16 Aralık 2021 Perşembe

İstanbul’da Tarih, Doğa ve Mavinin İçinde Saklı Bir Cennet...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Sumahan on the Water Dünyanın En Prestijli Portföyünde

İstanbul’da Tarih, Doğa ve Mavinin İçinde Saklı Bir Cennet 

Çengelköy’deki tarihi suma fabrikasından butik otele dönüştürülen Sumahan on the Water, konuklarını İstanbul’un içinde huzurlu ve seçkin bir deneyime davet ediyor. Geçtiğimiz aylarda dünyanın en prestijli lüks oteller seçkilerinden The Leading Hotels of the World koleksiyonuna katılan otel, 19. yüzyıl endüstriyel tasarımını aile misafirperverliğiyle bir araya getiriyor.

İstanbul’un dokusunu koruyabilmiş nadir köşelerinden Çengelköy’de yer alan Sumahan on the Water, konuklarına boğazın kıyısında huzur dolu bir konaklama seçeneği sunmaya devam ediyor. 1800’lü yıllarda Osmanlı döneminin endüstriyel binalarından biri olan ve suma fabrikası olarak faaliyet gösteren mekan, özenli restorasyonu ile halen 13 odalı bir butik otel olarak işletiliyor. 5 kuşaktır aynı aileye ait binanın aslına uygun çağdaş mimari tasarımı 30 yıllık bir emeğin ürünü. Bu emek, geçtiğimiz aylarda otelin bağımsız lüks otel listesi olan The Leading Hotels of the World listesine katılmasıyla taçlandı.


Türkiye’den sadece 4, İstanbul’dan ise 2 otelin yer aldığı The Leading Hotels of the World koleksiyonu, 90 yıldır sıradışı seyahat deneyimlerini yüksek standartlarda sağlayan üyeleri bir araya getiriyor. Bu portföyde yer almaktan gurur duyduklarını ve Türkiye’nin nitelikli turist ağırlamak için bu gibi önemli fırsatları değerlendirmesi gerektiğini aktaran Sumahan on the Water kurucularından Nedret Butler, “Otelimiz eski bir suma (etil alkol) fabrikası, bina 5 nesildir aileme ait. Ben de eşim Mark Butler da mimarız, restorasyonunu birlikte yaptık. Şu anda kızlarımız Eren ve Yasha da 4. kuşak olarak otelde aktif görev alıyor, iç mimari, grafik tasarım ve dijital pazarlama konusunda çalışmaları sürüyor. Ailecek kendimizi bu tarihi yapıyı korumaya ve başkalarıyla paylaşarak çoğaltmaya adadık. Hem endüstri tarihi, hem kültür, hem de mimari açıdan bu yapıyı koruma altına almak ve günümüz şartlarına uygun bir şekilde ülkemiz turizmine armağan etmek çok önemli ve duygusal bir karardı. Otelimiz açıldığından beri geldiği nokta ve son olarak da The Leading Hotels of the World portföyünde yer almak emeklerimizin karşılığını bulduğunu gösteriyor. İstanbul ve Türkiye turizmine bu katkıyı sağlayabildiğimiz için onur duyuyorum. Tarihi ve kültürel mirası bu derece zengin coğrafyamızda benzer yatırımların, İstanbul’u ve ülkemizi Avrupa’nın kültür başkentleri gibi cazibe merkezi haline getireceğine yürekten inanıyorum” dedi.

13 odalı ve her odası Avrupa ve Asya’nın kesiştiği İstanbul Boğazı manzaralı otel, tüm detayları özenle ile yapılmış tarihi bir dönüşümün ender örneklerinden biri. Deniz kenarındaki samimi Waterfront Restaurant’ın yanı sıra Türk Hamamı, masaj ve fitness olanakları sunan Wellness Center'ı bulunan Sumahan on the Water, İstanbul kaosunda gizli huzur noktalarından biri olmaya devam ediyor.


Dahua ARC3000 Kablosuz Alarm Sistemleriyle Evler ve Ofisler Daima Güvende...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Dahua ARC3000 Kablosuz Alarm Sistemleriyle Evler ve Ofisler Daima Güvende

Markanın ARC3000 serisi kablosuz alarm sistemleri gelişmiş bağlantı seçenekleri, video uygulama üzerinden görüntü aktarma becerisi, hayvan tanıma yeteneği gibi pek çok özelliği sayesinde kullanıcılar nerede olurlarsa olsunlar, güvende olduklarını bilmenin huzurunu yaşıyorlar  

Dünyanın önde gelen video merkezli IoT çözümleri sağlayıcılarından Dahua Technology, gelişmiş kablosuz alarm sistemleriyle kullanıcıların evlerini ve ofislerini 7 gün 24 saat kesintisiz biçimde koruyor. Evcil hayvan tanıma, acil durum çağrıları, uygulama üzerinden ilgili alanı izleme gibi pek çok özellik üstün kullanım kolaylığı sunuyor.

Gözünüz Arkada Kalmasın

Dahua’nın kablosuz alarm sistemleri büyük oranda konut ve ofis sahipleri tarafından tercih ediliyor. Bu bilgi ışığında firma da ilgili ürünlerinde bu kullanıcıların ihtiyaç duyabileceği pek çok özelliğe yer veriyor.

ARC3000 serisi kablosuz alarm sisteminin çekirdeğini yenilenmiş Hub cihazı oluşturuyor. Hub 6 adede kadar siren, 64 adede kadar anahtarlık ve 150 adede kadar dedektör bağlantısını destekleyebiliyor. Bu sayede kullanıcılar ihtiyaç duydukları kadar manyetik kontak ve PIR dedektörü kullanmalarına olanak veriyor. Ayrıca bu konfigürasyona duman dedektörü ve taşkın dedektörü gibi ek alıcılar da eklenebiliyor.

Alarm sisteminin temel bileşenlerinden biri olan PIR dedektörü, mobil uygulama üzerinden uzaktan yapılandırılabiliyor. 18kg’a kadar olan evcil hayvanları tanıyarak yanlış alarmların önüne geçiyor. Ethernet bağlantısı yanında Wi-Fi ve 2G/ 3G/4G bağlantısı ve çift SIM kart desteği olan sistem, alarm durumunda önceden belirlenmiş 5 adet numarayı arayabiliyor veya bu numaralara mesaj atabiliyor. Son olarak, kullanıcılar arzu ederlerse sisteme eklenecek kameralar aracılığıyla mobil uygulama üzerinden koruma altındaki bölgeyi görüntüleyebiliyor, gerektiğinde alarm sistemini devre dışı bırakıp devreye alabiliyorlar.

Dışarıdan Müdahalelere Karşı Korumalı

Dahua kablosuz alarm sistemi, kurulduğu mekânı koruduğu gibi çalışırken kendini de korumaya alıyor. Sistemi oluşturan Hub, PIR dedektörler, manyetik kontaklar ve uzaktan kumanda frekans atlamalı iki yönlü iletişim ve AES128 şifreleme algoritması sayesinde dışarıdan müdahalelere karşı korumaya sahip. Bu sayede kötü niyetli kişilerin parazit yaratarak alarm sistemini uzaktan devre dışı bırakmalarının önüne geçilmiş oluyor.

Dahua kablosuz alarm sistemleri ve diğer Dahua çözümleri hakkında bilgi edinmek için dahuasecurity.com/ceen adresini ziyaret edebilirsiniz.


Dahua Hakkında

Zhejiang Dahua Technology Co., Ltd. (Dahua Technology) dünya lideri bir video merkezli IoT çözümleri ve hizmetleri sağlayıcısıdır. Dahua Technology, teknolojik yeniliklere dayalı olarak şehir operasyonları, kurumsal yönetim ve son kullanıcılar için  değer yaratan uçtan uca güvenlik çözümleri, sistemleri ve hizmetleri sunmaktadır.

Yarısından fazlası AR-GE alanında görev alan 16,000’den fazla çalışanı ile Dahua, 180 farklı ülke ve bölgede hizmet vermektedir. 2002 yılında kendi kaynaklarıyla dünyanın ilk 8 kanal entegre DVR cihazını geliştiren Dahua, o tarihten beri kendini yeni teknolojiler geliştirmeye adamıştır. Bu doğrultuda AR-GE yatırımlarını sürekli olarak artıran Dahua, yıllık satış gelirlerinin %10’unu AR-GE çalışmaları için ayırmaktadır. Şirket, video IoT teknolojileri çerçevesinde ortaya çıkan fırsatları keşfetmeye devam etmekte ve hâlihazırda güvenlik taraması, yapay görme, video konferans sistemleri, profesyonel insansız hava araçları, akıllı yangın güvenliği sistemleri, otomobil teknolojileri, akıllı depolama, robotik gibi alanlarda yerleşik faaliyetleri bulunmaktadır.




 Resmî İnternet Sitesi:

https://www.dahuasecurity.com/ceen

e-Defter’de geri sayım başladı ...

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR 



Yeni yılda e-Defter’e geçecek mükellefler için sayılı günler kaldı 

On binlerce işletme, 1 Ocak 2022 tarihinde e-Defter uygulamasına geçmeye hazırlanıyor. 2020 hesap döneminde cirosu 5 milyon TL’yi geçen firmalar, 2021 yılının Temmuz ayında e-Fatura uygulamasına geçti ve bu firmalar 1 Ocak 2022 itibariyle e-Defter kullanmaya başlıyor. 

Bunun yanında, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile sözleşme imzalayan, bilanço esasına göre defter tutan veya defter tutacak sağlık hizmeti sağlayıcıları ile medikal malzeme ve ilaç, etken madde temin eden tüm mükellefler (Hastane, tıp merkezleri, dal merkezleri, diyaliz merkezleri, Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri, laboratuvarlar, eczaneler, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçileri, optisyenlik müesseseleri, işitme merkezi, kaplıcalar, ecza depoları, beşeri tıbbi ürün sunan ve/veya üreten özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri) bu yılın Temmuz ayında (Temmuz 2021) e-Fatura uygulamasına geçtiler ve ciroları 5 milyon TL’nin altında kalsa dahi, yeni yıl ile birlikte e-Defter uygulamasına geçiyorlar. Yine, 2021 yılında bağımsız denetime tabi olan firmalar, ciroları ne olursa olsun, yeni yılda e-Defter uygulamasına geçecek firmalar arasında yer alıyor. 

Özel Tüketim Vergisi I sayılı listedekileri (EPDK Lisanslı Şirketler) imal, ithal edenler (bayilik lisansı dahil), Özel Tüketim Vergisi III sayılı listedekileri (Motorlu Taşıtlar) imal, ithal edenler, aracı hizmet sağlayıcıları, internet reklamcılığı hizmet aracıları, internet ortamında reklam yayınlayanlar komisyoncu ya da tüccar olarak sebze meyve ticaretiyle iştigal edenlerden yıl içerisinde e-Fatura’ya geçmiş olanlar, yeni yılda e-Defter uygulamasına geçecekler.


Mükellef işletmeler, e-Defter’e nasıl geçiyor?

e-Defter tanım olarak, işletmelerin daha önce kağıt ortamda düzenledikleri yevmiye ve kebir defterlerinin, elektronik ortamda “e-Defter” olarak düzenlenmiş halidir. Elektronik ortamda hazırlanan e-Defter uygulamasında, oluşturulan tek sayfa halinde şifrelenmiş firma bilgilerinin olduğu beratlar, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)’e gönderiliyor. Aynı zamanda, elektronik  ortamda oluşturulan e-Defter’ler, elektronik ortamda saklanıyor. 

e-Defter uygulamasına geçecek bir şahıs firması ise e-imza;limited veya anonim şirket ise mali mühür alması gerekiyor. Mükellef firmalar, bilgisayarlarında e-imza veya mali mühür takılı iken, önce GİB tarafında e-Defter başvurusunu yapıyor. Mükellefler GİB’de e-Defter başvurusunu tamamladıktan sonra, lider özel entegratör Uyumsoft ile e-Defter aktivasyonunu gerçekleştiriyor. Burada mükellefin kullandığı yazılım ile e-Uyum arasında entegrasyon sağlanıyor ve firma e-Defter kullanımına hazır hale geliyor. Nitekim mükellefler, kullandıkları muhasebe programı ile e-Uyum entegrasyonu sağlanırken ek bir modül satın almadığı için ilave bir maliyet de bulunmuyor. Sadece kullandıkları defter sayfasına göre, özel entegratör tarafında bir maliyet oluşuyor.  

e-Defter sürecinde uyumYEDEK desteği 

e-Defter sürecinde uyumYEDEK mükelleflere büyük kolaylık sağlıyor. uyumYEDEK oluşturulan e-Defter’in birincil kopyasını saklıyor ve ikincil saklanmanın GİB’e otomatik gönderimini sağlıyor. Özellikle günümüzde, mali müşavirlerin büyük bölümünün birden fazla e-Defter kullanan firması bulunuyor. uyumYEDEK kullanan mali müşavirler, tek bir platform üzerinden hizmet verdikleri müşterilerinin e-Defter süreçlerini kolay bir şekilde yönetebiliyorlar. Mali müşavirler uyumYEDEK’te sadece e-Defter’lerini değil, tüm ticari belgelerini de yedekleyebiliyorlar. Tüm belge ve verileri güvenli bir şekilde yedekleyebilen ve her yerden erişilebilir kılan bulut tabanlı bir veri depolama çözümü uyumYEDEK sayesinde bilgisayarlarda bulunan iş dosyaları tek bir platformda toplanıyor, yedekleme süreçlerinde operasyonel yönetim kolaylığı sağlanıyor.

e-Defter oluşturma ve gönderim sürecinde destek ihtiyacı olan firma ve mali müşavirler ise, U Uyumsoft e-Defter VIP hizmetinden yararlanıyor. Mükellef firmanın mali müşaviri veya muhasebecisi kullandığı muhasebe programında defter kayıtlarını oluşturuyor ve ardından Uyumsoft’un dijital dönüşüm uzmanı firmaya bağlanarak oluşturulan defter kayıtlarını e-Defter’e dönüştürüyor, beratını GİB’e gönderme sürecinde destek vermektedir. 

14 Aralık 2021 Salı

2022 yılında turizm sektöründe büyük bir hareketlilik bekleniyor.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




2022'DE ANTALYA'YI DAHA YOĞUN BİR SEZON BEKLİYOR!

Pandemi ile geçen 2 yaz sezonunun ardından 2022 yılında turizm sektöründe büyük bir hareketlilik bekleniyor. Dolayısıyla Antalya ülkemizde bu hareketliliğin en fazla yaşanacağı şehir olacak. Antalya’nın oluşacak talepleri karşılayabilmesi için çalışmalar başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Valisi Ersin Yazıcı ile birlikte 2022 turizm sezonuna yönelik beklenen yoğunluğa hazırlık için turizm sektörü paydaşlarının katılımıyla koordinasyon toplantısı yaptı. Tüm dünyanın uzun süredir pandemi süreciyle karşı karşıya olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Turizmde bundan en çok etkilenen sektörlerden biri ama her şeye rağmen 2021 sezonu özellikle Antalya bölgesi için yoğun geçti. Bu açıdan sevinçliyiz ama sonuçta pandemi süreci tüm dünyada olduğu ülkemizde de devam ediyor. 2022'de Antalya'yı daha yoğun bir sezon bekliyor ve gerekli koordinasyon toplantılarına başladık" dedi.

“2022 YILINDA 2019’A YAKIN BİR PERFORMANSI SERGİLEYECEĞİZ”

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, 2022 yılında, 2019 rakamlarına ulaşılabileceği düşüncesinde. Bağlıkaya, “İç turizmde 2019 rakamlarını bekliyoruz. Yurt dışından gelen turistin de 2019 rakamlarına yaklaşacağını ümit ediyorum. biz 2022 yılında 2019’a yakın bir performansı sergileyeceğiz diye düşünüyorum. Yurt dışındaki muadil kuruluşlarla yaptığımız görüşmelerde de akan rezervasyonlarda da gördüğümüz bu.” dedi.

SEKTÖR PROFESYONELLERİ ANFAŞ’TA BULUŞUYOR

Turizm sektörü yoğun geçecek 2022 yılı için hareketlilik oldukça arttı. Özellikle rakamların 2019 yılını yakalaması beklenirken, bu  durum oldukça yoğun bir ihtiyaç tablosu yaratıyor. Turizm sektörünün tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği Türkiye’nin en büyük HORECA fuarı için geri sayım başladı. 18 – 21 Ocak tarihleri arasında Anfaş Fuar Merkezi’nde eş zamanlı gerçekleşecek olan 32. Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı ve 28. Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı turizm sektörünün tüm profesyonellerinin çözüm noktası olacak.


Lidya Grup, FESPA Eurasia 2021’de son teknoloji dijital baskı makinelerini sergiledi ..

 


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Lidya Grup, FESPA Eurasia 2021’de son teknoloji dijital baskı makinelerini sergiledi 

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, 2 - 5 Aralık 2021 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi İFM’de düzenlenen FESPA Eurasia 2021 İstanbul Fuarı’nda son teknoloji dijital baskı makinelerini sergiledi.  

Teknolojisiyle dijital baskı sektörünün dünya devleri arasında yer alan Xerox, Epson, Efi ve kendi markası Sutec makinelerini ülkemizde temsil eden Lidya Grup, fuarın buluşma noktası oldu. Fuarda, Hall-10 C40 nolu standında Xerox, Epson, Efi ve Sutec markalarından sergilediği makineler ile adeta teknoloji şovu yaptı. Örneğin, fuarda ilk kez tanıttığı Sutec ‘Şeker Baskı’ tabir edilen DTF (doğrudan kumaşa baskı) makinesi gibi markalardaki yenilikleri ve mevcut modellerin tanıtımını gerçekleştirdi. Yurtiçi ve yurtdışından ziyaretçilerini ağırladı.  

Tedarik zincirindeki sıkıntıları önceden görerek, stoklarını yükseltti

Global pazarlardaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şunları anlattı: 

“Kur oynaklığı her iki yönde çok yüksek ve TL’nin son iki ayda dolar ve avro karşısında %40’a varan değer kaybı bulunuyor. Bu sorunun iki yönü var; birincisi maliyetlerin artması, ikincisi tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılar. İkincisi, global bir sorun ve kısa zamanda çözüleceğini düşünmüyoruz. Yılın ilk çeyreğinde, gelecekte tedarikte sorun olabileceğini öngörerek, Eylül öncesinde stoklarımızı yükselttik. Global tedarik zincirinde Çin’den tedarikte ayrı bir sıkıntı var. Hem navlun fiyatları arttı, hem de konteyner ve gemi bulmakta ciddi sıkıntılar da yaşanıyor. Kısaca, bunları önceden görerek siparişlerimizi önceden verdik ve tedarik zincirindeki gecikmeleri minimize ettik. Maliyetler arttığı için yatırımlarını öteleyen müşterilerimiz var, ama makinede ve malzemede önceden tedarikli olarak aynı şartlarda siparişleri yerine getirmeye devam ediyoruz. Finansman yönetiminde dikkatli davranıyoruz ama koşullarımızda bir değişiklik yapmadık” dedi. 

Dijital baskı sektörünün star makinelerini sergiledi 

Katıldıkları tüm fuarlarda standın teknoloji şölenine dönüştüğünün altını çizen Lidya Grup Başkanı Bekir Öz, konuşmasına söyle devam etti: 

“Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasındaki yeniliklerin sergilendiği FESPA Eurasia fuarına geniş bir katılım gerçekleşti. Her platformda belirttiğim gibi iş dünyası olarak bizler, işimizi ve pazarı hareketlendirmek için elimizdeki kaynakları en iyi şekilde yönetmeye devam ediyoruz. Fuarda, dijital baskı sektörünün star makinelerini herkesin görebilmesi ve deneyimlemesi için standımızda sergiledik. Kobilerden sanayiye, reklam sektöründen matbaalara kadar tüm sektörlere hizmet verecek geniş bir ürün yelpazesine sahibiz.” diye konuştu. 

Müşterilerine 100 milyon TL proje finansmanı sağladı  

Ülkemizde ve sektöründe proje finansmanı sağlayan ilk kurumlardan biri olduklarını belirten  Lidya Grup Başkanı Bekir Öz, şunları kaydetti: 

“Müşterilerimizi iş ortağımız olarak görüyoruz ve bugüne kadar onlarca müşterimize 100 milyon TL’nin üzerinde proje finansmanı sağladık, müşterilerimizi olabildiğince destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Şirket olarak, global markaları temsil eden, ciddi bilgi birikimi ve tecrübesi bulunan, güçlü insan kaynağı ve organizasyonel yapıya sahip ve güçlü finansman yapısı olan bir grubuz. Güçlü finansman yapımız sayesinde, daima müşterilerimizi desteklerken, aynı zamanda pazar payımızı artırdığımızı söyleyebiliriz. Firmamız açısından içinde bulunduğumuz dönemi değerlendirecek olursak, finansal olarak güçlü olduğunuz için direncimiz yüksek. 2022 yılının, 2021 yılından çok daha yoğun bir yıl olacağını gözlemliyoruz.” dedi. 

Markalara yeni makineleri ekliyoruz 

İş dünyasının gerekli olan teknoloji yatırımlarını çok fazla ertelemeden yapmakta olduğunu ifade eden Lidya Grup Satış Direktörü Adem Öz, şunları anlattı: 

“Ülkemiz genelinde 4 markayı temsil ediyoruz. 5 bölgede bölge ofisimiz var ve buralardan 23 ilimize doğrudan satış ve servis hizmeti veriyoruz. 23 ilimizin dışında kalan illerimizde 17  bayimizle hizmet sunuyoruz. Call Center ekibimiz ile ülke geneline kesintisiz ve yüksek müşteri memnuniyeti ile hizmet götürmeyi sürdürüyoruz. Katıldığımız fuarlarda, ülkemiz genelinden ve yurtdışından ziyaretçileri standımızda ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Dijital baskı sektöründe, işin geliştirilmesinde ve farklılık yaratmada, son yeniliklere sahip makine parkurunun olması işin olmazsa olmazları arasında bulunuyor. Bizler de, müşterilerimizin iş süreçlerine artı değerler katabilme noktasında, ürün gamımıza daima yeni makineleri ekliyoruz ve eklemeye devam edeceğiz. Endüstriyel baskı cihazları tarafında ciddi bir talep gerçekleşiyor ve talep artarak devam edecektir. 2022 yılının, ertelenen işlerin sonuçlanacağı heyecan verici bir yıl olacağını söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu. 


Turquality İş Modeli Başarı Ödülü Progroup’un oldu...


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Turquality İş Modeli Başarı Ödülü Progroup’un oldu

Türk markalarının yurtdışında global marka olmalarına liderlik eden Progroup, “Turquailty İş Modeli Başarı Ödülü”nün sahibi oldu. Ödülü, Progroup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam aldı.

20 yıldır Turquality alanında faaliyet gösteren Progroup, bugüne kadar 51 firmaya yaklaşık 500 milyon TL’nin üzerinde hibe Turquality desteği aldırırken, Turquality sürecini yönettiği bu firmaların global pazarlarda büyümesinin ekonomiye katkısının minumum 5.5 - 6 milyar TL’yi geçmesine öncülük etti.  

Turquality İş Modeli Başarı Ödülü’nü almaktan duydukları gururu ve mutluluğu anlatan Progroup Uluslararası Danışmanlık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam, şunları söyledi:

“Ülkemizin devlet destekli ilk marka programı olan Turquality, işletmelerde bütçe yönetiminde stratejik planlamaya, marka yönetiminde satış pazarlamaya, dijitalleşmeden tedarik zincirinin yönetilmesine kadar uçtan uca tüm konuları kapsıyor. Progroup olarak, 20 yıldır Turquality ve yönetim danışmanlığı alanlarında, Türk markalarımızın dünyaya açılmasına rehberlik ediyoruz. 20’yi aşkın profesyonel danışman kadromuz ve 120’nin üzerindeki eğitmenimiz ile müşterilerimize entegre çözümler üretiyoruz. Alanında uzman ekibimiz ve yüzlerce firmaya verdiğimiz hizmetimizle, bugüne kadar elde ettiğimiz tecrübeler toplamı ve yaşam miktarının 200 yılı geçtiğini söyleyebilirim. Turquality yönetim danışmanlığı alanında aldığımız ödüllere bir yenisini daha eklemiş olmanın, ekip olarak haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

19. Yılın Starları Ödülleri sahiplerini buldu

Ekovitrin Medya Grubu tarafından, 8 Aralık tarihinde, Vadistanbul Radisson Blu Hotel’de düzenlenen törende, 19. Yılın Starları Ödülleri sahiplerini buldu.


1-Siyaset Onur Ödülü – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Köksal TOPTAN


2-Milli Savunma Sanayii Üstün Başarı Ödülü- Milli Savunma Sanayii Başkanı Prof.Dr. İsmail DEMİR


3-İletişim Başarı Ödülü – T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof.Dr. Fahrettin ALTUN


4-Yılın En İyi Bankası – Halkbank


5-Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi – Opet Kadın Gücü Projesi


6-Yılın Üniversitesi – İstanbul Aydın Üniversitesi


7-Yılın Sanatçısı – Kerem ALIŞIK


8-Avrupa’da Yılın İşadamı – GASI GMBH Yönetim Kurulu Başkanı Zeydan ÖNCÜ


9-Avrupa’da Yılın Katılım Bankası – KT Bank AG


10-Türkiye’nin Global Markası – İGA İstanbul Havalimanı


11-Yılın İlçe Belediye Başkanı – Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi TÜRKMEN


12-Yılın Diplomatı – Kazakistan Ankara Büyükelçisi Abzal SAPARBEKULY


13-Yenilenebilir Temiz Enerji Yatırımı ve Çevreye Saygı Ödülü – Sanko Enerji


14-İnşaat ve Konut Sektöründe Yılın Markası – Artaş İnşaat


15-Gayrimenkul Sektöründe Yılın İş Adamı – BEYTTÜRK Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Uğurcan BARMAN


16-Turquality İş Modeli Başarı Ödülü – PROGROUP Uluslararası Danışmanlık


17-Yılın Genç Girişimcisi – Gönül Kahvesi Ceo’su Kemal YARDIMCI


18-Orta Asya’da Bankacılık Onur Ödülü – Avni DEMİRCİ


19-Yılın Sağlık Kurumu – AVICENNA Hastaneler Grubu


20-Yılın İnovatif Tasarım Markası Ödülü – Giovane Gentile


21-Balıkçılık Sektörü Onur Ödülü- Kenan BALCI 


10 Aralık 2021 Cuma

Diz eklemlerini korumanın 5 altın kuralı nedir...

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Diz eklem kıkırdak problemlerine, en fazla bayanlarda rastlanıyor. Özellikle, dizlerinin üzerinde yer silme ya da çömelerek iş yapma sonucu diz eklem kıkırdakları harap olmaktadır, yine bayanlarda yüksek topuklu ayakkabı giymeye bağlı olarak diz eklemine binen yük daha fazla artmaktadır. 

Diz eklemlerini korumanın 5 altın kuralı nedir

Yürümede, merdiven inip çıkmada, oturup kalkmada en çok yük binen eklemimiz dizlerimizdir. Diz eklemi, uyluk kemiği, kaval kemiği ve diz kapağı kemiğinden oluşur. Bu üç kemik birbirine, bağlar, fasyalar ve kaslarlarla bağlıdır. Kemiklerin ekleme katılan yüzlerinde kıkırdaklar ve uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında menisküs denilen yastıkçıklar bulunmaktadır. Menisküslerin görevi, dize binen yükün dengeli dağılımını sağlamak ve bir nevi amortisör görevi görmektir. 


Diz eklemlerinde ortaya çıkan ağrıların nedenleri hakkında bilgiler veren Therapy Sport Center Fizik Tedavi Uzmanı Fizyoterapist Leyla Altıntaş, şunları söyledi: 

“Aşırı hareket ya da hareketsizlik, fazla kilo, giydiğimiz ayakkabılar, travmaya maruz kalma gibi birçok nedene bağlı olarak zaman içerisinde diz ekleminde ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrıların en çok bilineni, ön diz ağrısıdır. Eklemdeki kıkırdak yüzeylerinin yıpranmasına bağlı olarak, özellikle yokuş aşağı ya da yokuş yukarı yürümede, merdiven inip çıkmada, yere çömelmede ağrı ve krepitasyon dediğimiz sürtünme sesleri ortaya çıkmaktadır. Hastalığın başlarında, ağrı hafif düzeydeyken problem ilerledikçe ağrının şiddeti de artar. Menisküs ve bağ yaralanmaları daha çok sporcularda görülürken, kıkırdak problemlerine en fazla bayanlarda rastlamaktayız. Özellikle, dizlerinin üzerinde yer silme ya da çömelerek iş yapma sonucu diz eklem kıkırdakları harap olmaktadır, yine bayanlarda yüksek topuklu ayakkabı giymeye bağlı olarak diz eklemine binen yük daha fazla artmaktadır. Bunun sonucunda da, kıkırdaklar zaman içerisinde incelir ve kemik yüzeyler birbirine sürtünmeye başlar. Ağrı, bu şekilde ortaya çıkar.” dedi. 

Uzman  Fizyoterapist Leyla Altıntaş, alınacak bazı basit önlemler ve yapılacak egzersizle ile eklem kıkırdaklarının korunarak ağrıların yaşanmayacağını kaydederek, diz eklemlerini korumanın 5 temel kuralını anlattı: 


1-Dize binen yükü azaltmalıyız, bunun için mümkün olduğunca fazla kilolarımızdan kurtulmalıyız ve ağır yükler taşımamalıyız. 

2-Özellikle bayanlar için çok yüksek topuklu ya da babet tarzı ayakkabılar tercih etmemelidir, onun yerine 2 cm dolgu topuklu ayakkabılar tercih etmeliyiz. 

3-Çok fazla merdiven inip çıkmamalıyız, unutmayalım ki herşeyin fazlası zararlıdır. 

4-Uzun süreli çömelme pozisyonunda yapılan işlerden uzak durmalıyız ve temizlik esnasında dizlerimizin üzerinde durmamalıyız. 

5-Diz çevresindeki kasları ne kadar kuvvetli tutarsak, ekleme binen yükü o kadar azaltırız.  Düzenli olarak yapacağımız basit egzersizler ile bu kasları güçlendirebiliriz. Bu egzersizlerden bazıları şunlardır: 

**Dizleriniz düz uzatılmış pozisyonda otururken, dizinizin altına rulo yapılmış bir havluyu koyunuz ve dizinizi aşağı doğru bastırarak, havluyu ezin, 5’e kadar sayıp tutun ve bırakın sonrasında 5 sn dinlenin. 

**Dizleriniz düz uzatılmış pozisyonda otururken, dizlerinizin arasına bir yastık koyunuz ve bacaklarınızı birbirine doğru yaklaştırarak, yastığı sıkıştırın 5’e kadar sayıp tutun ve bırakın 5 sn dinlenin. 

**Dizleriniz düz uzatılmış pozisyonda sırt üstü yatarken, tek tek bacaklarınızı yerden 1 karış olacak kadar yukarı kaldırınız, 5’e kadar sayın ve tekrar yere indirin, sonra diğer bacakta aynı hareketi tekrarlayın.

Bu basit egzersizleri, 10’ar tekrar olarak günde 2 kere yapmanız, kaslarınızın gücünü korumasında yardımcı olacaktır.