14 Şubat 2020 Cuma

Lidya Grup, baskı süreçlerinde güvenlik ve verilerin korunmasını sağlıyor....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Lidya Grup İstanbul Kurumsal Satış Müdürü Özge Öktem,
“Baskı süreçlerinde, güvenlik ve verilerin korunmasını sağlıyoruz”

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, son günlerde işletmelerin gündeminde olan “güvenlik ve kişisel verilerin korunması (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu-KVKK) hakkındaki çalışmaları ile sektörüne önderlik etmeye devam ediyor.
Bilgi güvenliğinin işletmelerin öncelikleri arasında olduğunun altını çizen Lidya Grup İstanbul Kurumsal Satış Müdürü Özge Öktem, şunları söyledi:
“Günümüzün en hassas konusu, güvenlik ve kişisel verilerin korunmasıdır. Baskı süreçlerinde dataların korunması ciddi önem taşıyor. Bütün kurum ve kuruluşlar, kişisel verilerin korunmasından baskıların güvenliğine kadar her konuda çalışmalarını sürdürüyor” dedi. 

Baskı süreçlerinde, “verimlilik, maliyet, sürdürülebilirlik, güvenlik” ön plandadır

Dünyadaki baskı teknolojilerinde önemli gelişmelerin yaşandığını ve Türkiye’nin de bu gelişmeleri yakından takip ederek, hayata geçirmekte olduğunu kaydeden Özge Öktem, şunları anlattı:
“Baskı süreçlerinde, hem donanımın, hem yazılımın entegre edilmesiyle yeni iş modelleri ortaya çıkıyor. Bu iş modelinde,  verimlilik, maliyet, çevresel sürdürülebilirlik ve güvenlik başlıkları önemlidir. Birçok kurum ve kuruluş, tüm alanlardaki maliyetlerini yeniden gözden geçirmeye başlamıştır. Nitekim, bilgi işlem departmanlarının, baskı yönetimi konusunda özellikle aylık baskı adetleri ve kullanıcı / departman bazlı olarak baskı adetlerini alamıyor olmaları ve maliyetlerini kontrol edememeleri sebebiyle, günümüzde işletmeler yeni teknolojileri değerlendirmeyi istemektedir. Özetlersek, Lidya Grup olarak müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerimizde; iş süreçlerini iyileştirme, güvenliği artırma, kontrol edilebilir maliyetler, insan sağlığına ve çevreye karşı duyarlı süreçlerin geliştirilmesi gibi tüm konularda liderlik etmeye devam ediyoruz” diye konuştu.

İşletmelerin, ihtiyaçlarına uygun çözümler sunuluyor 

Öncelikle müşteri ihtiyaçlarını belirlediklerini ve ardından optimum çözümler sunduklarını ifade eden Özge Öktem, konuşmasına şöyle devam etti:
“İlk olarak, müşterinin iş modelini tanıma, baskı ihtiyaçlarını tespit etme ve mevcut baskı süreçleri hakkında bilgi edinme aşamalarını gerçekleştiriyoruz. Müşterinin ihtiyaçları ve ihtiyaca uygun çözümlerin oluşturulması için yazılım araçlarını da kullanarak, varlıkları keşfetme, kontrol etme ve konsolide etme süreçlerini yönetiyoruz. Böylelikle müşterilerimize, donanım ihtiyacı ve yazılımda optimum çözümler sunarak, karlılık sağlamalarını hedefliyoruz. Lidya Grup olarak hayata geçirdiğimiz “yönetilen baskı hizmetleri” ile sunmakta olduğumuz çözümümüz sayesinde, müşterimizde maliyet tasarrufu, personelinin zamandan tasarrufu ve bilgi güvenliğini sağlıyoruz. Tek bir arayüzden yönetilebilen tüm cihazlarda, sarf malzeme ve arıza yönetimi de otomasyon olarak yapılmaktadır. Güvenli baskıyla sağlanan bilgi güvenliği kapsamında, kullanıcı/grup/departman bazlı ne kadar baskı alındığına dair çeşitli raporlar alınmaktadır, baskı alışkanlıkları raporlanmaktadır ve gerektiğinde bazı grup/departmanlar için baskı alınması kısıtlanabilmektedir. Cihazlarda, 24 ay ile 60 aylık hizmet sözleşme sürelerinde, standart hizmet kalitesi sağlanırken, bu süre zarfında sabit maliyetler ve öngörülebilen bütçeler de hazırlanmaktadır. Bu şekilde, iş süreçleri gerçekleştirilirken, farklı iş modelleri de oluşmaya başlamıştır. Buna bir örnek verirsem, bazı müşterilerimiz, sayfa başı olarak nitelendirdiğimiz bir yöntemi tercih edebilmektedir. Zira bu iş modelinde, tüm sarf malzeme ve servis talepleri, kısacası makinenin çalışması için gerekli tüm hizmetler, tedarikçiler tarafından verilmektedir. Böylece, şirketlerde bu süreçleri takip eden IT departmanı açısından, makinelerin takibi konusu da artık bir iş olmaktan çıkmıştır ve tüm süreç, makineyi tedarik eden firma tarafından yönetilmektedir” dedi.

13 Şubat 2020 Perşembe

Türkiye'ye güvendi yatırım yaptı büyüme rekoru kırdı...



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türkiye'ye güvendi yatırım yaptı büyüme rekoru kırdı

Türkiye'ye güvendi en güçlü büyümeyi gerçekleştirdi

Türkiye'ye güvenen ve yatırımlarına devam eden DP Word Yarımca 2019’u güçlü bir büyüme rakamıyla kapattı. Liman 2020’de küresel ticaretin önemli bir merkezi olarak hem kapasitesini artırıyor, hem de hizmetlerini çeşitlendiriyor.

Türkiye’nin en büyük tüketici piyasasının tam kalbindeki konumu ve bir süre önce hayata geçirdiği demir yolu yatırımıyla çok daha geniş ve güçlü bir erişim ağına kavuşan DP World Yarımca, ülkedeki yatırımlarında hız kesmeyerek milli ekonomiye önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.
Limanda son olarak yeni rıhtım vinçleri (STS) hizmete girdi. 2 adet  her biri 80  ton kaldırma kapasiteli rıhtım vinçleri mevcut vinçlerden dört metre daha yüksek. Bu vinçlerle birlikte 6 RTG vinci ve 14 konteyner taşıyıcı (ITV) da limanın çevre dostu mevcut makina parkına eklendi. Böylece son gelen ekipmanlarla birlikte DP World Yarımca  toplamda 8 rıhtım vincine, 24 RTG vincine, 58 adet de ITV kapasitesine ulaştı. Saha ekipman kapasite de böylece yüzde 35 arttı. Küresel ticaretin ayrılmaz bir parçası olan DP World Yarımca, bu çevreci yaklaşımıyla da küresel tedarik zincirlerinin sürdürülebilir kılınmasında önemli rol oynuyor.
Geçen yıl başlatılan 50 milyon dolarlık yatırım dahilinde rıhtım kapasitesi de bu yıl artacak ve DP World Yarımca aynı anda her biri 400 metre uzunluğunda iki ultra büyük konteyner gemiye hizmet verebilecek. Limanın istif kapasitesi de 900.000 TEU’dan 1.300.000 TEU’ya çıkıyor.
2019’da yüzde 7 oranında büyüme kaydettiklerini ve liman kapasitesinin yüzde 70’ini kullandıklarını söyleyen DP World Yarımca CEO’su Kris Adams, “DP World Yarımca, küresel bir ticaret merkezi olarak Türkiye ekonomisinin desteklenmesinde çok önemli bir rol oynuyor. DP World Yarımca’yı en hızlı büyüyen, en modern liman ve lojistik merkezleri arasına sokan yatırımlarımıza devam ediyoruz. Dijitalizasyon çabalarımız sayesinde geleneksel liman operatörü rolünün çok fazlasını sunuyoruz. Geliştirdiğimiz uygulamalarla liman verimini ve güvenliğini Türkiye’de hiçbir terminalin görmediği boyutlara taşıdık. Türkiye'ye güveniyoruz. Yatarım yapmaya devam edeceğiz” dedi.



DP World Yarımca, geliştirdiği Kolay Rota (Easy Route) uygulamasıyla limana girip çıkan kamyon trafiğini çok daha etkili ve güvenli şekilde düzenliyor.

Limandan daha fazlası
“Ticarete akıl, geleceğe değer katıyoruz” sloganıyle küresel ticareti kolaylaştırmayı hedefleyen DP World, 2020’den itibaren bu alanlarda çalışan iş ortaklarıyla birlikte sunacağı gümrükleme, antrepo, limana ve limandan nakliye hizmetleriyle de küresel tedarik zincirlerinin daha etkili hale getirilmesini sağlayacak. Bu hizmetlerin yanısıra DP grubunun geçen sene bünyesine kattığı P&O Ferrymasters, 2020’de İzmir, Ankara, Mersin, Bursa ve Gaziantep’te de bürolar açacak.

Kolay Rota nedir?
Cep telefonları ve tabletlere indirilebilen uygulama, liman sahasına giren kamyonların konteynerlere hızlı ulaşmasını ve bu esnada kamyon şoförlerinin güvenliklerini sağlamayı hedefliyor. Yerine getirilmesi gereken çeşitli prosedürler konusunda kullanıcıyı bilgilendiren uygulama, konteynere ulaşacağı en kısa yolu da GPS’le gösteriyor. Böylece araçların liman sahasında konteyner arayarak zaman kaybetmesi önleniyor. Uygulamadan önce 28 dakika süren konteyner çıkışının bu uygulamayla 23 dakikaya düşmesi hedefleniyor. Yılda ortalama 240.000 kamyonun giriş yaptığı limanda 20 bin saatlik iş kaybı da bu şekilde önlenmiş oluyor.
Uygulamada limanı ziyaret edenlerin güvenlikleri de ön planda tutuluyor, güvenlik önlemleri konusunda sürekli bildirimle bulunuyor. Ziyaretçi, güvenlik kurallarını ihlal ettiği takdirde DP World’ün İSİG birimine otomatik bildirim gidiyor ve ziyaretçiye yaptırım uygulanıyor.

DP World Hakkında 
DP World, dünya ticaretinin ve tedarik zincirinin önemli bir parçasıdır DP World küresel ölçekte liman işletmeciliğinde önemli bir yere sahip olup 51 ülkede 80’den fazla limanıyla 56 bin’den fazla kişiye istihdam sağlıyor. Şirketimizin ana hizmetini ve gelirinin dörtte üçünü konteyner elleçleme oluşturmaktadır. 2016 yılı sonu itibariyle DP World brüt olarak  64 milyon TEU’luk konteyner elleçledi. Düzenli gelişme ve genişleme planlarıyla 84.6 milyon TEU olan mevcut brüt kapasitesini piyasa talepleri doğrultusunda 2020 yıllında 100 milyon TEU’ya çıkarmayı hedeflemektedir

DP World Yarımca Hakkında
Marmara’nın en büyük Konteyner limanlarından biri olarak 46 hektar alana kurulu olan DP World Yarımca limanınn kapasitesi yıllık 1,3 milyon TEU olup halen 500 kişiye istihdam sağlamaktadır.2015 yılında 550 milyon dolar yatırımla hayat geçen DP World Yarımca, İzmit Körfezi’nde amaca yönelik konteyner taşımacılığına hizmet veren ihtisaslaşmış ilk ve tek liman olmasıyla ve en ileri teknolojileri kullanıyor olmasıyla öne çıkıyor.

Alışveriş, Sanat, Deneyimler, Atölyeler ve Ünlü Konuşmacılarla Dolu İki Gün...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Alışveriş, Sanat, Deneyimler, Atölyeler ve Ünlü Konuşmacılarla Dolu İki Gün
Conrad İstanbul Bosphorus Meraklılarını Lüksün Yeni Halini Deneyimlemeye Davet Ediyor
İstanbul Boğazı’na hakim manzarası ile unutulmaz anlara ev sahipliği yapan Conrad İstanbul Bosphorus, 27-28 Şubat tarihlerinde ünlü tasarımcıları ve lüks markaları bir araya getireceği “Inspired Luxe” organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. Çok özel koleksiyonların, atölye çalışmalarının ve konuşmacıların yer alacağı etkinlik lüksün en yeni halini deneyimleme fırsatı sunarken, dünyaca ünlü Türk tasarımcı markası EzraTuba’nın Conrad otelinden ilham alarak tasarladığı özel kokteyl kıyafetleride misafirlerin beğenisine sunulacak.
Conrad İstanbul Bosphorus, 27-28 Şubat tarihlerinde, alışveriş, sanat, lüks deneyimler ve alanında uzman konuşmacılarla dolu iki gün yaşatmaya hazırlanıyor. Ünlü tasarımcıların ve lüks markaların bir araya geleceği “Inspired Luxe” etkinliğinde workshoplar, ilham veren konuşmacılar ve sanat eserleri de yer alacak.Etkinlik süresince, kadın modasına yönelik güçlü tasarımlarıyla dikkat çeken dünyaca ünlü EzraTuba markasının Conrad otelinden ilham alarak tasarladığı özel kokteyl kıyafetleri de satışa çıkacak.

Organizasyonda ayrıca, L’Orient22’nin bünyesinde bulunan Lübnanlı ve Amerikalı mücevher tasarımcılarının özel koleksiyonu ve JOIN US’dan trikonun DNA’sını değiştiren göz alıcı triko parçalar da yer alacak.
Ev dekorasyonundan, koleksiyon kitaplara kadar zengin bir içeriğin satışa sunulacağı etkinlik, ünlü konukların yer alacağı konuşmalara da sahne olacak. İki gün boyunca, moderatörlüğünü güzellik editörü Elif Akça’nın üsteleneceği ve “Güzellik” üzerine sohbetlerin gerçekleşeceği etkinliklerde katılımcılar sürpriz hediyelerin de sahibi olacak.
27-28 Şubat tarihlerinde, 11.00-23.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlayacak olan organizasyonda ilk gün saat 20.30’da ünlü konukları ile beraber erkek modasında kişiselleştirilme; ikinci akşam ise yine ünlü konukların katılımı ve Gazeteci/Sanat Eleştirmeni Ayşegül Sönmez’in moderatörlüğünde gerçekleşecek Fashion&Art Talk’ta sanat ve moda konuları masaya yatırılacak.
Conrad Bosphorus İstanbul’un ünlü şefi Ziya Çıkrıkcı tarafından hazırlanacak ikramlar ve özel menülerle misafirleri bir lezzet ziyafeti de bekleyecek.

11 Şubat 2020 Salı

Tek Tuşla Bütçenize ve Performans Kriterlerinize Göre “Konfigürasyon Robotu”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



ARMA Computer’den,
Tek Tuşla Bütçenize ve Performans Kriterlerinize Göre
“Konfigürasyon Robotu”

22 yıldır Türk bilişim sektörüne yüksek performanslı bilgisayarlar ve sayısız ilkle hizmet veren ARMA Computer, Türkiye’de bir başka ilke daha imza atarak “konfigürasyon robotu” ile nokta atışı bilgisayar seçmenizi sağlıyor.

Dene ve Al, Hızlı Değişim, ARMA Recovery ve benzeri pek çok özel hizmetle, müşteri memnuniyetini bambaşka bir seviyeye taşımış olan ARMA Computer, binlerce farklı kombinasyon içerisinden doğru bilgisayarın seçilebilmesini sağlayan ARMA Konfigürasyon Robot’unu web sitesinde (www.armacomputer.com.tr) hizmete aldı.

ARMA Konfigürasyon Robotu, iki adımda, tek tuşa basarak, paranızın karşılığını tam olarak alabilmenizi garanti ediyor.İki farklı para birimini tercih edebileceğiniz hedef bütçenizi belirledikten sonra, en fazla zaman geçireceğinizi düşündüğünüz oyun/uygulamayı seçerek, binlerce konfigürasyon içerisinden, en doğru seçeneklere benchmark sonuçlarıyla birlikte ulaşılabiliyor.

-Geniş veritabanı, her gün yenisi yapılıp eklenen benchmark sonuçlarıyla sürekli güncel tutuluyor.

-Teknolojideki hızlı değişimle beraber dalganın daima önünde yer almaya çalışan ARMA Computer, ARMA Konfigürasyon Robotu’na ek olarak yeni ürün serileriyle dikkatleri üzerine çekiyor.

-Hardcore oyuncular için özel olarak tasarladığı yüksek performanslı ARMAgeddon serisi oyun bilgisayarları, yüksek soğutma performansı, sessizlik ve kompakt boyutlar göz önünde bulundurularak tasarlanıp özel olarak üretilen kasalarıyla, rakiplerine meydan okuyor. E-sporcular, ciddi oyuncular ve en yüksek görsel kalitede oyunların tadını çıkartmak isteyenler,ARMAgeddon serisi oyun bilgisayarlarında aradıkları tüm özellikleri bulabiliyor.

-BRAVO serisi ev ve ofis bilgisayarları genel amaçlı kullanıcılar için yüksek fiyat/performans sunuyor. Sessiz ve kompakt yapıları sayesinde, gürültü kirliliği yaratmadan ve yer kaplamadan kendilerine verilen her görevin altından başarıyla kalkıyorlar.

-ARMOR iş istasyonları üretkenliğinizi zirveye taşımak için tasarlandı. Bilgi teknolojilerinin zorlu şartlarında, en yüksek performansı talep eden uygulamaları, sizi yarı yolda bırakmadan, güvenilir ve kararlı şekilde çalıştırıyor. Üstelik ARMOR İş İstasyonları, kesintisiz çalışma için tasarlanmış yapısıyla takımınızın sürekli kazandıran bir elemanı!

-SAFE dosya sunucuları, yüksek kapasite, yüksek hız ile güvenilirlik ve kararlılığı tek bir sistemde topluyor. Yüksek hızlı ağlar üzerinde çok sayıda bilgisayara hizmet vermek yapılandırılmış olan SAFE dosya sunucuları, veri güvenliğinizi kullanımı kolay ve anlaşılabilir bir şekilde sağlıyor.

-Kurulduğu ilk günlerden beri Türkiye’nin önde gelen müzisyenlerinin tercihi olan DAW (Dijital Ses İş-istasyonu) segmentinde ise yenilenen HARMONY serisiyle çok kanalda, pek çok efekt ve eklenti devredeyken, gerçek zamanlı ses kaydı yapabilmek çok kolay. Piyasanın saygın ses kaydı ve ses işleme yazılımlarının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak konfigüre edilen HARMONY, müzisyenlerin yaratıcılıklarını en üst düzeye çıkartmalarında yardımcı oluyor.

10 Şubat 2020 Pazartesi

Aşkın En Anlamlı Günü 14 Şubat Sevgililer Gününe Yakışır ....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Aşkın En Anlamlı Günü 14 Şubat
Sevgililer Gününe Yakışır Kutlamalar

Wyndham Grand İzmir Özdilek, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgililerin romantizmi tüm derinliği ile hissedecekleri kutlama alternatifleri sunuyor. 
Carême Restaurant’ta sevgilileri canlı müzik programı eşliğinde muhteşem kutlama yemeği beklerken, Ozone Night Club ise çiftlere tadına  doyulmaz eğlenceli bir gece yaşatıyor.

Carême Restaurant, 14 Şubat’ta Türk ve dünya mutfağının en seçkin lezzetlerinden oluşan menüsü, yemek boyunca devam edecek canlı piyano müziği ve sonrasında
Korkut KAZCIN ve VIP QUARTED GROUP’un performansı ile unutulmaz güzellikte
bir Sevgililer Günü kutlamasına hazırlanıyor.

Ozone Night Club ise İzmir Körfezi’ne hakim manzarası, zengin aperatif menü sunumu ve 
DJ Mesut’un hareketli programıyla sevgililerin gönlünü fethetmeyi bekliyor.
14 Şubat Sevgililer Günü kutlamasını masalsı bir deneyime dönüştürmek isteyenler için de eşsiz deniz manzarasına sahip odada, kırmızı güllerle yapılmış özel süsleme, leziz ikramlar ve odada kahvaltı ile özel bir konaklama paketi de sunulan alternatifler arasında bulunuyor. 
Otel bünyesinde hizmet sunan Qualitasspa İzmir Agamemnon Thermal Wellness Center’ın sunduğu Romantik SPA Keyfi Paketi, SPA Çift Üyeliği alternatifleriyle ister 14 Şubatta ruh eşinizle birlikte özel bir deneyim yaşayabilir, isterseniz birlikte yaşayacağınız huzurlu anları aylara  yayabilirsiniz.

Carême Restaurant Sevgililer Günü programı katılım: kişi başı 275 TL’den başlayan fiyatlar.
Ozone Night Club Sevgililer Günü programı katılım: 150 TL
Sevgililer Günü’nde Romantik SPA Keyfi Paketi: 890 TL
Qualitasspa İzmir Agamemnon Thermal Wellness Center 4 aylık çift üyeliği: 4.000 TL
Detaylı bilgi ve rezervasyon Tel. 292 13 00 info@wyndhamgrandizmir.com

Cem Polatoğlu: Turist olarak Güney Afrika izlenimlerim;

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



GÜNEY AFRİKA

 Bazen rehber olarak bazen de işlerim nedeni ile arada bir Güney Afrika'ya seyahat ederim. Ancak bu kez Oğlum'un sömestre tatili nedeni ile "turist" olarak geldim. İşte Turist olarak Güney Afrika izlenimlerim;

Guney Afrika Ülkede bulunan farklı etnik gruplar büyük kültür zenginlikleri katıyor. Ama ne yazık ki Apartheid yani ırk ayırımcılığı döneminin bitmesine rağmen yerli halkın hala eşit olmadığını görüyorsunuz. Beyazlar bu yeni dönemde başta Amerika, Avustralya ve Hollanda'ya göçmüşler. Ancak geride kalanlar, hala kendi korumalı mahallelerinde, etrafı elektrikli çitlerle çevrili evlerinde, kendilerine yonttukları uyduruk üyelik sistemleri sayesinde siyahların alınmadığı kulüplerinde, derneklerinde, özel okullarında yaşamlarını ve sosyal hayatlarını sürdürüyorlar. Siyahlar, aynı iş yerinde beyazlara göre dörtte bir maaşla çalışırken, beyazların sosyal alanlarına girmekte zorlanıyorlar. Sokaklar ise siyahların. Bu kez, beyazları istisna semtler hariç sokakta yürürken görmeniz zor. Hele geceleri daha da zor. Johannesburg en büyük ama tehlikeli şehirlerinden biri. Örneğin, kaldığım otelin yanı restoran. Resepsiyondaki görevlinin tavsiyesi şu, "Hava kararmadan gidin, hava kararmadan dönün" Bu arada, restoranın otele mesafesi sadece 50 metre.


 Turist olarak gördüklerim;
Önce Capetown'a indik. Masa Dağı manzaralı otelimiz WaterFront'a bitişik. WaterFront, tüm eğlence, yeme içme ve alışveriş merkezinin olduğu bir kompleks. CapeTown'da Ümit Burnu ve Penguenleri görmek için 1 gün ve muhteşem Güney Afrika Şarap Tadım Turu için yine tam gün ayrılmalı. Bir kaç saatinizi ayırabilirseniz de, Masa Dağına teleferikle çıkıp muhteşem CapeTown manzarasını izleyebilirsiniz.

Johannesburg'da Yavru Aslanlar ile oynamak isterseniz, Aslan Parkı'na ve Yerli Kabilelerin yaşam tarzlarını görmek isterseniz de Lesedi Kültür Parkı'na gitmelisiniz. Johannesburg'dan başkent Pretoria sadece 1 saatlik mesafede. Ayrıca buralara kadar gelmişken, aynı mahalle hatta aynı sokaktan 2Nobel ödülü çıkartan  (Nelson Mandela ve Guney Afrika Rahip Desmond Tutu), devrim'in ateşlendiği yer SOWETO gezisi yapmadan dönmemeli.  SOWETO*; South West Township'in kısaltılmışı. Yani şehrin Güneybatı'sının gettosu burası.

 SunCity ise, tamamen yapay 4 adet oteli barındıran bir kumarhane şehri. Bundan 25 sene önce ilk geldiğimde yapay göldeki yapay dalgaları görünce şaşırmıştım. Ne görebilirsiniz burada? Hiç. Sadece kumar oynarsınız bir de bildiğimiz hayvanat bahçesinde üstü açık jeep'le gezerek yapay safari yapabilirsiniz.

 Ne alınır? Ağaçtan yapılmış her türlü hediyelik eşya. Fildişi biblolar. Güzel resimlenmiş Devekuşu Yumurtaları. Üstelik bu yumurtalar doğal sivrisineksavar....

 Ne yenir? Elbette öncelik deniz ürünlerinde. Başta Antilop olmak üzere bir çok av hayvanının etini restoranlarda bulmanız mümkün. Şarapları ise muhteşem. Şarapçılık, yüzyıllar önce "C" vitamini eksikliğini gidermek için başlamış. Zaman içerisinde bu kültür, damak tatlarını en üst seviyeye çıkartmış.

 Güney Afrika'ya gitmek için bir iki ufak uyarı yapalım; Öncelikle 18 yaşından küçük çocuklarınızla seyahat edecekseniz çocuğunuzun Doğum Belgesi ve nüfus idaresinden aldığınız kütüğünüzü noterde Apostil'li olarak İngilizce tasdik ettirmeniz gerekiyor. Evlilik cüzdanınızı da yanınıza almanızda fayda var. Ben oğlumla gittim. Baktılar mı bunlara? Hayır. Ama olsun. Tedbiri alalım.
  Gerçi biz Güney Afrika tatilini uzatıp Botswana, Zambia ve Zimbabve'ye de gittik ama siz bir gezginseniz Hepatit B, A, Sarı Humma aşılarınızın tam olduğuna dikkat etmelisiniz. Hepatit A'yı hemen hepimiz olmuşuzdur ancak Hepatit B için 6 ay'a ihtiyacınız var. 3 kez yapılıyor bu aşı.  Birincisini olduktan bir ay sonra ikincisini ve 6 ay sonra da üçüncüsünü olacaksınız. Kuzeye doğru gidecekseniz de Sıtma hapınızı almayı unutmayın. Turunuzdan 2 gün önce başlayıp 10 gün boyunca bu hapları içiyorsunuz. İstanbul'daysanız bunların hepsini ücretsiz olarak Karaköy Vapur iskelesinin karşısında bulunan Seyahat Sağlığı Merkezi'nden temin etmeniz mümkün.
Gelelim detaylara;
3,5 milyon yıl öncesine dayandırılan kalıntılar bulunan bu ülkede halen 20'nin üzerinde kendi yerel dilleri ve kültürleri olan kabileler yaşamaktadır. Ama kayıtlı tarih Hollandalı Jan Van Riebeeck'in Ümit Burnu'nda bu yolu kullanan gemi ve personellerinin mola verebilecekleri bir yaşam alanı kurması ile başlamış. Buraya yerleşen Hollandalılar, bölgeye Endonezya, Madagaskar ve Hindistan'dan köleler getirmiş ve bölgede hakimiyeti tamamen eline geçirmiş. 1797 yılında, bölgede Hollanda hakimiyetinin azalması ile birlikte Büyük Britanya'ya ait donanmalar Ümit Burnu civarındaki bölgeleri işgal etmeye başlamış. Bölgede, 1867'de elmasın, 1886 yılında da altının bulunması ile Avrupa kıtasından büyük bir göç dalgası başlamış. Bu göç dalgası nedeniyle burada yaşayan yerlilerin ayrımcılığa uğramasına ve sömürü altında yaşamasına sebebiyet vermiş.  Apartheid dönemi

Guney Afrika   II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte ülkede azınlıkta olan beyazlar, hakimiyetlerini Nasionale Parti önderliğinde genişletip, Apartheid politikalarını otoriter bir şekilde uygulamaya koymuşlar, ülkede sistematik olarak iki sınıflı, siyahların haklarını kısıtlayan bir toplum yapısı oluşturulmuşlardır. Buna karşın 1976 yılında gerçekleşen SOWETO* ayaklanmasında 176 siyahi öğrenci öldürülmüştür. Bu ayırımcı politikalar nedeniyle 1980'li yıllardan itibaren bu ülkeye karşı uluslararası yaptırımlar uygulanmıştır. Bu baskılar sonucu Parlamento, Nelson Mandela gibi 27 yıldır cezaevinde bulunan direnişçi önderlerini serbest bırakmak zorunda kalmışlardır. 27 Nisan 1994 tarihinde yapılan seçimler neticesinde %62 ile Nelson Mandela oyların büyük çoğunluğunu elde etmiş ve Mandela, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyahi başkanı olarak Devlet Başkanı makamına seçilmiştir. Mandela, Apartheid politikalarının sona erdirilmesi konusunda attığı adımlar nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür. Günümüz itibarıyla Güney Afrika Cumhuriyeti anayasa ile yönetilen bir cumhuriyettir.

 Başta Afrikaanca ve İngilizce olmak üzere 11 resmi dile sahip. Zulular, Xhosalar, Basotholar, Vendalar, Batsvanalar, Tsongalar, Svaziler ve Ndebeleler başta olmak üzere farklı etnik gruplar ülkeye büyük kültür zenginlikleri katıyor.  1.219.912 km2  yüzölçümü bulunan ülkenin nüfusu 53 milyondur. Kişi başına düşen milli geliri ise 6.000 dolardır. Para birimi Rand (ZAR). 1 Dolar=14 Rand. Başkentleri; Pretoria (yürütme) Bloemfontein (yargı) Cape Town (yasama) En büyük şehri ise Johannesburg'tur. Güney Afrika, Türkiye'den 9,5 saat uçuş mesafesindedir.

Çalışanlarda, bel sağlığını korumanın 7 anahtar noktası...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Çalışanlarda, bel sağlığını korumanın 7 anahtar noktası

Bel ağrısı, genel inanışın aksine sadece ağır işlerle uğraşan mesleklerde değil, ofis çalışanlarında da sıklıkla görülmektedir. Özellikle kadınlarda görülme olasılığı, erkeklere göre çok daha yüksektir. Bu ağrılara, genellikle düzgün spor alışkanlığı olmayan çalışanlarda, daha sık rastlanmaktadır.
Bel ağrısı sebeplerini değerlendiren Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları söyledi:
“Aşırı zorlayıcı yüklerin altına girmek ve fiziksel olarak kendimizi aşırı zorlamak bel ağrısının öncelikli nedenlerinden birisidir. Tekrarlayıcı hareketler,özellikle ofis sandalyelerinde yapılan sağa sola dönmeler yada öne arkaya aşırı uzanmalar, bel ağrısının diğer nedenlerindendir. Ayrıcainaktivite, yani uzun süre aynı pozisyonda çalışmak da bel bölgesini olumsuz etkilemektedir” dedi.

Bel sağlığını korumak için yapılmasını gerekenleri anlatan Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları anlattı:

1-Ağır işlerde çalışanlar için mutlaka bel bölgesini kuvvetlendiren kuvvet egzersizleri ve bölgedeki kasları gevşeten germe hareketleri önemlidir.

2-Günde yapılacak yarım saatlik yürüyüşler bile, bel ve karın kaslarının uygun gerginlikte kalmalarına faydalı olacaktır.

3-Aşırı kilo, kas zayıflıkları kadar bel bölgesine aşırı yük bindiren bir sorundur ve kilo kontrolü bel sağlığı için önemlidir.

4-Ofis masasının ve sandalyesinin ergonomik yapısı gün boyu bize yardımcı olan yada bizi yoran yapıda olabilir. Uygun sandalye yüksekliği, bel için önemlidir.

5-Aşırı yoğun ofis ortamlarında çalışanlar, sıklıkla uzun saatler masalarına bağlı hareketsiz bir şekilde çalışmaktadırlar. Oysaki, saatte bir ofis içerisinde atılacak bir tur bile, kaslarımızı ve eklemlerimizi rahatlatacaktır.

6-Kadınlarda ayakkabı topuk yükseklikleri de bele aşırı yük bindirebilmektedir. Ayakkabılar ne aşırı yüksek, nede aşırı düz olmamalıdır, ikisi de bele ve sırta aşırı yük bindirebilir.

7-Aşırı koruyucu olmakta, vücudumuza bazen gereğinden fazla iş yükü bindirebilmektedir. Burada önemli olan, ne aşırı gevşek, nede aşırı sert bir duruşa vücudumuzu zorlamamaktır. Sadece onu iyi dinlememiz bize yeterlidir.