10 Kasım 2015 Salı

Sarıyer Rotary Kulübü TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'a kulübün Meslek Hizmet Ödülü'nü verdi,,

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR





İstanbul Sarıyer Rotary Kulübü Derneği, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'a kulübün Meslek Hizmet Ödülü'nü verdi
Sürmeli Oteli'nde gerçekleştirilen ödül töreninde konuşan TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy

 "Turizmde yapacak daha çok işimiz var" dedi.
İstanbul Sürmeli Oteli'nde gerçekleştirilen ödül törenine Başaran Ulusoy'un yanı sıra Sarıyer Rotary Kulübü Başkanı Fulya Temeltaşı, Genel Sekreter Dilek Çınar ve Yönetim Kurlu üyeleri Seda Kuz Ağman ve Özcan Albak da katıdı. Ödül töreninde konuşma yapan Başaran Ulusoy TÜRSAB'ta görev aldığı süre boyunca hayata geçirdikleri hizmetlerden bahsetti. Türkiye'nin yurtdışındaki algısının değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ulusoy, ülkenin huzurunun turizm açısından çok önemli olduğunu söyledi. Ulusoy sözlerine şu şekilde devam etti:



"Güneydoğudaki sıkıntılar ülkemizin genel sıkıntısı. Ülkemizi yurtdışında temsil ederken ülkedeki barış, ekonomi ve kadın hakları konusunda doğru bilgiler vermeliyiz. Ülkenin huzuru birçok sektörü olduğu gibi turizm sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Kültürel varlıklarımıza sahip çıkmalıyız.


Özellikle yurtdışında tarihi dokuya zarar vermiyorlar ancak bizde durum farklı. Elimizde sadece Beyoğlu ve Adalar kaldı. Değerlerimize sahip çıkmalıyız. Kültür varlıklarımız sermayemizdir. 36 bin kişiye hizmet verebilecek kongre kapasitemiz var. Müzelerin modernize edilmesinden kontrolüne kadar birçok şey bizim tarafımızdan yapılıyor.



Topkapı ve Ayasoyfa ziyaretçi sayıları çok ciddi rakamlara ulaştı. Bu bağlamda turizm ve tarihi zenginliklerimizi bir araya getirmeliyiz."Gastronomi konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini de belirten TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy,   "Gastronomi lezzet durakları bizim eserimiz. Hatay ve Antep mutfaklarını dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. Sektör olarak elbette sıkıntılarımız var ancak Türkiye'nin geleceğine umutla bakıyoruz. Barış sektörünün temsilcisiyiz" dedi.


 Dernek Başkanı Fulya Temeltaşı'ndan ödülü alan Başaran Ulusoy, "Arkadaşlarımın çalışmasıyla bu ödülü hak ettik. İstanbul Sarıyer Rotary Kulübü'ne çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Gecede ayrıca, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Davut Günaydın ve TÜRSAB Genel Sekreteri Çetin Gürcün'e de katkılarından dolayı teşekkür belgesi verildi.

EGD Buluşmaları ŞİLE Gezisi....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul’un Şile İlçesinde 2 yıl önce Foça'daki ‘Yeryüzü Pazarı’ esas alınarak kurulan 'Doğal Ürünler Pazarı', 57 köyde oturanları sadece üretici olmaktan çıkararak, ürünlerini doğrudan satma olanağı sağladı
Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu, İstanbul’daki herkesi Cuma ve Pazar günü kurulan pazara davet etti. Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu, ‘EGD Buluşmaları’ kapsamında ilçeye gelen Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak ve dernek üyelerine ilçeyi gezdirirken, Foça’dan sonra kurulan ‘Yeryüzü Pazarı’na götürerek bu proje ile ilgili ayrıntıları anlattı.



Başkan Tabakoğlu, 2013 yılında Foça’da kurulan ‘Yeryüzü Pazarı’nı örnek alarak köylülerin turistik amaçlı hem de ürünlerini direkt pazarlayabilmeleri için bu pazarı açtıklarını ve çok olumlu sonuç aldıklarını söyledi. Şile Belediyesi, Kaymakamlık, Şile Turizm ve Tanıtma Derneği, Slow Food Şile Palamut Birliği, Ovacık Köyü Kadın Tohum Derneği destekleri ile kurulan pazarda 40 kilometrelik alan içindeki 57 köydeki tüm üreticilerin ürünlerini buraya getirebildiği ifade edildi.


