemleri, mali müşavirlerin dijitalleşme süreçlerini hızlandırmak ve teknolojik yetkinliklerini artırmak amacıyla stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı.

Dijital dönüşüm dünyasının öncü kurumlarından Uyumsoft Kurumsal İş Sistemleri ve Teknolojileri A.Ş. ile Düzce Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (Düzce SMMMO), mali müşavirlik mesleğinin geleceğini şekillendirecek önemli bir ortaklığa imza attı. İmzalanan protokol, meslek mensuplarının dijital dünyaya uyumlarını kolaylaştırmayı ve sektöre yenilikçi bir vizyon kazandırmayı hedefliyor.

Mesleki dönüşümde dijital vizyon

Düzce SMMMO Başkanı Adem Bilgin ve Uyumsoft Kurumsal İş Sistemleri Satış Direktörü Mahmut Ertürk’ün katılımıyla gerçekleşen imza töreninde, iş birliğinin temel odağı “sürdürülebilir dijitalleşme” olarak açıklandı. Protokol kapsamında oda üyelerine yalnızca avantajlı e-dönüşüm ürünleri sunulmakla kalınmayacak; düzenlenecek eğitimler ve farkındalık çalışmalarıyla mesleki gelişim de doğrudan desteklenecektir.

Dijital dünyaya hızlı ve kolay uyum

İş birliğinin sektörel dönüşüm açısından taşıdığı kritik öneme değinen UyumsoftKurumsal Satış Direktörü Mahmut Ertürk, şunları kaydetti:

"Mali müşavirlerin dijital dünyaya hızlı, kolay ve avantajlı bir şekilde uyum sağlamaları önceliğimizdir. Düzce SMMMO ile imzaladığımız bu protokol sayesinde, meslek mensupları iş süreçlerini çok daha verimli hale getirebilecekler. Mevzuata tam uyumlu ve gelişmiş e-dönüşüm çözümlerimizi, dijital iş araçlarıyla birlikte ayrıcalıklı şartlarda sunuyoruz. Dijital dönüşüm vizyonumuz doğrultusunda, meslek odaları ile gerçekleştirdiğimiz bu tip stratejik iş birliklerini artırarak sürdüreceğiz."

Yerel ekonomiye dijital katkı

Bu iş birliği, Düzce’de faaliyet gösteren mali müşavirlerin dijital ekosisteme daha güçlü bir şekilde entegre olmalarını sağlarken, bölgedeki ekonomik yapının dijitalleşmesine de ivme kazandıracak. Teknolojik adaptasyonun artmasıyla birlikte, yerel ekonominin gelişimine doğrudan katkı sunulması hedefleniyor.


Antalya Diplomasi Forumu (ADF), NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde başarıyla tamamlandı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU, NEST KONGRE MERKEZİ’NDE 150’DEN FAZLA ÜLKEDEN 6 BİN 400 KATILIMCIYI ANTALYA’DA BULUŞTURDU

Antalya Diplomasi Forumu (ADF), 17–19 Nisan 2026 tarihleri arasında 150’den fazla ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6.400 katılımcının iştirakiyle NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde başarıyla tamamlandı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde düzenlenen forum; 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, çok sayıda meclis başkanı, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisini Antalya’da bir araya getirdi.

“Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” temasıyla gerçekleştirilen forum, küresel ölçekte diplomasi, güvenlik ve iş birliği başlıklarının ele alındığı önemli bir platform olurken, organizasyona ev sahipliği yapan NEST Kongre ve Fuar Merkezi de sahip olduğu kapasite ve teknolojik altyapıyla uluslararası ölçekteki konumunu bir kez daha ortaya koydu.

NEST, KÜRESEL ORGANİZASYONLARIN GÜÇLÜ MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

Antalya Belek’te konumlanan NEST Kongre ve Fuar Merkezi, yüksek katılımlı uluslararası organizasyonları aynı anda gerçekleştirebilen altyapısı, geniş ve esnek kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Bölgedeki konaklama kapasitesiyle entegre yapısı sayesinde yalnızca büyük ölçekli etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda Antalya turizmine ve bölge ekonomisine de önemli katkı sağlıyor.

SIRADA UZAY VE İKLİM ZİRVELERİ VAR

Antalya Diplomasi Forumu’nun ardından NEST Kongre ve Fuar Merkezi, 2026 yılı boyunca uluslararası ölçekte ses getirecek yeni organizasyonlara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

05–09 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), yaklaşık 15.000 katılımcıyı Antalya’da buluşturacak. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı bu prestijli organizasyon, uzay ve teknoloji alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getirecek.

9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 İklim Konferansı kapsamında ise yaklaşık 80.000 katılımcı ve çok sayıda dünya liderinin yer alacağı zirvenin önemli bazı oturumları NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenmesi beklenmektedir.


ANTALYA’NIN KÜRESEL KONUMU GÜÇLENİYOR

Gerçekleşen ve planlanan bu büyük ölçekli organizasyonlar, Antalya’nın uluslararası kongre ve toplantı turizmindeki konumunu daha da güçlendirirken, bölge ekonomisine sağladığı yüksek katma değerle dikkat çekiyor. NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı etkinlikler, Türkiye’nin küresel organizasyon pazarındaki rekabet gücünü artırmaya devam ediyor.

Antalya Diplomasi Forumu ile bir kez daha ortaya konan bu güçlü organizasyon kapasitesi, önümüzdeki dönemde gerçekleşecek uluslararası etkinliklerle daha da pekişecektir.

27 Nisan 2026 Pazartesi

CorendonAirlines’a Global CIO’dan “Project of theYear” ödülü

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


CorendonAirlines’a Global CIO’dan “Project of theYear” ödülü

CorendonAirlines, PSS dönüşümüyle operasyonel verimlilik ve dijital altyapıda küresel ölçekte ödüllendirildi

İlklerin havayolu şirketi CorendonAirlines, küresel IT liderlerini bir araya getiren Global CIO tarafından düzenlenen uluslararası ödül programında, yolcu hizmetleri altyapısını dönüştürdüğü Passenger Service System (PSS) projesi ile “Project of theYear” ödülünü kazandı. Dünya genelinden çok sayıda projenin değerlendirildiği organizasyonda elde edilen bu başarı, şirketin dijital dönüşüm yatırımlarının uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.

Havayolu operasyonlarının temelini oluşturan rezervasyon, biletleme ve yolcu yönetim sistemlerini kapsayan PSS dönüşümü, CorendonAirlines’ın teknoloji altyapısını daha esnek, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya taşıdı. Yüksek operasyonel risk ve kompleksite içeren bu dönüşüm süreci, uçuş operasyonlarında herhangi bir aksama yaşanmadan, kesintisiz bir geçişle tamamlanarak önemli bir operasyonel başarıya imza atıyor. Proje, farklı iş birimlerinin ve uluslararası teknoloji paydaşlarının koordinasyon içinde çalıştığı geniş kapsamlı bir organizasyon yapısıyla hayata geçirildi.

Yeni sistem altyapısıyla birlikte CorendonAirlines, operasyonel verimliliğini artırırken maliyet yönetiminde optimizasyon sağlayan, veri odaklı ve entegre bir yapıya geçti. Aynı zamanda yolcu deneyimi daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve uçtan uca yönetilebilir bir seviyeye taşındı. 

CorendonAirlines Kurumsal Çözümler Kıdemli Müdürü Burcu Par Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:“PSS dönüşümü, havayolları için en kritik ve en karmaşık süreçlerden biri. Bu süreci operasyonel sürekliliği koruyarak ve yolcu deneyimini etkilemeden kesintisiz şekilde tamamlamak bizim için en önemli başarı kriteriydi. Global CIO’dan gelen bu ödül, ekiplerimizin güçlü iş birliğinin ve dijital dönüşüm vizyonumuzun önemli bir göstergesi.”

Bu ödül ile CorendonAirlines, küresel ölçekte rekabet gücünü ve teknoloji yatırımlarındaki yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu.


Zeytinin zirvesi İzmir’de kuruluyor Olivtech Fuarı İzmir’de kapılarını açıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Zeytinin zirvesi İzmir’de kuruluyor

Üretimden sofraya uzanan dev buluşma başlıyor. Türkiye'nin dört yanından ve 5 ülkeden 85 katılımcı, panellerden tadım etkinliklerine dolu dolu program… Olivtech Fuarı İzmir’de kapılarını açıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Gurme İzmir - Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan - 2 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı etkinlik programıyla da öne çıkacak.

Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları yaratmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 85 katılımcının yer alacağı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunacak. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. 

Tarımdan gastronomiye

Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech’in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. 

Karşılayan, kapsayan ve birleştiren

Fuar, 30 Nisan saat 11.00’de gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. Aynı gün saat 12.15’te CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, “Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin” başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirecek. “Karşılayan – Kapsayan – Birleştiren” temasıyla kurgulanan ilk gün programında saat 13.15’te düzenlenecek söyleşide, “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlığı ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak.

Saat 14.30’da gerçekleştirilecek “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, duyusal analiz ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak.


Saat 15.45’te düzenlenecek “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” panelinde moderatörlüğü The7 Kurucusu Çise Ulus üstlenirken Von Urla Kurucusu Gökçe Erkuşöz, üretici Umut Ayberk ve Sütçü markasının kurucusu Yasemin Sezgin, üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. 

İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech’te gerçekleştirilecek

Günün sonunda saat 17.00’de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı’nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Programı kapsamındaki Iter Vitis ağı üyeliğiyle hayata geçirilen İzmir Bağ Yolu; Urla, Seferihisar, Menderes, Selçuk, Kemalpaşa, Çeşme, Torbalı ve Karabağlar’daki bağ ve şarap üreticilerini kapsayan tematik bir rota olarak öne çıkıyor. Yerel üreticiler ile gastronomi değerlerini buluşturan proje, sürdürülebilir turizmin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir’in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Şarap Rotası ağıyla entegrasyonunun artırılması hedefleniyor.

1 Mayıs’ta üretim, emek ve değer zinciri

Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, “Üretim – Emek – Değer Zinciri” temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de düzenlenecek “Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek” başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak.

Saat 14.00’te düzenlenecek “Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler” başlıklı panelde ise moderatörlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli yaparken Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu’ndan Prof. Dr. Ufuk Yücel, Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı, USCA Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu Serpil Erdurak ile danışman önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olacak.

Deneyim ve algıya odaklanılacak

Fuarın son günü olan 2 Mayıs, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00’da gerçekleştirilecek “Dr. Zeytin” oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00’de düzenlenecek “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak.

Saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak.

Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları

Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. 1 Mayıs’ta DoubleTree by Hilton’dan Executive Chef İlhami Dinç, Ege otlarını yorumladığı “Çağla bademli ballı Ege otları harmanı”nı hazırlayacak. 2 Mayıs’ta da Mövenpick Otel’den  Executive Chef Murat Yıldız “Levrekli şevketi bostan”, Kaya Otel’den Su Şefi Yahya Yıldırım ise “İzmir kumru ekmeği üzerine enginarlı köfte” sunumlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler, mutfak atölyeleri ile lezzet dolu bir deneyim yaşayacak.

Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak

Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı “Olivbar” alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan “Köstem Zeytinyağı Müzesi” özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak.

Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.


TAV Havalimanları ilk üç ayda 19 milyon yolcuya hizmet verdi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TAV Havalimanları ilk üç ayda 19 milyon yolcuya hizmet verdi

TAV Havalimanları 2026’nın ilk üç ayına dair finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirket işlettiği havalimanlarında dış hatlarda 10,4 milyon, iç hatlarda 8,6 milyon olmak üzere toplam 19 milyon yolcu ağırladı. 

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları, 2026’nın ilk çeyreğinde toplam yolcu sayısını yüzde 7 arttırdı. Aynı dönemde şirketin konsolide cirosu 361 milyon avro oldu.

TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan “2026’nın ilk çeyreği, artan küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerle geride kaldı. Özgün iş modelimiz ve çeşitlendirilmiş portföyümüz sayesinde bu belirsizliklerin etkisini sınırlayabildik. Yolcu trafiğimiz, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artarak 19 milyona ulaştı ve küresel ortalamaların üzerinde gerçekleşti. 

Portföyümüzde öne çıkan başlıklar arasında Ankara’da dış hat trafiği yeni hatların devreye girmesi ve düşük maliyetli hava yolu şirketlerinin katkısıyla yüzde 23 arttı. 2026, Ankara’nın güçlenen operasyonel ve finansal performansının konsolide sonuçlarımıza tam olarak yansıyacağı ilk yıl olacak.

Antalya’da bir başka önemli kilometre taşına ulaştık. Nisan 2025’ten bu yana faaliyette olan yeni terminal ve yardımcı tesislerin desteğiyle artan kapasite, yoğun yaz sezonu öncesinde yolcu deneyimini önemli ölçüde geliştirdi. Finansal katkısının ötesinde Antalya projesi, TAV’ın başarılı ortaklıklar kurmak konusundaki becerisini gösteriyor. Hizmet şirketlerimizin Antalya’daki faaliyetlerinin etkisi 2026’da ilk kez tam olarak görülecek.

Almatı Havalimanı’nda dış hat trafiği güçlü biçimde artmaya devam ederken, yatırım programımızın ikinci fazı takvime uygun şekilde ilerliyor. Kazakistan’ın bölgesel bir aktarma ve lojistik merkezi olma hedefini doğrultusunda jet yakıtı arz politikasındaki son değişiklikler 2026’nın ilk çeyreğinde hacim ve marjlar üzerinde baskı yarattı. Bununla birlikte, maliyet verimliliğinin artmasının ve rekabetçi fiyatlamanın orta vadede trafik büyümesine daha güçlü katkı vereceğine inanıyoruz. Bu nedenle 2026’yı Almatı için bir geçiş yılı olarak görüyoruz; havacılık gelirlerini güçlendirmeye, operasyonlarımızı optimize etmeye ve uzun vadeli değer yaratımını korumaya odaklanıyoruz.

Misafirperverlik ve hizmet kalitesi, uzun vadeli vizyonumuzun ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor. Bu yıl, Skytrax Ödülleri’nde havalimanlarımızdan üçü dünya genelinde ilk 100 içinde yer alırken, dört havalimanımız ACI ASQ Ödülleri’ne layık görüldü. Bu başarılar operasyonel mükemmeliyet ve ekiplerimizin yetkinliğini yansıtıyor. Yolcu memnuniyetiyle çalışan mutluluğu arasındaki güçlü bağın farkındayız ve bu çerçevede TAV’ın bir kez daha Great PlacetoWork sertifikasını almış olmasından mutluluk duyuyoruz. 

Genel Kurulumuz, 2025 UFRS net kârımızın yüzde 50’sine karşılık gelen yaklaşık 1,3 milyar TL tutarında temettü dağıtımını onayladı. Devam eden yatırımlarla birlikte ve küresel belirsizlik ortamında alınan bu karar, nakit yaratma gücümüzün sağlamlığını ve hissedarlarımıza sürdürülebilir getiri oluşturma taahhüdümüzü teyit ediyor.

Jeopolitik gelişmeleri ve piyasa koşullarını yakından izlerken, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir değer yaratımına kararlılıkla odaklanmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte, sürdürülebilir büyümeye odaklanan beş yıllık stratejik planlamamızı şekillendirmeye başladık.

TAV Havalimanları’nın geleceğini birlikte inşa ederken, çalışanlarımıza, hissedarlarımıza ve iş ortaklarımıza güven ve destekleri için içten teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

ÖZET FİNANSAL VE OPERASYONEL BİLGİLER 

(m avro)  1Ç25 1Ç26 Değişim  

Konsolide Ciro 378,5 360,6 -5%

FAVÖK 90,1 77,6 -14%

FAVÖK Marjı 23.8% 21.5% -2.3 b.p

Net Kâr / (Zarar) -45,6 -58,6 28%

Yolcu Sayısı (m) 17,7 19,0 7%

- Dış Hat 9,7 10,4 7%

- İç Hat 8,0 8,6 8%


TAV Havalimanları hakkında

Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025’te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, K. Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan’da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonun her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. TAV Havalimanları 2050’de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor.


 

26 Nisan 2026 Pazar

“DÖVİZ KAZANDIRAN SEKTÖRLER EŞİT DESTEKLENMELİ”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


VERGİ İNDİRİMİNDEN YARARLANDIRILMAYAN TURİZMCİLER KIRGIN

“DÖVİZ KAZANDIRAN SEKTÖRLER EŞİT DESTEKLENMELİ”

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği(ETİK) Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, turizmcilerin, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı kapsamında açıklanan ve bazı vergi düzenlemelerini de içeren program da diğer sektörlerle birlikte desteklenmedikleri için kırgın olduklarını açıkladılar. İşler, turizm sektörünün yıllardır tüm olumsuz koşullara rağmen ekonomiyi dengeleyen ve devlete en çok katkı veren sektörlerden biri olduğuna dikkat çekerek “döviz kazandıran sektörlerin eşit desteklenmesi” gereğine vurgu yaptı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan destek programında, “İstanbul Finans Merkezi ile ilgili düzenlemeler”, “Küresel şirketlere vergi kolaylığı sağlanması”, “İmalatçı ihracatçı ile ihracatçılara kurumlar vergisi oranının indirilmesi”,  “Yurt dışında yaşayan kişilerden Türkiye'ye gelenlere vergi muafiyeti sağlanması”, “Yurt dışı hizmet ihracatında indirim oranı değişikliği” ve “Yurt dışı varlık barışı” başlıklarıyla yeni düzenlemeler yer alıyor. Bu düzenlemelere göre yüzde 20 olarak uygulanmakta olan kurumlar vergisi oranı imalatçı ihracatçılara yüzde 9, genel ihracatçılara ise yüzde 14 seviyesine çekiliyor. İstanbul Finans Merkezi'ne (İFM) taşınacak şirketlere 20 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlanırken, transit ticarette vergi oranı sıfıra indiriliyor.İHRACATÇI VE DÖVİZ KAZANDIRAN SEKTÖRÜZ

