14 Kasım 2015 Cumartesi

Göbeklitepe Gizemi Roman Oldu: "Mabedin Sırrı"


HABER-ARTİN ŞİRİNPINAR



Yaradılıştan Kıyamete
İnsanın Kendini Bulma Hikayesini
tek bir ağızdan dinlemeye ne dersiniz?

Göbeklitepe Gizemi Roman Oldu: "Mabedin Sırrı"

 Urfa’da bulunan dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe’nin sırlarını konu alan distopik bir şehir hafiyesi macerası sizi unutamayacağınız bilgi yüklü bir yolculuğa çıkarıyor…

İstanbul'da bir otel odasında yaşayan ve kendisine 'epistemik dedektif’ diyen 'Hafi' adındaki tuhaf biri, uzun süredir Mabedin sırlarını araştırıyor. Kimler araştırmadı ki? Sokrates'ten Aristoteteles'e, Plotinos'tan İbn Arabi'ye, Hegel'den via negativa felsefecilerine birçok filozof ve mistik edebiyatçı ve 'yazıda varlaşma' konusunda uzman olan dostu Galip…
Hafi, ayrıca ilmi simyaya hakim ve sırlarla dolu Marifetname'yi de ezbere biliyor. Vaktiyle tanıştığı bir takım özel insanlardan aldığı ‘nefs terbiyesi’ eğitimi yarım kaldığı için ruhu berzahta sıkışıp kalmış, düşünceleri kördüğüme dönüşmüş... İçinden çıkamadığı bu dertten kurtulmak içinse şeytana bile pabucunu ters giydirecek sıradışı bir plan aklına geliyor: Birini taklit ediyor!
Planını kadim dostu Galip'in kurduğu Konstantinniye Kardeşliği üzerine inşa ediyor. Sagra da Familia'nın İstanbul şubesi niteliğindeki bu tuhaf kardeşlik, dünyanın en tehlikeli cemaatlerinin de ilgi odağı… Çünkü pek çok sırrı deşifre edebilen bir metot geliştirmiş! Bunu bilense sadece bir kişi var...



Peki, bütün bunların Göbeklitepe ile alakası ne? Kim bilir...  Belki de bir tesadüf...
"... ama ben tesadüflere inanırım," diyor kahraman. Bir gün J. adında birinden tuhaf bir iş teklifi geliyor. Yüklü bir para karşılığında Göbeklitepe tapınağının şifresini çözmesi isteniyor.
Hafi, Göbeklitepe’nin sırrının peşinde, kendisini tuhaf ve gizemli bir dünyanın içinde buluyor.
Gulyabani sidiği, Hurufilik, kutsal metin kabalistik yorumları, Mithra öğretisinin arketipleri, Hermetik tarot kartlarının Hegelci yorumu, Anadolu şövalyeliğinin fütüvvet kökleri, Batı felsefesinin simyevi kökeni, numeroloji, paralel evrenler kuramı, kara delik, kuantum fiziği ve metafizik... Daha pek çok şey!
Hafi, her şey tek bir şeyde toplamayı başarıyor. Ama nasıl?
Öte yandan Hafi bir anda bir kuantum bombasına dönüşüyor! Fakat Tapınakçılar ve Hermesçiler tarafından kaçırılıyor. Aşık olduğu ve adını bile bilmediği gizemli kadın ‘Lilith’, bir çıkıyor bir ortadan kayboluyor ve kendisine ikizi gibi benzeyen, sürekli peşindeki adamın niyeti de ortaya çıkıyor. Kim bu adam? Kafi. Hafi’nin ikizi, gölgesi…
Kafi’den öğrendiğimiz kadarıyla, Hafi aslında karanlık bir karakter, zeki ve başarılı bir taklitçi... İstanbul'un gizemleri konusunda da uzman.... bir şehir hafiyesi, bir flaneur... ve yok edilmesi gereken bir şuur!
Hafi’yi zorlu bir sınav bekliyor: Ölmeden evvel ölmek.
Eğer bunu başarabilirse, Arifler Meclisi'ne kabul edilecek ve acı çeken ruhu berzahtan kurtulacak. Ama Göbeklitepe tapınağındaki ‘muamma’ ona bu şansı verecek mi?
Okumadan bilinmez derler lakin bir ustanın da dediği gibi bilinmeden okunmaz.
Kitabı okurken tasavvuf tarihinin bilinmedik yüzüyle tanışacak, şehrin gotik karanlığında dirimli felsefenin olanağını yaşayacaksınız, aslında siz de Hafi ile birlikte inisiye olacaksınız.
Çünkü mabet, kendini bilen insandır…
Polisiye bir zeka, gizemlerle dolu bir gerilim, gerçekle düş arasında sıkışıp kalmış bir aşk… Bu üçünden hoşlanıyorsanız, Mabedin Sırrı’na hoş geldiniz!
İyi seyirler…
Arka kapak

