11 Ağustos 2022 Perşembe

İzmir Enternasyonal Fuarı, 91. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.



HABER*ARTİN ŞİRİNPINAR


İzmir’de Fuar zamanı

İzmir’in ve İzmirlilerin hayatına damga vuran İzmir Enternasyonal Fuarı, 91. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. İlklerin ve eğlencenin adresi olan İzmir Enternasyonal Fuarı, dünyanın en büyük gastronomi fuarı olan TerraMadre’ye de ev sahipliği yapacak. “TerraMadre Anadolu”, Anadolu’nun bereketini dünya ile buluşturacak.

TerraMadre nedir?

1986 yılından beri İtalya’nın Torino kentinde düzenlenen TerraMadre (Toprak Ana) toprak ananın bize sunduğu ürünlerin; iyi, temiz, adil şekilde üretimini ve paylaşımını desteklemek amacıyla geliştirilmiş bir organizasyon. SlowFood'un (Yavaş Gıda) önderliğinde, küçük ölçekli üreticileri desteklemek için 160 ülkeyi kapsayan TerraMadre, bu yıl İzmir Enternasyonal Fuarı süresince, Kültürpark Lozan Kapısı girişinden itibaren oluşturulacak özel alanda gerçekleştirilecek.

Dünya mutfaklarından farklı tatların sunulacağı, farklı etkinliklerle,workshop alanlarıyla tüm ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelecek organizasyona, sadece fuarseverler katılmayacak. TerraMadre Anadolu’ya, Türkiye’den ve dünyadan yerel üreticiler, çiftçiler, çobanlar, balıkçılar, ekonomistler, entelektüeller, ekolojistler, antropologlar, yazarlar, filozoflar, aşçılar, üretici birlik ve kooperatif temsilcileri de katılacak. “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuylaİzmir’den yayılan; sağlıklı, iyi, adil ve temiz gıdaya ulaşma hedefine bir adım daha yaklaşmak için kullanılabilecek alternatif yollar tartışılacak. TerraMadre Anadolu ile üreticiler bir araya gelerek sorunlarını konuşma fırsatı bulurken tüketiciler de ürünlerin arkasındaki çiftçiyi, balıkçıyı ve üreticiyi keşfetme fırsatı yakalayacak. İyi, temiz, sağlıklı gıdaya erişim ve tarım konusunda çok sayıda panel ve çalıştay yapılacak. Değişen gıda sistemleri bütüncül bir şekilde ele alınırken dünyanın lezzetleri İzmir ile İzmir’in lezzetleri ise dünyayla buluşturulacak. Ziyaretçiler; yaşamı daim kılmak için İzmir’in çok sesli, çok renkli ve çok nefesli bereket sofrasında bir araya gelecek.

İzmir Enternasyonal Fuarı’nda neler olacak? 

91. kez kapılarını açacak Fuar; teknoloji, ticaret, kültür, sanat ve eğlencenin her yaş grubuna hitap eden etkinlikleriyle ziyaretçileri karşılayacak. Ünlü sanatçıların sahne alacağı konserler, 7’den 70’e herkesin kendine özel bir tat alacağı farklı etkinlikler, İzmir’in ve Türkiye’nin en köklü kültür mirasında ziyaretçilerle buluşacak. Her yıl farklı kültürlere ev sahipliği yapan, havasını soluyan herkesi geçmiş ve gelecek arasında zaman yolculuğuna çıkartan İzmir Enternasyonal Fuarı bu yıl da Çim Konserleri, Mogambo Geceleri, Rock& Rap Sahnesi, Açıkhava Tiyatrosu etkinlikleri, Sinema Burada Festivali Gastronomi Temalı Film Gösterimleri, TerraMadre Anadolu Lezzet Avı, Çocuk Sahnesi, Çocuk Alanı, Macera Parkuru, Oyun Ve Teknoloji Alanı, Bilgi Yarışması, Zipline Parkuru, sergiler, spor etkinlikleri ve gezici etkinlikler ile ziyaretçilerine keyifli, eğlenceli ve sanat dolu günler geçirtmeyi hedefliyor.

91. İEF’desponsorlarFolkart ve Migros

91. kez yapılacak İzmir Enternasyonal Fuarı; İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenecek. 2 – 11 Eylül 2022 tarihleri arasında yapılacak Fuar'ın Ana Sponsoru Folkart, Etkinlik Sponsoru ise Migros oldu. Fuarın giriş ücretleri; tam 8 TL, öğrenci 3,50 TL olarak belirlendi. Kültürpark’ın tüm kapılarından giriş-çıkış yapılabilecek ve Fuar etkinlikleri16.00-23.00 saatleri arasında düzenlenecek.

Küresel dünyada küresel ticaret, İzmir İş Günleri’nde 

İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında ve T.C. Ticaret Bakanlığı himayesinde düzenlenen en önemli organizasyonlardan biri olan İzmir İş Günleri’nin 8.’si, 1 – 2 Eylül 2022 tarihlerinde çevrimiçi olarak geçekleştirilecek. Delegasyonlar arasında ve bakanlar düzeyindeki iş görüşmeleriyle birçok ticari anlaşmaya imza atılan, Türkiye için “uluslararası ticaret platformu” niteliğinde olan organizasyonla İzmir Enternasyonal Fuarı, 100 yıla yaklaşan ticari misyonunu yerine getirerek katılımcılara yeni ticaret kapıları açıyor. Uluslararası yatırım fırsatları ve yeni iş fikirlerinin değerlendirileceği ticari buluşmalarda, yeni iş birlikleri, yeni girişimler ve ülkeler arası ticari faaliyetlerin güçlendirilmesi hedefleniyor.

League of Legends Türkiye Büyük Finali 2022 Kültürpark’ta

Bilişim ve girişimciliğe yatırım yapan ve bu kapsamda birçok etkinlik düzenleyen İzmir Enternasyonal Fuarı, bu yıl yine oyun dünyasının önemli etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Yılın en iyi League of Legends takımının belirleneceği Türkiye Büyük Finali 2022, 10 Eylül 2022 Cumartesi günü 91. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda gerçekleşecek. Türkiye Büyük Finali ilk kez İstanbul’dan farklı bir şehirde taraftarla buluşacak ve 9 ve 10 Eylül tarihlerinde Kültürpark’ta özel bir League of Legends 10.yıl festivali gerçekleştirilecek. 

Oyun Start-up’ı yarışması finali Fuar’da 

İzmir Enternasyonal Fuarı, oyun sektöründe yer almak isteyen genç girişimcilerin başarılı oyun start-upları kurmalarını sağlayan ve onları profesyonelleştirerek dünyaya açılmalarına öncülük etmeyi amaçlayan Next Game Startup Girişimcilik Yarışması’na da ev sahipliği yapacak. Yarışmada finale kalan 10 takım, sunumlarını yaparak dereceye girmek için mücadele edecek. Next Game Startup Yarışması ve Oyun Girişimciliği seminerleri ile oyun ve girişimcilik alanında sektörün önde gelenleri bir araya gelecek. Oyun geliştiriciler sadece oyun severlerle değil aynı zamanda değerli jüri üyeleri, mentorlar ile bir araya gelerek projelerini tüm Türkiye’ye tanıtma şansı bulacak. Yarışmanın 11 Eylül 2022’de gerçekleşecek finali ile ilk üçe girenler ödül kazanacak. Ayrıca, ödüllü Intel&Vatan Bilgisayar Game Jam ve konsol turnuvaları ile çeşitli etkinlikler de düzenlenecek.


Güney Kore, MICE Turizminde ‘Dünyanın En Çok Tercih Edilen Noktası’Olmayı Hedefliyor.


HABER-TALİN ŞİRİNPINAR





Güney Kore, MICE Turizminde ‘Dünyanın En Çok Tercih Edilen Noktası’Olmayı Hedefliyor

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) verilerine göre turizm sektörü 2022’nin ilk 5 ayında, pandemi sonrası beklenenin üzerinde bir toparlanma yaşarken; toplantı, teşvik, kongre ve fuar çalışmalarını (MICE) içine alan turizm alanında da önemli bir canlanma bekleniyor. 

2022’nin ilk 5 ayında uluslararası ziyaretçi sayısını bir önceki yıla göre ikiye katlayan (%94) Asya ve Pasifik bölgesinde son iki ayda ziyaretçi sayısını yüzde 190 artıran Güney Kore, MICE turizmi alanındaki iddiasını sürdürüyor. 

Covid-19 pandemisinden en çok etkilenen sektörlerden biri olan turizm, 2022 yılının ilk 5 ayında beklenenin de ötesinde toparlanma yaşadı. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) verilerine göre 2022 Mayıs sonuna kadarki dönemde, 2021’in ilk 5 ayına göre yüzde 324*büyüyen sektör şimdiden pandemi öncesi 2019 rakamlarının yarısını yakaladı. Turizm sektörü gelirlerine en büyük katkıyı sağlayan kongre, iş toplantıları ve fuarları içine alan MICE (meeting, incentivetravels, congress, exhibitions) turizmi de yaşanan bu büyümeden olumlu etkilenirken; MICE turizminin dünyada en iddialı ülkelerinden biri olan Güney Kore, önümüzdeki dönemde yaşanacak canlanmaya hazırlanıyor. 

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Kore Turizm Organizasyonu (KTO) İstanbul Ofisi Direktörü HyunchoCho, “2019 yılında Güney Kore, bir rekora imza atarak 17 milyon turisti ağırlamıştı. Tüm salgın boyunca yaşanan kısıtlamalara rağmen, pandemi sonrası dönemi düşünerek, çalışmalarımıza hız kesmeden devam etmiştik. Hafifleyen salgınla beraber son 2 aydır, turist sayımızda geçen yılın aynı dönemlerine göre %190’lara varan bir artış söz konusu. Bu artışı sürdürülebilir kılmak amacıyla kurumsal amaçlı etkinlik turizmini de daha etkin bir araç olarak kullanmayı hedefliyoruz. KTO olarak özellikle teşvik amaçlı seyahatler ve kurumsal toplantılar için sunduğumuz destek programlarımızla, organizatörlerin tüm konuklarına farklı deneyimler sunmalarına yardımcı oluyoruz. Bu alanda çalışan profesyonellere, Kore'ye düzenlemeyi planladıkları kurumsal geziler için bizimle iletişime geçmelerini öneriyorum.” dedi. 

Dünyanın En Yenilikçi Ülkesinde Unutulmaz Bir Etkinlik

Uluslararası Dernekler Birliği’nin (UIA) 2019 yılında uluslararası etkinlikler için en çok tercih edilen ülkeler sıralamasında 2. sırada yer verdiği Güney Kore; birinci sınıf MICE altyapısı, güvenli ve sürdürülebilir toplantı mekanları, benzersiz manzaralar ve deneyimler ile katılımcılara çok daha fazlasını sunuyor. 2021 yılında ‘Dünyanın En İnovatif Ülkesi’olarak da gösterilen Güney Kore, yeni teknolojileri ve yenilikçi fikirleri en hızlı şekilde uygulamaya geçirerek toplantıların verimliliğini ve etkinliğini artırmaya da katkı sağlıyor. 

Güney Kore; benzersiz mekanları, ilginç aktiviteleri, konforlu konaklama ve ulaşım imkanlarıyla ziyaretçilerin beklentilerini en iyi şekilde karşılıyor.  Dünyanın 186’dan fazla şehrinden 90’dan fazla havayolu şirketi, “Dünyanın En İyi Havalimanı” seçilen Incheon Havalimanı’na uçuş gerçekleştirdiği için;Güney Kore, ulaşım kolaylığıyla da öne çıkıyor. Ziyaretçilere, aynı zamanda ülke içerisinde de üstün sağlık güvenliği ve gelişmiş bir ulaşım ağı sunuluyor.

Gruplara Özel Eşsiz Mekanlar, Kişiselleştirilmiş Deneyimler

Küçük toplantılardan şehirleri dolduran büyük konferanslara kadar, Güney Kore her yıl binlerce kurumsal ziyaretçiyi ağırlıyor. Ülke bir yandan planlayıcılar için etkinlik adına en verimli mekan alternatiflerine sahipken; katılımcılar içinse eş zamanlı olarak kültürel zenginlikler de sunuyor. 

Kore Turizm Organizasyonu (KTO), Kore’nin MICE endüstrisine liderlik etmesi adına çeşitli projeler yürütüyor ve bu kapsamda 2017’den beri, ‘Kore’nin Eşsiz Mekanları’ programını güçlü bir şekilde destekliyor. Kurumun amacı, bu program çerçevesinde, ziyaretçilere, ülkenin geleneğinin ve kültürünün yanı sıra aynı zamanda sanat, eğlence sporları, Kore Dalgası, doğal manzara ve daha fazlasını deneyimleme imkanı veren bir seçim sunmak. 

Güney Kore'de kurumsal misafirleri, kültür ve verimlilikle memnuniyet sağlayacak en akılda kalıcı mekanlar bekliyor. Bu kapsamda Kore Mobilya Müzesi, Busan Sinema Merkezi ve Nami Adası gibi mevcut mekanlar değerlendirilirken; bunlara yenileri eklenmeye de devam ediyor. Ülkedeki benzersiz mekanlar, ziyaretçileri ev sahibi şehrin eşsiz konseptini hissetmeye davet ederken; aynı zamanda konuklara yemeğinden müziğine ve tarihi mirasına dek tüm yerel kültürü deneyimleyebilme imkanı da veriliyor.

Kurumlara, bu eşsiz mekanların yanı sıra Kore’nin çeşitli bölgelerinde kültürel deneyimler, tapınak konaklamaları, açık hava etkinlikleri, geleneksel yarışmalar ve oyunlar gibiekip ruhunu geliştirecek farklı temaya sahip eşsiz deneyimler de sunuluyor. K-pop’un anavatanında bir dans atölyesine katılmak ya da bu yıl 25. yılını kutlayan Nanta müzikalini tecrübe ederek ekip olarak gerçek davullarla Kore ritmine ayak uydurmak Kore’de deneyimleyebileceğiniz zengin içerik gücünün bir göstergesi.  

Organizasyon Planlayıcıları için Çeşitli Destek ve Teşvik Programları

Kore Turizm Organizasyonu ayrıca minimum 10 kişiden başlayacak ve teşvik amaçlı ya da kurumsal toplantılar için en az 2 gece Kore’de konaklayacak gruplara özel destek planları da hazırlıyor. 40 yılı aşkın süredir Kore Turizm Organizasyonu bünyesinde faaliyet gösteren Kore MICE Bürosu (KMB), uluslararası toplantı ve etkinliklere ev sahipliği yapma, bunları organize etme ve destekleme konusunda büyük bir deneyime sahip. Bu destek planları çerçevesinde ilgili gruplar, hediyelik eşya, turistik mekanlara ve performanslara giriş imkanı, kültürel deneyim fırsatı ile karşılama etkinliği gibi çeşitli avantajlardan yararlanabilirler. Ayrıca, orta ila büyük ölçekli kurumsal ziyaretçiler ve seyahat acenteleri yine KTO’dan, uçak biletleri, konaklama masrafları gibi giderler konusunda da Kore'ye gelen toplam ziyaretçi sayısına göre planlanan tekliflerin ön incelemesi için de destek alabilir.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Güney Kore’ye vizesiz seyahat imkanı gibi önemli bir avantaja sahip olduğunun altını çizen Kore Turizm Organizasyonu İstanbul Ofisi Direktörü HyunchoCho kurumsal etkinlikler ile ilgili olarak şunları söyledi: “Kısa bir sürede her alanda etkileyici bir gelişim gösteren ülkemiz, modern dünyanın tüm kolaylıklarını ve teknolojisini kucaklarken etkileyici tarihine ve geleneğine de sahip çıkıyor. Tüm bu özelliklerimizle, kusursuz denebilecek toplantı ve etkinliklerin ötesinde, unutulmaz deneyimler için de alışılmadık alternatifler sunmayı başarıyoruz. Güney Kore ziyaretinizde modern gökdelenler antik tapınakların yanı başında size görsel bir şölen sunarken, tercihinize göre ister Michelin yıldızlı restoranlarda isterseniz de mütevazi sokak yemeği tezgahlarında Kore lezzetlerinin tadını çıkarabiliyorsunuz. Gündüz gerçekleşen verimli bir toplantı akşam yerini tarihi bir Güney Kore köyünün sokaklarında keyifli bir yolculuğa bırakabiliyor.”

Türkiye’deki tüm profesyonelleri, Güney Kore’yi iş toplantıları ve etkinlikleri için önemli bir seçenek olarak değerlendirmeye davet eden Kore Turizm Organizasyonu İstanbul Ofisi Direktörü HyunchoCho, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Ülke olarak sahip olduğumuz bu ayrıcalıkları Türkiye’deki profesyonellere ilk elden anlatabilmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda 27 Eylül’de İstanbul’da hem Türkiye’den hem de Kore’den seyahat ve MICE acenteleri ile turizm profesyonellerini bir araya getireceğimiz “Kore Seyahat&MICE Roadshow”unu gerçekleştireceğiz. Bu etkinlik ile amacımız, Kore’ye düzenlenecek MICE seyahatinin avantajları ve KTO olarak sunduğumuz destek programları hakkında bilgi aktarmanın yanı sıra acentelerle ilişkileri geliştirmek ve bu alanda daha fazla iş hacmi yaratmak olacak.”

* Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün güncel verileridir. Aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. 

https://www.unwto.org/news/international-tourism-consolidates-strong-recovery-admidst-growing-challenges




10 Ağustos 2022 Çarşamba

Mcdodo’dan 3 yeni ürün birden!


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR




Mcdodo’dan 3 yeni ürün birden!

Global mobil aksesuar markası Mcdodo,ürün portföyüne hayatı kolaylaştıracak 3 yenilikçi ürün daha ekledi. Bu yaz boyunca tatilde, evde, iş yerinde yanınızdan ayırmayacağınız;“Apple Watch kablosuz şarj cihazı, manyetik soğutuculu MagSafe şarj cihazı ve çok fonksiyonlu kablosuz masaüstü şarj standı”yla teknolojinin ve üstün tasarımın tadını doyasıya çıkaracaksınız!

Türkiye’nin en hızlı büyüyen mobil aksesuar markası Mcdodo, her yaşa ve zevke hitap eden geniş ürün gamıyla, ihtiyaca uygun teknolojik aksesuarlar üretmeye devam ediyor. Günümüzün dijitalleşen mobil dünyasında, teknolojik aletlerin artık olmazsa olmazımız olduğunun bilinciyle hareket eden Mcdodo; USB-C hub’lar, led ışıklı hızlı şarj kabloları, hızlı GaN şarjlar, bluetooth kulaklıklar ve kablosuz şarjlı araç tutacağı gibi pek çok inovatif ürünün de içinde olduğu 250’nin üzerinde aksesuar seçeneğine her geçen gün yenilerini eklemeye devam ediyor.

 Hayatı kolaylaştıran ürünler

Mcdodo, bu yazı mobil geçirirken hayatınızı kolaylaştıracak ve pratik kullanım avantajı sunan 3 yenilikçi ürünü daha teknoloji meraklılarıyla buluşturuyor. Marka mottosu, ‘sektördeki ihtiyaçlara kısa sürede odaklanarak çözümler geliştirmek’ olan Mcdodo;bu yaz teknoloji meraklılarıyla buluşturduğu 3 yeni ürünle, kullanıcılarına vakitten kazandırıp hızlı ve güvenli şarj imkanı sunarken, ek fonksiyonları ve şık tasarımlarıyla da fark yaratıyor.

3 saniyede soğutuyor

Özellikle telefonunda ve tabletinde çok sık oyun oynayanlar için tasarlanan Manyetik Soğutuculu MagSafeŞarj Cihazı, 15W/10W/7.5W/5W kablosuz şarj yaparken hızlı soğuma sağlıyor ve kusursuz yapışma gücüyle fonksiyonel kullanım sunuyor. Bu manyetik şarj, güçlü soğutma teknolojisi ile telefonunuzu 3 saniyede soğuturken türbin tahrikli fan, ısı dağılımını hızlandırır, kuvvetli hava üflemeyi düşük gürültüyle sunuyor. 5W’dan 15W’a kadar kablosuz şarj destekleyen cihaz, 4 katmanlı koruma mekanizmasına sahip yeni yarı iletken soğutma teknolojisi ve sadece 80 gr.’lık ağırlığı ile benzerlerinden ayrılıyor. Ayrıca dahili parlama sağlayan RGB halka ışık şeridi sayesinde daha heyecan verici oyun deneyimi sağlıyor.

Saati kendisi kalibre ediyor

Mcdodo’nun bu yaza ve hatta tüm yıla damga vuracak bir diğer yenilikçi ürünü olan 4'ü 1 Arada 15W Kablosuz Masaüstü Şarj Standı; hızlı şarj özelliğinin yanı sıra telefon standı, gece lambası ve dijital çalar saat özelliklerini de sunuyor. Tüm iOS ve Android telefonlarla uyumlu olan cihaz, dokunmatik kontrollü gece lambasıyla, yumuşak ışıkta hem şarj hem saat olarak her gece size eşlik ediyor. Led ekranın parlaklığı, ortam ışığının yoğunluğuna göre otomatik olarak ayarlanan cihazın gücü kapatıldığında bile, hafıza fonksiyonu sayesinde, tekrar açıldığında saat otomatik olarak zamanı kalibre eder ve alarm ayarı aynı kalır.

Apple Watch’auygun fiyata hızlı şarj

Mcdodo’nun uzmanı olduğu kablosuz şarj konusunda geliştirdiği son ürünlerden biri olan Apple Watch Kablosuz Şarj Cihazı da estetik tasarımı ve ulaşılabilir fiyatıyla, Apple kullanıcılarına bambaşka bir şarj deneyimi sunuyor. Aşırı akım, aşırı ısınma ve aşırı şarja karşı korumalı olan şarj cihazı, nereye giderseniz yanınızda taşıyacağınız boyutuyla da ‘teknoloji iyi ki var’ dedirtiyor.Ürün gamında araç içi aksesuarlar, kablolar, kılıflar ve koruyucu camlar, şarj adaptörleri, powerbank’ler, şarj kabloları gibi işlevsel ürünleri bulunduran Mcdodo, ayrıca pek çok yenilikçi ve özel tasarımlı inovatif ürünü de meraklılarıyla buluşturuyor.


Sörf Karadeniz’in kaderini değiştirebilir mi?


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



DALGALAR BU KEZ UMUT TAŞIYOR

Karadeniz’de nesillerdir sörf yapıldığını biliyor muydunuz? Peki, Karadeniz Otoyolu ile “Viya” ismi verilen bu ata sporunun yok olmaya mahkum edildiğini? Köklerinden ilham alıp geleceğe bakan iki genç sörf tutkunu Deniz Toprak ve Roksan Sarfati, Sri Lanka’dan Ordu’ya dalgaları izledi ve geleneklerden beslenerek Karadeniz’e sörfü yeniden kazandırmayıhayal etti. GAİN’de yayına giren yeni belgesel “Dalga”, bu umut dolu maceranın ve Karadeniz’in dalgalarına meftun hayatların hikayesini anlatıyor.


Sörfçü Deniz Toprak ile kendisi gibi sörf tutkunu ortağı tasarımcı Roksan Sarfati, Sri Lanka’da kurdukları yaşamın ardından köklerini keşfe, Toprak’ın memleketi Ordu’ya gelirler. Bu gezi sayesinde, Rumeli Feneri’nden Rize Ardeşen’e kadar tüm Karadeniz’in, tutkunu oldukları dalgalarla nasıl da nesillerdir iç içe yaşadığını hayretle fark ederler.


GAİN’de yayına giren “Dalga” isimli belgesel, Karadeniz’in ata sporu olan “Viya” kültürünü, Karadeniz Otoyolu’nun bu coğrafyaya etkilerini, sörfün gelecek nesillerin denizle yeniden bağ kurabilmeleri için bir araç olup olamayacağını ve geleceğe dair umut dolu hayalleri izleyiciye anlatıyor. Bu hikayede, bağlı olduklarını korumak için büyük bir güçle savaşan ve mirasımızı yaşatarak sürdürülebilirlik anlamında geleceğe ilham veren kadınlar da öne çıkıyor.


“Dalga”, Deniz Toprak ve RoksanSarfati’nin yanı sıra, Kazım Koyuncu’nun grup arkadaşı ve Laz Kültürü Derneği Başkanı Mehmet Ali Beşli ile Ordu’dan otoyol geçmemesi için 18 yıl mücadele veren “Demir Lady” lakaplı TEMA Ordu Temsilcisi Nilgün Gözükan’a da mikrofon uzatıyor. “Viya” tutkunu Karadenizliler, on yıllardır hayatını denizden kazanan balıkçılar ve ağaçtan sörf tahtası üreten marangozların anlattıklarıyla ise hikaye derinleşiyor. 


“Karadeniz’de sörf nereden çıktı diye soranlar… Biz buraya icat çıkarmaya geldik, alışkanlıklarımızı değiştirecek bir hikaye yaratmaya geldik. Sörf yapan, doğayla iç içe büyüyen bu çocuklar, hayallerine sahip çıktığı gibi kendi yaşam alanlarına da sahip çıkacak. Daha fazla koruyacak denizini doğasını, adeta sevdiği biri gibi…”


“Dalga”, şimdi GAİN’de yayında. 

“Tarım Varsa Hayat Var”




Güvenilir Ürün Platformu tarafından tarımda doğru bilinen yanlışlara dikkat çekmek amacıyla Tarım Bakanlığı himayesinde başlatılan “Tarım Varsa Hayat Var” projesinin ilk toplantısı “Türkiye’nin Tarım Stratejileri” başlığı ile Karacabey TİGEM’de gerçekleştirildi.

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi’nin katılımıyla gerçekleşen toplantıya; Güvenilir Ürün Platformu danışma kurulu üyeleri, Bursa Valisi Yakup Canbolat, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa Tarım İl Müdürü Hamit Aygül, TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç, ilçe belediye başkanları ve sektör temsilcileri katıldı.


Bakan Kirişçi’nin konuşması ve toplantıdan satırbaşları;

Bakanlığımızın 150 bin çalışanı var. Çalışan sayısı bakımından dünyada 5. sıradayız. Hem bakanlığa hem de sektörlere yetişmiş teknik eleman konusunda projeler ve çalışmalar devam ediyor.

Pandemi ve Rusya Ukrayna savaşı nedeni ile gıdalara ulaşmakta yaşanan gecikmelere değinen Bakan Kirişçi ‘’Teknolojinin varlığının yetmediğini, gıda ürünlerine yetişmekte güçlük çektiğimizi bu süreçte öğrendik. Söz konusu süreçte gıda güvenliği konusunda ülkelerin ne kadar milliyetçi bir duruş sergilediğini, kendi ihtiyaçlarının temini konusunda daha agresif politikalar izlediğini gördük” diyerek gıdanın vazgeçilmez bir sektör olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’deki tohumda kendine yeterlilik konusunda ise; “Türkiye’nin tohumda kendine yeterlilikte son 20 yılda yüzde 31’den yüzde 94’e çıktığını ifade eden Bakan Kirişçi, bu alandaki hedeflerinin ise yüzde 100’e çıkmak” olduğunu söyledi.  

Türkiye’nin tarımda belirli karakteristikleri olduğunu ifade eden Bakan Kirişçi, “Uzunca süreden bu yana üç kavram öne çıkmaktadır; tarım, gıda ve su. Dördüncüsü de enerji oldu. Bunlar artık bizim için son derece kritik başlıklar. Türkiye su zengini bir ülke değil. Elimizde su kısıtlaması var. Bugün 23,4 milyon hektar tarım arazimiz var ve bunun 8,5 milyon hektarı ekonomik olarak sulanıyor. Söz konusu tarım arazi varlığımızla yine kendi değerlendirmemizi yapmamız gerekiyor.”

Dijitalleşen dünyada tarımın önemine dikkat çeken Kirişçi, “Tarım, gıda ve hayvancılık sektörlerinin de diğer sektörler gibi dijitalleşmesi gerekiyor” diyerek bu noktada orman yangıları için geliştirdikleri yapay zekâ uygulamalarına vurgu yaptı. Kirişçi, “Tarım ve hayvancılıkta da dijitalleşme ve yapay zekadan yardım almak istiyoruz. Bu anlamda hayvanlarla ilgili e-nabız oluşturmayı arzu ediyoruz.. Nasıl insanlarda e-nabız varsa hayvanlarla ilgili de istediğiniz hayvanı elektronik ortamda girerek istediğiniz bilgisine ulaşabilirsiniz. Bu noktada da e-devlet uygulaması ile yurt dışından finansal destekle bir uygulama gerçekleştirmek adına çalışma yürütüyoruz”

Venezüella’da toprak satın alınması konusuyla ilgili yöneltilen bir soruya;“Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin Venezuela’dan aldığı kendi hesabına aldığı 1 metrekare toprağı yoktur. Kaldı ki o ülkenin mevzuatında da toprak ancak kiralanabiliyor. Biz devlet olarak kiralayan değil, kendi üreticimizin bilgisini oraya taşıyan, buna rehberlik hizmeti veren Tarın ve Orman Bakanlığı olacağız.

“Buğday üretimi ile ilgili buğday ekim alanı 20 yılda yüzde 10 azalırken üretim miktarı yüzde 20 arttı. Hububat artışı yüzde 44’tür. Alanda bir azalma olmuş olsa da verim arttı.

Coğrafi işaretli ürünlerin yönetişim ve denetimi ile ilgili mevzuat çalışmaları sorumlu bakanlık ile ortak çalışma ve bilgi alışverişinde devam ediyor.

Bakan Kirişçi’ye yöneltilen bir soru da: Ülkemiz özel sektörü dünyanın farklı ülkelerinde tarıma girmiş durumda. Kimileri sözleşmeli üretim yaptırıyor. Örneğin Alara Tarım, dünyanın birçok ülkesinde kiraz üretimi yaptırıyordu. Hükümetin Bakanlığınız üzerinden Sudan’a dönük girişimi vardı. Onun akibeti nedir? Sorusuna yanıt olarak ‘’Sudan meselesi konusunda yaptığımız bir harcama yok. Kurulan bir şirket var. Bu şirketin tasfiyesi ile süreç devam ediyor. Yönetim kurulu üyelerinin aldığı huzur hakkı da yoktur. Sudan’la ilgili mesele nedir? O da şudur? Bizim burada özel sektörü öne çıkartacak o gittiği ülkede yaşadıkları sorunları minimize edecek bakanlık olarak çabalarımınız olması lazım. Venezuela ile ilgili çaba da budur. Biz bakanlık olarak orada ekecek biçecek değiliz. Böyle misyonumuz yok.

Son 20 yılda Türkiye’nin tarımının mevzuat açısından bir eksik noksanı kalmadı” diyen Kirişçi, “Ben mühendis olarak Tarım Komisyonu Başkanlığı dahil, önemli kanunları mevzuata kazandırdık. Türkiye’de tarım tarım diyerek dillerine dolayanların tarım kanunu düne kadar yoktu. Tarım sigortası dünyada bile nadir ülkelerde uygulanır. Türkiye’nin 65 yıllık özlemi olan bir uygulama TARSİM yürürlüğe girdi. 2005’te kanun çıktı, 2006 ilk poliçe kesildi. Üzerinden 16 yıl geçti 20 milyon poliçe kesildi, 8 grupta. Bunu neden söylüyorum sizin kendi üreticilerinizin faaliyetlerini sürdürmesi için onların ihtiyacı olan sistemi sunmanız gerekiyor. Islahatçı hakları kanunu çıktı. Fidan fide üretilmesi TİGEM misyonudur. Bu hususta 2002 yılında bizim kendimize yeterliliğimiz yüzde 31’di şimdi yüzde 94’lere çıktı. İthal ediyoruz ama ihracatta var. Hedef tamamı yüzde 100’dür.”

“Türkiye’nin tohumda kendi kendine yetemeyen ülke” söylemine de yanıt veren Bakan Kirişçi; “Bu nereden baktığınıza bağlı. Globalleşirken mutlak yeterlilikten söz etmek asla mümkün değil. Buna ABD de dahil. Bu noktada önemli olan stratejik ürünlerde kendinize ne kadar yetiyor olduğunuz”

‘’2002’de 3,5 milyar dolar tarımda ihracat varken bugün 27-28 hatta 30 milyar dolarlara doğru dayandı. Buradan nereye gelmek istiyoruz. Türkiye tarımsal dış ticarette ihracatçı konumdadır. İthalatta elbette var. Net olarak ihracatçı konumdayız. Türkiye tarımsal ticarette artan nüfusa, göçe, turiste rağmen net olarak ihracatçıdır”

Köyden kente göçü tersine çevirmek adına da birtakım çalışmalar içinde olduklarını ifade eden Kirişçi, “Özellikle kadınların güvence altına alınması yoluyla kırsalın takip edilmesi ve kırsalın cazibe merkezi haline getirilmesi açısından Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bir çalışma içerisindeyiz. Kadın şu açıdan önemlidir. Kadın ailenin merkezinde duruyor. Kadını kırsalda tutarsak ailenin diğer fertleri de kırsalda olacaktır. Bunun yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı ile planladığımız köy okulları projemiz bulunuyor” dedi.Tarım ve Orman Bakanlığı olarak gençleri de unutmadıklarını dile getiren Kirişçi, gençlerin kırsalda tarımsal faaliyetler yürütmesi durumunda onlara sundukları desteklerin de olduğunun altını çizdi.

Meyve suyu sektöründen bir temsilci şu soruyu yöneltti: Şalgamda ÖTV sıfır ama meyve suyunda yüzde 10 ÖTV var. Meyve suyunda ÖTV’nin kaldırılması konusunda bir çalışmanız var mı? “Meyve suyunun ÖTV’si konusunu Hazine ve Maliye Bakanlığımıza yazdık. İnşallah yüzde 10 ÖTV kalkacak.”

Bakanlığın Tarım ve hayvancılıkta ara eleman eksikliğini giderecek çalışmaların olup olmadığı sorusuna cevap olarak “Bu ülkede Afgan çoban ya işi bırakırsa endişesi yaşayan sürü sahiplerinin bulunduğunu, doğru budama, sulama, ilaçlama yapacak eleman bulamayan yetiştiricilerin olduğunu hatırlatarak tarım ve hayvancılıkta ara eleman ihtiyacı sorununu Millî Eğitim Bakanlığıyla geçtiğimiz ay yaptıkları protokolle çözeceklerini anlattı.“Tarım Alanı Bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri Ortak Yönetim Modeli” projesinin hayata geçirileceğini belirten Bakan Kirişçi, “Bu okullarımızın sayısını artıracağız. Bölgelerin tarımsal üretim ihtiyacına göre müfredat içeriğine sahip olacak liselerimizin sayısını artırarak bu sorunun çözümüne katkı sağlayacağız” diyerek oturuma son verildi.

 

BURSA/KARACABEY TARIM İŞLETMESİ HAKKINDA

Tarihçe; İşletme, 1300 yılında Çiftlikat-ı Hümayun adı ile kurulmuş, 1926 yılında Ziraat Vekâletine devredilerek, Karacabey Harası olarak faaliyetlerde bulunmuş, 1984 yılından itibaren ise TİGEM bünyesinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Konumu; Marmara Bölgesinde, Bursa-Balıkesir Karayolunun 70 inci kilometresinde yer almaktadır.

Arazi Varlığı; 75 bin dekarı kültüraltı ve 14 bin dekarı kültürdışı olmak üzere toplam 89 bin dekardır. Kültüraltı arazinin 27 bin dekarında sulu tarım yapılmaktadır.

İstihdam; Temmuz 2022 tarihi itibariyle 81 memur, 66 işçi ve 243 hizmet alımı olmak üzere toplam 390 kişidir.

Bitkisel Üretim; İşletmede sertifikalı tohum üretimi amacıyla;  buğday, çeltik, hibrit mısır, yonca, fiğ ve hayvancılığın ihtiyacı kaba yem bitkisi üretimi amacıyla;  yonca, fiğ ve silaj mısır ile özel sektör tohumculuk firmaları ile işbirliğine dayalı olarak; hibrit mısır, ayçiçeği, sebze ve yonca tohumu üretimleri yapılmaktadır.

İşletmenin Bitkisel Üretim Verileri

Ülkemiz çiftçilerinden gelen sertifikalı tohum taleplerinin karşılanması amacıyla buğday mahsul üretimi 2021 yılında 2019 yılına göre 2 kat artırılarak yaklaşık 7 Bin tona, ayçiçeği üretimi de yaklaşık 600 tona çıkarılmıştır.

İşletmenin Sertifikalı Tohum Dağıtımları

Ülkemiz çiftçilerinden gelen sertifikalı tohum taleplerinin karşılanması amacıyla tohum satışlarımız 2019 yılında 2.000 ton iken 2021 yılında 4.100 tona çıkarılmıştır.

Ceviz Üretimi

Karacabey Tarım işletmesinin 4 üncü ve 5 inci sınıf toprak yapısına sahip olan ve tarla tarımına uygun olmayan, eğimli yapıda ve kireç oranı yüksek olan verimsiz arazilerinden 1.500 dekarlık bir kısmına 2012-2014 yılları arasında söz konusu alanı değerlendirmek amacıyla; sırta dikim tekniğiyle, ana olarak Chandler çeşidi, tozlayıcı olarak Frenquette çeşidi kullanılarak ceviz tesisi kurulmuş, 2021 yılında 61 ton üretim alınmış, 2022 yılında ise 150 ton ürün alınması hedeflenmektedir. Bu durum dikkate alınarak, aynı toprak özelliğine sahip, toprak derinliği düşük, eğimi fazla, kıraç ve tarla tarımı için verimliliği düşük olan 1.500 dekar araziye 2021 yılında ceviz tesisi kurulmuştur.

Damızlık Koyun Yetiştiriciliği; Temmuz 2022 ay sonu tarihi itibariyle Merinos, Kıvırcık ve Türktahirova ırklarında 15.314 baş damızlık koyun varlığı ile sürdürülmektedir.

İşletmenin Koyunculuk Verileri

2019-2021 yılları arasında yapılan yatırımlarla 2019 yılında 7 Bin baş olan damızlık koyun varlığı, 2021 yılında 10 Bin başa, damızlık koyun satışımız 525 baştan 900 başa çıkarılmıştır.

Safkan Arap Atı Yetiştiriciliği; İşletmede 2014 yılında At Tanıtım ve Hippoterapi Merkezi kurulmuştur ve Temmuz 2022 tarihi itibariyle 541 baş at varlığı ile atçılık faaliyetleri sürdürülmektedir.

Akbaş ve Kangal Çoban Köpeği Yetiştiriciliği; Ülkemiz gen kaynaklarının korunması Temmuz 2022 tarihi itibariyle 183 baş köpek varlığı ile sürdürülmektedir.

 

GERÇEKLEŞEN YATIRIMLAR;

İşletmede 2002-2021 döneminde toplam 101 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirilerek;

15.290 dekar arazi modern basınçlı sulama sistemleri ile sulamaya açılmış,

En ileri teknolojilerle donatılmış 5.000 ana başlık damızlık koyun tesisi,  

Arap Atı Tanıtım Merkezi ve 50 başlık at tavlası yapılmış,

Mekanizasyonun tamamı en ileri teknolojilerle yenilenmiş,

10 ton/saat kapasiteli tohum hazırlama tesisi,

5000 tonluk mahsul muhafaza silosu,

Tarihi binaların restorasyonu, mevcut binalarının bakım-onarımları ile çevre düzenlemeleri,

5.000 dekar damla sulama-ENH yapımı,

2019 yılında 7 Milyon TL zarar eden işletme, 2021 yılında bilançosunu 36 Milyon TL karla kapatmıştır.

9 Ağustos 2022 Salı

6.Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’na geri sayım başladı.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



6.Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’na geri sayım başladı

Nalburiye ve hırdavat sektörünün 2022’deki dünyaya açılan tek arenası 6.Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’na 250’ye yakın katılımcı ve 20.000 kalem ürün çeşidi, yüzde 95 doluluk oranıyla geri sayım başladı.

Tüm sanayi kolları ile ortak bağı olan nalburiye ve hırdavat sektörü;  üretim, montaj, bakım, onarım süreçlerindeki ürün tedarikini ve çarkın dönmesini sağlayan 20 bin kalem ürün çeşidini,  15-18 Eylül tarihleri arasında Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’nda sergilemeye hazırlanıyor. İlk düzenlendiği günden bu yana sektöre dair önemli bir eksikliği gideren fuar, 6’ncı yılıyla birlikte artık hırdavat ve nalburiye sektörü için gerek katılımcı markalar gerek yerel ve uluslararası ziyaretçi nezdinde geleneksel bir ticari organizasyon hale geldi.

Avrasya’nın kalbindeki konumuyla, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgeleriyle ticari bağlantılar için güçlü fırsatlar sunma iddiasını sürdüren Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, 2022 yılında maksimum verim sağlamak amacıyla “Birlikte Büyüyoruz” sloganıyla katılımcı ve ziyaretçilerden aldığı yoğun talep ile 25.000 m2’lik alana İFM 5-6-7. hallere taşınıyor.

İnovasyon, yenilik ve çeşitlilik konusunda dünya çapında bir dinamizme sahip olan Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, 15-18 Eylül tarihleri arasında elektrikli ve mekanik el aletleri ve aksesuarlarından kaynak makinaları ve elektrotlarına, D.I.Y. (kendin yap) ürünleri, zımpara, çivi makinaları ve aşındırıcılara; lazer aletleri ve iş güvenliği ekipmanlarından izolasyon, yalıtım ve tecrit malzemelerine, boyacı ve kilit aksesuarlarına kadar çok büyük bir ürün çeşitliliği sunuyor. 6 yıldır ülkemiz ve MENA coğrafyası için nalburiye ve hırdavat sektöründe büyük bir eksikliği ortadan kaldıran fuar, sektörün ihracat hedeflerini yakalamasına her geçen gün daha fazla katkı sağlıyor.

Sektörün ihracat hedefi 15 milyar dolar

Türkiye hırdavat sektörü bu yıl önemli bir atılım yaşayarak ihracatta rekor kırmaya hazırlanıyor. Alınan siparişler Türkiye’nin dünyada yeni üretim merkezi olmaya başladığını ortaya koyuyor. Gelişen olaylarla Rusya-Ukrayna çıkmazı,  Çin’in kapanması, Avrupa, MENA ve Afrika bölgesinin yeni üretim merkezi arayışlarını daha fazla ihtiyaç haline getirdi. Bu doğrultuda Türkiye jeo-stratejik yapısı, ulaşılabilir konumu, kaliteli üretimi ile hedef pazar ülke konumundadır. Pandemi şartlarında gerçekleştirilen fuarda yapılan ihracat rakamlarını göz önüne alınca 15-18 Eylül 2022 yılında 15 Milyar doların üzerinde ihracat anlaşmalarının merkezini 300’e yakın katılımcısı ile Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’nın oluşturması bekleniyor.

Nalburiye ve hırdavat sektörünün Türkiye’deki ilk ve tek uluslararası fuarı

Nalburiye ve hırdavat sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası fuarı olmasının etkisiyle Türkiye’nin 81 ilinden ziyaretçilerini ağırlıyor. Fuar ayrıca Türkiye’nin ticaret ve sanayi odaları, sanayi bölgelerinden gelenlerin oluşturduğu sivil gruplar ile yoğun bir ticaret ortamı sağlıyor.

İstanbul Hırdavat Fuarı’nın ilk yılından bu yana projeyi yöneten Zülküf Karadayı, fuar hakkında şu açıklamada bulundu:

“Fuar yüzde 95 doluluk oranına ulaştı. Hırdavat ve nalburiye sektörünün önde gelen markalarının yer aldığı organizasyona geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Karbosan, Platinum Sponsor olarak en büyük desteklerden birini vermiş oldu. Yerli üreticilerin uluslararası arenada boy gösterebildiği Avrasya ve MENA bölgesindeki etkili platform haline gelen fuar, bölge ülkelerdeki profesyonel  ziyaretçileri  ile güçlü bir bayi ortaklığı sağlıyor.  Son yıllarda hırdavat ve nalbur sektöründe üretime yönelik yatırımların artmasının doğal sonucu olarak yerli ürünlerde artan çeşitliliği görebilmekteyiz. Dünyadaki gelişmeler doğrultusunda bölgemize ciddi bir talep yoğunluğunun farkındayız. Yerli üretici firmalarımız, kaliteli ürünleriyle yurt dışındaki rakipleriyle yarışabilir konuma geldiler. Böylece, sektör sadece yurt içinde değil; dünya pazarında da kalitesiyle önemli bir pay almaya hazır. Fuarımız 6’ncı yılında artık dünyaya açılmak isteyen markaların en güçlü pazarı olarak gelenekselleşti. 6 yıllık çalışmalarımızın sonucunda özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki önemli yatırımcı ve satın almacıların ajandasında fuarımızın yer almakta olduğunu gururla söyleyebilmekteyiz. Ayrıca yeni taşındığımız 5’inci 6’ncı ve 7’inci salonlardaki 25 bin metrekarelik alanda tüm sektör oyuncularının 20 bin kalem ürün çeşidi ile sergi açtığı fuarımızı 4 gün boyunca dolu dolu sergilemenin heyecanını taşıyoruz.”

Nalburiye ve hırdavat sektöründeki gelişmeleri yakından takip etmek için sizde Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’nı ziyaret edin

Sektörün ülkemizdeki uluslararası tek buluşma noktası İstanbul Hırdavat Fuarı 15-18 Eylül 2022 tarihlerinde, 6.kez İFM’de 5.6.7.hall’de düzenleniyor.  Bu büyük buluşmaya ortak olun, siz de yerinizi alın! Ücretsiz davetiye ve detaylı bilgi için; www.istanbulhirdavatfuari.com


8 Ağustos 2022 Pazartesi

Bilişim sektöründe, ödüller sahiplerini buldu


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Kolaysoft, lider teknoloji şirketleri arasındaki yerini aldı 

Türkiye’nin ilk 500 Bilişim Şirketi – Bilişim 500 Araştırmasının sonuçları açıklandı. Lider teknoloji şirketleri arasında konumlanan Kolaysoft Teknoloji AŞ, 2021 Yılı Sistem Entegratörlüğü ve İş Ortağı Yılın e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv kategorisinde 2. sırada yer aldı. Bilişim sektörünün nabzını tutan araştırma sonuçlarına göre, ülkemizin ilk 500 bilişim firması, 2021 yılında bir önceki yıla oranla %26 büyüyerek toplam geliri 214 milyar TL oldu. Sektörde yazılım başı çekerken, yazılım alanında ihracat rakamı %74 artarak 1.6 milyar TL olarak gerçekleşti. 

İngiltere ofisini açtı, yazılımda dünyayla rekabet edecek 

Türkiye’nin yazılım sektöründe dünyayla rekabet edebileceğini ifade eden Kolaysoft Teknoloji AŞ Genel Müdürü Kezban Boztürk, şunları söyledi: 

“Globalde rekabet edebileceğimiz en büyük alanlardan birisi yazılım dünyasıdır. Türkiye olarak, dünyada yazılım sektörü ile rahatlıkla rekabet edebileceğimizi düşünüyorum.  Yurtdışına da açılarak İngiltere’de Kolaysoft’un ofisini açtık ve gerek deneyimimiz, gerek işi sahiplenmemiz, gerekse pratik yanlarımız ile yurtdışına bu anlamda iyi bir kaynak olacağımızı düşünüyorum. E-Dönüşüm pazarında ise, hem altyapı hizmeti sunduğumuz özel entegratörler, hem de kuluçkadaki entegratörleri değerlendirdiğimizde, pazarının yaklaşık %25’nin altyapısını Kolaysoft Teknoloji olarak bizler sağlıyoruz. Firma olarak, klasik bir özel entegratör olmanın ötesinde, sektörel bazda çözümler üreten ve E-Dönüşüm pazarında söz sahibi olan lider teknoloji şirketiyiz. Sahaya dokunan ve gerçekten de ihtiyaca deva olan ürünlerimizle, müşterilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi. 


PEYK, globalde inovatif yazılım ürünü seçildi 


E-Dönüşüm (e-Fatura, e-Arşiv, e-Defter vs) pazarındaki ürünlerinin yanı sıra, Kolaysoft Teknoloji’nin ürün ailesi arasında yer alan PEYK, İş Kanunları gereği tebliğ edilmesi gereken, bordro, ücret hesap pusulası, puantaj, sözleşme, ihtar, iş güvenliği, KVKK bildirimleri, izin onayları vb. bildirimlerin e-imza ile imzalanıp, TÜBİTAK zaman damgası ile mühürlenerek, çalışanlara online platform üzerinden tebliğ eden ve yasal geçerliliği olan bir yazılım platformudur.  PEYK, 70 ülkede 150 bin üyesi olan Uluslararası Teknoparklar Birliği Derneği (IASP) tarafından, Covid-19 salgınına karşı işveren ve çalışanlara değer katan global çapta İnovatif yazılım ürünü seçildi. Firmanın diğer bir ürünü olan Ziyaretçi Eş Zamanlı Takip Sistemi (ZET), gelen ziyaretçilerin bina içerisinde eş zamanlı olarak nerede olduğunu takip etmek için geliştirilmiş entegre yazılım ve donanım çözümüdür. Ziyaretçiye verilen kart sayesinde, ziyaretçinin bina içerisinde nerede olduğu güvenlik biriminde bulunan ekranlardan anlık olarak takip edilmektedir.