ETİK Başkanı Mehmet İşler İmalat ve ihracat sektörlerine sağlanan kurumlar vergisi avantajlarını son derece kıymetli ve olumlu bulduklarını, ancak ülkeye en çok döviz kazandıran turizm sektörünün bu çerçevede değerlendirilmemesine, üzüldüklerini söyledi. Mehmet İşler; “ Türkiye turizmi 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar gelir ve 63 milyon 941 bin ziyaretçi ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Hizmet üreten ve bunu dövizle satan anlamında en büyük ihracatçı konumuna geldi. Türkiye ekonomisine çok önemli katkılar sağlarken,  stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Cari açığı azaltan, ülkeye döviz kazandıran ve geniş kapsamlı istihdam yaratan turizm sektörünün hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor ve yıllardır bunu vurguluyoruz.”

KDV MUAFİYETİ  VE YEŞİL PASAPORT

“Turizm sektörü en çok döviz girdisini sağlayarak görevini fazlasıyla yaparken, maalesef, beklediği desteği görememektedir. KDV muafiyetinden yararlanamamakta, vergi indirimlerinden ayrı tutulmaktadır. Turizmci, yurtdışında kapı kapı dolaşıp ülkesine ve sektöre sürekli ve daha fazla kazanç sağlamaya çabalarken, vize zorluklarına boğulmakta, kendisine, işini kolaylaştıracak bir yeşil pasaport çok görülmektedir. “

HAYATİ DESTEĞİN TAM ZAMANI

“Ülke ekonomisine kazandırdığı döviz ve vergi, kendisinin dışında 60 yan sektörü çalıştırması, sağladığı istihdam ve diğer faydalar ile göz ardı edilmemesi gereken turizm sektörü 2026 yılına maalesef jeopolitik gelişmeler ve İran İsrail ABD çatışmalarının olumsuz etkileriyle yüzde 40’lara varan eksilerle başlamıştır. Turizm sektörü desteklenmesi gereken en zorlu dönemlerden birini yaşamaktadır.  Bu bizim dünya ile rekabet ve sürdürülebilirlik açısından beklediğimiz hayati bir destektir.  Yüksek finansman maliyetlerinin ve maliyet baskılarının aşırı olduğu bir dönemde, turizme sağlanacak KDV muafiyeti ve kurumlar vergisi desteği sektöre can katacak, krizlere karşı direncini artıracak ve yatırımların devamlılığını sağlayacaktır. Turizm sektörü Türkiye’nin dünyaya açılan penceresidir. Döviz kazandıran diğer sektörlerle birlikte dengeli şekilde desteklenmelidir. Bu ülke ekonomisinin gücünü arttırırken, turizmcinin moralini yükseltecek ve dünyadaki rakipleriyle mücadelesinde yalnız olmadığını hissettirecektir. Turizmciler olarak, turizm sektörünün hizmet ihracı yapan ve yüksek döviz girdisi sağlayan bir sektör olarak değerlendirilmesini ve vergi teşviklerinden yararlandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Regnum Otelleri Bayramı Kenan Doğulu ve Antonis Remos ile Kutluyor

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Regnum Otelleri Bayramı Kenan Doğulu ve Antonis Remos ile Kutluyor

Regnum Carya ve Regnum The Crown, Kurban Bayramı’nda misafirlerine hem müzik hem de ailece paylaşılacak unutulmaz anlarla dolu özel bir tatil deneyimi sunuyor. Antalya Belek’te doğayla iç içe, denize sıfır konumları ve ayrıcalıklı hizmet anlayışlarıyla öne çıkan Regnum otelleri, bayram coşkusunu iki özel konserle taçlandırıyor. 28 Mayıs’ta Kenan Doğulu ve 29 Mayıs’ta ise Yunan müziğinin yaşayan efsanelerinden Antonis Remos, Regnum sahnesinde misafirlerle buluşacak.


Regnum Otelleri bayram tatilinde konaklayan misafirlerine iki ayrı özel konser ile eşsiz bir deneyim sunuyor. Kurban Bayramı’nın 2. günü Türk pop müziğinin yıldız ismi Kenan Doğulu sahne alırken 3. günü ise Yunan sanatçı Antonis Remos şarkılarıyla keyifli anlar yaşatacak. 

Regnum, müzik dolu gecelerin yanı sıra her yaştan misafirin bir arada keyif alabileceği zengin deneyim seçenekleri sunuyor. Regnum’un aile fertlerinin her birine hitap eden konseptiyle; çocuklar için eğlenceli aktiviteler, yetişkinler için dinlendirici alanlar ve gastronomi tutkunları için dünya mutfaklarından seçkin lezzetler bir arada yer alıyor. 

Bayram tatilini hem dinlenerek hem de birlikte eğlenerek geçirmek isteyen aileler için Regnum, müzik, doğa ve lüksü bir araya getiren eşsiz bir atmosfer vadediyor. Gün boyu süren aktiviteler ve akşamları sahne alan yıldız isimlerle, misafirler bayramın her anını dolu dolu yaşayacak.


25 Nisan 2026 Cumartesi

Türkiye Kültür Yolu Festivali Şanlıurfa’da başladı.

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MEZOPOTAMYA’NIN KALBİNDE ŞANLIURFA’DA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin yedi bölgesinde, yirmi altı şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan Şanlıurfa’da başladı. Tarihi mirası, güçlü kültürel dokusu ve zengin mutfağıyla Şanlıurfa üçüncü kez, sergilerden söyleşilere ve çocuk etkinliklerine dokuz gün boyunca ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak.

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın katılımıyla Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış konuşmalarıyla başladı. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin ilk durağı olan Şanlıurfa’daki açılışa Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. 

GÖBEKLİTEPE SERGİSİNİ ROMA VE BERLİN’DE MİLYONLAR HAYRANLIKLA İZLEDİ

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan açılış konuşmasında, Şanlıurfa’nın insanlık tarihindeki eşsiz konumuna dikkat çekerek, kentin medeniyetin doğduğu topraklar arasında yer aldığını ifade etti. Göbeklitepe’nin dünya tarihine bakışı değiştiren bir keşif olduğunu vurgulayan Alpaslan, Karahantepe ve Taş Tepeler havzasının yalnızca geçmişe değil, geleceğe de ışık tuttuğunu belirtti.

Alpaslan, Şanlıurfa’da gerçekleştirilen müze yatırımları ve restorasyon çalışmalarına da değinerek; Şanlıurfa Müzesi, Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Harran Kümbet Evleri, Birecik Kalesi, Harran Kalesi, Harran Ulu Camii ve Hamamı, Bozova Çarmelik ve Han-el Barur Kervansarayları ile Siverek Kalesi’nde yürütülen çalışmaların kültürel mirasın korunması açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Göbeklitepe’nin yanı sıra, geçici listede bulunan Şanlıurfa ve Harran yerleşimlerinin artan ziyaretçi sayılarıyla uluslararası ölçekte yoğun ilgi gördüğünü belirtti. 2025 yılında yalnızca Göbeklitepe’nin 800 binden fazla ziyaretçi ağırlaması bu ilginin somut göstergesi olarak öne çıktı.

Gece müzeciliği uygulamalarıyla ziyaret deneyiminin çeşitlendirildiğini ifade eden Alpaslan, Taş Tepeler Projesi kapsamında 11 farklı noktada sürdürülen kazı ve araştırmaların hem bilim dünyası hem de Türkiye’nin kültürel vizyonu açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Uluslararası iş birlikleriyle gerçekleştirilen sergiler sayesinde Şanlıurfa’nın küresel ölçekte tanıtımının güçlendiğini, Roma 


Kolezyum’da gerçekleştirilen sergi ile Berlin’de devam eden çalışmaların bu başarının önemli örnekleri arasında yer aldığını dile getirdi.

ŞANLIURFA’DA SERGİ DURAKLARINDA TARİHİ YOLCULUK 

Açılış programının ardından Bakan Alpaslan ve beraberindeki heyet ilk olarak 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisini gezdi. Osmanlı medeniyetinin kutsal değerlerini ve köklü mirasını sanatseverlerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi Bakan Alpaslan ve beraberindeki heyetin ikinci durağı oldu. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda yer alan seçkide; İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan zengin içerik, ziyaretçileri tarihsel bir yolculuğa çıkardı. 

SERGİYLE ŞEKİLLENEN GÜN FOTO MARATONLA TAMAMLANDI

Günün devamında ziyaretler, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sanatseverlerle buluşan “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi” ile sürdü. Sergide; hüsn-i hat, tezhip, minyatür, çini, ebru, ahşap ve sedef işçiliği, dokuma ve geleneksel el sanatlarının pek çok örneği bir araya getirilerek kentin zengin kültürel birikimi gözler önüne serildi. Geleneksel sanatların incelikli örnekleri, ziyaretçilere kültürel mirasın yaşayan yönünü yakından deneyimleme fırsatı sundu.

Program Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ve beraberindeki heyetin katılımıyla gerçekleşen “FotoMaraton” etkinliğiyle son buldu. 

GÖBEKLİTEPE’DEN BALIKLIGÖL’E ŞANLIURFA’DA 9 GÜN SANAT

İlk durağı Şanlıurfa olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 25 Nisan itibarıyla başlayan dopdolu programıyla dokuz gün boyunca konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine kadar her yaşa ve ilgi alanına hitap eden yüzlerce etkinlikle sanatseverlere unutulmaz bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Şanlıurfa’nın zengin tarihi ve kültürel dokusunda hayat bulan festival, kültür, sanat ve yaratıcılıkla örülü kapsamlı bir yolculuğa kapı aralıyor.


Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinin İstanbul’a dönecek olması son derece memnuniyet verici bir gelişmedir.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin’in,Formula 1 Türkiye Grand Prix’siyle ilgili değerlendirmesi şöyle: 


Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinin İstanbul’a dönecek olması son derece memnuniyet verici bir gelişmedir. İlk etapta sektörümüz üzerindeki moral etkisinin çok yüksek olacağını değerlendiriyoruz. Bu önemli gelişmenin, ülkemizin uluslararası tanıtımına güçlü katkılar sağlayacağına ve Türkiye’nin küresel ölçekteki marka değerini daha da artıracağına inanıyoruz.


Turizm sektörü açısından son derece değerli bir adım olan bu organizasyonun en başarılı şekilde hayata geçirilmesi için TÜROB olarak, sektör olarak tüm paydaşlarımızla birlikte var gücümüzle çalışacağız.


Spor turizmini, Türkiye’de turizmin geleceği açısından en önemli enstrümanlardan biri olarak görüyoruz. Türkiye’nin spor turizminde kaydettiği her ilerleme, anlık ticari faydalarının yanı sıra orta ve uzun vadede ülke imajına ve uluslararası tanıtıma ciddi katkı sağlamaktadır. Bu etkilerin olumlu ve kalıcı olacağına inanıyoruz.


Turizmde 100 milyar dolar gelir hedefine ulaşabilmek için stratejik önceliklere odaklanılması büyük önem taşımaktadır. Kişiye özel hizmet ve deneyimlerin geliştirilmesi, MICE turizminin güçlendirilmesi, sağlık ve wellness turizmi ile gastronomi ve alışveriş turizmi gibi yüksek katma değerli alanlara yapılacak yatırımlar bu hedefe ulaşmada kritik rol oynayacaktır.


Bunun yanı sıra; Olimpiyat Oyunları, Dünya ve Avrupa Futbol Şampiyonaları, Formula 1 ve MotoGP gibi motor sporları, uluslararası festivaller, kültür-sanat etkinlikleri ve dünya çapında ses getiren konserlerin ülkemizde düzenlenmesi, Türkiye’nin marka değerini daha da yukarı taşıyacaktır. Bu tür organizasyonlar aynı zamanda sezon dışı dönemlerde de turizm hareketliliğinin sürdürülebilirliğine önemli katkılar sunacaktır.


Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinin yeniden ülkemize kazandırılmasına öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a ve Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a sektörümüz adına çok teşekkür ederiz.


24 Nisan 2026 Cuma

Formula 1®,Türkiye Grand Prix’inin FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası™ takvimine geri döneceğini duyurdu.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Formula 1® İstanbul'a Geri Dönüyor

Formula 1®, bugün yaptığı açıklamayla, Türkiye Grand Prix’inin 2027 yılından itibaren FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası™ takvimine geri döneceğini duyurdu. T. C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan yeni anlaşma kapsamında İstanbul Park, 2031 sezonu sonuna kadar takvimde yer alacak ve yarış organizasyonuna dair tüm sorumluluğu Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) üstlenecek.

Türkiye Grand Prix’si en son, pandemi döneminde 2020 ve 2021 yıllarında düzenlenmişti ve 2020’de, Lewis Hamilton, hem yarışı hem de yedinci Pilotlar Şampiyonluğu’nu kazanarak Michael Schumacher’e ait tüm zamanların rekorunu egale etmişti.

Formula 1’e ilk kez 2005’te ev sahipliği yapan İstanbul Park, kısa sürede şampiyonanın teknik açıdan en zorlu pistlerinden biri olarak ün kazandı. Saat yönünün tersine dönülen 5,338 kilometrelik pist, sürücü yeteneğini ve araç performansını ön plana çıkartan bir teknik yapıya ve yükseklik değişimlerine sahip. Çok uzun ve çok hızlı 8. viraj, sürücülerin cesaretlerini ve hassasiyetini sorgulama açısından takvimdeki en meşhur ve en zorlu virajlardan birisi olarak değerlendiriliyor.

İstanbul Park’ta 2021’de düzenlenen son yarışın galibi, o dönem Mercedes adına yarışan, şu anki Cadillac pilotu olan Valtteri Bottas oldu. Bottas ve Hamilton, aktif olarak yarışan sürücüler arasında daha önce Türkiye Grand Prix’sini kazanmış iki isim olarak öne çıkıyor.

Bugüne kadar dokuz Grand Prix’ye ve rekabet dolu yarışlara ev sahipliği yapmış olan Türkiye; takımlar, sürücüler ve taraftarların çok sevdiği ve çok büyük ilgi gösterdiği bir yarış olarak öne çıkıyor. Türkiye’de 2006-2008 yılları arasında Ferrari ile üst üste üç zafer kazanan Felipe Massa, İstanbul Park’ta en çok galibiyet elde eden sürücü olma rekorunu elinde bulunduruyor. Ayrıca Kimi Räikkönen, Sebastian Vettel ve Jenson Button gibi şampiyon isimler de İstanbul Park’ta daha önce zafere ulaşmıştı.

Formula 1, son yıllarda Türkiye’de hızla büyümeye devam ediyor. Sporun Türkiye’de 19 milyondan fazla hayranı bulunurken, sosyal medyada 7,5 milyondan fazla takipçi etkileşim gösteriyor. Instagram takipçi sayısı yıllık bazda %25 artarken, YouTube izlenmeleri son dönemde %107 oranında yükseldi.


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:

“Formula 1, görkemli şovları, genç hayran kitlesi ve otomotiv teknolojilerindeki liderliğiyle dünyanın önde gelen spor etkinlikleri arasında yer alıyor. Ülkemizde de Formula 1, özellikle gençlerimiz arasında olmak üzere, her yaş grubundan geniş bir takipçi kitlesine ve gerçekten tutkulu bir hayran kitlesine sahip.

Yarışlar ülkemizde yaklaşık 19 milyon kişiye ulaşırken, yaklaşık 7,5 milyon kişi de sosyal medyada yakından takip ediyor. Toplamda 9 kez Formula 1'e ev sahipliği yaptık: 2005 ve 2011 yılları arasında 7 yarış ve COVID döneminde 2020 ve 2021 yıllarında iki yarış. Özellikle 8. virajıyla ünlü ve yarış tutkunlarının gözdesi olan İstanbul Park, İnşallah 2027 ve 2031 yılları arasında beş sezon boyunca heyecan verici, yüksek kaliteli yarışlara ev sahipliği yapacak.

Türkiye'nin Formula 1 takvimine dönüşünü, ülkemize duyulan güçlü güvenin - sağlam organizasyon kapasitemize, modern spor ve sağlık altyapımıza ve elbette Türk Milletinin meşhur misafirperverliğine - açık bir yansıması olarak görüyorum. Türkiye olarak, geçmişte olduğu gibi her açıdan kusursuz bir organizasyon sunarak bu güveni bir kez daha yerine getireceğiz.

Formula 1'i ülkemize geri getirmeye katkıda bulunan herkese içten tebriklerimi iletiyorum. Ülkeye ve İstanbul'a. Umarım Türkiye'nin bir motor sporları ülkesi olarak Formula 1 ile ortaklığı önümüzdeki yıllarda daha da güçlenir.”

Formula 1 Başkanı ve CEO'su Stefano Domenicali şunları söyledi:

“2027'den itibaren, Formula 1'in en heyecan verici ve zorlu pistlerinden birinde, Türkiye'deki ve dünyanın dört bir yanındaki tüm hayranlarımızı heyecanlandırmak için inanılmaz ve canlı İstanbul şehrine geri dönmekten mutluluk duyuyoruz. İstanbul, bir şehir olarak, Avrupa ve Asya arasında kültürel bir geçit görevi görüyor ve spor, iş ve eğlenceye yönelik ileri görüşlü bir yaklaşımla benzersiz bir tarih ve gelenek karışımı sunuyor. Formula 1'in dönüşünü güvence altına almada verdikleri destek için Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Gençlik ve Spor Bakanlığı'na, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ve Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'na teşekkür etmek istiyorum. İstanbul Park'ta spor tarihimizde birçok unutulmaz an yaşandı ve hayranlara gerçekten harika bir konumda daha da inanılmaz yarışlar deneyimleme fırsatı sunarak ortaklığımızın bir sonraki bölümüne başlamaktan heyecan duyuyorum.”

FIA Başkanı Sayın Muhammed Ben Sülayem şunları söyledi:

“Formula 1'in Türkiye'ye dönüşü, sporumuzun küresel büyümesinin ve çekiciliğinin devam ettiğinin güçlü bir yansımasıdır ve Türkiye Grand Prix'sinin FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine yeniden katılmasından memnuniyet duyuyorum. İstanbul Park, Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip bir pisttir ve geri dönüşü, şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme konusundaki ortak kararlılığımızın altını çizmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ve FIA Üyesi Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı'na teşekkürlerimi sunuyorum. Bu güçlü iş birliği sayesinde sadece Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmıyor, aynı zamanda motor sporlarının sürekli gelişimini destekliyor ve önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir büyüme için temelleri güçlendiriyoruz.”

FIA üyesi Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı şunları söyledi:

“Devletimizin sarsılmaz desteği ve yoğun çabalarımız sayesinde, Formula 1 Türkiye Grand Prix'sinin dönüşünü güvence altına aldığımızı büyük bir gururla duyuruyoruz. Bu vesileyle, değerli destekleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza, Gençlik ve Spor Bakanımıza ve Kültür ve Turizm Bakanımıza ve ilgili bakanlıklarına en derin şükranlarımızı sunmak isteriz. Ayrıca, Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) Başkanı Sayın Muhammed Ben Sülayem'e ve Formula 1 CEO'su Sayın Stefano Domenicali'ye de içten teşekkürlerimizi iletiyoruz. 2027 yılında yapılması planlanan yarış için hazırlıklar hızla devam ediyor. Devletimizin tüm gücünü kullanarak, Türkiye'ye ve İstanbul'a yakışır, dolu tribünler önünde gerçekleştirilecek bir organizasyon için yorulmadan çalışacağız.

Kültürel Mirasımıza Sahip Çıkalım: Büyükada’daki Güntekin Yalısı Koruma Altına Alınmalıdır


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Kültürel Mirasımıza Sahip Çıkalım: Büyükada’daki Güntekin Yalısı Koruma Altına Alınmalıdır

Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Reşat Nuri Güntekin’in uzun yıllar

yaşadığı Büyükada’daki evi, bugün ne yazık ki kamusal erişime kapalı ve koruma

politikaları açısından belirsiz bir durumda bulunmaktadır. Oysa bu yapı yalnızca bir konut

değil; edebiyat tarihimizin, kültürel hafızamızın ve ulusal kimliğimizin yaşayan

tanıklarından biridir.

Büyükada, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle İstanbul’un en özel bölgelerinden biridir.

Adanın Maden Mahallesi’nde, Yılmaztürk Caddesi No:169 adresinde yer alan ve

kamuoyunda “Güntekin Yalısı” olarak bilinen bu zarif köşk; beyaz cephesi, pembe

panjurları ve denize açılan siluetiyle hem mimari hem de edebi açıdan büyük bir değere

sahiptir.

Bu ev, yalnızca estetik bir yapı olmanın ötesinde; Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Dudaktan

Kalbe gibi Türk edebiyatının temel taşlarından sayılan eserlerin üretildiği bir mekândır.

Dolayısıyla burası, yalnızca bir yazarın evi değil; ulusal hafızamızın somut bir parçası,

kültürel sürekliliğimizin taşıyıcısıdır.

Ancak bugün yapı özel mülkiyet kapsamında bulunmakta, müze statüsünde olmadığı için

kamusal erişime kapalı tutulmaktadır. İçeride bulunan kitapların ve kişisel eşyaların

korunması amacıyla dokunulmasının istenmediği ifade edilse de, böylesine kıymetli bir

kültürel mirasın tamamen toplumdan izole edilmesi kaygı vericidir.

Kültürel miras yalnızca korunarak değil, toplumla buluşturularak yaşatılır. Bu nedenle ilgili

kamu kurumları, yerel yönetimler, kültür-sanat kuruluşları ve koruma kurulları arasında iş

birliği sağlanarak:

• Yapının kontrollü biçimde ziyarete açılması,

• Belirli dönemlerde rehberli turlar düzenlenmesi,

• Dijital müzecilik yöntemleriyle sanatseverlere çevrim içi erişim sağlanması,

• Evin edebi mirasını yaşatacak kültürel programlar geliştirilmesi

gibi adımların atılması büyük önem taşımaktadır.

Bugün dünyanın birçok ülkesinde yazar evleri; kültürel turizmin, edebiyat bilincinin ve

toplumsal hafızanın güçlenmesinde kritik rol oynamaktadır. Tolstoy’un Yasnaya Polyana’sı,

Victor Hugo’nun Paris’teki evi, Dickens’ın Londra’daki evi gibi örnekler, kültürel mirasın

nasıl yaşatılabileceğine dair güçlü modeller sunmaktadır. Reşat Nuri Güntekin gibi bir değerin

hatırasını yaşatmak da benzer bir yaklaşımı gerektirmektedir.

Bu çağrı; yalnızca bir yapının korunması değil, bir hafızanın, bir kültürün ve bir edebi

mirasın geleceğe taşınması çağrısıdır. Büyükada’nın ruhuna, İstanbul’un tarihine ve Türk

edebiyatının onuruna yakışır şekilde, Güntekin Yalısı’nın koruma altına alınması ve

gelecek kuşaklara aktarılması için gerekli adımların ivedilikle atılmasını kamuoyunun

dikkatine sunarız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

MURAT TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı

Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve

Yazarları Federasyonu Üyesi


Moda, Lüks ve Tatil Deneyimi Bir Arada:FashionTV Luxe Resort Misafirlerini Ağırlamaya Başladı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Moda, Lüks ve Tatil Deneyimi Bir Arada:FashionTV Luxe Resort Misafirlerini Ağırlamaya Başladı

Moda, tasarım ve lüks yaşamı buluşturan özgün konseptiyle dikkat çeken FashionTV Luxe Resort, misafirlerini ağırlamaya başladı. FashionTV markasının dünyaca ünlü çizgisini ve estetik anlayışını Yaka Global çatısı altında güçlü kadrosuyla yansıtan otel, her yaştan aile ferdine hitap eden konaklama deneyimi, yenilenen gastronomisi ve lüks her şey dahil konseptiyle fark yaratıyor.

Antalya’nın gözde tatil beldesi Kemer’de toplam 120 bin metrekarelik alanda yer alan FashionTV Luxe Resort, yıl boyunca misafirlerine şıklığı, konforu ve kişiye özel deneyimleri bir arada sunuyor. Otelde her misafire özel olarak hizmet verenFashionAssistant, villa misafirlerine özel butler servisi, VIP transfer, Diamond ayrıcalıkları, 7/24 açık restoranlar, dünya mutfaklarından seçkin lezzetler ile dinginlik ve tazelenme vadeden SPA merkezi yer alıyor.

Sezon boyunca müzik dünyasının global isimlerini sahnesine taşıyacak olanFashionTV Luxe Resort, DJ etkinlikleriyle de misafirlerine unutulmaz anılar biriktirme fırsatı sunacak.Çocuklar ve gençlere özel atölyeler sunan iki katlı BambiniLand’de ise ebeveynleriyle tatilin keyfini çıkarak minikleri birbirinden eğlenceli workshoplar ve etkinlikler bekliyor.

Evcil hayvan dostu alanları, engelli dostu mimarisi, sürdürülebilir hizmet anlayışı ve Kemer’in eşsiz kıyısında 700 metrelik geniş sahil şeridine sahip konumu ile FashionTV Luxe Resort, stil sahibi gezginler, aileler ve doğayla iç içe lüks arayanlar için vazgeçilmez bir adres olmaya aday. 

Konaklamada FashionTV Luxe Resort Farkını Hissedin

FashionTV Luxe Resort, deniz, orman ve dağ manzaralı olmak üzere farklı konseptte 481 odası ve7 tanesi bahçesinden direk denize bağlantılı olmak üzere toplam 55 villasıyla misafirlerini ağırlayacak. Otel, 6 ayrı villa modelini bir araya getirdiği Aphelvillla bölgesi olarak ayrılan bölgedeki her bir villada lüksün sınırları yeniden tanımlanıyor. Otel misafirlerini Pearl Land View, PearlPartlySeaView, PearlSeaView, PearlLargeRoom, PearlCornerRoom ve PearlExecutive Suite oda seçenekleriyle ana binada ağırlayacak. Aphel villalar bölgesinde ise; PearlDuplex Suite,PearlLagoonSwim-up, AphelVillas 2 BR Pool Access,AphelVillas 3 BR Pool Access, AphelPriveVillasMilano, Cannes,Paris, Londra, Monaco, LosAngeles, TokyoVillas olarak 6 farklı konseptte villa misafirlere sunuluyor. 


Gastronomiye FashionTV Luxe Resort Dokunuşu

FashionTV Luxe Resort, gastronomi alanında da iddiasını ortaya koyuyor.Otel misafirlerine yenilenen gastronomi anlayışıyla ana restoranı Moda Han ve kesintisiz hizmet veren Amber 7/24 ile zengin menüler sunarken suit ve villalardaki misafirlerine ise uluslararası mutfaklardan tatları Olivin restorana taşıyor. 6 ayrı a la carte restoranıyla dünyanın seçkin mutfaklarını misafirlerinin beğenisine sunan otel, akşam yemeklerinde farklı coğrafyalara gastronomi turuna davet ediyor.İtalyan mutfağına odaklanan Riva Bella, Uzak Doğu lezzetleri sunan Sakura, taze deniz ürünleriyle dikkat çeken Mareléa, steakhouse lezzetleriyle şölen vadeden Yaka, Türk ve Osmanlı tatlarıyla zamanda yolculuk yaptıran Ala, Akdeniz mutfağıyla herkesin gönlünü fetheden Olivin akşam yemeklerinde benzersiz bir deneyim sunuyor. Tüm gün boyunca leziz pastane ürünlerinin ve atıştırmalıkların sunulduğu Chill, Beach Point, BeachLounge, AquaSnack ve Glamour’da birbirinden taze ürünler servis ediliyor.   

FashionTV Luxe Resort’te Çocuklar Eğlenceye Doyuyor

Ebeveynleriyle yaz tatilinin keyfini çıkaran çocuklar aynı zamanda FashionTV Luxe Resort’te onlara özel hazırlanan BambiniLand’de eğlenirken öğrenme fırsatı buluyor. Her yaştan katılımcıya hitap edecek şekilde tasarlanan BambiniLand’de, 4-12 yaş aralığındaki her çocuğun uzman ekiplerle bir arada olduğu keyifli etkinliklerde doğa ve dijital dünya bir araya geliyor. 1- 3 yaş arası minikler için ise tatilde de ev konforunu sunan otel, kişisel bakımdan günlük ihtiyaçlara kadar sunduğu geniş hizmetiyle hem bebeklerin hem de ebeveynlerin yanında yer alıyor. 13-17 yaş arası misafirleri için de özel atölye alanları ve konsol oyunları alanı sunan otel, özel yiyecek-içecek servisleriyle de deneyimi üst seviyeye taşıyor.