HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
Canpark Akademi, perakende sektörüne 500 genç yetiştirecek
Ümraniye bölgesinin buluşma noktası olan Canpark Alışveriş ve Yaşam Merkezi, genç işgücünün eğitim alması ve kalifiye personel olabilmesi için ‘Canpark Akademi’yi kurdu. Her bir eğitim, 20 gün sürecek. İlki geçtiğimiz ay (Kasım ayında) başlayan eğitime, 40’a yakın genç katıldı. 2019 yılı boyunca devam edecek eğitim kapsamında, 500’e yakın gencin eğitim alması ve istihdama katılması hedefleniyor.
Perakende sektörüne ilgisi olan, enerjisi yüksek, yoğun çalışma temposuna ayak uyduracak, özgüveni yüksek, gelişime ve değişime önem veren, ancak fırsat bulup bu konuda eğitim alamamış ya da istediği iş fırsatını yakalayamamış olan, en az lise mezunu, gençlerin iş yaşamına katılımını amaçlayan projenin 1.’ci dönemi Kasım ayında Canpark AVM bünyesindeki Canpark Akademi’de başladı. Proje açıklandığı günden itibaren gençler tarafından yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Canpark Akademi’den mezun olan gençlerin, perakende alanında faaliyet gösteren markaların ihtiyaç duyduğu, genç, dinamik ve eğitimli iş gücü için tercih edilen bireyler haline gelmesi hedefleniyor.
Eğitimler, 2 aşamada veriliyor
Canpark Akademi’de verilen eğitimler, 2 aşamada gerçekleşiyor. Kriterlere uyarak ön elemeyi geçen adaylar; Endüstriyel Klinik Psikolog Dilara Kızılçay, Tekademi Kurucusu Timur Köseoğlu, Devlet Tiyatrosu Sanatçıları A.Volkan Çetinkaya ile Ecehan Çetinkaya ve Analist İSG Genel Müdürü Mesut Acar’ın da aralarında olduğu uzman isimlerden, iş hayatında ihtiyaç duyabilecekleri, etkili iletişim, çatışma yönetimi, öz denetim ve kişisel farkındalık, stres yönetimi, takım çalışması, diksiyon ve hitabet gibi konularda genel eğitimleri alıyorlar.
İlk aşamayı başarı ile tamamlayan ve devam şartına uyan adaylar, 2.aşamda ise, spesifik sektörel eğitimleri almaya hak kazanıyor. Canpark AVM’de faaliyet gösteren ve sektörde farkını hissettiren ulusal ve uluslararası markaların yöneticileri tarafından verilen eğitimlerde, katılımcıların tercih edecekleri alanlarda neler ile karşılaşabileceklerinin teorik ve pratik çalışmaları yapılıyor.
Gençlerin istihdama katılımları için Canpark Akademi’yi kurduk
Proje hakkında bilgi veren Canpark Alışveriş Merkezi Müdürü ve Canpark Akademi Kurucusu Volkan F. Binöz, şunları söyledi:
“Canpark Akademi projesine başlarken, gençleri istihdam etmenin ne kadar önemli olduğundan yola çıktık. Yapılan araştırmaları değerlendirdiğimizde, ülkemizde çalışmayan ve eğitim görmeyen gençlerin %30.8 ile Avrupa istatistiklerine göre ilk sıralarda yer aldığını öğrendik. Özellikle, 18-24 yaş arasında bu özellikleri taşıyan kadınların % 43,6 olması, bizleri Canpark Akademi’yi kurmaya teşvik etti. Projemizi; hem gençlerin iş hayatına katılması, hem markaların kalifiye insan kaynağı ihtiyacını karşılaması, hem de ziyaretçilerimizin alışveriş merkezimizde geçirdiği sürede daha kaliteli hizmet alabilmeleri amacıyla başlattık. Akademiye olan yüksek ilgiden son derece memnunuz. Ocak ayında 2.’ci dönem eğitimlerimiz başlayacak ve yıl boyunca devam edecektir” dedi.
İstihdam projesi ile perakende sektöründe fark yaratacak
Hayata geçirdikleri istihdam projesi ile perakende sektöründe fark yaratacaklarının altını çizen Canpark AVM Pazarlama Müdürü ve Canpark Akademi Kurucusu Gökçe Yaygın, şunları kaydetti:
“Geleceğimiz olan gençlerimiz için Can’la başla çalışıyoruz. Canpark Akademi’yi kurarak, genç ve dinamik olan iş gücüne, perakende sektörümüzde istihdam fırsatları oluşturmayı planladık. Gençlerimize fırsat verebilmek için, eğitimlerini üstlenmek ve farklarını ortaya koyma şansını tanımayı istedik. Biz Canpark AVM ve Canpark Akademi olarak, üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekten gurur ve mutluluk duyuyoruz. İlk dönem mezunlarımız Aralık ayında eğitimlerini tamamlamış olacaklar. Mağazalarımızdan gelen personel talepleri de her geçen gün artıyor. İlerleyen süreçte katılımcılarımızı ve mağaza yetkililerimizi bir araya getirerek, iş hayatlarına ilk adımlarını atmalarına önderlik edeceğiz” diye konuştu.
3 Aralık 2018 Pazartesi
ESET,2019 Bireysel ve Kurumsal Güvenlik Yazılımlarını piyasaya sundu....
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
Geleceğe hazır siber güvenlik
Siber saldırılara karşı
savunma hattınızı oluşturun!
Paramızı ve bilgilerimizi hedef alan zararlı yazılım sayısı sadece son üç yılda 400 milyondan 800 milyon adete yükseldi. 2019 sonunda ise 1 milyara ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin lider antivirüs markası ESET, bu zararlılara karşı koyacak 2019 sürüm yeni bireysel ve kurumsal ürünlerini piyasaya sundu. ESET, yeni ürünleriyle tüm siber saldırıları engellemeye yönelik en güçlü siber savunma hattını oluşturuyor. Üstelik yeni güvenlik raporuyla da kullanıcılarını nasıl koruduğunu gösteriyor.
Dijital sistemleri hedef alan virüs, truva atı, solucan, rootkit, botnet, oltalama teknikleri, casus yazılımlar ve şifre-fidye programları gibi kötü amaçlı yazılımlarla mücadele eden yeni ESET 2019 dijital güvenlik ürünleri, İstanbul Mövenpick Oteli’nde yapılan basın toplantısıyla duyuruldu.Toplantıda ESET Türkiye CEO’su Alain Soria, ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban ve ESET Türkiye Satış Müdürü Asım Akbal yenilikleri anlattı.
Bireysel Siber Savunma Gücü
2018’de phishing (olta) atakları ve fidye yazılımları olağanüstü artış gösterdi. Kullanıcının sistem gücünü çalarak gerçekleştirilen kripto para madenciliğiise bu yılın ilk 6 ayında dünyanın en sık karşılaşılan siber tehdidi oldu. Yenilenen efsanevi ESET NOD32 Antivirus’ün yanı sıra ESET Internet Security, ESET Smart Security Premiumve ESET Multi-Device Security yazılımları,bu ve buna benzer karmaşık saldırılara, çok katmanlı yeni teknolojileriyle cevap veriyor.
Bankacılık ve Ödeme Koruması’na kriptopara cüzdanları eklendi
Dalgalı seyir izlese de çeşitli tahminler, kripto para piyasasının yakın gelecekte 1 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Büyüyen hacim siber suçluların ilgisini çekiyor. ESET, daha 2015’te güvenli online finansal işlemler için “Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Koruması”nı aktifleştirmişti. Bu modüle şimdi kripto para cüzdanları da eklendi. Kullanıcılar,web tabanlı kripto para cüzdanlarını ziyaret ettiklerinde ESET, sayfayı algılıyor ve finansal işlemlerin güvenli ortamda yapıldığını doğruluyor.
