30 Temmuz 2019 Salı

UyumHRM, dünya markası olma yolunda ilerliyor...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


UyumHRM, dünya markası olma yolunda ilerliyor

Türkiye’nin İnovasyon lideri Uyumsoft’un insan kaynakları yazılımı olan UyumHRM ürünü, esnek ve istikrarlı bir altyapıya sahiptir, sektör ve büyüklük bağımsız her işletmenin insan kaynakları süreçlerini dijitalleştirebileceği web tabanlı bir platformdur. Kullanıcılar, tüm İK süreçlerini mobil ve web ortamında yalın ve çevik anlayışla yönetebilirler.
Global İK trendlerini destekleyen uygulama yapısıyla, tamamı online işleyen zaman ve bordro yönetimi, performans değerlendirme süreci ile ilişkilendirilebilir eğitim yönetimi, entegre iş değerleme ve ücret yönetimi, performans/potansiyel diyagramlarıyla yetenek yönetimi ve daha bir çok süreç UyumHRM’in hizmet kapsamındadır.
Endüstri temelli, uluslararası uygulanabilir, esnek ve istikrarlı altyapısı ile UyumHRM, 2020 yılında uluslararası pazarda vitrine çıkmaya hazırlanıyor. Uyumsoft’un 23 yıllık tecrübesi ve vizyonu ile Uyumsoft’un dünya markası olma yolculuğundaki ürünlerinden birisi UyumHRM olacaktır.

UyumHRM, insan kaynakları profesyonellerinin ilk tercihlerinden oldu

UyumHRM’nin yılın ilk yarısındaki performansı hakkında bilgiler veren Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ İnsan Kaynakları Proje Yöneticisi Ferhat Zengin, şunları söyledi:
“2019 yılının ilk yarısını oldukça hareketli geçirdik. Yılın ikinci yarısının, ilk yarıya oranla daha yoğun geçeceğini ve yeni müşterilerimizi bünyemize katacağımızı gözlemliyoruz. Portföyümüze eklenen her yeni projeyle,motivasyonumuz ve ivmemiz giderek artıyor. Bu enerjiyle, yılın ikinci yarısında da eğitim, perakende ve üretim sektörleri başta olmak üzere,yine oldukça önemli olan sağlık ve turizm gibi tüm sektörlerde çalışmaya,çözüm ve katkı sunmaya devam edeceğiz. İK profesyonellerinden aldığımız geri bildirimlerde, ihtiyaçları ve çözüm noktalarını doğru tespit ettiğimizi görüyoruz. Bu şekilde, katma değer üretmekten, sektörün ve ülkemizin gelişimine katkı yapmaktan dolayı oldukça mutluyuz” dedi.

İnsan kaynakları sektörünün öncelikleri nelerdir

İşletmelerdeki insan kaynakları yöneticilerinin, etkin ve hızlı yönetmeyi istediği öncelikli talepleri hakkında bilgi veren Ferhat Zengin, “Öncelikle, otomasyon alanlarının belirlenerek, tekrar eden görevlerin otomatize edilmesiyle, çalışanlara katma değerli işler için zaman yaratılması UyumHRM’in yaklaşımının önemli adımlarından birisidir. Bununla birlikte, aday takip, yönetim ve yerleştirme süreçlerinde, daha etkin bir organizasyon inşasını destekleyecek çözümler sunmaktayız. Uyumsoft olarak, dijital çalışma ortamlarının konuşulduğu, fonksiyonel verimlilik ve esnek iş gücünün gündemde olduğu günümüzde, insan kaynakları analitikleri, kapsamlı ve entegre süreçler yönetimi ile etkinliğin ve verimliliğin artırılması noktasında çözümler sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kömürün Astarı Yüzünden Pahalı....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Kömürün Astarı Yüzünden Pahalı

Muğla’da termik santraller için yakılan kömürün faturası pahalıya patlıyor. Teşviklere, muafiyetlere, bakım ve onarım masraflarına milyarlarca liranın harcandığı kömürlü termik santrallerin bedelini vatandaşlar ödüyor. Kömürün Gerçek Bedeli Raporu, termik santrallerin kamu bütçesine getirdiği yükü Muğla’daki termik santraller üzerinden ortaya koydu.

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP), Çevre Mühendisleri Odası, Avrupa Çevre ve Sağlık Birliği (HEAL)’nin desteğiyle Avrupa İklim Ağı (CAN Europe) Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla raporunu yayınladı.

Rapor, emeklilik yaşına yaklaştığı halde önce özelleştirilme süreçlerinden geçen, şimdi de kapasite artışı planlanan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin yalnızca 2017 yılında, ABD doları üzerinden sabit fiyatlı elektrik alım garantisi kapsamında toplamda 1 milyar 105 milyon TL fayda sağladığını ortaya koydu. Bu üç santral Ocak 2018’de yürürlüğe giren kapasite mekanizmalarından ise yalnızca bir yıl içinde 187 milyon TL ödenek aldı. Üstelik bu yüklü destekler, santrallerin “öncelikli yatırımlar” kapsamında yararlandığı KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, yatırım yeri tahsisi, vergi indirimi ve faiz desteği gibi bölgesel teşvik kalemlerinin üstüne eklendi.

Dahası, bunca kamu desteğiyle ayakta duran santraller, 2019 sonuna kadar çevre yatırımlarını tamamlayamazlarsa kapanma riskiyle karşı karşıya kalacak.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Doç. Dr. Semra Purkis, Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla raporuna katkı veren çalışmasında, “Muğla’nın kömür-dışı sektörlerdeki yüksek potansiyelini kullanmak dururken, bölgedeki düşük kaliteli linyit madenciliği ve termik santrallere yatırım yapılması sadece enerji ihtiyacı ile ilgili değil; aynı zamanda ekonomiyle ilişkili bir tercih,” diye belirtti.

Çalışmada şu sözlere yer verildi: “Türkiye’de üretilen zeytinin yüzde 13’ü Muğla’da üretilir. Arıcılık konusunda Türkiye’nin en önde gelen ili Muğla’da 6 bine yakın aile arıcılık yapar, ülkedeki kovan varlığının yüzde 15’ine ev sahipliği yapan bölge, Türkiye’de üretilen çam balının büyükçe bir kısmını tek başına karşılar. Bölge halkına ve doğasına bedelleri son derece yüksek olan kömür yerine, daha kaliteli bir yaşam ekseninde düşünüldüğünde Muğla, pek çok katma değerli sektör için yüksek potansiyele sahip. Gerekli yatırım ve teşvik mekanizmaları uygulanırsa orta vadede ön plana çıkabilecek sektörler arasında yenilenebilir enerji, organik tarım, tarıma dayalı sanayi, ekolojik turizm, tıbbi ve aromatik bitki üretimini sayabiliriz.”

Raporun yazarlarından Avrupa İklim Ağı’ndan (CAN Europe) Elif Gündüzyeli, “Türkiye’nin turizm beşiği Muğla, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin yarattığı kirliliği 30 yılı aşkın süredir soluyor. Ayrıca teşvikler ve desteklerle ayakta kalan bu santrallerden çıkan sera gazı emisyonları, içinde olduğumuz iklim krizini tetikliyor. Halihazırda ömürleri uzatılmaya çalışan bu santraller 2043 yılına kadar çalışmaya devam ederlerse 328 milyon ton karbondioksit daha salacaklar. Yani, Muğla’daki kömürün bedelini yalnızca Muğlalılar zeytinlikleri, ormanları, sağlıkları ve yaşam alanlarıyla ödemeyecek, Fijililerden İsveçlilere kadar hepimiz ödeyeceğiz. Bu rapor termik santrallerin ekonomiye getirdiği yüke dikkat çekerken bir yandan da paraya çevrilemeyecek bedellerin tüm dünya tarafından ödendiğini ortaya koyuyor” dedi.

27-28 Temmuz tarihlerinde Milas merkez ve Yatağan Santrali’nin bitişiğindeki Turgut Köyü’nde gerçekleşecek “Kömürsüz Muğla için” etkinliği kapsamında, raporun sunumunun ardından Ekümenopolis’in yönetmeni İmre Azem’in yeni kısa filmi Kömür Belası filminin de ilk gösterimi gerçekleştirilecek. Program ve detaylar için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: https://350turkiye.org/komursuzmugla-etkinligi-27-28-temmuzda-milas-ve-yataganda/

29 Temmuz 2019 Pazartesi

Anadolu lezzetlerini Türk Gastronomi Köyü dünyaya tanıtacak...

HABER-ARTİNŞİRİNPINAR



 Gastronomi Köyü" Anadolu lezzetlerini dünyaya tanıtacak

Türk turizm sektörü, Anadolu mutfağını dünyaya tanıtmak ve seyahat acentelerinin tek bir noktadan satış yapma ihtiyacını karşılamak üzere Türk Gastronomi Köyü projesini geliştirdi. Gastronomi Turizmi Derneği'nin hayata geçirdiği Türkiye Gastronomi Köyü projesiyle, Türk mutfağı ve Anadolu lezzetleri hem dünyaya tanıtılacak hem de 700 dolar seviyesinde olan turist başına ortalama harcama seviyesi yukarılara çekilecek.

Türkiye Gastronomi Köyü projesi, proje alanının da içinde bulunduğu Sarıyer'deki Life Park Bahçeköy'de düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtıldı.Sarıyer Bahçeköy lifepark da yaklaşık yüz dönüm arazide gerçekleşecek bu önemli organizasyon Türsab (Türkiye Seyahat acenteleri Birliği) ile entegre çalışacak. İstanbul’daki 2500 acente yanısıra Türkiye genelindeki 12.000 seyahat acentesi için de pazarlanacak önemli bir gelir kaynağı.


 Bu köyde Anadolu’nun 7 bölgesi mutfak kültürü GTD temsilcileri önderliğinde yerinde görsel Showlar ile tanıtım ve satış şeklinde tanıtılıyor olacak. Anadolu’daki otantik kıyafetler ile ve orijinal ürünlerin sunulacağı noktalar doğaya zarar vermeden ahşap konstrüksiyon ile koordine edildi. Amerikadan ödüllü mimarlık firmasının da koordinasyonunda ülkemizin değerleri tanıtılıyor olacak . Bu projede Dünya Mutfaklarına ve Kültürüne de yer verilecek.İlk etapta:Hint-Nepal-Özbekistan-İtalya-Fransa-Avusturya-Belçika-Amerika –Rusya gibi ülkelerin de Mutfak kültürlerine kolayca erişilebilinecek. Gastronomi Turizmi Derneği başkanı Gürkan Boztepe ülkemiz ve İstanbul için fark getirmeye devam edeceklerini belirtti.

Kolaysoft Teknoloji ve Bursa PERDER, “İş’te Dijitalleşme” toplantısı düzenledi ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Kolaysoft Teknoloji ve Bursa PERDER, “İş’te Dijitalleşme” toplantısı düzenledi

İş kanunları kapsamındaki kayıt ve belgeler “Kolay Kep İK” ile dijitalleşiyor

Kolaysoft Teknoloji ve Bursa PERDER (Perakendeciler Derneği) işbirliği ile İş Kanunları kapsamında “İş yeri kayıt ve belgelerinin dijitalleşmesi” konulu toplantı, geçtiğimiz günlerde Bursa’da düzenlendi.
Perakende sektörü temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği organizasyona, Bursa Perder Başkanı Haşim Kılıç, Sosyal Güvenlik Kurumu Bursa İl Müdürü Erhan Karaca, Dostel Arabulucuk Merkezi kurucu ortağı Av. Emrullah Manav,Kolaysoft Teknoloji Genel Müdürü Kezban Boztürk, Kolaysoft Teknoloji Pazarlama Koordinatörü Umut Gökbulut ve perakende sektörünün temsilcileri katıldı.
Toplantıda öne çıkan konulardan birisi “Kolay Kep İK” ürünü oldu. Kolay Kep İK sayesinde, iş kanunları kapsamındaki kayıt ve belgelerin, resmi evrak olarak dijitalleşeceğinin altı çizildi.Konunun uzmanları tarafından, “Kolay Kep İK” ürünü, işverenlerin yükümlülüklerini kanuni açıdan ispatlamaları noktasında başarılı bir çözüm olarak açıklanmaktadır.

İşletmeler bildirimlerini,“Kolay Kep İK” üzerinden gönderiyor

İş kanunu yükümlülüklerinin, Kolay Kep İK sayesinde dijital ortamda yerine getirildiğini kaydeden KolaysoftTeknoloji Genel Müdürü Kezban Boztürk, şunları söyledi:
“İşletmeler tarafından çalışanlara yapılacak olan her türlü yazılı bildirimlerin,“Kolay Kep İK”üzerinden yapılması; hem işverenlerin mevzuatta öngörülen yükümlülükleriniyerine getirmesini sağlarken, hem de olası bir dava/teftiş esnasında sözü edilen bu yükümlülüklerin yapıldığının ispat edilebilmesianlamına geliyor. Geçmişte işverenler, bazı bildirimleri noter kanalıyla yaparken, bu durum maliyet, zaman ve insan kaynağı kayıplarına neden oluyordu ve bir de bu belgelerin muhafaza edilerek arşivlenmesi gerekliydi. Özetle, Kolay Kep İKilegönderilen zaman damgalı belgeler,resmi evrak olarak uygun görüldüğü için, firmalarhem noter maliyeti, zaman ve insan kaynağından tasarruf ediyor,hem de bu belgelerin arşivlenmesi gibi ek bir iş yükü oluşmuyor” diye konuştu.

Açılan davaların %60’nı, mesailerin ödenmediği konusu oluşturuyor

Çalışanlar tarafından işletmeye açılan davaların, yaklaşık %60’nın mesailerin ödenmediği konusunda olduğunu ifade eden Kezban Boztürk, konuşmasına şöyle devam etti:
“4857 sayılı İş Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu çalışma hayatını düzenleyen kanunların başında geliyor. Bu kanunlar ve ikincil mevzuatlar, işverenlere ciddi sorumluluklar yüklerken; bunların tam olarak yerine getirilmemesi durumda hukuki ve cezai yaptırımlar gerçekleşiyor. Çalışanlar, mevzuata aykırı bir durum olduğunda, Çalışma Bakanlığı’na, SGK’ya veya İş Mahkemesine başvurup, yasal haklarını aramaktadırlar. İş’te bu nedenle, olası bir teftiş veya dava esnasında,işverenlerin mevzuata uygun çalışmalarını yazılı belgeler ile ispatlaması gerekmektedir. Nitekim işverenler, haklı dahi olsalar, haklılığını yazılı belgeler ile ispatlayamazlar ise, davayı kaybetme veya idari para cezası işlemleri gibi sonuçlar ile karşı karşıya kalacaklardır. “Kolay Kep İK”, işletmelerin yükümlülüklerini,kanuni açıdan ispatlamaları noktasında başarılı bir çözümdür” şeklinde konuştu.

EGD’de iklim değişikliğine yönelik iş birliği önerisi....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



EGD’de iklim değişikliğine yönelik iş birliği önerisi
Belediyelerle pilot çalışmalar yapılacak

Yeni yerini Ortak Yaşamı Geliştirme Vakfı ile aynı mekana taşıyan EGD,  ‘24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’ kapsamında düzenlenen iklim değişikliği toplantısında, belirlenecek belediyelerle daha yaşanılır bir dünya için ortak çalışma önerisinde bulunuldu.

Ekonomi Gazeteciler Derneği (EGD) yeni merkezinde gerçekleştirdiği ilk toplantıda yine gerçek gündemi belirledi. Toplantının ‘24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’na denk gelmesi nedeni ile sansürsüz iklim konuşuldu. EGD Başkanı Celal Toprak, Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Bangladeş Başkonsolosu Dr. Muhammed Munir ul İslam, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın yanı sıra EGD üyelerinin katıldığı toplantıda dünyanın alarm verdiği iklim değişikliğine dikkat çekildi.

Toplantıya katılan Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, yaptığı konuşmasında çevre ve iklim ekonomisi ile ilgili önemli konulara değinerek, modern çağın insanlara sunduğu imkanlardan bahsetti.

Başkan Haydar Ali Yıldız, belediyelere de düşen sorumluluklar olduğunu vurgulayarak, insan olarak topluma, toplum olarak da çevreye karşı duyarlı olunması gerektiğini kaydetti.

Küresel ısınmanın tüm dünyada alarm verdiğini hatırlatan Başkan Haydar Ali Yıldız, bu süreçte sadece buna sebep olanların değil dünyadaki herkesin bundan olumsuz etkilendiğini söyledi.

Dünya için çok büyük sorun teşkil eden iklim değişikliğinin çok yakıcı bir problem olduğunu ve bu sorunun üzerinde uzun süredir toplantılar gerçekleştirdiklerini vurgulayan EGD Başkanı Celal Toprak, “Farkındalık noktasında tavrımız ve iklim ekonomisi sorunu nasıl önlenebilir metodu üzerinde çalışmalarımız sürüyor” dedi. 

“Birinci gündem maddesi iklim değişikliği olmalı”

Bütün dünyada bir numaralı gerçek gündemin iklim değişikliği olması gerektiğini vurgulayan Gazeteci Hakan Güldağ, “2030 yılına kadar bir şeyler yapılmazsa sıcaklık 1,5 derece kritik sınırı aşacak” dedi. Hakan Güldağ ayrıca, sanayi devrinden bu yana dünyanın giderek ısındığını, yeni sanayinin karbon salınımı ile ilgili özellikle endüstri 4.0 kapsamında önemli adımlar attığını belitti.

Toplantıda konuşan Bangladeş Başkonsolosu Dr. Muhammed Munir ul İslam, iklim değişikliği nedeni ile her yıl giderek artan doğa olayları ile karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Özellikle yenilenebilir enerji konusu ile Türkiye’de önemli bir iş birliği geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkonsolosu Dr. Muhammed Munir ul İslam, “Başta iklim değişikliği olmak üzere ülkemizde her alanda çok fazla deformasyon değişikliği yaşanıyor” dedi.

Bangladeş iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerden biri. Ülkenin iklim değişikliği nedeni ile çok önemli bir kısmı sular altında kalıyor. Dolayısıyla 50 milyon insanın Bangladeş’ten göç etme riski bulunuyor.

İklim değişikliği neticesinde Türkiye’de de sıcaklığın ortalama 3 derece artacağına değinen Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Dünyada altı çeşidi bulunan atmosfere verdiğimiz sera gazını azaltmamız gerekiyor. Bunun yanı sıra fosil yakıtlarını da artık kullanmayalım. Sera gazlarının üçte ikisi sanayi bölgesinden, üçte ikisi ise ormanlardaki doğal ortamların kaybolmasından oluşuyor” diye konuştu.

 “İklim değişikliğini kötü yönde etkileyenlere karşıyım” diyenleri vicdanlarıyla baş başa bırakan gazeteci Rüştü Bozkurt, konuşmasında iklim değişikliğinin bir metot üzerinde tartışılması gerektiğini dikkat çekti. 

İklim değişikliği tarımın rekoltesini düşürdüğünü ifade eden Gıda Güvenlik Uzmanı Nurten Sırma ise, iklim değişikliğinin tarımı olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Denizlere, okyanuslara insanlar atıklarını atıyorlar ve bu nedenle denizlerde yaşayan canlılar ölüyor diyen TÜSODER Başkanı Aydın Ağaoğlu, insanın ulaşamadığı okyanuslarda ise doğanın kendi kendini temizlediği bir eko sistem olduğunu söyledi.

İklim değişikliğinin sadece Türkiye’yi değil bütün dünyayı etkileyen bir tehlike olduğunu söyleyen duayen gazeteci Seraceddin Zıttıoğlu, dünyayı denizlerden gelecek büyük su kütlelerinin istila edeceğini belirtti.

İklim değişikliği ile ilgili belediyelerle pilot çalışmalar yapılmasını öneren gazeteci Ahmet Coşkunaydın ise belediyelerle yapılacak olan pilot çalışmaların diğer belediyelere örnek teşkil edebileceğini vurguladı.

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Gazeteci Rüştü Bozkurt ve Prof. Dr. Doğanay Tolunay’a, iklim değişikliği alanında yaptıkları çalışmalardan dolayı sertifikalarını taktim etti.

27 Temmuz 2019 Cumartesi

Fabrikalar, maliyetlerini düşürmek için ısı pompasına yöneliyor ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Fabrikalar, maliyetlerini düşürmek için ısı pompasına yöneliyor

Isıtma ve soğutma elde etmek için dünyada kullanılan en ekonomik ve verimli sistem, “Isı Pompası”dır. Canovate Isı Pompaları, ihtiyaç duyulan enerjinin %75 kadarını, yenilenebilir enerji kaynağı olan toprak, su veya havadaki enerjiden “bedava” olarak alır. Ortaya koyduğu yüksek verimlilik sayesinde,standart iklimlendirme cihazlarından daha az bir işletme maliyetiyle, herhangi bir kapalı alanın ısıtma-soğutma ve sıcak su ihtiyacını karşılar.

Canovate Isı Pompalarına olan talebin her geçen yıl katlanarak arttığını kaydeden CanovateGroup şirketlerinden Canovate Enerji Sistemleri Genel Müdürü Rıfat Kayapınar, şunları söyledi:
“Takip ettiğimiz projeler, geçtiğimiz yıla oranla, bu yıl %50 arttı. Özellikle endüstriyel projelerde, bu yıl ciddi bir talep artışı gerçekleşiyor. Fabrikalar, artan enerji maliyetlerini ve düşen üretimlerini göz önüne alarak, giderlerini azaltmak için çalışıyorlar. Giderleri azaltmanın en etkili yolu da,prosesleri iyileştirmek ve enerji maliyetlerini düşürmekten geçiyor. Canovate olarak, mevcut sistemlerin iyileştirilmesi konusunda firmalara her türlü mühendislik desteğini veriyoruz. İlgili proseslerin iyileştirilmesi noktasında, ilk yatırım maliyetinin düşük tutulması için titiz bir çalışma yapıyoruz. Özetle, ekonomik kriz koşulları, firmaları daha verimli sistemler arayışına yönlendiriyor ve bu nedenle ısı pompalarına olan talep artıyor. Dünyada ısıtma ve soğutma elde etmede,en verimli sistem ısı pompalarıdır ve ısı pompası sistemleri, önümüzdeki yıllarda piyasayı domine edecektir” dedi.

Yılın ikinci yarısında pazar hareketlenecek 

Bu yılın ikinci yarısında yoğun ve hareketli günlerin yaşanacağını ifade eden Rıfat Kayapınar, konuşmasına şöyle devam etti:
“Başta endüstriyel işletmeler ve oteller olmak üzere, ısı pompalarına olan talepte ciddi bir artış gözleniyor. Nitekim üretim yapan fabrikalar, daralma dönemlerini fırsat bilerek, sistemlerini iyileştirmeyi istiyorlar. Örneğin, tekstil fabrikaları ile içinde boyahanesi olan fabrikalarda sistem altyapılarını kuruyoruz. Isı pompalarının yanı sıra, adyabatik sistemler ile ilgili görüşmelerimiz devam ediyor. Bu projeler genel olarak niş projeler olduğu için sadece ülkemizde değil, Avrupa’nın birçok ülkesinde görüşmelerimiz sürüyor. Canovate Enerji Sistemleri olarak, iklimlendirme sektörüne yönelik olarak, hava-su ve toprak kaynaklı ısı pompaları, hava soğutmalı ve su soğutmalı chillerler, veri merkezleri için adyabatik sistemler ve hassas kontrollü klimalar üretmekteyiz” şeklinde konuştu.

Isı Pompalarının kullanım alanlarına göre tasarruf değerleri şunlardır:

*Otellerde ısıtma, soğutma ve sıcak su amaçlı %80’e kadar enerji tasarrufu sağlanabiliyor.
*Fabrikalarda imalat operasyon çıktılarına göre, %60 - %80’e kadar enerji tasarrufu sağlanabiliyor.
*Konutlarda yakıt cinsine göre, %40- % 60’e kadar enerji tasarrufu sağlanabiliyor.
*AVM’lerde, kamu binalarında, okullarda, ofislerde, seralarda ve kümeslerde %70’e kadar enerji tasarrufu sağlanabiliyor. 

22 Temmuz 2019 Pazartesi

BAYRAMDA EĞLENCENİN İHTİŞAMLI ADRESİ;TITANIC HOTELS ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



BAYRAMDA EĞLENCENİN İHTİŞAMLI ADRESİ;TITANIC HOTELS
Sevilen Sanatçıların Konserleri, Dj Şovlar, Dans Gösterileri ile
Eşsiz Bir Bayram Eğlencesi Sizleri Bekliyor!

Bora Öztoprak’tan İskender Paydaş’a, Anadolu Ateşi’nden Swing Latino’ya TITANIC HOTELS’de her yaşa her zevke hitap eden unutulmaz sahne şovları ile keyfine doyulmayacak bir bayram tatili sizleri bekliyor
Gündüz deniz, güneş, kum ve akşam ise birbirinden ünlü isimlerin konserleri, ünlü dj’lere ait canlı performanslar, tematik partiler ve gün boyu devam edecek kesintisiz müzikle tatil keyfiniz, TITANICHOTELS’de maksimum eğlence ile taçlanacak.

Her biri ayrı konseptteki gece kulübü ve barlarında kesintisiz bir eğlence programı hazırlayan TITANIC HOTELS bayram gecelerinizi renklendiriyor. Lüks saray konseptini dünya turizm trendleriyle bütünleştiren Titanic Mardan Palace’ın yıldızı “Bora Öztoprak” , Bodrum’unen güzel koylarından Güvercinlik’te, doğanın tüm renkleriyle iç içe tatil yapmak isteyenlere hitap eden Titanic Deluxe Bodrum’un yıldızları İskender Paydaş,Ege veVildan Demir, golf severlerin tercihi Yeşil Yıldız Ödüllü Titanic Deluxe Golf Belek‘ in yıldızı Murat Alpsü, nadide kum zambağına ev sahipliği yapan kumsalıyla Akdeniz sahillerinin incisi Titanic Beach Lara'nın yıldızları ise Murat Alpsü ve Swing Latino. Ayrıca sevilen sanatçıların yanı sıra dj performansları, Bingo Sultans, Anadolu Ateşi gibi ünlü dans showları da bayramı TITANIC HOTELS’de geçirmeyi tercih edenlerin renkli ve eğlence dolu bir tatil geçirmelerini sağlayacak.

Uluslararası ve ödüllü şeflerin de yer aldığı mutfak ekipleri tarafından özenle hazırlanan TITANIC HOTELS’in tescilli sofraları bayramda ayrı bir lezzet şölenine dönüşüyor. Bayramı hem kaliteli müzik hem de kaliteli tatlarla geçirmek isteyenlere eşsiz bir fırsat sunuluyor.

Bayram programınızı henüz yapmadıysanız  günün ilk ışıklarına kadar keyif ve eğlence dolu programlarla TITANIC HOTELS’de tatilinizi unutulmaz anılarla geçirmeye davet ediyoruz.