29 Nisan 2024 Pazartesi

DeepWatcher isimli termal radar, Türk mühendisleri tarafından geliştirildi.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Yangın, sabotaj ve kaçakçılık olayları, DeepWatcher termal radar sayesinde 7/24 kesintisiz kontrol altında

DeepWatcher isimli termal radar, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde ileri teknoloji ürünü olarak Türk mühendisleri tarafından geliştirildi. Yangın, sabotaj ve kaçakçılık olayları, yapay zeka destekli Canovate DeepWatcher termal radar sayesinde 7/24kesintisiz kontrol altındatutulmaktadır ve ormanlar güvende. 

Ormanları, her türlü tehlikeye karşı 7/24 kesintisiz olarak kontrol ve gözetim altında tutan bu sistem, CanovateGroup ile Bursa Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Haydar Özkan liderliğindeki ekip tarafından geliştirildi. Yapay zeka destekli DeepWatcher, orman yangınları, sabotaj ve kaçakçılık gibi çevresel tehditlerle mücadelede önemli bir rol üstlenerek, ormanlarımızı korumak için güçlü bir araç haline gelmiştir. 

Orman yangınlarıyla uğraşan ülkelerden yoğun talep görüyor

 Dünya çapında elde ettikleri başarının altında yarım aşıra yaklaşan sürede ar-ge ve inovasyonodaklı olmalarının yer aldığını ifade eden CanovateGroup Yönetim Kurulu Başkanı Can Gür, şunları söyledi: 

“Çekmeköy’de 40 bin metrekareyi geçen kapalı alana sahip olan fabrikamızda, 100’ün üzerinde mühendisimiz ve 850’ü aşkın çalışanımız ile veri merkezleri, fiber optik sistemler, iklimlendirme sistemleri, savunma sanayi gibi birçok alanda global ölçekte inovatif ürünler geliştirmeye, üretmeye ve 4 kıtada 80’in üzerindeki ülkeye ihraç etmeye devam ediyoruz. Teknoloji Üssü olarak faaliyet gösteren fabrikalarımızda, bugüne kadar ar-ge ve inovasyona 30 milyon doların üzerinde yatırım yaptık ve yapmayı sürdürüyoruz. CanovateGroup’un50 yıla yaklaşan global tecrübesi, firmamızdaki mühendislerimiz ve üniversite-sanayi işbirliği kapsamında üç yıla yakın üzerinde çalıştığımız CanovateDeepWatcherTermal Radar sayesinde, orman yangınlarını ve yayılmasını engellemek artık mümkün. Ülkemizin yanı sıra yangınlarla boğuşan Yunanistan, Amerika, Avustralya, Brezilya gibi ülkelerden yapay zeka destekli termal radara yoğun talep almaya başladık.” dedi. 

DeepWatcher termal radar, etkin bir savunma hattı oluşturuyor 

Yenilikçi orman gözetleme ve kontrol sistemi olan DeepWatcher termal radar, orman yangınlarına, sabotaj olaylarına, kaçakçılık ve suç unsurlarına karşı etkin bir savunma hattı oluşturuyor. Bu sayede, doğal kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak adına önemli bir adım atılmış oluyor.

Yapay zeka destekli CanovateDeepWatcher termal radar ile ormanların daha güvenli ve korunaklı olduğunun altını çizen Prof.Dr. Haydar Özkan, şunları kaydetti: 

“DeepWatcher termal radar,ormanları,Infrared ve gündüz kamerasıyla gece-gündüz, 20 km yarıçapında,yatayda panoramik 360°, dikeyde yakından uzağa doğru 90°boyunca kesintisiz izler. Gelişmiş yapay zeka algoritmalarıyla donatılmış olan bu radar sistemi, orman alanlarını tarayarak yeni çıkmaya başlayan dumanları veya sıcak noktaları tespit eder. Böylece, olası yangınlar önceden belirlenir ve alarm üretilerek yangın söndürme ekipleri doğru noktaya yönlendirilir ve yangının büyümeden kontrol altına alınması sağlanır. Bu yaklaşım, orman yangınlarının hızla tespit edilip, müdahale edilmesini mümkün kılarak, doğal yaşamın ve çevrenin korunmasına katkı sağlar.” diye konuştu. 

DeepWatcher termal radarın avantajları nelerdir? 

DeepWatcher termal radarın avantajları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Haydar Özkan, şunları anlattı: 

“Sistem, yangın çıkmadan öncesinde ve çıktığında sürekli gözetleme yaparak, önceden bir sabotaj olup olmadığını kayıt altına alır ve ormanda bulunan insan ile araçların tespitini ve takibini yapar. Böylece, potansiyel tehlikeleri önceden belirleyebilir ve sabotaj yapan kişilerin kimlik tespitine yardımcı olarak gerekli adli işlemlerin başlatılmasına katkı sağlar. Termal radarın sunduğu diğer bir avantaj da, kaçakçılıkla mücadeledeki etkinliğidir. Ormanları, 7/24 gece-gündüz izleyen DeepWatcher, kaçak ağaç kesimi gibi suçların da izlenmesini sağlar. Olası bir kaçakçılık olayı tespit edildiğinde, sistem hızla alarm üretir ve ilgili birimlere doğru konumu belirterek zamanında müdahale imkanı sağlar.” şeklinde konuştu. 


Batı Afrika’nın ilk Türk oteli olacak Elite World Grand Yamoussoukro, 2026 Haziran’da kapılarını açacak.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Elite World İlk Yurt Dışı Otelini Fildişi Sahili’nde Açıyor

Elite World Hotels& Resorts, franchise iş modeli ile büyüme hedefi çerçevesinde ilk yurt dışı otelini Fildişi Sahili Cumhuriyeti’nde açmak için imzaları attı. Batı Afrika’nın ilk
Türk oteli olacak Elite World Grand Yamoussoukro, 2026 Haziran’da kapılarını açacak.

Türkiye’nin önde gelen otel zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, yurt dışındaki ilk oteli için Afrika’nın önemli destinasyonlarından Fildişi Sahili Cumhuriyeti’ni seçti. Konaklama sektöründe 50 yıla yaklaşan deneyimini franchise iş modeli ile büyüme hedefleriyle bir adım ileriye taşıyan Elite World Hotels & Resorts, yurtdışındaki ilk oteli için anlaşmasını imzaladı. Batı Afrika’nın ilk Türk oteli olacak Elite World Grand Yamoussoukro’nun imza töreni;Fildişi Sahili Cumhuriyeti Ekonomi ve Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Prof. KouakouKouadio Clément, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Yardımcısı Dr. Jean-Marie Atta Kouacou, Elite World Hotels& Resorts CEO’su Orkun Petekçi,Elite World Hotels & Resorts İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Mahmut Sürmen, yatırımcı firma Bodo Services SARL Yönetim Kurulu Başkanı Aristide Konanve bürokratların katılımıyla gerçekleştirildi.

3 bin 500 kişilik oditoryum ile dev organizasyonlara ev sahipliği yapacak



Ülkenin başkenti Yamoussoukro yer alacak otel, farklı konaklama ihtiyaçlarına cevap veren 8 markaya sahip Elite World zincirinin lüks kategorideki Elite World Grand markasıyla hizmet verecek. Yatırımı Bodo Services SARL firması tarafından yapılacak ve franchiseiş modeliyle Elite World tarafından işletilecek Elite World Grand Yamoussoukro; 300 oda, 2 alakart restoran, 1 açık büfe restoran, 1 casino, lobi bar, kongre merkezi, açık ve kapalı havuz, spa merkezi, aqua park ile şehrin en büyük kapasitedeki oteli olacak. Şehrin en büyük kongre merkezinin yanı sıra 3 bin 500 kişilik bir oditoryuma da sahip olacak otel, bölgede yapılacak büyük çaplı organizasyonlara da ev sahipliği yapacak.

Van kahvaltısını Fildişi Sahili’ne de taşıyacak

100 dönüm arazi üzerinde hayata geçirilecek otelin inşaatına 6 ay içesinde başlanacak. 2026 Haziran ayında ise Elite World Grand Yamoussoukro’nun 2026 yılının haziran ayında ise ilk müşterilerini ağırlaması hedefleniyor. Elite World zincirinin Türk mutfağı, restoranı ve markalarını da taşıyacağı otel, hem lezzetleri hem de hizmetleri ile bölgede fark yaratacak. Elite World zinciri, yakın zamanda otellerinde başlattığı “Dünden Bugüne İz Bırakan Lezzetler: Van Kahvaltısı” projesiyle Van kahvaltısını kültürel ve gastronomik bir değer olarak dünyaya tanıtma misyonuna Fildişi Sahili’nde işleteceği otelde de devam edecek. 


Elite World Hotels & Resorts Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Emel Elik Bezaroğlu, Afrika’nın turizmde saklı kalmış bir potansiyel taşıdığına vurgu yaparak “Yurt dışındaki ilk otelimizi hayata geçirecek olmanın heyecanı içindeyiz. Büyüme hedeflerimiz çerçevesinde sadece yurt içi ve yurt dışında yakın coğrafyalar değil, turizmde büyüme potansiyeli taşıyan uzak coğrafyalar da bulunuyor. Afrika’nın incisi Fildişi Sahili’nde franchise modeliyle işleteceğimiz Elite World Grand Yamoussoukro bu hedeflerimizin ilk örneğini teşkil ediyor.” diye konuştu.

Elite World Hotels & Resorts CEO’su Orkun Petekçi ise “50 yıla yaklaşan konaklama deneyimimizde 2024 yılı bizim için önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Elite World olarak yurt dışındaki ilk işletmemiz olacak bu otel, konaklama sektöründe dünya standartlarındaki hizmetimizi başka bir kıtada misafirlerimizle buluşturduğumuz bir örnek olacak. Bölgenin turizm potansiyelini de dikkate alarak farklı şehirlerde otel projeleriyle de ilgileniyoruz. Bunun yanı sıra yurt dışı açılımımızda Almanya, Hollanda, İtalya gibi ülkeler de hedeflerimiz arasında yer alıyor. Hem yurt içi hem de yurt dışında devam eden görüşmelerimizle 2030 yılında 50 otele ulaşma hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz.” şeklinde konuştu.  


28 Nisan 2024 Pazar

Sabah saatlerinde yürüyüş yapmak depresyonu önlüyor!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabah saatlerinde yürüyüş yapmak depresyonu önlüyor! Mevsimsel depresyonun güneş ışığıyla ilgisi var!

Gün ışığının azaldığı kış aylarında mevsimsel depresyon yaşayan bireylerde, beyindeki serotonin seviyelerinde azalma gözlemlendiğini vurgulayan uzmanlar, bu durumun, özellikle kadınlarda daha fazla duygusallığa yol açabildiğini söylüyor.

Yaz depresyonunun genellikle huzursuzluk, yüksek düzeyde anksiyete, iştah kaybı ve uykusuzluk gibi semptomlarla ilişkili olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Sabah saatlerinde güneş ışığında yürüyüş yapmak, depresyon semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabiliyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, mevsimsel depresyon hakkında bilgi vererek, tedavisini anlattı. 

Genellikle yaz ve kış aylarında ortaya çıkıyor

Mevsimsel depresyonun, genellikle yaz ve kış aylarında ortaya çıkan bir ruh sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Bu tür depresyonlar, genellikle en az 2 hafta boyunca devam eden belirgin semptomlarla karakterizedir. Eğer bu semptomlar sürekli olarak tekrar ediyorsa, bireylerin profesyonel destek almaları önemli. Mevsimsel depresyon, tipik olarak iki sene üst üste yaz veya kış aylarında yaşanan belirtilerle tanımlanıyor. Bu belirtiler arasında ruh halinde belirgin değişimler, enerji kaybı, uyku düzeninde değişiklikler, ilgi kaybı, değersizlik hissi ve konsantrasyon güçlüğü bulunabilir.”dedi.

Gün ışığı azaldığında serotonin de azalıyor

Gün ışığının azaldığı kış aylarında mevsimsel depresyon yaşayan bireylerde, beyindeki serotonin seviyelerinde azalma gözlemlendiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Bu durum, özellikle kadınlarda daha fazla duygusallığa yol açabilir. Kış mevsiminde, bireyler genellikle daha içe dönük, hareketsiz ve mutsuz hissederler. Öte yandan, yaz aylarında mevsimsel depresyon yaşayanlar daha az sayıdadır, ancak yine de mevsim değişiklikleriyle ilişkilendirilen belirtiler gösterebilirler. Yaz depresyonu genellikle huzursuzluk, yüksek düzeyde anksiyete, iştah kaybı ve uykusuzluk gibi semptomlarla ilişkilidir.” diye anlattı.

Kış aylarında güneş ışığına maruz kalma süresini artırmak tedavinin bir parçası

Mevsimsel depresyonun tedavisinin, semptomların şiddetine ve bireyin ihtiyaçlarına bağlı olarak değiştiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Tedavi seçenekleri arasında ışık terapisi, ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleri yer alabiliyor. Özellikle kış aylarında güneş ışığına maruz kalma süresini artırmak, fiziksel aktiviteyi artırmak ve düzenli bir uyku programı oluşturmak semptomları hafifletmede yardımcı olabilir.”dedi.

Pozitif düşüncelere odaklanmak da tedaviye yardımcı oluyor

Sürekli semptomlar yaşayan bireylerin profesyonel yardım almasının önemine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Bu süreçte, özellikle ışık tedavisi gibi doğal çözümler önemli bir rol oynayabilir. Sabah saatlerinde güneş ışığında yürüyüş yapmak, depresyon semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabiliyor. Işık tedavisi, özellikle kış aylarında güneş ışığından yoksun kalan bireyler için önemli bir destek sağlayabilir. Her tür depresyonda olduğu gibi, mevsimsel depresyonda da aktif olmak ve pozitif bir zihniyeti korumak önemlidir. Yürüyüş yapmak, pozitif düşüncelere odaklanmak ve olumsuzlardan uzaklaşmak, yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabilir. Bu süreçte, işlevselliğin kaybedilmesi veya günlük aktivitelerin zorlaşması gibi belirtiler gözlemleniyorsa, profesyonel destek almak önemlidir.”şeklinde konuştu.

D vitamini takviyesi almak depresyon semptomlarını hafifletebiliyor

Depresyon süreci uzadıkça, bireylerin iş performansında düşüş, sosyal ilişkilerde bozulma ve hatta aile içi anlaşmazlıkların artması gibi sorunlarla karşılaşmasının olası olduğunu da söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Bu dönemlerde, bireyler genellikle daha alıngan ve hassas bir durumda olabilirler. Kişiselleşen bu sorunlar, depresyonun daha ağır ve uzun süreli bir hal almasına yol açabilir. Bu nedenle, mevsimsel depresyonla başa çıkmak için bireylerin pozitif yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları önemlidir.Biyolojik saatin düzenli olması, mevsimsel depresyonun önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Güneş ışığına maruz kalmak için yürüyüş yapmak ve D vitamini takviyesi almak, depresyon semptomlarını hafifletebilir. Ayrıca, düzenli ve kaliteli uyku da zihinsel ve fiziksel sağlığı destekler. Bu öneriler, mevsimsel depresyonun etkilerini azaltmada yardımcı olabilir.”dedi.

18-30 yaş aralığındaki genç yetişkinlerde daha sık görülüyor

Mevsimsel depresyonun, herkesi aynı şekilde etkilemediğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Özellikle kadınlar, kuzey ya da güney kutuplarına daha yakın bölgelerde yaşayanlar ve 18-30 yaş aralığındaki genç yetişkinlerde daha sık görülür. Ailede mevsimsel depresyon öyküsü olan bir bireyde bu durumun daha yüksek olma ihtimali bulunuyor.Mevsimsel depresyon yaşayanlar, azalan gün ışığına maruz kaldıklarında daha belirgin semptomlar gösterebiliyorlar. Bu durum, depresyonun etkilerini artırabiliyor. Bu dönemde kişinin hayatıyla ilgili önemli kararlar almaması öneriliyor.”diye konuştu.

Bahar yorgunluğu ile mevsimsel depresyon farklı mıdır?

Bahar yorgunluğu ve depresyonun, birçok kişi tarafından birbiriyle karıştırılan ancak farklı tanımlara sahip iki durum olduğunu da belirten Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Bahar yorgunluğu, mevsim geçişlerindeki fizyolojik değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan geçici bir durumdur. Bu dönemlerde, vücutta kan sayımında veya vitamin seviyelerinde dalgalanmalar yaşanabilir. Bu nedenle, bir sağlık kontrolü ile bu faktörlerin düzenlenmesi genellikle yararlı olabilir. Eğer bahar yorgunluğu belirtileri yıllar boyunca devam ediyorsa, bu durum depresyonun habercisi olabilir. Bu aşamada, depresyonun daha ileri bir evrede oluşmadan tedaviye başlamak önemlidir. İlaç tedavileri, bireyin depresyona girmesini önlemekte ve yaşam kalitesini artırmada yardımcı olabilir.”dedi.

Depresyonun beslenmeyle ilişkisi var mıdır?

Depresyonun belirtilerinden birinin iştahta azalma olduğuna da vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Elvan Çiftçi, “Ancak, bahar ve kış aylarında genellikle iştah artışı görülür ve bireyler daha fazla karbonhidrat tüketebilir, bu da kilo artışına neden olabilir. Bu değişiklikler, kişinin kendi bedeninden memnuniyetsizlik duymasına ve depresyon belirtilerinin derinleşmesine yol açabilir. Ayrıca, yeterli ve dengeli beslenmeme durumunda vitamin eksiklikleri oluşabilir. Bu eksiklikler, depresyon eğilimini artırabilir. Özellikle B vitaminleri, Omega-3 yağ asitleri gibi besin öğelerinin eksikliği depresyon belirtilerini şiddetlendirebilir.” Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.45012


4. İSTANBUL DİJİTAL SANAT FESTİVALİ 2 MAYIS’TA AKM'DE BAŞLIYOR!

 




4. İSTANBUL DİJİTAL SANAT FESTİVALİ 2 MAYIS’TA AKM'DE BAŞLIYOR!

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), 2 Mayıs’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde başlıyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo Dijital tarafından hayata geçirilen festival, dijital sanatlar alanında yurt içinden ve yurt dışından önemli isimleri bir kez daha sanatseverlerle buluşturacak. Türkiye’nin uluslararası ilk ve tek dijital sanat festivali, 5 Mayıs’a kadar; çocuk ve gençlik atölyelerine, panellere, görsel ve işitsel performanslara ev sahipliği yapacak.

DİJİTAL SANATIN KALBİ İSTANBUL’DA ATACAK!

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo Dijital tarafından düzenlenen İstanbul Dijital Sanat Festivali, dördüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. 2-5 Mayıs tarihleri arasında AKM’de gerçekleşecek festival, dijital sanatlar alanında önemli isimlere, ulusal ve uluslararası 50’den fazla sanatçıya ev sahipliği yapacak.

“Search Reality” (Gerçekliği Ara) temasıyla gerçekleştirilecek olan festivalde sanatçılar eserleri ile dijital sanatın ve sanal dünyaların gerçeklik kavramıyla nasıl etkileşime girdiğini ve bu etkileşimin insan deneyimini nasıl dönüştürdüğünü keşfetmeyi amaçlayacak.



DİJİTAL SANATIN ÖNCÜ İSİMLERİ IDAF’TA BULUŞACAK!

Küratörlüğünü Rahim Ünlü, Julie Walsh, Samed Karagöz, Niyazi Erdoğan ve Yapay Zeka Avind’in üstlendiği festivalde; Ahmet Zahid Dönmez, Friedemann Banz& Giulia Bowinkel, Jean-Michel Jarre, Emilila Sanchez Chiquetti, Julian Palacios, Karen Vanderborght, Mohsen Hazrati, Ning Tsai, Steven Harmon, Marc Da Costa, Tim Deussen, Bruno Deussen, Zeynep Uzun, Hsin- Chien Huang, Portrait XO, Barış Kabalak, Juan Cortes, Matthew D. Gantt, Holly Herndon& Mathew Dryhurst, Hamza Kırbaş, Memo Akten, Pınar Yoldaş, Riccardo Acciarino, Matthew Neiderhauser, Watanabe Shinichiro, Morita Shuhei, Li Wei, Weng Ming, Ruth Gibson, Bruno Martelli, Alexa Pollmann, Bine Roth, Arzu Kaprol, Kerim Dündar, Mauro Martino, Ezra Çetin, Tuba Çetin, Susha, Farhad Farzali, Pietro Dossena, Jakob Kukula, Busrayok, /da, Granul, Fat ve Koi Failure’un eserleri yer alacak.

HERKESE AÇIK VE ÜCRETSİZ!

Herkese açık ve ücretsiz olacak festivalde müzik, oyun, sinema ve moda bölümlerinde yer alacak işitsel ve görsel performansların yanı sıra; Teknolojik Harmoni Çalışması, Dijital Dönüşüm Atölyesi, Makine Estetiği Atölyesi, Geçmişten Günümüze İTÜ Sergisi, Yaratıcı Kodlama Atölyesi, AI Çizgi Anime Atölyesi, FCR Deneyim Atölyesi, Lego Atölyesi, İleri Dönüşüm-Sanat Atölyesi gibi pek çok konuda panel ve atölyeler gerçekleştirilecek.

Çocuklar tarafından çok sevilen ve büyük ilgi gören Neci’nin Diji Maceraları adlı tiyatro oyunu da bir kez daha sahnede olacak.

MEZO Dijital Yönetim Kurulu Başkanı ve Dijital Dönüşüm Uzmanı Dr. Nabat Garakhanova festivalle ilgili olarak Türkiye’nin tek uluslararası dijital sanat festivalini gerçekleştirmenin mutluluklarını yaşadıklarını belirterek her yaş grubundan sanatseveri dijital dünyayı yeniden keşfedecekleri İstanbul Dijital Sanat Festivali’ne davet etti.

26 Nisan 2024 Cuma

Mayıs ayı sonunda ön siparişe açılacak olan Yeni Renault Duster, 2024 yazında yollarda olacak.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



 İÇİMİZDEN BİRİ: YENİ RENAULT DUSTER TÜRKİYE'DE

“Renault Uluslararası Oyun Planı 2027” kapsamında, Türkiye'yi hem Avrupa pazarı hem de uluslararası ihracatta merkez haline getirmeyi amaçlayan en önemli adımlardan biri atılıyor.

Yıllardır Türkiye’deki SUV pazarının dinamiklerini belirleyen Duster, Renault markası altında yepyeni teknik donanımı, geliştirilmiş özelliklerive dikkat çekici görünümü ile kullanıcılarıyla buluşuyor.

Yeni Renault Duster, 25 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilen basın lansmanı ile fiziksel olarak dünyada ilk kez Türkiye’de tanıtıldı.

Bursa’da bulunan Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilecek olan Yeni Renault Duster, hem Türkiye pazarına sunulacak hem de dünyanın çeşitli noktalarına ihraç edilecek.

Mayıs ayı sonunda ön siparişe açılacak olan Yeni Renault Duster, 2024 yazında yollarda olacak.

Yaklaşık 100 ülkede 1,7 milyonun üzerinde satılan Duster, başarı hikayesinde yeni bir sayfa açıyor.Bu başarı hikayesi, “Renault Uluslararası Oyun Planı 2027” kapsamında sadece Avrupa'nın değil dünyanın diğer ülkelerinin de küresel ihracat merkezi olarak seçilen Türkiye’de Renault markası ile devam ediyor.

Yeni Renault Duster’ın tanıtımı, “Türkiye’nin Duster’ı Yeni Renault Duster” mottosuyla oyunun şeklini yeniden belirleyen bir lansman kurgusu ile 25 Nisan’da dünyada ilk kez İstanbul’da gerçekleştirildi. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilecek ve dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç edilecek olanYeni Renault Duster, büyük ilgi topladı.

Benzersiz ön tasarımı ve Renault imzasını taşıyan ön ızgarasıyla güçlü bir tasarım sunan Yeni Renault Duster, farklı gereksinimlere cevap veren iki veya dört çekişli motor seçenekleriyle yollara çıkacak. Yeni Renault Duster’a sahip olmak isteyen ilk kullanıcılar için ön sipariş sistemi mayıs ayı sonunda açılacak.

MAİS Genel Müdürü Dr. Berk ÇAĞDAŞ,“Aralık 2023’te Renault Markası CEO’su FabriceCambolive’in katılımıyla İstanbul’da duyurduğumuz Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 ile Türkiye’nin bir ihracat merkezi haline geleceğini ve 2027 yılına kadar Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda 3’ü SUV olmak üzere 4 yeni Renault modeli üretileceğini vurgulamıştık. Bugün ise bu planın ilk ve en önemli adımlarından biri olan Yeni Renault Duster’ı tanıtmaktan mutluluk duyuyoruz. Yeni Renault Duster, bildiğimiz Duster deneyimini yeni bir boyuta ulaştıran ve bu yeni deneyimi Türkiye’den dünyaya taşıyan ayrıcalıklı bir model. OYAK’ın, Renault Group ile birlikte gerçekleştireceği 400 milyon Euro’nun üzerinde yatırım, Yeni Renault Duster ile birlikte hem Renault’nun hem de Türkiye’nin uluslararası konumunu daha da güçlendirecek” dedi.



CMF-B, kompakt, modern bir platform

Yeni Renault Duster; Clio, Captur ve Arkana modellerinde de kullanılan CMF-B platformu ile üretilen yüksek teknolojili bilgi-eğlence donanımlarına sahip yeni nesil bir model.CMF-B platformu benzinli tam hibrit, 48V yarı hibrit ve LPG dahil olmak üzere farklı motor türlerini, çoklu enerji çözümleriyle beraber getiriyor.

Yeni Renault Duster, 4,34 metrelik uzunluğunu koruyor. Böylece hem günlük şehir içi sürüşe hem de uzun mesafeli yolculuklara uygunkompakt bir yapı sunmaya devam ediyor. Bagaj hacmini artırarak 594 litreye varan bagaj alanına sahip olan Yeni Renault Duster,iç mekânda ise yaklaşık 29 litrelik saklama alanı sunuyor.

Özellikle hibrit çözümlere ağırlık veren birden fazla motor seçeneği

Yeni Renault Duster, ultra verimli E-Tech tam hibrit motor sistemi de dahil üç farklı motor seçeneği ile satışa sunulacak. 145 hp güç üreten gelişmiş tam hibrit motor seçeneğiyle ortalama 5 lt/100 km yakıt tüketimi ve 114 gr/km CO2 emisyonuna sahip olan model, karma döngüde %20’ye varan, şehir içi döngüde ise %40'a kadar avantaj sağlıyor. Yolculuk süresinin %80'ine kadar elektrik modunda çalışabilmesinin yanı sıra, yine elektrik modunda ilk kalkış hareketini yapabiliyor. 

Yeni Renault Duster aynı zamanda 6 ileri vitesli manuel şanzımanla eşleştirilen 130 hpgelişmiş 1,2 litre yarı hibrit motor seçeneği ve 4x4 güç-aktarma sistemiyle de sunuluyor. 3 silindirli turbo benzinli motoru, yaklaşık %10 yakıt tasarrufu ve daha akıcı bir sürüş için ek tork sağlamak üzere 0,8 kWsa kapasiteli 48V batarya ile desteklendi. Bu versiyonun ortalama tüketimi 6 lt/100 km ve CO2 emisyonu ise 136 gr/km.

Renault GroupTürkiye CEO’su Jan PTACEK,“Yeni Renault Duster'ın Bursa'daki Oyak Renault fabrikasında üretilecek olmasından gurur duyuyoruz. Yeni Renault Duster, Türkiye'de 4 yeni Renault modelini üretmemizi sağlayacak olan Uluslararası Oyun Planı 2027'nin ilk adımıdır. Yeni Renault Duster, markayı güçlendirmemize, SUV pazarındaki ayak izimizi genişletmemize ve elektrifikasyon stratejimizi uygulamamıza yardımcı olacak. Bursa fabrikamızı sadece Avrupa için değil, dünyanın geri kalanı için de bir ihracat merkezine dönüştüreceğiz. Oyak-Renault, yüksek düzeyde endüstriyel mükemmelliğe ve Avrupa'daki en iyi kalite seviyelerinden birine ulaşmıştır. Yeni Renault Duster lansmanı, Türkiye'deki endüstriyel varlığımızın gelişiminde yeni bir kilometre taşı olacak" diye konuştu.

Uluslararası Pazarlar Ürün Direktörü Juan-Camilo VELEZ MARTINEZ ise, “CMF-B platformu sayesinde Yeni Renault Duster, çok enerjili güç aktarma organlarından ve yüksek teknolojili multimedya donanımlarından yararlanacak. Yeni Renault Duster, 145 beygirlik E-Tech tam hibrit güç aktarma sistemi ile modern ve ekonomik bir kullanım sunarken, openR 10.1'' multimedya dokunmatik ekranının bağlanabilirliği sayesinde düzenli güncellemelere erişim sağlıyor”dedi.

Gerçek 4x4 becerileri

4x4 özellikleriyle donatılan Yeni Renault Duster, farklı sürüş koşullarını kapsayan beş off-road moduna sahip: Auto, Eco, Off-Road, Çamur&Kum ve Kar.Gelişmiş 4x4ekranı; pusula, altimetre, yanal ve dikey açılarının yanı sıra tork dağılımı da dahil olmak üzere sürücüye zorlu koşullarda gerekli tüm bilgileri sağlıyor. Ayrıca multimedya ekranı 360’ kameraya doğrudan erişim sağlarken, her viteste çalışan ve 30 km/s hıza kadar ayarlanabilen eğim iniş yardımcısı da içeriyor. Bunun dışında Yeni Renault Duster 4x4, gelişmiş dinamik performans için çok kollu bir arka süspansiyona sahip.

En güncel ileri sürüş destek sistemleri

Yeni Renault Duster’da daha rahat ve konforlu bir sürüş deneyimi sunmak üzere 17 adede kadar yeni nesil sürüş destek sistemi mevcut. Ayrıca Yeni Renault Duster için güvenlik çok önemli. Şeritte kalma asistanı, şeritten çıkma uyarısı, aşırı hız uyarısı ve otomatik uzun/kısa far hem konforu hem de güvenliği artırmak üzere günlük sürüşü destekleyen özelliklerden sadece birkaçı.Otomatik acil durum fren sistemi ve “e-call” Acil Durum Çağrı sistemi ise acil durumlarda destek sağlıyor.

Araç içi konfora özellikleçaba gösterildi

Yeni Renault Duster'ın iç mekânı dış tasarımıyla uyum içinde olup, sakin ve dingin bir ortam yaratmak üzere tasarlandı.Titanyum Gri vurgulara sahip modern bir ön konsol, sağlam malzemeler, kaliteli grafik arayüzler, gri vurgulu özel koltuk döşemeleri ve koltuk sırtlığının üst kısmına entegre edilen Renault logosu gibi özel ayrıntılar bir araya gelerek benzersiz bir bütün oluşturuyor. 

Yeni Renault Duster, kabinin farklı noktalarında (ön konsol, orta konsol, bagaj) yer alan 6 bağlantı noktasından oluşan yeni YouClip sistemiyle donatılıyor. YouClip; tablet tutucusu, akıllı telefon tutucusu veya bardaklık, kanca ve lambayı birleştiren 3'ü 1 arada tutucu aksesuar gibi Renault tarafından araca özel olarak tasarlanan aksesuarları takıp sabitleme olanağı sağlıyor.

Safkan atletik SUV tasarımı

Yeni Renault Duster, iyi tasarlanmış gövde oranları ve gövdenin etrafını koruyucu bir kemer gibi dolaşan doğal, çizilmeye karşı dayanıklı, kendinden renkli, büyük ölçüde geri dönüştürülmüş malzemelerle hem sağlam hem de güven veren güçlü bir kimlik ortaya koyuyor.17 inç veya elmas kesim alüminyum 18 inç jant seçenekleri bu güçlü görünümü destekliyor. Ayrıca Duster logolu ön kapı eklentileri ile birlikte ön ve arka tampon alt koruma kaplamalarıyla uyumlu gri ayna kapakları ise ayrıntıya gösterilen özenin altını çiziyor. 

4x4 versiyonu, artırılmış yerden yüksekliği ve 4x4logosuyla birlikte daha geniş yaklaşma ve uzaklaşma açılarına sahip özel tamponlarla donatılıyor. Tüm versiyonlarda farlara dikkat çekmeden yerleştirilen Renault logoları bulunurken, arkadaki aydınlatma gruplarını özel olarak tasarlanan bir şerit birbirine bağlıyor.Ayrıca yeni Renault Duster hem uzunlamasına hem de enine kullanım için tasarlanan maksimum 80 kg kapasiteli tavan raylarıyla donatılıyor.

Tüm modellerde ses izolasyonunu artıran davlumbaz kaplamaları ve ön köşelerle gövde iskeleti arasında köpük dolgular dışında gelişmiş akustik yalıtım özelliklere sahip bir ön cam sayesinde ses yalıtımı açısından da önemli kazanımlar sunuyor.


GAİN’in yeni dizisi “Arjen”in galası UNIQ İstanbul’da yapıldı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Aksiyon dizisi “Arjen”e görkemli gala! 

GAİN’in aksiyon sahneleriyle dikkat çeken yeni dizisi “Arjen”in galası UNIQ İstanbul’da yapıldı. Tolgahan Sayışman’ın yapımcılığını ve başrolünü üstlendiği dizi, 26 Nisan’da GAİN’de yayında… 

Birbiri ardına yayınladığı dizilerle sektöre hareket getiren GAİN, yeni dizisi “Arjen”in galasını UNIQ İstanbul’da düzenledi. Ünlü oyuncu Tolgahan Sayışman’ın başrolünü ve yapımcılığını üstlendiği dizide Sayışman’a Talat Bulut, Ezgi Eyüboğlu, Alican Yücesoy, Dilara Aksüyek, Saruhan Hünel, Yunus Eski ve Cemal Toktaş gibi ünlü isimler eşlik ediyor.

Galada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tolgahan Sayışman “Daha önce Türkiye ekranlarında çok da alışagelmedik bir hikâyeyle karşınızdayız. Çok büyük bir emek verildi. Klasik bir cümle olacak belki ama Türkiye’de eşine benzerine rastlanmamış bir prodüksiyonla seyirci karşısına çıkıyoruz” dedi. Sayışman, gazetecilerin aksiyon sahnelerini sorması üzerine ise “Yorulduk... Başımıza kazalar geldi ama bunları bertaraf edip hızlı bir şekilde işe adapte olduk. Çıkan sonuçtan çok memnunum” diye konuştu.

Ezgi Eyüboğlu “Arjen”in çok emek harcanmış bir iş olduğunu belirtirken Dilara Aksüyek “Çok beğendiğimiz bir işin içindeyiz” dedi. Saruhan Hünel ise “Tüyo vermek istemiyorum ama Tolgahan’ı çok zorlayan sahneler oldu” diye ekledi. “Arjen”in bir diğer başrol oyuncusu Yunus Eski “Tolgahan Abi’ye ve bütün ekip arkadaşlarıma sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür ederim. Ben de sizin gibi izlemeyi heyecanla bekliyorum” dedi.

“Arjen”, küçük yaşta sokaklarda yaşamak zorunda kalan bir çocuğun bir suikastçıya dönüşme hikâyesini konu alıyor. Himayesine girdiği aileyi düşmanlarından korumak için her şeyi yapan Arjen, acımasızlığıyla tanınan biridir. Ancak ailesinin kendisine verdiği bir görev, onu büyük bir yol ayrımına getirecek ve Arjen’i hiç beklemediği bir hayatın tam ortasına sürükleyecektir.

Yapımcılığını Han Medya Yapım çatısı altında Tolgahan Sayışman’ın üstlendiği “Arjen”e usta oyuncu Altan Erkekli konuk oyuncu olarak katıldı. Umut Sarıboğa’nın yönettiği dizinin senaryosunda ise Altuğ Küçük imzası bulunuyor.

Şef Mehmet Yalçınkaya, yeni tadım menüsünü tanıttı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ŞEF MEHMET YALÇINKAYA’DAN GASTRONOMİDE  YENİ TREND“SESSİZ LÜKS”

Masterchef moderatörü şef Mehmet Yalçınkaya, Bodrum Merkez Marina’da geçen sene hizmete açtığı “Denizden Restoran”ın yeni tadım menüsünü tanıttı. Değişen dünya düzeninden etkilenen gastronomide, restoranların kimlikleri daha minimalist,sunum tabakları daha sade ve ürünün önüne çıkmayacak reçeteler ile daha farklı bir dönem başlıyor. Restoranlarda paylaşım tabakları ile fiyat fayda endeksi daha makul bütçeli menüler planlanırken, diğer yandan tadım menüleride aşırı lüks ve atık içeren yemeklerden sıyrılarak daha sade bir hale bürünüyor. Kocadon Museum Hotel içinde,hizmet veren“DenizdenRestoran” tüm dünyada öne çıkan “Sessiz Lüks” kavramını Ege’ye taşıyor.

BODRUM DENİZDEN RESTORAN’IN YILDIZI “KABUKSUZ MAVİ YENGEÇ”

Şef Mehmet Yalçınkaya’nın Bodrum Denizden Restoran’ın 2024 menüsünün yıldızı ”Kabuksuz Mavi Yengeç” oldu. Gittiği her ilde Tarım İl Müdürlüğü ile bağ kuran Mehmet Şef; ‘Bodrum Savran’da keşfettiğimiz kabuksuz Mavi Yengeç bizi çok heyecanlandırdı. Ben ve ekibim ürün ile çalıştık. Geldiğimiz sonuçta leziz, görseli yüksek bu tabağı oluşturduk’ dedi. 2024 yazında Bodrum Denizden Restoran’ı ziyaret edecek olanlar yepyeni tadım menüsü ile unutulmaz bir lezzet deneyimi yaşayacaklar. 



EGE BÖLGESİNİN SEBZELERİ  veLOKAL BALIKLAR MENÜYÜ BELİRLİYOR

Bir yandan hemen her alanda tüm markaların sahip çıktığı “Sürdürülebilir bir dünya düzeni” için çalışan Mehmet şef imzalı Denizden Restoran, var olduğu Ege Coğrafyası’nın ürünlerine ve yerele sahip çıkıyor. Bölgenin deniz mahsülleri, balıkları, yerel üreticiden gelen doğal ürünler menü belirlenirken en önemli girdiyi oluşturuyor. Şef Mehmet Yalçınkaya Bodrum Denizden Restoran ile ilgili; “Itır otu,Lavanta,Gambilya,Mandalina, Kabuksuz Yengeç ve Ahtapot ile bölgesel değerleri menümüze yansıtıyoruz. Taze,doğal, leziz ve sürdürülebilir  menümüz bu yıl yepyeni bir dekorasyon ile taçlandı. Tabak tasarımlarımız sanatçıların desteği ile yemeklerimiz için hikayelendirildi” diyor.

ŞEF YALÇINKAYA’DAN KADIN KOOFERATİFLERİ VE YEREL ÜRETİCİYE TAM DESTEK

Değişen dünya düzeni, yapay zeka ve ilerleyen teknolojiye rağmen değişmeyen tek şey,üretim ve ürünün değeri. Azalan toprak ve verimlilik; sıfır atığın mutfaktaki yerini artırmanın yanı sıra yerel üreticinin de desteklenmesi gerçeğinin bir kez daha altını çiziyor. Bu noktada yerele sahip çıkan şef Mehmet Yalçınkaya “Gittiğim her bölgede altını çizdiğim konuyerel kooperatiflerin önemi ve desteklenmesi gerektiği gerçeği. Bu biz şefler için çok önemli. Reçeteniz ne kadar iyi olursa olsun ürünsüz bir mutfak damsız eve benzer.Norveç’te tohum depolarına baktığınızda,  geleceğin nasıl akacağını tahmin etmek hiçte zor değil. Bu nedenle üreten kooperatifler bizim ilk tedarik zincirimizdir. Denizden Restoran Ege bölgesindeki tüm kooperatiflere sahip çıkıyor ve öncü oluyor.Elbette bir yandan kadın üretimi bizim en hassas noktamız.Bu noktada kadın kooperatifleri listemizde en ön sırada yer alıyor” dedi.

BALIKTA DEVRİM “DRY AGED”

Özellikle etler için kullanılan “DryAged” yöntemi Bodrum Denizden Restoran’da ilk kez Balık için uygulandı. Bu yöntemle bekletilen, dinlendirilen balık; çok daha leziz ve aromalı oluyor. Özel dolaplarda bekletilen balıklar,Türkiye’de nadir bir uygulama olan “DryAged” ; ile yeni bir balık deneyimi  Denizden Restoran’ın en önemli tercih noktalarından biri olmasını sağlıyor.

SADE, NEZİH, ŞIK

Şef Mehmet Yalçınkaya, Bodrum’da hizmete açtığı “Denizden Restoran” ile tüm dünyada öne çıkan “Sessiz Lüks” kavramını Ege’ye taşıdı. Sessiz lüks konseptine uyumlu olarak yeniden düzenlediği restoran dekorasyonu ile de sade, nezih ve şık bir atmosfer oluşturdu. Yemek yorumlarının dekorasyon fikirleri ile eşleşerek sadeleştiği bu yeni yaklaşımla yoğun günlük hayatımızdan farklı kaçış alanları yaratılıyor. Yepyeni bir deneyimin kapılarını aralatan “Denizden Restoran” içeriye girdiğiniz ilk andan itibaren günün her anında konfor, rahatlık ve leziz yemekler sunuyor. Restoran dekorasyonunda kullanılan renkler, dekorasyon objeleri, mobilyalar, aydınlatma ürünleri sıcak ve samimi bir izlenim oluşturuyor. Restoranda kullanılan minimalist tabaklar farklı doku ve malzemeleri bir arada harmanlıyor. Ilık Bodrum esintisi de mekanın kombinasyonunu tamamlanmış oluyor. 


 

Türkiye’de İş Dünyası dergisi, StartGate’in ev sahipliğinde bir etkinlik düzenledi.



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRKİYE OYNAYARAK BÜYÜYECEK

İş dünyası bu kez oyun endüstrisini konuştu

StartGate Dijital Oyun ve Oyun Teknolojileri Merkezi bu kez iş dünyasına ev sahipliği yaptı. Oyun endüstrisinin ülkemizdeki konumunun tartışıldığı etkinlik, aynı zamanda yeni fikir ve görüşlere de sahne oldu. 

Türkiye’deki oyun endüstrisi dünya devleriyle yarışarak hem dijital dönüşümde rol oynuyor hem de istihdamdaki gücünü her geçen gün büyüterek gençlerin sahaya inmesine katkı sunuyor. Türkiye’nin oyun endüstrisi pazarına bakıldığında 2023 yılında Türkiye’de 47 milyon kişinin oyun oynadığı raporlara yansıdı. Bu da 85 milyon nüfuslu ülkemizin yarısından fazlasının oyuncu olduğu anlamına geliyor. 2023’te Türkiye’nin, 47 milyon oyuncusuyla, 580 milyon dolarlık bir gelir elde etmesi ise bu endüstrinin ne kadar büyük bir ekonomik hacmi olduğunu gözler önüne seriyor. 

İŞ DÜNYASI OYUN EKOSİSTEMİNİ KONUŞMAK İÇİN BULUŞTU 

Gelişmekte olan bu endüstriyi dosya konusu olarak Nisan sayısında sayfalarına taşıyan Türkiye’de İş Dünyası dergisi, hızla büyüyen ve kısa sürede büyük kâr getiren oyun ekosistemini ve yatırım fırsatlarını konuşmak için 24 Nisan Çarşamba günü StartGate’in ev sahipliğinde bir etkinlik düzenledi. 

Sektörün dünü, bugünü ve yarınının mercek altına alındığı buluşma, aynı zamanda yatırımcılar ve yatırım planlayan iş insanlarını tek çatı altında buluşturdu.Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’ın açılış konuşması ile başlayan etkinlik, birçok yeni fikre de sahne oldu. 



“47 MİLYON KİŞİ DİJİTAL OYUN OYNUYOR”

Dünyadaki ve Türkiye’deki oyun endüstrisine ilişkin bilgi veren Dr. Arzu Aydın,“Türkiye’de İş Dünyası dergisinin Nisan sayısının dosya konusu oyun dünyasının geçmişi, geleceği ve StartGate’in endüstrideki yeri oldu. Öncelikle oyunu ekonominin gündemine taşıyarak daha görünür hale getirmesine destek oldukları için dergi ekibine teşekkür ediyoruz. Dünyadaki ve Türkiye’deki oyun endüstrisinden kısaca bahsetmem gerekirse; eskiden eğlence olan oyunlar bugün ülke ekonomisini en fazla besleyen endüstrilerden biri haline geldi. Ayrıca dijital dönüşümde büyük bir rol oynayan endüstri, birçok yeni mesleğin gelişimine de katkı sundu” dedi.

Endüstrinin hızla büyümesi ve gençlerimizin mesleğe artan ilgisiyle, üniversitelerde ve özel eğitim kurumlarında oyun ile ilgili eğitimler verilmeye başlandığını da sözlerine ekleyen Aydın, “Pazar büyüklüğüne ve oyuncu sayısına bakarsak, oyun endüstrisi dünya üzerinde 185 milyar dolarlık bir pazar hacmine ve 3 milyar kişilik bir oyuncu sayısına sahip. Türkiye’de ise 47 milyon kişinin dijital oyun oynadığı raporlara yansımış durumda. Oyun ve oyunlaştırma hayatımızın pek çok alanına dokunuyor. Bazen eğleniyor, bazen öğreniyor, bazense farkındalık kazanıyor ve geleceğe dokunuyoruz. Son yıllarda etkisini hızla artıran sosyal etki modeli oyun endüstrisinde de kendine ciddi bir yer bulmaya başladı. Ülkemiz gerek oyuncu sayısı gerek geliştirici potansiyeli ile dünyadaki pastadan ciddi bir pay alıyor” ifadelerini kullandı. 

