14 Eylül 2021 Salı

ŞERİF YENEN’DEN İSTANBUL TURİZMİNE İVME KAZANDIRACAK PRATİK ÖNERİLER..


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




ŞERİF YENEN’DEN İSTANBUL TURİZMİNE İVME KAZANDIRACAK PRATİK ÖNERİLER

İstanbul turizmi için dikkat çekici saptamalar yapan ve çarpıcı yeni öneriler getiren Şerif Yenen, çok daha yüksek potansiyelin nasıl yakalanabileceğinin ipuçlarını veriyor.

Otuziki yıldır özellikle yabancı misafirlere İstanbul’u tanıtan profesyonel turist rehberi, seyahat yazarı ve uluslararası konuşmacı Şerif Yenen, meslekte edindiği alan deneyimlerinden yola çıkarak İstanbul turizmine dair son dönemdeki gözlemlerini aktarırken, yeni öneriler dile getiriyor ve bazı önemli noktalara dikkat çekiyor. Şerif Yenen’in İstanbul turizmi üzerine saptamaları ve önerileri güncel bir rapor niteliğinde.  

Pandemiyle birlikte seyahat trendlerinin değiştiğini, özel ilgi turlarına olan talebin öne çıktığını hatırlatan Yenen, İstanbul'un vazgeçilmez bir tarih ve kültür kenti olması nedeniyle kültür turizminin odak noktası olduğunu söylüyor. Kentin mevcut durumdan çok daha fazla ziyaretçi çekebilecek potansiyeli olduğunu vurgulayan Yenen, özel bir turizm politikasına ihtiyaç duyulduğunu, herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini, kişilerin ve kurumların koordinasyon içinde çalışmasının önemini ifade ediyor. 

Yenen, saptama ve önerileriyle hiçbir kurumu hedef almadığını, daha iyi bir turizm için yapıcı eleştiriler ve öneriler getirmeye çalıştığının altını çiziyor.

TAKSİ SORUNU

 Bugünlerde iyice ayyuka çıkan taksi sorununa dikkat çekmekle başlayan Yenen, kente gelen yabancı ziyaretçilerin ulaşım konusunda çok zorluk çektiğini, taksilerden yeterince yararlanamadığını; ya taksi bulamadıklarını ya da fahiş fiyatlar ödemek zorunda bırakıldıklarını söylüyor. Bu sorunun yıllardır süregeldiğini vurgulayan Yenen, ilgili kurumların bir an önce etkili bir yöntemle kesin çözüm bulması gerektiğini belirtiyor. 

ARAÇSIZ BİR SULTANAHMET MEYDANI

İstanbul turizminin merkezinin Sultanahmet Meydanı olduğunu anımsatan Yenen, meydanın yıllar önce yayalaştırıldığını, ancak pratikte bunun bir türlü mümkün olamadığını dile getiriyor. Turlar sırasında hemen her gün meydanda onlarca hatta bazen yüzlerce park etmiş araçlarla karşılaştıklarını, zaman zaman ziyaretçilerin yürümekte zorlandığını, park eden araçlar yüzünden tarihi yapıları fotoğraflamanın bile mümkün olmadığını ifade eden Yenen, "Ayasofya'nın, Sultanahmet Camii'nin veya Hürrem Sultan Hamamı'nın bazen içinde araç görüntüleri olmadan fotoğrafını çekmek hiç mümkün olmuyor. Hem gürültü hem görüntü kirliliği söz konusu. Lütfen kurallara uyalım, her ne araç olursa olsun acil durumlar dışında bu bölge araçlardan tamamen arındırılmalı” diye konuşuyor. 

TURİZM DIŞINDA ETKİNLİK OLMASIN

Sultanahmet Meydanı'nın turizmin kalbi olduğunu, İstanbul turizminin vitrini gibi ele alınması gerektiğini, çok özel ve korunması gereken bir merkez olduğunu bir kez daha vurgulayan Yenen, burada turizmle veya bölgeyle ilgisi olmayan çok fazla etkinlik yapılmasını eleştiriyor. Böylesine önemli bir bölgenin etkinliklerle yoğun kalabalıklara maruz bırakıldığına dikkat çeken Yenen, bölgeyle ilgisi olmayan etkinlik, fuar veya panayırların burada yapılmaması gerektiğini savunuyor. Şerif Yenen, "Kente gelen her ziyaretçinin mutlaka uğradığı bir yer olan Sultanahmet'i ferahlatmalıyız. Bu meydanı düzenlemeli, daha güzelleştirmeli, gereksiz kalabalıklardan mümkün olduğunca uzak tutmalıyız. Hem tarihi merkezin korunması, hem gelen ziyaretçilerin rahatça gezebilmesi için turizm dışı etkinlikler burada yapılmamalı" çağrısı yapıyor.

TARİHİ CANLANDIRMALAR VE GÖSTERİLER

Şerif Yenen Sultanahmet Meydanı için şöyle bir öneri getiriyor: "Tarihte at arabası yarışlarının yapıldığı hipodromdan günümüze üç dikili anıt ulaşmış, bunlar Mısır Sütunu, Yılanlı Sütun ve Örme Sütun. Hepsi birbirinden muhteşem ve etkileyici. Biz rehberler olarak gelen ziyaretçilere dilimiz döndüğünce bu muhteşem yapıları ve hipodromun tarihini anlatıyoruz ama bazen sözcükler yetmiyor. Oysa burada kısmi bir tribün yapılsa, yeni teknolojileri kullanarak üç boyutlu, hologramlı, lazerli canlandırmalarla hipodromdaki o döneme ait hayat yansıtılsa ne güzel olur. İzleyicileri 1500 yıl öncesine götüren müthiş bir atmosfer yaratır. Eminim çok ilgi çeker. Aynı şekilde, eskiden yapılan Sultan Ahmed Camii ses-ışık gösterisinin günümüz teknolojilerini kullanarak yeni versiyonlarının çevredeki birçok anıt için yapılması da değerlendirilmeli.”

SÜLEYMANİYE'DE TRAFİK 

Büyük usta Mimar Sinan'ın dev eserlerinden olan Süleymaniye Külliyesi'nin merkeze uzak olduğunu ve ancak araçla ulaşılabildiğini kaydeden Yenen, Süleymaniye’ye tur araçlarıyla gidildiğinde ziyaretçileri indirme-bindirme alanı ile park sorunu yaşandığını anlatıyor. Ziyaret sırasında bu yüzden büyük bir keşmekeş olduğunu aktaran Yenen, bu soruna çözüm üretilmesi gerektiğini kaydediyor ve tur araçlarına özel alanlar oluşturulmasını öneriyor. Bir başka çözüm önerisi olarak da, Sultanahmet ile Süleymaniye semtleri arasında tramvay yolunu kullanan elektrikli bir shutter servisi olabileceğini belirtiyor.

SARNIÇLAR KENTİ İSTANBUL

Şerif Yenen, özellikle Doğu Roma döneminde sürekli kuşatma altında olduğundan İstanbul'un tarihte her zaman su sorunu olduğunu, bu sorunu, suyu depolamak amacıyla inşa edilen 400-500 adet sarnıçla çözdüğünü, böylelikle İstanbul’un bir sarnıçlar kentine dönüştüğünü, bu özelliğiyle de dünyada eşi benzerinin bulunmadığını; yani İstanbul’un bir “Sarnıçlar Kenti” olarak ele alınması ve tanıtımda bu özelliğinin öne çıkarılması gerektiğini söylüyor. Ancak hal böyle iken, şu anda neredeyse ziyarete açık sarnıcın bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu sarnıçların en büyüğü ve muhtemelen en güzeli olan Yerebatan Sarnıcı'nda yıllardır süren ve bir türlü bitmek bilmeyen restorasyonun bir an önce tamamlanması gerektiğine işaret ediyor. 

Öte yandan, güzel sarnıçlardan bir diğeri, 5. yüzyıl yapısı Şerefiye Sarnıcı’nın 8-9 yıl süren restorasyon sürecinden sonra müthiş bir mekan olarak ziyarete açılmış olmasını heyecanla karşıladıklarını, ancak son zamanlarda yapılan ani bir değişiklikle yapının içine yüzlerce projeksiyon cihazı yerleştirildiğini, her saat başında 5-10 dakikalık müzikli ve ışıklı gösteri yapıldığını, bu gösterinin yapının kendisi veya tarihi işlevi ile hiç alakası olmadığını dile getirip, dünyada eşi benzeri olmayan bu muhteşem yapıyı düğün salonu gibi ışıklandırmanın hiç gerekli olmadığını vurguluyor. Ayrıca yapının içine yerleştirilen yüzlerce projeksiyon cihazının görüntü kirliliği oluşturduğunu belirtiyor.

Günümüzde 150-160 tanesi tespit edilmiş olan sarnıçlardan en az birkaç tanesinin ziyarete açılmasının şehre ayrı bir ivme katacağını düşünen Yenen, Zeyrek Sarnıcı’nı, bırakın ziyaretçileri, 32 yıllık bir rehber olarak bile bir türlü göremediğini söyleyerek serzenişte bulunuyor.

Aynı şekilde Gülhane Parkı sarnıcının da bir an önce turizme kazandırılmasını öneriyor.

ZİYARETÇİLERİN KALIŞ SÜRESİNİN UZATILMASI İÇİN ÖNERİLER

Turizmde ziyaretçi sayısı kadar geceleme süresinin de önemli bir kriter olduğunu anımsatan Yenen, İstanbul'dan daha fazla turizm geliri elde edebilmenin yolunun da ortalama geceleme süresini uzatmaktan geçtiğini savunuyor. Yenen, İstanbul'a gelen ziyaretçilerin ortalama kalış süresinin 2,5 gün olduğunu hatırlatarak, bu süreyi uzatmak için sektör temsilcilerinin çareler aradığını kaydediyor. "Kalış sürelerinin uzatılması gerektiği konusunda herkes mutabık, ancak bu konuda atılan fazla adım yok" diyen Yenen, deneyimli bir turizmci olarak bunun yeni tematik müzelerle, yeni mekanlarla ve yeni rotalarla mümkün olacağını söylüyor. 

Yenen’in önerilerinden seçmeler şöyle: 

YENİ ROTALAR: YARIMBURGAZ VE BATHONEA

"Küçükçekmece Gölü'nün kuzeyinde yer alan Yarımburgaz Mağarası, Antalya’daki Karain Mağarası ile birlikte Anadolu’daki en önemli Taş Çağı yerleşimlerinden biri. Günümüzden 300 bin yıl önce Homo Erectus'ların Yarımburgaz Mağarası’nda yaşadığı tespit edildi. Dolayısıyla dünya çapında öneme sahip bir mekan burası. Ancak ne yazık ki günümüzde ziyarete uygun halde değil, hayvan ini durumunda. Oysa düzenlenip turizme açılsa ve tanıtımlarda öne çıkarılsa mutlaka ilgi çekecektir. 

Aynı şekilde yine Küçükçekmece Gölü'nün batı kıyısında, Bathonea adında bir antik kent var; şu anda kazılar devam ediyor. Şimdiye kadar ortaya çıkan bulgular, buranın üç limanla çevrelenmiş bir yarımada üzerine inşa edilmiş bir antik kent olduğunu gösteriyor. Bathonea, Sultanahmet'teki Million Anıtı’ndan başlayıp, Mese Caddesi boyunca devam eden Yedikule’deki Altın Kapı'dan çıkarak Avrupa'ya ulaşan Via Egnetia yolunun üzerinde bir kent olarak konumlanmış. Liman, agora, saray ve bazilika gibi yapılarla tam bir antik kent. Bathonea’da arkeolojik kazılar sürerken ne yazık ki yeterli desteğin olmadığını görüyoruz. Oysa lojistik ve maddi destek verilse, kazılar hızlansa, burası ziyarete uygun hale getirilip açılsa, İstanbul'a gelen ziyaretçiler için başlı başına bir çekim noktası olacak. Anadolu'da binlerce antik kent varken, İstanbul'da antik kent olarak sadece burası var. Yarımburgaz ve Bathonea’yı bir rota olarak birleştirip ancak bir günde gezilebilecek bir destinasyona dönüştürmek çok faydalı olacaktır." 

BİZANS MÜZESİ

İstanbul’un Roma İmparatorluğu'na 65 yıl, Doğu Roma İmparatorluğu'na 1000 yıl, Osmanlı Devleti’ne 470 yıl başkentlik yaptığının altını çizen Yenen, Osmanlı öncesindeki dönemin turizmde yeterince değerlendirilmediğini düşünüyor. Yenen, “ Tarihçiler Doğu Roma’ya sonradan Bizans adını vermişler diyerek İstanbul’da 1000 yıl gibi uzun süre yaşamış, binlerce eser bırakmış Bizans kültürüne ait bir müzenin olmamasını büyük bir eksiklik olarak görüyor. 

Yenen, farklı müzelerde çok sayıda Bizans eseri olduğunu, bu eserlerin tek çatı altında toplanıp dev bir Bizans Müzesi’nin kurulabileceğini, böylece İstanbul’a gelen kültür turistleri için vazgeçilmez bir destinasyon oluşacağını belirtiyor.

AYASOFYA

İstanbul’un en gözde tarihi yapılarının başında gelen Ayasofya'nın geçen yıl Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek ibadete açılmasının ardından yeni bir döneme girildiğini ifade eden Yenen, Ayasofya’nın kapılarının yerli ve yabancı tüm ziyaretçilere artık ücretsiz olarak açık olduğunu anımsatıyor. Yenen, "Ayasofya Camii'nde yüksek bir ziyaretçi trafiği var, müze olduğu zamanlardaki yoğunluktan farklı bir durum bu. Tarihi yapı içinde bir düzensizlik, hatta zaman zaman kontrolsüz bir kalabalık ve karmaşa olabiliyor" şeklinde yorumluyor. Bu durumun ziyaretçilerin yapıyı hakkıyla gezememesine neden olduğunu ifade eden Yenen, böylesine önemli tarihi bir değerin çok daha iyi bir organizasyonla yönetilebileceği ve daha fazla turist ağırlayabileceğini belirtiyor. Ayasofya'nın kapalı olan üst katının da bir an önce ziyarete açılmasını öneren Yenen, böylelikle ziyaretçiler için çok daha dolu ve uzun bir gezi olacağını söylüyor.

RESTORASYONU BİR TÜRLÜ BİTMEYEN YERLER

İstanbul'da restorasyonu bir türlü bitmeyen yapılar olduğuna da dikkat çeken Yenen, “Topkapı Sarayı’nın bazı bölümleri, Yeni Camii, Sultan Ahmed Camii, Arkeoloji Müzelerinin kapalı olan bölümleri, Binbirdirek Sarnıcı, İstanbul’un Kara Surları gibi restorasyonu süren yerlerdeki çalışmaların mümkünse hızlandırılmasını ve buralardaki çalışmalar hakkında hızlı bilgi akışı sağlanmasını bekliyoruz" diyor.

SURLAR VE ALTIN KAPI ROTALARA EKLENMELİ

İstanbul'un tarihi savunma surlarına da dikkat çeken Şerif Yenen, onlarca kuşatma atlatmış ve büyük bir kısmı halen ayakta olan dünyanın sayılı surlarından olan kara surlarının, gerekli önlemler alınmadığı için tur rotalarına girememesinin önemli bir eksiklik olduğunu kaydediyor. 

Kente gelen ziyaretçilerin surlar boyunca yürüyüş yapabileceğini, ara ara güvenli alana dönüştürülmüş seyir teraslarına tırmanıp muhteşem fotoğraflar çekebileceğini, surların ve çevresinin gezilmesinin yarım veya tam günlük bir rotaya dönüşmesinin çok kolay olduğunu söyleyen Yenen, şunları ifade ediyor: "İstanbul tarihte 20-25 kez kuşatma görmüş bir kent. Bu kuşatmalardan ikisi hariç hepsine direnmiş surlar bunlar. Tarihe ilgi duyan insanların çok iyi bildiği yapılar. Buraları gezip görmeye gelen ziyaretçilerin duyduğu yüksek heyecana sık sık tanık olmanın mutluluğunu yaşıyoruz." 

Aynı şekilde, bu surlar üzerinde, çoğumuzun pek bilmediği bir de Altın Kapı var, Yedikule Hisarı’nın hemen dışında. 5. yüzyılda kentin protokol kapısı olarak inşa edilmiş bu yapı, bir zamanlar altınla kaplandığı için Altın Kapı adını almış. Tüm Bizans imparatorları kente giriş ve çıkışlarında bu kapıyı kullanmış, burası yüzyıllar boyunca şehre zaferle dönen Bizans imparatorlarını karşılama görevini üstlenmiş. Yenen, bu kadar önemli bir tarihi noktanın acilen ziyarete uygun hale getirilmesi gerektiğini düşünerek şu ifadeleri kullanıyor: “Günümüzde Altın Kapı'nın önünde bir hendek, hendeğin çevresinde bir bostan ve mezarlık var. Yapıyı sadece çok uzaktan, mezarlığın içinden, dikenli tellerin arasından görebiliyorsunuz. Yakından görmek isterseniz tüm bu engelleri aşmanız gerekiyor, bu da imkansız. Buranın temizliğinin yapılıp ziyarete uygun hale getirilmesi çok zor olmasa gerek. Tarihteki önemi göz önünde bulundurulduğunda, mevcut durumdaki ilgisizliği hak etmiyor."

Yenen, Kara Surlarının Altın Kapı ile birlikte ele alınıp düzenlenmesinin bunlarla birlikte Zeytinburnu bölgesinde yer alan diğer tarihi ve kültürel mekanlara da ilgi yaratacağını kaydediyor.

NEDEN ZİYARETE KAPALILAR?

Şerif Yenen, bir başka örnek olarak günümüze ulaşmış en eski Bizans dini yapısı olan Samatya'daki Studios Manastırı'nı veriyor. Bu yapının bugün ne yazık ki üzeri açık, dört duvarı ayakta bir harabe halinde olduğunu söyleyen Yenen, "Studios Manastırı, onyıllardan beri kapalı ve kilitli. Bunun yetkisi kimde ve neden açılmıyor?" diye soruyor.

Yenen’in diğer vurguladığı konular şöyle:

"Ayasofya ile Four Seasons Hotel arasında yer alan ve çevresi çitlerle çevrilmiş içinde çok miktarda harabe bulunan alan Arkeolojik Park olarak ziyarete açılacaktı, neyi bekliyoruz? Burada yürüyüş parkurları olsa, bilgilendirme panoları eşliğinde gezilebilse güzel olmaz mı?

Topkapı Sarayı avlusundaki Aya İrini Müzesi'nin avlusunda bazı Bizans İmparatorlarının lahitleri var ama kapalı. Neden kapalı? Burayı ziyaretçilerle paylaşmayı hiç düşünmez miyiz? 

Bu birkaç örnek dışında, İstanbul’da yüzlerce tarih hazinesi daha var. Bunların tek tek belirlenip, bir program çerçevesinde elden geçirilip turizme açılması zor olmamalı. Tüm bunlar İstanbul turizmine değer katacaktır."


13 Eylül 2021 Pazartesi

Kolaysoft, “Yılın e-Fatura e-Defter e-Arşiv Hizmeti” birincisi oldu ...

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Kolaysoft, Bilişim 500 ödüllerinde, “Yılın e-Fatura e-Defter e-Arşiv Hizmeti” kategorisinde birinci oldu 

Türkiye’nin ilk 500 Bilişim Şirketi Araştırması Bilişim 500’ün sonuçları, 8 Eylül 2021 tarihinde Kanlıca Baro Bahçesi’nde düzenlenen törende açıklandı ve bilişim sektörünün 2020 yıldızları ödüllerini aldı. Törende, e-Dönüşüm sektörünün lider firması Kolaysoft Teknoloji AŞ, “Yılın e-Fatura e-Defter e-Arşiv Hizmeti” kategorisinde birinciliği elde etti. Kolaysoft’un birincilik ödülünü Kolaysoft Teknoloji Genel Müdürü Kezban Boztürk aldı. 

KoçSistem ana sponsorluğunda, “Yarının Unicornları Bugün Bilişim 500’de” mottosu ile 22.’si fijital (fiziki + dijital) olarak yapılan Bilişim 500 ödül törenine, T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan,  KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, Procter & Gamble Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, BTHaber Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe, Kolaysoft Teknoloji Genel Müdürü Kezban Boztürk’ün aralarında bulunduğu kamu ve özel sektörden iş insanları katıldı. Mandıra filozofu olarak tanınan Müfit Can Saçıntı, “Ben Ödüle Karşıyım :)” adlı performansı ile ödül töreninin  öncesinde izleyiciler ile buluştu. 

Kolaysoft, ülkemizden ve globalden ödüller aldı 

2020 yılının pandemi yılı olmasına rağmen, hem ülkemizden hem dünyadan ödül aldıklarını anlatan Kolaysoft Teknoloji Genel Müdürü Kezban Boztürk, şunları söyledi: 

“İlk 500 bilişim şirketi 2020 sonuçlarına göre “Yılın e-Fatura e-Defter e-Arşiv Hizmeti” kategorisinde birinci olmanın, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve müşterilerimiz adına haklı gururunu yaşıyoruz. Yine geçtiğimiz yıl, iş dünyasının pandemi mücadelesine yönelik geliştirdiğimiz KolayPeyk ürünümüz, Uluslararası Teknoparklar Birliği (IASP)’nin küresel platformundaki yerini aldı. Kolaysoft olarak, ülkemizden ve dünyadan aldığımız ödüllere, önümüzdeki süreçte yenilerini ekleyecek olmanın heyecanını taşıyoruz.” dedi. 

Kolaysoft, e-dönüşüm pazarının %20’sine altyapı hizmeti sunuyor 

Kolaysoft Teknoloji, firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna en kolay şekilde eşlik etmek amacıyla 2014 yılında kurulan bir yazılım şirketidir. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)’in tüm e-dönüşüm süreçlerinde lisanslı özel entegratör firmasıdır. Kolaysoft kendisinin yanında, 14 özel entegratör olan şirkete de altyapı hizmeti sunuyor ve ülkemizdeki e-dönüşüm  (e-fatura, e-arşiv, e-defter, e-irsaliye gibi) kullanıcılarının yaklaşık %20’sine hizmet veriyor. 

Teknolojiye ve değişen trendlere hızlı bir şekilde adapte olduklarını ifade eden Kezban Boztürk, şunları kaydetti: 

“Gelişime açık ve dinamik şekilde yürüttüğümüz politikamızla, kullanıcılarımızın konforunu bozmadan dijitale taşıyarak, her geçen gün daha iyi bir hizmeti sağlıyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda, teknoloji ve güvenlik en hassas olduğumuz konulardır. Tüm dikkatimizi müşteri memnuniyetine odaklamış durumdayız ve koşulsuz müşteri memnuniyetini esas aldığımız yaklaşımımız ile son kullanıcının beklentilerine etkili şekilde çözümler üretiyoruz. Aynı zamanda, e-dönüşümde sektörel bazda çözümlerimiz bulunuyor, çünkü her mesleğin öncelikleri ve ihtiyaçları farklı olabiliyor ve bizler öncelikle bunları tespit ederek, bu konulara dair çözümler geliştiriyoruz. Eczacılar, avukatlar, veterinerler, mali müşavirler, medikalciler, tercümanlar gibi her mesleğin ihtiyaçlarına özel uçtan uca e-dönüşüm hizmetini sağlıyoruz.” diye konuştu.

Ünlü Şefler, GTD Koordinasyonunda; World Food İstanbul’da buluştu...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Ünlü Şefler, GTD Koordinasyonunda; World Food İstanbul’da buluştu

Gastronomi İhracatında Başroldeki Şefler, Özel Markalı Ürünlerin Peşinde

Türkiye’nin en önemli şefleri arasında gösterilen Şef, MasterChef Türkiye Jürisi, Efendy ve Anason Meze Bar Kurucusu Somer Sivrioğlu’nun MBK İstanbul Restoran Danışmanlığı Kurucusu Murat Bozok, Şef- Yemek Kitabı Yazarı- Menü Danışmanı Jale Balcı’nın katılımları ile Gastronomi Turizm Derneği Başkanı Gürkan Boztepe modertörlüğünde ‘Gastronomi İhracatında Başroldeki Şefler, Özel Markalı Ürünlerin Peşinde’ paneli gerçekleştirildi.

Dünyanın en güzel mutfaklarından birine sahip olduğumuza dikkat çeken Şef Murat Bozok, “Dünyanın her yerinde çalıştım neredeyse fakat Türk mutfağı kadar güzelini görmedim. Birçok farklı iş yaptım konuyla ilgili, gastronomi ile ilgili çok eksiğimiz olduğunu söyleyebilirim.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Mutfağımız kuvvetli. Bence istediğimiz noktaya geleceğiz ama biraz zaman alabilir. Yurt dışından bakıldığında Türkiye gastronomisi bilinmiyor. Mutfak olarak altyapımız var ama bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz.”

Yemek kültürünün tanıtımında yerel üreticilerin önemine dikkat çeken Şef Jale Balcı, Türkiye’nin gastronomi kültürünü yaygınlaştırmanın önemini vurguladı. Yerel üreticilerin desteklendiği, bölge kültürlerinin desteklendiği bir organizasyona ve tanıtıma ihtiyaç olduğunu belirtti.

Food Master’s Class” ile Özel Fuar Turu ile

Gastronomi Turizmi Derneği iş birliğinde gerçekleşen Food Master’s Class ile sektör profesyonelleri ünlü şefler eşliğinde, belirlenen tematik çerçeveye göre katılımcı stantlarını gezdiler ve etkileşimli bir fuar deneyimi yaşadılar. Food Master Class şefleri katılımcıları stantlarında ziyaret ederken, firma iş birlikleri ve satın alma kriterleri üzerine ihracat odaklı yenilikçi ürünler üzerine sohbet gerçekleştirdiler.

10 Eylül 2021 Cuma

Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort Excellence Awards” tarafından 19 ödüle layık görüldü.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort

Haute Grandeur Global Excellence Awards'ta 19 ödülün sahibi oldu

Elite World Hotels zincirinin bir parçası olan ve doğanın huzur veren atmosferinde ayrıcalıklı hizmetleri ile dikkat çeken Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort, misafirlerine prestijli bir deneyim sunan seçkin otel ve SPA merkezlerini ödüllendiren “2021 Haute Grandeur Global Excellence Awards” tarafından 19 ödüle layık görüldü.

Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort  “en iyi SPA”, “en iyi iş oteli”, “en iyi tasarım oteli”, “en iyi destinasyon düğün oteli” olmak üzere 4 kategoride,  Fit Life Spa & Wellness markası ise  15 kategori olmak üzere toplam 19 kategoride ödül almaya hak kazandı.

Konfor, şıklık ve misafirperverliği bir arada sunan Türkiye’nin yerel otel zinciri Elite World Otelleri 2021 yılında yeni ödüller almanın haklı gururunu yaşıyor. Son olarak 2021 Haute Grandeur Global Excellence Awards tarafından Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort  4, Fit Life Spa & Wellness markası ise de 15 ödüle layık görüldü. 

“İşimizi en iyi bir şekilde yapmak en önemli ödül”

Elite World Hotels Ceo’su Eyüp Babür, özellikle tüm dünyada yaşanan pandemi döneminde global çapta böyle bir ödül almaktan büyük onur duyduklarını ifade etti. EyüpBabür, “Elite World Sapanca Convention& Wellness Resort  ve Fit Life SPA &Wellness “2021 Haute Grandeur Global Excellence Awards” tarafından  toplamda 19 ödüle layık görüldük. Elite World Hotels olarak yeni ödüller kazanmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Uluslararası otel zinciri olma yolunda emin ve güçlü adımlarla ilerliyoruz. Ayrıca hizmet kalitemizi, başarılarımızı sürdürülebilir kılmak ve mevcut konumumuzu üst seviyelere taşımak için yatırımlarımızı artırıyoruz. Türkiye’nin en iyi uluslararası otel zincirlerinden biri olurken; misafirlerimizle, iş ortaklarımız ve çalışanlarımızla birlikte büyük ve mutlu bir aile olmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla ben tüm ekibimize bu özel ve prestijli ödülü ailemize kazandırdıkları için çok teşekkür ederim” dedi. 

2021 Haute Grandeur Global Excellence Awards’da Elite World Sapanca ve Fit Life Spa&Wellness’in aldığı ödüller:

Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort 

Global düzeyde en iyi Spa oteli

Türkiye'nin En İyi İş Oteli

Türkiye'nin En İyi Tasarım Oteli

Türkiye'nin En İyi Destinasyon Düğün Oteli


Fit Life Spa & Wellness 

Asya'daki En İyi Kadın Spa

Türkiye'nin En İyi Güzellik Spa’sı

Türkiye'nin En İyi Butik Spa’sı

Türkiye'nin En İyi Şehir Spa’sı

Türkiye'deki En İyi Country Spa

Türkiye'deki En İyi Eko Spa

Türkiye'nin En İyi Fitness Spa’sı

Türkiye'nin En İyi Sağlık ve Sağlıklı Yaşam Spa’sı

Türkiye'deki En İyi Hideaway Spa

Türkiye'deki En İyi Otel Spa

Türkiye'nin En İyi Yeni Otel Spası

Türkiye'deki En İyi Resort Spa

Türkiye'nin En İyi Spa Tasarımı

Türkiye'deki En İyi Spa Destinasyonu

Türkiye'nin En Hijyenik Spası

Elite World Hotels Hakkında

Özgün mimarisi ve dekorasyon anlayışı ile Türk misafirperverliğini sentezleyerek, misafirlerine en üstün hizmet kalitesini sunmayı amaçlayan Elite World Otelleri; konfor, şıklık, güvenlik ve modern teknolojik alt yapıyı bir arada sunuyor. 

Elite World Otelleri; Elite World Prestige, Elite World İstanbul Taksim’de, Elite World Europe Basın Ekspres’te, Elite World Business Florya’da, Elite World Asia Küçükyalı’da, Elite World Van, Van şehir merkezinde ve Elite World Marmaris Otel , Marmaris İçmeler'de konumlanmıştır.  Ayrıca son olarak Kocaeli Sapanca’da 650 milyon TL yatırım bedeliyle 44 dönüm arazi içinde yer alan bölgenin en büyük konaklama, toplantı ve spa kapasitesine sahip oteli Elite World Sapanca Convention&Wellness Resort’uhizmete açmıştır. 


(IADWP)’nin 14. Çalıştayı İstanbul’da gerçekleştirecek....


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



DÜNYA’NIN EN İYİ DESTİNASYON DÜĞÜN PLANLAYICILARI İSTANBUL’DA

Kalender: Uluslararası Düğün Çalıştay’ının 14. sünü İstanbul’a getirerek, düğün sektöründe de ülkemizin hak ettiği payını almasına ve turizmin çeşitlenmesine katkı sağladık. 

Uluslararası Destinasyon Düğün Profesyonelleri Derneği (IADWP) Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, 20 Ekim 2021 tarihinde yapılacak olan Uluslararası Destinasyon Düğün Çalıştayı için Türkiye’ye geldiler. 

IADWP üyeleri, Pullman İstanbul otelde bir B2B düzenleyerek, Türkiye’deki düğün turizm firmaları ile biraya geldiler ve görüşmeler yaptılar. İstanbul’daki tarihi yerleri, potansiyel düğün mekanlarını ve otelleri gezen IADWP temsilcileri, İstanbul’daki mekanlara hayran kaldılar.



KALENDER: TÜRKİYE BU PASTADAN PAY ALMALI

Uluslararası Destinasyon Düğün Profesyonelleri Derneği’nin (IADWP) Avrupa ve Asya’dan Sorumlu Başkanı ve aynı zamanda TravelShop Turkey Ceo’su Murtaza Kalender, “Dünyanın en geniş ve en etkili düğün derneğini İstanbul’da ağırlıyor olmaktan mutluyuz. Uluslararası Düğün Çalıştay’ının 14. sünü İstanbul’a getirerek, düğün sektöründe de ülkemizin hak ettiği payını almasına ve turizmin çeşitlenmesine katkı sağladığımızı düşünüyorum” dedi. 

Murtaza Kalender sözlerine şöyle devam etti: “Dünyada hızla büyüyen turizm sektörlerinden birisi olan destinasyon düğün turizmi sektörünün  2019 verilerine göre, 300 milyar dolara yakın ciddi bir pay aldığını görmekteyiz. Düğün turizmi içerisinde, özellikle Asya ve Karayip Adaları’nın bu pastadan ciddi bir pay aldığı görünmektedir. Biz de tanıtım çalışmalarımızı yaparak, IADWP Derneğinin etkinliğini ülkemizde gerçekleştirerek ve Destinasyon düğünlerini de ülkemize kazandırarak, hem turizmi 12 aya yayabileceğiz, hem de ciddi bir döviz girdisine katkı sağlayacağız. Ayrıca, bu düğün etkinliğimizi ülkemizde yapma fırsatı veren IADWP Başkanı Sayın Kitzia Morales’e çok teşekkür ediyorum.”






MORALES: TÜRKİYE’YE TÜM DESTEĞİMİZİ VERECEĞİZ

IADWP Başkani Bayan Kitzia Morales ise, Uluslararası Destinasyon Düğün Profesyonelleri Derneği (IADWP)’nin Çalıştayı için  İstanbul’da olmaktan ve 14. Çalıştayı İstanbul’da gerçekleştirecek olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti. 

Kitzia Morales sözlerine şu şekilde devam etti: “İstanbul’a gerçekten çok hayran kaldım. İstanbul, Kapadokya, Antalya, Bodrum, Fethiye,   Kuşadasi ve Marmaris bölgelerinde çok iyi Destinasyon Düğünlerinin yapılabileceğini otel ve tesislerin olduğunu ve Türkiye’nin bu anlamda ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gördüm. IADWP’nin Avrupa ve Asya’dan sorumlu Başkanı Murtaza Kalender ile de birlikte çalışarak, Türkiye’ye tüm desteğimizi vereceğiz.”


AYDIN: İSTANBUL DOĞRU ADRES

İstanbul Turizm Derneği (ISTTA) Başkanı Yalçın Aydın ise, Uluslararası Destinasyon Düğünleri Etkinliğinin Istanbul’da gerçekleşecek olmasından dolayı, çok mutlu olduğunu ve düğün destinasyonlarında İstanbul’un doğru bir adres olduğunu belirtti. Dünya’da iki boğaza ve 2 kıtaya sahip tek şehrin İstanbul olduğunu belirten Aydın, Boğaza sıfır mekanları ve otelleri ile İstanbul’un lüks markalı otellerinin bünyesinde bulunduran ender şehirlerden birisi olduğunu ifade ederek, “İstanbul Turizm Derneği olarak tüm gayretleri  ile Uluslararası Destinasyon Düğün Çalıştayı’nın İstanbul’da gerçekleşmesini destekleyeceğiz” diye konuştu. 

Dünya turizminde 300 milyar dolarlık bütçesi ile Turizm destinasyonlarının odak noktası haline gelen düğün turizmi sektörü için, Türkiye’nin önde gelen turizm merkezi Bodrum ile KKTC, karşı karşıya geldi.  


KKTC, 2022 ULUSLARARASI DESTİNASYON DÜĞÜN ÇALIŞTAYI’NA  ADAY OLDU

KKTC’nin en gözde turizm firmalarından Akmina Travel Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Abidin, Başkanı Uluslararası Düğün Profesyonelleri Derneği  (IADWP) Başkanı Kitzia Morales ve IADWP Avrasya Başkanı Murtaza Kalender ile görüştü. 


Akmina Travel Başkanı Abidin, bu görüşmede Uluslararası Destinasyon Düğün Çalıştayı’nın 2022 yılında KKTC’de gerçekleştirmesi için başvuruda bulundu. 

  

ŞİMDİDEN HAYIRLI OLSUN

Abidin, KKTC’nin, dünyanın en güzel turistik adalarından birisi olduğunu, iklimi ve tesisleri ile çok güzel bir yere hakim olduğunu, düğün turizmi için, Kıbrıs’ın güzel bir destinasyon olduğunu belirterek, otelleri, servisleri ile ve turizm tecrübesi ile Uluslararası Destinasyon Düğünlerine rahatlıkla hizmet vereceklerini belirtti. Akmina Travel Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Abidin, sözlerine şöyle devam etti: Bizzat kendim gelerek, İstanbul’da IADWP Başkanı Kitzia Morales ve IADWP Avrasya Başkanı Murtaza Kalender’le görüştüm. 2022 Destinasyon Düğün Çalıştayı’nın mutlaka Kıbrıs’ta olması hususunda yaptığımız görüşme, bizim açımızdan son derece verimli geçti. Umudumuz yüksek, şimdiden KKTC için hayırlı olması temenni ediyorum.” 


BODRUM, ULUSLARARASI DESTİNASYON DÜĞÜN ÇALIŞTAYI’NIN 2022 ETKİNLİĞİNE ADAY OLDU

Türkiye’nin deniz, güneş, kum ve aşk denince ilk akla gelen turizm merkezlerinden olan Bodrum, 300 milyar dolar bütçeli Destinasyon Düğünleri turizminden de pay almak istiyor. Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Ömer Faruk Dengiz, İstanbul’a gelerek Uluslararası Düğün Profesyonelleri Derneği (IADWP) Başkanı Kitzia Morales ile IADWP Avrasya Başkanı Murtaza Kalender ile görüştü ve Uluslararası Destinasyon Düğün Çalıştayı’nın 2022 yılında Bodrum’da yapılmasını arzuladıklarını belirterek, Bodrum’un 2022 adaylığı için başvuruda bulundu. 


DENGİZ: ELİT DÜĞÜNLER İÇİN EN UYGUN KONUMDA

Bodrum’un, Dünyanın en güzel düğün destinasyonlarından birisi olduğunu belirten Ömer Faruk Dengiz, denizi, kumu, güneşi, eğlencesi, lüks otelleri ve lüks yatları ile dünyadaki potansiyelli elit düğünlerine, rahatlıkla ev sahipliği yapabileceğini belirtti. 

Bodrum Otelciler Derneği (BODER) olarak, düğün turizmine çok önemsediklerini ve 300 milyar dolarlık düğün turizminden Bodrum’un da hak ettiği payı alması gerektiğini belirten Dengiz, “Derneğimiz ile birlikte Bodrum’daki  STK’larımız ve turizm paydaşlarımız ile işbirliği yaparak, Bodrum’u dünyanın en iyi düğün destinasyonlarından biri yapmak istiyoruz.

Istanbul’da IADWP Başkanı Kitzia Morales ve IADWP Avrasia Başkanı Murtaza Kalender ile görüşerek, 2022 Destinasyon Düğün Çalıştayı’nın da mutlaka Bodrum’da olması gerektiğini belirttik. Görüşmemiz oldukça verimli geçti, bu konuda bilgi alışverişinde bulunduk.” dedi.



AKSU: TÜRKİYE DÜĞÜN DESTİNASYONU ANLAMINDA ÇOK ÖNEMLİ 

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Başkanı Alican Aksu ise,  “Öncelikle fiziki etkinliklerin Türkiye'de olmasından dolayı çok mutluyum.  Çünkü Türkiye'yi gerçekten düğün destinasyonu  anlamında da çok önemli bir bölge.  Bu tip etkinliklerin bireysel anlamı da yapılacağını Murtaza Bey kanıtladı.  Bireysel olarak da,  ülkemizi düğün geliştirme anlamında gerçekten bir farklı bir noktaya getirdi, tanıtıyor.  Sadece düğün destinasyonunda değil, ayrıca bir önceki etkinliklerde çok çalıştı Turizme 16 etkinlik kazandırarak ciddi bir rol oynadı.  Kendisine Bu etkinlikte de her türlü yardımı yapacağımızı belirtmek isterim.  Tüm katılımcılara katkılarından dolayı teşekkür ederim.” dedi.


SANCAR: TURİZM HAK ETTİĞİ PAYI ALACAK 

Organizasyona ev sahipliği yapan Pullman Hotel Genel Müdürü Tayfun Sancar ise “Öncelikle Uluslararası Düğün Profesyonelleri Derneği'nin 14. Çalıştay’ını, Otelimizde ağırlayacak olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Şu anda Düğün Çalıştay’ının ön provasını yapıyoruz. 20-23 Ekim 2021 tarihinde Uluslararası Düğün Profesyonelleri Derneğinin etkinliğini gerçekleştireceğiz. An itibarıyla, şu an gelen rezervasyonlardan gördüğümüz gibi, 250'ye yakın düğün planlayıcısı Otelimizde konaklayacak. Bizler de Uluslararası Düğün Profesyonelleri Derneğine ve Murtaza Kalendere elimizden geldiğince bütün gayretlerimiz ile yardımcı olacağız. Ülkemizin bu tip platformlarda daha iyi yer alarak, Türkiye'nin de Düğün Organizasyonlarından, Turizmde hak ettiği payı alacağına inanıyorum. Katılımlarından dolayı tüm düğün planlayıcılarına ve basın mensuplarına teşekkür ediyorum” dedi. 


7 Eylül 2021 Salı

Lidya Grup’tan SIGN İstanbul 2021’de Teknoloji Şöleni ...

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, 9 - 12 Eylül 2021 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 22. Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Teknolojileri - SIGN İstanbul 2021 Fuarı’nda son teknoloji dijital baskı makinelerini sergileyecek.  

Teknolojisiyle dijital baskı sektörünün dünya devleri arasında yer alan Xerox, Epson, Efı ve kendi markası Sutec makinelerini ülkemizde temsil eden Lidya Grup, fuarın buluşma noktası olacak. Fuarda, Hall-12 E10-E12 nolu standında Xerox, Epson, Efi ve Sutec markalarından sergileyeceği makineler ile adeta teknoloji şovu yapacak. Fuara özel kampanyalı fiyatları ile ses getirecek olan Lidya Grup, ülkemizin tüm illerinden ve yurtdışından ziyaretçilerini ağırlayacak. Son bir yılı aşkın süredir yaşadığımız pandemi nedeniyle uzun bir aradan sonra yapılan fuara, ziyaretçilerin yoğun ilgisi bekleniyor.   

Dijital baskı sektörünün en star makinelerini standında sergiliyor  

Katıldıkları fuarlarda standın teknoloji şölenine dönüştüğünü kaydeden Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şunları söyledi: 

“Pandemi nedeniyle fuarlar uzun bir zaman durdu ve bu fuara iyi bir katılım olduğunu görüyoruz. İş dünyası olarak bizler, işimizi ve pazarı hareketlendirmek için elimizdeki kaynakları en iyi şekilde yönetmeye çalışıyoruz. Fuarda, dijital baskı makinelerinin en star makinelerini, herkesin görebilmesi ve deneyimlemesi için standımızda sergiliyoruz. Aynı zamanda, sadece fuarda geçerli olacak özel fiyatlar sunduğumuz cazip kampanyalar gerçekleştiriyoruz. Reklam sektöründen tekstil sektörüne, copy-centerlardan matbaalara, kobilerden sanayiye hemen hemen tüm sektörlere hizmet verecek geniş bir ürün gamına sahibiz” dedi. 

Müşterilerini destekliyor, pazar payını artırıyor  

Dijital baskı sektöründe ülkemizin yanında bulunduğumuz coğrafyanın lider teknoloji şirketleri arasında yer alan Lidya Grup, global markaları temsil eden, ciddi bilgi birikimi ve tecrübesi bulunan, güçlü insan kaynağı ve organizasyonel yapıya sahip ve güçlü finansman yapısı olan bir şirketler grubudur.  

Son bir yılı aşkın süredir içinde bulunduğumuz pandemi nedeniyle müşterilerini olabildiğince desteklediklerinin altını çizerek konuşmasını sürdüren Lidya Grup Başkanı Bekir Öz, şunları anlattı: 

“Bugüne kadar yüzlerce müşterimize 100 milyon TL’nin üzerinde proje finansmanı sağladık. Pandemi sırasında da, müşterilerimizi olabildiğince destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Örneğin, bu dönemde 48 aya varan cazip kampanyalar gerçekleştirdik. Lidya Grup açısından pandemi dönemini değerlendirecek olursak, finansal olarak güçlü olduğunuz için direncimiz yüksektir. Doğal olarak bizde etkilendik, ama az etkilendik ve daima yeni projeler geliştirdik ve geliştiriyoruz. Kısaca, güçlü finansman yapımız sayesinde, müşterilerimizi desteklerken, aynı zamanda pazar payımızı artırdığımızı söyleyebiliriz. Nitekim, sektörümüzde daralmayla birlikte etkinliğini azaltan firmalar olduğundan, firma olarak pazarı domine ediyoruz ve bu da pazar payımızın büyümesini sağlıyor” diye konuştu. 

Pandeminin yarattığı daralmaya da değinen Lidya Grup Başkanı Bekir Öz, işletmelere sermayelerine ve organizasyonlarına göre iş yapmaları tavsiyesinde bulunarak, herkesin ayağını yorganına göre uzatması gerektiğini sözlerine ekledi. 

Ürün gamına yeni makineleri eklemeye devam ediyor 

İş için gerekli olan teknoloji yatırımlarının çok fazla ertelenmediğini ve yapılması gerektiğini anlatan Lidya Grup Satış Direktörü Adem Öz, şunları söyledi:

“Biliyorsunuz, Türkiye genelinde 4 markayı temsil ediyoruz. 5 bölgede bölge ofisimiz var ve buralardan 23 ilimize doğrudan satış ve servis hizmeti veriyoruz. 23 ilimizin dışında kalan illerimizde de 17 adet bayimizle hizmet vermekteyiz. Dolayısı ile fuarda ülkemiz genelinden ziyaretçilerimizi standımızda ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Dijital baskı sektörümüzde, işin geliştirilmesinde ve farklılık yaratmada, son yeniliklere sahip makine parkurunun olması, işin olmazsa olmazları arasında bulunuyor. Bizler de, müşterilerimizin iş süreçlerine artı değerler katabilme noktasında, ürün gamımıza daima yeni makineleri ekliyoruz ve eklemeye devam edeceğiz. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinden itibaren endüstriyel baskı cihazları tarafında ciddi bir talep gerçekleşiyor ve talep bu yıl artarak devam ediyor. Bu yılın son çeyreği, son dönemlerde ertelenen işlerin de sonuçlanacağı heyecan verici bir dönem olacak. Firma olarak bizler, şartlar ne olursa olsun daima işimize pozitif bakarak, yeni fırsatlar oluşturarak, hedeflerimize ulaşmaya devam edeceğiz” dedi. 

Fuara, 4 markanın modelleri ile katılıyor 

Fuara temsil ettikleri 4 markanın modelleri katıldıklarını ifade eden Lidya Grup Geniş Format Satış Müdürü Mehmet Döner, şunları kaydetti: 

“Fuarda, Xerox markamızdan V4100, B9100, C9070 ve B8170 model makineleri, Epson markamızdan SC-S80610, SC,S40610, B6000, P10000 ve T5400 model makineleri, Efi markamızdan HS 1625 model makinesi, Sutec markamızdan SC3220, St6090, ST7590, TX3910 ve yeni lansmanı yapacağımız Sutec DTG (Ped baskı makinesi) sergilediğimiz modeller arasında yer alıyor. Biliyorsunuz bizim standlarımız, fuarların en yoğun standları arasında bulunuyor. Lidya Grup olarak 21 yıllık geçmişimizde büyüttüğümüz ticaretimizin yanı sıra, bir o kadar da dost ve yol arkadaşı biriktirdik. Sağolsunlar, bu fuarda müşterilerimiz ve dostlarımız bizi yalnız bırakmıyorlar. Tabi uzun zamandır yaşanan pandemi nedeniyle, stand hazırlıklarının en başından beri önlemler üzerinde düşünerek, planlamalarımızı yaptık. Standımızdaki makinelerin diziliminden oturma düzenine ve ikramlarımıza kadar pandemi önlemlerini gözeterek hazırlıklarımızı tamamladık. Standımızda, yurtiçi ve yurtdışından gelen konuklarımızı ağırlayacağız” şeklinde konuştu.  


DoubleTree by Hilton markası bünyesindeki en yeni otelini Ataşehir’de açıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Yeni Açılan DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Otel & Konferans Merkezi’nde Hem İş Ortamınızı Hem Kendinizi Yenilemeye Hazır Mısınız?

1955 yılından bu yana Türkiye’deki en uzun süreli konaklama hizmeti sunan otel zinciri Hilton, DoubleTree by Hilton markası bünyesindeki en yeni otelini Ataşehir’de açıyor. Ataşehir’in merkezi konumunda bulunan, altmış beşi executive, yirmi beşi süit olmak üzere toplam 316 odası bulunan ve Anadolu Yakası’nın en büyük konferans salonuna sahip, DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Otel & Konferans Merkezi’nde kendinizi ve iş ortamınızı yenilemeye hazır olun! 

DoubleTree by Hilton'un, İstanbul Ataşehir’deki yeni otel’i 1 Eylül itibarı ile kapılarını açtı. Ataşehir'in merkezinde yer alan 316 odalı otel, Hilton'un 18 markasından biri olan ve büyüyen DoubleTree by Hilton portföyüne en son eklenen oteldir.

Ataşehir’in en çok tercih edilen AVM’lerinden Brandium AVM’nin yanında ve bölgedeki diğer AVM’lerin de çok yakınında yer alan DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir, otelin lobi alanının, restoranının ve tüm odalarının yenilenmesiyle, Hilton standartlarında şık ve modern bir konsepte kavuştu. İş ve şehir oteli olmasının yanında SPA merkezi, açık ve kapalı havuz alanlarıyla misafirlere keyifli anlar yaşatırken, panoramik deniz veya şehir manzarası ile bütünleşen odalarındaki özel çalışma alanları rahat bir çalışma ortamı vaat ediyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’na 30 dakika mesafede olmasıyla da dikkat geçen DoubleTree by Hilton İstanbul  Ataşehir Otel & Konferans Merkezi’nin birbirinden lezzetli menüsü ile yenilenmiş ana restoranı Brasserie A la Turca ve Spica 15 Lobi Bar gün boyunca sosyal etkinliklere ev sahipliği yapabileceğiniz bir ortam sunuyor. 

DoubleTree by Hilton Istanbul Ataşehir Otel & Konferans Merkezi Genel Müdür’ü Cemal Hoşgül, ‘’İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yükselen değeri Ataşehir’de bu özel oteli açmaktan mutluluk duyuyoruz. Baştan sona yenilediğimiz genel alanlarımız, restoranımız ve lobi barımızla Anadolu Yakası’nın en büyük konferans salonuna sahibiz. Ataşehir’deki bu özel otelimizin Hilton standartlarında sunacağı hizmetlerle hem iş dünyasına hem de seyahat severlere yenilik getireceğine inanıyoruz.’’ dedi.

Anadolu Yakası’nın En Büyük Toplantı Olanakları

DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Otel & Konferans Merkezi, küçük samimi toplantılardan büyük kurumsal toplantılara, düğünlere ve sosyal etkinliklere kadar tüm ihtiyaçlarınızı karşılamak için İstanbul Anadolu Yakası'nın en büyük toplantı olanaklarına sahiptir. 15 toplantı salonunun yanı sıra biri Anadolu Yakası'nın en büyüğü olan 2 balo salonuna sahip olan otel, toplantı salonları ile tek seferde 30 ile 1700 arası misafir ağırlayabilmektedir. 14 ila 1584 m2 arasında değişen tüm toplantı salonları en yeni teknik ve ses ekipmanlarıyla donatılmıştır.

Hilton CleanStay ile EventReady

DoubleTree by Hilton Istanbul Ataşehir Otel & Konferans Merkezi, Hilton markasının bir parçası olarak, toplantı ve etkinlik alanlarında Hilton CleanStay güvencesiyle Hilton EventReady programını sunuyor. Temiz, esnek, güvenli ve sosyal sorumluluğa sahip etkinlik deneyimleri oluşturmak için tasarlanan Hilton EventReady, yeniden tasarlanmış etkinlik alanlarından yenilikçi teknoloji kaynaklarına ve ilham veren yiyecek ve içecek seçeneklerine kadar etkinlik planlama sürecinizin her adımı için özel olarak hazırlanmış çözümler sunar. 


Açılışa Özel Misafirlere 1.000 Hilton Honors Puanı Kazanma Fırsatı

Hilton’un ödül sahibi misafir sadakat programı Hilton Honors’ın bir parçası olan DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir’de misafirler, dünyadaki tüm diğer Hilton otellerinde olduğu gibi rezervasyonlarının neredeyse tümünü puanla ya da puan ve para kombinasyonu olarak seçim yapma imkanına sahip olacaklar. 13 Eylül 2021 - 13 Mart 2022 tarihleri arasında DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir’de konaklayan misafirler, gerçekleştirdikleri her konaklama başına ilave 1.000 puan kazanma fırsatı elde edecek. Misafirler, özel üye indirimi, ücretsiz standart Wi-Fi ve Hilton Honors cep telefonu uygulaması da dahil olmak üzere çeşitli fırsatlara da erişebilecekler. 

DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir hakkında ayrıntılı bilgi ve rezervasyon talepleri için https://www.hilton.com/en/hotels/istdadi-doubletree-istanbul-atasehir/adresini ziyaret edebilir veya +90-216-5707000 numaralı telefonu arayabilirsiniz. 

Üst sınıf segmentindeki otel, Türkiye'deki 25, dünyadaki 615 DoubleTree by Hilton tesisinin arasına katıldı. 


DoubleTree by Hilton Hakkında:

DoubleTree by Hilton, 49 ülkede 142.000’den fazla odaya sahip, 615’ten fazla otelden oluşan, hızla büyüyen küresel bir portföydür. DoubleTree by Hilton, 50 yılı aşkın bir süredir, dünya 

çapında iş ve tatil amaçlı seyahat edenler için misafirlerini özel sıcak DoubleTree çikolatalı kurabiyesiyle karşılamaktan yerel topluma hizmet etmeye kadar konfor sembolü olmaya devam etti. DoubleTree by Hilton benzersiz yiyecek ve içecek deneyimleri, son teknoloji spor salonları, toplantı ve etkinlik alanları dahil olmak üzere modern konaklama olanakları sunmaktadır. Doubletree.com adresinden veya sektör lideri Hilton Honors uygulaması aracılığıyla rezervasyon yaparak DoubleTree by Hilton’da özel bir konaklama deneyimi yaşayın. Doğrudan tercih edilen Hilton kanalları üzerinden rezervasyon yapan Hilton Honors üyeleri anında avantajlara erişebilir. Newsroom.hilton.com/doubletree adresinde marka hakkında daha fazla bilgi edinebilir ve DoubleTree by Hilton’u Facebook, Twitter ve Instagram’dan takip edebilirsiniz.