25 Mart 2022 Cuma

1.Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı, bugün gerçekleşen açılış töreni ile kapılarını açtı.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Diyarbakır Valiliği ev sahipliğinde, TÜRSAB ve DTSO desteğiyle TÜRSAB Fuarcılık Hizmetleri Tic. A.Ş. ile Diyarbakır Fuarcılık Hizmetleri A.Ş. ortaklığında Diyarbakır Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 1.Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı, bugün gerçekleşen açılış töreni ile kapılarını açtı.

Mezopotamya’nın sahip olduğu eşsiz turizm potansiyelini geliştirmek, ülkemiz ve dünya turizminin vazgeçilmez bir destinasyonu haline gelmesini sağlamak amacıyla düzenlenen fuarın açılış töreninde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, Erbil Valisi Omid Xoşnav, Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz B. Bağlıkaya, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya fuarın önemi ve bölge turizmine katacağı değerler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

DİYARBAKIR’IN TARİHİ VE DOĞAL ZENGİNLİKLERİNİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU VE YENİ BİR ALGIYLA TAÇLANMASI GEREKTİĞİNİ ANLAMIŞ OLDUK

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu konuşmasında Diyarbakır ile KKTC’nin yakınlığından bahsetti.

Ataoğlu, ‘‘KKTC olarak burada olmamıza vesile olan TÜRSAB heyetine çok teşekkür ediyorum. Mezopotamya’ya bağlı 9 ilimizdeki insanlarımızın birlikte yapmış olduğu bu çalışma önümüzdeki senelerde çok daha aktif olur. KKTC’de yaşayan bütün kardeşlerinizin selamlarıyla ve sevgileriyle; onların temsilcisi olarak sizlerle birlikteyim. Turizmin ne kadar önem arz ettiğini pandemi dönemi içerisinde idrak ettik. Turizmin dini, dili diye bir tanımı yok. Turizm tek dil ile konuşulduğunda o bölgeye katkılarının ne kadar geniş olduğunu hepimiz biliyoruz. Diyarbakır’ın tarihi ve doğal zenginliklerinin ne kadar önemli olduğunu ve yeni bir algıyla taçlanması gerektiğini anlamış olduk. Artarak devam edecek olan bu etkinliklerin ülkelerimize katacağı değerleri hep birlikte göreceğiz. Diyarbakır ile aramızda yarım saatlik bir uçuç mesafesi var. Elimizi uzatıp dokunacağımız kadar yakın. Bu yakın bağı önümüzdeki süreçte güçlendirmek bize düşer. Bizler de buna varız. Bizi bir arada bulunduran herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.’’ dedi.

TURİZMDE BİR HİKAYENİZ VARSA BAŞARIRSINIZ

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu ise konuşmasında bölgenin zengin kültürel miraslarının bir bütün halinde tanıtılması gerektiğine dikkat çekti.

‘‘Turizmde bir hikayeniz varsa başarırsınız.  Turizm bir hikâyenin peşinden gitmektir. Biz kadim topraklarda yaşıyoruz. İnsanlığın en önemli hikayelerinin yazıldığı, insanlığın yeryüzündeki hikayesinin başladığı coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyada paket olarak insanlara sunabileceğimiz yüzlerce binlerce hikayemiz ve efsanemiz var. Mezopotamya insanlık medeniyet tarihinin yazıldığı coğrafyadır. İnanç tarihinin başladığı ve geliştiği coğrafyadır. İşte bu topraklarda yeniden turizmi keşfetmek, turizmle ekonomiyi tabana yaymak, bölgenin genç nüfusuna iş bulmak maksatlı bir çabamız var. 2020’de Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve sektörün bütün STK’larıyla birlikte Diyarbakır’da çok önemli bir kültür ve inanç turizmi çalıştayı yapmıştık. TÜRSAB Başkanımız da yine bizimle beraberdi. O gün bu fuarı yapmak üzere protokol imzalamıştık. Turizmdeki büyük potansiyelimizi değerlendirmek için elbette fuarlara ihtiyacımız var. TÜRSAB Başkanı Sayın Bağlıkaya’ya tekrar teşekkür ediyorum. Mezopotamya Altın Üçgeni dediğimiz Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin kültür turlarında son dönemde ciddi bir artış var. Bu konuda bize destek veren tur operatörlerine ve seyahat acentalarına çok teşekkür ediyorum.’’

