14 Eylül 2026 Pazartesi

Bölgesel Turizm Potansiyeli Ortak Vizyonla Geliştirilecek

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ELAZIĞ, MALATYA, ADIYAMAN, BİNGÖL VE TUNCELİ’NİN 

TURİZM POTANSİYELİ ORTAK VİZYONLA GELİŞTİRİLECEK

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen ‘Bölgesel Turizm Çalıştayı’nda iki gün boyunca düzenlenen panellerde, Elazığ, Malatya, Adıyaman, Bingöl ve Tunceli’nin turizm potansiyelinin geliştirilmesi ele alındı.  

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın moderatörlüğünde düzenlenen “Yeni Nesil Bölgesel Turizm: Entegre Destinasyon Yönetimi” başlıklı panele Türk Hava Yolları Genel Müdürü Ahmet Olmuştur, Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Feray Yılmaz ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin bölgesel turizmin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Kolektif ruhun benimsenmesi önemli”

THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur, turistik ziyaretlerdeki talep değişimlerine işaret ederek, “Yeni nesil ziyaretçilerin talepleri artık tek bir noktayı görmek değil, birçok noktayı deneyimlemek. Türkiye gibi, dünyanın en çok ziyaret edilen dördüncü ülkesi unvanına sahip bir ülkede, bilinen yerlerin yanı sıra bu 5 ilde olduğu gibi çok kıymetli değer hazineleri var. Biz de THY olarak bölgede uçuşlarımıza devam ediyoruz. Yeni nesil entegre turizm, bizim için yeni nesil ziyaretçilerin talepleri açısından çok kıymetli bir yerde bulunuyor. Bu yüzden kolektif ruhun sektörde benimsenmiş olması, altının çizilmesi ve bu yönde aksiyon alınması bizim için çok kıymetli.” diye konuştu.


“Kamu bankaları destek paketi için çalışacak”

VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslanda, düzenlenen etkinliğin bölge ve Türkiye ekonomisi için önemine dikkati çekerek, “Türk bankacılık sektörü ülkemizin turizm potansiyelinin farkında ve bunu destekleyecek kaynaklara sahiptir. Yeter ki burada doğru bir model oluşturalım.” dedi.

Bankacılık sektörünün bölgeye ayıracağı turizm amaçlı kaynaklarını artıracağını duyuran Arslan, özel bankalarla birlikte tüm kamu bankalarının, bölgede destek paketleri oluşturmak için çalışacağını bildirdi.

Arslan, “Fırat Rotası Destek Paketi’ olarak bölgeye özel bir çalışma yürütüyoruz, önemli bir kaynak desteği sağlayacağız. Teminatınız yoksa da Kredi Garanti Fonu’yla görüşmelerimiz sonuçlanmak üzere.” bilgisini verdi.

“Turizmi şehrin tamamına yaymak”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Feray Yılmaz ise, şehirde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek, “Amacımız, şehrin turizmini tek bir merkezde yaşatmak değil; tüm ilçelere, kırsala ve şehrin tamamına yaymak. Sürdürülebilirlik açısından yerel ve mevsimsel ürünleri destekleyip bunların üretimde ve sosyal günlük hayatımızda daha çok kullanılır hâle gelmesini teşvik ediyoruz. Hedefimiz; turizm gelirlerini geniş kesimlere yayan, kaynakları daha az tüketen, şehri ve kentliyi sürece dâhil eden bir yönetim modeli oluşturmak.” ifadelerini kullandı.

“Entegre bir destinasyon modeli önemli”

TTYD Başkanı Oya Narin, paneldeki konuşmasında; bölgenin mevcut turizm değerlerini birbirine bağlayan, ziyaretçilerin kalış süresini artıran ve turizm gelirinin yerel ekonomiye daha güçlü şekilde yayılmasını sağlayan entegre bir destinasyon modelinin önemine işaret ederek şöyle konuştu: 

“Altıncı bölge teşviklerinin konaklama tesisleri yatırımlarının yanı sıra seyahat ve gastronomi gibi ilgili her alanı kapsayacak şekilde genişletilmesinin, bölge turizminin gelişmesi açısından çok önemli buluyoruz. Türkiye turizminin geleceğinde bölgelerimizin potansiyelini daha güçlü iş birlikleriyle harekete geçirmenin önemli olduğuna inanıyoruz. 

Ekonomik büyümenin ve istihdamın en güçlü alanlarından biri olan seyahat ve turizm sektörü 2025 yılında dünya ekonomisine 11,6 trilyon dolar katkı sağladıve 366 milyon kişilik istihdamı destekledi. Türkiye ise 2025 yılını 63 milyon 917 bin ziyaretçi ve 65 milyar 231 milyon dolar turizm geliriyle tamamladı. Bugün iç turizmde senelik dünyada 4 milyar kişi Türkiye’de ise 68 milyon kişi seyahat ediyor. 2035 yılında ise küresel turizm ekosisteminin 16 trilyon dolara çıkması beklenirken, dünyada iç turizm hareketinin 4,5 milyar kişiye, uluslararası seyahat hareketinin ise 2 milyar kişiye yaklaşması bekleniyor.Küresel turizmde gelecek 10 yılda yüzde 50’ye yaklaşan bir gelişime paralel Türkiye turizminin de altyapı, finansman ve sürdürülebilirlik başlıklarının öne çıkacağı “üçüncü turizm hamlesi” olarak nitelendirilebilecek yeni bir döneme ihtiyacı bulunuyor.  

Jeotermal ve kadın istihdamı önemli, Altıncı bölge teşvikleri genişletilmeli

Türkiye turizminde en büyük fırsat, yeni bir değer yaratmanın yanında eldeki zengin değerleri birbirine doğru şekilde bağlayabilmekte yatıyor.Bugün Elazığ, Malatya, Adıyaman, Tunceli ve Bingöl’ün birbirinden çok farklı deneyimler sunan, birlikte düşünüldüğünde ise çok daha güçlü bir seyahat hikayesi oluşturabilecek beş şehirdir. 

Ziyaretçiyi bölgede daha uzun konaklamalarla tutabilmek, şehirler arasında dolaşmasını sağlamak ve turizm gelirini yerel ekonomiye daha geniş biçimde yayabilmek çok önemli. Sağlık ve jeotermal turizmin özellikle daha uzun süreli konaklamalar açısından değerlendirilmeli. Ayrıca bölgede kadın istihdamı turizmde ön plana çıkartılmalı.

Ayrıca, altıncı bölge teşvikleri de konaklama tesisleri yatırımlarının yanı sıra seyahat ve gastronomi gibi ilgili her alanı kapsayacak şekilde genişletilmesi, bölge turizminin gelişmesi açısından çok büyük önem taşıyor.” 


MSC Cruises, yapay zekâ destekli yeni dijital hizmeti MSC Concierge’i tanıttı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



GEMİDE DİL ENGELİNE SON: MSC CRUISES’TAN YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ ‘’MSC CONCIERGE’’ 

Türkçe dahil 90’dan fazla dilde hizmet veren MSC Concierge, misafirlerin sorularını gerçek zamanlı yanıtlıyor, kişisel öneriler sunuyor ve seyahat deneyimini kolaylaştırıyor.

MSC Cruises, farklı ülkelerden misafirlerin kruvaziyer deneyimini daha kolay, kişisel ve erişilebilir hale getirmek amacıyla geliştirdiği yapay zekâ destekli yeni dijital hizmeti MSC Concierge’i tanıttı.

Misafirlerin ceplerinde taşıyabilecekleri kişisel bir dijital asistan olarak tasarlanan MSC Concierge, MSC Cruises’ın dijital ekosistemi MSC for Me uygulamasıyla entegre çalışıyor. Misafirler, akıllı telefonları veya tabletleri üzerinden erişebildikleri sohbet tabanlı sistem sayesinde ihtiyaç duydukları bilgilere anında ulaşabiliyor ve seyahatlerini kendi tercihlerine göre daha kolay planlayabiliyor.

MSC Cruises’ın MSC for Me uygulamasına entegre edilen yeni dijital asistanı MSC Concierge, misafirlere kendi dillerinde 7 gün 24 saat destek sağlıyor. Türkiye’den misafirler, yapay zekâ destekli hizmet sayesinde gemide ihtiyaç duydukları bilgilere Türkçe ulaşarak restoran rezervasyonlarından kara turlarına kadar pek çok işlemi kolayca gerçekleştirebiliyor.


Türkçe dahil 90’dan fazla dilde kesintisiz destek

Ücretsiz olarak sunulan ve 7 gün 24 saat erişilebilen MSC Concierge, Türkçe dahil 90’dan fazla dilde hizmet veriyor. Misafirler sisteme kendi dillerinde sorular yöneltebiliyor, gemide sunulan hizmetler hakkında bilgi alabiliyor ve farklı işlemleri sohbet tabanlı arayüz üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor.

MSC Concierge’in sunduğu Türkçe dil desteği, özellikle Türkiye’den seyahat eden misafirlerin gemide kendilerini daha rahat ve güvende hissetmelerine katkı sağlıyor. Misafirler yabancı dil konusunda endişe yaşamadan restoranlardan spa hizmetlerine, eğlence programlarından kara turlarına kadar merak ettikleri konular hakkında Türkçe bilgi alabiliyor.

Böylece dil farklılığı, gemideki hizmetlerden yararlanmanın ya da yeni deneyimler keşfetmenin önünde bir engel olmaktan çıkıyor. MSC Concierge, farklı dilleri konuşan misafirlerin yolculuklarını kendi dillerinde ve kişisel ihtiyaçlarına uygun biçimde yönetmelerine yardımcı oluyor.

Restoran rezervasyonundan kara turuna kadar kişisel asistan

Yapay zekâ destekli MSC Concierge, gemi içindeki hizmetler hakkında bilgi vermenin ötesine geçerek misafirlere yolculuklarının farklı aşamalarında destek sağlıyor. Sistem üzerinden restoran rezervasyonları yapılabiliyor, spa uygulamaları ve kara turları planlanabiliyor, gemi hesabı bilgileri görüntülenebiliyor ve kişisel tercihlere uygun eğlence önerileri alınabiliyor.

Misafirler böylece günlerini planlamak, yeni deneyimler keşfetmek veya ihtiyaç duydukları hizmete ulaşmak için farklı kanallar arasında zaman kaybetmeden, tek bir dijital asistan üzerinden bilgi ve destek alabiliyor. MSC Concierge, yolculuğun daha kişisel ve zahmetsiz biçimde planlanmasına yardımcı olurken misafirlere tatillerinin keyfini çıkarmak için daha fazla zaman kazandırıyor.

Teknoloji, MSC Cruises misafirperverliğini tamamlıyor

MSC Cruises’ın misafirperverlik anlayışını desteklemek amacıyla geliştirilen MSC Concierge, gemi personeliyle kurulan insan etkileşiminin yerini almak yerine bu deneyimi tamamlamayı hedefliyor. Dijital hizmet, sık sorulan sorulara ve günlük ihtiyaçlara hızlı yanıt verirken misafirlerin diledikleri zaman gemi personelinden destek almaya devam etmelerine olanak tanıyor.

Başarılı bir pilot uygulamanın ardından filonun büyük bölümünde kullanıma sunulan MSC Concierge, pilot döneminde 170 binden fazla misafir tarafından kullanıldı. Sistem üzerinden 1 milyondan fazla mesajlaşma gerçekleştirilirken, hizmetten duyulan memnuniyet oranı yüzde 93 olarak ölçüldü.

MSC Cruises CEO’su Gianni Onorato, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Misafirlerimize kruvaziyer deneyimlerinin her aşamasında en iyi tatil deneyimini sunmaya kararlıyız. En son teknolojiyi gemi personelimizin sıcak misafirperverliğiyle bir araya getirerek misafirlerimizin seyahatlerini her zamankinden daha fazla kişiselleştirmelerine olanak tanıyoruz.

MSC Concierge sayesinde misafirler ihtiyaç duydukları bilgilere anında ulaşabiliyor ve kamaralarının ya da güneşlenme alanlarının konforundan ayrılmadan hizmet taleplerini iletebiliyor. Böylece gemide geçirdikleri zamanı daha özgürce değerlendirebiliyor, yeni deneyimler keşfedebiliyor ve seyahatlerinin her anından maksimum verim alabiliyorlar.”

MSC Concierge, yapay zekâ teknolojisini çok dilli hizmet anlayışıyla bir araya getirerek dünyanın farklı bölgelerinden misafirlerin kruvaziyer deneyimini daha erişilebilir hale getiriyor. Türkçe dahil 90’dan fazla dilde sunduğu gerçek zamanlı destek sayesinde misafirler, yolculukları boyunca ihtiyaç duydukları bilgi ve hizmetlere kendi dillerinde kolayca ulaşabiliyor.

TÜROB’dan turizm çalışanlarına sigarayı bırakma yolunda destek

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜROB’dan örnek sosyal sorumluluk projesi

TÜROB’dan turizm çalışanlarına sigarayı bırakma yolunda destek

TÜROB, turizm sektörü çalışanlarını sigarayı bırakmaya teşvik etmek ve bu süreçte destek olmak amacıyla yeni bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçiriyor. Allen Carr’s Easyway Türkiye iş birliğiyle başlatılan proje kapsamında, ilk aşamada TÜROB üyesi otellerin çalışanlarına, sonrasında sektör yöneticilerine yönelik isteğe bağlı ve ücretsiz sigara bırakma seminerleri düzenlenecek.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), çalışan sağlığını ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemeye yönelik yeni bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. Allen Carr’s Easyway Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen proje ile sigarayı bırakmak isteyen turizm sektörü çalışanlarının bu yönde teşvik edilmesi ve bırakma süreçlerine destek sağlanması amaçlanıyor.

Proje İstanbul’da Eresin Hotels ile başlarken, ilk etapta 20’ye yakın otelde sigarayı bırakmak isteyen çalışanlara yönelik seminerler gerçekleştirilecek. Yaklaşık 6 saat sürecek seminerler çalışanlara ücretsiz olarak sunulacak. İlk aşamada sektör çalışanlarına yönelik uygulanacak programın, sonraki aşamada sektör yöneticilerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor. Projenin bir yıl boyunca TÜROB üyesi otellerde sürdürülmesi planlanıyor.

Seminer programıyla aynı zamanda tütün ürünleri kullanımının azaltılması konusunda farkındalık oluşturulması, çalışan sağlığının desteklenmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi hedefleniyor.

Eresin: Sigarayı bırakmak isteyen çalışanlarımızın yanındayız

Projeyle ilgili bilgi veren TÜROB Başkanı Müberra Eresin, amaçlarının sigarayı bırakmak isteyen sektör çalışanlarını teşvik etmek ve bu süreçte onlara destek olmak olduğunu belirtti.Eresin, “Sigara bağımlılığı, Türkiye genelinde olduğu gibi turizm sektöründe de önemli bir sorun. Biz bu projeyle sigarayı bırakmak isteyen çalışanlarımıza bir fırsat sunmak, onları teşvik etmek ve bu süreçte yanlarında olmak istiyoruz. Buradaki amacımız kesin bir sonuç vaadetmek değil; çalışanlarımızın sigarayı bırakma yönündeki kararlarını desteklemek ve sağlıklı yaşam konusunda farkındalık yaratmak. Turizm sektörünün en önemli değerinin insan kaynağı olduğuna inanıyor, çalışanlarımızın sağlığını ve yaşam kalitesini destekleyen projeleri son derece önemsiyoruz” dedi.

Sigarayı bırakma sürecine farklı bir yaklaşım

‘Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu’ adlı kitabın yazarı Allen Carr tarafından geliştirilen yöntem, sigara içme isteğini yalnızca irade gücüyle bastırmak yerine, sigaraya yönelik zihinsel ve psikolojik bağımlılık üzerine odaklanan bir yaklaşım olarak tanımlanıyor.

Söz konusu yöntem 1983 yılından bu yana dünyanın birçok ülkesinde sigarayı bırakmak isteyen kişilere destek amacıyla uygulanıyor.