Güvenlik Raporu: Nasıl korunduğunuzu görün!
ESET’in önemli yeniliklerinden biri de Güvenlik Raporu(Security Report) uygulaması. Global saldırı yoğunluğunu gösteren bir dünya haritası sunan Güvenlik Raporu, kullanıcıların bu saldırılardan nasıl korunduğunu, ESET teknolojsinin hangi yöntemlerle zararlı yazılımlara cevap verdiğini gösteriyor. ESET kullanıcısı, maruz kaldığı riskleri Güvenlik Raporu yoluyla takip edebiliyor.
Genişleyen siber saldırı yüzeyine katmanlı koruma
2025 yılına kadar dünyada 75 milyar internet bağlantılı cihazın kullanılacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla siber saldırı yüzeyi hayli genişleyecek. Bu öngörü dogrultusunda geliştirilen Akıllı Ev İzleyici, kişisel Wi-Fi ağını kullanan tüm internet bağlantılı cihazları görüntülüyor, modem ve routerlerı güvenlik açıklarına karşı tarıyor ve izinsiz erişimler konusunda uyarıyor. Bununla birlikte UEFI Tarayıcı, Web Kamerası Koruması, Güvenlik Duvarı ve Ağ Saldırısı Koruması gibi çok katmanlı modüller, bilinen ve henüz bilinmeyen tüm siber saldırı türlerine cevap verecek şekilde kullanıcıları koruma altına alıyor.
Kurumsal Siber Savunma Gücü: Sıfır gün saldırılarına son
Bireysel yazılımlarla birlikte kurumsal yapılara yönelik yenilenen ESET Endpoint Protectionçözümleri de piyasaya sunuldu. Kurumsal siber güvenlikte çıtayı yine yukarı taşıyan ESET, burada ESET Dynamic Threat Defenseözelliğiyleöne çıkıyor.Dinamik tehdit savunması, işletmeleri zor durumda bırakan sıfır gün saldırıları ve fidye yazılımları başta olmak üzere her türlü tehdidi kendi bulut koruma alanında çalıştırıyor ve neredeyse anında analiz edip, tehdidi yerel ağa yani kuruma ulaşmadan engelliyor.
ESET, KOBİ’lerden dev sanayi tesislerine dek kurumların ihtiyacına uygun seçenekler sunuyor. Bugün ISO500 ve Fortune500 listesindeki kuruluşların yüzde 30’u ESET kurumsal yazılımlarını tercih ediyor.
Yüzde 40 daha hızlı kurulum
ESET’in bilinen yüksek performansı yeni sürümlerde daha da üst seviyeye çıkıyor. Kullanıcılar, cihazlarının durumuna bağlı olarak yüzde 40'a kadar daha hızlı kurulum sağlayabiliyor. Yeni ESET ürünlerinin kurulumu artık yalnızca birkaç saniye sürüyor.
Türkiye’de pazar liderliğimizi pekiştiriyoruz
ESET Türkiye CEO’su Alain Soria, 2015 yılında 400 milyon seviyesinde bulunan zararlı yazılım sayısının 2018’de 800 milyona ulaştığına dikkat çekti. “2019 sonunda ise 1 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Dijital güvenlik olmadan hayatımızı sürdürmemiz zorlaşacak” diyen Soria, “ESET, bugün Türkiye’nin en çok tercih edilen siber güvenlik markası olarak öne çıkıyor. Ülkemizdeki her üç bilgisayardan birinde ESET ürünü kullanılıyor. Aynı şekilde KOBİ’lerden holdinglere, kamu kurumlarından hastanelere, bankalara dek 12 bine yakın kurumsal müşterimiz var. Ülkemizdeki döviz kaynaklı ekonomik hareketliliğe rağmen, ESET Türkiye olarak 2018 yılını %20’ye ulaşan büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz.Uzun yıllardır kategorimizde sürdürdüğümüz Türkiye pazar lideri pozisyonumuzu, geleceğe hazır yeni siber güvenlik ürünlerimizle daha da pekiştireceğimize inanıyorum” açıklamasını yaptı.
Geleceğe hazır siber güvenlik
Siber saldırılara karşı
savunma hattınızı oluşturun!
Paramızı ve bilgilerimizi hedef alan zararlı yazılım sayısı sadece son üç yılda 400 milyondan 800 milyon adete yükseldi. 2019 sonunda ise 1 milyara ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin lider antivirüs markası ESET, bu zararlılara karşı koyacak 2019 sürüm yeni bireysel ve kurumsal ürünlerini piyasaya sundu. ESET, yeni ürünleriyle tüm siber saldırıları engellemeye yönelik en güçlü siber savunma hattını oluşturuyor. Üstelik yeni güvenlik raporuyla da kullanıcılarını nasıl koruduğunu gösteriyor.
Dijital sistemleri hedef alan virüs, truva atı, solucan, rootkit, botnet, oltalama teknikleri, casus yazılımlar ve şifre-fidye programları gibi kötü amaçlı yazılımlarla mücadele eden yeni ESET 2019 dijital güvenlik ürünleri, İstanbul Mövenpick Oteli’nde yapılan basın toplantısıyla duyuruldu.Toplantıda ESET Türkiye CEO’su Alain Soria, ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban ve ESET Türkiye Satış Müdürü Asım Akbal yenilikleri anlattı.
Bireysel Siber Savunma Gücü
2018’de phishing (olta) atakları ve fidye yazılımları olağanüstü artış gösterdi. Kullanıcının sistem gücünü çalarak gerçekleştirilen kripto para madenciliğiise bu yılın ilk 6 ayında dünyanın en sık karşılaşılan siber tehdidi oldu. Yenilenen efsanevi ESET NOD32 Antivirus’ün yanı sıra ESET Internet Security, ESET Smart Security Premiumve ESET Multi-Device Security yazılımları,bu ve buna benzer karmaşık saldırılara, çok katmanlı yeni teknolojileriyle cevap veriyor.
Bankacılık ve Ödeme Koruması’na kriptopara cüzdanları eklendi
Dalgalı seyir izlese de çeşitli tahminler, kripto para piyasasının yakın gelecekte 1 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Büyüyen hacim siber suçluların ilgisini çekiyor. ESET, daha 2015’te güvenli online finansal işlemler için “Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Koruması”nı aktifleştirmişti. Bu modüle şimdi kripto para cüzdanları da eklendi. Kullanıcılar,web tabanlı kripto para cüzdanlarını ziyaret ettiklerinde ESET, sayfayı algılıyor ve finansal işlemlerin güvenli ortamda yapıldığını doğruluyor.
Güvenlik Raporu: Nasıl korunduğunuzu görün!
ESET’in önemli yeniliklerinden biri de Güvenlik Raporu(Security Report) uygulaması. Global saldırı yoğunluğunu gösteren bir dünya haritası sunan Güvenlik Raporu, kullanıcıların bu saldırılardan nasıl korunduğunu, ESET teknolojsinin hangi yöntemlerle zararlı yazılımlara cevap verdiğini gösteriyor. ESET kullanıcısı, maruz kaldığı riskleri Güvenlik Raporu yoluyla takip edebiliyor.
