17 Ekim 2022 Pazartesi

SOSYAL GASTRONOMİNİN ULUSLARARASI ÖNCÜLERİ ŞİŞLİ’DEYDİ!

 


SOSYAL GASTRONOMİNİN ULUSLARARASI ÖNCÜLERİ ŞİŞLİ’DEYDİ!


16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde sosyal gastronominin uluslararası öncüleri Şişli Belediyesi Aşevi’nde yemek pişirerek ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Şefler, bu yemekte iptal edilen İstanbul Lezzet Festivali’nden kalan malzemeleri, kendi ülkelerinden getirdikleri yerel lezzetleri ve yine festivale katılacak Türk şeflerin Gaziantep, Van ve İstanbul’dan gelen ürünlerini kullanarak yaptı.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Bartın Amasra Müessesesi’nde gerçekleşen ve 41 kişinin hayatını kaybettiği patlamadan dolayı, Uluslararası İstanbul Lezzet Festivali iptal edildi. Şişli Belediyesi ev sahipliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İBB Turizm Platformu iş birliğiyle düzenlenecek festival kapsamında, sosyal gastronominin dünyadaki öncü isimleri de Türkiye’deydi. Şefler, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde sosyal gastronominin birleştiriciliğinden güç alarak kendi ülkelerinden gelen yerel lezzetler ve festivale katılacak Türk şeflerin Gaziantep, Van ve İstanbul ürünleriyle yemek pişirdi.

Festivalden kalan malzemeler yemeğe dönüştürüldü

Sıfır atık felsefesiyle tasarlanan festivale katılan üretici, kadın kooperatifleri ve markaların kullanamadığı malzemeler, Şişli Belediyesi Aşevi’nde ihtiyaç sahipleri için yemeğe dönüştürüldü.

5 kıtada, 70’tan fazla ülkede 200’den fazla kâr amacı gütmeyen kuruluş, şef, aktivist ve girişimcisiyle küresel bir ağ olan Social Gastronomy Movement (Sosyal Gastronomi Hareketi Vakfı) CEO’su Nicola Gryczka, Başkan Patrick Honauer, Ruanda’dan Clare Effiong, Lübnanlı Şef Maya Terro ve kısa süre önce açıklanan 50 Best Latin Amerika’da “Icon Awards” ödülünü kazanan Brezilyalı Şef Rafael Rincón gibi farklı ülkelerde sosyal gastronomi projeleri yürüten ünlü isimler Şişli Belediyesi Aşevi ve yapılan projelerle ilgili de bilgi aldı.


EDİTÖRE NOT:

Patrick Honauer /Social Gastronomy Movement Başkanı, Şef, Sosyal Girişimci ve Öğretim Görevlisi

Rejeneratif organik tarım, agro-ekoloji, gastronomide sürdürülebilirlik konularında tutkulu bir şef olan Patrick Honauer, gıda konusunda dünyada birçok ülkeyi ve uzmanı birbirine bağlayan Social Gastronomy Movement, Food Networks ve Gastro Futura’nın kurucuları arasında yer alıyor. Toplulukların insanları, paylaşmaya ve ortak hedefe ulaştırmada etkili olduğuna inanan Honauer, liderlik konusunda öğretim görevlisi unvanına da sahip.

Nicola Gryczka / Social Gastronomy Movement Kurucu Ortak ve CEO

Gıdanın gücünü sosyal değişim için bir araç olarak kullanan birbirine bağlı yerel topluluklardan oluşan küresel bir ağ olan Social Gastronomy Movement’ın (SGM) kurucu ortağı ve lideri olan Nicola Gryczka, eşitlikçi bir gelecek, kapsayıcı bir toplum ve sağlıklı bir gezegen yaratmak için çalışıyor. Gryczka, dünyanın dört bir yanındaki genç kadınlara ve sosyal girişimcilere aktif olarak koçluk yaparken, çeşitli sosyal organizasyonların yönetim kurulunda yer alıyor. Gryczka, IADB, FAO, WFP, WEF ve SxSW gibi tanınmış organizasyon ve etkinliklerde konuşmacı ve danışman olarak da yer alıyor.

Rafael Rincon Magro / Şili Sosyal Gastronomi Vakfı Başkanı, Social Gastronomy Movement Yönetim Kurulu Üyesi, Gastronomik Sosyal Girişimci, Öğretmen ve Yayıncı

Rafael Rincon Magro bir şef olarak Londra, Palma de Mallorca, Barselona ve Madrid’in önde gelen restoranlarında çalıştıktan sonra 2005'te Şili’ye döndü ve sosyal gastronomi konusunda çalışmalara başladı. Foodies Chile'yi ve küçük üreticiler için bir lojistik portal olan Logistica Gourmet'yi kurdu. 2011'de Latin Amerika yemek festivali Ñam'ı hayata geçirdi. 2019 yılında Şili Sosyal Gastronomi Vakfı'nı kurdu. 2022'de Ashoka Üyesi, Latin Amerika ülkeleri arasında seçilen En iyi 50 ikondan biri oldu. Kendi vakfıyla beraber Social Gastronomy Movement Yönetim Kurulu Üyesi olan Magro, Şili Aşçılık Okulu ve Şili Sommelier Okulunda profesör olarak görev yapıyor.

Maya Terro / FoodBlessed Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü

Maya Terro, Lübnan genelinde gıda güvenliği ile mücadele etmek ve gıda israfını azaltmak için gönüllülük ve sosyal sorumluluktan yararlanan, toplum temelli ve gönüllü odaklı, kâr amacı gütmeyen öncü bir kuruluş olan FoodBlessed'in Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörüdür. FoodBlessed, insanların gıda hakkını destekleyen, gıda israfı konusunda toplumu bilinçlendiren bir kültürel değişim yaratmayı amaçlıyor. Lübnan’da sosyal gastronomi konusunda çalışan Terro, birçok ödülün yanı sıra en son 2021’de JCI International'ın “Dünyanın En İyi Yirmi Genç Kişisi”, JCI Lübnan'ın Lübnan'ın “En İyi On Genç Kişisi” ve “Gastronominin Geleceğini Şekillendiren İnsanlar” ödülünü aldı. Terro, aynı zamanda BM Kadın Birimi'nin “Değişim Liderleri”nden biri seçildi.

Clare Maete Effiong / Esther's Aid for Needy & Abandoned Children, Inc.'in Kurucusu ve Uluslararası Direktörü

Clare Effiong, Birleşmiş Milletlere 16 yıllık diplomatik hizmetten sonra kariyerini ihtiyaç sahiplerine ve yoksullara hizmet etmek için değiştirerek Esther's Aid’i kurdu. Effiong, o günden bu yana Ruanda Mutfak Sanatları Okulu gibi birçok projeyi hayata geçirdi. İhtiyaç sahibi gençlerin ve kadınların yoksullukla mücadelesi ve kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir gelecek inşa etmeleri için imkanlar yaratmaya çalışıyor. Esther's Aid, son 15 yılda 10 binden fazla çocuk ve gencin beslenmesine, giydirilmesine, barınmasına ve eğitilmesine yardımcı oldu. Effiong, ABD Temsilciler Meclisi “Başarı Sertifikası”, New York “İnsani Yardım Ödülü”, New Rochelle Ticaret Odası, “Woman of Excellence” ve UN Women Metro/Westchester Chapter Ödülü’nün sahibidir.

GIDA VE TARIMIN GELECEĞİ BU ZİRVEDE!



HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


GIDA VE TARIMIN GELECEĞİ BU ZİRVEDE!

Gıda ve tarım sektörü Türkiye’nin en kapsamlı etkinliğine hazırlanıyor. 24 Ekim’de Crowne Plaza Florya da gerçekleştirilecek Güvenilir Ürün Zirvesi ve FeedtheFuture Ödül Töreni’nin detayları ve konuşmacıları belli oldu.

40’a yakın STK üyesi, 3500’e yakın bireysel üyesi, meslek odaları, ticaret odaları, üniversiteler, akademisyenler ve toplumsal duyarlılığı yüksek kurumlar tarafından desteklenen Güvenilir Ürün Platformu alanının en kapsamlı etkinliğine hazırlanıyor. Gıda güvenilirlik ve sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlamayı amaçlayan Güvenilir Ürün Zirvesi ‘nin detayları ve konuşmacıları belli oldu.

Açılışını T.C. Tarım ve Orman Bakanı Prof.Vahit Kirişçi’nin yapacağı Zirve’de paneller, workshoplar ve 8 ülkenin ticaret müşavirleri ile B2B görüşmeleri yapılacak. Yine zirve kapsamında düzenlenecek FeedtheFuture Ödül Töreni ile ürün güvenliği konusunda başarılı çalışmalarıyla tüketici sağlığına katkı sağlayan ürün ya da kuruluşlar 33 farklı kategoride ödüllendirilecek.

Programın Sürdürülebilir Ürünler için Beni Hafife Alma isimli ilk panelinde T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde yürütülen Beni Hafife Alma Projesi masaya yatırılacak. Moderatörlüğünü Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak’ın yapacağı panelde Migros A.Ş. İcra Başkanı Ömer Özgür Tort, Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ve Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurulu Başkanı Erkan Gürkan konuşmacı olarak yer alacak. Panel sonrasında ise Beni Hafife Alma Protokol imza töreni gerçekleştirilecek. Halen sürdürülmekte olan ve yerel ekonomiye destek amaçlayan Beni Hafife Alma Projesi’nin tüm Türkiye’ye yayılması adına Güvenillir Ürün Platformu ile güçlerini birleştirme kararı alan taraflar arasında protokol sözleşmesi imzalanacak. 


16 Ekim 2022 Pazar

QTerminals Antalya Limanı,  Mein Schiff 6’yı ağırladı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Lüks yolcu gemisi Mein Schiff 6 Antalya’ya geldi

QTerminals Antalya Limanı, 3219 yolcusuyla Girit Adası Heraklion (Kandiye) kentinden gelen lüks yolcu gemisi Mein Schiff 6’yı ağırladı.

Türkiye’nin önde gelen ticari yük ve kruvaziyer limanı QTerminals Antalya, Heraklion'dan gelen Malta  bayraklı lüks yolcu gemisi Mein Schiff 6'ya ev sahipliği yaptı. Limana demirleyen 295 metre uzunluğunda, 98 bin 811 gross tonluk dev geminin 2bin 301 yolcusu ve 918 mürettebatı bulunuyor.Gemiden inen yolcular Antalya’nın tarihi yerlerini gezerek alışveriş yaptı. Mein Schiff 6 gemisi en son 2018 yılında Antalya’ya gelmişti.

QTerminals Antalya Genel Müdürü Özgür Sert, “Bu yıl kruvaziyer turizmi açısından yoğun geçen bir yıl oldu. Rezervasyonlar doğrultusunda bugüne kadar 15 kruvaziyer gemisiyle gelen 10 bine yakın yolcuyu ağırladık. Yıl sonuna kadar rezervasyonlar doğrultusunda 38 kruvaziyer gemisiyle yaklaşık 35 bin yolcuya ulaşacağımızı öngörüyoruz. QTerminals Antalya, liman tesislerinin kapasitesi ve hizmet kalitesiyle Akdeniz’de iç ve dış turizm açısından önemli bir role sahip. Antalya'yı mevcut potansiyeliyle Doğu Akdeniz'de yeni bir dönüş merkezi haline getiriyoruz.” açıklamasını yaptı.

Toplam 370 metre uzunluğunda iki kruvaziyer iskelesine sahip olan  QTerminals Antalya Limanı'nda, bin 830 metrekare yolcu terminali ve kruvaziyer yolcularına hizmet veren 1000 metrekare bagaj alanı bulunuyor. 

Türkiye'nin gelişme potansiyeli en yüksek limanlarından biri olan QTerminals Antalya, İzmir-Mersin arasındaki yaklaşık 700 deniz mili kıyı şeridindeki en büyük organize liman. Yılda yaklaşık 200 bin yolcuya ev sahipliği yapan QTerminals Antalya’da; yolcu gemilerine kılavuzluk, römorkörcülük, palamar, barınma, güvenlik, temiz su temini ve atık toplama hizmetlerinin yanı sıra bagaj işlemleri de dahil olmak üzere tam terminal hizmetleri sunuluyor. 


Medeniyetler Şehri Hatay, Coğrafi İşaretli değerlerini Dünya’ya duyurmakta kararlı.


HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



COĞRAFİ İŞARETLER KENTLERİ UÇURACAK

Medeniyetler Şehri Hatay, Coğrafi İşaretli değerlerini Dünya’ya duyurmakta kararlı. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası önderliğinde düzenlenen Hatay Coğrafi İşaretler Zirvesi’nde bir araya gelen uzmanlar şehrin markalaşması yolunda coğrafi işaretlerin önemine dikkat çekti. 

Geleceğin sanayi, tarım, turizm çalışmalarına köprüler kurmak ve Hatay’ın coğrafi işaretli ürünlerini Dünya’ya duyurmak amacıyla düzenlenen Yerelden Dünyaya Açılan Kapı: Hatay Coğrafi İşaretler Zirvesi konunun en etkin isimlerini bir araya getirdi.

Spark, Hatay KAGİD, ve Güvenilir Ürün Platformu desteği ile Antakya Ticaret ve Sanayi Odası önderliğinde düzenlenen etkinlikte konuşan alanının uzman isimleri Hatay’ın coğrafi işaretli değerlerini Dünya’ya tanıtmak için ilk adımı attılar. 

Açılışta konuşan Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin 2008 yılında başladıkları coğrafi işaret serüveninde emin adımlarla ilerlediklerine dikkat çekti. İlk müracaatlarının da Antakya künefesi olduğunu hatırlatan Çinçin, "Süreç ilerledikçe de üzerimize düşen görevleri yapmaya çalıştık. Bu süreçte bekleyen coğrafi başvurularımız ise Hatay biber salçası, nar ekşisi, halhalı zeytini, zahter, barburi üzümü diye sıralanıyor. Çok şanlı, zengin bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyada yapacak çok işimiz var. ATSO olarak bizim tek başımıza enerjimiz yetmeyebilir, diğer kurumların da coğrafi işaret konusunda ciddi çalışmaları var." diye konuştu.

Krizlerden olumsuz olarak etkilenen başta gençler ve kadınlar olmak üzere farklı kesimlerin, girişimcilik ve istihdam olanaklarıyla buluşturulması ve bu yolla istikrara katkı sağlanması temel amacıyla faaliyette bulunan SPARK’ın  Program Müdürü Şafak Ceren ‘’ İçinden geçmekte olduğumuz sürecin zorluklarından en fazla etkilenen kesimlerden birisi de KOBİ’lerimiz. KOBİ’lerimizin bu süreci daha kolay atlatabilmeleri ve küresel piyasalardaki rekabet güçlerini sürdürebilmeleri için SPARK olarak çalışmalarımızı Dijitalleşme, Yeşil Dönüşüm ve Tarımsal İşletmeler alanlarında yoğunlaştırmaktayız. Bu yüksek katma değerli alanların sunduğu büyüme fırsatları, zamanında harekete geçebilecek tüm firmalar için geçerli. Yüksek katma değerli tarımsal ürün üretiminde kendini kanıtlamış olan Antakyalı KOBİ’lerin, Coğrafi İşaretler sertifikasyonu hakkında edindikleri bilgilerin olumlu katkısı olacağına inanıyoruz.’’

Yerel üretici ve kooperatiflerin de desteği ile üretilen coğrafi işaretli ürünlerin standardizasyonunun önemine dikkat çeken Hatay KAGİD Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Kıral‘’ülkemizin her yerinde bu ürünlerimiz aynı olmalı ve reçetesine uygun satışa sunulmalı.  13 farklı medeniyetin mirası olan sentez bir mutfağa sahibiz bu önemli değerlerimizi korumamız gerekiyor. 

Açılışta konuşan diğer bir isim ABİGEM Genel Müdürü Fırat Soydemir; ‘’Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası, Hatay Genç İş İnsanları Derneği, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün ortak iştirak şirketi olan Doğu Akdeniz Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) olarak sadece Hatay’da değil Türkiye genelinde KOBİlerin kendilerini geliştirmelerine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Proje hazırlama, uygulama konularında sahip olduğumuz tecrübeyle kurumlara ulusal ve uluslararası fonlardan yararlanmaları konusunda danışmanlık yapıyoruz. Birçok projede beraber çalıştığımız Hollanda merkezli STK “Spark” ile AB tarafından desteklenen bu toplantıyı organize etme konusunda da ön ayak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Toplantının şehrimize, üreticimize, geleceğimize katkı sağlamasını diliyoruz’’ 

Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde gerçekleşen Coğrafi İşaretli Değerleri ile Medeniyetler Şehri Hatay isimli panele Teofarm Kurucusu Elif Ovalı, Pales Süt Ürünleri Kurucusu Lale Çavuşoğlu Kuseyrioğlu ve Gastronomi Yazarı Süheyl Budak konuşmacı olarak katılarak bilgilerini aktardı.

Coğrafi işaretlerin gastronomi sektörü özelinde ele alındığı Coğrafi işaretler Dünya menülerine nasıl girer? isimli panel Gastronomi Yazarı Talip Bayram moderasyonunda gerçekleştirildi. Alanının en etkili isimlerinden KEBO A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Kıral, Sultan Sofrası Kurucusu Metin Tansal ve Masterchef Tuna Aktan’ın konuşmacı olduğu panelde Dünya menülerindeki reçetelere coğrafi işaretli ürünlerin dahil edilmesi için tanıtım çalışmalarının arttırılması gerektiğine dikkat çekildi.

Etkinliğin son panelinin moderasyonunu Dünya Gazetesi’nden Selçuk Altun yaptı. Gastronomi ve Gezi Yazarı Berrak Berro, Neşeli Mutfak Kurucusu Dilek Tecirli,  Meriç Çiftliği Kurucusu Serra Nalçabasmaz ve Altınözü Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Ayvazoğlu’nun konuşmacı olduğu panelde yerel ürünlerin üretiminde kadın emeğinin arttırılması için çözüm önerileri konuşuldu.

15 Ekim 2022 Cumartesi

DEMET EVGAR LAY’S İLE PATATES HASADINI ŞEHRE TAŞIDI…


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



DEMET EVGAR LAY’S İLE PATATES HASADINI ŞEHRE TAŞIDI…

Demet Evgar marka yüzü olduğu Lay’s ile birlikte temsili patates hasadı gerçekleştirdi. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler gününe özel olarak PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle gerçekleştirilen Lay’s Yenileyici Tarım projesi için yapılan temsili hasat etkinliğinde Demet Evgar, PepsiCo’nun sürdürülebilir ve yenileyici tarım uygulamalarını basın ile paylaşırken aynı zamanda tarımın hayatlarındaki büyük önemini vurguladı.  Kendisi de bir çiftçi kızı olan Demet Evgar basın toplantısı sırasında eğlenceli ve unutulmaz fotoğraf kareleri de verdi.

Demet Evgar konuyla ilgili olarak “Lay’s benim en sevdiğim atıştırmalıkların başında geliyor. Ama bu lezzetin marka yüzü olduktan sonra bu atıştırmalığın bir Lay’s paketi içinde elimize gelene kadar geçtikleri süreçleri daha da yakından tanıma fırsatı buldum. Lay’s’in bu topraklara, doğaya ve çiftçilerimize sağladığı katma değerin çok önemli olduğunu gördüm. Lay’s Yenileyici Tarım projesi Türkiye’de yenileyici tarım uygulamalarını çiftçiler arasında yaygınlaştırmayı hedefliyor.



Lay’s’in eşsiz lezzetinin sırrı yerel üretimde ve markamız bunu destekleyecek tüm faaliyetleri yerine getiriyor. Sadece çiftçiye alım garantisi vermekten bahsetmiyorum; tohumundan sulamasına kadar en ince detaylarda bile Lay’s çiftçilerimizin yanında duruyor. Bunu anlamlı ve değerli buluyorum. Çevreyi korumak, sürdürülebilir olmak hem bizim topraklarımız hem de dünya için hayati öneme sahip. 

Lay’s ile bugün sizlerle Dünya Kadın Çiftçiler Günü için bir araya geldik. Kadınların emeklerinin her alanda olduğu gibi tarımda da çok önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Unutmamak gerekir ki tarım bir aile işidir. Bir çiftçi kızı olarak bunu çok iyi biliyorum…

Tarımda daha az kaynak tüketerek daha fazla verim almak mümkün ve dünyanın buna ihtiyacı var. Tarımda yeni metotlar, inovasyon ve teknoloji bunu mümkün kılıyor. Lay’s ülkemizde tarımın sürdürülebilirliğine ciddi bir katkı yapıyor. PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle hayata geçirilen Lay’s Yenileyici Tarım projesi bu projelerden biri… Projeyle birlikte hem tarım yapmanın hem de toprağımızı korumanın mümkün olduğunu görebiliyoruz. Bu markayla birlikte çalıştığım ve sadece ülkemiz için değil, gezegenimiz için önemli bir işlevi yerine getiren PepsiCo ailesinin bir parçası olduğum için çok mutluyum.

Proje içerisinde hibe desteği alan ve eğitimlere katılan kadın çiftçilerimiz var. Hepsine buradan sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Çok zor bir iş yapıyorlar. Emek yoğun bir organizasyonun içerisindeler. Toprak ana kendi gibi anaların uğraşlarını yanıtsız bırakmıyor. İyi ki varlar. Kendi annem de dahil olmak üzere tüm kadın çiftçilerimizin gününü kutluyorum.“dedi.

Türkiye’nin dört bir yanındaki patateslerle, özenle üretilen Lay’s, tarımsal sürdürülebilirlik konusunda önemli adımlar atmaya devam ediyor. PepsiCo Türkiye çatısı altında yürütülen tarımsal faaliyetlerle Lay’s, yerel üretimi desteklerken; çiftçilere, tedarikçilere ve Türkiye ekonomisine de katkı sağlıyor. Hayata geçirilen tarımsal uygulamalarla, çiftçilere pek çok alanda verimlilik artışı sağlanıyor. 

PepsiCo’nun benimsediği Pozitif tarım stratejisi kapsamında dünyada 2030 yılına kadar, 28,3 milyon dönüm arazide yenileyici tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Basın toplantısında konuşan PepsiCo Yiyecek Kategorisi Kıdemli Pazarlama Direktörü Seren Çankırı : ‘’ Lay’s Yenileyici Tarım Projesi’ni ülkemizde toprak altı ve üstü canlılık ve bereketin güçlenmesi, doğal sistemlerin direncinin yükselmesi ve biyolojik çeşitliliğin artması için çalışan Anadolu Meraları ile iş birliği içinde Konya’da gerçekleştirdik. Çeşitli yenileyici tarım uygulamalarının gerçekleştirildiği arazimizde ilk hasat ile birlikte oldukça verimli sonuçlar elde ettik. Çiftçilerimize gerekli eğitimler vererek aynı zamanda tarımın daha bilinçli ve modern yöntemlerle yapılmasına, çiftçilerin dayanıklılığı ve refahının artmasına da katkı sağlıyoruz. Yapılan tüm bu çalışmalar sayesinde uygulama arazisinde yapılan bitki besleme ve koruma yöntemlerinde kullanılan girdiler, konvansiyonel üretime oranla; patateste yaklaşık yüze 70, mısır, ayçiçeği ve şeker pancarında ise yaklaşık yüzde 20 oranında azaltıldı.  Bu sonuçlara çiftçilerimizin şahit olmaları çok önemli. Bu kapsamda uygulama arazimizde yaklaşık bin çiftçiyi desteklemek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğitim faaliyetlerimizde 200 çiftçinin, hibe destekleriyle 75 çiftçinin yanında olarak onları destekliyoruz.’’ diye konuştu. 


13 Ekim 2022 Perşembe

Saklı Cennet; UMMAN

 


HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



Saklı Cennet; UMMAN

Avrupa, Türklere vize konusunda sorun çıkarmaya başlayınca, Türk tur operatörleri vizesiz destinasyon aramaya başladılar. Yurtdışına paket turlar düzenleyen öncü şirketlerden TravelZone, işte bu yeni destinasyona tanıtım gezisi düzenleyerek Türk tüketicisini ve acentaları bilgilendirmeye başladı.

UMMAN güvenilir bir ülke. Tarihi ve doğa güzelliklerinin yanı sıra çocuklu aileler ve özellikle Salâlah bölgesi deniz tatili için ideal bir destinasyon. Ülke, SALAM Air ve THY ile 4,5 saat uçuş mesafesinde. Her daim ılıman iklimi var. Cami ve alışveriş merkezleri dışında kadınlar için giyim kuşam herhangi bir kısıtlama yok. Yollar muhteşem. Korna sesi yok. Ülkede nüfus 5 milyon. Bunun 2 milyona yakını başkent Muscat’ta oturuyor. Bizim GSM şirketleri ile bir anlaşmaları yok. Bu nedenle 5.250 OMR karşılığında 6 Gb ve 50 dakika yurtdışı konuşma dahil ( bugün için 250 TL ) 10 gün geçerli olan Umman hattı alabilirsiniz .



PLASTİK ÇEKİÇLERİN SIRRI NEDİR?

Dil Arapça elbet ama hemen herkes İngilizce konuşuyor. Ülke zengin. Petrol, balıkçılık ve turizm başlıca gelirleri. Ağır işler hep Pakistan, Hindistan, Malezyalı işçilerde. Şeriat kanunları geçerli. Ülkede hırsızlık, kap kaç vs görülmüyor. Karınları tok, sırtları pek. Belki de bu nedenle diğer Arap ülkelerinde görmeye alışık olduğumuz kaos, asabiyet, bağırış, kavga edercesine yüksek sesle konuşma, tartışmalar yok. Sakin ve huzurlu gözüküyorlar. Ne demiş atalarımız; “Para var huzur var” Ancak başta Mısır olmak üzere çoğu benzer ülkelerde görebileceğiniz gibi; erkeklerin çoğunun alnının ortası yuvarlak bir şekilde kararmış. Neden? diye kendilerine sorarsanız “Secde etmekten” diyorlar. Ama çarşılarına giderseniz çeşitli boyutlarda “plastik çekiç” görebilirsiniz. Esnafa sorun “bu ne işe yarar?” diye, çekici eline alıp, alnına vuracaktır.

Ülke, 1400’lerin sonunda Portekiz işgaline uğramış. O döneme ait gözetleme kuleleri ve kaleler halen göz dolduruyor. 1581-88 yılları arasında ülke Osmanlı’nın kontrolüne geçmiş, 1624'te imam seçilen ve kabile çatışmalarına son veren Nasr ileri bölgeden çıkarması Umman İmparatorluğunu kurmuş.

Umman bugün Uniter Parlamenter Monarşi ile yönetiliyor. 1970’de babasını devirerek ülkenin başına geçen Sultan Kabus (Qaboos) bin Zeyd, hem sultanlık hem de başbakanlık görevini 2020’ye kadar yürütmüş. İngiltere’de okumuş, hiç evlenmemiş. Çocuğu yok. Ülkeyi modernleştirmiş, kadınlara eşit haklar sağlamış, giyim kuşamlarına karışmamış, Opera kurmuş bu ülkede. Andrea Bocelli, Pavarotti, Placido Domingo’yu getirtmiş. Bilim ve sanata çok önem vermiş. Ölünce 11 Ocak 2020'de kuzeni Heysem bin Tarık yerine geçmiş.

GECE KLÜPLERİNİN RACONU…

Gece kulüplerinde eğlence sabah 3’e kadar devam ediyor. Usul ya da amiyane tabirle racon şöyle; Dansözler göbeklerine ince halatlar dolayarak boğum yapıyorlar. Bir dansözün ne kadar çok boğumu varsa o kadar makbul. Bir sahne sanatçısına sevginizi ve takdirinizi nasıl belirtebiliyorsunuz? Boncukla. Ortada dolaşan bir boncukçu var. Sigara Puro tablası gibi bir şeyin içinde 5-6 çeşit renkli boncuk ve bir Taç var. Sevdiğiniz sanatçıya bu boncuklardan yolluyorsunuz. Renk ve şekillerine göre değerleri de değişiyor. En pahalısı Taç. 100 dolar civarında. Boncukçu, siz para verip boncuk aldıkça sahneye çıkıp sanatçının, dansözün boynuna takıyor, sanatçıya sizi gösterip sizi selamlamasını sağlıyor. Boncukların sayı ve kıymetine göre bu selamlama uzuyor hatta sanatçı yanınıza kadar gelip sizin için özel dans ediyor veya şarkı söylüyor. Sahneye en son assolist çıkıyor. Ancak ona boncuk ve taç kifayetsiz kalıyor. Assoliste özel paketler içinde kıymetli hediyeler alınıp bizzat hediye sahipleri tarafından sanatçının ayağının önünde saygıyla eğilerek bırakılıyor.

Cuma, Cumartesi günleri tatil. Prizler İngiliz, yani 3‘lü. Bizden 1 saat ilerdeler. Para birimi Rial. 1 Rial 2,5 Euro. Dışarıda Alkol içmek yasak ama tüm otellerde serbest. Ülkeye Alkol sokabiliyorsunuz. Erkekler Dishdasha yani entari gibi bir kıyafet giyiyorlar. Başlarında Fes’in işlemeli beyaz hali olan ‘Kuma’ başlığı var. Çoğu hançer taşıyor. Geleneksel bir kültür onlarda. Bayraklarında bile hançer var. Kadınlar Omaniya adlı çoğunlukla renkli olan bir kıyafet giyiyorlar. Peçe ve türban da çok yaygın. Bütün bu aksesuarlar, kıyafetler kişinin sosyal statüsüne göre değişiyor.

Yeme içme derseniz en ünlüsü, Qabuli ve Makbus pilavı üstü et. Bazen de deve eti. Shuwa: kuzu etiyle yapılan bir yemek, yanında iç pilavıyla birlikte servis edilmektedir.

Madrouba: Pirinçler; soğan, zerdeçal, karabiber ve tavukla birlikte kavruluyor, üstüne kızarmış soğan konularak yeniyor

Majboos: Tavuk eti veya kuzu eti eklenerek yapılan majboos, baharatlı bir pilavdan oluşmaktadır.

Lam Shwa: Tavuk budunun muhteşem bir sosla tatlandırılmasından oluşan bir lezzetli yemektir. Khbeesa: İçerisinde karnabahar ve kabak gibi sevilen sebzeler de yer alır

Baharatlı Umman Sütlü Çay: Kakule, zencefil, tarçın ve sütle yapılan bir çaydır.

Kahwa ( Kakule Kahvesi ): Arap usulü pişen kahveyle yorgunluk atabilirsiniz.

GÖRÜLECEK YERLER:

Royal Opera House Muscat, Al Alam Sarayı, Mutrah (Muscat) Corniche, Bait Al Zubair Museum, Qurum Beach, The National Museum of Oman, Muscat Kapalıçarşısı – Mutrah Souq, Al Jalali ve Al Mirani kaleleri: Portekizliler tarafından 16.yüzyılda yapılmış, Riyam seyir terası

Ve Sultan Kabuş – Qaboos camisi ; Dünyanın en büyük camilerinden birisi. Üçyüz bin ton hint kumaşı kullanılmış. 416 bin metrekare alana sahip camide aynı anda 20.000 kişi ibadet edebiliyor. Tabanını tek parça 21 ton ağırlığında 4200 metrekarelik İran halısı kaplıyor. Kapıları Türkiye’de yapılmış. Sultan, bu camiyi annesi için yaptırmış


Cem Polatoğlu - Tur Andiamo


Turizmcilerde Michelin sevinci Türk mutfağının uluslararası yolculuğu hızlandı.


HABER-TALİN ŞİRİNPINAR


Turizmcilerde Michelin sevinci

Türk mutfağının uluslararası yolculuğu hızlandı

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, İstanbul’da 53 restoranın Michelin rehberine girmesinin sadece gastronomide değil turizmin tüm alanlarında olumlu etkisi olacağını söyledi

İstanbul’un Türkiye’deki ilk ‘Michelin Guide Destinasyonu’ olarak seçilmesinin ardından 53 restoranın Michelin rehberine girmesi turizmciler tarafından memnuniyetle karşılandı. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, 53 restoranın Michelin rehberine girmesiyle, sadece gastronomide değil Türk turizminin her alanında olumlu yansımaların beklendiğini kaydetti. Eresin, turizmin özellikle pandemi sonrasında yeniden ivme kazandığına dikkat çekerek, İstanbul’un dünya turizm sahnesindeki yerini sağlamlaştırmasında gatronominin de en az kültür, sanat, spor, kongre-toplantı turizmi kadar katkısı olacağını ifade etti. 

Kapsamlı ve özverili bir çalışma yürütüldü

Eresin, şunları söyledi: “Michelin yıldızı gastronomi alanının Oscar ödülü gibi algılanıyor. Eşsiz mutfak kültürü ve altyapı çeşitliliğine karşın ülkemizin bu rehberde yer almaması bizim için üzüntü kaynağıydı. Nihayetinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen yoğun girişimler ve kapsamlı çalışmalar sonucunda, gastronomi alanında dünyanın en prestijli rehberi olarak kabul edilen Michelin Rehberi’ne ülkemizden ilk kez İstanbul'un girmesi sağlandı. Rehbere girmeye hak kazanan ilk restoranlar da açıklandı. Kısa süre içinde gerek İstanbul gerekse ülkemizin dört bir yanından çok daha fazla restoranın bu rehbere gireceğine inanıyoruz. İstanbul’daki restoranların seçimi, profesyonel müfettişleri tarafından neredeyse yüz yıldır uygulanan köklü ve evrensel Michelin Rehberi yöntemine göre yapıldı. İstanbul, Michelin Rehberi müfettişleri tarafından gastronomisi ön plana çıkarılan 38’inci uluslararası destinasyon oldu. Böylece Türkiye ve İstanbul'un dünya gastronomi haritası içinde hakettiği yeri bulmasına doğru çok önemli bir adım atılmış oldu. Bu gelişme şüphesiz, Türk mutfağına ilişkin dünyada önemli bir farkındalık yaratacaktır. Önümüzdeki dönemde daha fazla restoranın bu rehberde olmak için göstereceği çaba, gerek Türk mutfağının geliştirilmesine gerekse nitelikli şeflerin yetişmesine, netice olarak ülkemizin gastronomihizmet kalitesi ve turizm gelirine önemli katkıları olacaktır. Marifet iltifata tabidir denilir. Ülkemizin bu rehbere girmesi için ısrarlı ve kararlı çalışmaları nedeniyle başta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Timuçin Güler, TGA Başkanı Yalçın Lokmanhekim, TGA Genel Müdür Yardımcısı Elif Balcı Fisunoğlu ve tüm emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunarız.”