28 Ağustos 2015 Cuma

Kapadokya'da memnuniyet, Barselona ve St. Petersburg'dan yüksek...

HABER MERKEZİ-ARTİN ŞİRİNPINAR




Kapadokya'da memnuniyet,
Barselona ve St. Petersburg'dan yüksek

Küçük Oteller Derneği/Kapadokya çalışma grubunun yapmış olduğu çalışmaya göre, Kapadokya'da konaklama işletmeleri memnuniyeti; Barselona ve St.Petersburg'dan yüksek.

Dünyanın en büyük seyahat sitesi Tripadvisor'dan derlenen ve her destinasyondaki ilk 50 otelin yorumlarına ve memnuniyet skorlarına bağlı olarak yapılan çalışmada, Kapadokya'da Tripadvisor'da yer alan 161 otel içerisinde ilk 50'de yer alan otellerin ortalama memnuniyet skoru 5 üzerinden 4.82 oldu. Bu rakam toplamda 510 otelin yer aldığı Barselona/İspanya'da 4,56 olurken; 283 otelin yer aldığı St.Petersburg/Rusya'da 4,48 oldu.

Kapadokya’daki memnuniyet, dünya çapında başarı

Küçük Oteller Derneği’nin yapmış olduğu açıklamada: "Biz bu çalışmada 3 farklı destinasyondaki toplam 150 en iyi oteli inceledik. Doğru sonuç elde etmek açısından yorum sayısı 100'ün altında olan otelleri değerlendirmeye katmadığımız bu modelde; Kapadokya'daki memnuniyet seviyesi dünya çapında bir başarı olarak gözüküyor. Modeldeki 3 destinasyon da kültür turizmi bakımından birbirlerine benzer özellik göstermektedir. Barselona 2014 yılında otellerinde 7.9 milyon turist ağırlamış. Geçen yıl 5.5 milyon turist ağırlayan St. Petersburg ise Tripadvisor'a göre en popüler 25 şehir arasında 7. sıradadır. Elbette farklı destinasyonlarla da mukayeseler yapılabilir. Fakat Kapadokya, misafir memnuniyeti açısından çok güçlü bir rekabet avantajına sahiptir. Bu sürdürülebilir turizm açısından, uzun vadede çok önemli bir gelişmedir. Bu avantajın daha da geliştirilebilir noktaları mevcuttur. Küçük dokunuşlarla, misafirperverliğimizi ve Anadolu insanının sıcak yüzünü, konuklarımıza çok daha etkili şekilde sunabiliriz" denildi.  

Diğer yandan içinde bulunduğumuz şartlarda yüksek misafir memnuniyetinin, güven ve huzur ortamı sağlanmadıkça önemli bir rekabet avantajı olmaktan çıktığını belirten dernek üyeleri; ülke olarak bir an önce içinde bulunduğumuz belirsizliğin, terör algısının ve batıya karşı bazı dönemlerde tutunulabilen negatif tavrın son bulmasının önemine değindiler.

27 Ağustos 2015 Perşembe

Bugün, 60 yıl önce var olmayan kimyasalları yiyoruz..


HABER MERKEZİ-ARTİN ŞİRİNPINAR



Bugün, 60 yıl önce var olmayan kimyasalları yiyoruz
Hayatınızdaki toksik maddelerin farkında mısınız?

Bugün, 60 yıl öncesine kadar var olmayan 500'e yakın kimyasal maddenin hayatımızda yer ettiğini belirten Dr. Sinan Akkurt, toksinlerin en fazla Çin malı ucuz ürünler, oyuncaklar, giysiler, pişirme kapları, temizlik ve kozmetik malzemelerden alındığını belirtti. Bazı ürünleri frekans analizine soktuklarını kaydeden Dr. Akkurt, "Kitapta formaldehit, ucuz çatallarda kobalt, kozmetik malzemelerde fitalat, içme suyunda kurşun ile karşılaştık. Bunların dışında bile bile lades dediğimiz ürünler de var. Örneğin amalgam diş dolguları civa, deodorantların birçoğu alüminyum, raf ömrü uzatılmış paketli ürünler koruyucu kimyasallar içeriyor." dedi.



1960'larda henüz var olmayan binlerce sentetik kimyasal maddenin bugün yendiğine, solunduğuna dikkat çeken Dr. Sinan Akkurt, çevre toksinlerinin vücutta birikerek zehirlediğini söyledi. Havada, mobilyada, deterjanlarda, aşılarda, gıda katkılarında, oyuncaklarda, temizlik ve kozmetik malzemelerinde bulunabilen toksik maddelerin hayatımızdaki yerini küçültmenin yollarını anlatan Dr. Sinan Akkurt, başta yapay tatlandırıcı içerenler olmak üzere katkı maddesi ilave edilmiş paketli gıdaların tüketilmemesini önerdi.

Vücudun kendini temizlemesine su ve sporla yardımcı olun
Vücudun doğal detoksifikasyon çabasını desteklemek için günde ortalama 2,5 litre su içilmesinin altını çizen Dr. Akkurt, ter yoluyla atılım için de hareketli bir yaşam sürülmesini, spor ve sauna faaliyetlerini önerdi. Mevsiminde yenen taze meyve-sebzelerin de vücudun doğal detoksunu desteklediğini vurgulayan Dr. Akkurt, probiyetikler (yani yararlı mikroorganizma) zengini kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve bozanın menülerden eksik edilmemesini vurguladı.

Akkurt ayrıca "Cam damaca ve şişelerdeki, içeriği analiz edilmiş suyu için. Amalgam (siyah) diş dolgusu yaptırmayın. Teflon tava, plastik saklama kabı kullanmayın; streç film ve alüminyum folyoların doğrudan gıdalarla temasından kaçının. Pamuk, soya, mısır, ayçiçeği yağı ve margarin yerine zeytinyağı ve tereyağını tercih edin. Evinizi sık sık havalandırın. Su bazlı badana boyalarını tercih edin." dedi.

En azından "bir tık daha doğalı"nın arayışında olun
Günümüzde doğal içerikli temizlik ve kozmetik ürünlerinin yeniden kullanılmaya başlandığını, özellikle toksin içermeyen ürünlerin tercih edilmesini belirten Dr. Akkurt, "Her şeyin daha doğalının arayışında ve doğal yollarda çözüm bulma çabasında olmalıyız. Örneğin lavabolarımız tıkandığında kimyasal ürün yerine pompayla açmayı deneyelim. Havuz yerine denizi, sinek kovucu tablet yerine lavanta ya da limon yağını tercih edelim. Sebze-meyveleri mümkün olduğunca çiğ tüketmeye çalışalım. Bilinçsiz ilaç tüketiminden kaçınalım. Pişirme yönteminde ilk tercihimiz ise kısık ateşte buğulama, döküm ya da toprak kapta güveç olsun." dedi. İnsan vücudunun ve tüm maddelerin bir frekans kodu bulunduğuna dikkat çeken Dr. Sinan Akkurt, frekans tıbbı biorezonans metodunun da detoks faaliyetini destekleyen bir uygulama olduğunu dile getirdi.

RadissonBlu Hotel Kayseri, “Yeşil Yıldız” aldı ..

HABER MERKEZİ-ARTİN ŞİRİNPINAR





RadissonBlu Hotel Kayseri’ye, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Yeşil Yıldız” belgesi verildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi’ projesi kapsamında; RadissonBlu Hotel Kayseri, çevreye duyarlı konaklama tesislerine verilen “Yeşil Yıldız” belgesini aldı.
Çevreci oteller, doğayı korumak amacıyla kurumsal programlarında, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaya özen gösteriyor,  su ve enerji tasarrufu sağlıyor; atık oluşumunu azalmaya yönelik uygulamalar ve geri dönüşüm çalışmaları ile çevre bilincini aşılıyor, personeline verdiği eğitimler ile gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanın öncü adımlarını atıyor.


En son teknolojiyi kullanarak, eğitime önem veriyor

RadissonBlu Hotel Kayseri’de çevreye ve doğaya büyük önem verdiklerini belirten RadissonBlu Hotel Kayseri Genel Koordinatörü Recep Arifoğlu şunları söyledi:
“Kayseri’nin en büyük ve en modern oteliyiz. Yatırım sırasında en son teknolojiyi kullanarak, çevresel kirlenmeyi önlemeyi ve enerji tasarrufu ile doğal kaynaklarımızı korumayı hedefledik. Mesela, otelimizde enerji ihtiyacının yüzde 60’nı yenilenebilir enerji kaynağı olan kojenerasyon sisteminden temin etmekteyiz. Otelimiz tüm alanlarında aydınlatma elemanları ve armatürlerde tasarruf sağlayan ekipmanlar kullanmakta ve ayrıca deterjan ve su tüketimini azaltmak için oda tekstillerinin yıkanma periyodunu misafirimizin tercihine göre düzenleyen çevre kartları uygulamasını sürdürmekteyiz. Personelimizi çevre konusunda sürekli eğiterek; atık pil ve atıkyağ gibi çevreye zararlı atıkların ayrı toplanması ile cam, kağıt ve plastik gibi geri dönüşüm atıklarının ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılması sağlanmaktadır. Biliyoruz ki, en ufak bir çalışma bile yarınlara ‘yaşanabilir bir dünya’ bırakmak açısından çok değerlidir. Ekibimiz ile Yeşil Yıldız belgesini almanın haklı gururunu ve mutluluğu yaşıyoruz” dedi.

Sürdürülebilir turizm için sürdürülebilir çevre şart

‘Sürdürülebilir turizm için sürdürülebilir çevre’ anlayışıyla yola çıktıklarını anlatan RadissonBlu Hotel Kayseri Genel Müdürü Fercan Başkan, şunları kaydetti:
“Otel yönetimindeki temel felsefemiz, sürdürülebilir bir gelecek ve sürdürülebilir turizm için, sürdürülebilir çevrenin gerekliliğidir. Bu noktada, otelimizde gerçekleştirilen tasarruf ve çevre çalışmalarının yanında, personelimize düzenli eğitimler vererek bu sorumluluk bilincini kendi yaşamlarında da uygulamalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde atık yönetiminin önemini vurgulayan bilgilendirme broşürlerini Kayseri Park AVM’de dağıtmamız örneğinde olduğu gibi, Kayseri’de çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlayacak etkinlikler organize ediyoruz. Tesis içindeki tüm kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanıyoruz; atıkları geri dönüşüme uygun toplayarak yetkili kuruluşlara teslim ediyoruz ve çevre dostu ürünleri kullanıyoruz. Ekibim ile birlikte Yeşil Yıldız belgesini almaya hak kazanmaktan son derece mutluyuz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin yüzyıllık markaları ‘Yüzyıllık Markalar Dijital Platformu’nda buluştu...

HABER MERKEZİ-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul Kalkınma Ajansının desteği ile hayata geçirilen proje ile yerli ve yabancı turistlere mobil rehber niteliğinde hizmet sunulurken, araştırmacı ve akademisyenler içinde başvuru kaynağı olacak yeni bir ‘arşiv’ oluşturuldu.Yüzyıllık Markalar Dijital Platformu’nun tanıtımı için Yüzyıllık Markalar Derneği ile İstanbul Ticaret Odası ev sahipliğinde 25 Ağustos Salı günü, Cemile Sultan Korusu’nda düzenlenen davete Yüzyıllık Markalar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı A. Barış Cemiloğlu ve projenin iş ortağı ve iştirakçileri İstanbul Vali Yardımcısı Engin Durmaz, İl Kültür Turizm Müdürü Nedret Apaydın, İstanbul Kalkınma Ajansı, İstanbul Rehberler Odası, Tarih Vakfı ve ülkemizin yüzyıllık markalarının üst düzey temsilcileri katıldı.

İstanbul Kültür ve Turizm İl Müdürü Nedret Apaydın, İstanbul Ticaret Odası yönetiminden de katılım gerçekleştiği kokteylin üst düzey katılımcıları arasındaydı.


 İstanbul’un köklü geçmişinin firmaların asırlık başarılarına önemli katkı sağladığına dikkat çeken Apaydın, kültürel ve turizm alanlarında gelişimin toplum refahına pozitif katkı sağlayacağının da altını çizdi.







Yüzyıllık Markalar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı A. Barış Cemiloğlu yaptığı açılış konuşmasında şöyle konuştu: “Yüzyıllık Markalar Dijital Platformu’nun çıkış noktası İstanbul ve Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamak ve tarihi markalarımızın geniş hedef kitleleriyle buluşturmak oldu. Günümüzde yerli ve yabancı turistler seyahate çıkmadan önce, ziyaret edecekleri şehirlerin hikayelerini öğrenmek ve köklerini keşfedebilmek için; tarih, kültür, mekan, gelenek, marka ve benzeri tüm konuları öncelikle dijital platformlardan araştırıyorlar. Doğru kurgulanmış dijital platformlar ise bu araştırma sürecinde köprü görevi görerek kişilerin ziyaretçiye dönüşmesine vesile olarak dijital ve interaktif pazarlamanın önemini ve gerekliliğini ortaya koymaktadır. İşte Yüzyıllık Markalar Dijital Platformu’nu da tam da bu amaçlara hizmet etmek üzere hayata geçirdik.”Yüzyıllık Markalar Dijital Platformu’nu ziyaret edenleri İstanbul’un sembolü olan tarihi mekanlar, şehir haritası üzerinde konumlandırılmış hali ile Yüzyıllık Markalar Derneği’ne üye markaların tarihçeleri karşılıyor. Mobil rehber özelliği taşıyan uygulama akıllı telefonlara yüklenebiliyor, markaların sunduğu hizmet ve deneyimler, şehir haritası üzerinde gösterilerek kullanıcılara sunuluyor.



Dijital ortama meşakkatli yolculuk
‘Yüzyıllık Markalar Dijital Platformu’ büyük bir titizlikle ve yoğun emek vererek sürdürülen bir araştırma sonunda ortaya çıktığını vurgulayan Cemiloğlu sözlerine şöyle devam etti: “Projemizi 3 temel stratejiden yola çıkarak geliştirdik. Bu stratejilerden ilki tarih, kültür, arşiv, bilgi ve içerik kavramlarını tek bir platform altında buluşturmak oldu. İkinci stratejimiz tüm bu içeriğin yerli/yabancı turistlerin ve herkesin hizmetine sunmak. Son olarak üçüncü stratejimiz ise projenin sürdürülebilirliği... Bu bağlamda; yapılan araştırma sürecinin çıktıları, üye markalarımızın arşivleri ve tüm içerikleri toplayarak bir dijital arşiv programı üzerinden bu içeriği herkes ile buluşturuyoruz.
 Öte yandan bu içeriği kullanıcının istediği kadar ulaşabileceği şekilde yuzyillikhikayeler com websitesi üzerinden yine ziyaretçilerimize sunuyoruz.” Web sitesinin yanı sıra geliştirilen mobil uygulama ile ziyaretçiler bilgi ve markaların da içinde bulunduğu rota önerileri ile güncel bir rehbere ulaşabilecek. Mobil rehber özelliği taşıyan uygulama akıllı telefonlara yüklenebilecek ve markaların sunduğu hizmet ve deneyimler şehir haritası üzerinde gösterilerek kullanıcılara basit ama oldukça zengin bir içerik sunulacak. Proje kapsamında aynı zamanda markaların işaretlendiği bir rehber harita broşürü hazırlandı. İki dilde hazırlanan bu basılı broşürün dağıtımı derneğin iş ortakları tarafından yapılacak. Tüm bu çalışmalarla birlikte proje kapsamında marka hikayelerinin anlatıldığı bir de kitap hazırlandı. “Yüzyıllık Hikayeler” isimli bu kitap, Tarih Vakfı’nın araştırmalarının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Cemiloğlu: “Projenin sürdürülebilirliğinin sağlanması için iş birlikleri geliştirmeye devam ediyoruz. Gerek dijital mecralar yolu ile, gerekse yeni projeler geliştirerek bu projenin gelişmesini ve yayılmasını sağlayacağız. Tarihi markaları tanıtmaya, anlatmaya ve aramıza dahil etmeye devam edeceğiz. Bundan sonraki dönemde özellikle araştırma çalışmasının Anadolu’nun tüm bölgelerine yayılması için projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Böylece Türkiye genelinde tarihi markalarımızı, kaybolmaya yüz tutan değerlerimizi tekrar gündeme getireceğiz.” diyerek sözlerine son verdi.

25 Ağustos 2015 Salı

17. Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali 3- 6 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek...


HABER MERKEZİ-ARTİN ŞİRİNPINAR


Festival yerli üreticilerinin kendi bağlarında düzenledikleri bağbozumuyla başlayacak.Festival kapsamında bu yıl da; paneller, resim sergileri, üzüm yarışmaları, tavla ve futbol turnuvaları ve tiyatro gösterileri düzenlenecek. Festivalde ayrıca kale içerisinde; Türk pop müziğinin değerli ismi Candan Erçetin, ünlü Türk oyuncu ve müzisyen Zuhal Olcay, müzisyen Gülay, Boğaziçi Caz Korosu, Grup Meydan gibi birbirinden değerli sanatçı ve gruplar konser verecek. Yazar, sosyolog, tiyatrocu ve TV programcısı Enver Aysever ise ses getiren gösterisi “Aykırı Kumpanya”yı sergileyecek.

Bozcaada’da geleneksel olarak her yıl düzenlenen “17. Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali” bu yıl da tüm coşku ve heyecanıyla adaya renk getirecek. Bozcaada Belediye Başkanlığı ve Bozcaada Kaymakamlığı tarafından düzenlenen “17. Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali” Bozcaada’nın geleneksel değerlerini yeniden canlandırırken ada sakinlerinin ve misafirlerin keyifli zaman geçirmesini sağlayacak.

“17. Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali”, yerli üreticilerinin kendi bağlarında düzenledikleri sembolik bağbozumuyla başlayacak. Bağbozumu için bağ işçileri ve misafirlerle birlikte traktörlere binilip bağlara gidilerek üzüm toplanacak. Toplanan üzümler, eski günlerde olduğu gibi eşek sırtında, at arabasıyla, traktör ve pırpırla, canlı müzik eşliğinde tören alanına taşınacak. Üzümlerin küfelerle temsili olarak meydana indirilmesinin ardından açılış töreniyle festival resmi olarak başlayacak. Festivalin vazgeçilmezlerinden biri olan üzüm yarışması bu yıl da festivale renk katacak. Yarışmada ayrıca adanın en iyi çavuş üzümü belirlenecek.



Enver Aysever’in Aykırı Kumpanya gösterisi Bozcaada’da
Yazar, sosyolog, tiyatrocu ve TV programcısı Enver Aysever festivale renk katan ünlü isimler arasında yer alacak. Enver Aysever ses getiren gösterisi “Aykırı Kumpanya”yı 4 Eylül Cuma günü tiyatroseverler için sergileyecek. Enver Aysever ayrıca festival kapsamında düzenlenecek imza gününde adalı kitapseverlerle bir araya gelerek kitaplarını imzalayacak.

Bağcılıkla ilgili sorunlar tartışılacak
Festivalin bir diğer etkinliğini ise bağcılık üzerine düzenlenecek “Bağcılık Paneli” olacak. Panelde Bozcaada’daki bağcılık sektörünün durumu değerlendirilirken, bağcılığın önündeki sorunlar ortaya konacak ve bu sorunlara çözüm üretmek için yol haritası belirlenecek.

“Maximum Kiteboard Turkish Open 2015” Bozcaada’da yapılacak
Bu yıl festivalin bir diğer etkinliği ise Türkiye’nin en iyi kiteboard sporcularının belirleneceği “Maximum Kiteboard Turkish Open 2015” şampiyonası olacak. 3- 6 Eylül tarihleri arasında Maximum Kart sponsorluğunda, Playmaker ve Türkiye Yelken Federasyonu tarafından, Çanakkale Valiliği, Bozcaada Büyükşehir Belediyesi ve Bozcaada Kaymakamlığı’nın evsahipliğinde düzenlenen şampiyonada 55’e yakın kiteboard sporcusu rüzgarla yarışacak. “Maximum Kiteboard Turkish Open 2015” şampiyonası kapsamında; Kitefoil Türkiye Şampiyonası, Freestyle Türkiye Şampiyonası, Twintip Slalom Open ve Big Air gibi farklı kategorilerde de yarışlar gerçekleşecek. Şampiyona 6 Eylül Pazar günü gerçekleşecek final yarışları sonunda kadın ve erkek kategorilerinde dereceye giren sporcular ödüllerini alacak. Şampiyona destekçileri arasında; Mercedes- Benz, Red Bull, Power Türk, NTV Spor, POWER FM, Türkiye Yelken Federasyonu, Vestel, Kollektif ve OLİ de yer alıyor.

Candan Erçetin Bozcaada kalesinde konser verecek
Türk pop müziğinin değerli ismi Candan Erçetin, 5 Eylül’de Bozcaada Kalesi’nde sahne alacak. Candan Erçetin birbirinden güzel şarkılarını Bozcaada’nın büyülü atmosferinde seslendirecek.Festivalde Ayrıca sanatçı Judith Lieberman, yetişkinler için bağbozumu temalı masal anlatımı yapacak. Festival süresince Bozcaada’da birbirinden değerli sanatçılar sahne alarak müzikseverlere keyifli saatler yaşatacak. Festivalde Türk oyuncu ve müzisyen Zuhal Olcay, müzisyen Gülay,  Boğaziçi Caz Korosu, Grup Meydan sahne alacak. Yine Festival kapsamında adanın çeşitli noktalarında resim ve fotoğraf sergileri festival boyunca ziyarete açık olacak. Çocuklar için futbol turnuvaları ve her yıl gelenekselleşen tavla turnuvaları da festivalin etkinlikleri arasında yer alacak

17. BOZCAADA  KÜLTÜR SANAT VE BAĞBOZUMU FESTİVAL PROGRAMI
04.09.2015 – Cuma
12:00-17:30 Maximum Kiteboard Turkish Open 2015/ Çayır Plajı

18:00 17. Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali” Resmi Açılış Töreni / Cumhuriyet Meydanı

19:00 Üzüm Yarışması ve Ödül Töreni /Cumhuriyet Meydanı

20.00 Enver AYSEVER’le Aykırı Kumpanya/ Zübeyde Hanım Park Kahvesi

22.00 Gülay /Cumhuriyet Meydanı

05.09.2015 – Cumartesi

12:00-17:30 Maximum Kiteboard Turkish Open /Çayır Plajı

16:00 Bağcılık Paneli / Zübeyde Hanım Park Kahvesi

18:00 Enver AYSEVER imza günü / Kitap Fuarı

19:00 Bağbozumu Masalları
         Sanatçı :Judith Lieberman / Salhane
21.00 Candan ERÇETİN / Bozcaada Kalesi

23.15 Grup Meydan / Cumhuriyet Meydanı

06.09.2015 – Pazar

12:00- 17:30 Maximum Kiteboard Turkish Open / Çayır Plajı

17:00 Maximum Kiteboard Turkish Open Ödül töreni / Çayır Plajı

20.00 Boğaziçi Caz Korosu / Cumhuriyet Meydanı

22.00 Zuhal OLCAY / Cumhuriyet Meydanı
Haber Kaynağı: 2

İstanbul Lütfi Kırdar The International Association of Convention Centres Kalite Standartları ödülünü aldı.



HABER MERKEZİ-TALİN ŞİRİNPINAR



Ulusal ve uluslararası binlerce etkinliğe ev sahipliği yapan İstanbul Lütfi Kırdar, dünyada yalnızca 28 kongre merkezinin sahip olduğu AIPC - The International Association of Convention Centres Kalite Standartları ödülünü aldı.

TURSAB / UKTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy, “İstanbul Lütfi Kırdar, 10 farklı kategoride yer alan standartlarını sertifika ile tescillettirerek bu ödülü almaya hak kazandı. Aynı zamanda içerik ve medya yönetimi otomasyonuyla adeta bir dijital devrim de başlatan merkezimizle gurur duyuyoruz” dedi.


1980 yıllarda dönemin  yöneticileri ile toplantı yaptık. Bende Fenerbahçe 2.Başkanıydım.  Lütfi Kırdar Spor Sergi Sarayı'nı, Cibali Sigara Fabrikası'nı ve Paşabahçe Cam Fabrikası'nı bana önerdiler.  Ben Lütfi Kırdar Spor ve Sergi Salonu'nu seçtim. Bana “DELİ DEDİLER.” Ben Kongre Merkezi yapacağım dedim,  niyet önemliydi. 1980’ li yıllarda basket maçlarının oynandığı, suların akmadığı,  Lütfi Kırdar Spor Sergi Salonu'nu bugünkü durumuna getirdik, ama kolay olmadı.
Profeyonelce çalışan Lütfi Kırdar ve İstanbul Kalkınma  Ajansı profesyonel ekibine teşekkür ediyorum . Bu ödül Türkiye’ye verilen bir ödüldür. Burası en büyük kongrelere kapılarını açan ve o kongreleri lezzetleriyle  tamamlayan  Borsa Lokantası var. Hem yediriyoruz, hem tanıtıyoruz..
 Hamsili Pilav İle Biz Lütfi Kırdar’ı Aldık
Birinci olmak önemli ama en önemlisi bu başarıyı devam ettirmek  sürdürülebilir bir hale getirmektir. Teknolojiyi Dijital çağı yakalamakla  başarıyı da yakaladık. Gelişime ve yeniliğe açığız.  Zamanın Belediye Başkanı Nurettin Sözen’i  Esentepe Merkez binamızda misafir ettik. Kendisi ziyaretimizde bulundu ve anı defterimize yazarak imzaladı. O gün Annem Hamsili Pilav ve Karadeniz Mutfağı’ndan güzel yemekler yaptı.  Sözen Başkan ise, anı defterine Hamsili Pilavı yedik, Lütfi Kırdar’ı verdik diye yazdı. Bizde  o gün aldığımız Lütfi Kırdar Spor Sergi Salonu'nu bugünkü haline getirdik ve ödüllere doymayan bir kongre merkezi haline getirdik. Bu başarı profesyonelce çalışan Lütfi Kırdar ekibinin başarısıdır.
Toplantıda, AIPC - the International Association of Convention Centres Kalite Standartları denetimini başarı ile geçtiğini ve Türkiye’de ilk, dünyada da yalnızca 28 kongre merkezinin sahip olduğu AIPC Kalite Standartları Ödülü’nü aldığını müjdeleyen kurum adına TURSAB / UKTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy söz aldı.


 Aldığı bu özel ödül ile İstanbul Lütfi Kırdar’ın dünyanın en iyi 28 kongre merkezi arasına girdiğini anlatan Ulusoy: “Bugün dünyada en çok kongre düzenleyen şehirler arasında İstanbul ilk onda yer alıyor. İçinde bulunduğumuz yapı, dünyada sadece 28 merkezin sahip olduğu AIPC Kalite Standartları Ödülü’ne layık görüldü. AIPC kalite standartları denetimini başarı ile geçen İstanbul Lütfi Kırdar, kazandığı ödül ile hem Türkiye’de bir ilke imza attı hem de başarısını uluslararası alanda da göstermiş oldu” dedi.

“Tüm adımları başarı ile geçti”
Ödülün sektör adına önemine de değinen Ulusoy, “Bağımsız denetim tarafından incelenen İstanbul Lütfi Kırdar; müşteri hizmetleri, tesislerin kalitesi, koruma ve güvenlik gibi toplam 10 farklı kategoride yer alan standartlarını sertifika ile tescillettirerek bu ödülü almaya hak kazandı. Kongre merkezlerinin başarılarını onaylamak ve belgelemek amacıyla endüstri temelli sertifikalandırma yapan bu program, endüstride özel olarak sunulan tek sertifika çeşidi olarak öne çıkıyor. Program standartları Müşteri Hizmeti, Operasyon ve Tesisler Kalitesi, Çalışan İlişkileri,  Toplum İlişkileri, Çevre Sorumlulukları, Tedarikçi İlişkileri, Endüstri İlişkileri, Koruma ve Güvenlik, Sağlık ve Finansal Bütünlük konularını kapsayan 10 ana alanı kapsıyor” dedi.
“Teknoloji üssü gibi konumlandırdık”
Düzenlenen basın toplantısında İstanbul Lütfi Kırdar’ın yakın zamanda özel bir teknoloji hamlesi başlattığını da anlatan Ulusoy, “Başarılı firmalar şimdiden binalarını teknolojiyle daha akıllı bir hale getirmiş durumda. Şu anda 25 milyar dolar değerindeki bu pazarın 2020 yılına kadar artması öngörülüyor. En kötümser araştırmalara göre bu tarihte dünya üzerinde birbiriyle arada insan olmadan iletişim kuran makine sayısı 26 milyara ulaşmış olacak. Bu açıdan geleceği görüp bu değişimi hayata geçiren ve sektöre yön veren İSTKA ve İstanbul Lütfi Kırdar’a bir kez daha huzurlarınızda teşekkür etmek isterim. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı tarafından, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle Küresel Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı çerçevesinde gerçekleştirilen “Dijital Çağın Küresel Kongre Merkezi: Lütfi Kırdar” projesi, getirdiği içerik ve medya yönetimi otomasyonuyla dijital devrim başlattı” dedi.Projenin sektör adına atılan çok önemli bir adım olduğunu dile getiren Ulusoy, “Bu proje kapsamında; merkezimizde gerçekleştirilen panellerde karşılama, yönlendirme ve yayınlama gibi işlemler dijital ortama aktarılıyor. Dijital Çağın Küresel Kongre Merkezi: Lütfi Kırdar, projesi ile bölge turizminde çeşitliliğin artırılması, kongre turizminin tüm yıla yayılması, turizm hizmetlerinde kalitenin artırılarak dijital ortamda interaktif hizmet sağlanması hedefleniyor. Kongre turizminde sunduğu yenilikçi yaklaşımla Türkiye’de bir ilke imza atan proje, aynı anda ya da farklı zaman dilimlerinde gerçekleştirilen etkinliklerde iletişimin güçlendirilmesi, etkinlik öncesi ve sırasında medya ve içerik yönetiminin birbirine entegre bir şekilde yürütülmesi için büyük bir adım” dedi.

22 Ağustos 2015 Cumartesi

DoubleTree by Hilton Piyalepaşa kapılarını açtı...

HABER MERKEZİ-ARTİN ŞİRİNPINAR



DoubleTree by Hilton Piyalepaşa, Türkiye’deki dokuzuncu DoubleTree by Hilton ve buradaki portföyünü giderek genişleten Hilton Worldwide markası altında faaliyet gösteren 35. Tesis oldu.
Metropolün en hareketli semtlerinden birinde bulunan, konukların huzur bulup rahatlayabilecekleri modern tasarımlı otel, sekizi süit ve ikisi engellilere yönelik olmak üzere 203 odadan oluşuyor.Teras katında yer alan, kapalı mekanda 50 konuğun, açık alanda ayrıca 60 kişinin yer bulabildiği alakart restaurant & bar, nefes kesen bir şehir manzarası sunuyor. Otelin spa ve fitnes merkezi de bir hamam, masaj odaları, kapalı havuz, sauna, kar çeşmesi, buhar odası, jakuzi, kardiyo ve spor salonuna sahip.

“Dünyanın önde gelen ekonomilerinden ve turistik merkezlerinden birini ziyaret edenlen için DoubleTree by Hilton İstanbul Piyalepaşa ideal bir konumda bulunuyor” diyen DoubleTree by Hilton Global Başkanı John Greenleaf sözlerini şöyle sürdürdü: “Otelin, Türkiye’de gerçekleştirilecek G20 Liderler Zirvesi’nden önce açılmış olmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Konuklarımızı, güler yüzlü ve samimi bir hizmet sunduğumuz benzersiz kültürümüzün imzası olan sıcak parça çikolatalı kurabileyerle karşılamak için sabırsızlanıyoruz.”

Sultanahmet ve Taksim Meydanı gibi tarihi turistik merkezlerin yanı sıra Boğaz, Haliç, Haliç Kongre Merkezi ve pek çok alışveriş merkezine de yakın olan otele Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanlarından da taksiyle rahatça ulaşılabiliyor. DoubleTree by Hilton İstanbul Piyalepaşa Genel Müdürü Ali Türk “DoubleTree by Hilton İstanbul Piyalepaşa, kent merkezinde hem iş hem de eğlence amaçlı seyahat edenlere hitap eden modern bir tesis. Piyalepaşa’da açılan ilk uluslararası otel olmaktan heyecan duyuyor ve konuklarımıza bu yeni ve güzel otelde sıcak karşılama sunmak için sabırsızlanıyoruz” dedi. Gün ışığı alan, modern tasarımlı ve son teknolojiyle donatılmış yedi toplantı ve etkinlik mekanı, sayıları 15 ila 400 arasında değişen konukları ağırlayabilecek şekilde genişletilebiliyor; özel bir ekip iş toplantılarından atölyelere, kokteyl partilerinden düğün ve balolara kadar pek çok farklı etkinliği organize ediyor. 24 saat hizmet sunan tam donanımlı iş merkeziyle otel, iş nedeniyle seyahat edenler için ideal.

DoubleTree by Hilton Piyalepaşa, Türkiye’deki dokuzuncu DoubleTree by Hilton ve buradaki portföyünü giderek genişleten Hilton Worldwide markası altında faaliyet gösteren 35. tesis.Konuklar, çalışanlar ve toplum için “Değerli Bir Deneyim Yaratma” (Create A Rewarding Experience) prensibini benimseyen DoubleTree by Hilton’da check-in sırasında çikolata parçalı sıcak kurabiyelerle karışlanan konuklar konaklama süreleri boyunca da güler yüzlü ve samimi bir hizmetin keyfini sürüyor. DoubleTree by Hilton İstanbul Piyalepaşa, tek bir konaklamada Points & Miles® kazandıran ve sezon kısıtlamasının olmadığı tek otel sadakat programı olan Hilton HHonors® üyesi. HHonors üyeleri, HHonors Puanları kazanma, dijital check-in ve doğrudan DoubleTree by Hilton üzerinden işlem yapmaları durumunda rezervasyon ücreti ödememe gibi imkanların yanı sıra her zaman en düşük fiyatlardan da faydalanıyor.
Haber Kaynağı: 2