“Olmak için ölmek, ölmek içinse kaybolmak gerekiyordu.”
Hafi

Göbeklitepe ile ilgili tüm bildiklerinizi unutun! Gerçekler henüz söylenmedi!
Profesör oraya ‘Kainatın Göbeği’ adını vermişti. Tarihin bu ‘kara gediği’ henüz kimsenin bilmediği bir gizem daha taşıyordu içinde: Kuantum Bombasını!
Ve bu bomba patladığında algılanan dünyanın çöküşü gerçekleşecekti. Ama önce mabedin, bir şuurda yeniden inşası gerekiyordu.
Peki, neresiydi burası? İnsanın ilk yaratıldığı ilk bahçe olabilir miydi? Ya da insanın dünyaya düştüğü ilk yer? Kim bilebilir? Harran Ovası’nın kuzeyinde kalan bu tılsımlı tepede dile gelmeyi bekleyen muammayı sıra dışı bir dedektif çözebilirdi. Mana dedektifi Hafi, kadim bir topluluğun bugün izlerini taşıyan bir geleneğin ocağında yetişmişti. Fakat ilahi bir hata sonucu berzah aleminde kaybolmuş ve yolunu tekrar bulmak için tuhaf bir plan yapmıştı.
Bu romanda Hafi ile birlikte, kaybolduğu ummandan çıkacak, güzelliğine aşık olduğu ama ismini asla öğrenemediği gizemli kadının izini sürecek ve yıllardır peşinde olduğu tuhaf bir adamın da iç dünyası ile taşınacaksınız. Bir yandan da Göbeklitepe’nin gizemini araştırırken, bilginin ışığında onunla birlikte inisiye olacak, Arifler Meclisi ile tanışacaksınız.
Tarihin taşlaşmış belleğinde tuhaf bir vak’a sizi bekliyor.
Göbeklitepe’deki dünyanın ilk mabedine iniyoruz!

Tease
Takriben 15 bin yaşında…  Öncesi yok... Sonrası bilinmiyor...  Tarihin kara deliği… Adeta her şeyi yutuyor.  Kendisinden sonra vuku bulan her şeyi, her gizemli şeyin totemi, maaymuncuğu, kilidi burada gizli: Göbeklitepe Tapınağı’nda…
Epistemik çöküş başlıyor…
Kuantum Bombası patlamak üzere…
Tüm sırlar burada çözülüyor.
Mabede Hoş Geldin!

Önerilen Tagler:
#nesilyayınları #göbeklitepe #urfa #kitap #roman #kaandemirdöven #şehirhafiyesi #gizem #sırlar #matrix #mistik #epistemoloji

SÖYLEŞİ
Yazar Kaan Demirdöven ile Göbeklitepe’nin gizemlerini anlatan Mabedin Sırrı adlı romanı hakkında minik bir söyleşi…

- Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
- Adım Kaan Demirdöven. İstanbul'da yaşıyorum. 40 yaşındayım. 23 yıldır felsefe, mitoloji, sinema ve tasavvuf üzerine yazılar kaleme alıyorum. Bugüne kadar üç kitabım yayımlandı. Bu dördüncü kitabım, bu ilk romanım… Adı Mabedin Sırrı... Nesil Yayınlarından çıktı. Göbeklitepe’de bulunan dünyanın en eski tapınağının gizemlerini araştırıyor.

- Göbeklitepe’de ne gibi gizemler olduğuna inanıyorsunuz?
- Bana soracak olursanız, en büyük gizemi dünyanın en eski tapınağı olma özelliği… Bu da şu ana kadar bize öğretilen tek merkezli ve tek biçimli düşünce disiplinine bağlı olarak oluşturulmuş tarih anlayışının yıkılıp yerine yenisinin yazılacağı anlamına geliyor.

- Bu tam olarak ne demek?
- Bu aslında tam da felsefe yeni başlıyor demek. Kafalar düşünecek, sorgulayacak… Sorgu olmazsa felsefe olamaz.

- Kahramanınız Hafi, bir dedektif ama aynı zamanda bir felsefeci…
- Evet, Hafi, bir felsefeci, daha doğrusu bir bilgesever… Ama bir yandan da karanlık bir tip… Kim olduğu belirsiz, biraz okura bıraktım onun kim olduğunu… Felsefede derinleşmiş, mistik ilimlerde derinleşmiş, tuhaf bilgileri olan, epistemik bir hafiye…

- Epistemik ne demek? Epistemoloji ile ilgisi nedir?
- Epistem, tasarımdan arındırılmış bilgi demek… Yani saf bilgi. Kendinde Bilgi… Gerçeklik… Epistemoloji de bilginin bilimi demek. Hafiyemiz, kendisine gelen işleri bilgi bazından yorumlayıp deşifre ediyor, işinde çok iyi… Fakat başka sorunları var. Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum? gibi… Peşinde kendisine benzeyen bir başka dedektif var. O karanlık biri… Tedirgin ediyor Hafi’yi.

- Aşk var mı?
- Olmaz mı? Bir kadına aşık oluyor, adını bilmiyor kadının, asla da öğrenemiyor. Kadın bir hayal ürünü mü? Gerçek mi? Belli değil. Ona Lilith adını veriyor.

- Neden Lilith?
- Hafi, otel odalarında yaşayan biri… Elindeki son vak’ayı çözümlerken kaldığı otelin adı Gradiva. Karaköy’de butik bir otel… Gradiva hayat ağacı veya hayatın kadını anlamlarına gelen bir sözcük… O otelde tanıdığı için, kadına bu ismi veriyor. Malum, Lilith, en temek ezoterik bilgilerden biridir, hayatın kadını, ilk insan kadın mıydı, erkek miydi? Dinin ortadoksi tarafı ilk insanı erkek yapar ama ezoterik öğretilerde ilk insan imgesi kadındır.

- Mabedin Sırrı romanını ne kadar zamanda yazdınız?
- 18 ay sürdü yazmak...

- Araştırma da dahil mi?
- Hayır, Göbeklitepe'yi ve efsanalerdeki mabet kavramını yedi senedir araştırıyorum.

- Romanınızın en etkili cümlesi sizce hangisi?
- Bunu söylemek zor ama romanı şu önerme üzerine inşa ettiğimi söyleyebilirim: “Bir tesadüf daha! Her şey bir tesadüf ama ben tesadüflere inanırım.”

- Hikayenin geçtiği yerler, isimler gerçek... Peki kahraman Hafi gerçek mi?
- Gerçekle kurmacanın bir araya geldiği bir kaç karakterin toplamı Hafi...

- Neden romanın merkezine Göbekitepe'yi yerleştirmeyi seçtiniz kendinize?
- Çünkü anlatacağım her şeye öncelik teşkil eden bir şey olmasını istemiştim. Göbeklitepe üzerine konuşabileceğimzi şeylerin hepsinden önce...

- Peki sırada ne var?
- Sırada Ay Krallığı adını verdiğim, Anadolu Bilgeliğini orta dünya fantazyası içinde kaleme alacağım bir destan...

Yazar hakkında
Kaan Demirdöven, 1975 yılında Almanya’da doğdu. Eğiti¬mini İstanbul’da tamamladı. Gençliğinde sanat, din, felsefe ve sinemaya, tasavvuf bağlamında ilgi duydu.
‘Us ve Düşün’ dergisinde Anadolu Felsefesi üzerine yazıları yayımlandı. Anadolu Sufizm Felsefesi ile Batı Aydınlanması’nın temelini oluşturan ‘akılcılık felsefesi’ arasında karşılaştırmalı okumalar yaptı.
2009 yılında Sinemanın Simyası adında kitabı yayımlandı.
2011 yılında Felsefenin Düşüşü, Sinemanın Yükselişi adında kitabı yayımlandı.
2013 yılında Mecnun Delirmedi adında kitabı yayımlandı.
2015 yılında Mabedin Sırrı adlı ilk romanı yayımlandı.
Eskrim sporunun yanı sıra editörlük yapan, yapım firmalarına senaryo danışmanlığı hizmeti ile özel yazarlık dersleri veren yazar, ‘İstanbul Edebiyat Çetesi’ başlığı altında sufi ve mistik edebiyat toplantıları yapmaktadır.
Yazara ulaşmak için: kaandemirdoven@hotmail.com

***
İnternet satış kanalları:

http://www.nesilyayinlari.com/kitap.php?uid=2387http://www.kitapyurdu.com/kitap/mabedin-sirri/379989.html
http://www.idefix.com/kitap/mabedin-sirri-kaan-demirdoven/tanim.asp?sid=JRP0ZYR1NS6SZGU9XJ1K
http://www.dr.com.tr/Kitap/Mabedin-Sirri/Kaan-Demirdoven/Edebiyat/Roman/Turkiye-Roman/urunno=0000000670811
http://www.babil.com/urun/mabedin-sirri-kitabi-kaan-demirdoven

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder