12 Ocak 2021 Salı

EGD, Türkiye’ye ekonomiyi konuşturtmaya devam etti...

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), ‘Türkiye Ekonomiyi Konuşuyor’ etkinliğine denizcilik sektöründeki gelişmeler, sığınmacı sorunu ve endemik bitki varlığı konuları damga vurdu. İstanbul, Hatay ve Kahramanmaraş’tan katılan meslek odası başkanları ekonomi gazetecilerinin sorularını yanıtladı.     

Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin (EGD) her hafta sonu görüntülü platformda gerçekleştirdiği ‘Türkiye Ekonomiyi Konuşuyor’ etkinliğine bu kez TOBB Başkan Yardımcısı ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahin Balcıoğlu ile Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin katıldı.

Moderatörlüğünü EGD Başkanı Celal Toprak ve EGD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Uluğtürkan’ın birlikte gerçekleştirdikleri toplantıda pandemi sürecinde denizcilikte yaşanan gelişmeleri aktaran TOBB Başkan Yardımcısı ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran, “Pandemi, denizcilik sektörünün ülke ekonomilerindeki önemini bir kez daha hatırlattı. Her ülkenin her şirketin lojistiğe olan elzem ihtiyacı bir kez daha gözler önüne serildi. Hem Türkiye’de hem dünyada denizcilik sektörü iyi bir sınav verdi. Hareketli bir sürecin yaşanıyor olması sektörün tamamını pandemiden en az etkilenen sektörler arasında gösterdi ki bu doğru değil. Bu sektör gemi taşımacılığından sigortaya, limancılıktan kruvazör turizmine kadar10’un üzerinde alt sektörden oluşuyor.Pandemiyle konteyner taşımacılığında hareketlilik yaşanırken, kruvazör turizminde tüm işler durdu. Sektörün geneline böyle bakmak lazım” dedi. 


DIŞ TİCARETTE KONTEYNER SIKINTISI 

Pandemi sürecinde ihracatçı ve ithalatçıların konteyner fiyatlarındaki istikrarsızlık ve yüksek bedellerden şikayetçi olduklarını belirten Taner Kıran, bunun Çin’in yeni konteyner üretimini durdurmasından ve pandemi nedeniyle limanlarda daha uzun süre kalmak zorunda kalan konteynerlerin yarattığı arz kısıtlamasından kaynaklandığını belirtti. Bu durumun önüne geçebilmek için konteyner şirketlerinin yazılım yatırımı yaptıklarına vurgu yapan Kıran, “Dünyadaki ilk 20 şirket konteyner pazarının yüzde 85’ini kontrol ediyor. Son 10 yıldır bu alanda amansız rekabet vardı ve arzu ettikleri kazançları sağlayamıyorlardı. Ancak son dönemde bu şirketler iş modelinde birleştiler. Aynı hatlarda gemileri azaltarak yola devam etme kararı aldılar. Bundan sonra bu alanda daha istikrarlı bir fiyat beklentisi olacak” diye konuştu.


KAHRAMANMARAŞ YERYÜZÜ CENNETİ

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahin Balcıoğlu da,kentlerininpandemide en az hasar alarak büyümesini sürdüren bir şehir olduğunu söyledi. 2020’yı bir önceki yıla göre yüzde 7,6 düşen ihracatla kapattıklarını belirten Balcıoğlu, “Kahramanmaraş’ta işsizliğin olmadığını iddia ediyoruz. Çalışmayan insanlar var ve bu kişiler de iş beğenmeyen insanlar. Türkiye’deki ipliğin yüzde 36’sını üretiyoruz. Dokumanın ve örgü kumaşın yüzde 15’ini Kahramanmaraş tek başına üretiyor. Kadın ayakkabısı üretiminde kentimiz, Türkiye ikincisi durumunda. Altın işlemede İstanbul Kapalıçarşı’dan sonra Türkiye’nin ikincisiyiz. Çimentoda Türkiye’nin yüzde 10’unu, kâğıtta yüzde 20’sini üretiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz üretimleri yenilenebilir enerjilerden karşılamaya çalışıyoruz.Afrika’ya bağış yapmak yerine oradaki küçük çiftçilerin yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirerek ticaret yolu ile insanlara yardım etme programına Kahramanmaraş adeta damga vurdu. Bu projeye Türkiye’den 19 firmanın katıldığını ve bunların 6’sının Kahramanmaraş firması olduğunu övünerek söylemek istiyorum. Başkonuş Yaylası’nda bir dağımızda 2 bin 782 tane endemik bitki var. Bu sayı İngiltere’nin endemik bitki sayısının 2 katından daha fazla. Kahramanmaraş cennet değil de nedir?” diye konuştu. Balcıoğlu, Kahramanmaraş ekonomisinin en önemli sıkıntısının yatırım alanlarındaki yetersizlik olduğuna dikkat çekti. 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin de, sınırda yaşanan çatışma ortamında 10 yılın geride kaldığına dikkat çekerek, “2010 yılında havaalanına kavuşmuş, sınırında Suriye’ye vizesiz geçişlerin yaşandığı bir Hatay vardı. Herkes Arap-İsrail barışını konuşuyordu. Biz de Hatay’dan Tel Aviv’e otobanla ulaşacağımız, ticaretimizi bu çerçevede geliştireceğimiz bir hayale kapılmıştık. Bu atmosfer yerli ve yabancı yatırımcıların Hatay’a ilgisini artırmıştı. Türkiye ekonomisinin üzerinde büyüyorduk. Başlayan çatışmayla Türkiye çok kısa sürede 4 milyon sığınmacıya kucak açmak zorunda kaldı. Bu sığınmacıların 400 bini Hatay’a yerleşti. Bir anda aldığımız göç, altyapımızı ve sosyoekonomik durumumuzu altüst etti” ifadelerini kullandı. 


GÖÇ VE ENTEGRASYON BAKANLIĞI GEREK 

Suriye sınırında bir kent olması nedeniyle Hatay’ın ve Türkiye’nin alınan göçten önemli ölçüde etkilendiğini belirten Çinçin, “10 yıl önce 10 yaşında Türkiye’ye gelen Suriyeli bir çocuk bugün 20 yaşında bir genç oldu. Bu genç ne Arapça ne de yeterince Türkçe öğrenebildi. Türkiye’de 4 milyonu Suriyeli, toplam 7 milyon sığınmacı var. Nüfusumuzun neredeyse yüzde 10’unu teşkil eden bu topluluğun entegrasyonuna yönelik yeterince çalışma yapılabiliyor mu? Benim şahsi düşüncem, Türkiye’nin en kısa sürede Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurması ve tek elden otoriteyle bu yöndeki sorunların çözümünde hızlı hareket etmesi gerekiyor” diye konuştu.


Veribilim Yazılım, İnovaLİG Türkiye Şampiyonu oldu ....

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





Veribilim Yazılım, Türkiye’nin inovasyon liderleri arasına adını yazdırdı. 61 ilden 1.236 firmanın başvurduğu yarışmada, Veribilim Yazılım Şirketi Veribase.com markası ile, İnovaLİG 2019 İnovasyon Döngüsü kategorisinde Türkiye Şampiyonu oldu. 

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından düzenlenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapılan 8.Türkiye İnovasyon Haftası etkinliğinde, dereceye giren firmalara ödülleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ve TİM Başkanı İsmail Gülle tarafından verildi. Birincilik ödülünü Veribilim Yazılım Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Bülent Sarı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve TİM Başkanı İsmail Gülle’den aldı. 



Türkiye’nin en İnovatif firmalarından birisi olduğu tescillenmiş oldu 

İnovaLİG 2019 İnovasyon Döngüsü Birinciliği ödülüne ilişkin görüşlerini paylaşan Veribilim Yazılım Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Bülent Sarı, şunları söyledi: 

“İnovasyon konusunda ülkemizin yerli ve milli yazılım firmaları arasındayız. İnovasyon, şirketimiz için her zaman öncelikli bir konudur. Sürekli olarak müşterilerimize ve kullanıcılarımıza; daha iyi nasıl hizmet verebiliriz ve hayatlarını nasıl kolaylaştırabiliriz diye düşünüyoruz ve yazılım çözümlerimizi buna göre geliştiriyoruz. Yarışmaya başvuran 1.236 firma arasında seçilerek, Kobi ölçeğinde İnovasyon Döngüsü kategorisinde Türkiye Şampiyonu olarak Türkiye’nin en inovatif firmalarından biri olduğumuz bu ödül ile tescillenmiş oldu” dedi. 


Başarının anahtarı “İnovasyon’dan” geçiyor 

Firma olarak daima inovasyona yönelik projeler yürüttüklerini belirten Veribilim Yazılım Kurucu Ortağı ve Satış Pazarlama Müdürü Duygu Sarı, şunları kaydetti: 

“Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Girişimcilik, İnovasyon, Yönetim konularında tamamladığım yüksek lisansla birlikte, şirketimizde pek çok konuda stratejik yönetsel kararlar aldık. Bunlardan bir tanesi de inovasyon oldu. Başarının anahtarı “inovasyondan” geçiyor. Bu bakış açısıyla çalışmalarımızda her zaman inovasyona yönelik projeler yürütmeye devam edeceğiz. Inovalig yarışması, heyecanla başvurduğumuz ve birinciliği hedeflediğimiz bir yarışmaydı. “Bir fikrim var” modülümüz ile İnovasyon Döngüsü kategorisinde birinci olmak Veribilim Yazılım ekibi olarak bizleri çok gururlandırdı ve bundan sonraki çalışmalarımızda da bizi motive edecek” diye konuştu. 

“Bir Fikrim Var” Modülü Birinciliğe taşıdı 

İnovaLİG 2019’da “Bir Fikrim Var” modülünün birinciliği getirdiğini ifade eden Veribilim Yazılım Kurucu Ortakları  Bülent Sarı ve Duygu Sarı, şunları anlattı: 

“İnovaLİG ödülünü, geliştirdiğimiz “Bir Fikrim Var” modülümüz ile aldık. Tüm kullanıcılarımıza, çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza açık bir modüldür. Tüm kullanıcılar ekranlarında bulunan bu modül üzerinden, şirketimize yılda yaklaşık 600 civarında fikir iletiyor, biz bu fikirleri alarak ar-ge ekibimizle değerlendiriyoruz ve ortalama 450’sini hayata geçiriyoruz. 10.000 kullanıcı, sürekli fikirlerini iletiyor ve bu da sistemlerimizin ileri düzeyde gelişmesini sağlıyor.  Herhangi bir ilaç firmasının A’dan Z’ye tüm satış ve pazarlama yazılım altyapısını sağlıyoruz. Müşteri veri tabanlarından saha ekibinin planlanmasına ve segmentasyonuna; ziyaret ve sipariş süreçlerinin yönetilmesinden sunum işlemlerine kadar tüm ihtiyaçlarını sistemimiz üzerinde bulabiliyorlar. Veribilim Yazılım olarak Veribase.com markamız ile Türkiye’de ilaç sektöründe CRM denildiğinde ilk akla gelen lider markayız” şeklinde sözlerini tamamladı. 



İnovaLİG 2019 yılı hakkında: 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye’nin ilk inovasyon geliştirme programı İnovaLİG’in sekizincisini, 8.Türkiye İnovasyon Haftası etkinlikleri kapsamında düzenledi. İnovaLİG ödülleri inovasyonun 5 ana kategorisinde (İnovasyon Stratejisi, İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü, İnovasyon Döngüsü, İnovasyon Kaynakları, İnovasyon Sonuçları)  her yıl sahiplerini buluyor. Hem büyük firma, hem kobi olmak üzere 2 ayrı ölçekte İnovaLİG şampiyonları belirleniyor. İnovaLİG 2019 yarışmasına, 61 ilden 1.236 firma, inovalig web sitesi üzerinden başvurusunu yapmıştı. İnovaLİG 2019 ödül töreni 18 Aralık 2020 tarihinde yapıldı. 


11 Ocak 2021 Pazartesi

Cem Polatoğlu:KIZIM SANA SÖYLÜYORUM, GELiNiM SEN ANLA..!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Son yazımda, rehberlerin ne kadar zor yetiştiğini dile getirmiştim. https://cempolatoglu.com/rehber-esleri/

Yazı üzerine bazı acentacı meslektaşlarım arayarak; “Bizler saksıda yetişmiyoruz, bizi de yaz” diyerek sitem ettiler.

Haklılar. Yazalım;

Paran varsa Fabrika, Havayolu, al-sat ticaret, Market sahibi olma şansın yüksektir. Sen konudan anlamasan da bir bilen sana yeter. Ancak konudan uzak ve sadece para varsa acenta sahibi olup, başarılı olma şansın yoktur.

Tabi ki acenta kuruluşu için sermaye gerek. Mobilyası, evrakları, kirası, stopajı, ofis, şirket masrafları, muhasebesi, muhtasarı, 6 çeşit vergisi, reklamı, maaşları, Türsab ve Ticaret odası aidatları, aylık 40 çeşit sabit ödemesi… Kısaca; 4 kişilik ofiste aylık sabit masraf tabanı 30-35.000 ti-el.

Incoming yapıyorsan;


·         Rehber kökenli olmasan bile yüzeysel de olsa Müze ve Ören yerlerini, içeriklerini bilmek zorundasın.

·         Çalıştığın pazar veya pazarların kültürünü, ortak zevklerini, dil veya dillerini bilmen hatta bir müddet orada yaşamış olman en büyük avantajındır.

·         Müşterilerin konaklayacağı otellerin konum ve özelliklerini,

·         Yol güzergahını, nereden nereye kaç saatte gidileceğini, güzergahtaki mola yerlerini, tuvaletlerini, alışveriş imkanlarını,

·         Bütçenize göre en iyi Otobüsü, en iyi Rehberi, tecrübeli Şoförü ve Restoranları.

·         Grubun milliyetine göre restoran, yemek ve içeceklerini ve hatta milliyetlerine göre uyandırma, depar, yemek saatlerini bilip bunlara göre görselliklerle süslü program ve ardından web sitesi, CD vs hazırlayabilmeli,

·         Tüm hazırlıklar ardından bir tur için gereken 40’a yakın bileşenlerin maliyet hesapları çıkartılmalı. Rekabet koşullarını da hesaba katarak fiyatlandırmalar yapmalı.

·         Ve ardından pazarlamaya hazır olmalı. Seçilen ülkelerde fuarlara katılmalı, yeni partner arayışları için zaman zaman Pazar ülkelerde şehir şehir, acenta acenta dolaşıp yüz yüze görüşmeler yapmalı, broşürler, CD’ler bastırıp o ülkenin sosyal medya ağlarında reklam oluşturmalı.

Ingoing yapıyorsan;

Yukarıdaki tüm şartların yanı sıra ekstrem yurtiçi müşterisine hitap etme kabiliyetine, çelik gibi sinir sistemine ve iş güvenliğine sahip olmalısın. Konuyu Erdal Çeri’nin bir sözü ile ilişkilendireyim; incoming rehberliği restoranda 40 müşteriyi 40 sandalyeye oturtma sanatıdır, ingoing rehberliği ise; 40 yolcunun 65 sandalyeye oturacağını ve 2 kişinin “yer kalmadı ayakta kaldım” diyerek ortalığı birbirine katacağını bilmek demektir.

Outgoing yapıyorsan;

Bir turu gerçekleştirmek için gereken şartlara bir de yurtdışı bilgilerini eklemek gerek. Outgoing, diğer segmentlere göre daha risklidir. Aylar önceden uçakların, otellerin, bazı müzelerin hatta otobüs ve yerel rehberlerin ödemelerini yapmalısın. Öngördüğün kişi sayısını tutturamazsan, yatırdığın paranın yanmasını göze almalısın. 

Tali acentalar

Operatörlerinin turlarını satan acentalardır. Müşteri ile yüz yüze gelen onlardır. Kazançları ise ancak kirayı karşılar. En az Tur Operatörü kadar bilgi sahibi olmak zorundalar. En ufak aksilikte ilk onların başı ağrır.

Bilet acentaları

“TEK RAKİBİMİZ T.H.Y”

Bilet acentaları diyorlar ki; “RAKİBİMİZ T.H.Y” Çünkü havayolları onlardan daha ucuza bilet satabiliyorlar. Bir biletten kazanacakları 8-10 TL için saatlerce uğraşırlar. İadeler ise dert bonuslarıdır.

Mice acentaları

Detaylarına girmek bile istemiyorum. Bu işi yapanlar Turcu mu? Matbaa mı? Çantacı, Işıkçı, Sesci, Tabelacı, Kostümcü, Restoran, Reklam ajansı mı anlamadım. Performans sırasında servis yetişsin diye garsonluk yapan, yer gösteren hatta tuvalet temizleyen büyük patron bile gördü bu gözler. En helal para onların galiba.

Netekim azizim. Biz acentalar tekdüze fabrikasyon mal üreten veya al-sat yapan, parayla para kazanan tüccarlardan değiliz.

Ama şimdi meslektaşlarımın %50’si kapılarına kilit vurdular. Onları kaybedersek geri dönüşümü olmaz. Bize bir el, bir destek gerek…

KIZIM SANA SÖYLÜYORUM GELiNiM SEN ANLA..!


10 Ocak 2021 Pazar

WhatsApp Sözleşmesinin Bilinmeyenleri....



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İletişimci Yazar Barış Karaoğlan, WhatsApp Sözleşmesinin Bilinmeyenlerini Anlattı.


En çok kullanılan uygulamaların başında gelen WhatsApp, köklü bir değişikliğe giderek gizlilik sözleşmesi ve veri paylaşımı kurallarını değiştirdi.

Bu değişiklik ile ilgili bilinmeyenleri anlatan İletişimci Yazar Barış Karaoğlan, kullanıcıların bu sözleşmeyi onaylarken bir kez daha düşünmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Avrupa Birliği üye ülkelerinde yaşayan kullanıcıların verilerinin diğer şirketlerle paylaşılmayacağı bildirilirken ülkemizde aynı durum geçerli değil, sözleşmeyi onaylamayanlar 8 Şubat 2021 tarihi itibariyle uygulamayı kullanamayacaklar. 

Bu durumun ülkemizde nasıl sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekmeliyiz. WhatsApp, yeni sözleşmede önemli olan detayları, cümlelerdeki kilit kelimelere saklıyor. Mesela, “Facebook şirketlerinin bir parçası olan WhatsApp diğer Facebook şirketlerinden bilgi alır ve bu şirketlerle bilgi paylaşımında bulunur” cümlesini, sözleşmenin “Diğer Facebook Şirketleri ile Nasıl Çalışırız?” başlığının altında konumlandırmış. 

Masum gibi görünse de buradaki “bilgi paylaşımında bulunur” kullanımı, her türlü bilgiyi ve istatistiği paylaşacağı anlamını taşır.  Peki bunun nasıl bir sakıncası olabilir diye sorguladığımızda, Facebook şirketinin, 2016 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan ve Donald Trump zaferi ile sonuçlanan Başkanlık seçimini doğrudan etkilediğini herkes biliyor. Şirketin CEO’su Facebook verilerini üçüncü taraf ile paylaşmakla suçlanarak bu konu ile ilgili yargılanıyor. Bu pencereden baktığımızda aslında kişisel verilen ne kadar önemli olduğunu artık hepimiz biliyoruz.

WhatsApp, yazışmaların uçtan uca şifrelendiğinin vurgusunu yapıyor ama bu durum verilerin depolandığı gerçeğini maalesef değiştirmiyor. Yani tüm verilerimiz şirketin ana makinasında bir algoritma ile depolanıyor. Şimdi ise bu algoritmanın Facebook ile paylaşılacağının onayının istendiği sözleşme aslında ciddi bir veri aktarımının hertürlü konu için kullanılabileceğini anlamını taşıyor.

Aslında sözleşmede bir güvenlik açığı ya da benzer durumlarda sanki veri güvenliğinin sağlanabilmesi için kullanıcıyı koruduğu izlenimi yaratılsa da cümleler içerisine saklanan kelimeler bu durumun aslında tam olarak böyle olmadığını da kanıtlar nitelikte. 

Prof Hukuk Bürosunda da İletişim ve Medya Danışmanı olan Barış Karaoğlan, aynı zamanda Kişisel Verilerin Korunması Kanununun, bu kadar gündem olduğu bir dönemde WhatsApp tarafından yapılan böyle köklü bir değişikliğinde sorgulanması gerektiğini vurguladı. Çünkü bir kişiye ait “özel” veri “kişisel” bir veri niteliği taşıyor, bu durumda kullanıcı, gizlilik sözleşmesini kabul ederek kişiselleşmiş verilerin tamamının başka bir şirket ile paylaşılmasına rıza vermiş oluyor. 

