30 Nisan 2018 Pazartesi

YAPDER, Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki yatırım fırsatlarını masaya yatırdı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Almanya,dünya ticaretinin kalbidir ve Türk yatırımcılar, Almanya’ya yatırımda geç kalıyor

Dr. Adem Akkaya,
“Dünyaya mal satmak için Almanya’da bir merkezin olması önemlidir”

Büyük Kulüp Safran Toplantı Salonu’nda, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki yatırım fırsatları masaya yatırıldı.
YAPDER ve Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğündekigeçtiğimiz günlerde yapılan toplantıda, Büyük Kulüp Genç Girişimciler Komitesi Başkanı Hakan Kefoğlu, NRW.INVESTTürkiye Temsilcilik Müdürü Dr. Adem Akkaya, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nden YMM Cevdet Kocaş, Köln Emili Avukatlık Bürosundan Av. Dr. Abdullah Emilive OrkaGroup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu birer konuşma yaptılar. Büyük Kulüp’de düzenlenen etkinliğe,Büyük Kulüp üyeleri ve iş dünyası yoğun ilgi gösterdi.
Panelde, Dr. Adem Akkaya Avrupa pazarlarına çıkış kapısı, YMM Cevdet Kocaş Uluslararası Vergi Hukuku, Av.Dr. Abdullah Emili Kuzey Ren-Vestfalya’da Şirketleşmenin Amaçları, Uygulamalar ve Hukuki Süreç konuları hakkında bilgi verirken; Süleyman Orakçıoğlu ise D’S Damat’ın yurtdışı yatırımlarını ve başarı hikayesini anlattı. Konuşmacılar yaptıkları konuşmanın ana fikrinde, “Almanya, dünya ticaretinin kalbidir ve Türk yatırımcılar, Almanya’ya yatırımda geç kalıyor” dediler.
Toplantının açılış konuşmasını yapan YAPDER ve EGD Başkanı Celal Toprak ve Büyük Kulüp Genç Girişimciler Komitesi BaşkanıHakan Kefoğlu, Türk şirketlerinin Almanya pazarına girişlerinin stratejik olduğunun altını çizerek, Almanya pazarından dünyaya açılma yolculuğunun önemine değendiler.

Avrupa’ya ve dünyaya mal satmak için pazarın içinde olmak gerekiyor

NRW.INVEST Türkiye Temsilcilik Müdürü Dr. Adem Akkaya, konuşmasında Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine yatırım yapmaya davet ederek, bürokratik destek vermekte olduklarını belirtti. konuşmasındaKuzey Ren-Vestfalya eyaletinin dünyanın en geniş fuar alanlarından birisi olduğunu kaydeden Adem Akkaya, Almanya’nın en büyük 50 firmasından 19’nun bölgede olduğunu söyledi. Dünyaya mal satmak için Almanya’da bir merkezin olmasının önemine değinen Adem Akkaya, “Avrupa’ya ve dünyaya mal satmak için, pazarın içinde olmak gerekiyor. Almanya, Avrupa’nın kalbi ve Almanya’da bir merkezin olması önemlidir. Türk yatırımcıları,Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine yatırıma davet ediyoruz” dedi.

Türk vergi usulü, Almanya’dan alınmıştır

Yurtdışında yatırım yapıldığında, gidilen ülkenin vergi hukukuna göre süreçlerin yönetileceğini kaydeden Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nden YMM Cevdet Kocaş, Almanya’da şahıs veya sermaye şirketi kurulabileceğini söyledi. Şirket kurulumuna ilişkin noterde yapılacak sözleşmenin ardından, firmanın çalışmalarına başlayabileceğini anlatan Cevdet Kocaş, tüm şirket kurulum işlemlerinin 4/5 haftayı alabileceğini belirtti. Türk vergi usulünün Almanya’dan alındığını da hatırlatan Cevdet Kocaş, vergiler ve sorumlulukların birbirine benzer olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye ile Almanya arasında, 80 milyar Euro iş potansiyeli gerçekleşiyor
Almanya’da şirket kurmanın uygulamaları ve hukuki süreçleri hakkında bilgi veren KölnEmili Avukatlık Bürosundan Av. Dr. Abdullah Emili, şirket kurulduktan sonra oturum izniyle birlikte çalışmaya başlandığını söyledi. Şirket kurulduğunda şirketin başında olacak kişinin oturum ve çalışma izni alabileceğini anlatan Abdullah Emili, ardından eşin ve çocukların da gelebileceğini ifade etti. İki ülke arasındaki iş potansiyeline değinen Abdullah Emili, Türkiye ile Almanya arasında yaklaşık 80 milyar Euro iş potansiyelinin gerçekleşmekte olduğunu belirtti.

Türk markaları, gelecek birkaç yıl içinde dünyada daha çok konuşulacak

OrkaGroup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu konuşmasında, panelin ana başlığı Almanya olduğu için önce fuarlar ve mağazaları dahil, Almanya pazarındaki deneyimlerini izleyiciler ile paylaştı. ArdındanD’S Damat’ın,Almanya’nın yanı sıra dünya genelindeki yurtdışı yatırımlarını ve markanın başarı hikayesini anlattı. Almanya’nın, Türk hazır giyim sektöründe büyük bir pazar olduğuna da vurgu yapan Süleyman Orakçıoğlu, ihracatın yaklaşık %40’nın Almanya pazarına yapılmakta olduğunu söyledi.
“Almanya pazarında işlerimiz iyi gidiyor” diyerek konuşmasına devam eden Süleyman Orakçıoğlu, şunları kaydetti:
“Almanya’da mağazalar açıyoruz, açılışlarımız büyük ses getiriyor ve işlerimizi iyi gidiyor. Her iki ülke de, birbirini tamamlayan başarılı işler yapıyor. Alman pazarında 1+1: 2 değil, bazen 1+1:11 olabiliyor. Bu yıl içinde, Almanya’daki mağaza sayımızı 9’a çıkartacağız. Ben, Türk markalarının, gelecek birkaç yıl içinde, dünyada daha çok konuşulacağını biliyorum. Türk hazır giyim markaları olarak, gerek tasarımlarımız, gerek yaptığımız inovasyon çalışmalarıyla, iyi bir noktadayız ve sektörümüzde dünyaya yön vermeye devam edeceğiz. OrkaGroupolarak, Almanya’nın dışında, diğer ülkelerde de mağazalar açmayı sürdürüyoruz. Mesela, İtalya’da 9 günde 9 mağaza açılışımız oldu ve şuan İtalya’daki mağaza sayımız 16’ya ulaştı. Markamız, Brezilya’dan Şili’ye, İspanya’dan Rusya’ya kadar 80 ülkede satışa sunulurken, pazarlama politikası olarak, lüksü ulaşabilir hale getirdiğimiz için yoğun ilgi görüyoruz ve talep almaktayız” şeklinde konuştu.
Panelistlerin ve salondaki konukların konuya ilişkin değerlendirmeleri ve soruların ardından, konuşmaların sonunda panelistlere teşekkür plaketleri verildi.

27 Nisan 2018 Cuma

Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi’nde Buluşalım!..

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi’nde Buluşalım!..
Ülkemizde her 100 girişimciden 9’u kadın oysa nüfusumuzun yarısı kadınlardan oluşuyor. Kadın girişimci sayımız 119 binle sınırlı kaldığı gibi kadın erkek istihdam arasında yüzde 30’a yüzde 70 gibi adaletsiz bir oran var. Oysa ülkemizde kadınlar ile erkekler ekonomiye eşit katılsaydı; kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla %30 daha büyük olacaktı. 28 Nisan’da MEF Üniversitesi’nde ‘Ekonomide Kadın Eli’ mottosu  ile düzenlenen Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi, kadın girişimciliğinin ekonomimiz için neden önemli oduğunun altını çizmeyi hedefliyor.

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği’nin (YAPDER) önderliğinde çok sayıda sivil toplum liderinin destekleri, Sarıyer Belediyesi, MEF Üniversitesi, Daikin ve Hepsiburada.com’un katkıları ile 28 Nisan 2018 Cumartesi günü MEF Üniversitesi Maslak Kampüsü’nde Kadın Girişimcilere Destek Zirvesi düzenleniyor. Ana teması ‘Ekonomide Kadın Eli’ olan Zirve’nin açılışı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin tarafından yapılacak.

Sarıyer Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı Sevgi Atalay’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek Girişimci Kadın Dernekleri ve Kadın Odaklı Kuruluşlar Oturumu’nda Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu (GKLP) Danışma Kurulu Başkanı Av.Pınar Ersin Kollu, Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED)Başkanı Esra Özden, TOBB İstanbul Kadın Girişimciler İcra Kurulu Üyesi Sultan Tepe ve Hepsiburada Girişimci Kadınlar Proje Koordinatörü Duygu Aktaş konuşmacı olarak yer alacak. 


Kadın Girişimcilik ve Sürdürebilirlik başlıklı ikinci oturum ise Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve YAPDER Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğünde, Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) Genel Sekreteri Yeşim Beyla, Urban Land Instutitute (ULI Türkiye) Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Hasol Erktin ve Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Neslihan Yeşilyurt söz alacak.

‘Topluma ilham veren kadınlarımızın hikayelerini paylaşmak ve onları desteklemek üzere ile Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi düzenliyoruz’…

 ‘Eldeki veriler ülkemizde de dünyada olduğu gibi ekosistemdeki kadın girişimci sayısının çok fazla bir değişim göstermediğine işaret ediyor. Oysa dünya genelinde kadın istihdamı % 1 bile artsa bunun Gayri Safi Milli Hasılaya yansıması 80 milyar USD. İşte Kadın Girişimci Zirvesi düzenleme konusunda bize motive eden düşünce bu oldu’ diyen Kadın Girişimci Zirvesi Etkinlik Komitesi Başkanı Nil Yıldızalp şöyle devam etti. “28 Nisan tarihinde MEF Üniversitesi Maslak Kampüsü’nde girişimcilikleri ile topluma ilham veren kadınlarımızın hikayelerini paylaşmak ve onları desteklemek üzere ile Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi düzenliyoruz. Zirvemizin mottosu ‘Ekonomi’de Kadın Eli’. İnanıyoruz ki kadınlarımızın ne kadar çok iş dünyasında yer alırlarsa ekonomimiz o kadar güçlenecek. Zaten ekonomik veriler de buna işaret ediyor, Türkiye’de eğer kadınlar ve erkekler ekonomiye eşit katılsaydı kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla yüzde 30 daha büyük olacaktı”.
‘Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların iş hayatına erkeklerle eşit katılımının küresel ekonomiye 12 trilyon dolar daha ekleyebileceğini gösteriyor’…

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve Yeni Arayışlar Girişimi Platformu (YAPDER) Derneği Başkanı  Celal Toprak ise “Ülkemizde kadın ve erkek nüfusu neredeyse eşit dağılıma sahip ama ne yazık ki bu eşitlik iş yaşamına yeterince yansımıyor. Kadın erkek istihdam arasındaki oran yaklaşık yüzde 30’a yüzde 70’le sınırlı kalıyor. Nüfusun yarısını oluşturan kadınlarımız çalışma hayatında, girişim dünyasında, siyasette yok. Büyük resme bakıldığında ise yapılan araştırmalar dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların iş hayatına erkeklerle eşit katılımının küresel ekonomiye 12 trilyon dolar daha ekleyebileceğini gösteriyor. Bu yüzden herkes eli kalem tutan, yaptırım gücü olan herkes kadının adının daha çok duyulması için çaba göstermeli. Hayatı var edenler kadınlar için yaptıklarımız az diyenlerin etkinliği olacak Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi” dedi.

