27 Şubat 2019 Çarşamba

Turquality programından, üniversite öğrencilerine burs imkanı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turquality programından, üniversite öğrencilerine burs imkanı

Uçtan uca marka ve Turquality uzmanlık ve vizyon programı, 1 Mart tarihinde başlıyor. Mart ve Nisan ayları boyunca her Cuma ve Cumartesi günleri düzenlenecek olan Turquality programı, üniversite öğrencilerine burs imkanı sağlıyor. Üniversitede okuyan ve henüz stajını yapmayan öğrencilere %100 burs veriliyor. Stajını yapmış olan üniversite öğrencilerine ise, %50 burs imkanı sunuluyor.
Aralarında Prof.Dr. Selim Zaim (İŞÜ), Prof.Dr. Ekrem Tatoğlu (YTÜ), Prof.Dr. Ayşe Banu Elmadağ (İTÜ) gibi akademisyenlerin bulunduğu, her biri kendi alanında uzmanlaşmış danışmanların yer alacağı programda, satın alma yönetimi, kalite yönetimi, bilgi teknolojileri, insan kaynakları yönetimi, stratejik planlama, marka ve pazarlama yönetimi, yeni ürün geliştirme, üretim yönetimi ve planlama yönetimi gibi konular yer alıyor.

Program 1 Mart tarihinde başlıyor

Progroup Uluslararası Danışmanlık, MÜSİAD Milli Markalar Çalışma Grubu, Turquality Patronlar  Platformu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Sürekli Eğitim Merkezi işbirliğiyle, Mart – Nisan 2019 tarihlerinde, Türkiye’de ilk ve kapsamlı “Uçtan Uca Marka ve Turquality Uzmanlık ve Vizyon Programı” 1 Mart tarihinde İTÜ Maçka Kampüsü’nde start alıyor. Sertifika programında şirketlere, algoritmik ve stratejik düşünebilen, hızlı ve doğru kararlar verebilen yöneticilerin yetiştirilmesi planlanıyor. Programa katılan tüm katılımcılara, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından “Turquality ve Marka Uzmanlık Ve Vizyon Sertifikası” verilecektir.

Geleceğin yöneticilerini yetiştirmeyi hedefliyor

Türkiye’nin ilklerinden olan bu program ile geleceğin yöneticilerini yetiştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Progroup Uluslararası Danışmanlık Başkanı Dr. Salim Çam, şunları söyledi:
“Ülke olarak, şirketler olarak, hedeflerimize ulaşmayı istiyorsak, insan kaynaklarına yatırım yapmamız gereklidir. Progroup olarak biz, ‘insana yatırım yapmak lafla olmaz, icraat yapmak gereklidir’ diyerek yolumuza devam ediyoruz. Uçtan uca marka ve Turquality uzmanlık ve vizyon programında, üniversite öğrencilerine burs veriyoruz. Ülkemizden Nobel’e bireyler yetiştirmek için, kurumlar olarak, geleceğimiz olan gençlerimize yatırım yapmayı sürdürmeliyiz” diye konuştu.


26 Şubat 2019 Salı

SESRIC ve Uyumsoft arasında işbirliği protokolü imzalandı


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



SESRIC ve Uyumsoft, uluslararası öğrencilerin staj programlarında işbirliği yapıyor

İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) ile Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokol ile İslam İşbirliği Teşkilatı Uluslararası Staj Programı (OIC Intern) kapsamında Türkiye’de bilgisayar, endüstri, işletme, matematik mühendisliği gibi alanlarda yükseköğretim eğitimi alan uluslararası öğrencilere, her sene karşılıklı görüşmeler ile belirlenecek olan kontenjan oranında, Uyumsoft’ta staj imkanı sağlanacaktır.
İki kurum akademik olarak adlandırılan; ar-ge, kongre, konferans, çalıştay, odak grup çalışması, eğitim çalışmaları gibikonularda çalışmalar düzenleyecektir. SESRIC faaliyet alanlarıyla ilgili ortak sertifika programları oluşturulacaktır. Aynı zamanda,Uyumsoft tarafından bilişim sektörüne yönelik konularda danışmanlık hizmeti verilirken, teknolojik raporlar hazırlanarak bu kapsamda yapılacak çalışmalara katkı sağlanacaktır.
SESRIC ve Uyumsoft arasındaki işbirliği protokolü geçtiğimiz günlerde,İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörü Büyükelçi Musa Kulaklıkaya ve UyumsoftAŞ Kamu Projeleri Yöneticisi Ahmet Çivi ile SESRIC Genel Merkezi’nde imzalandı.

Uyumsoft ile sürdürülebilir ve uzun soluklu bir işbirliğine imza atıldı


İşbirliğini değerlendiren İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörü Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, şunları söyledi:
“Özel sektörün, kalkınma işbirliğine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasına olan katkısının giderek daha çok anlaşıldığı günümüzde, Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ ile imzaladığımız işbirliği anlaşmasını SESRIC olarak son derece önemli buluyoruz. Bu işbirliğinin, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)bünyesinde özel sektörün beceri ve insan kaynakları kapasitesinin geliştirilmesine olan katkısının artırılmasındaki çabalarımıza, katkı sağlamasını ve ivme kazandırmasını umuyoruz. Bu anlaşma ile özellikle, İslam İşbirliği Teşkilatı Uluslararası Staj Programı (OIC Intern) bağlamında hali hazırda İİT üye ülkelerinden Türkiye’ye gelen öğrenci kardeşlerimize staj imkânı sağlayan Uyumsoft ile bundan böyle sürdürülebilir ve kapsamlı olarak uzun soluklu bir işbirliğine de imza atmış bulunuyoruz. Ayrıca, İslam dünyasına yönelik olarak, Uyumsoft’un
bilişim sektörü alanındaki dinamik ve esnek çözüm yaklaşımlarını, sosyal sorumluluk bakış açısıyla bir araya getirerek ihtiyaç duyulan alanlara mobilize etmeyi amaçlıyoruz. Bu anlamlarıyla anlaşmamızın ve işbirliği modelimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi

Öğrenciler için daha faza staj olanakları oluşturmak için önemli bir fırsattır

İşbirliğini değerlendiren Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Başkanı Mehmet Önder şunları kaydetti:
“Uyumsoft olarak, bir tarafta özel sektör ve kamunun kullanılabileceği iş yazılımlarını üretirken, diğer taraftan endüstri, işletme, bilgisayar, elektronik, matematik mühendisliği gibi bölümlerden öğrencilere yaz staj okulu imkanı sunuyoruz. Düzenli olarak her yıl yürütülen ve 2018 yılında 10.’nu düzenlediğimiz Uyum Akademi Yaz Staj Okulu’muzda, geçtiğimiz yıl 60’ın üzerinde mühendislik bölümü öğrencileri stajlarını yaptılar. Yaz staj okulumuza katılan öğrencilere, hem pratik yaşamın incelikleri gösterilirken; hem de teorik eğitimler verilmektedir. İslam İşbirliği Teşkilatı(İİT)’nın bünyesinde yürütülen staj olanakları ile Uyumsoft Yaz Staj Okulu olanaklarının bir araya getirilmesi neticesinde, daha fazla öğrenciye staj yapma imkanı sunabileceğiz. Bu işbirliğinin,staj imkanlarının uluslararası nitelikte yürütülmesi için büyük bir önemi vardır. Öğrenciler için daha fazla staj olanakları oluşturmak için önemli bir fırsat” diye konuştu.
SESRIC hakkında;
İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 8. Dışişleri Bakanları Toplantısı çerçevesinde, 1977 yılının Mayıs ayında, Trablus’ta İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı bir kuruluş olarak kurulmasına karar verilmiş ve 1 Haziran 1978 tarihindeAnkara’da faaliyetlerine başlamıştır.SESRIC’in sorumluluk alanına giren başlıca üç konu şunlardır: Üye ülkelerle ilgili sosyo-ekonomik istatistiklerin yine üye ülkelerin kullanımı için toplanması, derlenmesi, düzenlenmesi ve yayınlanması, Üye ülkeler arasındaki işbirliklerinin geliştirmesine yardımcı olmak amacıyla, üye ülkelerdeki sosyal ve ekonomik gelişmelerin araştırılıp, değerlendirilmesi ve raporlanması ve Üye ülkelerin ihtiyaçları ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın genel amaçları doğrultusunda seçili alanlarda eğitim programları organize edilmesidir.
Bu sorumluluk alanlarının yanı sıra SESRIC, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları arasında teknik işbirliği aktivite ve projeleri ile ilgili koordinasyon sağlamaktadır. Ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı’nın ana araştırma kolu olan SESRIC, İİT bünyesinde düzenlenen çok sayıda ekonomik, sosyal ve teknik işbirliği toplantı ve konferansları için temel sosyo-ekonomik raporların yanı sıra, alt yapı dokümanları hazırlama görevini de yürütmektedir.

Lidya Grup, 2019’da mevcut ürün portföyünü geliştirecek

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Lidya Grup, 2019’da mevcut ürün portföyünü geliştirecek

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, bu yıl mevcut ürün portföyünü geliştirerek, müşterilerine daha zengin ve güçlü çözüm modelleri ile hizmet sunmaya devam edecek. Satış ve teknik servis noktalarına yapılan yatırımlar ile organizasyonunu daha da güçlendirerek, nitelikli  bayi  sayısını artırma çalışmalarını sürdürüyor.
Günümüzün dijital dünyasındaki değişim ve dönüşüme paralel olarak işletmelerin daha inovatif olmaları gerektiğini kaydeden Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Rıza Başoğlu, şunları söyledi:
“Özellikle ithalata bağlı olan sektör oyuncuları, artık geleceklerini tek bir markanın teknoloji yorumuna bırakmamalıdır. Sektörlerinin, dünyadaki gelişimini yakından izleyip, pazarın mevcut ve gelecek ihtiyaçlarına göre yeni ürünleri portföylerine katmalıdırlar. Biraz inovatif olunmalıdır. Lidya Grup olarak bu çerçevede,  mevcut ürün portföyümüzü teknolojik gelişim ve pazarın gelecek beklentileri yorumuna bağlı, daha zengin ve güçlü çözüm modelleri ile müşterilerimize hizmet sunacağız” dedi.

İşini iyi yöneten işletmeler, bu süreçten büyüyerek çıkacak

Güçlü bir ülke olan Türkiye’nin yüksek büyüme potansiyeline sahip olduğunu anlatan Rıza Başoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Maalesef, Türkiye ekonomisi 7-8 senede bir ekonomik darboğaza giriyor. Bu süreçlerin atlatılması için teşhislerin doğru konulması çözümü kolaylaştıracaktır. Krizler ile yüzleşmek gerekir. Önemli olan büyük bedeller ödemeden, bu tip dalgaları atlatabilmektir. Çünkü, hayat devam ediyor ve tüm olumsuzluklar karşısında ürettiğiniz çözümler, sizi daha da güçlendirir. Stratejileri oluştururken uzun vadeli düşünce figürünü de dikkate alırsanız, pazar büyümese dahi sizin etki alanınız ve iş yapma kapasiteniz gelişir. Dolayısıyla krizleri kazanıma çevirebilmek gereklidir. Bunun için genel ekonomiyi iyi izlemek, içinde bulunduğunuz sektörü iyi tanımanız, buna bağlı ihtiyaçları doğru tahmin edebilecek stratejik yaklaşımınız ile bunu doğru uygulamaya sokabilecek insan kaynağına ihtiyaç vardır.2019 yılında pazarın büyümeyeceğini ve finansal darboğazdan dolayı da biraz daha küçüleceğini öngörüyoruz.  Ancak, Türkiye güçlü bir ülke.Yüksek büyüme potansiyeline  sahip. Diğer anlamda da, büyüme mecburiyetinde ve dinamizminde olan bir ülke. Bu arada, dünya ekonomisindeki daralmaları ve siyasal gerginliklerin dünyada yol açtığı istikrarsızlıkları da göz ardı etmemek gerekiyor.  Özetle tüm bu tabloya rağmen, işini iyi yöneten ve içinde bulunduğu koşulları iyi gören ve buna göre çözüm arayan işletmeler, bu süreçten büyüyerek çıkacaklardır”diye konuştu.

Döviz leasing yapılamaması piyasayı olumsuz etkiliyor

Dijital baskı makinelerinde döviz ile leasing yapılamamasının piyasayı olumsuz etkilediğini anlatan Rıza Başoğlu, şunları kaydetti:
“2019 yılına, bir önceki yılın olumsuz yansıma ve etkileriyle girdik.  2018 yılının ilk çeyreğinden sonra ekonomide endişeler oluşmaya başladı, daha sonra daralma kendini hissettirmeye başladı ve son çeyrekte de durma noktasına geldi. Özellikle, endüstriyel pazar gibi büyük yatırımların gerçekleştiği alanlarda, dövizle borçlanmanın durdurulması yatırım yapma gücüne sahip ve büyüme potansiyeli olan nakit akışlarını iyi yöneten işletmeleri de etkiledi. TL faizlerdeki artış, pazarın daraldığı noktada yatırımı efektif olmaktan çıkardı. Bizim sektörümüzdeki ürünlerin, diğer yatırım ürünlerinde uygulanan (İş makinaları v.b) %1 lik KDV avantajından faydalanamaması ve döviz leasing yapılamaması da piyasayı olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu. 

24 Şubat 2019 Pazar

GTD Başkanı Boztepe’ye Bakan Ersoy’dan bir kez daha tam destek...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı
Gürkan Boztepe, geçtiğimiz hafta Ace of MICE vesilesi ile İstanbul’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ile ikinci kez buluştuğu görüşmede, geçtiğimiz yıl açıklanan “100 Günlük İcraat Programı”nı değerlendirildi. Boztepe, gastronomi turizmi başlıklı konularda olumlu giden ve geliştirilmesi gereken konular hakkında Ersoy ile görüş alış verişinde bulundu. GTD’nin gerek yurt içi, gerekse yurt dışına yönelik hazırlanan tanıtım çalışmaları, yeni gastronomi markalı kentlerin hazırlanması, restoranların hijyen ve kalite denetim standartları kapsamında işbirliği içinde olunan yerli/yabancı kurum ve kuruluşlarla yaptıkları anlaşmalar hakkında Ersoy’a bilgiler aktardı.

Bakan Ersoy ile yaptığı görüşmede GTD Başkanı Boztepe, hedefledikleri 10 ülke 10 Şehir kapsamında Türkiye’nin lezzet rotalarının pazarlanmasına yönelik çalışmalardan da bahsetti. Bu kapsamda “gastro acente” ve “gastro rehber” şeklinde  seyahat acentelerinin uzmanlaşması gerektiğine dikkat çekti. Yerli ve yabancı turistler nezdinde gastronomi bilinci oluşturmak ve Türk mutfak kültürünü tanıtmak için “Gastronomi Tırı”, lezzet yörelerinin tanıtımı için “Gastronomi Köyü” projeleri hakkında bilgi verdi. Yurt dışında lokanta ve mutfaklara verilen “Michelin Yıldızı” gibi bir standardın benzerinin ulusal ölçektede belirlenmesi gerektiğine de değinen Boztepe,  seyahat acentelerinin restoranlarımızı, yöre mutfaklarımızı da pazarlamaya önem vermesi ve gurme turları düzenlemeleri için işbirliği süreçlerinin oluşturulması için çalıştıklarını da dile getirdi. Gastronomiye yönelik ilgi ve farkındalığın artırılması, mutfak kültürleri hakkında bilgi verilmesi, nitelikli eleman ve servis kalitesinin yükseltilmesi için GTD tarafından kurulan Gastro Akademi’nin eğitim programı da bahsedilen konular arasındaydı.

İkili arasındaki baş başa görüşme, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile GTD ile daha yakın temas ve sinerjik işbirliğinin artırılması yönündeki adımların belirlenmesi şeklinde ifadelerle sona erdi.

22 Şubat 2019 Cuma

Vadi Clup’ta, Spa ve Fitness ayrıcalığını yaşayın ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Vadi Clup’ta, Spa ve Fitness ayrıcalığını yaşayın

Vadi Clup SPA &Fitness, RadissonBlu Hotel Vadistanbul’un içinde hizmete girdi. 2 bin metrekare alana sahip olan Vadi Clup, otelin 3. katında yer alarak orman manzarası eşliğinde spa ve spor yapma ayrıcalığı sunuyor. Yarı olimpik havuzu, tam donanımlı fitness merkezi, bayanlar ve erkeklerde özel ayrı alanlarda hamam, sauna, buhar odası, masaj ve cilt bakım odaları bulunuyor.
Kısa zamanda İstanbul’un sayılı fitness ve spa merkezlerinden birisi olacaklarını kaydeden Vadi Clup SPA &Fitness Müdürü Ayşe Gürses, şunları söyledi:
“İstanbul’un yeni iş ve yaşam merkezi olarak Ayazağa’da hayata geçirilen Vadistanbul bünyesindeki RadissonBlu Hotel Vadistanbul’in bünyesinde yer alıyoruz. 2 bin metrekare olarak, geniş bir alana sahibiz. Otellerin spa merkezleri genelde, eksi katlarda bulunurken, bizim otelimizde 3. katta yer alıyor ve konuklarımız kaliteli ve ayrıcalıklı hizmetlerimizi orman manzarasına karşı almaktadır. Spa ve fitness merkezimize, etraftaki konutlardan ve iş merkezlerinden yoğun talep olduğu için üyelik sistemimiz bulunuyor. Otel misafirlerimizin yanı sıra, üyelerinize de hizmet sunacağız” dedi.

Spora ilgi yüksek, tecrübeli eğitmen kadromuz hazır



Toplumda son yıllarda spora karşı yüksek bir talebin olduğunu anlatan Ayşe Gürses, konuşmasına şöyle devam etti:
“Spor yöneticiliği mezunuyum. Benim mezun olduğum yıllarda spor yapmaya bu denli ilgi olmayınca, eğitimime yurt dışında satış ve pazarlama konusunda geliştirmeye karar verdim.Sonrasında turizm sektöründe çalışmaya başladım. Nitekim geçtiğimiz 5- 6 yıldır ise, bayanların ve erkeklerin ilgi alanlarının ilk sıralarına sağlıklı yaşam ve spor girmeye başladı. Bunun paralelinde de kent genelinde birçok spor işletmesi açıldı ve açılmaya devam ediyor. Vadi Clup tesisimiz, gerek ekipmanlarımız, gerek eğitimli ve deneyimli hocalarımız, gerek sunduğumuz hizmet ile kısa zamanda İstanbul’un öncü işletmeleri arasına girecektir. Daha açılmadan, Maslak, Levent, Etiler’den üyelik taleplerini yapmaya başladık. Şubat 2019 itibariyle otel misafirlerimize ve üyelerimize hizmet vermeye hazırız” diye konuştu.

Pilates, zumba, spinning imkanı bulunuyor

Fitness bölümünde ciddi bir ekipman parkuruna sahip olduklarını ifade eden Ayşe Gürses, şunları belirtti:
“Aletli pilatesten spinning bisiklete, zumbadan su jimlastiğine kadar her alanda hizmet verecek tecrübeli bir eğitmen kadromuz bulunuyor. Az önce de belirttiğim üzere, insanlar artık geçmiş yıllara oranla fiziklerine daha çok dikkat etmeye başladılar. Spor yaparken hem kendilerini daha iyi hissediyorlar, hem de sosyal bir ortam içerisinde keyifli zamanlar geçiriyorlar. 22 metre uzunluğunda ve 1.40 cm boyundaki yarı olimpik kapalı yüzme havuzumuz görenleri büyülüyor. Tesisimizde sadece fitness ve havuz bölümü, kadınlar ve erkekler tarafından birlikte kullanılıyor. Diğer ıslak alanları oluşturan hamam, buhar odası, sauna, masaj odaları, kadınlarda ve erkeklerde ayrı alanlarda bulunmakta” dedi. 

Balili masözlerden masaj

Vadi Clup’ta, bayanlara ve erkeklere özel ayrı masaj odalarının yer aldığını kaydeden Ayşe Gürses, İsveç masajı, Sıcak taş masajı, Geleneksel bali masajı, Refleksoloji masajı, Aromaterapi masajı, Spor masajı, Anti Selülit masajı, Derin doku masajı, Shiatsu masajlarının bulunduğunu ve deneyimli Balili masözlerin de kadroda olduğunu belirtti. Ayşe Gürses, cilt bakımı odasında da cilt bakım uzmanın hizmet vereceğini sözlerine ekledi.

21 Şubat 2019 Perşembe

“Bulut teknolojileri, bilgi güvenliği açısından güvenli sistemlerdir”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Uyumsoft Genel Müdürü Hüseyin Şahin,
“Bulut teknolojileri, bilgi güvenliği açısından güvenli sistemlerdir”

Bilgi güvenliği konusunun, gelecek dönemin en temel konularından birisi olacağını ifade eden Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Hüseyin Şahin, sadece kurumsal verilerin değil, kişisel verilerin güvenliğinin de öneminin altını çizerek, cep telefonu kullanan herkesin verisinin güvenliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Uyumsoft firmasının bilgi güvenliği için, yatırım, eğitim ve sertifikasyon konularında ciddi yatırımlarının bulunduğunu kaydeden Uyumsoft Genel Müdürü Hüseyin Şahin, şunları söyledi:
“Bilişim şirketleri veriye dayalı bir iş yaptığı için, bilgi güvenliği önemlidir. Kurumumuzda genel müdürden sekreteryayakadar tüm departmanlarımız bu konuda farkındalık eğitimleri almasının yanı sıra, çalışanlarımız ile gizlilik sözleşmelerimiz var. Firma olarak, kendi datacenterımızıkurduk. Kendi donanımlarımız ile kurduğumuz “Uyumsoft Data Center”ı, Gebze ve Ankara’daki Turkcell’indatacenter binalarının içerisindedir. Kendi datacenterımızda, 8 binden fazla müşterimize aktif olarak hizmet veriyoruz. Firmamızın 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sisteminin aralarında bulunduğu gerekli tüm sertifikasyonları mevcuttur. Son 4 yıldır bulut sistemleri çok büyüyor ve gelecekteki işlerin %95’i bulutta olacak. Nitekim bulut teknolojileri, bilgi güvenliği açısından daha güvenli sistemlerdir. Bireyler ve kurumlar aynı zamanda ekonomik olduğu için bulut teknolojilerinden hizmet almaya başlamışlardır. Bir diğer konu da, datacenter yatırımları genelde Telekom firmaları tarafından yapılmaktadır. Bilişim sektöründe kendi datacenter yaptırımını yapan az sayıdaki firmadan birisi Uyumsoft’tur” dedi.

İşletmeler, bu yıl bulut bilişime 5 milyar TL ayıracak

Bulut teknolojilerinin güvenli, ekonomik, güncel, hızlı ve kesintisiz hizmet sunduğunu ifade eden Hüseyin Şahin, bu yıl binlerce işletmenin bulut çözümlerine yatırım yapacağını ve yaklaşık 5 milyar TL bütçe ayıracağını söyledi.
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde işletmelerin %95’nin bulut tabanlı çözümlerden yararlanıyor olacağını anlatan Hüseyin Şahin, konuşmasına şöyle devam etti:
“İşletmeler, iş çözümlerini satınalma yapmak yerine, bulut’tan hizmet almayı tercih etmeye başladılar. Böylece bir yandan kullandıkları kadar para öderlerken, diğer yandan güvenli bir ortamda verilerini tutarak ciddi bir donanım altyapısı kurma ihtiyaçları da gerekmiyor. Uyumsoft olarak bizler de, büyümekte olan KOBİ’ler için bulut ürünlerimiz olan EkoTicari ve EkoHR’ı, pazarın hizmetine sunduk. Geçen yılın son çeyreğinde de Banka Bakiyem ürünümüzün lansmanını yaptık. Bu yıl ve gelecekte, yeni bulut servislerimizi pazara çıkarmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Türk yazılım sektörünün gelecek birkaç yıl içinde bulut çözümler ile dünya pazarlarında daha etkin rol alacağının altını çizen Hüseyin Şahin, Uyumsoft’un bulut tabanlı iş çözümlerini, gelecek dönemlerde Ortadoğu, Afrika, Türki Cumhuriyetler, Avrupa ülkeleri dahilgeniş bir coğrafyada pazara sunacaklarını sözlerine ekledi.

20 Şubat 2019 Çarşamba

Hayallerini Yorganından Sonsuzluğa Taşı...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Hayallerini Yorganından Sonsuzluğa Taşı

Hayalini mi, Hedefini mi Yorganına Göre Uzatmak?

Arya Akademi Yönetim Danışmanı & Eğitmen Dr. Müh. Gülay Savaş, eğer hayallerini yorganlarına göre uzatsalardı, bu başarılar olabilir miydi diye sorarak şunları anlattı:

-Galileo Galilei, 1615 yılında Roma Engizisyonuna rağmen Güneş Sistemini keşfedebilir miydi?
-Isaac Newton 1687’de evrensel kütle çekimini ve hareketin üç kanununu keşfedebilir miydi?
-Marie Curie 1911’de Uranyum ile yaptığı çalışmalarla Radyoaktiviteyi keşfedebilir, dünyanın ilk Nobel Ödülünü alan kadın olabilir miydi?
-Nikola Tesla 7 Ocak 1943 tarihinde öldüğünde, Alternatif Akımın keşfi  ile birlikteyirmi altı ülkede kendisine ait üç yüze yakın patenti olabilir miydi?
-Albert Einstein, Özel ve Genel Görelilik kuramı ve Kuantum Fiziğinin keşfi ile 1921’de Nobel Fizik Ödülünü alabilir miydi?
-LarryPage ve SergeyBrin 1998 yılında Google’ı kurarlarken matematikte çok büyük bir sabit sayı olan Googol  (1.0 × 10100 ) dan esinlenerek, şirketlerine “Dünyadaki tüm bilgileri yönetmek!” misyonunu koyabilirler miydi?

Buna benzer dünyadan binlerce başarı örneği bulmak mümkün. Önemli olan görünenleri değil, görünmeyenleri görebilmek! Duyulanları değil, duyulmayanları duyabilmek!Sınırların ve koşulların dışına çıkabilmek. İnovatif çalışmalarda da bir kural vardır:  Söylediğiniz fikrinize karşılık ne kadar çok kişiden OLMAZ cevabı duyuyorsanız, bilin ki DOĞRU YOLDASINIZ!. Çünkü alışılagelmiş dışında bir şey söylüyorsunuzdur. Yani farklıdır.

Einstein, “Herşey hayal etmekle başlıyor”

Bu insanlar, Hayallerini yorganına göre uzatsalardı bunları başarabilirler miydi? İcatlar nasıl doğardı? Yeni kıtalar, yeni teknolojiler, yeni ürünler ve daha birçok şey nasıl keşfedilirdi? Aynen Einstein’ın da dediği gibi: “Herşey hayal etmekle başlıyor”. Fakat hayallerimize giden yolda HEDEFlerimiz olmalı. Hedeflerimizi ise yorganımıza göre uzatabiliriz.
Hatta Hedef belirlemede formül bile tanımlanmış:
S.M.A.R.T
Specific ( Belirli)
Measurable (Ölçülebilir)
Achievable (Ulaşılabilir)
Relevant (İlgili)
Timebound (Süreli) 

Örnek ile aradaki farkı anlatırsak,
“ABC Şirketi olarak bir Dünya Markası olmak” ifadesi bir HAYAL’ olabilir ama “3 sene içinde entegrasyon çalışmalarımızı da tamamlayarak  Türkiye sınırları içinde kendi sektörümüzde cirosu en yüksek 3.şirket olacağız” dersek bu bir HEDEF’tir.
Özetle, hedeflerimizle, hayallerimizi karıştırmayalım.Unutmayalım, Hayaller olmadan, hedefler olmaz. Hedefler bizi, hayallerimize taşıyan birer basamaktır.