17 Mayıs 2020 Pazar

“Kimsenin, çocuğun annesini veya babasını elinden alma hakkı yoktur”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Psikoterapist Fazıl Tatar,
“Kimsenin, çocuğun annesini veya babasını elinden alma hakkı yoktur”

Dünyamızın üzerine felaket gibi çöken koronavirüs salgını, ülkeleri ve ekonomileri sarstığı gibi evlilikleri de sarsıyor. Kriz dönemlerinde aile içi şiddetin ve boşanmaların arttığını kaydeden uzmanlar, bu olumsuz ortamdan çocukların ciddi olarak etkilendiğine dikkat çekiyorlar.

Psikoterapist Fazıl Tatar ve Avukat Melih Demirer,  14 Mayıs 2020 tarihinde, ınstagram canlı yayınında bir araya gelerek, “Aileleri boşanmaya götüren süreç ve bu süreçte çocuklara yaklaşım” konusunu değerlendirdiler. Yoğun izleyici katılımının olduğunu yayında, evliliklerde yaşanan bir takım sorunların ardından yaşanan boşanmalar ve boşanma süreci ile çocukların bu süreçten nasıl etkilendikleri, psikolojik ve hukuki boyutları ile kapsamlı olarak değerlendirildi.

Ebebeynler, boşanma sürecinde önce kendi aralarındaki meseleyi bitirmelidir

Boşanmaya karar veren çiftlerin öncelikle konuyu kendi arasında çözüme kavuşturması gerektiğinin altını çizen Psikoterapist Fazıl Tatar, şunları söyledi:
“Boşanmaya karar veren çiftler, öncelikle konuyu kendi aralarında sakin bir şekilde yöneterek çözüme kavuşturmalıdır. Eğer çocukları var ise, yavaş yavaş ve ona farkettirerek, “Biliyorsun, bizim bir takım sorunlarımız var, anlaşamıyoruz ve ayrılmaya karar verdik. Bizler, senin annen ve baban olarak her zaman yanında olacağız. Senden ayrılmıyoruz. Sadece birbirimizden ayrılıyoruz” gibi ifadelerle anlatmalıdırlar. Nitekim, tarafların birbirini suçlayarak kaos ortamı yaratması veya güçlü olan tarafın çocuğu diğer tarafa göstermemesi gibi bir durum asla söz konusu da olmamalıdır. Çünkü, annenin, babanın veya aileden başka birisinin, kısacası kimsenin, çocuğun annesini veya babasını elinden alma hakkı yoktur” dedi.

Boşanma sürecinde, çocuk malzeme olarak kullanılmamalıdır

Boşanma sürecinde, çoğu zaman çiftlerin birbirini suçlayabildiğini ve birbirine karşı olumsuz mesajlarını da çocukları üzerinden iletmekte olabildiklerini kaydeden Psikoterapist Fazıl Tatar, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ne yazık ki, olumsuz kaos ortamından en çok etkilenen çocuklar oluyor. Çiftler, birbirlerini suçladığı olumsuz mesajlarını, çocuğa ileterek “-Git annene söyle, git babana söyle” gibi çocuğun üzerinden kalkamayacağı bir yükü veriyorlar. Anne ve baba ayrıldığında da, olumsuz psikolojik yükün altında ezilen çocuk, çocukluğunda veya ilerleyen dönemlerde sorunlar yaşayabiliyor. Özetle, ebebeynler, boşanma sürecinde, çocuklarını, karşı tarafa karşı bir malzeme olarak kullanmamalıdırlar” diye konuştu.

14 Mayıs 2020 Perşembe

Mandarin Oriental, Bodrum, ilgi çekici yenilikleriyle 2020 sezonuna kapılarını 20 Mayıs’ta açıyor.

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



MANDARIN ORIENTAL, BODRUM CEZBEDEN YENİLİKLERİYLE YENİ SEZONA MAYIS AYINDA MERHABA DİYOR

Cennet Koyu’nda yer alan ve büyüleyici bir manzaraya, geniş ve ferah yaşam alanlarına sahip Mandarin Oriental, Bodrum, ilgi çekici yenilikleriyle 2020 sezonuna kapılarını 20 Mayıs’ta açıyor. Akıllarda yer eden Kişisel Asistan hizmeti, havuzlu, bahçeli ve geniş terasa sahip odaları, tam donanımlı mutfağa sahip rezidans daireleri, barbekü köşeleri ve sonsuzluk havuzuna sahip asırlık zeytin ve çam ağaçlarının arasında yer alan göz alıcı süit ve villalarıyla Ege Kıyılarının vazgeçilmez tatil durağı, 2020 yazını unutulmaz anılara dönüştürmek üzere misafirlerini bekliyor!

Kişiye özel hizmetlerinin yanı sıra ‘Wellbeing Retreat’ hizmeti ile misafirlerine huzurlu ve sağlıklı bir tatil vadediyor. ‘Wellbeing Retreat’ paketi, içerisindeki günlük olarak hazırlanmış sağlık ve bakım programları, yoga dersleri, vücut analizi ve 5 Element Danışmanlığı ile benzersiz bir tecrübe yaşatmak üzere tasarlandı. Bu özel paket aynı zamanda, Mandarin Oriental, Bodrum’un dingin atmosferinde, misafirlerinin kendilerini yeni baştan yaratacakları günlük bir  detoks menüsünü de içeriyor. The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum’un ‘Time Rituals’ (Zaman Ritüelleri) bakımı, misafirlerini bedensel, zihinsel ve ruhsal canlanmaya davet ediyor.

'Bir Gece Daha' Cennet Koyu'nun tadını çıkarın
Mandarin Oriental, Bodrum, 2020 sezonu açılışına özel, ‘One More Night’ teklifi ile misafirlerini daha uzun süre konaklayabilecekleri unutulmaz bir yaz tatili deneyimine davet ediyor
20 Mayıs – 30 Haziran arasında, birbirini takip eden en az iki gece konaklama rezervasyonu yaptıran misafirler, hem eğlenecekleri hem de dinlenecekleri bu muhteşem tatili Mandarin Oriental, Bodrum’un hediyesi olan üçüncü gece ile uzatıp, denizin, güneşin, 2 km sahilin, doğa ile iç içe yürüme yolları ve bahçelerinin, Mandarin Oriental’a özgü imza terapilerin ve birbirinden özel enfes manzaralara sahip restoran ve barların tadını doyasıya çıkarabiliyor.


Ezber bozan konaklama deneyimi
Mandarin Oriental, Bodrum, 2020 sezonunda ayrıcalıklı özelliklere sahip yepyeni bir villayı misafirleriyle tanıştırıyor. Beş yatak odalı ‘Magnolia Villa’, gözlerden uzak, özel konumuyla eğlenceli bir konaklama arayışında olan büyük aileler için son derece ideal. Tam donanımlı bir mutfağı ve gösterişli bir yaşam alanı bulunan villanın göz kamaştıran manzaraya sahip terasında, barbekü alanı, özel havuz, duş ve geniş bir oturma bölümü mevcut.

Tadına doyulmaz bir lezzet resitali
Açıldığı günden bu yana çok sayıda önemli gastronomi ödülüne layık görülen Mandarin Oriental, Bodrum’un, sosyal mesafeli geniş, ferah ve konforlu yeme-içme noktaları, 2020 sezonunda lezzet tutkunlarını zengin bir menü yelpazesiyle buluşturuyor. Mandarin Oriental, Bodrum’un geniş restoran yelpazesi; birbirinden lezzetli yemekleri ve taze, mevsimlik malzemelerle hazırlanan yaratıcı sunumları ile sofistike İtalyan restoranı Assaggio’yu, tatlarıyla iz bırakan balık ve deniz ürünleri restoranı Bodrum Balıkçısı’nı ve sezon boyunca yeni teppanyaki menüsünü servis edecek dünyaca ünlü modern Japon restoranı Kurochan by Ioki’yi içinde barındırıyor.
Mandarin Bar, Mandarin Oriental, Bodrum’un yetenekli miksolojistinin yenilikçi ve inovatif ruhunu yansıtan yaratıcı kokteylleri ve canlı müzik eşliğinde harika vakit geçirmeye olanak sağlarken, The Mandarin Cake Shop görsel dokunuşlarla taçlandırılmış enfes tatlı ve pastalarıyla hem göz hem de damak zevkine hitap ediyor. Resort’un özel plajı Blue Beach’te yer alan Blue Beach Club & Bar’da, misafirler tüm gün Mandarin Oriental, Bodrum’un Türk mutfağında uzman hünerli şeflerinin hazırladığı leziz atıştırmalıkların tadına varabiliyor. Pool Bar & Restaurant, gün boyu sunduğu yiyecek-içecek servisiyle havuz kenarı keyfinden vazgeçmek istemeyenler için birebir! Sofra Restaurant’ın sağlıklı, glütensiz ve doğal seçeneklere de yer verdiği dünya mutfağından titizlikle seçilmiş tatları bir araya getiren zengin à la carte menüsü ise her türlü beklentiyi fazlasıyla karşılıyor.

