30 Haziran 2026 Salı

ELA EXCELLENCE RESORT BELEK SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZME KATKI SUNMAYA DEVAM EDİYOR

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



ELA EXCELLENCE RESORT BELEK SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZME KATKI SUNMAYA DEVAM EDİYOR

Ela ExcellenceResort Belek, 2026 yılı elektrik tüketiminin 9.660 MWh’lik bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ederek Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası 

I-REC belgesi almaya hak kazandı. Sürdürülebilir turizm yaklaşımı doğrultusunda uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyenEla ExcellenceResort Belek, bu sertifikalandırma ile enerji kaynaklı karbon ayak izini de önemli oranda azalttı.

Kişiselleştirilmiş lüks anlayışı ve yüksek kalite standartlarıyla dikkat çeken Ela ExcellenceResort Belek, sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Ela ExcellenceResort Belek, karbon nötr çalışmaları kapsamındaelektrik tüketiminin önemli bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ederek, bu alandaki uluslararası sertifikasyon sistemiI-REC (International RenewableEnergyCertificate) belgesini almaya hak kazandı. Otel, 2026 yılı elektrik tüketiminin 9.660 MWh’lik bölümünün yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiğini duyurdu.Enerji yönetimi ve emisyon tasarrufundaki çalışmalarına devam eden Ela ExcellenceResort Belek, tesisin "karbon nötr" hedefleriyle tam uyumlu olan bu adım ile enerji kaynaklı karbon ayak izini de ciddi oranda azalttı. 

Su ve atık yönetiminde de fark yaratıyor

Ela ExcellenceResort Belek, çevre vizyonu ve sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığını yansıtan bu başarıya ek olarak su ve atık yönetimi uygulamalarında daönemli adımların öncülüğünü üstleniyor.  Mavi Bayrak standartlarını koruma kapsamında; deniz suyu kalitesinin sürekliliği ve kıyı ekosisteminin korunması için periyodik denetimlerini sürdürenişletme, tesis genelinde uygulanan su tasarrufu sistemleri ile su tüketimini optimize ediyor. Ayrıca otelin sıfır atık prensibi doğrultusunda, gıda atıklarının yönetimi veatıkların minimize edilmesi konularında da somut adımlar atılıyor. Mavi kapaklar da atık olarak bertaraf edilmek yerine, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında engelli bireyler için tekerlekli sandalye bağışına dönüştürülüyor.

Hem çocuklara hem de yetişkinlere özel doğa dostu etkinlikler

Sürdürülebilirliği sadece teknik bir süreç olarak; bağış projeleri ve yerel üreticiye destek gibi sosyal sorumluluk adımlarıyla da bütünsel olarak ele alan Ela ExcellenceResort Belek, hizmet süreçlerinde GSTC, ISO 50001 Enerji Yönetimi ve ISO 14001 Çevre Yönetimi standartlarına uygun operasyonlar yürütüyor. Ela ExcellenceResort Belek,çocuk dostu işletme prensibi doğrultusunda, Everland alanında çocuklara yönelik sürdürülebilirlik içerikliprojeler geliştiriyor ve onlar için özel deneyim alanları kurguluyor. Tesis bünyesinde ayrıca ekolojik dengeyi destekleyecek doğa dostu projeler; böcek oteli, koi balığı havuzu, kuş gözlem evi ve fotokapanlı yusufçuk türü gözlem noktaları ilebiyoçeşitlilik takibi ve istilacı türlerin yayılımını önleyici politikalar uygulanıyor. Misafirler, ayrıca bahçe peyzaj alanlarındaki QR Kod destekli bitki tanımlama sistemi sayesinde çevre bilincini bizzat deneyimleyebiliyor.


Ranchero,Meksika mutfağının canlı ve renkli lezzetlerini bir arada sunuyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ŞEHRİN MEKSİKALISINDAN, MEVSİME UYGUN FERAH VE HAFİF LEZZETLER

Yazın tadını, Ranchero’da çıkarın…

Ranchero, mevsiminde malzemelerle hazırlanan ferahlatıcı içecekleri, taptaze salataları, vegan ve vejetaryen seçenekleriyle misafirlerine Meksika mutfağının canlı ve renkli lezzetlerini bir arada sunuyor. Yaz aylarının enerjisini menüsüne taşıyan mekan, sıcak günlerde hafif ve dengeli beslenmeyi tercih edenler için mevsimin ruhunu sofralar kuruyor. Taze malzemelerle hazırlanan salatalar, bitki bazlı alternatifler ve serinletici alkolsüz kokteyller yaz boyunca Ranchero misafirlerine keyifli bir gastronomi deneyimi yaşatacak.


Taze malzemeler, özgün tarifler ve paylaşım kültürünü merkeze alan yaklaşımıyla Ranchero, yaz boyunca dostlarla yapılan buluşmalara, iş yemeklerine ve keyifli akşam sofralarına eşlik ediyor. Meksika'nın renkli dünyasını keşfetmek ve mevsimin en ferah lezzetlerini tatmak isteyenler Ranchero restoranlarında bir araya geliyor.


Totopos’un Başrolde Olduğu Taze ve Hafif Salatalar


Meksika mutfağının ünü dünyaya yayılan Totopos isimli mısır cipsinin başrolde olduğu salata seçenekleri, yaz aylarında hafif ve doyurucu öğün arayanlar için ideal alternatifler sunuyor. Mevsimin en taze ürünleriyle hazırlanan salatalar, canlı renkleri, dengeli içerikleri ve Meksika mutfağından ilham alan özel dokunuşlarıyla öne çıkıyor.


Ranchero Yazının En Ferah Eşlikçileri; “Ranch”, “Alkolsüz Mojito” ve “Frozen”


Ranchero'nun zengin içecek menüsünde, yaz sıcağına lezzet ve ferahlık katan birbirinden özel alkolsüz tarifler yer alıyor. Reçetesi, mekanın işletmecisi ailenin Meksika’da yaşayan büyükannelerine ait olan Ranch, taze nane ve lime ile ferahlatıcı bir deneyim sunan Alkolsüz Mojito,  tropikal ve meyvemsi aromalarıyla yazın enerjisini yansıtan Ananas & Çilek Punch ile taze mevsim meyvelerinden hazırlanan doğal serinletici Frozen çeşitleri sıcak yaz günlerinde Meksika esintili serin bir mola vaat ediyor. 


Lezzetten Ödün Vermeyen Vegan ve Vejetaryen Seçenekler


Misafirlerinin farklı beslenme tercihlerini gözeten Ranchero, vegan ve vejetaryen ürünleriyle yaz döneminde de lezzetli alternatifler sunuyor. Sebzelerin doğal tatlarını, Meksika mutfağına özgü baharat ve aromalarla birleştiren mekan, hafif, özgün ve doyurucu tabaklarıyla, vegan ve vejetaryen sofralara renk katıyor.


(EGD), üyelerini ve ailelerini doğayla iç içe bir etkinlikte buluşturdu.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


EGD Aileleri Piknikte Buluştu

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), üyelerini ve ailelerini doğayla iç içe bir etkinlikte buluşturdu. Metro Türkiye'nin yeni nesil mağazacılık girişimi bonVeno’nun desteğiyle  Avcıkoru Tabiat Parkı’nda düzenlenen piknik organizasyonunda ekonomi gazetecileri, yoğun haber temposuna kısa bir mola vererek aileleriyle birlikte keyifli bir gün geçirdi.

bonVeno’nun hazırladığı zengin kahvaltı ve gün boyu süren ikramlar eşliğinde gerçekleşen organizasyonda katılımcılar hem meslektaşlarıyla sohbet etme hem de aileleriyle birlikte vakit geçirme fırsatı buldu. Çocuklar için düzenlenen çeşitli etkinlikler de organizasyona renk kattı.

Etkinlikte konuşan Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Hasan Arslan, EGD’nin yalnızca mesleki dayanışmayı değil, üyeler arasındaki sosyal bağı da güçlendirmeyi hedeflediğini belirterek şunları söyledi:

“Bu kez EGD ailelerimizin tüm üyeleriyle bir araya gelelim ve bir piknik organizasyonu düzenleyelim istedik. Bu bir başlangıç. Bugün haber kaygısı olmadan birlikte zaman geçirdik, sohbet ettik ve birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Pikniğimize katılan tüm üyelerimize ve ailelerine teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de farklı organizasyonlarla bir araya gelmeye devam edeceğiz.”

bonVeno Türkiye Genel Müdürü Eda Özkan ise mahalle odaklı mağazacılık anlayışıyla tüketicilerin günlük ve haftalık alışveriş ihtiyaçlarına pratik çözümler sunduklarını belirtti. Özkan, müşterilerden en sık duydukları geri bildirimin “Metro markalı ürünleri mahallemize getirdiniz, hayatımızı kolaylaştırdınız.” olduğunu ifade ederek, İstanbul’da farklı büyüklüklerdeki mağazalarla hizmet verdiklerini, hedeflerinin ise Metro Türkiye’nin bulunduğu tüm illerde bonVeno mağazalarını yaygınlaştırmak olduğunu söyledi.


bonVeno Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mert Dalağan da kaliteli gıdayı herkes için erişilebilir kılmayı amaçladıklarını belirterek, her bütçeye uygun ürünleri rekabetçi fiyatlarla tüketicilere sunduklarını ifade etti. Dalağan, mağazalarında yer alan ürünlerin kendi ailelerine de gönül rahatlığıyla tükettirebilecekleri kalite standartlarında olduğunu vurgulayarak, piknikte sunulan tüm ikramların da bonVeno’nun kendi markalı ürünlerinden hazırlandığını söyledi.

Samimi bir atmosferde gerçekleşen organizasyonda yetişkinler doğanın tadını çıkarırken çocuklar gün boyunca düzenlenen oyun ve aktivitelerle eğlendi. EGD, üyeleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmeye yönelik sosyal etkinliklerini önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedefliyor.


İSTTA ÜYELERİNE YENİBİRİŞ'TEN %55 ÖZEL İNDİRİM


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İSTTA ÜYELERİNE YENİBİRİŞ'TEN %55 ÖZEL İNDİRİM

İstanbul Turizm Derneği ile Yenibiriş arasında imzalanan stratejik iş birliği kapsamında, dernek üyeleri insan kaynakları ve işe alım hizmetlerinden %55 indirimli yararlanacak.

İSTANBUL TURİZM DERNEĞİ’NDEN SEKTÖRÜN İSTİHDAM GÜCÜNÜ ARTIRACAK STRATEJİK HAMLE!

Turizm sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam eden İstanbul Turizm Derneği (İSTTA), sektörün en önemli ihtiyaçlarından biri olan nitelikli insan kaynağına erişimi kolaylaştırmak amacıyla Türkiye'nin lider kariyer platformlarından Yenibiriş ile stratejik bir iş birliği anlaşmasına imza attı.

Türkiye genelinde 13 milyondan fazla özgeçmiş verisine sahip Yenibiriş ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, İstanbul Turizm Derneği üyeleri, insan kaynakları ve işe alım süreçlerinde önemli maliyet avantajları elde edecek. Anlaşma çerçevesinde İSTTA üyeleri, Yenibiriş'in sunduğu hizmetlerden %55 oranında özel indirimle faydalanabilecek.

Söz konusu anlaşma; İstanbul Turizm Derneği Başkanı Murtaza Kalender, Yenibiriş Genel Müdür Yardımcısı Esra Güler ve Satış Destek Kıdemli Uzmanı Aslı Kumaş tarafından imza altına alındı.

İmza törenine ayrıca İSTTA Başkan Yardımcısı Mesut Kara, Yönetim Kurulu Üyeleri Meryem Yıldız ve Sami Sarıkaya ile Yenibiriş yetkilileri katıldı.

 

"ÜYELERİMİZİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK"

İstanbul Turizm Derneği Başkanı Murtaza Kalender, iş birliğinin sektör açısından stratejik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

"Turizm sektörü, insan kaynağıyla büyüyen ve hizmet kalitesiyle fark yaratan bir sektördür. Bugün sektörümüzün en önemli gündemlerinden biri, doğru insan kaynağına hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmektir. İstanbul Turizm Derneği olarak üyelerimizin sadece bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecekteki rekabet koşullarına da hazırlanmasını önemsiyoruz.

Yenibiriş ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, üyelerimizin nitelikli adaylara daha hızlı ulaşmasını sağlayacak, işe alım süreçlerini kolaylaştıracak ve maliyetlerini önemli ölçüde azaltacaktır. Üyelerimizin insan kaynakları süreçlerine güç katacak bu anlaşmanın, sektörümüzde verimlilik ve hizmet kalitesinin artmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz."