Genişleyen siber saldırı yüzeyine katmanlı koruma
2025 yılına kadar dünyada 75 milyar internet bağlantılı cihazın kullanılacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla siber saldırı yüzeyi hayli genişleyecek. Bu öngörü dogrultusunda geliştirilen Akıllı Ev İzleyici, kişisel Wi-Fi ağını kullanan tüm internet bağlantılı cihazları görüntülüyor, modem ve routerlerı güvenlik açıklarına karşı tarıyor ve izinsiz erişimler konusunda uyarıyor. Bununla birlikte UEFI Tarayıcı, Web Kamerası Koruması, Güvenlik Duvarı ve Ağ Saldırısı Koruması gibi çok katmanlı modüller, bilinen ve henüz bilinmeyen tüm siber saldırı türlerine cevap verecek şekilde kullanıcıları koruma altına alıyor.
Kurumsal Siber Savunma Gücü: Sıfır gün saldırılarına son
Bireysel yazılımlarla birlikte kurumsal yapılara yönelik yenilenen ESET Endpoint Protectionçözümleri de piyasaya sunuldu. Kurumsal siber güvenlikte çıtayı yine yukarı taşıyan ESET, burada ESET Dynamic Threat Defenseözelliğiyleöne çıkıyor.Dinamik tehdit savunması, işletmeleri zor durumda bırakan sıfır gün saldırıları ve fidye yazılımları başta olmak üzere her türlü tehdidi kendi bulut koruma alanında çalıştırıyor ve neredeyse anında analiz edip, tehdidi yerel ağa yani kuruma ulaşmadan engelliyor.
ESET, KOBİ’lerden dev sanayi tesislerine dek kurumların ihtiyacına uygun seçenekler sunuyor. Bugün ISO500 ve Fortune500 listesindeki kuruluşların yüzde 30’u ESET kurumsal yazılımlarını tercih ediyor.
Yüzde 40 daha hızlı kurulum
ESET’in bilinen yüksek performansı yeni sürümlerde daha da üst seviyeye çıkıyor. Kullanıcılar, cihazlarının durumuna bağlı olarak yüzde 40'a kadar daha hızlı kurulum sağlayabiliyor. Yeni ESET ürünlerinin kurulumu artık yalnızca birkaç saniye sürüyor.
Türkiye’de pazar liderliğimizi pekiştiriyoruz
ESET Türkiye CEO’su Alain Soria, 2015 yılında 400 milyon seviyesinde bulunan zararlı yazılım sayısının 2018’de 800 milyona ulaştığına dikkat çekti. “2019 sonunda ise 1 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Dijital güvenlik olmadan hayatımızı sürdürmemiz zorlaşacak” diyen Soria, “ESET, bugün Türkiye’nin en çok tercih edilen siber güvenlik markası olarak öne çıkıyor. Ülkemizdeki her üç bilgisayardan birinde ESET ürünü kullanılıyor. Aynı şekilde KOBİ’lerden holdinglere, kamu kurumlarından hastanelere, bankalara dek 12 bine yakın kurumsal müşterimiz var. Ülkemizdeki döviz kaynaklı ekonomik hareketliliğe rağmen, ESET Türkiye olarak 2018 yılını %20’ye ulaşan büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz.Uzun yıllardır kategorimizde sürdürdüğümüz Türkiye pazar lideri pozisyonumuzu, geleceğe hazır yeni siber güvenlik ürünlerimizle daha da pekiştireceğimize inanıyorum” açıklamasını yaptı.
28 Kasım 2018 Çarşamba
ITerra Data Center, yoğun talep alıyor ...
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
ITerra Data Center, yoğun talep alıyor yoğun talep alıyor
Data center (veri merkezi) ve fiber optik çözümlerinde dünyanın ilk 10 global firması arasında yer alan Canovate Group, geçtiğimiz günlerde, Bilişim Zirvesi’18 “Akıllı Şeyler-Bilen Teknolojiler” zirvesine katıldı. İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılan organizasyonun sponsorları arasında yer alan Canovate Group, standını ziyaret edenlere, ITerra DC başta olmak üzere data center ve fiber optik’teki ürün portföyünü ve çözümlerini anlattı.
ITerra DC’ye, tüm sektörlerden talep geldi
Tümleşik bir veri merkezi olan, “Tak-Çalıştır” avantajıyla rakiplerinden ayrılan ITerra DC veri merkezi, Canovate Group bünyesindeki Türk mühendislerinin yaklaşık bir yıllık ar-ge çalışmasıyla geliştirildi. Zirve sırasında, finans, perakende, eğitim, lojistik başta olmak üzere tüm sektörlerden yoğun talep aldıklarını ifade eden Canovate Elektronik Satış Direktörü Fatih Çalışkan, şunları söyledi:
“Tak-Çalıştır özelliğine sahip olan ITerra DC’yi, içerisinde yangın söndürme, ortam izleme, sanallaştırma ve operasyonel yönetim yazılımı dahil entegre bir şekilde üretiyoruz. Geçmişte müşteriler, ilgili donanımları ve yazılımları kurmak için 2 aya yakın bir zaman harcarken, ITerra DC ürünümüzde donanım ve yazılım altyapısı Canovate Group fabrikamızda birleştiriliyor. Böylece veri merkezi altyapısı, 2 ayda kurulmak yerine, 1 saatte hazır hale gelerek servis verebiliyor” dedi.
Yerli ve milli: ITerra DC
Yerli ve milli ITerra DC hakkında bilgi veren Canovate Elektronik Çözüm Mimarı Talha Samet Solakoğlu, şunları anlattı:
“ITerra DC, veri merkezinde bulunan tüm pasif ve aktif altyapının aynı fiziksel platformda çalıştırılarak, tek bir noktadan yönetilebilen bir yazılım ile bilgi teknolojileri hizmetleri ve ihtiyaçlarına karşın donanım ve yazılım çözümüdür. Artık, fiziksel bir odaya ihtiyaç duyulmadan, dünya standartlarında üretilen, 1 saatte kurulumu yapılabilen, tam teşekküllü ve tak-çalıştır bir veri merkezi olan ürünümüz sayesinde, hem bilgi korunup yönetilirken, hem zamandan kazanılmaktadır” diye konuştu.
Canovate Elektronik Kurumsal Satış Yöneticisi Nebahat Mutlu ise, sistemin yaklaşık bir yılda kendini amorti ettiğini ve ciddi bir enerji verimliliği sağlandığını belirtti.
Dünya’nın sayılı ar-ge ve inovasyon odaklı firmaları arasında yer alıyor
Dünya’nın sayılı ar-ge ve inovasyon odaklı firmalarından olan Türk firması Canovate Group, veri merkezi (data center) ve fiber optik sistemlerindeki teknolojisi ve uçtan uça ürün portföyü ile dünyadaki ilk 10 global marka arasındadır. 40 yıllık geçmişiyle %100 Türk firması olan Canovate Group, bilişim, telekom, savunma sanayi, balistik sistemler, elektro-optik sistemler, ısıtma/soğutma alanlarında birçok ar-ge projesini yaparak, ileri teknoloji ürünlerini geliştirmeye devam ediyor. Canovate, İstanbul Çekmeköy’de 30 bin metrekare alan üzerinde 100’ü aşan mühendis ekibi ve (tüm grubun bünyesindeki) 1000’in üzerinde çalışanı ile yüksek teknoloji üretimi yapan mühendislik odaklı şirketler grubu olarak faaliyet gösteriyor. Canovate, kapasitesinin %70’ni aralarında Avusturya, Hollanda, Almanya, Danimarka, İspanya, Suudi Arabistan, Filipinler, Nijerya, Etiyopya, Sudan’ın bulunduğu 72 ülkeye ihraç etmektedir.
ITerra Data Center, yoğun talep alıyor yoğun talep alıyor
Data center (veri merkezi) ve fiber optik çözümlerinde dünyanın ilk 10 global firması arasında yer alan Canovate Group, geçtiğimiz günlerde, Bilişim Zirvesi’18 “Akıllı Şeyler-Bilen Teknolojiler” zirvesine katıldı. İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılan organizasyonun sponsorları arasında yer alan Canovate Group, standını ziyaret edenlere, ITerra DC başta olmak üzere data center ve fiber optik’teki ürün portföyünü ve çözümlerini anlattı.
ITerra DC’ye, tüm sektörlerden talep geldi
Tümleşik bir veri merkezi olan, “Tak-Çalıştır” avantajıyla rakiplerinden ayrılan ITerra DC veri merkezi, Canovate Group bünyesindeki Türk mühendislerinin yaklaşık bir yıllık ar-ge çalışmasıyla geliştirildi. Zirve sırasında, finans, perakende, eğitim, lojistik başta olmak üzere tüm sektörlerden yoğun talep aldıklarını ifade eden Canovate Elektronik Satış Direktörü Fatih Çalışkan, şunları söyledi:
“Tak-Çalıştır özelliğine sahip olan ITerra DC’yi, içerisinde yangın söndürme, ortam izleme, sanallaştırma ve operasyonel yönetim yazılımı dahil entegre bir şekilde üretiyoruz. Geçmişte müşteriler, ilgili donanımları ve yazılımları kurmak için 2 aya yakın bir zaman harcarken, ITerra DC ürünümüzde donanım ve yazılım altyapısı Canovate Group fabrikamızda birleştiriliyor. Böylece veri merkezi altyapısı, 2 ayda kurulmak yerine, 1 saatte hazır hale gelerek servis verebiliyor” dedi.
Yerli ve milli: ITerra DC
Yerli ve milli ITerra DC hakkında bilgi veren Canovate Elektronik Çözüm Mimarı Talha Samet Solakoğlu, şunları anlattı:
“ITerra DC, veri merkezinde bulunan tüm pasif ve aktif altyapının aynı fiziksel platformda çalıştırılarak, tek bir noktadan yönetilebilen bir yazılım ile bilgi teknolojileri hizmetleri ve ihtiyaçlarına karşın donanım ve yazılım çözümüdür. Artık, fiziksel bir odaya ihtiyaç duyulmadan, dünya standartlarında üretilen, 1 saatte kurulumu yapılabilen, tam teşekküllü ve tak-çalıştır bir veri merkezi olan ürünümüz sayesinde, hem bilgi korunup yönetilirken, hem zamandan kazanılmaktadır” diye konuştu.
Canovate Elektronik Kurumsal Satış Yöneticisi Nebahat Mutlu ise, sistemin yaklaşık bir yılda kendini amorti ettiğini ve ciddi bir enerji verimliliği sağlandığını belirtti.
Dünya’nın sayılı ar-ge ve inovasyon odaklı firmaları arasında yer alıyor
Dünya’nın sayılı ar-ge ve inovasyon odaklı firmalarından olan Türk firması Canovate Group, veri merkezi (data center) ve fiber optik sistemlerindeki teknolojisi ve uçtan uça ürün portföyü ile dünyadaki ilk 10 global marka arasındadır. 40 yıllık geçmişiyle %100 Türk firması olan Canovate Group, bilişim, telekom, savunma sanayi, balistik sistemler, elektro-optik sistemler, ısıtma/soğutma alanlarında birçok ar-ge projesini yaparak, ileri teknoloji ürünlerini geliştirmeye devam ediyor. Canovate, İstanbul Çekmeköy’de 30 bin metrekare alan üzerinde 100’ü aşan mühendis ekibi ve (tüm grubun bünyesindeki) 1000’in üzerinde çalışanı ile yüksek teknoloji üretimi yapan mühendislik odaklı şirketler grubu olarak faaliyet gösteriyor. Canovate, kapasitesinin %70’ni aralarında Avusturya, Hollanda, Almanya, Danimarka, İspanya, Suudi Arabistan, Filipinler, Nijerya, Etiyopya, Sudan’ın bulunduğu 72 ülkeye ihraç etmektedir.
27 Kasım 2018 Salı
Jolly, 2018’i ciro bazında yüzde 25 büyüme ile geride bıraktı. ...
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
JOLLY YENİ LOGOSU VE TEKNOLOJİ YATIRIMIİLE GLOBAL ARENAYA ÇIKIYOR
Jolly, global oyuncu olmak için ilk adımı attı.2019 yılı için ciro bazında yüzde 35; misafir sayısında ise yüzde 15’ lik büyüme oranı belirleyen Jolly, logosunu yeniledi ve oyun alanını turizmin bütün alanları olarak genişletti.
Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar“Goldman Sachs’ın şirketimiz içindeki azınlık hisse payını Ekim ayı içinde ek yatırımla arttırması sadece bizim için değil Türkiye ve Türk turizmi için de çok önemli bir güvenin göstergesidir. Goldman Sachs’tan aldığımız bu destek ile global arenadaki varlığımızı daha yukarılara taşıyarak, küresel düzeyde iddialı oyunculardan biri olmayı hedefliyoruz” dedi.
Jolly, 2018’i ciro bazında yüzde 25 büyüme ile geride bıraktı. 2018 yılında Jolly ile seyahat eden misafir sayısında ise 2017’ye kıyasla yüzde 15’lik bir artış sağlandı. 2019 yılı içinciro bazında yüzde 35’lik büyüme hedefi ile yola çıkan Jolly, misafir sayısında yüzde 15’lik büyüme öngörüyor. Büyüme hızındaki artışın ana dinamiği, teknolojiye yapılan büyük yatırım olacak.
Jolly’ nin global oyuncu olmak üzere start verdiği, yenilikçi projelerini ve yeni hedeflerini paylaştığı basın toplantısı Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar, Jolly Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Figen Erkan, Gordion CEO’su ve Jolly Yönetim Kurulu IT Danışmanı Erhan Çelik, Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu ve tüm departman müdürlerinin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapanJolly Yönetim Kurulu Başkanı MeteVardar“2018’i zorluklara rağmen yüzde 25 büyüme ile kapatacağız. 2019 yılı hedefimiz ise yüzde 35’in üzerinde bir büyüme yakalamak. Bu büyüme oranları bizleri memnun ve motive ediyor. Jolly markası olarak bizleri mutlu eden bir diğer gelişme de dünyanın en büyük yatırım banklarından olan Goldman Sachs’ın şirketimiz içindeki azınlık hisse payını daha da arttırması oldu. Bu sadece bizim için değil Türkiye ve Türk Turizmi için de çok önemli bir güvenin göstergesidir. Goldman Sachs’dan aldığımız bu destek ile global arenadaki varlığımızı daha yukarılara taşıyarak, küresel düzeyde iddialı oyunculardan biri olmayı hedefliyoruz. Yine bu vizyona uygun olarak logomuzu da yeniliyoruz. Artık Jolly olarak yolumuza devam edeceğiz. Yine en büyük önceliğimiz misafir memnuniyeti olacaktır.” dedi.
Jolly Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Figen Erkan, zorlu bir senenin ardından 2019’ da Türk turizminden umutlu olduklarını ifade etti. 2019’daki yüzde 35 ‘lik büyüme hedefinin yeni teknolojinin sağlayacağı ek iş kollarıyla tahminlerin üzerine çıkabileceğinin altını çizdi.
GORDIOS ÜRÜNÜ İLE JOLLY GLOBALE TEKNOLOJİ SATACAK
Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar ise toplantıda yaptığı konuşmada, teknolojiye yaptıkları yatırım hakkında bilgi verdi. Sadece Türkiye çapında değil, dünya çapında iddiaya sahip bir yatırımla Jolly’nin global alanda da rekabet edebilecek pozisyona ulaşacağını vurgulayan Mert Vardar,“Vizyonumuz; yeni teknoloji altyapımızla yurtiçi ve yurtdışında otel ve ulaşım hizmetlerine ek olarak spor ve kültür, sanat alanlarındaki birçok etkinliğe de erişim kolaylığı sunmaktır. Böylece seyahate dair tüm ürünleri tek bir platformda topluyoruz.” dedi.