Mükemmel terapinin tarifi: Doğayla iç içe spor keyfi
Tüplü dalış, şnorkelle yüzme, yelken, balık tutma gibi birçok açık hava aktivitesine ek olarak, iki tenis kortu, bir basketbol sahası, Cennet Koyu boyunca uzanan yürüyüş parkuru ve birden fazla yüzme havuzuyla Mandarin Oriental, Bodrum, sporsever misafirlerinin adrenalin ihtiyacına hayli tatminkar bir cevap veriyor!

Kendinizi şımartmanın en lüks yolu: The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum
Global çapta birçok prestijli ödülün sahibi The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum, lüks ambiyansında bölgenin en kapsamlı sağlık, bakım ve güzellik uygulamaları seçkisine yer vererek sizi iç huzurunuzu yeniden keşfetmeye çağırıyor. The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum, masaj uygulamalarında Mandarin Oriental, Bodrum’un bahçesinden gelen zeytinyağı, adaçayı ve lavanta gibi doğal ürünleri kullanarak sürdürülebilir bir yaklaşımı benimsediğini ortaya koyuyor.
The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum aynı zamanda, ‘Wellbeing Retreat’ paketi kapsamında misafirlerin geleneksel Türk hamamı ve sağlık yönelimli yeni terapi alternatiflerini deneyimlemeleri için mükemmel bir seçenek oluşturuyor.

Düşlerinizin ötesinde bir düğün
Resort, Bodrum’un ferahlatıcı atmosferinde geniş bir çim alana, zeytin ağaçlarına ve 1.500 kişiye kadar davetli kapasitesine sahip ‘Olive Garden Beach’ gibi tabiatıyla göz kamaştıran düğün mekanlarına da ev sahipliği yapıyor. Ayrıca gelin ve damat adaylarına yönelik bekarlığa veda partileri ve gelinlerin geleneksel kına gecesi organizasyonu da dahil, düğün öncesi eğlenceleri için doğanın kalbinde yepyeni mekan alternatifleri sunuyor.

Mandarin Oriental, Bodrum’da Çocuk Olmak!
Çocuk gelişimi programları alanında lider olmakla beraber, 1976’dan bu yana 40’tan fazla ülkede faaliyet gösteren Gymboree, 2020 sezonu boyunca Mandarin Oriental, Bodrum’da ‘Gymboree Play&Music’ kapsamında, çocuklarda güven duygusu ve yaratıcılığı teşvik etmek adına küçük misafirlere eğitici ve eğlendirici aktiviteler sunuyor. Yogadan seramik yapımına, yemek derslerinden özel doğum günü partilerine kadar uzanan etkinlik alternatifleri miniklerin tatil keyfini ikiye katlıyor!

Oteller umulandan erken açıldı. Ne diyeceksiniz?

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TURİZM BAKANLIĞI GENELGESİ HAKKINDA;
Soruyorlar;
Oteller umulandan erken açıldı. Ne diyeceksiniz?
Bilim kurulu üyesi değiliz, Doktor hiç değiliz. Ancak bu ülkede sadece 100.000 çalışanı olan, kapalı ortamda saatler geçirilen AVM'ler açıldı. Sürekli müşteriyle temas eden Berberler, Kuaförler açıldı. Müsaadenizle 2.5 milyon istihdam sağlayan 52 sektöre kaynak sağlayan turizm sektörü ve ağırlıklı açık ortamda vakit geçirilen oteller de açılsın.  Not: Belirtelim, Türkiye'de oteller hiç kapanmadı, sadece şimdi faaliyete geçiyorlar.
Faaliyet genelgesi yayınlandı. Ne diyeceksiniz?
Bizler uluslararası tur operatörüyüz. Rekabet içerisinde olduğumuz İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan gibi ülkelerde hangi önlemler alınıyor, neler yapılıyor onları araştırıp, yurtdışı partnerlerimize soruyoruz, paylaşıyoruz.
Açıklanan genelgede belirtilen önlemler ile yurt dışındaki otellerin önlemleri arasında farklar var mı?  Açıklanan Genelge çok iyi düşünülmüş ancak az da olsa arada fark var.
Bakalım;
- Yurt dışındaki resortlarda, müşteri ile temas eden personelin sezon boyunca dışarıyla ilişkisi kesiliyor. Personel Resort lojmanında kalıyor.
Bizde ise, personel eğer servis yoksa toplu taşıma araçları ile işine gidip, gelecek.
- Yurtdışı büyük otellerde, Akşam yemeği saatlerinde yığılmayı önlemek amacı ile 18-20:00 ve 20-22:00 olarak 2 şift ile akşam yemek servisi yapılır. Mümkün olduğunca yemekler açık havada alınır.
- Yurtdışında Müşteri, akşam yemeğinde ne yiyeceğini kahvaltıda dağıtılan menü kartlarına işaretler. Akşam yemeği vakit kaybedilmeden hazırlanmış olarak masalara servis edilir.  Müşteri ek olarak banketten istediklerini seçebilir.
- Bizde, 50 çeşit peynirin, 20 çeşit yemeğin olduğu açık büfe eskisi gibi korunmak isteniyor. Tek fark müşterinin yemeği tek tek banketten seçip aşçının kendisine vermesi. Burada Cem Yılmaz'a çok malzeme çıkacaktır elbet !
Hesabımız şöyle; Türk müşterisi o mu bu mu deyip 100 çeşit yemeğe göz atıp, antipasta, salata, tatlı, içecek derken iyi niyetle 10 dakikası bankette geçecek. Bu, 500 müşteri için toplamda 5000 dakikaya (83 saat) ihtiyaç var demek. Bankette 10 aşçı aynı anda 10 müşteriye baksa bile 8 saate ihtiyaç var. Tabi müşteri, 500 kişilik otelde 1,5, 2m sosyal mesafeyi koruyarak, yüzlerce metrelik kuyruğu bitirmeyi başarırsa...  Yani bu durum pratikte zor gözüküyor. Ben otelci değilim. Sahadaki otelcilerin görüşü bu. Makul çözüm ise; banketlerde salata dahil her şeyin paket servis haline getirilmesi. Müşterinin de tepsiyle geçerken istediği paketi seçip alıp gitmesi...
Bunların dışında;
- Yurtdışında otellerde restoran girişleri ve çıkışları ayrı kapılardan yapılıyor. Genelgede böyle bir ayırım yok. Restoran giriş-çıkışları çoğunlukla aynı kapıdan yapılıyor. eni 2, 3 metre enindeki kapıda 500 kişinin geliş-gidiş sirkülasyonunu düşünün...
- Genelgede "Yemek servisi verilen masalar arası mesafe 1,5 metre, yan yana sandalyeler arası 60 cm olacak şekilde düzenlenir" denmiş. Restoranda maskesiz olarak masaya oturuş kalkışta yanımızdakilerle mesafe neredeyse sıfır olacak. Araya bir de garsonun girip çıktığını düşünelim... Şezlonglar için de verilen 1,5m kuralı yeterli değil.  Şezlong giriş çıkışlarında bu mesafe neredeyse sıfırlanır.
-  "Havuz suyunun, havuz ve plaj çevresinin temizliği ve hijyeni azami ölçüde sağlanır" denmiş ama havuzun büyüklüğüne göre kaç kişi girebilir belirtilmemiş. Plajların da yoğun saatleri için bir düzenleme henüz yok.
- Genelgede;   "Servis personeli, servis esnasında mesafe kurallarını korumaya ve temastan kaçınmaya özen gösterir" demiş. Yurtdışında servis için sadece servis arabaları kullanılıyor. Müşteri garsonun getirdiği servis arabasından yiyeceğini içeceğini kendisi alıyor.
- Genelgede " Mümkünse tek kullanımlık şeker, tuz, baharat, peçete kullanılır" denmiş. Mümkünse hepsi tek kullanımlık olmalı. Aksi takdirde sadece tuzluk temizlemeye 1 kişi konuşlandırılmalı.
- Genelgede; "Tuvaletlerin zeminleri, klozetler, pisuvarlar, lavabolar, musluk ve batarya başlıkları, kapı kolları sık sık temizlenir, dezenfekte edilir" denmiş. Ancak, genelgede geçen Sık sık kelimesi "relatif" yani göreceli. Bu, Umumi tuvaletlerde "her kullanımdan sonra dezenfekte edilir" olarak değiştirilmeli. Bu durum zor ise, genel kullanım kapatılır. Her müşteri ihtiyacını kendi odasında giderir.
- "Covid-19 teşhisi konan müşteri veya personel odasının havlu, nevresim, yastık ve çarşafları ayrı toplanır ve ayrı yıkanması sağlanır" deniyor. Ben bu cümleden "Covid-19'lu hasta müşteri hala otelde kalabilir" olarak anlıyorum.
Bunlar düzeltilebilirse  insanlar daha gönül rahatlığı ile otellere gideceklerdir düşüncesindeyim.

TÜM MESLEKTAŞLARIMA HAYIRLI BİR SEZON DİLİYORUM...

Cem Polatoğlu

Konaklama sektörü yeni dönem hazırlıklarına başlıyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Konaklama sektörü yeni dönem hazırlıklarına başlıyor

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan Konaklama Tesislerinde Normalleşme Süreci başlıklı genelgeyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Salgının ülkemizde kontrol altına alınması ve diğer ülkelerde gelişmeler dikkate alınarak, turizm ve konaklama sektöründe haziran ayının ikinci haftası itibariyle yavaş da olsa hareketlenmenin başlamasını umut ediyoruz. İnsan hayatını endişelerimizin merkezine koyduğumuzu, insan sağlığını her türlü ticari beklentinin önünde tuttuğumuzu özellikle belirtmek isteriz. Kamu otoritelerinin ‘artık evden çıkabilirsiniz’ diyeceği gün için tüm hazırlıklarımızı yapıyor ve otellerimizi koronadan sonraki günlere hazırlıyoruz. Elbette ki bu hazırlıkların en önemli kısmını da COVID-19 salgını sonrasında değişime uğrayacak olan sektör uygulamaları oluşturuyor. TC Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge ile halen faal olan veya faaliyete geçecek olan konaklama işletmeleri tarafından, COVID-19 salgınının yayılmasının önlenmesine yönelik işletme bünyesinde alınması gereken tedbirler açıklandı. Bu tedbirlerin birçoğu zaten konaklama sektörü olarak genel olarak uyguladığımız kurallar. Yeni başlatılan uygulamalar ile kurallara daha da büyük bir hassasiyet ile uyulacaktır. Uygulamalar sürece bağlı olarak zaman içinde güncellenecektir. Bu süreçte tüm üyelerimiz ile işbirliği içinde olacağız ve üyelerimize tüm desteği sağlayacağız.

Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açıkladığı Sağlıklı Turizm Sertifikasyonu programının da başta tüketici güveni sağlanması, çalışan güvenliği ve olumlu algı dikkate alınarak kesinlikle ileriye dönük olarak sektörümüze büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Hijyen ve COVİD-19 önlemleri konusunda tüketici hassasiyeti artacaktır. Bu konularda önlemlerini alan işletmelerin tüketiciler tarafından öncelikle tercih edilmesi bekleniyor.

Hem konaklama tesislerinde normalleşme süreci hem sertifika programı TÜROB olarak bizim de görüşlerimiz alınarak hazırlandı. Önerilerimizin büyük bölümünün dikkate alındığını görüyoruz. Başta TC Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere tüm Bakanlıklar ile STK’lar olarak bizler bilgi ve görüş alışverişinde bulunduk. İnsan sağlığı önceligimiz, bu nedenle zaten özellikle Sağlık Bakanlığımızın tavsiyelerini tamamen uygun bulduk ve değiştirilmesi için öneride bulunmadık. Bu süreç için TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve TC Sağlık Bakanlığı’na teşekkürlerimizi sunuyoruz.


13 Mayıs 2020 Çarşamba

Uyumsoft, koronavirüs krizi sonrasında, bir dünya markası olmayı hedefliyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Uyumsoft, koronavirüs krizi sonrasında, bir dünya markası olmayı hedefliyor

Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder,
“Krizleri ar-ge yaparak fırsata çeviriyoruz, Uyumsoft’u bir dünya markası yapacağız”

Türkiye’nin inovasyon lideri Uyumsoft, yazılımda bir dünya markası olmak için kolları sıvadı. Geçmişte yaşamış olduğu ve bugünlerde yaşanan koronavirüs krizi sırasında, ekip olarak yüksek motivasyon ve performansla çalışmalarını sürdüren Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ, koronavirüs krizi sonrasında, global pazarlarda atılım yaparak bir dünya markası olmayı hedefliyor.

Krizler sırasında ileriye bakanlar, kriz bitiminde iş hacimlerinin arttığı görmüşlerdir

İş hayatı boyunca birçok krizi yaşadığını anlatan Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, şunları söyledi:
“1994, 2001, 2008 dahil tüm krizleri gördüm ve psikolojisini gayet iyi biliyorum. Son aylarda da dünyamızda koronavirüs krizini yaşıyoruz. Yaşadığım krizlerden edindiğim ana fikir şudur.
Krizler sırasında moraller asla bozulmamalıdır ve hep ileriye bakmak gereklidir. Çünkü, sonunda işlerin önü hep açılıyor. Uyumsoft olarak, 24 yıldır yaşadığımız tüm krizlerden büyüyerek çıktık. Zor zamanlarda, işimize ve ar-ge’ye odaklandık, web ve bulut tabanlı yeni ürünlerimizi çıkardık ve krizler bittiğinde de pazarda rakiplerimizin bir adım önünde olduk. Geçmiş krizlerden de büyüyerek çıkmamız, Uyumsoft’u Türkiye’nin inovasyon liderleri arasında yer alan bir firma yaptı. Bugünlerde yaşadığımız koronavirüs krizinde de, ülke genelindeki ekiplerimiz ile yüksek motivasyon ve performansla evlerimizden çalışıyoruz ve bu krizi de büyüyerek atlatmayı planlıyoruz. Koronavirüs krizi sonrasında, global pazarlarda atağa geçerek, bir dünya markası olmayı hedefliyoruz” dedi.

Koronavirüsü, eko-sistemimiz ile birlikte atlatacağız

Koronavirüs ile ilgili haberler çıkmaya başladığı tarihten itibaren anında evden çalışmaya geçtiklerini ifade eden Mehmet Önder, şunları kaydetti:
“Ülkemizin dijital dönüşümüne değer katan firmalarından birisiyiz. Pandemiyle birlikte anında evden çalışmaya geçerek, çalışanlarımızın, iş ve çözüm ortaklarımızın, müşterilerimizin sağlığını koruduk. Firma olarak kullandığımız uzaktan çalışma teknolojik altyapısını, iş- çözüm ortaklarımız ve müşterilerimize açarak evden çalışmalarını rahatlıkla gerçekleştirmelerine katkı sağladık. Aynı zamanda, işletmeler evinden çalışırken işleri durmasın ve ticari faaliyetleri aksamasın diye, EkoTicari, EkoHR, UyumCRM, e-Uyum, Banka Bakiyem, EkoCari dahil temassız ticaret ürünlerimizi 3 ay ücretsiz kullanma imkanı sağlıyoruz. Uyumsoft olarak, her zaman işletmelerimizin yanında yer alarak, ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Aile olmayı çok değerli buluyor

Aile olmanın çok değerli olduğunu anlatan Uyumsoft Başkanı Mehmet Önder, konuşmasına söyle devam etti:
“Uyumsoft olarak, Devletimize, çalışanlarımıza, iş- çözüm ortaklarımıza, müşterilerimize ve eko-sistemimizde yer alan tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımız bulunuyor ve içinde bulunduğumuz bu dönemde sorumluluklarımızı yerine getirebilme gayreti içindeyiz. Uyumsoft olarak, çalışanlarımız, iş-çözüm ortaklarımız, müşterilerimiz ile aile olmayı, iyi günde-kötü günde birlikte olabilmeyi çok değerli ve anlamlı buluyoruz. Dijitalleşmeyle birlikte büyüyen genç bir nüfusumuz var, onlarla birlikte yapabileceğimiz daha çok işimiz var, daha çok çalışacağız ve birlikte hedeflerimize ulaşacağız” şeklinde konuştu.

160 bine yakın serbest meslek mensubu, 1 Haziran’da e-SMM’ye geçiyor ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



160 bine yakın serbest meslek mensubu, 1 Haziran’da e-SMM’ye geçiyor

Avukat, doktor, veteriner, mühendis, gümrük müşaviri, diyetisyen, mali müşavirler gibi serbest meslek mensupları, 1 Haziran 2020 itibariyle kağıt makbuz yerine, e-SMM (e-Serbest Meslek Makbuzu) düzenlemeye başlıyor. 
e-SMM’nin yeni bir belge türü olmayıp, kağıt ortamdaki serbest meslek makbuzu ile aynı hukuki geçerliğe sahip olduğunu ifade eden Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ e-Dönüşüm Satış Koordinatörü Arif Erhun Öçal, 1 Haziran 2020 tarihi itibariyle yaklaşık 160 bin serbest meslek mensubunun, e-SMM (e-serbest meslek makbuzu)’na geçmek zorunda olduğunu kaydetti.

e-SMM’de, hız ve tasarruf sağlanacak

e-SMM geçiş süreci hakkında bilgiler veren Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ e-Dönüşüm Satış Koordinatörü Arif Erhun Öçal, şunları söyledi:
“Son yıllarda, e-Fatura, e-Arşiv, e-İrsaliye, e-Defter gibi kağıt ortamındaki evraklar, elektronik ortama geçmeye devam ediyor. 1 Haziran 2020 tarihinden itibaren de, serbest meslek mensupları makbuzlarını, e-SMM olarak düzenlemeye başlayacaktır. e-SMM yeni bir belge türü olmayıp, kağıt ortamdaki serbest meslek makbuzu ile aynı hukuki geçerliliğe sahiptir. Burada, serbest meslek makbuzlarının, elektronik ortamda düzenlenerek, elektronik ortamda iletilmesi ve yine elektronik ortamda saklanması gerçekleşecektir. Serbest meslek mensuplarının, meslek makbuzunu elektronik ortamda keserek, müşterilerine mail ortamında iletmesi, hem hız, hem tasarruf sağlayacaktır ve arşivleme yükü de olmayacaktır” dedi.

Son güne kalmadan başvurmak gerekiyor

Serbest meslek sahibi olanların, e-SMM’ye hızlı ve kolay bir şekilde geçebileceğini anlatan Arif Erhun Öçal, konuşmasına şöyle devam etti:
“Serbest meslek mensuplarına tavsiyem, hızlı ve kolay kullanım avantajı sağlayan e-SMM’ye, 1 Haziran’dan önce başvurmalarıdır, çünkü 1 Haziran’dan itibaren kağıt evrak düzenlenmeyecektir. Bu süreçte, mali müşavirlerinden destek alabilecekleri gibi, Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ’nin Dijital Dönüşüm Uzmanlarından da hizmet alabilirler. Uyumsoft’un mobil uygulaması üzerinden kolay ve hızlı bir şekilde, e-SMM makbuzlarını düzenleyip, keserek müşterilerine gönderebilirler ve arşivlemesini yapacaklardır. Bir diğer konu da, e-SMM’ye geçiş için herhangi bir yazılım veya program satın alınmasına gerek yoktur. Serbest meslek mensupları, bilgisayarlarından veya cep telefonlarından e-SMM sürecini kolayca yöneteceklerdir” şeklinde konuştu.

12 Mayıs 2020 Salı

SAHA’nın yönetim kurulu başkanı Füsun Eczacıbaşı, New Museum’un mütevelli heyetine katıldı..

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





SAHA’nın kurucularından ve derneğin yönetim kurulu başkanı Füsun Eczacıbaşı, New York’un önde gelen güncel sanat müzesi New Museum’un mütevelli heyetine katılmak üzere davet edildi. New Museum direktörü Lisa Phillips ve heyet başkanı James Keith, Füsun Eczacıbaşı, Patricia Blanchet, Tommie Pegues ve Jamie Singer’ın katılımının müze için önemini vurguladı:

“Misyonumuza kendisini adamış bu dört kişinin New Museum kuruluna katılımları için heyecanlıyız. Kurul üyelerinin farklı coğrafya ve nesillerden geçmişleri, önemli bir değişim zamanında müzeye yeni bakış açıları kazandıracak.”

Evan Chow, Randi Levine, Matt Mullenweg ve Marcus Weldon’ın bulunduğu kurula davet edilen Patricia Blanchet, Afrika kökenli sanatçı ve kültür üreticilerinin destekçisi olarak Studio Museum in Harlem, Newport Festivals Foundation ve NY African Film Festival’in kurullarında bulunan bir sanat hamisi.Metropolis Risk Management LLC ve insuri.com’un kurucusu Tommie L. Pegues, Smithsonian National Portrait Gallery in Washington D.C.’nin kurulunda yer alıyor. Jamie Singer ise One Love Foundation ve NEW INC’in danışma kurulunda bulunuyor.

Füsun Eczacıbaşı Hakkında: 1986 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’nden Yüksek Mimar olarak mezun olan Füsun Eczacıbaşı uzun yıllar iç mimari alanında uygulama yaptıktan sonra Karınca Design isimli tasarım hediyelik objeler mağaza zincirini kurdu. Yıllardır insan hakları, azınlık hakları, ekoloji, doğa ve eğitim alanında faaliyet gösteren birçok sivil toplum kuruluşuna destekçi veya Danışma Kurulu üyesi olarak hizmet veren Füsun Eczacıbaşı, 2011 yılında Türkiye’den güncel sanatın uluslararası katılımı, tanınırlığı ve temsiliyeti alanında destek vermek amacı ile hareket eden SAHA Derneği’nin kurucularından olup dernek başkanlığını yürütmektedir.

Uluslararası üye olduğu sanat kurumları arasında Tate International Uluslararası Danışma Kurulu ve Tate MENAAC Kurulu, Documenta Dostları, Art Basel Global Patronlar Konseyi ve Art Basel Şehirler Danışma Kurulu, Castello di Rivoli Dostları ve New Museum Uluslararası Liderlik Konseyi bulunuyor. Son olarak New Museum Uluslararası Liderlik Konseyi’nde eş başkanlık görevine gelmiş ve yine New Museum’un Mütevelli Heyeti’ne seçilmiştir.

New Museum Hakkında: New York'taki yalnıza güncel sanata odaklanan tek müze olan New Museum, dünyanın dört bir yanından yaşayan sanatçılar hakkında sergi, bilgi ve belgeleme merkezidir. 1977’de Hudson Caddesi'nde tek odalı bir ofis olarak başlangıcından, 2007 yılında SANAA tarafından tasarlanan Bowery'deki ilk bağımsız binanın açılışına kadar New Museum, bir deneme yeri ve yeni bir sanat ve yeni fikirlerin merkezi olmaya devam ediyor.
https://www.newmuseum.org

SAHA Derneği
SAHA Derneği, Türkiye çağdaş sanatının tanınırlığını ve bilinirliğini artırmayı amaçlar ve bu doğrultudaki projelere karşılıksız destek verir. SAHA, sağladığı bu destek aracılığıyla, çağdaş sanat alanında faaliyet gösteren sanatçı, küratör, sanat tarihçisi ve eleştirmenlerin eğitim ve üretim ortamlarını ve uluslararası ağlarla etkileşimlerini geliştirmeyi hedefler.


www.saha.org.tr
instagram.com/sahadernegi/


facebook.com/SAHA-Dernegi
twitter.com/SAHA_Istanbul