11 Mart 2026 Çarşamba

ANADOLU’NUN YAZIYLA TANIŞTIĞI YER: KÜLTEPE


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ANADOLU’NUN YAZIYLA TANIŞTIĞI YER: KÜLTEPE

Kayseri’nin 20 kilometre kuzeydoğusunda,Orta Anadolu platosunun en yüksek dağı Erciyes’in hemen eteğindeki ovada yer alan Kültepe, tarihteki pek çok “ilk”e imza atmış olması nedeniyle dünya arkeolojisinin önemli ören yerlerinden biridir. 

İskânı Erken Tunç Çağı’nda başlamış olan Kültepe, Anadolu’nun bilinen en eski krallığıdır. Hitit öncesi Anadolu’nun yerli halkı olan Hattiler tarafından kurulmuştur.Eski adı, çivi yazılı belgelere göre Kaniş veya Neşa’dır. Kültepe adı, “Kapadokya Belgeleri” olarak adlandırılançivi yazılı belgelerin ortaya çıktığı 1871 yılından beri bilinmektedir.  

Kültepe, tarihi ve doğal anayolların birleştiği bir noktada yer alması nedeniyle M.Ö 2. binde Kaniş Krallığı’nın merkezi ve Anadolu’daki Asur Ticaret Kolonileri sisteminin başkenti olmuş.M.Ö. III. binin sonlarında bağımsızlığını kazanan Asur Krallığı, hemen sonrasında, geleceğini sağlamak amacıyla ticarette reformlar yaparak Anadolu ile sistemli bir ticaret başlatmış. Böylelikle, M.Ö. II. Bin yılın ilk çeyreğinde, Anadolu ile Kuzey Mezopotamya arasında çok kuvvetli bir ticaret ağı kurulmuş. Bu ticaret sisteminin Anadolu’daki merkezi Kültepe-Kaniş olmuş. Buraya getirilen mallar, Anadolu’nun içlerine kadar dağıtılmaktaymış. Kent yalnızcadünyanın ilk organize ticaret merkezi değilmiş, aynı zamanda Anadolu’yu Kuzey Suriye’ye ve Mezopotamya’nın yüksek uygarlıklarına bağlayan büyük bir kültür merkezi haline gelmiş. 


Ticaret yolları üzerinde stratejik bir öneme sahip olan Kültepe, bu özelliğini yüzlerce yıl korumuş. Asurlular,ticaret kervanlarındaki mallarının indirilip dağıtıldığı yerlere, liman anlamına gelen "Karum" adını vermiş ve kurdukları bu sistemi ticaret kolonisi halinde geliştirerek çoğu yerli krallıkların merkezinde veya önemli şehirlerde karumlar oluşturmuşlar.  Bu karumların merkezi, Kültepe’deki karum olmuş ve diğer tüm karumları buradan yönetmiş. 

Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü1925 yılında keşfedilmiş. Bölgede günümüze kadar sürdürülen arkeolojik kazılardaAsurlu tüccarların hem konakladığı hem de pazar kurduğu yaklaşık 40 civarında yerleşim yeri kaydedilmiş. Fakat günümüze kadar onlardan sadece Kaniş (Kültepe) ve Hattuš (Boğazköy) karumlarının yerleri kesin olarak tespit edilebilmiş. 

Kültepe/Karum Höyüğü’nde ortaya çıkarılan 23 bin 500 çivi yazılı tablet, Anadolu’da bulunan ilk yazılı belgeleridir. Bu belgelerden, Anadolu insanının yazıyla ilk defa Kültepe’de tanıştığı anlaşılmaktadır. 

Kültepe-Kaniş tabletleri, diğer eski merkezlerde bulunan devlet arşivlerin aksine, oldukça büyük ve kapsamlı arşivlerdir ve Anadolu ve ön Asya tarihine ışık tutmaktadır.Asur çivi yazısı ile yazılmış olan Kültepe tabletleri, çoğu ekonomik içerikli olan ve dönemin siyasi ve hukuki ilişkilerini gösteren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinleridir. Tabletlerde Anadolu ile Asur arasında sürdürülen ticaret hakkında detaylı bilgilerin yanı sıra, borç alıp-verme, faiz, evlenme-boşanma, veraset, esir ticareti, mahkeme kararları ve yerli beylerle yapılan yazışmalar hakkında bilgiler verilmektedir.Bu tabletler ayrıca, 4 bin yıl önce Anadolu’da kadın haklarının olduğunu da yazılı olarak göstermektedir. 

Dönemin tarihi ve coğrafyasına ilişkin önemli bilgiler içermekte olan Kültepe tabletleri, 2015 yılında Unesco Dünya Belleği listesine kaydedilmiştir.  

Kültepe, Anadolu’nun en çok zarar görmüş höyüklerinden biridir. Arkeolojik kazı tekniklerini ve yöntemlerini bilmeyen araştırmacılar tarafından büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 1893 ve 1894 yılları arasında E. Chantre, 1906’da H. Winckler ve H. Grothe ve 1925’de B. Hrozny’nin tablet ve eski eser bulmak için kazmış olmaları, bu tahribatın en önemli nedenleridir. Bu bilimsel olmayan kazılara ilaveten, köylülerin toprak almak için Eski Tunç Çağı tabakalarına kadar kazmaları da Tepe’nin neredeyse 1/3’lük kısmını, üzerinde çalışmaya imkân vermeyecek hale getirmiştir.

1948 yılında Türk Tarih Kurumu adına Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Tahsin Özgüç başkanlığında başlayan bilimsel kazılargünümüzde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu tarafından yürütülmektedir.  

Kazılarda bulunan Asur, Geç Hitit, Helen, Roma, Pers ve Tabal dönemlerine ait eserler ve bulgular, başta Kayseri Arkeoloji Müzesi olmak üzere, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü, 2014 yılında UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne girerken, Kültepe tabletleri de 2015 yılında UNESCO Dünya Belleği Kütüğü'ne kaydedilmiştir.


Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder