25 Temmuz 2026 Cumartesi

Keyifli Bir Tatil İçin, Denizde Kendi Rotanızı Çizin...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Keyifli Bir Tatil İçin, Denizde Kendi Rotanızı Çizin...

Bugünün gezginleri için ayrıcalık, herkesin deneyimlediği bir tatili daha konforlu yaşamak değil; kendileri için tasarlanmış bir deneyimin parçası olmak anlamına geliyor. İşte “tailor-made charter” tam da bu noktada başlıyor. 

Private charter deneyimindeki seçiminiz sadece tekne ve özellikleri değil; nasıl bir sabaha uyanmak istediğiniz, günlerin hangi tempoda akacağı ve Akdeniz'i nasıl deneyimlemek istediğiniz oluyor. Rota, menüler, duraklar, su sporları, gastronomi deneyimleri ya da kutlanacak özel bir an yani yolculuğun her detayı, size özel bir hikâyenin parçaları olarak şekilleniyor. 

Kimi için rotanın merkezinde sessiz koylar ve uzun sofralar var; kimi için Yunan adalarında keşif, su sporları ya da gün batımına uzanan canlı akşamlar. Tailor-Made charter'ın en büyük lüksü de burada saklı. Hazır bir programa uyum sağlamak yerine, yolculuğun sizin beklentilerinize göre şekillenmesi. 

Türkiye'nin turkuaz kıyılarından başlayan bu hikâye, dilerseniz Yunan adalarına, Hırvatistan'ın kristal berraklığındaki koylarına ya da Karadağ'ın etkileyici sahillerine uzanıyor. Geri planda tüm operasyon kusursuz bir şekilde yönetilirken, misafirlerimiz için geriye yalnızca bir sonraki destinasyonlarına karar vermek kalıyor. 

HER YOLCULUK SİZE ÖZGÜ VE EŞSİZ BİR DENEYİM 

Barbaros Yachting  tailor-made charter'ı, mevcut bir programı kişiselleştirmekten çok, her misafir için sıfırdan tasarlanan bir deneyim olarak sunuyor. Yolculuk daha rezervasyon aşamasındayken başlıyor; misafirlerin, nasıl bir tatil hayal ettiklerini dinleniyor ve rota da buna göre şekilleniyor. 

Bazıları için bu yolculuk, yalnızca denizden ulaşılabilen sakin koylarda geçen dingin günler anlamına geliyor. Bazıları için ise gastronomi durakları, su sporları, tarihi limanlar ya da sevdikleriyle kutlayacakları özel anları ifade ediyor. Barbaros Yachting teknenin seçiminden günlük programa, mutfak planlamasından rota detaylarına kadar her aşamayı bu beklentiler doğrultusunda kurguluyor.

KENDİNİZİ  AN'A BIRAKIN

Akdeniz yaşam tarzı yalnızca gidilen destinasyonlardan ibaret değil; teknede geçirilen her anın doğal bir zarafet içinde akması demek. Sabah denizin sesiyle başlayan bir gün, 

mevsimin en taze ürünleriyle hazırlanan menüler, gün içinde keşfedilen birbirinden farklı koylar ve gün batımında kurulan uzun sofralar... Barbaros Yatçılık, 35 yılı aşkın denizcilik deneyimini Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın Mavi Yolculuk ruhundan ilham alan yaklaşımımızla buluşturuyor; her yolculuğu kendi ritmi, kendi atmosferi ve kendi hikâyesi olan unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor.

Deneyimli kaptanlar, şefler ve mürettebat tüm operasyonu görünmeden yönetirken, misafirlere ise yalnızca yolculuğun keyfini çıkarmak kalıyor. Çünkü  gerçek lüks, hiçbir şeyi düşünmek zorunda kalmadan kendinizi tamamen ana bırakabilmektir.  Ve belki de tailor-made charter'ı unutulmaz kılan tam olarak budur. Aynı rota ikinci kez çizilebilir; ama aynı deneyim asla yaşanmaz. Çünkü her yolculuk, onu yaşayan misafir kadar kendine özgüdür. 


YAZ SEZONUNDA SAHTE REZERVASYON ALARMI

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


YÜZDE 10 ARTAN SAHTE REZERVASYON GİRİŞİMLERİ TURİZMİ DE TEHDİT EDİYOR

YAZ SEZONUNDA SAHTE REZERVASYON ALARMI

Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte milyonlarca kişi tatil planı yaparken, internet üzerinden yapılan rezervasyonlarda sahtecilik vakaları da hızla artıyor. Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkan Yardımcısı Alişir Şahin, sahte rezervasyon girişimlerinde geçen yıla göre yaklaşık yüzde 10 artış yaşandığını belirterek, tatilcileri dikkatli olmaları konusunda uyardı.Dolandırıcıların, otellerin isimlerini, logolarını ve görsellerini birebir kopyalayarak hazırladıkları sahte internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden tüketicileri hedef aldığını söyleyen Şahin, piyasa fiyatlarının çok altında sunulan cazip kampanyalarla vatandaşların kandırıldığını ifade etti.

Ödemeyi aldıktan sonra ortadan kaybolan dolandırıcılar nedeniyle tatilcilerin büyük mağduriyet yaşadığını belirten Şahin, "Vatandaşlarımız otele ulaştığında rezervasyonlarının sistemde bulunmadığını öğreniyor. Üstelik birçok kişi rezervasyonu doğrudan otel üzerinden yaptığını zannederken, gerçekte ödemeyi tamamen dolandırıcılara yapmış oluyor." dedi.

"Dolandırıcılar Otelin Adresini Tek Bir Harfle Değiştiriyor"

Sahte rezervasyon yöntemlerinin her geçen yıl daha profesyonel hale geldiğine dikkat çeken Alişir Şahin, özellikle internet sitelerinin birebir kopyalanmasının en büyük risklerden biri olduğunu söyledi.

Şahin, "Dolandırıcılar artık yalnızca otelin fotoğraflarını değil, logosunu, kurumsal kimliğini ve tanıtım içeriklerini de birebir kullanıyor. İnternet adresinde yalnızca tek bir harfi değiştirerek ya da farklı bir uzantı ekleyerek tüketicilerin bunu fark etmesini zorlaştırıyorlar. Sosyal medya reklamları aracılığıyla bu sahte siteleri öne çıkarıyor, 'Son oda', 'Bugüne özel yüzde 70 indirim' ya da 'Sadece bugün geçerli fiyat' gibi ifadelerle tüketicileri hızlı karar vermeye yönlendiriyorlar." diye konuştu.

Rezervasyon Yapmadan Önce Bu Kontrolleri Mutlaka Yapın

Vatandaşların birkaç dakikalık kontrolle büyük mağduriyetlerin önüne geçebileceğini belirten Şahin, şu uyarılarda bulundu:"Rezervasyon yapılacak internet sitesinin adresi dikkatlice incelenmeli. Alan adındaki tek bir harf farklılığı bile sahte siteyle karşı karşıya olunduğunu gösterebilir. İnternet sitesinin güvenlik sertifikası (https) mutlaka kontrol edilmeli ve otelin resmi internet sitesiyle karşılaştırılmalı.Ödeme yapılmadan önce otel mutlaka telefonla aranmalı; kampanyanın doğruluğu ve rezervasyonun otel kayıtlarında bulunduğu teyit edilmeli. Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli tesisler ile güvenilir ve bilinen rezervasyon platformları tercih edilmeli. Ödemenin kişisel bir IBAN hesabına istenmesi durumunda mutlaka şüpheyle yaklaşılmalı. Sosyal medya reklamları üzerinden yönlendirilen internet siteleri dikkatle incelenmeli, otelin iletişim bilgileri ve kullanıcı yorumları da mutlaka kontrol edilmeli.Tatil planı yaparken yapılacak birkaç dakikalık doğrulama, hem maddi kayıpların hem de tatilin kabusa dönüşmesinin önüne geçebilir."

"Dolandırıcılık Yalnızca Tatilciyi Değil, Türkiye Turizmini de Zedeliyor"

Sahte rezervasyon olaylarının yalnızca bireysel mağduriyet oluşturmadığını vurgulayan Şahin, bu durumun Türkiye turizminin güven algısını da olumsuz etkilediğini söyledi.

"Turizm güven üzerine kurulu bir sektördür. Yaşanan her dolandırıcılık olayı yalnızca bir misafiri değil, destinasyonun ve sektörün itibarını da zedeliyor. Bu nedenle hem tüketicilerin bilinçli hareket etmesi hem de ilgili kurumların sahte internet siteleri ve dolandırıcılık ağlarına karşı daha etkin mücadele yürütmesi büyük önem taşıyor."


24 Temmuz 2026 Cuma

Parcela, MRO BEER 2026’da Akıllı Otomasyon Çözümlerini tanıttı.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Parcela, MRO BEER 2026’da Akıllı Otomasyon Çözümlerini tanıttı

Parcela, MRO BEER 2026’da havacılık bakım süreçlerini dijitalleştiren Akıllı Otomasyon Çözümlerini tanıttı. CanovateGroup bünyesinde faaliyet gösteren Parcela Otomasyon Sistemleri firması; havacılık bakım, onarım ve revizyon (MRO) sektörünün önemli buluşmalarından MRO BEER 2026 etkinliğine katılarak, havacılık bakım operasyonlarının dijital dönüşümünü hızlandıran yeni nesil akıllı otomasyon çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu.

Etkinlik boyunca Parcela standı, havayolu şirketleri, bakım organizasyonları (MRO), havalimanı işletmeleri ve uluslararası çözüm ortaklarından yoğun ilgi gördü. Ziyaretçilere, bakım süreçlerinde operasyonel verimliliği artıran, malzeme yönetimini dijitalleştiren ve insan hatasını minimize eden akıllı sistemler uygulamalı olarak tanıtıldı.

Parcela’dan Akıllı MRO Otomat Sistemi

Parcela’nın öne çıkan çözümü olan Akıllı MRO Otomat Sistemi, uçak bakım operasyonlarında ihtiyaç duyulan ekipman, yedek parça ve sarf malzemelerinin 7/24 güvenli, izlenebilir ve kontrollü şekilde personele ulaştırılmasını sağlıyor. Kullanıcı doğrulama mekanizmaları, gerçek zamanlı stok takibi ve kurumsal ERP/MRO yazılımlarıyla entegrasyon kabiliyeti sayesinde bakım operasyonlarının kesintisiz ve verimli şekilde yürütülmesine katkı sunuyor.Sistem sayesinde bakım ekipleri, ihtiyaç duydukları parçalara saniyeler içerisinde erişebilirken, yapılan her işlem dijital olarak kayıt altına alınıyor. Böylece stok doğruluğu artırılıyor, envanter kayıpları azaltılıyor ve operasyonel süreçler tamamen izlenebilir hale geliyor.Parcela ayrıca, farklı operasyonel ihtiyaçlara göre ölçeklenebilen modüler akıllı dolap mimarisi, endüstriyel kiosk çözümleri ve dijital teslimat sistemleriyle yalnızca havacılık sektörüne değil; sağlık, lojistik, üretim ve perakende sektörlerine yönelik geliştirdiği yenilikçi teknolojileri de ziyaretçilerin beğenisine sundu.

Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’dan havacılık kuruluşları ile görüşmeler yapıldı

MRO BEER 2026 süresince gerçekleştirilen görüşmelerde Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’dan birçok havacılık kuruluşuyla yeni iş birlikleri konusunda önemli temaslar gerçekleştirildi. Etkinlik, Parcela’nın uluslararası pazardaki büyüme stratejisi açısından önemli fırsatlar oluştururken, şirketin küresel havacılık sektöründeki görünürlüğünü de güçlendirdi.CanovateGroup'un 40 yılı aşkın mühendislik ve üretim tecrübesinden aldığı güçle faaliyetlerini sürdüren Parcela, yüksek teknolojiye sahip otomasyon sistemleri geliştirerek kurumların operasyonel verimliliğini artırmayı, dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı ve sürdürülebilir operasyonlar oluşturmalarına katkı sağlamayı hedefliyor.Parcela, önümüzdeki dönemde de havacılık sektörüne yönelik akıllı otomasyon çözümlerini geliştirmeye ve küresel pazardaki iş birliklerini artırmaya devam edecektir.


Parcelahakkında: 

Parcela Otomasyon Sistemleri, CanovateGroup bünyesinde faaliyet gösteren, akıllı kiosklar, akıllı dolap sistemleri, teslimat otomasyonları ve dijital self-servis çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketidir. Şirket; havacılık, sağlık, lojistik, üretim ve perakende sektörleri için yüksek katma değerli otomasyon sistemleri tasarlamakta ve üretmektedir.Parcela, yüksek teknolojiye sahip otomasyon sistemleri geliştirerek kurumların operasyonel verimliliğini artırmayı, dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı ve sürdürülebilir operasyonlar oluşturmalarına katkı sağlamayı hedefliyor. 


ANKARA’DA FENERBAHÇE RÜZGÂRI: “BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ANKARA’DA FENERBAHÇE RÜZGÂRI: “BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ”

19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günü kapsamında Ankara’da düzenlenen özel organizasyonda, dört Fenerbahçeli dernek, “Birlikte Daha Güçlüyüz” anlayışıyla bir araya gelerek camiaya güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı verdi. Gece, Ankara’daki Fenerbahçelileri aynı çatı altında buluşturdu.MAG PR Solutions organizasyonuyla Bilkent Otel Angelite Havuzbaşı’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Volkan Akan başta olmak üzere dernek başkanları, yöneticiler, kongre üyeleri ve çok sayıda Fenerbahçeli katıldı…

CUMHURİYETİN BAŞKENTİNDEN CAMİAYA GÜÇLÜ MESAJ

Etkinlikte konuşan Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Volkan Akan, Fenerbahçe’nin en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’dan tüm camiamıza güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki Ankara, sadece Cumhuriyetimizin başkenti değil; Fenerbahçe’de de birlik ve beraberliğin başkenti olacaktır. Fenerbahçe, milyonlarca insanı aynı sevgi ve bağlılık etrafında buluşturan büyük bir ailedir. Birlikte hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü olacağımıza yürekten inanıyoruz.”

KIRAÇ’TAN UNUTULMAZ PERFORMANS

Gecede sahne alan Fenerbahçeli sanatçı Kıraç, sevilen eserleriyle davetlilere unutulmaz anlar yaşatırken, ilerleyen saatlerde DJ Mari performansıyla geceye renk kattı.

Konserin ardından Volkan Akan tarafından Kıraç’a isminin yer aldığı özel Fenerbahçe forması takdim edildi.

SOSYAL SORUMLULUKLA TAÇLANAN GECE

Organizasyon kapsamında düzenlenen açık artırmada, Başkan Aziz Yıldırım imzalı çubuklu forma ile Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı oyuncularının imzaladığı formalar büyük ilgi gördü.

Açık artırmadan elde edilen gelir, Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımı’na destek amacıyla kullanılmak üzere Fenerbahçe Spor Kulübü’ne aktarıldı.

Gece boyunca sponsorlara teşekkür plaketleri takdim edilirken, Dünya Fenerbahçeliler Günü; birlik, dayanışma ve sosyal sorumluluk anlayışının ön plana çıktığı, Cumhuriyetin başkenti Ankara’dan tüm Fenerbahçe camiasına güçlü bir birlik ve beraberlik mesajının verildiği anlamlı bir organizasyon olarak hafızalarda yerini aldı.


AIRCAIRO, tüm İstanbul operasyonlarını İGA’ya taşıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


‘Dünyanın buluşma merkezi’ İstanbul Havalimanı’na yeni hava yolu AIRCAIRO, tüm İstanbul operasyonlarını İGA’ya taşıyor 

Uluslararası alanda110’nun üzerinde hava yolu iş birliği ve340’tan fazla destinasyona düzenlediği uçuşlarla “Dünyanın Buluşma Merkezi”İGA İstanbul Havalimanı,Mısırlı hava yolu şirketi AIRCAIRO’nun tüm İstanbul operasyonlarına ev sahipliği yapacak.

İGA İstanbul Havalimanı’na ilk uçuşunu 23 Temmuz tarihinde gerçekleştirenAIRCAIRO, Kahire-İstanbul hattında haftanın her günükarşılıklı sefer düzenleyecek. Stratejik iş birliği kapsamında, Mısır’ın Şarm El-Şeyh şehrine uçuşlar 26 Ekim, Hurgada’ya ise 26 Aralık 2026 itibarıyla başlayacak.

İstanbul’dan Mısır’ın üç önemli noktasına düzenlenecek buuçuşlarla AIRCAIRO, İstanbul’daki tüm operasyonlarını İGA İstanbul Havalimanı üzerinden yürütecek ve2026 yıl sonu itibarıyla toplam haftalık 11 frekans ile hizmet verecek. AIRCAIRO, Kahire, Şarm El-Şeyh ve Hurgada uçuşları için bilet satışına başladı. 

Dünyanın dört bir yanından misafirlerine sundukları kesintisiz, konforlu ve eşsiz seyahat deneyiminiher geçen gün daha da geliştirmek, İGA’nın küresel liderliğini sürdürülebilir kılmak için çalıştıklarının altını çizenİGA İstanbul Havalimanı Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Server Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: 


“İGA İstanbul Havalimanı olarak, küresel havacılıktaki öncü rolümüzü her geçen gün pekiştiriyor ve ‘Dünyanın buluşma merkezi’ özelliğimizi yeni yatırımlarla sürekli ileriye taşıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz stratejimizin ve kararlı faaliyetlerin en son halkası olan AIRCAIRO’nun tüm İstanbul operasyonlarını İGA İstanbul Havalimanı’na taşıması çok kıymetli.Böylece, Türkiye ile Mısır arasındaki hava yolu bağlantıları güçlenirken iki ülke arasındaki turizme, ticarete ve kültürel alışverişe de çok yönlü bir katkı sağlanacak.”

2003 yılında kurulan ve 90’dan fazla destinasyona ulaşan AIRCAIRO, konforlu ve bütçe dostu seyahat alternatifleriyle tanınıyor. Mısır’ın bayrak taşıyıcı havayolu EgyptAir’in iştiraki olan şirket, uluslararası uçuş ağına sahip.

AIRCAIRO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su HusseinSherifiş birliğini şu sözlerle değerlendirdi:“İstanbul, bölgenin en önemli havacılık kapılarından biri ve AIRCAIRO’nun tüm operasyonlarının İGA İstanbul Havalimanı’na taşınması, büyüme stratejimizde ve dünya standartlarındaki havalimanlarıyla iş birlikleri yoluyla uluslararası ağımızı genişletme taahhüdümüzde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Bu adım, müşterilerimize daha güçlü bağlantı, daha yüksek operasyonel verimlilik ve gelişmiş bir seyahat deneyimi sunmamızı sağlıyor. Kahire, Şarm El-Şeyh ve Hurgada’ya direkt erişim sunarak Mısır ve Türkiye arasındaki güçlü bağları daha da pekiştirmekten de memnuniyet duyuyoruz.”

Sherif ayrıca, AIRCAIRO’nun genişleyen ağının İstanbul-Kahire pazarındaki mevcut kapasiteyi tamamlayacağını ve yeni seferlerin yolcu trafiğinde önemli bir artışa katkı sağlayarak Mısır’ın Kızıldeniz destinasyonlarına yönelik turizm için önemli fırsatlar yaratacağını belirtti.

Misafirlerine daha fazla frekans seçeneği, esneklik ve fiyat alternatifi sunmak için yatırımlarına devam eden İGA İstanbul Havalimanı, dünyanın dört bir yanından önemli hava yolu şirketlerini bünyesine katarak lider küresel aktarma merkezi (hub) konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor.


23 Temmuz 2026 Perşembe

Prontotour, 2026 sezonunda misafirlerine farklı alternatifler sunuyor.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Prontotour Kıbrıs'ta vites büyütüyor!

Kıbrıs'ta lüks otel tatilini kültür deneyimiyle buluşturan Prontotour, 2026 yılında rezervasyonlarda yüzde 60 büyüme kaydetti. Tur operatörü, kültür turu hediyeli otel kampanyasıyla ses getirirken Kıbrıs’ın Maldivler’i Bafra'yı Akdeniz'in yıldızı olarak öne çıkarıyor.

Kıbrıs'ta otel tatiline yönelik yatırımlarını ve ürün çeşitliliğini artıran Prontotour, 2026 sezonunda hem deniz tatili hem kültür odaklı seyahat deneyimlerini bir araya getirerek misafirlerine farklı alternatifler sunuyor. Uçaklı paketlerden lüks otellere, balayı seçeneklerinden sanatçılı programlara, kültür turlarından her şey dahil konseptlere kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Prontotour, Kıbrıs’ta hedefleri büyütüyor. 2026 erken rezervasyon döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 büyüme yakalayan tur operatörü,kısa vadede erken rezervasyon satışlarını yüzde 100'ün üzerine çıkarmayı hedefliyor.Prontotour'un Kıbrıs portföyünde Bafra, Girne, Lefkoşa ve Gazimağusa başta olmak üzere adanın farklı bölgelerinde birçok konaklama alternatifi bulunuyor.

Bafra, Akdeniz'in Maldivler'i

Kıbrıs'ın yükselen turizm merkezi Bafra, bembeyaz kumsalları, turkuaz denizi ve uzun sahil şeridiyle ziyaretçilerine adeta Maldivler'i aratmayan bir tatil deneyimi sunuyor. Son yıllarda lüks resort yatırımlarıyla dikkat çeken bölge, sadece Türkiye'nin değil Akdeniz'in de en iddialı tatil rotaları arasında gösteriliyor.

Prontotour, Bafra'da yer alan LimakCyprus Deluxe Hotel, ConcordeLuxuryResort, Grand SapphireResort& Casino ve Arkın İskele Hotel gibi bölgenin en prestijli tesislerinde avantajlı paketler sunuyor. Geniş plajları, yüksek hizmet kalitesi, gurme restoranları, SPA merkezleri ve aile dostu konseptleriyle öne çıkan bu oteller hem yaz sezonunda hem de yıl boyunca Kıbrıs tatilini tercih eden misafirlerin gözdesi.

Prontotour'un yılın dört mevsimi düzenlediği Kıbrıs Kültür Turları da yoğun ilgi görüyor. Tarihi liman kentlerinden Lefkoşa'nın sur içi dokusuna, Bellapais Manastırı'ndan adanın özgün lezzetlerine kadar uzanan rotalarda misafirler, Kıbrıs'ın yalnızca deniziyle değil tarihi, kültürü ve eşsiz lezzetleriyle de tanışma fırsatı yakalıyor. Aynı program içerisinde Akdeniz'in berrak sularında tatil yapmanın yanı sıra adanın zengin kültürel mirasını keşfetme imkânı sunan bu turlar, özellikle farklı deneyimler arayan gezginlerin ilk tercihleri arasında yer alıyor. 

Kültür turu hediyeli deniz tatili

Prontotour, yaz sezonuna özel kampanyası kapsamında 3 gece 4 günlük 5 yıldızlı otel konaklamasını 25 bin TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuyor. Kampanya kapsamında misafirlere ayrıca Kıbrıs Kültür Turu da hediye ediliyor.Kıbrıs'ın yalnızca deniz tatilinden ibaret olmadığını belirten Prontotour Kıbrıs Departman Müdürü Melih Aras,"Misafirlerimize adayı tüm yönleriyle deneyimleyebilecekleri tatilolanakları sunuyoruz. Kültür turlarımızla Kıbrıs'ın tarihi, gastronomisi ve doğal güzelliklerini de keşfetmelerini sağlıyoruz. Kıbrıs, artık sadece yaz aylarında tercih edilen bir destinasyon değil; dört mevsim yaşanabilen iklimi, kaliteli otelleri ve alışveriş imkânlarıyla yılın her döneminde ilgi görüyor. Biz de Prontotour olarak misafirlerimizi yalnızca bir otele değil, Kıbrıs'ın tüm güzelliklerini keşfedecekleri kapsamlı bir tatil deneyimine davet ediyoruz" diyor.


Kıbrıs’ta her bütçe ve konsepte uygun konaklama seçeneği sunduklarını söyleyen Melih Aras, “Bu yıl otel rezervasyonlarında büyümemizi yüzde 60 artırdık. Öncelikli hedefimiz erken rezervasyon satışlarımızı yüzde 100'ün üzerine çıkarmak. Yatırımlarımızı da bu doğrultuda yapıyoruz. Prontotour’un Kıbrıs’ta vites büyüttüğünü söyleyebilirim. Orta vadede Kıbrıs tatili denildiğinde sektörün en değerli oyuncularından biri olmak amacındayız. Uzun dönemde ise Kıbrıs'taki marka gücümüzü daha da artırarak Ada’yla kalıcı bağlar kurmak istiyoruz"şeklinde konuşuyor.


Ayrıntılı Bilgi: marketing@prontotour.com

22 Temmuz 2026 Çarşamba

AĞRI TURİZMDE YENİ ZİRVEYE TIRMANIYOR

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


AĞRI TURİZMDE YENİ ZİRVEYE TIRMANIYOR DOĞA, SPOR VE ŞİFA ROTASI GÜÇLENİYOR

Türkiye’nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı, 5.137 metrelik zirvesiyle yalnızca doğa tutkunlarının değil, spor turizminin de yeni gözdesi haline geliyor. Dağcılık ve trekking rotalarıyla uzun yıllardır uluslararası sporcuları ağırlayan bölge, 2026 itibarıyla enduro ve ATV yarışları gibi ekstrem spor organizasyonlarına ev sahipliği yaparak turizm çeşitliliğini artırdı.

Her yıl özellikle Temmuz ayında dünyanın farklı noktalarından dağcıları ağırlayan Ağrı Dağı, yeni spor etkinlikleriyle birlikte doğa turizminin yanı sıra motor sporlarında da küresel bir marka olma yolunda ilerliyor. Bu gelişmelerin, bölge ekonomisine canlılık kazandırması ve yerel halk için yeni gelir alanları oluşturması bekleniyor.

Bölgenin turizm potansiyelini dört mevsime yayma hedefi doğrultusunda, kış turizmine uygun tırmanış rotalarının geliştirilmesi ve altyapı yatırımlarının artırılması da planlanıyor.


Tarihin Zirvesinde Bir Miras İshak Paşa Sarayı

İshak Paşa Sarayı, Osmanlı’dan günümüze ulaşan en görkemli yapılardan biri olarak bölge turizminin simge noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Doğubayazıt’ta yüksek bir tepe üzerine kurulu olan saray, stratejik konumu ve etkileyici mimarisiyle ziyaretçilerini adeta geçmişte bir yolculuğa çıkarıyor.

Selçuklu, Osmanlı ve Avrupa Barok sanatının izlerini bir arada taşıyan yapı; anıtsal taç kapısı, taş işçiliği, tek kubbeli camisi ve iki renkli taşlarla örülmüş minaresiyle dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan saray, yılda ortalama 300 bin ziyaretçi ağırlarken, 2026 yılında bu sayının 500 bine ulaşması hedefleniyor.

Şifa ve Sürdürülebilirliğin Buluşma Noktası Diyadin Kaplıcaları

Diyadin Kaplıcaları, sağlık turizmi ve sürdürülebilir üretimi bir araya getiren önemli destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Murat Nehri kıyısında konumlanan ve 60-70 derece sıcaklığa ulaşan termal sular; zengin mineral içeriği sayesinde pek çok rahatsızlığa destekleyici etkiler sunuyor.

Doğal traverten oluşumlarıyla görsel açıdan da dikkat çeken kaplıcalar, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görürken, artan konaklama yatırımlarıyla birlikte yıl boyunca ziyaretçi ağırlama kapasitesini artırıyor.

Öte yandan bölgede jeotermal kaynaklarla ısıtılan modern seralarda yılın 12 ayı üretim yapılması, Diyadin’i yalnızca sağlık turizmiyle değil, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla da öne çıkarıyor. -30 dereceye kadar düşen hava sıcaklıklarına rağmen devam eden üretim modeli, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor.


Türkiye kruvaziyer turizminde yükselişini sürdürüyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


756 BİN YOLCUYLA TARİHİ REKOR! KRUVAZİYER TURİZMİ 4 YILDA 3 KAT ARTTI

Türkiye kruvaziyer turizminde yükselişini sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde Türkiye limanlarına kruvaziyer gemileriyle gelen yolcu sayısı 756 bin 455'e ulaştı. Böylece 2022'nin aynı döneminde kaydedilen 255 bin 817 yolcuya kıyasla yaklaşık 3 katlık bir artış gerçekleşti. Kruvaziyer turizmindeki bu güçlü yükselişi değerlendiren Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, Türkiye'nin artık yalnızca tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, liman altyapısı ve hizmet kalitesiyle de uluslararası kruvaziyer şirketlerinin öncelikli rotaları arasında yer aldığını söyledi.

Küresel kruvaziyer turizminde yaşanan toparlanma, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'in öne çıkan destinasyonlarından biri haline getirirken, sektör ekonomiye sağladığı katma değerle de dikkat çekiyor. Liman altyapısına yapılan yatırımlar, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türkiye'ye artan ilgisi ve destinasyon çeşitliliği, yolcu trafiğinde istikrarlı bir büyümeyi beraberinde getiriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde Türkiye limanlarına kruvaziyer gemileriyle gelen yolcu sayısı 756 bin 455'e ulaştı. Böylece 2022'nin aynı dönemine göre kruvaziyer yolcu sayısı yaklaşık üç kat artarken, Türkiye küresel kruvaziyer pazarındaki rekabet gücünü her geçen yıl daha da pekiştiren ülkeler arasında yer aldı. Sektördeki bu ivme; turizm gelirlerinden yeme-içme, perakende, ulaşım ve liman hizmetlerine kadar birçok alanda ekonomik hareketliliği destekleyerek kruvaziyer turizminin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu.

Türkiye Kruvaziyerde Gücünü Artırıyor

Kruvaziyer yolcu sayısındaki istikrarlı yükselişin sektör adına son derece önemli olduğunu belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, "Türkiye'nin kruvaziyer turizminde yakaladığı ivme tesadüf değil. Son yıllarda liman yatırımları, destinasyon çeşitliliği, ulaşım kolaylığı ve turizm altyapısındaki gelişmeler uluslararası cruise operatörlerinin ülkemize olan ilgisini önemli ölçüde artırdı. Yolcu sayısındaki yaklaşık üç katlık büyüme, Türkiye'nin dünya kruvaziyer pazarındaki konumunu her geçen yıl daha da güçlendirdiğini gösteriyor." dedi.

Sadece Limanlar Değil, Bölgesel Ekonomi de Kazanıyor

Her kruvaziyer seferi, liman kentlerinde turizmden ticarete kadar birçok sektörü harekete geçirerek yerel ekonomiye önemli katkı sunuyor. Kruvaziyer turizminin yalnızca liman şehirlerine değil, birçok sektöre ekonomik katkı sunduğunu ifade eden Yazıcı, "Kruvaziyer yolcuları geldikleri şehirlerde alışveriş yapıyor, restoranları ziyaret ediyor, müze ve ören yerlerini geziyor, ulaşım ve rehberlik hizmetlerinden yararlanıyor. Dolayısıyla bu büyüme; turizm, perakende, yeme-içme, ulaşım ve hizmet sektörleri başta olmak üzere geniş bir ekonomik ekosisteme doğrudan katkı sağlıyor." diye konuştu.

Yeni Rotalar ve Dijitalleşme Büyümeyi Destekliyor

Uluslararası kruvaziyer şirketlerinin yeni rotalar oluşturması ve dijitalleşen rezervasyon süreçleri, sektördeki büyümenin en önemli itici güçleri arasında gösteriliyor. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik konumunun önemli bir avantaj sunduğunu belirten Ahmet Yazıcı, dijitalleşme ve yeni hatların da büyümeyi desteklediğini ifade etti.

Yazıcı, "Cruise şirketleri artık yolcularına daha fazla destinasyon sunmak istiyor. Türkiye ise aynı seyahat içerisinde kültür, tarih, gastronomi ve denizi bir arada deneyimleme fırsatı sunan ender ülkelerden biri. Bunun yanında rezervasyon süreçlerinin dijitalleşmesi, liman operasyonlarının gelişmesi ve uluslararası iş birliklerinin artması da sektörün büyümesine önemli katkı sağlıyor." dedi.

2026'nın İkinci Yarısı Daha Güçlü Geçebilir

Yılın ilk yarısında açıklanan veriler, kruvaziyer turizmindeki yükselişin yılın ikinci yarısında da ivmesini koruyacağına işaret ediyor. yaz sezonuyla birlikte kruvaziyer hareketliliğinin daha da hızlanacağını belirten Ahmet Yazıcı, "İlk altı ay verileri yılın geri kalanı için oldukça umut verici. Özellikle yaz sezonunda Ege ve Akdeniz limanlarında yoğun bir trafik bekliyoruz. Türkiye'nin kruvaziyer turizmindeki yükselişinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine inanıyoruz. Kamu ve özel sektörün ortak çalışmalarıyla ülkemizin Doğu Akdeniz'in en güçlü kruvaziyer merkezlerinden biri olma hedefi giderek daha da güçleniyor." açıklamasını yaptı.

DÜNYACA ÜNLÜ JANOSKA ENSEMBLE BODRUM KALESİ’NDE SAHNE ALACAK

HABER-ARTİNŞİRİNPINAR



DÜNYACA ÜNLÜ JANOSKA ENSEMBLE BODRUM KALESİ’NDE SAHNE ALACAK

Dünyanın en prestijli konser salonlarında sahne alan, klasik müziği doğaçlama, caz, tango ve dünya müziğiyle buluşturan Janoska Ensemble, 31 Ağustos akşamı Bodrum Kalesi'nin büyüleyici atmosferinde sanatseverlerle buluşacak. Tarihin, müziğin ve Ege'nin eşsiz manzarasının aynı sahnede buluşacağı konser, yaz sezonunun en dikkat çekici kültür-sanat etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor.

15. Yüzyılda inşa edilen Bodrum Kalesi, yalnızca Türkiye’nin en önemli tarihi yapılarından biri değil, aynı zamanda uluslararası kültür ve sanat etkinliklerinin de en özel adreslerinden biri olarak kabul ediliyor. Tarihi dokusunu koruyan açık hava atmosferi, deniz manzarası ve benzersiz akustiğiyle dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıları ağırlayan kale, her yıl binlerce sanatseveri bir araya getiriyor.

Bu tarihi mekânda gerçekleşecek Janoska Ensemble konseri, geçmişin mirasını evrensel müzikle buluşturarak izleyicilere zamanın ötesinde bir sanat deneyimi yaşatacak.

Klasik Müziğin Kalıplarını Yıkan Bir Topluluk

Uluslararası müzik dünyasında geliştirdikleri “Janoska Style” yaklaşımıyla tanınan Janoska Ensemble, klasik müzik eserlerini doğaçlama teknikleri, caz armonileri ve farklı müzik kültürlerinden beslenen yorumlarıyla yeniden şekillendiriyor. Mozart’tan Bach’a, Vivaldi’den Piazzolla’ya uzanan repertuvarlarını tamamen kendilerine özgü bir üslupla sahneye taşıyan topluluk, her konserinde farklı ve tekrar etmeyen bir performans sergiliyor.

Virtüöziteyi samimiyet, mizah ve sahne enerjisiyle bir araya getiren Janoska Ensemble, klasik müziğe ilgi duyan dinleyicilerin yanı sıra farklı müzik türlerini seven geniş bir kitleye de hitap ediyor.

Yazın En Özel Kültür-Sanat Gecelerinden Biri

Bodrum’un tarihi atmosferi, Ege’nin eşsiz gün batımı ve Janoska Ensemble’ın dünya çapındaki performansı, 31 Ağustos akşamını kültür ve sanat takviminin en özel etkinliklerinden biri haline getiriyor.

Sanatseverler, Janoska Ensemble’ın Bodrum Kalesi’nde gerçekleştireceği bu özel konserin biletlerine Biletinial üzerinden ve etkinlik günü gişelerden ulaşabilecek. Tarihin büyüleyici atmosferinde müziğin evrensel diliyle buluşmak isteyen tüm müzik tutkunları, 31 Ağustos akşamı Bodrum Kalesi’nde unutulmaz bir deneyime davet ediliyor.


Emirates, dünyanın ilk U-Dream baş desteğiyle Ekonomi Sınıfı yolculuklarını yeniden tanımlıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Emirates, dünyanın ilk U-Dream baş desteğiyle Ekonomi Sınıfı yolculuklarını yeniden tanımlıyor

Emirates, Ekonomi Sınıfı yolcularının uçuş konforunu artıracak yeni U-Dream baş destek sistemini hizmete sundu. Dünyada bir havayolu tarafından ilk kez kullanılan çok yönlü ayarlanabilir sistem, özellikle uzun uçuşlarda baş ve boyna tam destek sağlayarak dinlenme deneyimini daha konforlu bir hale getiriyor. Emirates, önemli bir yatırımla filosunda yaygınlaştırmaya başladığı bu yenilikle Ekonomi Sınıfındaki yolcu deneyimini bir adım daha ileri taşımayı hedefliyor.

Emirates, Ekonomi Sınıfı yolcularına yönelik konfor yatırımlarına bir yenisini ekleyerek, dünyanın ilk çok yönlü ayarlanabilir U-Dream baş destek sistemini tanıttı. Havayolu, yolcuların uçuş sırasında daha rahat dinlenebilmesi ve uyuyabilmesi amacıyla geliştirilen yeni sistemin kurulumuna başladı. Emirates, bu yatırımla Ekonomi Sınıfı yolcularına daha yüksek konfor sunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.

U-Dream baş desteği, Emirates'in tüm Airbus A350 uçakları ile Airbus A380 ve Boeing 777 filosunun büyük bölümündeki ekonomi sınıfı koltuklarına entegre edilecek. Dünyada bu sistemi kullanan ilk havayolu olan Emirates, yeni baş desteğiyle yolcularından şimdiden olumlu geri bildirimler almaya başladı.

Safran Seats tarafından geliştirilen Z400 ekonomi sınıfı koltuğunun bir parçası olan deri kaplamalı U-Dream baş desteği, yumuşak dolgulu yapısı ve içe doğru katlanabilen esnek yan kanatları sayesinde baş ve boynu nazikçe destekliyor. Böylece yolcuların uyku sırasında başlarının öne veya yana düşmesini önleyerek daha rahat bir dinlenme pozisyonu sunuyor.Farklı boy ve vücut yapısına sahip yolculara uyum sağlayacak şekilde yukarı-aşağı hareket ettirilebilen ve eğimi ayarlanabilen sistem, kişiselleştirilmiş bir konfor deneyimi sağlıyor. U-Dream baş desteği, Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı'nın (EASA) sıkı güvenlik standartlarına uygunluğu bağımsız testlerle doğrulanmış bir tasarım olarak dikkat çekiyor. Emirates, bu yeni sistemi geniş ölçekli şekilde filosuna entegre ederek, bugüne kadar daha çok premium kabinlerde görülen ergonomik desteği ekonomi sınıfına taşıyor.

Emirates Havayolu Başkanı Sir Tim Clark, yeni uygulamayla ilgili şunları söyledi: "Emirates olarak yolcu deneyimini geliştirmekten hiçbir zaman vazgeçmiyoruz. Özellikle uzun mesafeli uçuşlarda Ekonomi Sınıfı yolcularımızın konforunu önemli ölçüde artıracak yeni bir çözüm geliştirdik. U-Dream, uyumak isteyen yolcular için boynu tam anlamıyla destekliyor ve seyahat yastığı ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Bu yenilik, müşterilerimize verdiğimiz önemin yeni bir göstergesi olurken, ekonomi sınıfındaki hizmet anlayışımızı da güçlendiriyor."


Yolcular, U-Dream baş desteğinin kolayca ayarlanabildiğini ve rahat bir kullanım sunduğunu belirtirken, Emirates kabin ekipleri de gerektiğinde yolculara destek verebilmeleri için özel eğitim aldı. Deri kaplamalı baş destekleri, her uçuşun ardından hijyen standartları doğrultusunda temizleniyor. Hâlihazırda üç adet Airbus A350 uçağında kullanılmaya başlanan sistemin, yıl sonuna kadar Emirates'in tüm A350 filosunda yer alması planlanıyor. Havayolunun sipariş ettiği 270 adet Boeing 777X uçağı ise U-Dream baş desteğiyle teslim edilecek. 2027 yılından itibaren ise yenilenen Airbus A380 ve Boeing 777 uçaklarına da bu sistem entegre edilmeye başlanacak.

Ekonomi Sınıfında küresel standart

Dünyanın en geniş uluslararası uçuş ağlarından birine sahip olan Emirates, Ekonomi Sınıfı yolcuları için yüksek konfor, ödüllü misafirperverlik ve yenilikçi hizmet anlayışını bir araya getiriyor. Zengin ikram seçeneklerinden dünyanın en kapsamlı uçak içi eğlence sistemlerinden biri olan ice’a, ücretsiz Wi-Fi hizmetinden özenle tasarlanmış yolcu deneyimine kadar pek çok unsur, Emirates'in Ekonomi Sınıfındaki hizmet anlayışını öne çıkarıyor.

Uzun yolculuklar için tasarlanan seçkin filo

Emirates'in filosunun tamamı geniş gövdeli Airbus A380, Airbus A350 ve Boeing 777 uçaklarından oluşuyor. Bu sayede ekonomi sınıfı yolcuları daha geniş kabinler, ferah koridorlar, daha büyük baş üstü bagaj bölmeleri ve gelişmiş kabin konforundan yararlanabiliyor. Ergonomik koltuklar, geniş diz mesafesi, ortam aydınlatması ve kişisel eğlence ekranları uzun uçuşların çok daha konforlu geçmesini sağlıyor. Yeni nesil Airbus A350 uçaklarında ise 3-3-3 koltuk düzeni, 13,3 inç büyüklüğünde 4K çözünürlüklü ekranlar, USB-C şarj noktaları, daha yüksek kabin tavanı ve yeni çok yönlü ayarlanabilir baş destekleri yolcuların hizmetine sunuluyor.

Gökyüzündeki en kapsamlı eğlence deneyimi

Emirates'in ödüllü ice uçak içi eğlence sistemi, 6.500'den fazla kanalla havacılık sektörünün en kapsamlı içerik kütüphanelerinden birini sunuyor. Yolcular; binlerce film, dizi, belgesel, müzik albümü, podcast ve canlı spor yayınını HBO Max, Disney+, Paramount+, BBC, Discovery+, Shahid ve Spotify gibi platformların içerikleriyle keyifli bir yolculuk gerçekleştirebiliyor.Çocuk yolcular için özel içerikler, yaş gruplarına uygun kulaklıklar ve çok oyunculu oyun seçenekleri de sistemin sunduğu deneyimi zenginleştiriyor.

Bulutların üzerinde hızlı ve kesintisiz bağlantı

Emirates, filosunda Starlink internet hizmetini yaygınlaştırarak yolcularına 40 bin feet yükseklikte hızlı ve güvenilir internet erişimi sunuyor. Ekonomi sınıfı yolcuları uçuş boyunca video izleyebiliyor, internette gezinebiliyor, çalışabiliyor, oyun oynayabiliyor ve aileleriyle iletişimlerini sürdürebiliyor. Emirates yolcuları bugüne kadar Starlink üzerinden bir milyondan fazla bağlantı gerçekleştirirken, hizmetle ilgili çok sayıda olumlu geri bildirimler dikkat çekiyor.

Ödüllü ikram deneyimi

Emirates, uçuş süresinden bağımsız olarak tüm Ekonomi Sınıfı yolcularına ücretsiz, çoklu seçeneklerden oluşan yemek servisi ve içecek ikramı sunuyor. Bölgesel mutfaklardan ilham alınarakhazırlanan menüler; alkolsüz içecekler, çay, kahve ve uygun rotalarda alkollü içeceklerle tamamlanıyor.Bazı uçuşlarda sıcak kurabiye, patlamış mısır ve dondurma gibi ikramlarla yolcularına sürprizler hazırlayan Emirates, farklı beslenme ihtiyaçlarına yönelik özel menüler de sunuyor. Havayolu, 2026 En İyi Havayolu Yiyecek ve İçecek Anketiaraştırmasında, sık uçan yolcuların oylarıyla Ekonomi Sınıfı yemekleri, Business Classyemekleri ve Kokteyller kategorilerinde birincilik elde etti.

Dünya standartlarında misafirperverlik

140 farklı ülkeye mensup ve 70'in üzerinde dil konuşan kabin ekipleriyle hizmet veren Emirates, her yolcusuna samimi ve kişiye özel bir seyahat deneyimi yaşatmayı hedefliyor. Tüm kabin ekipleri, Dubai’deki Emirates Mükemmel Misafirperverlik Merkezi'nde eğitim alırken, aileler, çocuklar ve özel desteğe ihtiyaç duyan yolculara yönelik hizmetler konusunda da uzmanlaşıyorlar.

Aile dostu seyahat deneyimi

Emirates, uzun yıllardır dünyanın “Aile Dostu”havayollarından biri olarak öne çıkıyor. Çocuk menüleri, ücretsiz bebek mamaları ve bebek ihtiyaç ürünleri, alt değiştirme alanları, çocuklara özel eğlence içerikleri, yastık ve battaniyeler ile yaş gruplarına uygun aktivite setleri, ailelerin seyahatlerini daha konforlu hale getiriyor.

Yolculuğun her anına değer katan ayrıntılar

Uzun mesafeli Ekonomi Sınıfı yolcularına Yaban Hayatını Koruma İttifakıiş birliğiyle hazırlanan ücretsiz seyahat kitleri sunan Emirates, çocuk yolcular için de koleksiyon niteliğindeki seyahat kitleri, oyuncaklar ve Fly with Me aktivite dergisi hazırlıyor. Bu küçük ama özenli ayrıntılar, havayolunun yolcu deneyimine verdiği önemin başlıca parçasını oluşturuyor.

Güvenilir küresel uçuş ağı

Dubai aktarma merkezi üzerinden altı kıtadaki destinasyonları birbirine bağlayan Emirates, uzun mesafeli uçuşlarda yüksek hizmet standardını koruyor. Havayolu ayrıca her ay yaklaşık üç milyon bagajı yüzde 99,9 başarı oranıyla teslim ederek, küresel havacılık sektörünün en başarılı bagaj operasyonlarından birini gerçekleştiriyor.

Her yolculuğu ödüllendiren sadakat programı

Emirates Skywards üyeleri, uçuşlardan mil kazanıp bu milleri uçuş, kabin yükseltme, otel konaklamaları, alışveriş ve özel deneyimlerde kullanabiliyor. Çocuk yolcular da Skywards Skysurfers programı sayesinde küçük yaşlardan itibaren mil biriktirmeye başlayarak aileleriyle birlikte sadakat programının avantajlarından yararlanabiliyor.


BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 12 KRİTİK KURAL!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 12 KRİTİK KURAL! 

Besin zehirlenmesi, her yıl milyonlarca insanı etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişi, başka bir ifadeyle her 9 kişiden 1'i besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve yaklaşık 1 milyon 520 bin kişihayatını kaybediyor. Besin zehirlenmelerinden en fazla etkilenen grup 5 yaş altı çocuklar oluyor. Öyle ki yaklaşık her 3 besin zehirlenmesinden 1’i bu yaş grubunda görülüyor. Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmesinin özellikle yaz aylarında daha sık görüldüğüne dikkat çekerek, “Besin zehirlenmesi, bakteri, virüs, parazit veya bu mikroorganizmaların ürettiği toksinlerle kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucu gelişmektedir. Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte mikroorganizmaların hızla çoğalması, gıdaların uygun koşullarda saklanmaması, kirli su ve buz tüketimi, bu artışın başlıca nedenleri arasında yer almaktadır” diyor.Besin zehirlenmesinin aslında büyük ölçüde önlenebildiğini vurgulayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun,“El hijyeninin sağlanması, güvenilir gıda tüketimi ve uygun saklama koşullarına dikkat edilmesi, besin zehirlenmesinden korunmada en etkili üç temel kuraldır” açıklamasında bulunuyor. Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmesine karşı almamız gereken 12 önlemianlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! 

Ellerinizi sık sıken az 20 saniye yıkayın

Besin zehirlenmesinin önemli bir  bölümü, kirli eller aracılığıyla bulaşan mikroorganizmalar sebebiyle gelişiyor.İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, bu nedenle el hijyenininenfeksiyon zincirini kırmanın en etkili yollarından birini oluşturduğunu vurgulayarak, “Yemek hazırlamadan önce, özellikle çiğ et veya tavukla temas ettikten sonra ve tuvalet kullanımının ardından ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabunla yıkamayı ihmal etmeyin” diyor. 

Çiğ ve pişmiş gıdaları birbirinden ayırın

Mikroplar bir besinden diğerine kolaylıkla geçebiliyor.  Bu durum "çapraz bulaşma"  olarak adlandırılıyor. Çapraz bulaşma, evde görülen besin zehirlenmelerinin en sık sebepleri arasında yer alıyor. Örneğin, yiyecekler hazırlanırken aynı kesme tahtası veya bıçağın kullanılması, bir besindeki mikroorganizmaların diğer besine taşınmasına yol açabiliyor. Özellikle çiğ et, tavuk ve balık ürünlerinde bulunan mikroorganizmalar diğer yiyeceklere bulaşabildiği için farklı kesme tahtaları ve mutfak ekipmanları kullanmaya özen gösterin. 

Et, tavuk ve balığı iyi pişirin

Güvenli sıcaklıklarda pişirilen gıdalar enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltıyor. 

Bunun aksine yetersiz pişirme ise zararlı mikroorganizmaların canlı kalmasınaneden olabiliyor. Özellikle tavuk eti ve kıyma gibi ürünlerin iç kısmının tamamen pişmiş olmasına dikkat edin.

Pişmiş yemekleri oda sıcaklığında bekletmeyin

Yaz aylarında sıcakların artmasıyla birliktebakteriler çok daha hızlı çoğalıyor. Özellikle sıcak havalarda uzun süre bekletilen yemekler ciddi risk oluşturabiliyor. Pişirdiğinizyemekleri iki saatten uzun süre oda sıcaklığında bırakmayın; mümkünse bir saat içinde buzdolabına kaldırın. 

Soğuk zinciri koruyun

Uzun süre sıcak ortamda kalan ürünlerde bakteriler hızla çoğalabiliyor.  Et, süt ürünleri ve deniz ürünleri gibi kolay bozulan gıdaları alışverişten sonra en kısa sürede buzdolabına yerleştirin. 

Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın

Toprak, sulama suyu veya taşıma sırasında bulaşan mikroorganizmalar, çiğ tüketilen ürünlerde enfeksiyona yol açabiliyor. Bu nedenle meyve ve sebzeleribol akan suyun altında dikkatlice yıkayın. Özellikle salata malzemelerinin temizliğinedaha fazla özen gösterin. 

Son kullanma tarihlerini mutlaka kontrol edin

Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin tüketilmesi enfeksiyon riskini artırıyor. Ayrıca ambalajı şişmiş, kapağı açılmış veya görünümünde değişiklik olan ürünlerden kaçınmanız gerekiyor. Son kullanma tarihi kadar ürününuygun saklama koşullarında muhafaza edilmesi de önem taşıyor.

Açıkta satılan yiyeceklere dikkat edin

Sokakta veya açık alanlarda uzun süre bekletilen yiyecekler sıcak hava nedeniyle kolayca bozulabiliyor. Özellikle sütlü tatlılar, et ürünleri ve deniz ürünlerinde risk daha yüksek oluyor.  Bu nedenle güvenilir işletmelerden alışveriş yapmanızbüyük önem taşıyor.

İçeceğinize buz ekletmeyin

Kirli su, besin zehirlenmesinin önemli nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle içme suyunun güvenli olmadığı durumlarda bakteriler, virüsler ve parazitler kolaylıkla vücuda alınabiliyor. Buzlar çoğu zaman temiz olarak düşünülse de, üretildiği suyun kirli olması durumunda aynı riski taşıdığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, “Özellikle tatil bölgelerinde buzlu içeceklere çok dikkat etmek gerekmektedir. İçecekler mümkünse buz olmadan tüketilmelidir” diyor.

Dondurulmuş gıdaları doğru şekilde çözdürün

Dondurulmuş ürünlerin oda sıcaklığında bekletilerek çözdürülmesi bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabiliyor. Çözdürme işlemini buzdolabında veya mikrodalgada yapmayı alışkanlık edinin. 

Güvenilir su tüketin

Kirli sular birçok enfeksiyon etkenini taşıyabiliyor.  Dolayısıyla içme suyunun güvenilir kaynaklardan temin edilmesi  çok önemli. Şüpheli durumlarda şişelenmiş veya uygun şekilde arıtılmış su kullanmaya özen gösterin. 

Tazeliğinden emin değilseniz tüketmeyin

Midye, istiridye ve bazı deniz ürünleri uygun koşullarda saklanmadığında ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Özellikle yaz aylarında tazeliğinden emin olmadığınız deniz ürünlerini tüketmekten kaçının. 


TatilBudur, 2026 yaz sezonunda değişen seyahat alışkanlıklarına ışık tutuyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TatilBudur’dan Deneyim Odaklı Tatil Rotaları 

Türkiye'nin önde gelen seyahat teknolojisi platformlarından TatilBudur, 2026 yaz sezonunda değişen seyahat alışkanlıklarına ışık tutuyor. Tatil anlayışının her geçen yıl dönüşüm geçirdiğini ortaya koyan veriler, kullanıcıların artık yalnızca bir destinasyon değil, kendilerine iyi gelecek deneyimleri satın almak istediğini gösteriyor. Gastronomi, doğa, kültür ve yerel yaşam deneyimlerini odağına alan seyahatler öne çıkarken; vizesiz destinasyonlara yönelik talep, son dakika planları ve kişiselleştirilmiş tatil alternatifleri de sezonun dikkat çeken trendleri arasında yer alıyor.

Her bütçeye ve zevke uygun seyahat alternatifleri sunan TatilBudur, yurt içi ve yurt dışında sunduğu geniş ürün yelpazesiyle kullanıcılarının farklı beklentilerine cevap verirken, ilham veren içerikleri ve avantajlı kampanyalarıyla tatil planlama sürecini kolaylaştırmaya devam ediyor.

2026 yaz sezonunda tüketicilerin tatil tercihleri önemli ölçüde değişiyor. Klasik deniz-kum-güneş tatillerinin yanı sıra gastronomi rotaları, doğa kaçamakları, kültürel keşifler ve yerel yaşam deneyimleri daha fazla ilgi görüyor. Özellikle kısa süreli kaçamaklar ve esnek planlama imkânı sunan seyahatler öne çıkarken, tatil kararlarında sosyal medya içerikleri, içerik üreticilerinin deneyimleri ve gerçek kullanıcı yorumları belirleyici rol oynuyor.

Türkiye'de Popüler Rotalar Çeşitleniyor

Antalya, Bodrum, Marmaris, Fethiye, Kaş, Çeşme ve Alaçatı, yaz sezonunun vazgeçilmez destinasyonları olmaya devam ederken; son yıllarda doğayla iç içe, daha sakin ve keşif odaklı tatillere ilginin artmasıyla birlikte Datça, Bozcaada, Akyaka, Cunda ve Assos gibi alternatif destinasyonlar da yükselişe geçiyor. Tatilciler artık yalnızca konaklama değil, bulundukları bölgenin mutfağını, doğal güzelliklerini ve yerel yaşamını deneyimleyebilecekleri rotaları tercih ediyor.

Vizesiz Rotalara İlgi Artıyor

Yurt dışı seyahatlerinde vize süreçlerinde yaşanan yoğunluk ve belirsizlikler, tatilseverleri daha kolay planlanabilen alternatiflere yönlendiriyor. Pasaportla veya kolay giriş prosedürleriyle ziyaret edilebilen ülkeler; zaman tasarrufu sağlamaları, planlama süreçlerini kolaylaştırmaları ve bütçe avantajı sunmaları nedeniyle bu yaz sezonunda yoğun ilgi görüyor. Özellikle spontane seyahat planı yapan kullanıcılar için vizesiz destinasyonlar önemli bir tercih sebebi haline geliyor.

Balkanlar Yazın Yükselen Yıldızı

2026 yaz sezonunda yurt dışında en çok ilgi gören destinasyonların başında Balkan ülkeleri geliyor. Adriyatik kıyılarındaki Budva ve Kotor ile Karadağ, turkuaz deniziyle öne çıkan Ksamilve Saranda ile Arnavutluk, deniz tatili arayanların tercih ettiği Kuzey Kıbrıs ve kısa şehir kaçamaklarının gözdesi Batum sezonun öne çıkan rotaları arasında yer alıyor. Kültür, gastronomi ve gece hayatını bir arada deneyimlemek isteyen gezginler ise Belgrad'ı tercih ediyor.

Son Dakika Tatillerinde ise Ulaşımı Kolay Destinasyonlar Öne Çıkıyor

Erken rezervasyon döneminin ardından tatil planlarını son ana bırakan kullanıcılar, ulaşımı kolay ve kısa sürede organize edilebilen destinasyonlara yöneliyor. Yurt içinde Bodrum, Marmaris, Fethiye, Çeşme, Kuşadası ve Kemer son dakika rezervasyonlarında öne çıkarken; daha sakin bir tatil isteyenler Datça, Akyaka, Bozcaada ve Cunda'yı tercih ediyor. Yurt dışında ise Kuzey Kıbrıs, Karadağ, Arnavutluk ve Batum, kısa uçuş süreleri ve vize kolaylığı sayesinde yoğun talep görüyor.

Kullanıcı Beklentileri Farklılaşıyor

TatilBudur, her profile göre tatil tercihlerini sıralıyor; Aileler çocuk dostu otelleri, aquaparkları ve her şey dahil konseptleri önceliklendirirken; genç gezginler festival atmosferi, eğlence, doğa aktiviteleri ve deneyim odaklı seyahatleri tercih ediyor. Çiftler ise butik oteller, yetişkin konseptli tesisler, gastronomi deneyimleri ve romantik destinasyonlara yöneliyor. Bu değişim, kişiselleştirilmiş tatil önerilerini her zamankinden daha önemli hale getiriyor.

Tatilbudur, Her İhtiyaca Uygun Seyahat Çözümleri Sunuyor

Yurt içi ve yurt dışında binlerce otel seçeneği, paket turlar, kültür turları, gemi turları, uçak bileti ve farklı seyahat çözümlerini tek çatı altında sunan TatilBudur, kullanıcılarının tatil planlama sürecini kolaylaştırıyor. Güçlü kampanya dönemleri, avantajlı ödeme seçenekleri ve uzman müşteri hizmetleriyle seyahati daha erişilebilir hale getiren marka, ilham veren içerikleri ve kullanıcı odaklı yaklaşımıyla misafirlerine yalnızca rezervasyon yaptıran değil, seyahatlerine yön veren bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.


CONRAD ISTANBUL BOSPHORUS’A YENİ OPERASYON DİREKTÖRÜ

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



CONRAD ISTANBUL BOSPHORUS’A YENİ OPERASYON DİREKTÖRÜ

Conrad Istanbul Bosphorus, lüks otelcilik deneyimi ve organizasyon kalitesini en iyi noktaya taşımak için yönetim kadrosunu güçlendiriyor. 

Otelin yeni Operasyon Direktörü; otelcilik sektöründeki uzun yıllara dayanan köklü tecrübesiyle tanınan Cenap Savaş oldu.

Turizm ve otelcilik sektörüne olan tutkusunu Hacettepe Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği eğitimiyle profesyonel alana taşıyan Cenap Savaş, kariyeri boyunca uluslararası lüks otel zincirlerinde kritik roller üstlendi.Marriott International çatısı altındaki 

JW Marriott Ankara’da Ziyafet Operasyonları Yönetici Yardımcısı olarak başladığı görevinde sırasıyla Ziyafet Operasyonları Müdürü, Restoranlar Direktörü, Yiyecek ve İçecek Direktör Yardımcısı ve son olarak Yiyecek ve İçecek Direktörü pozisyonlarına yükselerek 7 yılı aşkın bir süre başarıyla hizmet verdi.

Ardından Le Méridien Istanbul Etiler’de Operasyon Direktörü olan Savaş; SPA, ön büro, kat hizmetleri ve yeme içme operasyonlarından sorumlu oldu. Buradaki başarılarının ardından kariyerine Katar'da devam ederek The Westin Doha Hotel & Spa’da Yiyecek ve İçecek Direktörü olarak görev aldı ve 2022 Dünya Kupası döneminde Brezilya Milli Takımı’nın ağırlanması organizasyonunu başarıyla yürüttü.

Son olarak Hilton Istanbul Bomonti Hotel & Conference Center’daYiyecek ve İçecek Direktörü olarak görev yapan ve İstanbul’un en büyük etkinlik alanları ile operasyonlarını başarıyla yöneten Cenap Savaş, bütçe yönetimi, çoklu birim operasyonları, personel gelişimi ve kriz yönetimi konularındaki uzmanlığı ve misafir memnuniyeti odaklı yaklaşımıyla sektörde güçlü bir lider olarak öne çıkmaktadır.


Conrad Istanbul Bosphorus Hakkında:

Beşiktaş’ın kalbinde yer alan Conrad Istanbul Bosphorus, özel teraslı süitleri, kalabalıktan uzak, kaliteli ve seçkin bir konaklama deneyimi yaşamak isteyen misafirler için ideal bir ortam sunuyor. Benzersiz bir konaklama deneyimi için on üç farklı tipte toplamda 75 süit ve misafirlerin her türlü ihtiyacı göz önüne alınarak hazırlanan misafir odalarıyla lüksü ve kaliteyi her zaman ön planda tutuyor.


21 Temmuz 2026 Salı

Swissôtel The Bosphorus, Istanbul 35. Yılını Kutluyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Swissôtel The Bosphorus, Istanbul 35. Yılını Kutluyor

35 yıldır İstanbul'un en prestijli buluşma noktalarından biri olan Swissôtel The Bosphorus; dünya çapındaki organizasyonlara, seçkin davetlere ve şehrin hafızasında yer eden buluşmalara ev sahipliği yaparak yalnızca bir otel değil, İstanbul'un yaşam kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldi.

1991 yılından bu yana Boğaz'ın eşsiz manzarası eşliğinde misafirlerini ağırlayan Swissôtel The Bosphorus, 35. yılını kutlarken geride bıraktığı yıllar boyunca uluslararası organizasyonlardan özel davetlere kadar pek çok unutulmaz ana ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyor.

35 yıllık tarihinde dünyanın dört bir yanından devlet başkanlarını, kraliyet ailelerini, sanatçıları, iş dünyasının önde gelen isimlerini ve milyonlarca misafiri ağırlayan Swissôtel The Bosphorus; aynı zamanda İstanbul'un en önemli sosyal etkinliklerinin de buluşma noktası oldu. Büyük ilgi gören Viyana Opera Balosu, uluslararası gastronomi etkinlikleri, dünya çapında sanatçıların sahne aldığı konserler, prestijli ödül törenleri, kurumsal zirveler ve özel davetler otelin hafızasında yer eden organizasyonlardan yalnızca birkaçı olarak öne çıkıyor.

35 yıllık köklü mirasını günümüzün beklentileriyle buluşturan Swissôtel The Bosphorus; Boğaz manzaralı oda ve süitlerinde sunduğu zarafet ve üst düzey konforu, seçkin restoranları, zengin gastronomi deneyimi, Pürovel Spa & Sport, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve misafir deneyimini merkeze alan hizmet anlayışıyla bir araya getiriyor. 

Tarihi dokusuyla çağdaş yaşam anlayışını buluşturan otel, her konaklamayı İstanbul'un ruhunu hissettiren ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürüyor.

Konaklama anlayışını yaşam tarzı ve deneyimiyle buluşturan Swissôtel The Bosphorus; yıl boyunca düzenlediği konserler, açık hava festivalleri, caz performansları, gastronomi etkinlikleri ve kültür-sanat buluşmalarıyla misafirlerine otel sınırlarının ötesine geçen bir deneyim sunuyor. 

Şehrin ritmini Boğaz'ın eşsiz atmosferiyle buluşturan Swissôtel, İstanbul'un sosyal yaşamının vazgeçilmez buluşma noktalarından biri haline getiriyor.65 dönümlük tarihi bahçeleri, Boğaz'a hâkim konumu, seçkin restoranları, çok yönlü etkinlik alanları ve dört mevsime yayılan deneyim odaklı yaşam tarzı anlayışıyla tamamlayan Swissôtel The Bosphorus, 35 yıldır şehir otelciliğinde standartları belirleyen adreslerden biri olmayı sürdürüyor.

35. yılını kutlayan Swissôtel The Bosphorus; köklü mirasını yenilikçi vizyonuyla buluşturarak İstanbul'un en özel buluşmalarına ev sahipliği yapmaya, misafirlerine ilham veren deneyimler sunmaya ve şehrin hafızasında yer edecek yeni hikâyeler yazmaya devam edecek.


20 Temmuz 2026 Pazartesi

"Yapay zekâ artık yatırım kalemi değil, iş stratejisi"


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Bilişim 500'ün 2025 özet verileri açıklandı Bilişim Sektörü 1,6 Trilyon TL'ye Ulaştı, Büyüme Yavaşladı, Yapay Zekâ Hızlandı

Bilişim 500'ün 2025 yılı özet verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri geçen yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon TL'ye ulaştı.Yapay zekâ gelirleri yüzde 58 artış gösterirken, Türkiye'de geliştirilen sektörel yazılımların gelirleri yüzde 35 büyüdü. Sıralamaya giren şirketlerin yalnızca yüzde 8'iningelirini yüzde 100'ün üzerinde artırdığı sıralamada yılın en yüksek büyüme oranı, yüzde 323 olarak gerçekleşti.

Bilişim dünyasının yakından takip ettiği, bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!" temasıyla 27. kez gerçekleştirilen ‘Bilişim 500 – İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması’nın 2025 yılı özet verileri açıklandı. Aralıksız olarak 27 yıldır gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin sıralamadaki yerlerinin yanı sıra genel büyüme trendlerini, teknolojik dönüşüm alanlarını ve rekabet dinamiklerini somut verilerle ortaya koydu. Verilere göre 2025 yılında sektör büyümesini sürdürse de önceki yıllardaki ivmesini koruyamadı. 2023 yılında TL bazında yüzde 88 olan büyüme oranının iki yıl içinde yarıya inmesi, sektörün büyümesini sürdürdüğünü ancak önceki yıllara kıyasla daha ölçülü bir seyir izlediğini gösteriyor. Araştırmanın verilerine göre Türkiye'nin en büyük 500 bilişim şirketinin toplam geliri geçen yıla göre yüzde 40 artarak 1,6 trilyon TL'ye ulaştı.

"Yapay zekâ artık yatırım kalemi değil, iş stratejisi"

Araştırmayı değerlendiren Bilişim Zirvesi Şirketi Araştırma ve Veri Hizmetlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Özlem Unan, yapay zekânın artık şirketlerin gündeminde değil, işlerinin merkezinde olduğunu söyledi. Unan, "2025 yılı verileri bize bilişim sektörünün büyümeye devam ettiğini ancak yatırım kararlarının daha seçici hale geldiğini gösteriyor. Buna rağmen yapay zekâ yatırımları hız kesmiyor. Yapay zekâ gelirleri geçen yıla göre yüzde 58 artarak teknoloji yatırımlarının yönünü belirleyen en önemli alanlardan biri haline geldi. Artık şirketler yapay zekâyı bir teknoloji yatırımı olarak değil, verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak görüyor" dedi

Her 100 şirketten yalnızca 8'i yüzde 100 büyüyebildi

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de büyümenin şirketler arasında dengeli dağılmaması oldu. 2025 yılında Bilişim 500 listesinde yer alan şirketlerin yalnızca yüzde 8'i gelirlerini yüzde 100'ün üzerinde artırabilirken, yılın en yüksek büyüme oranıyüzde 323 olarak gerçekleşti. Bu tablo, sektörün büyümesini sürdürmesine rağmen hızlı büyüyen şirket sayısının belirgin şekilde azaldığını ortaya koydu. 

Türkiye'de geliştirilen sektörel yazılımların gelirleri geçen yıla göre yüzde 35 artarken, bu alandaki çözümler toplam yazılım gelirlerinin yüzde 67'sini oluşturdu. Finans, bankacılık, turizm ve savunma sanayine yönelik geliştirilen yerli yazılımlar, sektör büyümesinin en önemli taşıyıcıları arasında yer aldı. 

Yapay zekâ, yeni hizmet modellerini büyütüyor

Bu yıl ilk kez araştırmaya dahil edilen ‘Yönetilen Hizmetler’ kategorisi de sektörün gelişen alanlarından biri olarak öne çıktı. Toplam geliri 3 milyar TL'ye ulaşan bu kategorinin, yapay zekâ yatırımlarının hızlanması ve kurumların dış kaynak kullanımına yönelmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda bilişim sektörünün en hızlı büyüyen başlıklarından biri olması bekleniyor.

Özlem Unan, "Yapay zekânın yaygınlaşması yalnızca yazılım yatırımlarını değil; güçlü altyapı, bulut teknolojileri ve uzman insan kaynağı ihtiyacını da artırıyor. Bu nedenle yönetilen hizmetler artık şirketler için maliyet avantajı sağlayan bir model olmanın ötesine geçerek stratejik bir dönüşüm alanına dönüşüyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Bu yıl "Teknolojinin İpek Yolu Anadolu'dan Geçmeli!" mottosuyla gerçekleştirilecek Bilişim 500, Türkiye'nin dijital ekonomide yalnızca takip eden değil, teknoloji üreten, yön veren ve bölgesel bir merkez olma vizyonunu sektörün ortak gündemine taşıyacak. Bilişim 500'ün 2025 yılı sonuçları, Tören Sponsoru KoçSistem, Araştırma Sponsoru Link Bilgisayar ve Yayın Sponsoru Odine'nin katkılarıyla 5 Ağustos'ta Grand Pera Tarihi Emek Sineması'nda düzenlenecek ödül töreninde kamuoyuyla paylaşılacak.


Turizm arsalarının değerini katlayan 4 stratejik avantaj

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Turizm arsalarının değerini katlayan 4 stratejik avantaj

Gayrimenkul yatırımı denildiğinde, akla ilk olarak büyükşehirlerdeki konut projeleri gelse de, turizm bölgelerindeki arsalar yatırımcıların radarındaki yerine koruyor. Dünya genelinde tatil alışkanlığı ve turizm sektörünün bitmeyen dinamizmi, kıyı şeritlerindeki ve turistik lokasyonlardaki toprak parçalarını adeta birer altın madenine dönüştürebilir. 

Turizm imarlı arsaların, otel, motel, tatil köyü veya butik tesis gibi konaklama odaklı ticari işletmeler kurmak için tasarlandığını anlatan İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, bu alanlarda genellikle emsal (inşaat alanı) avantajlarının daha yüksek olduğuna belirtti. 

Turizm bölgelerinde arsa yatırımını cazip kılan temel kriterlernelerdir?

Turizm bölgelerinde, arsa yatırımı yapılması ve bu yatırımı cazip kılan temel unsurların neler olduğunu paylaşan İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları anlattı: 


1-Sınırlı arz ve sürekli artan talep bulunuyor: 

Bir ürünün miktarı sınırlıysa ve ona olan talep sürekli artıyorsa, değerinin katlanması kaçınılmazdır. Turizm bölgelerindeki imarlı veya imara açılma potansiyeli olan arsalar, tam olarak bu tanıma uyuyor. Deniz kenarında, doğayla iç içe veya tarihi merkezlerin yakınında yeni bir toprak parçası üretmek imkansızdır. Toprak alanı sınırlıdır ve ancak buralarda otel, villa veya butik tesis açmak isteyen yatırımcıların sayısı da her geçen gün artmaktadır. Burada “sınırlı arz” avantajı,arsa değerinizin orta ve uzun vadede geometrik olarak katlanmasını sağlıyor.


2-Değişen turizm trendleri: Glamping ve Tiny House akımı bulunuyor: 

Pandemi sonrasında, turizm algısı da değişti. İnsanlar bir bölümü artık devasa ve kalabalık oteller yerine, doğanın kalbinde, izole ve özgür tatil seçeneklerini tercih etmeye başladılar. Bu durum, Tiny House (küçük ev), Glamping (lüks çadır kampı) ve ekolojik turizm projelerine olan talebi artırmaktadır. Turistik bir bölgede alacağınız bir arsa, sadece büyük bir otel projesine satılmak durumunda değildir. Çok daha düşük bütçelerle bizzat hayata geçirebileceğiniz ya da kiraya verebileceğiniz Tiny House, Glamping gibi bu tarz trend projeler için biçilmiş kaftan olabilir. 


3-Yüksek likidite ve esnek geliştirme seçenekleri bulunuyor: 

Arsa, üzerine ne inşa edeceğinize sizin karar verdiğiniz esnek bir tuvaldir. Turizm bölgesindeki bir arsayı; 

a)Hiç dokunmadan, bölge prim yaptıkça sadece elinizde tutarak (al-unut stratejisiyle) ileride yüksek karla satabilirsiniz. 

b)Bir turizm yatırımcısına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı modeliyle devredebilirsiniz. 

c)Dönemsel/uzun dönemli yüksek kira getirisi sağlayacak butik konaklama tesislerine dönüştürebilirsiniz.

Turistik lokasyonlarda alıcı kitlesi, sadece yerel yatırımcılar değil, uluslararası fonlar ve yabancı yatırımcılar da olduğu için bu arsaların likiditesi (nakde çevrilme hızı), normal arsalara göre çok daha yüksek oluyor. 


4-Altyapı ve devlet yatırımlarının getirdiği değer artışı bulunuyor: 

Turizm bölgeleri, devletlerin ve yerel yönetimlerin altyapı (yeni otoyollar, havalimanları, marinalar) ve üstyapı yatırımlarında her zaman önceliklidir. Bugün “gelişmekte olan” bir turizm kasabasından alacağınız bir arsa, birkaç yıl sonra yakınına yapılacak bir havalimanı veya otoyol projesiyle bir gecede değerini birkaç kat artırabilir. Yatırım, bugünün merkezine değil, yarının parlayan yıldızına yapılmalıdır. 


TÜKİD kırtasiye ürünlerinde KDV oranının yüzde 0’a indirilmesini talep ediyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TÜKİD heyetinden Ticaret Bakanlığı’na ziyaret

Kırtasiye sektörü, kırtasiye ürünlerinde KDV oranının yüzde 0’a indirilmesini talep ediyor

Türkiye genelinde kırtasiye sektörünü temsil eden ilk ve tek sivil toplum kuruluşu olanTüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci ve beraberindeki heyetle T.C. Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Ö. Volkan Ağar,ve Sezai Uçarmak ve Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber’i ziyaret etti. İlgili daire başkanları ve genel müdürlerin de hazır bulunduğuziyarette kırtasiye sektörünün genel durumunun yanı sıra kırtasiye ürünlerinde yüzde 10 ila 20 arasında yer alan KDV oranlarının kaldırılması, ürün güvenliğinde denetimlerin artırılması ve üretim için kullanılan hammaddelerin ithalatında gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi kritik başlıklar bakanlık makamına aktarıldı. 

Kırtasiye sektörünün çatı kuruluşu TÜKİD, Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci öncülüğünde T.C. Ticaret Bakanlığı’na bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Ö. Volkan Ağar ve Sezai Uçarmak ile Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber’e, ilgili daire başkanları ve genel müdürlerin katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde, kırtasiye sektörünün çözüm bekleyen yapısal sorunları ele alındı. Ayrıca sektör temsilcilerinin talep ve beklentileri, detaylı bilgi notları eşliğinde yetkililere aktarılırken, kamu ve sektör arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturuldu.

KDV oranlarından denetimlere sektörün talepleri konuşuldu

Yapılan üst düzey temaslar sonrasında değerlendirme yapan TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Geçtiğimiz ay sona eren eğitim öğretim döneminin ardından hem yılı değerlendirmek hem de sektörümüzün mevcut gündem maddelerini konuşmak amacıyla sayın bakan yardımcılarımıza yaptığımız ziyaretler son derece olumlu geçti. Kırtasiye sektörünün çatı kuruluşu olan derneğimiz tarafından, kaçak ve sahte ürünlerle mücadelenin, sektörümüzün desteğiyle sürdürülmesi, sektörümüzün rekabet gücünün artırılması, tüketici güvenliğinin sağlanması ve eğitim ürünlerine erişimin kolaylaştırılması amacıyla hazırlanan talep ve görüşlerimizi masaya yatırdığımız bu görüşmeler süresince birçok konuyu konuştuk. Bu kapsamda kırtasiye ürünlerinde KDV oranlarının yüzde 0’a (Sıfır) indirilmesi, kaçak, sahte ve güvensiz ürünlerle mücadele, marka koruma desteği, ürün veya ambalajı üzerinde üretici bilgilerinin yer alması, TAREKS ve ürün güvenliği denetim süreçleri, ithalat denetimleri, üretimde kullanılan hammaddelerin ithalatında gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi konulara dair istişare ettik.Gündem konularımızı çok yakından takip ettiklerini,çözüm için çaba sarfettiklerini bilmek bizi son derece mutlu etti.Kendilerine tüm üye ve meslektaşlarımız adına şükranlarımızı sunuyorum.”dedi.


19 Temmuz 2026 Pazar

LONDRA’DAN BODRUM’A: DÜNYACA ÜNLÜ COYA İLK KEZ TÜRKİYE’DE

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



LONDRA’DAN BODRUM’A: DÜNYACA ÜNLÜ COYA İLK KEZ TÜRKİYE’DE 

Londra’da doğan ve bugün dünyanın en gözde destinasyonlarında yer alan uluslararası yaşam stili markası COYA, Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, 5–16 Ağustos tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez misafirleriyle buluşuyor.

Çağdaş Latin Amerika mutfağını, imza kokteylleri ve müzikle bir araya getiren COYA, dünyanın önde gelen yaşam stili destinasyonlarından biri haline geldi. Türkiye’deki misafirler, Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında düzenlenecek iki haftalık sınırlı süreli deneyim boyunca markanın enerjisini ve dünya çapında tanınan atmosferini ilk kez keşfetme fırsatı bulacak.

Londra’da doğan ve bugün Dubai, Abu Dhabi, Monako, Marbella, İbiza, Barselona, Doha ve Riyad gibi destinasyonlarda yer alan COYA; Peru’nun zengin mutfak geleneklerinden ve Latin Amerika’nın canlı ruhundan ilham alan, tüm duyulara hitap eden gastronomi deneyimleriyle uluslararası bir üne sahip. Bir restorandan çok daha fazlasını sunan COYA; seçkin gastronomiyi, müziği, sanatı ve misafirperverliği kendine özgü bir yaşam stili deneyiminde buluşturuyor.

Peru köklerine sahip çağdaş Latin Amerika mutfağı

COYA deneyiminin merkezinde, Peru’nun zengin mutfak mirasından ilham alan; çağdaş teknikler ve mevsimin en seçkin malzemeleriyle hazırlanan bir menü yer alıyor. İmza ceviche ve tiraditolar; kömür ateşinde hazırlanan lezzetler, canlı paylaşım tabakları ve Latin Amerika mutfağının çeşitliliğini ve enerjisini yansıtan cesur aromalarla bir araya geliyor.


İmza kokteyller, müzik ve atmosfer

Kokteyller, COYA deneyiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Latin Amerika’nın lezzetlerinden ve malzemelerinden ilham alan ödüllü içecek programı, markanın imza kokteyllerini bir araya getiriyor.

Misafirleri ayrıca, gün batımından geceye uzanan özenle seçilmiş COYA MUSIC listeleri ve DJ performansları bekliyor. Markanın dünya çapında tanınan canlı atmosferini oluşturan bu unsurlar; sanat, tasarım ve seçkin misafirperverlikle birlikte COYA’nın kendine özgü dünyasını tanımlıyor.

Bodrum yazının en dikkat çekici deneyimlerinden biri

Fenix Bodrum’un Yapı Kredi Crystal ile gerçekleştirdiği iş birliği, COYA’nın Türkiye’deki ilk deneyimine katkı sağlıyor. Fenix Bodrum’un atmosferinde gerçekleşecek bu özel deneyim, dünyanın en tanınmış yaşam stili ve gastronomi markalarından birini ilk kez Türkiye’ye getiriyor. Yalnızca on iki gün boyunca misafirler,COYA’nın dünyaca ünlü çağdaş Latin Amerika mutfağı lezzetlerini, imza kokteyllerini ve kendine özgü atmosferini keşfetme fırsatı bulacak. Yapı Kredi Crystal sahipleri ise bu özel menüyü yüzde 20 indirim ayrıcalığı ile deneyimleyebilecek.  


