28 Mayıs 2024 Salı

Türk şirketi, Amerika’nın En Eski Kilise Merkezlerinden Birini 6 Yıldızlı Otele Dönüştürüyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türk şirketi, Amerika’nın En Eski Kilise Merkezlerinden Birini 6 Yıldızlı Otele Dönüştürüyor

Amerika’nın tarihi ve mimari mirasını barındıran en eski kilise merkez yönetim binalarından biri, Sagist Group’un yenilikçi dokunuşuyla 6 yıldızlı bir otele dönüştürülüyor.

Atlanta'nın kalbinde yer alan tarihi kilise, Sagist Group tarafından özenle restore edilerek, modern lüksle harmanlanmış bir yaşam alanına dönüşecek.Uluslararası alanda birçok önemli projeye imza atan Sagist Group, Atlanta’daki bu dönüşüm projesinde, tarihi kilisenin özgünlüğünü ve estetik değerini koruyarak, lüks ve konforun en ince detaylarıyla bezenmiş yeni bir kimlik kazandırmayı amaçlıyor. Bu proje, Sagist Group’un estetik anlayışı ve yenilikçi yaklaşımının bir simgesi olarak, Atlanta’nın en dikkat çekici yapılarından birini yeniden canlandıracak. Dönüşüm süreci, sadece bir otel inşası değil, aynı zamanda kültürel ve tarihi mirasın korunması ve yaşatılması misyonunu da üstleniyor.

Sagist Group CEO’su Metin Durmaz, bu önemli projenin sorumluluğunu üstlenmekten büyük bir onur duyduklarını ifade ederek, “Tarihi kilisenin mirasına duyduğumuz derin saygı ve geleceğe yönelik vizyonumuz, bu projede birleşiyor. Atlanta'nın kalbinde, tarihi bir kilise binasını dünya standartlarında bir konaklama deneyimi sunan bir sanat eserine dönüştürmek, bizim için sadece bir proje değil, aynı zamanda bir gurur kaynağıdır. Her detayda, Sagist Group'un yenilikçi yaklaşımını, kalite anlayışını ve estetik vizyonunu yansıtmayı hedefliyoruz. Bu proje, sadece Sagist Group için değil, aynı zamanda global tasarım ve mimarlık dünyası için de yeni bir dönüm noktası olacaktır” dedi.


Sagist Group, projenin tasarım ve dekorasyon süreçlerinde binanın orijinal mimari özelliklerini modern yaşamın gereksinimleriyle ustaca birleştirerek ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunmayı hedefliyor. Her bir detay, bu tarihi mekanın ruhunu ve karakterini yansıtacak şekilde özenle seçilecek. Otelin iç mekanları, konfor ve zarafetin mükemmel bir karışımını sunarken, misafirler aynı zamanda bu tarihi yapının büyüsünü ve geçmişini her köşede hissedebilecek.

Orange County'de Yeni Lüks Mobilya ve Dekorasyon Showroom'u Açılıyor

Sagist Group, Atlanta’daki önemli dönüşüm projesinin yanı sıra, Amerika’daki varlığını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Orange County, Kaliforniya'da yeni bir lüks mobilya ve dekorasyon showroomu açmaya hazırlanıyor. Bu yeni showroom, Sagist Group’un yüksek kaliteli ve zarif tasarımlarını Amerikan pazarına daha geniş bir ölçekte sunma hedefinin bir parçası olarak hayata geçiriliyor.


Metin Durmaz, yeni showroom hakkında şunları söyledi: “Orange County'de açacağımız showroom, Sagist Group’un küresel büyüme stratejisinin bir parçasıdır. Bu yeni mekan, müşterilerimize lüks ve kişiye özel mobilya tasarımlarımızı yakından görme ve deneyimleme fırsatı sunacak. Müşteri memnuniyeti ve kaliteye olan bağlılığımızı burada da en üst düzeyde tutacağız.”


Sagist Group Hakkında

1978 yılında İstanbul'da kurulan Sagist Group, mobilya sektöründe öncü bir rol üstlenmektedir. Kuruluşundan bu yana, mobilya üretimi konusunda uzmanlaşan Sagist Group, zamanla özel yapım mobilya alanında kendini geliştirmiştir. Oteller, hastaneler, okullar ve restoranlar için kişiye ve kuruma özel projeler gerçekleştiren firma, sektördeki çeşitliliği ve yenilikçiliği ile ön plana çıkmaktadır.

Türkiye ve Avrupa'da sözleşmeli mobilya ve özel yapım mobilya üretiminde lider konumda olan Sagist Group, toplam 20 bin metrekarelik alana sahip üç fabrikası ile tasarımları eş zamanlı olarak üreterek dünya çapında hizmet vermektedir. Sektördeki başarısını aldığı ödüllerle de taçlandıran Sagist Group, 2018 yılında "Amerikan Hospitality Sciences Akademisi" tarafından "2018'in En İyi Sözleşmeli Mobilya Fabrikası" olarak ödüllendirilmiş, 2019'da ise "Avrupa'nın En İyi Sözleşmeli Mobilya Üreticisi" unvanını kazanmıştır.

Avrupa ve Orta Doğu'da güçlü bir varlık gösteren Sagist Group, mobilya fabrikaları ve I.T. ARCHITECT adlı mimarlık firması ile sektörde öne çıkmaktadır. ABD başta olmak üzere, California, OMAN Muskat, İngiltere Londra, Katar Doha ve Dubai'de de faaliyet gösteren şirket, global pazarda önemli bir oyuncudur.


AOSB ile Uyumsoft arasında iş birliği yapıldı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



AOSB ile Uyumsoft arasında iş birliği yapıldı

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) ile Uyumsoft arasında iş birliği yapıldı. İki kurum arasında yapılan iş birliğiyle, AOSB bünyesindeki sanayi tesislerinin uçtan uca dijitalleşme süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor. 

Uyumsoft tarafından, AOSB üyelerine; LioX ERP, Girus, Dijital Damga, Banka Bakiyem, e- Denetmen, e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv, e-İrsaliye, e- Mutabakat, saklama hizmetleri gibi yazılım çözümlerinde, eğitim, bilgilendirme, aktivasyon gibi konularda hizmet verilmeye devam edilecek. 

İş birliğinin AOSB üyelerine faydalı olacağına inanıyoruz

  Konuyu değerlendiren AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, şunları söyledi: 

“Teknolojideki gelişmelerin ve dijital dönüşümün tüm sektörler için kaldıraç etkisi yaptığını ve ajandalarda ilk sıralarda yer aldığını görüyoruz. Üretimdeki verimliliğin ve kalitenin artmasında, verilerin bilgisayar ortamına aktarılması ve veriler üzerinden konuşulması dijital çağın gerekliliği oldu. Uyumsoft’unyazılım çözümleri ve hizmetleri kapsamında üretmiş olduğu; iş modelleri, yazılımlar ve e-dönüşüm uygulamalarından, üyelerimiz ihtiyaçları kapsamında yararlanacaktır. Ayrıca, Uyumsoft tarafından verilecek eğitimlerle de gelişen ve dönüşen teknolojiden üyelerimizin anında haberdar olması ve yararlanması sağlanacaktır. İş birliğinin üyelerimize faydalı olacağına inanıyoruz.” dedi. 

Dijital dönüşümde firmalara katkı sağlayacağız 

Konuyu değerlendiren Uyumsoft Ankara Bölge Müdürü Serkan Balcı, şunları anlattı: 

“Uyumsoft olarak LioX ERP, Girus, Dijital Damga, Banka Bakiyem gibi çözümlerimiz ile AOSB üyesi firmaların dijital dönüşümüne rehberlik etmeyi hedefliyoruz.Uyumsoft’un sahibi olduğu Uyum Akademi platformuyla; işletmelere dijital dönüşüm odağında webinar eğitimleri ve ‘Farkındalık Seminerleri’ ile süreci destekliyor olacağız. AOSB ile iş birliği yapmaktan mutluyuz ve anlaşmanın ülkemize ve ekonomimize hayırlı olmasını diliyoruz.” dedi. 

Sektörel iş birlikteliklerine devam ediyoruz

 Sektörel iş birlikteliği ve entegrasyonlarına devam ettiklerine değinen Uyumsoft Bütünleşik Ürünler Satış Yöneticisi Begümhan Usta, şunları belirtti:   

“Yaptığımız iş birliğinin iki kuruma hayırlı olmasını diliyoruz. Uyumsoft olarak, işletmelerin uçtan uca dijital dönüşümünü sağlamak için 30’u aşkın yazılım çözümümüz ile hizmet veriyoruz. İşletmelerin, her alandaki ihtiyaçlarına yazılım çözümleri üretirken, mevzuatlardaki değişikliklere hızlı adaptasyon sağlıyoruz. Müşteri memnuniyeti odaklı7-24 online destek veriyoruz.” dedi. 

27 Mayıs 2024 Pazartesi

Travelshop Turkey’den Tanzanya Safari Fam Trip ve Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi Başarısı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Travelshop Turkey’den Tanzanya Safari Fam Trip ve Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi Başarısı

Travelshop Turkey, Türkiye'nin önde gelen B2B turizm organizasyon şirketlerinden biri olarak, turizm sektörüne değer katmaya devam ediyor. Düzenlediği çeşitli workshoplar ve altyapısını hazırladığı önemli fuarlarla sektörde kendine sağlam bir yer edinen şirketimiz, 20-25 Mayıs tarihleri arasında Tanzanya'da gerçekleştirdiği Safari Fam Trip Programı ve Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi ile büyük bir başarıya imza attı.

Tanzanya Safari Fam Trip Programı

20-25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Tanzanya Safari Fam Trip Programı, katılımcılara Tanzanya'nın büyüleyici doğal güzelliklerini ve zengin yaban hayatını keşfetme fırsatı sundu. Program kapsamında, Serengeti Milli Parkı, Ngorongoro Krateri ve Tarangire Milli Parkı gibi dünyaca ünlü safari bölgeleri ziyaret edildi. Katılımcılar, Afrika'nın muhteşem doğal yaşamını yakından gözlemleyerek, unutulmaz deneyimler yaşadılar.



Bu program, aynı zamanda, turizm profesyonellerine Tanzanya'nın turizm potansiyelini ve benzersiz cazibesini tanıtma amacı taşıyordu. Katılımcılar, Tanzanya'nın sunduğu çeşitli turizm olanakları hakkında bilgi sahibi oldular ve bölgedeki turizm altyapısını yerinde inceleme fırsatı buldular. Travelshop Turkey olarak, bu programın katılımcılar arasında büyük bir memnuniyet yarattığını ve ülkemizin Tanzanya ile olan turizm ilişkilerini güçlendirdiğini belirtmekten gurur duyuyoruz.

Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi

Safari Fam Trip Programı’nın hemen ardından düzenlenen Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi, Tanzanya'da büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Zirveye, dünya çapından gelen turizm profesyonelleri, yatırımcılar, tur operatörleri ve medya temsilcileri katıldı. Bu önemli etkinlik, Afrika turizminin geleceğini şekillendiren konuları ele alarak, sektördeki işbirliği ve ortaklık fırsatlarını değerlendirdi.

Zirvede, Afrika'nın turizm potansiyeli, sürdürülebilir turizm uygulamaları, bölgesel işbirlikleri ve yenilikçi turizm projeleri gibi konular tartışıldı. Katılımcılar, sektörün önde gelen isimlerinden değerli bilgiler edindiler ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladılar. Bu bağlamda, Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi’nin, Afrika turizminin gelişimine büyük katkı sağladığını ve bölgedeki turizm potansiyelini daha geniş kitlelere tanıttığını belirtmek isteriz.

Turizm Sektörüne Katma Değer Sağlayan Yeni Projeler

Travelshop Turkey olarak, keşfedilmemiş yeni projeler ve etkinliklerle turizm sektörüne sürekli olarak katma değer sağlamayı hedefliyoruz. Tanzanya Safari Fam Trip ve Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi, bu misyonumuzun birer örneğidir. İleriye dönük olarak, benzer projeler ve etkinlikler düzenleyerek, Türkiye’nin ve diğer ülkelerin turizm potansiyelini daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyoruz.

Bu tür programlar ve zirveler, hem katılımcıların bilgi ve deneyimlerini artırmakta, hem de ülkeler arası turizm işbirliklerini güçlendirmektedir. Travelshop Turkey olarak, bu etkinliklerin turizm sektörünün gelişimine ve sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağladığına inanıyoruz.

Travelshop Turkey, 20-25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirdiği Tanzanya Safari Fam Trip Programı ve Uluslararası Afrika Turizm Zirvesi ile büyük bir başarıya imza atmış olmanın gururunu yaşıyor. Katılımcıların memnuniyeti ve etkinliklerin sağladığı işbirliği fırsatları, gelecekte düzenleyeceğimiz etkinlikler için bize büyük bir motivasyon kaynağı olmuştur.

Bu vesileyle, etkinliklerimize katılan tüm turizm profesyonellerine, yatırımcılara, tur operatörlerine ve medya temsilcilerine teşekkürlerimizi sunarız. Travelshop Turkey olarak, turizm sektörüne yenilikçi ve değer katan projelerle hizmet vermeye devam edeceğimizi bir kez daha belirtmek isteriz.

Sanasaryan Han, A Luxury Collection Hotel, İstanbul Yeni Restoranı Sini’nin Kapılarını Açtı

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Sanasaryan Han, A Luxury Collection Hotel, İstanbul Yeni Restoranı Sini’nin Kapılarını Açtı

‘’Alper Adiller’in İmza Yemekleri Eşliğinde Tarihi Yarımadada Mistik Bir Deneyim Sizleri Bekliyor!’’

Tarihi yarımadada yer alan,lüks misafirperverliğin temsili olan Sanasaryan Han, A Luxury Collection Hotel, İstanbul; yerel mutfağın özgün sunumlarını yansıtan Sini Restaurant ile Türkiye'nin zengin mutfak kültürünü misafirlerle buluşturuyor. 

Semtin mirasını ve şehrin sunduğu çağdaş kültürü bir araya getiren neo-klasik başyapıt Sanasaryan Han bünyesinde misafirlerini ağırlayan Sini Restaurant; İstanbul'un ve Doğu Akdeniz'in imza lezzetleri ile konuklarını tarihi yarımadanın merkezinde epiküryen bir yolculuğa davet ediyor. Sofistike damakları etkilemek için bölgesel lezzetleri ve çağdaş mutfak anlayışını seçkin bir menüde bir araya getiren imza niteliğindeki ‘fine dining’ restoran Sini, Türkiye'nin kendine özgü misafirperverliğiyle konuklarına çeşitli epiküryen deneyimler yaşatıyor.

The Luxury Collection vizyonuyla şehrin gastronomi mirasını harmanlayan ve unutulmayacak bir mutfak deneyimi sunarak öne çıkan Sini Restaurant, Executive Chef Alper Adiller liderliğinde konuklarına modern dokunuşlarla bezeli geleneksel bir lezzet şöleni vadediyor. İstanbul’un ruhunu yansıtan kokteyller ve özgün yemekler eşliğinde konuklarına eski şehrin merkezinde bir araya gelebilecekleri yeni bir buluşma noktası sunuyor.

İstanbul’un Zengin Mutfak Mirası: Sini Restaurant 

İstanbul'un kalbinde yer alan Sini Restaurant, imza yemeklerinin yanı sıra, Şef Alper Adiller, yerel şaraplarla eşleştirilen yedi aşamadan oluşan seçkin tadım menüsüyle ‘fine dining’ deneyimini üst seviyelere taşıyor. Bu lezzet yolculuğu, İstanbul'un tarihine dokunan ‘Bizans, Osmanlı, Akdeniz ve Anadolu’ lezzetlerinden ilham alan bir gastronomik deneyim sunuyor.

Eski ve köklü bir İstanbul mezesi olan ‘’Lakerda’’, Sini Restaurant menüsünün imza lezzeti olurken, tadım menüsünün bir başka özgün aşaması ise denizlerin incisi olarak bilinen ‘’Mermer Orfoz’’.‘’Lagos balığı’’ ise; Taşköprü sarımsağı, safran, badem sütlü tereyağı ve kaymak ile birleştiğinde damakta unutulmaz bir his uyandırıyor. Yemek deneyimini tatlı bir nota ile sonlandırmak için, tahin-susam tohumlarını keyifli bir lezzet bileşeninde sergileyen yaban mersini sorbesi, geleneksel tatlı ‘’Pişmaniye’’ ile eşleştirilerek misafirlere sunuluyor.

Executive Chef Alper Adiller'den Sini'de Lezzet Yolculuğu

Sanasaryan Han'ın Executive Chef'i tarafından her ay düzenlenen Epicurean Workshop, konukları lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Bu özel buluşmalarda misafirler, Şef Alper Adiller ile  İstanbul lezzetlerinin tadını çıkarıyor. Konuklar Karaköy’deki tarihi balık pazarını ziyaret ederek seçtikleri taze balıkları ve Mısır Çarşısı'ndan aldıkları geleneksel baharatlar ile bir araya getiriyorlar. Şef Alper Adiller liderliğinde yemeklerini hazırlayan misafirler, şehrin gastronomi mirasının ardındaki mutfak sırlarını açığa çıkarırken, dönüştürücü bir gastronomik deneyim yaşıyorlar.

Zamansız Zarafet ve İstanbul’a Şiirsel Dokunuşun Buluştuğu Yer

Sini Restaurant'ın ambiyansı, tarihi yarımadanın cazibesini çağdaş bir dokunuşla harmanlayarak İstanbul'un ruhunu yansıtıyor. Dekorasyondan masa düzenine kadar her ayrıntının özenle tasarlandığı Sini Restaurant, kusursuz bir lezzet deneyimi sunarken şık deri sandalyeleri ve inci beyazı masa örtüleri ile zarif bir atmosfer yaratıyor.

Kendine ait bir teras alanı bulunan Sini Restaurant, konuklarına açık havanın keyfini lezzetli yemekler eşliğinde çıkarmalarına ayrıca olanak tanıyor. Zamansız zarafet ve modern sofistikeliğin bir karışımı olan Sini Restaurant, şık mekan tasarımı ve lezzetli imza yemekleri ile şehrin mimari geçmişini epiküryen bir yetenekle harmanlayarak İstanbul’da bir lezzet durağı olarak öne çıkıyor.

Çoklu Oteller Genel Müdürü Volkan Öztürkler,"Sini Restaurant bir mutfak destinasyonundan çok daha fazlası; zaman içinde bir yolculuk"diyor. Şeflerin yaratıcı aynı zamanda da yaşatıcı ve aktarıcı olduklarını vurgulayan Executive Şef Alper Adiller; ''Odundan köze, közden kömüre, topraktan tabağa... Şefler, geçmişle gelecek arasındaki kavram bağlarının doğru aktarımını sağlamakla yükümlü elçilerdir. Nasıl ki insanlar dillerini ve kültürlerini nesilden nesile aktarıyorsa, konu yemek olduğunda da kültürleri gelecek nesillere aktarmak ve korumakla yükümlüyüz'' diyor. Köklerinden beslenen ve bu deneyimi farklı kültürlerle sentezleyen bir yaklaşımı benimseyen Adiller, ''Ürüne ve hikâyeye sadık kalarak, geçmiş ve gelecek arasındaki kavram bağlarının doğru aktarımından sorumlu elçiler olduğumuza inanıyorum ve bu özgün yaklaşımı anlatıya tam anlamıyla entegre ediyorum'' sözleriyle lezzet dünyasına ilham oluyor.


Mehmet İşler , Kurban Bayramı tatilinin dokuz gün olmasını istediklerini bildirdi.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TURİZMCİLERDEN ÇAĞRI: KURBAN BAYRAMI TATİLİ DOKUZ GÜN OLSUN

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK)Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED)Başkan Yardımcısı Mehmet İşler , turizmciler olarak Kurban Bayramı tatilinin Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi dokuz gün olmasını istediklerini bildirdi. Ramazan Bayramı’nda hem turizmcinin, hem turizm paydaşı 60 yan sektörün hem de vatandaşın mutlu olduğunu belirten İşler, devletinde önemli bir vergi geliri elde ettiğine dikkat çekti.

VATANDAŞTA SEKTÖRDE DEVLETTE  KAZANACAK

ETİK Başkanı Mehmet İşler ; geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda dokuz günlük tatil kararıyla 35 milyon insanımızın yer değiştirdiğini, ekonomiye 100 milyar liralık ek hacim yaratıldığını, bu yoğunluğa rağmen trafiğin rahatladığını, kazaların azaldığını, turizmcinin, turizmciyle birlikte hareket eden 60 sektörün ve devletin kazandığını söyledi.

KARNE BAYRAM VE TATİLLE SEVİNÇLER KATLANACAK

Mehmet İşler; “Kurban bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılmasını istiyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda hükümetimiz bayram tatilini dokuz güne çıkarttı. Bu ekonomiye son derece önemli bir katma değer  sağladı. 35 milyon vatandaşımız gerek özel araçlarıyla ve gerekse toplu ulaşım araçlarıyla yollara çıktı. Ama tatil aralığının geniş olması ayrı günlere plan yapabilme ve yola çıkabilme olanağını sağladı.  İstanbul gibi büyük şehirlerimizden giriş çıkışlarda trafik rahatladı. Vatandaşlarımız önce akrabalarına giderek hasret giderdi. Ardından tatillerini yaptı.  Turizm sektörüyle birlikte altmış yan sektör bundan nasiplendi. Ekonomiye ciddi bir katma değer sağlandı. Sadece Ramazan Bayramı tatili ekonomimize 100 Milyar Türk Lirası dolayında bir ek hacim sağladı.”

EKONOMİMİZİNDE İNSANIMIZINDA BUNA İHTİYACI VAR

“ Şimdi önümüzde Kurban Bayramı var. İnsanımızın yine böyle bir araya ihtiyacı var. Geçtiğimiz yıldan beri  önemli süreçler atlattık. Depremden, seçimlerden, bunların ekonomiye olumsuz etkilerinden geçtik. Bu yaz sezonu için dış pazardan gayet iyi ve yoğun talep geliyor. Rezerv satışlarımız çok iyi gidiyor. Temmuz Ağustos’ta otellerde yer bulmak çok zor olacak, bulunsa da fiyatlar çok yüksek olacak gibi görünüyor. Kurban Bayramı tatili vatandaşlarımız için ekonomik yaz tatili anlamında bir son fırsat anlamını taşıyor. Okullar kapanmış olacak. İnsanlarımız hem karne sevincini, hem Kurban Bayramı’nı birleştirerek çifte bayram yaparken, yaz tatiliyle bu mutluluklarını katlayacaklar. Turizmde yaşanacak doluluklar istihdamı da arttıracak. Özetle, bayram tatilinin dokuz güne çıkarılması, insanımızı da trafiği de rahatlatacak, kazaların azalmasını sağlayacak.   Turizmciye ve turizmle ilişkili altmış yan sektöre kazanç sağlarken, bu devlete de  KDV ve vergi geliri olarak yansıyacak.  Ekonomimizin buna ihtiyacı var. Sayın Cumhurbaşkanı ve hükümetimizin bu konuda vakit geçirmeden bir karar alarak vatandaşlarımıza şimdiden planlarını ve rezervasyonlarını yapabilme imkanı sağlamalarını istiyoruz “dedi.

Skål International İstanbul Kulübü Mayıs ayı toplantısı için Lazzoni Hotel’de bir araya geldi.


HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



Skål International İstanbul üyeleri Müzeler Haftası’nı kutladı  

Skål International İstanbul Kulübu“İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi’nde Buluştu  

Skål International İstanbul Kulübü üyeleri ve davetlileri, Mayıs ayı toplantısı için Lazzoni Hotel’de bir araya geldi. Toplantı kapsamında Uluslararası Müzeler Haftası’nı da kutlayan Skål International İstanbul Yönetim Kurulu ve üyeleri, “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi’ni ziyaret etti.  



Skål International İstanbul Kulübü Yönetim Kurulu, üyeleri ve davetlileri Mayıs ayı toplantısını gerçekleştirmek ve Uluslararası Müzeler Haftası’nı kutlamak için LazzoniHotel’de bir araya geldi. Lazzoni Hotel Genel Müdürü Gürhan Sayar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının ardından Müzeler Haftası kutlamaları kapsamında Miniatürk Müzesi’nde yer alan “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi’ ziyaret edildi.Dünyada sayılı, Türkiye’de ise bu ölçekte en büyük hareketli model sergisi olan“İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi’ni gezen Skål International İstanbul Kulübü sergi hakkında detaylı bilgileriyatırımcısı Murat Soysal’dan dinledi.   

Skål International İstanbul Kulübü Yönetim Kurulu ve üyelerin yanı sıra Skål International geçmiş dönem Dünya Başkanı Hülya Aslantaş, Skål International Marmara Kulübü Başkanı Emre Pekin, Uluslararası Skål Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Önen ve geçmiş dönem Başkanlarından Faik Alsaç’ın da katıldığı etkinlikte Skål International İstanbul Kulübü’nün yeni üyeleri Aslı Borakan, İlgen Açıkgöz, Baki İsmail Özarslan, Emre Özarslan ve Alican Özden’e de rozetleri takıldı.

Selma Tatar “Kültürel mirasımızın korumak için müzelerimiz çok kıymetli”  

Skål İstanbul ailesinin geleneksel olarak Müzeler Haftası’nı her yıl bir arada kutlamasının çok değerli olduğuna dikkat çeken Skål International İstanbul Kulübü Başkanı Selma Tatar:“Kültürel mirasımızın, tarihimizin ve milli değerlerimizin korunması için müzelerimiz çok kıymetli bir görevi üstleniyor. Geçmişimize sahip çıkarak gelecek kuşaklara aktarmanın en güvenli yolu olan müzelerimizin gelişmesi ve çoğalması için bizlere de çok önemli görevler düşüyor” dedi. 

Hareketli modeller, ışıklar, dumanlar ve ses efektleriyle özel bir deneyim 

5 yıl süren ve büyük emeklerle hazırlanan İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi, 16. ve 19. yüzyıllar arasındaki 400 yıllık bir dönemde Topkapı Sarayından Sultanahmet Camii’ne kadar olan bölgede yaşanan hayatı 10.000 figür ve 50.000 led ışığı, yüzlerce insan, at arabası, yangınlar, meşaleler ve dumanları tüten bacalar gibi hareketli figürlerle anlatıyor. 400 bin metrekarelik bir alanı içeren ve 3 bölümden oluşan sergide, tarihi yarımada tüm alanıyla 87 kez küçültülmüş olarak, hareketli modeller, ışıklar, dumanlar ve ses efektleriyle ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.


26 Mayıs 2024 Pazar

Urumiye, Tebriz, Tahran, Kum, İsfahan, Yezd, Şiraz.



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


 İRAN’IN ÖTEKi YÜZÜ

Urumiye, Tebriz, Tahran, Kum, İsfahan, Yezd, Şiraz.

Malumunuz, gezi yazılarımda Google’da bulunabilen şehir, ören yerleri ve müzelerin detaylarından çok, insanların yaşam biçimlerini, gastronomisini, sosyolojisini, gelenek ve göreneklerini irdelemeyi tercih ediyorum. 

İran’da ilk görüşte göze çarpanlar; Arabaların %95’i eski, bakımsız ve çarpık. Yani “götürsün yeter” tarzında. Trafikte kural yok, curcuna çok. Motorsiklet taksiler revaçta. Her köprüde, yollarda şehit ve din adamlarının fotoğrafları var. Çoğu ağaçlarda ise ağacın kimliğini gösteren Barkod. Müze giriş biletlerinde yabancılara on kat fiyat farkı var. Uçakta teker yere değince alkış modası burada devam ediyor. Kadınlar yalapşap bir şekilde saçlarını örtüyor. Yani her an başörtüsünü fırlatıp atacakmışcasına. Şehirlerdeki sosyetik! genç kızların çoğu dolgu dudaklı, burunlar estetikli, kirpikler, tırnaklar takma.

Görünen o ki, halkın %80’i bu rejimi istemiyor. Geri kalanların az bir kısmı, gerçek şeriat yanlıları veya bu sistemden çıkarları olanlar. Seçimler hikaye. Zaten yerel seçimler diye bir kavram yok. Yönetim tarafından atanıyor belediye başkanları. Rejim, ancak bir devrimle yıkılabilir ama çok kan dökülür diye kimse buna yeltenmiyor. Münferit protestolar var. Duvar yazıları, sarık düşürme, yarım örtünme hatta bazı bölge ve kapalı alanlarda başını açmak gibi. İsteyen içki de bulabiliyor ülkede. Evlerde kendileri üretiyorlar. Diskotek, kulüp, bar vs yok ama her türlü çılgınlığın yaşandığı söylenen ev partileri revaçta.

Ülkenin yarısı Türk. 40-45 milyon oldukları söyleniyor. Kendileri için Azeri denince kızıyorlar. Biz Türküz diyorlar. İstisnasız hepsi Atatürk hayranı. Çoğunluk, Doğu ve Batı Azerbaycan olarak 2 ayrı eyalette yaşıyorlar. Ancak aşağılara doğru yani Yezd veya Şiraz’a indiğimizde konuştuğumuz bir çok Türk’ün (Azeri) dilini kaybetmek üzere olduğunu, çocukların ise ana dillerini kaybettiğini görüyoruz. Bir nevi kültür kaybı. Şükür ki Türk dizileri çok seyrediliyor da bu kayıp son senelerde biraz gerilemiş.

İran Şiilerinde namaz 3 vakit. Bir öğlen namaz vakti ben de camiye girdim. Nedir fark? Bizde öğlen namazı 4 rekat sünnet, 4 rekat farz ve son 2 rekatı ise son sünnet şeklinde toplam 10 rekat. Orada ise sadece 4 rekat. Bunun dışında, hepsi alınlarını secdeye koydukları yere yuvarlak Kerbela toprağından yapılmış, pişmiş toprak mühür koyuyorlar. Bizler namazda kıyamdayken (ayakta dururken) kollarımızı birleştiriyoruz, onlar birleştirmiyorlar. Bir de, biz Fatiha suresinden sonra amin diyoruz. Onlar amin kelimesini kullanmıyorlarmış. Tabi bunları bilmeyen ben, zeytinyağı gibi açıkta kaldım.

Ülkede internet hızı çok kötü. Yasak olan sosyal medyaya girmek için sürekli VPN kullanmak zorundasınız. Tek bir video veya fotoğraf yüklemek için bazen 1 saat beklemek zorunda kalabilirsiniz.

Akşamları ana caddelerde dükkanlar ve işportacılar gece 11’e kadar açık. Örneğin Tahran’daki Valiasr caddesi alışveriş için muhteşem.

Burada motosikletliler metrobüs yolundan gidebiliyor. Ayrıca bir çok şehirde bisiklet, motorsiklet hatta patenciler için özel, ayrılmış yollar var. Ancak Kask kültürü yok. Ülkede birçok şehirde Türk Lirası geçerli. Karaborsa döviz bozdurmak normalden %15-20 daha avantajlı.

İran turuna katılanlar şunu bilmeli ki, burada zaman mefhumu yok. Turlarda hiçbir zaman vaktine göre hareket edilmiyor. Günde 3, 5 saat kaymalar gayet normal gözüküyor. Öğlen yemeğini akşamüstü saat 5’te akşam yemeğini gece 11’de yiyebilirsiniz. Bence bunları kabul edenler İran turuna katılsınlar. Petrol ülkesinde Türkiye plakalı otobüsümüze mazot bulamadık. Yakıt burada çok çok ucuz ama sadece yerliye ve karneyle. Biz başkalarının karnesiyle mazot alabildik. Ancak 6 istasyon dolaştıktan sonra yalvar yakar bir TIR’ın yakıt parasını ödeyerek kendimize mazot bulabildik. 186 litre için ödediğimiz para sadece 30 Türk Lirası.


İran’a gelmeden önce uzun nefes tutma egzersizleri yapmalı, çünkü umumi tuvaletlere girildiğinde lazım olacak. Buradaki Türkler (Azeriler) İran’ın Azerbaycan-Ermenistan Savaşı’nda Ermeniler’e yardım etmesi nedeniyle yönetime kızgın ve dargın. İnsan düşünmeden edemiyor, nedir bu komşularımızın Türklere ve Türkiye'ye besledikleri düşmanlık diye. Türkiye’de bu oranda (40 milyon) Fars nüfusu olsaydı, şimdiye kadar İran Türkiye’yi çoktan kaşımıştı veya parmağında oynatıyordu.

Aslında İran kendi kendine yeten, dünyadaki Otarşik birkaç ülkeden biri. Bu nedenle, konulan ambargolar ülkeyi çok etkilemiyor. Zaten sınır ticareti ile bu sorunlar bayağı yumuşamış durumda.

Yemeklerine gelince; İran’da içimizden tavuk çıktı. Her gün tavuk, tavuk, tavuk. Aslında evlerinde sulu yemek yapılıyor ama tencere yemeği yapan restoran pek görmedik. Tatlı kültürü ise hemen hemen hiç yok. Her yerde bizim güneyde bici bici diye adlandırdığımız türden veya şerbetli tatlıları var. Dondurmacıların çoğunluğu musluktan akan krema satıyorlar.

Eski İranlılar Zerdüştlermiş. İlk kadın hakları da dünyada o dönemde İran’da yürürlükteymiş. Kadın komutanları bile varmış. Masal gibi. Ancak şimdi tam tersi bir uygulama görüyoruz.

Burada bize ilk uyarı; “Aman Ajanlara dikkat” oldu. Neden dedik; bazı yabancılar ülke aleyhine propaganda yapıyorlarmış, halkı kışkırtıyorlarmış. Aman tanımadığınız kişilere İran aleyhine tek kelime etmeyin dediler.


Farsça, Kürtçeye çok yakın bir dil. %40-50 anlaşılırmış. Çünkü hem iç içe bir coğrafyada ve iç içe benzer kültürdeler hem de gramer açısından Farsça, Kürtçe, Tacikçe, Zazaca aynı kökenden geliyorlar. Örneğin Kürt şoförümüz Farsça bilmediği halde İran’da Kürtçe konuşarak tüm işimizi halletti. 

En çok nereleri beğendin derseniz;

Tebriz’de Behnam Evi, Gök Mescid ve Tebriz Çarşısı. Isfahan’da Çehel Sütun Sarayı, Naqsh-e Jahan Meydanı, Şah Camii, Ali Kapı Sarayı, Khajou Köprüsü. Yezd; Raştian Sarayı, Zerdüşt Ateş Tapınağı, Dakhme – Sessizlik Kulesi. Shiraz’da Pasargaday ve Kuroş’un mezarı, 2500 yıllık Pers/Fars tarihine ait efsanevi antik kent Persepolis, Taht-ı Cemşid, Nakş-ı Rüstem, Eram Bahçesi, Kerimhan Kale, Zengin Çarşı ve Müşir Bedesteni. Tahran’da Milad Kulesi, Serdabat Sarayı, Niavaran Sarayı, Papatya Serai Anahita, Gülistan Sarayı ve Azadi Kulesi’ni beğendim.

Ve işte yine bir gezi yazımız daha ören yerleri, sarayları ve tarihçelerini tam irdelemeden bitti. Detayları Google’a bıraktım.

Sevgiyle kalın.

Cem Polatoğlu

Tur Andiamo