13 Mart 2017 Pazartesi

Radisson Blu Hotel Kayseri’den, “En Güzel Yıllara” %10 İndirim Fırsatı..

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Radisson Blu Hotel Kayseri’den,
“En Güzel Yıllara” %10 İndirim Fırsatı

Kayseri’nin gözde mekanı
Radisson Blu Hotel Kayseri, 55 yaş üzeri misafirlerini de unutmadı.
Otel, en güzel yıllarını yaşayan 55 yaş ve üstü misafirlerine %10 indirim fırsatının yanında Sağlık Kulübü kullanımı, açık büfe kahvaltı ve yüksek hızlı Wi-Fi bağlantısını da ücretsiz olarak misafirlerine sunmaktadır. Ayrıca kampanyadan yararlanan misafirlere tüm ekstralarından da %20 indirim imkanı verilmektedir.
Kayseri’nin en yeni 5 yıldızlı olan Radisson Blu Hotel Kayseri,  mimarisi, konforlu ve normalden geniş odaları ve yüksek kaliteli hizmetiyle, Avrupa başkentlerinin yüksek standartlarını misafirlerine sunmaktadır.
Kayseri’nin en yüksek binası da olan otelin en üst katındaki Roof Restaurant ve Roof Lounge Erciyes’in nefes kesen manzarasının yanında Dünya, Türk ve Kayseri mutfaklarının muhteşem lezzetlerini de misafirlerine sunmaktadır. Özellikle et yemekleri ve yerel tadlarda iddialı olan Radisson Blu Hotel, Kayseri mutfağı, PatiSera bölümünde sunduğu tatlı ve pastalarda da aynı iddiayı sürdürüyor. İki bölümden oluşan PatiSera misafirlerine hem içerde hem de dışarıdaki tamamı camdan yapılmış Kış Bahçesi’nde  oturma seçeneklerini de sunmaktadır. Otelin ikinci kış bahçesi ise yaklaşık 200 çeşidin sunulduğu açık büfe kahvaltı salonunda bulunmakta olup,  misafirlerine keyifli anlar yaşatmaktadır.

Hem Erciyes’e hem de Kapadokya’ya yakınlığıyla, 55 yaş üstü misafirlere en güzel yıllarını daha keyifli yaşama fırsatı sunan Radisson Blu Hotel Kayseri’nin %10’luk indirim fırsatını kaçırmayın.

Rezervasyon ve daha fazla bilgi için
(+90) 352 315 50 00 no’lu telefonu arayabilir,
info.kayseri@radissonblu.com adresine mail atabilir
veya www.radissonblu.com/en/hotel-kayseri Web adresini ziyaret edebilirsiniz.

11 Mart 2017 Cumartesi

Lidya Grup, Epson ürünleri için Bursa’ya bayi atadı ,,,

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Lidya Grup,
Epson ürünleri için Bursa’ya bayi atadı

Baskı sektörünün lideri Lidya Grup, teknolojik üstünlükleri ve kapsama alanlarıyla dünya devleri arasında yer alan Xerox, Epson ve Efi markalarının Türkiye distribütörüdür. Türkiye genelinde 4 şirketi ve gruba bağlı 5 bölge müdürlüğüyle 23 ile direk satış ve hizmet sağlayan Lidya Grup, bugüne kadar Epson ürün grubunda ülke geneline 7 bayisiyle hizmet götürdü. Lidya Grup, Şubat ayının son haftası, Transteknik Bursa firmasıyla yaptığı anlaşmayla, 8.’ci bayisini Bursa’ya atadı. Epson geniş format baskı makinaları ürün grubu için atanan Bursa bayisi, Bursa ilinin yanı sıra, Eskişehir, Bilecik Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinden de sorumlu olacaktır. Bursa ve Eskişehir illerinde ofisleri olan Bursa bayisi, önümüzdeki günlerde Balıkesir’de de ofis açmayı planlıyor.



Yatırım yapmaya ve büyümeye devam ediyoruz

Daima bardağın dolu tarafından bakarak, yatırım yapmaya ve büyümeye devam ettiklerini anlatan Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şunları söyledi:
“Şartlar ne olursa olsun, daima büyümeye odaklanıyoruz ve her yıl büyüyerek yolumuza devam ediyoruz. Bölge müdürlüklerimize ve bayi ağımıza sürekli yatırım yapıyoruz. Nitekim geçtiğimiz yılı makine satışlarında %50 büyümeyle kapatmıştık. Rekor denebilecek olan bu başarıyı, bu yıl da göstermeyi hedefliyoruz. Bu yıl, dolar bazında  %25 büyüme planlıyoruz” dedi.
Lidya Grup’un çözüm sunan bir iş ortağı olduğunu belirterek sözlerine devam eden Bekir Öz, şunları kaydetti: “Lidya Grup olarak, müşterilerimize yeni iş fikirleri verirken, yatırımlarının da doğru yönlendirilmesine değer katıyoruz. Firma olarak, kesinlikle klasik bir distribütör değiliz, çözüm sunan bir iş ortağı olma gayreti içerisindeyiz. Müşterilerimizi, kendi finansman modellerimiz ile destekleyerek, yatırımların önünü açmayı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Kazanmak için satmanız lazımdır, oturarak başarı elde edilemez

“Kazanmak için satışlarınızı arttırmanız gerekir, oturarak ve bekleyerek başarı elde edilemez” diyerek sözlerine başlayan Lidya Grup Yönetim Kurulu Danışmanı Rıza Başoğlu, şunları belirtti:
“Para, güvenli limanlar arar ve güvendiği limanlara gider. Son dönemlerde yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen, ülkemizde çok nitelikli ve sağduyulu geniş bir kitle bulunuyor. Bu inanç ve çalışma istediği de, ülke ekonomimizde başarıya ulaşmamızın yolunu açıyor. Dünyada, rekabetin boyutları her geçen gün artmaktadır. Bu mücadeleden büyüyerek çıkabilmeniz için nitelikli kadrolara ve doğru öngörülere ihtiyacınız var. Bir yandan maliyetler artarken, diğer yandan rekabet nedeniyle fiyatlar düşüyorsa, dünü yakalamak için dünden daha fazla satmak gereklidir. 2017 yılı tüm zorluklarına ve belirsizliklerine rağmen, fırsatları barındırdığına da inanmaktayız ve stratejileri buna göre oluşturmaktayız. Verimli çalışmalı ve kalite normlarını geliştirmeliyiz.  Bunu başaran herkes, başarıya ulaşabilir” şeklinde konuştu.

9 Mart 2017 Perşembe

Haymana suyundan gelen mucizevi güzellik....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





HAYMANA'DA DÜNYANIN
EN ÖZGÜN VE DEĞERLİ SUYU

Haymana suyundan gelen mucizevi güzellik

Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut; "Haymana termal suları, cildi gençleştirici, yaşlılık geciktirici özelliğinin yanı sıra romatizma, kalp ve kan dolaşımı, nevralji, solunum yolu, kadın hastalıkları, sinirsel ve kas yorgunluğu hastalıklara iyi geliyor. Aynı zamanda içildiği takdirde mide, karaciğer, safra kesesi ve pankreas üzerinde olumlu etki yapıyor."

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle; "Haymana Termal Suları cildi besleyen, gençleştiren özelliği ile dünyanın en iyi ve birinci suyu."


Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut'a,  İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı tarafından hazırlanan uluslararası geçerliliği olan "Dünyanın en iyi Suyu Tescil" belgesi takdim edildi

Cilde faydalı özellikleriyle dünyadaki en iyi termal sularından Haymana termal suyun tanıtımı için Fenix İstanbul'da bir basın toplantısı düzenlendi. Sunuculuğunu Ayşenur Yazıcı'nın yaptığı toplantıda konuşan Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut, Haymana'nın köklü bir tarihi geçmişe sahip olduğunu belirterek, kaplıcaların hak ettiği değerinin ulusal ve uluslararası platformda tanıtılması, bilinirliliğinin artırılması böylece kaplıca termal turizminin güçlenerek ekonomik bir katma değer yaratması amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Haymana turizmini, 'Haymana'ya Hoş geldin' kampanyası ile en kısa sürede canlandıracakları sözünü verdiklerini hatırlatan Turgut, Haymana'nın şifalı sularının önemini anlattı. Turgut, şunları kaydetti:
"Hem banyo kürü olarak hem de içilerek şifa veren Haymana suyunun içindeki mineraller eşsiz, sihirli bir bileşime sahip. Bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşuyor. Haymana termal suları, cildi gençleştirici, yaşlılık geciktirici özelliğinin yanı sıra romatizma, kalp ve kan dolaşımı, nevralji, solunum yolu, kadın hastalıkları, sinirsel ve yorgunluğu hastalıklarına iyi geliyor. Aynı zamanda içildiği takdirde mide, karaciğer, safra kesesi ve pankreas üzerinde olumlu etki yapıyor."
İlçede 3'ü belediyeye 10'u özel sektöre ait 13 tesisleri bulunduklarını ifade eden Turgut, "Bugün dünyada çok önemli bir turizm faaliyeti haline gelen kaplıca termal konusunda çok önemli bir yere sahip olan Haymana, özellikle son yılllarda cilt gençleştirici özelliğinin daha da yayılmasıyla kadınlardan daha çok talep görmeye başladı. Amacımız, dünyanın en iyi kaplıca suyu olan Haymana şifalı sularımızı dünyaya tanıtmak." diye konuştu.
 Haymana suyu şifa dağıtıyor


İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle de, Haymana termal suyun kalitesini bilimsel verilerle açıkladı. Karagülle, Haymana Kaplıcaları suyunun içeriğindeki karbonat, florür, krom, bakır, çinko, kalsiyum ve magnezyumun cilt için en ideal bileşme sahip olduğuna dikkati çekerek, "Haymana Termal Suları cildi besleyen, gençleştiren özelliği ile dünyanın en iyi ve birinci suyu." dedi.
Karagülle, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde de şifasından faydalanılan Haymana termal sularının romatizmal hastalıklardan metabolizma hızlandırmaya kadar birçok sorunun çözümünde faydalı olduğunu vurguladı. Karagülle, "Haymana termal suları cilde bir ışıltı kazandırmakla kalmayıp uzun süreli güzellik ve anti-aging özelliği ile de ön plana çıkıyor. Haymana suyundaki çinko, krom ve bakır değerleri ile cilt fonksiyonu desteklenir. Cilde en iyi dengeyi sağlayan ve birbirini destekleyen mineraller kalsiyum ve magnezyum minerallerindeki orandır." ifadelerini kullandı.
Toplantıda Karagülle tarafından, Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut'a,  İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı tarafından hazırlanan uluslararası geçerliliği olan "Dünyanın en iyi Suyu Tescil" belgesi takdim edildi.

 Haymana suyunun faydaları
Uluslararası Şifalı Su Kaynakları Araştırma Merkezi'nin 30 ülkeyi kapsayan çalışmasına göre dünyanın en kaliteli termal suyu olan Haymana termal suları, pek çok faydasının yanı sıra ciltte yaşlanmayı geciktirme özelliği ile dikkati çekiyor. Haymana suyundan gelen mucizevi güzellik dünyanın en kaliteli suyu olarak gösterilen Haymana Kaplıcaları, pek çok hastalığa iyi gelmesinin yanı sıra cilt gençleştirici özelliğiyle dikkat çekiyor.
Haymana termal suları bu özelliği ile uzmanlar tarafından doğanın bir armağanı olarak görülüyor. En önemli geliri termal sularına gelen turizm olan Haymana'da 2 bin kişilik termal yatak kapasitesi bulunuyor. Ayrıca fizik tedavi merkezleri de bulunan ilçe bugünlerde anti-aging-wellness turizmi için de ilgi odağı haline geldi.
Haymana termal suları, araştırmalara göre tarih boyunca bölgeye yerleşenlerin suyunun şifasından yararlandığı ve bulgulara göre MÖ 25 yıllarında Romalıların şifa ve güzellik merkezi olarak kullanılmış.
Hem içilerek hem de banyo kürü ile şifa veren Haymana suyunun bileşimi; bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşuyor. Haymana termal suları; cildi gençleştirici, yaşlılık geciktirici özelliğinin yanı sıra romatizma, kalp ve kan dolaşımı, nevralji, solunum yolu, kadın hastalıkları, sinirsel ve kas yorgunluğu hastalıklarına iyi geliyor. İçildiği takdirde mide, karaciğer, safrakesesi ve pankreas üzerinde olumlu etki yapıyor. İlçede belediyeye ait Medrese ve Seyran kaplıcaları ile Cimcime Sultan Termal tesisleri olmak üzere 3 adet şifalı kaplıca bulunuyor.

7 Mart 2017 Salı

İstanbul tatili, fırsat sunuyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul’da oda fiyatları, 
3 yıl önceki fiyatına, 3 yıl sonra ulaşabilecek

Hem fiyatları, hem doluluklarıyla iki yıl öncesine kadar Avrupa’nın zirvesinde oynayan İstanbul’daki oda fiyatları, son bir yılı aşkın süredir yaşanan kriz nedeniyle düşüş yaşadı. 100 Euro’yu geçen ortalama gecelik oda fiyatı, 55- 60 Euro bandına kadar geriledi.
Sektörün geçmiş yıllarda yaşadığı görkemli günlerine dönmek için zamana ihtiyacı olduğunu kaydeden BW PLUS The President Hotel Genel Müdürü Burak Aydın, şunları söyledi:



“Turizmciler olarak, daima iyimseriz, morallerimizi yüksek tutarak elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Tesislerimize gelen yerli ve yabancı misafirlerimize, en kaliteli hizmeti sunuyoruz. Otellerimizde, bu yıl bir sıçrama yılı olmasa da, geçtiğimiz yıldan daha iyi bir yıl olacaktır. Bildiğiniz üzere, oda fiyatlarında ve doluluklarda ciddi bir düşüş yaşanmıştı. 2013 ve 2014 yıllarında verdiğimiz fiyatları, ancak 2020’den sonra yakalayabiliriz. Diğer bir deyişle, 3 yıl önceki fiyatlarımıza, en erken 3 yıl sonra ulaşabileceğiz” dedi.

İstanbul tatili, fırsat sunuyor

İstanbul’un vazgeçilmez bir kültür başkenti olduğunu anlatan Burak Aydın, gelmek isteyenler için ekonomik fırsatların olduğunu söyledi. İstanbul’u görmek isteyen veya daha önce gelip bir kez daha gelmeyi isteyenlerin, uygun fiyatları nedeniyle kente ilgisinin devam ettiğini ifade eden Burak Aydın, şunları kaydetti: 
“Son biri yılı aşkın süredir, terör olayları nedeniyle sıkıntı yaşadık. Terör, sadece bizlerin değil, tüm dünya ülkelerinin de başında olan ciddi bir sorundur. Nitekim günümüzde insanlar, terörün dünyanın herhangi bir noktasında yaşanabileceğini biliyor. Özetle, son dönemlerde, İstanbul’daki fiyat gerilemesini fırsata çevirmek isteyen Ortadoğu menşeli turistler başta olmak üzere, Avrupa ve hatta dünya genelinden ülkemize gelmek isteyenlerin ilgisini yeniden çekmeye başladık. Mart ayının ortasından itibaren, özellikle huzur ve güven ortamının daha da yerleşmesiyle birlikte, otellerimizde daha yoğun günler yaşayacağız. Örneğin, Paris’te 2 günlük bir tatilin fiyatı, normal fiyatına göre %50 daha ekonomik olsa, sizce talep almaz mı? Şuan, kültür mirası İstanbul’u, ziyaret etmenin tam zamanı” diye konuştu.

Avrupalı turistler yerine, Ortadoğulu turistleri ağırlıyoruz

Ülkemizin hizmet kalitesi ve misafir memnuniyetinde, dünyada liderler arasında olduğunu belirten Burak Aydın, konuşmasına şöyle devam etti: “İş ve tatil amaçlı, çeşitli ülkelere gidiyoruz ve gittiğimiz ülkelerdeki hizmet kalitesine bakınca, bizim çok daha ileri bir noktada olduğumuzu görüyoruz. Tesis olarak, iki yıl öncesine kadar daha çok Avrupalı misafirlere hizmet verirken, şuan ağırlıklı olarak Ortadoğu’dan gelen misafirlerimize hizmet sunuyoruz. Otelimize gelen konuklarımıza, en iyi hizmeti vermek için ekip olarak üstün gayret gösteriyoruz. Bu yıl, Suudi Arabistan, Cezayir, Fas, Tunus gibi ülkelerden turistleri ağırlayacağız. Özellikle, Temmuz ve Ağustos aylarında ciddi doluluklar bekliyoruz” şeklinde konuştu. Avrupalı turistler erken rezervasyon yaptırırken, Ortadoğulu turistlerin son dakika rezervasyon yaptırdığını da kaydeden Burak Aydın, son dakika rezervasyonlarının sektörün önünü görmesini zorlaştırdığını belirtti.

Yurtdışı fuarlarda aktif rol alıyoruz

Yurtdışı fuarlarda, İstanbul ve Kayseri destinasyonları başta olmak üzere ülkemizin turizm potansiyelini tanıttıklarını ifade eden Burak Aydın, önemli turizm fuarlarına stand alarak katıldıklarını kaydetti. En son İspanya’da 18-22 Ocak tarihleri arasında düzenlenen Fitur Madrid Turizm Fuarına katıldıklarını anlatan Burak Aydın, 8 - 12 Mart tarihleri arasında Almanya’da düzenlenecek olan ITB Berlin 2017 Turizm Fuarına katılarak, standı ziyaret edeceklere, hem turizm potansiyelini ve sunduğu fırsatları anlatmaya devam edeceklerini, hem de son dönemlerde Avrupalı turistlerde oluşabilen olumsuz algının azalması için aktif çaba göstereceklerini sözlerine  ekledi.  

BW PLUS The President Hotel’de, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanıyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



BW PLUS The President Hotel’de,
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanıyor


BW PLUS The President Hotel’de, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel, saat:19.00- 23.00 arasında, Otelin 7.katında bulunan Teras Restoran’da düzenlenecek organizasyonda eşsiz lezzetler yer alıyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü menüsü, Türk Meze Tabağı, Ispanaklı Krep, Piliç But Kavurma, Türk Tatlı tabağı ve içecekten oluşuyor.


8 Mart Dünya Kadınlar Günü kişi başı: 50 TL
Ayrıntılı Bilgi ve Rezervasyon için: 0212 516 69 80


BW PLUS The President Hotel,
Tarihi İstanbul'un kalbi Beyazıt’ta yer alan BW PLUS The President Hotel, 1989 yılında açıldı. İstanbul'un tarihi eserleri ile iç içe yaşamak isteyenlerin, doğal güzellikleri sevenlerin tercih ettiği bir konaklama merkezidir. Konuklarının rahatı ve memnuniyeti, BW PLUS The President Hotel'in her zaman birinci ilkesi olmuştur.

2 Mart 2017 Perşembe

Lidya Grup’tan Balkanlara çıkartma ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Lidya Grup’tan Balkanlara çıkartma

Lidya Grup’un Epson ödülleri sahiplerini buldu

Teknolojisiyle baskı sektörünün dünya devleri arasında yer alan Xerox, Epson ve EFİ markalarının Türkiye distribütörü olan Lidya Grup, 24 - 26 Şubat tarihleri arasında Balkanlara çıkartma yaptı. Karadağ (Montenegro)’da, 25 Şubat’ta gerçekleşen ve Türkiye’den bayilerinin katıldığı toplantıda, Lidya Grup’un Epson ödülleri sahiplerini buldu. Buna göre, başarı ödüllerini farklı dallarda 3 bayi aldı.



Epson, ürettiği baskı kafaları ile dünyadaki birkaç firma arasında yer alıyor

Epson’un, sahip olduğu makine parkının dışında, ürettiği baskı kafaları ile dünyada ayrı yere sahip olan birkaç firmadan birisi olduğunu ifade eden Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şunları söyledi:
“Temsil ettiğimiz markalar arasında bulunan Epson, baskı sektöründe dünyanın lider firmaları arasında yer alıyor. Projeksiyondan fotoğrafa, iç ve dış mekandan tekstile kadar geniş bir makine ürün yelpazesi olan Epson’un, baskı kalitesi çok yüksektir. Epson’da bu yıl ciddi bir büyüme göstereceğiz. Geçtiğimiz yıl Epson’da başarı gösteren bayilerimiz arasından, ilk 3’e girenler, Karadağ’da yaptığımız etkinlik sırasında ödüllerini aldı” dedi.
Geçtiğimiz yılı tüm olumsuzluklara rağmen makine satışlarında %50 büyümeyle kapattıklarını hatırlatan Bekir Öz, bu yıl dolar bazında %25 büyüme hedeflediklerini kaydetti. Türkiye’nin geleceğine inandıklarının altını çizen
Bekir Öz, müşterilerini kendi finansman modeliyle destekleyerek yatırımların önünü açmaya devam ettiklerini açıkladı.

Epson, geniş bir ürün grubu ile faaliyet gösteriyor

Copy centerlardan matbaalara, reklam firmalarından mimarlık ofislerine, kamu kurumlarından fabrikalara kadar, Epson’un geniş bir müşteri grubuna hitap ettiğini anlatan Lidya Grup Yönetim Kurulu Danışmanı Rıza Başoğlu, özellikle iç ve dış mekan reklam pazarında, yüksek kalite ve değişken hacimli işlerde, baskı kalitesi nedeniyle Epson’un tercih edildiğini söyledi.
Son yıllarda reklam sektöründe ‘dijital baskının” payının arttığını ve hızla gelişimin devam ettiğine işaret eden Rıza Başoğlu, şunları kaydetti:
“Bunda, dijital baskının ilave müşteriler yaratması, müşterilere özel versiyon çözümler sunması, acil siparişlere cevap verilebilmesi ve hazırlık sürelerinin kısalığının rolü büyüktür. A4 kağıda baskıdan, ruloya ve plakaya kadar farklı materyallere baskı imkanı, iş farklılaşmasına ve gelişmesine katkı sağlamaktadır. Dijitalin camdan metale, brandadan kumaşa, ahşaptan duvara kadar farklı malzemeye baskı yapılabiliyor olması, baskının kişiye özel hale gelebilmesi anlamını da taşıyor. Örneğin, bireyler kendi tasarladıkları duvar kağıtlarını yaptırabilecek veya modacılar her elbiseye farklı bir desen hazırlayabilecek” şeklinde konuştu.
Lidya Grup’un Karadağ’da düzenlendiği organizasyona Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, sekiz bölgede ve yaklaşık 50 ilde faaliyette bulunan bayiler ile Lidya Grup üst yönetimi katıldı. Bu organizasyonla, 2017 yılı büyüme stratejileri ve hedefleri, iş ortakları ile gözden geçirildi. Bölgenin, tarihi ve kültürel değerleri ziyaret edildi.

Kamyonlara takılacak “Karakutu”lar görücüye çıktı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Kamyonlara takılacak “Karakutu”lar görücüye çıktı

TIRPORT geliştirdiği Araç Güvenlik Sistemi (AGS) ile kamyonlara, uçaklardaki gibi “Karakutu” standardı getiriyor.

TIRPORT’un, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun da desteğini alarak yürüttüğü projede, son aşamaya gelindi. Uçaklardakine benzer, tüm seyir güvenliğini kayıt altına alacak ve araçtaki gerçek zamanlı bilgilere anlık ulaşılmasını sağlayacak olan Araç Güvenlik Sistemi (AGS) adı verilen “Karakutu”lar kamyon ve araçlarda kullanıma hazır.

Trafiğe kayıtlı yaklaşık 850 Bin Kamyon ve TIR’ın olduğu ülkemiz, Avrupa’nın en büyük kamyon pazarı olma özelliğine de sahip.


Türkiye’de taşımanın %92’si karayoluyla yapılıyor. Fakat gerçek çarpıcı veri, yollardaki kamyonların %90’ının şahıslara ait olması. Bu oran, Amerika ve Avrupa’daki sektör verileri ile kıyaslandığında oldukça yüksektir. 1 milyonu aşkın insan evine ekmeğini doğrudan kamyonuyla götürüyor.

Her gün yaklaşık 900 bin kamyonun yük aldığı, 2 bini aşkın lojistik firmasının bu işin organizasyonunu yaptığı ülkemizde kamyonun ve yükün güvenliği son derece önemli.

TIRPORT, kamyonlara özel geliştirdiği, yüksek teknoloji gömülü Karakutusu ile; Yük Verenlerle yük taşıyan kamyonları ve üzerlerindeki yükü sigortalayan sigorta şirketlerini gerçek zamanlı ve konum tabanlı güvenlik zinciriyle birbirine bağlıyor.

Araç Güvenlik Sistemi (AGS), klasik Araç Takip Sistemi’nin üstüne bir dizi güvenlik donanımı ihtiva ediyor.

AGS’li “Karakutu”ların Özellikleri:

• Yolda seyir halindeki kamyonlar, gerçek zamanlı ve konum tabanlı olarak dijital haritalardan izlenebiliyor. Duraklama, yavaşlama, hızlanma gibi bilgiler, konum tabanlı olarak sisteme kaydediliyor. Aracın kayıtlı bilgisi üzerinde, geçmişte hangi noktayı hangi hızla geçtiği, kamyonun nerede, ne kadar beklediği, sistemden görülebiliyor. Tüm bilgiler, bünyedeki GSM ve GPS modülleriyle anlık olarak bulutta tanımlanan güvenli veri tabanına aktarılıyor.
• Entegre bluetooth sensörlerle, dorselerdeki ürünlerin gerçek zamanlı izlenmesi, gereken ısı ve basınç durumu gibi bilgileri anlık olarak takip edilebiliyor. Tanımlanan standartların dışında bir hareket olması durumunda, ürün ve taşımadan sorumlu şirketler, otomatik olarak sistem üzerinden ikaz edilebiliyor.
• TIRPORT AGS’nin, kara kutusuna HD çekim yapabilen 4 kamera eklenebiliyor. Bu kameralarla, seyir hali önden ve arkadan kayıt altına alınabildiği gibi, arzu edilirse dorse-kabin içi de görüntülenebiliyor. Bu bilgiler, bünyedeki diskte 30 güne kadar muhafaza ediliyor. Ayrıca, yükün sahibi ve lojistik firması, istediği kamyonun seyir bilgilerine online olarak cep telefonu üzerinden ulaşıp izleyebiliyor.
• Kara kutuyu “karakutu” yapan en önemli özelliklerden birisi de, bünyesindeki entegre G-Sensör (Darbe Sensörü). Bu sensör sayesinde, araç çok ani bir fren yaptığında veya kazaya uğradığında, kara kutu son 1 dakikaya ait seyir bilgileri ile kaza anından sonraki 30 saniyelik görüntüleri, anında bulut ortamındaki güvenli platforma gönderiyor. Bunun yanında yükün sahibi olan şirketi, taşımayı yapan lojistik firmasını ve o yük ile aracı sigortalayan sigorta firmasını bir anlık ileti ile anında ikaz ediyor, cep telefonuna gelen link tıklatıldığında ise kazanın dinamik raporu ve kaza anında kaydedilen tüm görüntüler izlenebiliyor. Seyir bilgilerine ulaşılabiliyor.
• Bu kit ile; Yük Veren, kamyoncu ve sigorta firması bir platformda güvenlik çemberine alınıyor. Sigorta firması kazadan haberdar olmak için önüne kaza raporlarının gelmesini beklemiyor. İşlemler için zaman kazanıyor, gerçek-sahte kaza ayrımı yapılabiliyor. Sigorta firmasının riski normal seviyelere düşüyor.
• Kara kutu takılı araçlarda, sigorta riskleri minimize oluyor. Sigorta firmalarından, her yıl sahte kaza raporları ile çalınan on milyonlarca liralık hasar ödemesi cepte kalıyor. Yine lojistik firmalarından çeşitli sahtecilik oyunlarıyla (sahte plaka-ruhsat vb. evraklı kamyon) çalınan yükler için ödemek zorunda kaldıkları tazminatlar son buluyor.


Özetle, TIRPORT tarafından geliştirilen ve hayata geçirilen bu sisteme, sigorta firmaları oldukça sıcak bakıyor. Son yıllarda, özellikle trafik sigorta primlerinin çok arttığı ülkemizde, bu durum sigorta firmaları ile araç sahiplerini karşı karşıya getirmişti.

Normal bir kamyonun trafik sigortasının 5-6 bin TL’lerde olduğu pazarda, kara kutu ile sigorta primleri düşecek. Yük ve yol güvenliği artacak. Ekmeğinin derdinde 7-24 direksiyon sallayan şoför ile tek amacı “hırsızlık” olan sahteciler, hızla sistemden ayıklanacaklar.