‘Zirvenin topluma ve özellikle Anadolu kadınına önderlik edeceğine ve rol model görevi üstleneceğine inanıyorum’…

Kadın Girişimciliğine Destek Zirvesi destekçisi Sarıyer Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı Sevgi Atalay,” Sarıyer Belediyesi olarak kadınlarla ilgili topluma dokunan böyle bir zirvede bulunmak ve evsahipliği yapacak olmaktan gurur duyuyoruz. Zirvenin topluma ve özellikle Anadolu kadınına önderlik edeceğine ve rol model görevi üstleneceğine inanıyorum.  Kadınlarımızı desteklemek üzere pek çok etkinlik düzenleniyor ve ödüller veriliyor. Ama önemli olan bu konuda sürdürülebilirliği sağlayabilmek. Kadın Girişimciliğine Destek Zirvemiz bu noktada önemli bir misyon üstleniyor” dedi.

Zirveye destek veren MEF Üniversitesi  Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin şunları söyledi: ’’İş ve siyaset yaşamında kadın ve erkeklerin eşit oranda yer aldığı ülkelerde insanların ekonomik refah seviyeleri yüksek olduğu gibi; mutlu, huzurlu ve sürdürülebilir bir yaşam kalitesi ile demokrasi, hukuk sistemi ve eğitim sistemi de en üst düzeyde olmaktadır.  Uzun yıllardır yürüttüğüm rektörlük görevlerim boyunca, önce İTÜ’de şimdi ise MEF’te bu bilinçle öğrencilerimizi ve kurumlarımızı geleceğe hazırlıyoruz. Bu etkinliğin de ülkemizde kadın girişimcilere cesaret ve motivasyon sağlayarak öncülük yapacağına inanıyorum’’ dedi.

 “Ekonomide Kadın Eli” ana temasıyla yapılacak Kadın Girişimciliğine Destek Zirve’si kapsamında, topluma rol model olmuş, ilham vermiş kadınları teşvik etmek üzere Yaratcılık, Sosyal Girişimci, Proje Geliştirme, Turizm, İklim Elçisi, Anadoluda Değer Yaratma, Yönetimde Başarı, Sivil Topluma Katkı, İletişim, Kadın Siyasetçi, İnsani Gelişmişlik, Yurtdışında Değer Katan, Sanat, Rol Model, Uzmanlaşma ve Markalaşma ile Büyük ödül kategorilerinde ödüller verilecek. İş dünyasından kadın derneklerine, yerel yönetimlerden merkezi yönetime, diplomatlardan gazetecilere kadar kamuoyu önderi pek çok ismin yer aldığı jüri tarafından belirlenen isimlere ödülleri Kadın Girişimcilere Destek Zirvesi sonrasında düzenlenecek Ödül Töreni’nde takdim edilecek.

26 Nisan 2018 Perşembe

‘The Galata İstanbul Hotel MGallery by Sofitel’ açıldı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Lale Devri Kaptan-ı Deryası ve sarayın önde gelen isimlerinden olan Kaymak Mustafa Paşa tarafından 1720’lerde yaptırılan Tarihi Çeşme Hamamı ve 1836-1842 yılları arasında La Banque de Constantinople olarak inşa edilen 180 yıllık bina uzun yıllar süren meşakkatli restorasyon süreci sonrası turizme kazandırıldı. AccorHotels çatısı altında faaliyet gösteren MGallery markasının Türkiye’deki ilk oteli olan ‘The Galata İstanbul Hotel MGallery by Sofitel’in açılışını Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi yaptı.

 Avrupa’nın en büyük otel zinciri AccorHotels çatısı altında faaliyet gösteren MGallery otel koleksiyonunun Türkiye’deki ilk örneği “The Galata İstanbul Hotel MGallery by Sofitel” Karaköy’de 180 yıllık tarihi binada açıldı. 3 yıl süren titiz bir restorasyon süreci sonrası, uluslararası MGallery markası ile Türk turizm sektörüne kazandırılan otelin açılış töreni, AccorHotels Lüks Markalar Başkanı Uğur Talayhan, yatırımcılar Abdülbaki Kent ve Naim Bilginoğlu ile Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi’nin katılımıyla gerçekleşti.  Yatırımcılarla birlikte kurdele kesen Bakan Tüfenkçi, Türkiye’nin bugüne kadar kendisine güvenerek yatırım yapan hiçbir şirketi, işletmeyi mahçup etmediğini belirterek şöyle konuştu: “Bugün tarihi bir binanın ayağa kalkması, farklı bir fonksiyonla nice yüzyıllara doğru hizmet vermesi, tarihi, hemen yanı başındaki hamamın tekrardan hizmet verebilmesi, bu noktada yatırımcı arkadaşlarımızın elini taşın altına koyması esasında Türkiye’ye ve Türk ekonomisine güvenmesindendir.” diye konuştu. Kurdele kesme törenin ardından söz alan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Beyoğlu’nun bir önemli değer daha kazandığını belirtti. Demircan; “2004’te Beyoğlu’nun sadece 6 bin yatak vardı. Bugün Beyoğlu’nda 50 bin turistik yatak var… 3 milyar Dolar’dan fazla turizm yatırımı yapıldı. Beyoğlu’nda bugün turizm ve ticaretin büyüklüğü 1.9 milyar Dolar.” şeklinde konuştu.
AccorHotels Lüks Markalar Başkanı Uğur Talayhan, Türkiye’deki ilk; dünyadaki 96’ıncı MGallery otelini açtıklarının altını çizerek, “Yüksek servis standartları ve kendisine özgü, eşsiz servis özellikleriyle İstanbul’da Raffles, Fairmont, Swissotel ve yeni kardeşleri olan MGallery’e tekrardan hoş geldin diyoruz.” dedi.
 The Galata İstanbul Hotel MGallery By Sofitel Yönetim Kurulu Başkanı Abdulbaki Kent, İstanbul’un tarihi ve kültürel ögelerini ortaya koymaya çalıştıklarını belirtti. Kent; “1700’lü yıllardan kalan ve tüm üniteleriyle restore edilerek otel bünyesine dahil edilen tarihi Çeşme Hamamı, geleneksel Türk hamamı ve SPA uygulamalarıyla; yerli lezzetler, meze kültürü ve Osmanlı’dan günümüze kadar aktarılan Türk eğlence anlayışını yaşatacak olan Civarda Peran Restoran ile ziyaretçilerimize İstanbul’un tarihi ve kültürel potansiyelini olduğu gibi yaşatmayı hedefliyoruz. Amacımız yılda 51 bin ziyaretçi ağırlamak olacak.” şeklinde konuştu.Metruk haldeki hamam, 4 yılda restore edildi. Avrupa’nın en büyük otel zinciri AccorHotels çatısı altında faaliyet gösteren ve yaşamı bir sanat olarak yansıtan MGallery, tüm dünyada takip ettiği ‘hikayesi olan binalar’ konseptinin karşılığını, İstanbul’da tarihi Karaköy Bankalar Caddesi’nde buldu.  1836-1842 yılları arasında La Banque de Constantinople olarak inşa edilen 180 yıllık bina ve Lale Devri Kaptan-ı Deryası ve sarayın önde gelen isimlerinden olan Kaymak Mustafa Paşa tarafından 1720’lerde yaptırılan tarihi Çeşme Hamamı uzun süren restorasyon süreci sonrasında yeniden kullanılabilir hale getirildi. “Hatıralar bırakacak yeni bir hikaye” mottosuyla Haliç ve Boğaz manzarasına sahip The Galata İstanbul Hotel MGallery By Sofitel’in, tarihi dokunun korunduğu her biri bir müze gibi korunan ve birbirinden farklı 83 odası bulunuyor. Banka binası olarak kullanıldığı dönemden kalan büyük kasa kapısı ve küçük banka kasalarının olduğu gibi korunduğu otel, 4 executive suite, 7 junior suite, 19 deluxe, 41 superior ve 12 klasik odası ile ziyaretçilerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Çeşme Hamamı ya da Perşembe Hamamı olarak da bilinen hamam da yüksek tavanları, ihtişamlı kubbesi, ahşap döşemesi ve özgün malzemeleriyle büyülü bir atmosfer oluşturuyor. The Galata İstanbul Hotel ile arasında çok amaçlı küçük bir avlu bulunan Tarihi Çeşme Hamamı’na otelden asansörle inilebildiği gibi dışarıdan direkt olarak da geçilebiliyor. Geleneksel Türk Köpük masajından geleneksel Türk hamamına, geleneksel Türk kesesinden Fas hamamına uzanan geniş bir yelpazede hizmet veren tarihi Çeşme Hamamı’nda besleyici, sıkılaştırıcı, arındırıcı ve rahatlatıcı uygulamalar yanı sıra; Geleneksel Tay, Bali, Hawaiian Lomi Lomi, sıcak taş masajları ve Ayurvedik İlham gibi birbirinden farklı uygulamalar da bulunuyor.

The Galata İstanbul Hotel MGallery By Sofitel Yönetim Kurulu Başkanı Abdulbaki Kent, İstanbul’un tarihi ve kültürel ögelerini ortaya koymaya çalıştıklarını belirtti. Kent; “1700’lü yıllardan kalan ve tüm üniteleriyle restore edilerek otel bünyesine dahil edilen tarihi Çeşme Hamamı, geleneksel Türk hamamı ve SPA uygulamalarıyla; yerli lezzetler, meze kültürü ve Osmanlı’dan günümüze kadar aktarılan Türk eğlence anlayışını yaşatacak olan Civarda Peran Restoran ile ziyaretçilerimize İstanbul’un tarihi ve kültürel potansiyelini olduğu gibi yaşatmayı hedefliyoruz. Amacımız yılda 51 bin ziyaretçi ağırlamak olacak.” şeklinde konuştu.Metruk haldeki hamam, 4 yılda restore edildi Avrupa’nın en büyük otel zinciri AccorHotels çatısı altında faaliyet gösteren ve yaşamı bir sanat olarak yansıtan MGallery, tüm dünyada takip ettiği ‘hikayesi olan binalar’ konseptinin karşılığını, İstanbul’da tarihi Karaköy Bankalar Caddesi’nde buldu.  1836-1842 yılları arasında La Banque de Constantinople olarak inşa edilen 180 yıllık bina ve Lale Devri Kaptan-ı Deryası ve sarayın önde gelen isimlerinden olan Kaymak Mustafa Paşa tarafından 1720’lerde yaptırılan tarihi Çeşme Hamamı uzun süren restorasyon süreci sonrasında yeniden kullanılabilir hale getirildi.

“Hatıralar bırakacak yeni bir hikaye” mottosuyla Haliç ve Boğaz manzarasına sahip The Galata İstanbul Hotel MGallery By Sofitel’in, tarihi dokunun korunduğu her biri bir müze gibi korunan ve birbirinden farklı 83 odası bulunuyor. Banka binası olarak kullanıldığı dönemden kalan büyük kasa kapısı ve küçük banka kasalarının olduğu gibi korunduğu otel, 4 executive suite, 7 junior suite, 19 deluxe, 41 superior ve 12 klasik odası ile ziyaretçilerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Çeşme Hamamı ya da Perşembe Hamamı olarak da bilinen hamam da yüksek tavanları, ihtişamlı kubbesi, ahşap döşemesi ve özgün malzemeleriyle büyülü bir atmosfer oluşturuyor. The Galata İstanbul Hotel ile arasında çok amaçlı küçük bir avlu bulunan Tarihi Çeşme Hamamı’na otelden asansörle inilebildiği gibi dışarıdan direkt olarak da geçilebiliyor. Geleneksel Türk Köpük masajından geleneksel Türk hamamına, geleneksel Türk kesesinden Fas hamamına uzanan geniş bir yelpazede hizmet veren tarihi Çeşme Hamamı’nda besleyici, sıkılaştırıcı, arındırıcı ve rahatlatıcı uygulamalar yanı sıra; Geleneksel Tay, Bali, Hawaiian Lomi Lomi, sıcak taş masajları ve Ayurvedik İlham gibi birbirinden farklı uygulamalar da bulunuyor.

24 Nisan 2018 Salı

Kalkınma için Sürdürülebilir Turizm Konferansı düzenlendi.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen Toplum Temelli Sürdürülebilir Turizm Alanında Kapasite Geliştirme Projesi kapsamında“Kalkınma için Sürdürülebilir Turizm Konferansı” Wyndham Grand İzmir Özdilek otelinde düzenlendi.Konferansta ‘’Turizm Odaklı Sürdürülebilir Kalkınmada Yeni Trendler, Sürdürülebilir Turizm ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri,Sürdürülebilir Turizm ve Yenilikçi Örnekler, Sürdürülebilir Turizm ve Destinasyon Yönetimi, Turizmi dönüştürmek ve Sürdürülebilir Turizmde İyi Uygulama Örnekleri: Gelecek Turizmde’’ başlıkları altında uzmanlar ve akademisyenler tarafından paylaşımlarda bulunuldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım İşletmeler Genel Müdürlüğü temsilcisi Zeynep Aslanve Destinasyon Yönetimi konusundaki bakanlığın yapmış olduğu çalışmaların detaylarını verdi. Daha önce farklı illerde bu konuda yapılan toplantı ve konferanslardan bahseden Aslan, bakanlığın Sürdürülebilir Turizme büyük önem verdiğini yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin bilgi, görüş ve deneyimlerinden büyük yararlar sağladıklarını aktardı. Değişen dünya trendlerinden bahseden Aslan artık destinasyon yönetiminde hantal kurumsal yapılar yerine daha küçük ancak daha etkin ekipler ve online faaliyetlerin tercih edildiğini anlattı.

Konuşmacılar farklı örneklerle güncel turist talepleri çerçevesindeki değişimleri, daha önceleri popüler olan kitle turizminden uzaklaşmanın başladığını ve daha farklı, bireysel tercih ve özel ilgi alanlarının ön plana çıktığını işaret ettiler. Değişen tüketici taleplerinin turizmde sürdürülebilirlik kavramına önem kazandırdığını anlatan uzmanlar niş turizm ürünlerinin yükselişte olduğunu ve farklı turizm türlerine doğru kaymaların yaşandığını örneklerle anlattılar. UNDP Türkiye Destinasyon Yönetimi Danışmanı JulieScott konuşmasında Erzincan-Kemaliye projesinin detaylarını paylaştı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen Sürdürülebilir Toplum Temelli Turizm Alanında Kapasite Geliştirme Projesinin yürütüldüğü Erzincan-Kemaliye’de toplumsal katkıların ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. Bu proje üzerinden bu tarz projelerde katılımcı bir yönetişim modelinin gerekliliği olduğunu ve sürdürülebilir toplum temelli turizm konusunda eğitimlerin çok önemli olduğunu vurguladı.
“Sürdürülebilir turizm” kavramının toplum tarafından anlaşılması ve turizmin ülkemiz için öneminin Türk halkının tüm bireylerine doğru bir şekilde anlatılması ve kavratılması gerektiğinin altının çizildiği konferansta konuşan Yaşar Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Orhan İçöz deniz, kum ve güneş üçlüsünün popülaritesini yitirdiğini ancak büyük zenginliklere sahip ülkemizin bu klasik tatil üçlüsünün çok ötesinde, farklı alternatifler sunabildiğini hatırlattı. ‘’Burada önemli olan her bir vatandaşın eğitilmesi’’ diyen İçöz ‘’ Turizm sadece turizmi meslek edinenler ve akademisyenlerin sorumluğunda değildir. Bu sektörde her bir bireyin nasıl katkı sağladığının, turizmde başarılı olunması halinde bunun vatandaşa nasıl olumlu katkılar sağlayacağının kavratılması gerektiğini anlattı. Bu konuda meslek odalarından okullara kadar tüm platformlarda bu konunun önemin eğitimlerle pekiştirilmesi gerektiğini belirtti. Kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini bir araya geldiği konferansa oldukça ilgi yoğundu.

20 Nisan 2018 Cuma

Beykoz QR kodlu mobil tanıtımla, turizmin cazibe ilçesi olacak ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul’un ilk “QR Kodlu Mobil Turizm Tanıtım Projesi”, Anadolu Hisarı’ndan start aldı. Anadolu Hisarı’nın tarihi, QR kod ile mobilden tanıtılacak.

Beykoz QR kodlu mobil tanıtımla, turizmin cazibe ilçesi olacak

İstanbul’un ilk “QR Kodlu Mobil Turizm Tanıtım Projesi”, Beykoz ilçesine bağlı Anadolu Hisarı’ndan start aldı. QR kodlu mobil tanıtım ile Anadolu Hisarı,turizmin yeni cazibe bölgesi olmaya aday. Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in ev sahipliğindeki Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında, 20 Nisan Cuma günü Küçüksu Kasrı’nda, İstanbul’un diğer ilçelerine de yaygınlaştırılması planlanan QR kodlu turizm tanıtım projesinin açılışı, kamu, yerel yönetimler ve turizm sivil toplum örgütlerinin katılımıyla yapıldı.
Turizm Haftası boyunca, tarihi Baruthane çayırında sergilenen Hacivat&Karagöz, Meddah ve Orta oyunları da, İstanbullulara coşku dolu anlar yaşatıyor.

Beykoz, Dünyanın İncisidir

Beykoz’un, Boğaz’ın ve İstanbul’un incisi olduğunu kaydeden Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, şunları söyledi:
“Beykoz hepimizin, Beykoz hepinizin. Beykoz’umuzu daha iyi tanıtmak için, birçok projeyi hayata geçirmekteyiz. Turizmde de bir atılım içerisindeyiz ve önümüzdeki dönemde turizmden daha fazla pay alacağız” dedi.
Bacasız sanayi olan turizmden Beykoz olarak gelecek yıllarda daha fazla yararlanacaklarını ifade eden Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, “Beykoz, dünyanın incisidir. Turizme yönelik yapılmakta olan çalışmalar ile gelecek birkaç yıl içinde yerli ve yabancı misafirlerimizi daha fazla ağırlayacağız” diye konuştu.

QR kodlu yürüyüş yolu, İstanbulluları ve turistleri bekliyor

Aralarında, Küçük Ayasofya Camii ve Sfendon Duvarı ile ilgili farkındalık yaratma projeleridahil birçok projeyi gerçekleştiren Sultanahmet’teki Arena Hotel’in sahibi Gül Küçükserim, kendisini tarihi ve kültürel eserlerin korunmasına ve tanıtımına adayan bir turizmcidir. Anadolu Hisarı’nın tanıtımı içinQR kodlu mobil turizm tanıtım projesini hazırlayan Gül Küçükserim, yoğun uğraşları neticesinde projeyi turizme kazandırdı.
Anadolu Hisarı’nın tarihini, teknoloji ile buluşturduklarını anlatan turizmci Gül Küçükserim, şunları söyledi:
“İstanbul’un gizli cenneti olan, tarihi - doğal güzellikleriyle şiirlere ve şarkılara konu olan bu güzel semte, hayran kalmamak mümkün değil. Tarihe tanıklık etmek isteyenler, telefonlarına indirecekleri ücretsiz QR kodu ile Anadolu Hisarı ve çevresinin, geçmişten günümüze hikâyesini seçecekleridilde öğrenecektir. İstanbullular ve turistler için,QR kodlu yürüyüş yolu haritamızı da hazırladık ve herkesi bekliyoruz.Gezilecek mekanlar arasında; Küçüksu Kasrı, Küçüksu Çeşmesi, Küçüksu Çayırı, Göksu Deresi, Anadolu Hisarı ve kalesi, Namazgâh, Anadolu Hisarı Camii, Meryem Ana Ayazması, Baruthane çayırı bulunuyor” dedi.

Anadolu Hisarı’nda, QR kodlu mihenk taşları uygulaması 

Güzelce Hisar Eğitim Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Aynur Yavaş,yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Bu proje,Türk turizmine gönül veren, derneğimizin yönetim kurulu üyesi Gül Küçükserim tarafından düşünülerek, yoğun emek ve çalışmalarımızın neticesinde gerçekleşmiştir. Projemiz,İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından beğenildi. Beykoz Belediye Başkanımız Yücel Çelikbilek’in ev sahipliğinde,Turizm Haftası’nda açılışını yapıyoruz. Şuan, Anadolu Hisarı çevresinde bulunan 7 adet QR kodlu mihenk taşlarının, önümüzdeki günlere 10’a çıkartılması planlanıyor” dedi.

Projeye sponsorluk yapan VisiGlobe firmasının sahibi Ayhan Olgun, projeyle Anadolu Hisarı tarihini teknolojiyle buluşturmanın gururunu yaşadıklarını anlattı.
Konuşmaların ardından, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, İstanbul İl Kültür Turizm Müdürlüğü ileturizm sektörü dernekleri TÜROB, TÜRSAB, TUREB, SKAL, İRO’nun üst düzey temsilcilerinin katıldığı protokol; QR kodlu yürüyüş yolu haritasında yer alan tarihi eserleri birlikte gezdiler.

Editöre bilgi:

********Tarihi ve kültürel değerlere adanan bir ömür, Gül Küçükserim

Küçük Ayasofya Camii ve Sfendon Duvarı ile ilgili farkındalık yaratma projeleri dahil Sultanahmet’teki birçok projeye destek veren TÜROB Yönetim Kurulunda Genel Koordinatörlük, Eminönü Platformu Genel Sekreterliği, İstanbul Ticaret Odası Meslek Hizmetleri Komite Temsilciliği, Sultanahmet Rotary Kulübü Başkanlığı, ÖZBİ ve Eminönü İmar ve Kültür Dernekleri Yönetim Kurulu Üyeliği gibi birçok sivil toplum ve meslek örgütlerinde görev alan Sultanahmet’teki Arena Hotel’in sahibi Gül Küçükserim, kendisini tarihi ve kültürel eserlerin korunmasına ve tanıtımına adayan bir  turizmcidir. Beykoz ilçesine bağlı Anadolu Hisarı’nda hayata geçirilen İstanbul’un ilk QR Kodlu Mobil Turizm Tanıtım Projesi, kendisinin projesidir. Henüz yeterince keşfedilmeyen Anadolu Hisarı’ndaki tarihi ve kültürel değerlerin tanıtılması hedeflenmiştir. Proje, Gül Küçükserim’inyoğun uğraşları sonucunda gerçekleştirilmiştir.


********Anadolu Hisarı ile ilgili hazırlanan çalışmada yer alan eserler:

Anadolu Hisarı’nı KEŞFETMEYE çağırıyoruz!

**Küçüksu Kasrı:Bu yürüyüş turunuzda 18. yy da I. Mahmut döneminde yapılmış olan kalem işi süslemeli tavanları, değerli İtalyan mermeri şömineleri, mobilya, halı ve tablolarıyla eşsiz bir sanat müzesi niteliğindeki Küçüksu Kasrı’na bayılacaksınız. Yanı başında duran, 33 yıldan beri erkek evlat bekleyen Osmanlı hanedanına III. Selim’i doğuran Mihrişah Valide Sultan adına, 1806 yılında oğlu tarafından yaptırılan kubbesi ve geniş saçakları, ampir bezemeleri, kitabeleri ile ilk günkü güzelliğini koruyarak, günümüze gelebilmeyi başarmış ender eserlerden olan Küçüksu Çeşmesini göreceksiniz.

**Baruthane Çayırı:Halkın yaşantısında önemli yeri olan tuluat, orta oyunu, meddah ve yağlı güreşlerin yapıldığı, saltanat kayıkları ile gelen saray erkânının da katıldığı etkinliklere ev sahipliği yapan Küçüksu ve Baruthane çayırı mesire alanlarını gezerken, bakır mısır kazanlarında kaynatılan mısırları ve mısır şenliğini anımsayacaksınız.

**Anadolu Hisarı:Biraz ileride İstanbul’un fethinden önce Yıldırım Beyazıt Han’ın yaptırdığı ilk Hisar olan, boğazın en dar yerinde, tepe üzerine kurulan Anadolu Hisarı bütün ihtişamıyla karışınıza çıkmaktadır. Bizans’a Karadeniz yoluyla yardım gelmesini önlemek ve Karadeniz’den gelecek tehlikeleri de karşılamak maksadıyla inşa edilmiştir.  Rumeli Hisarı ile birlikte, Anadolu Hisarı boğazların kontrol altına alınmasında Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu haykırırcasına mağrur, bayrağımızı gururla dalgalandırmaktadır.   

**Göksu’da sandal sefaları:Anadolu Hisarı’nın altında,  asırlık çınar ve ıhlamur ağaçlarının gölgesinde akan,  en büyük aşkların yaşandığı, şiirlere, şarkılara konu olan, âşıkların buluşmalarına şahitlik eden Göksu; dile gelse de anlatsa bizlere sandal sefalarını…

**İlk Namazgah:İstanbul’un nüfusu 2 milyon iken, bir günde 36 Şehir Hayriye vapurunun yanaştığı, tarihi Anadolu Hisarı vapur iskelesinin biraz ilerisinde karşıda duran Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan,  fetih den sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından yeniden inşa ettirilen,  Anadolu Hisarı Camiisini görebilirsiniz. Tuğladan yapılmış minaresi, güneşe bakılarak zamanın tayin edildiği üçgen şeklinde taş âlemi ile İstanbul kadısının adını vererek yaptırdığı Sinaneddin Yusuf efendi ‘’Muhaşşi ‘’ Mescidi’ni gezebilir ve askerlerin ibadeti için Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan ilk Namazgâhı görebilirsiniz. 

**Aya Panaiya Ayazması:İstanbul’da yaşayan Rumların, Ermenilerin, hastalıklara şifa verici olduğuna inandığı, kutsal ayazmalarının bulunduğu bölge olan Göksu’da, ilkbahar ve sonbaharda, laternalar çalarak, fener alayları eşliğinde sabahlara kadar eğlenceler düzenledikleri ayazma ziyaret günleri, Göksu Panayırı namı ile anılırdı.  Aya Panaiya Ayazmasını ziyaret edebilirsiniz.

**Mihrabat korusu: İstanbul boğazına hâkim, yeşillikler içindeki 200 dönüm Mihrabat korusu ve içinde 15 bin 300 bitki türü yer alan Otağ tepe, Fatih Sultan Mehmet köprüsünün en güzel göründüğü masalsı İstanbul boğazı görüntüleriyle, özellikle gün batımında muhteşem fotoğraflar çekmeniz için sizleri davet ediyor.

**Sanatkar atölyeleri:Ayrıca, Göksu Deresi üzerinde kurulmuş olan çanak çömlek atölyelerinde bu sanatın yapılışını izleyebilir, Paşabahçe şişe cam fabrikasındaki cam ustalarını bünyesine alan cam atölyelerini gezebilir,  özel tasarım ürünleri inceleyebilirsiniz. Ahşap merakı olanlar, ahşap sanatını icra ederek geleceğe nadide eserler bırakan Kündekarive Mukarnas sanatı ustası olan Hasan Usta’nın atölyesini gezmeyi unutmasınlar. Mescid-i Aksa Camii’sinin minberini aslına uygun olarak yapan Hasan usta, ahşap süsleme sanatında kullanılan tüm teknikleri bilip atölyesinde uygulamaktadır. 

Bünyesindeki nitelikli yeme içme mekânları ile de hizmetinize hazır olan Anadolu Hisarının sahip olduğu güzelliklerin ancak bir kaçını sizlerle paylaşabildik. Sizleri, Anadolu Hisarını KEŞFETMEYE çağırıyoruz!

18 Nisan 2018 Çarşamba

Uyumsoft,web ErpSql Raporlama Eğitimini düzenledi...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Uyum Akademi tarafından organize edilen “web ErpSql Raporlama Eğitimi”ne katılanlar, hızlı ve esnek raporlamanın püf noktalarını öğrendiler. 

Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ’nin, çalışanlarına, iş ortaklarına ve müşterilerine düzenlediği eğitim çalışmaları aralıksız devam ediyor. Uyum Akademi tarafından 10-11 Nisan 2018 tarihleri arasında “Web ErpSql Raporlama Eğitimi” yapıldı. Uyumsoft’un müşterisi olan firmalardaki proje yöneticileri, IT yöneticileri ve raporlama tasarım konusunda kendini yetiştirmek isteyenlerin katıldığı eğitimde katılımcılar,bir yandan sql yeteneklerini geliştirirken, diğer yandan rapor ekranlarını firmalarının ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirmelerini sağlayacak yeteneklerini geliştirmiş oldular. Yoğun ilginin olduğu eğitimin sonunda katılımcılar, Erp süreçlerinin en önemli ve somut çıktılarının alındığı raporlama sürecini, kurumları içinde hızlı ve esnek bir şekilde yapabilmenin püf noktalarını öğrendiler.

Raporlama konusundaki talep, her geçen gün artıyor 

Erp sürecinin, yaşayan dinamik bir süreç olduğunu kaydeden Uyum Akademi Yöneticisi Kerim Şahin, şunları söyledi:
“Zaman içinde, kurumun ihtiyaçları, karar destek süreçleri ve beklentileri doğrultusunda, özellikle de raporlama konusunda, sürekli talepler artıyor. Bu nedenle işletmelerin içinde, raporlama konusunda yetenekli proje yöneticilerine ihtiyaç bulunuyor. İşletmelerde gözlemlediğimiz bu ihtiyacın sonucunda, müşterilerimizdeki projelerin yöneticilerine bu eğitimleri düzenlemekteyiz. Sql yeteneği olan bir yöneticisi, dataları hızlı analiz edebilir. Sadece raporlama için değil, kullanıcıların zaman zaman yaptığı hatalı işlemlerin tespit edilmesi ve düzeltilmesinde de yardımcı olabilir. Dinamik liste raporlarıyla, sql sorgularını hızlı şekilde rapora çevirebilirler. Özetle, eğitim sonunda katılımcılar, Uyumsoftveritabanı mimarisine hakim olarak, tablo ve alanlar arasındaki ilişkileri daha kolay çözeceklerdir ve böylece sql sorgularını ve raporlama çalışmalarını en iyi şekilde yapabileceklerdir” dedi.

ERP data yapısına hakim olarak, raporlamalarını yapabilecekler

Düzenlenen eğitimi verenUyumsoftİş Zekası ve Raporlama Proje YöneticisiDoğan Afşin, şunları kaydetti:
“Web ErpSql raporlama eğitimi kapsamında;web Erpdatabase mimarisi, Temel sql sorgu yazımı, Rapor prosedürlerinin oluşturulması, Rapor ekran kodlamasında kullanılan xml yapısı, dinamik liste ve dashboard oluşturma hakkında teknik bilgileri anlattım. Bu eğitim sayesinde katılımcılar, Erpdata yapısına hakim olarak, kendi sql sorgulamaları ile hızlı ve esnek raporlama yapabileceklerdir. Ayrıca, Erp içindeki standart raporların, kuruma özel daha güçlü görsellerle geliştirilerek, yönetim ve diğer yöneticilerin taleplerine daha hızlı sonuçlar üretebileceklerdir. Eğitimin sonunda, hem sql ve ekran kodlama ile yazılım yeteneğine, hem de rapor tasarlama ile rapor tasarım yeteneğine sahip olmaktadırlar” diye konuştu. 

Türk gelinlik sektörüne, Ortadoğu ülkelerinden yoğun ilgi gözleniyor ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türk gelinlik sektörüne,
Ortadoğu ülkelerinden yoğun ilgi gözleniyor

Ortadoğu ülkelerinden, Türk gelinlik sektörüne yoğun ilgi gerçekleşiyor. Farklı ve özgün modellerle hazırlanan gelinliklere, yurtdışı pazarlarla iş yapma potansiyeli bulunuyor.
Yurtdışından yüksek talep aldıklarını anlatan Modacı Pınar Bent, şunları söyledi:
“İşinizi aşk ile yaptığınız sürece, bütün kapılar açılıyor. Türk gelinlik sektörü olarak yurtdışında sıkı bir talep görüyoruz. Bu yıla hızlı bir giriş yaptık. Evlilik Fuarları, Ortadoğu’dan gelen iş teklifleri ve gelinlerimizle hareketli günler geçiriyoruz. 2018, iş hacmi olarak hareketli ve güzel geçecek” dedi.

Kayseri’deki 1.Evlilik Festivali’nde, yoğun ilgiyle karşılaştık

RadissonBlu Hotel Kayseri tarafından, geçtiğimiz ay düzenlenen 1.Evlilik Festivali’nde yoğun ilgi gördüklerini kaydeden Modacı Pınar Bent, konuşmasına şöyle devam etti:
“Evlilik Festivalinden çok memnun bir şekilde ayrıldım. Katılımcılar tarafından,defileme ilgi oldukça yüksekti. Katılımcılar ile fuar ortamında birebir konuşup sohbet etme imkanımızda oldu. Evlilik fuarları, bir şehre veya etkinliğin yapıldığı otele, tanıtımda önemli bir katkı sağlıyor. Evlenecek çiftlerin, bu fuarlara ilgileri de yüksek oluyor. Çünkü bu fuarlar, her şeyden önce çiftlere, zaman bakımından büyük avantajlar sağlıyor. Düşünün, bir düğün öncesinde çiftlerin, halletmesi gereken onlarca detay var. Davetiyesi, nikah şekeri, gelinliği, damatlığı, pastası, düğün mekanı, konsepti vsderken, çiftler yorucu bir sürece giriyorlar. Kimi zaman aylar süren bu hazırlığa, bir de ev kurma telaşı eklendiğinde, çiftler ve aileleri için yorucu bir yolculuk başlıyor. İşte yapılan bu fuarlar, tam da bu noktada çiftler için kurtarıcı bir rol üstleniyor” şeklinde konuştu.