17 Haziran 2020 Çarşamba

İster yeni sürücü olsun ister tecrübeli, herkesin bir scooterı olmalı!

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




ŞEHİRDE MOTOSİKLETLE GÜVENLİ VE HIZLI ULAŞIM İÇİN ÖNERİLER

Covid-19 pandemi döneminde alınan önlemlerin aşama aşama kaldırılmasıyla 'yeni normal' olarak adlandırılan yeni bir döneme girdik. Önlemlerimizi alarak iş hayatına ve eski alışkanlıklarımıza dönmeye başladık. Toplu taşımaya ağırlık vermeden işimize ulaşmaya çalıştığımız bu dönemde motosiklet ulaşımda en güvenilir araç. Üstelik trafikte geçen zamanı kendinize ayırabilir, atıl geçen bu vakti spora, kendinizle baş başa bir kahve ve kitap molasına, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınız ile buluşmaya, alışverişe ayırabilirsiniz. Size zamanı geri verecek, hayatınızı kolaylaştıracak, üstüne bir de keyif ve özgürlük hissini tattıracak tek çözüm motosiklet. Üstelik toplu taşımada enfekte olma riskini yok eden en sağlıklı ulaşım aracı...
Yamahaşehir yaşamında en çok tercih edilen hızlı, pratik ve ekonomik scootermodelleri ile hem zamandan hem yaşamdan kazandırıyor. İster yeni sürücü olsun ister tecrübeli, herkesin bir scooterı olmalı!

XMAX 125 ile yeni başlayanlara maxiscooter seçkinliği...
XMAX ailesinin en küçüğü XMAX 125, motosikletle yeni tanışanlar için alternatif scooter modellerinden biri.  Tek silindirli, sıvı soğutmalı, 125 cc, 4 zamanlı, EU4 uyumlu motoru XMAX 125'e, otoban veya çevre yolunda güçlü seyir hızının yanı sıra trafik ışıklarından çıkışta seri hızlanma imkânı tanıyor.Standart olarak gelen ABS özelliğine sahip ön ve arka tek disk frenler güvenli bir frenleme imkânı sunarken kötü ve ıslak yol şartlarına karşı TCS (Çekiş Kontrol Sistemi) ekstra güvenlik sağlıyor. Yakıt enjeksiyonlu motorun son derece sessiz çalışma biçimi ve düşük yakıt tüketimi XMAX 125'i şehir ulaşım için uygun araç haline getiriyor. 2 adet tam boy kask ve kişisel eşyalar için geniş sele altı saklama bölmesi XMAX 125’in konforlu yanlarından biri. Kullanıcıya konfor sunan bir diğer özellik ise kolay anahtarsız çalıştırma…

Şehiriçinde pratik park, kolay sürüş için NMAX.
NMAX’in kompakt gövdesi, şehrin dar sokaklarında ihtiyacınız olan çevikliği sağlıyor. Üstelik NMAX, EU4 uyumlu 4 zamanlı güçlü Blue Core motoruyla düşük yakıt tüketerek güçlü hızlanma imkanıveriyor. Dinamik görünümü ve ABS gibi yüksek kalite standartlarına uygun özellikleri sayesinde bu sportif şehir scooter'ı, şehir içi ulaşım kategorisine üstün tasarım kazandırıyor. NMAX 125cc ve 155cc motor hacmi seçenekleriyle kullanıcı tercihlerine göre iki farklı seçenek sunuyor. Üstün manevra kabiliyeti ve çevikliği ile şehirde kolay sürüşü, park etmeyi ve kolay dönüşü sağlıyor. 

Daha fazla denge isteyenler için Tricity 155.
Toplu taşıma ve otomobil dışında çok az sürüş deneyimi olan veya hiç deneyimi olmayan yeni sürücüleri hedefleyen üç tekerlekli Tricity 155, şehir içinde işe gidip gelen sürücülerin günlük hayatında olumlu bir değişiklik yapmak için tasarlandı. Hafif, kıvrak ve ekonomik Tricity 155, şehir içinde ulaşımı daha kolay, keyifli ve ekonomik hale getirecek ve çalışan herkesin yaşam tarzını değiştirmeye aday modellerden... Tricity,Yamaha’nın geliştirdiği Yatabilen Çoklu Tekerlek (LMW) teknolojisi sayesinde, şehir içinde Arnavut kaldırımları gibi bozuk yol koşullarında, ıslak zemin gibi zorlu şartlarda daha iyi denge ve özgüven hissini bir araya getiriyor.Yeni 155cc, 4-zamanlı motor daha yüksek hızlanma ve daha yüksek hız sunuyor. Yamaha'nın gelişmiş Değişken Valf Hareketi (VVA) sistemi de yüksek yakıt tasarrufu ile birlikte toplam motor gücünü artırıyor.

Daha küçük hacim, daha fazla kıvraklık için D’elight 125.