Sinsice ilerliyor, erken tanı hayat kurtarıyor!Prostat kanserine karşı bu belirtilere dikkat!

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


(15 EYLÜL PROSTAT KANSERİ FARKINDALIK GÜNÜ)

Sinsice ilerliyor, erken tanı hayat kurtarıyor!Prostat kanserine karşı bu belirtilere dikkat!

PROSTAT KANSERİ HAKKINDA 5 KRİTİK BİLGİ!

Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, özellikle erken evrelerde sinsice ilerleyebiliyor. Eylül ayının Prostat Kanseri Farkındalık Ayı olması ise erkeklerin prostat sağlığı konusunda bilinçlenmesi ve gerekli kontrolleri ihmal etmemesi açısından önemli bir fırsat sunuyor.Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Engin Kaya “Prostat kanserinde en önemli noktalardan biri, hastalığın erken dönemde sessiz ilerleyebilmesi olduğundan dolayı, şikayetlerin ortaya çıkmasını beklemeden, yaşınız ve kişisel risk faktörleriniz doğrultusunda doktorunuzla prostat kanseri taraması hakkında konuşmanız büyük önem taşır” diyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kaya, prostat kanseri hakkında bilinmesi gereken 5 kritik bilgiyi paylaştı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prostat kanseri belirti vermeyebilir!

Prostat kanseri erken dönemde hiçbir yakınmaya neden olmayabilir. Sık idrara çıkma, özellikle geceleri idrara kalkma, idrar yapmaya başlamada zorlanma, idrar akımının zayıflaması veya kesintili olması, idrar yaparken yanma ya da kan görülmesi, ağrı veya rahatsızlık gibi şikayetlerden biri veya birkaçı varsa mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır. Belirti olmaması prostat kanseri olmadığı anlamına gelmez. Erken tanı kritik önem taşıdığından dolayı hiçbir şikayetiniz olmasa bile yaşınız ve kişisel risk faktörleriniz doğrultusunda mutlaka düzenli muayene olmanızda büylük fayda bulunmaktadır. 

PSA yüksekse her zaman kanser anlamına gelmez

PSA değeri prostat kanseri açısından önemli bir belirteçtir; ancak tek başına kanser tanısı koydurmaz. PSA düzeyi prostatın iyi huylu büyümesi, prostat iltihabı ve başka nedenlerle de yükselebilir. Benzer şekilde, düşük PSA değeri de prostat kanserini kesin olarak dışlamaz. Bu nedenle PSA sonucu; hastanın yaşı, aile öyküsü, prostat muayenesi, önceki PSA değerleri ve gerektiğinde MR bulguları ile birlikte değerlendirilmelidir.

Parmakla rektal muayene de önemli!

Prostat kanserinde gerek görüldüğünde farklı değerlendirme yöntemlerinden de yararlanılır. Doktor tarafından yapılan parmakla rektal muayene ile prostatın boyutu, kıvamı ve yüzeyindeki şüpheli değişiklikler değerlendirilebilir.Yine gerek görülen hastalarda prostatın ayrıntılı MR görüntülemesi de tanıya katkı sağlayabilir. PSA, muayene veya görüntüleme sonuçlarında şüpheli bulgular saptanırsa kesin tanı için prostat biyopsisi yapılabilir. Günümüzde uygun hastalarda MR bulguları eşliğinde hedefli biyopsi ve transperineal biyopsi gibi modern yöntemlerden yararlanılmaktadır. 

Tedavi kişiye özel planlanmalıdır!

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Engin Kaya, prostat kanseri tanısı konulduğunda ilk olarak hastalığın evresi ve risk grubunun belirlendiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Tedavi planlanırken PSA düzeyi, biyopsi sonucu ve Gleason skoru / Grade Group, kanserin evresi, MR ve diğer görüntüleme bulguları, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu ile hastanın beklentileri ve yaşam kalitesi birlikte değerlendirilir. Her prostat kanseri aynı değildir. Bu nedenle tedavi kararı her hasta için kişiselleştirilmelidir.”

Tedavide yeni nesil teknoloji dönemi!

Cerrahi tedavi gereken hastalarda günümüzde daha küçük kesilerle gerçekleştirilen cerrahi yöntemlerin önemli bir seçenek haline geldiğini belirten Prof. Dr. Kaya “Robotik ve laparoskopik cerrahi, prostat kanserinin cerrahi tedavisinde kullanılan modern yöntemlerdir. Bazı hastalarda ise yalnızca kanserli bölgeyi hedefleyen HIFU (ses dalgalarıyla tedavi), kriyoablasyon (dondurarak tedavi) ve IRE (elektrik dalgalarıyla tedavi) gibi fokal tedavilerden yararlanılabilmektedir. Tedavi seçimi hastalığın özelliklerine göre belirlenir” diyor. 


TURİZMCİLER YELKENCİLERLE EL ELE VERDİ KURTULUŞ GÜNÜNDE ŞEHİTLER DENİZDEN SELAMLANDI


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TURİZMCİLER YELKENCİLERLE EL ELE VERDİ KURTULUŞ GÜNÜNDE ŞEHİTLER DENİZDEN SELAMLANDI

İzmir’in Foça İlçesi’nin Kurtuluş Günü için bölge turizmcileri ve yelkenciler el ele verdi. 30’u aşkın tekne, her yaştan 120 yelkenci, teknelerini Türk Bayraklarıyla donatarak, denize açıldı. Ulu Önder Atatürk, silah ve yol arkadaşları, şehitler ve gaziler denizden selamlandı.

Türk bayrakları ve Atatürk baskılı yelkenlerle donatılan tekneler,Foça Küçükdeniz Limanı içinde buluşarak, bir düzen içinde tek tek, ilçe merkezi ve sahildekileri selamladılar. Kurtuluş günü dolayısıyla Foça Limanına demirleyen Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarından TCG Karşıyaka’nın etrafında daire oluşturularak selamlanmasının ardından adalar bölgesine intikal ettiler. Bu sırada çeşitli manevralarla seyrine doyumsuz güzellikler oluşturarak şehit ve gazileri denizde anma ve selamlama etkinliğini tamamladılar.

Yelkenciler ve aileleri akşam da ev sahibi MW Phokaia Beach Resort Otel’de, turizmcilerle bir araya gelerek Foça’nın 104. Kurtuluş Yıldönümünü marşlar ve şarkılarla kutladılar.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN EVLATLARIYIZ

Etkinliği organize edenlerden Foça Yelken Grubu koordinatörü Eczacı Arzu Ersoy, rüzgarın evi Foça’da, yelkenleri, rüzgarla şişirip, Atatürk’ü, şehit ve gazilerimizi selamlamaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Arzu Ersoy; ; “Foça Yelken ve İhtisas Kulübü ve Foça Yelken grubu üyesiyim. Bir Foça sevdalısıyım. Foça’mızın Kurtuluşu’nun 104.yıldönümü olan bu önemli günde turizmcilerin önderliğinde bir araya geldik. Atamıza saygımızı sunmak istedik. Foça’mızın rüzgarını hepimiz biliyoruz. Güzel bir turizm kasabası. Birlikte bu etkinlikle Foçamızı tanıtmak, turizmine  destek olmak, hem de severek yelken yapmak üzere bir araya geldik. 30 teknede.120 kişi kadardık. Rüzgarın evi olan Foça’nın doğasında 30 tekne, çoluk, çocuk, büyük, küçük, anneanneler bile vardı teknelerde. Birlikte yelken yaptık. Havada güzeldi şansımıza. Sağ olsunlar turizmciler (MW Phokaia Beach Resort grubu) desteklerini esirgemiyorlar. Bizi bir araya getirmeye, toplanmaya yardımcı oluyorlar. Tüm emeği geçen arkadaşlar olarak çok mutluyuz. Başka organizasyonlarda da bir araya geleceğiz. Önümüzde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var. Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarıyız biz. Ona sevgimizi, saygımızı nasıl anlatabilirsek, anlatmaya çalışıyoruz. Bugün yelken yaparak anlattık. Saygımız sonsuz. Tüm şehitlerimizi, gazilerimizi saygıyla anıyoruz.”dedi.

TURİZMCİLERLE YELKENCİLERİN EŞLEŞMESİ ÇOK GÜZEL

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı, MW Phokaia Beach Resort Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet İşler de akşam ki kutlama programında yaptığı konuşmada turizmciler ve yelkencilerin birlikte olduklarında güzel işler yaptıklarına değinerek katılımcılara teşekkür etti. Mehmet İşler; “Foça’nın kurtuluş gününde en anlamlı, en katkı koyan değerlerden birini yarattınız. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Turizmci olarak bizler burada yaptığımız bu etkinlikle yan tarafta bir figür gibi kaldık. Bizler birbirimizi tamamlıyoruz. Sırf siz olsanız olmuyor, sırf biz olsak olmuyor. O zaman bu eşleşme çok güzel. Sizlerle her daim, her zaman, birlikte birçok etkinlikler yapalım. Deniz özgürlük, deniz bağımsızlık, denizi seven insanlar doğaya son derece saygılı ve insana saygılı olanlardır. O insanların özgür iradelerine hiçbir şey sahip çıkamaz. İyi ki sizin gibi insanlarla bu etkinliği yapıyoruz. Atamız için, cumhuriyet için, katkı koyduğunuz için, hele bu anlamlı günde, çok daha anlamlı oldu. Atamız, cumhuriyet, cumhuriyet kadını ve en önemlisi demokrasi adına, sizlerin gerçekten bu katkısı fevkalade mükemmeldi.  Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.     


 Seyfi GÜL

ETİK Basın Danışmanı

0 505 431 11 03


AROYA Cruises, genişletilmiş 2026-2027 Akdeniz programını Galataport İstanbul’da düzenlenen özel etkinlikle tanıttı.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


AROYA CRUISES’IN YENİ SEZONUNDA ANA LİMANI İSTANBUL

AROYA CRUISES İSTANBUL HAREKETLİ 2026-2027 AKDENİZ PROGRAMINI GALATAPORT’TA TANITTI

İstanbul’u Akdeniz’de ana liman olarak konumlandıran AROYA Cruises, genişletilmiş 2026-2027 Akdeniz programını Galataport İstanbul’da düzenlenen özel etkinlikle tanıttı. AROYA gemisinde gerçekleştirilen buluşmaya T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın yanı sıra sektör ve medya temsilcileri katıldı. Protokol katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, İstanbul çıkışlı yeni sezon rotaları ve gemide sunulan deneyimler paylaşıldı. 10 Ekim 2026 itibarıyla İstanbul’dan seferlerine başlayacak AROYA, 6 ila 14 gecelik farklı programlarla Türkiye, Yunanistan ve Mısır’dan Akdeniz ve Adriyatik’e uzanan geniş bir coğrafyada seyahat seçenekleri sunacak.

Türkiye kruvaziyer turizminde 2026’nın ilk yedi ayında yolcu hareketliliği 1 milyon 70 bin 481’e ulaşırken İstanbul, 128 bin 908 ana liman yolcusuyla Türkiye’de ilk sıraya yerleşti. İstanbul’un yükselen ana liman trafiğine AROYA Cruises da genişleyen yeni sezon programıyla katılıyor.


AROYA Cruises, 10 Ekim 2026’dan itibaren Galataport İstanbul’u ana liman olarak kullanarak geleneksel yaz sezonunun ötesine uzanan Doğu Akdeniz seferlerine başlayacak. Programın ilk döneminde İstanbul ve İskenderiye arasında 6, 7 ve 8 gecelik seyahatler gerçekleştirilirken Bodrum, Marmaris ve Kuşadası da rotalarda yer alacak. Seçili seferlerde misafirler yolculuklarına İskenderiye’den başlayabilecek veya burada sonlandırabilecek.

AROYA’nın Türkiye’deki satış ve pazarlama çalışmalarını yürüten SunoramaCruises ise İstanbul çıkışlı yeni programın Türkiye pazarındaki satış ve tanıtım faaliyetlerini sürdürecek.


Aroya’nın Yeni Sezonu İstanbul’da Tanıtıldı

12 Eylül’de Galataport İstanbul’da AROYA gemisinde gerçekleştirilen özel etkinlik, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın da katılımıyla sektör ve medya temsilcilerini bir araya getirdi. Katılımcılar gemiyi yakından deneyimlerken, İstanbul hareketli 2026-2027 Akdeniz programının yeni rotaları ve gelecek dönem planları paylaşıldı.

İstanbul’un kruvaziyer turizmindeki yükselen konumuna dikkat çeken T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, “AROYA Cruises’ın kış sezonunda İstanbul’u ana limanı olarak konumlandırarak seferlerine devam etmesi, Türkiye turizmi açısından son derece önemli. Bu seferlerin turizm hareketliliğinin 12 aya yayılmasına ve İstanbul’un kruvaziyer turizmindeki konumunun güçlenmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.


Mısır’da Gecelemeli Program

Yeni programın dikkat çeken yeniliklerinden biri Mısır seferleri olacak. İstanbul ve İskenderiye arasında gerçekleştirilecek 6, 7 ve 8 gecelik seyahatlerde Bodrum, Marmaris ve Kuşadası gibi Türkiye’nin öne çıkan kruvaziyer limanları da ziyaret edilecek.

Seçili seferlerde AROYA, İskenderiye’de ilk kez gecelemeli liman ziyaretleri gerçekleştirecek. Geminin gece boyunca limanda kalması, misafirlere Mısır’ı keşfetmek için daha fazla zaman sunacak. İskenderiye’nin kendine özgü mimarisi ve zengin kültürel mirasının yanı sıra düzenlenecek kara turlarıyla Kahire ve GizaPiramitleri’ni ziyaret etme fırsatı da sunulacak.

2027 Yazında Doğu Akdeniz Rotası Genişliyor

Mayıs 2027’den itibaren yaz sezonuyla birlikte AROYA’nın İstanbul hareketli programındaki rota seçenekleri daha da çeşitlenecek. Türkiye ve Mısır odaklı yaz seferlerinde Bodrum, Marmaris ve Antalya, İskenderiye ile aynı rotada buluşacak. AROYA, Antalya’ya da ilk ziyaretini gerçekleştirerek şehri İstanbul hareketli programına dahil edecek.

Yunanistan programında ise Rodos, Hanya ve Batı Girit’e açılan Souda Körfezi, Mikonos ve Atina’nın limanı Pire yer alacak. AROYA ayrıca yaz programına ilk kez Nafplion’u dahil edecek. Neoklasik sokakları ve denize bakan tarihi kaleleriyle öne çıkan Nafplion, AROYA’nın Yunanistan rotalarına yeni bir keşif noktası ekleyecek.

Aroya’dan İlk Kez 14 Gecelik Akdeniz Ve Adriyatik Seferleri

Yeni program kapsamında AROYA, ilk kez iki farklı 14 gecelik sefere çıkacak. Bu rotalardan biri Akdeniz’i doğudan batıya kat ederken, diğeri Ege’den Adriyatik’e uzanacak.

AROYA’nın ilk 14 gecelik seferi 5 Haziran 2027’de Galataport İstanbul’dan hareket edecek. Kuşadası ve Rodos’un ardından Sicilya’daki Catania’ya uzanacak rota, İtalya kıyıları boyunca devam edecek. Misafirler Salerno üzerinden Amalfi Kıyıları ve Pompeii’yi, Civitavecchia üzerinden ise Roma’yı keşfedebilecek. Civitavecchia’nın başlangıç ve bitiş limanı olarak da kullanılabilmesi sayesinde program İstanbul–Roma veya Roma–İstanbul yönünde daha kısa bir seyahat alternatifi sunacak. Rota, Sardinya’daki Cagliari, Tunus’un La Goulette Limanı ve Malta’nın başkenti Valletta üzerinden Mikonos’a uzanacak.

17 Temmuz 2027’de İstanbul’dan hareket edecek ikinci 14 gecelik sefer ise Yunanistan’daki Pire ve Katakolon’dan başlayarak Arnavutluk’un Sarandë ve Karadağ’ın Bar limanlarına uzanacak. Adriyatik kıyıları boyunca ilerleyen AROYA, İtalya’nın Trieste Limanı’nın ardından Hırvatistan’ın Zadar ve Korčula limanlarını ziyaret edecek; yolculuk Bari ve Mikonos üzerinden devam edecek. Trieste’nin başlangıç ve bitiş limanı olarak kullanılabilmesiyle rota, İstanbul–Trieste veya Trieste–İstanbul yönünde daha kısa bir seyahat seçeneği de sunacak.

İstanbul Çıkışlı Seferler Turizm Hareketliliğini Yıl Geneline Taşıyacak

19 güvertesi, 1.678 kabini ve çift kişilik baz kapasitede 3 bin 362 misafir ağırlama kapasitesi bulunan AROYA’nın Galataport İstanbul’u ana liman olarak kullanması, kruvaziyer hareketliliğinin şehir ekonomisinin farklı alanlarına yansımasını da beraberinde getiriyor. İstanbul’dan yolculuğa başlayan veya seyahatini burada tamamlayan yolcuların konaklama, ulaşım, yeme-içme ve alışveriş harcamalarının yanı sıra geminin liman, transfer, lojistik ve tedarik ihtiyaçları da ekonomik hareketliliğe katkı sağlıyor.

Bodrum, Marmaris ve Kuşadası gibi Türkiye limanlarına gerçekleştirilecek seferlerle bu hareketliliğin İstanbul dışındaki destinasyonlara da taşınması bekleniyor. Özellikle geleneksel yaz sezonunun ötesine uzanan seferler, kruvaziyer turizminin yıl geneline yayılmasına katkı sağlayacak.

AROYA CruisesTürkiye resmi temsilcisi SunoramaCruises’ın Genel Müdür Yardımcısı Selami Pirçek ise İstanbul hareketli yeni sezon programını değerlendirerek, “AROYA’nın İstanbul çıkışlı programı yalnızca yeni rotalar açısından değil, kruvaziyer turizminin yıl geneline yayılması açısından da önemli. İstanbul’dan başlayan ve Türkiye’nin farklı limanlarına uzanan düzenli seferler; konaklamadan ulaşıma, liman hizmetlerinden gastronomi ve yerel tedarike kadar geniş bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor. AROYA’yı ve yeni sezon deneyimini sektör ve medya temsilcileriyle İstanbul’da buluşturarak bu yeni dönemin detaylarını paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.


13 Eylül 2026 Pazar

Castrol Ford Team Türkiye Pilotu Ali Türkkan Dünya Şampiyonu!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türk Motor Sporlarında Tarihi Zafer:Castrol Ford Team Türkiye Pilotu Ali Türkkan Dünya Şampiyonu!

Castrol Ford Team Türkiye, Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezon boyunca sürdürdüğü kararlı mücadeleyle ülkemize ralli branşında ilk dünya şampiyonluğunu kazandırdı. Ali Türkkan ve Bilge Ayan ikilisi, sezonun son yarışı olan Şili Rallisi’nde Junior WRC şampiyonu olarak podyumda Türk bayrağını gururla dalgalandırdı.

1998 yılından bu yana Türk bayrağını uluslararası arenada temsil eden Castrol Ford Team Türkiye, çıtayı daha üst noktaya taşıyarak Ali Türkkan ve co-pilotu Bilge Ayan ile Türk ralli tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. İkili, Junior WRC sezonunun final yarışı olan Şili Rallisi'nde sergiledikleri muhteşem performansla Türkiye'ye Dünya Ralli Şampiyonası’ndaki ilk şampiyonluk kupasını kazandırdı.

Sezon boyunca verdiğiolağanüstümücadele, elde ettiği etap zaferleri ve zirve yarışındaki istikrarlı performansıyla dikkat çekenAli Türkkan, kariyerinin ve Türk ralli tarihinin en kritik düzlüklerinden birindenzaferledöndü. Castrol Ford Team Türkiye'nin genç yıldızı milli sporcu, Şili'de ulaştığı bu zaferle JuniorWRC’deşampiyon olan ilk Türk pilot olarak adını altın harflerle tarihe yazdırdı.


Sezon Boyunca Süren Kararlı Mücadele, Şili'de Zafere Dönüştü

Ali Türkkan, sezon içerisinde iki farklı yarışta lider durumdayken talihsizlikler nedeniyle yarış dışı kalmasına rağmen hiçbir zaman mücadeleden kopmadı. Her seferinde daha güçlü bir şekilde geri dönerek hızı ve yeteneği ile olduğu kadar mental gücüyle de yeniden şampiyonluk iddiasını sürdürmeyi başardı. 

Şili’ye şampiyonluk hedefiyle gelen Castrol Ford Team Türkiye, buna göre belirlediği stratejiye yarış boyuncabağlı kaldı. İlk günü beşinci sırada tamamlayan Ali Türkkan, etap etap temposunu artırarak aradaki farkı kapattı ve liderliğe yükseldi. Yetenekli pilotun bu güçlü atağı, şampiyona lideri konumundaki rakibini hataya zorladı. Şili’de yoğun orman etapları, keskin virajları, değişken zemin yapısı ve sürpriz hava koşulları gibi zorluklarla da mücadele eden ekip, toplam 311,7 kilometrelik 16 özel etapta olağanüstü bir sürüş performansı sergileyerek zirveye tırmandı. Böylesine büyük bir hedef için mücadele ederken yalnızca hızlı olmak değil, baskıyı yönetmek, doğru zamanda atağa geçmek ve gerektiğinde sabırlı kalabilmek de çok önemli. Castrol Ford Team Türkiye ekibi, bütün bunları sezon boyunca fazlasıyla ortaya koydu.

Türk Motor Sporları İçin Tarihi Dönüm Noktası 

Ford Türkiye İş Alanı Lideri Özgür Yücetürk, Castrol Ford Team Türkiye ekibinin tarihi başarısı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Castrol Ford Team Türkiye’ye dünya şampiyonluğu kazandıran ve Türk motorsporlaro tarihine adını altın harflerle yazdıran Ali Türkkan ve co-pilotu Bilge Ayan’ı yürekten tebrik ediyorum. JuniorWRC’de bizim de ilk günden beri an be an tanık olduğumuz o büyük mücadele ve takım ruhu ile hedeflerine ulaşmayı başardılar. Ford’un güçlü motorsporları mirasından ilham alan ve bu mirası başarılı bir şekilde devam ettiren bu şampiyonluk için de ayrıca gururluyuz.Ford Türkiye olarak, Castrol Ford Team Türkiye’nin yanında olmaya ve Türk motor sporlarının geleceğini desteklemeye devam edeceğiz.”

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz,takımın sergilediği ilham verici mücadelenin Türk motor sporları açısından tarihi bir başarıya dönüştüğünün altını çizerek, “Sezon boyunca ortaya konan mücadele, bugün tarihi ve sonuna kadar hak edilmiş bir dünya şampiyonluğuyla taçlandı. Türkiye’ye ralli branşındaki ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran Castrol Ford Team Türkiye ile büyük bir gurur yaşıyoruz. Motor sporları, Castrol’ün yüz yılı aşkın süredir performans, dayanıklılık, sürekli gelişim ve güçlü takım çalışması anlayışını yansıttığı önemli bir alan. Castrol Ford Team Türkiye ile yıllardır birlikte çıktığımız bu yolculuğun böylesine tarihi bir başarıya ulaşması bizim için çok özel. Ali Türkkan’ı, Şili’de onunla birlikte bu başarıya imza atan Bilge Ayan’ı, sezonun önemli bölümünde bu mücadelenin parçası olan Oytun Albayrak’ı ve perde arkasında büyük bir özveriyle çalışan tüm ekibi yürekten kutluyorum. Bu şampiyonluğun yeni başarıların önünü açacağına inanıyorum.”dedi. 

Castrol Ford Team Türkiye Takım Koçu Murat Bostancı, “Sezonun ilk yarışından itibaren bu şampiyonluğa yürekten inandık. Çünkü Ali’nin bu branşın son yıllarda ortaya çıkardığı nadir yeteneklerden biri olduğunu ve doğru çalışma, doğru ekip ve doğru programla Dünya Şampiyonluğu unvanına ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu biliyorduk.Bugün Ali Türkkan ve sezon boyunca onun yanında mücadele eden kopilotları Oytun Albayrak ve Bilge Ayan ile birlikte bu hayalin gerçeğe dönüşmesinin tarifsiz mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Ay-yıldızlı bayrağımızı Dünya Ralli Şampiyonası’nın zirvesine taşımak, yıllardır verdiğimiz emeğin en büyük karşılıklarından biri.” dedi. Bostancı sözlerine şöyle devam etti: 

“Bu başarı yalnızca Ali’nin ya da bugün burada olan insanların değil; Castrol Ford Team Türkiye’de mühendisinden mekanikerine, bu program için yıllardır çalışan ve perde arkasında emek veren herkesin ortak başarısı. Sponsorlarımıza, destekçilerimize ve bütün takım arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.Ama bunu bir son olarak görmüyoruz. Ali’nin de bu takımın da önünde çok açık bir yol olduğuna inanıyorum. Üstelik bugün Türkiye’de arkasından gelen çok güçlü ve yetenekli bir genç sporcu jenerasyonu var. Ali’nin bu başarısının onlar için de çok önemli bir referans ve motivasyon olacağına inanıyorum. Türk motor sporlarının dünya sahnesinde çok daha büyük başarılar kazanabileceğini artık sadece hayal etmiyoruz; bunu yapabileceğimizi biliyoruz. Onların başarılarının ülkemizi ve bizleri yakın gelecekte çok daha fazla gururlandıracağına inanıyorum. Bugün ise bu tarihi anın mutluluğunu doyasıya yaşıyoruz.

Castrol Ford Team Türkiye'nin yaklaşık 30 yıldır uluslararası arenada sürdürdüğü başarı yolculuğu, Ali Türkkan'ın pilotluğunda tarihi zirveye ulaştı. Castrol Ford Team Türkiye ekibi, Junior WRC takviminin en kritik virajlarından YunanistanAcropolis Rallisi'nde yaşanan talihsiz kazanın ardından tedavisi devam eden Oytun Albayrak yerine Bilge Ayan’ın co-pilotluğuyla mücadelesini sürdürdü. 

2025 WRC’deAcropol Rallisi’ni birinci tamamlayarak Türkiye’ye ilk kez Dünya Şampiyonası’nda etap birinciliği unvanını getiren Ali Türkkan, bu sezon ise JuniorWRC’de birincilikle bitirdiği Hırvatistan ve Portekiz yarışlarıyla şampiyonluk iddiasını sürdürmüştü. Şili'de kazanılan bu zafer, yalnızca bir sezonun şampiyonluğu değil, Türk motor sporlarının global arenadaki en büyük ve gurur verici kilometre taşı olarak tarihe geçti.”