12 Nisan 2017 Çarşamba

İstanbul, Bakü Shopping Fest’e ilham verdi...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İstanbul Shopping Fest deneyimi Bakü’de:
İstanbul, Bakü Shopping Fest’e ilham verdi
İstanbul’un gelenekselleşen alışveriş festivali Azerbaycan’a örnek oldu. Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan İstanbul Shopping Fest’in (İSF) uluslararası başarısının ardından Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu yıl Bakü Shopping Fest adıyla ülkenin ilk alışveriş festivalini düzenledi.
İSF heyeti, bir ay boyunca devam edecek festivalin onur konuğu olarak açılışa katıldı. Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanı Ebülfes Karayev’in bizzat ağırladığı heyet, festival kapsamında Bakü’de temaslarda bulundu. Karayev, İSF’yi temsilen Genel Müdür Hicran Özbük’e festivalin gerçekleşmesindeki katkılarından ötürü teşekkür etti.

Türkiye'nin en büyük turizm, alışveriş ve kentsel markalaştırma projesi İstanbul Shopping Fest (İSF), Azerbaycan’ın ilk alışveriş festivaline ilham kaynağı oldu. Bu yıl ilk kez düzenlenen festival  için İstanbul Shopping Fest yönetimi ile bilgi alışverişi yapan Bakü Shopping Fest, 10 Nisan’da başladı.  10 Mayıs’a kadar sürecek festivalin açılışına İstanbul Shopping Fest ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) Genel Müdürü Hicran Özbük ve İSF heyeti onur konuğu olarak katıldı.
Ebülfes Karayev: “Türkiye’nin tecrübesinden istifade ettik”
Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanı Ebülfes Karayev, Bakü Shopping Fest’in açılış gününde İstanbul Shopping Fest Genel Müdürü Hicran Özbük başkanlığındaki Türk heyetini kabul etti. İki ülkenin alışveriş ve kültür turizminin geliştirilmesi için karşılıklı fikir alışverişi yapılan görüşmenin ardından açıklama yapan Karayev,“ Ülkemizde ilk defa gerçekleştirilen Bakü Shopping Fest’in açılışına Türk heyetinin katılmasından mutluluk duyduk. Türkiye’nin bu alandaki tecrübesinden istifade ettiğimizi vurgulamak isterim.” dedi.
Hicran Özbük: İlham kaynağı olması sevindirici
İSF ve ICVB Genel Müdürü Hicran Özbük ise festival deneyimini Bakü’ye taşımaktan gurur duyduklarını belirterek  “Bu yıl yedincisini gerçekleştireceğimiz İstanbul Shopping Fest bize alışveriş turizmi alanında büyük deneyim kazandırdı. Turizmi çeşitlendirmek, ülkeye gelen turist sayısını artırabilmek için çok önemli. Bu tarz alışveriş festilvalleri de şehre kazandırdığı canlılık ile turistlerin tercihinde etkili oluyor. Tecrübelerimiz bize İstanbul Shopping Fest’in şehri cazibe merkezi haline getirmekte önemli katkısı olduğunu gösterdi, Bakü’de de aynı etkiyi göstereceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Kardeş ülke Azarbaycan’a festivalimizle ilham kaynağı olmak bizleri sevindirdi. Bakü Shopping Fest’in de yıllar boyu başarıyla devam eden bir festival olmasını umut ediyor, iki ülkenin turizm ve ticaret potansiyelinin karşılıklı olarak daha da gelişmesini diliyoruz.” dedi.

Özbük: Azerbaycanlı turistler daha çok harcama yapıyor
 Azerbaycanlı turistlerin Türkiye’de yaptıkları harcamalara ilişkin rakamlara da değinen Özbük, “Verilere göre, Türkiye’ye gelen Azerbaycanlı turist sayısı yılda 600 bin civarında. Turist başına harcama tutarı ise genel ortalamanın oldukça üzerinde. Türkiye’ye gelen turistlerin kişi başı harcama ortalaması 865 TL olmasına karşın, Azerbaycanlı turistlerde bu rakam 1.848 TL’yi buluyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye gelen Azerbaycanlı turistlerin harcama tutarında ise yüzde 19’luk önemli bir artış gözlendi.” dedi.
Gasimova: İstanbul Shopping Fest bize kılavuz oldu
Bakü Shopping Fest, Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın İstanbul örneğinden yola çıkarak Bakü’yü dünyaya tanıtmak amacıyla tasarladığı bir festival. Festivalin Genel Müdürü Ulviyya Mir-Gasimova, fikrin oluşumunda olduğu kadar organizasyonunun tüm ayrıntılarında da İstanbul Shopping Fest’in tecrübelerinden yararlandıklarını söyledi. Hazırlık sürecinde İstanbul’daki deneyimli ekibin bilgilerinden önemli ölçüde yararlandıklarını belirten Gasimova, “İstanbul Shopping Fest bize kılavuz oldu. Bu sayede edindiğimiz bilgiler bizim için çok kıymetli. Azerbaycanlı turistler zaten İSF’yi beğeniyor ve festival zamanı Türkiye’yi ziyaret ediyor. Benzer bir iklimi Bakü’den yaratmak önemliydi. Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz festivalimizin tıpkı İSF gibi kentsel markalaşmaya katkıda bulunmasını, özel sektörün gelişimini desteklemesini ve Azerbaycan’a gelen turist sayısını artırmaya katkıda bulunmasını hedefliyoruz” dedi.
Bakü Shopping Fest Hakkında
Bu yıl 10 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasında ilk defa düzenlenen Bakü Shopping Fest boyunca anlaşmalı mağazaların ürünleri indirimli olarak satın alınabilecek. Azerbaycan’ı ziyaret eden turistler festival kapsamında aldıkları ürünlerin KDV'sinin bir kısmını “Tax free” sistemiyle geri alabilecekler.
Festivalin Azerbaycan'a gelen turist sayısına 200 bine yakın katkı sağlaması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl gelirlerinin yüzde 4'nü turizmden elde eden Azerbaycan’ın Bakü Shopping Fest ile yaklaşık 50 milyon Manat ek gelir elde edeceği tahmin ediliyor.

İstanbul Shopping Fest Hakkında...
İstanbul Shopping Fest organizasyonu; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Valiliği desteği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Ticaret Odası işbirliği ile bu yıl yedinci kez düzenlenecek.
İstanbul Shopping Fest, 1-16 Temmuz tarihleri arasında, 16 gün boyunca devam edecek.

“Uyumsoft web ERP Gelişmiş Özellikler” eğitimi düzenlendi..

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


“Uyumsoft web ERP Gelişmiş Özellikler” eğitimi düzenlendi

“Uyumsoft web ERP Gelişmiş Özellikler” konulu eğitim semineri, geçtiğimiz günlerde, Uyumsoft’un YTÜ Teknoparkındaki merkez ofisinde düzenlendi. Uyumsoft’un müşterilerindeki Proje Yöneticilerinin katıldığı eğitimde, web ERP’nin gelişmiş özelliklerinin nasıl kullanılacağı hakkında bilgi verildi. Eğitimin sonunda müşteriler, gelişmiş özellikleri kullanarak, kendi ürünlerinde nasıl özelleştirme yapabileceklerini öğrendiler.



Düzenlenen eğitimin içeriğinde şu konular; Yeni Portlet Yapısı, Yetki Sistemi (Kayıt Yetkisi - Alan Bazlı),
Zorunlu Alan Tanımlama, Ekran Kontrolleri, Uyarı İşlemleri, Google Haritaları, e-mail ve SMS Özelliği, Kullanıcının yardım ekranına, ek yardım eklemesi, Grid de satırında çıkan özellikler, Login ekranına resim koyma, Onaydaki yeni özellikler, Dosya ekleme, Yorum ekleme, Takip et, Dinamik Alan Açma, Dinamik Kontrol Ekleme, Dinamik Kod ekleme, Database Trigger Ekleme, Dinamik Liste Oluşturma, Dinamik Pop-up Ekleme, Yetki verirken menü ağacında gösterme zorunluluğun kaldırılması ve Yeni Menü, Otomatik Rapor mail atma, bildirim tanımı  anlatıldı.

11 Nisan 2017 Salı

Takeda, Türkiye’de Büyümeye Onkoloji Alanında Devam Ediyor...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Takeda, Türkiye’de Büyümeye Onkoloji Alanında Devam Ediyor
Araştırma ve Geliştirme odaklı Japon ilaç şirketi Takeda, Osteosarkom ve Lenfoma hastaları için geliştirdiği yenilikçi ilaçlarla Türkiye’deki hastalara daha iyi tedavi imkanları sunacak. Takeda Türkiye, kanser tedavisinde öncülük edebilecek iki yeni onkoloji ilacını portföyüne ekleyerek hastaların hayat kalitelerini arttırmayı hedefliyor.
230 yılı aşan köklü bir geçmişe sahip dünyanın önde gelen ilaç firmalarından Takeda, hasta sağlığını odağına alan ve çığır açan yenilikçi yaklaşımlarıyla Ar-Ge çalışmalarına her yıl 4 milyar USD yatırım sağlıyor. 2009 yılında Türkiye pazarına giren Takeda, ülkemizde hematoloji, onkoloji, gastroenteroloji, solunum, metabolizma, enfeksiyon ve kas iskelet sistemi gibi önemli terapötik alanlarda faaliyet gösteriyor.
2015 yılında yaptığı önemli bir portföy satın alımıyla Türkiye’de hız kesmeden büyüyen ve iş hacmini üç katına kadar çıkararak büyük bir başarıya imza atan Takeda Türkiye, onkoloji alanında geliştirdiği iki yeni ilacını Türk hekim ve hastalarına yeni bir tedavi seçeneği olarak sunmanın gururunu yaşıyor. Takeda Türkiye Genel Müdürü Gamze Yüceland, “Türkiye’deki hastaların ve sağlık kurumlarının farklı ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek için portföyümüzü ve ekibimizi geliştirmeye, global yetkinliklerimizi Türkiye’deki ihtiyaçlar ile buluşturmaya devam edeceğiz. Kültürümüzde var olan girişimci ruh, adanmışlık ve tutku, Takeda’nın onkoloji alanında hastalara daha iyi çözümler sunmasını sağlıyor.” dedi.
Osteosarkom; kemik kanserlerinin en sık rastlanan türüdür, daha çok çocuk ve genç erişkin hastalarda görülmektedir. Bu tedavi alanındaki Takeda’nın yeni ilacı ile, uygun hastalarda standart tedavilere göre sağ kalım avantajı sağlanabilmektedir. Hastaların yaşam sürelerine katkı sağlayabilen bu yeni tedavi yöntemi,  Takeda’nın onkoloji alanında öncü olma amacını güçlü kılmaktadır.
Lenfoma bir lenfatik sistem kanseridir. Takeda, iki lenfoma alt tipinde (Hodgkin Lenfoma ve Anaplastic Büyük Hücreli Lenfoma) karşılanmamış tedavi ihtiyaçlarına da yenilikçi bir alternatif sunmaktadır. Takeda’nın bu alandaki yeni tedavi seçeneği, kanser hücrelerine direkt bağlanabilen bir antikor-ilaçtır. Bu ilaç, nadir ve kısıtlı tedavi imkânlarına sahip iki lenfoma alt tipinin tedavisinde daha önceki tedavi seçeneklerinin başarısız olduğu hastalarda hastalıksız dönemi ve sağ kalımı artırmak adına önemli etkilere sahiptir.
Takeda Türkiye Medikal Direktörü Dr. Kerem Organ,  “Takeda’nın sunduğu bu yeni tedavi, uygun Hodgkin Lenfoma hastalarında olumlu tolerabiliteye ve etkinliğe sahiptir. Bu hastalığın tedavisine, son 34 yılda spesifik yeni bir ilaç sunduğumuz ve böyle büyük bir gelişmeyle daha çok hastanın hayatına olumlu etki edebildiğimiz için çok mutluyuz.” ifadesinde bulundu.
Takeda önümüzdeki dönemde de onkoloji-hematoloji ve gastroenteroloji alanlarında hastalara umut olacak yeni tedaviler üzerinde çalışmaya devam edecektir. Takeda Türkiye’nin hedefi, tüm yenilikçi ürünlerini en hızlı şekilde Türkiye’deki hastalara da ulaştırılabilmesidir.

GENEL MÜDÜR GAMZE YÜCELAND’IN açıklamaları şöyle;
Ben, Gamze Yüceland… Nisan 2015’den beri Takeda Türkiye’nin Genel Müdürlüğü görevini yürütüyorum. İlaç sektörüne ise 20 yılımı adadım… Bunun büyük bölümü Türkiye’de, 2 senesi ise yurt dışı görevlerde geçti.
Takeda, Merkezi Osaka, Japonya’da bulunan araştırmacı, global bir ilaç firmasıdır. Takeda-izm felsefesi adı verilen Dürüstlük, Azim, Adalet ve Bütünlük değerleri üzerine kurulan Takeda, 1781 yılında kurulmuş bir şirket… Yani 236 yıllık bir geçmişe sahip...
Japonya’nın en büyük ilaç şirketi olan Takeda, dünyanın her yerinde insanlara daha iyi sağlık sunabilmek ve ilaç alanındaki yeniliklere liderlik etmek için var gücüyle çalışıyor.
Takeda bugün 70’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. 18 ülkede toplam 27 üretim merkezi ve 30.000’den fazla çalışanı var. Takeda 1915’ten beri AR&GE faaliyetleri yapan bir firma. Bugüne baktığımızda Takeda AR-GE çalışmalarına yıllık 4 milyar dolar yatırım sağlıyor.  Bu rakam gelirin yaklaşık yüzde 21’inin AR-GE’ye yatırıldığı anlamına geliyor.
Öte yandan Nobel Ödüllü araştırmacımız Shinya Yamanaka 50 kişilik ekibiyle Tokyo Shonan Araştırma Merkezimizde kök hücre konusunda çığır açacak ilaçlar için araştırmalarına devam ediyor ve bu çalışmaların önümüzdeki 10 yıl boyunca devam etmesi planlanıyor.
Türkiye’de ise hâlihazırda onkoloji ve gastroenteroloji alanında 41 merkezde yürütmekte olduğumuz 14 tane klinik çalışmamız var.
Tüm bu AR-GE çabalarımız ile dünyada gastroenterolojide ve onkolojide lider çözümler sunan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam etmek en büyük hedefimiz.
Takeda Türkiye’nin hikâyesine şöyle bir değinecek olursak, Merkezi İstanbul’da bulunan Takeda Türkiye, 2009 yılında kuruldu. Şirketimiz, 8 yıldır, gastroenteroloji, diyabet, solunum gibi alanlara ve 2016’nın ikinci yarısından bu yana da onkoloji alanına yönelik tedavileri hastalara sunuyoruz. Yüksek kalite standartları ile üretilen ürünlerimiz ile hastaların hayatlarını iyileştirmeye, değer katmaya çalışıyoruz.
Türkiye, Takeda için kritik bir öneme sahip; Takeda’nın Türkiye’de büyümeye ve yatırım yapmaya yönelik odağında 2015 yılı çok önemli bir dönüm noktası oldu. Türkiye’de önemli bir yatırım yaparak, yerli bir üretici firmadan seçilmiş 13 ilacın bulunduğu ürün portföyünü satın aldık.
Bu satın alma, iş hacmimizi üç katı kadar arttırmamıza olanak sağlarken aynı zamanda yerli üretim payımızın yükselmesine sebep oldu.
Türkiye’de yaklaşık 300 çalışanıyla ve güçlü ürün portföyü ile bugün ilaç pazarının güçlü oyuncularından biri olan Takeda hasta odaklı yaklaşımıyla hasta ve hekimlerin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Türkiye’de, hematoloji onkoloji, gastroenteroloji, solunum, metabolizma, enfeksiyon ve kas iskelet sistemi tedavi alanlarında faaliyet göstermeyi sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Bir önceki toplantımızda, onkoloji alanındaki yeni ürünlerimiz için gerekli ruhsat ve geri ödeme süreçleri tamamlandığında Türkiye’de aktif olarak çalışmaya başlayacağımızı söylemiştim. O konuşmamda ayrıca Takeda’nın Türkiye’de büyümeye devam edeceğini ve Onkoloji -  Hematoloji alanında yeni ürünleriyle Türkiye’nin iddialı firmalarından biri olacağının altını çizmiştim.
İşte şimdi o aşamaya geldiğimizi belirtmek isterim… Yakın dönemde onkoloji alanında Türk hastalarının tedavisinde umut olacak 2 yenilikçi ilacımızı kullanıma sunmanın heyecanı içerisindeyiz.
Bu gelişmenin temelinde yatan Takeda Onkoloji misyonumuzu sizlerle paylaşmak isterim:
Tüm dünyadaki kanser hastalarına, bilimselliğimizden ödün vermeden, çığır açan yenilikçi yaklaşımlarımızla ve hastaların hayat kalitesini yükseltme arzumuzla, yeni ilaçları ulaştırmada öncülük etmek istiyoruz.
Onkoloji alanında geliştirilen yeni ürünlerimiz de aslında bunun en güzel kanıtları…
Kanser tedavisinde öncülük edebilecek ve tedavi protokollerini değiştirebilecek ürün portföyümüz, lenfoma ve osteosarkom alanlarında, diğer tedavi alternatiflerine göre fark yaratan ürünleri kapsıyor.
Yeni ilaçlarımızdan biri kemik kanserleri içerisinde en sık rastlanan kanser tipi olan çocuk ve genç erişkinlerde görülen Osteosarkom hastalığının tedavisine yönelik geliştirilen bir ürün…
Takeda olarak ayrıca iki lenfoma alt tipinde (Hodgkin lenfoma ve anaplastic büyük hücreli lenfoma) karşılanmamış tedavi ihtiyaçlarına da yenilikçi bir alternatif sunmaktayız.
Kanserle olan savaşta bize büyük yol kat ettiren yeni ilaçlarımızla birleşen girişimci ruhumuzun ve tutkumuzun Takeda’yı kanserle olan savaşta öncü ve tedavi ihtiyacı karşılanmamış diğer kanserlerde lider konuma taşıyacağına inanıyorum...

Takeda’nın Türkiye’deki büyümesine reel verilerle devam etmek istiyorum.
Takeda şu anda faaliyet gösterdiği tedavi alanları dikkate alındığında Türkiye’nin 7. ilaç şirketi konumundadır. Türkiye, Takeda’nın büyümeye odaklandığı ülkelerden biridir. Son iki yıl içinde şirketimiz faaliyet gösterdiği alanlar içerisinde en hızlı büyüyen ilaç şirketlerinden biri olmuştur.
Takeda Türkiye olarak insan odaklı yaklaşımımız kapsamında hastaların yanı sıra çalışanlarımızı da çok önemsiyoruz. Bu yüzden son 2 yılda insan kaynakları alanındaki objektif ve adil politikaların  uygulamalarına ağırlık verdik. Şirketi büyütürken çalışanlarımızı da büyüttük. Bunun için global gelişim akademileri, özel tasarlanmış eğitim programları ile 300 çalışanımızın gelişimine yatırım yaptık. Son bir yıl içerisinde şirketimize 63 yeni çalışan katıldı.  2016 yılından bugüne 14 çalışanımız terfi etti ve yurtdışına yetenek ihraç etmeye başladık. Çalışanlarımızın Takeda’ya bağlılığı bizim önceliklerimizden biri. Bu çalışmalarımız yurtdışında iki önemli ödül ile taçlandı. Bunların detaylarını bu toplantının konusu olmadığı için vermeyeceğim fakat önümüzdeki günlerde bunlarla ilgili sizi detaylı olarak bilgilendireceğiz.
Ekonomik büyüme hedeflerimizin yanı sıra içinde bulunduğumuz topluma fayda sağlayıp değer katmanın yollarını da arıyoruz. O nedenle sosyal sorumluluk projelerimiz bizim için büyük önem taşıyor. 2015 yılında ZİÇEV ile farklı projeler yaparak tüm çalışanlarımızın katılımı ile zihinsel engelli çocuklarımıza katkı sağlama imkânı yakaladık. 2015’ten bu yana uyguladığımız ZİÇEV ve Görme Engellilere yönelik destekleyici kurumsal sorumluluk aktivitelerimiz bu yıl da devam edecektir.
Yine topluma ve çevreye duyarlı “Takeda Ormanı” ile doğada iz bırakmayı hedefliyoruz. Bizlerin gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak adına doğaya karşı borçlu olduğumuzu düşünüyorum ve Takeda Ormanı projesi ile gelecek nesillere eşsiz bir miras bırakmayı hedefliyoruz. Bunu yaparken de Takeda’nın inovatif yaklaşımıyla hareket ettik. Projemiz katılımcılara dijital platform üzerinden fidan dikme imkânı sunuyor ve kişiler, ağaçlarına sevdiklerinin isimlerini verebiliyor.
2017 yılı için de yine sosyal sorumluluk projelerimize yenilerini ilave etmek istiyoruz. Türkiye genelindeki ihtiyaçları belirleyen ve gönüllülük esasıyla yürütülen İhtiyaç Haritası organizasyonuna biz de Takeda Gönüllüleri olarak destek vermeye hazırlanıyoruz. İhtiyaç Haritası farklı konulardaki ihtiyaçların ihtiyaç sahipleri ile ihtiyacı karşılamak isteyen kişiler ve kurumların buluştuğu online bir platform ve biz de ihtiyaç haritasına destek olan tek ilaç firmasıyız.
Bir kez daha belirtmek isterim ki Takeda olarak Türkiye’ye değer katabilmek için büyük bir özveriyle çalışmaya devam edeceğiz.


Daruma Bebekleri Hakkında Bilgi
Kolsuz bacaksız kırmızı, siyah ve beyaza boyanmış olan kartonpiyerden yapılmış bebeğin tabanına ağırlık konduğundan kaç kere devrilirse devrilsin yine de ayağa kalkar, tıpkı bizdeki hacıyatmaz gibi. Bu durum, insanların talihsizlik ve aksilikler karşısında kendilerini çabuk toparlayabilecekleri anlamına gelir. Çünkü düşen kişi ebediyen o şekilde kalmaz muhakkak ayağa kalkar, yani aksilikler geçicidir.
Japonya’da insanlar, Daruma bebek alır, bir dilek diler ve beyaz olan gözlerinden sol gözün ortasını siyaha boyar. Dileğin her gün tekrarlanması için bebeği kolayca görünen bir yere koyar ve dilek gerçekleştiği vakit ise bebeğin diğer gözünü siyaha boyar.
Daruma bebekleri; yaşamı ümide, sevince ve hevese yöneltiyor.

6 Nisan 2017 Perşembe

Güvenilir Eller’de 9 meslek birliği imza attı....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Ev dışı tüketim sektöründe meslek birlikleri
‘Gıda Güvenliği’ hedefleri için ‘Güvenilir Eller’de buluştu

1 yılda 36.500 şefe
online gıda güvenliği eğitimi aldırmak için
9 meslek birliği imza attı

Ev dışı tüketim sektöründe meslek birlikleri ‘Güvenilir Eller’ online gıda güvenliği eğitim projesinde bir araya geldi. Aşçılar Derneği, İstanbul Lokantacılar Esnaf Odası, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği, Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği, Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu, Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği, Türkiye Lokantacılar Kebapçılar Köfteciler Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu ve Yemek Sanayicileri Derneği başkanlarının katılmıyla bir tanıtım toplantısı düzenlendi.



Tüm meslek birliklerinin ilk kez bir araya geldiği toplantıda, her meslek birliği Güvenilir Eller online gıda güvenliği eğitim programı kapsamında hedefledikleri katılım ve sertifika sayısını açıklarken, konuşmaların ardından temsili imza töreni düzenlendi. Toplantıya katılan 9 meslek birliği, 1 yılda 36.500 şefe online gıda güvenliği eğitimi aldırma ortak hedefine imza attı.

Unilever Food Solutions Türkiye, Orta Asya ve İran Genel Müdürü Önder Arsan: Sektör temsilcilerin desteğiyle 1 yılda 36.500 şef online gıda güvenliği eğitimi alacak

“Gıda Güvenliği Derneği işbirliğiyle Türkiye’nin ilk ve tek online gıda güvenliği eğitim-sertifika programı olarak 2016 yılında başlattığımız ‘Güvenilir Eller’ projesinde, yaklaşık bir yıllık dönemde 7.800’ü aşkın şef online ‘gıda güvenliği’ eğitimlerine başlarken, 4.800’den fazlası Gıda Güvenliği Derneği onaylı sertifikasını aldı. Projemizde hedeflerin ileri taşınmasında sektör temsilcilerinin desteği ve sahiplenmesi çok önemliydi. Geçen yıl projeye başlarken hedefimizi, üç yılda ülkemizin dört bir yanındaki 30.000 şefimizin gıda güvenliği eğitimini tamamlayarak sertifika almalarını sağlamak olarak açıklamıştık. Bugün değerli başkanlarla birlikte hedefi bir yıl için 36.500 şefin online gıda güvenliği eğitimi alması olarak açıklamanın mutluluğunu yaşıyorum.”

Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner, “Öncelikle bu projeyi bize getiren Unilever Food Solutions’a sektörün gelişimine sağladığı katkı için teşekkür ediyorum. ‘Güvenilir Eller’, şeflerde gıda güvenliği konusunda farkındalık yaratmayı ve bilgi açığını kapatmayı hedefleyen online bir eğitim programı. Bu eğitim için Gıda Güvenliği Derneği olarak 5 ayrı modül oluşturduk: Çapraz Bulaşma, Fiziksel ve Kimyasal Tehlikeler, Temizlik, Üretim Güvenliği ve HACCP uygulamaları…”

Hata kaldırmaz bir sektörde faaliyet gösteriyoruz ve en iyi hizmeti vermek zorundayız diyen Aşçılar Derneği Başkanı Fikret Özdemir, “Yakın gelecekte daha fazla sayıda profesyonel mutfakta ‘Güvenilir Eller’ sertifikası göreceğimize inanıyorum. Aşçılar Derneği olarak 1 yıllık dönemde 3.000 şefimizin sertifikalarını almalarını sağlayacağız.”

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Yönetim Kurulu Başkanı E. Hakan Duran, “POYD olarak 375 üye işletmeyi temsil ediyoruz. Üyelerimiz kapsamında 9.000 kişilik mutfak personelinin, 1 yıllık süreçte 1.000’in eğitimleri tamamlayarak, Gıda Güvenliği Derneği onaylı sertifikalarını almalarını sağlayacağız.”

Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer, “Online gıda güvenliği eğitimlerinden tüm üye kuruluşlarımızın mutfak personellerinin faydalanması için teşvik ediyoruz. İlk 1 yıllık hedefte mutfak personelinin %50’sinin yani 2.000  personelimizin bu eğitimi almasını hedefliyoruz. 2 yıllık hedefimiz üye işletmelerimizin hepsinde mutfak personellerinin bu eğitimi alarak işe başlamalarını sağlamak olacaktır.”

Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu Yönetim Kurulu (TAŞPAKON) Başkanı Gökhan Tufan, “Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu olarak tüm Türkiye’den 7 federasyon ve 57 derneği temsil ediyoruz. Bu döneme kadar 3 bin şefimiz bizim tarafından online gıda güvenliği eğitimine yönlendirildi. Bu yılın sonuna kadar 7 bin şefi daha dahil edip 10 bin şefe ulaşmaya, 2 yıllık dönemde toplam 20 bin personelimizin eğitimleri almasını hedefliyoruz.”

Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TURES) Genel Başkan Vekili Ünal Dölek, “Biz TURES olarak bu projede varız. Güvenilir Eller projesinin altına imza atmaktan dolayı mutluyuz. Toplamda üyelerimiz dahilinde 65.000 mutfak personelimiz bulunuyor. İlk yıl 6.500 mutfak personelimiz online gıda güvenliği eğitimlerini alacak.”

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice, “Güvenilir Eller, uzun yıllardır olmayan bir şeyi başardı ve sektörün tüm paydaşlarını aynı ortamda buluşturdu. Bu kadar geniş katılım ve destek, bu projenin başarılı olacağının da işareti. Türkiye genelinde lokantacılık, pastacılık, tatlıcılık mesleği ile uğraşan 100 binlik geniş bir grubu temsil ediyoruz. Önümüzdeki 1 yıllık süreçte 10.000 mutfak personelinin sertifikalarını almalarını hedefliyoruz.”

Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Zincirkıran, “Toplu yemek şirketleri olarak, fabrikalardan hastanelere, kamu ve özel kuruluşlardan üniversitelere her gün milyonlarca insana öğünlerinde hizmet veriyoruz. Bizim sektörümüzde yaklaşık 350.000 kişi çalışıyor. YESİDEF olarak bu eğitim programına tüm Türkiye’de toplu yemek sektöründen katılımı sağlamak için var gücümüzle destek oluyoruz. Temsil ettiğimiz 40.000 mutfak personelinin 1 yıllık süreçte 4.000’in eğitimleri tamamlamalarını sağlayacağız.”

4 Nisan 2017 Salı

Türsab Altınoluk Sağlık Zirvesini gerçekleştirdi...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Sağlık Komitesi Başbakanı Yeşim Kıral ve Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Sağlık Komitesi Başkan Yardımcısı İlknur Durmuşkaya önderliğinde Sağlık Komitesi üyeleri Altınoluk Sağlık Zirvesini gerçekleştirdi. Hükümetin 2023’te 2 milyon sağlık turisti ile 20 milyar dolar gelir gerçekleştirmek için STK’lar Üniversiteler ve ilgili Bakanlıkla, Sağlık Ekonomi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile işbirliği içerisinde Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği ve Rezone Sağlıklı Yaşam Merkezi önderliğinde  gerçekleşti.TÜRSAB Sağlık Komitesi  Üyeleri,Rezone Hotel YK Başkanı Salih Kadayıfoğlu, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür İshak Çiftçi, Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Dr. Kemal Aydın, Busat Prof Dr.Sedat Demir,
Dentadent Op.Dr.Namık Kemal Ayhan,Hidra Sağlık Gülçin Karaüzüm,


Hospitaleste Dr.Berkay Tulpar,  Andiamo Turizm Ceo’su Cem Polatoğlu, Gacela  Turizm Ceo’su Hamdi Ceylan, Guantanamera International Tour Operator  Ceo’su Blanca Nieves Garcia Cruz, Guantanamera International Tour Operator Satış Direktörü Pınar Yıldırım,  NG Hotels Genel Müdürü  Cenker  Yılmaz, ZERSHAN Babür Alimov, Vip Voyage Genel Müdürü  Zhannera Khaırzhankyzy , Munzi Sağlık Hizmetleri İbrahim Dolapçıoğlu ile birlikte çok sayıda katılımcı hazır bulundu.

 Sağlık sektörüne hizmet vermiş olan akademisyenlerin katıldığı sağlık turizmi çalıştayında  sağlık turizminin hak ettiği yere getirmek için bir araya geldiler. Sonuç odaklı çalıştay için bir araya gelen temsilcilerin kendi alanındaki konuşmaları turizminsesi.com’da ayrı ayrı yayına alınacaktır.

Haber Kaynağı: Turizmin Sesi

1 Nisan 2017 Cumartesi

Booking.com'un kararı emsal oldu....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




TÜRSAB Genel Sekreteri Gürcün, "Expedia, trivago.com, tripadvisor.com gibi siteler de Booking.com'a benzer faaliyette bulunuyor. Bu kararı emsal göstererek bu tür sitelerin hepsine yazı yazıyoruz." dedi.Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Genel Sekreteri Çetin Gürcün yaptığı açıklamada, Expedia, trivago.com, tripadvisor.com gibi sitelerin de Booking.com'a benzer faaliyette bulunduğunu hatırlattı.

KARAR EMSAL OLDU

Çetin Gürcün, "Bu kararı emsal göstererek bu tür sitelerin hepsine yazı yazıyoruz. Kendilerinin buna göre davranmalarını istiyoruz. Booking.com'un mahkeme kararının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulanmasını beklemeden kendisinin bu kararı yerine getirdiğini söyledi.

AMACIMIZA ULAŞTIK

"Türkiye'deki bir IP'den girdiğinizde Türkiye'deki otelleri göremiyorsunuz. Dolayısıyla bizim amacımız da buydu. Amaç hasıl olmuş oldu. Booking.com eğer bunu devam ettirecekse kendilerinden taahhüt alacağız. Çünkü mahkemenin aldığı karar Türkiye'den erişiminin tamamen engellenmesi. Eğer böyle olursa o zaman Türkiye'den siteye giren vatandaş yurt dışından da otel rezervasyonu yapamayacak. Bizim bunu engellemek gibi bir amacımız yok. Biz yurt içindeki haksız rekabeti önlemeyi istiyorduk.

DİĞER SİTELERİDE UYARACAĞIZ

Bu tür faaliyet gösteren diğer siteleri de uyaracağız. Kendilerini buna göre uyarladıkları takdirde sıkıntı yok ama buna ısrar edenlerse ilgili hukuki süreci başlatacağız." TÜRSAB Genel Sekreteri Gürcün, Booking.com'un Türkiye'de herhangi bir vergi ödemediğine dikkati çekerek, acentaların yaptığı her iş için vergi ödediğini, bu portalın ise bir kuruş dahi vergi vermediğini, haksız rekabetin temelini de bunun oluşturduğunu söyledi.

31 Mart 2017 Cuma

Baharı Delimonti Lezzetleriyle Karşılayın...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Baharı Delimonti Lezzetleriyle Karşılayın
Gastronomi market ve restoran konseptini bir arada sunarak ayrıcalıklı bir atmosfer yaratan Delimonti, bahar mevsimine merhaba derken, hafif ve lezzetli seçenekleri misafirleriyle buluşturuyor. Anadolu’nun bereketli topraklarında yetişen mahsulleri kendine özgün yorumları ile sunan Delimonti’nin menüsünde bu mevsimde etli pazı sarma, zeytinyağlı rezene, bakla ezmesi(beton) ve kısır öne çıkıyor.

Sarma severlerin favori lezzetlerinden etli pazı sarma; dana eti ve pirinç ile hazırlanarak,  tepsi yoğurdu ile servis ediliyor.  Delimonti yorumu ile hazırlanan zeytinyağlı rezene, taze rezene, arpacık soğan ve portakal suyu lezzetlerini harmanlıyor. Kuru baklaların haşlanıp, tahin ve sarımsak ile zenginleştirildiği bakla ezmesi (beton), misafirler için farklı bir alternatif olurken; ince bulgur, taze soğan, domates ve maydanoz ile hazırlanan kısır ise lezzetli ve doyurucu bir seçenek.  

Anadolu’daki yerel üreticilerden temin edilen taze ve mevsimsel ürünleri Delimonti’nin gastronomi marketinden de satın almak mümkün.