28 Haziran 2022 Salı

OYA NARİN: Martı Grubu için yeni dönem başlıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turizm ve Martı Grubu için yeni dönem

Geçtiğimiz günlerde bedelli sermaye artış sürecini, ödenmiş sermayesini 120 milyon TL’den 600 milyon TL’ye çıkartarak başarılı bir şekilde tamamlayan Martı Otel İşletmeleri’nin Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, “Markamızın pozisyonunu daha ileri taşıyacak adımları atacak olmanın şevk ve gururu içerisindeyiz” dedi.

OYA NARİN: “YENİ DÖNEM BAŞLADI”

24 Haziran 2022 tarihinde tamamlanan Martı Otel İşletmeleri Olağan Genel Kurulu’nun ardından bir açıklama yapan Oya Narin, “Öncelikle şirketimizin sermaye artışına katılan tüm yatırımcılarımıza çok teşekkür ediyoruz. 2021 yılında bağlı ortaklığımız Martı GYO’nun başarıyla tamamladığı bedelli sermaye artışı ve Denizbank ile grubumuz arasında imzalanan 9 yıllık vade sonu 2030 olan yeniden yapılandırma anlaşması sonrasında, grubumuz adına çok önemli bir adım olan sermaye artışını da gerçekleştirdik. Dünya ve ülkemizdeki tüm sektör paydaşlarını etkileyen, ticareti ciddi manada sekteye uğratan pandemi ve Ukrayna’da yaşanan savaşın etkileri sonrasında, 2019 yılında dünya ekonomik büyüklüğünün yüzde 10.2’sini yaratan ve global olarak her zaman hızla büyüyen turizm sektöründe başlayan yeni döneme, Türkiye’deki öncü ve lider gruplarından biri olarak yeni ve kuvvetlenmiş sermaye yapımızla girmenin, markamızın pozisyonunu daha ileri taşıyacak adımları atacak olmanın şevk ve gururu içerisindeyiz” ifadelerini kullandı. 

MODERNİZASYON VE YENİLEME

Özellikle yılın ikinci yarısının Türk turizmi adına çok hareketli geçeceğini ve sezonun kasım ayının ortasına kadar uzayacağının altını çizen Oya Narin “Martı Grubu olarak tesislerimizin üst yönetimlerinde yaşanan atamalar sonrası, süre gelen kaliteli hizmet anlayışımızı daha da yukarılara taşımayı ve rekabetçi ortamda pazar pozisyonumuzu perçinlemeyi amaçlıyoruz. 2021 sezonu sonrası tesislerimizde kısmen başladığımız modernizasyon ve yenileme çalışmalarının ikinci ve daha büyük etabını bu sezon bitince başlatacağız. Başarıyla tamamlanan sermaye artış sürecimiz bu açıdan da büyük önem arz ediyor” diye konuştu.


27 Haziran 2022 Pazartesi

Uyum MasterERPm Days 2. toplantısı yapıldı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Uyum MasterERPm Days 2. toplantısı yapıldı

Uyum MasterERPm Days toplantılar serisinin 2.’si, geçtiğimiz gün Sofitel İstanbul Taksim otelde, Uyumsoft müşterilerinin geniş katılımı ile düzenlendi. Kurumsal Kaynak Planlama (ERP)’de ülkemizin öncü şirketi Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ, UyumERP ürünündeki son yenilikleri, teknolojideki son gelişmeleri ve işletmelerin uçtan uca dijitalleşme süreçlerini anlattı.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Uyumsoft Kurumsal Hizmetler Genel Müdürü Özkan Metin, Uyumsoft ERP ailesi yazılımlarının tümünde yeni erp versiyon 4 uygulamasına geçtiklerini açıkladı. Cloud ve mobil tabanlı uyumERP’nin ülkemizin yanı sıra, bulunduğumuz coğrafyanın lider erp firması olarak 15 ülkede hizmet verdiğini anlatan Özkan Metin, bu yıl erp’de başarılı bir yıl geçirilmekte olduğunu kaydetti. Uyumsoft’un Temmuz ayı itibariyle 100 bin müşteriye ulaşacağını ifade eden Özkan Metin, sektör ve ölçek bağımsız işletmelerin uçtan uca dijital dönüşüm süreçlerini yönettiklerini belirtti. İkincisi yapılan toplantıların devam edeceğini ifade eden Uyumsoft Müşteri İlişkileri Direktörü Abdullah Murat, uyumERP ürün ailesindeki yenilikleri anlatmaya devam edeceklerini kaydetti.

e-Dönüşüm pazarında yüzde 15 pazar payına sahip 

Uyumsoft’un e-Dönüşüm (e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter vb) uygulamalarında yaklaşık yüzde 15 pazar payına sahip olduğunu ifade eden Uyumsoft Kurumsal İş Sistemleri Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Erhun Öçal, 1 Temmuz’da yeni mükelleflerin e-Belge uygulamalarına geçeceğini kaydederek, önümüzdeki süreçte mevcut e-Belge ürünlerine e-Adisyon, e-Poliçe, e-Dekont gibi yeni ürünlerin ekleneceğini söyledi. Uyumsoft’un ekoCari, ekoTicari, UyumYedek ürünleri hakkında bilgiler veren Erhun Öçal, Uyumsoft’un 30’u aşkın ticari ürün ailesinin, sektör ve ölçek bağımsız işletmelerin iş süreçlerine ve dijitalleşmesine yaptığı katkılar hakkında bilgiler verdi.

UyumERP çözüm ailesindeki yenilikler anlatıldı

Müşteri İlişkileri Yöneticisi Muhammet Ali Portakal’ın moderatörlüğünde, Uyumsoft yöneticileri, katılımcılara uyumERP çözümündeki yenilikleri anlattı. Toplantıda; Bulut Teknolojileri Direktörü Ramazan Öztemur, webERP, Uyumsoft DataCenter mimarisi, bulut sistem hakkında; Yazılım Arge Yöneticisi Bülent Sarı, webERP genel özellikleri ve UyumERP uygulama geliştirme platformu hakkında; Web Servis ve API Yöneticisi İlker Poyraz, müşteri API aktivasyon süreci hakkında; Raporlama ve Destek Süreçleri Yöneticisi Fazlı Akça, Dinamik Raporlama ve Portlet Yapısı hakkında; Raporlama Takım Lideri Emrah Demirbaş, İş Zekası özellikleri hakkında; Mobil Uygulama Geliştirme Yöneticisi Sinan Demir, mobil Erp’nin uygulama yapısı, genel özellikleri ve yenilikler hakkında; Yazılım Üretim Ürün ve Proje Analiz Yöneticisi Müjdat Büyüközkan, Mes Depo Otomasyonu, ekosisteme yeni kazandırılan Android El Terminalleri özellikleri hakkında ve standart maliyet ekranları hakkında; Yazılım ve Ürün Yöneticisi Sevtap Turancı, Banka Bakiyem, Dijital Damga, KVKK çözümü, İYS çözümü hakkında, Uyum Akademi Sorumlusu Lokman Tarık Dağ, yapılan eğitim çalışmaları, Yaz Staj Okulu hakkında detaylı bilgiler anlattı. 


SkålInternational İstanbul 66. Kuruluş Yıldönümünü Kutladı.



HABER-TALİN ŞİRİNPINAR




SkålInternational çatısı altında dünyanın en büyük Skål Kulüplerinden olan Skålİstanbul, 66’ıncı kuruluş yıldönümü şerefine bir balo düzenledi. Türkiye ve dünyadan çok sayıda davetlinin katıldığı “Gurur Balosu”, Skålİstanbul Yönetim Kurulu ve üyelerinin yanı sıra SkålInternational Dünya Başkanı Burçin Türkkan başta olmak üzere SkålInternational ailesinin önemli isimlerini bir araya getirdi. 

SkålInternational İstanbul Kulübü, kuruluşunun 66’ncı yıldönümünü JW Marriott Hotel İstanbul Marmara Sea’da düzenlenen büyük bir baloylakutladı. Skal İstanbul Kulübü Başkanı Can Arınel ve Yönetim Kurulu’nun ev sahipliğinde düzenlenen baloya üyeler,SkålInternational Dünya Başkanı Burçin Türkkan, Interim Başkan Yardımcısı Hülya Aslantaş ve PR Direktörü Annette Cardenas, ile Uluslararası Skål Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu ve Türkiye’deki Skâl Kulüplerinin Başkanları da katıldı. 

Bundan 90 yıl önce Paris’te kurulan SkålInternational Kulübü, 7 Haziran 1956 tarihinde Türkiye’nin ilk mesleki sivil toplum kuruluşu olarak İstanbul’da hayata geçti. 66 yıldır aralıksız olarak, barış ve dostluk için turizm ana fikriyle faaliyetlerini sürdüren Skålİstanbul, turizmde profesyonelliği kuvvetlendirecek seminer, konferans ve etkinlikler düzenleyerek çalışmalarına devam ediyor. 


“66 yıldır turizmin gelişmesi için hizmet vermekten onur duyuyoruz”

Skålİstanbul Kulübü Başkanı Can Arınel 66. Gurur Yılı Balosu’nda yaptığı konuşmada, bugün 83 ülkede, 354 kulüp ve 15.000’i aşkın üyeyi kapsayan SkålInternational çatısı altında,en büyük Skål kulüplerinden biri olarak Türk ve dünya turizmi için hizmet vermekten onur duyduklarını belirtti. 

66 yıldır, dostluk ve iyi niyeti ön plana alan sektörel ilişkiler geliştirilmesi için çalıştıklarını söyleyen Arınel sözlerine şöyle devam etti:“Ülkemize güveniyor ve turizmin kültürler arası köprüleri kurarak, gelecekte de barış ve kardeşlik ortamını oluşturacağına inanıyoruz. Turizmin sadece ekonomik değer yaratarak değil, toplumun sosyal ve kültürel yapısına etkilerinin önemini de görüyor, ülkemizin yarınlarının güvencesi olduğunu her fırsatta vurguluyoruz.

SkålInternational Kulübü, dünya turizm profesyonellerinin, küresel turizmi ve arkadaşlığı yaymaya çalıştığı, uluslararası en yaygın ve en köklü turizm sivil toplum örgütüdür. Küresel çapta seyahat ve turizm endüstrisindeki tüm sektörleri bünyesinde toplayan dünyadaki tek organizasyondur. Misyonu; profesyonelliği, dostluklar ve liderlikle geliştirmek ve bu özelliği azami kullanarak “güvenilir ve sorumlu bir Turizm Endüstrisi” için çalışmaktır. 

SkålInternational’ın temelleri bundan tam 90 önce Paris’te atılmıştır. 1932 yılında Paris–Stockholm arasında gerçekleşmesi planlanan ilk uçuşun anlaşmasını kutlamak üzere bir grup Fransız turizmci İsveçli turizmciler tarafından Stockholm'a davet edilir. Buradaki ağırlama ile kurulan güçlü dostluklardan, böyle etkileşimde bulunulan birlikteliklerin lokal ve uluslararası ilişkileri yapılandırılacağı fikri doğar. Fransız turizmciler bu ilişkiyi yürütmek için belli bir organizasyon çatısının kurulmasına karar verirler. Önceliği ‘Dostluk’ ve ‘İyi Niyet’ olan bu çatı, 16 Aralık 1932’de Paris'te ilk kulüp oluşumunu başlatır. 

27 Nisan 1934’te, 5 ayrı ülkede 12 kulüp kuruluşu bu oluşumu takip eder. Aynı gün Florimond Volckaert, Skålkulüplerini Dünya geneline yayma ve uluslararası bir organizasyon şemsiyesi altında toplama fikrini paylaşır. Paris’teki Hotel Scribe'te düzenlenen kokteylden sonra 28 Nisan 1934’te kuralların tespit edildiği ilk resmi toplantı ile A.I.S.C.“AssociationInternationaledesSkålClubs” resmen kurulur.Ve 7 Haziran 1956 tarihinde kurulan Skâl International İstanbul Kulübü ise,bugün 174üyesi ve hayata geçirmiş olduğu projeler ile en büyük Skâl kulüpleri arasında konumundadır.

“SKÂLİTE ile sektöre yön veriyoruz”

SkålInternational İstanbul, salt hacmi ile değil, gerçekleştirdiği yaratıcı projeleri ile faaliyetlerini aralıksız sürdürerek, Türk turizmine katkıda bulunmaktadır. SkålInternational İstanbul, ilk kez 1998 yılında başlattığı SKÅLİTE “Turizmde Kalite” ödülleriyle turizme yeni bir yaklaşım kazandırmıştır. Bu alandaki çalışmaları kalite üzerine yoğunlaştırarak gelenekselleştirdiğimiz SKÅLİTE ödülleriyle her yıl düzenli olarak turizm profesyonellerinin başarılarını kutlamaya devam ediyoruz.  66 yıldır “barış ve dostluk için turizm” ana fikriyle çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz.”


SkålInternational İstanbul Hakkında:

Seyahat ve turizm sektörünün tüm branşlarını çatısı altında toplayan tek uluslararası organizasyon olan, 1934 yılında kurulmuş SkålInternational, geçmişiyle dünyanın en köklü sivil toplum örgütüdür. 7 Haziran 1956 yılında kurulmuş olan Skâl International İstanbul Kulübü, 109 ülkede yapılanmasıyla en geniş tabanlı sivil toplum örgütü olan SkålInternational’a bağlı olarak faaliyet göstermektedir. Skâl International İstanbul Kulübü, 174 üyesi ve hayata geçirmiş olduğu projeler ile dünyanın en büyük Skål kulüplerinden biridir.   


26 Haziran 2022 Pazar

Türk restoranı El Turco Amerika’da Michelin ödülü aldı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türk restoranı El Turco Amerika’da Michelin ödülü aldı

Yeme içme sektörünün dünyadaki en büyük otoritesi olarak tanınan Michelin, geçtiğimiz yıl Miami’de açılan El Turco’yu BibGourmand ödülüne layık gördü ve girilmesi çok zor olan Michelin restoran rehberine ekledi. 

Nurdan Gür Yüzbaşıoğlu ve Gökhan Yüzbaşıoğlu’nun sahibi olduğu El Turco sunduğu modern Türk-Osmanlı mutfağı menüsüyle bu ödüle layık görüldü. 

El Turco’nun kurucu ortağı Nurdan Gür Yüzbaşıoğlu yaptığı açıklamada; “Türkler geçmişten günümüze yeme içmeye çok önem vermiştir ve tarihsel süreçte etkileşim içinde olduğumuz medeniyetler yeme içme kültürümüzü şekillendirmiştir. Biz bu kültürün etkisiyle oluşturduğumuz menümüzü ufak dokunuşlarla El Turco’ya özel hale getirdik ve bu menüyü bir de Türk misafirperverliğiyle harmanladık. BibGourmand ödülünü almış olmak bizim için çok önemli çünkü kaliteli malzemeden yapılmış lezzetli ve sunumu da güzel olan yemeği uygun fiyata veren mekanlara verilen bir ödül bu. 

Bizim de El Turco ‘yu açarken hedefimiz iyi yemeği uygun fiyat politikası ile sunmaktı ve bu hedefimizin Michelin tarafından değerlendirilip ödüllendirilmesi bizi hem gururlandırdı hem de motive etti. Bu motivasyonu daha iyisini yapmak ve büyümek için itici güç olarak kullanacağız” dedi.


https://elturcoturkishfood.com/

25 Haziran 2022 Cumartesi

Mandarin Oriental, Bodrum lüks alışverişin değişmeyen adresi olmaya devam ediyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


DÜNYACA ÜNLÜ MARKALAR MANDARIN ORIENTAL, BODRUM’U SEÇİYOR

Bodrum Yarımadası’nın en büyüleyici koyu olan Cennet Koyu’nda yer alan Mandarin Oriental, Bodrum lüks alışverişin değişmeyen adresi olmaya devam ediyor. Mandarin Oriental, Bodrum çatısı altında yer alan ve aralarında Hermès ve Chanel gibi dünyaca ünlü birçok markanın yer aldığı şık mağazalara, ünü sınırları aşan seçkin Türk markalar eşlik ediyor.

Lüks ve ayrıcalıklı tatil deneyiminin değişmeyen adresi olan Mandarin Oriental, Bodrum, aynı zamanda dünyaca ünlü markalara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu sezon kapılarını ilk kez açan dünyanın önde gelen lüks segment saat markası Audemars Piguet, İtalyan lüks modanın öncülerinden Brunello Cucinelli ve bir moda ikonu olan Hermès ile birlikte 30’a yakın marka çok özel yaz kreasyonları ile Mandarin Oriental, Bodrum misafirlerine yine çok renkli ve mükemmel bir deneyim sunuyor. Fransa’da doğup lüks bir markaya dönüşen Chanel, dünyanın ilk tılsım mücevher markası Bee Goddess, ünlü deri tekstil markası Adamo, plaj giyim markaları arasında öne çıkan Eres ve Moeva, Mandarin Oriental, Bodrum misafirlerine eşsiz bir alışveriş keyfi yaşatırken Missoni, Orlebar Brown, La Perla, Jacadi, Fiolas ve Vilebrequin gibi bir çok ünlü marka da Mandarin Oriental, Bodrum’da alışveriş tutkunlarıyla bir araya geliyor.  

Ünü sınırları aşan Türk markalar Mandarin Oriental, Bodrum’u tercih ediyor

Mandarin Oriental, Bodrum’un zengin marka skalasında dünyaca ünlü markalara Türkiye’nin güçlü isimleri eşlik ediyor. 1934’den bugüne ülkemizin köklü markaları arasında yer alan Vakko, tasarımlarıyla tüm dünyanın dikkatini çeken Sevan Bıçakçı, en saygın mücevher markaları arasında yer almayı başaran Molu, tamamı el emeğiyle dokunan ve Mezopotamya mitlerinden ilham alan Urartu Halı, Türk modasının duayen ismi Dilek Hanif, modern tasarımlarıyla dikkat çeken Raisa & Vanessa, dünyaca ünlü markalardaki tasarımlarıyla adını duyuran Serena Uziyel, Türkiye'nin en ünlü hazır giyim markalarından Beymen ile birlikte Sır Maison, Vision Sunglasses ve Imannoor Mandarin Oriental, Bodrum’da yerli ve yabancı misafirlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Mandarin Oriental, Bodrum lüks alışverişin değişmeyen adresi olma iddiasını her sezonda olduğu gibi bu sezonda da sürdürüyor.

Güçlü Marka Karması

Mandarin Oriental, Bodrum’un güçlü marka karmasında yer alan; Adamo, Audemars Piguet, Bee Goddess, Beymen, Brunello Cucinelli, Chanel, Dilek Hanif, Eres, Fiolas, Hermès, Imannoor, Jacadi, La Perla, Missoni, Moeva, Molu, Orlebar Brown, Raisa & Vanessa, Serena Uziyel, Sevan Bıçakçı, Sır Maison, Urartu Halı, Vakko, Vilebrequin ve Vision Sunglasses alışveriş tutkunlarını bekliyor.      


UCUZA TATiL YAPMANIN 6 ŞARTI

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türkiye’de Turizm iyi giderse, Türkler için tatil pahalı ama kötü giderse gün doğuyor. Çünkü boş kalan oteller Türk tüketiciye muhtaç olup, fiyatları dibe vuruyorlar. Peki, biz Türklerin kendi memleketinde, en az Alman, Rus işçisi kadar her dönem ucuza tatil yapmasının yolları nelerdir, bir bakalım;

1)    PİK (YÜKSEK) SEZON HARİCİNDE TATİL

Genelde dünyada Tatil dönemi, Temmuz-Ağustos aylarına tekabül eder. Talep çok olunca fiyatlar da pik yapar. Bu yüksek sezonda fiyatları, gecesi 1000 TL kabul edersek, diğer aylarda tatil yapmanın maliyeti; Nisan ayında ortalama 300 TL, Mayıs ayında 400 TL, Haziran 600 TL, Eylül 700 TL, Ekim 500 TL ve Kasım ayında 300 TL’dır. Ve tüm bu aylar memleketimiz için “Denize girilebilir” mevsimlerdir. Hatta bu aylar Temmuz-Ağustos kadar nemli ve bunaltıcı değildir.

2)    ERKEN REZERVASYONA ERKEN KATILMAK

Şikayet belli. Yabancılar bizden ucuza tatil yapıyor. Sebep de belli. Çünkü yabancı tur operatörü odaları tam bir sene önce hem de peşin-nakit ödeyerek kapatıyor. Yabancı müşteri de Eylül, Ekim’de bir sene sonrası için turunu satın alıyor. Biz de ise durum farklı. %90’ımız hangi tarihte tatil yapacağımızı bilemiyoruz. Hatta tatil yapıp, yapamayacağımızı bile bilemiyoruz. Bu nedenle Türk Tur operatörü tüketiciye güvenip, 1 sene önceden peşin ödeyerek oteli kapatamıyor. Tüketici, her ne kadar adı erken rezervasyon olsa da ortalama Mayıs, Haziran’da tatilini satın alabiliyor.

3)    SÖMESTRE VE YAZ TATİLLERİ BÖLGELERE GÖRE AYRILSIN

Çoğumuz, izin tarihlerimizi belirlemek için önce işyerimize ve çocuklarımızın tatillerine bağlıyız. Ama bu sorun sadece Türklere has değil. İşyerleri, işin menşeine göre çalışanlarına tatil tarihlerini belirler. Bu konuda yapacak bir şey yoktur. Ancak çocukların tatilleri konusunda; acaba 28 milyon öğrencinin tatilleri aynı tarihe gelmeyebilir mi? Bu sorunun cevabı; “Evet”. Dünya bu sorunu nasıl çözmüş bir bakalım; Sömestre ve yaz tatillerini bölgelere göre ayırmış. Detaylarını daha önce yazmıştım. Okul müfredatı yine 165 gün kalmak şartı ile, kimi yerde yaz tatilleri Mayıs’ta başlar, kimi yerde Ekim sonu biter. Yani yaz tatili 6 aya yayılır. Keza Sömestre tatilleri de; 1 Ocak’ta başlayan bölge de var, 1 Mart’ta biten de. Böylece 28 milyon öğrencinin farklı tarihlerde tatile çıkması sağlanarak, otel fiyatlarında bir günde 3 katı fiyat farklılıkları oluşmaz. İnsanlar 1/3’e varan fiyatlarla tatil yapar, okulların tatiline kadar boş kalan oteller, böylece doluluk yaşarlar.

4)    KAMU KAMPLARI SATILSIN, GELİRİ TATİL ÇEKİ OLARAK VERİLSİN

Halen Türkiye’nin en güzel tatil beldelerinde 400.000 yatağa varan Kamu ve Eğitim! Kampları mevcuttur. Denize sıfır olan bu kamplarda ortalama konaklama fiyatları yemekler dahil günlük 150-180 TL civarındadır. Çok daha ucuz olanları da mevcuttur. Peki bu kamplarda özellikle Temmuz-Ağustos aylarında hangi memur hangi işçi konaklar? Bildiniz. Sadece üst düzey memur, sendikacı ve yakınları. Nereden mi biliyorum? Öncelikle kendimden. Babam TCDD’da doktordu. En iyi sezonda hatta 2 devre kalırdı üst düzey yöneticiler. İşçiler mi? Onların şanslıları, göstermelik olarak sezon başı ve sezon sonu konaklarlar… Dünyada böyle örnek var mı? Var. Bizim de örnek aldığımız SSCB yani eski Sovyetler birliği. Onlar 325 milyon nüfusa 25.000 yataklı Kamu Kampları yapmışlar, bizim, 45 milyonken bile 350.000 yataklı Kamu Kamplarımız vardı. Önerimiz; Özel sektörden çalışanlardan çok daha fazla kazanan kamu görevlileri bu ayrıcalıktan çıksın. Ya tüm kamplar halka da açılsın ya da KAMU KAMPLARI SATILSIN. Peki satıştan kazanılan yüz milyarca dolar ne yapılsın? Kamu çalışanlarına her sene 2 maaş tutarında TATİL ÇEKİ olarak verilsin. Bu çekler sadece özelleştirilerek otele dönüşen eski kamu kamplarında kullanılsın.

5)    YAZLIKLAR AĞIR VERGİLENDİRİLSİN

Türkiye’de yazlıklar, senede ortalama sadece 33 gün kullanılıyor. 11 ay boş. Ancak yazın 1,5 milyon, kışın 150.000 olan beldede, kamu personeli ve hizmetleri yaz kış 1,5 milyona göre istihdam ediliyor. Bu çok büyük israftır. Tüm dünyada, özellikle Turizm ülkelerinde 2. konut, yani yazlıkların vergisi normal evlerin 10 katıdır. Amaç kamu israfının önlenmesi ve belediyelere ek gelir sağlamaktır. Ancak ev sahipleri, bu ağır vergileri ödeyebilmek için ortalama 33 gün kullandıkları evlerini boş aylarda kiraya verirler. Böylece daha çok kişinin çok daha ucuza tatil yapmasının önü açılır.

6)    ÇADIR VE KARAVAN KAMPLARI ÇOĞALSIN.

Her ne kadar yukarıdaki önlemler, tatil fiyatlarını üçte birine düşecek olsa da, acil önlem olarak Çadır ve Karavan kampları artırılmalıdır. Yapılabilecek en ekonomik tatil çadır tatilidir. Hazır halen deniz kenarında yüzbinlerce dönüm kamu arazisi varken, bunlar, tüm hijyen şartlar ve standartları yerine getirebilen özel şirketlere kontrol altında verilerek yüzlerce çadır kapları kurulabilir.


 Cem Polatoğlu

TAV PRIMECLASS LOUNGE’LARI BİRER SANAT GALERİSİNE DÖNÜŞÜYOR.



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TAV PRIMECLASS LOUNGE’LARI BİRER SANAT GALERİSİNE DÖNÜŞÜYOR

19 ülkede işlettiği 70’e yakın yolcu salonu ile sektörün liderleri arasında yer alan

TAV İşletme Hizmetleri, yakın zamanda yenilediği Bodrum Primeclass özel yolcu salonunda misafirlerini sanatla buluşturuyor. Bodrum Primeclass Lounge’da Türk resim sanatının önemli isimlerinden, Devrim Erbil ile gerçekleştirdiği işbirliği sonucunda, Erbil’in daha once görücüye çıkmamış eserleri burada sergilenecek. 

TAV İşletme Hizmetleri, Türk sanatçıların eserlerinin yurtdışında tanıtılmasında önemli bir rol üstlenerek, Erbil’in eserlerini daha sonra New York ve Paris’teki Primeclass özel yolcu salonlarında sergilemeye başlayacak. Ayrıca Bodrum Primeclass Lounge,

Bodrum’a özgü lezzetlerinde yer aldığı yenilenen menüsü ve her hafta sonu

Gerçekleşecek DJ performansı ile bu yaz misafirlerine kusursuz bir seyahat deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor.

Dünyanın farklı noktalarında misafirlerine sunduğu konfor ve ayrıcalıklar ile uçtan uca bir seyahat deneyimi yaşatmayı hedefleyen TAV İşletme Hizmetleri, sektöre rol model olacak yeniliklerle adından söz ettirmeye devam ediyor.

Ürün, hizmet geliştirme ve müşteri deneyimi konularında uzun yıllara dayanan bir tecrübe ve veri kaynağına sahip olmasının sağladığı avantajları kullanarak seyahat deneyimini yeniden tanımlamayı hedefleyen TAV İşletme Hizmetleri, yenilediği Bodrum Primeclass Lounge’da misafirlerine benzersiz bir deneyim sunuyor. 

Havalimanlarında hergün yoğun bir yolcu trafik akışı ile geniş bir müşteri kitlesine dokunurken yolcu salonlarına da sanat galerisini taşımayı ve bu projeyi global çapta yürütmeyi hedefleyen şirket, Gürcistan ve Umman’dan sonra Türkiye’de bir ilke imza atarak  buradaTürk resim sanatının önemli isimlerinden, Devrim Erbil’in eserleri Renk Erbil, RenkoLondon küratörlüğünde organize edilen proje kapsamında sergileniyor.

TAV Primeclass özel yolcu salonlarında sanat deneyimi 

Primeclass özel yolcu salonlarında seyahat deneyimine yeni bir bakış açısı getirdiklerini söyleyen TAV İşletme Hizmetleri CEO'su Güçlü Batkın, “Primeclass özel yolcu salonlarımızda önemli sanatçıların eserlerinin sergileneceği bölümler açmaya başladık. Artık misafirlerimizin uçuş öncesinde uğrak merkezi olan lounge’larımızı, belli dönemlerde birer sanat galerisine dönüştürerek misafirlerimizin benzersiz bir deneyim yaşamasını sağlamış oluyoruz. Bu projemizi ilk önce Gürcistan Tiflis Havalimanında başlattık. Burada yerel sanatçıların eserlerini sergiledik. İkinci durağımız ise; Umman Muscat Uluslararası Havalimanı oldu. Burada da Arap resim sanatının önde gelen kadın ressamlarından Alia Al Farsi’nin eserleri sergileniyor.”

Devrim Erbil’in daha önce görücüye çıkmamış eserleri Bodrum PrimeclassLounge’da

Misafirlerinden oldukça ilgi gören bu projeyi daha birçok lokasyona taşımayı hedeflediklerini söyleyen Batkın, “Şu anda içinde bulunduğumuz Bodrum PrimeclassLounge’da bu konuda önceliklerimiz arasında. Çünkü hepinizin de bildiği gibi Bodrum, geçmişten bu yana sanatçıların buluşma noktası haline gelmiş bir yer. Bu sebeple bu projemizi Türkiye’de ilk önce Bodrum’da hayata geçirmeye karar verdik.  Bodrum’da Türk resim sanatının muazzam isimlerinden, Devrim Erbil ile bir işbirliği gerçekleştirdik. Erbil’in daha önce görücüye çıkmamış eserlerini PrimeclassLounge’mızda sergiliyoruz. PrimeclassLounge ziyaretçilerimiz burada hem seçkin bir bekleme deneyimi yaşayacak hem de Devrim Erbil’in yeni eserlerini görme imkânı bulacaklar. İşbirliğimizi sezon boyunca farklı noktalarda devam ettireceğiz. Yakın zamanda benzer projelerimizle yepyeni destinasyonlarımızda farklı sanatçılar ile işbirliklerimizi duyuracağız.”

Bulundukları destinasyonlarda misafirlerini sanatla buluşturmayı önemsediklerini ifade eden Batkın, “Havalimanlarında yılda 5 milyondan fazla yolcuya dokunan bir şirket olarak, sanatı daha erişilebilir kılmak ve geniş kitleler ile buluşturmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Renk Erbil, RenkoLondon küratörlüğünde Bodrum PrimeclassLounge’da eserleri sergilenmeye başlanan Devrim Erbil konuya ilişkin şu açıklamaları yaptı: “Seyahat, insanın dünyasını genişleten, ufkunu açan, bireyi geliştiren eşsiz bir hazinedir. Tüm bu yolculuk boyunca aslında zamanımızın önemli bir bölümünü de havalimanlarında geçiririz. TAV İşletme Hizmetleri’nin lounge’larında sanata ve sanatçıya yer açması; insanların burada geçirdiği zaman boyunca ruhunu beslemesi için muazzam bir fırsat. İş birliğimizden son derece memnun olarak, tüm lounge misafirlerine hayırlı olmasını diliyorum.”

Erbil’in dünyanın en önemli müzelerinde sergilenen çeşitli dönemlerine ait benzersiz yağlı boya tabloları, mix-media limitli seride üretilmiş ipek baskı eserleri, tek kopya üretilen Gicleeeserleri Haziran ve Temmuz ayları boyunca Bodrum Havaalanı PrimeclassLounge‘da sanatseverlerle buluşuyor.

TAV İşletme Hizmetleri her lounge’ında yöreye uygun lezzetler sunuyor

Pandemi döneminde belirlenen kurallar çerçevesinde limitli  bir menü sunulurken, yaz dönemi ile birlikte yeme-içme menüleri Türkiye ve tüm global operasyonlarda yenilendi. Lounge’larında her damağa uygun şekilde menülerini zenginleştirdiklerini ifade eden Batkın, “Bodrum Primeclass İç hat ve Dış Hat Lounge’da,Türkiye’de yer alan diğer lokasyonlarda olduğu gibi menülerimizi çeşitlendirdik. Birçok farklı ülkede hizmet veren bir kurum olarak, misafirlerimizin beklentilerini de göz önünde bulundurarak menülerimizi çeşitlendiriyoruz. Her damak zevkine hitap edecek, dediğim gibi özellikle Bodrum lezzetlerinden oluşan daha sağlıklı ve daha zengin bir menüyü misafirlerimize servis ediyoruz. Sıcak ve soğuk sunumlarda farklı seçenekleri olan yeni menülerimizi oluştururken, misafirlerimizden aldığımız geri dönüşler doğrultusundavegan ve glütensiz seçenekler gibi farklı lezzetleri eklemeyi planlıyoruz.”

Misafirlerine daha konforlu bir deneyim sunmak için Bodrum PrimeclassLounge içerisinde birçok yenilik getirdiklerini ifade eden Batkın, burada yeme içme alanlarına ek olarak, renkli tasarımı ile dikkat çeken ferah ve büyük bir alanı da salona ekleyerek hizmet vermeye başladıklarını söyledi.

Bodrum Primeclass’da her pazar DJ Performans!

Tüm bunların yanında Bodrum PrimeclassLounge misafirlerini artık Bodrum tatil dönüşlerinde her hafta sonu vereceği DJ performanslarıyla uğurlayarak, misafirlerine son dakikaya kadar tatillerinin tadını çıkarabilme imkânı veriyor. TAV İşletme Hizmetleri, yenilediği Bodrum PrimeclassLounge’ın ardından şimdi de İzmir ve Ankara’daki lounge’larında da benzer bir renovasyon sürecini başlatmış durumda.

TAV İşletme Hizmetleri sektörün dünya liderleri arasında 

TAV İşletme Hizmetleri’nin faaliyet alanları hakkında da bilgi veren Batkın, TAV İşletme Hizmetleri’nin başarısının dayandığı temelleri şöyle anlattı:“TAV İşletme Hizmetleri olarak 19 ülkede 70’e yakın lounge varlığımızla, parçası olduğumuz Groupe ADP platformunun ve bağlı olduğumuz TAV Havalimanları’nın gücü ile sektörde dünya liderleri arasında yer alıyoruz. Elbette elde ettiğimiz bu başarı tesadüf değil. Misafirlerimizin beklenti ve ihtiyaçlarına göre ürün ve hizmetlerimizi sürekli yeniliyoruz. Bununla birlikte özel yolcu salonu hizmeti verdiğimiz destinasyonların yapısını, yerel özelliklerini ve kültürel dokularını önemsiyor; bunlardan ilham alıyor ve hizmetlerimize taşıyoruz. Misafirlerimize seyahatleri öncesi ve sonrası gittikleri destinasyonun yerel özelliklerini daha iyi anlayabilmeleri için salonlarımızda tasarım ile farklılaştığımız bir atmosfer oluşturuyor ve menülerimizi de bu yaklaşımla şekillendiriyoruz.”

“Misafirlerimizin tüm beklentilerini Primeclass ile karşılıyoruz”

Batkın sözlerine şöyle devam etti: “TAV Primeclass, aynı çatı altında karşılama, uğurlama ve özel VIP hizmetleri sunduğumuz markamız ve hizmet alanımız. Primeclass markamız ile özel yolcu salonu işletmeciliğinin yanı sıra havalimanında yolculara seyahat öncesinde ve sonrasında, profesyonel personel tarafından verilen Assist-CIP-VIP seçenekli asistanlık hizmetleriyle konfor ve ayrıcalık yaşatıyoruz. Özellikle Bodrum, İzmir ve Antalya gibi turist merkezi noktalarında kurumsal işbirlikleri ile sadece lounge ve hızlı geçiş hizmeti değil karşılama uğurlama ve havalimanı transferi vererek daha geniş kapsamda hizmet alanları oluşturmamız, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmamızı sağlıyor.”

TAV Passport üyeleri dünyada 400’den fazla özel yolcu salonundan yararlanma imkânı buluyor

TAV İşletme Hizmetleri olarak misyonlarını seyahat deneyimini uçtan uca tasarlamak üzerine kurduklarını ve bu kapsamda sadakat programı TAV Passport başta olmak üzere tüm ürünlerini küresel trendler ve yenilikçi teknolojilerle güncellediklerini söyleyen Batkın, sözlerini şöyle sürdürdü: “TAV Passport sadakat programımız ile 10 yılı geride bıraktık. TAV Passport üyelerimize dünya genelinde 400’den fazla özel yolcu salonundan yararlanma imkânı sağlıyoruz. 

TAV Passport ürünümüz ile rolümüzü misafirlerimizin deneyimlerini mükemmelleştirmek, onları kendilerine özel tasarlanan bir ayrıcalıklar dünyasıyla buluşturmak olarak görüyoruz. Bu hedefi, hizmet verdiğimiz geniş coğrafi ve kültürel yapı içinde tamamlayabilmek amacıyla da bulut tabanlı teknolojilere yatırım yapıyor, büyük veri, CRM ve yapay zekâ çözümlerine odaklanıyor ve sadakat programımızı portföyümüzdeki tüm ürünlerde olduğu gibi güncelliyoruz. Türkiye’nin seyahat ve havalimanı deneyimi odaklı ilk sadakat programı olma özelliğini taşıyan TAV Passport, değişen müşteri talepleri ile yeniden tanımlanıyor. Bu bağlamda önce TAV Passport kartını Classic ve Edition segmentinde daha renkli bir tasarım ile yeniliyoruz.“

“TAV Passport App ile daha hızlı ve daha güvenli bir hizmet sunacağız”

Sözlerine  dijital dönüşüm vizyonu perspektifinde hayata geçirdikleri TAV Passport App isimli uygulamayla, müşterilerine nasıl daha hızlı ve daha güvenli bir hizmet sağlayabileceklerini anlatarak devam eden Batkın, uygulamanın sunduğu hizmetleri şöyle anlattı:”Sürekli erişilebilir olması ve fonksiyonel kolaylıklarının yanında, uygulama ile üyelerimizin günlük hayatlarını da kolaylaştırmayı ve daha iyi bir müşteri deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Buradaki amacımız, kullanıcıların her an her yerde hızlı bir şekilde hizmetlerimize ulaşmasını sağlamak. Müşterilerimiz artık Lounge ve FastTrack noktalarında, temassız teknojilerden faydalanarak ilerleyebilecekler. Bunun yanında havalimanı transfer rezervasyon ve satın alma sürecini online yapıp, takip edebilecekler. Ayrıca üyelerimiz kişiye özel tasarlanan kampanyalardan anında haberdar olarak deneyimlerini en üst noktaya taşıyabilecekler.”