Türkiye’nin 2023 yılında Avrupa’da oyun anlaşmalarında işlem hacmi bakımından birinci sırada yer aldığına dikkat çeken Aydın, gün geçtikçe bu payı büyüten oyun endüstrisinin artık bacasız dev bir ekonomiye dönüştüğünü belirtti. 

STARTGATE 7/24 YAŞAYAN BİR EKOSİSTEM

Oyuna olan ilgi dünyada her yıl artarken bu endüstriye kayıtsız kalamadıklarını aktaran StarGate CEO’su Mustafa Cihat Durmuş, 21 Haziran 2023’te kapılarını açtıklarını dile getirdi. 

Türkiye’yi dijital oyun denildiğinde akla gelen ilk ülke haline getirme ve endüstrideki tüm paydaşları aynı çatı altında birleştirme hedefiyle yola çıktıklarını da sözlerine ekleyen Durmuş, “4 bin 215 metrekare bir alanda, İstanbul Maslak’ta hizmet veriyoruz. Deneyim ve test laboratuvarları, eğitim ve seminer salonları, amfi alanları, akustik yalıtımlı online toplantı kabinleri, uyku kapsülleri, Podcast/Vlog odaları, etkinlik ve buluşmalar için özel dizayn edilen teras, müzik odası ve yeni nesil oyun geliştirme stüdyomuz ile özel sektör yatırımlı en büyük yeni nesil buluşma merkezi olma niteliği taşıyoruz. Ayrıca kampüsümüz 7/24 açık. Bu sayede kendileri için en verimli saat ne ise; o saatlerde çalışabiliyorlar” dedi.  

“MİSYONUMUZDA ERKEN AŞAMALI KEŞİFLER VE DESTEKLER VAR”

“Biz bir girişimcilik merkeziyiz ve bünyemizdeki start-up’lara destek veriyoruz” diyen Mustafa Cihat Durmuş, yeni girişim programlarını bu ayın sonunda açacaklarını dile getirdi. 

Kampüsün 50 stüdyoya ev sahipliği yapma kapasitesi olduğunu ve şu an içeride 12 girişimcinin bulunduğunu belirten Durmuş, kendilerine başvuran girişimcilerin bünyelerine katılma sürecine de değindi: “Bize başvuran girişimcimizi teknik ve yeterlilik açısından değerlendirdikten sonra raporlaştırıyoruz. Bu rapor doğrultusunda başarılı ve gelecek vadeden girişimleri bünyemize alıyoruz. Buradaki en önemli farkımız bize başvuran girişimleri yetkinlik ve yetenekleri doğrultusunda uygun programa yönlendirmemiz. Programlarımıza dahil ettiğimiz girişimcilere kampüs olanaklarımızın yanı sıra tam zamanlı iş koçu desteği vererek gelişim süreçlerinin hızlandırılmasını sağlıyoruz. StartGate;AcademyGate, IdeaGate ve TalentupGate ile hem ekosistemi besliyor hem de girişimcilerinin küresel vizyon oluşturmalarına aracılık ediyor.”

E-spor takımı kurduklarını da söyleyen Durmuş, son olarak şöyle konuştu;“Misyonumuzda erken aşamalı keşifler ve destekler var. Belli bir aşamadan sonra da girişimcilerimize liderlik yaparak onları daha büyük yatırımlar yapan yatırımcılarla buluşturuyoruz. Buradaki en büyük gücümüz ise tamamıyla oyun dikeyinde yatırımlar yapan fonumuz PlayGate GSYF.”


25 Nisan 2024 Perşembe

Dedeman Hotels&Resorts Özbekistan’daki 3 otelinin 2’sinin açılışını gerçekleştirdi.

 


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



ÖZBEKİSTAN’DA DEDEMAN RÜZGARI: İKİ YENİ OTEL İLE ULUSLARARASI BÜYÜME SÜRÜYOR


Yurt dışı otel yatırımlarına 2024 yılında da hız kesmeden devam eden Türkiye’nin en büyük yerli otel zinciri Dedeman Hotels&Resorts International, geçtiğimiz ay sözleşmeleri imzalanan Özbekistan’daki 3 otelinin 2’sinin açılışını gerçekleştirdi. 

Daha önce Zarafshan Golden Group’un işletmeciliğinde hizmet veren iki otel, 20 Nisan tarihinde Rest & More By Dedeman Navoi Uzbekistan’da düzenlenen açılış töreniyle birlikte, Dedeman kalitesi ve yeni isimleri ile Zarafshan Managed by Dedeman Navoi ve Rest & More by Dedeman Navoi Uzbekistan olarak konuklarını ağırlamaya başladı. Bu adımla Dedeman, uluslararası alandaki güçlü varlığını bir kez daha ortaya koydu.

Dedeman Hotels&Resorts International ve Zarafshan Golden Group yönetiminin ev sahipliğinde Navoi’de gerçekleşen açılışa Zarafshan Golden Group Yönetim Kurulu Başkanı Ulugbek Fayziyev, Dedeman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Banu Dedeman, Dedeman Hotels& Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray ve Dedeman Hotels& Resorts International Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. 

Açılış töreninde, Dedeman markasının ülkedeki 3’üncü oteli olacak Dedeman Tashkent’in de misafirlerine yakın zamanda hizmet vermeye başlayacağının müjdesi verildi.

 

Özbekistan’daki 3 otelden 2’si misafirlerini ağırlamaya başladı

Navoi’de hizmete açılan ve adını dünyaca ünlü bilim adamı, şair ve devlet adamı Alisher Navoi'den alan Zarafshan Managed By Dedeman; 2 stüdyo daire, 4 süit, 36 çift kişilik, 16 tek kişilik olmak üzere toplam 58 odası, 150 kişilik restoranı ve SPA merkezi ile hizmet sunuyor. Karmana bölgesi, Malik-rabot mikro bölgesi Serbest Sanayi Ekonomik Bölgesi (FIEZ) şehirlerinin dışında yer alan otel, bu yönüyle önemli bir ihtiyaca da cevap veriyor. Uluslararası havaalanına 5, şehir merkezine 15, tren istasyonuna ise 25 dakika mesafede bulunan Zarafshan Managed By Dedeman, aynı zamanda kültür turizmi açısından da son derece önemli durakların ortasında yer alıyor. 

Zarafshan Nehri’nin kıyısında hizmet vermeye başlayan
Rest & More By Dedeman Navoi Uzbekistan ise;60 odası, SPA ve toplantı odaları ile farklı ihtiyaçlara cevap vererek hem iş hem turizm odaklı seyahatleri benzersiz bir konaklama deneyimine dönüştürüyor. Kasym Şeyh Türbesi, Nur Kalesi, Cuma Camii, Namazgoh Camii, Sarmysh Vadileri gibi önemli noktaların merkezinde yer alan otel, aynı zamanda zengin bir kültür turu fırsatı da sunuyor. 


2025’te 10 ülkede Dedeman bayrağı dalgalanacak

2024 yılı başından itibaren Kazakistan, Azerbaycan ve Özbekistan pazarlarına girerek uluslararası varlığını artıran Dedeman;Zarafshan Golden Group yatırımıyla Özbekistan’da gerçekleşen2 otelinin açılışı ile yurtdışındaki otel sayısını 5’e çıkardı. Bugün 9 ana markasıyla, hizmete açık 31, açılış çalışmalarına başlanacak olan 30, görüşmeleri devam eden 9 olmak üzere toplam 61 otel ve 3800’ün üzerinde yatak kapasitesi ile büyüme yolculuğuna devam eden Dedeman; 2025 yılı sonuna kadar hizmet verdiği ülke sayısını 10’a çıkarmayı hedefliyor. 


Turkish Technology’nin İletişim Çalışmalarını Excel İletişim Yürütecek


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turkish Technology’nin İletişim Çalışmalarını Excel İletişim Yürütecek

Yeni dönemde Turkish Technology’nin tüm iletişim faaliyetleri; hizmet verdiği sektör, marka ve kurumlara özel somut çözümleri, yenilikçi fikirler ve ölçülebilir sonuçlarla sunan Excel İletişim tarafından yürütülecek.

Global rekabette standartları aşan ve hedeflerini sürekli büyüten Turkish Technology’nin önümüzdeki dönem medya iletişimi, konu ve gündem yönetimi gibi tüm iletişim çalışmaları Excel İletişim tarafından takip edilecek.

İstanbul’da 2, Ankara ve İzmir’de 1 ofisi ile dünya havacılık endüstrisinin gelişimine katkı sağlayan ve küresel ölçekte değer yaratan projelere imza atan Turkish Technology, 1500’ü aşan personeliyle hizmet verirken; büyük veri, bulut bilişim, yapay zekâ, siber güvenlik ve blockchain teknolojileriyle havacılık sektörünün geleceğine de yön veriyor. 

Excel İletişim ve Algı Yönetimi Hakkında

1994 yılında kurulan Excel İletişim, ulusal ve uluslararası pek çok saygın kuruluş, marka ve sivil toplum örgütünün yanı sıra kamu kurumlarına da marka değerlerini ve kurumsal itibarlarını geliştirmeleri amacıyla iletişim alanında danışmanlık, planlama ve uygulama hizmetleri veriyor. Excel İletişim, iş ortaklarına hedefleriyle tutarlı, olasılığa yer vermeyen somut iletişim çözümlerini, yenilikçi fikirler ve ölçülebilir sonuçlar eşliğinde sunuyor. Yerel ihtiyaçlara uygun olarak geliştirdiği çözümleri evrensel bakış açısıyla yorumlayan Excel İletişim, ulusal ve uluslararası pek çok başarının da sahibi.

Dünyanın en büyük entegre iletişim çözüm sunan ağlarından Fleishman Hillard’ın Türkiye Temsilciliğini de üstlenen Excel İletişim, ICCO (Uluslararası İletişim Danışmanlığı Birliği) tarafından verilen Uluslararası Danışmanlık Yönetimi Standardı’na sahip ve ICCO’ya bağlı meslek örgütü İDA’nın (İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği) kurucu üyesi. 


Turkish Technology Hakkında 

Turkish Technology, Türk Hava Yolları ve iştiraklerinin teknoloji ihtiyaçlarına, kuruluş içerisinde bir birim olarak yaklaşık 90 yıldır inovasyonla ve tutkuyla yön veriyor. 2021 yılından bu yana ise Turkish Technology adıyla yeniden yapılanarak havacılık ve hava kargo sektörü odaklı, yenilikçi, çevik ve değer odaklı bir teknoloji kuruluşu olarak faaliyetlerine devam ediyor. İstanbul’da iki, Ankara ve İzmir’de birer ofisi ve 1.500’ü aşan çalışanıyla bugüne kadar global ölçekte 350’nin üzerinde proje üreten Turkish Technology, global rekabette standartları zorlayan yenilikçi teknolojilere imza atıyor. Dürüstlük, iş birliği, çeviklik değerlerinden hareketle müşteri odaklılık ve operasyonel mükemmellik hedefiyle teknoloji ve inovasyonlar geliştiriyor.  Şirket, büyük veri, bulut bilişim, yapay zekâ, siber güvenlik ve blockchain teknolojileriyle Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı Türk Hava Yolları’nı Avrupa’nın ilk 3 dijital havayolundan biri yapma hedefine emin adımlarla ilerliyor. 


DepOrtak depo yönetimini dijitale taşıyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



DepOrtak depo yönetimini dijitale taşıyor

DepOrtak 6 trilyon doları geçen e-ticaret sektöründe depolamayı platform tabanlı teknoloji çağına taşıyor.1 Mart 2023’te canlıya alınan Türkiye’nin dijital depocusu DepOrtak, sadece ülkemizde değil, dünyada depolama sektörüne büyük değer katarak, son kilometre depolamanın (TheLast Mile Warehousing) önünü açacak teknolojileri kullanıma sunuyor. Birinci yılında, 7 ülkede 1 milyon m2'nin üzerinde kapasiteyi geçen DepOrtak, bu yılın sonunda sadece Türkiye’de 2,5 milyon m2’yi geçerek ülkemizin en büyük depocusu olmayı hedefliyor. DepOrtak sayesinde, artık tüm dijital platformlardan (Web, Android, İos, Tablet) depolama için uygun yer bakmak ve farklı yerlerde depolanmış ürünleri tek Dashboard’tan yönetebilmek, tıpkı Airbnb gibi uygun maliyetli "Gri Depolar" olarak kategorize edilen alanlara ulaşabilmeyi mümkün hale gelmiştir. 

Yapay zeka destekli teknolojilerle depolama alanlarına ulaşılıyor 

Yapay zeka destekli teknolojilere sahip DepOrtak sayesinde, dünyanın her yerinden, ihtiyaç duyulan standartlarda uygun depolama alanlarına; cepten, evden ve işten ulaşılabiliyor. Ülkemizin yanı sıra Avrupa’da da dijital depolama sektörüne yön vermesi ve küresel e-ticarette ilgi odağı olması hedeflenen DepOrtak, tüm süreçlerin uçtan uca olarak gerçek zamanlı, konum tabanlı, her platformdan erişilebilir, anlık raporlanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesine imkan sağlıyor. 

Ezber bozan teknolojilerle klasik perakendecilere ve e-ticaret’in önde gelen pazaryerlerine değer katmaya devam ettiklerini anlatan DepOrtak kurucu ortağı Oruç Kaya, şunları söyledi:“Global markalara, zincir marketlere, üreticilere vee-ticarette satış yapanlara ülkemizde ve globalde ürünlerini en uygun koşullarda depolamalarının önünü açtık. Cep telefonundaki DepOrtak Kurumsal App’ten veya tek dashboard’tan dijital depolama süreci uçtan uca yönetilmektedirler. Lojistiğe ihtiyaç duyulduğunda da dijital lojistik platformu Tırport ile güvenli ve hızlı çözümler sağlıyoruz.” dedi. 

Lojistik yönetimi “dijitalleşme” ile kökten dönüşüyor 

Türkiye’nin ve bulunduğumuz coğrafyanın lojistikte en büyük dijital platformu haline gelen Tırport, artırılmış zeka destekli teknolojileri mobilite gücü ile birleştirerek, lojistik yönetimi uçtan uca dijital şekilde kökten dönüştürüyor. Gerçek zamanlı, konum tabanlı teknolojiler ve optimizasyon gücünün yarattığı akıllı eşleştirme imkanlarıyla kapasitelerin maksimize edilmesine imkan tanıyan Tırport, lojistiğin yönetilebilir, verimli ve sürdürülebilir olmasına olanak sağlıyor.

Lojistiğin ve depolamanın dijitalleşme ile kökten dönüştüğünün altını çizen Tırport ve DepOrtak kurucu ortağı Dr. Akın Arslan, şunları kaydetti: 

“Nasıl, Tırport ile lojistik sektörünü uçtan uça dijitalleştirerek, ülkemizde ve dünyada kökten dönüştürdük ve dönüştürmeye devam ediyoruz. Kurucu ortağı olduğum DepOrtak ile de depolama sektörünü uçtan uca dijitalleştirerek kökten dönüştürüyoruz ve dönüştürmeyi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. 


24 Nisan 2024 Çarşamba

“Görme engelli sporcular AKRA Gran Fondo’da pedal basacak”


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



AKRA Gran Fondo engel tanımıyor!

“Görme engelli sporcular AKRA Gran Fondo’da pedal basacak”

Haluk Özsevim: 

“Bisiklet ve adrenalin tutkunlarını Kemer’e bekliyoruz”

AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum, engelleri ortadan kaldırarak görme engelli sporculara yarışma imkanı tanıyacak.

AKRA Hotels ana sponsorluğunda AG Tohum desteği ile bu sene 6’ncı kez gerçekleştirilecek AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum, engelsiz bir yarış deneyimi sunacak. Bisiklet tutkunlarını Kemer’in eşsiz manzarasında ağırlayacak organizasyon 27-28 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek. 

“Mavi ve Yeşil’in bir parçası ol” sloganı ile start alacak organizasyon Fraport TAV Antalya Havalimanı, Corendon Airlines ve Diana Travel’in co-sponsorluğunda düzenlenecek. Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kemer’de koşulacak yarış için nefesler tutuldu. Yarış kayıtları 24 Nisan Çarşamba günü sona erecek.

2018 yılından bu yana amatör yol bisikletçileri birbirinden önemli doğal güzelliklerin içinde yarıştıran AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum’da dünyanın birçok ülkesinden gelen bisikletçiler, finişi görmek için mücadele verecek.

Argeus Travel & Events ve Yedi İletişim tarafından organize edilen ve T.C. Antalya Valiliği, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Bisiklet Federasyonu, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kemer Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesi, Yaşam Hastaneleri, Toyota, Ceysu, Salcano, Paloma Hotels, Toyota, Antalya Akvaryum, Shimano, Zemzem Turizm ve Olympos Teleferik katkılarıyla düzenlenecek yarış bisiklet tutkunlarını buluşturacak. 

Kemer Olbia Parkı'ndan start alacak ve aynı noktada sona erecek 98K ve 49K’lık 2 ayrı parkurdan oluşan organizasyon, renkli görüntülere ve mücadeleye sahne olacak. 



YARIŞ HEYECANI ENGEL TANIMAYACAK 

Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu yönetmeliklerine göre düzenlenen AKRA Gran Fondo, engelsiz yaşamı da destekleyecek. “Bisiklete Engel Yok” diyerek yola çıkan AKRA Gran Fondo, Eşpedal Derneği’nden 10 görme engelli sporcuyu ‘tandem’ kategorisinde konuk edecek. Özel tasarlanan 2 kişilik bisikletler 10 görme engelli sporcuya yarışma imkanı sunacak. Mücadelede ekipler pilot ve co-pilot olarak yer alacak.

“BİSİKLET VE ADRENALİN TUTKUNLARINI KEMER’E BEKLİYORUZ”

AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum Proje Koordinatörü A.Haluk Özsevim, “AKRA Gran Fondo ile bu sene 6’ncı kez bisiklet tutkunlarını bir araya getiriyoruz. Bisiklete ve doğaya gönül verenler bu organizasyon ile hem mücadele edecek hem de Kemer’in yemyeşil ormanları ile masmavi denizin sonsuzluğunu izleyebilecek. Bisiklet turizmine dikkat çekmek istediğimiz bu yarışımız ile önemli bir tanıtım çalışmasına da imza atacağız. Sezon başında gerçekleştireceğimiz organizasyonumuz ile sezona da ‘merhaba’ diyeceğiz. Antalya, iklimi, doğası, otelleri ve turizm profesyonelleri ile spor turizminde önemli bir destinasyon. Kemer de spor turizminde hızlı bir gelişim gösteriyor. Bizler de bu gelişime katkı koymak adına mücadele edeceğiz. Kayıtların bitmesine sayılı günler kala tüm bisiklet ve adrenalin tutkunlarını Kemer’e bekliyoruz” dedi. 

“10 GÖRME ENGELLİ SPORCU PEDAL BASACAK”

Özsevim, Eşpedal Derneği’nin organizasyona 10 görme engelli sporcu ile katılacağını belirterek, “2020 yılından bu yana Eşpedal Derneği üyeleri iki kişilik tandem bisikletleriyle organizasyonumuzda pedal basıyor. Bu sene de yarıştaki yerlerini alacaklar. Mücadele etmek için bisiklet sürmek için engel tanımayacaklar. Bu heyecana onlar da ortak olacaklar” diye konuştu.

KAPANACAK YOLLAR

AKRA Gran Fondo Antalya powered by AG Tohum’da kapanacak yollar şu şekilde: 98K AKRA parkurunda Kemer Olbia Parkı’ndan yarışa başlayacak bisikletçiler, Denizli Caddesi’ni takip ederek Hükümet Caddesi’nden Atatürk ve Demokrasi Bulvarı’na ulaşacak. Antalya-Kemer yolunda devam edecek organizasyonda Akdeniz Bulvarı geçilerek sırasıyla 195. Sokak, 37. Cadde ve 272. Sokak’ın ardından Hurma Mezarlığı’ndan sola dönecek bisikletçiler Altınkaya Yolu’na ulaşacak. Konyaaltı-Hisarçandır Yolu’ndan devam edecek organizasyon Hisarçandır Köyü’nden geçerek Üçoluk Yolu’nda devam edecek. Likya Yolu, Ovacık Köy Yolu geçilerek Kuzdere Mahallesi ve sonrasında Daima Kepez Tepesi’ne ulaşılacak. Buradan Boğaz Mevkii, Olympus Şelale ve Beydağları Milli Parkı geçilerek Cumhuriyet Caddesi’ne ulaşacak bisikletçiler sağa dönerek Şehit Er Mehmet Urman Caddesi’ne sonrasında sola dönerek Mustafa Kemal Caddesi’ni takip edecek. Karabucak Küme Evleri’ne ulaşacak yarışçılar, Kiriş Caddesi, Çalış Caddesi, Mustafa Ertuğrul Caddesi, Atatürk Caddesi, Şehit Er Hasan Yılmaz Caddesi, Kemal Sunal Caddesi, Onno Tunç Caddesi ve Deniz Caddesi’ni geçerek Kemer Olbia Parkı’na ulaşacak.

49K AG Tohum Parkuru’nda Kemer Olbia Parkı’ndan start alacak yarışçılar Denizli Caddesi’ni takip ederek Hükümet Caddesi’nden Atatürk ve Demokrasi Bulvarı’na ulaşacak. Antalya-Kemer yolunda devam edecek organizasyonda Konyaaltı Bulvarı geçilerek Beldibi Jandarma Karakolu’ndan U dönüşü gerçekleşecek ve Cumhuriyet Caddesi yol ayrımından sağa dönülecek. Sırasıyla Şehit Er Mehmet Urman Caddesi, Kuzdere Köprüsü-Kuzdere Caddesi, Karabucak Küme Evleri, Kiriş Caddesi, Çalış Caddesi, Mustafa Ertuğrul Caddesi, Atatürk Caddesi, Şehit Hasan Yılmaz Caddesi, Kemal Sunal Caddesi, Onno Tunç Caddesi ve Deniz Caddesi geçilerek yarış, Kemer Olbia Parkı’nda sona erecek.

Organizasyon süresince parkurların geçtiği yollar kademeli olarak trafiğe kapatılacak.

KATEGORİLER

AKRA 98K parkuru:

Elit Erkek (18-34)

Master Erkek (35-39)

Master Erkek (40-44)

Master Erkek (45-49)

Master Erkek (50-54)

Master Erkek (55-59)

Master Erkek (60-64)

Master Erkek (65+)

Genel Klasman Erkek. 

Elit Kadın:

Elit Kadın (18-34)

Master Kadın (35-39)

Master Kadın (40-44)

Master Kadın (45-49)

Master Kadın (50-54)

Master Kadın (55-59)

Master Kadın (60-64)

Master Kadın (65+)

Genel Klasman Kadın.


AG Tohum 49K parkuru:

Genç Erkek (16-17)

Elit Erkek (18-34)

Master Erkek (35-39)

Master Erkek (40-44)

Master Erkek (45-49)

Master Erkek (50-54)

Master Erkek (55-59)

Master Erkek (60-64)

Master Erkek (65+)

Genel Klasman Erkek.


Elit Kadın

Genç Kadın (16-17)

Elit Kadın (18-34)

Master Kadın (35-39)

Master Kadın (40-44)

Master Kadın (45-49)

Master Kadın (50-54)

Master Kadın (55-59)

Master Kadın (60-64)

Master Kadın (65+)

Genel Klasman Kadın ile Paralimpik ve Tandem kategorilerinde yarışacak.

24.ULUSLARARASI FRANKFURT TÜRK FİLM FESTİVALİ ‘VEFA ÖDÜLÜ VE YAŞAM BOYU ONUR ÖDÜLLERİ BELLİ OLDU’


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



24.ULUSLARARASI FRANKFURT TÜRK FİLM FESTİVALİ ‘VEFA ÖDÜLÜ VE YAŞAM BOYU ONUR ÖDÜLLERİ BELLİ OLDU’

Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur ödülleri ve Vefa ödülü sahipleri belli oldu. 03Haziran 2024 tarihinde Frankfurt’ta gerçekleşecek ödül töreninde Usta oyuncular Erkan Can, Derya Alabora ve Mehmet Kurtuluş Yaşam Boyu Onur Ödülü, Aliye Rona, Avni- Belkıs Dilligil olarak, Dilligil ailesi adına Çiçek Dilligil’e Vefa ödülü takdim edilecek.

02-07 Haziran 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek olan 24. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’nde hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Zengin bir içerikle sanatseverlerle buluşacak olan Festivalin en önemli ödüllerinden olan Yaşam Boyu Onur ödülü ve Vefa ödüllerinin sahipleri festival komitesi başkanı Hüseyin Sıtkı tarafından açıklandı. 

Hüseyin Sıtkı; “İnanıyorum ki, sektörün en uzun soluklu festivallerinin başında gelen festivalimiz bu yılda da bir öncekinden daha renkli ve etkili olacaktır. Sinema sanatına ömrünü vermiş, adını altın harflerle kazımış değerli sanatçılarımıza adadığımız ödüllerimiz belli oldu.  Festivalimizin Türkiye proje ortağı Taha Feyizli başkanlığındaki Kültürlerarası İş birliği ve Diyalog Derneği (KADİM) ile belirlediğimiz sonuçlara göre, kıymetli sanatçılarımız Erkan Can, Derya Alabora ve Mehmet Kurtuluş Yaşam Boyu Onur ödülüne, Aliye Rona, Avni – Belkıs Dilligil olarak Dilligil ailesi Vefa ödülüne layık görülmüştür. Vefa ödülü, Dilligil ailesi adına sanatçımız Çiçek Dilligil’e takdim edilecektir” açıklamasını yaptı.

Kültürlerarası iletişim Derneği’ tarafından gerçekleşen ve bu yılki mottosu “Şiddet ve Sinema” olan 24. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’nin Yaşam Boyu Onur ödülleri ile Vefa ödülü, 3 Haziran 2024 tarihinde düzenlenen törenle sahiplerine takdim edilecek

Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’ne dair bilgi ve gelişmeler hakkında festivalin internet
sayfası https://www.turkfilmfestival.de ve sosyal medya hesaplarından@turkfilmfestivalifrankfurt ulaşabilecek. 


DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DÖVME SANATÇILARI İSTANBUL’ DA

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DÖVME SANATÇILARI İSTANBUL’ DA 

TÜRKİYE’ NİN İLK VE TEK ULUSLARARASI DÖVME FESTİVALİ “6’NCIİSTANBUL TATTOO CONVENTION”26 - 27 - 28 NİSAN’ DA GRAND PERA’ DA…

“FESTİVALİN EN BÜYÜK SÜRPRİZİ İSE“DÖVME SANATINI GELENEKSEL BİR TÖREN ŞEKLİNDEYAPAN GÜNEYDOĞU’ NUNYAŞLI KADIN DÖVMECİLERİNİN SANATLARIN ANLATTIKLARI  ” Aşkın Tendeki Yansıması 'İZ'  BELGESELİNİN İLK GÖSTERİMİ OLACAK VE  TÜM GÜN SANATLARINI İCRA EDECEKLER”

Dünyanın ve Türkiye’nin en deneyimli dövme sanatçıları,Bu yıl 6’ncısı yapılacak olan ülkemizin ilk ve tek dövme festivali “İSTANBUL TATTOO CONVENTION” da dövme tutkunları ile buluşacak. Dövme sektörünün lideri Golden Arrow, pandemi sonrası uzun bir aradan sonra 26 Nisan ve 28 Nisan tarihleri arasında Taksim Grand Pera’da düzenlenen “İstanbul TattooConvention” da dünyanın önemli sanatçılarını, dövme sanatı tutkunlarını   her sene olduğu gibi bir araya getiriyor. 

Festivalin en önemli sürprizi ise “GÜNEYDOĞU’NUN 60 YAŞINDAN DAHA DA YAŞINI ALMIŞ  HALA DÖVME YAPMA GELENEĞİNİ SÜRDÜREN KADINLAR” ın Cuma günü geleneksel yöntemler yaptıkları dövmeleri ve hazırlık aşamasını anlattıkları” Aşkın Tendeki Yansıması 'İZ'  belgesel gösterimi ve bu yöntemlerle dövme yapmaları olacak. Bunun yanında Tattoom Art Gallery sponsorluğunda düzenlenen ünlü Antropolog Ahmet Yavuklu’nun Deq seminerini dinleme ve izleme imkanı bulacaklar.



Güneydoğulu Dövme yapan kadınlar, gençliklerinde büyüklerinden öğrendikleri gibi  yeni doğum yapmış annelerin anne sütünü, odun isi ile karıştırarak elde ettikleri malzemeleri iğne ile ellerine, yüzlerine ve bacaklarına işleyerek köylerindeki genç erkeklerin kalplerini kazanmaya çalıştıklarını söylüyor.  O dönemde dövmeleri totem, koruyucu ya da şans getirmesi amacı  ile   yapan Güneydoğulu yaşlı kadınlar, Cuma günü saat 15.00’de dövme tutkunlarına geleneksel yöntemlerle dövme yapacaklar. 

Bu sene 6.ncısı Düzenlenen“İstanbul TattooConvention” a, aralarında Hollywood yıldızlarının dövmelerini yapan ABD, Brezilya, Rusya, İtalya, İngiltere, Hollanda ve Almanya gibi dünyanın birçok yerinden ünlü dövme sanatçıları katılıyor. Türkiye’nin bir çok şehrinden gelen tanınmış dövme sanatçılarının da katıldığı “İstanbul TattooConvention”    da  birçok kategoride dövme yarışmaları, yaratıcı atölyeler, seminer ve sergiler ile sektördeki son trendler ve teknikler izlenilecek.  Dövme tutkunlarının dövme sanatının en ince ayrıntısına kadar izleyebilecekleri bu festivalde, ziyaretçiler sanatçıların geleneksel ve modern tekniklerini de uygulamalı olarak izleme ayrıcalığına sahip olacakları gibi bu sanatçılara dövme yaptırma imkanı bulacaklar. Dünyaca ünlü dövme ekipman markaları ve malzeme tedarikçilerinin de tanıtım ve satış amacıyla iştiraki ile dev bir dövme festivaline dönüşecek.

Grand Pera'nın tarihi dokusuyla bütünleşen “İstanbul TattooConvention” sadece dövme sanatına odaklanmakla kalmayacak, aynı zamanda eğlenceli ve sosyal bir atmosfer sunacak.  Festivalde konserler, performans sanatları, lezzetli yeme-içme durakları, ve en önemlisi “GÜNEYDOĞU’ NUN YAŞINI ALMIŞ KADINLARININGELENEKSEL YÖNTEMLERLE DÖVME YAPMALARI” gibi sürpriz etkinliklerle dolu bir hafta sonu yaşanacak. Dünyanın önde gelen sanatçılarının yer aldığı etkinlikte, gelen dövme tutkunları takip ettikleri dövmecilerle tanışabilir, stantlarda yapılan dövme çalışmalarını izleyebilir ve yaptırmak istedikleri dövmeleri yaptırabilecekler. 

“İstanbul TattooConvention” da ziyaretçiler, Dünyanın ve Türkiye’nin birçok yerinden fuara gelendövme sanatçılarının yaptıkları eserlerinin yarışacağı “Dövme Yarışmaları” nı takip edebilecekler. Dövme sanatçıları, Dünyada dövme tutkunları tarafından takip edilen ünlü dövme sanatçılardan oluşan  jürilerin değerlendirmeleri ile birçok kategoride tarzının en iyileri arasında yer almak ve kupayı kaldırmak için yarışacaklar. Bunlarla bereber gün boyu Türkiye’nin tanınmış DJ leri  ve dans ve müzik grupları festivali renklendirecekler.

İstanbul TattooConvention sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda benzersiz bir kültürün ev sahibidir.  Festival kapsamında Grand Pera eşsiz tarihi dokusuyla  Ünlü Ressam Deniz PELİSTER’in dövme konulu resim ve sanat sergisine de ev sahipliği yapacak. Dövme Tutkunları, festivali gezip görmek, bu sıra dışı ve eğlenceli atmosferde bulunmak için etkinlik boyunca kapı girişlerinden ve www.bilitinial.com adresinden online etkinlik öncesi avantajlı fiyatlarla biletlerini alabilecekler.

Dövme severler daha fazla bilgi ve tüm sene boyunca dövme sanatının tüm inceliklerini görebilmek için instagram; @istanbultattooconvention ve   https://tattooconvention.com.tr web sitesini takip edebilirler.

DÖVME SANATINI VE DÖVME SANATÇILARINI YAKINDAN İZLEYİP UNUTULMAZ BİR DÖVME DENEYİMİ İÇİN TÜM DÖVME TUTKUNLARINI  BEKLİYORUZ!


İSTANBUL TATTOO CONVENTION  2024 PROGRAMI;

 

26  NİSAN CUMA 14:00 – 23:00 

27 NİSAN CUMARTESİ 11:00 – 23:00

28 NİSAN PAZAR 11:00 – 20:00


23 Nisan 2024 Salı

Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla terminalde konser verdi.



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 23 Nisan Konseri

Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla terminalde konser verdi.


İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nda 23 Nisan kutlamasına, çocuk müzisyenlerin muhteşem performansı damga vurdu. Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası’ndan 45 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen mini konsere yolcular ellerinde Türk bayraklarıyla eşlik etti.


Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in adını taşıyan havalimanında 23 Nisan sürpriziyle karşılaşan yerli ve yabancı misafirler, konseri ilgiyle izledi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği dünyanın tek çocuk bayramı 23 Nisan tüm terminalde çocuklar, veliler, çalışanlar ve misafirleri eşliğinde kutlandı. 


Adalar’dan İstanbul’a büyük bir heyecanla gelen minik müzisyenler Türkiye’nin ikinci büyük havalimanı Sabiha Gökçen’de 23 Nisan’ı doyasıya kutladı.2016 yılında kurulan Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası, keman, viyola, çello ve kontrbas çalan toplam altmış çocukla çalışmalarına devam ediyor.


 

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ADANA PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI SONA ERDİ


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ  ADANA PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI SONA ERDİ

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamına dahil edilen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, 13 Nisan’dan bu yana düzenlenen çok sayıda eğlenceli ve kültürel etkinliğin ardından sona erdi. 1,5 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşan Ana Sahne konserleri ve yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı Atatürk Parkı sahnesindeki etkinlikler Adana'nın kültürel ve turistik potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Adana Müze Kompleksi ve Kuruköprü Anıt Müzesi de yer alan sergiler günde yaklaşık 4 bin kişi tarafından ziyaret edildi. Festival, Adana ekonomisine büyük katkı sağladı.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali Adana Portakal Çiçeği Karnavalı için Merkez Park ve Atatürk Parkı'nda kurulan konser sahnelerinde, popüler sanatçılar 9 gün boyunca muhteşem performanslar sergiledi. Merkez Park’ta, Murat Boz, Haluk Levent, Ferhat Göçer, Gökhan Tepe, Fatma Turgut, Emir Can İğrek, Köfn, Mert Demir, Tuğba Yurt, Atatürk Parkı’nda ise Gece Yolcuları, Aslı Hünel, Kafadar başta olmak üzere birçok farklı isim ve grup sahne aldı. İsmail Altunsaray ile Öykü Gürman, Atatürk Parkı’nda Neşet Ertaş türküleriyle seyircilerin karşısına çıktı. Toplamda 1,5 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşan ana sahne konserleri ve yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı Atatürk Parkı sahnesindeki etkinlikler, şehirde büyük coşkuyla karşılandı. 

SERGİLERE ZİYARETÇİ AKINI 

Ayrıca festival süresince Adana Müze Kompleksi ve Kuruköprü Anıt Müzesi de yer alan sergiler günde  yaklaşık 4 bin kişi tarafından ziyaret edilirken, dijital sergiler de aynı ilgiyle karşılandı. Festivalin kültürel etkinlikleri arasında uluslararası platformlarda başarılarıyla tanınan sanatçı Refik Anadol'un "Makine Halüsinasyonları: Mercan Rüyaları" veri heykeli ve yapay zeka algoritmasıyla üretilen "Atatürk Kültür Yolunda" adlı yerleştirme büyük ilgi gördü. Adana Müze Kompleksi’nde “Matraki: Bir Osmanlı Yıldızı” sergisi sanatseverlerle buluştu. Sanatını organik kavramı üzerine kurgulayan Fulya Alışır’ın “Arayış” adını verdiği sergisi, Adana Müze Kompleksi Tarım Müzesi’nde sunuldu, Güvenç Özel’in 18 metrelik “Holoflux” adlı dijital heykeli, Merkez Park’ta sergilendi. 

TÜRKAN ŞORAY HAYRANLARI SALONDAN TAŞTI 

Adana Müze Kompleksi’nde “Ediz Hun” ve “Türkan Şoray ve Şoray Uzun” söyleşisini izlemek isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu. Ramazanoğlu Kültür Merkezi ile 01 Burda PGM, Devlet Tiyatrolarının kapalı gişe eserlerine ev sahipliği yaparken, “Kadınlar, Filler ve Saireler”, “Majestik”, “Radyo-yu Hümayun”, Yüzleşme” ve “Lobomotolin Üç Seferi” adlı oyunlar için Adanalılar salonu doldurdu. 

SIRADA ŞANLIURFA VAR 

Adana, Nisan ayında düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı ile kültürel ve turistik alanda önemli bir marka değeri kazanırken, bu etkinlikle birlikte yerli ve yabancı turistlere unutulmaz anlar yaşattı. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bir sonraki durağı 25 Mayıs - 2 Haziran tarihlerinde Şanlıurfa olacak. 

FOUR SEASONS HOTELS ISTANBUL TRAVEL&LEISURE OKUYUCULARININ OYLARIYLA ‘EN İYİ 500’ LİSTESİNDE YER ALDI

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



FOUR SEASONS HOTELS ISTANBUL TRAVEL&LEISURE OKUYUCULARININ OYLARIYLA ‘EN İYİ 500’ LİSTESİNDE YER ALDI

Başarılarını her geçen gün yeni ödüllerle destekleyen FourSeasons Hotel Sultanahmet ve FourSeasons Hotel Bosphorus, dünyanın en saygın seyahat yayınlarından olan Travel+ Leisure dergisinin okuyucularının oylarıyla belirlenen T+L 500 listesinde yerlerini aldı.

Her yıl, 36 milyondan fazla okuyucu kitlesiyle ABD'nin en büyük seyahat yayını ve gezginlerin seyahatlerini tasarlarken başvurdukları öncelikli kaynaklardan olan Travel + Leisure'ın okuyucuları, Dünyanın En İyileri Ödülleri anketinde verdikleri oylarla en sevdikleri otelleri ve destinasyonları belirledi. Geçtiğimiz yılın ‘Dünyanın En İyileri Ödülleri’ sonuçlarından Travel &Leisure tarafından derlenen T+L 500 listesi, okuyucuların kalite, lüks, olağanüstü hizmet ve etkileyici deneyimler için tekrar tekrar başvurduğu otel ve tatil köylerini bir araya getiriyor. Alfabeye ve coğrafi bölgeye göre sıralanan liste, tavsiye ve öneriler için T+L'ye başvuran sayısız gezgin için paha biçilmez bir kaynak olma özelliği taşıyor.

FourSeasonsHotels Istanbul Genel Müdürü RetoMoser19 Nisan’da açıklananT+L 500’de FourSesons İstanbul otellerinin yer almasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “FourSeasons Hotel Sultanahmet ve FourSeasons Hotel Bosphorus olarak T+L 500 listesinde yer almaktan büyük heyecan duyuyoruz. Bu değerli yayın geçtiğimiz yıl‘Dünyanın En İyileri’ seçkilerinde otellerimizi dünyanın ve Avrupa’nın en iyileri arasında değerlendirmişti. Konaklama deneyiminin bir seyahatte ne kadar önemli olduğunun bilinciyleFourSeasons özeniyle verdiğimiz hizmetin, seyahati seven, gusto sahibi okuyucuların oylarıyla takdir edilmesi bizi mutlu ediyor. Boğazın yanı başındaki ve tarihiyarımadanın kalbindeki eşsiz lokasyonları ile her iki otelimizde kendileri için mutlu anılar yaratmaya devam edeceğiz.”


FourSeasons Hotel Sultanahmet hakkında

İstanbul’un tarihi yarımadasında, Sultanahmet bölgesinde yer alan ikonik otel, adeta sıcak ve samimi bir vaha olma özelliği taşımaktadır. Asırlık mirasa sahip neoklasik yapı 1918-1919 yıllarında İstanbul’un ilk çağdaş hapishanesi olarak inşa edilmiş olup, geçirdiği kapsamlı restorasyonların ardından bugün FourSeasons Hotel Sultanahmet oteline ev sahipliği yapmaktadır. Bu özel bina, Sultanahmet Camii ve Ayasofya gibi ikonik simgesel yapılara yakınlığı ile özel bir bölgede yer almaktadır. FourSeasons ekibinin özenli hizmeti ile tarihin, çağdaş ve modernle olan uyumunu yansıtan atmosferinde misafirlerini ağırlamaktadır. Otelin Michelin tavsiye listesinde yer alan restoranı AVLU özel olarak seçilen yerel ve sürdürülebilir ürünlerle Anadolu mutfağını, modern yorumlarla buluşturmaktadır.


Türkiye Ralli Şampiyonası üçüncü ayağı Rally Bodrum, (KAROSK) tarafından Bodrum ve Milas ilçelerinde gerçekleştirilecek.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Ralli Heyecanı Bodrum’a Taşınıyor

Bodrum yarımadasının en büyük spor organizasyonları arasında yer alan Petrol Ofisi Maxima 2024 Türkiye Ralli Şampiyonası üçüncü ayağı Rally Bodrum, 26-28 Nisan tarihlerinde Karya Otomobil Spor Kulübü (KAROSK) tarafından Muğla'nın Bodrum ve Milas  ilçelerinde gerçekleştirilecek.

Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı, Milas Kaymakamlığı, Bodrum Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi tarafından desteklenen TECNO, Duja Hotels, Çözüm Ortağı, Evofone, VST Tour, Oasis Bodrum, Pars Entertainment, Magico Cielo, SHA Gayrimenkul İnşaat sponsorluğunda, Bodrum Gazeteciler Cemiyeti katkıları ile düzenlenen organizasyon, 26 Nisan Cuma akşamı saat 20.30’da Bodrum Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilecek start seremonisi ile başlayacak.

Ace Of Mice En İyi Spor Etkinliği branşında jüri özel ödülü alarak “ilk ödüllü ralli” ünvanını kazanan organizasyon, her yıl olduğu gibi sergi ve söyleşi etkinliği ile başlayacak. Ralli, drift, tırmanma, pist ve offroad yarış araçlarından oluşan sergi, 22-27 Nisan tarihleri arasında Oasis Bodrum’da ziyaret edilebilecek. Ayrıca Rally Bodrum'a katılacak ralli pilotları Volkan Işık, Ali Türkkan, Burak Çukurova, Ümit Can Özdemir ve Uğur Soylu da 25 Nisan Perşembe günü saat 18.00’de, Oasis Bodrum’da gerçekleşecek söyleşi ile otomobil severler ve basın ile bir araya gelecek.

ICRYPEX ana sponsorluğundaki 2024 sezonunun bu önemli randevusunda Bodrum’un doğal güzelliklerini gözler önüne seren ve Çamlık, Mazı, Fesleğen ve Etrim bölgelerinde yer alan asfalt zeminli etaplara bu yıl Milas bölgesinden yeni etaplar da eklendi. İki gün boyunca devam edecek olan mücadele, Cumartesi günü Milas-Bodrum arasındaki 3 özel etapta, Pazar günü ise Bodrum'da yer alan 3 özel etapta yaşanacak. Aynı zamanda Türkiye Historic Ralli Şampiyonası ve Celal Gülerhan TOSFED Ralli Kupası'na da puan verecek olan ralli, 28 Nisan Pazar günü Be Premium Hotel’deki finiş seremonisi ve ödül töreni ile son bulacak.


22 Nisan 2024 Pazartesi

AVRASYA WEB3 FESTİVALİ KAPADOKYA’DA GERÇEKLEŞECEK!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



AVRASYA WEB3 FESTİVALİ KAPADOKYA’DA GERÇEKLEŞECEK! 

Eurasia Blockchain Summit, 2024'te "Avrasya Web3 Festivali" Konseptiyle Kapadokya'da Kapılarını Açıyor!


Blockchain teknolojisinin önemli isimlerini bir araya getiren Eurasia Blockchain Summit, bu yıl "Avrasya Web3 Festivali" konseptiyle 17-18 Mayıs tarihlerinde Türkiye’nin ünlü turizm merkezi olan Kapadokya’da gerçekleşiyor. Alibaba Cloud'un platinum sponsorluğunda düzenlenecek olan zirve, sektördeki son gelişmelerin ve gelecek trendlerin tartışılacağı önemli bir platform sunacak

Avrasya'nın en büyük Blockchain zirvesi olma özelliğini taşıyacak olan etkinlik, dünya çapında tanınmış uzmanlar ve liderlerin sektördeki profesyonel deneyimlerini katılımcılarla paylaşacağı bir platform olacaktır. Yüksek katılımın beklendiği zirvenin ana konu başlıkları arasında; dünyanın ilgiyle takip ettiği Metaverse, Blockchain teknolojileri, NFT ve Web 3.0 gibi alanlar öne çıkacaktır. 


Başta Singapur Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi ve aynı zamanda Global Fintech Enstitüsü Kurucu Başkanı Prof. Dr. David Lee, Alibaba Cloud Türkiye Genel Müdürü James Wang, Beosin Kurucusu Monica Yang ve CEO’su Wendy Sun, TÜBİTAK BİLGEM İş Geliştirme Bakan Yardımcısı Sadullah Uzun, İTÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr.Burak Berk Üstündağ ve Metaverse Union YK Başkanı Alphan Manas gibi bir çok önde gelen ismin konuşmacı olarak yer aldığı etkinlik, Türkiye'nin yanı sıra Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa ülkelerinden, iş dünyasının önemli isimlerini, yatırımcıları, Blockchain meraklıları, geliştiricileri ve girişimcilerini biraraya getirecek.

Detaylı bilgi ve katılım için etkinliğin resmî sitesi www.eurasiablockchainsummit.com adresi ziyaret edilebilir.