SİZLERİ DAVET ETMEKTEN ŞEREF DUYARIZ

Fuarın partner şehirlerinden biri olan Erbil’in Valisi Omid Xoşnav, fuardan duyduğu memnuniyeti şu cümlelerle ifade etti:

‘‘Burada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Kürt bölgesini temsilen buraya katılıyoruz. Sayın Mesud Barzani’nin sevgi ve saygılarını sizlere iletiyoruz. Kabinemizin amaçları arasında turizm çok önemli bir noktadır. Irak ve bölgemiz arasında ilişkilerin daha kuvvetli olmasını istiyoruz. Davetinizden dolayı çok mutlu olduk. Sizi desteklemeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. 4 Nisan’da Erbil’de bir fuarımız olacak. Sizleri davet etmekten şeref duyarız. Erbil şehri büyük bir kapıdır. Yüzlerce şirket bölgemizde faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin büyük bir kısmı Türk şirketi. Bu vesileyle yatırımcıları ve iş adamlarını Erbil’e davet ediyoruz. Parlamentomuzun çerçevesinde her hizmeti sunmak üzere söz veriyoruz.’’

TURİZM REFAHIN, KÜLTÜRLERİN PAYLAŞIMI VE TOPLUMLARIN BİRBİRİNİ TANIMA VE ANLAMASININ EN ETKİLİ YOLUDUR

Ardından, TÜRSAB Başkanı Firuz B. Bağlıkaya, açılış konuşmasında fuarın bölge turizmi için önemine dikkat çekti.‘’Takvimlere göre üç gün önce nevruz ile birlikte geceler gündüze, kış bahara yenildi. Artık aydınlık ve bereketli günler başlıyor. İçimiz, toprakta uyanan tohum gibi umut dolu. Mezopotamya turizm ve gastronomi fuarı içimizdeki umudu güçlendiren güzel bir başlangıç olarak karşımızda. Kısa hatta çok kısa sayılacak bir sürede hayali gerçek kılmak büyük bir özveri ve inanmayı gerektiriyor. Bu fuarı yapmak üzere yola çıkan ve bin bir zorlukla baş ederek bugün bu güzelliği yaşamamıza neden olan projeye inanan bir kişinin iradesinin neleri mümkün kılabileceğini bize gösteren Diyarbakır Valimiz Sayın Münir Karaloğlu’na, katkılarını esirgemeyen Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Batman, Şırnak illerimizin Valilerine, turizme inanan değerli belediye başkanlarımıza, bu fuara hem kurumsal hem de kişisel olarak tüm gücüyle destek veren Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı sayın Mehmet Kaya’ya, GAP İdaresi Başkanı Sayın Mehmet Açıkgöz’e, TÜRSAB Mezopotamya BTK Başkanı Sayın Mehmet Akyıl’a, Selçuk Nazilli ve TÜRSAB Fuarcılık ekibine, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Başarıya giden yolda azmin ve gayretin önemini bize bir kez daha gösterdiler. Ayrıca bu heyecanımıza ortak olan partner ülkemiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, partner iller Erbil ve Bursa’ya şükranlarımızı sunuyoruz. Mezopotamya coğrafyasında bulunan kentlerimiz ve bu kentlerdeki insanlarımız için turizmin önemini hepimiz biliyoruz. Turizm refahın, kültürlerin paylaşımı ve toplumların birbirini tanıma ve anlamasının en etkili yoludur. Turizm ve kültür ilişkisinin en güçlü şekilde ortaya çıktığı bu coğrafyada turizme inanmak, sarılmak değerli ve alkışlanası bir çabadır. Bu fuar, bu bilginin, anlayışın, inancın ve çabanın eseridir. 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihi açısından benzersiz izler taşıyan Mezopotamya’nın destansı toprakları tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra insanı, mutfağı, el sanatları, misafirperverliği ile turistin yeni beklentilerinin hepsine cevap verebilen çok özel bir destinasyondur. Bölge kültür, inanç ve gastronomi turizminin en önemli duraklarından biri konumunda. Bizler, geçmişin izlerini, gelenek ve göreneklerini hem coğrafyanın hem de insanlarının güzelliklerini tüm dünyaya tanıtabilmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu fuar, bu açıdan büyük bir zemin ve yepyeni bir başlangıç olacaktır.’’

Bağlıkaya, ‘‘Hepimiz biliyoruz ki Türkiye kültür turizminden hak ettiği ölçüde payı alamıyor. Ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin yüzde 80’i İstanbul, Antalya, İzmir, Muğla ve Aydın olmak üzere 5 önemli turizm şehrimize geliyor. Bu dengesizliğin giderilmesi için artık farklı stratejiler geliştirmek, yeni yöntemler denemek ve bunun için özel çaba sarf edilmesi gerekiyor. Turizmi sahil kentlerinin işi gibi görmek sadece döviz ile ölçmek ne bizler için ne de yedi bölgesinde, her biri ayrı değerde, onlarca destinasyon barındıran güzel ülkemiz için yeterli değil. Bir yandan her şey dahil sistemine deniz-güneş-kum üçlemesine mahkûm olmak istemezken, diğer yandan Mezopotamya coğrafyasını, Karadeniz Bölgesi’ni, Doğu Anadolu’muzu turizmden, turizmi de onlardan uzak tutmamalıyız. Turizmi geliştireceksek var olanı değil, eksik olanı ele almak ilk işimiz olmalıdır. Turizmde eksiğimiz bellidir, tüm yıla yayılmış sezon ve tüm bölgelere yayılmış faaliyet…O halde bu eksikliği gidermeye buralardan başlamalıyız. Ülkemiz ve tüm dünyaya bu zenginliklerin layığı ile bölgeyi tanıyan bilen, işin uzmanları tarafından tanıtılıp anlatılması büyük önem taşıyor. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı’ndaki tanrı ve kral heykelleri, Diyarbakır Surları, Zerzevan Kalesi, Hevsel Bahçeleri, Göbeklitepe gibi mirasların korunması açısından da bizlere büyük sorumluluklar yükleniyor. Bu eşsiz turizm destinasyonumuzu bu fuarla dünyada tanıtıp bir turizm markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Bölgede çok değerli valilerimiz, yöneticilerimiz var. Bu da bize ayrı bir güç, moral ve avantaj sağlıyor.’’ sözleriyle Türkiye’nin turizmdeki eksiğinin turist dağılımındaki dengesizlik olduğunu belirtti.


TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, son olarak düzenlenen fuarın bölgenin zenginlikleri ve potansiyelinin sergilenmesi bakımından değerli olduğunu ifade etti. Bağlıkaya, ‘‘Ülkenin pazarlama kaynaklarını kullanılırken bu bölgelere pozitif ayrımcılık yaparak daha fazla kaynak aktarılmasını sağlamak gerekir. Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz ve her geçen yıl daha da geliştirmeyi planladığımız fuar, bölgenin bu geniş yelpazedeki zenginlikleri ve potansiyelinin sergilenmesi bakımından değerli bir platform olacaktır. Bu anlamda bu fuarın çok önemli bir misyon üstleneceğine yürekten inanıyorum.’’ dedi.

SİZLERİ BURSA’NIN KÜLTÜREL BİRİKİMİNE ŞAHİT OLMAYA DAVET EDİYORUM

Fuarın partner şehirlerinden biri olarak Bursa’yı temsil eden Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın, konuşmasında Bursa’nın zengin kültürel miraslarından bahsetti.Aydın, ‘‘TÜRSAB tarafından ilki gerçekleştirilen bu fuarın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Diyarbakır ülkemizin kadim şehirlerindendir. Doğudan batıya, güneyden kuzeye uzanan ticaret yollarının kesişme noktası olan kilit şehirlerdendir. Her kadim şehir gibi tarihi mirası, köklü kültürel birikimi, ekonomiye yön verebilme kabiliyeti, turizm potansiyeli gibi farklı özellikleriyle ülkemizin nadide şehirlerindendir. Gerek inanç turizmi gerek kültür turizmi noktasında adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir. Bursa da ülkemizin batısındaki açık hava müzesidir. Tarihi kadim, doğası muhteşem, suları şifalı, yaz ve kış sporları için müsait, sanayisi gelişmiş, kültürel altyapısı zengin bir şehir. Sağlık ve kongre turizmi alanlarında bakir bir alan. Bacasız sanayi olarak bilinen turizmin bütün kollarında hemen her nimete sahibiz. Ortadoğu pazarında ön plandayız. Avrupa pazarı için de önemli çalışmalar yapıyoruz. Bursa’da bir turizm rotası belirledik. Şehrin tüm dinamikleri ile birlikte hareket ederek farklı projeleri hayata geçiriyoruz. Geçtiğimiz yıl UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na da aday olduk. Değerlendirmeler sonucunda 2021 yılı sonlarında zanaat ve hat sanatları alanlarında, çini ve ipeğimiz ile UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil edildik. Bursa, TÜRKSOY tarafından 2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak seçildi. Bu kapsamda bu yıl farklı etkinlikler yapacağız. 4. Dünya Göçebe Oyunları, 2. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, 5. Türk Dünyası Ata Sporları Şenliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi 3. Kitap Fuarı, 12. Fotofest, 60. Uluslararası Bursa Festivali ve TÜRKSOY’un gelenek haline getirdiği programlarla Bursa’yı bu yıl Türk dünyasının kalbinin attığı bir şehir haline getireceğiz. Eylül ayında da bir gastronomi fuarı planlıyoruz. Sizleri şehrimizin kültürel birikimine şahit olmaya davet ediyorum.’’ sözleriyle katılımcıları Bursa’ya davet etti.

MARKAMIZA YAPACAĞIMIZ EN ÖNEMLİ KATKILARDAN BİRİSİ DE YATIRIMLARIN BÜTÜNCÜL OLARAK PLANLANMASIDIR

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, ‘‘Bugün, Mezopotamya’nın turizm potansiyelini geliştirmek üzere ülkemiz ve dünya turizminin vazgeçilmez bir destinasyon haline gelmesini sağlamak amacıyla ilk kez düzenlenen bu fuarın bir parçası olmaktan memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Bakanlığımızın önderliğinde Türkiye destinasyonunun ilk bölgesel turizm markası olarak Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerini kapsayan Mezopotamya, neolitik çağdan beri insanlık medeniyetinin köklerini ve inancın manevi mirasının bütün görkemini barındırmakta. Burayı ziyaret edecek kişiler bir rüya aleminin içine girecek ve tarihi deneyimleyecek. Dünyanın en zengin destinasyonlarından birine sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Turizmin gelmesi gereken noktaya ulaşması için hep birlikte çalışmalıyız. Bu değerlere sahip çıkabilmek, Mezopotamya markasını her şekilde elimizden geldiği kadar desteklemek, tanıtımını yapmak ve bilinirliğini artırmak durumundayız. Markamıza yapacağımız en önemli katkılardan birisi de yatırımların bütüncül olarak planlanmasıdır. Bölgeye yapılacak yatırımlar mimari ve estetik duygusuna sahip çıkarak hava, kara ve deniz yolu ulaşımı, şehir planlama ve pazarlama ayaklarıyla birlikte ele alınmalıdır. Milli gelirin %5’ini doğrudan, %12’sini dolaylı olarak oluşturan bir sektördeyiz. Mezopotamya’nın daha nitelikli bir destinasyon haline gelerek turizm gelirlerini artırmak için tarihi mirası ön plana çıkartmak, gastronomiye özendirmek, bir doku ve yaşam tarzı oluşturmalıyız. Böylece bu bölgeyi dünyanın en çok ziyaret edilen tarih ve inanç merkezi haline getirebiliriz.’’ sözleriyle bölgenin markalaşmasında bütüncül planlamanın önemini vurguladı.

MEZOPOTAMYA’DA TURİZMİ KÜLTÜREL MİRAS, KÜLTÜR/SANAT VE GASTRONOMİİLE BİRLİKTE DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, konuşmasında bölgenin turizmde ihtiyaç duyduğu konuları ifade etti.

‘‘Bu fuar sadece Diyarbakır’ın değil, 9 ilimizin turizm fuarıdır. Amacımız, Mezopotamya’yı dünyada bir turizm markası haline getirmek. İlklerin yaşandığı bir coğrafya üzerindeyiz. İlk tapınak, ilk tarımsal üretim, ilk hayvanların evcilleştirilmesi, ilk kültürel varlıklar ve bunların üzerinde farklı kültürlerin izleri turizmden daha fazla gelir sağlamamız üzere imkanlarımızdır. Sosyoekonomik olarak geri kalmış bölgemiz için bunu önemli bir kalkınma aracı olarak değerlendirmeliyiz. Kültür turizmi, inanç turizmi, gastronomi turizm, sağlık turizmi, kırsal turizm ve doğa turizmi açısından önemli bir bölgede yaşıyoruz. Mezopotamya’da turizmi kültürel miras, kültür/sanat ve gastronomi ile birlikte düşünmek zorundayız. Hepimizin de bu zenginliği sürdürülebilir kılmak zorunluluğumuz var. Bu yolda ilk adım 2018’de FİJET’in Diyarbakır’a altın elma ödülü vermesiyle atıldı. 2019 yılında Göbeklitepe yılı ilan edildi. Bugünkü fuar da bunun devamını sağlayacak çok önemli bir etkinlik, bu anlamda TÜRSAB Başkanı Firuz B. Bağlıkaya’ya çok teşekkür ediyorum.’’

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Irak'ın yanı sıra Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ile Türkiye’nin dört bir köşesinden firmaların ve heyetlerin katılımıyla zenginleşen 1.Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı, 27 Mart 2022 Pazar gününe kadar Diyarbakır Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde bölgenin eşsiz kültürel ve gastronomi değerlerini ziyaretçilerine sunmaya devam edecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder