24 Ağustos 2026 Pazartesi

Turizm hareketliliği sürüyor, restoran sektöründe ise maliyet baskısı büyüyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm hareketliliği sürüyor, restoran sektöründe ise maliyet baskısı büyüyor

Yaz sezonunda turizm hareketliliği devam ederken, restoran sektörü artan maliyetler nedeniyle bu hareketliliğin ekonomik etkisini beklenen ölçüde hissedemiyor. İTO 17. Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Ebru Koralı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yükselen maliyetler karşısında faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını belirterek, sektörün sürdürülebilirliği için destekleyici adımların önemine dikkat çekiyor.

Yaz sezonuyla birlikte turizm hareketliliği devam ederken, restoran sektörü açısından gündemin ilk sırasında artan maliyetler ve kârlılığı koruma mücadelesi yer alıyor. Turizm faaliyetinin sürmesi sektör açısından önemli olmakla birlikte, işletmeler yükselen maliyetler nedeniyle bu hareketliliği ekonomik sonuçlara aynı ölçüde dönüştürmekte zorlanıyor. Sektörün bugün karşı karşıya olduğu en önemli konunun maliyet baskısı olduğunu belirten İstanbul Ticaret Odası (İTO) 17. Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Ebru Koralı, "Turizm sektörümüz açısından son derece önemli. Restoranlarımız da bu hareketliliğin önemli bir parçasını oluşturuyor. Ancak bugün işletmelerimizin öncelikli gündemi müşteri sayısından çok, artan maliyetler karşısında sürdürülebilir bir işletme yapısını koruyabilmek. İşletmelerimiz hizmet vermeye devam ediyor ancak yükselen maliyetler kârlılık üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor” diyor.

TÜİK verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye'nin turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15,9 milyar dolar, ziyaretçi sayısı ise yüzde 5,1 gerileyerek 15,6 milyon kişi oldu. İlk altı aylık dönemde ise turizm geliri 25,7 milyar dolar, ziyaretçi sayısı 24,8 milyon kişi olarak gerçekleşti. Ziyaretçi başına ortalama harcamada nominal artış görülse de sektör temsilcileri, bu artışın yükselen maliyetleri karşılamaya tek başına yeterli olmadığının altını çiziyor. 

Gelir artışı maliyet artışının gerisinde kalıyor

Ziyaretçilerin yeme-içme harcamaları yılın ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 5,2 artış gösterse de aynı dönemde konaklama ve yiyecek hizmetlerindeki Hizmet Üretici Fiyat Endeksi yüzde 31,97, temmuz ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık enflasyon yüzde 37,53 olarak gerçekleşti.Bu tablonun  gelir tarafındaki nominal artışın maliyetlerdeki yükselişin gerisinde kaldığını ve işletmelerin kârlılığı üzerindeki baskısının devam ettiğimi ortaya koyduğunu belirten Koralı, "Enerji, kira, personel, gıda ve lojistik maliyetlerindeki artış işletmelerimizi doğrudan etkiliyor. Cirodaki yükselişin önemli bir bölümü artan giderleri karşılamaya yöneliyor. Bu nedenle sürdürülebilir kârlılığı korumak her geçen gün daha zor hale geliyor."diyor

2026 yılının ikinci çeyreğinde yurt dışına çıkan Türkiye'de ikamet eden vatandaş sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 artarak 3 milyon 434 bin kişiye ulaştığını belirten Koralı, değişen tüketici eğilimlerinin de sektör açısından dikkatle takip edildiğini belirterek, işletmelerin hem maliyet yönetimi hem de değişen talebe uyum konusunda önemli bir süreçten geçtiğini ifade ediyor.

Küçük işletmeler üzerindeki baskı katlanılamaz durumda

Artan maliyetler ve düşen kârlılık, özellikle mahalle restoranları ile küçük ve orta ölçekli işletmeleri daha yoğun şekilde etkiliyor. Kira, enerji, personel ve gıda maliyetlerindeki yükseliş, birçok işletmenin faaliyetlerini sürdürmesini her geçen gün daha zor hale getiriyor.Koralı, sektörün yalnızca büyük markalardan ibaret olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:"Bugün pek çok işletme ayakta kalabilmek için büyük bir mücadele veriyor. Ne yazık ki özellikle küçük ve orta ölçekli restoranlarımız arasında faaliyetini sonlandırmak zorunda kalan işletmelerin sayısının arttığını sahada gözlemliyoruz. Bu yalnızca işletmeler açısından değil; istihdam, mahalle ekonomisi ve şehir yaşamı açısından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir gelişme. Restoranlarımız kapanınca yalnızca bir işletme değil, yılların emeği, çalışanların geçim kaynağı ve bulunduğu bölgenin sosyal hayatı da zarar görüyor."

Restoranlar turizmin ayrılmaz bir parçası

Konaklama ve yiyecek hizmetleri sektöründe yaklaşık 1 milyon 444 bin ücretli çalışan olduğunu belirten Koralı, “Gastronomi artık turizm deneyiminin en önemli unsurlarıdan biri. Restoran sektörü de turizm politikaları ve destek mekanizmaları içinde bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmeli.”

Sürdürülebilir turizm için sürdürülebilir restoranlar

Koralı, restoran sektörünün turizm, istihdam ve şehir ekonomisinin önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:"Restoranlarımız yalnızca yemek sunan işletmeler değil; şehir yaşamının, turizmin ve ekonominin önemli bir parçası. Sektörümüzün güçlü yapısını koruyabilmesi için işletmelerimizin rekabet gücünü artıracak, maliyet baskısını hafifletecek ve sürdürülebilirliği destekleyecek adımların büyük önem taşıdığına inanıyoruz."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder