21 Eylül 2026 Pazartesi

(TGA) Amerika Birleşik Devletleri’nden 20 turizm profesyonelini İzmir’e davet etti.

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


TÜRK TURİZMİNDE YENİ HEDEF AMERİKA PAZARI

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Türk turizminde yeni ve nitelikli pazarlar hedefi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri’nden 20 turizm profesyonelini İzmir’e davet etti. Turizmde yeni gelişen etkin pazarlama trendlerine uygun olarak turizm profesyonellerine bölgenin turizm değerleri yerinde gösterildi, sunumlar yapıldı ve B2B modelli işletmeden işletmeye görüşmeler gerçekleştirildi.  

İzmir’deki tanıtım ve görüşme programına, Kültür ve Turizm İzmir İl Müdürü Dr. Sadık Doğruer, TGA Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye Otelciler Federasyonu(TÜROFED) Başkan Yardımcısı, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği(ETİK) Başkanı Mehmet İşler, TGA yetkilileri ve bölge turizmcileri katıldı.    

DOĞRU PAZARLAMA İÇİN DOĞRU KİŞİLER

Mehmet İşler açış konuşmasında turizmde doğru pazarlamanın doğru kişilerle yapılabildiğini toplantıyı bu anlamda işletmeler arası kazan kazan esasına dayalı ticaretin önemli bir ayağı olarak değerlendirdiğini söyledi. Mehmet İşler;  “Denizin, güneşin, kumun, eşsiz gastronominin, termalin, rüzgarın, sporun kentine hoş geldiniz, Dünya kültürlerine kaynak teşkil eden, binlerce yıl öncesine uzanan zengin tarihin, Herodot’un, Homeros’un, Smyrna’nın, Sirenler’in, Meryem Ana’nın, Artemis’in yöresine hoş geldiniz, Bergama’nın, Efes’in, Çeşme’nin Urla’nın, Foça’nın, UNESCO Dünya miraslarının kadim şehrine hoş geldiniz. Ege Bölgemizde ilk defa bu ölçekte gerçekleştirilen bu organizasyon için siz konuklarımıza teşekkürlerimi sunuyor, emeği geçen tüm TGA ekibini tebrik ediyorum. ABD gibi bizim açımızdan gelişme potansiyeli yüksek bir pazardan seyahat danışmanları ve acente temsilcilerini bölgemizde ağırlamayı son derece kıymetli buluyorum. Etkinliğin bölgemizdeki oteller, seyahat acenteleri ve diğer turizm paydaşları açısından önemli bir iş birliği fırsatı olduğuna inanıyorum. Turizmde, Uluslararası fuarların yanı sıra son yıllarda etkin bir iletişim biçimi olarak gelişen B2B faaliyetlerini, seyahat hizmetlerini daha geniş coğrafyalarda ki insanlarla buluşturmanın, globalleşmenin, daha geniş bir pazar ağında, işletmeler arası kazan kazan esasına dayalı ticaretin önemli bir ayağı olarak değerlendiriyorum. Turizm işletmelerinin sürdürülebilirliğinin doğru pazarlama stratejilerinin yanı sıra doğru insanları bir araya getirmekle mümkün olduğuna inanıyorum. İşte bugün burada bunun çok güzel bir örneğini birlikte gerçekleştiriyoruz. Siz çok değerli turizm profesyonelleri ile ilimizi, bölgemizi, tesislerimizi, olanaklarımızı ve ülkemizi ziyaret edecek misafirlerimize sunacağımız hizmetleri paylaşıyoruz. Bizi neden tercih etmenizi ve çalıştığınız coğrafyalarda bizi neden tercih ettirmeniz gerektiğini, kaynağında, yerinde, görerek, hissederek, yaşayarak size aktarmak istiyoruz. Doğası, her çeşit turizme olanak sağlayan iklimi, gıda güvenliği ve çeşitliliğine dayanan gastronomisi, yetişmiş personel ve hizmet kalitesiyle dünyanın her yerinden konuk ağırlayan Türk turizmi büyük önem verdiği ABD’li konuklarını da Türkiye’de ve İzmir’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacaktır.” Dedi.

BUGÜN İZMİRİ KONUŞUYORUZ

Sadık Doğruer ise konuşmasında bölgenin turizm zenginliklerine vurgu yaparak; “Bakanlığımızın Turizm Ajansı ve il Kültür Turizm Müdürlüğümüz’le sektör paydaşları ve değerli basın mensuplarıyla birlikte bugün, İzmir’imizin destinasyonları, tarihi, kültürü, turizmi ve gastronomisi ile birlikte İzmir’i konuşacağız. Burada emeği geçen TGA ekibine ve meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hepinize hayırlı günler diliyorum” dedi.

Konuşmaların ardından TGA Etkinlik ve Pazarlama Direktörü Sinem Özyalçın tarafından konuklara Türkiye geneli ile Kapadokya, İstanbul, Karadeniz ve Ege başta olmak üzere geniş kapsamlı ve görsellerle destekli bir sunum yapıldı. Tanıtımın turizmin sürdürülebilirliğinin ana öğelerinden biri olduğuna dikkat çeken Özyalçın, Turizm Bakanlığı ve TGA tarafından hazırlanan tanıtıcı kısa filmler, medya ve sosyal medya faaliyetleri ile bunlara erişilebilecek adresler konularında bilgi aktardı.  

Sunum sonrası Amerikalı turizm profesyonelleri Türk işletmeciler ile birebir görüşmelere geçtiler.  TGA’nın benzer faaliyetlere hedef pazarlar nezdinde bundan sonra da aralıksız devam edeceği ve Türkiye’nin dünya turizm pastasından hak ettiği payı alması için çalışmalara devam edileceği açıklandı.


 Seyfi GÜL

ETİK Basın Danışmanı

0 505 431 11 03


Rüya İstanbul, Travel + Leisure Tarafından Dünyanın En İyi 25 Yeni Otel Restoranı Arasında Gösterildi


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Çırağan PalaceKempinski’de Yer Alan Rüya İstanbul, Travel + Leisure Tarafından Dünyanın En İyi 25 Yeni Otel Restoranı Arasında Gösterildi

Cannes ve Dubai’nin ardından Çırağan PalaceKempinski’de açılan Rüya İstanbul, dünyanın önde gelen seyahat yayınlarından Travel + Leisure’ın yeni otel restoranlarını odağına alarak hazırladığı “The 25 Best Hotel Restaurants in the World” seçkisinde dünyanın öne çıkan 25restoranından biri olarak gösterildi. Travel + Leisure’ın yeni otel restoranlarına odaklanan ilk çalışması olma özelliğini taşıyan liste, 17 ülkeden 120 aday arasından 25 mekânı öne çıkardı. Anadolu’nun köklü lezzetlerini çağdaş yorumlarla ele alan Rüya İstanbul, Türkiye’den seçkiye giren tek restoran oldu.

Çırağan PalaceKempinski İstanbul Genel Müdürü ve KempinskiResidences Türkiye Bölge Direktörü RalphRadtke,“Rüya’yı Çırağan PalaceKempinski’ye getirirken, bu projenin İstanbul için yaratacağı potansiyele inanıyorduk. Rüya’nın, Anadolu’nun zengin lezzet mirasını modern yorumlarla Boğaz’ın eşsiz atmosferinde sunmasının otelimizin gastronomi seçkisine güçlü bir katkı sağlayacağını düşündük. Cannes ve Dubai gibi farklı lokasyonların ardından İstanbul gibi gastronomi kültürü güçlü bir şehirde Rüya’nın kendine özgü kimliğiyle farklı bir deneyim sunacağına inanarak bu yatırımı hayata geçirdik. Travel + Leisure’ın Rüya İstanbul’u daha birinci yılını doldurmadan dünyanın öne çıkan yeni otel restoranları arasında göstermesi de bu inancımızı destekleyen önemli bir uluslararası takdir oldu” dedi.


Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Özkancaise elde ettikleri başarıya ilişkin olarak, “Türkiye’nin farklı bölgelerinden ilham alarak hazırladığımız menümüzle, Anadolu mutfağının zenginliği farklı bir bakış açısıyla sunuyoruz. Travel + Leisure’ın Rüya İstanbul’u dünyanın öne çıkan otel restoranları arasında göstermesi, bu yaklaşımımızın uluslararası platformda karşılık bulması açısından bizim için çok kıymetli” dedi.

Gelenekten İlham Alan Modern Bir Rüya

Travel + Leisure, Rüya İstanbul’un Çırağan PalaceKempinski içindeki konumuna ve otelin Boğaz’daki tarihi kimliğine dikkat çekerek restoranın atmosferini öne çıkardı. Yayında Rüya İstanbul’un Anadolu mutfağının farklı bölgelerinden klasiklere çağdaş yorumlar getiren menüsüne de yer verildi.

Rüya İstanbul’un mutfak yaklaşımı, Anadolu gastronomisinin farklı katmanlarını çağdaş bir restoran deneyimi içinde buluşturuyor. Menü, Türkiye coğrafyasından ilham alan lezzetleri bir araya getiren geniş bir mutfak perspektifi sunuyor. 

Çırağan PalaceKempinski’de yer alan Rüya İstanbul, Anadolu mutfağının zenginliğini farklı bölgeler, gelenekler ve lezzetler üzerinden keşfe açan yaklaşımıyla uluslararası gastronomi sahnesindeki görünürlüğünü güçlendirmeye devam ediyor.


Elite World, Uluslararası İstanbul Fuarı'nda Sektör Temsilcileriyle Bir Araya Geliyor


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Elite World, Uluslararası İstanbul Fuarı'nda Sektör Temsilcileriyle Bir Araya Geliyor

Turizm sektöründeki 50. yılını kutlayan Elite World Hotels & Resorts, Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda gelişen marka portföyüyle mevcut ilişkilerini güçlendirme ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak için görüşmeler gerçekleştirecek.

Türkiye’nin önde gelen konaklama zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda sektör ve ziyaretçilerle buluşmaya hazırlanıyor. 24-25 Eylül tarihinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar sektörün buluşma noktası olma özelliği taşıyor. Elite World, fuarda sektör temsilcileriyle bir araya gelirken mevcut ilişkilerini güçlendirme ve  yeni iş birlikleri için de zemin oluşturacak görüşmeler gerçekleştirecek. Fuarda 38-B numaralı stantta sektör temsilcileriyle buluşacak Elite World, büyüyen ve gelişen markalarının sahip olduğu farklı segment otel ve yeni iş birlikleri  için farklı pazarlara daha etkin şekilde tanıtma fırsatı yakalayacak. 

Fuar kapsamında düzenlenen İstanbul Turizm Zirvesi’nin 2. gününde Elite World Hotels & Resorts CEO’su Orkun Petekçi turizmde 2026 yılının değerlendirildiği ve 2027 öngörülerinin paylaşılacağı oturuma katılacak. 

Turizm sektöründe 50. yılını kutlayan Elite World Hotels & Resorts, büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Deneyim odaklı "Bir Dünya Var" vizyonuyla ilerleyen Elite World, yurt içinde bölgenin ihtiyacına yönelik konseptlerdeki  Anadolu şehir otelleri, yurt dışında ise dünyanın dört bir yanında imzaladığı anlaşmalar ile  büyümesini sürdürüyor. 2030’a kadar 70 otele ulaşma hedefi doğrultusunda hareket eden Elite World’ün, bugün 21 şehirde 37 otel ve 6.500’ün üzerinde yatak kapasitesi bulunuyor. 


SIGN İstanbul 2026 fuarı, 23-26 Eylül tarihleri arasında Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



SIGN İstanbul 2026’da geri sayım başladı  

Endüstriyel reklam ve dijital baskı sektörünün önde gelen profesyonellerini bir araya getirecek olan SIGN İstanbul 2026 fuarı, 23-26 Eylül tarihleri arasında Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) kapılarını açacak. Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Teknolojileri Fuarı’nın 27.’sinde, yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda profesyonel ziyaretçi ağırlanırken, sektörün en yeni teknolojileri ve yenilikçi çözümleri de sergilenecek. Dört gün boyunca teknoloji şovları ve çeşitli etkinliklerle zenginleşecek fuar, endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının geleceğine ışık tutacak. 

SIGN İstanbul 2026’da,Lidya Grup geleceğin dijital baskı teknolojilerini sergileyecek

Dijital baskı sektörünün öncü şirketlerinden Lidya Grup, fuarda ülkemiz yetkili temsilciliğini üstlendiği Xerox, Keundo, Flora, JWEI, Epson, Duplo ve EFI gibi global markaların yenilikçi ürün ve çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Geniş ürün portföyü ve uçtan uca çözümleriyle sektörün gelişimine katkı sağlayan şirket, 6. Hall’de yer alan 6C10-6C12 numaralı standında, yeni nesil baskı teknolojilerini yakından deneyimleme fırsatı sağlayacak. Fuar süresince, özel kampanyalı fiyatları ve avantajlı finansman seçenekleriyle de ziyaretçilere cazip fırsatlar sunacak olan Lidya Grup, müşteri odaklı yaklaşımı ve yenilikçi yatırımlarıyla dikkatleri çekecek. Teknoloji ve hizmetlerini katma değer yaratan çözümlerle birleştiren Lidya Grup, hızlı, esnek ve etkili hizmet anlayışıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt verirken, ülkemiz ve bulunduğumuz coğrafyada güvenilir bir teknoloji iş ortağı olarak sektördeki güçlü konumunu sürdürüyor.

Teknoloji ve büyümeye yönelik yatırımlar sürüyor

Müşterilerine geniş ürün portföyüyle uçtan uca çözümler sunduklarını belirten Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, şirketin teknoloji yatırımları, global iş birlikleri ve müşteri odaklı yaklaşımıyla, sektördeki dönüşüme katkı sağladığını ifade etti. Xerox, Keundo, Flora, JWEI, Epson, Duplo ve EFI global markaların Türkiye yetkili temsilciliğini üstlenerek portföylerini sürekli geliştirdiklerini vurgulayan Lidya Grup Başkanı Bekir Öz, yenilikçi teknolojileri ve katma değer yaratan çözümleri, müşterileriyle buluşturmayı sürdüreceklerini söyledi. Teknoloji danışmanlığı ve çözüm odaklı hizmet anlayışını yıllara dayanan pazar deneyimiyle birleştirdiklerini belirten Bekir Öz, müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili yanıt verirken dijital baskı sektörünün geleceğine yön veren iş birlikleri geliştirmeye devam edeceklerini kaydetti.

Dijital baskının geleceğine yön veren teknoloji ve çözümler

Lidya Grup Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Adem Öz, dijital baskı makineleri sektöründeki güçlü konumlarını yenilikçi teknolojiler, uçtan uca çözümler ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla daha da güçlendirdiklerini belirtti. Farklı sektör ve ölçeklerdeki işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik geniş bir çözüm portföyü sunduklarını ifade eden Adem Öz, müşterilerine yalnızca ürün değil, ihtiyaçlarına uygun teknoloji ve hizmet bütününü sağladıklarını vurguladı. Sektör açısından önemli buldukları fuarların, yeni teknolojileri ve yenilikçi çözümleri doğrudan ziyaretçilerle buluşturmak açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Adem Öz, temsil ettiği global markaların en güncel dijital baskı teknolojilerini fuarlarda sergileyerek katılımcılara ürünleri yakından inceleme ve deneyimleme imkanı sunduklarını ve bu yaklaşımla sektörün geleceğine yön vermeye devam ettiklerini sözlerine ekledi. 


Air Astana Group, 2026 Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri'nde birçok üst düzey ödül kazandı

 HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Air Astana Group, 2026 Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri'nde birçok üst düzey ödül kazandı

Air Astana, 18 Eylül 2026'da Londra'nın ikonik Langham Hotel'inde düzenlenen prestijli 2026 Dünya Havayolu Ödülleri'nde üst üste 15. kez Orta Asya & BDT'nin En İyi Havayolu ve onuncu kez Orta Asya & BDT'nin En İyi Havayolu Personel Hizmeti seçilerek iki büyük ödül aldı. Ödüller, uluslararası hava taşımacılığı derecelendirme kuruluşu Skytrax tarafından organize edilmektedir.

Air Astana, kalite ve hizmet sunumunda bölgeye liderlik etmeyi sürdürüyor; 2026da Dünya Havayolu Ödülleri'nde çift ödül başarısının yaşandığı bir başka yıl oldu. Bu süregelen takdir, şirketin Orta Asya & BDT'deki en yüksek puanlı havayolu konumunu pekiştiriyor ve havayolunun istikrarlı yüksek standartları ile personel hizmet kalitesine yönelik güçlü müşteri memnuniyetini yansıtıyor.

Grubun düşük maliyetli taşıyıcısı FlyArystan da üst üste dördüncü kez Orta Asya & BDT'nin En İyi Düşük Maliyetli Havayolu ödülünü alarak bölgesel liderliğini teyit etti.

Skytrax CEO'su Edward Plaisted şunları söyledi: “Air Astana'nın bu yılki Dünya Havayolu Ödülleri'ndeki başarısı, ön saf hizmet ve ürün standartlarının yüksek seviyesini vurgulamaktadır. Müşteriler hizmetlerine güçlü bir takdir gösteriyor ve 2026'daki bu başarı, Air Astana'nın mükemmel kalitede bir uçak içi deneyim ve istikrarlı hizmet sunumu sağlama konusundaki bağlılığını göstermektedir.”

Air Astana Group CEO'su Ibrahim Canliel şunları söyledi: “Hem Air Astana hem de FlyArystan için bu prestijli Skytrax ödüllerini almaktan onur duyuyoruz. Bu takdir özellikle anlamlı çünkü yolcularımızın görüşlerini yansıtıyor ve her iki havayolunun da kendi pazar segmentlerindeki gücünü gösteriyor. Müşterilerimize sürekli güvenleri ve bağlılıkları için, tüm ekibimize de en yüksek güvenlik ve hizmet standartlarını sunma konusundaki özveri ve bağlılıkları için teşekkür etmek istiyorum. Air Astana Group büyümesinin bir sonraki aşamasına girerken insanlarımıza, filomıza ve müşteri deneyimimize yatırım yapmaya devam edeceğiz.”


20 Eylül 2026 Pazar

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


BAKAN ERSOY BAŞKENTTE STARTI VERDİ! ANKARA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI

ERSOY: “BAŞKENTİMİZİN TARİHİNİ VE MİMARİSİNİ RESSAMLARIMIZIN GÖZÜNDEN YENİDEN GÖRDÜK”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştirdiklerini belirterek “Bu dört sergi, Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istediğimiz kültür ve sanat ortamını çok güzel anlatıyor.” dedi. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle çalışmalara ayrı bir önem verdiklerini kaydeden Ersoy, başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını söyledi.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu. Başkent, 19-27 Eylül tarihleri arasında konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere ve gastronomi etkinliklerine uzanan programla beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. 

Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, başkentin tarihini ve mimarisini ressamların gözünden yeniden gördüklerini, genç tasarımcıların Ankara’ya bakışını afiş tasarımları üzerinden keşfettiklerini söyledi. Ersoy, Türk ve Kore kültürlerinin geleneksel sanatlarında buluştuklarını, teknolojik üretimden geriye kalan malzemelerin sanatla nasıl yeni bir değer kazanabildiğine tanıklık ettiklerini ifade etti.

Ersoy, program kapsamında “Ankara Resimleniyor”, “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması”, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” ile ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergilerini ziyaret etti.

Bakan Ersoy, festival rotasındaki “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi SukjongBoo ile birlikte gerçekleştirdi.

Ersoy, ziyaretleri sırasında yaptığı değerlendirmelerde, bu dört serginin Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istedikleri kültür ve sanat ortamını çok güzel anlattığını söyledi.

Ankara’nın Kültürel Hafızası Tuvale Taşındı

İkinci kez gerçekleştirilen “Ankara Resimleniyor” projesinin başkentin kültürel hafızasına sanat yoluyla önemli bir katkı sunduğunu belirten Ersoy, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların Ankara’nın tarihî yapılarını, mimari zenginliğini ve değişen kent yaşamını kendi yorumlarıyla tuvale taşıdıklarını söyledi.

Her eserde aynı şehrin farklı bir yönünü ve farklı bir hikâyesini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle bu çalışmaya ayrı bir önem verdiklerini ifade etti.

Başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını belirten Ersoy, ortaya çıkan eserlerin Ankara’nın bugününe tanıklık ederken gelecek kuşaklara da şehrin kimliğini anlatan birer belge niteliği taşıdığını söyledi.

Genç Tasarımcılar “Başkent Ankara”yı Yorumladı

Başkenti sanatla anlatan bir diğer çalışma ise “Başkent Ankara” konulu “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması” oldu.

Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması kapsamında düzenlenen yarışmayla Anadolu’nun ve Millî Mücadele’nin kalbinde yer alan şehre dikkat çekmeyi, turizm başkenti kimliğine ilişkin farkındalığı artırmayı ve genç tasarımcıları desteklemeyi amaçladıklarını söyledi.

Gençlerin Ankara’yı kendi tasarım anlayışlarıyla yorumlamalarını ve şehrin tanıtımına yaratıcı fikirleriyle katkıda bulunmalarını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Ersoy, onların üretimlerini görünür kılmanın ve sanatseverlerle buluşturmanın kültür ve sanat alanındaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti.

Yarışmanın sergisi, CSO Ada Ankara Alt Fuaye Salonu’nda 19 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.

Minhwa ile Minyatür Aynı Sergide Buluştu

Bakan Ersoy, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinde iki köklü kültürün sanat aracılığıyla kurduğu bağın görüldüğünü söyledi.

Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin geleneksel Kore halk sanatı Minhwa eserlerini festivalde sergileme önerisini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ersoy, bu öneriyi Minhwa ile minyatür sanatını bir arada sunacak bir buluşmaya dönüştürdüklerini ifade etti.

Farklı tarihî ve toplumsal birikimlerden doğan iki resim geleneğinin renklerin taşıdığı anlamlar, hikâye anlatma biçimleri ve kompozisyon anlayışlarıyla birbirine yakınlık gösterdiğini kaydeden Ersoy, her iki geleneğin kendi kültürünün dünyaya bakışını yansıttığını ve birlikte sergilendiklerinde birbirini anlamak için yeni imkânlar sunduğunu söyledi.

Türkiye ile Kore arasındaki dostluğun kültür ve sanat alanındaki bu tür buluşmalarla daha da güçlenmesini önemsediklerini belirten Ersoy, sanatçıların birbirlerinin birikimlerini tanımalarını, birlikte üretmelerini ve yeni iş birlikleri geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti.

Ersoy; Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi SukjongBoo’ya, Kore Uluslararası Minhwa Derneği Başkanı ve KyungHee Üniversitesi Profesörü Lee Kyu-wan’ın şahsında Koreli sanatçılara, Kore Kültür Merkezi Sanat Grubu’na ve minyatür geleneğini yaşatan sanatçılara teşekkür etti.

Teknolojik Üretimden Kalan Malzemeler Sanata Dönüştü

ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisinin son derece anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Bakan Ersoy, ülkenin teknolojik bağımsızlığı için kritik teknolojiler geliştiren ASELSAN’ın üretim gücünü sanat ve çevre duyarlılığıyla buluşturduğunu söyledi.

İşlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel malzemelerin farklı ülkelerden sanatçıların ellerinde yeni bir anlam ve estetik değer kazandığını ifade eden Ersoy, at, kedi, albatros, keçi ve kurt figürlerinden oluşan beş eserin, atık olarak görülen malzemelerin yaratıcılıkla nasıl yeniden değerlendirilebileceğini gösterdiğini kaydetti.

Ersoy, bu yaklaşımı kaynakların daha bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun hatırlatılması bakımından kıymetli bulduğunu belirtti.

Festival kapsamında daha önce Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi ve Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen eserlerin Ankara’nın ardından İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ve Antalya’da da ziyaretçilerle buluşacağını bildirdi.

Bakan Ersoy, bütün Ankaralıları ve başkenti ziyaret eden misafirleri CSO Ada Ankara’daki dört sergiyi görmeye ve Ankara Kültür Yolu Festivali’nin etkinliklerine katılmaya davet etti.

Ankara’da 42 Mekânda 518 Etkinlik

Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında 42 farklı mekânda 518 etkinlik düzenlenecek. Festival programında 50’den fazla “Lezzet Noktası” da yer alacak. 

Dokuz günlük programda 37 konserin 9’u ana sahnede gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera temsili, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme, 2 sergi tanıtımı ve söyleşi ile 12 söyleşi yer alacak. Çocuklar için 8 farklı başlıkta etkinlik, yetişkinler ve çocuklar için ise 42 farklı başlıkta atölye düzenlenecek. Festival, kongre, konferans, panel, fotoğrafçılık, film gösterimi, rehberli tur, gezi, belgesel film gösterimi, masal canlandırma ve simülatör etkinliği gibi başlıklarda 20 farklı etkinlik de programda bulunuyor. 

Başkent Millet Bahçesi’nde kurulacak ana sahnede Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak. Aynı alanda çocuklar için bir “Çocuk Köyü” kurulacak. 

Dünyaca Ünlü Topluluklar Başkentte Sahne Alacak

Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası ile Filistinli vokalist NaiBarghouti’nin CSO Ada Ankara’da vereceği konser olacak. Orkestra, Arap dünyasının müzik geleneklerini ve seçkin repertuvarını Ankara’da sanatseverlerle buluşturacak. 

Şef VasilyPetrenko yönetimindeki dünyaca ünlü RoyalPhilharmonicOrchestra da piyanist Elisabeth Leonskaja’yı ağırlayacağı konserle Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alacak. 

Ankara Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Don Giovanni” operasını piyanolu konser versiyonuyla sahneleyecek. “İki Devlet Bir Sahne ‘Kardeş Ezgiler" konseri ise Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültür mirasını sanatın birleştirici gücüyle buluşturacak. Program, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli’nin doğum günü anısına gerçekleştirilecek. 

Ankara’nın Yaşayan Mirası Festivalde Sanatseverlerle Buluşacak

Festival kapsamında 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde açılacak “Yaşayan Miras Ankara Sergisi”nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserleri yer alacak. Ebru, tezhip ve hüsn-i hattan dokuma, iğne oyası, bez bebek yapımı, deri işlemeciliği ve çiniye uzanan eserler Ankara’nın yaşayan kültürel zenginliğini bir araya getirecek. 

Ankara’da Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı 67 unsur bulunuyor. Halk Kültürü Bilgi Belge Merkezi’nde Ankara’ya ait toplam 19 bin 153 belge yer alırken Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı belgesine sahip kayıtlı sanatçı sayısı 1.129. Ankara’dan Veli Aykut, İsmail Nar, Ali Akbey, İbrahim Atıcı ve Mehmet Karslı da farklı alanlarda “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak kayıtlı bulunuyor. 

Festival süresince 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ustalar, 9 gün boyunca farklı branşlarda uygulamalı atölyeler gerçekleştirecek. Programda ayrıca 25 sanatçı ve zanaatkârın yer aldığı kısa film gösterimleri ile cilt sanatı üzerine söyleşi de bulunuyor.

Festival kapsamında Ankara Etnografya Müzesi’nde “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi sanatseverlerle buluşacak. Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde açılacak “Ah Güzel İstanbul” sergisinde ise Taviloğlu Koleksiyonu’ndan seçilen yaklaşık 50 eser yer alacak. 

50’den Fazla Lezzet Noktası ile Ankara Mutfağı Festival Rotasında

Festivalin gastronomi programında “Ankara Lezzet Noktaları Seçkisi” kapsamında 50’den fazla restoran yer alacak. Projenin Ankara’daki ev sahipliğini Mehmet Yalçınkaya yapacak; Cüneyt Asan, Asuman Kerkez, Doğa Çitçi, Sezai Ömer Erdoğan ve Kemal Can Yurttaş da lezzet noktalarını gezerek Ankara’nın şehre özel yemeklerini tadacak. 

Festival kapsamında şehirlerin gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Şeflerin katılımıyla atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları gerçekleştirilecek. “Türkiye Kültür Yolu Festivali Lezzet Noktası” seçkisiyle, festivalin düzenlendiği şehirlerde kentin köklü mutfak mirasını ve güncel yemek kültürünü temsil eden restoranların bir araya getirilmesi ve gastronominin şehrin kültürel keşfinin ayrılmaz bir deneyimi olarak sunulması amaçlanıyor.


CorendonAirlines, Amsterdam GetTogether 2026’da 2027 yaz sezonu uçuş planını açıkladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


CorendonAirlines, Amsterdam GetTogether 2026’da 2027 yaz sezonu uçuş planını açıkladı

CorendonAirlines, Avrupa’daki iş ortaklarıyla Amsterdam’da bir araya geldi. GetTogether 2026 etkinliğinde, 2027 yaz sezonuna ilişkin yeni uçuş noktalarını ve kapasite planları paylaşıldı. 

CorendonAirlines, 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan ve İstanbul’a yeni uçuşlar başlatacak. Birleşik Krallık ve Polonya pazarlarındaki güçlü destinasyonlarını korumayı planlayan CorendonAirlines, Aralık 2026’da başlayacak Curaçao seferleriyle uzun menzilli uçuşlardaki yeni döneminin kapılarını aralayacak.

CorendonAirlines, Amsterdam’da düzenlediği geleneksel GetTogether etkinliğinde Avrupa’daki iş ortaklarıyla bir araya geldi. Etkinlikte CorendonAirlines’ın 2027 yaz sezonu uçuşprogramı paylaşılırken, yeni destinasyonlar ve farklı Avrupa pazarlarındaki uçuş planları hakkında bilgiler verildi.

2027 yaz sezonunda CorendonAirlines, Türkiye, Yunanistan, Mısır ve İspanya başta olmak üzere popüler tatil destinasyonlarına yönelik mevcut uçuş ağını sürdürürken, Bulgaristan’ın Karadeniz kıyılarına ilk kez uçuş başlatacağını açıkladı.

Bulgaristan’a yeni uçuşlar

CorendonAirlines, 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan’ın Varna ve Burgaz şehirlerine haftada 8 uçuşa kadar sefer düzenlemeyi planlıyor.

CorendonAirlines’ın yeni Bulgaristan operasyonu kapsamında Köln/Bonn’dan Varna’ya haftada iki, Köln/Bonn’dan Burgaz’a haftada iki, Nürnberg’den Varna’ya haftada iki ve Stuttgart’tan Varna’ya haftada iki uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor. Köln/Bonn’dan Varna’ya ilk uçuşun 15 Mayıs 2027 tarihinde gerçekleştirilmesi ve yeni seferlerin ilerleyen dönemde kademeli olarak artırılması öngörülüyor.

CorendonAirlines Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) Paul Schwaiger, yeni destinasyonlara ilişkin değerlendirmesinde, “2027 yaz sezonuna hazırlanırken Avrupa’daki iş ortaklarımızla güçlü ve uzun vadeli iş birliklerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Farklı pazarlardaki yolcu taleplerini yakından takip ederken, operasyonel verimliliğimizi ve finansal dayanıklılığımızı güçlendirmeye odaklanıyoruz. Bulgaristan ve İstanbul gibi yeni destinasyonları uçuş ağımıza dahil ederken, Birleşik Krallık’ta Antalya, Polonya’da ise Antalya ve Heraklion gibi güçlü ve kendini kanıtlamış rotalarımızı sürdürerek dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yaklaşımı benimsiyoruz” dedi.

Almanya’dan İstanbul’a yeni bağlantılar

CorendonAirlines’ın 2027 yaz sezonundaki bir diğer yeni destinasyonu ise İstanbul olacak. 1 Temmuz 2027 itibarıyla Düsseldorf ve Köln/Bonn’dan İstanbul Havalimanı’na haftada ikişer uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor.

İstanbul’un 2027 yılında Avrupa Oyunları’na ev sahipliği yapacak olması ve Formula 1’in yeniden şehre dönmesinin planlanması, CorendonAirlines’ın İstanbul uçuşlarına yönelik yolcu talebine katkı sağlayacak önemli gelişmeler arasında öne çıkıyor.

CorendonDutchAirlines’ın Amsterdam–Curaçao uçuşlarıyla başlayan uzun menzilli operasyonların ardından CorendonAirlines, Aralık 2026’da Düsseldorf’tan Curaçao’ya gerçekleştireceği seferlerle Almanya’dan ilk uzun menzilli uçuş operasyonunu başlatacak.14 Aralık 2026’da başlayacak Düsseldorf–Curaçao seferleri, kış sezonunda haftada üç kez gerçekleştirilecek. Uçuşlarda 30 Business Class, 16 Economy Plus ve 239 Economy Class koltuk olmak üzere toplam 285 koltuk kapasiteli Airbus A330-300 kullanılacak.

Birleşik Krallık’ta Antalya bağlantıları devam ediyor

CorendonAirlines, 2027 yaz sezonunda Birleşik Krallık’tan Antalya’ya mevcut güçlü bağlantılarını koruyacak.Glasgow’dan haftada iki, Manchester ve LondonStansted’den ise haftada üçer uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Polonya’da güçlü destinasyonlara odaklanılıyor

CorendonAirlines, Polonya pazarında da Antalya ve Heraklion bağlantılarını sürdürerek mevcut güçlü destinasyonlarına odaklanmaya devam edecek.2027 yaz sezonunda Varşova ve Katowice’den Heraklion’a haftada iki uçuş; Antalya’ya ise haftada üç uçuş gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Heraklion seferleri çarşamba ve cumartesi günleri, Antalya seferleri ise pazartesi, çarşamba ve cumartesi günleri gerçekleştirilecek. 2027 yaz sezonu programı rezervasyon sistemlerinde satışa açılırken, 1 Nisan 2027 ve sonrasındaki uçuşlar için rezervasyonlar alınmaya başlandı.

CorendonAirlines 2027’de Sürdürülebilir Büyümeye Odaklanıyor

2026 yılında küresel ekonomik koşullar, yüksek yakıt maliyetleri, jeopolitik gelişmeler ve değişen tüketici talebi gibi faktörlerin havacılık sektöründeki operasyonel koşulları etkilediği bir dönemin ardından CorendonAirlines, 2027 sezonunda kapasite planlamasında disiplinli bir yaklaşım benimseyerek konsolidasyon, operasyonel verimlilik ve uzun vadeli pazar istikrarına odaklanacak.

CorendonAirlines, farklı Avrupa pazarlarında yeni destinasyonlar sunarken, aynı zamanda yolcu talebinin güçlü olduğu ve operasyonel olarak sürdürülebilir sonuçların elde edildiği hatlara odaklanarak iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Yolcu memnuniyeti CorendonAirlines’ın öncelikleri arasında

CorendonAirlines, destinasyon ve uçuş planlamasının yanı sıra yolcu deneyimini de 2027 sezonunun öncelikli alanları arasında tutuyor.

2026 yaz sezonunda gerçekleştirilen yolcu araştırmalarında katılımcıların yüzde 87’si CorendonAirlines’ın fiyat-performans oranını olumlu değerlendirirken, yaklaşık yüzde 90’ı havayoluyla yeniden seyahat etmek istediğini belirtti.

CorendonAirlines’ın tüm uçuşları seyahat acenteleri, CorendonAirlines web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden satın alınabiliyor. 


ULUSLARARASI İSTANBUL TURİZM FUARI AÇILIYOR


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


ULUSLARARASI İSTANBUL TURİZM FUARI AÇILIYOR

300 uluslararası satın almacı, 345’in üzerinde katılımcı ve 8 bin B2B görüşme için geri sayım başladı

Türkiye turizminin uluslararası pazarlardaki iş hacmini artırmayı ve yeni iş bağlantıları oluşturmayı hedefleyen Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı (ITF 2026), 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde dördüncü kez kapılarını açıyor. Bu yıl 29 ülkeden 345’in üzerinde katılımcı firmayı ve 39 ülkeden 300 uluslararası satın almacıyı ağırlayacak ITF 2026’da, 8 binin üzerinde B2B görüşme gerçekleştirilmesi bekleniyor.

17 bini aşkın sektör profesyonelinin ziyaret etmesi beklenen ITF 2026, Avrupa ve İngiltere’den BDT’ye, Orta Doğu’dan Amerika ve Asya-Pasifik’e uzanan geniş bir coğrafyadan turizm profesyonellerini İstanbul’da buluşturacak. HostedBuyer programı kapsamında Türkiye ile yeni iş geliştirmek veya mevcut iş hacmini artırmak isteyen uluslararası satın almacılar, Türk turizm sektörü temsilcileriyle doğrudan görüşmeler gerçekleştirecek.

Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, ITF 2026’nın açılışı öncesinde duyduğu heyecanı dile getirerek, “ITF 2026’nın kapılarını açacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Her yıl büyüyen ve uluslararası niteliğini güçlendiren fuarımızın bu yıl ulaştığı ölçekten büyük mutluluk duyuyoruz. 39 ülkeden 300 uluslararası satın almacıyı, 345’in üzerinde katılımcı firmayı ve 17 bini aşkın turizm profesyonelini İstanbul’da buluşturacak olmaktan heyecanlıyız. ITF 2026’nın yalnızca bir fuar değil, yeni iş bağlantılarının kurulduğu ve Türkiye turizminin yeni pazarlardaki potansiyelinin ortaya konduğu güçlü bir ticaret platformu olacağına inanıyoruz. Önümüzdeki beş yıl içinde dünyanın en büyük üç turizm fuarından biri olma hedefimiz doğrultusunda attığımız her adımda sektörümüzün desteğini yanımızda hissetmek bize güç veriyor. ITF 2026’nın başarılı ve verimli bir buluşma olacağına yürekten inanıyoruz.” dedi.

GÜNDEM 2027

ITF 2026 kapsamında düzenlenecek Turizm Zirvesi’nde, sektörün 2026 performansı ve 2027 beklentileri ele alınacak. İki gün boyunca 18 oturumda 83 ulusal ve uluslararası konuşmacı, turizmin geleceğinden sürdürülebilirliğe, MICE’dan teknolojiye ve yeni pazarlara kadar sektörün gündemini değerlendirecek.

ITF 2026’nın uzun vadeli hedefi ise beş yıl içinde dünyanın en büyük üç turizm fuarından biri olmak. Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman’ın verdiği bilgilere göre fuar, ilk yılından bugüne metrekare bazında yüzde 49, Türkiye’ye kazandırdığı nitelikli HostedBuyer sayısında ise yüzde 80 büyüme kaydetti. ITF 2026, üçüncü yılında TOBB’un gerekli kriterlerini tamamlayarak uluslararası fuar unvanını almaya da hak kazandı.

ITF 2026, 24-25 Eylül’de İstanbul’da uluslararası turizm profesyonellerini yeni iş bağlantıları ve iş birliği fırsatları için bir araya getirecek.

FLORENTIA VILLAGE görkemli bir törenle ilk misafirlerini ağırladı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Türkiye’nin İlk Lüks Designer Outlet’i FLORENTIA VILLAGE görkemli bir törenle ilk misafirlerini ağırladı

Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outleti FlorentiaVillage, açılış galasını dünyanın en büyük organizasyonlarına imza atan Balich Wonder Studio’nun hazırladığı özel gösteriyle kutladı.

Açılış galasına İstanbul Valisi Davut Gül, İlçe Kaymakamları, Belediye Başkanları ve STK Başkanlarının yanı sıra iş, sanat, spor ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri katıldı.Etkinliğe yaklaşık 4 bin kişi katıldı. 

Kalyon İnşaat ile İtalyan RDM-Fingen Group ortaklığında hayata geçirilen Florentia Village, moda, gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi aynı destinasyonda buluşturan yeni nesil bir yaşam alanı olarak ilk misafirlerini ağırladı. Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu ile RDM Italia CEO’su JacopoMazzeiev sahibi olarak misafirlerle tek tek ilgilendi. 


Dünyaca ünlü lüks ve premium markaları İstanbul’da bir araya getirirken Türk markalarının da dünyaya açılan kapısı olmayı hedefleyen FlorentiaVillage’ın açılış davetine iş, sanat, spor ve cemiyet dünyasından Acun Ilıcalı, Adnan Çebi, Aslıhan Doğan Turan, Aybüke Yılmaz, Banu Sağnak, Beyhan Bağış, Burak Kut, Buse Terim, Cevat Olçok, Danilo Zanna, Ebru Özdemir, Emin Günenç, Fatih Terim,Hamdi Aydın, Hande Erçel, Hande Gülşen, İbrahim Bacacı, İrfan Karakaş, Mehmet Cengiz, Mehmet Akif Üstündağ, Mehmet Ali Yalçındağ, Meriç Küçük, Murat Aksu, Murat Şeker, Muzaffer Aygün, Nail Olpak, Oğulcan Engin, Okan Buruk, Oktay Kaynarca, Ömür Gedik, Osman Müftüoğlu, Sahrap Soysal, Serap Sarı, Süleyman Orakçıoğlu, Tahir Kıran, Taner Rumeli, Tolga Güleç, Turgut Yılmaz ve Yıldırım Demirören katıldı.

Açılış davetinde Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Kalyon Vakfı Başkanı Reyhan Kalyoncu, Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ile Yönetim Kurulu üyeleri Haluk Kalyoncu, Mehmet Kalyoncu ve Kübra Kalyoncu konukları karşıladı.

FlorentiaVillage, “Kesişen Dünyalar” ile canlı bir sahneye dönüştü

Bugüne kadar 17 olimpiyat töreni gerçekleştirerek bu alanda rekora ulaşan ve yalnızca 2026 yılında Milano Cortina Kış Olimpiyat Oyunları ile FIFA Dünya Kupası açılış törenlerine imza atan Balich Wonder Studio, Florentia Village için mekânın tamamına yayılan özel bir gösteri tasarladı.

“Kesişen Dünyalar” konseptiyle hazırlanan gösteri; Türkiye ile İtalya’yı, Doğu ile Batı’yı, geçmiş ile geleceği opera, moda, müzik, dans ve sanat performanslarıyla aynı hikayede buluşturdu.Florentia Village’ın sokaklarından meydanlarına, bahçelerinden ana sahnesine kadar tüm alana yayıldı. Konuklar yalnızca gösteriyi izlemekle kalmadı; farklı rotaları takip ederek deneyimin bir parçası oldu ve Florentia Village’ı keşfetti.

Osmanlı kalyonu tüm ihtişamıyla konukları selamladı

Gösteri, Florentia Village’ın ana merdivenlerinde iki piyanonun eşlik ettiği karşılama performansıyla başladı. Puccini’nin dünyaca ünlü aryalarının seslendirildiği opera bölümünün ardından gecenin en dikkat çekici anlarından biri yaşandı.

Çağdaş bir yorumla tasarlanan büyük bir Osmanlı kalyonu, müzik ve ışık gösterileri eşliğinde adeta su üzerinde süzülüyormuşçasına gökyüzünde belirdi. Kalyondan inen yolcuları simgeleyen modeller, moda dünyasında güçlü ve özgün çizgileriyle tanınan 15 tasarımcının açılış gecesine özel hazırladığı kostümlerle ana merdivenlerde teatral bir moda performansı sergiledi. Mahmut Danışan, DEQ, Selçuk Durdu, Tuba Ergin, Sudi Etuz, Özlem Kaya, Mysa Moon, Meltem Özbek, Belma Özdemir, Buket Özkalfalar, Souvie, Halit Tiryaki, Tuvanam ve Gökhan Yavaş’ın imzasını taşıyan tasarımlar, sahneyi güçlü ve çarpıcı bir moda anlatısına dönüştürdü.

Ana sahnenin ardından gösteri Florentia Village’ın meydanlarına ve bahçelerine taşındı. Uluslararası büyük prodüksiyonlarda 18 yıllık deneyime sahip kostüm tasarımcısı Ayşe Gülru Rovelli’nin hazırladığı kostümleri taşıyan beş gezgin, konuklara farklı keşif rotalarında rehberlik etti. Bu yolculuk esnasında Doğu Ekspresi’nden ilham alan teatral bir sahne, İstanbul’un kedilerine adanan canlı grafiti performansı, Doğu ile Batı’nın buluşmasını yorumlayan dans gösterileri ve ışıklı bahçe enstalasyonları konuklarla buluştu. Farklı noktalarda devam eden performanslar, gecenin sonunda Luxury Square’de gerçekleştirilen büyük finalle tamamlandı. Saatler 21.00’i gösterdiğinde ise gecenin bir diğer sürprizi yaşandı. Florentia Village’ın dünyaca ünlü lüks markaları kapılarını açarak ilk misafirlerini ağırladı.

“Florentia Village, ortak bir hayalin, inancın ve güçlü bir dostluğun eseri”

Açılış töreninde konuşan Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu ile RDM Italia CEO’su JacopoMazzei, bu önemli yatırımın arkasındaki ortak vizyonu ve Florentia Village’ın uluslararası hedeflerini paylaştı.

Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu şunları söyledi: “Florentia Village, ortak bir hayalin, inancın ve güçlü bir dostluğun eseri oldu. Sevgili iş ortağım ve değerli dostum, RDM Italia CEO’su Jacopo ile bu yola çıkarken tek bir amacımız vardı: İstanbul’a dünya standartlarında, çok özel bir destinasyon kazandırmak.İtalyan estetiğini Türk misafirperverliğiyle; RDM-Fingen Group’un uluslararası perakende birikimini Kalyon İnşaat’ın mühendislik ve yatırım tecrübesiyle buluşturduk. Misafirlerimizin burada yalnızca alışveriş yapmalarını değil; yaşamalarını, keşfetmelerini, eğlenmelerini, güzel hatıralar biriktirmelerini ve buradan mutlu ayrılmalarını istedik.Florentia Village aynı zamanda Airport City vizyonumuzun ilk adımı; İstanbul Havalimanı çevresinde gelişecek yeni bir ekonomik ve turistik ekosistemin başlangıç noktasıdır. Böylesine büyük bir vizyonun ilk adımını sıradan bir açılışla yapmak istemedik. Florentia Village’ın ruhuna yakışan, çok özel ve unutulmaz bir gösteri hayal ettik. Dünyanın en önemli organizasyonlarına imza atan Balich Wonder Studio da aylar süren titiz bir çalışmayla Florentia Village’ın ruhundan doğan benzersiz bir deneyim tasarladı.”

RDM Italia CEO’su Jacopo Mazzei ise şunları söyledi:“Florentia Village İstanbul, doğru fırsatı, doğru lokasyonu ve her şeyden önemlisi doğru iş ortaklarını bulmak için on yılı aşkın süredir devam eden bir yolculuğun sonucu. İstanbul; Avrupa ile Asya’yı, farklı kültürleri ve gelenekleri buluşturan, olağanüstü enerjiye ve potansiyele sahip bir dünya şehri. Büyük projeler insanlar ve güçlü ortaklıklarla hayat buluyor; Kalyon İnşaat ile Floransa’nın ruhunu, zarafetini ve kalite anlayışını İstanbul’un benzersiz karakteriyle buluşturan uluslararası bir destinasyon yarattık. Bu vizyonu gerçeğe dönüştüren Türk ve uluslararası ekiplerimize, ortaklarımıza ve projeye inanan tüm markalarımıza teşekkür ediyorum. Bugün yolculuğumuzun sonu değil, Florentia Village’ın yerli ve yabancı ziyaretçiler için İstanbul’un yeni buluşma noktalarından biri olacağı güçlü bir başlangıç.”

FLORANTIA VILLAGE HAKKINDA

250 milyon euroluk yatırım

Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outlet’i Florentia Village, Kalyon İnşaat ile RDM-Fingen Group ortaklığında 250 milyon euro yatırımla hayata geçirildi. Proje kapsamında Türkiye’ye 180 milyon euro yabancı kaynak girişi sağlandı.

Yaklaşık 1,5 yılda tamamlanan projenin ilk fazı, 65 bin metrekare kiralanabilir alanda 190 mağazanın yanı sıra gastronomi ve sosyal yaşam alanlarını bir araya getiriyor.

Birinci fazın ilerleyen dönemlerinde projeye eklenecek 5 yıldızlı otel için Marriott Group ile görüşmelerde son aşamaya gelindi. Proje içerisinde yer alan 20 bin kişi kapasiteli konser ve etkinlik merkezi ise yerli ve yabancı sanatçıların performanslarının yanı sıra uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacak.

İtalyan estetiği İstanbul’da

Rönesans ve Antik Roma’dan izler taşıyan Florentia Village, bu mirası modern İtalyan mimarisiyle buluşturan açık hava alışveriş ve yaşam destinasyonu olarak tasarlandı.

Meydanları, sokakları, cepheleri ve açık alanlarıyla Florentia Village; alışveriş, gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi bir araya getiren bütüncül bir deneyim sunuyor.

Prada, Moncler, Ferragamo, Ralph Lauren, Hugo ve Boss gibi global markaların yer aldığı Florentia Village’da lüks ve premium outlet mağazaları ile tam fiyatlı perakende aynı destinasyonda buluşuyor.

Ferragamo, Türkiye’deki ilk mono-brand butik yatırımını Florentia Village’da gerçekleştirirken, Nike da yaklaşık 10 yılın ardından Türkiye’ye yeniden merkez ofis düzeyinde doğrudan yatırım yapıyor. Proje, uluslararası markalara ortalama yüzde 30 ila 70 arasında fiyat avantajıyla ulaşma imkânı sunuyor.

Gastronomi de deneyimin merkezinde

Florentia Village’ın destinasyon modelinin önemli unsurlarından birini gastronomi oluşturuyor. Casual dining ve fine dining restoranlardan Türk mutfağına, kahve noktalarından hızlı yeme-içme seçeneklerine uzanan geniş bir gastronomi karması sunuluyor.

Doğuş Grubu’nun FlorentiaVillage için geliştirdiği CASA markası ziyaretçilerle buluşurken, The Shelter farklı gastronomi deneyimlerini tek çatı altında bir araya getiren yeni nesil food hall konseptiyle hizmet veriyor.

İkinci fazla 110 bin metrekareye ulaşacak

İkinci fazda eklenecek 45 bin metrekarelik alanla Florentia Village’ın toplam 110 bin metrekare kiralanabilir büyüklüğe ulaşması hedefleniyor. Bu ölçekle Florentia Village’ın Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı outlet merkezlerinden biri olması amaçlanıyor.

Yılda 15 milyonun üzerinde ziyaretçi ağırlaması hedeflenen projenin, 5 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlaması öngörülüyor.

Başta Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya olmak üzere geniş bir coğrafyadan ziyaretçi çekmesi planlanan Florentia Village’da, ilk yıllarda güçlü bir uluslararası turist tabanı oluşturulması; orta vadede ise yabancı ziyaretçilerin toplam ziyaretçiler içerisindeki payının yüzde 40’ın üzerine çıkarılması hedefleniyor.

İstanbul Havalimanı’ndan 5 dakika

Florentia Village, stratejik konumuyla İstanbul’un yeni çekim merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. İstanbul Havalimanı’ndan yalnızca 5 dakika mesafede bulunan destinasyonun hemen girişindeki metro istasyonu sayesinde şehir merkezine yaklaşık 25 dakikada ulaşım sağlanabiliyor.

Ana otoyol bağlantıları sayesinde İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakalarından kolay ulaşım imkanı sunan Florentia Village; alışveriş, gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi uluslararası ziyaretçilerle buluşturan yeni bir destinasyon olarak konumlanıyor.


19 Eylül 2026 Cumartesi

"Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüştü?"

HABER-TALİN ŞİRİNPINAR



40 YILLIK HATIR NASIL DEV BİR EKONOMİYE DÖNÜŞTÜ

Türkiye’de İş Dünyası dergisi, RoasterclubBeanto Bar X Beanto Cup Festivali kapsamında tarihi Fişekhane tesislerinde önemli bir panele imza attı. "Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüştü?" başlıklı panelde; Türk kahvesinin küresel pazardaki stratejik yerinden yükselen nitelikli kahve ve çikolata pazarına kadar dev sektörün geleceği masaya yatırıldı.



İhlas Medya Grubu'nun aylık ekonomi dergisi Türkiye'de İş Dünyası, kahve ve çikolata ekosistemini bir araya getiren prestijli bir etkinliğe imza attı. Fişekhane’nin tarihi atmosferinde düzenlenen RoasterclubBeanto Bar X Beanto Cup Festivali kapsamında, Türkiye’de İş Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’ın moderatörlüğünde"Kırk Yıllık Hatır Dev Bir Ekonomiye Nasıl Dönüşüştü?" başlıklı panel düzenlendi.

Sektör paydaşlarının ve gastronomi dünyasının yoğun ilgi gösterdiği panelde; kahvenin ham petrolden sonra dünya genelinde ticareti yapılan en büyük ikinci emtia olduğuna dikkat çekilerek, Türkiye'nin bu pazardaki büyüyen rolü değerlendirildi.

"FESTİVALİMİZ DAYANIŞMAYLA BÜYÜDÜ"

Organizasyonun doğuş hikayesini paylaşan Roasterclub Kurucusu Kemal Kitapçı, 2018'deki barista şampiyonluğunun ardından Türkiye'de nitelikli kahve organizasyonlarını büyütme kararı aldıklarını belirtti. Kitapçı, "Bütün stantlarımız, kahve makinelerimiz, değirmenlerimiz dostlarımızın ve sponsorlarımızın imkanlarıyla bir araya geldi. Birlikte daha güçlü olduk. Nitelikli kahvenin ve katkısız, sadece kakao çekirdeği ile pancar şekerinden üretilen 'Bean-to-Bar' çikolatanın buluştuğu doğal bir dayanışma ortamı sağladık" dedi. Kitapçı ayrıca festivalde kahve posasından üretilen geri dönüşümlü çevreci bardakların kullanıldığını vurgulayarak sürdürülebilirlik mesajı verdi.

"TÜRK KAHVESİ DÜNYANIN KAHVEYLE TANIŞMA NOKTASIDIR"


Panelde söz alan Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Türk kahvesinin tarihsel ve diplomatik derinliğine dikkat çekti. Dünyanın ilk kahvehanesinin İstanbul’da açıldığını ve Türk kahvesinin Kanuni döneminden bu yana protokol aracı olduğunu hatırlatan Kolbaşı, "2013 yılında UNESCO nezdinde Türk kahvesini insanlığın somut olmayan kültürel mirası olarak tescil ettirdik. Kıtaların birleştiği İstanbul’da bütün kahve türleri birleşsin ancak Türk kahvesi her zaman ayrı bir yere sahip olsun. Çünkü dünya aslında kahveyle Türk kültürü sayesinde tanıştı" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE KAHVE TÜKETİMİ KİŞİ BAŞINA 1,7 KİLOGRAMA ULAŞTI"

Sektörün rakamsal büyümesini ve küresel boyutunu aktaran ArabicaCoffee House Ceo'su Sertaç Yalçın, Türkiye’deki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: 

"Bundan 10-12 yıl önce Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kahve tüketimi 350-400 gram seviyesindeydi. Bugün bu rakam 1,7 kilograma yükseldi. Avrupa ortalaması 8 kilogram düzeyinde olsa da Türkiye’deki tüketim artış hızı Avrupa’nın iki katı oranında seyrediyor. Kahve, döngüsel ekonomideki yeri ve birleştirici gücüyle devasa bir pazar. Topraktan fincana kaliteye ve saygıya önem veren yapılar bu büyümede ayakta kalacaktır."

"DÜNYA TÜRK KAHVESİ GÜNÜ'NDE KÜRESEL ŞAMPİYONA HAZIRLIĞI"

Küresel Kahve Birliği (SCA) Türkiye Ulusal Koordinatörü ve Baristapool Kurucusu Uğur Asilsoy ise Türk kahvesini genç kuşaklara ve dünyaya sevdirmek adına başlattıkları uluslararası projeyi duyurdu. Asilsoy, "'The Battle of Cezve' (Cezve Savaşları) adıyla kurguladığımız konsepti küreselleştiriyoruz. Türkiye, Kıbrıs, İspanya, Azerbaycan, Fransa, Almanya ve Belarus gibi 8 ülkenin katılımıyla 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nde dev bir Dünya Şampiyonası gerçekleştireceğiz. Amacımız Türk kahvesi kültürünü küresel sahnede daima diri tutmaktır" dedi.




İGA İstanbul Havalimanı 4. ana pisti hizmete açtı Faz 2 kapsamındaki yatırımlara başlandı

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


İGA İstanbul Havalimanı 4. ana pisti hizmete açtı Faz 2 kapsamındaki yatırımlara başlandı

Küresel bağlantı gücünde dünya lideri İGA İstanbul Havalimanı’nın Faz 2 yatırımları çerçevesinde inşa ettiği 4. ana pist, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törenle faaliyete geçti. 890 milyon euro yatırımla tamamlanan ve İGA İstanbul Havalimanı’nın ilk Doğu-Batı yönlü pisti olma özelliğini taşıyan 4. ana pist; özellikle iç hat uçuşları ve Doğu yönlü rotalarda, havada bekleme ve taksi sürelerini kısaltacak, olumsuz hava koşullarında dahi önemli ölçüde yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacak. 

İGA İstanbul Havalimanı ayrıca, bu yıl hizmete açılan 485 odalı Hilton İstanbul Airport ve özel yolcu kategorisine yönelik JETEX-İGA Terminali ile birlikte, havacılıktan turizme, konaklamadan perakendeye uzanan yatırımlarıyla İstanbul’un küresel bağlantı gücüne güç katarken, ülke ekonomisine değer katmayı da sürdürüyor.

Küresel bağlantı gücü en yüksek havalimanı olan İGA İstanbul Havalimanı, uluslararası havacılıktaki öncü konumunu güçlendiren yatırımlarına yenilerini ekledi.İGA İstanbul Havalimanı’nın Faz 2 genişleme planı kapsamında hayata geçirdiği ilk yatırım olan 4. ana pist; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katıldığı törenle operasyona başladı. Törende ayrıca,İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz, İGA Yönetim Kurulu üyelerive İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen yer aldı.


Törende, 890 milyon euro yatırımla hayata geçirilen İGAİstanbul Havalimanı 4. ana pistin yanı sıra, Kalyon İnşaat ile İtalyan RDM-FingenGroup ortaklığında 250 milyon euro yatırımla 1,5 yılda tamamlanan Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outlet projesi FlorentiaVillage  de hizmete açıldı.

İGA İstanbul Havalimanı’nın son dönemde devreye aldığı yatırımlar, Türkiye’nin havacılıktaki merkez konumuna ivme kazandırmayı amaçlıyor. Bu yıl hizmete açılan 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile özel havacılık dünyasının önde gelen markalarından JETEX iş birliğiyle faaliyete geçen JETEX-İGA Terminali bu vizyonun diğer önemli adımları arasında yer alıyor. İGA İstanbul Havalimanı böylece havacılıktan turizme, konaklamadan perakendeye uzanan geniş bir ekosistemde İstanbul’un uluslararası cazibesini artırırken, ülke ekonomisine sağladığı katkıyı da yukarı taşıyor.

“Yeni pistin devreye girmesiyle yakıt ve zaman tasarrufu sağlanacak”

Açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugüne kadar gerçekleştirdikleri yatırımlarla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna katkı sunmayı hedeflediklerini belirten İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, “Bugün burada yalnızca yeni yatırımlarımızı hizmete sunmuyoruz. Türkiye’nin hayallerini gerçeğe dönüştüren büyük bir eserin, yeni yatırımlarla geleceğe uzanan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. İstanbul Havalimanı, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye için ortaya koyduğu büyük vizyonun eseridir. Bizler de ‘İstanbul’a küresel bir aktarma merkezi kazandırma’ hedefine ulaşmak için var gücümüzle çalıştık. 42 ay gibi rekor bir sürede İstanbul Havalimanı inşaatını tamamladık.” dedi.

890 milyon euro yatırımla tamamlanan 4. ana pistin İGA İstanbul Havalimanı’nın ilk Doğu-Batı yönlü pisti olma özelliğini taşıdığını ifade eden Cemal Kalyoncu, yeni pistin özellikle iç hat uçuşları ve Doğu yönlü rotalarda, havada bekleme ve taksi sürelerini kısaltacağını, olumsuz hava koşullarında dahi önemli ölçüde yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacağını kaydetti. 

4. ana pistin devreye girmesiyle İGA İstanbul Havalimanı’nın toplam pist sayısı 6’ya yükseldi. Havalimanında Kuzey-Güney doğrultusunda uzanan 3 ana ve 2 yedek piste eklenen Doğu-Batı eksenindeki yeni beton pist, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde tasarlandı.Nisan 2025’te başarıyla hayata geçirilen ve Avrupa’da bir ilk olan “Üçlü Bağımsız Paralel Pist Operasyonu”nun ardından 4. ana pistin de sisteme dahil olmasıyla İGA İstanbul Havalimanı’nın operasyonel kapasitesi, verimliliği ve esnekliği daha da artacak. 

Mayıs ayında hizmete açtıkları JETEX-İGA Terminali’nde özel havacılığa yönelik hizmetleri tek çatı altında sunarak yolcuları Türk misafirperverliğiyle ağırladıklarını belirten CemalKalyoncu, geçen ay faaliyete geçen 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile de İstanbul Havalimanı’nın “Havalimanı Şehri” vizyonunu güçlendirdiklerini ifade etti.

Dünyanın önde gelen lüks ve premium moda markalarını güçlü Türk markalarıyla aynı çatı altında buluşturan FlorentiaVillage ile Türkiye’ye 180 milyon euro yabancı kaynak girişi sağlandığını kaydeden Kalyoncu, projenin yılda 15 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlamasının hedeflendiğini aktardı.

“Küresel belirsizliklerin arttığı, çatışmaların ve savaşların devam ettiği bir dönemde uluslararası şirketlerin Türkiye’yi ve İstanbul Havalimanı’nı yatırım için tercih etmesi son derece anlamlıdır. Bu tercih, Türkiye’nin bir istikrar adası ve güvenli bir liman olduğunun; ülkemize ve ekonomimize duyulan güvenin güçlü bir göstergesidir” diye konuşan Cemal Kalyoncu, Türkiye’nin marka değerini güçlendirecek ve stratejik hedeflerine katkı sağlayacak 4 önemli eseri ülkeye kazandırmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.


18 Eylül 2026 Cuma

SunExpress “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” seçildi

HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



SunExpress “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” seçildi

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, havacılık sektörünün en prestijli ödülleri arasında yer alan Skytrax World Airline Awards kapsamında bir kez daha “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu” (Europe’s Best Leisure Airline) seçildi. Ödülü 2023 ve 2024 yıllarında da kazanan SunExpress, bu önemli başarıya üçüncü kez imza atmış oldu. Bununla birlikte SunExpress, 2022 yılında “Dünyanın En İyi Tatil Hava Yolu” (World’s Best Leisure Airline) ödülünün sahibi olmuştu.  

Her yıl düzenlenen Skytrax World Airline Awards, dünya genelinde 100’den fazla ülkeden milyonlarca yolcunun değerlendirmeleriyle belirleniyor. Yolcuların doğrudan deneyim ve değerlendirmelerine dayanan ödüller, küresel havacılık sektöründe yolcu memnuniyetinin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. 

SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, ödülle ilgili olarak şunları söyledi: “Avrupa’nın En İyi Tatil Hava Yolu ödülünü yeniden kazanmak bizim için büyük bir gurur ve misafirlerimizin takdirinin önemli bir göstergesi. Elde ettiğimiz bu başarı, misafirlerimize hem yerde hem de havada en iyi seyahat deneyimini sunmak için özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımızın ortak gayretinin sonucu. Ödül aynı zamanda, hizmet standartlarımızı aynı kararlılıkla sürdürmek ve misafirlerimize sunduğumuz deneyimi daha da geliştirmek için bizlere önemli bir motivasyon sağlıyor.” 

SunExpress, 2026 yaz sezonunda Türk Riviera’sı ve Anadolu şehirlerinden toplam 18 yeni hattı hizmete aldı. Hava yolu, 37 ülkede 250 rotada 106 destinasyona direkt uçuş gerçekleştiriyor.  


Yaz tatilini ıskalayanlara veya tatile doyamayanlara geç yaz tatil rotaları


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Yaz tatilini ıskalayanlara veya tatile doyamayanlara Hesaplı, yakın ve erişilebilir geç yaz tatil rotaları 

Şehir hayatının yoğun temposundan tatil planlamaya fırsat bulamayanlar, bütçesi elvermeyenler ya da farklı nedenlerle yaz tatilini ertelemek zorunda kalanlar, tatile doyamayanlar için yaz henüz bitmedi. Geç yaz tatili için hala vakit var. Üstelik yazın en has günlerini şehrin kuytularında geçirip, kıyı şehirlerinin sakinlemesini bekleyenler de var aramızda.Hatta uzun izin alamayan;kısa günleri birleştirip yakın rotaları arayanlar da olabilir. Öyleyse bu rehber sizin için hazırlandı… Tatilsepeti’nin geç yaz rotalarına buyurun…

Dağ ile göl arasında bir yerde 

Son yıllarda değişen tatil eğilimlerine göre4 gece 5 gün ya da 2 gece3 günlük seyahatler ve doğayla iç içe konaklama seçenekleri öne çıkıyor. Şehirden birkaç saat uzaklaşarak sakin butik otellerde konaklamak, göl kenarında güne başlamak veya çiftlik otellerinde doğayla buluşmak, klasik yaz tatiline alternatif arayanların ilk tercihleri arasında yer alıyor. İstanbul’un her iki yakasından 2- 3 saat uzaklıkta ulaşılabilen dağ ile göl arasında bir yerlerde doğa ile terapi mümkün. Sapanca, Kerpe, Düzce, Bolu gibi konumlarıyla öne çıkan alternatif tatilin fiyatları kişi başı gecelik 1.500 TL’den başlıyor. 

En güzel tatil en yakın tatil

Avrupa kıtasından 2-3 saatlik mesafede ulaşılabilen en güzel rotaların başında Saroz Körfezive İğneada geliyor. Ağva ve Şile de bu rotaya rakip çıkarken biraz daha yol kat edebilenler için Kuzey Ege otelleri sevenlerini son yaz fırsatları ile karşılıyor.1 milyona varan otel, 30 bine varan tur seçeneğiyle Türkiye’nin en geniş tatil envanterine sahip platformu Tatilsepeti’nde yakın bölgelerdeki 2 gece 3 gün konaklamalı tatil, kişi başı1.250 TL’den başlıyor.Yakın bölge listesine eklenesi bir seçenek de şu; Komşu’ya gitmenin en pratik yolu olan,79 Euro’dan başlayan otobüslü Yunanistan turları.

Güneyde yaz devam ediyor

Kıbrıs’tasezon halayüzde 50’ye varan indirim avantajıyla devam ediyor. Hava sıcaklıklarının 30 derece üzerinde seyretmesiyle Ekim ayında da ilgi görmeye devam etmesi bekleniyor. Otel, uçak ve transfer dahil avantajlı paketlerle Kıbrıs tatiliniplatform ya da çağrı merkezi üzerinden kolayca planlamak mümkün. Antalya, Bodrum, Datça’da sarı yazı yaşamak; deniz ve güneşin keyfini çıkarmak isteyenler için Tatilsepeti’nde yüzde 50’ye varan indirimler de mevcut.

En yakın limandan binilen gezen oteller

Ülkemiz limanlarından kalkan beş yıldızlı uluslararası cruise gemileri vizesi hazır olanlar yada yeşil pasaport sahipleri için kısa bir kaçış imkanı sunuyor. Rotasına Patmos, Rodos, Girit, Atina, Mikonos ve Santorini’yi alan 4 gece 5 günlük bu cruise turları kişi başı 499 Euro’dan başlıyor. Kapıda vize imkanı ile Kos ve Rodos adasını cruise ile keşfetmenin bedeli ise 299 Euro. 

Yurt içinde kültür gezileri için en güzel mevsim 

Sonbaharşehirlerin kültürel ve doğal güzelliklerini keşfetmek için harika bir zaman. Kaz Dağları’nın eteklerindeki Ayvalık ve Assos’un ikonik sokaklarında gezerken keyifli fotoğraf molaları verebilirsiniz. 4.795 TL’den başlayan Kuzey Ege rotalarında Bozcaada da yer alıyor. Adanın en ikonik simgelerinden Ayazma Plajı ile Polente Feneri’ni ziyaret ettikten sonra taş evlerin arasında, Tarihi Çınaraltı’nda kahvenizi yudumlarken atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Daha güneye ve daha sıcağa inmek isteyen seyahatseverleri ise 8.750 TL’den başlayan Likya Turu ve 4.795 TL’den başlayan Akdeniz-Ege turları bekliyor.

Eylül’de yurtdışı tur fırsatları

Karadağ’da vize dönemi başlamadan önce son fırsatları değerlendirmek isteyenler için 1 Kasım’a kadar vizesiz seyahat imkânı sunan Budva turları 399 Euro’dan başlıyor.Yaz sıcaklarının devam ettiği vizesiz Mısır Sharm El-Sheikh; dalış ve yüzme tutkunları için harika bir alternatif. Uçak ve konaklama dâhil 3 gece 4 günlük bu turlar için349 Euro ayırmak gerek.Yurt dışı seçeneklerinde en çok ilgi gören Yunan Adaları turları için Ege sahillerinden hareket eden feribotlar hafta sonu 159 Euro’dan başlayan fiyatlarla misafir alıyor. 


212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılını PEUGEOT ana sponsorluğunda kutlamaya hazırlanıyor.


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL, ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURMAYA HAZIRLANIYOR

212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılını dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları, sergileri ve disiplinler arası etkinlikleri bir araya getiren kapsamlı programıyla PEUGEOT ana sponsorluğunda kutlamaya hazırlanıyor.

26 Eylül – 11 Ekim tarihleri arasında bu yıl dokuzuncu edisyonu gerçekleşecek 212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılında uluslararası sanatçıları ve farklı küratöryel yaklaşımları İstanbul’un kültür-sanat rotasına yayılan programında bir araya getiriyor. Sergilerden konuşmalara, sanatçı buluşmalarından atölyelere uzanan programıyla festival, bu yıl da fotoğrafın farklı ifade biçimlerini bir araya getirerek şehrin kültür sanat takvimine yön vermeye hazırlanıyor.

212 PhotographyIstanbul, fotoğrafın 200. yılını odağına alan 2026 programının ilk adımını Haziran ayında düzenlediği söyleşi serisiyle attı. Festivalin bu yılki programı da aynı yaklaşımı sergiler, konuşmalar, atölyeler ve özel projelerle zenginleştirerek fotoğrafın iki yüzyıllık yolculuğunu farklı perspektiflerden ele almayı sürdürüyor.

212 PhotographyIstanbul, dokuzuncu edisyonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında İstanbul’da festival takipçilerini ağırlayacak.

Bu yıl da İstanbul’un pek çok noktasında, 25’in üzerinde mekânda izleyicilerle buluşmaya hazırlanan 212 PhotographyIstanbul, ana sponsoruPEUGEOT’nun katkılarıyla programını özel içerikler, farklı deneyim alanları ve özel buluşmalarla zenginleştiriyor. 

Festivalin bu seneki destekçileri arasında ayrıca; JOTUN, ULUDAĞ İÇECEK, MAVİ, KARACA, BİLGİLİ HOLDİNG ve Yapı Kredi bomontiada’nın yanı sıra sanatçılar arası etkileşime destek veren Brezilya İstanbul Başkonsolosluğu, Hollanda Krallığı, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı ile Institutfrançais, Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi ve Slovakya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu yer alırken MondriaanFund, Magnum Photos, Martin Parr Foundation (MPF), ENSP ArlesÉcoleNationaleSupérieure de la Photographie, LesRencontresd'Arles gibi uluslararası kurumlarla ortak çalışmalar da festival programına katkı sağlıyor. 

Beşiktaş Belediyesi işbirliği ve mekân desteği ile ise program Abbasağa Parkı ile kamusal alana taşınıyor.

Şehre Yayılan Festival Rotası

Festival, dokuzuncu edisyonunda da şehirle kurulan yaratıcı diyaloğa odaklanan kapsamlı programıyla İstanbul’un farklı noktalarına yayılan, sanatla iç içe bir keşif rotası sunacak. Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Galata Okulu Vakfı Kültür Merkezi, 212 Studio, Akaretler No:5, Eski Posta Han, St. Benoît Kilisesi,Yapı Kredi bomontiada, Taksim Sanat, Türkiye Fransız Kültür Merkezi - İstanbul veAbbasağa Parkı bu yılki programda sergilere ev sahipliği yapacak mekânlar arasında yer alıyor. Festivalin söyleşi, film gösterimleri ve imza günleri ise Minoa Pera, Pera Müzesi ve SohoHouse’da gerçekleşecek. 


Festivalin paralel sergileri kapsamında ise Anna Laudel, Art Han (Kurşunlu Han), Art ON, Collect Gallery, Evin Sanat, Galeri 77, Kasa Galeri, offgrid Art Project, oktowallz ve Ruzy Gallery yer alacak.


212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 2026 SERGİ PROGRAMI 

______________________________________________MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi 

- YannArthus-Bertrand:LEGACY: A LIFE AS A PHOTOGRAPHER AND FILMMAKER / BİR BAKIŞIN MİRASI

Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA, Kültür Yolu Festivali katkılarıyla

- Helene Schmitz: A BOTANICAL AFFAIR / BOTANİK BIR SERÜVEN

Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA, Kültür Yolu Festivali katkılarıyla

___________________________________________________________Galata Okulu Vakfı Kültür Merkezi

- MartinParr: SHORT & SWEET / RETROSPEKTİF BİR BAKIŞ Mavi, Magnum Foundation, MPF katkılarıyla

- Frank Horvat: PLEASE DON'T SMILE / GÜLÜMSEME LÜTFENUludağ’ın katkılarıyla

______________________________________________________________________Eski Posta Han 1. Kat

- DesiréeDolron: UNCERTAIN, TX / BELİRSİZLİĞİN MANZARASIHollanda Krallığı, MondriaanFund katkılarıyla

- XuebingDu: MOTHER OF PEARL / IŞIĞIN İZİNDEKaraca’nın katkılarıyla

- Catherine Nelson: FUTURE MEMORIES / BİR GEZEGENİN PORTRESİ



______________________________________________________________________Eski Posta Han 2. Kat

- Omar Victor Diop: ALLEGORIA / BİRLİKTE VAR OLMAK

- Jill Greenberg: MONKEY PORTRAITS / İNSAN AYNASI* Peugeot’nun katkılarıyla

_________________________________________________________________Eski Posta Han 3. ve 4. Kat

- ON CONSTRUCTION: BRAZILIAN MODERNIST PHOTOGRAPHY 1939–1964 / MODERNİZMİN İNŞASI JOTUN, ARLES, Brezilya Konsolosluğu’nun katkılarıyla

____________________________________________________________________________Akaretler No:5

- UZAKLAR, KUŞAKLAR, BAKIŞLAR / FAR AND WIDE, THROUGH THREE EYES Uludağ’ın katkılarıyla

- GÖZ TEMASI / EYE CONTACTBEVFAM’ın katkılarıyla

_____________________________________________________________________________Taksim Sanat

- BODY STATES / BEDEN HALLERİInstitutfrançais, ENSP’nin katkılarıyla


_______________________________________________________________________________212 Studio

- COLOURS OF SCANDINAVIA / İSKANDINAVYA'NIN RENKLERİJotun’un katkılarıyla

_______________________________________________________________________Saint Benoît Kilisesi 

- David Szauder: TRIPTYCH: MEMORY, DOUBT, AND FATES / TRIPTYCH: HAFIZA, KUŞKU VE YAZGILAR

Lenovo’nun katkılarıyla


_____________________________________________________Türkiye Fransız Kültür Merkezi - İstanbul

- FROM GAZE TO PAGE / BAKIŞTAN SAYFAYA Institutfrançais, France PhotoBook’un katkılarıyla

_____________________________________________________________________Yapı Kredi bomontiada

- PEUGEOT ART ON CARSPEUGEOT’nun katkılarıyla

- Erdal İnci, Ozan Türkkan ve Selçuk Artut: EKOSİSTEM / ECHO-SYSTEM

- Cihan Öncü: DURGUN DEVİNİM / STILL IN MOTION DİRİMART’ın katkılarıyla

___________________________________________________________________________Abbasağa Parkı

- Catherine Nelson: DAINTREE / ORMANIN HAFIZASIBeşiktaş Belediyesi’nin katkılarıyla

Çağdaş Fotoğrafın Öne Çıkan İsimleri İstanbul’da 

Festivalin 2026 programı, çağdaş üretimlerin yanı sıra fotoğraf tarihinin önemli isimlerine ve fotoğrafın kültürel belleğine odaklanıyor. 

MAVİ, Magnum Foundation ve MPF katkılarıyla çağdaş belgesel fotoğrafın en etkili isimlerinden MartinParr, gündelik yaşamı mizah, ironi ve keskin gözlem gücüyle yorumladığı, elli yılı aşkın üretiminden kapsamlı bir seçki sunan Short&Sweet / Retrospektif Bir Bakış sergisiyle festivalde yer alıyor. 

Fotoğrafı çevre, coğrafya ve insanlık üzerine küresel bir anlatıya dönüştüren YannArthus-Bertrand, Legacy: A Life as a PhotographerandFilmmaker / Bir Bakışın Mirası sergisinde 1970’lerden günümüze uzanan üretimini bir araya getiriyor. İnsan ile doğa arasındaki ilişkiye farklı bir perspektiften bakan sergi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA ve Kültür Yolu Festivali katkılarıyla izleyiciyle buluşuyor.Jill Greenberg ise MonkeyPortraits / İnsan Aynası sergisindeki çarpıcı portreleri aracılığıyla duygu, güç vekırılganlık kavramlarını pop estetiğiyle yeniden yorumluyor. Sergi, festivalin ana sponsoru PEUGEOT’nun katkılarıyla gerçekleşiyor.


Fotoğrafın Hafızasından Bugüne: Ustalar ve Arşivler

Frank Horvat’ın moda fotoğrafçılığının yerleşik kodlarını doğal jestler, gündelik anlar ve spontane bir bakışla yeniden yorumlayan çalışmalarını bir araya getiren sergisi PleaseDon’tSmile / Gülümseme Lütfen, Uludağ’ın katkılarıyla sanatçının özgün yaklaşımını farklı dönemlerden seçkiler aracılığıyla ortaya koyuyor. 

Türkiye’nin fotoğraf belleğini koruma, araştırma ve erişilebilir kılma amacıyla çalışmalarını sürdüren Bülent Eczacıbaşı Vakfı Fotoğraf Araştırma Merkezi (BEVFAM) ise festival kapsamında gerçekleştireceği Göz Teması / EyeContact sergisiyle Türkiye’nin fotoğraf tarihine ve arşiv kültürüne ışık tutuyor. Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar / Far andWide, Through Three Eyes ise Uludağ mirasının izlerini taşıyan üç kuşağın farklı zaman ve coğrafyalarda geliştirdiği bakışları bir araya getirerek, kişisel hafıza ile kuşaklar boyunca aktarılan görsel miras arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Kimlik, Temsil ve Yeni Üretim Biçimleri

Programın dikkat çeken isimlerinden Omar Victor Diop, Allegoria / Birlikte Var Olmak sergisinde tarih, temsil ve kimlik meselelerini güçlü görsel anlatılar üzerinden ele alıyor. Diop’un titizlikle kurguladığı imgeler, geçmiş ile bugün arasında bağ kurarken toplumsal ve kültürel kimliklerin nasıl temsil edildiğini sorguluyor.

Fotoğraf ile dijital kolajı buluşturan Catherine Nelson, FutureMemories / Bir Gezegenin Portresi sergisindeki düşsel kompozisyonlarıyla doğaya ve gerçeklik algımıza farklı bir perspektiften bakıyor. Sanatçının yüzlerce görüntüyü bir araya getirerek oluşturduğu gezegenler, gerçek bir coğrafyayı belgelemekten çok doğaya dair ortak hafızamızı yeniden kuruyor.

Yapay zekâ destekli üretimleriyle uluslararası alanda dikkat çeken David Szauder, Triptych: Memory, Doubt, andFates / Triptych: Hafıza, Kuşku ve Yazgılar başlıklı mekâna özel yerleştirmesinde hafıza, inanç ve belirsizlik kavramlarını teknolojinin sunduğu yeni ifade olanakları üzerinden araştırıyor. 

PEUGEOT Art on Cars, otomobili çağdaş yaratıcı üretim için bir yüzeye dönüştüren, hareket, ışık, ses ve dijital teknolojilerin kesiştiği özel bir proje olarak festival programında yer alıyor. Türkiye’nin dijital sanat alanındaki öncü isimleri Erdal İnci, Ozan Türkkan ve Selçuk Artut’un çalışmalarını bir araya getiren Ekosistem / Echo-Systembaşlıklı sergi ise, üç sanatçının farklı üretim pratikleri üzerinden doğal ve dijital olan arasında kurulan yeni bağlantıları görünür kılıyor.

Yapı Kredi bomontiada Galeri’de DİRİMART katkılarıyla gerçekleşecek Cihan Öncü’nün Durgun Devinim / Still in Motion başlıklı sergisinde hareket, kimi zaman bulanık bir iz, kimi zaman ise bir dinginlik anı olarak beliriyor. Fotoğraflar, zamanın tek bir kare içinde kendisini hissettirmeye nasıl devam ettiğini araştırıyor. 


Brezilya Modernizminin Görsel Hafızası İlk Kez İstanbul’da 

Geçtiğimiz yıl LesRencontresd’Arles’ın öne çıkan sergileri arasında yer alan On Construction: BrazilianModernistPhotography 1939–1964 / Modernizmin İnşası, ilk kez İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. MarcellaLegrandMarer ve HeloisaEspadaCosta küratörlüğünde hazırlanan sergi, Brezilya modernizminin görsel hafızasını şekillendiren fotoğrafçıları bir araya getirerek ülkenin kültürel dönüşümünü fotoğraf aracılığıyla görünür kılıyor. Sergi, JOTUN, LesRencontresd’Arles ve Brezilya İstanbul Başkonsolosluğu katkılarıyla gerçekleşiyor.

Colours of Scandinavia ile Kuzeyin Güncel Fotoğraf Sahnesi 

Festivalin öne çıkan grup sergilerinden Colours of Scandinavia / İskandinavya’nın Renkleri, İskandinav fotoğrafının güncel üretimlerine odaklanıyor. Farklı kuşaklardan on sekiz fotoğrafçıyı bir araya getiren sergi, bölgenin doğasına, toplumuna, kimliklerine ve yaşam kültürüne farklı perspektiflerden bakıyor. Sergi, JOTUN katkılarıyla 212 Studio’da izleyiciyle buluşuyor.

Doğanın Değişen Yüzleri

İsveçli fotoğraf sanatçısı Helene Schmitz’inBlowUp ve Linnaeus Project serilerini bir araya getiren A BotanicalAffair / Botanik Bir Serüven, sanatçının bitkilere ve doğaya bakışını iki farklı perspektiften ele alıyor. Hollandalı fotoğrafçı ve film sanatçısı DesiréeDolron’unUncertain, TX / Belirsizliğin Manzarası adlı video yerleştirmesi, görüntü ve ses aracılığıyla doğadaki neredeyse fark edilmeyen değişimleri görünür kılıyor. Hollanda Krallığı ve MondriaanFund katkılarıyla izleyiciyle buluşuyor. XuebingDu’nunMother of Pearl / Işığın İzinde sergisi, sanatçının çiçekleri ve doğal formları ışık, doku ve yakınlık üzerinden yeniden yorumladığı iki seriyi bir araya getiriyor. KARACA’nın katkılarıyla gerçekleşen sergi, gündelik hayatın içindeki sessiz ve zamansız güzelliğe odaklanıyor. Catherine Nelson’ınAbbasağa Parkı’nda yer alan Daintree / Ormanın Hafızası adlı çalışması, sanatçının doğayı gerçek ile hayal arasında yeniden kuran görsel dünyasını kamusal alana taşıyor. Beşiktaş Belediyesi katkılarıyla gerçekleşen çalışma, izleyiciyi ormanın katmanları, hafızası ve kırılganlığı üzerine düşünmeye çağırıyor.

Fotoğrafın Yeni Kuşakları ve Yayın Kültürü

Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı tarafından Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerin uluslararası alanda geliştirilmesine yönelik strateji kapsamında desteklenen ve Institutfrançais iş birliğiyle gerçekleşen iki program, fotoğrafın yeni kuşaklarına ve yayın kültürüne odaklanıyor. Taksim Sanat’ta, Institutfrançais ve ENSP katkılarıyla gerçekleşecek Body States / Beden Halleri, Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulu’nun (ENSP) 2026 yılında jüri özel takdirine layık görülen sekiz genç sanatçısını bir araya getiriyor. 

Institutfrançais ve France PhotoBook katkılarıyla Türkiye Fransız Kültür Merkezi - İstanbul’da düzenlenecek FromGazetoPage / Bakıştan Sayfaya başlıklı program Fransa genelindeki otuz kadar bağımsız yayınevini tek çatı altında buluşturan France PhotoBook’un katılımıyla fotoğraf kitabını başlı başına bir yayıncılık ve yaratıcı üretim alanı olarak ele alacak. Yayıncıları, fotoğrafçıları, kitapçıları, küratörleri ve görsel sanat profesyonellerini buluşturan program, Türkiye ile Fransa’daki fotoğraf yayıncılığı aktörleri arasındaki bağları güçlendirmeyi ve yeni profesyonel iş birliklerine alan açmayı amaçlıyor. 


Film, Söyleşi, Atölye, Performans ve Müzik Programı

212 PhotographyIstanbul, sergilerin yanı sıra fotoğrafın farklı disiplinlerle kurduğu ilişkileri görünür kılan kapsamlı bir yan programla festival deneyimini şehrin farklı noktalarına yayıyor. Film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler, performanslar, müzik buluşmaları ve keşif rotaları; fotoğrafı yalnızca izlenen bir sanat formu olmaktan çıkararak düşünme, üretme, karşılaşma ve birlikte deneyimleme alanına dönüştürüyor. 

26 Eylül Cumartesi

11.00–15.00 — Atölye, Elçin Acun ve Mert Çağıl Türkay ile Cyanotype

27 Eylül Pazar

11.00–14.00 — PEUGEOTAtölye, Keşif Rotası, Taşların Hafızası: Karaköy - Perşembe Pazarı Turu

13.00–16.00 — Atölye, Deniz Dora & Serkan Dora ile Portre, Işık ve Mekân Atölyesi

16.00–19.30 — Film Gösterimi, Home, sonrasında Yönetmen YannArthus-Bertrand ile söyleşi

29 Eylül Salı

16.00–17.00 — Film Gösterimi, MSGSÜ Öğrenci Seçkisi, sonrasında yönetmenlerle söyleşi

18.00–19.30 — Film Gösterimi, Terra

1 Ekim Perşembe

18.30–19.30 — JOTUN Söyleşi,Henning Larsen ile Mimarlıkta Renk, Mekân ve Deneyim

2 Ekim Cuma

18.00 —Söyleşi,FiLBooks’ta Sanatçı Sohbeti: Görsel Üretimden Bağımsız Yayıncılığa – Cemre Yeşil Gönenli

3 Ekim Cumartesi

11.00 — Atölye, Cemre Yeşil Gönenli ile Şipşak Kutu Kamera Atölyesi – Hakiki Analog Fotoğrafçılık

13.00–15.00 — Atölye, Burcu Böcekler ile Eminönü Monokrom: 36 Poz, Bir Şehir, Tek Film

16.00–18.00 — Peugeot Söyleşi, Görüntünün Peşinde : Konuşmacı, Mustafa Seven (fotoğrafçı), Moderatör Mustafa Seven (FLU TV)

12.00–13.00 —Söyleşi, Şehrin Panoları: Arşiv Fotoğraflarından Mimarlık ve Kamusal Sanatın Hafızası

4 Ekim Pazar

14.00–16.00 — Atölye, O’filmRoute ile Şişhane’den Çukurcuma’ya Türk Sinemasının Kadrajları Arasında Yolculuk

14.00–16.00 — JOTUN Atölye, Keşif Rotası, Şehrin Panoları: Kadıköy’ün Seramik ve Mozaik Panoları


6 Ekim Salı

18.30–21.15 — Film Gösterimi, Andy Warhol: AmericanDream, sonrasında yapımcı Peter Poch ile söyleşi

18.00–19.30 — Uludağ Söyleşisi : Bir Aile Arşivi, Haldun Dostoğlu, Nevzat Sayın, Mehmet H.Erbak, Ceylin Erbak Aytekin

18.00–20.00 — Atölye, Cemre Yeşil Gönenli ile Proje Geliştirme Atölyesi – 1. Grup Semineri

8 Ekim Perşembe

18.30–19.30 — Söyleşi, Burcu Böcekler ile Kamerasız Fotoğraf Üzerine

19.45–21.15 — Film Gösterimi, Kaos ve Düzen Arasında: Bir Dans Deneyi, sonrasında söyleşi


9 Ekim Cuma

15.00–16.50 — Film Gösterimi, Man on theRoof

18.00–21.00 — Film Gösterimi, Historjá: StitchesforSápmi, sonrasında görüntü yönetmeni Jonas Rudstörm ile söyleşi

10 Ekim Cumartesi

17.30–19.15 — Film Gösterimi, Nature

11 Ekim Pazar

14.00–16.00 — Keşif Rotası, Şehrin Panoları ile İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ)

Atölye ve gezici keşif rotaları Fotohaus Karaköy, Karaköy – Perşembe Pazarı, Kadıköy – Bağdat Caddesi ve İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’nda; söyleşiler ve film gösterimleri Soho House, Pera Müzesi ve Offgrid Art Project’te gerçekleşecek. Programın diğer konser ve performans buluşmaları Zorlu PSM, Babylon, Komünite ve Akbank Caz Festivali kapsamındaki konserler, festivalin şehirle kurduğu ilişkiyi müzik aracılığıyla genişletecek. 

Portfolyo Değerlendirmeleri

Festivalin ilk yılından beri gerçekleştirilen Portfolyo Değerlendirmeleri ile fotoğrafçılara derinlemesine, profesyonel bir bakış açısı sunmayı amaçlanıyor. Katılımcılar, portfolyolarını festivalde sergileri ile yer alan sanatçılar ile değerlendirme şansı yakalıyor. Yeni mezun fotoğrafçılara da açık olan ve sanatçı ile birebir görüşme imkânı sunan program, fotoğraf alanında kariyer hedefleyenler için profesyonel gelişim adına değerli bir fırsat sunuyor. Kayıt ve detaylı bilgi için 212photographyistanbul.com’u takip edebilirsiniz.

Uluslararası 212 PhotographyIstanbul Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı!

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası fotoğraf festivali olan 212 PhotographyIstanbul, her yaştan amatör ve profesyonel fotoğrafçının katılımına açık uluslararası yarışmasıyla farklı seslerin, sosyal, kültürel ve sanatsal olguların izini coğrafyadan ve önyargılardan bağımsız olarak sürüyor. Alanında dikkat çeken ve ufuk açan isimlerden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek yarışmanın kazananı 5.000 Euro ile ödüllendirilecek.

Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması ile ilgili tüm detaylara 212photographyistanbul.com ve @212photographyistanbul Instagram sayfasından ulaşılabiliyor.


The Grand Tarabya Managedby Accor’un Yeni ExecuticeChef’i: P. Alexis Atlamazoğlu


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


The Grand Tarabya Managedby Accor’un Yeni ExecuticeChef’i: P. Alexis Atlamazoğlu

2025 yılında Accor yönetimine geçen ve önümüzdeki dönemde Fairmont’a dönüşecek olan TheGrandTarabya ManagedbyAccor’un ExecutiveChef görevine,lüks otelcilik sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip olan P. AlexisAtlamazoglu atandı.

P. AlexisAtlamazoglu, kariyerine İstanbul’da Hünkar Restoran’da başladı; ardından Hilton Athens ve HiltonSydney bünyesinde çeşitli mutfak görevleri üstlendi.HiltonRhodes ve Hillside Su Hotel’de ExecutiveChef olarak görev yapan Atlamazoglu, Türkiye, Yunanistan ve Avustralya’da edindiği deneyimle uluslararası mutfak operasyonlarında uzmanlaştı.

ConradIstanbulBosphorus ve Hilton IstanbulBomonti’deExecutiveChef olarak kariyerine devam eden Atlamazoglu, son olarak Çırağan PalaceKempinski’de aynı görevi üstlendi. Bu süreçte menü geliştirme, mutfak ekiplerinin yönetimi, gıda güvenliği ve geniş ölçekli banket operasyonlarına liderlik etti.

Atina’daki Le Monde School of CulinaryArts’ta aşçılık eğitimi alan ve İtalya’da IRVEA’dan profesyonel zeytinyağı sommelier diploması edinen P. AlexisAtlamazoglu, Osmanlı ve Türk mutfağına uzanan birikimi ve uluslararası otelcilik deneyimiyle The Grand Tarabya Managedby Accor ekibine ExecutiveChef olarak katıldı.

TheGrandTarabyaManagedbyAccor

İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasınadönüşecekolan,TheGrandTarabyaManagedbyAccorOteli,dünyaçapında110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managedby Accor, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde, her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor. 1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerektekrarhizmetegirenTheGrandTarabya,uzunyıllardırzarafetvegüzelliğinsimgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managedby Accor, yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan yönetiminde yola devam etmektedir.


Barceló Hotel Group’tan Otel Tekstillerini Sanata Dönüştüren Proje: “Atıktan Sanata”


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR


Barceló Hotel Group’tan Otel Tekstillerini Sanata Dönüştüren Proje: “Atıktan Sanata”

Barceló Hotel Group’un, Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği “Atıktan Sanata” projesi, grubun Türkiye’deki otellerinde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri çağdaş bir sanat eserine dönüştürdü. Otelcilik sektöründeki kaynak kullanımına ve atık yönetimine yenilikçi bir yaklaşım sunan disiplinlerarası proje; 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda sanatseverlerle buluşacak.

Dünyanın ve İspanya’nın önde gelen turizm gruplarından Barceló Hotel Group’un global sürdürülebilirlik yaklaşımı ReGen’in Türkiye’deki uygulamalarından biri olan proje kapsamında; grubun Kapadokya, İstanbul ve Ankara’daki otellerinde kullanılan çarşaf, havlu ve yastık kılıfları yeniden değerlendirildi. “Atıktan Sanata”; döngüsel ekonomi, yerel üretim bilgisi ve çağdaş sanatı aynı çalışma kapsamında bir araya getirdi.

Kapadokya’dan İstanbul’a bir dönüşüm hikayesi

Proje kapsamında kullanım ömrünü tamamlayan otel tekstilleri, Kapadokya’dan toplanan bitkiler ile üretilen doğal boyalar ve Barceló Cappadocia’nın mutfağındaki çay ve kahve posalarıyla renklendirildi. Devridaim Enstitüsü tarafından bitki baskıları, el dikişleri ve nakışlarla yeniden yorumlanan tekstiller, çağdaş bir sanat eserine dönüştürüldü.

İklim değişikliğinin doğa üzerindeki etkilerine odaklanan eserde, seyrek bitki izleri azalan bitki örtüsünü, çatlak desenleri kuraklığı, güneş formu ise yoğunlaşan sıcaklıkları temsil ediyor.

Atık değil, yeni bir döngünün başlangıcı

Projenin çıkış noktasını şu sözlerle aktaran Barceló Hotel Group Türkiye Ülke Müdürü Hasan Ekmen: 

“Dünyanın kaynakları sınırsız değil ve geleceği bugünün üretim ve tüketim alışkanlıklarıyla inşa edemeyiz. Grubumuzun global sürdürülebilirlik yaklaşımı Barceló ReGen, sürdürülebilirliği yalnızcaçevresel etkiyi azaltmak olarak değil; bulunduğumuz destinasyonlarda ekonomik, sosyal ve çevresel değer üreten rejeneratif bir model olarak ele alıyor.‘Atıktan Sanata’ projemiz ise bu yaklaşımın somut bir karşılığı. Türkiye’deki otellerimizde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri atık olarak değil, yeni bir döngünün başlangıcı olarak değerlendirerek yerel bilgiyi çağdaş tasarımla, döngüsel ekonomiyi sanatın dönüştürücü gücüyle buluşturduk.Türkiye olarak grup içinde böyle bir çalışmaya öncülük etmeyi çok değerli buluyoruz. Çünkü geleceğin yalnızca daha az tüketmekten değil; kaynaklara yeniden bakmaktan, onları döngünün içinde tutmaktan ve daha fazla değer yaratmaktan geçtiğine inanıyoruz.”

Barceló Hotel Group’un ‘’Atıktan Sanata” projesi, 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda ziyaret edilebilecek.