BTA, Hırvatistan operasyonlarının 10. yıl dönümünü kutluyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BTA, Hırvatistan operasyonlarının 10. yıl dönümünü kutluyor

TAV Havalimanları’nın yiyecek ve içecek iştiraki BTA, Hırvatistan’ın en büyük uluslararası kapısı olan Zagreb Havalimanı’nda 10 yıldır sürdürdüğü istikrarlı büyümeyi kutluyor. Son on yılda Hırvatistan’a 6 milyon avronun üzerinde yatırım yapan BTA, bugün ayda ortalama 144 binden fazla yolcuya hizmet sunuyor.

Hırvatistan’daki operasyonlarının 10. yıl dönümünü kutlayan BTA; Türkiye, Gürcistan, Kuzey Makedonya, Tunus, Umman, Letonya, Hırvatistan ve Kazakistan olmak üzere toplam 8 ülkede 15 havalimanında, 200’den fazla yiyecek ve içecek noktasıyla uluslararası arenadaki varlığını büyütmeye devam ediyor.

Hırvatistan pazarına adım attığı 2016 yılından bu yana hizmet kalitesine yönelik yatırımlarını kesintisiz sürdüren BTA, istihdamını da katlayarak 117 olan çalışan sayısını 2026 yılı itibarıyla 214’e çıkardı ve böylece yerel istihdama sağladığı katkıyı yaklaşık iki katına ulaştırdı. Bugün Zagreb Havalimanı’nda her ay ortalama 144 binden fazla yolcuya hizmet veren şirket, terminal sınırlarının da ötesine geçerek bölgenin lider uçak içi ikram tedarikçilerinden biri konumuna geldi. BTA; Hırvatistan Havayolları (Croatia Airlines), Ryanair ve T'way Air da dahil olmak üzere 26 havayolu ve havacılık ortağına sunduğu uçuş esnası ikram hizmetleriyle her ay yaklaşık 95 bin havayolu yolcusuna ulaşıyor.

BTA, havalimanı operasyonlarının yanı sıra kendi gıda üretim tesisiyle 16 ülkedeki müşterilerine destek hizmeti sunuyor. Uluslararası ağırlama ve ikram alanındaki konumunu güçlendiren şirket, Zagreb Havalimanı’ndaki 10 yıllık yolculuğunda yerel paydaşlarıyla güçlü iş birlikleri geliştirdi. Ürün ve hizmetlerini yerel pazarın ihtiyaçlarına uyarlarken, uluslararası operasyonel standartlarını da istikrarlı biçimde hayata geçirdi.


BTA CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Baha Bülbül, 10. yıl dönümüne ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: 

“BTA’nın Hırvatistan'daki 10. yıl dönümünü kutlamak, uzun vadeli vizyonumuzun ve hizmette mükemmellik taahhüdümüzün gücünü yansıtan önemli bir dönüm noktası. Geçtiğimiz yıllar  boyunca, güvene dayalı yerel ortaklıklar, operasyonel mükemmellik ve yolcu deneyimini geliştirmeye yönelik kararlılığımız sayesinde Hırvatistan'da sürdürülebilir bir varlık inşa ettik. Uluslararası büyüme stratejimiz doğrultusunda küresel ayak izimizi genişletirken, yakın gelecekte Avrupa'daki konumumuzu güçlendirme kararlılığımızı sürdürüyoruz.”

Bu ortaklığa dair görüşlerini paylaşan Zagreb Havalimanı CEO’su Hüseyin Bahadır Bedir ise şöyle konuştu:

"BTA Hırvatistan, son on yıldır Zagreb Havalimanı’ndaki yolcu deneyimini en üst seviyeye çıkarma yolculuğumuzda çok değerli bir ortak olmuştur. Yiyecek ve içecek hizmetlerinde kaliteye, istikrara ve yenilikçiliğe verdikleri önem, terminalimize büyük bir zenginlik katmış ve milyonlarca yolcumuzu samimi bir misafirperverlikle karşılamamızı sağlamıştır. Bu önemli dönüm noktasını BTA ile birlikte kutlamaktan gurur duyuyor, önümüzdeki yıllarda birlikte daha da büyük başarılara imza atmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Yolcu odaklı konsept stratejisi

BTA Hırvatistan’ın yakaladığı uzun vadeli ticari başarının ve yüksek operasyonel performansın temelinde, yolcu deneyimini merkeze alan yerleşim stratejisi bulunuyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen saha araştırmaları, yolcu akış analizleri ve tüketim alışkanlıkları doğrultusunda şekillendirilen bu yapı kapsamında, terminal fonksiyonlarına ve bekleme sürelerine göre en doğru ürün ve hizmet karması sunuluyor. Varış alanlarında hızlı ihtiyaçlara cevap veren pratik konseptler tercih edilirken; yolcuların daha uzun zaman geçirdiği gidiş bölgesinde ise yeme-içme, kahve, konfor ve perakende konseptleri bir arada sunularak terminal genelinde yolcu beklentilerine tam uyum sağlayan bütünleşik bir deneyim hedefleniyor.  

Her ay 144 binden fazla yolcuya hizmet ve yolcu memnuniyetinde istikrarlı başarı

Yolcu odaklı bu yaklaşımın başarısı bağımsız müşteri araştırmalarına da doğrudan yansıyor. Nielsen tarafından gerçekleştirilen en son yolcu memnuniyeti araştırmasına göre, Zagreb Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek noktaları yüzde 91 gibi yüksek bir genel memnuniyet skoruna ulaşarak misafir memnuniyetindeki istikrarlı başarıyı kanıtlamış durumda.

Uluslararası standartlarla sürdürülebilirlikte öncü adımlar

Operasyonel büyümesinin yanı sıra BTA Hırvatistan, uluslararası düzeyde tanınan sürdürülebilirlik girişimleriyle çevresel performansını da güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirketin Cakes & Bakes markası, Sürdürülebilir Restoran Birliği (Sustainable Restaurant Association) tarafından verilen "Food Made Good" sertifikası altında faaliyet göstererek sorumlu tedarik ve sürdürülebilir operasyon taahhüdünü somut bir şekilde ortaya koyuyor.

Ayrıca terminal genelinde ortaya çıkan gıda atıkları titizlikle ayrıştırılarak toplanıyor ve biyolojik atıklardan enerji geri kazanımı sağlanması amacıyla lisanslı atık yönetimi ortakları tarafından işleniyor.

BTA, devam eden sürdürülebilirlik yol haritasının bir parçası olarak, 2026 yılının sonuna kadar çok katmanlı kompozit tek kullanımlık ambalajların tamamını biyolojik olarak parçalanabilir alternatifleriyle değiştirmeyi hedefliyor. Buna paralel olarak şirket, gelişen Avrupa Birliği düzenlemeleriyle uyumlu bir şekilde şeker, bal ve sos gibi ürünlerde tek kullanımlık porsiyon paketlerin kademeli olarak kaldırılmasını uyguluyor; bu geçişin Haziran 2027’ye kadar tamamen tamamlanması öngörülüyor.


ANADOLU DOSTLUK RALLİSİ HEYECANI TÜVTÜRK’ÜN DESTEĞİYLE BAŞLIYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR

ANADOLU DOSTLUK RALLİSİ HEYECANI TÜVTÜRK’ÜN DESTEĞİYLE BAŞLIYOR

İstanbul’dan başlayıp Ankara’da sona erecek Anadolu Dostluk Rallisi, 11 şehri kapsayan rotasıyla kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilincini bir araya getiriyor. TÜVTÜRK’ün desteğiyle ilk kez düzenlenecek ralli, hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak konumlanıyor.

Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla Anadolu Dostluk Rallisi’nin ilkini hayata geçiriyor. İstanbul’dan başlayıp Ankara’da sona erecek ralli; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilincini aynı rota üzerinde buluşturmayı hedefliyor.

2-12 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek Anadolu Dostluk Rallisi, klasik ralli anlayışından farklı olarak hız odaklı bir yarış değil; katılımcıların şehir şehir ilerlerken yerel kültürleri deneyimlediği, aynı zamanda ihtiyaç sahibi noktalara desteklerin ulaştırıldığı bir yolculuk olarak kurgulandı. 

İstanbul’dan başlayacak yolculuk; Çanakkale, Akçay, Efes, Bodrum, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından Ankara’da tamamlanacak. Toplam 11 şehri kapsayan bu rota, katılımcılara Türkiye’nin tarihi ve doğal zenginliklerini görme fırsatı sunarken, kültürler arası bir deneyim vadedecek.

Kültür, keşif ve iyilik aynı yolculukta

TÜVTÜRK, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın destek verdiği Anadolu Dostluk Rallisi, “İyilik Durakları” yaklaşımıyla her şehirde sosyal fayda üretmeyi hedefliyor. Rota üzerindeki belirli duraklarda, yerel kurumlar ve yetkililerle birlikte önceden tespit edilen ihtiyaç noktalarına yönelik destekler sağlanacak. Katılımcılar yalnızca bir yolculuğun parçası olmakla kalmayacak; bu duraklarda gerçekleştirilecek çalışmalara dahil olarak iyiliğin yaygınlaşmasına katkı sunacak. Böylece rallinin seçili noktaları, aynı zamanda birer “İyilik Durağı”na dönüşecek.

Güvenli yolculuk bilinci ön planda

TÜVTÜRK’ün güvenli mobilite alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, uzun yolda güvenli sürüşün ve araç bakımının önemine de dikkat çekmeyi amaçlıyor.Katılımcıların yolculuk boyunca yapacağı paylaşımlarda; düzenli araç muayenesinin önemi, yola çıkmadan önce yapılması gereken kontroller ve trafik güvenliği konularının da gündeme taşınması hedefleniyor.


(KKTC) turizm verileri de bu yükseliş trendini destekler nitelikte.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



KKTC’DE TURİZM RÜZGARI

Turizm sektörü, küresel ekonominin en dinamik ve stratejik alanlarından biri olarak “ekonominin lokomotif sektörü” olma özelliğini sürdürüyor. Özellikle pandemi sonrası toparlanma sürecine giren sektörde, doluluk oranları ve ziyaretçi sayıları her yıl dalgalı seyretse de genel eğilim yukarı yönlü ilerliyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) turizm verileri de bu yükseliş trendini destekler nitelikte. 2024 yılında toplam ziyaretçi sayısı 2 milyon 208 bin 855 olarak kaydedilirken, 2025 yılında bu rakam yüzde 17’nin üzerinde artış göstererek 2 milyon 589 bin 729’a ulaştı. Bu artış, destinasyonun hem yerli hem de yabancı turistler nezdinde cazibesini giderek artırdığını ortaya koyuyor.

Kuzey Kıbrıs'ta turizm canlanıyor

2026 yılına hızlı bir başlangıç yapan KKTC turizm sektörü, yeni sezonda da güçlü performans beklentisiyle ilerliyor. Artan talep, sezon dinamiklerine doğrudan yansıyor. Özellikle erken rezervasyon verilerindeki yükseliş, uçuş frekanslarındaki artış ve konaklama tesislerindeki yüksek ön doluluk oranları, sektör temsilcilerinin beklentilerini yukarı yönlü şekillendiriyor.

Uzmanlar, KKTC’nin sahip olduğu doğal güzellikler, dört mevsim turizme elverişli iklimi ve gelişen konaklama altyapısının yanı sıra, alternatif turizm çeşitlerine yönelik yatırımların da bu büyümede belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor. Sağlık turizmi, gastronomi, kültür ve doğa turizmi gibi alanlarda atılan adımlar, destinasyonun çeşitliliğini artırıyor.

2026 sezonunda hem iç pazardan hem de uluslararası pazarlardan talebin artarak devam etmesi beklenirken, turizm gelirlerinin yükseltilmesi ve sezonun 12 aya yayılması hedefi doğrultusunda atılan adımların, KKTC ekonomisine katkısının önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceği öngörülüyor.