Yamaha’nın şehir içi kullanım için satışa sunduğu bir diğer model D’elight 125, sınıfında en büyük sele altı saklama alanına sahip. Tam boy bir kask, bilgisayar çantası veya hafta sonu için yanınıza aldığınız çantayı taşımak için geniş bir alan sunuyor. D’eligh tkompakt gövdesi ve ultra hafif yapısı ile scooterlar arasında en gözde modellerden. Mütevazı şehirli D’elight100 km’de 1,9L yakıt tüketimi ile ev ekonomisine katkısıyla büyük beğeni topluyor.

AVM yönetimine dair 24 altın ipucu...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR





‘Doğru Yer’de açılan bir alışveriş merkezi ancak ‘Doğru Yönetim’ ile başarılı olabilir. Yönetmek; Bilgi, beceri, deneyim ve tutku gerektiren zor bir görevdir. İyi bir yönetici ile daha iyi bir yönetici arasındaki en belirgin fark ‘tutku’dur. Tutku, bir yöneticinin, yetkinlerinden öteye geçerek, başkalarına ilham veren, dinamik bir lider olmasını sağlayan içsel güçtür. İşine olan tutku, bir insanın işine adanmasını sağlar, içsel değerlerini ortaya çıkarır, güçlerini canlandırır, belki varlığını bilmediği kaynaklarını, yeteneklerini, enerjisini harekete geçirir. Tutku, bir insanı ve onun çevresindekileri yukarılara taşıyan gücün ateşleyicisidir. Bu şüphesiz bilgi, beceri ve deneyimin önemini azaltmaz. Her yönetici, temel bilgilere sahip olurken, yeteneklerini ortaya koyma durumundadır.
AVM ve Karma Projeler alanında 24 yıldır yönetim tecrübesi bulunan AVM ve Karma Projeler Genel Müdürü Engin Yıldırım, AVM yönetimine dair, 24 altın ipucu hakkında şunları anlattı:

1-Alışveriş Merkezi yönetim ekibinin, AVM açılmadan önce kurulması, inşaat aşamasında AVM'yi tanıması, kiracılarla görüşmelerde bulunması ve AVM'yi açılışa hazır hale getirmesi,

2-Alışveriş merkezinin lokasyonu, bölge halkının ekonomik/sosyal durumu, beğeni ve beklentileri, merkezin konsepti, rakip merkezlerin durumuna göre doğru kiralama ve marka karmasının yapılması,
3-Alışveriş merkezlerinde yer alan mağaza sahiplerine en çok satış için konforlu, temiz, güvenli ortamı oluşturarak; Ortaklara düzenli, istikrarlı kira geliri sağlanması,
4-AVM yatırımcısı, kiracısı, müşterisi ve yönetim kadrosu arasında ayrı ayrı yaklaşımlar oluşturarak, eş zamanlı, dengeli, verimli koordinasyonu sağlamak,
5-'Müşterim Kimdir ve Beni neden tercih ediyor? sorusunu doğru cevaplayarak, Doğru Müşterinin gelmesini sağlamak, ciroyu artırmak, yönetim giderlerini düşük tutmak ve ‘alışveriş merkezinin değerinin artırılması’,
6-Bir iş yapmadan önce mevcut durum analiz edilmelidir. Ardından yapılan faaliyetlerle oluşturulan etkiyi ve şirket faaliyetlerine kattığı değeri ölçümlemek lazım. Çünkü ''Ölçmezsen bilemezsin, bilmezsen yönetemezsin'',
7-Müşterilerin değişen ve artan beklentilerine paralel, rekabet ortamında fark yaratacak hizmet anlayışı getirilmelidir. Hem fark yaratacak hizmet anlayışını getirmek için hem de verimliliği ve satışı artırmak için eğitim şart!,
8-Müşteriyi olumlu anlamda şaşırtmalı, sürekli yeni hizmetler, fırsatlar sunmalıyız. Böylece benzerlerimizden ve rakiplerimizden farklılaşıp, tüketicinin zihninde markamızı oluşturmalıyız. Ama marka olmaktan daha zor olan marka kalmaktır. Markamıza sürekli yatırım yapmalıyız,
9-AVM yönetimine dair 'kısa, orta ve uzun' vadeli hedefler koyup, gerekli planları yapıp, bu planları doğru bir şekilde uygulamalı; Zaman zaman plan ve stratejileri revize etmeliyiz,
10-İşini seven, tecrübeli ve öğrenmeye açık ekiplerle, karmaşık sorunlara yenilikçi çözümler getirerek; Şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, yenilikçilik, tutarlılık, sorumluluk gibi evrensel yönetim ilkelerini hassas bir şekilde samimiyetle uygulamak gerekiyor,
11-Algı Yönetimi ve Kurumsal İmaj Yönetimini başarıyla idare edebilmek,
12-Enerji tasarrufunu ve verimliliği artırmak,
13-Hedef kitleye uygun pazarlama projeleri geliştirmek,
14-AVM pazarlama faaliyetleri ile mağaza satış&pazarlama faaliyetlerini sinerji oluşturacak ve verimliliği artıracak şekilde organize etmek, ortak projeler üretmek,
15-AVM Yönetim ekibi kiracılarla iletişimini düzenli, sağlıklı yürütmeli; Mağaza yöneticilerinden öneriler almalı, istişare ve empati yapmalı,
16-AVM’lerin yönetimine liyakat sahibi yönetici ve personeller getirilmeli ve sabırla desteklenmeli,
17-Alışverişte farklılık yaratmak için işe ‘neşe ve mizah’ katılmalıdır. Neşe bizi birbirimize bağlar, neşeyle öğrenilen bilgiler kolay kolay unutulmaz, neşe dilden dile reklam yaptırır! O nedenle alışverişte neşe faktörü ciddiye alınmalı,
18-Sektördeki yenilikler takip edilmeli, alışveriş merkezi, rakipler, perakendeciler ve hedef kitleyi iyi tanımak lazım,
19-Global düşünüp, yerel hareket edilmeli,
20-AVM'de yaptığımız pazarlama ve kiralama faaliyetleri ile markaya değer katmak, müşteri sayısı ve ciroyu artırmak, dolayısıyla mülkün değerini artırmak lazım,
21-Kurumsal itibar, gerçekler ve algıların bileşimidir. AVM’lerin ticari beklenti içinde olmadan samimi olarak kurumsal sosyal sorumluluklarını yerine getiriyor olmaları itibarlarının güvencesidir,
22-'Rekabet, insanların güncel beğeni ve beklentilerine karşılık vermek, hedef kitle değişimi, yenilik ihtiyacı, büyüme ihtiyacı, AVM'nin el değiştirmesi, fiziksel yıpranma, konsept yenileme...' gibi nedenlerden ötürü yeni bir vizyon, yeni bir misyon yüklenerek alışveriş merkezinde zamanı geldiğinde renovasyona gidilmeli. Renovasyon ile AVM yeniden moda oluyor, yerine göre % 20-50 oranlarında ziyaretçi artışı sağlıyor. Dolayısıyla ziyaretçi artışı ile birlikte cirolarda da önemli artışlar sağlanmaktadır. Yenileme sürecini mümkün olduğunca ziyaretçilere ve kiracılara rahatsızlık vermeden yönetmek önemlidir.
23-Esneklik ve uyumluluk. Her zaman odaklanmış bir şekilde kalmalı, esnek olmalı, yeni fikirlere ve imkanlara açık olmalıyız. Birşeyler değiştiğinde, yeni tecrübelere veya farklı çevrelere uyum sağlamak için hızlı olmalıyız. Yaşamda başarılı olanlar, becerilerini ve vizyonlarını değişen durumlara adapte ederler.
24-Değişen koşullara uyum sağlamak. Değişen koşullara anında uyum sağlama kapasitesine sahip yöneticilerin 6-7 kat daha başarılı oldukları saptanmıştır.

15 Haziran 2020 Pazartesi

İstanbul Havalimanı’nda 3. Bağımsız Pistin Açılışı Yapılıyor....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



İstanbul Havalimanı’nda Yapımı Tamamlanan 3. Bağımsız Pistin Açılışı Yapılıyor
Benzersiz mimarisi, güçlü alt yapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyimi ile açıldığı ilk yılda küresel bir hub olan İstanbul Havalimanı’nın 3. bağımsız pisti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı törenle hizmete giriyor.
İstanbul Havalimanı’nda saatlik uçak iniş kalkış kapasitesini 80‘den 120’ye çıkaracak olan 3. bağımsız pistin yanı sıra, yapılan törende cami ve devlet konuk evinin de açılışı gerçekleştirilecek.

İstanbul Havalimanı 3. Bağımsız piste ilişkin bilgiler
3. bağımsız pist ile İstanbul Havalimanı, bu sayıda pist ile bağımsız paralel operasyon yapabilen Türkiye’de ilk, Avrupa’da Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan sonra ikinci havalimanı konumuna yükseliyor.

İstanbul Havalimanı Terminali’nin doğusunda yer alan 3. bağımsız pistin faaliyete geçmesi ile birlikte iç hat uçuşlarındaki mevcut taksi sürelerinde yaklaşık yüzde 50 oranında bir azalma yaşanacak. Yapılan simülasyonlara göre ortalama uçak iniş süresi 15 dakikadan 11 dakikaya inecek, ortalama uçak kalkış süresi ise 22 dakikadan 15 dakikaya inecek. Hava trafiğinin çok yoğun olduğu havalimanlarındaki sıkışıklığı hafifletmeyi amaçlayan, ikinci “End-Around Taksi Yolu” da yeni pist ile birlikte hizmete girecek. Böylelikle aynı anda iniş kalkış yapılan İstanbul Havalimanı’nda, uçakların yerdeki hareketlerinde kısıtlama olmayacak.

İstanbul Havalimanı, şu an 3 bağımsız ana pist ve 2 yedek pistleri ile 5 adet operasyonel piste sahip olacak. Yeni pist sayesinde hava trafik kapasitesi saatte 80 uçak kalkış-iniş sayısından en düşük 120’ye çıkarken, hava yollarının slot esnekliği de artacak. Yeni pist ile birlikte günlük olarak ortalama 2 bin 800’den fazla iniş kalkışa izin verebilecek kapasiteye ulaşılabilecek. 

Piste ait taksi yolları 23 mt gövde ve her iki kısımda 10.5 mt kaplamalı banket genişliğine sahiptir. Toplamda taksi yolarının genişlikleri, kaplamalı banket dahil 44 mt’dir. Taksi yollarından, 4 adeti kuzeyli operasyonlarda, 4 adeti de güneyli operasyonlarda pisten hızlı çıkışı sağlayacak özelliğe sahip, hızlı çıkış taksi yolu kullanılmıştır. Diğer taksi yolları, enine bağlantı taksi yolları ve boyuna bağlantı hizmeti sağlayan paralel taksi yollarıdır. Toplamda 25 adet taksi yolu içermektedir.

3. bağımsız pist havacılıkta CAT-III olarak adlandırılan en zorlu hava koşullarında iniş ve kalkışa olanak sağlayacak elektrik ve elektronik seyrüsefer sistemlerine sahiptir. Pisti gövde kaplaması asfalt ve beton olmak üzere iki çeşit gövde kaplaması içermektedir. 36 pist başının bulunduğu kısımda ağırlıklı inişlerin olacağı planlanmış ve 375 mt beton kaplama yapılmıştır. Pistin geri kalan kısmı 2685 mt asfalt olarak yapılmıştır. Pistin kaplamalı banketleri de tamamıyla asfalt kaplamadır.


İstanbul Havalimanı Camisine ilişkin bilgiler

İstanbul Havalimanı’nda yapımı tamamlanan 8070 m2 kapalı alana sahip cami, bina yapısı olarak kubbe, mahfil bölgesi ve avlu olarak 3 ana bölümden oluşuyor.

Avlu dahil 6230 kişinin aynı anda ibadet edebileceği caminin üç ana girişi bulunmaktadır. Avlu merkezinde şadırvan yer almaktadır. Ana girişte ilk küçük kubbe alan, bu alanın doğu ve batıya doğru açılan koridorları üzerinde abdesthane ve WC alanları yer almaktadır.

Camide, 72 adet zeminden kubbeye doğru yükselen renkli camlar bulunmaktadır. Bu camların üzerinde de yine camların deseninin devamı olan dekoratif mesh paneller devam etmektedir. Meshlerin bitiminde kuşak bölümünde Allah’ın 99 isminin yazdığı altın varaklı kutu profilden yapılmış tezyinat çalışması yer almaktadır. Bu kısmın da üzeri artık çatıyı oluşturmakta olup kubbenin en üst noktasında İhlas Suresi’nin yazdığı tezyinat çalışması vardır. Ana ibadet alanının kuzeyinde üst bölümde kadınlar bölümü balkon şeklinde görülebilir. Bu bölümün de üstünde yine kaburgalar arasında kalacak şekilde ayarlanmış 14 adet farklı ayetten oluşan tezyinat yazıları vardır. Tezyinatların tasarımı Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nden Dekan Prof. Dr. M. Hüsrev SUBAŞI öncülüğünde yapılmıştır. Yazı stili hafif modernize edilmiş Kufi’dir.

Ana ibadet alanındaki kuşak yazısı da akustik sıva uygulaması üzerine yapıldığından sıvanın özelliğini kaybetmemesi ve yüzeyin bozulmaması için özellikle özen gösterilmiştir. Bu uygulamada özel 3 boyutlu tarayıcı cihazlar ile yerinde yaklaşık 40 milyon okuma yapılarak yüzey modeli oluşturulmuştur. Bu yüzey modeli üzerine yine 3 boyutlu olarak hazırlanan tezyinat yazıları çakıştırılıp doğru yeri tespit edilmiştir. Buna göre harfler ve süslemeler tek tek özel olarak imal edilip yerinde yine özenle montajı yapılmıştır.

Caminin güneyinde ayrıca bir otopark alanı bulunmaktadır. Bu otoparkın toplam araç kapasitesi yaklaşık 260 tır. Bunların 15 tanesi engelli, 7 tanesi elektrikli araç, 2 tanesi büyük araç, 14 tanesi paylaşımlı araçlar, 15 tanesi de düşük emisyonlu araçlar için ayrılmıştır.

Camide 2 adet minare bulunmaktadır. Caminin minare yüksekliği 55 metre olup tek şerefelidir.

İstanbul Havalimanı Devlet Konuk Evine ilişkin bilgiler

Yapımı tamamlanarak hizmete açılan İstanbul Havalimanı Devlet Konuk Evi Şeref Salonu, dinlenme odası, üç farklı salon, fuaye, iki adet konferans salonu, mutfak, ofis, basın bekleme odası, selamlama askeri odası, personel odası, bay-bayan mescit, abdesthane ve son olarak sığınaktan oluşmaktadır.
Yabancı ülke başkanlarının da ağırlanacağı devlet konukevi toplam 3 bin 825 metrekareden oluşmaktadır.

EGİAD’dan “Macaristan ile İş Yapmak”

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



EGİAD’ın Macaristan Atağı

Türkiye ve Macaristan arasında kökleri yüzyıllar öncesine dayanan dostluğun son örneği, Kovid-19 salgın mücadelesinde sergilenirken; iş birliği kapsamında bir adım da EGİAD’dan geldi. EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu tarafından düzenlenen “Macaristan ile İş Yapmak” konulu webinar ile iki ülke arasında gerçekleşebilecek yatırımlar gündeme getirildi. Macaristan İhracatını Teşvik Ajansı’nın Türkiye’den sorumlu resmi ofisi HEPA Türkiye ile işbirliği içinde gerçekleşen etkinliğe, Macaristan Ankara Büyükelçisi HE. Viktor Matis, Macaristan İstanbul Başkonsolosu Laszlo Keller, Macaristan Ankara Ticaret Ataşesi Aron Sipos, Macaristan İstanbul Ticaret Ataşesi Miklos Bujaky, Macar Eximbank Türkiye Ülke Direktörü Arda Tugay, HEPA Türkiye Genel Müdürü Fikret Nas, HEPA Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Burak Aktaş katılım gösterdi.
Macaristan İle Ticari İlişkiler Gelişiyor

Moderatörlüğü EGİAD Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatih Dalkılıç tarafından gerçekleştirilen, EGİAD üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği webinarın açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, ekonomi odaklı bir dış politika izleyen Macar ve Türk hükümetleri arasında siyasal ve kültürel anlamda oldukça iyi olan ilişkilere paralel olarak ekonomik ve ticari alandaki ilişkilerin de her geçen yıl daha iyi bir noktaya ulaştığını belirtti. Daha önce çerçevesi çizilen ‘Macaristan’ın Doğu’ya Açılım Politikası’nın iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere olumlu etki ettiğini vurgulayan Aslan, “2013’te Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin (YDSK) kurulması ile her alandaki ikili ilişkiler stratejik ortaklık seviyesine çıkarılmıştır. YDSK kapsamında taraflar çeşitli yıl aralıklarıyla dört kez bir araya gelerek çok yönlü iş birliğinin geliştirilmesi, bölgesel ve uluslararası konularda fikir alışverişi sağlanması gibi önemli konular üzerinde dursalar da toplantılarda liderlerin beraberinde getirdiği iş adamlarından oluşan heyetin varlığı ticari ilişkiler açısından da önemli mesaj vermiştir. Siyasi ilişkilerin iyi bir seviyede olduğu bu dönemde Türkiye ile Macaristan’ın ekonomik ilişkilerinde ne gibi fırsat ve iş birliği alanlarının bulunduğu önemli bir sorudur. Türkiye’nin, on milyonluk nüfusa sahip ve ticaretinin büyük bölümünü AB ülkeleriyle yapan Macaristan ile nasıl bir ekonomik ilişki modeli geliştirebileceği sorusuna cevap verilebilmesi, iyi olan siyasi ilişkilerin ticari ilişkilere de katkı sağlaması açısından önemlidir” dedi.
Soğuk Savaş döneminin sona ermesi ve Macaristan’ın AB üyesi olması ile ekonomisinin de hızlı ve etkili bir dönüşüme uğradığına dikkat çeken Aslan, “Özellikle yoğun özelleştirme programları ve doğrudan yabancı yatırımlar ile yüzünü Batı Avrupa ekonomilerine çevirerek ciddi bir atılım sağlamıştır. Türkiye’den Macaristan’a 2002-2019 döneminde yapılan doğrudan yatırımlar 69 milyon Dolar; Macaristan’dan Türkiye’ye aynı dönemde yapılan doğrudan yatırımlar 29 milyon Doları bulmuştur. Ülkemizi 2019 yılında 149.523 Macar turist ziyaret etmiştir. Macaristan’da yaklaşık 3.200 vatandaşımız yaşamaktadır” dedi.

Macaristan Ankara Büyükelçisi HE. Viktor Matis yaptığı konuşmada, EGİAD’ın iki ülkenin ticari faaliyetlerinin artmasında çok büyük bir etkiye sahip olabileceğini, gerçekleşen webinarda Macaristan ticaret ayağındaki yetkili bütün isimlerin bulunduğuna dikkat çekti.
HEPA Türkiye’nin 140 dolayında Macar şirkete Türkiye pazarı hakkında bilgi verdiğine vurgu yapan Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı HEPA Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Burak Aktaş ise, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda 1.8 milyar dolardan 2 milyar 550 milyon dolara çıktığını belirtti. Macaristan’ın, Avrupa Birliği’nde (AB) Türkiye’nin her konuda sıfır sorunla çalışabildiği bir ülke olduğuna da dikkat çeken Aktaş, Avrupa’nın tam ortasında, ana ulaşım hatlarının kesişim noktasında bulunan ülkenin, Avrupa içinde önemli bir konuma sahip olduğuna belirtti. Macaristan hükümetinin açık ekonomi ve yabancı yatırım odaklı politika izlediğine de vurgu yaparak, “Macaristan, Türk iş insanlarına 510 milyon nüfuslu bir pazarın kapısını açacak konumda. Macaristan’ın İstanbul Konsolosluğu, Macar Eximbank’ı, Macaristan Kültür Ofisi ve HEPA olarak aynı binada hizmet veriyoruz. Türkiye ile bağları daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. İki ülke arasında ticari ilişkilerin gelişmesi için köprü görevi görüyoruz. 140 dolayında Macar şirkete Türkiye pazarı hakkında bilgi veriyoruz. Türk şirketlere Macar tedarikçi, Macar şirketlere Türkiye’de iş ortağı bulunması için çalışmalar yürütüyoruz. AB’nin en düşük kurumlar vergisi oranı yüzde 9 ile Macaristan’da uygulanıyor” dedi. Macaristan’ın Türkiye’ye sağladığı en önemli imkânın, bölgeyi ticaret üssü olarak kullanabilme imkânı tanıması olduğunu vurgulayan Aktaş, “Macaristan ihracatının yüzde 78’i AB ülkeleri olmakta. Türkiye, mutlaka Macaristan’a odaklanmalı. Bu ülkede sizler için keşfedilecek çok şey bulunmakta. %16.5 ile tekstilde Türkiye ihracatı önemli bir noktada. Macaristan- Türkiye ticaret hacminin iki katına çıkartılarak 6 milyar $’a ulaştırılması hedef olarak belirlendi. Bu noktaya sizlerin yardımıyla gelebiliriz. Macar firmalarla tanışmak için lütfen elinizden geleni yapın, bu bölgede önemli ticari anlaşmalar gerçekleştirebilirsiniz. Tarım, gıda, sağlık ekipmanları, çevre ve su teknolojileri, otomotiv, elektronik alanlarında iş birliklerinin gerçekleşmesi mümkün olacaktır” dedi.

Macar Eximbank Türkiye Ülke Direktörü Arda Tugay ise, 150 milyar $ GSMH’a sahip Macaristan’ın etkili bir ekonomi olduğuna dikkat çekti. Macar ekonomisini ayakta tutanın, ihracat olduğunu kaydeden Tugay, kendilerinin de ihracat bankası olarak faaliyet gösterdiklerini ifade etti. EGİAD üyelerine verilebilecek ürünler hakkında da bilgilendirme yapan Tugay, “Macaristan, yabancı yatırımcıların en çok tercih ettiği 9. ülke. 2019’da 21 değişik ülkeden 101 şirket tamamı sanayi alanında olan 5.4 milyar $ yatırım yaptı” dedi.

Türkiye’de kamp yapabileceğiniz onlarca alandan birkaçı....

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Tercihinizi ister ormanlardaki oksijeni bol kamp alanlarından yana kullanın isterseniz de deniz ya da göl kenarındaki kamp alanlarından size en cazip geleni seçin. Türkiye’de her bütçeye, her moda uygun bir çok kamp alanı bulmak mümkün. Kamp malzemelerinizi hazırladıktan sonra obilet.com web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden hızlıca uçak ya da otobüs biletinizi alarak kamp tatilinizi planlamaya başlayabilirsiniz.
İşte Türkiye’de kamp yapabileceğiniz onlarca alandan birkaçı:

TÜRKİYE’DEKİ KAMP ALANLARI
Yedigöller Milli Parkı, Bolu
Türkiye’nin en bilinen ve en sevilen kamp alanlarından biri bence Yedigöller Milli Parkı’ndaki kamp alanı.
Doğanın her haline tanıklık edebileceğiniz Yedigöller Milli Parkı’nda bir yandan yürüyüş yapabilir bir yandan da rengarenk doğada birbirinden güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.
Doğayla o kadar iç içe olmak istemezseniz de gölde oltanızla balık tutabilirsiniz, tercih sizin. Yedigöller Milli Parkı’nda her zevke her moda uygun bir aktivite bulmak mümkün.
Kelebekler Vadisi, Ölüdeniz
Bir yanım yemyeşil orman bir yanım masmavi sular olsun diyorsanız Kelebekler Vadisi’ndeki kamp alanı en keyifli alternatiflerden biri olacaktır.
Ulaşımı biraz zor olsa da oksijeni bol bir doğada ister huzur dolu bir kamp planlayın isterseniz de paraşüt gibi doğa sporları yaparak adrenalin dolu dakikalar yaşayın.
Eğer çadır da kalmak istemezseniz de çevredeki bungalovlarda kalabilirsiniz.
İğneada Longoz Ormanları, Kırklareli
İstanbul’un yanıbaşında sayılabilecek bir yerde, dünyanın sayılı doğal güzelliklerinden biri olan longoz ormanlarıyla çevrili bir alanda kamp yapmak isterseniz istikametiniz Kırklareli olsun derim.
İğneada’da birçok farklı kamp alanı var. O yüzden benim önerim önce hepsini gezmenizden yana. Sonrasında içinize en çok hangisi sinerse oraya yerleşip kendinizi doğanın huzurlu kollarına bırakabilirsiniz.

Çamardı-Aladağlar, Niğde
Çadırımı şöyle göl kenarına kurayım, suyun sesiyle dinleneyim derseniz Aladağlar güzel bir alternatif olacaktır.
Karşınıza çıkan ilk gölün kenarında yer bulamazsanız hemen moralinizi bozmayın. Çünkü Aladağlar’da irili ufaklı pek çok göl var. Elbet birinin yanıbaşında gönlünüze göre bir yer bulursunuz.
Çadır hayatı pek bana göre değil derseniz de bölgede bungalov alternatifinizin olduğunu da söylemeden geçmek olmaz.

13 Haziran 2020 Cumartesi

Türk resim sanatındaki dönüm noktası Ermeni ressamlar ile mümkün olabilmiştir...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Türk resim sanatındaki dönüm noktası Ermeni ressamlar ile oldu


Osmanlı’nın Ermeni Ressamları |Armenian Painters In The Ottoman Empire Sergisi 12 Haziran – 30 Ağustos tarihleri arasında Canvas Art Gallery Ankara’da
Osmanlı resim sanatı en kuvvetli anlatımına Ermeni ressamlar ile kavuşmuştur, Osmanlı Devleti’nde devlet kademelerinde önemli noktalara gelen Ermeniler, mimari ve resim gibi sanat dallarında da imparatorluk bünyesinde bugüne dahi damgasını vuran eserlere imza atmışlardır. 
Saray süslemelerinden tiyatro dekorlarına, Boğaziçi sahilindeki görkemli yapılardan, ilk meclisin vekil kimliklerini hazırlamalarına kadar pek çok yaratıcılık ve ustalık gerektiren işler ile meşgul olmuşlardır.

Türk resim sanatındaki dönüm noktası ise Ermeni ressamlar ile mümkün olabilmiştir. Tuval üzeri yağlı boya tekniğini Osmanlı resim sanatına getirerek Batılı anlamda ilk resim çalışmalarını yapanlar Ermeni ressamlardır.
Koleksiyoner Atılgan Bayar’ın, kızı Şiraz Bengi Bayar adına topladığı büyük koleksiyon, ocak ayındaki İstanbul sergisinden sonra Ankara’da toplu halde ilk kez sanatseverlerin ziyaretine sunuyor.
A. Karagözyan, A. Mildciyan, Amberyan, Apazliyan, Aşod Zoryan, Azaryan, B. Papazyan, Bogosyan, Boşnakyan, David Çıracıyan, Demirciyan, Dork Zakaryan, Garabet Yazmacıyan, Jak İhmalyan, K. Beyazyan, Kandciyan, Kavafyan, Maide Arel, Mari Kıbrisliyan, Mari Papazyan, Mıgırdiç Civanyan, Mihran Mardigyan, Miskciyan, Nakkaşyan, Ohannes Onnik Kürkcüyan, Onnig Atamyan, Petro Keşişyan, Püzant Gocamanyan, Seropyan, Simon Yazıcıyan, Terlemezyan, Terziyan, Şimşidyan, Vart Hazeryan, Yazmacıyan, Yeghya İmirzeyan, Zakaryan gibi ressamlarının başyapıt niteliğindeki eserlerinin yer aldığı koleksiyon dünyada bilinen en geniş Osmalı Ermeni Ressamları koleksiyonlarından biri olarak tanınıyor.
Serginin en ilgi çekici eserleri ise Samatyalı Simon Yazıcıyan’ın hiç bilinmeyen “Falcı Kadın” isimli 90x100 cm ölçülerindeki 1882 tarihli tablosu ve Trabzonlu Puzant Gocamanyan’ın eşekleri. Türk Resim Sanatı’nın atası olarak kabul edilen Osmanlı Ermeni Resmi’nin bu bütüncül sergisi, İstanbul ve Ankara ardından Paris, Nice, Los Angeles, Washington ve New York’dan oluşan bir turneye çıkacak.

Elite World Hotels, yeni konseptiyle turizm sektöründe fark yaratmaya hazır....


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Elite World Hotels, yeni konseptiyle turizm sektöründe fark yaratmaya hazır

Elite World Hotels, COVID- 19 pandemisi sebebiyle ara verdiği otelcilik faaliyetlerine, Elite World CARE (COVID- 19 Anti Risk Ekibi) adını verdiği özel ekibi ve hizmetleriyle devam ediyor.
26 Haziran itibarıyla, Dünya Sağlık Örgütü’nün konaklama sektörü ile ilgili direktifleri ve TC. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun açıklamaları ve tavsiyeleriyle yeni döneme hazır olan Elite World Hotels, misafirlerine en sağlıklı, güvenli ve konforlu hizmetleri verecek.
Elite World CARE adını verdikleri 12 kişilik özel ekiplerinin yeni süreçte aktif bir şekilde denetleme ve değerlendirme yapacağını belirten Elite World Hotels CEO’su Ünsal Şınık, bu sayede tedbirlerinin uygulanmasında kolaylık sağlanacağını ve ekibin yapacağı raporlamalarla misafir memnuniyetinin devamlılığı için sürekli iyileştirme faaliyetleri yürüteceklerini açıklıyor. Dünyanın ve ülkenin yaşadığı bu zorlu dönemi hep birlikte; en kısa zamanda ve mümkün olan en az hasarla atlatılacağına inandıklarını söyleyen Şınık, “Bizim en büyük ve en önemli önceliğimiz hem çalışanlarımızın hem de misafirlerimizin sağlığıdır. Elite World Hotels bünyesinde hijyen ve sağlık kurallarına uygunluğun garantisi Elite World CARE’dir. Bu yüzden Elite World CARE logosu gördüğünüz her noktada gerekli hijyen standartlarının sağlandığına güvenebilirsiniz. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da otellerimize yapılacak ziyaretlerde her zamanki Elite World misafirperverliği ve titizliğini sunmaya devam edeceğiz. Hazırlanan uygulama setleri ve alınan tedbirlerle ekip olarak misafirlerimiz ve çalışanlarımız için güven, konfor ve temizlik konularında sürdürülebilirliği sağlayacağız.Bütün otel yöneticileri ve çalışanlarımız da alınan tedbirlere ve yeni uygulamalara çok hızlı bir şekilde adapte olarak titizlik ve disiplinle uygulamaya başladı. Ayrıca bu süreçte üyesi olduğumuz Uluslararası World Hotels Collection ile birlikte hareket ederek ‘Because We Care’–‘Sizi önemsiyoruz’ sloganımız ve tüm tedbirlerimizle Elite World Hotels olarak yeni dönem tatil konseptine hazırız” diye konuştu.

İlk aşamada26 Haziran itibarıyla misafirlerini ağırlamaya hazır olan Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort’un ardından, 1 Temmuz tarihinde Elite World Marmaris ve Taksimdeki Elite World İstanbul açılacak.Zincirin diğer otelleri ise kademeli olarak misafirlerini ağırlayacak. Hizmete girecek otellerinde en üst düzeyde hijyen ve güvenlik tedbirleri uygulayan Elite World Hotels’te tüm departmanlarda alınan önlemlerin yanı sıra otelin her bir köşesi yeni döneme uygun olarak yeniden düzenlendi. Misafirlere ilişkin de bir dizi yeni önlemleri bulunan Elite World Hotels’de konaklayacak misafirlerin güvenli ve konforlu bir tatil yapabilmeleri için her detay titizlikle yeniden düşünülerek oluşturuldu. Otel içinde misafirlerin ve çalışanların uyması gereken sosyal mesafe kurallarını ve önerilerini içeren Elite World Sosyal Mesafe Planı yürürlüğe geçirilerek uygulanmaya başlandı. Bu doğrultuda da resepsiyon, restaurant, asansör, oda ve ortak tuvalet girişlerinde sosyal mesafeyi koruyacak ve misafir iletişiminin sağlıklı bir şekilde yönetilebileceği mesafelerin ayarlanması için gerekli ekipmanlarla hizmet veriliyor.

Elite World Hotels genelinde aldıkları önlem ve tedbirlerden detaylı olarak söz eden Elite World Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik Bezaroğlu, otel girişinde ateş ölçer kullanmak yerine termal kamera ile tarama yaptıklarını söylüyor. Temassız işlemler geliştirdiklerini aktaran Bezaroğlu, “Restaurantlarımızda menülerimizi djital ortama taşıdık. Misafirlerimiz QR kod ile menüye dokunmadan kendi telefonundan sipariş verebiliyor. Temassız ödeme sistemlerini artırıyor,
mobil aplikasyon yazılımlarını geliştiriyoruz” diyor. Tüm çalışanlarına salgın ve hijyen konusunda düzenli ve sürekli eğitimler verdiklerini de dile getiren Bezaroğlu, şöyle devam ediyor: “Hijyen, denetim ve gıda güvenliği konusunda uluslararası firmalarla çalışmaya devam ediyoruz. Dünyanın lider gözetim, denetim, test ve belgelendirme şirketi ‘SGS’ ile yaptığımız işbirliğini COVID-19 ile mücadelede önleyici sağlık tedbirleri kapsamında artan yoğunlukta devam ettiriyoruz. Hijyen ve sanitasyon konularında dünya lideri olan ‘Ecolab’in ürünleri, sistemleri, servis ve eğitim programlarını kullanıyor; işbirliğimizi artırarak devam ettiriyoruz. Turizm sertifikası için başvurumuzu yaptık, denetim ve onayını bekliyoruz.”
Elite World otellerinde kapasiteleri yüzde 50 doluluk ile sınırlandırarak misafir ağırlayacaklarını söyleyen Bezaroğlu, bu uygulama ile daha geniş sosyal mesafeli alanlarda daha güvenli ve daha ferah bir tatil ayrıcalığı sunduklarını da belirtiyor.
“Siz Hazırsanız Biz Hazırız” mottosu ile kısa bir molanın ardından yeniden hizmet vermeye hazırlanan Elite World Hotels, tüm tedbirlere ilave olarak misafirlerine özledikleri tatil anlayışını sunmaya devam ediyor. Geniş, ferah yeşil açık alanları; bahçeli, teraslı, açılır camlı odalı restaurant ve cafeleri ile sosyal mesafe kurallarına uygun konforlu hizmet ayrıcalığı sunan Elite World Hotels, üst düzey önlemleriyle sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşama dönüş vaat ediyor.