Hani bir sayfadan bir ürün araştırırız ve artık karşımıza bin defa o ürün ya da benzer ürünle ilgili reklamlarla karşılaşırız ya, bu durumun WhatsApp gizlilik onayının verilmesinden sonra başka algoritmalarla ve başka yeni yapay zeka yazılımları ile karşılaşabilecek olmamız da apayrı bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Kişisel yazışmaların çoğunlukla olduğunu düşündüğümüzde, WhatsApp aslında ciddi bir veri madenciliği (data mining) yapabilecek bir uygulamadır. Yazıştığımız gruplar, ilettiğimiz mesajlar, resimler, videolar, yaptığımız yorumlar, verdiğimiz cevaplar, kullandığımız emojiler dahil hepsinin bir algoritma ile nasıl alışkanlıklarımız olduğunu tam anlamı ile ortaya koyabiliyorken aynı zamanda kişiliğimiz ile ilgili de ciddi bir veri oluşturuyor.Alışverimizde neleri tercih ettiğimiz, hangi tarz müzikler dinlediğimiz, ne tür filmler-diziler izlediğimiz, hangi video tarzlarının en çok ilgimizi çektiği, siyasi görüşlerimiz, politik tavrımız, okuduğumuz gazeteler, dergiler, yazarlar, eleştirdiğimiz olaylar-konular. Bunların tamamı bir algoritma ile kullanıcıya ait bir veri haline getiriliyor, bu da aslında ürünün “kullanıcının kendisi” olduğu gerçeğini bir kez daha gösteriyor. 

Yani kullanıcıyı bir ürün haline getirerek pazarlayabileceği iznini açık açık kullanıcıdan almak isteyen şirketin bu zorunlu onayına ciddi itirazlar da gelmeye başlamış durumda, öyle ki, ElonMusk “UseSignal” yani “Signal Uygulaması Kullanın” diye Tweet atarak kızgınlığını ve tavrını belirtmiş durumda. Kullanıcıların ise Signal, Telegram, Viber, Bip ve benzeri uygulamaları indirip denemeye başladıklarını söyleyebiliriz. Verinin günümüz dünyasında ne kadar önemli bir kaynak olduğu gerçeğini unutmadan, bu tarz kişisel bilgilerin her türlü konu için kullanıcıyı olumsuz yönde de etkileyebilecek durumları da oluşturacağını düşünerek, gizlilik sözleşmesine onay verirken bir kez daha düşünmemiz gerektiğini hatırlatmalıyız. 


Kuruluşunun 50. yılında TÜROB’dan üyelere büyük destek...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TÜROB bu yıl aidat almayacak

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, TÜROB’un kuruluşunun 50. yılı onuru ve Covid-19 pandemisinin olumsuz koşulları dikkate alınarak, üyelerden 2021 yılı için yıllık üye aidatı alınmayacağını açıkladı.

Bu yıl kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlamaya hazırlanan turizm ve konaklama sektörünün en büyük ve etkin sivil toplum kuruluşlarından Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), üyelerine yönelik önemli bir desteğe imza atıyor. TÜROB Başkanı Müberra Eresin, TÜROB Yönetim Kurulu’nun oybirliği ile aldığı kararla, kuruluşunun 50. yılı onuru ve Covid-19 pandemisi nedeniyle olumsuz koşullar dikkate alınarak önceki dönemlere ilişkin aidat borcu bulunmayan üyelerden 2021 yılı için yıllık üye aidatı alınmayacağını belirtti.  

Eresin, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “TÜROB olarak nitelikli işletmelerden oluşan değerli üyelerimizden aldığımız güç ile 1971’den bu yana ülkemizin konaklama sektörünü temsil eden dinamik, kapsayıcı ve en köklü meslek örgütü olmanın gururunu tam 50 yıldır yaşamaktayız. Bu itibarla, pandemi sürecinin zorlu şartlar ile birlikte 50. kuruluş yılımızda dayanışmanın ve güç birliğinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz” dedi. 

Desteklerimiz sürecek

“Sektör kuruluşları ve üyelerimiz için dost kapısı olmaya çok önem verdik” diyen Eresin, şunları söyledi: “Pandemi süreciyle birlikte STK’ların ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Bu süreçte etkin olarak, gerek işverenlerin işletmelerinin faaliyetlerini sürdürmesi ve finansal açıdan ihtiyaçlarının karşılanması, gerekse çalışanların gelişmelerden ekonomik ve sosyal açıdan olumsuz etkilenmemeleri için ilgili Bakanlıklar ve Kurumlarla işbirliği içinde çok sayıda uygulamanın yürürlüğe konulmasına öncülük ettik. Turizmin pandemi nedeniyle hem global hem yerel düzeyde kötü günler yaşadığı böyle bir dönemde dahi üyelerimizle olan iletişimizi, sağladığımız bilgi akışını aksatmadık. Otellerimizde çalışan, hatta bize üye olmayan otellerde de çalışanlarımıza başta hijyen eğitimi olmak üzere insan kaynakları, finansman vs gibi birçok konuda eğitimlerle destek olmaya çalışıyoruz. Üyelerimize ve sektörümüze olan desteklerimiz yeni yılda da devam edecektir. 50. kuruluş yılımız anısına yıl boyunca birçok etkinlik programlıyoruz, bunları da kamuoyu ile paylaşacağız.”

8 Ocak 2021 Cuma

TURİZM SEKTÖRÜNE YENİ OYUNCU DMAXTOUR...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



 TURİZM SEKTÖRÜNE YENİ OYUNCU DMAXTOUR

Seyahat severlere yenilikçi bir bakış açısıyla dünyanın kapılarını açan tur operatörü: DMAXTOUR…

Türkiye’nin 92 yıl önce kurulan ilk tur acentesi Türhol’ün vizyonunu inovatif bir bakış açısıyla bugüne taşıyan yeni tur operatörü Dmaxtour hizmete başladı. Deneyim ve birikimini, günümüzün keşifçi ruhuyla Dmaxtour adı altında bütünleştiren firma, turizm sektörüne yeni bir soluk getirerek güvenle keşfin adresi olmayı hedefliyor. 

Daha önce turizm sektörünün önde gelen firmalarında uzun yıllar çeşitli görevler yapmış kişilerden oluşan profesyonel ve dinamik bir ekiple yola çıkan Dmaxtour; yurt dışı paket turlar, gemi-nehir turları, mavi yolculuk yat gezileri, yurt içi kültür turları gibi hizmetleri yenilikçi bir anlayışla seyahat severlere sunuyor. 

Yurt dışından gelen misafirler için hazırlanmış özel kültür turları, otel konaklamaları, uçak rezervasyonları, araç kiralama, vize hizmetleri, kişiye özel butik seyahat programları ve sağlık turizmi gibi hizmetler karşılıklı güven ve memnuniyet esas alınarak veriliyor. 

“Turizm sektöründe trendleri belirleyen olacağız”

Turizme yeni bir soluk getirmek ve seyahat tutkunlarına yeni deneyimler yaşatıp güçlü bağlar inşa etmek için yola çıktıklarının altını çizen Dmaxtour Kurucu Ortağı ve CEO’su Nazmiye Ayla Aydoğdu; 

“Sürekli değişen ve gelişen dünyada turizm sektöründe de inovatif bir bakış açısına ihtiyaç olduğu aşikâr. Özellikle pandemi sonrasında tüm sektörler için yeni bir dönem başlayacağını öngörerek değişim rüzgarını arkamıza aldık ve ekibimizle istikrarlı olacağını temenni ettiğim bir yolculuğa adım attık. Bu adımı atarken de başlangıç noktamızı sağlam bir temel üzerine koyduk ve 92 yıllık bir tecrübeyi referans aldık. Dmaxtour olarak Türhol’den devraldığımız mirası daha da zenginleştirip, sektöre yenilikçi bakış açısı ve güçlü sermaye katmayı hedefliyoruz. Bu misyonla Türkiye’nin en büyük tur operatörlerinden biri olacağımıza inanıyorum.

“Maksimum keşif, maksimum seyahat, maksimum güven” sloganıyla çıktığımız bu yolda, her biri alanında uzman ekip arkadaşlarımızla, ayrıcalıklı hizmetler ve özel uygulamalarla müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmayı amaçlıyoruz. 

Dünyanın farklı noktalarını yenilikçi bir bakış açısı ve kaliteli hizmet anlayışıyla keşfetme deneyimi vaat ediyoruz. Turizm sektöründe trendleri belirleyen marka olacağız. Keşfetmenin heyecanını ve başarmanın mutluluğunu paylaşmaya hazırız.” dedi.      

Ayrıntılı Bilgi: https://www.dmaxtour.com.tr/ 


7 Ocak 2021 Perşembe

Duygu Sarı Kadın Girişimciliği İnovasyon Ödülünü aldı....

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



3.Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi Ödülleri sahiplerini buldu. Veribilim Yazılım San.Tic.Ltd.Şti. Kurucu Ortağı Duygu Sarı, Kadın Girişimciliği İnovasyon Ödülünü  aldı. 

Coca-Cola Satış organizasyonunda 12 yıl süren kariyerinin ardından Veribilim Yazılım Şirketi kurucu ortağı olan Duygu Sarı, ülkemizde ve dünyada yerel ve global birçok ilaç firmasına inovatif çözümler sağlayan ve 10 binin üzerinde kullanıcıya hizmet veren Veribase.com markasını dünyaya kazandırdı ve başarılı çalışmalara imza atmayı sürdürüyor. 

Zirvede bir konuşma yapan  Veribilim Yazılım Kurucu Ortağı Duygu Sarı, şunları söyledi: 

“İlaç sektöründe sunduğumuz inovatif çözümler ile global çapta öncü bir şirketiz. Ülkemize, istihdama, kadın girişimcilere katma değer üretmek için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz” dedi. 

Yeni Normalde Kadın ve Dayanışma konulu panel yapıldı 

İş hayatında ve sosyal sorumluluk alanlarında başarıya imza atan başarılı kadınlar,  3.Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi ve Ödül Töreni’nde bir araya geldi. İş Sanat Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde 6 Ocak 2021 Çarşamba günü yapılan, ana sponsorluğunu Arnica’nın üstlendiği, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) ve Çevre Doğa ve Tarihi Dokuyu Koruma Derneği (ÇEVDO-DER) tarafından organize edilen zirvenin sunuculuğunu Celal Toprak gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve İş Bankası tarafından desteklenen Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi ve Ödül Töreni’nde 25 kategoride 25 kadına ödül verildi.

Zirvede, Sibel Palacıoğlu’nun  moderatörlüğünü gerçekleştirdiği Yeni Normalde Kadın ve Dayanışma konulu panelde, Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, Tezmaksan Robot Otomasyon Teknolojileri İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Aydoğdu Özer, Sistem Reklam Şirketler Grubu Genel Müdürü Özge Peker, Wediacorp CEO ve Kurucusu & YouTube Resmi İş Ortağı Funda Şen birer konuşma yaptı. 

Başarılı kadınlara ödül yağdı, ödül alan isimler:   

-Veribilim Yazılım San.Tic.Ltd.Şti. Kurucu Ortak Duygu Sarı - Kadın Girişimciliği İnovasyon Ödülü

-Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Serter - Başarılı Rol Model Kadın Ödülü

-Mask1 Gıda Pazarlama Müdürü Amine Asena Özer- En Genç Kadın Girişimci Ödülü

-Bee’o Kurucusu ve Genel Müdürü Aslı Elif Tanuğur Samancı - İnsana Değer Katan Girişimci Ödülü

-Little Caesars Genel Müdürü Banu Arıduru - Başarılı Yönetici Ödülü

-Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Banu Dedeman - Turizmde En Başarılı Kadın Girişimci Ödülü

-Kayseri Sanayi Odası Meclis Üyesi Berna Gözbaşı - Anadolu’da Fark Yaratan Girişimci

-Microsoft Grup Pazarlama Müdürü Çiğdem Kayalı - Kadınlara Dijital Destek Ödülü

-TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitü Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy - Liderlik Ödülü

-İBB Raylı Sistem Daire Başkanı Doç. Dr. Pelin Alpkökin - Topluma Katkı Sağlamak

-Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörü, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Grubu Üyesi Dr. Hülya Günay - Çevre Ödülü

-Aloparca.com Kurucusu Ebru Özülkü - Ufuk Açan Yeni Girişimciler

-OTİAD Yönetim Kurulu Üyesi Eda Arpacı - Modada Girişimcilik Ödülü

-KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Emine Perviz Erdem - STK Lideri Ödülü

-Hepsiburada Chief People & Culture Officer Esra Beyzadeoğlu - Teknoloji ile Hayatı Kolaylaştırma Ödülü

-Taç Porselen Yönetim Kurulu Üyesi Esra Kuştemir - Sosyal Girişimcilik Ödülü

-Tezmaksan Yönetim Kurulu Üyesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Üyesi Fatma Aydoğdu – Büyük Ödül

-Techopscenter Genel Müdürü Işık Tazeler - Gençlere Destek Ödülü

-Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton - Önderlik Ödülü

-ALZ Grup A.Ş. Kurucu Ortağı ve TOBB Avrupa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı - Yurtdışında Kadın Girişimciliği Temsil Ödülü

-Köy Koop İzmir Başkanı Neptün Soyer - Dayanışmacı Girişimcilik Ödülü

-Opet Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk - Sosyal Sorumluluk Ödülü

-İstanbul Vakfı Genel Müdürü Perihan Yücel - İyilik Ödülü

-Tepar Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sultan Tepe - Sanayide Üreten Kadın

-Seger Korna Genel Müdürü Tülin Tezer - Fayda ve Değer Yaratan