Kalender açıklamasında ayrıca;

"Sektörümüze değer katan, üyelerimize somut fayda sağlayan projeler üretmeye devam edeceğiz. Bu anlamlı iş birliğinin hayata geçirilmesindeki katkıları ve sektörümüze verdikleri destek dolayısıyla Yenibiriş ailesine, Sayın Esra Güler'e ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyor, iş birliğimizin uzun soluklu ve hayırlı olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

İSTTA ÜYELERİNE YENİ AYRICALIKLAR GELMEYE DEVAM EDECEK

Üyelerine yönelik ayrıcalıklı hizmetler sunmayı sürdüren İstanbul Turizm Derneği, önümüzdeki dönemde de eğitim, istihdam, dijital dönüşüm ve sektörel iş birlikleri alanlarında yeni projeleri hayata geçirerek turizm sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam edecek.


İstanbul'da Deniz Altı Atmosferi Gastronomiyle Buluşuyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul'da Deniz Altı Atmosferi Gastronomiyle Buluşuyor

Antalya'da misafirlerine sunduğu deneyim odaklı konseptiyle dikkat çeken Nemo, şimdi Tersane İstanbul'da kapılarını açmaya hazırlanıyor. Merkezinde yer alan etkileyici akvaryumu, deniz altı dünyasından ilham alan atmosferi ve Avrasya mutfağından ilham alan lezzetleriyle restoran, İstanbul'un gastronomi sahnesine yeni bir deneyim kazandırıyor.

SWOT Hospitality tarafından Tersane İstanbul'da hayata geçirilen Nemo, mimarisi ve tasarım anlayışıyla misafirlerini daha ilk adımda su altı dünyasının büyüleyici atmosferiyle karşılıyor. Restoranın merkezinde konumlanan akvaryum, mekanın karakterini belirleyen en dikkat çekici unsur olarak öne çıkarken, özenle hazırlanan menüsü de bu atmosferi tamamlıyor. Gastronomi, tasarım ve deneyimi bir araya getiren Nemo, İstanbul'un yeni buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor.

Deniz Altı Dünyasının Merkezinde Bir Deneyim

Nemo’nun kalbinde yer alan büyük ölçekli akvaryum, mekanın en dikkat çekici unsuru olarak öne çıkıyor. Restoranın farklı noktalarından görülebilen akvaryum, yalnızca görsel bir detay olarak kurgulanmıyor. Mekanın atmosferini şekillendiren, misafir deneyiminin merkezinde yer alan ve Nemo'nun karakterini tanımlayan en önemli unsur olarak konumlanıyor.

Deniz canlılarının sakin hareketleri, ışık tasarımı ve deniz altı dünyasından ilham alan mimari detaylarla birleşerek restoranın temposunu belirleyen özel bir atmosfer yaratıyor. Gün içinde farklı, akşam saatlerinde farklı bir karakter kazanan mekan, misafirlerine İstanbul'da alışık olduklarından farklı bir restoran deneyimi sunuyor.

Denizden İlham Alan Bir Menü

Nemo'nun mutfak anlayışı da mekanın hikayesini tamamlıyor. Deniz ürünlerini merkeze alan menüde, ustalıkla hazırlanan sushi seçkileri, çağdaş Avrasya mutfağından ilham alan lezzetler ve Avrupa mutfağının zarif dokunuşlarını taşıyan tabaklar bir araya geliyor. Paylaşmak için tasarlanan tabaklardan imza lezzetlere uzanan seçki, uzun akşam sofralarına eşlik eden güçlü bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Özel kokteyller, seçili şampanyalar ve güçlü şarap kavıyla desteklenen bu yaklaşım, Nemo'da geçirilen zamanı tamamlayan önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Her Detayı Uluslararası Ekipler Tarafından Tasarlandı

Nemo'nun tasarım süreci, dünyanın farklı bölgelerinde önemli projelere imza atan ekiplerin katkısıyla şekillendi. İç mimarisi 1508 London tarafından tasarlanırken, ışık konsepti Lighting Design Studio tarafından geliştirildi. Restoranın merkezinde yer alan akvaryum sistemi ise büyük ölçekli su yaşamı projeleriyle tanınan ICM Corporation tarafından hayata geçirildi.

SWOT Hospitality CEO’su Mouhamad Hadla, Nemo İstanbul için şunları söylüyor: “Antalya’da misafirlerimizden aldığımız güçlü geri dönüşler, bizi bu konsepti İstanbul’a taşımaya yöneltti. İstanbul gibi yeme-içme rekabetinin çok güçlü olduğu bir şehirde, sadece menüsüyle değil, tasarımı ve yaşattığı atmosferle de ayrışan bir mekan yaratmak istedik. Tersane İstanbul’un tarihi dokusu ile Nemo’nun modern ve su altından ilham alan karakterinin iyi bir uyum yakalayacağına inanıyoruz.”

Tersane İstanbul’da kapılarını açmaya hazırlanan Nemo, merkezinde yer alan dikkat çekici akvaryumu ve gastronomi yaklaşımıyla İstanbul’un yeni adreslerinden biri olmaya hazırlanıyor.


29 Haziran 2026 Pazartesi

GlobeMeets B2B Networking Event, Dördüncü Kez "Sınırların Ötesindeki Buluşma Merkezi" Mottosuyla Kapılarını Açıyor

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


GlobeMeets B2B Networking Event, Dördüncü Kez Azerbaycan Ülke Partnerliğinde "Sınırların Ötesindeki Buluşma Merkezi" Mottosuyla Kapılarını Açıyor

50'nin üzerinde ülkeden turizm profesyonellerini İstanbul'da buluşturacak GlobeMeets, Türkiye'nin uluslararası turizm sektörüne yönelik en önemli B2B Networking organizasyonu olarak dördüncü yılında küresel ölçekte büyümeye devam ediyor.

Türkiye'nin uluslararası turizm sektörüne yönelik en önemli B2B Networking organizasyonu olan GlobeMeets B2B Networking Event, bu yıl dördüncü kez Azerbaycan ülke partnerliğinde, 'Sınırların Ötesindeki Buluşma Merkezi' mottosuyla 10-11 Eylül 2026 tarihlerinde Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirilecek.

GlobeMeets B2B Networking Event kapsamında 50'nin üzerinde ülkeden servis sağlayıcılar ve sektör profesyonelleri İstanbul'da buluşacak. Organizasyonda; lokal acentalar (DMC'ler), birçok ülkenin turizm ofisleri, yaklaşık 20 havayolu, kruvaziyer şirketleri, uluslararası oteller, otobüs şirketleri, outlet center'lar ve marketplace iş ortakları yer alacak.

Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Amerika kıtasına uzanan geniş katılımcı profiliyle GlobeMeets; Japonya, Kore, Çin, Vietnam, Tayland, Kamboçya ve Laos'tan Asya'ya; Norveç, İngiltere, Fransa, İspanya ve İtalya'dan Avrupa'ya; Amerika Birleşik Devletleri, Peru ve Panama'dan Amerika kıtasına; Tanzanya, Güney Afrika, Mauritius, Seyşeller, Fas ve Mısır'dan Afrika'ya; Azerbaycan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suriye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden katılımcıları İstanbul'da bir araya getirecek.

Etkinlikte Türkiye'nin dört bir yanından 1.000'in üzerinde alıcı acenta ile yaklaşık 100 uluslararası Hosted Buyer, iki gün boyunca servis sağlayıcılarla planlı B2B görüşmeler gerçekleştirerek yeni ticari iş birliklerine zemin hazırlayacak.

Sadece Davetiyeli ve Akreditasyonlu Katılım

GlobeMeets B2B Networking Event, yalnızca davetiyeli ve akreditasyonlu katılımcılara açık olarak düzenleniyor. Organizasyona katılacak alıcı acentaların davet sürecinin ardından online akreditasyonlarını tamamlamaları ve etkinlik öncesinde dijital randevu sistemi üzerinden görüşmelerini planlamaları gerekiyor.

Bu yıl tamamen yenilenen randevu paneli sayesinde hem alıcı acentalar hem de servis sağlayıcılar görüşmelerini önceden planlayabilecek ve iki gün boyunca maksimum verimlilikle iş geliştirme fırsatı yakalayacak.


Hüseyin Kurt: "Her yıl daha büyük hedeflerle yola çıkıyoruz."

GlobeMeets B2B Networking Event bizim gözbebeği organizasyonumuz. Her organizasyonumuzu tamamladıktan hemen sonra, ertesi gün bir sonraki organizasyonumuzun hazırlıklarına aynı heyecan ve kararlılıkla başlıyoruz. Dördüncü yılımızda GlobeMeets'in sınırların ötesinde gerçek anlamda uluslararası bir buluşma merkezi haline gelmiş olması bizler için büyük bir gurur kaynağıdır.


Bu yıl organizasyonumuzun ülke partneri olarak Azerbaycan'ın yer alması da bizim için son derece kıymetli ve gurur verici bir gelişme. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının turizm alanındaki iş birlikleriyle daha da güçleneceğine yürekten inanıyoruz.

Geçtiğimiz yıl İstanbul'dan 800'ün üzerinde alıcı acentayı organizasyonumuzda ağırladık. Bunun yanında Türkiye'nin 40 farklı şehrinden yaklaşık 250 acentayı Hosted Buyer programımız kapsamında misafir ettik. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerinden 48 uluslararası Hosted Buyer'ı İstanbul'da ağırladık.

Bu yıl ise uluslararası Hosted Buyer sayımızı iki katından fazla artırarak yaklaşık 100'e çıkarıyoruz. Böylece katılımcılarımız, dünyanın çok daha fazla ülkesinden nitelikli alıcılarla buluşma ve yeni pazarlara açılma fırsatı yakalayacak.

Ayrıca bu yıl organizasyonumuzun dijital altyapısını önemli ölçüde geliştirdik. Randevu panelimizi tamamen yeniledik. Hem alıcı acentaları hem de servis sağlayıcılarımızı çok daha kapsamlı, daha kullanıcı dostu ve daha verimli bir sistem bekliyor.

Organizasyonumuzda iki gün boyunca planlı randevuların yanı sıra olağanüstü sayıda randevusuz görüşme de gerçekleşiyor. Bu yıl ilk kez, randevusuz görüşmeleri de yaka kartlarında yer alan karekod sistemi üzerinden ölçümleyebileceğiz. Servis sağlayıcılar ve alıcı acentalar, randevulu görüşmeler dışında gerçekleştirdikleri temaslarda birbirlerinin karekodlarını okutarak bu görüşmeleri sisteme kaydedebilecek. Böylece organizasyon sonunda ilk kez hem randevulu hem de randevusuz görüşmeleri detaylı şekilde raporlayabilecek ve katılımcılarımıza çok daha kapsamlı analizler sunabileceğiz.

GlobeMeets olarak hedefimiz yalnızca büyük bir organizasyon düzenlemek değil; katılımcılarımıza ölçülebilir ticari değer sağlayan, uluslararası iş birliklerini güçlendiren ve sektörümüzün gelişimine katkı sunan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır.

Türkiye'nin Dünyaya Açılan Turizm Kapısı

Dördüncü yılında daha da büyüyen GlobeMeets B2B Networking Event; uluslararası katılımcı ağı, güçlü Hosted Buyer programı, yenilenen dijital altyapısı ve ölçümlenebilir görüşme modeliyle Türkiye'nin turizm sektörüne yeni iş birlikleri, yeni pazarlar ve sürdürülebilir ticari fırsatlar kazandırmaya hazırlanıyor.

GlobeMeets, Türkiye'nin dünyaya açılan turizm kapısı olma misyonuyla uluslararası turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürürken; yeni ülkeleri, yeni pazarları ve yeni iş fırsatlarını Türkiye ile buluşturmaya devam ediyor.


28 Haziran 2026 Pazar

Bagatelle Bodrum, Yalıkavak Marina’da Kapılarını Yeniden Açtı!

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bagatelle Bodrum, Yalıkavak Marina’da Kapılarını Yeniden Açtı!

Fransız Riviera’sının ikonik yaşam tarzını Bodrum’un eşsiz yaz ritmiyle buluşturan Bagatelle Bodrum, Yalıkavak Marina’da yeniden misafirlerini ağırlıyor. Saint-Tropez’de doğan ve bugün dünyanın seçkin destinasyonlarında gastronomi ve eğlenceyi aynı çatı altında buluşturan Bagatelle, bu yaz da yalnızca bir restoran değil; gün batımından geceye uzanan canlı bir buluşma noktası olmaya devam ediyor.

Bagatelle Bodrum, Fransız Riviera’sının paylaşım odaklı ve sofistike sofra kültürünü Bodrum’un deniz, güneş ve açık hava yaşamıyla bir araya getiriyor. Misafirlerine Bagatelle’in dünya çapında tanınan imza lezzetlerini sunarken, odun ateşi ve paylaşım kültürü etrafında şekillenen özgün bir gastronomi deneyimi de yaşatıyor.

Sezon boyunca Bagatelle sahnesi, haftanın dört günü gerçekleşen Bagatelle Iconic Show’larıyla (Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Pazar) enerjisini yükseltirken, her Perşembe gecesi özel konuk DJ performanslarına ev sahipliği yapıyor. Haftanın her günü sahne alan resident DJ’ler ise gün batımından gece boyunca devam eden kesintisiz müzik akışıyla deneyimi tamamlıyor. Böylece Bagatelle Bodrum’da her akşam kendine özgü bir atmosfer ve tempo yaşanıyor.

Bu yıl menü, Bagatelle’in global ölçekte benimsediği paylaşım kültürü ve gece boyunca yükselen ritmi etrafında yeniden şekillendirildi. Dünya çapında sevilen Bagatelle imzaları korunurken, Bodrum’un yaz ruhunu daha güçlü hissettiren yeni lezzetler de menüye eklendi. Böylece yemek deneyimi yalnızca lezzet odaklı olmaktan çıkıp, masada paylaşılan anların ve eğlencenin doğal bir parçasına dönüşüyor.

Menünün akışı da bu anlayışı destekleyecek şekilde kurgulandı. Hafif, ferah ve çiğ lezzetlerle başlayan deneyim; odun ateşinde pişirilen bütün balıklar, deniz ürünleri ve paylaşım odaklı ana yemeklerle devam ediyor. Akşam ilerledikçe hem mutfağın hem de sofranın ritmi yükseliyor.

Deneyimin merkezinde yer alan Fish Market, Bagatelle Bodrum’un en dikkat çekici imza alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Günlük olarak temin edilen balıklar, deniz kabukluları ve ıstakozlar burada sergileniyor; misafirler seçimlerini ürünleri yakından inceleyerek yapabiliyor. Seçilen ürünler odun ateşinde pişirilerek bütün halinde servis ediliyor. Aynı odun ateşinde hazırlanan dry-aged Dallas, T-bone ve New York Striploin gibi paylaşım odaklı et seçenekleri de mutfağın karakterini tamamlıyor. Böylece odun ateşi yalnızca bir pişirme yöntemi değil, Bagatelle Bodrum mutfağının temel kimliğini oluşturan unsurlardan biri haline geliyor.

Menüde öne çıkan lezzetler arasında The Bagatelle World’ün yeni yorumları, ağır pişmiş kuzu omuz, siyah sarımsak soslu kuzu sırtı, organik yumurta ve bottarga ile marine edilen ince dana dilimleri, mevsim mantarı ve Castelmagno peyniriyle hazırlanan Del Plin Ravioli ile ricotta dolgulu kabak çiçeği yer alıyor. Ayvalık zeytinli sos eşliğinde sunulan kalkan balığı, narenciye balıyla tamamlanan odun ateşinde ördek göğsü, Sardinya domatesi ve mini kalamarlı linguine ile Gaziantep fıstıklı çıtır çiçek ise menüye eklenen yeni lezzetlerden bazıları.

Bagatelle’in imza klasikleri de bu sezon misafirlerle buluşmaya devam ediyor. Patlıcan Parmigiana, Romaine Pizza, Bagatelle usulü ton balığı tartar, Akdeniz kırmızı karides carpaccio, levrek carpaccio, Riviera salatası, Del Plin Ravioli, tuz kabuğunda bütün çiftlik tavuğu ve limon yapraklarında pişirilen bütün deniz levreği menünün vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Tatlılarda ise Jivara çikolatalı pizzetta, Madagaskar vanilyalı Tropézienne ve krep kıtırı Bagatelle’in imza tatlıları olarak sunuluyor.

Gastronomi, müzik ve eğlenceyi aynı masada buluşturan Bagatelle Bodrum, Fransız Riviera’sının ikonik yaşam tarzını Bodrum’un enerjisiyle bir araya getirerek bu yaz da Yalıkavak Marina’nın en dikkat çekici buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için 0537 057 42 42 numaralı telefonu arayabilir veya bodrum@bagatelle.com adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.


27 Haziran 2026 Cumartesi

Uyumsoft "İşin Ritmi Değişiyor" zirvesini düzenledi.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


“Yeni Nesil Liderlik: Sezgiden Veriye, Geçmişten Geleceğe”

Yapay zeka çağında gerçek liderlik, geleneği geleceğe dönüştürmek

Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ, 18 Haziran 2026'da İstanbul RadissonBluBosphorusHotel'de "İşin Ritmi Değişiyor" zirvesini düzenledi. Farklı sektörlerden iş insanlarını bir araya getiren etkinlik, yalnızca bir teknoloji buluşması değildi; kuşak değişiminden veriyle yönetime, yapay zekanın geleceğinden insan ve kültür dönüşümüne uzanan kapsamlı bir liderlik fikir alışverişi oldu. Etkinliğin öne çıkan başlıkları, “Değişim artık bir tercih değil, zorunluluk. Görünür olmayan süreçler yönetilemez. Veri, yalnızca bir raporlama aracı değil, stratejik bir varlık olarak ele alınmalıdır. Yapay zeka çağında gerçek liderlik, geleneği geleceğe dönüştürmektir” oldu.

Uyumsoft küresel yolculuğunu sürdürüyor

Açılış konuşmasını yapan Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, Türkiye'deki işletmelerin yarısına dokunan Uyumsoft'un küresel bir şirket olma yolunda hızla ilerlediğini kaydetti. Haziran ayı başında Silikon Vadisi'nde gerçekleştirdiği temaslardan söz eden Mehmet Önder, yapay zekadaki hızlı gelişmeleri müşterilerine en kısa sürede yazılım ve danışmanlık hizmetleri aracılığıyla aktarma kararlılıklarını dile getirdi.

Panel: Kuşak değişimi, liderlik ve dönüşüm

Uyumsoft Müşteri İlişkileri ve Deneyim Direktörü Nazmiye Güneş Bahar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yeni Nesil Liderlik: Sezgiden Veriye, Geçmişten Geleceğe” paneli, üç ana eksen üzerine kuruldu: Kuşak değişimi ve liderlik anlayışı; sezgiden veriye geçiş; geleceğin şirketini inşa etmek. Panelde Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral ve Adell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Topçu, kendi şirketlerindeki dönüşüm deneyimlerini ve geleceğe dair öngörülerini samimi bir dille aktardı.

Harika Güral: “Veriler dikiz aynası değil, ön cam olmalı”

Güral Şirketler Grubu'nda üretim ve istihdamın temel öncelik olduğunu vurgulayan Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral, köklü aile şirketlerinde yeni nesil liderliğin hem mirası korumak, hem de dönüştürmek anlamına geldiğini paylaştı. Sürdürülebilirlik ve uzun vadeli yatırım anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Harika Güral, günümüz liderliğinin geçmişten alınan değerleri geleceğe taşımak olduğuna işaret etti. 

Harika Güral "Bizim DNA'mız fabrikalarımız. Üretim ve istihdam öncelikli konularımız. Veriler dikiz aynası gibi değil, ön cam gibi kullanılmalı, doğru veriyi doğru zamanda görerek hızlı karar almak, artık iş süreçlerinin merkezinde.” dedi.

Ahmet Topçu: "Tecrübe ve veri birbirinin tamamlayıcısı”

Küresel rekabetin artık yalnızca ürün ve fiyat ekseninde şekillenmediğini, iki ayda bir köklü değişimlerin yaşanabildiği bu ortamda çevikliğin belirleyici unsur haline geldiğini anlatan Adell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Topçu, sadece veriyi görmenin yeterli olmadığını, asıl olanın veriyi hızla eyleme dönüştürmek olduğunu vurguladı. 

Ahmet Topçu: “Yapay zeka ve veri analitiği iş yapış biçimlerini dönüştürüyor. Geleceğin şirketleri daha çevik, daha veri odaklı ve daha öngörülü olacak. Ancak teknolojik yatırımların başarısı, insan ve kültür dönüşümü ile mümkün. Tecrübe ve veri, birbirinin tamamlayıcısı.” dedi. 

Aydın Adrian Bahar: “Cevaplardan ziyade sorular önemli”

Sanat, yaratıcılık ve bilimi bir araya getiren füzyoNİnovasyon ve Sanat Evi Kurucu Ortağı Aydın Adrian Bahar, etkinliğe farklı bir düşünce ve yaklaşım ile katkıda bulundu. Yapay zeka çağının gereksinimini yalnızca teknolojik yatırımlarla değil, yaratıcı düşünceyi besleyen kurumsal kültürle ve ekosistem anlayışı ile tanımlayan Aydın AdrianBahar, panelin temasını sanat, yaratıcılık ve inovasyon perspektifinden genişletti.

Aydın Adrian Bahar "Yapay zeka çağında hızlı bir aynılaşma yaşıyoruz. Teknolojinin şu an olduğu noktaya baktığımızda, herkes benzer verilere maruz kalıyor. Bu da herkesin aynı cevaplara ulaşmasına neden oluyor.  Teknoloji bize cevapları çok hızlı ve ucuz bir şekilde getirebiliyor. Bedeli ise vasatlık oluyor. Tam bu dönemde sorular yani “prompt” daha önemli ve daha pahalı hale geldi. Doğru soruyu soran, benzersiz cevaplara ulaşabiliyor. Bu nedenle yaratıcılık hiç olmadığı kadar önemli. Yaratıcı soruyu üretebilmek için de tek bir zihin ve disiplin yetersiz kalıyor. Sanat, inovasyon, felsefe, bilim, edebiyat gibi alanlardan beslenen çoklu bir zihin yapısı benzersizlik sağlıyor. Günümüzde farklı disiplinlerin oluşturduğu yaratıcılık ekosistemleri daha değerli hale gelmekte.” dedi.

Geleceği icat etmek, maNga ile unutulmaz bir kapanış

Türk rock sahnesinin köklü grubu MaNga’nın kuruluş öyküsüne değinen MaNga Solisti Ferman Akgül, teknolojiyi yakından takip ederek yapay zeka ile çalışmalar yaptıklarının altını çizerek, “Her konuda, hep işin başında olmayı istiyoruz. Gelişmeleri yakından izlemekten ve içinde olmaktan büyük keyif alıyoruz.” dedi.

MaNga ve Uyumsoft’un ortak değerler etrafında bir araya geldiğini anlatan Ferman Akgül, iki markanın değişimin bir parçası olmayı hedeflediğini ifade etti. Bu anlayışın bir sonucu olarak Uyumsoft için özel olarak hazırlanan şarkının ortaya çıkış hikayesini paylaşan Ferman Akgül, şarkı üzerinde çalışırken Tokat ve Sivas ofislerinin ziyaret edildiğini, Anadolu’nun kültürel dokusundan ve ezgilerinden ilham alındığını anlattı.

Gecenin en özel anlarından biri ise Uyumsoft ve MaNga iş birliğiyle hazırlanan şarkının, resmi lansmanından önce ilk kez etkinlik katılımcılarına dinletilmesi oldu. Büyük ilgi ve heyecanla karşılanan şarkı, salonda unutulmaz anlar yaşatırken, yakında gerçekleşecek lansman öncesinde merakı daha da artırdı. İş dünyasının dönüşümüne ve değişen ritmine gönderme yapan şarkının yayınlanması için geri sayım başlarken, geceye katılan misafirler bu özel eseri ilk dinleyenler arasında olmanın ayrıcalığını yaşadı.Gece, maNga’nın birbirinden eşsiz şarkılarıyla coşkunun zirveye ulaştığı konserle sona erdi.


Başkent Turizmi İçin Ortak Akıl Platformu çalışmalarına başladı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ANKARA TURİZMİNİN GELECEĞİNE YÖN VERECEK KOMİSYONLAR OLUŞTURULDU

Başkent Turizmi İçin Ortak Akıl Platformu

Ankara Turizm Derneği (ATD), başkentin turizm potansiyelini daha etkin değerlendirmek, sektörler arası iş birliğini güçlendirmek ve Ankara'nın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücünü artırmak amacıyla oluşturduğu komisyonları açıkladı. Konaklamadan gastronomiye, sağlık turizminden kültür ve müzelere kadar farklı alanlarda faaliyet gösterecek komisyonlar, Ankara turizminin gelişimine katkı sağlayacak projeler üretmek üzere çalışmalarına başladı. 

Ankara'nın sahip olduğu tarihsel miras, kültürel zenginlik, sağlık altyapısı, kongre kapasitesi ve gastronomi değerlerinin daha görünür hale getirilmesini hedefleyen Ankara Turizm Derneği, sektörün farklı paydaşlarını ortak bir çalışma zemini altında buluşturdu. Oluşturulan komisyonlar aracılığıyla sektörün ihtiyaçlarının belirlenmesi, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve Ankara'nın turizmdeki konumunu güçlendirecek çalışmaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor.

TÜM PAYDAŞLAR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTU

ATD bünyesinde oluşturulan komisyonlarda otelcilik, gastronomi, ulaşım, medya ve iletişim, alışveriş merkezleri, sağlık turizmi, akademi, kongre ve fuarcılık ile kültür-sanat alanlarından temsilciler görev alıyor. Komisyon yapısı sayesinde Ankara turizmini ilgilendiren farklı başlıkların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.Bu kapsamda; Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu, Restoran ve Gastronomi Komisyonu, Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu, Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu, AVM ve Alışveriş Komisyonu, Sağlık Turizmi Komisyonu, Akademik İş Birlikleri Komisyonu, Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu ile Kültür ve Müzeler Komisyonu oluşturuldu.

TURİZM POTANSİYELİNE KATKI SAĞLAYACAK PROJELER GELİŞTİRİLECEK

Komisyonlar; Ankara'nın turizm çeşitliliğinin artırılması, yeni destinasyon ve deneyim alanlarının geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi, sektör temsilcileri arasındaki iş birliklerinin artırılması ve başkentin ziyaretçi deneyiminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütecek.Ayrıca komisyonlar tarafından hazırlanacak öneriler ve projelerle Ankara'nın kültür, sanat, gastronomi, sağlık ve kongre turizmi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve şehrin turizm gelirlerinin artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.

ANKARA'NIN GELECEĞİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ

ATD Kurucu Başkanı Berker Bülbüloğlu, Ankara'nın sahip olduğu potansiyelin ancak güçlü iş birlikleriyle daha görünür hale gelebileceğini belirterek, "Ankara çok güçlü bir turizm çeşitliliğine sahip. Tarihi mirası, kültürel değerleri, gastronomisi, sağlık altyapısı, üniversiteleri ve kongre kapasitesiyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için sektörün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturmayı önemsiyoruz. Oluşturduğumuz komisyonlar yalnızca çalışma grupları değil; Ankara'nın turizm geleceğine yön verecek ortak akıl platformları olacak. Amacımız Ankara'nın sahip olduğu değerleri daha görünür hale getirmek, yeni projeler geliştirmek ve başkentimizi ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir turizm destinasyonu haline getirmek" dedi.

Bülbüloğlu, komisyonlar aracılığıyla ortaya çıkacak projelerin Ankara'nın turizm ekosistemine uzun vadeli katkılar sağlayacağını belirterek, "Turizmin tüm bileşenlerinin aktif katılımıyla oluşturduğumuz bu yapı sayesinde daha güçlü iş birlikleri geliştirmeyi, sektörün ihtiyaçlarını daha yakından takip etmeyi ve Ankara'nın turizm vizyonuna katkı sağlayacak somut çalışmalar üretmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

ANKARA TURİZM DERNEĞİ KOMİSYONLARI

Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu

Başkan: Uğur BÜR (Crowne Plaza Ankara)

Başkan Yardımcısı: B. Emre ERSOY (Holiday Inn Çukurambar)

Restoran ve Gastronomi Komisyonu

Başkan: Aybige ERİŞEN (Ayone Çiftliği)

Başkan Yardımcısı: Gökhan AKSOY (Göksu Lokantaları)

Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu

Başkan: Çağrı TUNÇDORUK (Avis-Budget / Otokoç)

Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu

Başkan: M. Pınar SİPAHİ (Addu Design)

Başkan Yardımcısı: Nesrin GÜNDÜZ (Niş PR Media Event)

AVM ve Alışveriş Komisyonu

Başkan: Anıl Yücel (NataVega)

Başkan Yardımcısı: Gülçin AYDINER (Kuzu Effect)

Sağlık Turizmi Komisyonu

Başkan: Onur TÜRKCAN (Medicana International Ankara)

Akademik İş Birlikleri Komisyonu

Başkan: N. Gonca GÜZEL ŞAHİN (Atılım Üniversitesi)

Başkan Yardımcısı: Jamel CHAFRA (Bilkent Üniversitesi)

Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu

Başkan: Mehmet SEZGİN (Ultra Turizm)

Başkan Yardımcısı: Bilgin AYGÜL (Atis Fuarcılık)

Kültür ve Müzeler Komisyonu

Başkan: Nilay AYAZ (Mustafa Ayaz Müzesi)

Başkan Yardımcısı: Nazan GEZER (Erimtan Müzesi)

Ankara Turizm Derneği (ATD) Hakkında

Ankara Turizm Derneği (ATD), Ankara'nın turizm potansiyelini geliştirmek, turizm paydaşları arasında iş birliğini güçlendirmek ve başkentin ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtımına katkı sağlamak amacıyla faaliyet göstermektedir. Dernek; kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve deneyim turizmi başta olmak üzere Ankara'nın sahip olduğu değerlerin daha görünür hale gelmesine yönelik çalışmalar yürütmekte, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarını ortak bir vizyon etrafında buluşturmaktadır.


ODEON Turizm, hizmet ihracatında sektör liderliğini sürdürdü

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ODEON Turizm, hizmet ihracatında sektör liderliğini sürdürdü

Coral Travel Group'un destinasyon hizmetleri şirketi ODEON Turizm, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafındandüzenlenen 'İhracatın Şampiyonları Ödülleri'nde, seyahat hizmetlerinde birinci sırada yer alarak turizm sektöründeki liderliğini sürdürdü. 2025 yılında Türkiye'de 1,6 milyon turiste hizmet sunan şirket, 4 yıldır üst üste hizmet ihracatı kategorisinde zirvede yer alıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen ‘İhracatın Şampiyonları Ödülleri’ sahiplerini buldu. Coral Travel Group’un destinasyon hizmetleri markası ODEON Turizm, hizmet ihracatı seyahat hizmetleri kategorisinde birinci olarak turizm sektöründeki liderliğini bir kez daha teyit etti.

ODEON Turizm, 2025 yılında Türkiye’de 1,6 milyon turiste hizmet sunarak 1,6 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdi. Şirket, son 4 yıldır üst üste hizmet ihracatında üst sıralarda yer alarak istikrarlı büyümesini sürdürdü.

İhracat şampiyonları ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı

Ödül töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin katılımıyla26 Haziran 2026’da Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşti.TİM’in 33. Genel Kurulu kapsamında düzenlenen ve Türkiye’nin ihracat performansına katkı sağlayan firmaların ödüllendirildiği törende ODEON Turizm, "İlk 1000 İhracatçı Araştırması" sonuçlarına göre genel sıralamada beşinci, seyahat hizmetlerinde ise birinci sırada yer aldı.

Ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ınelinden alan Coral Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş, ODEON Turizm’in 2022’den bu yana hizmet ihracatı kategorisinde üst sıralarda kalmayı başardığını vurguladı. 

1992 yılında başlayan uzun yolculukta 40 milyon misafire hizmet verdiklerini belirten Ayhan Bektaş, “Tur operatörlüğünden konaklamaya, destinasyon hizmetlerinden havacılığa, bilgi teknolojilerinden güvenliğe kadar turizm endüstrisinin tüm temel alanlarında entegre bir yapı ile faaliyet gösteriyoruz. Bugün 21 ülkede, 37 şirketimiz ve 6 binden fazla çalışanımızla yılda yaklaşık 4 milyon turiste ulaşıyoruz” dedi.  

1,6milyar dolarlık hizmet ihracatı

Grubun 2026 planlarını ve büyüme stratejilerini paylaşan Bektaş,"Geçen yıl Türkiye’de1,6 milyonmisafire hizmet sunduk ve 1,6 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdik. Avrupa’da 2,4 milyon turiste ulaşırken, dünya genelinde ise yaklaşık 4 milyon misafire hizmet veren Coral Travel Group olarak küresel ölçekte büyümeye devam ediyoruz. 40 ülkedeki 90 destinasyonda operasyonlarımızı sürdürürken, değişen küresel koşullara rağmen 2026 yılında da mevcut büyüklüğümüzü ve pazardaki güçlü konumumuzu korumayı hedefliyoruz” dedi.

Halka arz süreci devam ediyor

ODEON Turizm, Sermaye Piyasası Kurulu'na yaptığı başvuru kapsamında halka arz sürecine devam ediyor. Şirket, turizm değer zincirinde sunduğu uçtan uca entegre hizmet yapısıyla sektördeki güçlü konumunu korurken, yatırımcılar açısından da farklı gelir kaynaklarına sahip sağlam bir iş modeli sunmayı hedefliyor.


MSC Cruises Türkiye,online rezervasyon imkânı sunan yeni web sitesini kullanıma açtı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MSC Cruises Türkiye’den Sektörde Bir İlk: Online Rezervasyon Yapılabilen Yeni Web Sitesi Yayında

MSC Cruises Türkiye, cruise tatili satış sürecini dijitale taşıyan ve online rezervasyon imkânı sunan yeni web sitesini kullanıma açtı. Türkiye’de cruise satış deneyiminde önemli bir dönüşüm yaratan platform, ilk etapta İngilizce olarak hizmet verirken kısa süre içinde Türkçe dil seçeneğiyle de erişilebilir olacak.

Dünyanın lider cruise markalarından MSC Cruises, Türkiye pazarında müşteri deneyimini ve dijital satış kanallarını yeniden tanımlayan önemli bir adım attı. MSC Cruises Türkiye tarafından hayata geçirilen yeni web sitesi, Türkiye’de cruise tatili planlamasında ilk kez uçtan uca online rezervasyon yapılabilen dijital satış platformu olarak öne çıkıyor.

Bu gelişme, Türkiye’de yıl boyu kesintisiz konumlandırdığı gemilerinin yanı sıra Türkiye cruise pazarında dijitalleşme açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Cruiserezervasyonunda yeni dönem: Uçtan uca dijital deneyim

Yeni platform ile kullanıcılar artık yalnızca bilgi almakla kalmıyor; aynı zamanda tüm rezervasyon sürecini baştan sona online olarak tamamlayabiliyor.

Kullanıcılar web sitesi üzerinden:

Cruise rotalarını detaylı olarak inceleyebiliyor 

Gemi ve kabin seçeneklerini karşılaştırabiliyor 

Güncel kampanyalara erişebiliyor 

Fiyatları görüntüleyebiliyor 

Ve doğrudan online rezervasyon yapabiliyor 

Mobil uyumlu altyapı sayesinde tüm süreçler her cihazdan kesintisiz şekilde yönetilebiliyor.

Türkiye cruise pazarında stratejik yatırım

Türkiye’de cruise turizmine olan talebin istikrarlı şekilde artması, markaların dijital satış altyapılarını güçlendirmesini hızlandırıyor. MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi de bu kapsamda, pazara yönelik uzun vadeli stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor.

Platform, bireysel yolcular için daha hızlı, daha erişilebilir ve daha şeffaf bir rezervasyon deneyimi sunmayı hedefliyor.

MSC Cruises Türkiye Ülke Müdürü Işın Hekimoğlu, yeni platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünün yolcuları seyahatlerini hızlı, şeffaf ve tamamen dijital bir deneyimle planlamak istiyor. Türkiye pazarında değişen tüketici davranışları ve dijitalleşme beklentileri, seyahat planlama süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Biz de MSC Cruises Türkiye olarak bu dönüşüme uyum sağlayan değil, onu yönlendiren bir yapı kurmayı hedefledik. Online rezervasyon altyapısına sahip yeni web sitemiz ve yakında devreye alacağımız Türkçe dil seçeneği, bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır.”

Türkiye’de cruise deneyiminde dijitalleşme hızlanıyor

Küresel cruise turizmi büyümesini sürdürürken, Türkiye pazarı da özellikle Akdeniz rotalarına olan ilgiyle dikkat çekiyor. Dijital rezervasyon alışkanlıklarının artması, sektörde kullanıcı beklentilerini de yeniden şekillendiriyor.

MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi, bu değişen beklentilere yanıt vermek üzere tasarlanarak cruise tatili planlamasını daha hızlı, daha sade ve daha erişilebilir hale getiriyor.

MSC Cruises hakkında

MSC Cruises,dünyanın en büyük üçüncü kruvaziyer şirketi ve Avrupa pazar lideridir. Aynı zamanda Kuzey Amerika’da güçlü ve giderek büyüyen bir varlığa sahiptir. 23 modern gemiden oluşan filosuyla beş kıtada seferler düzenleyen küresel marka, misafirlerine dünya genelinde 100’den fazla ülke ve 300’den fazla destinasyonu keşfetme fırsatı sunarken unutulmaz anılar ve seçkin misafirperverlik deneyimi yaşatmaktadır.

Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir ofis olarak faaliyet gösteren ve yaz-kış kesintisiz olarak Türkiye limanlarından hareketli programlar gerçekleştiren tek kruvaziyer şirketidir. 

Yeni web sitesini ziyaret etmek için: www.msccruises.eu/tr


26 Haziran 2026 Cuma

Black Sea Tourism Hub 2026’nın basın lansmanı, Tekfur Sarayı’nda gerçekleştirildi.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Black Sea Tourism Hub 2026 İçin İlk Adım Tekfur Sarayı’nda Atıldı

Karadeniz turizmini uluslararası pazarlarda daha görünür kılmayı hedefleyen Black Sea Tourism Hub 2026’nın basın lansmanı, İstanbul’un tarihî hafızasında özel bir yere sahip Tekfur Sarayı’nda gerçekleştirildi. Lansmanda, 10-11 Aralık 2026 tarihlerinde Trabzon’da düzenlenecek organizasyonun vizyonu, hedefleri ve çalışma modeli turizm sektörü temsilcileriyle paylaşıldı.

Karadeniz Turizmi İçin Güç Birliği

Black Sea Tourism Hub 2026’nın basın lansmanı, turizm dünyasının önemli isimlerini, sektör temsilcilerini, basın mensuplarını ve proje paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi. Lansmanda, Karadeniz’in sahip olduğu doğal, kültürel, tarihî ve gastronomik değerlerin uluslararası ölçekte daha güçlü tanıtılması gerektiğine dikkat çekildi.


Organizasyonun kurucu ortakları arasında; Mustafa Topaloğlu, Anıl Bayraktar, Mehmet Ali Tuna ve Mustafa Üçbaş yer alıyor. Proje, Karadeniz’i yalnızca dönemsel bir destinasyon olmaktan çıkararak, 12 ay yaşayan ve uluslararası iş birlikleriyle güçlenen bir turizm ekonomisine dönüştürmeyi amaçlıyor.

Sektörün Önemli İsimleri Lansmanda Buluştu

Black Sea Tourism Hub 2026 basın ve tanıtım lansmanına; Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, TÜRSAB Başkan YardımcısıHasan Eker, Küçük Oteller Derneği Başkanı Ertan Ustaoğlu, İRO İstanbul Rehberler Odası Başkanı Selçuk Eracun, İSATAG Başkanı Aylin Özsavaş, YEPUD Başkan Yardımcısı Galip Ölmez, İ-mice Derneği İcra Kurulu Üyesi: Banuçiçek Kotaman ve Evren Çınar, İSTTA Başkan Yardımcısı Mert Özcan, TURİD Yönetim kurulu üyeleri Atalay Arıcıoğlu, Duygu KaraaslanTekfur Sarayı Müzesi Müdürü Arkeolog Necati Aksüt, gazeteci Meliha Okur, Oldcity Otelciler Platformu Başkanı Tarkan Akyüz, Doğu Karadeniz Oteller Birliği Başkanı Muhammet Eraslan, Türsab Kültür İhtisas Başkanı Hakan Çokgezen,  Türsab yönetim kurulu üyesi Kerem Çoban,   DEĞER Otizm Derneği Kurucu Başkanı Şule Gökırmak, turizm sektörü temsilcileri ve basın mensupları katıldı.


Mustafa Topaloğlu: “Amacımız Yalnızca Bir Etkinlik Düzenlemek Değil”

Lansmanda konuşan All Seasons Hotel ve All Seasons Suites Yönetim Kurulu Başkan Vekili, aynı zamanda üç dönemdir TÜROB Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mustafa Topaloğlu, turizm sektöründe 25 yıla uzanan deneyimi boyunca edindiği gözlemlerin bu projenin temelini oluşturduğunu söyledi.

Topaloğlu, destinasyonları büyüten unsurun yalnızca doğal ve kültürel zenginlikler olmadığını belirterek, asıl farkı bu değerleri dünyayla buluşturabilen platformların ve güçlü iş birliklerinin yarattığını ifade etti.

Bir Karadeniz evladı ve Oflu bir turizmci olarak bölgenin potansiyeline her zaman inandığını vurgulayan Topaloğlu, “Bugün burada sadece yeni bir organizasyonun lansmanını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda yıllardır eksikliğini hissettiğimiz önemli bir vizyonun ilk adımını atıyoruz” dedi.

Topaloğlu, Karadeniz’in doğası, tarihi, kültürü, gastronomisi, yaylaları, denizi ve insanıyla Türkiye’nin en özel destinasyonlarından biri olduğunu belirterek, Black Sea Tourism Hub’ın bu büyük potansiyeli uluslararası ölçekte daha görünür hale getirecek güçlü bir buluşma platformu olarak ortaya çıktığını kaydetti.

“Karadeniz 12 Ay Yaşayan Bir Turizm Ekonomisine Dönüşmeli”

Mustafa Topaloğlu konuşmasında, Black Sea Tourism Hub’ın tek bir kişinin değil, ortak aklın ve güç birliğinin ürünü olduğuna dikkat çekti. Proje ortakları, ekip arkadaşları ve destekçilerle birlikte taşın altına ellerini koyduklarını belirten Topaloğlu, Karadeniz’in hırçın dalgalarından ilham alarak bölgenin enerjisini uluslararası turizm dünyasına taşıyacak bir yapı kurmaya karar verdiklerini ifade etti.

Topaloğlu, amaçlarının yalnızca bir etkinlik düzenlemek olmadığını vurgulayarak, “Karadeniz’i uluslararası turizm merkezi haline getirmek istiyoruz. Karadeniz Bölgesi sadece birkaç aylık sezonla anılmasın; on iki ay yaşayan, üreten ve ziyaretçi ağırlayan güçlü bir turizm ekonomisine dönüşsün” mesajını verdi.

Anıl Bayraktar: “Geleceğin Turizmi Güçlü İlişkilerle Şekillenecek”

Black Sea Tourism Hub kurucu ortaklarından Anıl Bayraktar, turizmin insanları, kültürleri, fikirleri ve fırsatları bir araya getiren dünyanın en güçlü ekosistemlerinden biri olduğunu söyledi.

Günümüzde sektörün gelişimini belirleyen en önemli unsurun güçlü bağlantılar kurmak ve sürdürülebilir iş birlikleri oluşturmak olduğunu dile getiren Bayraktar, Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Almanya, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kazakistan ve Özbekistan gibi farklı ülkelerden turizm profesyonellerinin bir araya geldiğinde ortaya çıkan değere yakından tanıklık ettiklerini belirtti.

Bayraktar, Black Sea Tourism Hub’ın aynı vizyona inanan kurucu ortaklar ve sektör paydaşlarının ortak aklıyla şekillenen uluslararası bir buluşma platformu olduğunu ifade ederek, Avrupa ile Asya arasında köprü görevi gören bu yapının iki kıtanın turizm potansiyelini bir araya getirmeyi hedeflediğini söyledi.

20’den Fazla Ülkeden 750’nin Üzerinde Profesyonel Hedefleniyor

10-11 Aralık 2026 tarihlerinde Trabzon’da gerçekleştirilecek organizasyonda; Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Balkan ülkeleri başta olmak üzere 20’den fazla ülkeden 750’nin üzerinde turizm profesyonelinin bir araya getirilmesi hedefleniyor.

Acenteler, tur operatörleri, DMC’ler, oteller, havayolları, kruvaziyer temsilcileri, seyahat teknolojileri markaları, MICE profesyonelleri ve yatırımcılar; yeni iş birlikleri geliştirmek, yeni pazarlar keşfetmek ve geleceğin turizm ağlarını oluşturmak amacıyla aynı platformda buluşacak.

Neden Trabzon?

Lansmanda Trabzon’un stratejik konumuna da dikkat çekildi. Trabzon’un Karadeniz Bölgesi’nin lojistik anlamda en önemli yayılma ve erişim noktalarından biri olduğu vurgulandı.

Uluslararası hava bağlantıları, bölgesel ulaşım ağı ve çevre destinasyonlara erişim avantajları sayesinde şehir; Gürcistan, Azerbaycan, Rusya ve Orta Asya pazarlarına yakınlığıyla farklı sektör profesyonellerinin buluşabileceği stratejik bir merkez olarak öne çıkıyor. Avrupa ile Asya arasında doğal bir geçiş noktası olması da Trabzon’u Black Sea Tourism Hub için güçlü bir merkez haline getiriyor.

Karadeniz havzasını çevreleyen Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan arasındaki turizm hareketliliği düşünüldüğünde, Trabzon’un bu buluşma için güçlü bir zemin sunduğu ifade edildi.

Mehmet Ali Tuna: “Turizm Artık Doğru Strateji ve Güçlü İş Birlikleriyle Büyüyor”

Black Sea Tourism Hub kurucu ortaklarından, TZX Travel Kurucusu ve TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna, tarihî dokusu ve eşsiz atmosferiyle Tekfur Sarayı’nda Black Sea Tourism Hub projesinin basın ve tanıtım lansmanını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Bir TÜRSAB BTK Başkanı olarak sahada gördüğü en önemli gerçeğin, turizmin artık sadece tanıtımla değil; doğru strateji, güçlü iş birlikleri ve nitelikli yatırımlarla büyüdüğü olduğunu belirten Tuna, Trabzon’un mevcut turizm kapasitesine ilişkin önemli veriler paylaştı.

Mehmet Ali Tuna, bugün Trabzon’da 400 konaklama tesisi, 17 bin 582 oda ve 36 bin 861 yatak kapasitesi bulunduğunu belirterek, 2025 yılında şehrin 1 milyon 447 binin üzerinde ziyaretçi ağırladığını ifade etti. Tuna, bu tablonun bölgede ciddi bir yatırım hacmi ve güçlü bir potansiyel bulunduğunu gösterdiğini söyledi.

“Sektörün Tüm Paydaşlarını Aynı Çatı Altında Buluşturacağız”

Black Sea Tourism Hub’ın bu potansiyeli doğru profesyonellerle buluşturmak için ortaya çıktığını vurgulayan Mehmet Ali Tuna, turizm profesyonellerini, destinasyonları, otelleri, acenteleri, havayollarını, yatırımcıları ve sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak bir platformdan söz ettiklerini kaydetti.

Tuna, 10-11 Aralık 2026’da Trabzon’da gerçekleştirilecek organizasyonda farklı ülkelerden turizm profesyonellerinin stantlarıyla yer alacağını belirterek, yeni pazarlar, yeni rotalar ve yeni iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşacağını ifade etti.

Turizmde kalıcı başarının doğru hedefler, doğru pazarlar ve doğru bağlantılarla mümkün olduğunu dile getiren Tuna, “Bizim için en önemli konu güç birliği. Bu nedenle sizlerden yalnızca katkı değil, aktif katılım ve sahiplenme bekliyoruz” mesajını verdi.

Mehmet Ali Tuna, Black Sea Tourism Hub’ın sektöre değer katacak, yeni iş birliklerine kapı açacak ve uzun vadeli ticari bağlantılar oluşturacak bir buluşma olmasını dilediklerini belirterek katılımcılara teşekkür etti.

Hasan Eker: “Bu Organizasyon Sektörün ve Ülkemizin Etkinliği Olarak Görülmeli”

Lansmanda konuşan TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Black Sea Tourism Hub’ın Türkiye turizmi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Eker, ülkeye gelen turistlerin 3’te birinin İstanbul’a, 3’te birinin Antalya’ya geldiğini, kalan 3’te birlik bölümün ise 79 ile dağıldığını hatırlatarak, turizmin 81 ile ve 12 aya yayılması gerektiğini söyledi.

Hasan Eker, bu tür organizasyonların ekonomik, kültürel ve turizm açısından Türkiye’nin hedeflerini desteklediğini belirterek, Mustafa Topaloğlu, Anıl Bayraktar, Mehmet Ali Tuna, Mustafa Üçbaş ve proje paydaşlarını cesur bir adım attıkları için kutladı.

Eker, bu başarının yalnızca kurucu ortakların omuzlarına bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, sektörün tamamının taşın altına elini koyması gerektiğini ifade etti. Organizasyonun sürdürülebilir olması halinde yalnızca Karadeniz’in değil, tüm Türkiye’nin kazanacağını belirten Eker, TÜRSAB olarak her zaman projenin yanında olacaklarını söyledi.

Mustafa Üçbaş: “Bu Projeyi Uluslararası Bir Buluşma Platformu Olarak Görüyoruz”

Hotel Gazetesi ve Nirvana Ajans olarak projenin kurucu ortakları arasında yer alan Mustafa Üçbaş, Black Sea Tourism Hub’ın yalnızca bir etkinlik değil, bölgeye ve ülkeye değer katacak uluslararası bir buluşma platformu olduğunu söyledi.

Üçbaş, yıllardır turizm sektörünün içinde bulunan kişiler olarak Türkiye’nin sahip olduğu büyük turizm potansiyelinin daha güçlü tanıtılması gerektiğine inandıklarını belirtti. Karadeniz’in doğal güzellikleri, kültürel mirası, gastronomisi ve dört mevsim turizm yapabilecek potansiyeliyle çok özel bir destinasyon olduğunu vurgulayan Üçbaş, medya, tanıtım ve organizasyon tecrübelerini bu projeye aktararak Karadeniz’in uluslararası turizm pazarlarında daha görünür olmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Mustafa Üçbaş, Aralık ayında Trabzon’da gerçekleştirilecek Black Sea Tourism Hub 2026’nın bölge turizmine farklı bir bakış açısı kazandıracağına, yeni iş birlikleri oluşturacağına ve Karadeniz’in turizmde hak ettiği noktaya ulaşmasına katkı sağlayacağına yürekten inandıklarını söyledi.

Kurucu Ortaklar Aynı Vizyon Etrafında Buluştu

Black Sea Tourism Hub kurucu yapısında; Mustafa Topaloğlu All Seasons Hotel Yönetim Kurulu Vekili ve TÜROB Yönetim Kurulu Üyesi, Anıl Bayraktar Mice Magic Tourism Kurucusu ve KARLİKA Karadeniz Turizmi Lider Kadınlar Derneği Kurucu Başkanı, Mehmet Ali Tuna TZX Travel Kurucusu ve TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı, Mustafa Üçbaş ise Hotel Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Nirvana Ajans Kurucusu olarak yer alıyor.

Projenin temel hedefi; Karadeniz Bölgesi’nin turizm potansiyelini uluslararası ölçekte anlatmak, yeni iş ağları oluşturmak, bölgeye yönelik yatırım ve tanıtım fırsatlarını artırmak ve sürdürülebilir turizm iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlamak olarak öne çıkıyor.

Tekfur Sarayı’nda Tarihî Bir Atmosfer

Black Sea Tourism Hub lansmanına ev sahipliği yapan Tekfur Sarayı, İstanbul’un tarihî hafızasında özel bir yere sahip. Edirnekapı ile Ayvansaray arasında, kara surlarına bitişik konumlanan yapı, Bizans döneminden günümüze mimari bütünlüğünü büyük ölçüde koruyarak ulaşan İstanbul’daki tek saray yapısı olarak kabul ediliyor.

Bazı kaynaklarda “Porfirogenetos Evi” olarak da anılan Tekfur Sarayı’nın, Blakhernai Saray Kompleksi’nin bir parçası olduğu ve Bizans imparatorları tarafından kullanıldığı düşünülüyor. Osmanlı döneminde ise yapı farklı işlevler üstlendi; özellikle Sultan III. Ahmed döneminde burada çini fırınları kuruldu ve önemli çini üretimleri gerçekleştirildi.

Bizans’tan Osmanlı’ya, saray yaşamından çini sanatına uzanan çok katmanlı geçmişiyle Tekfur Sarayı, Black Sea Tourism Hub lansmanına güçlü bir kültürel atmosfer kattı.

Gecenin Sunuculuğunu Ayça Kuru Üstlendi

Gecenin sunuculuğunu başarılı zarafet eğitmeni Ayça Kuru gerçekleştirdi. Açılış konuşmasında Trabzon’un tarih boyunca önemli bir geçiş ve buluşma noktası olduğuna dikkat çeken Kuru, Marco Polo’nun seyahatnamesinde de yer aldığı gibi Trabzon’un 13. yüzyılda doğunun zenginliklerinin Avrupa’ya taşındığı önemli liman kentlerinden biri olarak öne çıktığını ifade etti.

Kuru, Trabzon’un yalnızca malların taşındığı bir liman değil; insanların buluştuğu, kültürlerin temas ettiği ve yeni ilişkilerin kurulduğu bir geçiş noktası olduğunu belirterek, Black Sea Tourism Hub’ın da bu anlayışın çağdaş bir yansıması olduğunu vurguladı.

Fındıklı Çok Sesli Kadın Korosu Geceye Renk Kattı

Lansmanın kültürel programında Fındıklı Çok Sesli Kadın Korosu sahne aldı. 2019 yılından itibaren Serdar Albayrak şefliğinde çalışmalarını sürdüren koro, bugün 24 korist ile müzik yolculuğuna devam ediyor.

Bir kadın topluluğu olarak doğadan, yaşamdan ve Anadolu’nun kültürel çeşitliliğinden beslenen koro; müziğin birleştirici gücünü kadın dayanışmasıyla buluşturan özel bir oluşum olarak dikkat çekiyor. Koro, kadınların sanat ve müzik aracılığıyla sosyal yaşama daha güçlü katılımını desteklerken; toplumsal cinsiyet eşitliği, doğaya saygı, dayanışma ve kültürel zenginlik gibi değerleri de sahneye taşıyor.


Gecenin Sponsorlarına Teşekkür

Black Sea Tourism Hub 2026 basın ve tanıtım lansmanına katkı sunan sponsorlar da gece boyunca teşekkürle anıldı. Organizasyonun başarılı şekilde gerçekleşmesine destek veren Poseidon Music & Event, Fil Catering, Event Works ve San Benedetto, gecenin sponsorları arasında yer aldı.

Black Sea Tourism Hub Organizasyon Komitesi, ortak vizyona güç katan tüm sponsorlarına teşekkür etti.


Dedeman Hospitality, misafirperverlik mirasını Trakya’nın en dinamik şehirlerinden Tekirdağ’a taşıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

Dedeman Hospitality Tekirdağ’da: Marmara’nın Gözdesine Yeni Bir Soluk

Rest & More by Dedeman Tekirdağ için imzalar atıldı; Dedeman Hospitality, 60 yılı aşkın misafirperverlik mirasını Trakya’nın en dinamik şehirlerinden Tekirdağ’a taşıyor.

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak altmış yılı aşkın süredir Türk turizminin gelişiminde öncü bir rol üstlenen Dedeman Hospitality, büyüme yolculuğunu Trakya’da sürdürüyor. Rest & More by Dedeman markasıyla Tekirdağ’da hayata geçirilecek yeni yatırım için imzalar atıldı.

Dedeman Hospitality’nin 60 yılı aşkın deneyimini ve köklü misafirperverlik anlayışını Tekirdağ ile buluşturacak olan Rest & More by Dedeman Tekirdağ; markanın doğru şehirlerde, doğru yatırımcılarla ve doğru marka konumlandırmasıyla ilerleyen sürdürülebilir büyüme stratejisinin yeni halkalarından biri olarak hayata geçiyor.

Murat Türker yatırımıyla gerçekleştirilecek proje, Tekirdağ’ın gelişen şehir yapısına ve değişen konaklama beklentilerine modern bir alternatif sunarken; turizm ve iş dünyasına da önemli katkılar sağlamayı hedefliyor.

Günebakanların Şehrinde Yeni Bir İmza:

Rest & More by Dedeman, Tekirdağ’ın Yeni Simge Noktası Oluyor

Marmara Denizi kıyısındaki konumu, güçlü sanayi altyapısı, limanları, gelişen ticaret hacmi ve İstanbul’a yakınlığıyla öne çıkan Tekirdağ; Trakya’nın ekonomik açıdan en güçlü şehirlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Köklü tarihi, zengin gastronomi kültürü, bağ rotaları, sahil yaşamı ve yıl boyunca devam eden ticari hareketliliğiyle şehir; hem iş seyahatleri hem de kültür ve gastronomi odaklı ziyaretler açısından her geçen gün daha fazla ilgi görüyor.

Bu dinamik yapı doğrultusunda hayata geçirilen Rest & More by Dedeman Tekirdağ’ın; Dedeman Hospitality’nin marka gücü ve operasyonel deneyimiyle şehrin gelişen konaklama altyapısına güçlü bir katkı sunması hedefleniyor.


Tekirdağ’a Yeni Nesil Bir Konaklama Deneyimi Geliyor

Tekira AVM’ye ve sahile yaklaşık 100 metre mesafede, İstanbul–Keşan yolu üzerinde konumlanan Rest & More by Dedeman Tekirdağ; merkezi lokasyonu ve ulaşım avantajıyla hem iş hem de turizm amaçlı seyahat eden misafirler için önemli bir konaklama alternatifi sunacak.

Toplam 48 odadan oluşacak tesisin yapım süreci devam ederken, önümüzdeki yıl hizmete açılması planlanıyor. Modern mimarisi, fonksiyonel yaşam alanları ve kaliteli hizmet anlayışıyla öne çıkacak proje; Tekirdağ’ın gelişen şehir kimliğine değer katacak yatırımlar arasında yer alıyor.

Dedeman Hospitality’nin farklı seyahat alışkanlıkları ve değişen misafir beklentileri doğrultusunda geliştirdiği markalarından biri olan Rest & More by Dedeman; Dedeman misafirperverliğini çağdaş tasarım ve esnek konaklama çözümleriyle buluşturuyor. Dinamik yapısıyla şehir yaşamına uyum sağlayan marka, konforu, erişilebilirliği ve kaliteli hizmet anlayışını modern bir konaklama deneyiminde bir araya getiriyor.

Dedeman Hospitality, 60. Yılında Türkiye’de Büyümeye Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri Dedeman Hospitality; bugün farklı seyahat ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği marka ailesiyle Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda büyümesini kararlılıkla sürdürüyor.

Her yatırımında bulunduğu şehrin potansiyelini, yatırımcısının vizyonunu ve misafir beklentilerini odağına alan Dedeman Hospitality, Tekirdağ yatırımıyla Trakya’daki büyüme yolculuğuna yeni bir halka daha ekliyor.

Rest & More by Dedeman Tekirdağ, markanın köklü misafirperverlik kültürünü Tekirdağ’ın yükselen potansiyeliyle buluştururken; şehrin konaklama altyapısına uzun vadeli değer kazandıracak önemli yatırımlar arasında yer almaya hazırlanıyor.

Farklı Sektörlerdeki Deneyimini Turizme Taşıyor

Rest & More by Dedeman Tekirdağ yatırımcısı Murat Türker, yaklaşık 15 yıldır otomotiv ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren şirketleriyle iş dünyasında aktif olarak yer alıyor.

Bünyesinde iki restoran, iki kafeterya ve üç iş hanı bulunan Türker, farklı lokasyonlarda sürdürdüğü yatırımların ardından turizm sektöründeki vizyonunu Dedeman Hospitality iş birliğiyle Tekirdağ’a taşıyor.

Bu yatırımın; Murat Türker’in farklı sektörlerden gelen iş deneyimi ile Dedeman Hospitality’nin marka gücünü, operasyonel bilgi birikimini ve misafirperverliğini bir araya getirerek Tekirdağ’ın gelişen turizm ve konaklama ekosistemine uzun vadeli katkı sunması hedefleniyor.

İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray şu değerlendirmede bulundu:

“Altmış yılı aşkın süredir büyümemizi, şehirlerin potansiyeline inanan ve aynı vizyonu paylaştığımız yatırımcılarımızla birlikte sürdürüyoruz. Tekirdağ; güçlü ekonomisi, stratejik konumu ve her geçen gün artan ticari hareketliliğiyle Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biri. Rest & More by Dedeman Tekirdağ ile misafirlerimize Dedeman kalitesini sunarken, şehrin gelişen konaklama altyapısına da kalıcı bir değer kazandırmayı hedefliyoruz. Bu yatırımın, Trakya’daki büyüme vizyonumuz açısından önemli bir kilometre taşı olduğuna inanıyoruz.”

Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise konuya ilişkin değerlendirmelerini şu ifadelerle aktardı:

“Dedeman’ın altmış yılı aşan yolculuğunda her yeni şehir, misafirperverlik anlayışımızı daha geniş kitlelerle buluşturduğumuz yeni bir başlangıç anlamı taşıyor. Tekirdağ da tarihi, kültürü, üretim gücü ve gelişen şehir yapısıyla bu yolculuğun değerli duraklarından biri. Rest & More by Dedeman Tekirdağ ile markamızın köklü hizmet anlayışını Trakya’ya taşırken, şehrin gelişimine katkı sağlayacak uzun soluklu bir iş birliğinin ilk adımını atıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin farklı şehirlerinde, doğru yatırımcılarla ve doğru markalarımızla büyümeyi sürdüreceğiz.”


ASUS Business Türkiye Kurumsal Pazarda Hız Kesmiyor!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ASUS Business Türkiye Kurumsal Pazarda Hız Kesmiyor!

ASUS Business Türkiye Kurumsal PC Pazarındaki Payını Son Bir Yılda %136 Artırdı

Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden ASUS, yapay zekâ çağında kurumsal dönüşümü destekleyen çözümleriyle iş dünyasındaki büyümesini sürdürüyor. ASUS'un kurumsal bilgisayarlar ve iş çözümleri odağındaki yapılanması olan ASUS Business, Türkiye'de son bir yılda kurumsal PC pazarında %136 büyüme kaydederek dikkat çekici bir başarıya imza attı.

Bu ivmeyi yapay zekâ destekli yeni nesil çözümleriyle güçlendiren ASUS Business, 2028 yılına kadar Türkiye'nin en büyük üç kurumsal PC markasından biri olmayı hedefliyor. Kurumsal teknoloji dünyasında yeni bir dönüşüm dönemine girildiğini belirten ASUS Business Türkiye Ülke Müdürü İbrahim Barut, “Yapay zekâ destekli çalışma modelleri, Windows 10 sonrası yenilenme süreci ve kurumların artan verimlilik beklentileri önümüzdeki yıllarda pazarı yeniden şekillendirecek. ASUS Business olarak amacımız yalnızca teknoloji sunmak değil, kurumların dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve uzun vadeli bir iş ortağı olmak. Türkiye'nin ASUS Business açısından stratejik önemi her geçen gün artıyor. Önümüzdeki dönemde hem organizasyonel yatırımlarımızı hem de kurumsal çözüm portföyümüzü genişleterek Türkiye'yi bölgedeki en güçlü büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünyanın en büyük bilgisayar ve donanım üreticileri arasında yer alan global teknoloji markası ASUS, yenilikçi ürünleri ve satış sonrası desteği ile kullanıcılarına üst düzey hizmet sunuyor. Yenilikçi teknolojiler kadar kullanımı devam eden ürünler için de çalışmalarına hız kesmeden devam eden ASUS, yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşması ve Windows 10 desteğinin sona ermesiyle başlayan cihaz yenileme sürecine uygun çözümler geliştiriyor. 


Global pazarda yıllık satış 5 milyon adedi aştı!

Kurumların artan dijital dönüşüm yatırımları ile küresel bilgisayar pazarında yeni bir dönemin kapıları aralanırken, dünya genelinde bilgisayar pazarının yaklaşık yüzde 54’ünü oluşturan kurumsal segment, sektörün en stratejik büyüme alanlarından biri haline geliyor. ASUS’unkurumsal bilgisayar ve iş çözümleri alanında hizmet veren şirketi ASUS Business, bu dönüşümün en hızlı büyüyen oyuncularından biri olarak öne çıkıyor. ASUS Business, global kurumsal bilgisayar satışlarını son bir yılda yüzde 61 artışla 5 milyon adedin üzerine çıkardı. Şirket Türkiye’de de dikkat çekici bir başarı hikâyesi yazıyor.2024 yılı sonunda gerçekleştirilen organizasyonel dönüşümün ardından ASUS Business Türkiye, kurumsal PC pazarındaki payını kısa süre içerisinde yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 11 seviyesine yükseltti. Böylece şirket, kurumsal segmentte pazar payını %136 artırmayı başardı.

Türkiye stratejik ve pilot pazarlar arasında! 

ASUS Business’ın Türkiye’deki büyümesinin arkasında yalnızca ürün yatırımları değil, aynı zamanda kapsamlı bir organizasyonel dönüşüm ve kanal yapılanması bulunuyor.Gerçekleştirilen yeniden yapılanma süreciyle birlikte Türkiye, ASUS global organizasyonu içerisinde kurumsal iş birimi açısından öncelikli ve pilot ülkelerden biri olarak konumlandırıldı.Yeni ürünlerin, teknolojilerin ve iş modellerinin ilk uygulama alanlarından biri haline gelen Türkiye, ASUS Business’ın bölgesel büyüme stratejisinde kritik rol üstleniyor.Kurumsal entegratörlerden distribütörlere, sistem entegratörlerinden perakende iş ortaklarına kadar uzanan geniş ekosistem sayesinde ASUS Business; kamu, eğitim, sağlık, KOBİ ve büyük ölçekli işletmelerde erişimini önemli ölçüde artırmış durumda.Türkiye’nin ASUS açısından taşıdığı stratejik önem yalnızca yerel operasyonlarla da sınırlı değil. Şirket, geçtiğimiz nisan ayında Bodrum’da gerçekleştirilen ASUS Business Summit 2026 organizasyonunda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinden 30’dan fazla ülkeden gelen 250’nin üzerinde iş ortağını Türkiye’de ağırladı. ASUS’un EMEA bölgesindeki en önemli kurumsal etkinliklerinden biri olarak konumlanan zirvede şirketin yapay zekâ destekli yeni nesil iş çözümleri ve kurumsal büyüme vizyonu paylaşıldı.

Pazar daralıyor ASUS hız kesmiyor! 

RAM ve depolama maliyetlerindeki artışlar nedeniyle Türkiye bilgisayar pazarının 2026 yılında yaklaşık yüzde 20 daralması beklenirken, ASUS Business kurumsal segmentte pazarın üzerinde büyüme göstermeye devam ediyor.Şirketin büyümesinin arkasındaki temel unsurlar arasında kurumsal güvenlik çözümleri, yüksek dayanıklılık standartları, uzun ürün yaşam döngüsü, düşük toplam sahip olma maliyeti ve müşterilerine sunduğu uzun vadeli hizmet yaklaşımı yer alıyor.ASUS Business ayrıca birçok projede beş yıla kadar uzatılmış garanti ve yerinde servis hizmetleri sunarak kurumların BT yatırımlarını daha verimli ve sürdürülebilir şekilde planlamalarına katkı sağlıyor.Bugün Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, kamu kurumları ve büyük ölçekli işletmeleri ASUS Business çözümlerini tercih ediyor. Şirket, yalnızca donanım sağlayıcısı olarak değil, kurumların dijital dönüşüm yolculuğunda uzun vadeli teknoloji iş ortağı olarak konumlanıyor.

Kurumsal dünyada yeni dönem: AI PC Çağı!

Windows 10 desteğinin sona erecek olması, yapay zekâ destekli bilgisayarların yaygınlaşması, hibrit çalışma modellerinin kalıcı hale gelmesi ve kurumların verimlilik ile güvenlik odaklı teknoloji yatırımlarını artırması, kurumsal BT pazarında yeni bir yenilenme döngüsünü beraberinde getiriyor.Sektör uzmanları önümüzdeki dönemde milyonlarca kurumsal cihazın yenilenme sürecine gireceğini öngörürken, şirketler artık yalnızca daha güçlü bilgisayarlar değil, çalışan verimliliğini artıracak yapay zekâ destekli platformlar talep ediyor.ASUS Business da bu dönüşümü yalnızca bir ürün yenileme süreci olarak değil, kurumların çalışma biçimlerini yeniden şekillendirecek stratejik bir dönüşüm fırsatı olarak değerlendiriyor.

Hedef 2028’de Türkiye’de podyuma çıkmak! 

ASUS Business Türkiye, mevcut büyüme ivmesini sürdürülebilir başarıya dönüştürmeyi hedefliyor. Şirket, 2026 yılı sonunda çift haneli pazar payını daha da artırmayı planlarken, 2028 yılı sonuna kadar Türkiye’nin en büyük üç kurumsal bilgisayar markasından biri olmayı amaçlıyor.

Konu hakkında değerlendirme yapan ASUS Business Türkiye Ülke Müdürü İbrahim Barut, “Kurumsal teknoloji dünyasında yeni bir dönüşüm dönemine giriyoruz. Yapay zekâ destekli çalışma modelleri, Windows 10 sonrası yenilenme süreci ve kurumların artan verimlilik beklentileri önümüzdeki yıllarda pazarı yeniden şekillendirecek. ASUS Business olarak amacımız yalnızca teknoloji sunmak değil, kurumların dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve uzun vadeli bir iş ortağı olmak. Türkiye'nin ASUS Business açısından stratejik önemi her geçen gün artıyor. Önümüzdeki dönemde hem organizasyonel yatırımlarımızı hem de kurumsal çözüm portföyümüzü genişleterek Türkiye'yi bölgedeki en güçlü büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz"dedi. ASUS Business, Türkiye’yi yalnızca önemli bir pazar olarak değil, aynı zamanda yeni nesil kurumsal teknolojilerin geliştirileceği, test edileceği ve büyütüleceği stratejik merkezlerden biri olarak konumlandırırken, yapay zekâ destekli yeni nesil çözümleriyle kurumsal dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeyi hedefliyor.

Yeni dönemin sembolü: ExpertBook Ultra!

ASUS Business’ın yeni amiral gemisi ExpertBook Ultra, şirketin yapay zekâ destekli yeni nesil iş çözümleri vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor. CES 2026’da ilk kez tanıtılan ve ardından ASUS Business Summit 2026 kapsamında EMEA iş ortaklarının karşısına çıkan ExpertBook Ultra, ASUS’un yeni nesil AI PC stratejisinin merkezinde yer alıyor. 990 gramdan başlayan ağırlığı ile ultra hafif yapısı ve 10,9 mm inceliğiyle mobil profesyoneller için geliştirilen ve EMEA iş ortaklarının karşısına çıkan Copilot+PC destekli ExpertBook Ultra, yeni nesil Intel®Core™ Ultra işlemci platformu (Intel® Core™ Ultra 9’a kadar destekleniyor) ve 50 TOPS’a kadar ulaşan yapay zekâ işlem gücü sayesinde kurumsal kullanıcıların giderek artan AI iş yüklerine hazır bir altyapı sunuyor. 3K 1400 Nits Tandem OLED ekranı, parlama yapmayan ekstra sağlam GorillaGlassMatte Anti Glareteknolojisi, Dolby Atmos destekli altı hoparlörlü ses sistemi, WiFi 7 bağlantı teknolojisi, HapticTouchpad özelliği ve 70 Wh gelişmiş pil mimarisiyle ExpertBook Ultra; performans, mobilite ve kullanıcı deneyimini aynı platformda buluşturuyor.

Cihazın merkezinde yer alan ASUS MyExpert platformu ise belge özetleme, içerik geliştirme, çeviri, akıllı dosya arama, toplantı özeti oluşturma ve aksiyon takibi gibi yapay zekâ destekli özelliklerle çalışanların günlük iş süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Güvenlik tarafında ise ASUS ExpertGuardian mimarisi, gelişmiş firmware koruması ve yeni nesil post-kuantum kriptografi desteğiyle kurumların kritik verilerini geleceğin siber tehditlerine karşı korumayı amaçlıyor. ASUS’un kurumsal taraftaki yaklaşımının temelinde “Always-On Business” vizyonu bulunuyor. Şirket, kurumsal müşterilerine yalnızca cihaz tedarik etmeyi değil; dayanıklılık, güvenlik, sürdürülebilirlik ve yaşam döngüsü yönetimini kapsayan bütünsel bir teknoloji deneyimi sunmayı hedefliyor. ASUS Business, ExpertBookUltra’yı yalnızca yeni bir dizüstü bilgisayar olarak değil, yapay zekâ çağında kurumların verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen stratejik bir iş aracı olarak konumlandırıyor.


