28 Şubat 2017 Salı

Yay-Tar Tarım,Uyumsoft ERP’yi tercih etti ....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Yay-Tar Tarım, kurumsallaşma yolunda
Uyumsoft ERP’yi tercih etti

Sektörünün öncü firmalarından Yay-Tar Tarım, kurumsallaşma yolunda, Uyumsoft ERP’yi tercih etti. Yay-Tar Tarım, Uyumsoft ERP geçişi ile birlikte öncelikle toplu satınalma süreçlerini ve üretim süreçlerini optimize etmeyi planlıyor. Özellikle, yem üretimi ile ilgili kısımda, Uyumsoft’un esnek reçete özellikleri sayesinde, yem üretiminin gerektirdiği yapıya kavuşacaklardır. Bununla birlikte çok sayıda ticari al-sat işlemi yapan firma, Uyumsoft ERP ile tam entegre iDönüşüm hizmetleri sayesinde hız ve kontrolü de artırmış olacaktır. Projenin, Mart 2017’de başlaması ve 4 ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. Projeye, Uyumsoft İzmir ofisindeki uzman danışmanlar ile hizmet verilecektir.

Geniş müşteri ağına hizmet veriyor

2005 yılında kurulan, Yay-Tar Tarım Ürünleri Limited Şirketi, tarım ürünleri yem ve yem ham maddeleri, yağ ve yağlı tohumlar, hububatlar vb. alanlarda faaliyet gösteriyor. Tarım sektöründeki tecrübesi ve geniş müşteri ağıyla, kısa sürede sektörün saygın firmaları arasında yerini almıştır. Firma, her geçen gün pazardaki payını ve ticaret hacmini arttırmaktadır. Kalite ve güvene dayalı müşteri memnuniyetini esas almaktadır. Yay-Tar Tarım, ürün ve sistem kalitesini mükemmele ulaştırmayı hedeflemektedir.

Selfie’yi çek, akşam yemeği kazan!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Selfie’yi çek, akşam yemeği kazan!

Radisson Blu Hotel Kayseri’de, Selfie Yarışması başladı. Otelin terasında çekilen fotoğraflarını, facebook’ta #radissonblukayseri, Instagram’da #radissonblukayseri ve Twitter’da @radissonkayseri hashtag’leri ile yayınlayan misafirleri arasından, fotoğrafı o ay en çok beğeni alan kişiye, Roof Restaurant’ta 2 kişilik akşam yemeği hediye edilecek.
Otelin, panoramik şehir görünümü ve Erciyes Dağı’nın ihtişamlı manzarasıyla misafirlerini büyülediğini kaydeden Radisson Blu Hotel Kayseri Gelirler Müdürü Menderes Karaküçük, şunları söyledi: “Otelimizin terası nefes kesen bir günbatımı ve Erciyes manzarasına sahip olduğundan fotoğraf çekmek isteyen misafirlerimizin de göz bebeği. Bu ilgiyi daha da eğlenceli hale getirmek için biz de bir Selfie Yarışması açtık. Böylece her ay, en çok beğeni alan fotoğrafın sahibi olan misafirimize, Roof Restaurantımızda 2 kişilik akşam yemeği hediye ediyoruz” dedi.



Kentin en yüksek binası…

Radisson Blu Hotel, Kayseri’ni kentin en yüksek binası olduğunu belirten Menderes Karaküçük, konuşmasına şöyle devam etti:
“Şehrin orta noktasında, tüm şehri kucaklayan bir konuma sahibiz. Yerli misafirlerimizin yanında, Avrupa, Ortadoğu, Uzakdoğu, Amerika gibi dünyanın dört bir yanından iş ve kayak turizmi için gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Otelimizin 20 katında, 243 oda ve 1 king suite bulunuyor. İş adamları için executive odaların yer aldığı katlar, tüm ihtiyaçlar düşünülerek hazırlandı. Bilindiği üzere, ülkemizde standart otel odalarının büyüklüğü, 15- 28 metrekare arasında değişir. Oysa otelimizde, 35- 250 metrekare arasında farklı oda alternatifleri sunuyoruz. Tüm odalarımızda, çay-kahve ve ücretsiz internetin yanı sıra, ütü- ütü masası gibi misafirlerin ihtiyaç duyabileceği gereçler de bulunuyor. Şehrin önemli kongre ve toplantı merkezi olan otelimizde, 800 metrekarelik balo salonu ve 8 adet farklı büyüklükte toplantı salonları yer alıyor. Anadolu mutfağı ve dünya mutfaklarından zengin bir menüyle Lounge ve 2 ayrı şık restoranlarımızla Kayseri’nin aranılan mekanı olduk. Ayrıca, 1.300 metrekarelik spor merkezi, Türk hamamı, saunalar, buhar odaları, bakım üniteleri ve kapalı yüzme havuzu bulunan City Club’ımızla kent genelinden üyelerimize eşsiz bir spor ve spa hizmeti sağlıyoruz” diye konuştu.

27 Şubat 2017 Pazartesi

JOLLY TUR VE KİLİT HOSPITALITY GROUP, GÜÇ BİRLİĞİ MESAJI VERDİLER...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




JOLLY TUR VE KİLİT HOSPITALITY GROUP, GÜÇ BİRLİĞİ MESAJINI VEREREK, TURİZMİN TOPARLANMAYA BAŞLADIĞI 2017’DE YENİ YATIRIMLARA YOL ALACAKLARINI AÇIKLADILAR

Turizm sektörünün iki önemli aktörü Jolly Tur ve Kilit Hospitality Group, 27 Şubat’ta düzenlenen basın toplantısında bir araya geldiler. Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar ve Kilit Hospitality Group Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit, yeni stratejilerle iki grubun ilişkisinin giderek güçlendiği mesajını verirlerken, turizmin toparlanmaya başladığı 2017 yılında hedeflere doğru emin adımlarla ilerleyerek yatırım sürecini devam ettirdiklerini vurguladılar
Turizm sektörünün öncü, köklü kuruluşlarından Jolly Tur ile Amara, Crystal, Nirvana markalarıyla haklı bir üne sahip olan Kilit Hospitality Group (KHG), düzenlenen basın toplantısında bir araya geldi. İki grubun güç birliği mesajı verdiği basın toplantısında yapılan açıklamalar, 2017 ve sonraki yıllara güvenle bakıldığını ortaya çıkardı. Turizm sektörünün iki önemli oyuncusunun altını çizdiği bir diğer mesaj ise yeni yatırımlarla yola devam kararlılığı oldu. Turizm sektörünün bugünü ve geleceği hakkında da değerlendirilmelerin yapıldığı basın toplantısında, ayrıca, Jolly Tur’un 100’e yakın acentası da katıldı. Satışta zirve yapan acentaların Kilit Hospitality Gorup tarafından ödüllendirildiği toplantı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlendi. Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete VARDAR ve Kilit Hospitality Group Yönetim Kurulu Üyesi Tolga KİLİT’in ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında Amara World Hotels CEO’su Korhan ALŞAN, Crystal Hotels CEO’su Umman ÇETİNBAŞ ve Jolly Tur Akdeniz Bölge ve Kontrat Müdürü Yavuz ÖZTÜRK de yer aldı

YENİ STRATEJİLERLE GİDEREK GÜÇLENEN İLİŞKİLER


Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete VARDAR, ana partneri oldukları Kilit Hospitality Group ile bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirtirken, Amara, Crystal ve Nirvana markalarıyla otelcilik sektöründe son derece önemli bir pozisyona sahip ve bu pozisyonu sürekli geliştirmeye odaklanmış Kilit Hospitality Group ile uzun yıllara dayanan ilişkilerinin giderek güçlendiğinin altını çizdi. Turizm sektörünün iki öncü oyuncusu olarak hız kesmeyen yeni yatırımlar ve stratejileriyle geleceğe güvenle baktıklarını vurgulayan Mete Vardar, şöyle konuştu:
tratejileriyle geleceğe güvenle baktıklarını vurgulayan Mete Vardar, şöyle konuştu:
“Jolly Tur ve Kilit Hospitality Group’un güvene, müşteri memnuniyetine dayalı ilişkisi her yıl yeni projeler ve yeni yaklaşımlarla daha da gelişiyor. Jolly Tur olarak Türkiye’nin otelcilik sektöründe yaptığı girişimler kadar müşteri memnuniyetine odaklı yapısıyla ana hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerleyen Kilit Hospitality Group’un ana partneri olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz.”

YATIRIMLARA VE HEDEFLERE DOĞRU İSTİKRARLI ADIMLARLA ULAŞACAK
Jolly Tur’un 2017 performansının yanı sıra sektörle ilgili açıklamalarda da bulunan Mete Vardar, sektörün, kayıplar verdiği 2016 yılını turist sayısında yüzde 26, ciroda yüzde 23 büyüme oranına erişip başarılı bir performans sergileyerek kapattıklarını belirterek, 2017 için belirledikleri hedeflere de emin adımlarla ilerlediklerine dikkat çekti. 2017 için yüzde 32’lik büyüme oranı ve 1.000.000 kişilik tatil hedefi belirlediklerini anımsatan Mete Vardar, yılın ilk çeyreği itibariyle eriştikleri erken rezervasyon rakamlarının bu hedeflere ulaşacaklarını ortaya çıkardığını kaydetti. Diğer yandan, Jolly Tur’un “global bir marka olma hedefi” doğrultusunda yatırımlara devam ettiğine de dikkat çeken Mete Vardar, bu yatırımlardan biri olarak 3 yıl içinde teknolojiye yapacakları 10 milyon dolarlık yatırıma işaret etti. Teknolojiye yaptıkları yatırımın dünya çapında bir iddiaya sahip olduğunun altını çizen Mete Vardar, bu yatırımların sadece Jolly Tur için değil Türkiye turizm sektörü açısından da önem taşıdığını belirtti. Mete Vardar, 30 yıllık turizm geçmişleri boyunca olduğu gibi bugün ve gelecekte de Türkiye’ye ve onun dinamiklerine güvenmeye devam ederek yatırımlara sürdüreceklerini vurguladı.


TÜM AVANTAJLAR YERLİ TURİSTTEN YANA
Mete Vardar, turizm sektörünün 2017 performansı ve bu yöndeki öngörüleri hakkında da konuştu. Yaşanan olaylara rağmen, Türk turizminin 2017 yılında son derece önemli bir toparlanma sürecine gireceğini belirten Mete Vardar, 2016’da Türkiye turizminin en zor sınavlarından birini verdiğini anımsatarak, “Artık, 2017 ve 2018’in sıçrama yılı olmasını bekliyoruz” dedi. Bu beklentide kur farkından doğan fiyat farkının iç pazarda fiyatlara yansıtılmamasını önemli etkenlerden biri olarak gösteren Mete Vardar, sözlerini şöyle sürdürdü: “En azından bu yaklaşım, Jolly Tur açısından geçerliliğini koruyor. Bu durumda Türk müşteri için yüzde 65’lere varan bir avantaj söz konusu. Oluşan avantajların da etkisiyle özellikle yerli turistin bu yıl turizmde daha etkili bir rol üstleneceğini ifade etmek mümkün.” Yurtdışı turlarda ise kur farkı nedeniyle doğan dezevantajların etkisini silmek kadar Jolly Tur’un istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü yenilikçi tavrın da etkisiyle destinasyon sayısını 83’ten 173’e çıkardıklarını belirten Mete Vardar, “Ekonomik paketlerimizin etkisiyle yurtdışı turlarda da iyi bir dönem geçireceğimize inanıyoruz. Ve sektör açısından da beklentimiz yine bu yöndedir” dedi.
  Diğer yandan yurtdışından gelen turist açısından da 2017’nin ciddi bir şekilde toparlanma yılı olacağına inandıklarının altını çizen Mete Vardar, şöyle konuştu: “Güvenlik nedeniyle özellikle Batı ülkelerinden gelen turist sayısında bir daralma bekleniyor olsa da bu durum, dünyanın en çok turist çeken pek çok ülkesi için de geçerli. Ayrıca, kurun yarattığı bir avantaj da söz konusu. Dolayısıyla biz Jolly Tur olarak bu noktada umutluyuz. Kaldı ki, Rusya ile tamir edilen ilişkiler ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin ilgisi doğrultusunda bu bölgelerden Türkiye’ye 4 milyon civarında turist gelmesini bekliyoruz. Ki, bu, özellikle Akdeniz bölgesindeki turizm gelirlerinin artması açısından son derece önemli bir rakamı ifade etmektedir.”

İSTİHDAM VE YATAK KAPASİTESİNDE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜKLERİ ARASINDA


Kilit Hospitality Group Yönetim Kurulu Üyesi Tolga KİLİT ise, iç pazardaki dinamizim ve gelişimin artarak sürdüğünü belirterek, bu çerçevede gelecek dönemlerdeki iç pazar stratejilerini ana partnerleri olan Jolly Tur ile birlikte kurguladıklarına dikkat çekti. Tolga Kilit, “Özellikle Jolly Tur’un kalite anlayışı, teknolojiye yapmış oduğu yatırımlar, müteşebbislerin gelişimine olan katkıları ve oluşturdukları takım ruhu işbirliğimize ayrı bir değer katıyor” dedi.
Öncelikle Kilit Hospitality Group (KHG) hakkında bilgi veren Tolga Kilit, Türkiye’nin en büyük otel zincirlerinden biri konumunda olan gruplarının şu anda Crystal Hotels,


Nirvana Lagoon Villas ve Amara World Hotels markaları ile toplam 16 tesisle hizmet verdiğini kaydetti. 16 tesisteki yaklaşık 25 bin yatak kapasitesi ile sektörün en hacimli yatak kapasitesine sahip gruplardan biri olduklarının altını çizen Tolga Kilit, 7 bin 500 kişilik istihdamla sektörde en yüksek istihdam rakamlarından birini temsil ettiklerini belirtti. KHG, Antalya Belek bölgesinde Crystal markalı 5 yıldızlı dört otel,  Antalya Kemer bölgesinde Crystal, Nirvana ve Amara markalarıyla 5 yıldızlı altı otel, Antalya Side bölgesinde Crystal markalı 5 yıldızlı dört otel, Bodrum ve Kapadokya’da ise yine Crystal markalı 1’er otelle çalışmalarını sürdürüyor.
CAZİP YATIRIM FIRSATLARINI İNCELİYOR
Turizmden kazandıkları her kuruşu fazlasıyla turizm sektörüne yönlendiren Kilit Hospitality Group’un 2016 performansı hakkında konuşan Tolga Kilit, turizmin uzun soluklu bir iş olduğu ve yapılan yatırımların her zaman geri dönüşünü olduğunu bilen bir grup olarak işin ucunun kaliteye dokunmadığı noktalarda gerekli tedbirleri aldıklarını belirterek, “Kilit Grup olarak benimsediğimiz yüzde 100 müşteri memnuniyeti odaklı servis anlayışından kesinlikle ödün vermedik. Tüm olumsuzluklara rağmen güzel ülkemizi ve tesislerimizi tercih eden konukların çok değerli oldukları bilinci ile onları en iyi şekilde ağırlamanın gururunu yaşadık” diye konuştu.
Tolga Kilit, 2017 yılını ise turizmde tekrar bir toparlanma sürecinin başlangıcı oduğunu düşünerek bu yönde hazırlıklar ve planlamalar yaptıklarına dikkat çekti. Özellikle, mevcut yatırımları daha da geliştirmek ve değişen trendlere uygun yeni faaliyet alanlarının tesislere kazandırılması yönünde bir iç yatırım sürecine odaklarını bildiren Tolga Kilit, diğer yandan dış yatırımlar için de yeni planlamaları olduğu mesajını verdi. Tolga Kilit, “Şirket yapımız çok dinamik ve her zaman yeni ve farklı cazip yatırım fırsatlarını etüd ediyor, inceliyoruz. Ülke turizminin gelişimi ile doğru orantılı olarak mutlaka yatırımlarımız devam edecek ve grubumuzun büyüme ivmesi artacaktır” dedi.

RUSYA VE BDT ÜLKELERİNİN TÜRKİYE TALEBİ CİDDİ ORANDA ARTACAK
Tolga Kilit, pazarlama stratejileri hakkında da konuştu. “Şüphesiz pazarlamada çeşitlilik son derece önemli. Bu anlamda pazarın çeşitlendirilmesi gerekiyor ve sezonun mümkün olabildiğince uzaması her bakımdan çok mühim” sözleriyle stratejilerini ifade eden Tolga Kilit, 2017 beklentilerini ve bu çerçevede grup olarak pazarlama planlarını şöyle ifade etti:
 “Uzatılabilen sezonlar hem sürdürülebilirlik hem verimlilik hem de istihdam kalitesinin korunması adına önem arz ediyor. Dijital pazarlamada çok aktif bir yapıda olduğumuzu söylemeliyim. Özellikle Rusya pazarı ve beraberindeki Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden Türkiye’ye ciddi oranda talep artışı olacağını öngörmekteyiz. Merkez ve Batı Avrupa pazarlarında biraz daha ihtiyatlı davranmak gerekli. Bu pazarlardaki kayıplar kısa bir süre daha devam edebilir, ancak genele baktığımızda hızlı ve süreklilik arz eden bir toparlanma sürecini şahsen bekliyorum.”
Turizm sektörünün 2017 ve 2018 yıllarındaki olası performansı hakkında açıklamalarda bulunan Tolga Kilit, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri başta olmak üzere uluslararası mecralarda Türkiye’ye olan ilginin arttığının altını çizerek, bu ilginin Akdeniz Bölgesi odaklı olmak üzere turizm sektörüne yansımaları hakkında şu öngörülerde bulundu: “Bu ilgi, mutlaka yaz satışlarına yansıyacak. Akdeniz Bölgesi için 2017 yaz sezonunun 2016’ya göre kişi sayısı olarak minimumda yüzde 25 – 35 büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu toparlanma süreciyle birlikte 2018 ve devam yıllarında Türkiye turizm sektörü olarak hak ettiğimiz seviyelere ulaşacağımıza inanıyorum”

TURİZM SEKTÖRÜ, HAYAL BİLE EDİLEMEYECEK NOKTALARA ULAŞABİLİR
Diğer yandan turizmin ekonomiye olan katkılarına dikkat çeken Tolga Kilit, turizm çeşitliliği açısından çok özel avantajlara sahip sektörün yeni bakış açılarıyla birlikte hayal bile edilemeyecek noktalara ulaşmasının mümkün olduğunu söyledi. Tolga Kilit’in bu yöndeki önerileri şöyle oldu: “Sektöre ve emsalsiz turizm destinasyonlarımıza gözümüz gibi bakılması lazım. Bu kapsamda Devlet’in ve sektörün el birliği ile ülkesel çaplı geniş turizm politikalarını üretmesi ve yeni stratejiler geliştirmesi gerekiyor. Turizmde rol alan tüm bireylerin de ehil kişilerden oluşması önemli. Sadece otellerin düzgün hizmet vermeleri yeterli değil, turizm olgusu bir bütün. Bütünün tüm parçaları uyum içinde ortak bir kalite felsefesi ile yönetilmeli. Elimizde gazdan, petrolden çok daha kıymetli bir turizm potansiyeli var. Bunu yeni dönemde tüm paydaşlar olarak görebiliyor olmamız lazım.”

24 Şubat 2017 Cuma

Ace of MICE, dördüncü kez başarılı bir şekilde kapılarını açtı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Fuarın açılış törenine, Turizm Medya Grubu Başkanı Volkan Ataman, İstanbul Turizmden Sorumlu Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Nedret Apaydın, TÜRSAB Genel Sekreteri Çetin Gürcün, TÜROB Başkanı Timur Bayındır, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı ve Turizm Atölyesi Başkanı Tülin Ersöz, TYD Başkanı  Murat Ersoy ve daha pek çok sektör temsilcisi katıldı.
Başta isim sponsoru THY olmak üzere tüm destek verenlere teşekkür eden Ataman, ‘’Fuarımızın MICE sektörüne ve Türkiye turizmine hayırlı olmasını diliyorum’’ dedi.
Daha sonra söz alan İstanbul Kongre Merkezi Genel Müdürü Pervin Zeydanlı, böyle zorlu bir dönemde bu çapta bir etkinliğin İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılmasının turizm adına çok önemli bir hamle olduğunu söyledi.

THY Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Olmuştur yaptığı konuşmada,
Türk Hava Yolları olarak, bir marka şehir olan İstanbul’u kıyı turizminden 3 kat fazla gelir bırakan kongre ve etkinlik turizmi alanında geliştirmek istiyoruz. Sekizinci sıraya kadar yükselen İstanbul’un en çok kongre ağırlayan ilk 5 şehir arasına girmesini hedefliyoruz. Bayrak taşıyıcı hava yolu THY olarak, bu amaçla elimizden geleni yapacağız. Ülkemizin tek MICE fuarına isim sponsoru olarak bu alanda önemli bir adım atmış olduğumuza inanıyoruz.
Dünyadaki tüm hava yollarından daha fazla ülkeye uçuyoruz ve MICE sektörüne ayrı bir önem veriyoruz. Turkish Conventions ürünümüzle uluslararası alanda  gelişmeye hizmet vermeye devam ederken
THY olarak, devamlı büyüyen uçuş ağımız ve gelişen hizmetlerimizle uluslar arası kongre ve toplantı müşterilerimizin taleplerini dinleyerek gelişmeyi sürdüreceğiz. İlk gerçekleştiği yıldan bu yana sürekli büyüyen Ace of MICE’ın gelecek yıllarda da katlanan oranlarda büyüyeceğini ve bizim de büyümede pay sahibi olacağımızı umuyoruz.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı ve Turizm Atölyesi Başkanı Tülin Ersöz, ise yaptığı konuşmada Sayın belediye başkanımız bana bir talimat verdi ve ‘Turizm alanında yapılabilecek her şeyi benim adıma sen yap dedi. Biz de belediye olarak elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Ace of MICE, dördüncü kez başarılı bir şekilde kapılarını açtı. Umuyoruz ki yakın zamanda bu fuar tüm dünyada adı bilinen bir fuar olacak.
Belediye olarak, 7 ülkede turizmimizin olumsuzluklarını giderecek bir tanıtım kampanyası amacıyla bir firma ile 1 milyon euroya anlaştık. Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Hindistan, Çin ve Uzak Doğu ülkelerinde bizi anlatacaklar. Zor günlerimizde bize destek olacaklar. Bu çalışmamız kısa süre sonra başlayacak.’’


İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Nedret Apaydın yaptığı konuşmada  Ace of MICE, İstanbul’un bu yıl yapacağı en önemli 3 etkinlikten biri. 2016 yılında, bizimle ilgili olmayan sebeplerle turist sayımız yüzde 26 oranında azaldı. Bizim için esas olan ise bu turistlerin ülkemize ve şehrimize bıraktığı para. Turistlerin büyük kısmı birkaç müze gezip, para harcamadan şehrimizden ayrılıyor. Bu yüzden, kongre turizmi, kruvaziyer turizmi, sağlık turizmi, gastronomi turizmi gibi, harcamaların daha yüksek olduğu alanlara ağırlık veriyoruz. Kongre turizminde 2016 yılında pek çok iptal oldu, ancak elimizdeki veriler toparlanmanın başladığını gösteriyor.
Bu fuar da bu alanda çok önemli bir görev üstlenmiş durumda. Bu yüzden Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak fuara ilk günden beri destek sunuyoruz.Özellikle yurt dışından gelen misafirlerimize, İstanbul’un ne kadar güvenli bir şehir olduğunu gösterdikleri için çok teşekkür ediyoruz.


İstanbul Turizmden Sorumlu Vali Yardımcısı İsmail Gültekin ise yaptığı konuşmada Yurt dışından ve şehir dışından gelen tüm misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Etkinlik, kongre ve toplantı turizmi, İstanbul’un kesinlikle vazgeçemeyeceği bir segment. Bu yüzden bu etkinliği çok önemsiyoruz. İstanbul 2017 yılıyla birlikte çok sayıda uluslararası organizasyonu tekrar başlatıyor. Çok rahatlıkla söyleyebilirim: Bu tür organizasyonlarda genel güvenlik tedbirimizin dışında çok sayıda ek önlem aldığımızı duyurmak istiyorum. Bize başvuran herkes güvenliğin en iyi koşullarda sağlanacağını bilmeli.

23 Şubat 2017 Perşembe

Canovate, “Potanın Sultanlarına” sponsor oldu ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Canovate, “Potanın Sultanlarına”
sponsor oldu

Kastamonu Basketbol Spor Kulübü Türkiye Kadınlar Basketbol 1.Ligi (TKB1L) Takımının yeni forma sponsoru; Canovate Elektronik Endüstri ve Ticaret AŞ oldu. Canovate ve Kastamonu Basketbol Spor Kulübü arasında, 1 yıl sürecek olan resmi forma sponsorluğu anlaşması 15 Şubat 2017 tarihinde imzalandı. Data center (veri merkezi) ve fiber optik üretiminde dünyadaki ilk 5 lider firma arasında adı geçen Canovate Elektronik, sektöründe devler liginde yer alıyor.

Türk basketboluna başarılı bir sezon diliyor

Kastamonu Kadın Basketbol Takımına destek olmaktan büyük gurur duyduklarını kaydeden Canovate Holding Yönetim Kurulu Başkanı Can Gür, şunları söyledi:
“Spor dostu bir holding olarak, bugüne kadar sporun ve sporcuların yanlarında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Memleketim olan Kastamonu’nun, Kadın Basketbol Takımına destek olmak, bizlere ve tüm çalışanlarımıza büyük bir mutluluk ve gurur veriyor. Holding şirketlerimizden olan Canovate Elektronik, sektöründe devler liginde bulunuyor. Bugüne kadar başarılı çalışmalara imza atan Kastamonu Kadın Basketbol Takımımızın da, bu sezon yeni başarılara imza atacağına inancımız tamdır. Hem Kastamonu Basketbol Spor Kulübü takımımıza, hem de diğer tüm basketbol takımlarına, Türk basketbolu adına başarılı bir sezon diliyoruz” dedi.

Türk firması Canovate, 4 kıtada 72 ülkeye ihracat yapıyor

50 yıl önce inovasyon ruhuyla kurulan ve yüzde 100 Türk firması olan Canovate, Data Center (Veri Merkezi) üretiminde dünyanın ilk 5 firmasından birisi olurken, uçtan uca fiber optik çözümlerinde de dünyadaki 7 firmadan birisidir. İstanbul Çekmeköy’de 30 bin metrekare alan üzerinde üretim yapan Canovate, bilişim ve telekom altyapı ürünleri konusundaki üretim hattıyla; Avrupa’daki 2 veya 3 fabrikadan birisi olarak gösteriliyor. Data center ve fiber optikte 4 kıtada 72 ülkeye ihracat yapan Canovate’nin, 6 ülkede (Amerika, Rusya, Suudi Arabistan, Dubai, Endonezya, Filipinler) kendi ofisleri bulunuyor.
Türkiye’nin ve dünyanın ar-ge ve inovasyon firması olduklarını kaydeden Canovate Holding Yönetim Kurulu Başkanı Can Gür, “2001’den 2016 yılına kadar geçen 15 yılda, ar-ge’ye 20 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. Canovate olarak, her yıl ortalama 1 milyon doların üzerinde ar-ge’ye kaynak ayırmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Canovate Holding, 4 sektörde faaliyet gösteriyor

Canovate Holding, 4 sektörde faaliyet gösteriyor.
1-Canovate Elektronik (Data Center, Fiber Optik dallarında uçtan uca çözümler),
2-Canovate Enerji (Isı Pompaları -Heat Pump),
3-Canovate İleri Teknoloji (Mobese ulusal entegre güvenlik sistemleri, siber güvenlik sistemleri, sosyal medya kontrol ve denetimi)
4-Gayrimenkul ve yatırım ortaklığı (Ümraniye Canpark AVM ve yanındaki Hilton Garden Inn Hoteli)

Canovate logosunu formasında taşımak onur verecek

Kastamonu Basketbol Spor Kulüp Başkanı Nihat Saka, şunları söyledi:
“TKB1L de başarı ile ilimizi temsil eden takımımıza, spor dostu Hemşehrimiz Sayın Can Gür beyefendi ve dünya markası kurumu Canovate Elektronik Endüstri ve Ticaret AŞ nin forma sponsoru olarak maddi ve manevi destek olmasından dolayı büyük bir gurur içindeyiz. Kendilerine ve değerli kurumuna sonsuz teşekkür ediyoruz. Dünya markası Canavote markasını formamızda onur ile taşıyacağız ve büyük başarılara imza atarak Can Gür beyi ve değerli kurumunu en iyi şekilde temsil edeceğiz. Takımımıza sponsor olarak maddi desteğini esirgemeyen Can Gür beyefendiye, kulüp yönetim kurulumuz, takım antrenörlerimiz ve sporcularımız olarak sevgilerimizi, saygılarımızı ve teşekkürlerimizi bir kez daha sunuyoruz” şeklinde konuştu.

22 Şubat 2017 Çarşamba

İSTANBUL KONGRE SEKTÖRÜNE, ICCA’DAN GÜÇLÜ DESTEK ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




İSTANBUL KONGRE SEKTÖRÜNE, ICCA’DAN
GÜÇLÜ DESTEK

ICCA-Uluslararası Kongre ve Konvansiyonlar Birliği yetkilileri, desteklerini ve işbirliklerinin devamını göstermek adına İstanbul’dalar.

ICVB-İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun, kurulduğu 1997 yılından bu yana üyesi olduğu ICCA, kongre sektöründe söz sahibi tek resmi kuruluş olmanın yanı sıra dünya çapında kayıt altına aldığı tüm kongrelere istinaden yayınladığı yıllık istatistiklerle, kongre ve toplantı sektörüne yön vermektedir.
ICCA istatistiklerine istinaden İstanbul, 2010-215 yılları arasında uluslararası kongre şehirleri sıralamasında ilk 10’daki yerini korumayı başarmıştır. Turizm sektörü olarak içinden geçmekte olduğumuz sürece rağmen İstanbul, 2016 yılında 60’dan fazla kongreye ev sahipliği yapmayı başarmış ve neticesinde yaklaşık 60.000 delegeyi ağırlamıştır. Ayrıca 2016 yılında İstanbul’u, yaklaşık 12 milyon turist ziyaret etmiştir. (MasterCard 2016)

Türkiye ve İstanbul’a desteklerini her fırsatta dile getiren ICCA; CEO Martin Sirk, Avrupa Bölge Direktörü David Bodor ve Yönetim Kurulu Üyesi Marta Gomez ile bugün İstanbul’da bulunuyor.
Martin Sirk, İstanbul ziyaretine yönelik açıklamasında, “Son 20 yılda İstanbul, uluslararası kongre ve toplantı sektöründe ‘premier league’ oyuncusu olarak yerini aldı. Türkiye de bu çalışmalara destek olarak ülke çapında güçlü bir altyapı geliştirdi. Türk Hava Yolları ise sahip olduğu iddialı ve küresel uçuş ağıyla bu gelişime büyük katkı sağladı. Türkiye ve İstanbul; kültürler ve halklar, Doğu ile Batı ve Avrupa ile Ortadoğu arasında paha biçilemez bir köprü görevi görmektedir. Şu anda Türkiye’nin karşılaştığı zorluklar; küresel endüstrimizde onun üstlenebileceği hayati rolün önemini görmemizi engellemiş olabilir. Bununla birlikte üyelerimizin, Türkiye’nin kongre ve toplantı sektöründe uzun vadeli büyüme ve gelişmeyi yeniden kurmalarına yardımcı olacak bazı pratik çözümler ve fikirler önerebileceğimizi umuyoruz” dedi.

TIRPORT ile Vodafone’nin “yükCEPte” marka yarışı...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TIRPORT ile Vodafone arasındaki “yükCEPte” markasına sahip olma yarışının, ilk raundunu Vodafone kaybetti.
“yükCEPte” markasına ve arkasındaki iş modeline 3 yıldır yatırım yapan TIRPORT, markanın kendi hakkı olduğunu Türk Patent Enstitüsü nezdinde kabul ettirdi. TIRPORT “yükCEPte”yi tescil ettirmeyi, Vodafone’un tüm itirazlarına rağmen başardı. TIRPORT’un “yükCEPte” markasında, tescil yarışını kaybeden Vodafone bu defa açtığı yeni dava ile konuyu yargıya taşıdı.
“yükCEPte” markası için 3 yıldır global bir iş tasarlayan TIRPORT, markasına ve içindeki konsepte yatırım yapmaya devam ediyor. Diğer taraftan Vodafone ise, global GSM operatörü olma gücü ile, TIRPORT’a ait olan bu markayı elde etmeye çalışıyor. Nitekim Vodafone’nin son mahkeme kararına itirazıyla, tarafların mücadelesi tekrar başladı.
Türkiye’nin Lojistik StartUp’ı TIRPORT’un Avukatı Onur Alper, TIRPORT’a ait olan “yükCEPte” markası için mücadele ettiklerini, dünya devi karşısında sağlam durarak geri adım atmayacaklarını belirtti.


Vodafone, “yükCEPte” markasını tescil ettirmeyi atlamış

Vodafone tarafından içinde “cepte” kelimesi geçen yüzlerce sloganın “telif hakkı” alındığı halde, “yükCEPte”yi atlamış olduğu görünüyor. Fakat unuttuğu bu değerli slogana sahip olma isteği, Vodafone için hala gündeminde yer alıyor.
2000’li yılların başlarında içinde “cep” kelimesi geçen yüzlerce kelimeyi “bir gün kullanma” ya da “rakiplere kullandırmama” mantığında tescil ettiren Vodafone firması, 2015 yılında TIRPORT tarafından ”yükCEPte” markası için tescil başvurusu yapılınca böylesine önemli bir kelimeyi tescil ettirmeyi atladığını fark ediyor. Vodafone Patent Kurumuna yaptığı itirazlarında, şu ana kadar markanın kendilerine ait olduğunu somut olarak kanıtlayamadı. Vodafone avukatları mahkeme nezdindeki itirazlarını; içinde “cepte” ibaresi geçen kendilerine ait başka yüzlerce markayı göstererek ve Vodafone’un büyük bir marka olduğunu ifade ederek yapıyor. TIRPORT’un Avukatı Onur Alper, Vodafone’nun şu ana kadar ki itiraz ve savunmalarının, mahkeme nezdinde yeterli olmadığını belirtti.

TIRPORT, Türkiye’den çıkan ilk milyar dolarlık StartUp olmaya doğru ilerliyor

TIRPORT’un ortaya koyduğu, lojistiğin taraflarını mobil telefonlarda buluşturan yenilikçi iş modeli, Türkiye’den çıkan ilk milyar dolarlık StartUp olmaya doğru ilerliyor. Son aylarda lojistiği Uberleştiren yenilikçi iş modeli ve “yükCEPte” sloganıyla sektörün gündemine oturan TIRPORT, lojistik sektörünün yoğun ilgisini çekiyor. TIRPORT, Yemeksepeti’nin başarı hikayesini lojistik sektöründe bir üst seviyeye taşımaya aday. Bu potansiyel “yükCEPte” sloganına sahip olma prestijini de oldukça yükseltiyor. Prestij çıtası yükseldikçe, yarışın kızıştığı görülüyor.

Editöre bilgi:
Hızlı değişim ve dönüşümün yaşandığı mobil dünyada kıyasıya bir rekabet var
Pazar, katma değerli dijital pazaryeri uygulamalarıyla dikey ve yatay büyüme içinde. Çok sayıda yeni aktör, pazara giriyor. Mobil deyince akla ilk gelen GSM operatörleri ise, pazardaki dominant konumlarını marka güçleriyle muhafaza etmeye çalışıyorlar.
Pazaryerinde algının yönetilmesi ve güçlü bir bilinirlik yakalamak için markanın kendisi, logosu ve sunumu çok önemli. Doğru iş modelleriyle desteklenen ikonik markalar ve bunların arkalarındaki güçlü sloganlar stratejik açıdan önemli farklar yaratabiliyor. Örneğin, yerel pazarımızdaki başarılı bir çalışma olan Turkcell’in “Hayat Paylaşınca Güzel” ya da “Turkcell’le Bağlan Hayata” sloganları, iletişim markasını etkili biçimde yansıtıyor ve belleklerde yer etmesini sağlıyor. Daha global bir örnek, CocaCola’nın “Hayat Budur İşte” sloganı ya da Nike’ın “Just Do It” (Sadece Yap) dünyanın neresine giderseniz gidin, İngilizce bilinmese bile, sloganı görenlere doğrudan markayı işaret ediyor. Bilinirliği perçinleyen güçlü sloganlar, firmalar içip paha biçilmez değerde oluyor.