Jolly ve Goldman Sachs ortaklığı ile kurulan teknoloji şirketi Gordion’un CEO’su ve Jolly Yönetim Kurulu IT Danışmanı Erhan Çelik ise dev teknoloji yatırımları hakkında şunları söyledi: “Üç yıl önce Türkiye’de turizm teknolojilerine yeni bir vizyon katmak adına Gordion Teknoloji şirketini kurduk. Gordion, eski iş modellerine meydan okuyarak geleceğin ürünlerini yaratan vizyoner, kural koyucu, meydan okuyucu 'yeni nesil seyahat teknolojileri' şirketidir.Hedefimiz Türkiye’deki en iyi, dünyada da ilk üçe girecek ürünü geliştirmekti, başardık.Bundan sonraki süreçte de yine değişen piyasa koşullarına adapte olmak, ürünü sürekli geliştirmek ve bu işi globale taşımak önümüzdeki iki yılın hedefi olacaktır.Gordion olarak da Gordios ürünümüz ile globale teknoloji satan bir şirket olacağız.”
JOLLY, ERKEN REZERVASYON İLE MİSAFİRLERİNE
AVANTAJLI TATİL İMKANI SUNUYOR
Toplantıda Jolly 2019 pazarlama ve reklam stratejisini paylaşanJolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu, seyahat iptal güvencesi ve fiyat iade garantisinin önemine dikkat çekerek “Misafirlerimize en güvenli ve en güzel deneyimleri en uygun şartlarla yaşatmayı hedefliyoruz.“ dedi. Logo yenilenmesi ile ilgili uzun bir araştırma süreci geçirdiklerini dile getiren Develioğlu, “ Yeni stratejimizle beraber logomuzu da yenileyerek daha modern daha dinamik bir görünüm sağladık. Logomuza karar verirken pazar araştırmalarına ek olarak misafirlerimizin de online platformlarda görüşlerine başvurduk ve yeni Jolly logosunu seçtik.” dedi.
JOLLY YENİ LOGOSU VE TEKNOLOJİ YATIRIMIİLE GLOBAL ARENAYA ÇIKIYOR
Jolly, global oyuncu olmak için ilk adımı attı.2019 yılı için ciro bazında yüzde 35; misafir sayısında ise yüzde 15’ lik büyüme oranı belirleyen Jolly, logosunu yeniledi ve oyun alanını turizmin bütün alanları olarak genişletti.
Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar“Goldman Sachs’ın şirketimiz içindeki azınlık hisse payını Ekim ayı içinde ek yatırımla arttırması sadece bizim için değil Türkiye ve Türk turizmi için de çok önemli bir güvenin göstergesidir. Goldman Sachs’tan aldığımız bu destek ile global arenadaki varlığımızı daha yukarılara taşıyarak, küresel düzeyde iddialı oyunculardan biri olmayı hedefliyoruz” dedi.
Jolly, 2018’i ciro bazında yüzde 25 büyüme ile geride bıraktı. 2018 yılında Jolly ile seyahat eden misafir sayısında ise 2017’ye kıyasla yüzde 15’lik bir artış sağlandı. 2019 yılı içinciro bazında yüzde 35’lik büyüme hedefi ile yola çıkan Jolly, misafir sayısında yüzde 15’lik büyüme öngörüyor. Büyüme hızındaki artışın ana dinamiği, teknolojiye yapılan büyük yatırım olacak.
Jolly’ nin global oyuncu olmak üzere start verdiği, yenilikçi projelerini ve yeni hedeflerini paylaştığı basın toplantısı Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar, Jolly Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Figen Erkan, Gordion CEO’su ve Jolly Yönetim Kurulu IT Danışmanı Erhan Çelik, Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu ve tüm departman müdürlerinin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapanJolly Yönetim Kurulu Başkanı MeteVardar“2018’i zorluklara rağmen yüzde 25 büyüme ile kapatacağız. 2019 yılı hedefimiz ise yüzde 35’in üzerinde bir büyüme yakalamak. Bu büyüme oranları bizleri memnun ve motive ediyor. Jolly markası olarak bizleri mutlu eden bir diğer gelişme de dünyanın en büyük yatırım banklarından olan Goldman Sachs’ın şirketimiz içindeki azınlık hisse payını daha da arttırması oldu. Bu sadece bizim için değil Türkiye ve Türk Turizmi için de çok önemli bir güvenin göstergesidir. Goldman Sachs’dan aldığımız bu destek ile global arenadaki varlığımızı daha yukarılara taşıyarak, küresel düzeyde iddialı oyunculardan biri olmayı hedefliyoruz. Yine bu vizyona uygun olarak logomuzu da yeniliyoruz. Artık Jolly olarak yolumuza devam edeceğiz. Yine en büyük önceliğimiz misafir memnuniyeti olacaktır.” dedi.
Jolly Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Figen Erkan, zorlu bir senenin ardından 2019’ da Türk turizminden umutlu olduklarını ifade etti. 2019’daki yüzde 35 ‘lik büyüme hedefinin yeni teknolojinin sağlayacağı ek iş kollarıyla tahminlerin üzerine çıkabileceğinin altını çizdi.
GORDIOS ÜRÜNÜ İLE JOLLY GLOBALE TEKNOLOJİ SATACAK
Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar ise toplantıda yaptığı konuşmada, teknolojiye yaptıkları yatırım hakkında bilgi verdi. Sadece Türkiye çapında değil, dünya çapında iddiaya sahip bir yatırımla Jolly’nin global alanda da rekabet edebilecek pozisyona ulaşacağını vurgulayan Mert Vardar,“Vizyonumuz; yeni teknoloji altyapımızla yurtiçi ve yurtdışında otel ve ulaşım hizmetlerine ek olarak spor ve kültür, sanat alanlarındaki birçok etkinliğe de erişim kolaylığı sunmaktır. Böylece seyahate dair tüm ürünleri tek bir platformda topluyoruz.” dedi.
Jolly ve Goldman Sachs ortaklığı ile kurulan teknoloji şirketi Gordion’un CEO’su ve Jolly Yönetim Kurulu IT Danışmanı Erhan Çelik ise dev teknoloji yatırımları hakkında şunları söyledi: “Üç yıl önce Türkiye’de turizm teknolojilerine yeni bir vizyon katmak adına Gordion Teknoloji şirketini kurduk. Gordion, eski iş modellerine meydan okuyarak geleceğin ürünlerini yaratan vizyoner, kural koyucu, meydan okuyucu 'yeni nesil seyahat teknolojileri' şirketidir.Hedefimiz Türkiye’deki en iyi, dünyada da ilk üçe girecek ürünü geliştirmekti, başardık.Bundan sonraki süreçte de yine değişen piyasa koşullarına adapte olmak, ürünü sürekli geliştirmek ve bu işi globale taşımak önümüzdeki iki yılın hedefi olacaktır.Gordion olarak da Gordios ürünümüz ile globale teknoloji satan bir şirket olacağız.”
JOLLY, ERKEN REZERVASYON İLE MİSAFİRLERİNE
AVANTAJLI TATİL İMKANI SUNUYOR
Toplantıda Jolly 2019 pazarlama ve reklam stratejisini paylaşanJolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu, seyahat iptal güvencesi ve fiyat iade garantisinin önemine dikkat çekerek “Misafirlerimize en güvenli ve en güzel deneyimleri en uygun şartlarla yaşatmayı hedefliyoruz.“ dedi. Logo yenilenmesi ile ilgili uzun bir araştırma süreci geçirdiklerini dile getiren Develioğlu, “ Yeni stratejimizle beraber logomuzu da yenileyerek daha modern daha dinamik bir görünüm sağladık. Logomuza karar verirken pazar araştırmalarına ek olarak misafirlerimizin de online platformlarda görüşlerine başvurduk ve yeni Jolly logosunu seçtik.” dedi.
25 Kasım 2018 Pazar
Teknik servis, satın alma kararında %100 etkin bir unsurdur...
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
Lidya Grup Genel Müdür Yardımcısı Aykut Savbol,
“Krizleri de, kriz sonrası çıkışları da çabuk yaşayan bir yapımız var”
Baskı sektörünün lideri Lidya Grup’un Genel Müdür Yardımcısı Aykut Savbol, bu yılı, gelecek yılı ve sektörün genel durumunu değerlendirerek, açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin dinamik bir ülke olduğunun altını çizen Aykut Savbol, şunları söyledi:
“2019 yılının ilk yarısı, yerel seçim atmosferi nedeniyle bazı sektörlerde hareket göreceğimiz bir dönem olacak. Gelecek yılın ilk yarısı, 2018’in son yarısı ile benzer ancak sektörel kımıldamaların hissedildiği, yaz sonrasında ise beklentilerden daha hareketli bir 2. yarıyıl görmeyi öngörüyoruz. Türkiye dinamik bir ülke. Krizleri de, kriz sonrası çıkışları da çabuk yaşayan bir yapımız var. Bu nedenle tahminleri aşan artışlar ile ekonomik aktivitenin eski temposunu 2019 yılının sonlarında yakalamasını bekliyoruz” dedi.
Farklı ürün gruplarını ekleyerek, büyümeye devam edecek
Lidya Grup için gelecek yılın, hem yatay, hem dikey açılımların yılı olabileceğini kaydeden Aykut Savbol, konuşmasına şöyle devam etti:
“Lidya Grup olarak bizim tempomuz, her zaman olduğu gibi gelecek yıl da artan bir ivmeyle devam edecek. 2019 yılında, Lidya Grup için hem yatay hem de dikey açılımların olması muhtemeldir. Hem bölgesel genişlemeler, hem de farklı ürün gruplarını portföyümüze ekleyerek, 2019 yılında açılımlarımızı sürdüreceğiz. Her yeni açılım gerçekleştiğinde, Lidya Grup’un standart haline gelmiş organizasyon prosesleri çalışmaya başlıyor. Bu proses, iş planlaması, proje grubu oluşturulması, personel alımı, yurtiçi ve dışı eğitim süreçleri vd kapsıyor” diye konuştu.
Lidya Grup’ta, satış sonrası teknik servisin yeri ve önemi
Teknik departmanların, yoğunluğun hiç azalmadığı departmanlar olduğunun altını çizen Aykut Savbol, teknik hizmetlerin kalitesinin, satın alma kararında %100 etkin bir unsur olduğunu belirtti. Teknik departmanların, günümüz dünyasında ürünün tercih edilme sürecinin en etkili unsurlarından birisi olduğunu vurgulayan Aykut Savbol, şunları kaydetti:
“Satılan ürün, ticari faaliyetin ana unsuru bir ürünse, teknik departman çok önemlidir. Böyle bir ürünün, çalışma performansı ne kadar iyi olursa olsun, satış sonrası hizmet organizasyonu iyi değil ise, o ürünün satış rakamları azalan bir trend sonunda yok olacaktır. Satılan ürün, uzun yıllar kendi değerinin birkaç misli katma değer üretecek özelliklere ve kullanıma sahip ise, burada teknik hizmetlerin rolü açıkça ortaya çıkmaktadır. Müşterilerimizin büyük çoğunluğu bunun çok farkındadır ve Lidya Grup bu farkındalığın bir sonucu olarak temsil ettiği ve etmeye başladığı her marka pazar liderliğini elde etmektedir. Buradan hareketle, ürün satışı yapan bir şirketin kalıcı olma hedefi var ise, çok güçlü bir teknik hizmetler organizasyonu tesis etmelidir. Teknik hizmetleri maliyet olarak gören ve yatırımdan kaçınan firmalar, uzun vadede kalıcı olamadan ürünleri ile birlikte piyasadan dışlanmaktadırlar. Tersine teknik organizasyonlarına yatırım yapan firmalar ise, bir yandan ürün satışlarını sağlamlaştırmakta, diğer yandan uzun dönemli sağlam bir ciro potansiyeli olan teknik hizmetlerden kar elde etmektedirler. Özetle, bizim faaliyet alanımızda sattığımız baskı cihazları, direk üretim yapan yada üretime dolaylı olarak katkısı olan cihazlardır. Bu cihazların performanslarının devamlılığı, aldıkları teknik destek ile mümkündür. Gerek makinelerin sarf malzeme tedariklerinin düzenli sağlanabilmesi, gerekse arıza olasılıklarını azaltma yada arıza halinde en hızlı şekilde müdahale müşteriler için en kritik konulardır. İşletmesinin devamlılığını, LidyaGrup’dan temin ettiği cihazlar üzerine tesis eden müşterilerimiz, satın alma tercihlerini Lidya’nın servis konusundaki profesyonel yaklaşımına bakarak değerlendirmektedirler. Bundan dolayı Lidya Grup’ta, satış sonrası teknik servis departmanı ve çalışmaları çok değerlidir”dedi.
Lidya Grup’un, teknik servis standartlarını ayrıcalıklı kılan 3 temel unsur şunlardır
Lidya Grup’un teknik servis standartlarını ayrıcalıklı kılan temel unsurlar hakkında bilgi veren Aykut Savbol, bu standartların bir servis departmanının ana misyonunun temel kriterleri olduğunu kaydederek, şunları anlattı.
1-Müşteri Memnuniyeti: Müşteri memnuniyetini pek çok açıdan sağlayamayan bir hizmet, yeterli değildir. Hizmet ihtiyacı olduğunda, iletişim kanallarının ulaşılabilirliğinden başlayarak hizmetin tamamlanmasına kadar geçen her aşamadan, müşteri memnun değilse, hizmet kusurludur. Bu nedenle hizmetin her aşaması, hizmet sonrası bağımsız kuruluşlarca anket vasıtasıyla sorgulanır ve puanlanır. Bu oran, Lidya Grup faaliyetlerinde daima ortalama %90 üzerinde olmuştur.
2-Proaktif Hizmet Yaklaşımı: Hizmet verdiğimiz cihazları ihtiyaç duyduğu an değil, zamanlama olarak cihazların davranışlarını önden gözleyerek ihtiyaç oluşmadan müdahale eden bir hizmet yapısıdır. Böylece cihazlar ihtiyaç hissetmeden, onların ihtiyacını gideren anlayış, makinelerin verimliliğini yükseltmektedir.
3-Çözüm Odaklılık: Lidya Grup’ta, müşterilerin sektörde ihtiyaç duyabileceği her türlü ekipman, iş çözümleri, yazılım, servis konularında esnek ve çözüm odaklı yaklaşımları ile sıra dışı bir hizmet anlayışı mevcuttur.
Dijital Baskı sektörü,2018 yılını nasıl tamamlıyor?
Bu yılın çok farklı ekonomik iklimlerin yaşandığı bir yıl olduğunu ifade eden Aykut Savbol, genel olarak sektörü değerlendirerek, şunları anlattı:
“2018 yılı ilk yarısı ve ikinci yarısı birbirinden çok farklı ekonomik iklimlerin yaşandığı bir yıl oldu. İlk yarısı tüm sektörlerin seçim hareketliği ile birlikte büyümenin eğiliminin egemen olduğu bir iklimdi. Cirolarımızda kayda değer artışların yaşandığı, yatırım planları yaptığımız bir dönemi geçirdik. Haziran seçimleri sonrasında, yaz sonu yaşanan kur ataklarının yarattığı döviz fiyat artışı ve yarattığı girdi maliyet artışlarıyla; talebin azalması, piyasada tedirginlik ve nakit akışlarının bozulması gözlendi. Servis departmanları açısından bu gibi dönemler her ne kadar yaşanması istenmese de, önemlerinin daha iyi anlaşıldığı enteresan dönemlerdir. Servis departmanları cirolarını geçmiş dönemlerde satılmış cihazlara verdikleri hizmetler üzerinden elde etmesi nedeniyle yeni satışların düştüğü dönemlerde dalgalanmalardan görece olarak daha az etkilenir. İyi bir servis cirosu oluşturabilmiş firmalar, hem ekonomik dalgalanmaların yarattığı nakit akışını problemlerini daha rahat aşmakta, hem de hizmetlerini aksatmadan sürdükleri takdirde, kriz sonrası dönemde şirketin güven algısını yukarı çektikleri için genel satış performanslarını pozitif etkilemektedirler” şeklinde konuştu.
Lidya Grup Genel Müdür Yardımcısı Aykut Savbol,
“Krizleri de, kriz sonrası çıkışları da çabuk yaşayan bir yapımız var”
Baskı sektörünün lideri Lidya Grup’un Genel Müdür Yardımcısı Aykut Savbol, bu yılı, gelecek yılı ve sektörün genel durumunu değerlendirerek, açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin dinamik bir ülke olduğunun altını çizen Aykut Savbol, şunları söyledi:
“2019 yılının ilk yarısı, yerel seçim atmosferi nedeniyle bazı sektörlerde hareket göreceğimiz bir dönem olacak. Gelecek yılın ilk yarısı, 2018’in son yarısı ile benzer ancak sektörel kımıldamaların hissedildiği, yaz sonrasında ise beklentilerden daha hareketli bir 2. yarıyıl görmeyi öngörüyoruz. Türkiye dinamik bir ülke. Krizleri de, kriz sonrası çıkışları da çabuk yaşayan bir yapımız var. Bu nedenle tahminleri aşan artışlar ile ekonomik aktivitenin eski temposunu 2019 yılının sonlarında yakalamasını bekliyoruz” dedi.
Farklı ürün gruplarını ekleyerek, büyümeye devam edecek
Lidya Grup için gelecek yılın, hem yatay, hem dikey açılımların yılı olabileceğini kaydeden Aykut Savbol, konuşmasına şöyle devam etti:
“Lidya Grup olarak bizim tempomuz, her zaman olduğu gibi gelecek yıl da artan bir ivmeyle devam edecek. 2019 yılında, Lidya Grup için hem yatay hem de dikey açılımların olması muhtemeldir. Hem bölgesel genişlemeler, hem de farklı ürün gruplarını portföyümüze ekleyerek, 2019 yılında açılımlarımızı sürdüreceğiz. Her yeni açılım gerçekleştiğinde, Lidya Grup’un standart haline gelmiş organizasyon prosesleri çalışmaya başlıyor. Bu proses, iş planlaması, proje grubu oluşturulması, personel alımı, yurtiçi ve dışı eğitim süreçleri vd kapsıyor” diye konuştu.
Lidya Grup’ta, satış sonrası teknik servisin yeri ve önemi
Teknik departmanların, yoğunluğun hiç azalmadığı departmanlar olduğunun altını çizen Aykut Savbol, teknik hizmetlerin kalitesinin, satın alma kararında %100 etkin bir unsur olduğunu belirtti. Teknik departmanların, günümüz dünyasında ürünün tercih edilme sürecinin en etkili unsurlarından birisi olduğunu vurgulayan Aykut Savbol, şunları kaydetti:
“Satılan ürün, ticari faaliyetin ana unsuru bir ürünse, teknik departman çok önemlidir. Böyle bir ürünün, çalışma performansı ne kadar iyi olursa olsun, satış sonrası hizmet organizasyonu iyi değil ise, o ürünün satış rakamları azalan bir trend sonunda yok olacaktır. Satılan ürün, uzun yıllar kendi değerinin birkaç misli katma değer üretecek özelliklere ve kullanıma sahip ise, burada teknik hizmetlerin rolü açıkça ortaya çıkmaktadır. Müşterilerimizin büyük çoğunluğu bunun çok farkındadır ve Lidya Grup bu farkındalığın bir sonucu olarak temsil ettiği ve etmeye başladığı her marka pazar liderliğini elde etmektedir. Buradan hareketle, ürün satışı yapan bir şirketin kalıcı olma hedefi var ise, çok güçlü bir teknik hizmetler organizasyonu tesis etmelidir. Teknik hizmetleri maliyet olarak gören ve yatırımdan kaçınan firmalar, uzun vadede kalıcı olamadan ürünleri ile birlikte piyasadan dışlanmaktadırlar. Tersine teknik organizasyonlarına yatırım yapan firmalar ise, bir yandan ürün satışlarını sağlamlaştırmakta, diğer yandan uzun dönemli sağlam bir ciro potansiyeli olan teknik hizmetlerden kar elde etmektedirler. Özetle, bizim faaliyet alanımızda sattığımız baskı cihazları, direk üretim yapan yada üretime dolaylı olarak katkısı olan cihazlardır. Bu cihazların performanslarının devamlılığı, aldıkları teknik destek ile mümkündür. Gerek makinelerin sarf malzeme tedariklerinin düzenli sağlanabilmesi, gerekse arıza olasılıklarını azaltma yada arıza halinde en hızlı şekilde müdahale müşteriler için en kritik konulardır. İşletmesinin devamlılığını, LidyaGrup’dan temin ettiği cihazlar üzerine tesis eden müşterilerimiz, satın alma tercihlerini Lidya’nın servis konusundaki profesyonel yaklaşımına bakarak değerlendirmektedirler. Bundan dolayı Lidya Grup’ta, satış sonrası teknik servis departmanı ve çalışmaları çok değerlidir”dedi.
Lidya Grup’un, teknik servis standartlarını ayrıcalıklı kılan 3 temel unsur şunlardır
Lidya Grup’un teknik servis standartlarını ayrıcalıklı kılan temel unsurlar hakkında bilgi veren Aykut Savbol, bu standartların bir servis departmanının ana misyonunun temel kriterleri olduğunu kaydederek, şunları anlattı.
1-Müşteri Memnuniyeti: Müşteri memnuniyetini pek çok açıdan sağlayamayan bir hizmet, yeterli değildir. Hizmet ihtiyacı olduğunda, iletişim kanallarının ulaşılabilirliğinden başlayarak hizmetin tamamlanmasına kadar geçen her aşamadan, müşteri memnun değilse, hizmet kusurludur. Bu nedenle hizmetin her aşaması, hizmet sonrası bağımsız kuruluşlarca anket vasıtasıyla sorgulanır ve puanlanır. Bu oran, Lidya Grup faaliyetlerinde daima ortalama %90 üzerinde olmuştur.
2-Proaktif Hizmet Yaklaşımı: Hizmet verdiğimiz cihazları ihtiyaç duyduğu an değil, zamanlama olarak cihazların davranışlarını önden gözleyerek ihtiyaç oluşmadan müdahale eden bir hizmet yapısıdır. Böylece cihazlar ihtiyaç hissetmeden, onların ihtiyacını gideren anlayış, makinelerin verimliliğini yükseltmektedir.
3-Çözüm Odaklılık: Lidya Grup’ta, müşterilerin sektörde ihtiyaç duyabileceği her türlü ekipman, iş çözümleri, yazılım, servis konularında esnek ve çözüm odaklı yaklaşımları ile sıra dışı bir hizmet anlayışı mevcuttur.
Dijital Baskı sektörü,2018 yılını nasıl tamamlıyor?
Bu yılın çok farklı ekonomik iklimlerin yaşandığı bir yıl olduğunu ifade eden Aykut Savbol, genel olarak sektörü değerlendirerek, şunları anlattı:
“2018 yılı ilk yarısı ve ikinci yarısı birbirinden çok farklı ekonomik iklimlerin yaşandığı bir yıl oldu. İlk yarısı tüm sektörlerin seçim hareketliği ile birlikte büyümenin eğiliminin egemen olduğu bir iklimdi. Cirolarımızda kayda değer artışların yaşandığı, yatırım planları yaptığımız bir dönemi geçirdik. Haziran seçimleri sonrasında, yaz sonu yaşanan kur ataklarının yarattığı döviz fiyat artışı ve yarattığı girdi maliyet artışlarıyla; talebin azalması, piyasada tedirginlik ve nakit akışlarının bozulması gözlendi. Servis departmanları açısından bu gibi dönemler her ne kadar yaşanması istenmese de, önemlerinin daha iyi anlaşıldığı enteresan dönemlerdir. Servis departmanları cirolarını geçmiş dönemlerde satılmış cihazlara verdikleri hizmetler üzerinden elde etmesi nedeniyle yeni satışların düştüğü dönemlerde dalgalanmalardan görece olarak daha az etkilenir. İyi bir servis cirosu oluşturabilmiş firmalar, hem ekonomik dalgalanmaların yarattığı nakit akışını problemlerini daha rahat aşmakta, hem de hizmetlerini aksatmadan sürdükleri takdirde, kriz sonrası dönemde şirketin güven algısını yukarı çektikleri için genel satış performanslarını pozitif etkilemektedirler” şeklinde konuştu.
Uyumsoft’tan, Kahramanmaraş’ta Dijital Dönüşüm Semineri
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
Uyumsoft’tan, Kahramanmaraş’ta Dijital Dönüşüm Semineri
Uyumsoft tarafından, 10 Ekim tarihinde, Kahramanmaraş Mali Müşavirler Odası’nda Dijital Dönüşüm semineri düzenlendi. Seminerde, e-İrsaliye, e-Serbest Meslek Makbuzu, e-Müstahsil Makbuzu taslak tebliği ve süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı.
Açılış konuşması ve Uyumsoft kurumsal sunumunu Uyumsoft’tan Cafer Uyar yaptı. Ardından, Uyumsoft’tan Baykul Celbiş ekoTicari ürünlerinin sunumunu ekranlarını anlatarak gösterdi. Uyumsoft’tan Perihan Çimen Eko Mali Müşavir ürününün sunumunu gerçekleştirdi. Uyumsoft’tan Seda Köse’nin dijital dönüşümü konusunun ardından, Mustafa Dakmaz Banka Bakiyem’i anlattı. Seminerde, SMMM Harun Erçıktı ve YMM Mehmet Öner, Ekonomi Bakanlığı bölgesel hibe ve teşvikler uygulamaları ile teşviklerden sonraki süreçleri anlattı.
Uyumsoft’tan, Kahramanmaraş’ta Dijital Dönüşüm Semineri
Uyumsoft tarafından, 10 Ekim tarihinde, Kahramanmaraş Mali Müşavirler Odası’nda Dijital Dönüşüm semineri düzenlendi. Seminerde, e-İrsaliye, e-Serbest Meslek Makbuzu, e-Müstahsil Makbuzu taslak tebliği ve süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı.
Açılış konuşması ve Uyumsoft kurumsal sunumunu Uyumsoft’tan Cafer Uyar yaptı. Ardından, Uyumsoft’tan Baykul Celbiş ekoTicari ürünlerinin sunumunu ekranlarını anlatarak gösterdi. Uyumsoft’tan Perihan Çimen Eko Mali Müşavir ürününün sunumunu gerçekleştirdi. Uyumsoft’tan Seda Köse’nin dijital dönüşümü konusunun ardından, Mustafa Dakmaz Banka Bakiyem’i anlattı. Seminerde, SMMM Harun Erçıktı ve YMM Mehmet Öner, Ekonomi Bakanlığı bölgesel hibe ve teşvikler uygulamaları ile teşviklerden sonraki süreçleri anlattı.
23 Kasım 2018 Cuma
RemaxGo yeni yüzüyle Maltepe'de kapılarını açtı...
HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR
RemaxGo yeni yüzüyle Maltepe'de kapılarını açtı
Yirmi yılı aşkın süredir endüstriyel temizlik ürünleri sektöründe hizmet veren Arif Karaca, RemaxGo ile İstanbul’un yeni çekim noktalarından biri olan Maltepe’de, gayrimenkul sektörüne girdi. RemaxGo Broker’ı Arif Karaca, değer satışı modellerinin klasik emlakçılıktan çıkıp “Emlak Danışmanlığı” modeline dönüştüğü günümüz koşullarında hedeflerinin, “yatırımcılarını ve yeni bir yuva sahibi olmak isteyenleri mutlu etmek olarak” ifade etti.
Yoğun geçen araştırma döneminin ardından RemaxGo Ofisi’nin yeniden yapılanması sürecinde oluşan durumu fırsata çevirerek Remax’a katılan Arif Karaca, şunları söyledi:
“Emlak yatırımları, ülkemizin değişmez tasarruf ve yatırım değerleri arasındadır ve sektörde her zaman açık fırsatlar mevcuttur. Bizlerde, kısa vadede bünyemize sektörde deneyimli uzman danışmanlar katarak, potansiyelimizi 3 katına çıkarmayı hedefliyoruz. RemaxGo henüz 1 yaşında olmasına rağmen, kadrosunda birbirinden değerli yirmiyi aşkın profesyonel danışmanı bulunduruyor. Ekibimiz, Mazaya Ritim İstanbul’da bulunan yenilenen ofisimizde hizmetlerine devam edecektir” diye konuştu.
RemaxGo yeni yüzüyle Maltepe'de kapılarını açtı
Yirmi yılı aşkın süredir endüstriyel temizlik ürünleri sektöründe hizmet veren Arif Karaca, RemaxGo ile İstanbul’un yeni çekim noktalarından biri olan Maltepe’de, gayrimenkul sektörüne girdi. RemaxGo Broker’ı Arif Karaca, değer satışı modellerinin klasik emlakçılıktan çıkıp “Emlak Danışmanlığı” modeline dönüştüğü günümüz koşullarında hedeflerinin, “yatırımcılarını ve yeni bir yuva sahibi olmak isteyenleri mutlu etmek olarak” ifade etti.
Yoğun geçen araştırma döneminin ardından RemaxGo Ofisi’nin yeniden yapılanması sürecinde oluşan durumu fırsata çevirerek Remax’a katılan Arif Karaca, şunları söyledi:
“Emlak yatırımları, ülkemizin değişmez tasarruf ve yatırım değerleri arasındadır ve sektörde her zaman açık fırsatlar mevcuttur. Bizlerde, kısa vadede bünyemize sektörde deneyimli uzman danışmanlar katarak, potansiyelimizi 3 katına çıkarmayı hedefliyoruz. RemaxGo henüz 1 yaşında olmasına rağmen, kadrosunda birbirinden değerli yirmiyi aşkın profesyonel danışmanı bulunduruyor. Ekibimiz, Mazaya Ritim İstanbul’da bulunan yenilenen ofisimizde hizmetlerine devam edecektir” diye konuştu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




