25 Ağustos 2025 Pazartesi

MSC Fantasia ve EXPLORA I, İstanbul Limanı’na demirleyerek Boğaz’a görkem kattı.

 

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


MSC Cruises ve Explora Journeys Gemileri Aynı Anda İstanbul’da

MSC Grubu’nun iki farklı markası, MSC Cruises ve Explora Journeys filolarına ait iki gemi, programları 2025 yaz sezonu kapsamında İstanbul’a demir attı.

MSC Grubu’nun Gemi Seyahatleri Bölümü çatısı altında faaliyet gösteren çağdaş markası MSC Cruises ve ultra lüks yaşam tarzı seyahat markası Explora Journeys filolarına ait gemiler aynı anda İstanbul’a geldi.

MSC Fantasia ve EXPLORA I, 2025 yaz programları kapsamında 23 Ağustos Cumartesi günü İstanbul Limanı’na demirleyerek Boğaz’a görkem kattı.

MSC Fantasia ile İstanbul hareketli keşifler

2025 yaz sezonunda İstanbul hareketli programlarını gerçekleştiren MSC Fantasia, 9 gece 10 gün süren Ege & Adriyatik turlarıyla İtalya’nın Trieste/Venedik ve Bari; Yunanistan’ın Korfu, Katakolon, Pire/Atina limanlarını ziyaret ediyor, ardından Kuşadası/Efes’e uğrayarak yeniden İstanbul’a dönüyor.

 7 Mayıs – 16 Ekim tarihleri arasında 19 kez İstanbul’a uğrayacak olan gemi, 4.363 yolcu kapasitesiyle sezon boyunca yaklaşık 90.000 misafiri Türkiye’ye taşıyarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacak.

Dünya mutfaklarından lezzetler sunan restoranları, her yaştan misafire hitap eden eğlence ve aktiviteleri, çocuk kulüpleri, MSC Aurea Spa, spor salonu ve dinlenme alanlarıyla beş yıldızlı yüzen otel konforu sunan MSC Fantasia, ayrıca lüks ve ayrıcalıklı deneyim isteyenler için MSC Yacht Club konseptiyle “gemide gemi” deneyimi yaşatıyor. Misafirler, tüm yolculuk boyunca kendilerine özel tahsis edilen butler hizmeti, ayrıcalıklı alanlara erişim ve lüks suitlerde konaklama gibi her şey dahil özel bir deneyimin tadını çıkarıyor.

MSC Fantasia, 2026 yaz sezonunda da İstanbul hareketli programlar gerçekleştirmeye devam edecek. 

EXPLORA I: Ultra lüksün yeni tanımı

İstanbul’a gelen diğer gemi EXPLORA I, Ağustos 2023’te Explora Journeys markasının ilk gemisi olarak ilk seferini gerçekleştirdi. MSC Grubu’nun 300 yıllık denizcilik mirasından doğan Explora Journeys; seçkin, yeni nesil lüks seyahat severler için okyanus yolculuğunu yeniden tanımlama vizyonuyla ultra lüks segmentte hizmet veriyor ve misafirlerini denizle, kendileriyle ve benzer yaşam tarzına sahip kişilerle buluşturmayı hedefliyor. Süperyat konseptiyle tasarlanan Explora Journeys gemileri, en popüler destinasyonları daha az keşfedilmiş niş limanlarla, uzun süreli ve geceleme konaklamalarıyla harmanlayarak her açıdan keşif duygusunu besleyen rotalar sunuyor.

EXPLORA I, 2025 yaz sezonunda 5 Mayıs – 9 Ekim tarihleri arasında 21 kez Türkiye limanlarına uğrayacak. İstanbul’dan 9 kez biniş imkanı sunmasının yanı sıra Bodrum, Bozcaada, Kuşadası, Antalya ve Marmaris limanları da programlarında yer alıyor.

 Tamamı teraslı ve okyanus manzaralı olarak “denizdeki ev” konseptiyle tasarlanan 461 suit, penthouse ve rezidans, 6 restoran ve 11 farklı gastronomi deneyimi, 12 bar ve lounge, 4 yüzme havuzu, özel kabanalı geniş teras alanı, wellness ve seçkin eğlence imkanlarıyla cruise dünyasına bambaşka bir soluk getiriyor. 920 yolcu kapasitesi ve 640 mürettebatıyla kişiselleştirilmiş ve üst düzey bir hizmet kalitesiyle misafirlerini ağırlıyor. 

Explora Journeys filosu, 2028 yılına kadar toplam 6 gemiyle hizmet verecek. 16 Eylül 2024’te ilk seferini gerçekleştiren filonun ikinci gemisi EXPLORA II, 2026 yaz sezonu kapsamında Mayıs ayından itibaren Türkiye limanlarında olacak. 

“Türk turizmine katkımızı artıracağız”

MSC Cruises ve Explora Journeys Türkiye Ülke Müdürü Işın Hekimoğlu, şu açıklamada bulundu:

“Her iki markamıza ait gemilerimizi aynı anda İstanbul’da görmekten büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu tablo, Türkiye’ye olan güvenimizin ve yatırımlarımızın en somut göstergesidir. Gemilerimizin yıl boyunca Türk limanlarına düzenli olarak uğraması, ülkemizi küresel cruise haritasında daha da görünür kılmaktadır.

Türk misafirlerimizin cruise tatillerine olan ilgisinin her geçen gün arttığını memnuniyetle gözlemliyoruz. Bizim hedefimiz, bu tatil biçiminin sunduğu benzersiz avantajları daha geniş kitlelere anlatmak. Evlerinden çıkıp kendilerine en yakın limandan, yüzen bir otele adım atarak; her sabah farklı bir ülke ve şehirde uyanmak, birinci sınıf eğlence ve aktivitelerden yararlanmak, dünya mutfaklarından lezzetler tatmak misafirlerimizin beklentilerinin çok ötesinde bir deneyim sunuyor.

Yaz sezonunda MSC Cruises markamızla İstanbul hareketli MSC Fantasia’nın yanı sıra Kuşadası hareketli MSC Divina gemimiz ve Explora Journeys markamızla EXPLORA I’ı limanlarımızda ağırlarken, kış sezonunda da her hafta İstanbul ve İzmir hareketli MSC Lirica gemimizle Türkiye’de olacağız. Yıl boyunca kesintisiz sürdürdüğümüz seferlerimizle Türk turizmine sağladığımız katkıdan gurur duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırımlarımızı artırarak, hem misafirlerimize daha fazla seçenek sunmayı hem de ülkemizin cruise turizmindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz.”

Kariyerinize yön vermeden önce onları dinleyin


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Kariyerinize yön vermeden önce onları dinleyin

Gıda sektörünün en geniş kapsamlı etkinliklerinden olan Güvenilir Ürün Zirvesi 4. Kez tüm sektör paydaşlarını bir araya getirecek. 1 Ekim’de gerçekleştirilecek zirve kapsamında yapılacak Kariyer Toplantıları’nda ise kariyerine yön vermek isteyenlere bulunmaz fırsatlar var.

 Güvenilir Ürün Platformu tarafından gıda, gastronomi ve tarım sektörünün uzman STK’ları ve kurumları paydaşlığında gerçekleştirilen Güvenilir Ürün Zirvesi ve Feed the Future ödül töreni’nin dördüncüsü 1 Ekim’de Crowne Plaza İstanbul Florya’da gerçekleştirilecek. Zirve kapsamında düzenlenecek eş zamanlı etkinliklerden Kariyer Toplantıları’nda ise kariyerine yön vermek isteyenler, alanlarının en başarılı yöneticileri ile bir araya gelecek ve birebir sohbet etme fırsatı bulacak.

Geçtiğimiz yıllarda büyük ilgi gören etkinlik geleneksek hale gelerek bu yılda zirvedeki yerini alıyor. Alanının en başarılı yöneticilerini, öğrenciler ve kariyerine yön vermek isteyenlerle buluşturan Kariyer Toplantıları, bu yıl başarılı akademisyen ve yazar Dr.Ada Beyza Toksoy ve Gastronomi Uzmanı ve program yapımcısı Biral Serttaş moderatörlüğünde gerçekleştirilecek.

ZÜCDER Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder, Sanatçı-Aktivist Murat Evgin, Yemek İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bozdağ, Happy Center CEO’su Yavuz Altun ve Kaşıbeyaz Lezzet Grubu Kurucusu Ahmet Kaşıbeyaz’ın konuşmacı olacağı toplantılar kontejyan dahilinde herkesin katılımına açık olacak.

Konuşmacılarla birebir tanışma ve deneyim paylaşımı fırsatı sunan toplantılar 1 Ekim’de Crowne Plaza İstanbul Florya özel salonunda yapılacak. Toplantılara ücretsiz kayıt için www.guvenilirurunplatformu.com.tr yi ziyaret edebilirsiniz.


Madencilik Faaliyetleri Doğal ve Kültürel Açıdan Eşsiz Öneme Sahip Bu Bölgeyi Her Geçen Gün Yok Ediyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



LATMOS’UN ÇAĞRISI

Madencilik Faaliyetleri Doğal ve Kültürel Açıdan Eşsiz Öneme Sahip Bu Bölgeyi Her Geçen Gün Yok Ediyor

 Zenginlik deyince aklınıza ne gelir?  Servet sözcüğü size neyi çağrıştırır? Dışarı çıkıp gökyüzüne bakın, denize, toprağa bakın. Bulabiliyorsanız ağaçlara, ormanlara bakın. Uzaktan da olsa dağlara bakın. Onların gücünü, zenginliğini, canlılığını ve bereketini hissedin. Doğanın parçası olduğunuzu ve ancak onunla birlikte var olabileceğinizi fark edebiliyor musunuz? 

Bunun farkındaysanız ne âlâ ama değilseniz, zenginliğin gerçek ya da sanal banknotlar, çil çil altınlar ya da paha biçilmez mücevherler olduğunu düşünüyorsanız, size çok yoksul olduğunuzu söylemek zorundayım. Üstelik bu, sayısız banknotla, çil çil altınla, sandıklar dolusu mücevherle giderilemeyecek kadar derin bir yoksulluk. Önüne gelen her şeyi yutan dipsiz bir kuyu adeta;asla doymayan, asla tamah etmeyen, sonuna kadar sömüren bir açlık! 

Ülkemiz için ne kadar tanıdık, değil mi? 

 Tıpkı diğer doğal ve kültürel zenginliklerimiz gibi Latmos da sermayeye kurban edildi ve yok olmanın eşiğinde. Aydın ve Muğla il sınırları boyunca yayılan ve geçmişi sekiz bin yıl öncesine dayananLatmos - Beşparmak Dağları, tarihöncesi çağlardan bu yana yerleşim görmüş, kültürel ve doğal açıdan çok özel bir bölge. Zamanın etkisiyle şekillenen kayalıkları, tarihi dokusu, değerli su kaynakları, endemik türleri içeren florası ve faunası ile büyüleyici bir coğrafyaya sahip.

 Erken dönemlerde Latmos, Anadolu’nun kutsal dağlarından biriymiş. Bu dağ sisteminin en yüksek noktası olan Tekerlek Tepe, tarih öncesinde Anadolu kökenli bir Fırtına Tanrısı ile ilişkilendirilmiş. Burada Hattilerin Taru’su, Luvilerin Tarhunt’u, Hititlerin Tarhuna’sı ve Karialıların Zeus Akraios’u dağın en zirvesinde otururmuş. Karia mitolojisinde bu dağlar Ay Tanrıçası Selene’yle sevgilisi Endymion’un büyük aşkına da ev sahipliği yapmış. Bölgede bulunan kutsal Labranda Antik Kenti’ni çevreleyen ve birkaç yıl öncesine kadar göz alabildiğine uzanan çam ormanlarının tümü şimdi kesilmiş durumda ve bu katliam giderek büyüyor. 