LOS ANGELES’IN KALBİNDE TÜRKİYE TANITILIYOR

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


LOS ANGELES’IN KALBİNDE TÜRKİYE TANITILIYOR

ABD’DE TÜRKİYE COŞKUSU LOS ANGELES’TA “TURKISH VIBE”

Tüm dünya, Amerika’da düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası’na odaklanırken Türkiye’den başarılı bir tanıtım atağı geldi. A Milli Futbol Takımı, turnuvadaki yolculuğunu tamamlamış olsa da Los Angeles’ta Türkiye coşkusu hız kesmeden devam ediyor. 26 Haziran’da ABD-Türkiye maçının oynanacağı Los Angeles’ın tam kalbinde kurulan “TurkishVibeZonebyChobani”, karşılaşmadan günler öncesinden kırmızı-beyaz renklere büründü. ABD’de yaşayan Türklerin milli heyecanlarını yaşadıkları bu buluşma noktası, her gün farklı ülkelerden binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak Türkiye’nin kültürünü, misafirperverliğini ve zengin değerlerini dünyaya tanıtıyor.

Türk Lezzetlerine Büyük İlgi

Los Angeles City Hall'ın hemen önünde, şehrin merkezi noktalarından Gloria Molina Grand Park'ta 3 bin 500 metrekare bir alana kurulan etkinlik ve deneyim alanı, Türk kültürünü, mutfağını ve futbol heyecanını ziyaretçilerle buluşturuyor. 

“Türkiye Is Here” mottosuyla hayata geçirilen TurkishVibeZonebyChobani, baklava, lokum, simit, çay ve Türk kahvesi ikramlarıyla da Amerika’da adeta bir Türk kültürü festivali yaşatıyor.Farklı ülkelerden ziyaretçiler, Türk lezzetlerini tadarken, özellikle baklava ve simite büyük ilgi gösteriyor. Amerika’da yaşayan Türkler, özledikleri lezzetlere kavuşmanın mutluluğunu yaşarken, yabancı ziyaretçiler de bu Türk milletinin misafirperverliğine, zengin kültürüne ve ortak coşkusuna hayranlıkla tanıklık ediyor.


Ne Ararsan Var

TurkishVibeZonebyChobani; rap sanatçısı Mero, hip-hop müziğin önemli isimlerinden Murda ve sevilen sanatçı Bayhan’ın mini konserleriyle ABD’de yaşayan vatandaşları, Türk müziğiyle buluşturuyor. Komedyen Doğu Demirkol stand-up gösterisiyle ziyaretçilere keyifli anlar yaşatırken Emrah Karaduman ve geleneksel Anadolu ezgilerini modern ritimlerle buluşturan Derdo Disco performanslarıyla dikkat çekiyor. West Coasthip-hop kültürünün tanınan isimlerinden ShaqGonzoe de başarılı sahnesiyle programa uluslararası bir renk katıyor.

Maçlar Dev Ekranda

TurkishVibeZonebyChobani, tüm bu özellikleriyle sıradan bir taraftar alanının ötesine geçerek kapsamlı bir kültür ve turizm platformuna dönüşüyor. Alanda ayrıca, ay-yıldızlıların maçları başta olmak üzere turnuvanın önemli karşılaşmaları dev LED ekrandan canlı olarak yayınlanıyor. Farklı ülkelerden taraftarlar da alanda, Türk bayrağı altında kendi ülkelerinin maçlarını izleyerek kupa heyecanı yaşıyor.

Büyükelçiden Ziyaret

Türkiye’nin grupta oynayacağı son karşılaşma olan ABD mücadelesi öncesinde Washington Büyükelçisi Sedat Önal alanda incelemelerde bulundu. Eşi Figen Önal, Los Angeles Başkonsolosu Menekşe Onuk ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi ile birlikte alana gelen Büyükelçi Önal, alandaki ziyaretçilerle sohbet etti.

Küresel Arenada Birlik ve Beraberlik Ruhu

Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Los Angeles Türkiye Başkonsolosluğu, Türkiye Futbol Federasyonu, GoTürkiye ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı koordinasyonuyla, Chobani’nin alan sponsorluğunda düzenlenen "TurkishVibeZonebyChobani", kültürel diplomasi adına dev bir uluslararası iş birliğine sahne oluyor. Türk Hava Yolları, Turkcell ve Ziraat Bankası’nın ana sponsorluğunda; Trendyol, Sahibinden ve Çitlekçi de destek sponsorları olarak projeye katkı sağlıyor.


EGE’NİN YEŞİL SIĞINAĞI THASSOS ADASI’NDA SAKİN ve HUZURLU İKİ GÜN


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


EGE’NİN YEŞİL SIĞINAĞI THASSOS ADASI’NDA SAKİN ve HUZURLU İKİ GÜN 

 Değerli dostum Dr. Yüksel Türemez’in nazik davetiyle, 19-22 Haziran tarihleri arasında Kuzey Ege’nin en yeşil ve en bakir köşelerinden biri olan Thassos (Taşöz) Adası’nda iki günlük harika bir mola verme şansı buldum. Bu kısa ama dolu dolu geçen seyahat hem zihnimi dinlendirdi hem de komşu kıyılardaki turizm anlayışına dair ufuk açıcı gözlemler yapmamı sağladı.

Thassos AdasıEge Denizi’nin en kuzeyinde, Yunanistan ana karasına sadece 10 km uzaklıkta bulunuyor. Türkiye sınırına ve İstanbul'a en yakın Yunan adalarından biri. Coğrafi olarak Kuzey Ege'de bulunmasına rağmen idari olarak Kavala bölgesinin bir parçası. 

Yunanistan'ın "en yeşil adası" olarak tanınan Thassos, diğer Ege adalarının kurak yapısının aksine, çam ormanlarıyla, devasa çınarlarla, kestane ağaçları ve yüz yıllık zeytinliklerle kaplı. Zengin doğası, turkuaz sulara sahip altın sarısı plajları, tarihi köyleri ve sakin atmosferiyle bilinen ada, oldukça popüler bir tatil merkezi. Ormanla denizin iç içe olduğu bakir koyları yürüyüş ve doğa aktivitelerine olanak tanıyor. 

Adanın merkezi Limenas'ta bulunan Antik Agora, Akropol ve Arkeoloji Müzesi ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında. İç kısımlarında yer alan Panagia ve Theologos gibi köyler, geleneksel taş evleri, dar sokakları ve yerel lezzetleriyle ünlü. Thassos; çam balı, kaliteli zeytinyağı, şarapları ve zeytinleriyle gastronomi turizmi açısından da oldukça zengin. 

Adaya ulaşım genellikle Türkiye sınırına yakın olan Kavala veya Keramoti limanlarından düzenlenen düzenli feribot seferleriyle sağlanıyor. Bizim de yolculuğumuz Keramoti Limanı’ndan başladı. Adaya geçiş için kullanılan feribotlar son derece lüks, temiz ve düzenli bir işleyişe sahip. Yarım saatte bir kalkan bu gemileri ve liman organizasyonunu görünce, deniz ulaşımı konusunda komşunun bizden fersah fersah ileride olduğunu itiraf etmem gerekiyor. Üstelik fiyatlar da şaşırtıcı derecede makul. Feribotta aldığımız iki su ve bir bira toplamda sadece 5 Euro tuttu; yani bugünün parasıyla yaklaşık 260 Türk Lirası. Geçen yıl Yunanistan’a gittiğimde ödediğim rakamlar neyse, bu yıl da tamamen aynıydı. Anlaşılan o ki küresel enflasyon dalgası buraya pek uğrayamamış.


 

Doğaya Saygı ve İmar Disiplini

Adaya ayak basar basmaz insanı ilk çarpan şey, çevreye gösterilen o muazzam saygı oluyor. Thassos’un coğrafi yapısı çok net bir disiplinle korunmuş: Adanın sadece ön kıyı şeridi imara açık, arka tarafı ise tamamen sık çam ormanlarıyla kaplı yeşil bir örtü. İster istemez düşünmeden edemiyor insan; eğer burası Türkiye sınırları içinde olsaydı, muhtemelen adanın tamamı imara açılır, o güzelim çam ormanlarından tek bir dal bile geriye kalmazdı.

İki sene üst üste ziyaret ettiğim Yunanistan’da enflasyonun adeta sıfır noktasında seyretmesi, bütçeyi yormayan bir tatili mümkün kılıyor. Üstelik bizim kıyılarımızın aksine adada otoparklar tamamen ücretsiz. Fiyatların bu denli makul ve istikrarlı olması, işletmeler arasındaki rekabeti fiyatta değil, doğrudan hizmet kalitesinde artış yönünde teşvik ediyor. Adanın yolları son derece bakımlı, otobanları ise kusursuz.

Bu yıl Yunanistan genelinde 2 milyon Türk turistin ağırlanması bekleniyor. Ancak benim gözlemlerime göre Thassos’ta Türkler henüz azınlıktaydı. Adada daha çok Sırp, Bulgar, Romen, Alman ve Rus turistlerin oluşturduğu kozmopolit bir yoğunluk hâkimdi.

 Alea Hotel & Suites: Doğanın İçinde Bir Tatil Evreni

Adada kaldığımız süre boyunca durağımız, batı kıyısında, Skala Prinos’un hemen güneyinde yer alan Alea Hotel & Suites oldu. 35.000 m²’lik geniş ve yemyeşil bir bahçenin içerisine, doğanın siluetini bozmayacak şekilde serpiştirilmiş 1-2 katlı yapılardan oluşan bu 4 yıldız üstü tesis, sadece bir otel değil, adeta kendi içinde bağımsız bir tatil evreni sunuyor.

Kuzey Ege’nin turkuaz sularına sıfır konumda yer alan otelin kumsalından ufka baktığınızda, karşı kıyıdaki Kavala’nın büyüleyici siluetiyle selamlaşıyorsunuz. Tesiste geçirdiğim iki gün boyunca personelin son derece nazik, güler yüzlü ve her konuda yardım odaklı olduğunu gözlemledim. Servis kalitesini geçen yıla göre daha da artırmışlar. Ancak yiğidi öldürüp hakkını teslim etmek gerekirse; ne kadar çabalasalar da Türkiye’deki hizmet kalitesini ve o eşsiz misafirperverlik standartlarını geçmeleri mümkün değil. Turizmde servis kalitesi denince bu işin mutlak zirvesi hâlâ biziz.

 


Alea Hotel, konaklama alternatifleri açısından oldukça zengin bir yelpazeye sahip. Özel havuzlu "Luxury Suite with Private Pool" odalarından, gün batımının tüm renklerini odanıza taşıyan "Deluxe Suite with Sunset View" seçeneklerine kadar 183 oda ve süit titizlikle tasarlanmış. Ayrıca günümüz trendlerine uyum sağlayarak tesise eklenen Padel Tenis kortları ve Elektrikli Araç Şarj İstasyonları, modern seyahat standartlarına ne kadar önem verdiklerinin bir göstergesi. Günün yorgunluğunu atmak isteyenler için kapalı havuzu ve masaj odalarıyla Alea Spa ise harika bir dinlenme vahası sunuyor.

Ege Sofrası ve Damakta Kalan Lezzet: Bougatsa

Otelde yemek yemek de ayrı bir ritüel. Aegean Main Restaurant’da taze deniz ürünleri ve Akdeniz lezzetleri yerel malzemelerle sunulurken, Almyra Beach Bar’da ayağınız kuma değerken içkinizi yudumlayabiliyorsunuz.Ancak benim bu seyahatte en çok beğendiğim ve hafızama kazınan lezzet kesinlikle Bougatsa (Bugaçça) böreği oldu. Hem tuzlu hem de tatlı olarak servis edilebilen, ancak genellikle üzerine pudra şekeri ve tarçın serpilerek tatlı olarak sunulan bu çıtır börek, Thassos sabahlarının vazgeçilmez bir parçası.

Çevre Keşifleri

Otel, yerel yaşamı hissetmek isteyenler için de mükemmel bir konumda. Balıklı mezeleriyle ünlü tavernaların ve el yapımı zeytinyağı satan dükkanların bulunduğu şirin Skala Prinos köyü otelden sadece 850 metre yürüme mesafesinde. Adanın tarihi merkezi Limenas ise 12 kilometrelik bir kıyı yolu mesafesinde yer alıyor. Bu yolda sürüş yaparken dalgaların şekillendirdiği kayalıklar ve küçük şapeller size eşlik ediyor.

 Thassos, doğanın korunduğu, sakinliğin ve huzurun ön planda olduğu, bütçeyi yormayan tatil anlayışıyla Ege'nin en özel sığınaklarından biri. Yolunuzu bu güzel adaya düşürmenizi ve Alea’nın sunduğu bu dingin dünyayı deneyimlemenizi içtenlikle tavsiye ederim.

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi