15 Şubat 2022 Salı

Kolektif “Yansıma” projesi Shirin Abendinirad ile 1 Mart’ta başlayacak..

 


HABER-TALİN ŞİRİNPINAR







Kolektif “Yansıma” projesi Trabzon Kızlar Manastırı’nda ünlü sanatçı Shirin Abendinirad ile 1 Mart’ta başlayacak

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) İstanbul Şubesi bünyesindeki Mina’nın Çocukları Projesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde tüm dünyaya Trabzon’da renovasyonu yeni tamamlanmış olan Kızlar Manastırı’ndan güncel sanat ile mesaj verecek. 1 – 11 Mart tarihleri arasında ziyarete açık olacak sergi Kızlar Manastırı’nda dünyaca ünlü İran asıllı Amerikalı sanatçı Shirin Abedinirad “Mina’nın Çocukları” projesinin sesi olacak. 

Mina’nın Çocukları, yaşamın her alanında disiplinlerarası kurguladığı projelerini sanat ile zenginleştirerek daha geniş kitlelere yaymak ve kız öğrencilerini çağdaş sanatla buluşturmak üzere projelere imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda Eylül ayında 11 tanınmış sanatçının resim, heykel, enstalasyon, video eserleri yer aldığı “Kolektif Hafıza” isimli sergisini Bodrum’da izleyiciler ile buluşturmuştu. Ardından Türkiye’nin ve bölgenin önde gelen çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul’da “Kolektif Hafıza” seçkisinden bu proje için özel üretilmiş bir eser sergilenmişti. Mina’nın Çocukları Ayça Okay küratörlüğünde serinin devamı niteliğindeki Kolektif “Yansıma” ile güncel sanatın gücüyle Trabzon Kızlar Manastırı’nda sanatla tüm dünyaya sesini duyuracak.



1-11 Mart’ta Trabzon’dan dünyaya anlamlı mesaj

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin gündemimizin üst sıralarında yer aldığı bu günlerde, insani değerlere ve kadının toplumdaki önemine mekana özgü üreteceği yapıtlarla dikkat çekmeyi hedefleyen projede; dünyaca ünlü sanatçı Shirin Abedinirad’ın yapıtları kadın birliği ile kurulmuş ve kadın dayanışması ile kolektif iyilik hareketi olarak ortaya çıkmış olan Mina’nın Çocukları projesine eklemlenecek. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne de denk gelen zaman diliminde hayata geçirilen Kolektif “Yansıma”da Mina’nın Çocukları proje yöneticilerinin de katılımı ile 13.YY’da kız öğrencilerin yaşam ve üretim alanı olarak korunma misyonu ile inşa edilmiş Trabzon Kızlar Manastırı’ndan global bir mesaj verilecek. Serginin yanı sıra güncel meselelerin çok değerli konukların katılımı ile bir dizi söyleşi yapılması ve izleyicinin de interaktif şekilde parçası olması kurgulanıyor.

1986 yılında Tebriz’de dünyaya gelen multidisipliner kavramsal sanatçı Shirin Abedinirad, güncel üretimlerine yaşadığı ABD’nin Michigan eyaletinde devam etmekte. Türkiye’yi birçok kez ziyaret eden sanatçı, Kolektif “Yansıma” projesi ile şu açıklamalarda bulundu: “Kızlar Manastırı kadınların bir şeyler ürettiği ve geçimini sağladığı çok özel bir mekan. Mina'nın Çocukları projesi de Türkiye Üniversiteli Kadınlar Derneği'ne destek veren üretken 11 kadın tarafından kurulmuş. Tıpkı Manastırın kuruluş amacı gibi bu projede kadınları güçlendirmek için çalışmalarına devam ediyor. Bu projede eserlerimle kadınları cesaretlendirmek ve onlara kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için aynadaki yansımalarına bakmalarının yeterli olduğunu eser yerleştirmelerimle anlatmaya çalışıyorum. Özellikle erkek egemen toplumlarda, üretken, gökyüzü gibi aydınlık kadınlara umutsuzluğa kapıldıklarında gökyüzüne bakmalarına ve yaptıklarını yapmaya devam etmeleri için bir mesaj veriyorum. Bence burada önemli olan cesaret. Çünkü kadınlar saf enerjilerini, saf benliklerini, potansiyellerini ortaya çıkartabilirlerse güçlenerek yollarına devam edebilirler. Bu yüzden bu projeye dahil olmak ve kadınların kaldığı, ürettiği ve yaşadığı tarihi bir manastırda çalışmanın çok heyecan verici buluyorum. Yapım uygulamam Manastır ile mükemmel bir şekilde eşleşti çünkü mekan da yıllar süren tadilattan sonra saf bir güzelliğe sahip. Manastırın yaşanmışlığı her bir taşında hissediliyor. Umarım bu proje ile Mina’nın Çocukları’nın sesini duyurmaları için aracı olurum ve dünyanın farklı coğrafyalarında sesleri yankılanır.”


Projenin küratörü Ayça Okay da Kolektif “Yansıma” ile ilgili düşüncelerini: “Mina’nın Çocukları, kolektif hafızayı yapılandırarak anıları iyiliğe dönüştürüp, geleceğe aktarma misyonuyla düzenlediği sergi serisinin ikincisi niteliğindeki Kolektif “Yansıma” için altı aylık bir küratöryel süreç hazırlığı yaptı. Bu özel projenin devamında da yer almanın mutluluk ve gururu ile söylemek isterim ki dünya çapında bienallere katılmış sanat yapıtı ve mekan ilişkisinin gücünü gözler önüne seren Shirin Abedinirad’ın projede yer alması heyecan verici. Üretim pratiğinde kırılgan ve hassas ancak bir araya geldikçe güçlü bir yapıya dönüşen aynaları tarihi Kızlar Manastırı’nda üretkenlik ve birlik mesajları vermek üzere mekan ile yeniden yorumlama, canlandırma ya da yeni bir kimlik kazandırmaya yönelik yaklaşımla izleyiciye sunuyor. Küratöryel süreçte tarihi mekanda deneyimlediğimiz raslantısallık ise projeyi içselleştirmemiz adına büyük bir etken oldu.” sözleri ile dile getirdi. 


 

Editöre Notlar

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) 19 Aralık 1949 yılında Ankara’da, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve öncü üniversite mezunları Süreyya Ağaoğlu, Sara Akdik, Şevket Fazıla Giz, Pakize Tarzi gibi birbirinden değerli eğitimli ve çağdaş kadınlar tarafından temelleri atılan Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, bugün Türkiye genelinde 26 farklı şubesi olan, ülkemizin en köklü kadın kuruluşlarından biridir. TÜKD İstanbul Şubesi, üniversite öğrencisi genç kadınların, yarının eğitimli, başarılı ve topluma faydalı bireyleri olabilmeleri için alanında uzman kişilerden eğitimler almalarını, dernek bünyesinde gönüllü eğitmenler tarafından verilen İngilizce ve Fransızca dil derslerinin yanı sıra opera, bale, tiyatro, müze ve çeşitli sergilere katılarak bütünsel bir gelişim göstermeleri adına onların karar mekanizmalarında eşit temsil, ekonomik bağımsızlık, nitelikli ve donanımlı genç kadınlar olarak yaşam alanlarının her noktasında kendilerini var edebilmelerinin yanı sıra İstanbul Şubesi çatısı altında yürütülen sosyal sorumluluk projelerinde üniversite öğrencilerinin gönüllü çalışmalarını sağlayarak sosyal sorumluluk bilinçlerinin de gelişmesine katkı sunmaktadır. 


Mina’nın Çocukları Projesi


Mina’nın çocukları projesi 11 Mart 2018’de genç iş insanı Mina Başaran ve arkadaşlarının aramızdan ayrılışından sonra adını yaşatmak adına TÜKD İstanbul Şubesi ile yaşam yolunda destek olduğumuz 11 genç kız üniversite öğrencinin Beril Başaran’a hediyesi olarak Ekim 2018 yılında başlayan kapsamlı bir sosyal sorumluluk projesidir. Temelinde Mina Başaran bursunda yer alan genç kızlara yetkinlik kazandırarak, merak ve hayatsal görüşlerin tohumların atıldığı 10-14 yaş aralığında ihtiyaç sahibi çocukların geleceğin güçlü, örnek bireyler olabilmesi için ışık tutmayı amaçlıyor. Beril Başaran “Bilim ve sanatın bir arada yol almasının önünü açmak ve fayda sağlamak amacıyla yolumuza devam ediyoruz” sözleriyle de projenin geleceği ile ilgili de hedeflerini çizmiş oldu. Kolektif Hafıza Sergisi ile önümüzdeki dönemde desteklenmek üzere sanat öğrencilerine de eğitim dönemi boyunca maddi-manevi destek olunarak projemizin sosyal, kültürel, teknolojik açıdan gelişmesine bir de sanatı ekleyerek çok yönlü olarak yolumuza devam edeceğiz. Geleceğin aydınlık yüzleri olan çocukların eğitimlerine destek olup, onların sosyal becerilerini artırarak fark yaratmaları için çaba harcayan Mina’nın Çocukları’na destek vererek daha fazla çocuğun hayatına, Türkiye’nin yarınlarına değer katabilirsiniz.


"Vişne Bahçesi Gala Gösterimine Büyük İlgi"

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


"Vişne Bahçesi Gala Gösterimine Büyük İlgi"

Tiyatro Sahnekarlar tarafından hazırlanan Vişne Bahçesi, muhteşem kadrosu ile 11 Şubat Cuma günü Trump Gösteri Merkezi’nde gala gösterimi ile tiyatro severlerin karşısına çıktı. Gala gecesine Nebahat Çehre, Nilgün Belgün, İ.B.B.Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Çiğdem Tunç, Umut Akyürek, Gül Erda, Levent İnanır, Menderes Samancılar, Mahmut Cevher, Zeynep Kasımlıoğlu, Sinem Güven, Süleyman Yağcı, Haluk Özenç, Okan Karacan , Fulden Akyürek, Nedim Saban, Ayşen İnci,  Zeyno Günenç ve eşi Gilles Kanert, Yosi Mizrahi, Atilla Atasoy, ve dünyaca ünlü tasarımcımız Şafak Çak gibi pek çok ünlü isim katıldı.

Rus tiyatro yazarı ve modern öykünün en önemli ustalarından olan Anton Çehov’un kaleme aldığı, ilk kez 17 Ocak 1904 tarihinde Moskova Sanat Tiyatrosu’nun Konstantin Stanislavski yönetmenliğinde sahnelenen ve 19. yüzyılın ortalarında beş yıllık Fransa macerasından sonra köklerine dönen aristokrat bir ailenin birbirleriyle yüzleşmesini, ekonomik ve toplumsal dönüşümünü konu alan Vişne Bahçesi oyunu Türkiye’de ilk kez bir özel tiyatro tarafından sahnelendi.

Anton Çehov'un yazdığı, çevirisini Belgi Paksoy, dekor tasarımını Meltem Severcan, Firs kostüm Levon Kordonciyan, kostüm tasarımını Melis Yavuz, koreografisini Gilles Kanert,ışık tasarımını Yüksel Aymaz, yapımcılığını Kerem Gök'ün yaptığı  ve Bora Severcan’ın yönettiği "Vişne Bahçesi" oyununda; Gülen Karaman, Volkan Severcan, Özdemir Çiftçioğlu, Şebnem Özinal, Sefa Zengin, EminAnd, Ümit İlban, Gülçin Gülrek, Yiğit Yapıcı, Bensu Begoviç, Deniz Bice, Murat Değirmenci, Yiğit Özer ve Erhan Yazıcıoğlu  rol aldı. 

5 Mart 2022 Cumartesi Mall of İstanbul, 13 Mart Pazar Başakşehir Kültür Merkezi, 18 Mart 2022 Cuma Trump Sahne, 26 Mart Cumartesi İzmir Bostanlı Suat Taşer Sahnesi, 27 Mart Pazar İzmir Bostanlı Suat Taşer Sahnesi, 28 Mart 2022 Pazartesi Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde seyircisiyle buluşacak Vişne Bahçesi, iki perdelik gösterisiyle tiyatro severleri bekliyor.

Beş yıllık Fransa macerasından sonra köklerine dönen, kendilerine miras kalan servetlerini tüketmek dışında bir çabası olmayan, aristokrat bir aile değişen dünya düzeninde ellerinde kalan tek şeye yani vişne bahçesine hapsolmuşlardır. Ne var ki kendilerine kalan tek övüntüleri de borçları sebebiyle, açık artırmada satışa çıkartılacaktır. Zamana uyum sağlayıp, devam etmek için tek bir şart vardır. Şimdiki zamanı yaşamak için, geçmişin bedelini ödeyecekler midir? Yoksa en iyi bildikleri şeyi yapmaya devam mı edeceklerdir?


www.sahnekarlar.com


14 Şubat 2022 Pazartesi

Oldcity Otelciler Platformu’nun EMITT 2022 Fuarı’na katılmama sebebi neydi?


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


EMITT Nereye Koşuyor?

EMITT 2022 Fuarı’nda bütün gözler Oldcity Otelciler Platformu’nun standını aradı. Bu standın en büyük özelliği, samimiyet, insanların yorulduğu zaman rahatlıkla gelip dinlenebileceği, sohbet edeceği, kendi standıymış gibi hissettiği bir yer olmasıydı. 

Bizim katılmama sebebimiz neydi? 

2020 yılında fuara katıldığımızda, fuarın renkli simaları olan Guatemala, Arjantin,
Küba ve İran’ı görmeyince, bunun araştırmasını yaptık ve o zaman Amerika’nın ambargo koyduğu ülkeleri, Emitt’in sahibi olan İngiliz firması HYVE Group’un, fuara sokmadığını öğrendik. Sebebini araştırdığımızda ise karşımıza , HyveGroup’un Amerika’dan kredi kullandığı ve imzaladıkları sözleşmenin içinde Amerika’nın ambargo koyduğu ülkeleri, yaptığın işlerden faydalandırma maddesi çıktı. Hyve, bu ibareyi bahane ederek, bu ülkeleri fuara sokmamıştı. 

Biz de Oldcity Otelciler Platformu olarak bu duruma çok kızdık.

Eğer Emitt 2022’ye katılsaydık,100 otel için 250m2 yer alacaktık. Bu ne demek? Her otelden 2 kişi katılsa, 200 kişi, 200 kişiyi her gün 10’ar kişi ziyaret etse, 2000 kişi, 4 gün olarak düşünürsek; Emitt bu sene bizim fuara katılmadığımızdan dolayı 8.000 ziyaretçiyi kaybetti.

Emitt Fuarı, HyveGroup’un yıllık cirosunun %1,5’unu oluşturmaktadır. Yani HyveGrup, 8.000 kişi kaybetmiş, umurunda bile değil. HyveGroup’un Türk Turizminden gelir beklentisi olmadığı gibi,İngiliz firması olarak Türk turizmine yön vermeye çalışarak, açıkça Türk turizmini baltalamaktadır.

Bu duruma Türkiye’de tek tepki veren ve protesto edip fuara katılmayan Oldcity Otelciler Platformu oldu.

Emitt Satış Müdürü Aslı hanımı Ace of Mice’da gördüğümde kendisine bu işi çözün, fuara 100 otel olarak katılalım, çözemezseniz fuara katılmayacağımızı beyan ettim. Kendisi bana müdürleriyle konuşup, en kısa sürede döneceğini söylese de hiçbir zaman dönüş yapmadı.

Bu durumu kimlere bahsettim ve bu kişiler ne gibi tepki gösterdi?

        1-CHP Turizm Çalıştayı’nda, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na durumu izah ettim. Kendisi,“Sen diğer ülkelere karşı dik ve güçlü durmazsan, onlar da senin ülkende istediği gibi at koşturur. Fuara istediğini sokar, istemediğini sokmaz” sözünü kullandı.

        2-TUROFED Başkanı Sayın Sururi beye durumu izah ettim. Kendisi, bu durumdan haberi olmadığını,bunun kabul edilemez olduğunu, HyveGroup ile bu durumu konuşup bana dönüş yapacağını söyledi ama dönüş yapmadı.

        3-TÜROB İsmail bey,fuara katılmadığımızı duyunca sebebini sordu ve kendisine izah ettim. Kendisi hemen Hacer hanımla görüşüp, dönüş yapacağını söyledi, akabinde hemen dönüş yaptı. Sanırım Hacer hanım bu konuya iyi hazırlanmıştı.İsmail beye çeşitli bahaneler uydurarak durumu izah etmiş.

Durum neymiş? İran’dan direkt para girişi olamazmış. Bu doğru, lakin Türkiye’de iş yapan bir acenta tarafından bu çok kolay çözülecek bir durum. Bu bahaneye maalesef inanmadım.

Sonuç ne olacak?

 Zamanında Dünyanın en iyi turizm fuarlarından biri olan Emitt, 12 salondan oluşmaktaydı.Emitt 2022’de açık olan salon sayısı 3,2023’de 2 olacak,2024’te 1 salon açılacak ve Emitt sizlere ömür. 2025yılında İngilizler Türk Turizminde istediklerini elde edip mutlu, mesut, ülkelerine geri dönecekler.


                                                                                                                             Saygı ve Sevgilerimle

Oldcity Otelciler Platformu Başkanı 

Tarkan AKYÜZ


Her şeyimiz tam, başımıza bir de TGA sistem yüklemesi eziyeti çıktı.



HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Nedir bu TGA eziyeti..?

Her şeyimiz tam, başımıza bir de TGA sistem yüklemesi eziyeti çıktı. 

2 sene, Pandemi boyunca 5 kuruş para kazanma, ama TGA yani Turizm Geliştirme Ajansına her ay para öde. Kazanılmayan paranın vergisi mi olur?

Olur dediler, biz de boynumuzu eğip, 2 senedir her ay tıkır tıkır kazanmadığımız paraların vergisini ödüyoruz. 

Ama eziyet, işkence, kahır bununla da bitmedi. Tüy üstüne tüy dikiyorlar. Neymiş? Sisteme üye olacakmışız, ki bu başlı başına bir işkence. Her ödediğimiz makbuzu da sisteme biz şahsen kaydedecekmişiz. Muhasebecime de bu işi yıkamıyorum çünkü işin içinde şahsi bilgilerim var, SMS var vs. Zaten muhasebecim, "bu benim işim değil ki" dedi çıktı işin içinden. Haklı.

26 sayfada anlatıyorlar, nasıl sisteme girecekmişiz, nasıl ödemeleri her ay yükleyecekmişiz falan. Yani her sefer, sayfada yer alan bütün alanların doldurulması ve Tahsilat Fişi yüklenmesi gerekiyor. "Bütün alanlar" derken 8-10 işlem var doldurulması veya geçilmesi gereken. Hafazanallah yurtdışındaysak, yüklemediysek her sefer 10 bin küsür TL cezası var bu işin. Ki, işler açıldığında ortalama senenin 200 günü yurtdışındayız.

BUNCA EZİYET NİYE?

Dünyada eşi benzeri görülmemiş bu eziyetin nedeni nedir? Ne yapılmak, nereye varılmak isteniyor. Yemin ederim, sırf bu yüzden 40 senelik mesleğimi bırakabilirim. TGA olarak, yani devlet olarak bana zoraki devlet bankasına ödetilen paranın, makbuzun hesabını göremeyip, bir de bana bunu tek tek yükletiyorlarsa, burada sorgulanması gereken bir durum var.

LÜTFEN, YOL YAKINKEN HATADAN DÖNELİM!

Biliyoruz. Aradaki küslük, husumet yüzünden Sayın Türsab Başkanımız Bakanlıktan randevu alıp, bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da bizleri savunamıyor, karşılıklı diyalog kuramıyor. Ama bari siz bizi duyun ve bu eziyetten acentaları kurtarın.

Saygılarımızla

Cem Polatoğlu

Tur Andiamo

Kadın Muhasebeciler Derneği’nden Uyumsoft’a ziyaret..


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Kadın Muhasebeciler Derneği’nden Uyumsoft’a ziyaret 


Kadın Muhasebeciler Derneği, Türkiye’nin teknoloji lideri Uyumsoft’u ziyaret etti. Uyumsoft’un Yıldız Teknopark’taki merkez ofisini ziyaret eden Kadın Muhasebeciler Derneği Genel Başkanı Gülüzar Özev ve beraberindeki heyet, Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, Uyumsoft Bulut Hizmetleri Satış Direktörü Erhun Öçal ve Uyumsoft Dijital Dönüşüm Satış Takım Lideri Sena Rakıcı ile bir araya geldi. Ülkemizin dijital dönüşümüne rehberlik etme noktasında, birlikle yapılabilecek çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. 


Ülkemizin ilk Kadın Muhasebeciler Derneği’nin kurucusu ve genel başkanı olan Gülüzar Özev, yedi yıl önce kurdukları dernekte amaçlarının kadın dayanışmasını ve kadın birlikteliğini artırarak, gerek mesleki gerekse kadın olmaktan kaynaklı sorunlara ve ayrıca ülke sorunlarına sahip çıkmak olduğunu belirterek, mesleğe ve topluma faydalı projeler üzerinde çalıştıklarını sözlerine ekledi. 


Turuncu lider forma, Corendon Airlines sponsorluğunda..

 


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



CORENDON AIRLINES UÇAĞI, BİR KEZ DAHA TOUR OF ANTALYA’NIN SİMGE FOTOĞRAFINDA YER ALDI

Corendon Airlines’a ev sahipliği yapan Antalya’da, Argeus Travel & Events ile Yedi İletişim tarafından gerçekleştirilen profesyonel yol bisikleti yarışı Tour of Antalya’da ilk etap olan Side – Antalya tamamlandı. Organizasyona dördüncü yılında da sponsorluk desteği veren Corendon Airlines, Boeing 737-800 uçağıyla bir kez daha organizasyonun simge fotoğrafında yer aldı.

“Bizim için unutulmaz bir andı”

Fraport TAV Antalya Havalimanı’nda yapılan detaylı hazırlıkların ardından taksi yapan uçağın altındaki alt geçitten geçen bisikletçiler, yine harika bir görüntünün ortaya çıkmasını sağladılar. Bisikletçiler, bu mizansenin kariyerlerinde unutamayacakları bir an olduğunu da vurguladılar. 

Corendon Airlines uçağı için oluşturulan kompozisyon, medya mensuplarından da büyük ilgi gördü ve geçiş sırasında yüksek sayıda fotoğraf ve video çekildi. 

Turuncu lider forma, Corendon Airlines sponsorluğunda

Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) 2.1 kategorisinde düzenlenen Tour of Antalya’ya yönelik sponsorluğunu çok boyutlu şekilde kurgulayan Corendon Airlines, organizasyonun lider formalarından turuncu mayonun da sponsoru konumunda. Turuncu forma, Antalya’nın ait olduğu coğrafyanın en önemli simgesi olan portakal ağacı meyvesinden ilham alınarak hazırlandı ve bu formayı taşıyan sporcular, ‘dağların kralı’ olarak anılıyor.

Bike Aid ve Halil Doğan da Tour of Antalya’da yarışıyor

Bir sosyal sorumluluk oluşumu misyonuyla kurulan ve Corendon Airlines için en önemli uçuş noktalarından biri olan Almanya’da faaliyet gösteren bisiklet takımı Bike Aid de Corendon Airlines sponsorluğunda Tour of Antalya’da yarışıyor. 

Bike Aid kadrosunda, bir Avrupa takımına transfer olan ilk Türk bisikletçi Halil Doğan da yer alıyor. Bike Aid mayosuyla ilk yarışına Tour of Antalya’da çıkan Halil Doğan ve Bike Aid, Tour of Antalya’nın ilk etabında başarılı performans gösterdi. 

Corendon Airlines, Tour of Antalya’nım marka değerine katkı sağlamaya önümüzdeki yıllarda da devam edecek. 

Corendon Airlines geçmişten bugüne, yurtiçi ve yurtdışında Anadolu Efes Spor Kulübü, Fenerbahçe Opet Kadın Voleybol Takımı, Fraport TAV Antalyaspor, Aytemiz Alanyaspor, FC. Nurnberg Futbol Takımı, Bike Aid Bisiklet Takımı, Türk Korfbol Milli Takımı, Muratpaşa Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, Muratpaşa Belediyespor Kadın Hentbol Takımı, Altınordu Futbol Kulübü, Beşiktaş Kadın Basketbol Takımı, İTÜ Basketbol Takımı, Akdeniz Üniversitesi Kadın Hentbol Takımı, ITU Honeybees Quidditch Takımı, ITU Ultimate Frizbi Takımı, Corendon-Circus Bisiklet Takımı, Hollanda Kadın Milli Voleybol Takımı, Hollanda Milli Buz Hokeyi Takımı, Haarlem Corendon Kinheim Beyzbol Takımı, DEÜ Solaris Güneş Arabaları Ekibi, patika koşusu yarışları Salomon Cappadocia Ultra-Trail ve Tahtalı Run to Sky powered by Corendon Airlines ile profesyonel yol bisikleti yarışı Tour of Antalya’ya sponsorluk desteği vermişti.


13 Şubat 2022 Pazar

İş dünyası gençlerden ne bekliyor?



HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



İŞ DÜNYASI İŞİN GELECEĞİNİ MASAYA YATIRDI. GENÇLER GELECEK İÇİN BUGÜNDEN İSTEKLERİNİ SÖYLEDİ.

Gençler İçin İyilik Derneği Başkanı Ayşen Laçinel ve Başkan Yardımcısı Berat Bir moderatörlüğünde, İşin Geleceği Çalıştayı yapıldı.

İşin Geleceği çalıştayına, Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak, Korn Ferry Onursal Başkanı Şerif Kaynar, KFC Menapak Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Betül Emlek, TÜV SÜD Türkiye CEO’su Emre Büyükkalfa, Carrefoursa İcra Kurulu Üyesi Bulut Batum, A 101 Sürdürülebilirlik Genel Müdürü Mutlu Kaya, Getir İnsan Departmanı Direktörü Dilek Ergüz, Redboard Red Colour  Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı  Emre Düşmez,  Erciyas Holding İnsan Kaynakları Direktörü Bilge Özkes, Marmara Üniversitesi Kariyer Merkezi Direktörü Prof. Dr. Berat Bir katıldı ve bugünün değişen çalışma ortamı, aranan lider profili üzerinde ilk oturumda görüşlerini paylaştı. 

İkinci oturumda ise ‘gelecekte iş dünyası ve çalışanları neler bekliyor?’  ‘Nasıl geleceğe hazır olunur?’ ve ‘Genç nesil ne istiyor?’, ‘İş dünyası gençlerden ne bekliyor?’ soruları masaya yatırıldı.

Çalıştay,  gençlerin işin geleceği ve kendi beklentileri ile ilgili sorulara cevaplar verilen son oturumla tamamlandı.

Gençlerle olan oturuma,  farklı  okullardan öğrenciler ve  iş hayatına henüz başlayan yeni mezunlar katıldı: Emre Öner ( Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden yeni mezun), Betül Yumak ( Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi  yeni  mezun,  çalışıyor), Doğukan Özyolu ( Marmara Üniversitesi Bilgi Belge Yönetimi Bölümü öğrencisi, çalışıyor ) İsmail Kaya ( Marmara Üniversitesi Bilgi Belge Yönetimi öğrencisi, çalışıyor) Melisa Şahinler ( Arel Üniversitesi Beslenme ve Diyetisyenlik Bölümü öğrencisi)  Ali Emre Koç  (Süleyman Demirel Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü  öğrencisi) Osman Adsay ( Marmara Üniversitesi Öğrencisi ) Muharrem Yılmaz ( Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri öğrencisi) Ragıp Çavdar ( ODTÜ Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi ) 

Emre Tekün ( Acıbadem Doğa Koleji Lise son sınıf öğrencisi).


Çalıştayda İş Dünyasının Duayenleri Şu konulara Dikkat Çekti:

1)Gençler kendilerini geliştirmeli. 

2)Gençlerin okudukları üniversite de okudukları bölüm kadar önemli .

3)Mezuniyet sonrası ilk 3 sene önemli.

İyi şirketlerde çalışmaya öncelik vermeliler değerleri artar ve öğrenirler.

4) Türkiye’de özel sektör güçlü ve dayanıklı.

Özellikle ihracat ağırlıklı şirketler gizli şampiyonlar.

5) Artık duvarlar yok, zihindeki duvarları da yıkma zamanı.

6)Teknoloji vazgeçilmezimiz.

7) Artık mesai saatleri değil sonuçlar/ performans önemli.

8) Her çalışan kendinin ve sorumluluğunun lideri olmakta.

9) Şimdi ESNEKLİK, BİLİŞSEL ÇEVİKLİK, DUYGUSAL ÇEVİKLİK her zamankinden önemli ve aranan yetkinliklerin başında geliyor.

10) Hız, elastikiyet, değerler, değerli olmak ve değer vermek ile içinde bulunduğu ortamın değerli bir parçası olduğunu bilmek mühim, çünkü BİZ ORTAMINDAYIZ.

11)Kuşaklar kendi içinde bir yankı odası oluşturuyor.

Ortak hisler hayaller bağlayıcı iletişimde.

12) Geleceğin iş yapanı;

ÇÖZÜM ORTAKLIĞI SATABİLENLER 

13) Çözümcü olmak, harekete geçmek,  etkili olmak fark yaratıyor, aranan özellik.

14) Bölgesel şirketlerin kuvvetlendiği bir dönem.

15) Sınırların yok olduğu bir döneme doğru gidiyoruz: DEPARTMAN SINIRLARI, ROLLERİN SINIRLARI, ŞİRKETLERİN  SINIRLARI… 

HER YERDEN HER YER İÇİN ÇALIŞABİLME DÖNEMİ

Hibrit iş yapma şekliyle bize sağlanan

16) Gençlerin farklılıklarını öne çıkartması ve farklılıklara açık olması gereken, çevik  yapıların yatay organizasyonlarda farklı uzmanlık  alanlarının da yapılması istenen bir dönem.

17) Gençlerin kendi yeteneklerini fark edip kendilerini burada geliştirmekle birlikte yan dallarda da gelişimlerini sürdürmeleri gereken bir süreçteyiz.

18) Hibrit çalışmanın hem yasal hem kurumsal kurallarının belirlenmesine ihtiyaç var.

Hibrit modelde her yerden çalışabilmenin kuralları neler, performans göstergeleri nedir…? Bu sorular önemli, özellikle insan kaynaklarının bu sorulara yanıtlar vermesi kuralların belirlenmesi duyurulması lazım.

Gençlerin önünü açarak yeteneklerini işe katmaları için hem yeni hibrit model tanımını iyi yapmak hem de onları dinlemek lazım.

Gençler de son oturumda şu konulara dikkat çekti ve taleplerini aktardı:


1) Eğitimde, staj ve çalışma hayatında olacağımız şekilde üniversite dersleri planlanmalı.

Sadece okulda ders değil her yıl ders gibi işte olmak istiyoruz.

2) Hibrit modelde her an aranmak ve yanıt beklenmesi çok yorucu. Bu düzenlenmeli.

3) Biz yeni mezunlara her işi yaptırma yaklaşımı derinleşmemizi engelliyor. 

4) Az elemanla her işi yapmak verimliliğimizi azaltıyor.

5) Mobinge izin verilmeyecek iş yönetimi ve düzenlemeler yapılmalı.

6) Genç yetenekleri keşfetmek için okul döneminden itibaren, iş dünyası ile öğrenciler iletişimde olmalı.

7) Takdir edilmeyi onaylanmayı seven gençleriz.

Fark edildiğimizi bilmek istiyoruz.

8) Sosyalliğimizi de destekleyecek ortamlar verimliliğimizi arttırır.

9) Okuduğumuz bölümlerle piyasadaki işler tam örtüşmüyor. Birden çok iş yapabilme ve gelişme kapasitemiz var, bu fırsat verilmeli.

10) Eğitim sistemi bizim yeteneklerimizi fark edecek ve doğru kullanılacak  şekilde kurgulanmalı.

11) Stajlarda bize çay getirme, fotokopi çektirme veya sadece form doldurma değil; bilgi alma ve uygulama fırsatı verilmesini istiyoruz.

12) Mezun olunca sırf boşta kalmamak için işe girince çok istediğimiz işi veya mesleğimizi yapamıyoruz.

13) Uzmanlaşmakla birlikte başka alanlarda da gelişmek istiyoruz.

14) Hayallerimiz ve yeteneklerimiz doğrultusunda çalışmak istiyoruz.

15) Bize de sorulmasını ve değer katmayı istiyoruz.

16) Üniversiteden mezun olup işe girince her şeyi biliyormuşuz gibi beklenti var hâlbuki biz iş hayatına hazır olmuyoruz mezun olunca. Teorik bilgiler bizi iş hayatına hazırlamıyor.

17) Mesai saatleri ile iş yapmak değil hedeflere göre iş yapmak istiyoruz. 

18) İşe başladığımızda, mevcut duruma yüzde yüz uymak dışında farklı yollar aranmıyor, daha hızlı, verimli nasıl olur diye sorulmuyor.

19) Her birimizin biyoritmi farklı.

Kiminiz gece kimimiz gündüz çalışmayı seviyor.

Kimimiz işe gitmeyi kimimiz evden çalışmayı tercih ediyor. Bunlar da işe alırken dikkate alınmalı.


İşin Geleceği Çalıştayı’nda, iş dünyasının tespitleri beklentileri ile gençlerin gözlemleri ve beklentilerinin çoğunlukla örtüştüğü görüldü.

Kurumsal şirketlerin yaklaşımlarının daha net ve adaletli olduğu henüz kurumsallaşmamış şirketlerde ise olabildiği kadar çok işi bir çalışana yüklemek gibi bir yaklaşımdan şikayetçi gençler.

Anadolu’da gelecek vadeden şirketler istihdam yaratmakta, derken kurumsallaşamama riski de önemli bir ihtiyaç alanı olarak görülmekte.

Türkiye’deki özel sektör gelecek vaat ediyor, gençler gelişmek - geliştirmek istiyor, yöneticiler hız, verimlilik ve liderliğe dikkat çekiyor.

Kolay olmasa da özetlenen konular dikkate alınıp çalışmalar tamamlandığında, 

İŞİN GELECEĞİ ÜMİD VAAD EDİYOR.