Latmos’ta 1984 yılında başlayan ve 2000’li yıllarda hız kazanan madencilik faaliyetleri günümüze kadar giderek artmış ve yirmi üç yılda 400 binin üzerinde maden ocağı ruhsatı verilmiş. Bölgedeki sayısız Feldspat ve Kuvarsit ocakları doğal ve kültürel açıdan eşsiz öneme sahip bu bölgeyi her geçen gün biraz daha yok etmekte.

Oysa Latmos, 2008 Yılında Türkiye çapında belirlenen “122 Önemli Bitki Alanı” arasında yer almakta. Köylüler fıstık çamı (künar), balcılık (basra böceği balı), yerel türlerden hayvancılık, sebzecilik ve zeytincilik gibi pek çok alanda inatla üretmeye devam etseler de madencilik faaliyetleri üretim alanlarını günden güne daraltıp su kaynaklarını yok ettiği için köyler boşalmakta ve üretim ve geleneksel yaşam geri dönülemez şekilde yok olmakta.



Burada yürütülen madencilik faaliyetlerinin kamu yararıyla en ufak bir ilgisi yoktur. Latmos’taki madencilik bir avuç ayrıcalıklı kesim, zenginliğine zenginlik katsın diye hukuk ve kamu vicdanı hiçe sayılarak devam ettirilmekte. Onlarca yıldır süregelen koruma mücadelesine, bilimsel raporlara, koruma bölgesi taleplerine rağmen maden şirketleri, insanlığın ortak mirası olan Latmos’u hepimizin gözleri önünde katletmekte. 

Latmos yok oluyor ve onun yok olması aç gözlülüğün ve hırsın, yaşamı nasıl umarsızca yok edebileceğinin göstergesi. Bugün orada olanlar hepimizin, insanlığımızın, doğamızın ve geleceğimizin yok edilmesinin bir işareti sadece. Bu işareti ciddiye alalım ve Latmos’taki yıkımın önüne acilen geçelim. Tüm insanlığın ortak mirası olan bu bölgenin varlığını bütünlüklü bir şekilde güvence altına alalım. 

Bu konuyla ilgili çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarına destek olmak, sosyal medyada Latmos’u görünür kılmak, tahribatın kanıtı olabilecek her türlü bilgiyi kamuoyuyla paylaşmak Latmos’un kurtulmasına ve korunmasına yardımcı olacaktır.  

Latmos’un kurtarılması için aktif çalışan topluluklar:

Latmos Platformu 

Bafa Der 

Ekodosd

Kuşadası Çevre Platformu 

Muğla Yeşil Yaşam Derneği


Murat TÜZEL

24 Ağustos 2025 Pazar

"Süvarinin İzinden" etkinliği, bu yıl 6. kez yüzlerce motosiklet tutkununu bir araya getirecek.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


"Süvarinin İzinden" Motosikletli Saygı Sürüşü, 6. Yılında Kahramanların İzini 500 Demir At ile Sürmeye Devam Ediyor

Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Büyük Taarruz zaferinin yıl dönümünü anmak amacıyla düzenlenen "Süvarinin İzinden" etkinliği, bu yıl 6. kez yüzlerce motosiklet tutkununu bir araya getirecek. Tarihe bir saygı duruşu niteliğindeki bu anlamlı sürüş, 29-31 Ağustos 2025 tarihlerinde, 5. Süvari Kolordusu'nun 180 km'lik tarihi rotasını takip ederek Afyon Kocatepe'den Dumlupınar'a uzanacak.

Etkinlik, istiklal uğruna canlarını feda eden kahramanları anmak, anlamak ve onlara olan minneti ifade etmek amacıyla düzenlenmektedir. Organizasyon Komitesi Sözcüsü Yavuz Kuru, etkinliğin ruhunu şu sözlerle ifade ediyor:

“Bu sürüş, bizim için sadece bir motosiklet etkinliği değil; Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına olan minnetimizi en güçlü şekilde ifade etme biçimimizdir. Onların izlerinden giderek, o zorlu yollardan bir kez daha geçerek, aynı gökyüzünün altında uyuyarak, bugünlerimiz için kendi yarınlarını feda eden kahramanlarımızı anlamaya çalışıyoruz. Dağların, vadilerin üstesinden gelirken yaşadığımız gurur, her birimize bu vatanın nasıl kazanıldığını bir kez daha hatırlatıyor. Bu destanı gelecek nesillere aktarmaya sözümüz var. Bu yüzden diyoruz ki: UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ.”

Gönüllü bir ekip tarafından amatör ruhla ancak profesyonel bir anlayışla organize edilen etkinlik, ilk yılında 30 motosikletle başlarken, bu yıl 500'ün üzerinde motosikletlinin katılımı beklenmektedir. Herhangi bir katılım şartı bulunmayan organizasyon, tarih bilincini ve dostluğu pekiştiren bir platform haline gelmiştir.

Sözcü Yavuz Kuru, organizasyonun geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu ise şöyle özetliyor:

“İlk yıl 30 motosikletle çıktığımız bu yolculuk, bugün yüzlerce sürücünün bir araya geldiği dev bir aileye dönüştü. Bu işin arkasında arkadaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz aylar süren bir hazırlık süreci var. Gönüllü bir organizasyon olsak da işimizi profesyonel bir şekilde yapıyoruz. Geçtiğimiz 5 yılda en büyük hedeflerimizden biri, bu 180 km'lik rotayı kalıcı hale getirmekti. BTMP ile çalışarak rota boyunca yönlendirme tabelaları yerleştirdik. Ayrıca geliştirdiğimiz 'Süvarinin İzinden' mobil uygulaması sayesinde artık bu rota, tarihe ilgi duyan herkes için yılın tamamında erişilebilir durumda. Amacımız, bu bilinci her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaştırmak.”

İki gün sürecek sürüş boyunca katılımcılar, savaşın kritik noktalarında bilgilendirmeler eşliğinde ilerleyecek. Program şu şekildedir:

29 Ağustos Cuma: Afyon'daki 26 Ağustos Tabiat Parkı'nda kamp alanı açılışı ve akşam 21:30'da etkinlik brifingi.

30 Ağustos Cumartesi: Saat 10:00'da kamp alanından hareket. 11:00'de Kocatepe Anıtı'ndaki törenin ardından saat 12:00'de saygı sürüşü başlayacak. Kocatepe sonrası arazi ve asfalt olmak üzere ikiye ayrılacak gruplar; Çiğiltepe, Kocapınar Sargı Yeri Şehitliği gibi önemli noktaları ziyaret edecek.

31 Ağustos Pazar: Tamamen asfalt olan rotada saat 09:30'da hareket edilecek. Kumarlı, Olucak ve Yıldırım Kemal Süvari Şehitlikleri ziyaret edildikten sonra sürüş, saat 14:00'te Dumlupınar Anıtı'nda son bulacak.

"Süvarinin İzinden" Hakkında:

"Süvarinin İzinden", her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı haftasında düzenlenen, Büyük Taarruz'da kahraman süvarilerin izlediği rotayı takip eden bir motosikletli saygı sürüşüdür. Gönüllülük esasıyla düzenlenen etkinlik, tarih bilincini artırmayı ve Milli Mücadele kahramanlarını anmayı amaçlamaktadır.


İstatistiklerde, Misafir İlişkileri Tatilseverlerin En Çok Görüştüğü Birim Olarak Öne Çıkıyor

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TATİLDE, MİSAFİR HİZMETLERİNE ANINDA ULAŞABİLME DEVRİ BAŞLADI

Ege ve Akdeniz bölgesinde tesisler, yaz ayları geldiğinde sahip oldukları birçok hizmeti ön plana çıkararak otellerini tanıtmaya başlıyor. Bazı tesisler, misafirlere özel segmentasyonlarla kişinin ilgi-alışkanlıklarına özel konseptler geliştiriyor, bazıları hali hazırda verilen hizmetleri 24 saate yayma veya mevcut hizmeti daha fazla çeşitlendirme gibi klasik yollara başvurabiliyor. Tatil yapılabilecek tesislerin fazlalığı, rekabetin artmasına sebep olurken, hizmetiyle diğer tesislerin arasından sıyrılabilmek ve misafirleri daha fazla memnun edebilmek, ekstra çaba harcanmasını gerektiriyor.

İstatistiklerde, Misafir İlişkileri Tatilseverlerin En Çok Görüştüğü Birim Olarak Öne Çıkıyor

Otel yönetimlerinin son yıllarda en çok önem verdiği departmanların başında Misafir İlişkileri geliyor, hatta geçmiş yıllarda bir misafir temsilcisi tüm oteli temsil ederken artık bu bölüm birden çok kişinin görev aldığı bir departman haline geldi. Misafir hizmetleri departmanı çalışmalarının bir çıktısı olarak; sezon sonu misafir değerlendirmeleri masaya yatırılıyor. Misafirlerden gelen talepler bazında istatistikler göz önünde tutulup, gelecek dönemler için otelin yatırımlarına yön verilmesi ve geliştirilmesi gereken hizmet kalemlerinin iyileştirilmesi hedefleniyor.


Selectum Hotels&Resorts de kurulduğu yıldan bugüne misafir ilişkileri departmanını, profesyonel otelcilik anlayışının ve hizmet kalitesinin vazgeçilmez unsuru olarak niteleyip, otelcilik hizmetinin tam kalbine yerleştiriyor. Bu bağlamda her tesiste bir misafir ilişkileri departmanı ve birden çok misafir temsilcisi ile misafirlerin tatilden daha fazla keyif alabilmesi, anlık müdahaleler ile beklentilerin üzerinde bir tatil yaşatmayı hedefliyor.

Select Touch ile Tesisin Her Bölgesinde Anında Misafirin Yanında Olunabiliyor

Selectum Hotels&Resorts’un bir tatil-hizmet ürünü olan Select Touch uygulaması, misafirlere beklentilerinin üzerinde bir tatil yaşatabilmek adına, Selectum grubunun tüm tesislerinde kullanılıyor. Select Touch, WhatsApp üzerinden arka planda çalışan bir yarı otomasyonlu, dijital asistan servisi olarak öne çıkıyor. Misafirin otele giriş yapacağı gün, öncelikle atılan sizi otelimizde heyecanla bekliyoruz mesajının ardından, Check In prosedürleri ve otelle ilgili bilgi mesajı misafire ulaştırılıyor.

Misafir tesise giriş yaptıktan itibaren, otelde konaklayacağı zaman diliminde her gün saat 08:00 - 00:00 erişilebilen bir dijital asistan olarak, tatil boyunca her türlü talep ve soru için misafirin yanında oluyor. İster plajda güneşlenirken, ister odada bir ihtiyaç olsun, tesisin neresinde veya neye ihtiyaç olursa Select Touch isimli dijital asistan servisi ile müşteri hizmetlerine anında ulaşıp, talebini belirtebiliyor. Bu talep bazen SPA randevusu oluşturma, A la carte restoranda rezervasyon yaptırma, bazen otoparktan aracının vale tarafından alınıp kapıya getirilmesi veya tesis etkinliklerini öğrenmek üzere gelen talepler olabiliyor.

Sadece Otomasyon Değil, Kişiye Özel Dijital Bir Asistan Olarak Hizmet Veriyor

Otelin yeme-içme, o günkü aktiviteler-şov programları, hizmetlerin kullanım saatleri gibi tüm imkanları otomasyon şeklinde sistemden misafir anında bilgi alabiliyor, misafirin yöneltebileceği kişiye özel spesifik tüm sorular ve misafirin diğer ihtiyaçları içinse arka planda müşteri hizmetleri temsilcisi ile anlık manuel yazışmalar yapılıyor, istekler en kısa zaman diliminde gerçekleştiriliyor. Sadece bir yapay zeka tarafındanyönetilen, standart klişe cevaplarla ilerleyen bir sistem olmadığından, misafire esnek çözümler, kişiye özel dokunuşlarla misafir memnuniyetini üst seviyeye çıkarma imkanı sağlanıyor.

Bu yenilikçi hizmet ile Selectum Hotels&Resorts tüm otellerinde, misafirlerinin her anını daha keyifli, daha ulaşabilir bir hizmet anlayışı ve tatilini sorunsuz geçirmelerini hedefliyor. Böylece misafirlere daha fazla özgürlük, tatilde güven duygusu ve ekstra konfor sağlanmış oluyor.


Selectum Hotels & Resorts Hakkında:

Selectum Hotels & Resorts, 2017 yılında Antalya, Belek bölgesinde hizmetlerine başlamıştır. Farklı destinasyonlardaki uluslararası varlığıyla her tatilseverin tercihlerine göre özelleştirilmiş bir hizmet deneyimi sunan Selectum Hotels; yetişkin, çocuk dostu ve hayvan dostu konseptleriyle; Türkiye'de ve Uluslararası destinasyonlarda Türk misafirperverliği ile misafirlerinin her anını unutulmaz kılmak için çalışmaktadır.

Selectum Hotels & Resorts, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, GSTC Sürdürülebilir Turizm Sistemi sertifikalarına sahiptir.


Selectum Hotels & Resort markasını da bünyesinde bulunduran, ATG Hotels, bölgenin en büyük kapasitesine sahip grubu olarak çalışmalarını sürdürmektedir.


23 Ağustos 2025 Cumartesi

ATF25 Türkiye, Akdeniz Heykeli’ni Antalya’ya Çağırıyor

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ATF25 Türkiye, Akdeniz Heykeli’ni Antalya’ya Çağırıyor

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, İlhan Koman’ın simgesel eseri Akdeniz Heykeli’nin kumdan replikasına ev sahipliği yapıyor.

22–23–24 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya Expo Center’da yedinci kez düzenlenecek Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF25 Türkiye), bu yıl yalnızca turizm sektörüyle sınırlı kalmayarak, kültür ve sanat dünyasında da iz bırakacak bir etkinliğe imza atıyor.

Türk çağdaş sanatının en önemli eserlerinden biri kabul edilen İlhan Koman’ın Akdeniz Heykeli, deneyimli turizmci Recep Yavuz’un önerisi, Cem Karaca ve Selçuk Meral’in projelendirmesi, NBK Touristic, Kum Heykel Müzesi ve ATF iş birliğiyle Antalya’ya getiriliyor.

Beş heykeltıraş ve 12 kişilik ekibin, 50 ton kum kullanarak 15 günde inşa edeceği devasa replikayla Akdeniz Heykeli, ilk kez Antalya’da sanatseverlerle buluşacak.

ATF25’te Yıllardır Beklenen Bir Hayal

1980’de tamamlanan, 4 ton ağırlığında ve 112 metal levhanın birleşiminden oluşan Akdeniz Heykeli, Türkiye’nin en dikkat çekici sanat simgelerinden biri oldu. 1981’de Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü’ne layık görülen eser, yıllar boyunca defalarca Antalya’ya getirilmek istendi; ancak bu hayal gerçekleşmedi.

Sanatçısı İlhan Koman’ın “Bir deniz kenarına dikin” sözleriyle işaret ettiği eserin, kumdan replikasıyla Antalya’da sergilenecek olması, bölge halkının uzun süredir beklediği özlemi yeniden gündeme taşıyor.

“Akdeniz’e Geri Dönüş, Kültürel Bellek İçin Tarihi Bir Adım”

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral, projenin önemini şu sözlerle dile getirdi:

“Akdeniz Heykeli yalnızca bir sanat eseri değil; tıpkı turizm gibi kucaklaşmayı, sevgiyi ve bütünleşmeyi simgeleyen evrensel bir değer. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı da sektörün kucaklaşma noktasıdır. Katılımcıları, ziyaretçileri ve içerikleriyle ATF, Türkiye’nin turizm vizyonuna katkı sunarken kültür-sanat turizmine dikkat çekmeyi ve turizm ürünlerimizin çeşitlenmesi gerekliliğine farkındalık sağlamayı hedefliyor. Bu özel eseri Akdeniz’e geri çağırmak, Antalya’nın ve bölgenin kültürel belleği için tarihi bir adımdır.”

ATF25 Türkiye’de Sanat, Turizm ve Farkındalık Bir Arada

ATF25 Türkiye, bu yıl deniz–kum–güneş turizminin ötesine geçerek, sanatın evrensel diliyle güçlü bir farkındalık yaratmayı ve kültür–sanat turizminin değerini öne çıkarmayı hedefliyor.

Akdeniz Heykeli’nin kumdan replikasıyla Antalya, ulusal ve uluslararası kamuoyuna “Bu eser Akdeniz’e ait” mesajını verecek.

Üç gün boyunca binlerce ziyaretçi ve sektör profesyonelini bir araya getirecek olan ATF25 Türkiye, yalnızca iş birliği ve ticaretin değil, aynı zamanda kültürel belleğin korunması ve sanatsal mirasın sahiplenilmesi açısından da tarihi bir platform olacak.


ENDONEZYA MODA TRENDLERİ İSTANBUL’DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



ENDONEZYA MODA TRENDLERİ İSTANBUL’DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI

İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IFCO, Endonezya Uluslararası Mütevazı Moda Festivali’nin (IN2MOTIONFEST) tanıtımına ev sahipliği yaptı. 8–12 Ekim 2025 tarihlerinde Cakarta’da düzenlenecek IN2MOTIONFEST’in en önemli tanıtım noktası olan IFCO’ya katılan Endonezyalı modacılar tasarımlarıyla büyük beğeni topladı.

Etkinliğin ikinci gününde düzenlenen defilede ise Endonezya’nın en önemli tasarımcılarının ürünlerinden oluşan renkli kıyafetler görücüye çıktı. Endonezyalı tasarımcılar Althafunnisa by Karina, Anfiha, Dama Kara, Deden Siswanto, Eiwa, Reborn29 ve Silla Dawilah’ın kreasyonlarından oluşan ürünler, Türk modeller tarafından sunuldu. Tekstil sektörünün önde gelen isimleri İHKİB Yönetim Kurulu üyeleri Nejdet Ayaydın, Mithat Samsama ve Nazım Kanpolat ile moda tasarımcıları Çiğdem Akın ve Gökhan Yavaş da defileyi izleyenler arasında yer aldı. Moda tutkunlarının da izlediği defilede, muhafazakâr giyimin en renkli tasarımları sergilendi ve konuklardan büyük beğeni kazandı. 

DEFİLE ÖNCESİ İMZA ATILDI

Endonezya Muhafazakâr Yaratıcı Endüstrisi (IKRA) Konseyi Temsilcisi Ali Charisma, kendileri için Avrupa pazarına açılan bir kapı konumundaki Türkiye’nin çok önemli olduğunu belirterek, ”Endonezya ve Türkiye moda endüstrileri arasında daha güçlü iş birlikleri kurulmasını ve iki pazar için karşılıklı fayda sağlayacak fırsatların oluşturulmasını hedefliyoruz. Endonezya Merkez Bankası (Bank Indonesia), Endonezya Moda Odası (IFC) ve Endonezya Muhafazakâr Yaratıcı Endüstrisi (IKRA) platformu aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte imzaladığımız stratejik iş birlikleri çok kıymetli” dedi.


Anlaşma yapılan kurumlar arasında Moda Tasarımcılar Derneği (MOTAD) de yer aldı. Derneğin Başkanı Hüseyin Kazıkkaya, Endonezya Moda Odası Ulusal Başkanı ve IKRA Konseyi Temsilcisi Ali Charisma ile projenin marka danışmanlığını üstlenen Ümit Temurçin de defile öncesi düzenlenen törende iş birliklerine imza atan önemli isimler arasında yer aldı. İmza töreninde Endonezya Merkez Bankası Kıdemli Başkan Yardımcısı Destry Damayanti de hazır bulundu.