 Köylülerin aracısız yetiştirdiği, topladığı, getirdiği ürünlerini bu pazarda sattığı belirtilirken bazı tezgahlar, ekmeğin pişirilme süresi nedeniyle ancak öğle saatlerinde açılabildiği kaydedildi. Pazarın aynı zamanda bir sosyal alan yarattığı, tüm köylülerle getirip satmak istedikleri ürün miktarı ile ilgili sözleşme yapıldığı, ikinci ürün için limit getirildiği böylece haksız rekabetin önüne geçildiği kaydedildi.Mevsimsel, yöresel ve sürdürülebilir tarım metotları ile üretilen doğal ürünlerin yer aldığı pazarda hibrid yerine ‘atalık’ olarak nitelendirilen tohum kullanıldığı vurgulandı.



Köylülerin kış mevsiminde kavanozlama, tuzlama, kurutma, turşulama gibi ikincil ürünlerin de üretilmesi için çalışma yapılırken bunların yanı sıra erişte, tarhana, ekmek üretilebildiği kaydedildi. Köylülerin evinin yanlarında üretim yapabilmeleri için, gerekli izinlerin alınabileceği altyapıda ufak atölyelerin de kurulduğu açıklandı. Gıda imalat belgesi olmayanların bu ürünleri getirip Şile’deki pazarda satamadığı ifade edildi.
 Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu, köylülerin üretimin yanı sıra pazarda bizzat yer alarak para kazanması sonucu yöredeki ekonominin canlandığı, kente göçün de önüne geçildiğini anlatırken, “İstanbul’a 1 saat uzaklıktaki bu hakiki doğal pazara herkesi davet ediyoruz. Burada temiz hava, bol doğal gıda var” dedi. EGD Başkanı Celal Toprak da Başkan Tabakoğlu’na kendilerine gösterdiği ilgi nedeniyle teşekkür etti.

7 Kasım 2015 Cumartesi

Renk Projesi Başkan Demircan ve Rize Valisi Ersin Yazıcı’nın himayelarinde yapıldı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



RİZE-Rize’de Eğitime Nitelik Kazandırma Projesi kapsamında Rize Valisi Ersin Yazıcı’nın davet üzerine Rize’ye giden Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, "RENK Projesi" kapsamında Rize Merkez Atatürk Ortaokulu'nda öğrencilerle bir araya geldi.Sabah erken saatlerde İstanbul’dan Rize’ye giden Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ı Rize Vali Yardımcısı Mehmet Kurt, Milli Eğitim Müdürü Şemsettin Durmuş, Atatürk İlkokulu Müdürü Mehmet Hut, idareciler, öğretmenler karşıladı. Merkez Yeniköy Mahallesi'nde bulunan Atatürk Ortaokulu öğrencileriyle bir araya gelen Başkan Demircan'a okul bahçesinde öğrenciler uzun süre sevgi gösterilerinde bulundu.

 ORTAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTELİM
Rize'de Eğitime Nitelik Kazandırma Projesi kapsamında Vali Ersin Yazıcı'nın daveti üzerine Rize'ye giden Başkan Demircan, ziyarette ilk olarak öğretmenler ile sohbet edip fikir alışverişinde bulundu. Başkan Demircan, “Bu okulun hamisi olarak Rize Valisi Ersin Yazıcı bey tarafından seçildim. Sizlerle beraber bu okuldaki öğrencilere ne katkımız olabilir benden istekleriniz nelerdir? Çocuklarımız için güzel şeyler yapabileceğimizi biliyorum. Ortak çalışmalar yürütelim” diyerek okul idareci ve öğretmenleri ile fikir alışverişinde bulundu.





“ONURLU VE GURURLUYUZ”
RENK Projesi kapsamında Rize Valisi Ersin Yazıcı beyin sıcak ve şefkatli elini okulların ve öğrencilere uzattığını belirten Atatürk İlköğretim Okulu Müdürü Mehmet Hut, “Rizeli olan ve Beyoğlu’nun sevilen Başkanı Ahmet Misbah Demircan aramızda. Onurlu ve gururluyuz. Bir metropol kentin önemli bir bölgesinde başarılara imza atarak 11 yıldır görev yapan ve bu görevini ilk günkü aşkla yürüten Demircan, bugün bizimle beraber. Bizi ziyarete geldiler. Çocuklarımızın ve bizim heyecanımıza ortak oluyorlar. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz,” dedi.

“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ALT YAPIDAN ÇOK DOĞRU EĞİTİMDİR”
Ülkenin bu günlere gelmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük katkısı olduğunu belirten Başkan Demircan, “Türkiye son 10 yılda dünya coğrafyasında çok önemli noktalara geldi. Bunda en önemli pay ülkemizin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aittir. Allah kendisinden razı olsun. Artık eğitimin ihtiyacını daha fazla hissediyoruz. Artık akıl terine alın terini katmalıyız. Bir ürünün değeri 100 lira aynı hacimde bir ürünün değeri ise 3 bin lira. Aradaki fark malzeme farkı değil akıl farkıdır. Artık akıl üretip satacak eğitimli gençleri yetiştirmeliyiz. Bugün Türkiye’nin ihtiyacı alt yapıdan çok doğru eğitim vererek kariyerini belirleyebileceğimiz çocuklar yetirmektir. Onları en iyi şekilde geleceğe hazırlamak için çocukluk yaşlardan gençlik yıllarına kadar eğitimlerini en iyi şekilde vermeliyiz. İnsan kaynağımız yer altı kaynaklarımız kadar kıymetlidir. Kaliteli ürünler yapabilmek için, katma değeri yüksek ürünler satabilmemiz için insanımızı eğitmemiz şart “ ifadelerini kullandı.



ÇOCUKLARLA KUCAKLAŞTI SOHBET ETTİ
Çocuklara hitap eden Başkan Demircan kendisinde Rizeli olduğunu söylemesi üzerine çocuklar uzun süre kendisini alkışladılar. Ardından öğrencilerin yanına giden Demircan’a Atatürk İlköğretim okulu öğrencileri sevgi gösterisinde bulundu. Çocuklarla şakalaşan ve onlarla sohbet eden başkan Demircan istekleri aldı ve onları Beyoğlu’na davet etti. Başkan öğrencilere bundan böyle sık sık beraber olacakları müjdesini verdi ve onlara çeşitli hediyeler sundu.

6 Kasım 2015 Cuma

Reis Gıda ve Darülaceze Başkanlığı vatandaşlara Aşure ikram etti ..



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Darülaceze Başkanlığı ve Reis Gıda,
vatandaşlara Aşure ikram etti

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Darülaceze Başkanlığı organizasyonu ve Reis Gıda katkıları ile 6 Kasım 2015 Cuma günü, Okmeydanı Perpa Ticaret Merkezi’nin 8.Kat Girişi Havuzbaşı alanında; Perpa çalışanlarına ve bölgeden geçmekte olan vatandaşlara Aşure ikramı gerçekleşti.
Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci, Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Perpa Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yümlü ve vatandaşların bir arada olduğu Aşure ikramı organizasyonunda;  “Muharrem ayında, komşularımız Aşure bekliyor. Bu geleneksel lezzet, keyifle paylaşılır, afiyetle yenir. Muharrem ayı mübarek olsun” denildi.  
Perpa Ticaret Merkezi’nde çalışanlar ve çevreden geçen vatandaşlar; Aşure ikramına yoğun ilgi gösterdi. Gün içinde süren organizasyonda, binlerce kişi Darülaceze’nin standına uğrayarak Aşuresini aldı.

Hamza Cebeci;
“Gençler yaşlılara, yaşlılar gençlere sahip çıkarsa; toplumda huzur ve bereket olur”




Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci, “Ne zaman ki gençler yaşlılara, yaşlılar gençlere sahip çıkarsa; zenginler fakirlerin elinden tutarken, fakirler zenginlere saygı duyarsa; işte o toplumda huzur ve bereket olur. Bu organizasyonda emeği geçen, Perpa yönetim kuruluna, Reis Gıda ailesine ve Darülaceze çalışanlarımıza teşekkür ederim” dedi.
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, “Muharrem ayı, paylaşım ayıdır. Bu ayda, yurdumuzun dört bir yanından gelen lezzet taneleri ile pişirilen Aşureler, komşulara dağıtılır. Hoşgörü tenceresinde pişen Aşurelerin komşularımıza ikramı, dayanışmanın en güzel örneklerinden birisidir” dedi.


Perpa Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yümlü, “Bir ülkenin ileri seviyede olması, düşkünlerine sahip çıkmasıyla ölçülür. Eğer yaşlılara sahip çıkılmaz ise, orada insanlık yoktur. Komşuluk yaptığımız Sultan Abdülhamit Han tarafından kurulan Darülaceze Başkanlığı, 120 yıldır ihtiyaç sahiplerine şefkat elini uzatıyor. Darülaceze organizasyonu ve Reis Gıda firmasının katkılarına teşekkür ederiz” dedi.

5 Kasım 2015 Perşembe

University of Khartoum, Uyumsoft AŞ’yi ziyaret etti...

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR





University of Khartoum,
Uyumsoft AŞ’yi ziyaret etti

Sudan University of Khartoum, Uyumsoft AŞ’nin Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Teknopark’ındaki merkez ofisini ziyaret etti. Sudan University of Khartoum’dan 25 kişilik profesör heyeti, YTÜ Teknopark’ını inceledi. Kendi üniversitelerinde de teknopark açma projelerini dile getiren University of Khartoum’ın akademisyen heyeti, Türkiye’deki teknopark sayısı, ar-ge personeli, çalışma biçimi, ofis dizaynları, firma büyüklükleri hakkında bilgi edindi.
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek ve University of Khartoum heyeti; 3 Kasım 2015 tarihinde, Uyumsoft’a yaptığı ziyarette Genel Müdür Hüseyin Şahin ile bir araya geldi. Yapılan görüşmede, Uyumsoft’un 19 yılda kamu ve özel sektörde göstermiş olduğu başarı yolculuğu ile üzerinde çalışmakta olduğu projeler hakkında bilgi verildi.



TÜRSAB HEPİMİZİN" Platformu Başkanı Emin Çakmak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



TÜRSAB HEPİMİZİN"  Platformu Başkanı Emin Çakmak basın mensuplarına  Varto’ya gittiniz mi   Ben mecburen gitmek zorundaydım çünkü orada bir temsilcim var. Deprem sonrası  Varto’da  yasayan insanlar Belçika’ya gittiler. Döndüklerinde yeni Varto’yu  yarattılar. Doğu da gezdiği yerleri anlatan Emin Çakmak Ceylan Prinçcioğlu’nun sorusuna da cevap verdi. Muş’un yolu gerçekten yokuş mu? Emin... Emin Çakmak Hakkari daha yokuş ve dik diyerek cevap verdi. Biz turizmin başkentlerini geziyoruz ama nerede bir temsilcimiz var ise biz oradayız gitmek zorundayız. Biz emin adımlarla çaka çaka geliyoruz. Sözcü gazetesinin temsilcisi  Emin Çakmak’a bir soru yöneltti. Mevcut Başkan Başaran Ulusoy her defasında  son diyor ama yine başkan seçiliyor. Bu dönem nasıl olacak diye sordu.  Emin Çakmak’ın cevabı ise geçen seçimlerde kıl payı başkanlığı kaçırdık. Gördük ki bir sene çalışmak yetmiyormuş.



 Biz seçimler sonrası hemen çalışmalara başladık. Seçim sonrası  Elit World Hotel’de  hemen toplandık tüm temsilcilerimizle seçim zamanını birlikte masaya yatırdık. Geçmiş bir kayıplarımızı telafi etmek için emin adımlarla çalışıyoruz. 6 kasım’a kadar delege kayıtları devam ediyor. 3086 Delege sayısına ulaştık. Türkiye Seyahat portalını kuracağız. Sektor paydaşları 1618 yasa sayılı  kanunda değişim yappp bakanlığa sunacağız. 25 bin nufusa bir acenta  kısıtlaması getireceğiz.TÜRSAB belgeleri taksi plakaları gibi devir edilebilecek taban ve tavan fiyatları olacak bunu TÜRSAB belirleyecek. Aplikasyon geliştirip 3 operatör ile anlaşarak  ülkemize giriş yapan  turisti kayıt altına alacağız. Son ulaşım yerine kadar takip edilecek. TÜRSAB olarak Türkiye’ ye gelen turiste tam güvence vereceğiz dedi



TÜRSAB Başkan Adayı Emin Çakmak konuşmasına yönetim kurulunun da hazır bulunduğu toplantıda konuşmasına devam etti. Dünyada ve ülkemizde her alanda olduğu gibi, turizmde de dönüşüm çok hızlı yaşanmaktadır.  Bu hızlı dönüşüm, sektörel sorunlarımızı da hızla artırmaktadır. Mevcut TÜRSAB yönetimi; ne öngörüleriyle, ne mevcut yönetim anlayışıyla, ne de teknolojik alt yapısıyla sorunlarımızı çözememekte, mevcut 1618 sayılı yasamız ise artık ihtiyaçlarımıza cevap vermemektedir.Bizler "TÜRSAB HEPİMİZİN" diyen arkadaşlarımızla beraber;  TÜRSAB’ımızı çağ dışı kalmış yönetimden kurtarmak, gerçek işlevine kavuşturmak için TÜRSAB’ın gerçek sahipleri olan değerli üyelerimize hizmet etmeye talip olduk. Bizler, sektörümüzde çalışan tüm emektar kardeşlerimizin haklarını korumak, sorunlarını çözmek ve sektörümüzün hak ettiği yere gelmesi için bu göreve talibiz. Sektörümüzde çalışan kardeşlerimizin, ekmek götürdükleri ailelerinin de bir an önce bu mutlu hedeflere kavuşmak için bizlere dua ettiklerini biliyor ve bu duaların gücüyle başaracağımıza tüm kalbimizle inanıyoruz. 3 yıldır Anadolu’da gezmedik, kapısını çalmadık acenta bırakmadık. Sorunları yerinde tespit ettik ve çözümlerini de sorunlar ile baş başa bırakılan meslektaşlarımızla birlikte ürettik. 22. Dönem Genel kurul öncesi 154 sorun ve çözümünü seçim beyannamesinde açıkladık. Bu sorunlar hepsi biran önce çözüme kavuşması gerekir ancak öncelikli ve çok canımızın yandığı konuları aşağıda özetledik. 3 yıl öncesinde yola çıkarken 2+2 kuralını kendimiz için kırmızı çizgi olarak belirlemiştik. Amacımız hizmet etmek başkan olmak değil.




TEMİNAT SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ
Ağır teminat sistemi yerine işlevsel sigorta sistemi hayata geçirilmelidir. Seyahat acentalarının, seyahat acentası ve tur operatörleri olarak ayrıştırılması ve genel bir sigorta sistemi kapsamında sigortalanarak hem acentaların hem de tüketicilerin teminat altına alınması gerekmektedir. TÜRSAB’ın öncülüğünde, rakip ülkelerin ve Avrupa Birliği’nin uygulamaları incelenerek bu çalışma karara bağlanmalıdır. Tüketici sigortası sistemi daha işlevsel hale getirilmelidir. Teminat sistemi, seyahat acentaları grupları kaldırıldığında tekrar gözden geçirilmelidir. Tüketicinin etkin sigorta ile korunması gerekmektedir.1618 sayılı kanunun ilgili maddesi iptal edildiğinden dolayı kanuna istinaden çıkartılan yönetmelik bu yönü ile hukuka uygun değildir. Bu nedenle kanunda düzenleme yapılmalı, teminat miktarı makul bir düzeyde belirlenmeli, hem tüketici hem de küçük ve orta büyüklükteki seyahat acentaları koruma altına alınmalıdır.

DÜNYA DEVİ İNTERNET SİTESİ KURACAĞIZ
Türkiye pazarının yüzde yetmişine hitap eden seyahat sitelerine rakip olacak dünya çapında bir seyahat sitesi kurulacak.İç ve dış turizm yapan acentaların ürünleri bu sitede yer alacak. Tüm üyelerin bu portal da ürünlerini nihai tüketici ile buluşturarak reklam giderlerinin düşürülmesi sağlanacaktır.  Vatandaşların tatil seçimini bu portal üzerinden yapması sağlanacaktır.

BELGE DEVRİNİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ
Faaliyetine devam etmek istemeyen seyahat acentaları sahiplerinin, acentacılık haklarını satış yoluyla devredebilmesi sağlanacaktır. Bölgelerindeki ölü sezonlarında acenta ve şubelerinin faaliyetlerine ara vermek isteyenler için uygun kural ve izinler oluşturulacaktır. Şube aidatları mevcudun %75’i oranında indirim yapılacaktır.



HAC VE UMRE İŞİ ACENTANIN OLACAK
Diyanet İşleri Başkanlığı ile görüşülerek hac ve umre organizasyonlarının tamamının TÜRSAB üyeleri tarafından yapılmasına çalışılacaktır. Hac kontenjanının aşamalı olarak diyanetten alınarak acentalar lehine çevrilmesi için çalışmalara başlanacak. 5 yıl içerisinde de 100% kontenjanın acentalar tarafından yapılmasına çalışılacaktır. Hac umre komitesinde yandaşlar değil, işi bilen ve sektöre hizmet üretecek acentalar görev yapacaktır. Havayolu şirketleriyle hac umre uçuşları için en uygun fiyat anlaşmaları yapılacak ve tekeller oluşturulması engellenecektir. Servis fiyatları makul düzeylere düşürülecektir. Mekke ve Medine'de Servis kalitesi arttırılıp yaşanan sorunlar giderilecek ve hesaplara açıklık getirilecektir. Hac ve Umre acentalarımızın sahipleri, ortakları ve operasyon müdürlerine 1 yıllık ticari vizeleri, TÜRSAB tarafından alınacaktır. (Hac ve umre organizasyonlarında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın seyahat acentalarının hem rakibi hem de denetleyicisi olması haksız rekabete neden olduğu için, Diyanet İşleri Başkanlığı sadece gözetleyici ve denetleyici konumunda faaliyetlerini sürdürmelidir.)

ACENTAMIZI İKİNCİ İŞ YAPMAKTAN KURTARACAĞIZ
Seyahat acentalarını gerçek işlerini yapar hale getirilerek ikinci işe ihtiyaçları olmaktan kurtaracağız. Acentaların iş güçlerini artırıcı ve yeni kaynaklar yaratıcı projeler geliştirdik. Artık acentaların kazançlarını artıracağız. Acentalar, ofisinin ve çalışanlarının giderini karşıladığı gibi mesleki saygınlıkları da artacaktır.

YENİ ACENTALARA KOTA GETİRECEĞİZ
Yeni acenta ve şube açılışlarında açılış kriterleri yeniden düzenlenecektir. Bölgesel kota sistemi geliştirilerek merkez acenta ve şube açma kriterleri yeniden belirlenecektir. Kotası müsait olan illerde acenta açılışlarına o bölgenin yerel halkından olan ve “meslekte tecrübe sahibi “ turizmcilere öncelik sağlanacaktır.  Kotası müsait olmayan illerde merkez acenta ya da şube açılışına izin verilmeyecektir. Bu uygulama sonrasında belge satışlarına son verilerek, belgelerin değer kazanmalarına imkân sağlanmış olacaktır

HESAP VEREN TÜRSAB OLACAĞIZ
TÜRSAB’ın iştiraklerinden elde ettiği tüm gelirleri; sektörün ve üyelerinin tanıtımı ile üyelerin alt yapılarının ve teknolojik üst yapılarının geliştirilmesi için harcanacaktır. Geçmiş dönemde elde edilen gelirlerin nerede kullanıldığı tespit edilecek, bu gelirlerin de sektör ihtiyaçları doğrultusunda harcanmaları sağlanacaktır.Üç aylık dönemlerde gelir ve giderler şeffaf olarak üyelerin incelemesine güncel olarak açık bulunacaktır.

BYK' LARI TEKRAR DÜZENLEYECEĞİZ
Mevcut BYK Başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri bizim için çok değerlidir. Bölgede faaliyet gösteren tüm meslektaşlarımız bölgesel turizm kalkınma konseylerinde görev alacaklardır. BYK seçimleri yönetim güdümlü olarak değil özerk, saygın ve demokratik olarak yapılacaktır. Bölgesel Yürütme Kurulu seçimleri tüm meslektaşlarımıza açık olarak genel kurul seçiminden önce yapılacaktır. Bölgesel yürütme kurullarının özerk hale getirilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

HAVAYOLLARIYLA GÜÇLÜ MÜZAKERE
 Havayolu  – Acenta  ilişkilerinde, acentaların potansiyel satış gücü havayolu şirketlerine izah edilerek güçlü bir müzakere masası kurulacaktır. Havayolu – Acenta amaç ve çıkarlarının aynı olduğunu, acentaların haklarının ve kazanımlarının  havayollarına  kabul ettirilmesi ısrarla sürdürülecektir.

KAÇAK FAALİYETLERİ ENGELLEYECEĞİZ
Türkiye’nin giriş noktalarında denetimler artırılarak seyahat acentası aracılığıyla organize edilmediği anlaşılan faaliyetleri cezalandırıracağız.Belediyeler, Kamu Kuruluşları, Okullar ve benzeri kuruluşların düzenlediği kaçak gezilerin, seyahat acentaları tarafından düzenlenmesi için gerekli girişimlerde bulunacağız.Teknolojik altyapı ve kadro ile internet aracılığıyla 24 saat kaçak faaliyetlerin anında izlenerek durdurulması için gerekli müdahaleleri yapacağız.Müze ve Ören yeri girişlerinde seyahat acentası ve korsan turist rehberliği gibi kaçak faaliyetlerin önlenmesi için sürekli denetim yapacağız.

BELGE DEVRİNİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ
Faaliyetine devam etmek istemeyen seyahat acentaları sahiplerinin, acentacılık haklarını satış yoluyla devredebilmesi sağlanacaktır. Bölgelerindeki ölü sezonlarında acenta ve şubelerinin faaliyetlerine ara vermek isteyenler için uygun kural ve izinler oluşturulacaktır. Şube aidatları mevcudun %75’i oranında indirim yapılacaktır.


4 Kasım 2015 Çarşamba

Mahmut Kılınç: “Türkiye’de 300 milyar dolar civarında, 100 bin şantiye var”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





“Türkiye, dünyada ‘mega’ diye tabir edilen büyük çaplı projelerin en fazla hayata geçirildiği ülkeler arasında ilk sıralardadır” açıklamasını yapan ANBA Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni ve İnşaat Platformu sözcüsü Mahmut Kılınç: “Türkiye, devam eden 100 bin adetlik projeleri ile adeta şantiyeler ülkesidir. Söz konusu yatırımların toplam bedeli 300 milyar dolar civarındadır” dedi.


“Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar çok şantiye görmek mümkün değil”

İnşaat sektörüne dair görüşlerini paylaşan Mahmut Kılınç: “Yapı projeleri bilgi bankası Projehaber.com verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 100 bin şantiye var. Bu rakam ile Türkiye, adeta şantiyeler ülkesi konumundadır. Dünyanın hiçbir ülkesinde, bu kadar çok sayıda şantiye görmek mümkün değil. Türkiye, dünyada ‘mega’ diye tabir edilen büyük çaplı projelerin en fazla hayata geçirildiği ülkeler arasında ilk sıralardadır. Yine Projehaber.com ve TÜİK verilerine göre; 100 bin şantiyenin yaklaşık %63’ü özel sektör, %37’si kamu kurum ve kuruluşlarına ait projelerdir. Kategori olarak baktığımızda ise, projelerin %90’ı üstyapı, %10’u altyapı projeleri olarak karşımıza çıkıyor. Rakamsal olarak baktığımızda ise, gerçekleştirilen projelerin bedeli yaklaşık 300 milyar dolar civarındadır. Bu rakamın 150 milyar dolarlık kısmı üstyapı, 150 milyar dolarlık bölümü ise altyapı-enerji-ulaşım projelerine ayrılmış durumdadır. Oransal veriler eşit olmasa da, yatırım bütçeleri anlamında %50-50 bir eşitlik olduğunu söylemek mümkündür” diye konuştu.

“Üstyapı projelerinin toplam kapalı alanı 500 bin metrekaredir”

Sektöre dair açıklamalarını sürdüren Mahmut Kılınç: “Bir diğer önemli veriye göre, üstyapı projelerinin toplam kapalı alanı 500 bin metrekare mertebesindedir. Ortak alanlar da hesaplandığında, konutların aldığı pay %67, konut dışı projelerin aldığı pay ise %33 olarak görülmektedir. Yapı sahipliğine göre ise %88 özel, %10 devlet ve %1.7 kooperatif şeklinde sıralanmaktadır. Dikkat çeken bir diğer husus ise 2013/2014/2015 yıllarının ilk 6 aylık dönemlerine dair metrekare bazındaki verilerdir. Buna göre, metrekare açısından 2014’ün ilk 6 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre %35 artış kaydedilmiştir. Bu, fevkalade bir artıştır. Keza, 2015 yılına dair ilk 6 aylık verilere bakıldığında ise, %28.4’lük bir düşüş kaydedilmiştir. Bu dalgalı tabloya rağmen, gözden kaçırılmaması gereken hadise ise, 2013’ten 2015’e, toplam da bir yükseliş olduğudur” açıklamalarını yaptı.
                     
“Türkiye’nin, hayati öneme sahip projelerinin yatırım bedeli 150 milyar dolar”

Mahmut Kılınç: “Ülkemizde enerji 50 milyar dolar, ulaşım 60 milyar dolar, su-kanalizasyon-sulama-çevre düzenlemesi gibi altyapı projeleri 30 milyar dolar, petro-kimya-doğalgaz projeleri 10 milyar dolar olmak üzere, söz konusu projeler 150 milyar dolarlık bir yatırımı kapsamaktadır” dedi.

“Türkiye; enerji, ulaşım, altyapı, konularında halen yetersiz bir ülkedir”

Mahmut Kılınç: “İnşaat, ülkemiz ekonomisindeki en önemli lokomotif sektördür. İnşaat sektörüne girdi sağlayan diğer sektörlerin katkısı da dikkate alındığında, GSMH’dan yaklaşık %35 civarında pay almaktadır. Türkiye; enerji, ulaşım, altyapı, konularında halen yetersiz bir ülkedir. Bu anlamda gelişmekte olan bir ülke olarak, söz konusu yatırımların sekteye uğramaması için hepimiz katkı sağlamalıyız. Aksi takdirde reel sektörün yatırım, üretim veya ihracat yapması mümkün değildir. İnşaat sektörü canlılığını koruduğu sürece, lokomotif olmaya devam edecektir. İnşaat ve gayrimenkul sektörü, reel sektöre doğrudan katkı sağlamaktadır; ancak üretim ve yatırım yapan reel sektörün üretimden vazgeçip gayrimenkul yatırımı anlamında inşaata dönüyor olması ise ülkemiz ekonomisi açısından çok büyük bir risktir. Gayrimenkul sektörünün, Türkiye’deki tasarrufların önemli bir bölümü çekmesi, ekonomik bakımdan hiç sağlıklı değildir. Böyle devam ederse, reel sektör büyük yara alır” diye konuştu.

“İnşaat sektörü, konuttan ibaret değildir”

Sözlerini konut yatırımlarına değinerek sonlandıran Mahmut Kılınç: “İnşaat sektörü, konuttan ibaret değildir. Bu yanılgı, acilen değiştirilmelidir. Konut pazarı, inşaat sektörü içerisinde %30 pay almaktadır, üstyapı yatırımlarının ise %70’ini oluşturmaktadır. Konutun inşaat sektörü içindeki payı yüksek olsa da bu, inşaatın konuttan ibaret olmadığı gerçeğini değiştirmez. Konut, inşaat sektörü içindeki enstrümanlardan sadece biridir. İnşaat sektörü ve ülke olarak konuta verdiğimiz enerjinin daha fazlasını ‘mega yatırımlara’ harcamalıyız. Çünkü söz konusu yatırımlar, ülkemizin geleceği açısından çok daha hayati öneme sahiptir” dedi.


100 bin şantiye
%63’ü özel sektör,
%37’si kamu kurum ve kuruluşları

100 bin şantiye kategorisi
%90’ı üst yapı
%10’u altyapı

100 bin şantiyede 300 milyar dolar proje
150 milyar dolar üst yapı
150 milyar dolar altyapı-enerji-ulaşım