6 Temmuz 2020 Pazartesi

Regnum Carya'da Bakanlar bir araya geldi....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




BAKANLAR REGNUM CARYA’DA BİR ARAYA GELDİ

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba Mevlüt Çavuşoğlu’nun davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Antalya Regnum Carya’da bir araya gelen iki bakan, Ukrayna-Türkiye Ortak Stratejik Planlama Grubunun alacağı yeni kararları masaya yatırdı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun daveti üzerine Türkiye’ye gelen Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan siyasi kararları konuşmak üzere Bakan Çavuşoğlu’yla bir araya geldi. Türkiye’ye ilk ziyaretini gerçekleştiren Kuleba ve Çavuşoğlu Antalya RegnumCarya’da gerçekleştirdikleri toplantıda, Türkiye ve Ukrayna arasındaki dostluk ilişkilerinin yeni normalle birlikte daha da güçleneceğine vurgu yaptılar.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,Türkiye'nin yabancı misafirler için kapılarını tekrar açacağını ve 1 Temmuz itibariyle Ukrayna ile tarifeli uçak seferlerinin yeniden başlamasıyla birlikte iki ülke arasındaki turizmin tekrar güçleneceğini belirtti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba:“ Vatandaşlarımızın Türkiye’de güvenli bir şekilde tatil yapmaları için gerekli tüm önlemlerin alındığından hiçbir şüphe duymuyoruz. Yeni normalle birlikte ülke olarak turizm cenneti olan Türkiye’ye ilgimiz tekrar eskisi gibi olacaktır” dedi.Türkiye-Ukrayna dostluğunun güçlenerek devam edeceğine dair mesajlarla toplantıyı sonlandıran iki bakan finalde objektiflere birlikte poz verdi.

Patenti alan dünyayı yönetir...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



HEDEF 1 MİLYON PATENT
İCAT ÇIKARIN 1 MİLYON PATENT HEDEFİNE KOŞUN
PATENT’İ ALAN DÜNYAYI YÖNETİR

Türkiye’nin önde gelen isimlerinin katıldığı ve sanayide patent kullanımının ele alındığı online toplantıda “icat çıkarılmasının önünün açılması ve patent konusunda farkındalığa önem verilmesi” görüşünde buluşuldu.

Covid-19’un dünyada etkileri sürerken yerli üretim her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Yerli üretimin güçlenmesinde teknoloji ve patentlerin önemine dikkat çekmek için Güvenilir Ürün Platformu ve Adres Patent iş birliğinde düzenlenen  ‘Sanayinin Merkezi İstanbul’ isimli online toplantı yoğun ilgi gördü. Ekonomi Gazetecileri Derneği ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ümit Ünal, ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, İSO Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe, Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yüksel,  HASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bozdağ ve Türkiye Patent Hareketi Başkanı Ali Çavuşoğlu konuşmacı olarak katıldı. STK’lar, sanayiciler ve basın mensuplarının sorularının yanıtlandığı toplantıda şu görüşler dile getirildi:


 “141 yaşında olan bir patent geçmişimiz var”
Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yüksel, “141 yaşında olan bir patent geçmişimiz var. Türkiye’de patent ve faydalı modele baktığımız da 20 binli sayıları geçtiğimizi görüyoruz. Bu ülkemiz için önemli bir değer” diye konuştu. Diğer taraftan ihracat rakamlarının artmasıyla patent ve markalaşmanın doğru orantılı olduğunu söyleyen Yüksel, “1995’te 16 bin marka varken 2019 yılında bu sayının 134 bine ulaştığını görüyoruz. Patent ve faydalı model başvurularına baktığımız zaman ise 482 bin marka 38 bin patent, 166 bin tasarıma sahip olduğumuzu görüyoruz. İstanbul ve Türkiye özelinde baktığımızda patent sayılarının artmasına bağlı olarak ihracatımız da artıyor” şeklinde konuştu.
Diğer yandan ihracatta kilogram başı değerin 1,30 dolar seviyelerinden 2 dolar civarına çıkarılması halinde 50 milyar dolarlık bir girdinin elde edileceğine işaret eden Yüksel, “Bu rakam cari açığın kapatılması açısından son derece önemli. 2001 yılında ihracatın kilogram başı değeri 0,69 dolar. 2018 yılında ise bu rakamın 1,28 dolara. 2019 yılında 1,37 doları olduğu görülüyor. 2020 ve 2023 hedeflerinde 2 doların yakalanması hedefleniyor. 2030 hedefi ise 4 dolar bu hedef ülkemiz açısından son derece önemli. Bu rakamların yakalanması yüksek teknolojili üretimlerden geçiyor. Bunu yaparken de imal ettiğiniz ürünü fikri, sınai ve mülkiyet hakları yönünden koruma altına almalısınız. Aksi halde ürününüz alıkonulabilir, taklit edilebilir” ifadelerini kullandı.
 “Toplamda 10 bin patente imza atmışız”
Adres Patent olarak kuruluştan beri, 60 bin markaya 2 bin 500 yurt dışı markaya 5 bin endüstriyel tasarıma, toplamda ise 10 bin patente imza attıklarını kaydeden Yüksel, “Bunun yanı sıra Adres Patent Türkiye’nin ilk patent fuarını gerçekleştirdi. 1 Milyon Patent sloganıyla 2023 hedeflerine destek sağlarken, bin 800 işletmeye patent eğitimi verdi. Diğer yandan üniversitelerde patent sürecinin yaygınlaşmasına da önemli katkılarda bulunduk” diye konuştu.

Yüksek ve orta yüksek teknolojilerin kapasitesi artırılacak
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın son dönemde sanayi alanında önemli teşvikler verdiğine dikkat çeken Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ümit Ünal, “Amacımız yüksek teknolojiyle entegre bir sanayi altyapısı kurmak. Bu bağlamda Ar-Ge ve inovasyon yoksa yüksek katma değer de yoktur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak 300 ürünün yerlileştirilmesini sağlayarak kısa vadede 30 milyar dolarlık cari açığın kapatılmasını hedefliyoruz.  Makine, deniz taşımacılığı, elektronik, havacılık, kimya, raylı sistemler ve tarımda yerlileşme hamleleri önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu sektörlerde 10 milyon lira ile 50 milyon lira arasında ciddi anlamda proje destekleri veriyoruz. Ar-Ge’den Ür-Ge ve ihracat desteklerine kadar birçok alanda ciddi teşviklerin verildiğini görüyoruz.  Özellikle ürünlerin ticarileşme süreçlerine de ciddi destekler veriyoruz. Diğer yandan yurt dışından ithal edilen ancak yerli imkanlarla yapılması mümkün olan 400 ürünün yerlileştirilmesi konusunda çalışmalarımız var. Bu kapsamda eşleştirmeler alım garantili olarak yapıldı. Bu eşleştirmelerin de cari açığımıza 30 milyar dolar katkı getireceği ifade ediliyor. Türkiye’ nin orta teknolojili ürün imalatı yüzde 35, yüksek teknolojili ürün imalatı ise yüzde 4 dolayında. Bizim bakanlık olarak hedefimiz bu oranları yüzde 51’ye çıkardığımızda sanayi imalatındaki kapasitemiz 180 milyar dolardan 375 milyar dolara çıkar. Bu alandaki gelişmeler katlanarak ilerliyor.”

“Üniversite-sanayi işbirliği kritik bir yere sahip”
Yerli ve milli üretimin pandemi döneminde daha fazla önem kazandığının altını çizen İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe, “Özellikle 1 liraya satılan bir maskenin ne kadar stratejik bir yere çıkarıldığını ve COVID-19 nedeniyle kayıpları minimum seviyeye indirdiğini hepimiz gördük” dedi.  Hazır giyim konusunda depolarda kalan ürünlerin değerinin 1,5 milyar dolar olduğunu kaydeden Tepe, “Bu süreçte bizde tezgahlarımızda maske üretimine ağırlık vererek, dünyanın birçok noktasına maske gönderecek duruma geldik. Bugün tekstil sektörüne küresel anlamda baktığınız zaman biz Çin ve Bangladeş’ten sonra dünyanın üçüncü hazır giyimcisiyiz” şeklinde konuştu. Diğer taraftan katma değerli üretimlerde üniversite-sanayi işbirliği kritik bir yere sahip olduğunu dile getiren Tepe, “Gelişmiş ülkelerden farklı olarak en büyük sorunumuz katma değerli üretimde üniversite sanayi işbirliğini bütün sektörlerde kuramamak” değerlendirmesinde bulundu.

Hedef  1 milyon patent
2023 yılı için Türkiye’de 1 milyon patent hedefi belirlediklerini ifade eden Türkiye Patent Hareketi Başkanı Ali Çavuşoğlu, “Bunu kent bazında OSB’ler, İl Müdürlükleri ve üniversitelerle iş birliği yaparak artırmayı hedefliyoruz. Türk Patent tarafından açıklanan rakamlarla 2023 yılına kadar geri sayım yaparak 1 milyon patent hedefine ilerleyeceğiz” açıklamasında bulundu. Özellikle belli şirketlerde fikri, sınai ve mülkiyet haklarının değerinin şirketin toplam değerleri içinde yüzde 90’dan fazla paya sahip olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Bazı sektörlerde bu geçerli olamayabilir. Ancak yüksek teknolojili ürün imalatı yapan firmalarda bu durumu görüyoruz. Bu kapsamda patentin önemi her geçen gün artıyor, patent konusundaki farkındalığın ilkokul düzeyinden başlatarak inovatif bir bakış açısının yakalanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Alınan patentlerin ticarileşmesi konusunda hedeflerin olması gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, “COVID-19’a rağmen 2020’nin ilk altı aylık döneminde patent sayılarında yüzde 25 civarında bir artış var. 2020 sonunda ise 15 bin civarında patent başvurusu bekliyoruz. Bu rakama ulaşmak adına firmalar olarak farkındalık oluşturmamız gerekiyor” dedi.

Yüzde 1’lik pay kapasitenin iki kat artmasını sağlar
“COVID-19 Çin’den ciddi bir pasta almamızı sağlayabilir” diyen Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı  Orhan Aydın,  “Özellikle otomotiv, tekstil gibi sektörlerde ülkemiz rüştünü kanıtlamış durumda. Kapasite kullanım konusunda yüzde 76 ila 80 arasında bir orana sahibiz. Kalite ve fiyatlama konusunda ise cazip fırsatlarımız var. Bizim sadece Çin’den alacağımız yüzde 1’lik bir pasta bile sanayide şuan ki durumun iki katı kadar yatırımı gerektiriyor. Ayrıca markalaşma ve patentleşme alanında da ciddi anlamda yatırım yapmamız gerekiyor. Özellikle ülkelerin patent alanında da savaştıkları görülüyor. Son 20 yılda fikri, sınai ve mülkiyet haklarının önemi daha fazla anlaşılmaya başlandı. Dünyadaki önde gelen firmaların yatırımlarının büyük bir kısmını markalaşmaya ayırdıklarını biliyoruz” dedi. 
“Kurumsal firmalar öne çıkmalı”
Türkiye’de patent konusunda gerekli farkındalıkların yaygınlaştırılması ve birçok alanda çalışma yapılması gerektiğini dile getiren Hadımköy Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı Hüseyin Bozdağ, “Diğer taraftan patent alanında Adres Patent gibi kurumsal yapıda olan firmaların daha fazla ön plana çıkması gerektiğini düşünüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

30 Haziran 2020 Salı

Corendon Airlines, 26 Haziran itibariyle Avrupa’dan Anadolu’nun 12 şehrine uçuşlarına başladı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Corendon Airlines Zonguldak Havalimanına İlk Yolcularını İndirdi!

Pandemi sebebiyle uluslararası uçuşlarına ara veren Corendon Airlines, 26 Haziran itibariyle Avrupa’dan Anadolu’nun 12 şehrine uçuşlarına başladı. Corendon Airlines, 27 Haziran günü 158 yolcu ile Köln’den havalanan XC 6805 uçuş kodlu uçağı ile tarihinde ilk kez  Zonguldak Çaycuma havalimanı’na iniş yaptı. Bir havacılık geleneği olan su takı ile karşılanan Corendon’un sezondaki ilk yolcuları uçaktan maskeli ve sosyal mesafeli bir şekilde indiler.

“Zonguldak’ın Potansiyeline İnanıyoruz. Hedefimiz Almanya’ dan Zonguldak’a 12 ay uçmak!”

Corendon Airlines CEO’su Yıldıray Karaer, “Pandemi sebebi ile ara verdiğimiz Avrupa-Türkiye uçuşlarına 26 Haziran itibari ile yeniden başladık. 26-28 Haziran arası Anadolu’nun 12 Şehrine Avrupa’dan direkt sefer gerçekleştirdik. Özellikle Almanya’daki Nordrhein Westfalen bölgesinde yoğun yaşayan vatandaşlarımızdan ve seyahat acentelerinden Zonguldak’a direkt seferler düzenlememiz için gelen talep üzerine uzun zamandır Çaycuma Havalimanı ile çalışmalarımızı yakın temas halinde yürütüyorduk. Hem Operasyon Kontrol Merkezimizin hem de Uçuş Operasyon Birimimizin yoğun çalışmaları ve aylardır süren simülasyon çalışmaları sonucunda bu havalimanına Boeing 737-800 tipi filomuz ile uçuşlarımızı başlattık. Zonguldak Çaycuma Havalimanı’na yeni yapılmakta olan pistin tamamlanması ve pandemi sürecinin etkilerinin azalmasını takiben Almanya’nın Köln ve Münster şehirlerinden başlattığımız direkt seferlerin sayısını arttırarak bu seferleri 12 aya yaymak niyetindeyiz." şeklinde konuştu.

Zonguldak Çaycuma Havalimanı’na inen ilk Boeing 737-800

Corendon Airlines, Zonguldak Çaycum Havalimanı’na ilk kez iniş yapmış olmasının yanı sıra bir de ilki gerçekleştirdi; meydana ilk kez bir Boeing 737-800 tipi yolcu uçağı inmiş oldu. Karaer, “Zonguldak’a Almanya’dan direkt seferlere başlamış olmanın yanısıra Boeing 737-800 tipi 189 koltuk kapasiteli yolcu uçağı ile bu meydana inen ilk havayolu olmanın da gururunu yaşıyoruz. Yüksek dağların bulunduğu bir coğrafya olması nedeniyle havayolları daha düşük yolcu kapasiteli, daha küçük uçaklar kullanıyorlardı. Fakat uçaklarımızda yüksek performanslı motorlar olması ve pistin de uzatılması ile uçuşumuzu gerçekleştirdik.” dedi.

Corendon Airlines 27 Haziran itibariyle Zonguldak Çaycuma Havalimanı’na Almanya’nın Köln şehrinden her Cumartesi, Münster şehrinden ise her Çarşamba günü uçacak. Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için corendonairlines.com sitesini ziyaret edebilir yetkili seyahat acentelerimiz ile iletişime geçebilirsiniz.



Anadolu’nun 12 Şehrine Almanya’dan Direkt Uçuşlar Başladı!

Corendon Airlines Zonguldak Havalimanı’na yaptığı ilk uçuşun yanı sıra Antalya, İzmir, Kayseri, Bodrum, Edremit, Trabzon, Konya ve Ankara şehirlerine de ilk yolcularını indirdi ve yine 28 Haziran tarihinde Münster’den Zonguldak’a direkt seferlerini gerçekleştirdi.

“Pandemi Sürecini El Birliği ile Aşacağız”

Bilindiği üzere Almanya’nın 31 Ağustos 2020’ya kadar uzattığı AB ülkeleri destinasyonlara uygulanan seyahat uyarısının daha erkene çekilmesi için hem havacılık hem turizm hem de Hükümetimiz nezdinde girişimler devam ediyor. Biz de bu doğrultuda Avrupa’dan Türkiye’ye uçuşlarımızı 26 Haziran itibari ile başlattık. Türkiye’nin güvenli olduğuna inanıyor, tüm yurt dışı tanıtım çalışmalarımızda uçuştan başlayarak havalimanlarımız ve otellerimizde alınan önlemlerin altını çizmeye önem veriyoruz.  Bakanlığımızın yoğun havaalanlarında Kovid-19 test merkezlerinin açılacağını ve Anadolu şehirlerinde belirlenen test merkezlerinde de turistlere test yapılabileceğini açıklamasını da çok olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Tüm bu girişimlerin sonuç vermesi durumunda trafiğimizin ve doluluğumuzun artmasını planlamakta ve hedeflemekteyiz.” şeklinde konuştu.

Corendon Airlines’dan Türkiye’de Tatili Güvence Altına Alan Uygulamalar

Karaer, ayrıca bu sezonda Türkiye turizmine destek vermek amacıyla uyguladıkları diğer projeleri de aktardı. Karaer, “Corendon Airlines olarak Alman turistlerin Türkiye’de güvenle tatil yapabilmeleri için bir hizmet daha geliştirdik. Türkiye’de tatili esnasında Korona virüse yakalandığı tespit edilen ve dönüş biletleri Corendon Airlines’dan olan yolcuları, tedavileri tamamlandıktan sonra ülkelerine geri götürüyor, ayrıca bu yolcuların ailelerine de istedikleri zaman ülkelerine dönme esnekliği tanıyoruz. Yine bir diğer uygulamamız “Biletin Güvende” kampanyası ile misafirlerimize esnek rezervasyon imkanı sağlayarak yolcularımızın biletlerine güvence veriyor, bizden bilet alan yolcularımıza uçuşlarını 31 Ekim 2021 tarihine kadar erteleyebilme ve biletlerini istedikleri destinasyona değiştirebilme olanağı sağlıyoruz.” dedi.

e-İrsaliye uygulaması ve 1 Temmuz geçiş süreci değerlendirildi...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından, 19 Ekim 2019 tarihinde, elektronik belgeleri düzenleyen 509 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Ocak 2020 itibariyle cirosu 5 milyon TL ve üzerinde olan işletmeler için e-Fatura’ya geçiş zorunluluğu geldi ve bu işletmelere 1 Temmuz tarihine kadar süre tanındı. e-İrsaliye’de ise, 25 milyon TL’nin üzerinde cirosu olan işletmeler için, e-İrsaliye zorunlu hale geldi ve onların da geçiş süresi 1 Temmuz 2020 olarak açıklandı. Ülke genelinde yaklaşık 270 bin civarındaki mükellef şirketin, 1 Temmuz 2020 itibariyle, e-Belge (e-Fatura, e-Arşiv, e-İrsaliye, e-Defter) uygulamasına geçmiş olacağı kaydediliyor.
Dijital dönüşüm konusunda işletmeleri bilgilendirmek amacıyla, Kurumsal Dönüşüm Platformu Koordinatörü M. Göker Sarp’ın moderatörlüğünde, 23 Haziran Salı günü düzenlenen “1 Temmuz'da gelecek olan yeni e-Dönüşüm Uygulamaları”  webinarına, Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ e-Dönüşüm Takım Lideri Sena Hoşken, konuşmacı olarak katıldı. Sektör temsilcileri 1 Temmuz’da gelecek olan e-Belge uygulamaları ve ağırlıklı olarak e-İrsaliye hakkında bilgiler vererek, izleyicilerden gelen soruları yanıtladılar.

e-İrsaliye nedir, nasıl uygulanır?

e-İrsaliye’nin, kağıt irsaliye ile aynı hukuki niteliği taşıdığını anlatan
Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ e-Dönüşüm Takım Lideri Sena Hoşken, şunları söyledi:
“e-İrsaliye, kağıt irsaliye ile aynı hukuki niteliği taşıyan, alıcısına ise elektronik ortamda iletilip,  muhafaza edilen elektronik bir belgedir. Sadece, sevk irsaliyeleri, e-irsaliye kapsamına alınmıştır. Alıcı, e-irsaliye mükellefi olmasa dahi, irsaliyeler e-irsaliye olarak kesilmelidir. e-İrsaliye, ilgili malın sevkinden önce düzenleniyor ve GİB altyapısı üzerinden alıcısına iletiliyor. Malın sevkiyatı sırasında, e-İrsaliye’nin bir çıktısının araçta bulunması da zaruridir. Bu çıktı üzerinde, ıslak imza veya kaşe bulunması zorunluluğu bulunmamakta olup, karekodun yer alması gerekmektedir. Denetim memurları tarafından bu karekod doğrulanıyor olacaktır. Mal, satıcı tarafından taşıma/taşıttırma ile sağlanıyorsa, kağıt irsaliyeden farklı olarak araç şoförünün kendi kimlik bilgileri ve aracın plaka bilgilerinin olması gerekmektedir. Alıcı, e-irsaliye mükellefi ise, ilgili mala ilişkin, kabul veya ret yanıtını, 7 gün içerisinde sistem üzerinden verebilmektedir” dedi.

e-İrsaliye’de, lider özel entegratör Uyumsoft tercih ediliyor 

e-İrsaliye uygulamasına geçecek olan mükelleflerin, 3 yöntemden birisini seçeceğini kaydeden Sena Hoşken, konuşmasına şöyle devam etti:
“e-İrsaliye’nin de dahil olduğu e-Belge (e-Fatura, e-Arşiv, e-İrsaliye, e-Defter, e-SMM vd) uygulamalarına geçişte 3 yöntem bulunuyor. Bunlar, GİB Portalı, Kendi Bilgi Sistemlerine Entegrasyon ve Özel Entegratörlük yöntemleridir. Mükelleflerin tamamına yakını, özel entegratör firmalarından birisini tercih ediyor. Ülkemizin lider özel entegratörü Uyumsoft, e-Belge uygulamalarına ilişkin yoğun talep alıyor ve 24 yıldır 25 binden fazla işletmenin dijital dönüşümüne önderlik etmeye devam ediyor” diye konuştu.

Ekonominin dumansız milyar dolarlık fabrikaları yolda...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Asırlık şirketlerin yerini, 5-10 yıllık geçmişi olan teknoloji devleri alıyor


Dünyanın dev sanayi kuruluşları, finans kurumları ve köklü holdingleri, milyar dolarlık şirket değerlerine ulaşabilmek için onlarca yıl harcadı ve milyarlarca lira yatırım yaptılar. Onbinlerce insanı istihdam ettiler. Holding yönetimleri ikinci, üçüncü nesillere geçti. İnsanlar, bu şirketlerde bir ömür geçirip emekli oldular. Yerlerine yenileri geldi. İnternet çağıyla başlayan, akıllı telefonlar ve uygulamalarıyla bambaşka bir boyut kazanan dijital dönüşüm ise, ekonomiyi, sosyal hayatı, iş yapma tarzlarımızı kökten değiştiriyor. Artık hiçbir şey bildiğimiz gibi değil. Pandemi süreciyle “Yeni Normal” adlı yepyeni bir kavram bile hayatımıza girdi.
Dünyanın en değerli 100 markasının büyük çoğunluğunun 20 yıllık geçmişi dahi olmayan teknoloji firmaları olduğunun altını çizen TTT Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları söyledi:
“Microsoft, Amazon, Apple, Google gibi markaların Pazar değerleri 1 trilyon doların üzerindedir. Dünyada ise, her yıl 10 yıllık geçmişi olmayan 100’ün üzerinde yeni teknoloji şirketi milyar dolarlık (unicorn) değere ulaşıyor. Unicorn olan şirketlerin yaklaşık %27’sinin 5 yıllık geçmişi dahi bulunmuyor. Bu süre, her geçen gün daralıyor. Çalışan sayısı 100  kişi bile olmayan, çok sayıda milyar dolarlık şirket bulunuyor. En fazla unicorn, ABD’den çıkıyor. Avrupa Birliği de, teknoloji yatırımlarını ve Startup’ları desteklemek için her yıl milyarlarca Euro destek ayırıyor. İngiltere, Hollanda, Fransa, Almanya gibi ülkeler, geleceği parlak teknoloji startup’larını bünyeye çekmek için ayrıcalıklı teknoloji bölgeleri kuruyorlar. İsrail’de startup’lara yılda 5 milyar doların üzerinde yatırım yapılıyor” dedi.

Türkiyede ilk 4’te, Peak Games, Tırport, Getir ve Trendyol yer alıyor

Dünyada şirketlerin, yatırımcıların ve yatırım fonlarının çok sayıda algoritma ve kriter ile sıralandığı Global Crunchbase endeksleri hakkında bilgiler veren Dr. Akın Arslan, şunları kaydetti:
“Crunchbase Türkiye sıralamasının zirvesinde ABD’li Zynga’ya 1.8 Milyar dolara satılan Peak Games bulunuyor. İkinci sırada, Avrupa’nın ilk 3 lojistik teknolojisi arasında yer almayı başaran, arttırılmış zekayla güçlendirilmiş lojistik operasyon yönetimi platformu kuran Tırport yer alıyor. Tırport’u, Getir ve Trendyol takip ediyor. Özellikle, birçok teknoloji gurusu, lojistik sektörünün önümüzdeki 5 yıl içinde dijital dönüşümün en yoğun yaşanacağı sektör olarak belirtiyor. Coyote, Convoy, Project44, NextTrucking, Flexport, Manhang, Delhivery, Rivigo, Blackbuck gibi lojistik teknolojilerinin milyar dolarlık şirketlere dönüştüğü pazarda, onları Brezilya’dan CargoX, Almanya’dan Sennder ve Forto, Türkiye’den Tırport, İspanya’dan OnTruck, ABD’den Fourkites takip ediyor. Startup’larla fikirler teknolojiye, teknolojiler yeni yaşam tarzını kolaylaştıran değerlere dönüşüyor. Bu değerler de inovasyonları, erişebildikleri kitleler, kazandırdıkları alışkanlıklar ve ürettikleri gelirlerle hızla milyar dolarlık varlıklara dönüşebiliyor” diye konuştu.

Türkiye’de, startup’lara yerli yatırım kültürü henüz tam olarak oluşmadı

Türkiye’de startup’lar için yerli yatırım kültürünün henüz oluşmadığına dikkat çeken Dr. Akın Arslan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ülkemizde 2019 yılında melek yatırımcılar ve ağlar 41 girişime toplam 101 milyon dolarlık yatırım yaptı ve bu rakam Türkiye gibi 800 milyar dolarlık bir ekonomide, henüz çok sembolik kalıyor ve aslında hızla katlanması gerekiyor. Startups.watch verilerine göre, girişim sermayesi fonları ve melek yatırımcılar, dünyadaki girişimlere ise 2019’da 294 milyar dolar yatırdı. ABD’deki girişimler 124 milyar dolarlık yatırım alırken, Çin’deki girişimler 53 milyar dolar, Hindistan’daki girişimler ise 16 milyar dolarlık yatırım aldı. Nitekim önümüzdeki dönemde, dünyanın dört bir yanından Türk startup’lara yatırımlar gelmeye devam edecektir. Peak Games yatırımı, startup dünyasını tetikleyecektir. 2020 ile birlikte girişimlere yapılan yatırımlar yeniden yükselişe geçmiştir. 2020’nin büyük yatırımların yılı olabileceği, 2021 ve 2022’de Türkiye’den 5-10 bandında unicorn çıkabileceği beklenmelidir. Bu süreçte, konum-tabanlı pazaryeri uygulamaları, gömülü akıllı teknolojiler, yapay zeka destekli sağlık çözümleri, akıllı lojistik yönetim teknolojileri ön plana çıkacaktır” şeklinde konuştu.

Türkiye’deki startup’ların unicorn yolculuğu

*1998 yılında kurulan, Türkiye’nin en köklü ve en değerli e-ticaret devi Hepsiburada pandemi döneminde cirosunu en çok arttıranlar arasındadır. 2015 yılında Abraaj fonuna 400 Milyon dolar değerlemeden %25 hissesini satan grubun muhtemel değeri milyar doların üzerindedir.

*Türkiye’nin en büyük elektronik ticaret ve ilan platformu olan sahibinden 2000 yılında hayata geçti. Ayda 45 milyonun üzerinde kullanıcısı bulunan bu yenilikçi şirkette 600’ün üzerinde kişi çalışıyor. Bugüne kadar kendi büyümeyi tercih eden ve yatırım almayan grubun değeri, dünyadaki emsalleriyle kıyaslandığında birkaç milyar dolar seviyesindedir.

*2011 yılında Türkiye’yi heyecanlandıran satışlardan birisi, 2001 yılında kurulan e-ticaret sitesi Gittigidiyor’un global e-ticaret devi eBay’a 217.5 milyon dolara satılmasıydı. Herkesin dikkati Gittigiyor’a ve ekibine odaklanmıştı.

*2011 yılında MIH Allegro B.V, Türkiye’nin ilk kişiselleştirilmiş e-ticaret sitesi ve aplikasyonu olan Markafoni’nin %71.2’sini 200 Milyon dolara satın aldı ve kısa süre içinde tamamına sahip olmuştu. 

*2001’de kurulan Yemeksepeti.com, bu çıtayı çok daha yukarı taşıdı. Alman Delivery Hero’ya 2015 yılında 589 Milyon dolar gibi oldukça iyi bir fiyata satıldı. Yemeksepeti’nin bu değerlere satılması özellikle gençleri heyecanlandırdı. Çok sayıda teknoloji startup’ı kurulmaya ve hayata geçmeye başladı.

*Türkiye’de resmi olarak ilk milyar dolarlık şirket satışı 2018’de Trendyol oldu. Çin’in en büyük e-ticaret devi Alibaba, Trendyol’un %75’ine 728 milyon dolar ödedi.

*2015 yılında hayata geçen, şehir merkezlerine kurduğu dağıtım ağıyla yüzlerce ürünü evlere 5-10 dakika içinde getirme iddiasında bulunan Getir, Silikon Vadisi’nin önde gelen ABD’li yatırımcılarından Michael Moritz’ten 25 milyon dolar Seri A yatırımı aldı. Getir, bu yatırım turunda toplam 38 milyon dolar topladı.

*2020 yılında, 100 kişilik Türk mobil oyun şirketi Peak Games’in 1.8 Milyar Dolara ABD’li oyun devi Zynga’ya satılması dünyada dikkatleri Türkiye’ye çevirdi.

Radisson Hotel İstanbul Sultanahmet pandemi sürecinde faaliyetlerine ara vermedi....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Radisson Hotel İstanbul Sultanahmet, yeni bir temizlik ve hijyen programıyla misafirlerini ağırlamaya devam ediyor
Radisson Hotel İstanbul Sultanahmet, pandemi sürecinde faaliyetlerine ara vermeyi değil, şartlarını uygun hale getirerek hiçbir faaliyetine ara vermeden misafirlerini ağırlamayı sürdürmüştür. Radisson Hotel Istanbul Sultanahmet, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı katkılarıyla ve Türkiye'deki tüm sektör paydaşlarıyla işbirliği içinde düzenlenen Güvenli Turizm Sertifikasını almaya hak kazanmıştır.

Radisson Hotel İstanbul Sultanahmet Genel Müdürü Fevzi Erdoğan, hotel içi tüm faaliyetlerin İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bildirgeler doğrultusunda yürütüldüğünü ve mevcut tüm koşulların Covid-19’a karşı alınan hijyen tedbirleri ile devam ettiğini belirterek, aldıkları önlemler hakkında şunları söyledi:

1-Otelimizde özel komiteler kurulmuş olup, gerekli eğitimler tüm personele düzenli olarak verilmektedir.
2-Otelimizde görevli doktorumuz bulunmaktadır ve otele giriş-çıkış yapan tüm personelin sağlık ve ateş durumu temassız ateş ölçer ile takip edilmektedir.
3-Otellerimizin tüm genel alan ve odaları Diversey ürünleri ile düzenli olarak dezenfekte edilmektedir. Buna ek olarak, oda ve koridorlar ozon makinası ile temizlenmektedir. Genel alan temizliği yarım saatte bir; kapı kolları, tuvaletler gibi sıklıkla kullanılan alanların temizliği her 15 dakikada bir yapılmaktadır.
4-Otelde kullanılan tüm tekstil ürünleri, kendi çamaşırhanemizde 60 derece sıcaklıkta yıkanmaktadır.
5-Otelimiz mutfaklarında, ISO22000 standartlarının tüm gereklilikleri yerine getirilmektedir. Kadromuzda sürekli olarak bulunan gıda mühendisimiz de ürünler üretime girmeden önce ozon ile temizliğini titizlikle takip etmekte bu şekilde tüm mutfakların kontrolünü sağlamaktadır.
6-Otelimizdeki şebeke suyu dağılımı (mutfak, odalar ve genel alanlar) ultraviyole ışık kullanılarak düzenli olarak temizlenmektedir.
7-Havalandırma sistemimizde düzenli olarak anti-bakteriyel tabletler kullanılarak filtrelerin temizliği ve temiz hava sirkülasyonu sağlanmaktadır.
8-Restoranlarımız ve açık büfe kahvaltı salonumuzda servis için kullanılan ekipmanlarının ve masaların dezenfektasyonu da kısa aralıklarla titizlikle yapılmaktadır.

Radisson Hotel Group, yakında marka taahhüdünün kapsamını genişleterek 20 Adımlı Protokol ile, Toplantı ve Etkinlikler için 10 Adımlı Protokolü devreye alacaktır. Değerlendirilmekte olan bazı ilkeler şunlardır:

1-Oteldeki tüm alanların, özellikle çok temas edilen yüzeylerin temizlik ve dezenfeksiyon sıklığını artırma,
2-Otelin girişinde ve ortak alanlarda alkol bazlı el dezenfektanı üniteleri ve eldiven bulundurma,
3-Tüm oda anahtarlarını dezenfekte etme ve check-in sırasında güvenli bir şekilde sunma,
4-Teması minimuma indirmek için müşterilere hızlı check-out seçeneği sunma,
5-Temassız ödeme seçenekleri sunma ve bunları teşvik etme,
6-Her odada uygulanan temizlik ve dezenfeksiyon prosedürlerini gösteren kapı askıları,
7-Ekip üyelerine kapsamlı hijyen ve koruma eğitimleri verme,
8-Çalışanlara maske ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipman sağlama,


RADİSSON HOTEL GROUP HAKKINDA:
“Her An Değerli” felsefesiyle hizmet sunan Radisson Hotel Group, dünya çapında yedi farklı otel markası ve 120 ülkede 1.400'den fazla faal ve yapım aşamasındaki oteliyle, dünyanın en büyük otel gruplarından biridir. Radisson Hotel Group portföyünde, Radisson Hotels ticari markası altında faaliyette bulunan Radisson Collection, Radisson Blu, Radisson, Radisson RED, Park Plaza, Park Inn by Radisson ve Country Inn & Suites by Radisson yer almaktadır. Küresel ödül programımız Radisson Rewards ile konuklarımıza unutulmaz anlar yaşatacak, eşsiz ve kişiye özel imkanlar sağlamaktayız. Radisson Rewards, konuklarımız, etkinlik planlayıcılarımız, seyahat acentelerimiz ve iş ortaklarımıza özel bağlılık avantajları sunar. Yaptığımız her şeyin merkezine konuklarımızı ve ihtiyaçlarını aldığımız Radisson Meetings, her toplantı veya etkinliği takvimdeki bir tarihten çok fazlası olarak değerlendirir. Kişisel, profesyonel ve unutulmaz olmak üzere üç hizmet taahhüdü etrafında tasarlanan ve özel servislerle sunulan Radisson Meetings, ‘Yes I Can!’ felsefesi ve benzersiz %100 Karbon Nötr yaklaşımıyla konuklarımız için başarılı ve benzersiz deneyimler yaratır. Dünya çapında 100 binden fazla ekip üyesi Radisson Hotel Group ve Radisson Hotel Group sistemlerinde çalışma lisansına sahip otellerde görev yapmaktadır.

SGS HAKKINDA:
Dünyanın lider gözetim, denetim, test ve belgelendirme kuruluşu SGS, kalite ve doğruluk konusunda küresel bir referans olarak tanınmaktadır. SGS, 94.000'den fazla çalışanı, dünya geneline yayılmış olan 2.600'den fazla ofis ve laboratuvar ağıyla müşterilerine hizmet vermektedir.

1 Temmuz’da 200 bin işletme, e-Fatura’ya geçiyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



1 Temmuzda, cirosu 5 milyon TL’yi aşanlar e-Fatura’ya, 25 milyon TL’yi aşanlar e-İrsaliye’ye geçiyor

Elektronik belge kullanımı kapsamında, tüm işletmeler ve şahıs firmaları kademeli olarak e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter, e-İrsaliye, e-Serbest Meslek Makbuzu, e-Müstahsil Makbuzu gibi kağıt ortamda tuttuğu ve ibraz ettiği belgeleri, “dijital ortama” taşımaya devam ediyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından, 19 Ekim 2019 tarihinde, elektronik belgeleri düzenleyen 509 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ocak 2020 itibariyle cirosu 5 milyon TL ve üzerinde olan işletmeler için e-Fatura’ya geçiş zorunluluğu geldi ve bu işletmelere 1 Temmuz tarihine kadar tanınan sürede geri sayım başladı.  e-İrsaliye’de ise, 25 milyon TL’nin üzerinde cirosu olan işletmeler için, e-İrsaliye zorunlu hale geldi ve onların da geçiş süresi 1 Temmuz olarak açıklandı. Ülkemiz genelinde yaklaşık 270 bin civarındaki işletme, 1 Temmuz 2020 itibariyle, e-Belge (e-Fatura, e-Arşiv, e-İrsaliye, e-Defter) uygulamasına geçmiş olacaktır.

170 bin serbest meslek mensubu, Haziran itibariyle e-SMM’ye geçmiş olacak

Avukat, doktor, mühendis, gümrük müşaviri, mali müşavirler gibi serbest meslek mensupları, Haziran 2020 itibariyle kağıt makbuz yerine, e-SMM (e-Serbest Meslek Makbuzu) düzenlemeye başladı. e-SMM, yeni bir belge türü olmayıp, kağıt ortamdaki serbest meslek makbuzu ile aynı hukuki geçerliliğe sahip ve Haziran itibariyle yaklaşık 170 bin serbest meslek mensubu e-SMM’ye geçmiş olacak. Burada, serbest meslek makbuzlarının, elektronik ortamda düzenlenerek, elektronik ortamda iletilmesi ve yine elektronik ortamda saklanması gerçekleşiyor. Böylece diğer tüm e-Belge uygulamalarında olduğu gibi, hız, tasarruf, arşivleme yükünün azalması ve doğaya katkı sağlanmış oluyor.

Türkiye, e-Fatura’da “dünyada örnek” bir başarıya imza atıyor

Türkiye’nin, e-Belge uygulamalarına geçişte önemli başarılara imza attığını kaydeden Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, şunları söyledi:
“Türkiye olarak, e-Belge uygulamalarına, Avrupa’dan çok daha sonra girdik. Bu yılın sonu itibariyle, dünyada örnek ülke olarak gösterileceğimiz bir başarıya imza atmış olacağız. Ülke olarak, e-Belge uygulamalarına çok hızlı adapte olduk. Çok iyi sonuçlar çıkardık. Çok yol kat ettik. Özel entegratörler ve mükellefler olarak, işi başarmış durumdayız” dedi.

2020 yılı Kobi’lerin dijital dönüşüm yılı olacak

Global iş dünyasının dijital dönüşümüne, yenilikçi yaklaşımlar ve akılcı iş modelleri ile rehberlik eden lider teknoloji şirketi Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ, e-Belge uygulamalarında (e-Fatura, e-Arşiv, e-SMM, e-İrsaliye, e-Defter, e-Bilet vd) pazarında lider özel entegratördür. Bilindiği üzere son aylarda dünya koronavirüs salgınıyla darbe alırken, Türkiye ekonomi ve sağlık alanları başta olmak üzere, başarıya imza atıyor. Cirosu 5 milyon TL ve üzerinde olan işletmeler için e-Fatura’ya geçiş zorunluluğunun gelmesiyle, Kobi’lerde de dijitalleşmenin adımları atıldı ve Kobi’ler açısından bu yılın ciddi bir dönüşüm yılı olacağı ifade ediliyor.

Mükelleflerin, e-Belge (e-Fatura, e-Arşiv, e-Defter, e-İrsaliye vb) uygulamalarının konforuna alıştığının altını çizen Uyumsoft AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, konuşmasına şöyle devam etti:
“e-Fatura’ya uygulamasına geçmek, ilk günlerde, daha çok kağıt tasarrufu olarak ifade ediliyordu. Ancak bugüne geldiğimizde, mükellef firmalara, “-eski düzene döneceksiniz, kağıtlar da bedava” denilse, hiç kimse geçmeyi istemez. Çünkü tüm işletmeler, bu işin, konforuna alışmıştır. e-Belge süreçlerinin ne kadar önemli olduğu, işletmelere nasıl bir verimlilik getirdiği ve nasıl bir kolaylık sağladığı da anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, e-Faturanızı kestiğiniz anda, karşı tarafa gidiyor. Böylece, “borçlarınız, hesaplarınız, stoklarınız, malınız yolda kayboldu mu-kaybolmadı mı, muhasebe kayıtlarım tuttu mu-tutmadı mı” gibi çeşitli gündemler de otomatik olarak çözülmüş oluyor. Mükellefler arasındaki karşılıklı etkileşim sayesinde, nakit akışı regüle ediliyor, performans ve verimlilik artıyor. Bunun yanında, ağaçların ve ormanların korunmasına büyük katkı sağlanıyor. Bir de, sektörlerdeki tüm işletmeler kayıtlı hale gelince, gayriresmi uygulamalar olmayacağından, işletmeler eşit rekabet koşulları altında pazarda faaliyet gösteriyorlar” diye konuştu.

**Kobi’lerin dijitale ilk adımı, e-Belge kullanımı ile kazandıkları avantajlar nelerdir?
1-Kobi’ler, e-Fatura, e-Arşiv, e-Defter gibi e-Belge uygulamalarının kullanımı ile, gelir-gider takibi ve gelen-giden fatura trafiğini kolaylıkla yönetebilir.
2-e-Belge uygulamalarına geçiş yapan Kobi’ler, hem zamandan, hem de kağıt, kargo ,arşiv, saklama gibi maliyetlerden tasarruf ederek, işlerini aksatmadan ticaretlerini sürdürebilirler.
3-e-Uyum mobil uygulaması ile mobil’den fatura oluşturma, gönderme ve arşivleme işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebilirler.
4-Elektronik fatura işlemlere, zaman ve mekan bağımsız bir şekilde erişebilirler.
5-Operasyonel verimliliklerini arttırarak, rekabette bir adım önde olabilirler.
6-Tüm gelen, giden, arşivlenen veya iptal edilen faturalarını tek ekranda görüntüleyerek tüm fatura süreçlerini hatasız takip edebilirler.

HANGİ MÜKELLEF GRUPLARININ ZORUNLULUĞU BULUNUYOR?
GİB’in tebliği kapsamında, e-Belge sürecine dâhil olan mükellef grupları, geçiş şartları ve tarihlere aşağıda yer alan tabloda yer verilmiştir.
UYGULAMA KAPSAMA GİREN MÜKELLEF GRUPLARI ZORUNLULUK TARİHİ
e-Fatura 2018 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 5 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler 01.07.2020
e-Fatura EPDK Lisanslı Şirketler(Bayiler Dâhil) – ÖTV I 01.07.2020
e-Fatura Motorlu Taşıtlar (İmal, İthal, Bayiler) – ÖTV III 01.07.2020
e-Fatura İnternet Aracılığı İle satış kiralama işlerine internet siteleri yoluyla aracılık edenler 01.01.2020
e-Fatura İnternet reklamları yayınlayan İnternet reklam hizmet aracıları 01.01.2020
e-Fatura Komisyoncu veya Tüccar Olarak Sebze - Meyve Ticareti Yapanlar 01.01.2020
e-Fatura Bavul Ticareti Yapan Firmalar 01.07.2020
e-Fatura Kamu Kurum ve Kuruluşları (Özel Grup) Bilinmiyor
e-Fatura GİB’in Belirleyeceği Özel Gruplar Bilinmiyor

e-Arşiv Fatura e-Fatura Uygulamasına Dahil Olanlar 01.01.2020
e-Arşiv Fatura İnternet Aracılığı İle satış kiralama işlerine internet siteleri yoluyla aracılık edenler 01.01.2020
e-Arşiv Fatura Motorlu Taşıtlar (İmal, İthal, Bayiler) – ÖTV III 01.01.2020
“Özel Uygulama : e-Arşiv uygulamasına dahil olmayan mükelleflerin düzenleyecekleri faturaların vergiler dahil toplam 30.000 tl aşaması durumunda ( vergi mükellefielrine düzenlenenlerde vergiler dahil 5.000 tl )e arşiv fatura olarak düzenlemeleri zorunludur.”

e-Defter e-Fatura Uygulamasına Dahil Olanlar Yılbaşında Geçenler 01.01.2020
Yıl içinde Geçenler 01.01.2021
e-Defter Bağımsız Denetime Tabi olan Şirketler 01.01.2020
e-Defter Kamu Kurum ve Kuruluşları İsteğe Bağlı

e-İrsaliye Akaryakıt istasyonları dahil olmak üzere EPDK Lisanslı Şirketler (bayiler dahil) - ÖTV I 01.07.2020
e-İrsaliye Motorlu Taşıtlar (imal, ithal, bayiler) - ÖTV III 01.07.2020
e-İrsaliye Maden işletme ruhsat sahipleri ve bu kişilerle yaptığı sözleşme ile maden üretenler 01.07.2020
e-İrsaliye Şeker İmalatçıları 01.07.2020
e-İrsaliye Demir ve Çelik Üreticileri / GTİP72 / GTİP73 01.07.2020
e-İrsaliye Gübre Takip Sistemine Kayıtlı Kullanıcılar 01.07.2020
e-İrsaliye 25 Milyon TL ve Üzeri kazanç elde eden e fatura mükellefleri 01.07.2020
e-İrsaliye Komisyoncu veya Tüccar Olarak Sebze - Meyve Ticareti Yapanlar 01.07.2020
e-İrsaliye GİB'in belirleyeceği Özel Gruplar Bilinmiyor
“Özel Uygulama : 01.01.2020 sonrası yukarıda belirtilen gruplara e-İrsaliye açısından tabi olacaklar 4 ay sonra geçiş yapar.

e-Serbest Meslek Makbuzu 01.02.2020 itibariyle faaliyetine devam edenler 01.06.2020
e-Serbest Meslek Makbuzu 01.02.2020’den sonra faaliyetine başlayacak olanlar Faaliyete başladıkları ayı izleyen 3. ay sonu

e-Müstahsil Makbuzu e-Fatura Uygulamasına Dahil Olup müstahsil makbuzu düzenleyenler 01.07.2020
e-Müstahsil Makbuzu Komisyoncu veya Tüccar Olarak Sebze - Meyve Ticareti Yapanlar 01.01.2020

e-Gider Pusulası Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, isteğe bağlı
e-Gider Pusulası Kazancı basit usulde tespit edilenler isteğe bağlı
e-Gider Pusulası Defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı isteğe bağlı
e-Gider Pusulası Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler isteğe bağlı

e-Bilet Kara-Deniz taşımacılığında D1 Yetki Belgesi Olanlar 01.01.2021
e-Bilet Yerli ve Yabancı Film Gösteriminde Bulunanlar 01.07.2020
Özel Uygulama: Ayrıca Yerli ve Yabancı Film Gösteriminde Bulunanların düzenlefdikleri e bilet e bilet raporu e biler rapor özetlerini saklamaları zorunludur.

e-Sigıorta Komisyon Belgesi Tüm Sigorta Şirketleri İsteğe Bağlı

e-Sigorta Poliçesi Tüm Sigorta Şirketleri İsteğe Bağlı

e-Döviz Alım Satım Belgesi Döviz Alım Satım Faaliyetine Yetkili Müesseseler İsteğe Bağlı

e-Dekont Bankalar İsteğe Bağlı